Netflix’te suistimale yol açabilecek tuhaf açık!

Dijital yayın platformu Netflix, Türkiye fiyatları için Mart ayında yaptığı güncelleme ile zam kararı aldığını duyurdu. Fiyat artışını “Türkiye’deki içerik kütüphanemizi zenginleştirmek ve hizmet kalitemizi daha da artırmak için üyelik ücretlerimizi güncelliyoruz” ifadeleriyle açıklayan ABD’li şirket, yüzde 50’den fazla zamlı yeni abonelik paketlerini hayata geçirdi.

Zam kararıyla birlikte Temel Plan yani 480P + tek ekran paketi 17.99 TL’den 26.99 TL’ye; Standart Plan yani Full HD 1080P + çift ekran paketi 29.99 TL’den 40.99 TL’ye; 4K Ultra HD + dört ekran desteği sunan Özel Plan ise 41.99 TL’den 54.99 TL’ye yükseldi. Netflix’te tek kuruş ücret ödemeden paketler arası geçişi sağlayacak ilginç bir yöntem ortaya çıktı.

Netflix’e en hızlı bağlanan ülkeler açıklandı: Türkiye ne durumda?

Netflix’e en hızlı bağlanan ülkeler açıklandı: Türkiye ne durumda?

Türkiye özelinde Netflix platformuna en hızlı bağlanabilen internet servis sağlayıcıları (İSS'ler) belli oldu.

Netflix, paket yükseltildiğinde fiyat artışını hemen uygulamıyor

Netflix, üye olurken seçilen planın sonradan değiştirilmesine izin veriyor. Örneğin hesap açarken 26.99 TL’lik Temel Plan paketini seçtiniz ama görüntü kalitesinden memnun kalmadınız. Bu durumda hesap ayarlarına girip Standart veya Özel Plan seçeneklerinden birine hesabınızı yükseltebiliyorsunuz. İşte tuhaflık tam da bu noktada başlıyor.

netflix abonelik plan
Plan değişikliği uygulandığında fiyata hemen yansımıyor.

Dijital yayın platformu, planını yükselten kullanıcıların hesabına, yükselttikleri paketin özelliklerini anında tanımlıyor. Basitçe anlatmak gerekirse; diyelim siz 480P + tek ekran destekleyen Temel Plan kullanıyorsunuz ama 4K UHD + 4 ekranlı Özel Plana geçiş yapmaya karar verdiniz. Netflix normalde yeni paketin fiyatını bir sonraki faturalandırma döneminizden itibaren almaya başlıyor.

Faturalandırma tarihinizin ayın 18’i olduğunu, Temel paketten Özel pakete geçişi ise ayın 5’inde yaptığınızı düşünün. Netflix sizden Özel paketin fiyatını ayın 5’inde almıyor. Bunun yerine ayın 18’ini bekliyor. Fakat iş yeni paketin özelliklerini kullanmaya geldiğinde daha farklı ilerliyor. Yükseltmiş olduğunuz Özel Planın sunduğu özellikleri bir sonraki faturalandırma döneminden önce kullanabiliyorsunuz.

Yani o aradaki 54.99 TL – 26.99 TL = 28 TL fiyat farkını ödemeden Temel Plan olan aboneliğinizi Özel Plana yükseltebiliyorsunuz. Tabii Netflix’in kartınızdan para çekmemesi için faturalandırma gününden önce Özel paketi iptal etmeniz gerekiyor. Bir çeşit kurnazlık olarak sayabileceğimiz bu yöntemle üyeler para vermeden Netflix’in en yüksek paketini kullanabiliyorlar.

Bilgilendirme amaçlı içerik haline getirdiğimiz bu açığı bizimle paylaşan Oğuz Usta’ya teşekkür ederiz.

Milyarlarca tweet silinebilir! Twitter’dan yeni karar

Twitter, kişilerin isim vb. bilgilerini onların izni olmadan paylaşmayı yasaklayan özel bilgi politikasını güncelledi. Politika gereğince izinsiz bir şekilde paylaştığınız lokasyon bilgisi, adresi, kimlik belgeleri ve kamuoyuna açık olmayan her türlü kişisel veri, Twitter topluluk kurallarının ihlali olarak nitelendiriliyor. Sahibi tarafından Twitter’a şikayet edilirse kaldırılıyor.

Paylaşılan bilgi nedeniyle kişilere fiziksel zarar gelmesini engellemek amacıyla bunu yaptığını belirten Twitter, politikayı genişletti. Artık özel kişilere ait fotoğrafları ve videoları da Twitter’da izinsiz yayınlamak yasaklandı. Şirket konuyla ilgili açıklamasında, bu tarz işlemlere platformda izin vermeyeceklerini belirtti.

Ricky Gervais’in Twitter paylaşımları dizi oluyor!

Ricky Gervais’in Twitter paylaşımları dizi oluyor!

Ricky Gervais, yeni projesi için kamera karşısına geçmeye hazırlanıyor. Ünlü ismin sosyal medya paylaşımları dizi oluyor.

Twitter, politikayı ihlal eden tweetleri kaldırıyor

Twitter, resmi hesabından yayınladığı duyuruda, “Görüntüleri paylaşmak, insanların Twitter’daki deneyimlerinin önemli bir parçasıdır. İnsanlar, bir fotoğrafın herkese açık olarak paylaşılıp paylaşılmayacağını belirleme konusunda bir seçeneğe sahip olmalıdır.” ifadelerini kullandı. Bu kapsamda mevcut politikasını genişlettiğini belirterek şunları ekledi:

Bugünden itibaren, özel kişilerin resim veya videoları gibi özel medyaların rızaları olmadan paylaşılmasına izin vermeyeceğiz. Başkalarını tehdit etmek veya bunu yapmaya teşvik etmek gibi, kişilerin özel bilgilerinin yayınlanması da politika kapsamında yasaktır.

Twitter, tasvir edilen kişi veya yetkili bir temsilcisinin özel görsellerinin veya videolarının izinsiz paylaşıldığına dair şikayet aldığında bunu kaldıracağını söyledi. İstisnai olarak; politikanın, medya ve beraberindeki tweet metninin kamu yararına paylaşıldığı veya kamu söylemine değer kattığı durumlarda, tanınmış kişilerin yer aldığı medya için geçerli olmadığını belirtti.

Ancak kamuya açık kişiler veya kamuya açık sohbetlerin parçası olan kişilerin özel görüntüleri taciz etmek, korkutmak gibi kötü niyetler ile paylaşılıyorsa yine kaldıracağını açıklayan Twitter, politika kapsamında yasaklanan medya içeriklerini şöyle sıraladı:

  • Sokak adresleri, GPS koordinatları veya özel kabul edilen konumlarla ilgili diğer tanımlayıcı bilgiler dahil olmak üzere ev adresi veya fiziksel konum bilgileri.
  • Devlet tarafından verilen kimlikler ve sosyal güvenlik veya diğer ulusal kimlik numaraları dahil olmak üzere kimlik belgeleri.
  • Halka açık olmayan kişisel telefon numaraları veya e-posta adresleri dahil iletişim bilgileri. 
  • Banka hesabı ve kredi kartı detayları dahil finansal hesap bilgileri.
  • Biyometrik veriler veya tıbbi kayıtlar dahil olmak üzere diğer özel bilgiler.
  • YENİ: İzin olmaksızın özel kişilerin medyası.

Sizler de izniniz olmadan paylaşılan bir fotoğraf/video gördüğünüzde artık bunları Twitter’a şikayet edebilirsiniz.

Hayalleri süsleyen milyonluk Apple ekosistemi nasıl kurulur?

Apple ailesinde ekosistem kavramı aslında müşterilerin kullanım deneyimlerini artırıp, işlerini kolaylaştırmak üzere tasarlanan cihazların bir araya gelmesiyle ortaya çıkıyor. Bu ürünlerin en büyük özelliğiyse kendi içlerinde haberleşip veri transferi yapabiliyor olmalarıdır.

Tabii Apple bu tip sistemleri satın alabileceğiniz tek şirket değil. Fakat kullanıcılar arasında en yaygın ve stabil çalışanı olarak kabul ediliyor. Ayrıca kulaklıktan kaleme, akıllı saatten TV’ye kadar pek çok cihazı tek çatı altında toplayabiliyorsunuz.

Apple Car ve VR/AR başlık üretimi gecikebilir!

Apple Car ve VR/AR başlık üretimi gecikebilir!

Apple Car ve VR/AR başlık üretimi için prototip iddiası ortaya atıldı. Buna göre Apple tüketicisine prototip sürprizi yapabilir.

Apple ekosistemi nedir ve nasıl kurulur?

Ekosistem kuracağınız zaman birinci adım olarak önceliklerinizi belirlemelisiniz. Örneğin devamlı spor yapan birisi için Apple Watch önemli bir ürün olacaktır. Çünkü telefonu yanınıza almadan saatlerce yürüyüş yapabilir ve bu süreçte aramalarınızla mesajlarınızı saatiniz üzerinden kontrol edebilirsiniz.

Apple ürünleri

Devamlı toplantılara katılan veya bir sunumdan diğerine koşan beyaz yakalı çalışanlar için tablet veya laptop ile telefon ikilisi daha önemli olabilir. Örneğin toplantı öncesi dağıtılan belgeleri telefonunuzdan tarayabilir ve bir kaç saniye içerisinde AirDrop ile laptopunuza aktarabilirsiniz. Dolayısıyla iş veya özel hayatınıza göre cihaz seçimi yapabilirsiniz.

Apple’da bir ekosistem kurmak için ihtiyacınız olan şey aslında oldukça basittir. Birbirine yönlendirme yapabilen iki cihaza sahip olmak. Dilerseniz iki telefon veya bilgisayar olabileceği gibi birkaç farklı cihaz da olabilir. Ayrıca ev ve iş yeri için iki farklı sistemde kullanabilirsiniz. Ancak gerçek anlamda bu sistemin içerisinde olmak için aksesuar ürünlerden de faydalanmalısınız.

Apple ekosisteminin avantajları

  • Safari: Açtığınız sayfaya diğer cihazlardan da erişebilirsiniz. Ayrıca sunduğu deneyim aynıdır.
  • Family Sharing (Aile içi paylaşım): Sizinle birlikte ailenizin beş üyesi Apple Music ve Apple Arcade gibi servislere erişimi paylaşabiliyor. Aynı zamanda iTunes ile App Store’dan satın alınan içerikleri, iCloud depolama alanı ve fotoğraf albümüne ortak erişim sağlayabiliyorsunuz.
  • App Store: Tek hesap üzerinden yaptığınız satın alımlara tüm cihazlardan erişebilirsiniz.
  • iCloud: Aynı hesap ile giriş yaptığınız tüm cihazlar tıpkı bir vücudun uzuvları halinde çalışabilir.
  • Tek bir cihaz gibi kullanın: Örneğin iPhone’unuzda bir metni kopyalayın ve MacBook’ta yapıştırın.
  • AirDrop: Bir dosyayı gönderirken tek yapmanız gereken AirDrop’a tıklamak ve gideceği cihazı seçmek. Bir kaç GB’lık dosyalar bile yalnızca saniyeler içerisinde aktarılacaktır.
  • Arama, SMS ve bildirim: iCloud hesabınızın aktif olduğu tüm cihazlardan arama, SMS ve bildirimleri alarak telefon işlevlerini kullanabilirsiniz. Tabii internet bağlantınızın olması gerekiyor.
Apple ekosistem
  • Apple Sidecar: iPad, Mac veya MacBook’unuzu ikinci monitör olarak kullanabilirsiniz.
  • Ortak kamera kullanımı: Örneğin MacBook’ta Pages uygulamasını kullanırken iPhone’unun kamerasını kullanarak fotoğraf çekip uygulamaya ekleyebilirsiniz.
  • Sağlık kontrolü: Apple Watch kullanıcıları hem sağlık hem de spor rutinlerini tüm cihazlar üzerinden kontrol edebilir.
  • Apple Watch ile iPhone kontrolü: iPhone’un kamerasını, harita veya müzik uygulamasını Apple Watch’tan kontrol edebilirsiniz.
  • Cihazımı bul: Eğer bir ürünün yerini unuttuysanız diğerlerinden kolayca nerede olduğuna bakabilirsiniz.
  • Batarya kontrolü: Bluetooth ile bağlı olan tüm cihazların şarj durumlarını görebilirsiniz.
  • Tek kulaklık: AirPods kulağınızda takılıyken anlık olarak cihazlarınız arasında geçiş yapabiliyor ve hangisinden gelen sesi duymak istediğinizi seçebiliyorsunuz. Ayrıca çağrıları tüm cihazlar üzerinden kulaklığa aktarabiliyorsunuz.
  • Handoff özelliği: iPhone’da kitap okurken kahve molasının ardından iPad’de kaldığınız yerden devam edebilirsiniz.

Uygun fiyatlı Apple ekosistemi oluşturma

Ekosistem içerisinde en basit düzeyde var olabilmek için bir iPhone ve iPad’e sahip olabilirsiniz. Bunun içinse 7 bin 499 TL tutarındaki iPhone SE’yi ve 4 bin 799 TL‘lik iPad 9. nesili kullanabilirsiniz. Bu sistem size 12 bin 298 TL‘ye mal olacaktır. Fakat gerçek bir deneyim istiyorsanız buraya bir MacBook, saat ve kulaklık ekleyebilirsiniz.

Bu noktada da 13 bin 499 TL’ye MacBook Air’i, 2 bin 699 TL‘lik Apple Watch Series 3 ile 1799 TL‘lik 2. nesil AirPods’u sepete ekleyebilirsiniz. Bu durumda toplamda 30 bin 295 TL harcamanız gerekiyor. Tabii öğrenciler ve tasarımcılar için iPad’in en sevilen aksesuarı 1.nesil Apple Pencil’ı da almak isterseniz ek olarak 1099 TL daha ödeyerek 31 bin 394 TL ile Apple Store’dan çıkabilirsiniz.

İyi bir Apple ekosistemi oluşturma

Bu ekosistemi oluştururken mümkün olduğunca gerçeklikten kopmamaya çalışacağız. İhtiyacımız olan şeyler bilgisayar, tablet, telefon, saat, kulaklık ve kalem olacaktır. Bunun için 11 inç M1 iPad Pro’yu 10 bin 799 TL‘ye, iPhone 13 Pro Max’i 22 bin 999 TL’ye, 7. nesil Apple Watch’u 5 bin 399 TL‘ye, 3. nesil AirPods’u 2 bin 499 TL‘ye, 2. nesil Apple Pencil’ı 1399 TL‘ye ve son olarak yeni nesil 14 inç MacBook Pro’yu M1 Pro işlemcisiyle birlikte 28 bin 999 TL‘ye alıyoruz.

Tüm bu sistem bize 72 bin 94 TL‘ye mal oluyor. Tabii dileyen evi için iMac, iş yeri içinse Mac Pro alarak işi iyice abartabilir. Aynı zamanda iPad’in, kulaklığın veya laptopun en pahalı versiyonları alarak bir kaç işlemle bu tutarı 2 hatta 3 katına taşıyabilir. Ancak böyle bir planınız varsa aşağıdaki milyonluk ekosistem toplama rehberimize göz atabilirsiniz.

Hayallerimizdeki milyonluk Apple ekosistemini oluşturma

Şimdi hayaller kısmına gelelim. İlk önce evimiz için bir iMac alıyoruz. 27 inçlik modeli daha pahalı olsa da biz 24 inçlik M1 işlemcili nispeten daha uygun modeli seçiyoruz. Bu cihaza 16GB RAM ve 2TB SSD ekliyoruz. Bu bize 33 bin 599 TL‘ye mal oluyor.

Apple Mac Pro

Ardından işyerimizde biraz daha performanslı olan Mac Pro’dan alıyoruz. Raf tipi kasayı seçiyoruz. Kesenin ağzı sonuna kadar açıldığı için hiç bir zaman ihtiyacımız olmayacak bir güce sahip olan Intel Xeon W işlemciye ve 28 çekirdeğe sahip olan versiyonu seçiyoruz. Ömrümüz boyunca bir arada göremeyeceğimiz 1.5 TB’lık RAM’leri ekliyoruz.

Ekran kartı olarak 2 adet 64GB’lık Radeon Pro W6800 Duo olan versiyonu ekliyoruz. Yanına da 8TB SSD yeterli olacaktır. Ek olarak birde Apple Afterburner kart seçeneğini 26 bin TL‘ye ekliyoruz. Bu kasa monitör hariç bizlere 687 bin 99 TL‘ye mal olacaktır. Tabii dilerseniz yanına Magic Mouse ve Magic Trackpad’i 1939 TL farkla satın alım sırasında ekleyebilirsiniz. Yanında da Nano-texture Cam kullanan Pro Display XDR’ı 65 bin 569 TL‘ye 12 bin 499 TL‘lik standıyla birlikte alıyoruz.

Apple iPad

Gelelim yanımızda taşıyabileceğimiz cihazlara. Bu noktada yine fiyat etiketine bakmadan görmemişlik yaparak en iyisini ve pahalısını seçmeye devam ediyoruz. 12.9 inç iPad Pro’yu 2TB hafıza ve Cellular seçeneğiyle sepete ekliyoruz. Burada yanına 1399 TL‘ye 2. nesil Pencil ve 4 bin 369 TL‘ye yeni Magic Keyboard’ı ekliyoruz. Toplamda 38 bin 267 TL ediyor.

Hemen yanına 1TB’lık iPhone 13 Pro Max’i 28 bin 999 TL‘ye, MagSafe özellikli deri kılıfını 659 TL‘ye, 7. nesil Watch’u 5 bin 399 TL‘ye ve AirPods Max’i 7 bin 99 TL‘ye ekliyoruz. Yanımızda devamlı taşıyabileceğimiz bir laptop içinse en iyi aday 82 bin 299 TL‘lik 16 inç, 64GB RAM ve 8TB SSD’li MacBook Pro oluyor. Son olarak 64GB’lık Apple TV 4K’yı 2 bin 849 TL‘ye alarak televizyonumuza bağlıyoruz.

Tabii biraz daha mobil iş istasyonu tarzında bir bilgisayara da sahip olmak istiyorsak bu noktada Mac mini’yi tercih edebiliriz. Bu durumda cihazı 2TB hafıza, 64 GB bellek seçeneğiyle gelen, 4.6 GHz’ye çıkabilen i7 işlemcili ve 10 Gigabit Ethernet bağlantısıyla birlikte alırsak 39 bin 399 TL tutacaktır.

Hayalimizdeki bu ekosistem toplamda 1 milyon 4 bin 236 TL tutuyor. Dolayısıyla bazen hor gördüğümüz yüzde 10’luk indirimler bile burada büyük fark yaratacaktır. Tabii ekosistem kurmayı düşünen kişilere tavsiyemiz, uygun fiyatlı seçenek üzerinden dilerlerse farklı cihazlarla çeşitlendirerek veya model yükselterek ilerlemeleri yönünde olacaktır.

Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!

Astronotlar tehlike altında: NASA uzay yürüyüşünü erteledi!

Gezegenimizin atmosferinden dışarıya çıkabilmek, uzay çöplüğü yüzünden her geçen gün daha da zorlaşıyor. Bozulan uydulardan roket parçalarına kadar, yörüngemizde başı boş bir şekilde, maganda kurşunu gibi gezen on binlerce büyük ve milyonlarca küçük parça bulunuyor. NASA tarafından yapılan açıklamaya göreyse Uluslararası Uzay İstasyonu bir kez daha bu tehditle burun buruna geldi.

NASA, Dünya’yı kurtarmaya hazırlanıyor!

NASA, Dünya’yı kurtarmaya hazırlanıyor!

NASA'nın Dünya'yı olası tehlikelerden kurtarmak için gerçekleştirdiği DART misyonu, 23 Kasım tarihinde başarıyla fırlatıldı.

NASA, uzay çöplüğü astronotların yürüyüşünü ertelemek zorunda kaldı!

NASA, bu sabah erken saatlerde yakındaki bazı uzay enkazlarından olası bir güvenlik tehdidi haberini aldıktan sonra Uluslararası Uzay İstasyonu dışında gerçekleşmesi planlanan bir uzay yürüyüşünü erteleme kararı aldı. Enkazın nereden geldiği henüz değil. Ancak Rusya’nın yörüngedeki uydularından birini havaya uçurup uzay istasyonunu tehdit eden binlerce tehlikeli parça oluşmasına sebebiyet vermesinin üzerinden yalnızca iki hafta geçti.

NASA ISS
Uluslararası Uzay İstasyonu’nun dışında uzay yürüyüşü yapan astronotlar

ISS’de bulunan astronotlardan Kayla Barron ve Thomas Marshburn, istasyonun dışındaki bir anteni değiştirmek için bu sabah saatlerinde uzay giysileri giyiyordu. Bu Marshburn için beşinci ve Barron için ilk uzay yürüyüşü olacaktı. Ancak, hava kilidinden ayrılmadan önce, görev kontrolündeki NASA personeli uzay yürüyüşünü durdurdu.

ISS’deki bir diğer astronot Mark Vande Hei, görev gücündeki uçuş kontrolörlerine “Bu sadece gerçek hayat, bazen işler böyle yürüyor ve siz dostların güvenliğimizi gözettiğinize gerçekten sevindim” dedi. NASA ise tespit edilen enkazın ne derece risk oluşturduğunu değerlendirmek için yeterli süre olmadığını, bu sebeple görevi bir sonraki duyuruya kadar ertelediğini söyledi.

Uluslararası Uzay İstasyonu için kaçınma manevraları rutinleşti!

Uzay çöplüğü, son iki hafta içinde ikinci kez Uluslararası Uzay İstasyonu planlarını bozuyor. Bu ayın başlarında da eski bir Çin hava uydusundan kopan ve yörüngede başı boş hareket eden parçanın ISS’NİN bir kaç yüz metre yakınından geçeceği öngörüldü. Bu sebeple çarpışmayı önlemek için “uzay enkazından kaçınma manevrası” adı verilen bir eylem gerçekleştirildi.

NASA uzay çöplüğü
Dünyanın etrafında bulunan uzay çöplüğünün temsili bir resmi

Uluslararası Uzay İstasyonu son 22 yılda, üçü 2020’de olmak üzere, 29 kaçınma manevrası gerçekleştirdi. En sonuncusu 22 Eylül 2020‘de, bir Japon roketine ait uzay çöpü yaklaşık 1.4 kilometre yakından geçeceği için yapılmıştı. Bu sayıların ilerleyen günlerde giderek artması bekleniyor. Dolayısıyla sistemler devamlı ISS‘in çevresini tarayarak tehlikelere karşı koruma sağlıyor.

Rusya, 15 Kasım’da bir tür kinetik füze kullanarak kendi uydularından birini havaya uçurdu. Açıklanan verilere göre 1700 adeti geçen izlenebilir ve binlerce izlenemeyen küçük uzay çöpünün oluşmasına sebep oldu. Patlatılan uydu, ISS’ye nispeten yakın bir yörüngede döndüğü için, enkaz bulutu periyodik olarak yakınından geçti. Fakat astronotlar, görev kontrolörleri tarafından erken uyandırıldı.

Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!

100 TL ile bit pazarından ne alabildik?

Doların rekor üstüne rekor kırdığı ve üreticilerin fiyat güncellemelerinin ardından ikinci el ya da kullanılmayan teknolojik ürünlerin ucuza satıldığı bit pazarında ucuz cihazlar almaya çalıştık.

Bit pazarından ucuza ne aldık?

Dilerseniz sözü fazla uzatmadan sizleri videomuz ile baş başa bırakalım. İyi seyirler.

Genellikle sahip olduğu eşyayı satmak veya takas etmek isteyenlerin uğrak yeri olan bit pazarlarında, bazen hiç kullanılmamış bir telefon bazen de piyasanın çok altında tertemiz bir tablet bulma şansınız olabiliyor.

Biz de ne çok düşük ne çok pahalı bir bütçe ile Kadıköy’de bulunan bit pazarına gittik. Pazar içerisinde kulaklık, mouse, ikinci el telefon, dizüstü bilgisayar ve diğer teknolojik cihazlar ve aksesuarları arasından alışveriş yaptık.

Denk geldiğimiz ürünlerden bazıları tamamen sıfır iken, bazıları ise az kullanılmış ve elden çıkarılmak istenen temiz ürünlerdi. Bazı kötü kullanılmış ürünler ise kendini elinize almadan bile belli etti. Kısıtlı bir bütçeniz varsa, bunu oturduğunuz yere en yakın bit pazarında değerlendirebilir, ikinci el piyasasından bile daha ucuza aradığınızı bulabilirsiniz.

Twitch’in en çok aboneli yayıncısı YouTube’a transfer oldu!

Yayın akışı platformlar arasındaki rekabet git gide kızışıyor. Son yıllarda Twitch cephesinin kurduğu hegemonyaya son vermek isteyen YouTube Gaming ve Facebook Gaming, birbiri ardına transferler açıklamaya devam ediyor. YouTube Gaming, Twitch dünyasının ünlü yayıncılarından biri olan Ludwig ile resmen anlaşmaya vardı.

Twitch çalışanlarının aldığı maaşlar ortaya çıktı!

Twitch çalışanlarının aldığı maaşlar ortaya çıktı!

Ünlü yayın platformu Twitch, çalışanlarına dolgun maaşlar vadediyor. Yayın platformunun ABD'de çalışanlarına verdiği maaşı inceliyoruz.

Twitch, ünlü yüzlerinden birini daha kaybetti

2011 yılında Justin.Tv’nin yan projesi olarak kurulan Twitch, aradan geçen 10 yılın ardından hiç olmadığı kadar güçlü bir hale geldi. Zaman zaman adı çeşitli skandallarla anılan ünlü yayın akışı platformu, bugünlerde YouTube Gaming ve Facebook Gaming ile rekabet etmeye çalışıyor. Son gelen haberler, Twitch’in ünlü yayıncısı Ludwig‘in YouTube’a transfer olduğu yönünde.

2018 yılından beri Twitch mecrasında yayın yapan Ludwig, popülariteyi oldukça kısa bir sürede yakaladı. Geçtiğimiz Mart ayında Subathon adı verilen yayıncının durmaksızın yayına devam ettiği bir seri yayın yapan Ludwig, abone sayısında Ninja’yı geçebilmek için 31 gün boyunca yayını hiçbir şekilde kapatmamıştı.

https://twitter.com/LudwigAhgren/status/1465442046328524805

31. günün sonunda tüm zamanlar abone sayısını 269.154 yapan Ludwig, Ninja’nın rekorunu geride bırakmıştı. An itibarıyla Twitch’te toplam 3.1 milyon takipçisi bulunan Ludwig, bugün yayınladığı videoyla birlikte Twitch’i terk edip YouTube Gaming’e geçtiğini açıkladı.

Twitch’i temsil eden mor renkli bir arabayla seyahat ederken molada duran Ludwig, daha sonra YouTube Gaming’i temsil eden kırmızı bir arabaya binen Ludwig; 30 Kasım, yani bugün itibarıyla artık sadece YouTube Gaming’de yayın yapacak. Ünlü yayıncının bu anlaşma için ne kadar bir ücret alacağına dair herhangi bir açıklama yapılmadı.

Buna karşın Twitch, yayıncıya bir veda mesajı yayınlayarak her şey için teşekkür etti. Resmi Twitch hesabı, yayınlanan videonun altına, ‘Her anlamda bir patronsun, Ludwig. İyi şanslar ve orada büyük şeyler yapmaya devam et!’ şeklinde bir mesaj attı.

Peki siz yaşanan bu beklenmedik transferle ilgili neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi bizlerle yorumlar kısmında paylaşmayı ihmal etmeyin.

BDDK’dan bankalara kripto para uyarısı!

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), son dönemde herkesin dilinde olan kripto para yatırımları için dikkat çeken bir uyarıda bulundu. Kripto paraları birer yatırım aracı olarak görenleri yakından ilgilendiren bu uyarı bankalara uyarı olarak gönderildi. Yapılan bu uyarı, bankalardan kredi çekerek kripto para yatırımı gerçekleştiren müşterileri yakından ilgilendiriyor.

NFT pazarına ünlü akını devam ediyor: İşte yeni isim!

NFT pazarına ünlü akını devam ediyor: İşte yeni isim!

Ünlü şarkıcı Can Bonomo, Anakronizm temalı NFT koleksiyonunu yakında OpenSea üzerinden satışa sunacağını duyurdu.

BDDK, kripto para kredisi için uyarı yaptı

Bloomberg HT’nin haberine göre BDDK, banka müşterilerinin kredilerle elde ettiği kaynakların kripto para yatırımlarında kullanılmaması için uyarıda bulundu. Bu uyarı Türkiye Bankalar Birliği ve Türkiye Katılım Bankaları Birliği’ne gönderildi. Aynı şekilde edinilen kredi kaynaklarının sermaye piyasasının dışına çıkarılmaması için azami hassasiyetin gösterilmesi istendi.

bddk kripto para

Kripto paralar bazen son derece riskli yatırımlar olabiliyor ve bu yatırımlar, bankalardan alınan krediyle gerçekleştirildiğinde bankalar piyasası için son derece riskli bir durum oluşabiliyor. BDDK’nın yeni kararı, müşterilerin edindiği kredilerin kripto varlıklara gitmemesi için önlemler alınmasına yol açacak.

Kripto paralar herkesin dilinde

Kimilerinin geleceği parası, kimilerininse balon olarak gördüğü kripto paraların teknoloji rutinimizin büyük kısmını oluşturduğu bir gerçek. Özellikle son iki yılda kripto para yatırımlarına olan ilgi epey arttı. Bu da herkesin kripto para yatırımı yaptığı ya da yapmayı düşündüğü gerçeğini doğuruyor. Ancak çok riskli olabilen bu yatırımlar için banka müşterilerinin kredi çekmesi bankaların hiç isteyeceği bir durum değil.

Bakanlıktan heyecanlandıran fiber internet açıklaması!

Türkiye’nin dijital dönüşümü tüm hızıyla devam ediyor. Söz konusu dönüşüm 5G ve eSIM gibi modern teknolojilere yapılan yatırımları da içeriyor. Son olarak Bilgi ve İletişim Teknolojileri Başkanlığı Eğitim ve İstişare Toplantısı’na katılan Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan, bu alanda yapılan çalışmalarla ilgili yeni bilgiler paylaştı. Sayan, bilim ve teknoloji alanında hayata geçirmeyi planladıkları yeniliklerden bahsetti.

Enerji Bakanı’ndan kış saati açıklaması!

Enerji Bakanı’ndan kış saati açıklaması!

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, 11. Türkiye Enerji Zirvesi'nin açılışında yaptığı konuşmada kış saati tartışmalarına değindi

Kırsal bölgelerdeki fiber internet çalışmaları devam edecek

Bakan Yardımcısı Sayan, fiber internet ağı, 5G ve eSIM gibi teknolojik gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Fiber internet ağındaki altyapı çalışmalarını anlatan Sayan, son bir yıldaki yüzde 10’luk artışa dikkat çekti. Böylelikle 2021 yılındaki fiber alt yapı uzunluğunun 445 bin km’yi aştığının altını çizdi.

Bakan Yardımcısı ayrıca nüfusu 500’ün altında olan kırsal bölgelerdeki yerleşim yerlerine de altyapı yatırımları yapmaya devam edeceklerini belirtti. 2575 kırsal yerleşim yerine 4.5G hizmeti sağladıklarını, 2097 yerleşim yerine de sabit ses ve internet hizmeti alt yapısı kurulduğunu söyledi. Ek olarak da önümüzdeki dönemde yaklaşık 1500 kırsal yerleşim yerine daha 4.5G seviyesinde hizmet sağlanacağını duyurdu.

5G teknolojisinin ülke genelinde kullanıma sunuluyor. Bu çerçevede, üretici firmalar Haberleşme Teknolojileri Kümelenmesi(HTK) adıyla bir çatı altında toplandı. Bu kapsamda HTK, 160’dan fazla şirketi ve 8 bin çalışanı 5G teknolojisi üzerinde çalışmalarına devam ediyor. Bakan Yardımcısı Sayan, 5G için artık çok kısa bir zamanın kaldığını belirtti.

Bakan Yardımcısı Sayan’ın bahsettiği yeniliklerden birisi de eSIM oldu. Bu teknoloji, kullanıcının SIM kartına gerek duymadan kullandığı hat şirketi üzerinden profil bilgilerinin yüklenip yönetebileceği bir sistem olarak sunuluyor. Sayan, eSIM’ın tamamen Türk mühendisler tarafından geliştirildiğini belirtti.

Sayan, Bakanlık ve BTK olarak sosyal medya düzenlemelerine de önem verdiklerini belirtti. Bu düzenlemeler doğrultusunda 1 milyondan fazla yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcıları için Türkiye sınırları içerisinde en az 1 temsilci bulundurmasını zorunlu kıldıklarını söyledi. Bakan Yardımcısı, bunun sosyal ağlara yönelik dünyadaki en kapsamlı düzenlemelerden biri olduğunu belirtti.

COVID-19 mücadelesine ilginç çözüm: Sakız!

ABD’deki bir grup araştırmacı, COVID-19 tedavisi için bir sakız denemesi yaptı. Bulgular, SARS-CoV-2 ile enfekte olan kişilerin tükürüklerinde yüksek düzeyde virüs olduğunu gösteriyor. Bu nedenle ekip, geliştirdikleri sakızın virüsün yayılımını önleyip önleyemeyeceğini araştırdı.

SARS-CoV-2, vücudumuzdaki belirli hücrelerin yüzeylerinde bulunan ACE2 proteinlerine tutunarak insan hücrelerine girer. Science Alert‘in haberine göre, ACE2 proteinlerinin virüs parçacıklarını ağızda tutabileceği düşüncesiyle ekip bu proteine sahip sakızı geliştirdi. Araştırma ekibi, bulgularını Molecular Therapy dergisinde yayımladı.

Yeni COVID-19 varyantıyla aynı isme sahip coin rekor kırdı!

Yeni COVID-19 varyantıyla aynı isme sahip coin rekor kırdı!

Yeni COVID-19 varyantıyla aynı ismi paylaşan Omicron token, iki günde yapılan işlemler sonucunda rekor kırdı.

COVID-19 tedavisi için gerçekten sakız işe yarar mı?

Araştırmacılar, sakızın etkinliğini test etmek için COVID-19 hastalarından tükürük örnekleri aldı. Ardından bu örnekleri sakızın bir formuyla karıştırdı. Bu sakızla tedavi edilen tükürüğün, bir plasebo (ACE2 proteini olmayan sakız) ile tedavi edilenlere kıyasla önemli ölçüde daha az sayıda SARS-CoV-2 virüs partikülüne sahip olduğunu buldular.

COVID-19 için sakız tedavisi
Sakızın öncelikli olarak klinik ortamlarda kullanılması önerildi.

COVID-19 tedavisi için geliştirilen sakız, tüm dünyada yankı uyandırdı. 5 mg‘ı hücrelere viral girişi önemli ölçüde azaltırken, 50 mg ise viral girişi yüzde 95 oranında azalttı. Yani ACE2 sakızının SARS-CoV-2 spike proteininin hücreleri enfekte etme yeteneğini ciddi şekilde engellediğini gösteriyor.

Çalışmanın bulguları umut verici görünse de sakızı henüz oyun değiştirici olarak göremeyiz. Çünkü birincisi, bu çalışma yalnızca deneysel. Yani insanlarla değil, kontrollü koşullarda bir laboratuvarda yapıldı. Laboratuvar deneyindeki koşullar, bir kişinin ağzındaki koşullardan farklıdır.

Araştırmacılar, çiğneme hareketinin sakızdaki ACE2 proteininin bütünlüğünü etkilemediğini göstermek için bir çiğneme simülatörü kullandı. Ancak sorular sadece bununla sınırlı değildi. Örneğin, vücut ısısı ve ağız bakterileri gibi bir kişinin ağzındaki ortamın sakızın etkinliği üzerinde rol oynayıp oynamayacağını henüz bilmiyoruz.

İkinci olarak ise, bilim insanları deneylerde tam SARS-CoV-2 virüsünü kullanmadı. Ayrıca araştırmacılara göre bu sakızın kullanım alanı klinik ortamlar. Örneğin, diş ameliyatlarında veya COVID-19 odalarında yayılmayı azaltmak gibi.

Moto Edge 30 Ultra Snapdragon 8 Gen 1 kullanan ilk cihaz olabilir

Motorola bir süredir uzun zaman önce kaybettiği pazar payını geri kazanmaya çalışıyor. Android akıllı telefon sektörünün dinamiklerini yapmış olduğu bir kaç deneme ile test eden şirket, son dönemde piyasaya çıkardığı cihazlarla beğenileri toplamaya devam ediyor. Şimdiyse ortaya çıkan bir habere göre şirket Moto Edge 30 Ultra modeliyle birlikte, Qualcomm’un yeni gözdesi Snapdragon 8 Gen 1 işlemcisini kullanan ilk telefonu yapmak istiyor.

Bütçe dostu Moto G12’den yeni bilgiler geldi!

Bütçe dostu Moto G12’den yeni bilgiler geldi!

Motorola'nın yakın zamanda piyasaya sürmeye hazırlandığı uygun fiyatlı modeli Moto G12 hakkında yeni detaylar ortaya çıktı.

Moto Edge 30 Ultra zirveye oynayacak!

Kasım ayının başlarında, Motorola’nın bir sonraki amiral gemisi telefonu olan Moto Edge 30 Ultra‘yı (Moto Edge X30) piyasaya sürmeye hazırlandığına dair haberler çıktı. O zamanki sızıntılar bu cihazın tüm özellikleriyle, amiral gemisi akıllı telefonlarla kafa kafaya yarışabilecek bir model olduğuna işaret ediyordu.

Tabii daha öncesinde bazı Snapdragon 898 söylentileri çıkmış olsa da özellikle sonraki dönemde içerisinde bulunan Qualcomm’un yeni nesil Snapdragon 8 Gen 1 işlemcisiyle birlikte performansının üst seviyede olacağına işaret ediliyordu.

Şu an piyasaya MediaTek yeni nesil Dimensity 9000 ailesiyle şekil veriyor olsa da Qualcomm’un gelişiyle birlikte işler oldukça hızlı değişebilir. Henüz kesinleşen veya Motorola tarafından Moto Edge 30 Ultra hakkında yapılan bir açıklama yok. Fakat yapılan bazı paylaşımlar bu şekilde olacağını ima ediyor.

Lenovo Çin Genel Müdürü Chen Jin, yapmış olduğu bir paylaşımda yeni yonga seti de dahil olmak üzere Motorola’nın yaklaşmakta olan amiral gemisiyle ilgili önceki söylentilerin doğrulandığını ima etti. Ayrıca Jin gönderisinde yeni cihazla ilgili “güçlü bir iç çekirdek” ve “harika performans” gibi ifadelere yer verdi.

Moto Edge 30 Ultra‘nın diğer özellikleri hakkında da bazı iddialar bulunuyor. Cihazın 50 Megapiksel ana kameraya, 50 Megapiksel periskop telefoto kameraya ve sürpriz bir şekilde 60 Megapiksel özçekim kamerasına sahip olduğu söyleniyor. Ekran tarafındaysa 144Hz yenileme hızına sahip 6.67 inç FHD+ ve OLED panelle gelmesi bekleniyor.

Tabii cihazın özellikleri hakkında henüz resmi bir açıklama yapılmadı. Ancak iddialardaki gibi çıkabilecek olması pek çok kişiyi şimdiden heyecanlandırdı. Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!

Samsung Galaxy S22’nin kamera özellikleri sızdırıldı!

Samsung, akıllı telefon ailesini genişletmeye devam ediyor. Şirketin üzerinde çalıştığı son model ise merakla beklenen amiral gemisi Galaxy S22 ailesi. 8 Şubat‘ta yapacağı lansman ile tanıtılması planlanan cihazın çıkış tarihi yaklaştıkça sızıntılar da ortaya çıkıyor. Şirket, yeni akıllı telefon serisiyle ilgili bilgileri her ne kadar gizli tutmaya çalışsa da bu sefer kamera özelliklerini saklayamadı. İşte ayrıntılar…

Samsung Galaxy A23’ün kamera detayı ortaya çıktı!

Samsung Galaxy A23’ün kamera detayı ortaya çıktı!

Samsung Galaxy A23 modeli hakkında çok kısıtlı bilgiler ortaya çıktı. Bir sızıntı kaynağı tarafından kamera bilgisi belirtildi.

Samsung Galaxy S22 ve S22 Plus’ın kameralarıyla ilgili detaylar!

Merakla beklenen telefon hakkında bilgiler, daha önce de benzer sızıntılarıyla ünlenmiş Ice universe isimli Twitter kullanıcısından geldi. Yaptığı paylaşımda Galaxy S22 ve S22 Plus ile ilgili detaylara yer verdi. İddiaya göre, akıllı telefonların her ikisi de aynı ön ve arka kamera konfigürasyonlarına sahip olacak.

Telefonların arkasında bulunan kamera modülleri 1/1.57 inç sensör, 1µm piksel ve F1.8 diyafram açıklığına sahip 50 megapiksel ana kamera bulunacak. Ana kameraya 1/3.94 inç sensör, 1µm piksel ve F2.4 açıklık boyutu getiren 3x optik zoom 10 megapiksel telefoto kamera eşlik edecek. Üç lensli arka kamerayı tamamlayan bir 12megapiksel ultra geniş kamera olacak.

Ön kısmında bulunan selfie kamerası ise 1/3.24 inç sensör, 1.4µm piksel ve F2.2 diyafram açıklığına sahip 10 megapiksel kamera olacağı iddia ediliyor. Ice universe‘a göre Samsung Galaxy S22 6.06 inç ekrana, S22 Plus ise 6.55 inç ekrana sahip olacak.

Ice universe, Samsung Galaxy S22 Ultra ile ilgili kamera özelliklerini geçtiğimiz günlerde sızdırmıştı. Görünüşe göre S22 Ultra, f/4.9 diyafram açıklığına sahip 10 megapiksel 1/3.52 inç Sony sensöre sahip olacak. Öyle ki Galaxy S21 Ultra da aynı kamera özelliklerine sahip. Ayrıca dört lensli 108 megapiksel ana kameranın yanı sıra 10x optik zoom da bulunuyor.

12.6 inç Huawei MatePad Pro’nun yeni bir versiyonu ortaya çıktı!

2019 yılında Çin devletiyle doğrudan bağlantısı olduğu gerekçesiyle kara listeye alınan Huawei, yaptırımların yarattığı tahribatın yaralarını sarmak için yoğun mesai harcıyor. Şirket, ağırlığını kaybettiği akıllı telefon ve tablet pazarında yaptırımların gölgesinde faaliyetlerine devam ederken, ilerleyen dönemlerde 12.6 inç MatePad Pro‘nun yeni bir versiyonunu piyasaya sürmeye hazırlanıyor.

Samsung, Huawei’nin 2022’deki pazar payına göz dikti!

Samsung, Huawei’nin 2022’deki pazar payına göz dikti!

Son gelen bilgilere göre Güney Koreli teknoloji devi Samsung, 2022'de Huawei'nin hızla kaybetmekte olduğu pazar payını istiyor.

120 Hz ekranlı MatePad Pro 12.6 inç, çevrimiçi görüntülendi

Hatırlanacağı üzere, geçtiğimiz aylarda HarmonyOS işletim sistemini çalıştıran MatePad serisi vitrine çıkmıştı. Hatta serinin 12.6 inç ekranlı MatePad Pro modelinin 60 Hz tazeleme hızları ile gelmesi tepkilere yol açmıştı. Lansmanda Apple’ın yeni iPad Pro’suna rakip olarak lanse edilen tabletin gelişmiş özelliklerine rağmen ekran tarafında nispeten düşük kalması gelen bilgilere göre Huawei’nin de dikkatini çekti.

Bu doğrultuda kısa bir süre önce Huawei’nin 12.6 inç MatePad Pro’nun 120 Hz tazeleme hızlarını destekleyen yeni bir versiyonu üzerinde çalıştığı ortaya çıktı. Hatta canlı görüntüsü sızdırılan tabletin şirket mühendisleri tarafından kullanılan test cihazı olduğunu da belirtelim.

Huawei MatePad Pro
12.6 inç 120 Hz ekranlı Huawei MatePad Pro

Şu an için yeni sürümün standart modele kıyasla hangi farklılıkları bünyesinde barındıracağı konusunda net bir bilgi yok. Ancak iddialar, Wi-Fi varyantının Kirin 9000E, 5G’nin ise Kirin 9000 işlemcisinden güç alacağı yönünde. 512 GB’a kadar dahili depolama ve Huawei’nin NM kart yuvası sayesinde depolamada artırım da mümkün olacak.

Cihazda 12.6 inç yüzde 90 ekran kasa oranı bulunan DCI-P3 renk gamına ve 0,5’ten düşük Delta E renk doğruluğu derecesine sahip OLED panel kullanılması bekleniyor. Buna ek olarak Harman Kardon imzalı sekiz hoparlör, üç arka kamera ve Wi-Fi 6 uyumluluğu mevcut.

MatePad Pro
Huawei MatePad Pro (standart model)

Tablet, 40W hızlı kablolu şarjı, 27W kablosuz hızlı şarjı ve 10W ters kablosuz şarjı destekleyen 10.050 mAh bataryadan beslenecek. Bildiğiniz üzere Huawei’nin pil tarafında tek bir şarjla 14 saat boyunca video oynatabileceği iddiası vardı.

Son olarak tabletin ne zaman ve hangi fiyat etiketleri ile piyasaya sürüleceği konusunda hiçbir bilgi bulunmuyor. Ayrıca işlemci ve tazeleme hızı haricindeki özelliklerin standart modelle aynı olması durumunda geçerli olacağını belirtelim. Zira şirket, bir sürpriz yaparak tableti bambaşka özelliklerle kullanıcıların beğenisine sunabilir.