Kapaklı telefon olarak adlandırılan Samsung Z Flip, birçok kullanıcının beğenisini kazanmayı başardı. Webio’da sızdırılan bilgilere göre Huawei, Mate V adını verdiği kapaklı telefon için çalışmalarını hızlandırdı.
Zhaoli Technology tarafından üretilen menteşeye sahip olacağı belirtilen Mate V, basit bir menşete sistemine sahip olacak. Şirketin kaliteden ödün vermeden kullanışlı bir model geliştirmeye çalıştığı belirtiliyor.
Samsung Galaxy S21 FE modelinin tekrardan ve yüksek çözünürlüklü görüntüleri internet ortamına yayıldı. İşte cihazın görüntüleri...
Huawei Mate V modelinde polimer katmanlı soğutma teknolojisi olacak
Şirketin geliştirdiği modelin dikkat çeken bir diğer özelliği ise kullanılacak soğutma teknolojisi. Huawei’nin 2020 ortalarında Dünya Fikri Mülkiyet Ofisi’ne (WIPO) sunduğu patent, 25 Kasım 2021’de yayınlandı. 46 sayfalık “Elektronik cihaz için ısı borusu ve bunun üretim yöntemi” başlıklı dökümandaki teknoloji, tüm katlanabilir telefonlar için uygun halde tasarlandı.
Kullanıcılar artık işlemlerini akıllı telefon veya tablet üzerinden gerçekleştiriyor. Oyun, video render ve grafik tasarım gibi birçok işlemin gerçekleştirilebildiği cihazlar, ısınma sorunu nedeniyle kullanıcılara zor anlar yaşatıyor. Akıllı telefon üreticilerin kullandıkları ısı boruları, sert malzemeden üretildiği için katlanabilir cihazlara tam anlamıyla uyum sağlayamıyor.
Isıyı cihazın her iki tarafına da eşit bir şekilde dağıtmak isteyen Huawei, polimer tabakalar ile bunu mümkün hale getirdi. Huawei’nin en dişli rakiplerinden biri olan Xiaomi, Mi MIX Fold modelinde termal jel, grafit plakalar ve bakır folyodan oluşan özel bir sıvı soğutma teknolojisi kullandı. Xiaomi, geliştirdiği teknolojiyi “sektördeki en lüks ve gelişmiş ısı yayma teknolojisi” olarak adlandırıyor.
Henüz Huawei Mate V modelinin soğutma teknolojisi haricinde hangi özellikler ile tanıtılacağı bilinmiyor. Şirketin yeni modeli 2022 yılında tanıtacağı tahmin ediliyor.
Nicolas Cage, bir sonraki projesi ile hayranlarının karşısına çıkmaya hazırlanıyor. Uzun zamandır büyük çaplı yapımlarda yer almayan usta oyuncu, sessizliğini bozma kararı aldı. Hollywood sinemasından çekinen aktör, efsanevi kötü adam ile sahalara dönecek.
Renfield filmi ile kamera karşısına geçecek Nicolas Cage, şimdiden beklentileri yükseltmeyi başardı. Vampirlerin konu alındığı yapım, Dracula hikayelerinden esinlenecek.
Netflix yapımı Red Notice yeni bir rekor daha kırdı. Sevilen film, platformun en çok izlenen içeriği olmayı başardı.
Nicolas Cage, Dracula oluyor
Universal Studios‘un yapımcılığını üstlendiği Renfield filmi, korku ögelerini üst planda tutabilir. Dracula‘nın hizmetkarı Renfield‘a odaklanacak yapımda Nicolas Cage, bizzat Dracula‘yı canlandıracak. 1897 yapımı Bram Stoker‘ın kaleminden çıkan Dracula kitabından uyarlanması beklenen yapım, başarılı aktörün de sahalara dönüşünü temsil edecek.
Chris McKay‘in yöneteceği film, akıl hastanesinde kalan R.M Renfiled‘ın başından geçenleri konu alacak. Karakterin, ölümsüzlüğü bulmak için kaçışını ve yaşadıklarını anlatacak olan hikayede, Dracula da oldukça kilit bir rol oynuyor. Bununla birlikte 1897‘de yazılan kitabın, günümüz şartlarına uygun olarak revize edileceği gelen bilgiler arasında.
Filmde Renfield karakterini, Nicholas Hoult canlandıracak. Ayrıca filmin prodüktörlüğünü de Rick and Morty‘nin ilk sezonunda kilit rol oynayan Ryan Ridley üstlenecek. Korku temasının işleneceği yapımın çekimleri henüz başlamadı. Bu nedenle çıkış tarihi ile alakalı kesin bir detay vermek için henüz erken diyebiliriz. Bununla birlikte bir “monster-verse” kurmak isteyen Universal Studios da son kozunu oynayacak. Tom Cruise‘un yer aldığı Mumya filmi ile beklentileri karşılayamayan şirket, durumu tersine çevirmek istiyor.
Metot oyuncuları arasında önemli bir yere sahip olan Nicolas Cage, şimdiden hayranlarının beklentilerini yükseltti. Daha önceden Pig filmi için belli bir süre etobur beslenen ve karakterin acısını göstermek için anestezi olmadan iki dişini birden çeken usta aktörün performansı merak konusu. Ayrıca büyük bütçeli bir yapım için tekrardan kamera arkasına geçecek olması da, oyuncuya olan ilgiyi arttırıyor. Bakalım Nicolas Cage, Dracula‘nın üstesinden gelebilecek mi, bekleyip göreceğiz.
Sizler Nicolas Cage ve Dracula birlikteliğini nasıl değerlendiriyorsunuz? Görüşlerinizi bizlere aktarmayı unutmayın.
2022 yılının en çok beklenen donanım lansmanları arasında NVIDIA GeForce RTX 40 serisi ekran kartları yer alıyor. Cihazların lansmanına daha oldukça uzun bir yok var. Yine de şimdiden geliştirmenin oldukça ileride götürüldüğüne dair bilgiler gelmeye başladı. Fabrikaların bu üretim hızıyla devam ettiği takdirde RTX 40 serisini daha erken piyasaya çıkartacağı düşüncesi hakim.
Bir rapora göre, NVIDIA GeForce RTX 40 serisi için üretim hazırlıkları devam ediyor. Yine de lansmanın daha erken gerçekleşeceği hakkında bir bilgi yer almıyor. Bunun yanı sıra bileşen tedarikini artırma konusunda NVIDIA‘nın atacağı adım da belli değil. Durum ne olursa olsun RTX 40 serisi ekran kartlarının toplu olarak satışa sunulacağı söyleniyor.
NVIDIA'nın merakla beklenen RTX 4000 serinin çıkış tarihi ve bazı özellikleri belli oldu. İşte ayrıntılar...
NVIDIA, RTX 40 serisinde Ada Lovelace mimarisini kullanacak
RTX 40 serisi ekran kartları, Ampere tabanlı RTX 30 serisini terk ediyor. Bu noktada artık Ada Lovelace mimarisine geçiş yapıyor. TSMC 5nm işlem düğümü kullanılarak inşa edilmesi beklentiler dahilinde yer alıyor. Ampere nesil kartlar Samsung‘un 8nm süreci kullanılarak üretilmişti. Bu nedenle TSMC’ye geçişin rekabeti daha da artırması bekleniyor. NVIDIA,Apple,AMD, Qualcomm ve diğer şirketlerin tüm üst düzey üretimleri için TSMC tarafına güvenerek çok büyük bir çek yazdığı düşünülüyor.
NVIDIA GeForce RTX 3090
RTX 4090 ekran kartının yüksek güç tüketmesi bekleniyor
Ada Lovelace ekran kartlarının monolitik bir tasarıma sahip olması beklentiler dahilinde yer alıyor. Bir sızıntı kaynağı üst düzey AD102 ekran kartının 18432‘ye kadar CUDA çekirdeği, 24 GB ve 21 Gbps GDDR6X bellek ve 2,3 GHz ile 2,5 GHz saat hızına sahip olacağını iddia etti. Bu da en yakın rakibi RTX 3090 ile karşılaştırma altına alındı. Baktığımızda varsayımsal olarak RTX 4090‘ın oldukça güçlü bir kart olacağı düşünülüyor. Bu yüzden de çok yüksek güç gereksinimlerine de sahip olacaktır.
Güç konusunda PCIe 5.0 güç konektörü 600W’a kadar güç sağlayabilir. Bu noktada 300W amiral gemisi kartların altın çağları geride kalmış gibi duruyor.
Sizler RTX 40 serisi ekran kartlarından ne bekliyorsunuz? Fikirlerinizi yorumlar kısmından belirtmeyi unutmayın!
Google uygulamasının arka planında çeşitli değişiklikler meydana geliyor. Google News Telegram grubunun üyeleri uygulamada arama çubuğu için farklı yerleşimler ve tasarımlar gördü. Bu değişiklikler hem olumlu hem olumsuz olarak karşımıza çıkıyor.
Bir tasarım değişikliğiyle profil resminiz Google uygulamasının arama çubuğuna yerleşiyor. Buradan da ayarlara erişmek için kolay bir imkan sunuyor. Buradaki dezavantaj ise ekranın üstüne yerleştirilmiş olmasında yatıyor. Ulaşmak için ise oldukça uzun parmaklara sahip olmanız gerekiyor. Ayarların arama çubuğuyla entegrasyon içerisine girmesi Gmail ve Play Store bünyesinde yer alanla aynı özellikleri sunuyor.
Günümüzde birçok uygulamaya kullanıcı adı ve şifrelerle giriş yapabiliyoruz. Sizler için Chrome şifreleri yedekleme nasıl yapılır anlattık.
Google, bir başka testte arama çubuğunu ayarlarla entegre etmedi
Google, bir başka değişikliği daha test ediyor. Bu da arama çubuğunu ekranın tam altına taşıyor. Ancak baktığımızda ortaya çıkan resimler testte kullanıcının profil resminin ve uygulama ayarlarına erişimin artık arama çubuğuna entegre edilmediğini gösteriyor.
Google arama çubuğu ve ayarlar menüsü entegre durumda
Arama çubuğu uygulamayı açtığınızda görünür hale geliyor. Kapattığınızda ise gizli bir duruma geçiyor. Bu durumda kullanıcının uygulamayı durdurmasına gerek kalmıyor. Çünkü uygulama kapatıldığında bellekten harcamayı bırakıyor.
Henüz değişikliklerin uygulanacağı belli değil
Google‘ın bu tarz A/B testlerini sevdiğini biliyoruz. Bu durumda şirket bazı Android kullanıcılarının ekranın üst kısmındaki entegre ayarlar erişimi ile yeni arama çubuğu alacağını söylüyor. Test belirli bir süre boyunca çalıştırıldıktan sonra Google, Android kullanıcılarının hangisinin kalıcı hale getirilmesi gerektiğini sorguluyor. Şu anda Google’ın hangi değişikliği seçeceği ya da mevcut durumu korumaya karar mı vereceği bilinmiyor. Şu anlık bu durum bir tahmin olarak yer alıyor.
Google arama çubuğu ve ayarlar menüsü entegre değil.
Sizler arama çubuğu resimlerini nasıl buldunuz? Sizce kullanışlı mı yoksa ek uğraş mı içerecek? Fikirlerinizi yorumlar kısmından belirtmeyi unutmayın!
Birçok kullanıcı popüler Apple ürünlerinin şeffaf hallerini merak ediyor. Apple ürünleri koleksiyonu yapan Giulio Zompetti, Twitter üzerinden saydamApple AirPods ve 29W Apple şarj cihazı prototiplerini paylaştı.
Yarı saydam gövde tasarımı ile tanıtılan Apple iMac G3 modeli, şirketin ikonik ürünleri arasında yer alıyor. Gökkuşağı renklerinden oluşan iMac G3 modelleri, 15 Ağustus 1998 yılında tanıtıldı.
Yirminci yaşını kutlayan iPod'un daha önce hiç görülmemiş bir prototipi ortaya çıktı. iPod'un mucidinden de yorum gecikmedi.
Apple’ın saydım ürün prototipleri ortaya çıktı
Twitter hesabında çeşitli Apple prototipleri ile ilgili fotoğraf paylaşan Giulio Zompetti, geçtiğimiz aylarda 1. nesil iPhone modelinin EVT (mühendislik onay test) örneği ile karşımıza çıktı.
Geçtiğimiz dönemlerde birçok firma, yarı saydam ürünler tasarlayarak kullanıcılara sundu. Apple’ın da iMac ailesi ile katıldığı bu furya, tasarım trendlerinin değişmesiyle birlikte son buldu.
2018 yılında Xiaomi tarafından piyasaya sürülen Mi 8 Explorer Edition, saydam arka kapak ile karşımıza çıktı. Piyasaya sürüldükten hemen sonra tükenen model, birçok kişinin beğenisini kazanmayı başardı.
Giulio Zompetti tarafından paylaşılan Apple AirPods modeline tam anlamıyla saydam demek doğru olmayacaktır. Bazı analistler, şirketin saydamlık konusunda beklediği sonucu elde edemediği için ürün haline getirmediğini tahmin ediyor.
29W USB Type-C şarj aleti ise tam anlamıyla saydam dış plastiğe sahip. İçerisinde bulunan devre elemanlarının net bir şekilde görülebildiği cihaz, görünüş olarak birçok kişi tarafından beğenildi.
Siz saydam tasarıma sahip ürünler hakkında ne düşünüyorsunuz? Kullandığınız ürünlerin devre elemanlarını görmek ister miydiniz? Düşüncelerinizi yorumlar kısmında belirtebilirsiniz.
Netflix‘in yeni filmi Red Notice, hayranların ilgisini toplamaya devam ediyor. Aksiyon komedi kategorilerinde izleyicilerini karşılayan yapım, oyuncu kadrosuyla da dikkat çekiyor. Netflix‘in büyük bütçeli filmi, görünüşe göre harcanan paranın karşılığını vermeyi başarmış.
Zira son paylaşılan raporlara göre platformun en popüler filmi, Red Notice oldu. İzlenme saati üzerinden yapılan araştırmaya göre yapım, kırılması güç bir seviyeye ulaştı.
Netflix'in az bilinen özelliklerini sizler için sıraladık. Bu özellikler, seyir zevkinizi daha da artıracak.
Red Notice, en çok izlenen Netflix filmi oldu
Netflix tarafından paylaşılan verilere göre Red Notice, platform üzerinde en çok izlenen yapım olarak izleyicisini karşılıyor. Toplamda 300 milyon saat izlenen film, rekorun bir önceki sahibi olan Bird Box‘ı yerinden etmeyi başardı. BirdBox282 milyon saat izlenme ile ikinci sıraya yerleşti. Listenin üçüncü sırasında ise Chris Hemsworth‘ün başrol oynadığı 231 milyon saat izlenmiş Extraction yer alıyor.
Tüm bu olumlu gelişmelere rağmen Red Notice filminin izleyici geri dönüşleri pek de parlak değil. En popüler film değerlendirme sitelerinin başında gelen Rotten Tomatoes üzerinde yapım, yüzde 35 puanlık geri dönüşe sahip. Ki bu oran filmin beğenilmediğini gözler önüne seriyor.
Film için gelen negatif yorumların ana kaynağı olarak da oyuncu performansları gösteriliyor. Özellikle Ryan Reynolds‘ın Deadpool kopyası, Gal Gadot‘un da aynı şekilde Wonder Woman kopyası olduğu kanısı, bir hayli fazla. Dolayısıyla özgünlük sıkıntısı çeken pek çok izleyici, filme düşük puan vermek durumunda kalmış. Ayrıca Red Notice‘in bu başarısı, sinema sektöründe popüler olmak için çok da kaliteli olmaya gerek olmadığını bir kez daha gösteriyor.
Global çapta başarılı olan Red Notice‘in başrollerinde, Ryan Reynolds, Gal Gadot ve Dwayne “The Rock” Johnson yer alıyor. Filmin yönetmenlik koltuğunda da Rawson Marshall Thurber oturmakta. Mizahı yüksek Red Notice, aksiyon konusunda da kimi eleştirmenlerden olumlu geri dönüşler aldı.
Peki sizler Red Notice filmini izlediniz mi? Sizce Netflix‘in yeni yapımı, en çok izlenecek kadar popüler olmalı mıydı? Görüşlerinizi ve tahminlerinizi bizlere aktarmayı unutmayın.
Samsung Galaxy S21 FE modelinin Ocak 2022′de piyasaya çıkması beklentiler dahilinde yer alıyor. Telefonun tasarımı geçtiğimiz birkaç ay süresince çeşitli kaynaklar tarafından ortaya çıktı. Bir web sitesi de resmi duyurunun öncesinde S21 FE’nin yüksek çözünürlüklü görüntülerini internet ortamına yaydı.
Galaxy S21 FE‘nin sızdırılan görüntülerine baktığımızda dört adet renk seçeneği ihtimali doğuyor. Kaynak, 128 GB ve 256 GB depolama varyantlarıyla geleceğini iddia ediyor. Bu modellerin de Avrupa pazarında sırasıyla 660 Euro ve 705 Euro civarlarında satışa sunulacağı söyleniyor.
Samsung Galaxy S22 ile ilgili detaylar gelmeye devam ediyor. Son olarak telefonun kamera özellikleri sızdırıldı
Samsung Galaxy S21 FE özellikleri
Galaxy S21 FE hakkında şu ana kadar çeşitli özellik söylentileri çıktı. Bu bağlamda cihazın 120Hz yenileme hızını destekleyeceği söylendi. Buna ilave olarak 6.41 inç AMOLED FHD+ ekranla gelebileceği ortaya çıktı. Bunun yanı sıra IP68 dereceye sahip toza ve suya dayanıklı bir kasa ile satışa sunulması beklentiler dahilinde yer alıyor.
S21 FE, ABD gibi bazı pazarlarda Snapdragon 888 işlemcisiyle geliyor. Avrupa ve Hindistan pazarlarında ise Exynos 2100 yonga setinden güç alması beklentiler dahilinde. Bu noktada 8 GB / 12 GB LPDDR5 RAM ve 128 GB / 256 GB UFS 3.1 depolama alanıyla bir araya geleceği söyleniyor. Buna ek olarak One UI 3.1 tabanlı Android 12 işletim sistemiyle de gelmesi muhtemel duruyor.
Telefon kamera konusunda 32 Megapiksel ön kamera, 12 Megapiksel ana kamera, 12 Megapiksel ultra geniş lens ve 8 Megapiksel telefoto kamera kurulumuna sahip olabilir. Batarya kısmında 4.500 mAh bataryayı 25W hızlı şarj destekleyen bir adaptörün doldurması bekleniyor. Buna ek olarak 15W kablosuz şarjı da destekleyeceği söyleniyor. Henüz bu bilgilerin resmi olarak onaylanmadığının da altını çizelim. Altta vereceğimiz özellikler tablosu da resmi açıklamalar geldiğinde değişikliğe uğrayabilir.
Ekran:
120 Hz yenileme hızı, 6.41 inç AMOLED FHD+ ekran
İşlemci:
Snapdragon 888 (ABD), Exynos 2100 (Avrupa ve Hindistan)
Bellek:
8 GB / 12 GB LPDDR5 RAM
Depolama alanı:
128 GB / 256 GB
Arka kamera:
12 Megapiksel + 12 Megapiksel + 8 Megapiksel
Ön kamera:
32 Megapiksel
Batarya:
4.500 mAh batarya, 25W hızlı şarj, 15W kablosuz şarj
Diğer özellikler:
IP68 derecesine sahip toza ve suya dayanıklı
Sizler Galaxy S21 FE modelinin görüntüleri hakkında ne düşünüyorsunuz? Telefonun Türkiye fiyatından beklentileriniz neler? Fikirlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Second Life oyunu ile Metaverse kavramını ilk kez dünyamıza sokan Philip Rosedale, önemli açıklamalarda bulundu. Facebook‘un tanıttığı sistem hakkında bazı yorumlarda bulunan Rosedale, yapıyı tam olarak anlamlandıramadığını belirtti. Metaverse ile Second Life‘ı kıyaslayan geliştiricinin bazı şüpheleri bulunmakta.
Sistemin doluluğu konusunda emin olamayan Rosedale, sistemin tam anlaşılır olmadığını savundu. Ünlü isme göre Metaverse herkes için uygun olmayabilir.
Metaverse dünyasındaki gelişmeler son zamanlarda manşetlerde yer alıyor. Son olarak bir dijital yata harcanan para dudak uçuklattı.
Metaverse herkese uygun olmayacak
2003 yılında yarattığı Second Life ile, teknoloji bu kadar gelişmemişken dahi Metaverse kavramını ortaya atan Philip Rosedale, Facebook‘un yeniliklerini tam anlamıyla beğenemedi. Başarılı isim, kendi oyunlarına göre daha düz bir yapıda olduğunu söylediği sistem için, şüpheli yorumunu yapmakla yetindi.
Hayatımızın bir noktasında bu tarz evrenlere giriş yapmak zorunda kalacağımızı düşünen Philip Rosedale, açıklamalarında şunlara yer verdi:
Sanırım öğrendiğimiz şey – ve biraz üzüntüyle, yaptığım iş göz önüne alındığında, aynı fikirde olmak zorundayım – bunun herkes için olmadığı ve belki de asla herkes için olmayacağı. Kaçınılmaz olarak hepimiz hayatımızın giderek daha büyük bir bölümünü sanal bir dünyada geçireceğiz. Normal insanların çoğu zaman bu çevrimiçi alanlara girmeye istekli olmasına neyin neden olacağına dair bu ağır soru da hala ortaya çıkıyor. Ve sanırım hala bu soruyu cevaplamadık.
Genel olarak insanların sisteme nasıl dahil olacağı ile alakalı konuşan Rosedale, mevcut yapının kaçınılmaz olduğunun da altınız çizdi. Öte yandan Second Life içerisinde rol yapma ögeleri sayesinde oyuncular bambaşka bir hayat deneyimi yaşayabilmekteydi. Facebook cephesi şimdilik böyle bir vaat de bulunmuyor. Tabi bunda Facebook‘un Metaverse evreninin bir oyun olmadığını da hatırlatmak gerek.
Teknolojiyi bambaşka bir yere götürebilecek olan Metaverse, gelişmiş örnekleri ile bizleri karşılayacak dersek yanlış olmaz. 1992 yılından beri kavram olarak hayatımızda olan evren, Second Life başta olmak üzere pek çok denemeyle internet dünyasına giriş yaptı. Bakalım bu denemelerin en başarılısı hangisi olacak, bekleyip göreceğiz.
Sizler Philip Rosedale‘ın açıklamaları hakkında neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi bizlere aktarmayı unutmayın.
Google kısa süre önce Chrome sürüm zaman çizelgesini güncelledi. Bu noktada altı hafta aralıklarla olan güncellemeleri dört haftaya çekti. Bunun sonucunda da sürüm 95 atlanmış oldu. Bu yaz şirketin aynı durumu Chrome OS için de planladığı ortaya çıktı. 94 sürümünün kullanıma sunulmasının ardından, Chrome OS 96 artık kararlı bir şekilde cihazlara inmeye başladı.
Chrome OS 96, önceki güncellemelere kıyasla oldukça küçük görünüyor. Yine de iş, kamera ve Android uygulamalarına yönelik birkaç iyileştirmeyle birlikte geldi. Dört haftalık programın bir parçası olan güncelleme, Chrome Yayınları blogunda duyuruldu. Yeni sürümü kullanan birtakım kullanıcılar çeşitli değişiklikler fark ettiler.
Günümüzde birçok uygulamaya kullanıcı adı ve şifrelerle giriş yapabiliyoruz. Sizler için Chrome şifreleri yedekleme nasıl yapılır anlattık.
Chrome OS 96 ile yeni kamera ayarları geldi
Yerel Chrome OS kamerası, Chromebook‘taki üretkenliği ve görüntülü arama kalitesini artırmak için birkaç yeni özellik aldı. Bunlardan ilki belge taraması oldu. Özellik birkaç ay önce testte karşımıza çıktı. Chrome OS 96 beraberinde de resmi olarak destek kazandı. Bundan böyle herhangi bir basılı belgeyi taramak için kameranızı kullanabiliyorsunuz. Üstelik onu kolayca bir PDF dosyasına ya da bir JPEG görüntü formatına dönüştürebiliyorsunuz.
Kamera uygulamasını açtıktan sonra Tarama modunu seçiyorsunuz. Ardından taramak istediğiniz belgeye doğru tuttuğunuzda kenarları otomatik şekilde algılıyor ve dijital bir belge olarak saklıyor. Bu yönüyle Adobe Scan gibi uygulamalara benzerlik gösteriyor.
Son olarak Google, Kamera uygulaması için 5 saniyelik video kaydedebileceğiniz ve bunu paylaşılabilir bir GIF‘e dönüştürebileceğiniz GIF oluşturucuyu tanıttı. Bu özellik Chrome OS 96 ile gelmedi. Ancak 97 ya da 98 sürümlerinde gelmesi beklentiler dahilinde yer alıyor.
Yakındakilerle Paylaş seçeneğinin desteği arttı
Yakınlardakilerle Paylaş özelliği geçen yıldan bu yana Android telefonlarda yer alıyor. Chrome OS’de bir süredir Dosyalar uygulamasında, sistem uygulamalarında ve bazı aşamalı web uygulamalarında sınırlı kapasitede destek aldı. Şimdi ise Chrome OS 96‘dan başlayarak tüm Android uygulamalarında desteklenmiş durumda. Bu sayede artık telefonunuzla ya da yakındaki diğer cihazlarla kolayca içerik paylaşımı yapabiliyorsunuz.
Kolaylaştırılmış bildirim ayarları
Uygulama başı bildirimleri etkinleştirmek ya da devre dışı bırakmak için önceden Hızlı Ayarlar menüsüne gitmemiz gerekiyordu. Şimdi ise Chrome OS 96 ile bu değişti. Çünkü Ayarlar menüsünün Uygulamalar bölümünde artık özel bir Bildirimler kısmı yer alıyor. Bu kullanıcıların belirli Android uygulamalarındaki bildirimleri tek bir yerden kolayca devre dışı bırakmalarına ya da Rahatsız Etme modunu açıp hepsini kapatmalarına olanak tanıyor.
Birtakım diğer küçük değişiklikler
Chrome OS 96 sürümü dolayısıyla birtakım küçük değişiklikler de yer alıyor. Bunlar da şu şekilde:
‘Uygulamalarınızı Yönetin’ bölümündeki listede, bir Android uygulamasının içerisindeki bağlantıların Chrome tarayıcısında ya da bir uygulamanın kendi korumalı alanında açılacağını belirleyen ‘Desteklenen bağlantıları açma’ adında yeni bir bölüm geldi.
Duvar Kağıdı uygulamasına artık masaüstüne sağ tıklamak yerine bir simgeyle erişim sağlanabiliyor. Ayrıca birkaç kullanıcı arayüz iyileştirmesi de geldi.
Güncelleme bugün itibariyle desteklenen Chromebook‘larda dağıtıma açıldı. Henüz sizinkinde yer almıyorsa birkaç hafta beklemeniz gerekiyor. Sonradan tekrar kontrolünü gerçekleştirebilirsiniz.
Sizler Chrome OS hakkında ne düşünüyorsunuz? Fikirlerinizi yorumlar kısmından belirtmeyi unutmayın!
Tekila, şemsiye ve termos gibi ürünler ile kullanıcıların karşısına çıkan Tesla, bu kez düdük satışıyla gündeme geldi. Tesla CEO’su Elon Musk, Twitter’dan Cybertruck modelinden ilham aldığı Cyberwhistleadını verdiği düdüğü ile ilgili paylaşım yaptı.
Bir süredir tedarik zinciri ile ilgili sorun yaşadıklarını belirten Elon Musk, geçtiğimiz günlerde Cybertruck ile ilgili açıklama yaptı. 2021 yılında piyasaya sürüleceği tahmin edilen modelin çıkış tarihi 2022’ye ertelendi.
Cybertruck için ön siparişte bulunanlar ve aracı merakla bekleyenler için Elon Musk, yeni bir açıklama yaptı. İşte ayrıntıları...
Cyberwhistle satışa çıktığı anda tükendi
1 milyondan fazla kişi, Cybertruck için 100 dolarlık ön ödemeyi yaparak beklemeye başladı. 2019 yılında tanıtılan model, geçtiğimiz sene yaşanan çip krizi ve tedarik sorunları nedeniyle 2022’ye ertelendi.
Kullanıcıların karşısına farklı aksesuarlar ile çıkan Tesla, bu kez de Cybertruck modelinden ilham alınan düdüğü satışa sundu. 50 dolar fiyat etiketi ile satılan düdük, kullanıcıların ilgisini çekmeyi başardı.
Tesla’nın web sitesinde termos, bardak, şemsiye, model araba ve şarj istasyonu görünümlü USB kablo orginizer gibi birçok ürün bulunuyor. Bir süre önce satışa sunulan tekila, 24 saat içerisinde tükenmişti.
Konu ile ilgili Tweet atan Musk, “Apple tarafından üretilen saçma beze para kaptırmak yerine bizim düdüğümüzü satın alın.” ifadelerini kullandı. Ayrıca Musk, tıbbi sınıf paslanmaz çelikten yapılan düdüğün birinci sınıf koleksiyon ürünü olduğunun altını çizdi.
Sınırlı sayıda üretilen Cyberwhistle, satışa çıktıktan hemen sonra tükendi. Bazı bayiler, ürünü Ebay gibi satış sitelerinde 2.250 dolar fiyat etiketiyle satışa sundu.
Snapdragon, artık profesyonellere yönelik çeşitli özelliklerle gelen bir ISP markasına dönüştü. Fakat geliştirilen teknolojisi ve yüksek verimliliği sayesinde sıradan kullanıcılara bile hitap edebiliyor. Bugün tanıtılan Snapdragon 8 Gen 1’de, CPU ve GPU için performans ve güç verimliliğinde dikkate değer iyileştirmeleri beraberinde getiriyor.
Qualcomm bugün yapmış olduğu etkinlikte yapay zeka sistemleri konusunda Google ile bir işbirliği içerisinde olduğunu açıkladı.
Qualcomm’dan Snapdragon atağı!
Qualcomm’un yeni ISP’si artık saniyede 3.2 gigapiksel işleyebiliyor. Bu değer selefi olan Snapdragon 888’de 2.7 gigapikseldi. Diğer geliştirmeler ve optimizasyonlarla birleştirildiğinde bu, saniyede 240 adet 12 Megapiksel fotoğraf çekebileceği anlamına geliyor. Bu nokta da 888’in 2 katı bir performansla birlikte karşımıza çıkıyor.
Tabii 12 Megapiksel artık iyice eskiyen bir lens haline geldi. Günümüzde akıllı telefonlar 3 haneli seviyelere çıkış yapmış durumda. Bu sebeple güncel bir 108 Megapiksel kameralı telefonda kullanılırsa saniyede 30 kez tam çözünürlüklü fotoğraf çekimi yapabilir.
İsteğe göre aynı anda üç farklı kameraya bağlanarak saniyede yine 30 çekim olmak koşuluyla 3×36 Megapilsel seçeneği de uygulanabilir. Bu durum açıkçası en çok seri çekim moduna katkı sağlayacak gibi duruyor. Ancak şirketler tarafından tamamen optimizasyona açık duruyor.
Qualcomm, ISP’yi kanal başına 14 bit yerine 18 bit çalışacak şekilde yeniden tasarladı. Bu, dinamik aralıkta (4 durak) etkileyici bir gelişme olan HDR kullanımı da sağlanıyor. Ayrıca yonga seti, profesyonellerin görüntü sensörü tarafından yakalanan her ons veriyi kullanabilmesi için, düzenleme için sıkıştırılmamış 18 bit RAW’ı dışa aktarabilir.
Donanım işleme video kaydı da benzer bir şekilde geliştirildi. Maksimum çözünürlük hala 30 fps’de 8K olarak gözüküyor. Fakat artık bu şekildeyken de HDR’ı (hem HDR10 hem de HDR10+) destekliyor. Ayrıca kullanıcılar bu çözünürlükte video kaydı yaparken 64 Megapiksel değerinde fotoğraflar çekebilecek.
Buna ek olarak tüm bu işlemler sırasında Elektronik Görüntü Sabitleme (EIS) özelliğini de aktif bir şekilde kullanabiliyorsunuz. Eğer 4K çekimler yapıyorsanız da artık yeni donanım motoru sayesinde videolarınızı çekerken arka planda bir bokeh efekti oluşturabileceksiniz.
Mega Multi Frame Engine sayesinde telefonlardaki gece modları da büyük oranda iyileşecek. Bununla birlikte eskiden 6 kareye kadar olan görüntüler birleştirilirken artık bu sayı 30’a çıkartılmış durumda. Video Süper Çözünürlüğü ismi verilen bir diğer özellik sayesinde de dijital yakınlaştırmaların kalitesi artacak.
Qualcomm ayrıca, klasik Leica lenslerinin davranışını ve bunlar tarafından yakalanan görüntülerin görünümünü doğru bir şekilde yeniden yaratan filtreleri taklit eden bir yazılım geliştirmek için Leica ile ortaklık kurdu.
Ultra geniş kameralara ayrılmış (görüntünün eğriliğini düzeltme gibi şeyleri işleyen) motor artık renk sapmalarını gidermek için bir filtre de çalıştırıyor. Bu sayede ana kameramızla yaptığımız çekimlerle arasında oluşacak ton farkları gibi problemler hem fotoğraf hem de video tarafında giderilecek.
Yapay zeka sistemleri halihazırda otomatik pozlama ve odaklama yardımcısı için kullanılıyordu. Fakat artık geliştirilen hız ile birlikte yüksek doğrulukta yüz algılaması yapabiliyor. Bu sayede selefi yüzdeki 150 farklı noktayı takip ederken bu işlemci performansı 2 katına çıkartarak 300 algılama yapabiliyor. Bunun özellikle 3 boyutlu animoji avatarlarının doğruluğunu artırması bekleniyor.
Snapdragon 8 Gen 1’de aslında dördüncü bir ISP bulunuyor. Bu birimin göreviyse her zaman açık kamera özelliklerini etkinleştirebiliyor. Bu sayede yüz kilidi açma modlarının yanı sıra birtakım gizlilik özelliklerini de etkinleştirebilecek. Örneğin ekranınızı biriyle paylaşıyorsanız bildirimleriniz otomatik olarak sessize alınacak. Benzer bir şekilde biri omzunuzun üzerinden gizlice gözetliyorsa bunu da algılayabilecek.
Tabii bu her zaman açık olan kamera beraberinde bazı gizlilik endişelerini de getiriyor. Fakat Qualcomm bunları ciddiye aldığını, ISP’den gelen hiçbir verinin cihazdan dışarı çıkmayacağını ve Snapdragon çipinin yeni güvenlik özellikleriyle birlikte korunduğunu söylüyor. Ayrıca bu özellik işlemciyle birlikte geliyor olsa da cihazlarında kullanıp kullanmamak akıllı telefon üreticilerinin elinde olacak.
Yeni Snapdragon 8 gen 1 işlemcisindeki yapay zeka motoru yüzde 70 daha yüksek güç verimliliği ile işlerini 4 kat hızlı yapabiliyor. Gelecekteki AI modelleri de bu sinir ağının INT8 ve INT16’yı karıştırmasına izin veren karma hassas mod desteğinden faydalanabilecek. Yani yeni nesiller üzerinde yapılacak iyileştirmeler ve geliştirmeler bu modelden çok daha kolay olacak.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi SDN Forum‘da veya yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Qualcomm bugün düzenlediği Snapdragon 2021 etkinliğinde Google Cloud’un Nöral Mimari teknolojisini kendi platformuna getirmek için bir işbirliğine gittiğini duyurdu. Bu sayede ortak çalışmayla birlikte yapay zeka sistemlerin gelişimi eskisinden daha hızlı olacak. Ancak bu ortak akıl çok daha fazlasına olanak sunacak gibi gözüküyor.
Qualcomm, sızıntılar ile gündeme gelen Snapdragon 8 Gen1 işlemcisi ve Snapdragon markası hakkında açıklama yaptı.
Qualcomm yapay zeka gelişiminde lider şirketler arasına giriyor!
Qualcomm, yapmış olduğu bu duyurunun kendisini Google Cloud Vertex AI Sinir Mimarisi Arama hizmetini sunan ilk işlemci ve yonga üreticisi konumuna getirdiğini söylüyor. İlk olarak yeni işlemcisi Snapdragon 8 Gen 1 ile birlikte mobil platformlarda, ardından IoT, otomotiv ve XR gibi diğer alanlarda da Snapdragon çatısı altında sunulacağını belirtti.
Yapay zekayla ilgili donanımlar her geçen gün daha da yaygın bir hale geliyor. Dikkatlerse genellikle spesifik çözümlerden oluşan yazılımlara çevriliyor. Optimizasyonsa AI için MLOps iş akışlarını geliştiriyor. Bu iş birliğiyle birlikte Qualcomm, Snapdragon için yapay zeka modellerinin geliştirilmesini hızlandırmayı hedefliyor.
Google Cloud, Mayıs ayında Vertex AI Neural Architecture Search’ü kendi yapay zeka modellerini geliştirmek, dağıtmak ve sürdürmek için birleşik yapıya sahip bir platform olarak duyurdu. Şirkete göre Vertex AI ile eğitim modelleri, diğer platformlara kıyasla neredeyse yüzde 80 daha az kod satırı gerektiriyor.
Google, bilgi işlem vizyonundan dil ve yapılandırılmış verilere kadar şirketi güçlendirmek için halihazırda dahili olarak kullanılanla aynı araç takımı olduğunu iddia ediyor. Vertex AI çeşitli araçlardan oluşuyor. Fakat Qualcomm, özellikle Sinir Mimarisi Arama (Neural Processing) özelliğinin üzerine gidiyor.
Adından da anlaşılacağı gibi, bu sistem sayesinde Qualcomm geliştirmiş olduğu yapay zeka modellerini optimize etmeye çalışıyor. Vertex AI NAS ise Qualcomm Neural Processing birimine entegre bir şekilde karşımıza çıkacak. Ayrıca Qualcomm AI üzerinde çalışmaya devam edecek.
Qualcomm Başkan Yardımcısı June Yang, Google Cloud’da Bulut Yapay Zeka ve Endüstri Çözümleri hakkında yaptığı açıklamada şunları söyledi:
Bu işbirliği ile Qualcomm Technologies artık yeni yapay zeka modellerini aylar yerine haftalar içinde oluşturup optimize edebilecek ve bunun Snapdragon destekli cihazları kullanan insanlar üzerindeki etkisinden ve potansiyelinden dolayı büyük bir heyecan duyuyoruz.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!