Elon Musk’ın uzaydan dünyaya yüksek hızlarda internet sağlayan Starlink hizmeti, günümüzde birçok ülkede aktif olarak kullanılıyor. Ekim 2020’de gerçekleştirilen lansman sonrası faaliyete geçen ve gün geçtikçe hizmet verdiği ülke portföyünü genişleten hizmet, son olarak bir ülkeye daha giriş yapmaya hazırlanıyor.
Starlink ortalama internet hızı onlarca ülkenin sabit ağını geride bıraktı. Starlink uydudan internet için son durum ne?
Starlink, Güneydoğu Asya pazarına giriş yapıyor
Bilindiği üzere Elon Musk, Rusya – Ukrayna savaşının henüz ilk günlerinde yardım amacıyla Ukrayna’ya bir kamyon dolusu Starlink anteni gönderdi. Bu süreçte internete erişimleri Rusya tarafından engellenen ülke, Starlink hizmeti sayesinde bir nebze olsun rahat nefes almıştı. Özellikle bu durum, yakında elektrik dışında bir bağlantı olmadan direkt olarak uzaydaki uydulardan internet sağlayan hizmetlerin daha da yaygınlaşacağının göstergesi oldu. – Tabii fiyatı dışında –
Musk’ın sahibi olduğu uzay ve havacılık şirketi SpaceX’e bağlı olan Starlink, gün geçtikçe hizmet verdiği ülke sayısını artırıyor. Şirket, dün yaptığı açıklamada Güneydoğu Asya pazarına giriş yapmak için vitesi artırdıklarını duyurdu. Bu kapsamda faaliyete başlanacak ilk ülke Filipinler olacak. Bu noktada gerekli izinlerin alınması sonrası Starlink’in Filipinli kullanıcıların beğenisine sunulması bekleniyor. Öte yandan ülkede 74 milyon internet kullanıcısının olduğunu da ekleyelim.
Starlink Türkiye’ye gelecek mi?
Tabii Starlink’le ilgili en çok merak edilen konulardan biri de şüphesiz Türkiye’ye ne zaman geleceği. Şimdilik konu ile ilgili yeni bir açıklama yok. Ancak şirketin daha önce yapmış olduğu 2022 içerisinde geleceğine yönelik açıklama geçerliliğini halen koruyor.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce hizmet, ülkemize ne zaman gelir ve fiyatı ne kadar olur? Görüşlerinizi yorumlar kısmından ya da SDN Forum‘da bizlerle paylaşmayı unutmayın.
Bilim adamları, açıklamalarına göre şimdiye kadar olan en eksiksiz insan genom sıralaması yaptıklarını duyurdu. 1990 yılında başlayan ve 2003 yılında sonlanan İnsan Genom Projesi’nde bilim adamları insan genomunun yalnızca %92’lik kısmını sıralamayı başarmıştı. Geri kalan %8’lik kısım yani 200 milyon DNA ise senelerdir belirsizlik içinde kalmıştı.
Şimdi ise 100 kişilik bilim insanından oluşan ekip, insan genomunun %99.9’luk kısmını tamamen sıraladı. Bilim insanları, Twitter hesaplarından yaptıkları paylaşımla geriye yalnızca 10 milyon belirsiz DNA bıraktıklarını ve Y kromozomunun da bir kısmını çözdükleri paylaştı. Peki, bu sonuçlar ne anlama geliyor ve tıp alanındaki işlevleri neler olacak? Haberin ayrıntılarına hep birlikte göz atalım.
Gökbilimciler, en merak edilen soruların cevabını yanıtladı. Şimdiye kadarki en ayrıntılı ilk galaksi simülasyonunu oluşturdular.
DNA dizilimini, yapboza benzettiler!
Washington Üniversitesi araştırma lideri Evan Eichler, DNA dizilimini bir yapboz parçasına benzetti. Eichler, eski araçların aynı anda yalnızca küçük DNA bölümlerini sıraladıklarını yeni araçların ise daha uzun DNA bölümlerini sıraladıklarını açıkladı.
Bilim adamlarının yaptığı açıklamaya göre projede ilk önce spermi, kromozom setine sahip olmayan bir yumurtaya gönderdiler ve başarısız döllenmenin ardından iki adet yerine bir adet DNA dizisi sıraladılar. Bu sıralama, olayı daha az karmaşık hale getirdi ardından da Oxford Nanpore adlı bir teknik kullanarak sentromer bölgeyi tamamladılar. En son ise %99.9’luk doğruluk payı veren PacBio HiFi adlı başka bir teknikle sıralamayı tamamladılar.
Evan Eichler, yeni ortaya çıkan genlerin veba ve virüslerden kurtulmakta yardımcı olacağını ve insan beynini diğer primatlardan daha büyük yapan bilgileri içerdiğini söyledi. Ek olarak da insan genom sıralanmasıyla ilgili şu açıklamayı yaptı:
“Bu eksiksiz bilgiye sahip olmak, bireysel bir organizma olarak nasıl oluştuğumuzu ve sadece diğer insanlar arasında değil, diğer türler arasında nasıl farklılık gösterdiğimizi daha iyi anlamamızı sağlayacaktır.”
Çalışmadaki bilim insanlarından Adam Phillippy, bireysel genom diziliminin on yl içinde 1.000 dolara kadar mal olacağını ve bu sayede doktorların hastalara özel tedavi uygulamasına yardımcı olacağını söyledi. Araştırma çalışmalarının birkaç milyon dolara mal olduğunu fakat teknolojinin gelişmesiyle birlikte daha uygun hale geleceğini açıklandı.
Siz okuyucularımız bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce bu bilimsel gelişmelerin hayatımıza etkisi neler olacak? Düşüncelerinizi yorum kısmında ya da SDN Forum‘da belirtebilirsiniz.
Hayata geçirdiği tasarımlarla moda endüstrisine farklı bir bakış açısı kazandıran Kiğılı, şimdi de teknoloji yatırımlarıyla hazır giyim sektörüne yeni bir soluk getiriyor. Hazır giyim perakendesi ve e-ticaret alanında uzun yıllar çalışan Kiğılı, bu alandaki dört teknolojisini duyurdu.
Dört teknolojiden biri ve Kiğılı’nın spin-off’u olan “QualisICT Teknoloji”, yapay zeka ve makine öğrenmesi teknolojileri aracılığıyla tüm süreçleri optimize ederken; “Octopus Teknoloji”, ekran yönetimini yapay zekayla bütünleştirip kişiye özel fırsatlar yaratmayı, “Q- Soft Teknoloji” ise tekrarlayan iş süreçlerini 7/24 sorunsuz yönetmeyi mümkün kılıyor.
LG Energy Solution, pil üretim hattını geliştirmek için yatırımlarına devam ediyor. Şirket, ABD'de yeni bir tesis oluşturuyor.
Kığılı’dan teknolojiye dev yatırım
Yakın zamanda metaverse evreninde de yer alacak Kiğılı, teknolojiye 50 milyon TL yatırım yapmayı planlıyor. Kiğılı’nın teknoloji yatırımlarına dair değerlendirmelerde bulunan Kiğılı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hilal Suerdem, “Günümüz dünyasında markaların kendini geliştirmeden ve teknolojiye yatırım yapmadan sadece modanın güncel trendleriyle ayakta kalabilmesi oldukça zor.
Kiğılı Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Kiğılı
Son yıllarda yaşanan dijital dönüşüm de aslında bunun önemli bir kanıtı. Bugün yeni nesil teknolojileri göz önüne aldığımızda tüm firmalar, özellikle de perakende firmaları küçük birer teknoloji firması haline gelmiş durumda. Biz de erkek giyim perakendeciliğindeki liderliğimizi ve öncülüğümüzü teknoloji alanında da devam ettirme vizyonu ile üç yıl önce çıktığımız bu yolda teknoloji hamlelerimizi yaptık.
Kiğılı olarak uzun yıllar üzerinde çalıştığımız dört aktif teknoloji yatırımımız bulunuyor. 2022 yılı başı itibarıyla teknoloji ekosistemimize 50 milyon TL’lik bir bütçe hedefledik. Ancak yatırımlarımız bununla sınırlı değil. Stratejik planlama ve doğru yer-doğru zaman mottosuyla moda endüstrisinde hem yatırımcı hem de oyun kurucu pozisyonlarımızı almaya devam edeceğiz” Şeklinde konuştu.
Pandemiyle birlikte teknoloji yatırımlarının değişen kullanıcı deneyimlerine göre şekillendiğini söyleyen Suerdem, “Kiğılı’nın spin-off’u QualisICT Teknolojisi perakende alanında elimizi oldukça güçlendirdi. Perakende ve e-ticaret teknolojileri alanında ürünler geliştiren, yüzde 100 Kiğılı girişimi olan ve Bilişim Vadisi’nde konumlandırdığımız QualisICT Teknoloji, tamamen start-up ruhu ile yönetilen bir yapıya sahip.
Kiğılı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hilal Suerdem, Kiğılı Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Kiğılı
QualisICT’nin Retail Suite ve Q- Commerce olmak üzere iki ayrı hizmeti bulunan bu teknolojimizdeki Retail Suite sayesinde perakende sektöründe özellikle saha ve merkez ofis arasında yaşanan sıkıntıları dijitalle çözüyoruz. Retail Suite platformu içerisinde sunulan çözümler arasında ‘tedarik zinciri yönetimi’, ‘shift optimizasyon’, ‘hedef dağılım’ ve ‘Talep Yönetim Platformu bulunuyor.
Q- Commerce ise B2B, B2C ve özellikle global pazar yerlerinde stok, sipariş, satış ve lojistik operasyonlarını tek platformdan, optimize ve yalın bir biçimde yönetme imkanı veriyor. Bu sayede globaldeki süreçleri kolaylaştırarak daha çok sayıda pazara açılmanın önündeki engelleri kaldırıyoruz” ifadesini kullandı.
Teknoloji tabanlı iş çözümleriyle daha fazla verimlilik ve kişiye özel fırsatlar QualisICT’nin yanı sıra Octopus Teknoloji ve RPA ve Hyperautomation Teknolojileri özelinde yatırımlarının doğru hizmeti en teknolojik şekilde sunmaya fırsat tanıdığını belirten Suerdem şunları söyledi: “Octopus, perakende sektöründe yenilikçi bir yaklaşım olduğu için dikkatimizi çekti.
Patentli bu teknolojiyi hem Türkiye hem de yurt dışı mağazalarda denedik. Ekran yönetimi konusu aslında bir maliyet avantajı oluşturuyor ama Octopus’ta asıl motivasyon, globalde örneği olmayan bir ürün geliştirmek. Ekranlara kimin baktığını analiz etmek ve sonrasında yapay zeka desteğiyle kişiye özel içerik ve kampanyalar sağlamak ön planda.
RPA ve Hyperautomation sayesinde de günlük periyodik iş süreçlerinin en sağlıklı şekilde yürümesini mümkün kılıyoruz. Bilindiği üzere tekrarlayan süreçler çalışanları duygusal zeka, muhakeme, yargılama ve müşteri ile etkileşim gibi insana özgü yetenekler gerektiren diğer işlerden alıkoyuyor. RPA ve Hyperautomation geliştirdiği Zozi 360 platformu sayesinde kuralları ve mantığı belirli, çok sayıdaki sürekli tekrar eden görevleri, dijital robotlar aracılığıyla otomasyona taşınmasını sağlıyoruz.
Bu sistem 7/24 çalışarak tekrarlayan iş süreçlerini otomatikleştiriyor. Çalışanlarımızın sahip olduğu potansiyeli kullanarak katma değeri yüksek işlere odaklanabilmeleri için onlara zaman oluşturuyoruz.”
Kiğılı yakında metaverse evrenine adım atıyor!
Kiğılı’nın yeni dönem yatırımlarına dair müjde de paylaşan Suerdem, “GoArt firmasının erken dönem ve 2. yatırımcısı olarak yerimizi aldık. Kısa süre içinde NFT koleksiyonlarımızı bu platformda sergileyeceğiz. Şu anda koleksiyonlarımıza dair yenilikçi ve sanal dünyaya uyum sağlayacak tasarımlarımız üzerinde çalışıyoruz. Yakın zamanda metaverse dünyasında yerimizi alarak sanal mağazalarımız aracılığıyla kullanıcılara bu dünyada da eşlik edeceğiz” dedi.
Güncelleme desteğini kaybedecek iOS cihazlar belli oldu. Apple, güncelleme konusunda en istikrarlı şirketlerden biri. Şirket, piyasaya sürdüğü cihazlarına en az 5 yıl yazılım desteği veriyor ve bu sayede görece eski cihazların güncel kalmasını engelleyerek bir elektronik çöplüğü oluşturmasını engelliyor.
Tabii bu durum bir yere kadar mümkün. Zira eski cihazların donanımlarının günümüz standartlarının altında kalmaya başlamasının ardından kaçınılmaz son geliyor ve yazılım desteği sonlandırılıyor. Peki 2022’de hangi Apple cihazlarının güncelleme desteği sonlanacak?
Apple, iOS 15.4.1 güncellemesi ile özellikle iPhone 13 ve 12 kullanıcılarını rahatsız eden hızlı pil boşaltma sorunu için çözüm buldu.
Güncelleme desteğini kaybedecek iOS cihazlar
Apple, Haziran 2022’de gerçekleştireceği WWDC etkinliğinde iOS, iPadOS, macOS ve watchOS gibi işletim sistemlerinin yeni sürümlerini tanıtacak. Bununla birlikte bazı modeller için de kaçınılmaz son gelecek. Son ortaya çıkan bilgilere göre Apple, iOS 16’yı dağıtmak için cihazlarında A10 ve üstü işlemciyi şart koşacak.
Apple A9 ve A9x işlemcisinden güç alan iPhone modelleri, iOS 16’dan yararlanamayacak. Benzer bir durum iPad modelleri için de geçerli. Apple, A8, A8X ve A9 işlemciyle gelen tabletlerine yeni iPadOS güncellemesini göndermeyecek.
Bu kapsamda bu yıl içerisinde güncelleme desteğini kaybedecek Apple ürünleri şu şekilde olacak;
iPhone 6s
iPhone 6s Plus
iPhone SE (1. nesil)
iPad Mini 4
iPad Pro (2015)
iPad Air 2
iPad (5. nesil)
Bunun yanı sıra yakında tanıtılacak iOS 16 sürümü alacak iPhone modelleri de şu şekilde olacak;
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce Apple’ın güncelleme politikası nasıl? Görüşlerinizi yorumlar kısmından ya da SDN Forum‘da bizlerle paylaşmayı unutmayın.
Apple, dün yayınladığı iOS 15.4.1 güncellemesi ile bir süredir iPhone kullanıcılarını rahatsız eden hızlı pil boşaltma sorunu için çözüm bulmayı başarıyor. Özellikle iPhone 13 serisinde karşımıza çıkan ancak iPhone 12, 11 gibi eski serileri de etkileyen iPhone pil sorunu, bu güncelleme ile son buluyor. Peki ama kullanıcılar dan ilk gelen tepkiler nasıl?
iOS 15.4 güncellemesinin piyasaya sürülmesinin üzerinden iki hafta geçerken Apple, iOS 15.4.1 güncellemesi ile karşımıza çıktı.
iOS 15.4 güncellemesi ile gelen iPhone hızlı pil boşaltma sorunu tarihe karışıyor
iOS 15.4.1 güncellemesi ile iPhone hızlı pil boşaltma sorunu ortadan kalktı. Güncelleme dün akşam yayınlanmış olmasına karşın birçok kullanıcı iPhone pil sorununun artık yaşanmadığı geri bildiriminde bulunmaya başladı. Tabii ki henüz güncellemenin üzerinden zaman geçmiş değil. Apple, daha önce iOS 15.4 güncellemesi için kullanıcılara güncelleme sonrası 48 saat beklemelerini tavsiye etmişti. Bu anlamda da iOS 15.4.1 güncellemesi iPhone pil sorununu çözmüş olsa da birkaç gün güncellemenin performansı daha iyi ortaya çıkacaktır.
Maske ile Face ID kilidini açma ile öne çıkan iOS 15.4 güncellemesi tartışmalarla karşımıza çıktı. Bir taraftan maske ile Face ID açma özelliği sadece iPhone 13 ve 12 serisinde karşımıza çıktı. Özellikle ülkemizde de çok tercih edilen iPhone 11 ise bu desteği alan modellerden biri değil.
iOS 15.4.1 güncellemesi pil sorunu başta olmak üzere belli hataları gidermek için yayınlandı
Maske ve gözlük ile Face ID açma özelliği ile yaşanan bu hayal kırıklığı, pil sorunu ile çok daha kritik hale geldi. Bu anlamda iPhone 13 ve iPhone 12 serisine sahip kullanıcılarını pil sorunu daha fazla etkiledi. Apple, hızlı pil boşalma sorunu için ayrıntılı bir açıklama yapmadı. Yani tam anlamıyla bu sorunun neden meydana geldiği belirsiz. Buna karşın maske ile Face ID açma özelliğinin bu pil boşaltma sorununa neden olduğuna dair teorilerde var.
19E258 yapı numarasına sahip olan güncellemeyi yüklemek için tek yapmanız gereken Ayarlar > Genel > Yazılım Güncelleme yolunu takip etmek. Eğer güncellemeyi iPhone’unuzda göremiyorsunuz, internet bağlantınızı açıp kapattıktan sonra Ayarlar menüsünden tekrar denetleme yapmanız yeterli olacaktır.
iOS 15.4.1 güncellemesini yüklediniz mi? iPhone hızlı pil boşaltma sorunu bu güncelleme sonrası düzeldi mi? Geri bildirimlerinizi yorumlara bırakabilir ya da SDN Forumsayfasında bizimle paylaşabilirsiniz.
Sosyal medya platformu Snaphat, 2020 yılında gönderilerine tweet ekleme özelliğini sunmuştu. Platform, şimdi bu özelliği biraz daha ileriye taşıyarak gönderilere YouTube’dan video ekleme özelliğini getiriyor. Peki Snapchat gönderilerine nasıl video eklenir? Haberin ayrıntılarına hep birlikte göz atalım.
Çevrimiçi video paylaşım platformu YouTube, podcast yayınları için yeni eklenti getiriyor! Büyük adım için işte detaylar..
YouTube videoları, etiket olarak eklenecek
Kullanıcılar, YouTube’da paylaşım yaparken videonun altında yer alan Snapchat simgesine dokunarak bağlantıyı hikayelerine ekleyecekler. Bu özellik, mesajlarda ayrıca link göndermek yerine doğrudan paylaşım yapmayı kolaylaştıracak.
Snapchat, konuyla ilgili şu açıklamaları yaptı:
“Bu yeni entegrasyonla, izleyicilerin en sevdikleri klipleri ve videoları Snapchat’te arkadaşlarıyla konuştukları yere göndermelerini her zamankinden daha kolay hale getiriyoruz. Bu, YouTube bağlantılarının ilk kez Snapchat Hikayeleri ve bire bir hikayelerle görsel olarak paylaşılabildiği ve aynı zamanda kendini ifade etmek için kameraya ve Snapchat Yaratıcı Araçları’nın tam paketine erişilebildiği ilk zamandır.
Sosyal medya platformlarının rekabetten ayrılarak ortak çalışması, ikisi için de etkileşim artıracak. Ek olarak bunun dışında videoları ön plana çıkararak reklam açısından da olumlu etkiler sağlayacak.
Snapchat hikayelerine YouTube etiketi eklemek için şu adımları izlemek yeterli:
YouTube uygulamasını açıp bir video seçin.
Snapchat Kamerasına otomatik olarak atlamak için “Paylaş”a ve ardından “Snapchat” simgesine dokunun.
Otomatik YouTube çıkartmasıyla orijinal bir Snap oluşturun ve yaratıcı araçlarımızdan herhangi birini kullanın.
Videoyu YouTube uygulamasında veya varsayılan mobil tarayıcısında görüntülemek için YouTube çıkartmasına dokunun.
Siz okuyucularımız bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce YouTube ve Snapchat platformlarının ortaklaşa yaptığı özellik nasıl? Düşüncelerinizi yorum kısmında ya da SDN Forum‘da belirtebilirsiniz.
Microsoft, Windows 11’de yaşanan ve kullanıcı deneyimini doğrudan etkileyen sorunları çözebilmek için yoğun mesai harcıyor. İşletim sistemi, şimdiye dek yayınlanan güncellemelerle hatalardan büyük oranda sıyrılsa da halen can sıkan sorunlara ev sahipliği yapıyor. Son olarak şirket, son dönemde ortaya çıkan ve çözüm yöntemlerinin çok işe yaramadığı bir sorunu çok yakında yayınlayacağı güncellemeyle ortadan kaldırmaya hazırlanıyor.
Microsoft, Windows 11 için yayınladığı güncellemeyle tek tuşla varsayılan tarayıcı belirleme özelliği getirdi.
Windows 11 DirectX mavi ekran hatası nihayet çözülecek
Windows 11, görece yeni bir işletim sistemi olduğundan bazı durumlarda can sıkan hatalarla da gündeme gelebiliyor. Bunlara bir süredir kullanıcıların maruz kaldığı DirectX mavi ekran hatasını örnek gösterebiliriz.
Windows 11
Microsoft, Windows 11’de daha az mavi ekran hatası olacağını iddia etse de yayınlanan güncellemelerin ardından “0xD1, DRIVER_IRQL_NOT_LESS_OR_EQUAL” kodlu ekran kartı sürücülerinden kaynaklandığı düşünülen bazı hatalar ortaya çıkmaya başladı. Sorunun ardından ekran kartı sürücülerinin güncellenmesi ve hatta bir önceki sürüme döndürülmesi genellikle bu hatayı çözse de bazı durumlarda işe yaramadı.
Kullanıcılardan gelen şikayetlerin ardından harekete geçen Microsoft, 5 Nisan‘da yayınlanması beklenen Windows 11 Build 22000.593 güncellemesiyle DirectX mavi ekran hatası başta olmak üzere çeşitli sistem sorunlarını ortadan kaldıracak. Bunun dışında bu tarihe kadar beklemek istemiyorsanız, Windows Insider programına kaydolarak güncellemeyi erkenden indirebilirsiniz.
Windows 11 sistem gereksinimleri
İşlemci:
1 gigahertz (GHz) veya daha hızlı, 2 veya daha fazla çekirdekli, uyumlu bir 64 bit işlemci ya da Çip Üzerinde Sistem (SoC)
RAM:
4 gigabayt (GB)
Depolama:
64 GB veya daha büyük depolama cihazıNot: Daha fazla ayrıntıyı aşağıdaki “Windows 11 işletim sistemini güncel tutmak için depolama alanı hakkında daha fazla bilgi” kısmında bulabilirsiniz.
Sistem üretici yazılımı:
UEFI, Güvenli Önyükleme özellikli
TPM:
Güvenilir Platform Modülü (TPM) sürüm 2.0
Grafik kartı:
WDDM 2.0 sürücüsüyle DirectX 12 veya üzeri ile uyumlu
Ekran:
Diyagonal olarak 9 inçten daha büyük olan yüksek çözünürlüklü (720p) ekran, renk kanalı başına 8 bit
İnternet bağlantısı ve Microsoft hesapları:
Windows 11 Home sürümünde, ilk kullanımda cihaz kurulumunu tamamlamak için internet bağlantısı ve bir Microsoft hesabı gerekir. Tüm Windows 11 sürümlerinde güncelleştirmeleri yapmak ve bazı özellikleri indirip bunlardan yararlanmak için internet bağlantısı gerekir.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından ya da SDN Forum‘da bizlerle paylaşmayı unutmayın.
Apple, Music uygulamasının sosyal medya platformlarıyla uyumluluğunu artırmak için çalışmalara devam ediyor. Şirket, Apple Music uygulamasında yer alan klipleri Instagram ile paylaşma özelliğini duyurdu.
Muzik dinleme platformlarında rekabet her geçen gün artıyor. Apple daha fazla kullanıcıya hitap etmek için Spatial Audio ile anlaşma sağladıklarını açıklamıştı. Etkileşim artırmak için Meta ile ortak çalışma yürüten şirket, yeni özelliklerini duyurmaya devam ediyor.
Popüler çevrimiçi dizi ve film platformu Netflix geçen hafta iptal ettiği 13 içeriğine yenilerini ekledi. İşte detaylar...
Apple Music kullanıcıları, klipleri Instagram’dan paylaşabilecek
Şirket, yapılan ortak çalışmanın detaylarını blog gönderisinde paylaştı. Kullanıcılar, artık istedikleri şarkıdan 30 saniyelik bir klibi doğrudan mesaj ile paylaşabilecek. Instagram ile ortak yürütülen çalışma sayesinde kullanıcılara 30 saniyelik klibi duraklatma ve tekrar oynatma imkanı sunuldu.
30 saniyelik klip herhangi bir kullanıcı için ücretsiz olsa da, parçanın tamamına erişmek için abone olunması gerekecek. Klip ile birlikte paylaşılan Apple Music linkine tıklayan kullanıcılar, direkt abonelik işlemlerini gerçekleştirebilecek.
Instagram, yayınladığı güncelleme ile klip paylaşımı haricinde yeni özellikler eklediğini duyurdu. Yeni özellikler arasında en çok dikkat çeken ise anket oluşturma. Kullanıcılar grup sohbetlerinde anket oluşturabilecek. Messenger uygulamasında yer alan özellik, artık Instagram kullanıcılarına da sunulacak.
Apple Music ve Spotify gibi platformların sosyal medya uygulamalarıyla yaptıkları işbirlikleri hakkında ne düşünüyorsunuz? Fikirlerinizi yorumlar kısmında ve SDN Forum‘da paylaşabilirsiniz.
Geçtiğimiz yılın Eylül ayında Almanya Münih’te karşımıza çıkan ve şöyle bir göz gezdirdiğimiz yeni tamamen elektrikli BMW i4 modeli ile test sürüşü gerçekleştirdik.
Dinamik sürüş özelliklerini; modern, zarif ve sportif bir tasarımla harmanlayan BMW’nin tamamen elektrikli ilkGran Coupé modeli Yeni BMW i4, Türkiye’de gezmeye hazır.
Yakın zamanda ülkemize gelecek Yeni Opel Astra 2022 modelinin test sürüşünü yaptık ve deneyimlerimizi sizlere aktardık...
Tamamen elektrikli Yeni BMW i4 özellikleri
Yeni BMW i4 eDrive40 modeli arkadan çekişli sürüş özelliğini kullanıcısına sunarken, 340 beygir güç ve 430 Nm tork üreten elektrik motoru, otomobili 0’dan 100 km/s hıza sadece 5.7 saniyede ulaştırıyor. Yeni BMW i4 eDrive40, WLTP normlarına göre tam dolu batarya kapasitesiyle 590 km yol kat edebiliyor.
Yekpare biçiminde tasarlanan BMW’nin imzası niteliğindeki büyük böbrek ızgaraları, gövdeye entegre edilen kapı kolları ve aerodinamik kusursuzluk için optimize edilen hafif alaşım jantlar Yeni BMW i4 eDrive40’ın göze çarpan dış tasarım detayları arasında yer alıyor. Bu detaylar sayesinde Yeni BMW i4 eDrive40 rüzgâra karşı minimum direnç göstererek tamamen elektrikli otomobiller için çok önemli olan aerodinamik yapıyı öne çıkarıyor.
Yeni BMW i4 eDrive40, kolay yükleme imkânı sunan geniş bagaj kapağı gibi pratik özelliklerini, dört kapılı bir otomobilin konforu ve markanın coupé modellerinin sportifliğiyle birleştiriyor. 470 litre boyutundaki bagaj hacmi, arka koltuklar katlandığında 1290 litreye kadar çıkıyor. Ayrıca Yeni BMW i4, 4783 mm uzunluğa, 1852 mm genişliğe, 1448 mm yüksekliğe ve 2856 mm aks mesafesine sahip.
BMW i4 eDrive40, ince ve alçak tasarıma sahip gösterge paneliyle modern bir iç mekân sunuyor. 12.3 inç boyutunda gösterge ekranı ve 14.9 inç büyüklüğündeki yüksek çözünürlüklü dokunmatik multimedya ekranı ile BMW Kavisli Ekran sürücü odaklı olma özelliği taşıyor.
Orta konsolda yer alan BMW Touch Controller; entegre edildiği BMW İşletim Sistemi 8 ile tüm eğlence, bilgi, iletişim ve navigasyon özelliklerinin sezgisel kontrolünü sağlıyor. Tamamen elektrikli Yeni BMW i4 modellerinin kabinindeki bir diğer devrimsel yenilik ise fiziksel düğmelerin çoğunun yerini dokunmatik ekranların alması.
Yeni BMW i4 eDrive40, 11kW gücündeki AC şarj ile 8.5 saatten kısa bir sürede tam dolu batarya kapasitesine erişebiliyor. Yeni BMW i4 eDrive40, 200 kW’a kadar çıkabilen DC şarj istasyonunda ise 10 dakikalık şarj ile yaklaşık 164 km menzil sunuyor. Ayrıca 31 dakikalık sürede DC istasyon şarj süresinde de yüzde 10’dan yüzde 80 batarya doluluğuna ulaşabiliyor.
Tamamen elektrikli ilk M modeli: Yeni BMW i4 M50
Yeni BMW i4 eDrive40’tan, M modellerine özgü güçlü ve atletik tasarımıyla kolayca ayrışan Yeni BMW i4 M50, M departmanının bugüne kadar geliştirdiği ilk tamamen elektrikli otomobil olma özelliğini taşıyor.
M Aerodinamik paketi, M hafif alaşım jantlar ve M dış aynalar otomobilin dinamik karakterini vurgulayan önemli unsurlar arasında yer alıyor. Ayrıca yekpare dev böbreklerde yer alan M logosu ve Cerium Grisi tasarım detayları otomobilin farklılığını destekliyor.
Yeni BMW i4, üretim sürecinde yalnızca hidroelektrik santrallerinden elde edilen yenilenebilir enerji kullanmasıyla dikkat çekiyor. Yeni BMW i4 bu sayede, doğal kaynakları daha sorumlu bir şekilde kullanarak karbon ayak izini minimuma indirmeyi hedefliyor.
BMW Group pil hücrelerinde kullanılan kobaltı önce kendisi tedarik ediyor, daha sonra pil hücresi üretiminden sorumlu iş ortaklarının kullanımına sunuyor. Böylece tüm süreçlerde tam gözetim uygulanması mümkün oluyor. Aynı şekilde gerekli lityum da BMW Group’un uyguladığı şeffaf süreçler ile tedarik ediliyor. BMW i4’ün çok sayıda bileşeni için de yüksek kaliteli geri dönüştürülmüş plastiklerden yararlanılıyor.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, 9 Mart tarihinde yayınladığı Türk Telekom IP VAE Hizmeti Port ve THK Tarife Güncellemesi kararı ile Türk Telekom’un port ve toptan hat kiralama ücretlerinin revizesini onayladı. Bu kapsamda 1 Nisan’dan itibaren geçerli olmak üzere internete büyük zam geliyor.
Toptan hat kiralama / port ücretlerine yapılan ve yüzde 67’ye ulaşan zam nedeniyle bu fiyatların kullanıcılara yansımaması mümkün değil. Ancak sözleşmesi devam eden kullanıcıların aynı fiyattan hizmet almaya devam etmesi, yeni abonelerin ise doğrudan zam ile karşılaşması bekleniyor.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), Türk Telekom'un Toptan hat kiralama / port ücretlerine yapılacak zammın ertelendiğini duyurdu.
1 Nisan itibariyle internete zam: Yüzde 67’ye varan artış!
Bu ayın başında Türk Telekom hisselerinin yüzde 55’i Varlık Fonu‘na devredildi. Bu önemli gelişme sonrasında fiyatlara çok ciddi oranda zam yapılmasına kullanıcılar sosyal medyada tepki gösterdi.
TELKODER Yönetim Kurulu Başkanı Halil Nadir Teberci konuyla ilgili şu açıklamaları yaptı;
“Telekomünikasyon sektöründe alternatif işletmecilerin korunmasının; rekabeti arttıracağı ve hizmet kalitesi kadar tüketicilerin uygun maliyetli haberleşme imkanlarından faydalanması anlamına geldiğini her fırsatta dile getiriyoruz.
İnternet zammı ertelendi
Her ne kadar zam haberi kullanıcıların moralini bozsa da son dakika teselli haberi geldi. BTK tarafından yapılan açıklamaya göre, internet tarifelerine yapılacak yüzde 67 oranındaki zam 1 Nisan’dan sonra değil, 1 Haziran’dan itibaren geçerli olacak. Konuyla ilgili yapılan açıklama ise şu şekilde:
Türk Telekom Referans IP Seviyesinde Veri Akış Erişimi Teklifinde yer alan port ücretleri ile Türk Telekom Referans Arabağlantı Teklifinde yer alan aylık THK ücretlerine ilişkin alınan 09.03.2022 tarihli ve 2022/DK-ETD/64 sayılı Kurulu Kararı’nın 01.04.2022 olan yürürlük tarihinin 01.06.2022 tarihine ertelenmesine karar verilmiştir.
Türk Telekom tekrar devletin sahipliğine geçti ve ilk alınan kararın zam olması bizleri üzdü. BTK bu yüksek tarife artışına ilişkin kararı öncesinde mutlaka sektörün görüşünü almalı ve onaylanan yüksek oranlı yeni zamlı tarifelere geçiş için makul süre tanımalıydı.”
“Türkiye’nin aydınlık yarınları için çalışan, milyonlarca kurumsal ve bireysel aboneye hizmet sunan alternatif işletmeciler olarak alınan kararların gözden geçirilmesini ve geri alınmasını istiyoruz. Bu isteğimizin karşılık görmesi, sektördeki işletmecilerin doğacak büyük zararlarını engellemek kadar, daha makul seviyelerde oluşabilecek internet ve sabit telefon faturalarının daha yüksek fiyatlara çıkmasının önlenmesi adına değerli olacaktır.”
Telefon sektöründe 2010’dan itibaren yaşanan köklü değişim sonrası mobil oyunların popülerliği de arttı. Bu oyunların başında gelen Angry Birds, bir süre önce 13 yaşına girdi. Genç yaşlı demeden hemen hemen her kesimin hayatında en az bir kere oynadığı mobil oyun, günümüzde mobil oyun sektörünün efsaneleri arasında yer alıyor. Hatta kısa süre önce orijinal Angry Birds ile ilgili sevindiren bir gelişme yaşandı.
Sensor Tower, şubat ayının en çok indirilen mobil oyunlar listesini açıkladı. Peki geçtiğimiz ay hangi oyun daha çok tercih edildi?
Orijinal Angry Birds geri döndü
Mobil sektörün gelişiminde önemli bir payı bulunan Angry Birds, bugüne dek birçok oyunla karşımıza çıktı. Birbirinden ilginç kuşların domuzlarla mücadelelerine tanıklık ettiğimiz seri, 2009’dan bu yana telefonlarımıza eğlence getirirken, bu oyunların arasından şüphesiz en dikkat çekeni orijinal Angry Birds idi.
İlk olarak iOS cihazlar için piyasaya sürülen, daha sonra Android için de yayınlanan yapım, 2019’da Google Play Store ve App Store’dan kaldırılmıştı. Hatta yapımın hayranları #BringBack2012 hashtagleriyle oyunun geri dönmesi için geliştiricisi Rovio Mobile’a çağrıda bulunmuşlardı.
Rovio Mobile, hayranların isteklerine daha fazla kayıtsız kalamadıklarını ifade ederek orijinal Angry Birds oyununu Google Play Store ve App Store‘da yeniden satışa sunduklarını açıkladı. Play Store’da 15,99 TL, App Store’da 16,99 TL fiyat etiketiyle satışa çıkan oyun, yeni cihazlarda verimli çalışabilmesi için Unity ile yeniden tasarlandı. 390’dan fazla bölümün bulunduğu yapımda grafik ve oynanış tarafında iyileştirmeler yapıldı. Ancak ilk oyunun havasının kesinlikle bozulmadığını da ifade ettiler.
Rovio Mobile CEO’su Alex Pelletier-Normand, konu ile ilgili şu ifadeleri kullandı;
Oyunlarımızı derinden önemseyen böylesine inanılmaz bir nişanlı hayran topluluğuna sahip olduğumuz için son derece minnettarız. Angry Birds çok fazla insana dokundu ve mobil oyun sektöründe büyük bir varlık gösterdi. Hayranlarımızdan gelen tepkiyi gördükten sonra Angry Birds’ü geri getirmenin bir yolunu bulmamız gerekiyordu.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Yeniden satışa sunulan orijinal oyunu oynayacak mısınız? Görüşlerinizi yorumlar kısmından ya da SDN Forum‘da bizlerle paylaşmayı unutmayın.
Türkiye oyun ekosistemi konusunda en önemli ülkelerden birisi haline geliyor. Son yıllarda ülkemizde faaliyet gösteren birçok oyun şirketi, yurt dışındaki çeşitli şirketler tarafından satın alınıyor / ortak olunuyor. Bu kapsamda Google, Türkiye’de bir ilki gerçekleştirerek oyun dünyasının önemli isimlerinden Deconstructor of Fun birlikteliğiyle önemli bir etkinliğe imza attı.
Aralarında Deconstructor of Fun Kurucusu Michail Katkoff, Google Türkiye Oyun, Uygulama & Girişimler Sektör Lideri Sencer Kutluğ, Eric Seufert, Javier Barnes, Matej Loncaric ve Nimrod Levy gibi sektörün önde gelen isimlerinin de konuşmacı olduğu İstanbul Mobil Oyun Etkinliği, farklı konulara ev sahipliği yapan oturumlarla mobil oyun ekosistemini mercek altına aldı. Bizde etkinliği yerinde takip ettik.
Google, algoritmasını değiştirdi! Yeni özellikler habere daha hızlı ve güvenilir ulaşmayı sağlayacak işte detaylar...
Mobil oyunlar, oyun gelirlerinin yüzde 52’sini oluşturuyor
8 oturum ve 17 konuşmacıyla gerçekleşen etkinliğin açılış oturumunun konuşmacısı olan Deconstructor of Fun Kurucusu Michail Katkoff, sözlerine İstanbul’un potansiyeline değinerek başladı. İstanbul’un oyun ekosistemindeki pozisyonunu her geçen gün daha da artırdığına değinen Katkoff, mobil oyun dünyasındaki gelişmeler üzerine şu açıklamalarda bulundu;
“Mobil oyunlar toplam oyun gelirlerinin yüzde 52’sini oluşturuyor. Bununla da kalmıyor, mobil oyun ekosistemi büyümeye, gelişmeye ve olgunlaşmaya da devam ediyor. 2021 yılının mobil oyun dünyasına baktığımızda indirilme sayılarında en büyük pay yüzde 80 ile casual oyunlarda. İkinci sıradaysa yüzde 13 ile mid-core oyunlar yer alıyor.
Zirveye ulaşmak söz konusu olduğunda son yıllarda buradaki trendin de değiştiğini söylemek mümkün. Artık ilk 100’deki oyunlar toplam gelirin daha büyük payını alıyorlar. 2022’de mobil oyun gelirlerinin yüzde 65’i ilk 100 oyuna gitmiş durumda. Ayrıca bir oyunun ilk 100’e ulaşabilmesi için ortalama süre de 2021 yılında 9 ayken, 2022 yılında 6 aya indi.
2021 yılında 22 yeni oyun ilk 100’e girmeyi başarırken, 2022 yılında bu sayı 30’a çıktı. Zirveye ulaşmak noktasında da dört önemli faktör dikkat çekiyor: Pazarlama gücü, ürün mükemmelliği, tür uzmanlığı ve çeşitlendirilmiş bir portföye sahip olmak. Önümüzdeki dönemde de mobil oyun dünyası büyüme hızını artırarak devam edecek gibi görünüyor.”
“İstanbul, oyun merkezi haline geliyor”
Özellikle pandemiyle birlikte geçen son iki yılın oyun dünyasına yönelik algıları değiştirdiğini söyleyerek konuşmasına başlayan Google Türkiye Oyun, Uygulama & Girişimler Sektör Lideri Sencer Kutluğ, değişen ekosistem ve bu durumun oyun sektörüne yansımaları üzerine şunları söyledi;
“Pandeminin de etkisiyle sosyalleşme yönünün daha fazla ön plana çıktığı mobil oyun dünyasında çok oyunculu oyun aramaları yüzde 300 arttı. Ayrıca pandemi döneminde insanların yüzde 65’i daha fazla oyun oynamaya başladıklarını söyledi. 2021 yılında oyun dünyasının elde ettiği 180 bin dolarlık gelirin yüzde 52’si de mobil oyunlardan geliyor.
Türkiye’nin de mobil dünyasındaki payı da her geçen gün artmaya devam ediyor. Son 2 yılda Türkiye’de 200 oyun şirketi kuruldu, bu durum da Türkiye’deki aktif oyun şirketlerinin sayısını 500’e çıkartmış oluyor. 2020’de de 16 yatırım anlaşması yapılırken 2021’de bu sayı 56’ya yükseldi, bu yıl da bu rakamın üzerine çıkacağı öngörülüyor. Buradan da anlaşılacağı üzere İstanbul da Tel Aviv ve Helsinki gibi bir oyun merkezi haline geliyor.”
Google Türkiye Büyüyen Oyun Ekosisteme Katkı Sağlamaya Devam Ediyor
Sencer Kutluğ, son dönemde yükselen mobil oyun trendlerine de değinerek trendlerle ayak uydurmak isteyen oyun şirketlerinin çoklu teknolojilere yatırım yapması, modellemeye önem vermesi ve yeniliklere adapte olabilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Mobil oyun dünyasının geleceğine yönelik hem oyuncuların hem de sektörün beklentilerine değinen Sencer, konuşmasının son bölümünde Google’ın oyun ekosistemine olan katkılarına yer verdi. Oyun geliştirici şirketlerin büyümesini hızlandırmaya yardımcı olan Gaming Growth Lab ile 35 oyun girişimine destek verdiğini açıklayan Sencer, girişimlerin büyümesini destekleyerek ekosistemi beslemeye devam etmek için Google’ın desteklediği kuluçka programlarına ve sektördeki yetenek açığını kapatmak için düzenlediği yetenek eğitim kamplarına da değindi.