Qualcomm yeni 18-bit Snapdragon ISP’sini tanıttı!

Snapdragon, artık profesyonellere yönelik çeşitli özelliklerle gelen bir ISP markasına dönüştü. Fakat geliştirilen teknolojisi ve yüksek verimliliği sayesinde sıradan kullanıcılara bile hitap edebiliyor. Bugün tanıtılan Snapdragon 8 Gen 1’de, CPU ve GPU için performans ve güç verimliliğinde dikkate değer iyileştirmeleri beraberinde getiriyor.

Google ve Qualcomm yapay zeka gelişimi için birlikte çalışıyor!

Google ve Qualcomm yapay zeka gelişimi için birlikte çalışıyor!

Qualcomm bugün yapmış olduğu etkinlikte yapay zeka sistemleri konusunda Google ile bir işbirliği içerisinde olduğunu açıkladı.

Qualcomm’dan Snapdragon atağı!

Qualcomm’un yeni ISP’si artık saniyede 3.2 gigapiksel işleyebiliyor. Bu değer selefi olan Snapdragon 888’de 2.7 gigapikseldi. Diğer geliştirmeler ve optimizasyonlarla birleştirildiğinde bu, saniyede 240 adet 12 Megapiksel fotoğraf çekebileceği anlamına geliyor. Bu nokta da 888’in 2 katı bir performansla birlikte karşımıza çıkıyor.

Snapdragon

Tabii 12 Megapiksel artık iyice eskiyen bir lens haline geldi. Günümüzde akıllı telefonlar 3 haneli seviyelere çıkış yapmış durumda. Bu sebeple güncel bir 108 Megapiksel kameralı telefonda kullanılırsa saniyede 30 kez tam çözünürlüklü fotoğraf çekimi yapabilir.

İsteğe göre aynı anda üç farklı kameraya bağlanarak saniyede yine 30 çekim olmak koşuluyla 3×36 Megapilsel seçeneği de uygulanabilir. Bu durum açıkçası en çok seri çekim moduna katkı sağlayacak gibi duruyor. Ancak şirketler tarafından tamamen optimizasyona açık duruyor.

Snapdragon

Qualcomm, ISP’yi kanal başına 14 bit yerine 18 bit çalışacak şekilde yeniden tasarladı. Bu, dinamik aralıkta (4 durak) etkileyici bir gelişme olan HDR kullanımı da sağlanıyor. Ayrıca yonga seti, profesyonellerin görüntü sensörü tarafından yakalanan her ons veriyi kullanabilmesi için, düzenleme için sıkıştırılmamış 18 bit RAW’ı dışa aktarabilir.

Donanım işleme video kaydı da benzer bir şekilde geliştirildi. Maksimum çözünürlük hala 30 fps’de 8K olarak gözüküyor. Fakat artık bu şekildeyken de HDR’ı (hem HDR10 hem de HDR10+) destekliyor. Ayrıca kullanıcılar bu çözünürlükte video kaydı yaparken 64 Megapiksel değerinde fotoğraflar çekebilecek.

Buna ek olarak tüm bu işlemler sırasında Elektronik Görüntü Sabitleme (EIS) özelliğini de aktif bir şekilde kullanabiliyorsunuz. Eğer 4K çekimler yapıyorsanız da artık yeni donanım motoru sayesinde videolarınızı çekerken arka planda bir bokeh efekti oluşturabileceksiniz.

Mega Multi Frame Engine sayesinde telefonlardaki gece modları da büyük oranda iyileşecek. Bununla birlikte eskiden 6 kareye kadar olan görüntüler birleştirilirken artık bu sayı 30’a çıkartılmış durumda. Video Süper Çözünürlüğü ismi verilen bir diğer özellik sayesinde de dijital yakınlaştırmaların kalitesi artacak.

Qualcomm ayrıca, klasik Leica lenslerinin davranışını ve bunlar tarafından yakalanan görüntülerin görünümünü doğru bir şekilde yeniden yaratan filtreleri taklit eden bir yazılım geliştirmek için Leica ile ortaklık kurdu.

Ultra geniş kameralara ayrılmış (görüntünün eğriliğini düzeltme gibi şeyleri işleyen) motor artık renk sapmalarını gidermek için bir filtre de çalıştırıyor. Bu sayede ana kameramızla yaptığımız çekimlerle arasında oluşacak ton farkları gibi problemler hem fotoğraf hem de video tarafında giderilecek.

Snapdragon

Yapay zeka sistemleri halihazırda otomatik pozlama ve odaklama yardımcısı için kullanılıyordu. Fakat artık geliştirilen hız ile birlikte yüksek doğrulukta yüz algılaması yapabiliyor. Bu sayede selefi yüzdeki 150 farklı noktayı takip ederken bu işlemci performansı 2 katına çıkartarak 300 algılama yapabiliyor. Bunun özellikle 3 boyutlu animoji avatarlarının doğruluğunu artırması bekleniyor.

Snapdragon 8 Gen 1’de aslında dördüncü bir ISP bulunuyor. Bu birimin göreviyse her zaman açık kamera özelliklerini etkinleştirebiliyor. Bu sayede yüz kilidi açma modlarının yanı sıra birtakım gizlilik özelliklerini de etkinleştirebilecek. Örneğin ekranınızı biriyle paylaşıyorsanız bildirimleriniz otomatik olarak sessize alınacak. Benzer bir şekilde biri omzunuzun üzerinden gizlice gözetliyorsa bunu da algılayabilecek.

Tabii bu her zaman açık olan kamera beraberinde bazı gizlilik endişelerini de getiriyor. Fakat Qualcomm bunları ciddiye aldığını, ISP’den gelen hiçbir verinin cihazdan dışarı çıkmayacağını ve Snapdragon çipinin yeni güvenlik özellikleriyle birlikte korunduğunu söylüyor. Ayrıca bu özellik işlemciyle birlikte geliyor olsa da cihazlarında kullanıp kullanmamak akıllı telefon üreticilerinin elinde olacak.

Yeni Snapdragon 8 gen 1 işlemcisindeki yapay zeka motoru yüzde 70 daha yüksek güç verimliliği ile işlerini 4 kat hızlı yapabiliyor. Gelecekteki AI modelleri de bu sinir ağının INT8 ve INT16’yı karıştırmasına izin veren karma hassas mod desteğinden faydalanabilecek. Yani yeni nesiller üzerinde yapılacak iyileştirmeler ve geliştirmeler bu modelden çok daha kolay olacak.

Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi SDN Forum‘da veya yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!

Google ve Qualcomm yapay zeka gelişimi için birlikte çalışıyor!

Qualcomm bugün düzenlediği Snapdragon 2021 etkinliğinde Google Cloud’un Nöral Mimari teknolojisini kendi platformuna getirmek için bir işbirliğine gittiğini duyurdu. Bu sayede ortak çalışmayla birlikte yapay zeka sistemlerin gelişimi eskisinden daha hızlı olacak. Ancak bu ortak akıl çok daha fazlasına olanak sunacak gibi gözüküyor.

Snapdragon ayrılıyor! Qualcomm’dan yeni işlemci açıklaması

Snapdragon ayrılıyor! Qualcomm’dan yeni işlemci açıklaması

Qualcomm, sızıntılar ile gündeme gelen Snapdragon 8 Gen1 işlemcisi ve Snapdragon markası hakkında açıklama yaptı.

Qualcomm yapay zeka gelişiminde lider şirketler arasına giriyor!

Qualcomm, yapmış olduğu bu duyurunun kendisini Google Cloud Vertex AI Sinir Mimarisi Arama hizmetini sunan ilk işlemci ve yonga üreticisi konumuna getirdiğini söylüyor. İlk olarak yeni işlemcisi Snapdragon 8 Gen 1 ile birlikte mobil platformlarda, ardından IoT, otomotiv ve XR gibi diğer alanlarda da Snapdragon çatısı altında sunulacağını belirtti.

Yapay zekayla ilgili donanımlar her geçen gün daha da yaygın bir hale geliyor. Dikkatlerse genellikle spesifik çözümlerden oluşan yazılımlara çevriliyor. Optimizasyonsa AI için MLOps iş akışlarını geliştiriyor. Bu iş birliğiyle birlikte Qualcomm, Snapdragon için yapay zeka modellerinin geliştirilmesini hızlandırmayı hedefliyor.

Google Cloud, Mayıs ayında Vertex AI Neural Architecture Search’ü kendi yapay zeka modellerini geliştirmek, dağıtmak ve sürdürmek için birleşik yapıya sahip bir platform olarak duyurdu. Şirkete göre Vertex AI ile eğitim modelleri, diğer platformlara kıyasla neredeyse yüzde 80 daha az kod satırı gerektiriyor.

Google, bilgi işlem vizyonundan dil ve yapılandırılmış verilere kadar şirketi güçlendirmek için halihazırda dahili olarak kullanılanla aynı araç takımı olduğunu iddia ediyor. Vertex AI çeşitli araçlardan oluşuyor. Fakat Qualcomm, özellikle Sinir Mimarisi Arama (Neural Processing) özelliğinin üzerine gidiyor.

Adından da anlaşılacağı gibi, bu sistem sayesinde Qualcomm geliştirmiş olduğu yapay zeka modellerini optimize etmeye çalışıyor. Vertex AI NAS ise Qualcomm Neural Processing birimine entegre bir şekilde karşımıza çıkacak. Ayrıca Qualcomm AI üzerinde çalışmaya devam edecek.

Qualcomm Başkan Yardımcısı June Yang, Google Cloud’da Bulut Yapay Zeka ve Endüstri Çözümleri hakkında yaptığı açıklamada şunları söyledi:

Bu işbirliği ile Qualcomm Technologies artık yeni yapay zeka modellerini aylar yerine haftalar içinde oluşturup optimize edebilecek ve bunun Snapdragon destekli cihazları kullanan insanlar üzerindeki etkisinden ve potansiyelinden dolayı büyük bir heyecan duyuyoruz.

Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!

Snapdragon 8 Gen 1 tanıtıldı: Amiral gemilerinin yeni işlemcisi!

Qualcomm, amiral gemisi olarak adlandırılan üst seviye Android cihazlar için geliştirdiği yeni nesil yonga seti Snapdragon 8 Gen 1‘i tanıttı. Son birkaç yıldır Aralık aylarında Hawaii’de gerçekleştirdiği etkinlikte üst seviye yongalarını tanıtan Qualcomm bu yılda geleneği bozmazken, radikal değişikliklere imza attı.

Son dönemde işlemci isimlendirmelerinde değişikliğe giderek sıralamayı bozan Qualcomm, Snapdragon 865’den sonra doğrudan Snapdragon 888’e geçiş yapmıştı. Şimdi ise Snapdragon 8 Gen 1 ile tamamen yeni bir isimlendirmeye gidilmiş oldu. İşte üst seviye telefon ve tabletlerde göreceğimiz Snapdragon 8 Gen 1!

Snapdragon 8 Gen 1 özellikleri

Qualcomm’un ilk 4 nm yonga seti olan ve ARMv9 tabanlı çekirdekleri bünyesinde barındıran Gen 1, yüksek performans ihtiyacını karşılamak için 3 GHz hızında çalışan bir adet Cortex X2 ve 2.5 GHz hızında çalışan üç adet Cortex A710 çekirdeğine sahip. Gen 1’in içerisinde yer alan diğer Cortex A510 çekirdeği ise ise 1.8 GHz hızında çalışıyor. Yani son dönemde piyasaya sürülen işlemciler ile benzer şekilde 8 çekirdekli bir yapı mevcut.

Gen 1, Snapdragon 888 ile kıyaslandığında şunları sunuyor;

  • Yüzde 20 daha fazla işlemci performansı
  • Yüzde 30 daha fazla işlemci güç verimliliği
  • Yüzde 30 daha fazla grafik performansı
  • Yüzde 25 daha fazla işlemci güç verimliliği

Bu yeni işlemcinin Snapdragon 888’e kıyasla yüzde 20 daha fazla performans sunduğu belirtilirken, güç tüketiminin yüzde 30’a kadar azaldığı vurgulanıyor. Grafik tarafında yüzde 30 performans artışı ve yüzde 25 enerji verimliliği elde edildiği belirtilirken, geliştiricilerin performans ve güç verimliliği arasında denge kurmasını sağlayan Elite Gaming gibi yeni teknolojilerde bu işlemciyle kullanıma sunuldu.

Qualcomm yeni grafik birimini “masaüstü seviyesinde oyun deneyimi” gibi oldukça iddialı bir şekilde tanıtırken, grafik biriminin Adreno 730 olarak adlandırılacağı iddia ediliyor.

Adreno Frame Motion Engine sayesinde, GPU’nun aynı miktarda güç tüketirken iki kat daha fazla kare hızı sunması mümkün hale geliyor. Alternatif olarak ise FPS sabit tutulurken, güç tüketimi yarı yarıya düşürülebiliyor.

Snapdragon 8 Gen 1 alacak cihazlar sızdırıldı!

Snapdragon 8 Gen 1 alacak cihazlar sızdırıldı!

Qualcomm'un sevilen çip serisinin yeni üyesi Snapdragon 8 Gen 1 alacak üç yeni telefon ismi sızdırıldı. İşte ayrıntılar...

5G ile 10 Gbps indirme hızı, 8K HDR video kaydı

Gen 1’in içerisinde yer alan Qualcomm X65 5G modem sayesinde 10 Gbps teorik indirme hızına ulaşılabildiği belirtiliyor. Bu kağıt üzerinde oldukça etkileyici görünüyor olsa da, en hızlı 5G ağlarında bile ulaşabilen maksimum hızların 4 Gbps seviyelerinde olduğunu belirtmeliyiz. Evet, özellikle ülkemiz şartlarında bu hızlar dudak uçuklatan cinsten ancak gerçek dünya koşullarında şimdilik 10 Gbps seviyelerini görmek pek mümkün değil.

Buna ek olarak WiFi 6 veya 6e desteğine sahip olan bir router sahibiyseniz, Gen 1 ile teorik olarak WiFi üzerinden 3,6 Gb/sn indirme hızına ulaşabilirsiniz. Daha önceki üst seviye yonga setleri ile benzer şekilde Gen 1’de de kamera tarafında önemli iyileştirmelere imza atıldı.

Gen 1’de arka planda her zaman etkin olan 18 bitlik üçlü bir görüntü sinyal işlemcisi yer alıyor. Bu şirket için bir ilk ve Snapdragon 888’de bulunan 14-bit Spectra’ya kıyasla 4.000 kat daha fazla veri işleme imkanı sunduğu belirtiliyor. Pratikte bu görüntü sinyal işlemcisinin arka planda aynı anda üç kameradan gelen görüntüleri veya bir saniyede 12 Megapiksel çözünürlüğünde yakalanan 240’a kadar görüntüyü işleyebildiği belirtiliyor.

Saniyede 30 kare hızında 8K HDR video çekimi yapmanın mümkün olduğu belirtilirken, bu işlemci ile 4K çözünürlükte 120 FPS seviyesine rahatlıkla çıkılabiliyor. Gen 1’de yer alan görüntü sinyal işlemcisi, çok az bir pil tüketerek kamerayı her zaman açık modda bekletebiliyor ve bu sayede biyometrik doğrulama süreci hızlanıyor.

Tüm bu özellikleri bir araya getirdiğimizde Gen 1’in, gerçek dünya koşullarında Snapdragon 888 Plus’a kıyasla çok yüksek bir performans artışı sunmadığını rahatlıkla görebiliyoruz. Ancak Qualcomm sözünü tuttu ve yapay zeka tarafında önemli iyileştirmelere imza attı.

Yedinci nesil AI motoru sayesinde 4 kata kadar daha fazla hız sunulurken, yakın zamanda duyurulan aptX Lossless Bluetooth codec bileşeni bu işlemci tarafından destekleniyor. Gen 1 kutudan çıktığı haliyle Google’ın Android Ready SE standardını destekleyen ilk mobil yonga seti olma özelliğini taşıyor; bu işlemcinin araç anahtarı ve kimlik gibi şeyleri saklama yeteneğine sahip olduğu anlamına geliyor.

Google ile önemli bir ortaklığa imza atan Qualcomm’un Gen 1 işlemcisinden güç alan ilk cihazların 2022’nin ilk yarısında piyasaya sürülmesini bekliyoruz.

Tavsiye edilen internet siteleri

Düzenli bir şekilde yayınladığımız internet sitesi, mobil uygulama ve oyun tavsiyeleri ile gözünüzden kaçmış olabilecek platform ve servisleri sizlere tanıtıyoruz. Sizden gelenler arasından seçtiğimiz liste, kullanıcılara faydalı olabilecek birtakım web sitelerini içeriyor. Tavsiye edilen internet siteleri listesinin toplamda 5 farklı hizmetten oluştuğunu belirtelim. Daha fazlası için ShiftDelete.Net’i takip etmeye devam edin!

Gözden kaçırılmaması gereken siteler

Postuby- hiçbir özel günü kaçırmayın

Postbuy, bireysel yada kurumsal kullanıcılar için tasarlanmış “ sosyal medyada ne paylaşsam? “ derdini ortadan kaldıran bir hazır içerik platformudur. Bayramlar, dini günler, resmi tatiller ve diğer tüm özel günler ile ilgili binlerce hazır tasarımı markanıza özel logolu olarak kullanmanıza imkan sağlar.

Postuby, sosyal medya içerik problemini ortadan kaldıran bir platformdur. İçeriklerimizin tamamı sosyal medyada kullanılmaya uygun olarak tasarlanmıştır. Bu içerikler, baskılı ortamlar için uygun olmayabilir. Belirtmekte yarar var ki Postuby ücretli bir servistir. Siz de daha fazla bilgi için buraya tıklayarak şirketin web sitesine gidip içeriklerine göz atabilirsiniz.

Saatlik Şoförüm

Profesyonel hizmet anlayışını benimsemiş müşteri memnuniyeti odaklı, operasyon departmanı ve kurucu ortakları bu sektörde uzun zaman harcamış ekipten oluşan Saatlik Şoförüm; saatlik, günlük, haftalık ve aylık şoförlük hizmetini kullanıcılarla buluşturuyor. Bunun yanı sıra Araç muayene, araç bakım, 7/24 yol yardım, ikame araç, çocuğunuzu okula götürme ve getirme gibi ek hizmetleri bulunuyor.

Site: https://www.saatliksoforum.com/

Sctunes – Müzisyenlerin sosyal medyası

Sctunes, hak ettiği seviyeye ulaşamayan müzisyenlerin evlerinde veya sahnelerinde hayata geçirdikleri performansları çeşitli dijital müzik platformları ve sosyal medya uygulamaları aracılığıyla tanıtılması yolunda hizmet veriyor. Bu performanslarla hem bilinirliklerini artırmalarına hem de para kazanmalarına katkı sağlıyor. Ayrıca sitedeki diğer müzisyenlere maddi ve manevi destek olmalarına, benzer müzik zevki olan insanlarla sosyalleşmelerine olanak tanıyor.

Site: https://www.sctunes.com/

Helpimal

Artık sokak hayvanlarına yardım etmek çok kolay! Sokakta yürürken yardıma ihtiyaç duyan bir hayvan ile karşılaştınız. Fakat, yardım edemeyecek kadar yoğun ama göz ardı edemeyecek kadar da hayvandostuysanız Helpimal uygulamasına göz atabilirsiniz. Yapmanız gereken tek şey, yardıma ihtiyaç duyan minik dostumuzun fotoğrafını çekip uygulamaya yüklemek!

Uygulama, anlık olarak konumunuzu algılar ve bulunduğunuz konumdan durum bildirimi yapar. Bu sayede, çevrede bulunan yetkililere ve hayvanseverlere yardım çağrınız ulaşır. Helpimal ayrıca kayıp hayvanlarınızın bulunmasında da size yardımcı olur.

Uygulamayı App Store ve Google Play Store’dan indirebilirsiniz.

Kidolog 

Kızlarının doğumunda ve sonrasında yaşadıkları sıkıntılardan yola çıkan Eray Uğurelli tarafından kurulan ve ebeveynlere gebelik öncesi/sonrası ile çocukların bilişsel, fiziksel,  sosyo-duygusal gelişiminde ihtiyaç duyabilecekleri 10 farklı kategoride online uzman desteği sağlayan Kidolog.com hızla büyüyor. 15 Şubat tarihinde yayına başlayan Kidolog.com, şu anda Türki Cumhuriyetler, İngiltere, Fransa, Hollanda gibi 18 farklı ülkeden Türkçe konuşan yüzlerce danışana da hizmet veriyor.

Site: https://kidolog.com/

Radio Garden

Hollanda Ses ve Görüntü Enstitüsü ve Avrupa’daki beş üniversitenin iş birliğiyle geliştirilen Radio Garden, kar amacı gütmeden radyo hizmeti verip dijital araştırmalar gerçekleştiriyor. Bu web sitesi sayesinde dünyanın herhangi bir noktasından, rastgele bir radyo istasyonunu keşfedip dinleyebilirsiniz.

Site: http://radio.garden/

Bilim insanları, Mars yüzeyinde su izlerini buldu!

Kuzey Arizona Üniversitesi ve Johns Hopkins Üniversitesi araştırmacıları, Mars yüzeyinde su bulduklarını açıkladı. Kuzey Arizona Üniversitesi (NAU) doktora adayı Ari Koeppel, Mars’ın Arabia Terra bölgesinde su izlerine rastladıklarını duyurdu.

Arabia Terra, Mars’ın kuzey enlemlerinde yer alıyor. 1879’da İtalyan astronom Giovanni Schiaparelli tarafından isimlendirilen bölge, Avrupa kıtasından biraz daha büyük bir alanı kaplıyor.

Astronotlar tehlike altında: NASA uzay yürüyüşünü erteledi!

Astronotlar tehlike altında: NASA uzay yürüyüşünü erteledi!

NASA, astronotların bu sabah erken saatlerde yapmayı planladığı uzay yürüyüşünü uzay çöplüğü tehditi yüzünden ertelediğini açıkladı.

Mars yüzeyinde su bulmak için uydulara yöneldiler!

Arabia Terra, kraterler, volkanik kalderalar, kanyonlara sahip. Bu kaya katmanları ve nasıl oluştuğu hakkında bilim insanları geniş kapsamlı bir çalışma yürüttü. Danışmanlarıyla birlikte araştırma yapan Koeppel’in çalışmasını NASA Mars Veri Analiz Programı da finanse etti. Ekip, makaleyi Geology dergisinde yayımladı.

Mars yüzeyinde su var mı?

Araştırma ekibi, Mars yüzeyindeki kayalarda su izlerini tespit etmek için yoğun çaba harcadı. 3 ila 4 milyar yıl önceki ortamları ve yüzeyde yaşam için uygun iklim koşullarının olup olmadığını araştırdılar. Su varsa ne kadar süreyle sabit olabileceğini, atmosferin ve yüzeydeki sıcaklığın nasıl olabileceğini analiz ettiler.

Bilim insanları termal atalete odaklandı. Küçük ve gevşek parçacıklara sahip kum, hızla ısı kazanır ve kaybeder. Ancak katı bir kaya ise hava karardıktan sonra uzun süre sıcak kalır. Yüzey sıcaklıklarına bakarak, çalışma alanındaki kayaların fiziksel özelliklerini belirlediler.

Uydulardaki verileri kullanan ekip, termal atalete, ayrıca erozyon bulgularına, kraterlerin durumuna ve hangi minerallerin mevcut olduğuna baktı. Koeppel, suyun yalnızca kısa bir süre bulunduğunu açıkladı. Genellikle insanlar Mars’taki suyun kalıcı olmasını önemser. Ancak araştırmacılar şu anda farklı soruları merkeze alıyor.

Örneğin, Mars yüzeyinde kısa bir süre için su bulunmasına izin veren koşullar neler? Bilim insanları, bu ve benzeri diğer soruların cevaplarını aramaya yöneldi.

Company of Heroes 3, bir hafta boyunca ücretsiz oynanabilecek!

Company of Heroes serisi, 2. Dünya Savaşı’nı en iyi yansıtan gerçek zamanlı strateji oyunlarından biri olarak biliniyor. Serinin son halkası olan Company of Heroes 3, 2022 yılında oyuncularla buluşacak. Relic Entertainment tarafından geliştirilen yapım, bugünden itibaren tam bir hafta boyunca ücretsiz olarak denenebilecek.

Oyun dünyasında motion capture teknolojisinin faydaları

Oyun dünyasında motion capture teknolojisinin faydaları

Motion capture teknolojisi uzun zamandır oyun dünyasında yer alıyor. Bu yazımızda sizler için sistemin faydalarını derledik.

Company of Heroes 3, Açık Alfa sürecinde

Serinin ve son oyunun yapımcısı Relic, resmi sosyal medya hesabı aracılığıyla yaptığı açıklamayla oyuncuların Wehrmacht ve Amerika Birleşik Devletleri tarafından birini seçerek, Türkiye saati ile 7 Aralık – 07.00’a kadar ücretsiz bir biçimde deneyimleyebileceklerini açıkladı.

2013 yılında piyasaya çıkan Company of Heroes 2 ile derin bir suskunluğa gömülen seri, böylece Alfa testiyle yeniden sevenlerinin karşısına çıkıyor. Oyunun tek kişilik hikaye modu Alfa testinde yer almayacak. Buna karşın oyuncular, herhangi bir kısıtlama olmaksızın çevrim içi kapışmalara girebilecekler.

Oyunun Alfa testinde yer alan haritalar:

  • Pachino Farmlands (2v2)
  • Torrente (2v2)
  • Aere Perennius (2v2)
  • Twin Beaches (1v1)

Oyunun Alfa sürümü; taraflardan birinin diğer tarafı yok edene kadar devam eden Annihilation ve süre dolduğunda daha çok puanı elde edenin galip ilan edildiği Victory Points adında iki farklı mod içeriyor. Bununla birlikte oyunun tam sürümünde yapay zekaya karşı oynanabilecen çeşitli modlar da yer alacak.

Relic Entertainment ve SEGA iş birliği ile 2022 yılında piyasaya sürülecek olan yapımın henüz erken geliştirme aşamasında olduğunu unutmamak gerek.

Bu anlamda yapımcı Relic, Alfa testi süresinde ciddi hatalarla ve çökme sorunlarıyla karşılaşabileceğinizi belirtiyor. Eğer siz de 1 hafta süresince Company of Heroes 3 deneyimi yaşamak isterseniz, buraya tıklayarak oyunun resmi web sitesine kayıt olup giriş yaparak yapımı bilgisayarınıza indirebilirsiniz.

Peki sizler Company of Heroes 3 hakkında neler düşünüyorsunuz? Oyunu denemeyi planlıyor musunuz? Görüşlerinizi bizlerle yorumlar kısmında paylaşmayı ihmal etmeyin.

Meta, kripto yöneticisi ile yollarını ayırıyor

Meta, kripto para yöneticisi David Marcus ile yollarını ayırıyor. Daha önce PayPal‘ın da yöneticiliğini yapmış olan Marcus, Facebook’ta finans yöneticiliği yaptı. Ardından şirketin hedefleri doğrultusunda kripto biriminin yöneticiliğini üstlendi. Ancak şirketin bu alandaki son girişimleri başarısızlıkla sonuçlandı. Projenin diğer önemli isimlerinin de şirketten ayrılmasının ardından şimdi de Marcus şirketteki son günlerini geçirdiğini söyledi.

Instagram otomatik video oynatma nasıl kapatılır?

Instagram otomatik video oynatma nasıl kapatılır?

Instagram uygulamasında otomatik video oynatma giderek sizi rahatsız mı ediyor? İşte otomatik video oynatma kapatma yöntemleri.

Meta, kripto projesinde kan kaybetmeye devam ediyor

David Marcus, yaptığı açıklamada şirketin kripto planlarının belirsiz olduğunu ileri sürdü. Bu belirsizliğin içerisinde daha fazla kalmak istemeyen yönetici, yeni projelerini de duyurdu. Kripto yöneticisi, açıklamasını Facebook üzerinden yaptı. Bir gönderide, 2021’in sonunda şirketten ayrılacağını yazdı.

Meta, kripto para

Eski PayPal yöneticisi, Facebook‘a 2014 yılında dahil oldu. İlk olarak dört yıl boyunca Messenger‘ı yönetti. Ardından ise bir süre finans bölümünde görev aldı. Son olarak ise Facebook’un blok zinciri bölümünü başlatmak için kripto yöneticiliğine geçti. O zamandan beri Meta şirketinin sorunlu kripto para planlarını ve Facebook Pay gibi diğer ödeme ürünlerini denetledi.

Marcus, son iki yılını şirketin kripto para cüzdanı Novi‘yi geliştirmeye çalışarak geçirdi. Bu yılın başlarında Amerika Birleşik Devletleri ve Guatemala’da cüzdanın küçük bir pilotunu bile duyurdu. Bu arada, Meta’nın kripto yöneticiliğine Novi’nin ürün başkan yardımcısı Stephane Kasriel gelecek.

Artık Meta ‘dan bağımsız olan Novi projesi, dünyanın dört bir yanındaki düzenleyiciler ve yetkililerden gelen tepkiler nedeniyle defalarca ertelendi. Facebook gönderisinde Marcus, Novi döneminin en misyon odaklı ve entelektüel olarak teşvik edici yıllar olduğunu söyledi.

Amazon Prime Video’da izlenecek en iyi filmler

Amazon Prime tarafından kullanıma sunulan Amazon Prime Video, 150 milyondan daha çok kullanıcıyla ilgi görüyor. Türkiye’de de kullanılmaya başlanmasıyla birlikte pek çok dizi ve film kişilere sunuldu.

Netflix’ten sonra en çok aboneye sahip olan dijital yayın platformu, sahip olduğu orijinal içeriklerle adından söz ettirmeyi başardı. İzleyecek bir film arayışında olan kişiler için de Amazon Prime Video’da izlenecek en iyi filmler listesi hazırladık. Peki bu listede hangi filmler yer alıyor?

Amazon, dünyaca ünlü bir oyunun dizisini yapmayı planlıyor!

Amazon, dünyaca ünlü bir oyunun dizisini yapmayı planlıyor!

Amazon, yeni dönemde agresif politiklarını sürdürmeyi planlıyor. Şimdi de ünlü bir oyun Prime Video'ya gelebilir. İşte detaylar...

Amazon Prime Video’da izlenecek en iyi filmler

Amazon Prime Video’da pek çok orijinal içerik kullanıcılara sunuluyor. Bu içeriklerle boş zamanlarınızı daha keyifli bir hale getirmek mümkündür. Ayrıca milyonlarca kullanıcı sevdiği kişilerle eğlenceli dakikalar yaşıyor. İşte o filmler…

Chemical Hearts

  • Yönetmen: Richard Tanne
  • Türü: Dram, romantik
  • IMDb: 6,3
https://shiftdelete.net/wp-content/uploads/2021/11/Amazon-Prime-Videoda-izlenecek-en-iyi-filmler-1.jpg
Chemical Hearts-2020

Bir romantik dram filmi olan Chemical Hearts, hiç aşık olmayan on yedi yaşındaki Henry Page’i konu alıyor. Ayrıca Henry, romantik bir ilişki hayal etse de bir türlü hayalindeki aşkı bulamaz. Henry’nin lise sonda okula yeni kayıt olan Grace Town ile tanışmasıyla birlikte hayatında bazı değişiklikler meydana gelir.

Infinite

  • Yönetmen: Antonie Fuqua
  • Türü: Aksiyon, bilim kurgu, gerilim
  • IMDb: 5,5
https://shiftdelete.net/wp-content/uploads/2021/11/Amazon-Prime-Videoda-izlenecek-en-iyi-filmler-2.jpg
Infinite-2021

2021 yapımı olan film, ilk olarak Evan Michaels adlı bir adamın rüyasında gördüğü geçmiş anılarıyla başlar. Evan, bir gün Cognomina adlı bir gizli örgütü keşfeder. Bu örgüt, uzun yıllar boyunca reenkarnasyonla bir şekilde dünyaya gelen kişilerden oluşur.

Sound of Metal

  • Yönetmen: Darius Marder
  • Türü: Dram, müzik
  • IMDb: 7,8
https://shiftdelete.net/wp-content/uploads/2021/11/Amazon-Prime-Videoda-izlenecek-en-iyi-filmler-6.jpg
Sound of Metal-2019

Karavanları ile dolaşan Ruben ve kız arkadaşı Lou, gittikleri yerlerde konser veren müzisyenlerdir. Robun’un boğuk bir vızıltı duymasıyla birlikte hayatı değişir. Gittiği doktorda işitme kaybı yaşadığını ve sonundaysa sağır olacağını öğrenir. Bundan sonraysa geri kalanında ise Ruben’in hayatı için ne yapacağı anlatılıyor.

Greenland: Son Sığınak

  • Yönetmen: Ric Roman Waugh
  • Türü: Aksiyon, dram, gerilim
  • IMDb: 6,4
https://shiftdelete.net/wp-content/uploads/2021/11/Amazon-Prime-Videoda-izlenecek-en-iyi-filmler-4.jpg
Greenland: Son Sığınak-2020

Film, büyük bir felaketten kurtulmak için mücadele veren bir aileyi anlatıyor. Çünkü dünya son derece büyük bir tehlike ile karşı karşıyadır. Bu sorun ise dünyanın sonunu getirmesi mümkün olan gök cisminin yaklaşmasıdır. Aksiyon, gerilim ve dram türlerinde bulunan bu film sizleri heyecan verici dakikalar yaşatıyor.

The Map of Tiny Perfect Things

  • Yönetmen: Ian Samuels
  • Türü: Komedi, fantastik, romantik
  • IMDb: 6,8
https://shiftdelete.net/wp-content/uploads/2021/11/Amazon-Prime-Videoda-izlenecek-en-iyi-filmler-7.jpg
The Map of Tiny Perfect Things-2021

Romantik ve fantastik film arayışında olan kişilerin severek izleyeceği The Map of Tiny Perfect Things, zeki bir genç olan Mark’ı anlatıyor. Bir zaman döngüsü içerisinde sıkışan Mark, aynı günü sürekli yaşamasıyla karşınıza çıkıyor. Bunun yanı sıra Mark, aynı şekilde sıkışan gizemli Margaret ile tanışır. Bununla birlikte iki genç bir çözüm arayışına girer.

The Tomorrow War

  • Yönetmen: Chris McKay
  • Türü: Aksiyon, macera, dram
  • IMDb: 6,6
https://shiftdelete.net/wp-content/uploads/2021/11/Amazon-Prime-Videoda-izlenecek-en-iyi-filmler-8.jpg
The Tomorrow War-2021

Başrolünde Chris Pratt, Yvonne Strahovski ve J.K. Simmons’ın yer aldığı film, aksiyon ve macerayı bir arada sunuyor. Film, işgal altında olan dünyadaki insanlar, uzaylılarla olan savaşlarında yenilgiye uğrar. Sonuç olarak ise değişen dünya düzeniyle birlikte bilim insanları sistemi değiştirmek amacıyla asker yetiştirmeye başlar.

Cinderella

  • Yönetmen: Kay Cannon
  • Türü: Macera, komedi, aile
  • IMDb: 4,2
https://shiftdelete.net/wp-content/uploads/2021/11/Amazon-Prime-Videoda-izlenecek-en-iyi-filmler-9.jpg
Cindirella-2021

Bir klasik olan Cinderella masalının modern müzikal hali sizlerle bir araya geliyor. Başrolünde Camila Cabello, Nicholas Galitzine ve Idina Menzel’ın bulunduğu Cinderella, kafa dağıtıcı bir film arayışında olan kişiler için oldukça uygundur. Bunun yanı sıra film, normal Cinderella masalındaki gibi üvey annesi ve kardeşleriyle yaşamak zorunda olan genç kızı konu alıyor.

Oyun dünyasında motion capture teknolojisinin faydaları

Motion capture teknolojisi, uzun süredir oyun dünyasında yer alıyor. Görsel anlamda oyuncu deneyimini arttıran bu yenilik, stüdyoların da işlerini kolaylaştırıyor. Günümüz oyun dünyasının olmazsa olması haline gelen teknoloji, avantajları ile birlikte geliyor. Peki başarılı örnekleri ile çığır açan motion capture teknolojisi ne zamandır hayatımızda ve faydaları neler? İşte yazımızda tam da bu konuya parmak basmak istedik.

EA Sports sonrası FIFA isim hakkını kim alacak?

EA Sports sonrası FIFA isim hakkını kim alacak?

EA Sports ile FIFA cephesinin anlaşmayı sonlandırması sonrasında, isim haklarının FIFA 22 sonrası kime gideceği konusu merakla bekleniyor.

Motion capture teknolojisi nedir?

Türkçesi hareket yakalama olan teknoloji, insan, hayvan fark etmeksizin canlıların hareketlerinin gerekli sensör ve cihazlarla takip edilmesi olarak bilinir. Gerçekçi animasyonlar yapılması için kullanılan motion capture, daha pürüzsüz bir deneyimin de önünü açıyor. Karakterleri canlandıran oyunculara özel sensörlü bir kıyafet giydirilirken, bazı durumlarda da kişilere kask takılıyor. Bu sayede aktörlerin mimikleri de oyunculara sunulabiliyor.

Motion capture ilk olarak ne zaman kullanıldı?

Sinema dünyasında da sık sık kullanılan hareket yakalama teknolojisi ilk olarak 1994 yılında oyuncuların karşısına çıktı. Japon video oyunu tasarımcısı Yu Suzuki, SEGA ile Virtua Fighter 2 isimli yapımda motion capture kullandı. Yakın dövüşün ön planda yer aldığı oyun, dönemine göre daha gerçekçi animasyonlar sunuyordu.

motion capture

İlerleyen zamanlarda daha büyük şirketlerin de radarına giren bu teknoloji, gelişerek günümüzdeki yerini aldı. Rockstar, EA, Naughty Dog gibi sektörün öncüsü pek çok stüdyo, sistemin faydalarından yararlandı.

Hareket yakalama teknolojisinin faydaları

Modern oyun dünyasının vazgeçilmezi haline gelen motion capture, pek çok avantajı bulunuyor. Her şeyden önce oyunlardaki gerçekçiliği arttıran sistem, sinematik yapımında da stüdyoların işini oldukça rahatlatıyor. Özellikle hareket yakalama ile sahne oluşturmak, geleneksel kare tabanlı animasyon oluşturmaktan çok daha hızlı gerçekleşiyor.

motion capture

Hareket hassasiyeti yüksek olan sensörler yardımı ile, ek ufak eklem oynamaları dahil oyuncuların dikkatine sunulabiliyor. Ayrıca gelişmiş teknoloji sayesinde bu hassasiyet tüm vücuda uyarlanabiliyor. Aktörlerin yüzlerine konulan noktalar yardımıyla jest ve mimikler, daha düzgün bir şekilde yansıtılabiliyor. Buna en büyük örnek ise 2011‘de piyasaya çıkan L.A Noire diyebiliriz. Rockstar, motion capture teknolojisini oyun içerisinde fark ettirmek için, daha interaktif bir deneyimin önünü açmıştı.

Hareket yakalamanın bir diğer kilit özelliği ise maliyeti. Zira bu sistem, iş akışı yönünden, pek çok stüdyonun elini kolaylaştırıyor. Bağımsız oyun geliştiricilerinin dahi tercih ettiği motion capture, bu alanda da başarılı örneklere sahip. Örneğin, 2017 yılında piyasaya merhaba diyen Hellblade: Senua’s Sacrifice, ödülleri toplamayı başardı. Sadece 20 kişilik bir ekip tarafından geliştirilen yapım, görsel anlamda kullandığı teknoloji sayesinde övgüleri toplamayı başardı.

motion capture

Yapı itibariyle herhangi bir kategoriye bağlı olmayan hareket yakalama, oyun dünyasının çağ atlatan teknolojileri arasında yer almaya devam edecek. Başarılı örnekleri başarısız projelerden fazla olan bu teknoloji, futbol oyunlarından, aksiyon çatışma odaklı yapımlara kadar hep bizimle beraber olacak. Aktörü oyun içine almanın en kolay yolu olan motion capture, bakalım ileride başka bir sisteme evirilecek mi? Bekleyip göreceğiz.

Netflix’in az bilinen gizli özellikleri!

Dünyanın dört bir yanında reklamsız olarak çeşitli dizi, film ve belgesel gibi içeriklere ulaşmak için birçok insan Netflix kullanıyor. Dünya genelinde toplam abone sayısı 200 milyonu aşmış durumda. Çoğumuzun severek kullandığı bir platform olsa da, bazen ”Keşke şu özellik de olsa” dediğimiz zamanlar oluyor. Belki de aslında olup çoğu kullanıcının bilmediği birçok fonksiyon mevcut. Peki Netflix‘in az bilinen gizli özellikleri neler?

Netflix’te suistimale yol açabilecek tuhaf açık!

Netflix’te suistimale yol açabilecek tuhaf açık!

Netflix platformunda Temel Plan paketini Özel Plana hiçbir ek ücret ödemeden yükseltebileceğinizi biliyor muydunuz?

Netflix’in sunduğu az bilinen fonksiyonlar

Bir hizmet aldığımızda, özellikle ücretli bir abonelik kullandığımızda o platformun ya da hizmetin tüm özelliklerinden yararlanmak isteriz. Fakat bazen bilmediğimiz özellikler ve hileler olabilir. İşinize yarayacak ve birçok kişinin bilmediği bu birkaç Netflix özelliği ile, izlediğiniz dizi ya da filmin ve aldığınız hizmetin kalitesini artırabilirsiniz.

Platformu kullanırken alt yazıları şekillendirmek, otomatik oynatmayı kapatmak ve bazı kısayollarla istediğiniz sonuca daha kolay ulaşmak istediğiniz birçok zaman olmuştur. Bunları sizin için bir başlık altında topladık. İşte Netflix’in az bilinen gizli özellikleri

Alt yazı renk ve boyutunu değiştirme

Gözlerinizde olan bir rahatsızlıktan dolayı alt yazıların boyutunu değiştirmek ya da sadece daha farklı bir tasarıma sahip olmak için alt yazıların renk ve boyutunu kendi zevkinize göre değiştirebilirsiniz. Oldukça kolay bir işlem sonrasında istediğiniz sonuca ulaşacaksınız.

  • Öncelikle Netflix hesabınıza giriş yapın.
  • Sonra sağ üstte bulunan profil simgesine tıklayın ve ‘Hesap” seçeneğine tıklayın.
  • Burada ödemeyi yaptığınız kart bilgilerine ve altında hesapta bulunan profillerin ayarlarına ulaşacaksınız.
  • Profillerden alt yazıları biçimlendirmek istediğiniz profili seçin ve ayarları görmek için aşağı doğru bakan ok tuşuna basın.
  • Sonrasında ”Alt yazı görünümü” seçeneğini göreceksiniz. sağında bulunan ”Değiştir” seçeneğine tıklayın.
  • Buradan kolaylıkla zevkinize göre alt yazının renk ve boyutunu ayarlayabilirsiniz.

Otomatik oynatmayı kapatma

Özellikle uyumadan önce Netflix’ten bir şeyler izlemeyi seviyorsanız bu özellik işinize yarayacak. Uyuyakaldığınızda dizinin bir sonraki bölümlere geçip hem kullandığınız cihazın fazla güç harcamasını hem de kaldığınız bölümün ilerisine geçmeyi istemiyorsanız otomatik olarak sonraki bölüme geçmeyi durdurabilirsiniz.

  • Yine ”Hesap” kısmına girdiğinizde ayarlarını değiştirmek istediğiniz profili seçin.
  • Alt yazı görünümü”nün altında ”Yürütme ayarları” mevcut.
  • Bu kısımdan diziyi izlerken sonraki bölümü otomatik olarak oynatmayı kapatabilirsiniz.
  • Dilerseniz diğer seçenekleri de inceleyip kullanabilirsiniz.

Bazı Netflix kısayolları

Bazı kısayolları kullanarak mouse kullanmadan kolaylıkla klavye ile istediğiniz sonuçlara ulaşabilirsiniz.

  • Boşluk tuşu: Durdur/Oynat
  • Enter: Durdur/Oynat
  • F: Tam Ekran
  • Esc: Tam Ekrandan Çıkış
  • Sol Ok: 10 Saniye Geri Sar
  • Sağ Ok: 10 Saniye İleri Sar
  • Yukarı Oku: Sesi Açma
  • Aşağı Oku: Sesi Azaltma
  • M: Sesi Kapatma

Netflix dizi ve film kategori kodları

Sıralayacağımız bu kodlar yardımıyla istediğiniz her konudaki dizi ve filmlerin sınıflandırması daha belirgin bir şekilde yapılacak. Böylece istediğiniz kategorideki filmlere daha kolay bir şekilde ulaşabileceksiniz.

  • Bilim Kurgu ve Fantastik Kod: 1492
  • Aksiyon Bilim Kurgu: 1568
  • Uzaylı Muzaylılı Bilim Kurgu: 3327 
  • Kült Bilim Kurgu: 4734
  • Bilim Kurgu ve Korku: 1694
  • Gerilim Bilim Kurgu: 11014
  • Aksiyon ve Mecera: 1365
  • Aksiyon Komedi: 43040
  • Kurgu-Fantastik: 1568
  • Gerilim ve Aksiyon: 43048
  • Süper Kahraman: 10118
  • Dövüş Sanatı: 8985
  • Korku Kod: 8711
  • Şeytan temalı: 6998
  • Kült Korku Filmleri: 10944
  • Vampir Temalı: 75804
  • Zombi Temalı: 75405
  • Doğaüstü: 42023
  • Belgesel Kod: 6839
  • Suç Belgeselleri: 9875
  • Tarih Belgeselleri: 5349
  • Askeri Belgeselleri: 4006
  • Politik Belgeseller: 7018
  • Bilim ve Doğa Belgeselleri: 2595
  • Komedi Kod: 6548
  • Kara Mizah: 869
  • Yabancı Komediler: 4426
  • Romantik Komediler: 5475
  • Stand-up: 11559
  • Gençlik Komediler: 3519
  • Dram Kod: 5763
  • Suç ve Dram: 6889
  • Kitaptan Esinlenilmiş Dram: 4961
  • Esinlenilmiş Dram: 3653
  • Romantik Dram: 1255
  • Politik Dram: 6616
  • Spor Filmler Kod: 4370
  • Basketbol Filmler: 12762
  • Futbol Filmleri: 12549
  • Boks Filmleri: 12443
  • Gerilim Kod: 8933
  • Aksiyon Gerilim: 43048
  • Gizem: 9994
  • Suç ve Gerilim: 10499
  • Gangster: 31851
  • Psikolojik Gerilim: 5505

Apple Music açıkladı: 2021’in en çok dinlenen şarkıları!

2021’in sonlanmasına sadece bir ay kaldı. Dünyanın en büyük müzik akış platformlarından biri olan Apple Music, geçtiğimiz yıl içerisinde en çok dinlenen şarkılar ve en çok Shazam’lanan şarkılar gibi verileri yayınladı. Bununla birlikte üçüncü geleneksel Apple Music Ödülleri de sahiplerini buldu.

En popüler Apple TV+ dizileri

En popüler Apple TV+ dizileri

Hangi diziyi izleyeceğini bilmeyen kişiler için bu yazımızda en iyi Apple dizilerini listeledik. Peki en iyi Apple dizileri hangileri?

Apple Music ödüllerine The Weeknd damgası

Apple tarafından yayınlanan resmi istatistiklere göre 2021’in en fazla dinlenen şarkısı, Güney Koreli ünlü pop grubu BTS’in Dynamite şarkısı oldu. Bunu, Olivia Rodrigo’nun şarkısı Drivers Lisence takip etti. Bununla birlikte aynı şarkı, 2021’de lirikleri en fazla okunan şarkı da olmayı başardı.

Gelelim Apple tarafından üçüncü kez verilen Apple Music Ödülleri’ne… Geçtiğimiz yıla damgasını vuran The Weeknd, Dünya Çapında En İyi Müzisyen seçildi. Yılın En İyi Çıkış Yapan Müzisyeni ödülü ise Drivers License ile Olivia Rodrigo’ya gitti.

apple music replay 21

2021’de en çok dinlenen 10 şarkı:

  1. BTS – Dynamite
  2. Olivia Rodrigo – Drivers License
  3. Ariana Grande – Positions
  4. Pop Smoke – For The Night (feat. Lil Baby & Da Baby)
  5. The Weeknd – Blinding Lights
  6. Justin Bieber – Peaches (feat. Daniel Ceaser & Giveon)
  7. Olivia Rodrigo – Good 4 U
  8. The Kid LAROI & Justin Bieber – STAY
  9. Bad Bunny & Jhay Cortez – Levitating (feat. Da Baby)
  10. Drake – Wants and Needs (feat. Lil Baby)

2021’de en çok Shazam‘lanan 10 şarkı:

  1. Masked Wolf – Astronaut In The Ocean
  2. The Weeknd – Save Your Tears
  3. Ed Sheeran – Bad Habits
  4. Olivia Rodrigo – Drivers License
  5. Maneskin – Beggin
  6. Lil Nas X – MONTERO (Call Me By Your Name)
  7. Tiesto – The Business
  8. The Kid LAROI & Justin Bieber – STAY
  9. Bruno Mars & Anderson .Paak & Silk Sonic – Leave The Door Open
  10. CKay – Love Nwantiti (feat. Axel & DJ Yo) [Remix]

Peki sizler yayınlanan listeler hakkında neler düşünüyorsunuz? Top 10 listelerinde sizin de favori müzisyeniniz veya parçanız mevcut mu? Görüşlerinizi bizlerle yorumlar kısmında paylaşmayı ihmal etmeyin.

Nikola Tesla’nın FBI tarafından el koyulan zamanın ötesinde çalışması

Bilim dünyasının belki de değeri hiç bilinmeyen, ancak teknolojiye çağ atlatacak zamanın ötesinde fikirleri nedeniyle dikkatleri üzerine çeken bir mucitti Nikola Tesla. Öyle ki, hayal ettiği çalışmaları günümüzde hayata geçse, bilim kurgu filmlerinde gördüğümüz teknolojiler adeta çocuk oyuncağı gibi kalırdı. Tabii bu durum bazı kesimlerin hiç hoşuna gitmedi. 

Ömrünü insan hayatını kolaylaştırmaya adayan Tesla’nın önü hep kesildi ve istediği desteği alamadığı için hiçbir zaman hedeflediği yere gelemedi. 1943 yılında da soğuk bir ocak akşamında New York’ta bir otel odasında sefalet içinde hayatını kaybetti. İşte herkesin kafasında soru işaretlerine neden olan olay burada yaşandı. FBI, apar topar Tesla’nın öldüğü otel odasına gelerek tüm çalışmalarına el koydu. Peki o gün otel odasında neler yaşandı? Yazımızda anlattık…

Uzayda ölürsek bedenimize ne olur?

Uzayda ölürsek bedenimize ne olur?

Uzayda ölürsek bedenimize ne olacağını düşündünüz mü? Biz düşündük ve sizin için bu süreci Dünya'daki süreçle kıyaslayarak yazdık...

FBI, Nikola Tesla’nın hangi önemli çalışmasına el koydu?

Uzun yıllar süren iddia ve komplo teorilerinin ardından 2016 yılında Bilgi Edinme Özgürlüğü Yasası kapsamında Nikola Tesla ve çalışmalarına dair yüzlerce sayfalık belge yayınlandı. Ancak belgeler arasında doğal olarak çoğu kişinin beklediği ”Ölüm Işını” adlı proje bulunmuyordu. FBI’ın Tesla’nın çalışmalarına el koymasının ana nedeni olduğu iddia edilen projeyi en ince detaylarına kadar anlatmaya çalıştık.

Ölüm Işını

FBI tarafından yayınlanan belgelerde Tesla’nın dünyanın dört bir yanındaki devletleri peşine takan ‘’Ölüm Işını’’ adındaki süper silah projesi yer almıyordu. Bu noktada FBI’ın bazı çalışmaları paylaşmadığına yönelik çeşitli iddialar ortaya çıktı. Ancak bu iddialar daha önce kurum tarafından kesin bir dille defalarca reddedildi. 

Nikola Tesla, 78. doğum gününde The New York Times’a bazı açıklamalarda bulundu. Mucit, yıllar önce savaş halindeki orduların peşine düşmesine neden olabilecek bir projesi olduğunu duyurdu. Ancak o dönem, kamuoyunda mucidin yaşlanması neden gösterilerek yaptığı açıklamalar çok fazla ciddiye alınmadı. 

Eski ABD başkanı Donald Trump’ın amcası John G. Trump, mucidin ölümünden üç hafta sonra söz konusu çalışmalardan haberdar olduğunu, ancak hiçbirinin pratiğe dökülebilecek potansiyelde olmadığını ifade etmişti. Burada yorumu tamamen size bırakıyoruz.

İddialara göre icat, 400 km içerisinde bulunan uçak ve tank gibi binlerce askeri aracı tek bir atışla yok edebilme potansiyeline sahipti. Öte yandan zamanında Tesla’nın silahı ABD başta olmak üzere çok sayıda devlete teklif ettiği ve bunların arasından ilgi gösteren tek ülkenin Sovyetler Birliği olduğu da söylentiler arasında yer alıyor. 

İşin ilginç tarafı ise Tesla’nın bu silahı bir kez test ettiği yönündeki iddialar. Görgü tanıklarına göre, Nikola Tesla 30 Haziran 1908 tarihinde Sibirya’nın orta kesimlerindeki Podkamennaya Tunguska Irmağı yakınlarında Ölüm Işını’nı kullanarak 10-15 megatonluk bir dinamit kütlesinin patlamasına eşdeğer sayılabilecek büyük bir gök patlamasına neden oldu. 

Bu doğrultuda Tesla hayatını kaybettikten yaklaşık 20 yıl sonra Sovyetler Birliği’nden daha önce hiç görülmemiş fantastik bir silahın geliştirildiği açıklamaları da gelince, Soğuk Savaş nedeniyle ABD’de bu durum yeniden sorgulanmaya başlandı. Hatta proje ile ilgili yapılan açıklamadaki bazı bölümlerin Tesla’nın Ölüm Işını projesinin sızdırıldığı iddia edilen kısımları ile büyük ölçüde uyuşmasının ardından büyük bir kesim Tesla’nın zamanında bir şeyler bulduğuna gerçekten inanmaya başladı. 

Nikola Tesla

Bu noktada tüm gözler Tesla’nın ABD Yugoslav Büyükelçisi olan yeğeni Sava Kosanoviç’e döndü. 1952 yılında bir ABD mahkemesi tarafından amcasının mülkünün meşru varisi ilan edilen Kosanoviç, el koyulan belgelere erişim hakkı kazanmıştı. Kafalarda soru işareti oluşturan bir olay da burada yaşandı. FBI resmi kayıtlarında yer alan bilgilere göre, yeğene Tesla’nın otel odasında bulunan çalışmalarını da bünyesinde barındıran toplamda 80 sandık materyal teslim edildi. 

Sava Kosanoviç, daha sonra bunları Nikola Tesla Müzesi’nde sergilenmek üzere Sırbistan’ın Belgrad kentine gönderdi. Ancak Belgrad’a sadece 60 sandığın gitmesi oldukça dikkat çekti. Hatta 2016 yılında halka açılan belgelere göre FBI, o dönem ulusal güvenliği tehdit edebilecek önemli teknolojileri düşman devletlere sunmasından endişelenerek Sava Kosanoviç’i tutuklamayı bile düşünmüş. 

Nikola Tesla

20 sandığın aniden ortadan kaybolmasının ardından yeğenin FBI’dan önce otel odasına gelerek projeyi ele geçirdiği söylentileri ortaya çıktı. Bir kesim de bunun aksine 1980’li yıllarda, Amerika Birleşik Devletleri’nde o zamanki başkan Ronald Reagan tarafından tasarlanan bir askeri tasarı olan Stratejik Savunma Girişimi, bilinen adıyla Yıldız Savaşları’nda Ölüm Işını projesinin temel alındığını iddia etti. 

Nikola Tesla’nın Ölüm Işını projesine ne olduğunu belki de hiçbir zaman bilemeyeceğiz. Ancak insan yaşamını kolaylaştırmaya yönelik icatları ve projeleri ile tanınan bir mucidin başkalarının eline geçmesi halinde ciddi tehlike oluşturabilecek bir projeyi başka ülkelere pazarlamaya çalıştığı iddiaları oldukça mantıksız geliyor. 

Nikola Tesla

Bunun yanı sıra ABD ve Sovyetler Birliği’nin benzer çalışmalarının sonuçsuz kalması, söz konusu projenin (ellerinde olsa dahi) sadece Tesla tarafından doldurulabilecek büyük boşluklara sahip olduğunun en büyük göstergesi. 

Sizlere Tesla’nın en merak edilen çalışmalarından birini detaylı bir şekilde iddialar eşliğinde aktarmaya çalıştık. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizlere hangi iddia daha mantıklı geliyor? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın.