Dünyanın en ünlü mesajlaşma uygulamalarından olan WhatsApp, hiç olmadığı kadar yoğun günler geçiriyor. Birbiri ardına yayınlanan beta güncellemeleriyle birçok yeni özelliği test eden Meta, bu özelliklerden birkaçını nihai sürümlerde de kullanıcılara sunmuştu.
Son olarak WhatsApp, artık kullanıcıların kaydettiği sesli mesajları, göndermeden önce dinleyebilmesine imkan sağlıyor.
WhatsApp kullanıcılarının yıllardır beklediği ve gizlilik önlemlerini bir üst seviyeye taşıyacak olan özellik sonunda geliyor.
Hatalı veya sessiz giden kayıtlar tarihe karışıyor
WhatsApp, bu ayın başından beri ses kayıtları ilgili yenilikler yapmaya devam ediyor. Son olarak ay başında gönderilerin ses dalgaları halinde görülebilmesini, bu sayede kayıtların ses seviyesinin test edilmesini sağlayan Meta, bambaşka bir özellikle daha karşımıza çıktı. Resmi WhatsApp hesabı tarafından yapılan açıklamaya göre artık gönderilerinizi karşı tarafa iletmeden de dinleyebileceksiniz.
Fotoğraf: WABetaInfo
Her ne kadar ses dalgaları kaydınızın ses seviyesini görmenizi sağlasa da, kaydın kalitesi hakkında fikir almanıza sebep olmuyordu. Bu sayede eğer gönderdiğiniz ses kaydına farklı bir gürültü veya duyulmamasını istediğiniz bir şey karıştıysa, kaydı dinledikten sonra anında silip yeniden bir başka bir ses kaydı oluşturabiliyorsunuz.
WhatsApp yeni özelliği, ‘Onlar hata değil, sadece prova!’ şeklinde duyurdu ve yeni özelliğin hem Android hem de iOS platformuna gelen güncellemeyle sağlanacağını resmen belirtti. Şu an için sosyal medya hesaplarında bu özelliğe kavuştuğunu belirten kullanıcılar olsa da WhatsApp tarafından resmi çıkış tarihi hakkında bir açıklama yapılmadı.
Peki sizler WhatsApp’ın bu yeni özelliği hakkında neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi bizlerle yorumlar kısmında paylaşmayı ihmal etmeyin.
Pinterest, bir resim sergisi formatından çıkıp sosyal medya uygulamalarının temposunu yakalamak için son zamanlarda bazı yenilikler üzerinde çalışıyor. İnsanların kendi paylaştığı videolar ile anasayfadaki fotoğrafları ayıran bir panel tasarımı da beklenenler arasında.
Şimdi getirdiği özellik ile, gönderilere yanıt verirken video eklemek mümkün olacak. Bu özelliği getiren en yeni sosyal medya uygulaması olan Pinterest, daha iyi bir deneyim sunmak için çalışıyor. İşte yeni özelliğin ayrıntıları…
Pinterest, içerik oluşturuculara daha iyi video oluşturma araçları sunmak amacıyla Vochi uygulamasını satın aldığını duyurdu.
Pinterest, yanıtlara video eklemeye olanak tanıyor
Bu özellik, Fikir Pinleri aracılığıyla mümkün olacak. Fikir Pinleri, içerik üreticilerin ses kaydı, arka plan müziği, geçişler ve diğer etkileşimli öğeler gibi araçları kullanarak 20 sayfaya kadar içerik kaydetmesine ve düzenlemesine olanak sağlayan, bu yılın başlarında kullanıma sunulan bir özellik.
Artık yanıtlamak istediğiniz videonun üzerindeki üç nokta şeklindeki menüden “Fikir Pini ile yanıtla” seçeneğini görebileceksiniz. Yeni bir anlık video çekebilir ya da cihazınızda bulunan bir videoyu oraya yükleyebilirsiniz.
Pinterest’in yeni özelliğinin lansmanı, Instagram‘ın benzer bir özelliği sunmasından birkaç gün sonra gerçekleşti. Instagram, geçen hafta Reels videolarına “Reels Görsel Yanıtları” özelliğini ekledi. Böylelikle şirket, Reels videolarına bir başka video ile yanıt verme imkanı tanıdı.
Ancak Instagram’dan da önce bu özellik ilk olarak TikTok‘ta mevcuttu. TikTok’un geçen sene gönderileri video aracılığı ile yanıtlama imkanı sunmasının ardından, özellik oldukça ilgi gördü. Bu doğrultuda, Pinterest ve Instagram’ın da kısa video uygulamasının peşinden gitmeleri şaşırtıcı değil.
Pinterest, Vochi‘yi satın alıp, içerik üreticileri heveslendirecek bazı ödüllendirmeler getirdiğinden beri TikTok ile rekabeti artırmayı amaçlıyor gibi görünüyor. Fakat sosyal medyalar arasındaki rekabet biraz kalabalık olduğundan, şirketin işi kolay olmayacak.
Sizler TikTok ve Instagram’ın ardından Pinterest’in getirdiği bu özellik hakkında neler düşünüyorsunuz.
Şu ana dek iki uzun metraj fragrmanı ve The Game Awards videosu yayınlanan The Matrix Resurrections için yeni bir video daha yayınlandı. Ancak bu kez yayınlanan video, filmden yaklaşık 1 dakikalık bir sekansı kesintisiz olarak gösteriyor. Bu anlamda sürprizi bozmak istemeyenler, bu videoyu pas geçebilirler.
Bir süredir merakla beklenen Unreal Engine 5 teknoloji demosu The Matrix Awakens yayınlandı. Grafiklerin kalitesine inanamayacaksınız.
The Matrix Resurrections, seriyi baştan başlatacak
Uzun yıllardır devam eden bekleyişin ardından The Matrix Resurrections’ın yayınlanmasına artık günler kaldı. 22 Aralık 2021 (Türkiye’de 24 Aralık 2021) tarihinde, hem HBO Max hem de sinema perdelerinde izleyebileceğimiz film ile ilgili yepyeni bir video yayınlandı. Bu kez yayınlanan video, herhangi bir kesinti olmaksızın filmden bir dakikalık bir sekansı bizlere sunuyor.
Eğer bugüne dair yayınlanan materyallerin ve fragmanların size yettiğini düşünüyorsanız ve filme dair daha fazla şey bilmek istemiyorsanız, yazının buradan sonrasını okumanızı önermiyoruz.
Yayınlanan videoda Morpheus’u canlandıran Yahya Abdul-Mateen II, tıpkı ilk filmdeki gibi Neo’ya bir kez daha hap sunuyor: Ancak bu kez, Morpheus’un elinde sadece kırmızı bir hap var. Ancak gelen teklif sonrası adeta şok geçiren Neo, bu kez kırmızı hapı almayı reddediyor ve klip sonlanana dek Neo’yu ikna çalışmaları sonuçsuz kalıyor.
The Matrix: Resurrections’ta Keanu Reeves, Carrie Anne-Moss, Jessica Henwick (Underwater), Ellen Hollman (Spartacus), Jonathan Groff (Mindhunter), Priyanka Chopra (We Can Be Heroes) ve Daniel Bernhardt (Birds of Prey) rol alıyor. Serinin dördüncü filminin yönetmenliğini Lana Wachowski üstleniyor. Lilly Wachowski, Matrix dünyasına geri adım atmak istemediği için kız kardeşiyle son filmde tekrar çalışmayacağını açıklamıştı.
Peki sizler yayınlanan yeni video ile ilgili neler düşünüyorsunuz? Yayınlanan yeni klip sizleri tatmin etti mi? Görüşlerinizi bizlerle yorumlar kısmında paylaşmayı ihmal etmeyin.
Kurulduğu günden beri Facebook Inc. adıyla hayatına devam eden sosyal medya şirketi, Ekim ayında yeniden markalaştı. Facebook CEO’su ve kurucusu Mark Zuckerberg, sanal ortamda gerçekleştirdiği Connect etkinliğinde Meta’yı duyurdu. Şirket olarak birincil hedeflerinin ise artık, internetin geleceği olarak bilinen Metaverse’e odaklanmak olduğunu söyledi.
İnternet tarihinin en önemli gelişmelerinden biri olarak kayda geçen değişim, bir kullanıcının tüm emeğinin tehlikeye girmesine yol açtı. BBC News’in haberine göre, Meta bünyesinde faaliyet gösteren Instagram, @metaverse kullanıcı adına sahip bir sanatçının hesabını kapattı. Aylar sonra şirketten açıklama geldi.
Adam Mosseri, Instagram'da yaptığı soru-cevap etkinliğinde, gelecek yıl akış sisteminin değişeceğinden bahsetti.
Instagram, hesabı geri açarak özür diledi
Thea-Mai Baumann, 2 Kasım’da kendisine Instagram tarafından “Hesabınız başka biri gibi davrandığınız için bloke edilmiştir.” şeklinde uyarı mesajı gönderildiğini söyledi. Olay sonrası kimliğini doğrulamak amacıyla sosyal medya şirketiyle defalarca iletişime geçen Baumann, çabalarının hiçbir sonuç vermediğini aktardı.
https://www.instagram.com/p/CXaZwW5hRcX/
Metaverse Makeoverse adlı Artırılmış Gerçeklik şirketi bulunan Thea-Mai Baumann, çalışmalarını @metaverse hesabından sergiliyordu. Ancak Instagram’ın engellemesi nedeniyle tüm birikiminin tehlikeye girdiğini belirten Baumann, “Bu hesap, hayatımın ve işimin on yılını temsil ediyor. Metaverse’e yaptığım katkıların internetten silinmesini istemem” dedi.
Çatı şirket Meta ile iletişime geçen New York Times, @metaverse adının engellenmesinin ardındaki gerekçeyi açığa çıkardı. Bir Instagram sözcüsü gazeteye verdiği demeçte, ‘başka birinin kimliğine büründüğü’ iddia edilen hesabın yanlışlıkla kapatıldığını söyledi. “Böyle bir hata meydana geldiği için üzgünüz” diyen şirket Baumann’ın hesabını yeniden aktif etti.
Meta’nın isim mücadelesi bununla sınırlı değil
Metaverse’ü hayata geçirme hedefi üzerine kurulan Meta, farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerle de isim polemiği yaşıyor. Geçtiğimiz günlerde Meta isimli bir bilgisayar üreticisinin kurucusu, şirketin ticari haklarını Mark Zuckerberg’e 20 milyon dolar karşılığı satmak istediğini açıkladı. Zuckerberg ise bu konuda henüz bir atılım yapmadı.
Öte yandan Reuters’ın haberine göre Meta, ‘Meta Financial Group’ isimli bir şirketin ticari marka varlıklarını satın almak için 60 milyon dolar bütçe ayırdı.
Türkiye pazarına kısa bir süre önce giriş yapan Singapur merkezli teknoloji markası OMIX, üst segment ürünlerini ekonomik fiyatlarla ülkemize getirdi. Her üründe farklı bir deneyim yolculuğu yaşatmayı vaat eden OMIX, X300 ve X500 adlı akıllı telefon modellerini ve ekosistem ürünlerini tanıttı.
OMIX X300 ve X500 tanıtıldı
OMIX, Tuzla Organize Sanayi Bölgesindeki tesisinde ürettiği yeni modellerinden X300 ve X500’de 6,67 inçlik Full HD+ ekranı ile sonsuz bir ekran deneyimi sunuyor. Arkada dörtlü kamera dizilimi ile gelen cihazlarda yapay zekâ destekli AI 96MP ve AI 108MP çözünürlüğün yanı sıra geniş açı, makro ve alan derinliğini birleştirerek mobil fotoğrafçılığa yeni bir bakış açısı getiriyor.
Gücünü HyperGame teknolojisine sahip Mediatek Helio G80’in 12nm 8 çekirdekli işlemcisinden ve 5.000 mAH uzun kullanım ömürlü hızlı şarj destekli pilinden alan cihazlar, yüz tanıma özelliği ile üst düzeyde güvenlik sunuyor.
OMIX Türkiye CEO’su Muzaffer Gölcü, ülkemiz pazarına yeni giriş yapan marka ve teknolojilerle ilgili şunları söyledi
“OMIX olarak 15 yeni teknoloji ürünümüz ile giriş yaptığımız Türkiye akıllı telefon pazarındaki öncelikli hedefimiz yüzde 10’luk bir payı elde etmek. Bu hedef doğrultusunda 2022’de başka akıllı telefon modellerimizi de müşterilerimizle buluşturacağız. Bu yeni modellerle pazardaki ürün sayımız 20’yi aşmış olacak. Türkiye’de teknolojinin sadeleştiği ve akıllı teknolojilere herkesin erişebildiği bir pazar yaratmak için çalışmaya devam edeceğiz.”
15 ekosistem ürünü ve MixO platformu
Etkinlikte ayrıca OMIX’in tüm akıllı telefonlarının ve ekosistem ürünlerinin uyum içinde çalışmasını sağlayan yenilikçi platform MixO da tanıtıldı. OMIX ekosistem ürünlerinde bulunan özel bir çip sayesinde hem hızlı ve kolay bir ürün kurulumu sağlıyor, hem de tüm OMIX cihazları en üst düzey güvenlikle MixO platformunda tek bir uygulamadan yönetilebiliyor. Marka ve cihaz bağımsız olarak çalışan MixO, Apple Store ve Google Play Store’da yerini almış durumda.
OMIX, 5G, yapay zeka ve nesnelerin interneti tabanlı ürünleri ile öne çıkmayı hedefliyor ve tüm ürünlerini MixO çatısı altında tek bir platformda yenilikçi bir teknolojiyle kullanıcılarıyla buluşturuyor.
OMIX akıllı telefonlarının yanı sıra yeni ekosistem ürünlerini de tanıttı. Yenilikçi kablosuz kulaklık modelleri MixBuds Plus, MixBuds Pro, MixPods Pro ile robot süpürge modelleri MixBot Plus ve MixBot Pro, yeni tablet bilgisayar MixTab Pro ile markanın nesnelerin interneti tabanlı ev ürünleri kategorisinde yer verdiği robot kamera, bağlantı çözümleri; MixCam Pro, MixSocket Pro, MixPlug, MixLight Pro, MixWi-Fi Plus, MixWi-Fi Pro ve MixAir Desktop Pro’nun yer aldığı 15 ürün OMIX tarafından Türkiye pazarına sunuldu.
Türkiye genelinde OMIX Merkez Servis ile birlikte Genpa, KVK ve BDH servisleri sayesinde kullanıcılarına hızlı servis vermeyi amaçlayan OMIX, yaygın servis ağıyla da ön plana çıkıyor. Ücretsiz kargo hizmeti sağlayan servislerin ön bürolarından da hızlı servis hizmeti alınabiliyor. OMIX ayrıca kendi bünyesinde kurduğu çağrı merkezi (0850 474 OMIX) ile de kullanıcılarına satış sonrası hizmetleri vermeye devam ediyor.
OMIX ürünleri, akıllı ve teknoloji ürünleri satan seçkin satış noktalarında satışa sunuldu.
2019 yılında piyasaya sürülen Disco Elysium, hem hikaye anlatımıyla hem de oynanışıyla gelmiş geçmiş en iyi RPG’lerden biri olarak kabul ediliyor.
Buna karşın, oyunun İngilizce’yi iyi bilenler için dahi ağır denebilecek olan dili sayesinde birçok kişi de yapımdan istediği lezzeti alamıyordu. 2 yıllık bekleyişin sonunda, oyunun Türkçe yerelleştirme çalışmalarına başlandığı resmen duyuruldu.
Sony'nin bulut tabanlı oyun hizmeti olan PlayStation Now, bir zamanlar mobil cihazlar için planlandı. Gelecekte bu yönde bir adım atılabilir.
Disco Elysium anketinde Türkçe ilk sıradaydı
2019’un Ekim ayında piyasaya sürülen Disco Elysium, birçok açıdan son yılların en sağlam yapımlarından biri olarak addediliyor. Oyunun yapımcısı ve yayıncısı ZA/UM aradan geçen 2 yılda toplamda 10 farklı dil desteğine ulaşmış durumda.
Geçtiğimiz yılın Mayıs ayında resmi web sitesi aracılığıyla bir anket yayınlayan yapımcı firma, oyuna eklenecek yeni dilin ne olmasını istediklerini sormuştu. Ankette 84 binden fazla oy alan Türkçe, en yakın rakipleri olan Arapça (71 bin) ve Lehçe (25 bin) dillerini açık ara geride bırakmıştı.
Buna karşın oyunun Türkçe veya Arapça dilleri ile ilgili hiçbir bilgi vermeyen firma, geçtiğimiz hafta Lehçe dil desteğini de sunmuş ve sosyal medyada Türk oyuncuların hışmına uğramıştı. Listede üçüncü sırayı alan Lehçe’nin de oyuna gelmesiyle, ‘Öyleyse bu anketi niye yaptınız?!’ diye soran oyuncular, bugün itibarıyla müjdeli haberi aldı.
Sevgili dostlarımız Locpick ekibinin Disco Elysium – The Final Cut'ın Türkçe yerelleştirmesi üzerinde çalışmalara başladığını bildirmekten heyecan duyuyoruz. Gelişmeler için @LocpickTR hesabını takip edebilirsiniz. pic.twitter.com/XHSsdD14Cn
Gün içerisinde resmi Twitter hesabı aracılığıyla bir açıklama yayınlayan Disco Elysium ekibi ve oyunu yerelleştirecek olan LockpickTR, yapımın Türkçe yerelleştirme çalışmalarına başlandığını resmen duyurdu.
Oyunun resmi hesabı aracılığıyla yayınlanan açıklamanın ardından, oyunu yerelleştirecek olan ekip de oyuncuları bilgilendirdi. Yapımın yerelleştirmesinin sabır isteyeceğini itiraf eden LockpickTR, oyuncuları periyodik olarak bilgilendireceklerini söyledi.
İşte firmanın yaptığı açıklama:
“Bu haberi ne kadar beklediğinizi biliyoruz! Sonunda duyurma vakti geldi: Locpick olarak bu hafta itibarıyla Disco Elysium – The Final Cut’ın resmi Türkçe yerelleştirme çalışmalarına başladık! Bir süredir ZA/UM ile devam eden iletişimimiz sonucunda oyunun resmi Türkçe yerelleştirmesine başlamak üzere anlaştık ve vakit kaybetmeden bu gelişmeyi sizinle paylaşmak istedik.
Birçoğunuzun bildiği gibi, Disco Elysium son yılların en ilgi çekici hikâyelerinden birine sahip ve hikâyesiyle birçok ödül aldı. Bir milyon kelimeden fazla metin içeren bu müthiş oyunun Türkçesini hayata geçireceğimiz için onur duyuyoruz ve büyük bir heyecan içindeyiz.
Disco Elysium’u çok seven, deneyimli oyun yerelleştirme uzmanlarından oluşan ekibimiz Türk oyunculara benzersiz bir deneyim yaşatmak için kolları sıvadı bile! Bu gerçekten muazzam bir proje olduğu için sizden sabırlı olmanızı rica edeceğiz. Merak etmeyin, çalışmalarımızın gidişatını aylık güncellemelerle sizinle paylaşacağız.”
LockpickTR
Peki sizler bu sevindirici gelişmeyle ilgili neler düşünüyorsununuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizlerle paylaşmayı ihmal etmeyin.
İş dünyasına hitap eden sosyal medya ağı LinkedIn, iki ay önce Çin’de hizmet vermeyi durdurdu. Çin Hükümeti’nin internet üzerindeki baskılarını gerekçe göstererek “Önemli ölçüde zorlu bir çalışma ortamıyla karşı karşıyayız” açıklamasını yapan yetkililer, LinkedIn’in Çin yasalarına uygun olarak yerelleştirilmiş sürümünü kullanımdan kaldırdı.
Microsoft, Çin’de yaşayan kullanıcıların ülkede iş aramalarına ve Çinli şirketlerin de çalışan bulmalarına yardımcı olacak InCareer platformunu tanıttı. LinkedIn Kıdemli Başkan Yardımcısı Mohak Shroff, konuyla ilgili blog yazısında “InCareer lansmanımız henüz bir başlangıç. Üyelerimiz ve müşterilerimizden aldığımız geri bildirimlerle geliştirmeye devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Vivaldi CEO'su Jon von Tetzchner, insanlara Edge tarayıcıyı zorla kullandırtmaya çalışan Microsoft'a veryansın etti.
InCareer, LinkedIn’in sosyal medya özelliklerini içermiyor
InCareer, çalışma mantığı açısından LinkedIn ile birebir aynı. Fakat sosyal paylaşım özellikleri barındırmıyor. Kullanıcılar bu uygulama ile gönderi veya makale paylaşamayacak, LinkedIn’deki gibi bir sosyal profile sahip olmayacaklar. Diğer yandan, profillere kişisel bilgiler ekleme ve işverenler ile mesajlaşma imkânı sunmaya devam edecek.
Yeni platformda işleri iş unvanına, konuma, şirkete, sektöre veya kıdem düzeyine göre filtreleyebilen bir arama algoritması yer alıyor. Burada tıpkı LinkedIn’de olduğu gibi kullanıcılar, istedikleri işleri bulabiliyor ve uygulamanın yaptığı önerileri görüntüleyebiliyorlar. Ayrıca bağlantı kurulmamış üyelere mesaj göndermeyi sağlayan InMail özelliği de InCareer’de bulunuyor.
Microsoft’un LinkedIn’i Çin’de tutabilmek için sosyal paylaşım özelliklerinden arındırması gerekliydi. Çünkü Çin Hükümeti’nin sansür mekanizmaları son zamanlarda şirketin başını oldukça ağrıtmıştı. Hatta Çin’in mültecilere yönelik kötü muamelelerini ortaya çıkan gazeteci Greg Bruno’nun hesabını Çin Komünist Partisinin isteğiyle askıya almak zorunda kalmıştı.
Şirket geçtiğimiz aylarda yaptığı açıklamada artık baskılara daha fazla dayanamadığını belirterek “Çin’de önemli ölçüde zorlu bir çalışma ortamıyla karşı karşıyayız. Bunu göz önünde bulundurarak, Çin’deki insanların LinkedIn’in sosyal medya özelliklerine erişmelerine sağlayan yerelleştirilmiş sürümünü kaldırma kararı aldık.” ifadelerini kullandı.
ABD merkezli sosyal ağlar arasında Çin Halk Cumhuriyeti’nde barınabilen en büyük şirket LinkedIn oldu. Facebook (Meta), Twitter, Google dahil çoğu platform ülkede faaliyet göstermiyor. Microsoft ise her şeye rağmen vazgeçmeyerek InCareer uygulamasıyla yeni bir başlangıç yaptı.
Türkiye’nin en büyük teknoloji sitesi ShiftDelete.Net, YouTube videoları dışında yakında Twitch kanalında da eğlenceli yayınları ile sizlerle olacak. Peki bu yayınlar hangi ekipmanlarla yapılacak? İşte sizlere kaliteli yayın yapmamızı sağlayacak ekipmanlar!
Twitch ekipmanlarımızı inceledik!
Dilerseniz sözü fazla uzatmadan sizleri videomuz ile baş baş bırakalım. İyi seyirler.
Yakın zaman önce geçtiğimiz yeni SDN ofisinin 4 numaralı odası sadece Twitch yayınlarımız için tasarlandı. Özel olarak seçtiğimiz dekorlardan ürünlere tüm odayı sizler için anlattık.
Yayın için bilgisayarımızın çevresinde bulunan Elgato Key Light ışıklandırma, yayıncının görüntüsü için kilit bir öneme sahip. Elgato Key Light, ultra parlak ve ayarlanabilir 2800 lümen gücünde bulunuyor. Üzerindeki opal cam yüz dengeli aydınlatma sağlıyor ve çok yönlü renk sıcaklığı 2900-7000K arasında sıcak beyaz ile soğuk üretiyor.
Bu ışığın minisi konumunda bulunan Elgato Key Light Air ise küçük bir ayak izine sahip uygulama kontrollü, kenar aydınlatmalı LED panel ile optimum aydınlatma, esneklik ve konfor sağlıyor.
Yayında birden fazla monitör kullanmak içinse Elgato 4K Capture Kartı yardımımıza koşuyor. Bu kart ile oyununuzu saniyede 60 karede 4K çözünürlükte yakalayabiliyorsunuz. Üzerindeki 4 adet HDMI bağlantısı ile de birden çok görüntü kaynağını bağlayabiliyorsunuz.
Özellikle yayıncıların sahne geçişleri konusunda oldukça pratikleşmesini sağlayan Elgato Stream Deck ile sınırsız işlem başlatmak üzere yerleştirilmiş 15 LCD tuş, klavye kısayollarını eşleme ve ezberleme ihtiyacını ortadan kaldırıyor. Tek dokunuşla, dokunsal çalışma sahneleri değiştirmenize, medyayı başlatmanıza, sesi ayarlamanıza ve daha pek çok şeye izin veriyor.
Sony, her ne kadar uzunca bir süre jailbreak çalışamalarına birbiri ardına yayınladığı sistem güncellemeleri ile direnmeye çalışsa da, geçtiğimiz günlerde PlayStation 4 ve PlayStation 4 Pro, 9.00 versiyonu ile bir kez daha kırıldı. Konsolu bir kez daha kırmayı başaran hack ekibi, bulunan açığın PS5 için de çalışabileceğini iddia ediyor.
Sony, uzunca süredir beklenen alternatif PlayStation 5 kapaklarının çok yakın bir süre içerisinde piyasaya çıkacağını doğruladı.
PS5 çok yakında kırılabilir!
Bildiğiniz gibi konsollar her ne kadar geliştiriciler tarafından, herhangi bir şekilde dışarıdan müdahele edilememesi ve geliştirci dışında yazılım kurulup kullanılmaması için çabalansa da hackerlar için bu önlemler uzun vadede işe yaramıyor. Henüz geçtiğimiz yıl piyasaya sürülen nesil konsollar (PlayStation 5, Xbox Series X|S) dışında bugüne değin üzerinde kopya oyun oynanmamış bir konsol henüz icat edilmiş değil.
Geçtiğimiz yıllarda kırılan PlayStation 4 için Sony tarafından düzenli olarak, konsola hemen hemen hiçbir yenilik getirmeyen ve sadece açıkları kapatan güncellemeler yayınlanıyor. Buna karşın SpecterDev isim hack grubu, geçtiğimiz ay içerisinde yayınlanan PS4 9.00 versiyonunu da kırmayı başardı. Şu an için kırılamamış tek PS4 versiyonu olarak geçtiğimiz günlerde yayınlanan 9.03 versiyonu…
PS4 kullanıcıları bu haberlere zaten alışık. Ancak son gelen bilgiler, PS4’ün 9.03 versiyonunu kırmak için çalışan hacker grubunun bulduğu açığın, PS5 için de kullanılabileceği yönünde. PS4 üzerinde çalışmalar yapan ekibin üyelerinden Znullptr, buldukları kernek açığının PS5’i de etkileyeceğinden emin olduğunu, buna karşın ekibin liderinin henüz PS5’i olmadığı için çalışmalara başlayamadığını belirtti.
Önümüzdeki günlerde hack grubunun, bu açığın PS5’i kırıp kıramayacağını açıklaması bekleniyor. Peki sizler neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi bizlerle paylaşmayı ihmal etmeyin.
Japon otomotiv devi Toyota, yan markası Lexus ile birlikte ortak bir etkinlik gerçekleştirdi. Bu etkinlikte tamamı elektrikli yapıya sahip olan 16 araç konsepti tanıtıldı. Şirket, karbon emisyonunu sıfıra indirmenin en iyi yöntemlerinden birinin elektrikli araçlar olduğunu açıkladı. Bununla birlikte herkesi mutlu edecek tek bir seçenek ortaya koymanın imkânsız olduğunu ifade etti.
Toyota CEO’su Akio Toyoda, gelecekteki araç stratejisini ‘karbon azaltan araçlar’ ve ‘karbonsuz araçlar’ olmak üzere ikiye ayırdıklarını kaydetti. Bu stratejinin bir parçası olan ve tanıtılan araçlar arasında dikkat çeken bZ4X modeli, Toyota’nın sıfır emisyon hedeflerini temsil eden bZ serisinin bir parçası olarak karşımıza çıkıyor.
Toyota, arabaların belirli bir mesafeden uzaktan çalıştırılmasını sağlayan özelliği aboneliğe tabi tutacak.
Toyota ve Lexus, 16 yeni aracını tanıttı
Toyota bZ, şirketin aynı platforma sahip olan özel akülü elektrikli araç ailesi. 2022 Toyota bZ4X, serinin ilk üyelerinden biri olacak. Bu seriye yeni bir orta boy SUV, kompakt SUV ve küçük bir şehir aracı katılacak. Etkinlikte tanıtılan diğer konseptler arasında orta boy bir Sedan ve Toyota filosundaki Sequoia ile aynı rolü üstlenecek üç sıra koltuklu büyük bir SUV mevcut.
Toyota CEO’su Akio Toyoda, etkinlikte bizlere tamamen elektrikli bir kamyon, Suzuki Jimny’ye benzeyen küçük bir arazi aracı ve muhtemelen MR2 adını canlandıracak veya yeni nesil Toyota GR86 modelini temsil edecek küçük bir GR rozetli spor otomobil gösterdi.
Toyota, 2030 yılına kadar binek araçlardan ticari araçlara kadar tüm segmentleri kapsayan 30 adet tam akülü elektrikli araç planlıyor. Şirket, 2030 yılına kadar küresel olarak 3,5 milyon tam elektrikli araç satmak istediğini açıkladı. 2035 yılına kadar da, elektrikli araçların tüm küresel satışların %100’ünü oluşturmasını hedeflediğini belirtti. Ayrıca seçeneklerini açık tutmaya devam edeceğini ve hidrojen veya diğer tahrik yöntemlerine kapıyı kapatmayacağını vurguladı.
2021 yılının sona ermesiyle birlikte, bir sonraki sene için hazırlıklar başladı. Tüm insanlar gibi, teknoloji devleri de yeni yıl için planlar yapıyor. Apple da bu şirketlerden biri olarak, içinde iMac Pro’nun da bulunduğu 2022 yılında çıkacak cihazlardan biraz bahsetti ve birazı sızdırıldı.
Merakla beklenen yeni iMac Pro çıkış tarihi hakkında söylentiler ve cihazın özelliklerine yönelik bazı bilgiler ortaya çıktı. Ayrıca analist, şirketin bazı diğer planları hakkında tahminlerinden de bahsetti. İşte o cihazlar, özellikleri ve çıkış tarihleri…
Apple'ın önümüzdeki aylarda piyasaya sürmeye hazırlandığı iPhone SE 3 hakkında oldukça ilginç bir rapor paylaşıldı.
ProMotion teknolojili iMac Pro geliyor
2021’in bahar aylarında Apple, 24 inç iMac piyasaya sürdü. Bu bilgisayar, şirketin yıllardır getirdiği ‘all in one‘ cihazlardaki en büyük güncellemesi oldu. Cihaz büyük ilgi görse de, 27 inç daha büyük bir iMac beklenmeye başlandı. Şimdi ise, sızıntılara göre 27 inç bir iMac Pro gelecek.
Ekran analisti Ross Young, bir blog yazısı paylaştı. Bu gönderide, Apple’ın 2022 planlarından bahsetti. Young, 2022’nin ilkbahar aylarında Apple’ın bir iMac Pro piyasaya sürmesini bekliyor. Şirket, son yıllarda Mart ayında birçok etkinlik gerçekleştirdiğinden, bu fikir oldukça olası gözüküyor.
Young, beklenen yeni masaüstü bilgisayarın birkaç özelliğinden de söz etti. Beklendiği gibi 27 inç boyutlu bir ekrana sahip olacağını ve 120 Hz değişken yenileme hızına sahip bir panel alacağını söylüyor. yüksek yenileme hızındaki panel, Apple’ın ProMotion teknolojisine işaret ediyor. Bu teknoloji daha önce iPad’ler, iPhone’lar ve en yeni MacBook Pro‘da kullanıldı. yeni 27 inç iMac, ProMotion teknolojisine sahip ikinci Mac olacak.
Young’ın Apple hakkındaki diğer tahminleri
Analist, gönderdiği blog yazısında başka konulara da değindi. Apple’ın mini LED ekranları bırakıp OLED ekranlara ne zaman geçebileceği hakkında tahminlerini paylaştı. Young’a göre, Apple’ın mini LED ekranlarının fiyatları, OLED’e göre çok daha yüksek olduğundan, şirketin OLED’e geçiş zamanı, fiyatların ne hızla düştüğüne bağlı olacak.
Merakla beklenen AR ve VR setinin oldukça pahalı olacağını söyleyen Young, katlanabilir bir Apple cihazı, bir OLED iPad ve bir OLED MacBook için ise 2023’e kadar gerçekleşmeyeceğini söyledi. Analiste göre bu cihazlar, ancak 2024‘te mümkün olacak.
Sizler ProMotion teknolojisine sahip yeni 27 inç iMac Pro hakkında neler düşünüyorsunuz? Fikirlerinizi yorumlarda bizimle paylaşabilirsiniz.
Bir süredir kendi işlemcilerini üretme konusunda Apple ve Samsung‘un izinden giden OPPO, bu konudaki ilk başarısını elde etti. Şirket bugün, kendi tasarladığı ilk NPU (Neural Processing Unit / Nöral İşlemBirimi) olan MariSilicon X‘i resmi olarak duyurdu.
Kendi sınıfı ile kıyaslandığında sahip olduğu güç verimliliği ile dikkatleri üzerine çeken MariSilicon X, görüntü sinyali işlemcisi sayesinde çok katmanlı bellek mimarisini 6nm boyutunda sunuyor. İşte ayrıntılar…
OPPO, merakla beklenen katlanabilir telefon modeli olan Find N için tanıtım tarihi açıkladı. Yeni model ile AR gözlük de tanıtılacak.
OPPO MariSilicon X ne zaman çıkacak?
Canlı ön izlemenin yanında çarpıcı 4K Yapay Zeka Gece Videoları çekmek için gerçek zamanlı RAW işlemeyi mümkün kılan MariSilicon X, 2022’nin ilk çeyreğinde Find X Serisi telefonlar ile kullanıcıların karşısına çıkacak. Konuyla ilgili açıklama yapan OPPO Direktörü Jiang Bo, yeni NPU için şu ifadeleri kullandı.
Görüntüleme teknolojisinin sınırlarını zorlama konusunda on yıldan fazla deneyime sahip olan OPPO, kamera modülleri, lensler ve algoritmalar söz konusu olduğunda sektördeki en büyük yeniliklerin birçoğuna imzasını attı. Mobil görüntüleme sistemlerine daha fazla güç sunarken kullanıcılarımıza olağanüstü deneyimler yaratacak olan yeni son teknoloji görüntüleme NPU’muz, şimdiye kadar attığımız en büyük adımı teşkil ediyor.
Performansı ile dikkat çekiyor
Hızı ile dikkat çeken MariSilicon X, yapay zeka algoritmalarını desteklemek için saniyede 18 trilyon işlem gerçekleştirebiliyor. Watt başında düşen performans ise saniyede 11,6 trilyon. Bu da verimlilik konusunda oldukça başarılı olacağı anlamına geliyor.
Yeni silikon ayrıca, özel bir tera-bps bellek alt sistemine sahip. Bu sistem, MariSilicon X’in baştan sona hiçbir adımda bellek kısıtlanması yaşamadan NPU’nun bilgi işlem gücünden tam olarak yararlanabilmesine imkan tanıyor. Verilerin depolama ve işleme birimleri arasında sürekli kopyalanması esnasında geçen süre önemli ölçüde azalıyor.
MariSilicon X’te 8,5 GB/sn’ye kadar ekstra bant genişliğine sahip özel bir DDR bellek bulunuyor. Çok katmanlı bellek mimarisi, gecikmeleri büyük ölçüde en aza indiriyor ve gereksiz miktarda tekrarlanan okuma-yazma döngülerinin neden olduğu güç tüketimini azaltıyor.
MariSilicon X, OPPO’nun Yapay Zeka Gürültü Azaltma Algoritmasını çalıştırırken, OPPO Find X3 Pro ile karşılaştırıldığında, 20 kata kadar daha hızlı performans gösterebiliyor; her kareye gerçek zamanlı karmaşık geliştirmeler uygulayarak 4K Yapay Zeka Gece Videosu çekebiliyor.
Görüntü kalitesi artıyor
MariSilicon X, görüntülerin Find X3 Pro’dan elde edilenlere göre 4 kat daha büyük, yani 20 bit 120 db’lik inanılmaz bir dinamik aralığıyla, yakalanmasını sağlayan güçlü bir ISP’ye sahip. ISP’nin gücü, sahnelerin en parlak ve en karanlık alan aralıklarına 1.000.000:1 kontrast oranı kazandırarak görüntülerin gerçeğe daha yakın olmasını sağlıyor.
MariSilicon X, RAW formatında ve piksel düzeyinde gerçek zamanlı, doğrudan 4K yapay zeka işlem yapmak ve 20 bit HDR füzyonunu gerçekleştirmek için görüntülemeyi amaçlıyor. Orijinal görüntüleri işleyen NPU, 8dB sinyal-gürültü oranı elde edebiliyor; Bu da sayısal fotoğrafçılıkta yepyeni bir dünyanın kapılarını aralıyor.
Dual Image Pipeline tasarımı ve Double RAW süper örnekleme özelliği sayesinde MariSilicon X, OPPO’nun RGBW sensörünün tüm potansiyelini ortaya çıkarıyor, RGB ve Beyaz renklerin ayrışmasını ve birleşmesini destekliyor. Sinyal-gürültü oranında 8,6 dB’lik başarı ve fotoğraf doku kalitesinde 1,7 kat iyileştirme sağlayan bu gelişme hem fotoğraflardaki hem de videolardaki görüntüleri daha etkileyici hale getiriyor.
Performans ve güç verimliliğindeki bu büyük sıçrama sayesinde, daha net ve keskin videolar oluşturmak için Yapay Zeka Gürültü Azaltma algoritmalarının gücü açığa çıkarılmış oluyor. Ayrıca, daha büyük dinamik aralık ve daha iyi renk reprodüksiyonu sağlayan MariSilicon X, çekilen her karenin hareketsiz bir fotoğraf kadar zengin ve tanımlı görünmesini sağlıyor. Bu sayede, 4K Yapay Zeka HDR Gece Videosu çekimi, Android telefonlarda ilk kez mümkün hale geliyor.
Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Sizce OPPO, kendi işlemcileri ile rakiplerinin önüne geçen bir deneyim sunmayı başarabilecek mi? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.