Kasım ayının en popüler kripto paraları belli oldu

Kripto paralar son bir yılda inanılmaz şekilde konuşulmaya başlandı. Aslında epeydir kullanılan kripto paralar, Elon Musk gibi isimlerin ilginç hareketleriyle büyük bir şöhret kazanabilmişti. Bitcoin ve Ethereum gibi büyük para birimleri bir yana, garip isimlendirmeli kripto paralar sosyal medyaya hükmediyor. Peki Kasım ayında en popüler olan kripto paralar hangileri?

AVAX yükselişi durmuyor! Shiba Inu’yu da geçti

AVAX yükselişi durmuyor! Shiba Inu’yu da geçti

AVAX fiyatı bugün rekor kırdı ve 147 dolara çıktı. Bu rekor fiyat inse de AVAX, sonunda Shiba Inu engelini geçti.

Kasım ayının en popüler kripto paraları listesinde Shiba yükseliyor

İlk olarak 2020 yılında adı duyulan Shiba Inu, Dogecoin ile bazı ortak noktalara sahip. Öncelikle iki kripto paranın da bir hayvanı temsil etmesi ve vektörel bir ambleme sahip olması ikisini epey benzetmenize neden olabilir. Ünlü girişimci Elon Musk, Dogecoin ile ilgili paylaşımlarıyla Dogecoin’i meşhur ettiği gibi yakın zamanda Shiba Inu’yu da meşhur etmişti.

Twitter kripto paralar hakkında konuşmak için iyi bir platform. Bu yüzden kripto paraların ne kadar meşhur olduğunu Twitter’da ne kadar adının geçtiğine bakarak belirleyebiliyoruz. CryptoRank’ın araştırmasına göre bu ay en çok bahsedilen kripto para her zamanki gibi Bitcoin. Bu büyük kripto paranın ardından ise Shiba Inu geliyor, bu da Dogecoin’in artık daha az meşhur olduğu anlamına gelmekte.

Bitcoin ile ilgili 10.710.315 tweet atılmış. Shiba Inu ile ilgili ise 4.024.575 tweet’in atıldığını görüyoruz. Diğer kripto paraların ne kadar meşhur olduğunu aşağıdaki grafikten görebilirsiniz.

Shiba’ya ve Doge’a benzeyen bir diğer kripto para olan CAKE, Doge’a fark atmış görünüyor. Twitter’da hangi kripto paraların konuşulacağını genelde Elon Musk belirlediğinden olacak ki, bu liste gelecek ay çok farklı bir hal alabilir.

Shiba Inu fiyatı düşüşte

Bitcoin ve Ethereum gibi kripto paralar yüzde 5 gibi oranlarda değer kaybettiğinde bu büyük bir sorundur. Ancak ‘sh*tcoin’ olarak da adlandırılan Shiba Inu ve Dogecoin gibi paralar aniden yüzde 30 değer kaybedebiliyor. Shiba Inu şu an tanıdık bir senaryo ile karşı karşıya. Kasım ayında Shiba, yüzde 43 değer kaybederek yatırımcılarını üzdü.

Sizce Shiba Inu ve Dogecoin gibi kripto paraların geleceği var mı?

Apple, AirPower için hala umut besliyor!

Apple 2017 yılında Cupertino’daki yeni kampüsü Apple Park’ı ve ilk çentikli ekrana sahip iPhone X modelini tanıttı. Yapılan bu etkinlikte şirket, AirPower adını verdiği ve piyasaya süreceği tüm cihazları kablosuz bir şekilde şarj edebileceği istasyonu tanıttı.

iPhone’un yanı sıra Apple Watch ve AirPods gibi tüm ekosistem ürünlerini bir seferde şarj edebilecek olan bu cihaz yıllarca merakla beklenmesine rağmen piyasaya çıkmadı. Apple’ın AirPower‘a alternati bazı ürünleri tanıtmasının ardından, bu ürünün rafa kaldırılacağı düşünülüyordu. Fakat ortaya çıkan haberlere göre şirket gelecek dönemde bir sürprizle karşımıza çıkabilir.

iPhone 13 alabilmek için kaç saat çalışmamız gerekiyor?

iPhone 13 alabilmek için kaç saat çalışmamız gerekiyor?

Yakın zamanda fiyatlarına zam gelen yeni iPhone modellerini alabilmek için kaç saat çalışmamız gerekiyor? İşte detaylar...

Apple sadece AirPower üzerinde çalışmıyor!

Ortaya çıkan haberlere göre Apple, tüm büyük cihazların “birbirlerini şarj edebileceği” bir gelecek fikri için AirPower’ın yanı sıra kısa ve uzun mesafe kablosuz şarj teknolojileri geliştiriyor. Tabii bu geçmiş dönemde karşımıza çıkan ilk iddia değil. Fakat AirPower hayata geçmemiş olsa da, burada yapılan çalışmalar sayesinde başka cihazlar piyasaya çıktı.

AirPower  MagSafe Duo

Dolayısıyla ilerleyen yıllarda bu tip yeni teknolojilerle karşılaşacağımıza kesin gözüyle bakılıyor. Bu yolda atılan ilk adım olarak şirketin AirPower’ı tekrar gündeme getirdiği söyleniyor. Fakat Apple bu cihazı geliştirirken halihazırda satışını yaptığı MagSafe Duo modelinden daha farklı bir bakış açısıyla ilerliyor.

Kablosuz şarj cihazı dediğimiz zaman aklımıza akıllı telefonumuzu herhangi bir fiziksel bağlantı olmadan şarj edebiliyor oluşumuz geliyor. Fakat istasyona temas ettirerek hatta genelde üzerine bırakarak yaptığımız bu işlem aslında yine bir temas ve kısıtlayıcı yapı içeriyor.

AirPower

Apple’ın ise standart kısa menzilli kablosuz şarjın yanı sıra uzun menzilli teknolojiler üzerinde de çalıştığı söyleniyor. Ancak bu yoldaki ilk adım olarak istasyonların gelişimi ve amaçlara göre sayısının artırılması olacak. İkinci adımsa iPhone ile AirPods ve Apple Watch’ları şarj etmek olacak gibi gözüküyor. Gelecek dönemdeyse menzil konusu gündeme daha sık gelecek.

Şirketler için teknolojinin ve elektronik ürünlerin gelişiminin duraksama dönemine girdiği bu günlerde şarj ve batarya alanında yaşanacak gelişim büyük bir hedef olarak görülüyor. Apple ise bir zamanlar akıllı telefon piyasasına getirdiği devrimsel yenilikleri bu alanda tekrar hayata geçirmek istiyor.

Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!

Bir görselin telif hakkı olup olmadığını nasıl anlarız?

Anlatmak istenilen konuyu özetlemek ya da yazdığınız bir yazıyı daha ilgi çekici hale getirmek için görsel kullanımı önemlidir. Ancak pek çok güzel resimlerle dolu çevrimiçi dünyada bir resmi izinsiz kullanmak ciddi yasal ve mali sonuçlara neden oluyor.

Resimleri kullanırken çoğu zaman telif haklarını ihlal etme durumuyla karşı karşıya kalabilirsiniz. Bunun öncelikli nedeni ise kişilerin resim seçerken görsel telif hakkı olup olmadığına bakmamak oluyor. Bu noktada da kişilerin aklına “Bir resmin telif hakkı olup olmadığını nasıl anlarız?” sorusu gelir.

Google’a 500 milyon euroluk telif cezası şoku

Google’a 500 milyon euroluk telif cezası şoku

Fransa Rekabet Kurumu'nun telif soruşturması kapsamında Google'a toplamda 500 milyon euroluk bir ceza verdiği ortaya çıktı.

Resimlerde telif hakkı nasıl anlaşılır?

  • Bir iletişim bilgisi arayın

İnternette bir resim bulursanız, resmi oluşturanın ya da telif hakkı sahibinin adını içeren bir resim yazısı olup olmadığına bakın. Ayrıca görselin bir e-posta adresi ya da görsel sahibinin internet sitesiyle de bağlantı olma ihtimali vardır.

https://shiftdelete.net/wp-content/uploads/2021/11/Bir-resmin-telif-hakki-olup-olmadigini-nasil-anlariz-5.jpg
  • Bir filigran arayın

Bir resimdeki filigran, görüntünün telif hakkıyla korunduğunun açık bir işaretidir. Genellikle filigran, resmin ait olduğu adı veya şirketi belirten bir metin içerir.

https://shiftdelete.net/wp-content/uploads/2021/11/Bir-resmin-telif-hakki-olup-olmadigini-nasil-anlariz-6.jpg
  • Görüntü üzerinde ters bir arama yapın

Bu işlemi gerçekleştirmek için Google Görseller’i açın. ardından kamera simgesine dokunun ve resmin URL’sine göre arama yapın. Bunun yerine resmin nerede olduğunu görmek için resmi yapıştırın. Sonuç olarak Google’ın görsel bulgularından sahiplik bilgilerini görebilmeniz mümkündür.

https://shiftdelete.net/wp-content/uploads/2021/11/Bir-resmin-telif-hakki-olup-olmadigini-nasil-anlariz-2.jpg
  • İnternet siteleri kullanın

Eğer bir görselin telif hakkı olup olmadığını anlayamıyorsanız bunu kolay bir hale getirebilirsiniz. Çünkü resimlerin telif hakkını sizlere sunan pek çok çevrimiçi internet siteleri vardır. Bu siteler sayesinde işleminiz birkaç dakika içerisinde halloluyor.

https://shiftdelete.net/wp-content/uploads/2021/11/Bir-resmin-telif-hakki-olup-olmadigini-nasil-anlariz-7.png

Tüm bunların yanı sıra Google Görseller‘de baktığınız pek çok resmin altında “Görseller telif hakkına tabi olabilir” yazısı olduğunu görürsünüz. Bu da sizlere resmin telif hakkı olup olmadığı konusunda fikir verir.

Bir resmi kullanmak için izin gerekli midir?

Bazen telif hakkının süresi dolmuş olabiliyor. Bu durumda bir resmi kopyalamak ya da kullanmak için sahibinden izin alınması gerekmez. Resim, yasaların izin verdiği belirli eylemler için kullanılıyorsa da izin gerekli değildir.

Bir resmi kullanmak için izin gerekiyorsa ister çok sayıda sahibi olan bir resim ister lisanslı bir görsel olsun, tüm telif hakkı sahiplerinden izin almak gerekiyor. Bazı durumlarda resimdeki tüm haklar için izin verecek yetkide olan biri ya da kurum olur. Ancak diğer durumlarda birkaç bireysel hak sahibinden ayrın izin alınması gerekli olabiliyor.

Yapay zeka sistemleri ne kadar güvenilir?

Yapay zeka sistemleri halihazırda iş, sağlık ve üretim alanlarında aktif bir şekilde kullanılıyor. Fakat kendilerini denetlemesi ve devamlı olarak yeni yetenekler kazandırması için geliştirici konumundaki bir insana ihtiyaç duyarlar.

Pek çok kişiyse bu sistemlere yeterince güvenilemeyeceğini söylüyor. Özellikle hayatımızı ciddi anlamda değiştirebilecek konularda fark etmediğimiz büyük bir risk altında olduğumuzu savunuyor. Öyle ki gelecekte bu sistemlerin insanlar için ölüm kalım anlamına gelebilecek bağımsız kararlar alması insanları korkutuyor.

Yapay zeka, 2022 yılının renk trendlerini belirledi!

Yapay zeka, 2022 yılının renk trendlerini belirledi!

Global stok görsel sitesi Shutterstock'un yapay zekası, 2022 yılında modaya yön verecek renkleri açıkladı!

Yapay zeka sistemlerinin potansiyeli

Yapay zekaya karşı duyulan ilgi ve korku uzun bir süredir insanların hayatında yer ediniyor. Örneğin geçtiğimiz 50 yıl içerisinde bu konuyla alakalı sınırsız sayıda bilimkurgu filmi yapıldı. Ortak noktalarıysa bu sistemlerin bir gün kontrolden çıkması veya insan gibi düşünebilen bir varlık halini alması oldu.

Yapay zeka

Fakat insanlardan farklı olarak, en azından günümüzdeki robotlar ve akıllı sistemler, ahlaki bir vicdandan yoksundur. Bu sebeple sadece kendini tasarlayan yazılımcıların onlara yapmasını söylediği komutlar üzerinde düşünebilirler. Eğer düşünmeleri gerekiyorsa da ancak yaratıcılarının birer gölgesi olabilirler.

Bu sebeple etik değerler konusunda bir elektronik cihaz veya yazılım eğer tek bir kişinin elinden çıkmışsa, onun görüşlerini yansıtacaktır. Fakat bu konular oldukça öznel bir durum olduğu için aynı görüşte olmayan kişiler için bir problem yaratabilir.

Yapay zekanın gözünde insanların değeri nasıl hesaplanıyor?

Yapay zeka sistemleri duygulardan ve insanların davranışlarını etkileyen hormonlardan tamamen bağımsız olduğu için, mantığa dayalı kararlar alabilir. Bu sebeple yaşanacak bir problem veya kriz anında insanları değerlendirerek belirli bir sıralama içerisine dahil ettiğinde ortaya çıkan sonuç insanları tatmin etmeyebilir.

Yapay zeka

Bu durum bazı insanlar tarafından acımasızca görülebilir. Örneğin bir afet senaryosunda ağlayan küçük bir çocuğu kurtarmak yerine ailesinde bulunan bir bilim insanına öncelik verebilir. Benzer bir şekilde lastiği patladığı veya arızalandığı için yoldan çıkan yüz tanıma sistemlerine sahip otonom sürüş destekli bir otomobil, sağındaki evsiz insana mı yoksa solunda bulunan bir doktora mı yönelmeyi tercih edecek?

İşte bu noktada ahlak ve etik değerleri eğer biz makinelere aşılamayı başaramazsak tamamen yok olabilir. Özellikle tıpta, tıbbi görüntülemedeki anormallikleri tespit etmek ve doktorların tıbbi bakıma öncelik vermelerine yardımcı olmak için yapay zeka desteği giderek artıyor.

Yapay zeka

Fakat son sözü şu an için doktorlar söylüyor. Ancak gelecekte bu durumun değişirse ve doktorumuz ile yapay zeka sistemi tanı hakkında aynı kanaatte olmazsa kimin dediği olacak? Tabii bu duruma tıptaki hataların önüne geçebiliriz şeklinde bakan büyük destekçi grupları da bulunuyor.

Savaşlarda yapay zeka kullanımı

Yapay zeka destekli insansız hava araçları ve diğer makinelerin varlığı da yine etik tartışmalara yol açıyor. Örneğin ülkeler sınırlarını korumak için veya savaşlarda kayıplarını azaltmak için bu tip sistemleri kullanmayı tercih ediyor. Fakat karşısına çıkan kişinin bir terörist veya düşman askeri mi yoksa çocuğuyla kaçmaya çalışan bir kadın olup olmadığını anlayabiliyorlar mı?

Yapay zeka

Tabii iddialara göre yapay zeka sistemleri sayesinde bu tip durumlardaki sivil ölümleri büyük oranda azaltılıyor. Fakat bu sistemler sonuçta birer teknoloji parçası olduğu için her an hata verebilirler. Bu sebeple sürekli kontrol altında tutan birileri olması gerekiyor.

Bu konudaki en yaygın görüş, yapay zekanın hayatımızı büyük oranda rahatlatıp bize yardımcı olabileceği gibi, başa çıkamayacağımız sorunlara da sebep olabileceği yönünde. Dolayısıyla bu sistemler oldukça titiz çalışmalar ile tasarlanıp, kullanıma sunulmadan önce uzun süreli testlerden geçmesi gerekiyor. Ayrıca umuyoruz ki her daim başında sistemi kapat tuşuna basabilecek bir insan olur.

Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi SDN Forum‘da veya yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!

Vivo’nun ilk Android tableti ortaya çıktı! İşte özellikleri

Xiaomi‘nin geçtiğimiz aylarda çıkardığı Mi Pad 5 serisi ve Realme‘in piyasaya sürmeyi planladığı Realme Pad, Ağustos ayından bu yana gündemde. Son olarak rakipleriyle olan rekabeti kızıştırmak isteyen Vivo da tablet sektörüne adım atacağını duyurdu.

Ağustos ayında Vivo’nun Başkan Yardımcısı Hu Baishan verdiği röportajda, yeni çıkacak tablet hakkında bazı bilgiler paylaşmıştı. Şimdi ise beklenen cihaz hakkında daha fazla bilgiye ulaşıldı. İşte Vivo’nun çıkaracağı ilk tablet hakkında ayrıntılar…

Vivo Y55s lansman öncesi sızdırıldı

Vivo Y55s lansman öncesi sızdırıldı

Vivo orta segmente hitap eden yeni telefonu Y55s ile sahneye çıkmaya hazırlanırken cihazın özellikleri sızdırıldı. İşte detaylar...

Vivo Pad Snapdragon 870 alıyor

Baishan, V1 işlemcili Vivo X70 serisinin 2022‘nin ilk yarısında geleceğini açıklamıştı. Son zamanlarda sadece tabletlere odaklanan şirket, öncesinde cihazın adının Vivo Pad olarak değişebileceği ihtimali dışında fazla bilgi vermemişti. Şimdi ise gelecek yeni ürünün ayrıntıları paylaşıldı.

Digital Chat Station‘ın verdiği bilgilere göre, çıkacak yeni Vivo Pad, yüksek kalite bir Qualcomm Snapdragon 870 alacak. Her ne kadar çok ayrıntılı verilmemiş olsa da, GSMArena aracılığıyla TUV‘un web sitesinde bir liste paylaşıldı. Bu listede 8.040 mAh pilli bir Vivo tablet de yer alıyordu.

Aynı kaynak, Başkan Yardımcısı Baishan’ın sözlerini de doğruladı ve tabletin 2022 yılında piyasaya sürüleceğine işaret etti. Bu tarih, Haziran ayında 2021 yılının dördüncü çeyreği olarak belirlenmişti. Ancak şirket, bazı konularda aksaklık yaşamış olacak ki mevzu bahis tabletin piyasaya çıkış tarihi 2022’ye ertelenmiş oldu. Tabletin öncelikli olarak Çin‘de piyasaya sürüleceği düşünülüyor. Diğer ülkelere gelip gelmeyeceği ise bilinmiyor.

Xiaomi‘nin tablet piyasasına dönüşünün, Realme‘nin tanıtımının ve Vivo‘nun tablet müjdelerinin yanında, OPPO ve OnePlus gibi diğer markalar da bu sektöre giriş yapma hazırlıkları yapıyor. OPPO Pad için fiyat ve ürünün görüntüleri çoktan sızdırıldı. OnePlus ise Temmuz ayında bu pazara adım atacağından bahsetmişti. Mini boyutlu oyun tabletleri, büyük boy OLED ekran tabletler ve e-özellikli diğer tabletler 2022’de bizi bekliyor.

Sizler Çin menşeli Vivo ve diğer şirketlerin tablet sektörüne adım atması hakkında neler düşünüyorsunuz? Alışılagelmiş tablet markalarıyla yarışabilirler mi yoksa gölgede mi kalacaklar? Fikirlerinizi yorumlarda bizimle paylaşabilirsiniz.

NASA, Dünya’yı kurtarmaya hazırlanıyor!

Kasım ayı başlarında NASA, Çift Asteroid Yönlendirme Testi (Double Asteroid Redirection Test DART) için fırlatma tarihini 23 Kasım olarak vermişti. Belirlenen tarihte California‘da beklenen fırlatma gerçekleşti. Görevin amacı ise Dünya’yı olası tehlikelerden korumak için strateji geliştirmek.

Bu süreç tabii ki uzun sürecek olsa da NASA, başarılı sonuçlar elde edeceğine inanıyor. Görevin aşamaları neler? Ne amaçlanıyor ve sonucunda ne gibi veriler elde edilecek? İşte ilk gezegen savunma testi görevinin ayrıntıları…

Ay görevlerinin kilit aracı sahnede: NASA Super Guppy

Ay görevlerinin kilit aracı sahnede: NASA Super Guppy

NASA (National Aeronautics and Space Administration), Artemis Ay görevleri için Supper Guppy kargo uçağını tekrar kullanmaya başladı.

DART misyonunun amacı ne?

23 Kasım olarak belirlenen tarihte korkulduğu gibi kötü hava şartları ile karşılaşılmadı ve fırlatma başarıyla gerçekleşti. Bu görevin amacı Amor asteroid grubundaki Didymos adındaki büyük bir asteroid etrafında dönen Dimorphos adlı diğer küçük asteroide çarpmak olacak. Böylelikle Dimorphos’un yörüngesi değişecek, böylece yörünge saptama ve değiştirme yolları aranacak.

Bu asteroidlerin Dünya yörüngesine girmesi gibi bir tehlikenin söz konusu olmadığını NASA açıkça belirtti. Yalnızca asteroid sistemi üzerindeki çarpmaların etkilerini görüp ölçmeyi amaçlıyorlar. Bunun için Dünya üzerinden teleskop ile takipte olacaklar. Kinetik etki tekniği ile yüksek hızdaki potansiyel tehlikeli bir asteroidi durdurmak için teknoloji ve strateji geliştirebilecekler.

DART, Didymos’a yaklaşık 10 ayda ulaşacak. Yakınına geldiğinde ise yönünü değiştirerek Dimorphos’a saniyede 6.6 kilometre hız ile çarpacak. Yaklaşık bir golf arabası büyüklüğündeki DART, 550 kg ağırlıkta ve Dimorphos ise 4.8 milyon ton. Çarpmanın etkisi ile Didymos’un yörüngesinin fiilen değişmesi amaçlanıyor.

Asteroidler dünyayı yok edebilir mi?

1-20 metre genişliğindeki asteroidler sık sık Dünya yörüngesine giriyor. Fakat bunların neredeyse tamamı atmosferde parçalanıyor ve zararsız bir hale geliyor. Her 500.000 yılda bir Dünya’ya 1 kilometre çapında asteroidler çarpar. Moritanya‘daki Tenoumer çarpma kraterine, 20.000 yıl önceki bilinen en son büyük boyutlu asteroidin sebep olduğu düşünülüyor. 5 kilometre çapındaki asteroidler ise her 20 milyon yılda bir Dünya ile buluşuyor.

2013‘te 6 Rus şehrine zarar veren Chelyabinsk meteroidinin 20 metre çapında olduğu düşünülüyor. Bu çarpmanın etkisiyle 1.500 kişi yaralandı. İşte DART misyonu, tam bu noktada devreye giriyor ve olası bir tehlikeli asteroide karşı Dünya’yı korumak için strateji geliştirmeyi planlıyor.

Sizler NASA’nın Dünya’yı olası bir tehlikeden kurtarmak için üzerinde çalıştığı DART misyonu hakkında neler düşünüyorsunuz? Gerçekten verilen emeklere değecek mi? Fikirlerinizi yorumlarda bizimle paylaşabilirsiniz.

iPhone için en iyi video indirme uygulamaları

iPhone, diğer işletim sistemlerinden farklı birçok özellik sağlıyor. Fakat, Android telefonlarında olan bazı özelliklerden de mahrum bırakıyor. Bu sorunlardan biri de hiç şüphesiz video indirmek olmalı. YouTube, getirdiği video indirme özelliği ile kullanıcılarına büyük kolaylık sağladı. iPhone kullanıcıları ise bu fonksiyondan yararlanamıyor.

iPhone telefonlara YouTube videosu indirmek için sizlere bazı uygulamalar listeledik. Bu uygulamaları kullanarak istediğiniz videoyu cihazınıza indirebilir ve çevrimdışı olarak izleyebilirsiniz. İşte iPhone için en iyi video indirme uygulamaları

En iyi iPhone uygulamaları 2021

En iyi iPhone uygulamaları 2021

iPhone kullanıcıları için en kullanışlı uygulamalardan olanları bu yazımızda listeledik. İşte en iyi iPhone uygulamaları!

iPhone için YouTube videosu indirme uygulamaları

YouTube içerisindeki videolar, iOS cihazlara indirilemiyor. Bazı uygulamalar bu noktada devreye giriyor ve size bu imkanı tanıyor. Bu uygulamalardan bazılarını sizler için test ettik ve nasıl kullanacağınızı birkaç adımda sıraladık. İşte uygulamalar ve kullanımları…

‎Documents: Dosya Yöneticisi

  • Uygulamayı buradaki linkten indirin.
  • İndirmek istediğiniz YouTube videosunu açın ve URL‘sini kopyalayın.
  • Açtığınızda karşınıza ”Search any website” seçeneği çıkacak. Bu kısma ”y2mate.com” yazın ve YouTube videosu indirme sitesini açın.
  • Kopyaladığınız URL’yi istenen kısma yapıştırın.
  • İndirmek istediğiniz video kalitesini seçin ve Download tuşuna basın.
  • İndirmek istediğiniz konumu seçin ve işleminizi tamamlayın.

Documents: Dosya Yöneticisi, iPhone telefonunuza video indirmek için ideal bir uygulama olsa da bazılarınız için karışık görünebilir. Eğer isterseniz sıraladığımız diğer uygulamalardan da yararlanabilirsiniz.

‎Documents Reader and File Manager Pro

Uygulamayı buradan indirebilirsiniz. Documents Reader and File Manager Pro‘da da bir önceki uygulama Documents: Dosya Yöneticisi’nde olduğu gibi URL‘yi kopyalamanız ve istenen yere yapıştırmanız gerekiyor. Sonrasında Download butonundan videoyu kolaylıkla indirebilirsiniz.

Yalnız indirdiğiniz video, telefonunuza değil, uygulamanın içindeki bir dosyaya iniyor. Yani videoyu, telefonunuzda bulunan herhangi bir klasör içinde göstermiyor.

YouTube için Video Master

YouTube için Video Master, diğer uygulamalara göre daha basit bir kullanıma sahip. Uygulamayı buradan indirebilirsiniz. Aplikasyona girdiğinizde, YouTube’dan istediğiniz videoyu açıp altta bulunan ”İndir” butonuna tıklamanız yeterli.

Fakat bu uygulamada da Documents Reader and File Manager Pro’da olduğu gibi, videoyu Dosyalar, İndirilenler gibi herhangi bir klasörde göstermiyor. Onun yerine uygulama içerisinde kendi klasörlerinizi oluşturup videoları sınıflandırabilirsiniz.

iPhone cihazlar için video indirme uygulamalarını sizler için sıraladık. Düşünce ve fikirlerinizi yorumlarda bizimle paylaşmayı unutmayın.

GTA Trilogy, PC’ye mobil platformdan port edilmiş!

11 Kasım’da piyasaya sürülen ve GTA serisinin en sevilen üç oyununu bir araya getiren Grand Theft Auto: The Trilogy The Definitive Edition hakkında tartışmalar bitmek bilmiyor. Rockstar Games tarihindeki en sorunlu ve tartışmalı yapım olarak tarihe geçen GTA Trilogy ile ilgili yeni bir iddia daha ortaya atıldı.

GTA San Andreas’ın VR oynanışı ortaya çıktı!

GTA San Andreas’ın VR oynanışı ortaya çıktı!

Bu ay çıkış yapan GTA Trilogy: The Definitive Edition paketinin San Andreas oyununda gizlenmiş bir VR modu ortaya çıktı.

GTA Trilogy, ilk olarak mobil için tasarlanmış

GTA Trilogy ilk kez duyurulduğunda oyuncuları oldukça heyecanlandırmıştı. GTA: Vice City, GTA 3 ve GTA: San Andreas dünyasını yeniden ve yenilenmiş grafiklerle seyahat etmeyi planlayan oyuncular, üçlemenin piyasaya çıkması sonrası büyük bir hayal kırıklığı yaşadı. MetaCritic ve OpenCritic ortalamalarıyla (52/100 ve 54/100) adeta yerin dibine sokulan üçleme, grafik hataları, oynanış problemleri ve hatta oyunların PS2 versiyonundaki problemlerin dahi giderilmemiş olmasıyla oyuncuları üzdü.

gta trilogy grafik karşılaştırması

Rockstar Games önümüzdeki süreçte oyuna getireceği yamalarla sorunları düzelteceğini belirtse de oyuncular durumdan hiç hoşnut değil. Yaşanan tüm olumsuz durumların yanı sıra şimdi de GTA Trilogy’nin PC versiyonunun, mobil için geliştirilen sürümlerden port edildiği ortaya çıktı. Kısacası Rockstar Games, oyunları önce mobil için geliştirmiş ve daha sonrasında buradan PC’ye uyarlamış.

GTA Trilogy

Vadim M. isimli bir Twitter kullanıcısı, oyunun kodlarını kurcaladıktan sonra mobil platformdaki kontrol şemasının oyunda unutulduğunu fark etti. Dokunmatik ekran kontrollerinin oyunda bulunmasından anlıyoruz ki Rockstar Games, oyunu PC için geliştirmek yerine önce Android ve iOS için geliştirmiş ve sonrasında PC için port etmiş.

https://twitter.com/NationalPepper/status/1464348524766715909

Grand Theft Auto: The Trilogy The Definitive Edition’ın Android ve iOS sürümleri 2022’nin henüz belli olmayan bir zamanında piyasaya sürülecek. Her iki sürümün de diğer platformlardan sonra piyasaya çıkacak olması yukarıda bahsettiğimiz teoriyi de doğruluyor. Üçlemenin sorunlu çıkışı için oyunculardan özür dileyen Rockstar Games, önümüzdeki süreçte geniş çaplı bir güncelleme yayınlayacak.

Peki sizler oyunun mobilden port edilmesi hakkında neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi bizlerle yorumlar kısmında paylaşmayı ihmal etmeyin.

TOGG’un CEO’su, yerli otomobilin fiyatı hakkında konuştu!

Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu (TOGG), geçtiğimiz günlerde yaptığı bir açıklamayla C-segment Sedan modeli için kolları sıvadıklarını ve C-segment SUV araçları 2023’in ilk çeyreğinde piyasaya süreceklerini açıklamıştı. TOGG CEO’su Gürcan Karakaş, şimdi de aracın merakla beklenen fiyatlandırma politikası hakkında bir açıklamada bulundu.

TOGG’dan heyecanlandıran açıklama: Yeni model geliyor!

TOGG’dan heyecanlandıran açıklama: Yeni model geliyor!

Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu (TOGG), kısa süre önce yaptığı yeni model açıklamasıyla otomobilseverleri heyecanlandırdı.

TOGG, rekabetçi bir fiyatlandırmaya sahip olacak

Dünya Gazetesi’nin haberine göre; Şeref Oğuz, Hakan Güldağ ve Vahap Munyar ile bir görüşme gerçekleştiren TOGG CEO’su Gürcan Karakaş, otomobil fiyatının 2022’nin sonunda veya 2023’ün başında belirleneceğini açıkladı. Karakaş, otomobil piyasaya çıktığında elektrikli araçların çok fazla yaygınlaşmamış olacağını öngördüğünü, bu sebeple aracın elektrikli otomobillerden ziyade, daha çok içten yanmalı ve dizel araçlarla rekabet halinde olacağını belirtti.

TOGG’un bataryası ve aracın dolu şarjla gidebileceği menzille ilgili de açıklamalarda bulunan Karakaş, otomobilin 30 dakikanın altında bir hızlı şarj ile yüzde 80 doluluğa ulaşabileceğini belirtti. TOGG’un 300+ ve 500+ kilometre menzil opsiyonlarıyla sunulacağının altını çizden Karakaş, üstün bir şarj alt yapısı geliştirdiklerini ve nüfusun yoğun olduğu yerlerde 25 kilometrekarede bir şarj ünitesi konumlandıracaklarını söyledi.

Röportajda otomobilin yerlilik oranına da değinen TOGG CEO’su, tesislerin Gemlik’te inşa edilmesinin bir tesadüf olmadığını ve tedarikçilerin yüzde 75’ini Türkiye sınırları içerisinden sağladıklarını belirtti. Karakaş, aracın pazara çıktıktan üç yıl sonraki yerlilik hedefinin yüzde 68 olduğunu da hatırlattı.

İşte Karakaş’ın aracın fiyatlandırmasıyla ilgili sözleri:

“Fiyatlandırmamız 2022’nin sonu 2023’ün başında belli olacak. Aracımız pazara çıktığında elektrikli araçların fazla yaygınlaşmış olmayacağını öngörebiliyoruz.

Dolayısıyla C Segmentinde içten yanmalı araçlarla, özellikle de dizel araçlarla rekabet edeceğiz. Özetle C SUV’un kendi sınıfında Türkiye’deki araçlarla rekabetçi olacak bir fiyatla piyasaya çıkacağını söyleyebilirim.”

Gürhan Karakaş

Peki sizler yerli ve milli otomobilimiz TOGG’un fiyatlandırma politikası hakkında neler düşünüyorsunuz? Otomobilin potansiyel fiyatı hakkında tahminleriniz neler? Görüşlerinizi bizlerle yorular kısmında paylaşmayı ihmal etmeyin.

Sony, PlayStation el konsolu üzerinde çalışıyor olabilir!

Geçtiğimiz yıl içerisinde piyasaya sürdüğü PlayStation 5 ile son yılların en iyi konsol çıkışlarından birini yakalayan Sony, yeni dönemde farklı bir cihazla daha karşımıza çıkabilir. Ünlü Japon şirketin tescil ettirdiği yeni bir tasarım, yeni dönemde PlayStation markası altında bir el konsolu daha görebileceğimizi gösteriyor.

PlayStation Plus’ın Aralık ayı oyunları sızdırıldı!

PlayStation Plus’ın Aralık ayı oyunları sızdırıldı!

Sony tarafından her ay ücretsiz sunulan oyunlar bu ay da sızdırıldı. PlayStation Plus için Aralık ayında verilecek oyunlara göz atıyoruz.

Sony, mobil platforma yeniden göz kırptı

Sony, PlayStation Portable (PSP) ve PlayStation Vita sonrasında mobil platformlarla ilgili herhangi bir planının olmadığını açıklamıştı. Yakın gelecekte Japon şirketin herhangi bir mobil cihaz geliştirmeyeceği düşünülürken, firma tarafından alınan bir patent durumun değiştiğine işaret ediyor olabilir.

Her ne kadar önümüzdeki süreçte SteamDeck gibi güçlü bir el konsolu piyasaya çıkacak olsa da sadece mobile odaklanan konsolları uzunca süredir göremiyoruz. Son olarak Nintendo, Switch ile hem el konsolu hem de güçlü bir ev konsolu konseptini bir araya getirerek oldukça başarılı olmuştu.

Halen kapış kapış satılan Switch, Sony için de farklı bir alana yönelmeye sebep olmuş olabilir. Yukarıda gördüğünüz patentler, ortasında bir ekran olan, iki analoglu klasik bir PlayStation kolunu gösteriyor. Buna karşın alınan ikinci panelde, kontrolcünün bir cihazla (muhtemelen PS5) entegre olabildiğini görüyoruz.

Bu anlamda Sony tarafından geliştirilen bu cihazın klasik bir el konsolu olmadığını düşünmek mümkün. Bunun yerine çok da sağlam bir donanımı olmayan, PS5 ile entegre çalışan ve bulut teknolojisiyle evde değilken de oyun oynayabileceğiniz bir cihaz geliştiriliyor olabilir.

Bir diğer ihtimal de bu kontrolcünün, akıllı telefonların ortasına entegre edildiği basit bir PlayStation kontrolcüsü olması… Bu sayede yine bulut teknolojisiyle PlayStation oyunları akıllı telefondan oynanabilir hale gelebilir.

Sony tarafından alınan bu patentle ilgili bildiklerimiz şimdilik bundan ibaret… Cihazın USB-C çıkışı olması ve Bluetooth bağlantısına sahip olması da şu an için çok fazla bir şeye işaret etmiyor. Peki sizlerin bu patent ile ilgili görüşleriniz neler? Bizlerle yorumlar kısmında paylaşmayı ihmal etmeyin.

Xiaomi telefon alınca yapmanız gerekenler!

Android işletim sistemi kullanıcılarının birçoğunun sahibi olduğu Xiaomi marka telefonlar, tercih edilme oranı olarak yüksek bir kitleye hitap ediyor. Sizler için Xiaomi marka telefon aldığınızda ilk yapmanız gerekenleri bir araya getirdik.

Xiaomi aldığınızda ilk yapmanız gerekenler!

Dilerseniz sözü uzatmadan sizleri videomuz ile baş başa bırakalım. İyi seyirler.

Telefonun kurulumunu yaparken malum olarak bilgileri girmeniz, şartlar ve koşulları kabul etmeniz gerekiyor. Xiaomi telefonları kurarken çıkan ek seçeneklerden reklam ile alakalı olan seçeneklerdeki tiki kesinlikle kaldırmanız gerekiyor. Ayrıca Google’ın konum bilgisi almasını ve kullanıcı ve teşhis bilgisi depolamasını kapatın. Bu seçenekleri kapatmanız performans ve pil konusunda büyük ölçüde etki edecektir.

Telefonu kurduktan sonra ise ayarlara girdikten sonra reklam yazın ve kişiselleştirilmiş reklam önerileri ve şifreleri göster seçeneklerini devre dışı bırakın.

Telefonunuzu aldınız ve biraz inceleme yaptınız. Bir sorun gözükmüyor gibi gözüksede IMEI konusunda satıcınız yurt dışından aldığı telefona kaçak IMEI atmış olabilir. Bu durum genellikle ikinci el piyasasında çok rastlanan bir durumdur. Bu konuda dikkatli olun ve IMEI numaranızı kesinlikle e-Devlet üzerinden sorgulatın. IMEI sorgulaması yapmak için telefon uygulamasına girdikten sonra “*#06#” yazın. Burada açılan ekranda IMEI numaranızı görebilirsiniz. e-Devlet arama kısmına “IMEI Sorgulama” yazdıktan sonra ilk seçeneğe tıklayın ve 15 haneli IMEI numaranızı girin. Eğer kendi telefonunuz ekranda çıkıyorsa bir sorun yoktur fakat başka bir telefon modelinin ismini görüyorsanız klon bir IMEI numarasına sahip olabilirsiniz.

Özellikle ikinci el bir telefon alıyorsanız mutlaka dikkat etmeniz gereken önemli bir husus ise donanım sorgulamadır. Eğer ki telefonunuzun ses çıkışında, kamerasında sorun varsa yada ekranında ölü pikseller varsa bunları test edebilmek için Xiaomi telefonlarda çok güzel bir bölüm bulunuyor.

Ayarlar üzerinden hakkında kısmına girin ve yapım numarasına 5-6 defa tıklayın. FQC test ekranından istediğiniz her türlü donanım özelliğini test edebilirsiniz.

Eğer telefonunuzda garanti kapsamı varsa ve telefonunuza işlem uygulamak istemiyorsanız bu işlemi atlayabilirsiniz. Eğer telefonunuzda herhangi bir ROM’ları telefonunuzda deneyimlemek istiyorsanız ve farklı sürümleri deneyimlemek istiyorsanız bootloader özelliğini kesinlikle açmanız gerekiyor. Eğer açmazsanız bu işlemleri uygulayamazsınız.

Xiaomi telefonlarda son yıllarda diğer telefonlara göre çok daha hızlı ekran tazaleme oranı sunuyor fakat bu özellik çoğu modelde sınırlandırılıyor. Ayarlara girdikten sonra ekran bölümünden tazeleme hızı kısmından en yüksek tazeleme hızı oranını seçin. Ekran tazeleme hızının yüksek olması gözle görülür bir şekilde akıcılığa faydası olacaktır ve göz sağlığı konusunda fayda sağlayacaktır.

Nükleer bombadan daha güçlü bir asteroit yola çıkıyor!

NASA‘nın asteroit takipçisine göre, devasa bir gök cismi Aralık ayı sonlarında Dünya’ya doğru yola çıkıyor. Eğer çarparsa atom bombasından çok daha büyük bir yıkıma neden olacak. Ancak bilim insanları endişelenecek bir şey olmadığını da belirtiyor.

Bununla birlikte, tarihteki en büyük meteor olayı Tunguska’da gerçekleşti. İşte Tunguska olayı ve haberimizin konusu olan gök cismine dair bildiklerimiz…

NASA’nın DART görevi başladı! İşte detaylar

NASA’nın DART görevi başladı! İşte detaylar

ABD Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA), bugün gerçekleştirdiği fırlatma etkinliğinde Falcon 9 roketi ile DART uzay aracını göreve gönderdi.

Asteroit 2018 AH, yaklaşık 190 metre çapa sahip

30 Haziran 1908 günü Sibirya’nın Tunguska bölgesine ‘bilinen’ en büyük meteor düştü. Ancak son araştırmalara göre 2018 AH isimli bu gök cisminin de Tunguska cismine benzer şekilde yaklaşık 84 ila 190 metre çapında olduğu tahmin ediliyor. Bu da bir nükleer bombadan çok daha güçlü olacağını gösteriyor.

Asteroit 2018 AH ne kadar uzaklıktan geçecek?

Jerusalem Post‘un haberine göre, asteroit 2018 AH, 27 Aralık‘ta Dünya’nın yanından geçecek. Bununla birlikte, bu cismin gezegene çarpması pek olası değil. Çünkü 4,5 milyon kilometre uzaklıktan geçmesi bekleniyor. Bunu bir örnekle açıklamak gerekirse, Dünya ile Ay arasındaki mesafe bile yaklaşık 384.000 km.

Bu arada 2018 AH, daha önce de Dünya’ya yaklaştı ve üstelik çok daha yakınımıza geldi. 2018’de bu cisim, gezegenimize 296.758 km’lik mesafeden geçti. Ancak karanlık olması nedeniyle fark edilmedi. İşte o zamandan beri, bu büyüklükte bir asteroit Dünya’ya bu kadar yaklaşmadı.

2018 AH büyüklüğünde bir cisim Dünya’ya çarparsa ne olur?

Bilim insanları, daha önce de büyük gök cisimleri Dünya’ya çarptığı için neler olabileceğini tahmin ediyor. Normalde bu cisimlerin boyutları değiştiği için tahmin yapmak oldukça zor. Ancak 2013 yılında Rusya üzerinde 17 metrelik bir asteroit atmosferde patladı. Bu olay sonucunda 7 bin küsur bina hasar gördü.

Asteroit çarpması tehlikeleri nelerdir?

Rusya’daki son olay, 2018 AH’ye kıyasla oldukça küçük kalıyor. Ancak 1908’de yine Rusya’daki Tunguska Nehri‘ne devasa bir meteor düştü. Tunguska’ya düşen meteorun 2018 AH ile yaklaşık aynı büyüklükte olduğu tahmin ediliyor. Bu cisim, 12 megatonluk büyük bir patlama meydana getirdi. Binlerce kilometre boyunca geniş çaplı bir yıkıma neden oldu.

Tunguska meteoru, İkinci Dünya Savaşı’nda Hiroşima’ya atılan atom bombasından bile daha etkili kabul ediliyor. Ancak Tunguska çevresindeki yerleşimin dağınık ve seyrek olması sebebiyle olayda sadece üç kişi hayatını kaybetti. Bununla birlikte, bölgedeki yaklaşık 80 milyon ağaç yerle bir oldu.

2018 AH de benzer bir şeye neden olabilir. Ancak başta da dediğimiz günü endişelenecek bir şey yok. Bu arada, NASA’ya göre, 140 metre çapında veya daha büyük herhangi bir asteroit, Dünya’ya çarptığında potansiyel olarak felakete yol açabilir.