Popüler mesajlaşma uygulaması WhatsApp, onlarca akıllı telefon için desteğini sona erdirecek. Facebook‘a ait platform, dünyada en fazla kullanıcıya sahip uygulamalardan biri. 2 milyarı aşkın aktif kullanıcısı bulunan WhatsApp’ın, bünyesine kattığı yeni özellikleri biz de sizlerle paylaşıyoruz.
Zaman zaman gizlilik politikası ya da kısa süreli kesintiler nedeniyle eleştirilen uygulama hakkında yeni bir gelişme var. Her yıl olduğu gibi bu yıl da platform, bazı akıllı telefonlara desteğini sonlandıracak. WhatsApp’ın geçtiğimiz aylarda açıkladığı o telefon modellerini hatırlayalım…
Dün yaşanan skandaldan sonra pek çok kullanıcı WhatsApp'tan ayrılmak istiyor. Peki ya WhatsApp sohbet geçmişi Telegram'a nasıl aktarılır?
1 Kasım’dan itibaren bu telefonlarda WhatsApp açılmayacak!
Şirketin yaptığı açıklamaya göre, 1 Kasım’dan itibaren iOS ve Android cihazların bir kısmı uygulamaya erişemeyecek. Aşağıda sizin için listelediğimiz akıllı telefonlardan herhangi birini kullanıyorsanız, sohbetlerinizi 1 Kasım’dan önce yedeklemeniz faydalı olacaktır.
WhatsApp, Android 4.0.3 veya daha eski sürümlerle çalışan telefonlarda artık çalışmayacak. Aynı şekilde iOS 9 ya da daha eski sürümlere sahip iPhone cihazlar için de bu geçerli. Bu modeller arasında iPhone SE (1. Nesil), iPhone 6S ve iPhone 6S Plus da yer alıyor. Bunun dışında, Samsung, LG, Sony ve Huawei cihazlardan da birçok model listede.
Bu arada, aşağıdaki modellerin güncellenmesi halinde WhatsApp desteği devam edecek. Bu nedenle telefonunuzu en son sürüme güncellemelisiniz.
91mobiles‘in haberine göre, 1 Kasım’dan itibaren WhatsApp’ı desteklemeyecek telefon modelleri:
Apple
iPhone SE
iPhone 6S
iPhone 6S Plus
Samsung
Galaxy Trend Lite
Galaxy Trend II
Galaxy SII
Galaxy S3 mini
Galaxy Xcover 2
Galaxy Core
Galaxy Ace 2
LG
Lucid 2
Optimus F7
Optimus F5
Optimus L3 II Dual
Optimus F5
Optimus L5
Best L5 2
Optimus L5 Dual
Optimus L3 II
Optimus L7
Optimus L7 II Dual
Optimus L7 II
Optimus F6 Enact
Optimus L4 II Dual
Optimus F3
Optimus L4 II
Best L2 2
Optimus Nitro HD и 4X HD
Optimus F3Q
ZTE
Grand S Flex
V956
Grand X Quad V987
Large Memo
Huawei
Ascend G740
Ascend Mate
Ascend D Quad XL
Ascend D1 Quad XL
Ascend P1 S
Ascend D2
Sony
Sony Xperia Miro
Sony Xperia Neo L
Xperia Arc S
1 hafta içerisinde sohbetleri Android’de Google Cloud‘a ve iOS’ta iCloud‘a yedeklemeniz sizin için iyi olacak. Çünkü yeni bir cihaza geçtiğinizde mesajları ve medyayı geri yükleyebilirsiniz.
Evrende bizden başka yaşam olup olmadığı sorusu halen daha gizemini koruyor. Bu nedenle özellikle güneş sistemimiz başta olmak üzere, galaksinin her bir köşesi araştırılıyor. Uzay araştırmaları da teknolojinin gelişmesiyle birlikte geçtiğimiz yıllarda büyük bir ivme yakaladı. Son olarak ise gökbilimciler, bugüne kadarki en genç gezegeni keşfetti.
Uzayda yapılan araştırmaların tamamı sadece yeni bir yaşam formu veya yaşanabilir ekosisteme sahip yerler keşfetmek için yapılmıyor. Bu tip bizlere gezegenimizin oluşum sürecini daha iyi anlayabilmemizi sağlayacak genç gezegenlerin keşifleri de oldukça önem arz ediyor.
NASA, Şubat ayında Mars'ın yüzeyine indirdiği Perseverance gezgini sayesinde gezegenin sesini kaydetmeyi başardı. İşte detaylar...
Bilinen en genç gezegen: 2M0437b
Gökbilimciler daha önce de bazı genç gezegenler üzerinde çalışmalar kaydetti. Ancak hiç birisi bu kadar genç ve izlenmesi kolay değildi. CBS News‘ün yaptığı habere göre Hawaii Üniversitesi liderliğindeki bir ekip, sadece bir kaç milyon yaşında olan ve literatüre en genç gezegenlerden biri olarak geçen 2M0437b‘yi Toros Bulutu içerisinde keşfetti. Sayılara aldanmamak gerekiyor. Çünkü bu gezegen henüz daha bebek olarak tanımlanıyor.
Dünyamıza yaklaşık 400 ışık yılı uzaklıkta bulunan 2M0437b, oldukça büyük bir gezegen. Üstelik kendi yıldız sistemi içerisindeki güneşten de dünyamız ile güneş arasında ki mesafeden neredeyse yüz kat daha uzak. Genellikle kendi sisteminde bu kadar dışarıda kalan bir gezegen kızılötesi radyasyon yayamayacak kadar soğuk oluyor. Ancak 2M0437b sadece bir kaç milyon yaşında olduğu için hala sıcak kalmayı başarabilen nadir gök cisimlerinden.
Gezegenin lavlarla kaplı yüzey sıcaklığının yaklaşık olarak bin 500 Kelvin (bin 227 santigrat derece veya iki bin 240 Fahrenheit) olduğu tahmin ediliyor. Bu sayede 417 ışık yılı uzaklıkta olduğu halde gökbilimciler tarafından yaydığı kızılötesi ışık 2018 yılında fark edildi. Hawaii‘de bulunan Subaru teleskopu sayesinde bu keşfi yapan ekip, W. M. Keck gözlemevini kullanarak yakın kızılötesi gözlemlerini gerçekleştirdi.
Austin‘deki Texas Üniversitesi‘nde görev alan gökbilimci Adam Kraus konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı:
Keck Gözlemevi’nden elde edilen mükemmel veriler, soluk duran komşumuzun hiç de öyle olmadığını, yıldızıyla birlikte uzayda hareket ettiğini ve bu ne denenle gerçek bir arkadaş olduğunu doğrulamamızı sağladı. Sonunda, yıldızın etrafındaki yörünge hareketini bile ölçebiliriz.
Bebek gezegen 2M0437b, Hubble Uzay Teleskobu için adaylar arasında
Gezegenin keşfini ve incelemelerini yapan ekip, Hubble Uzay Teleskobu kullanılarak yapılacak gözlemler için bu yıldız sisteminin mükemmel bir aday olacağına inanıyor. Bugüne kadar pek çok yıldız sistemi ve içlerindeki gezegen ve uydular özel geliştirmelere sahip gözlemevleri tarafından incelendi. Çünkü bu yıldızlardan gelen ışık, dünyamızın atmosferine girerken çarpıtma etkisi yüzünden bozuluyor ve istenilen görüntüyü almak normal gözlemevleri için mümkün olmuyor.
Hubble sayesinde tüm bu engellerin önüne geçilebilir. Eğer aday olarak kabul edilirse, yıldızın ve gezegenin yaşı başta olmak üzere kütlesi, çekim gücü, atmosferindeki kimyasal izler bile tespit edilebilir. Bu da 2M0437b‘nin nasıl oluştuğunu anlamamızı dolayısıyla kendi gezegenimiz hakkında daha çok fikir sahibi olmamızı sağlayabilir. Hawaii Üniversitesi gökbilimcilerinden Michael Liu şu açıklamayı yaptı:
Hepimiz geleceğin teknolojileri ve teleskoplarıyla bu tür gezegenlerin daha ayrıntılı araştırmalarını ve bu tür keşifleri dört gözle bekliyoruz.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Amerika’nın efsane basketbol oyuncularından Michael Jordan, yalnızca NBA tarihinin en iyilerinden biri olmasıyla bilinmiyor. Jordan aynı zamanda spor markalarıyla iş birliği içinde piyasaya sürdüğü sneaker’larıyla da adından sıkça söz ettirdi.
Kısa süre önce efsanevi basketbolcu Michael Jordan’ın eski ayakkabılarından biri, sergilendiği açık artırmada rekor bir fiyattan alıcı buldu. Bu, aynı zamanda tarihte satılan en pahalı ayakkabı olarak da kayıtlara geçti.
NFT sektörüne adım atacağını duyuran Reddit, kendi platformunu kuracak. Şirket bunun için iş ilanı paylaştı.
Jordan’ın ilk yıllarında giydiği ayakkabı, 1.47 milyon dolardan alıcı buldu
Jordan’ın klasik sneaker’larından biri, 24 Ekim tarihinde 1.47 milyon dolardan alıcı buldu. Ayakkabının alıcı bulduğu haberi, uluslararası pazarda lüks ürünlere ev sahipliği yapan Sotheby’s tarafından açıklandı.
Sotheby’s tarafından yapılan paylaşıma göre Jordan’ın eski dönemlerde giydiği Nike Air Ship spor ayakkabısı, Las Vegas’taki lüks bir müzayede 1.472 milyon dolarlık bir fiyatla satıldı. NBA’nin efsanelerinden Jordan, söz konusu ayakkabıyı tam olarak yükseldiği dönemlerde giyiyordu.
Michael Jordan, Kırmızı-Beyaz renkteki Nike Air Ship model ayakkabıyı giydiğinde henüz daha çaylaktı. Chicago Bulls takımında beşinci sezonunu geçiren Jordan, Denver Nuggets’a karşı mücadele ettiği maçta söz konusu ayakkabıyı kullanmıştı.
Jordan’ın o zamanlar ”savaş ayakkabısı” olarak adlandırılan bu ürün, şimdi rekor bir fiyattan alıcı buldu. 24 Ekim tarihinde 1.5 milyon dolara yakın fiyattan satılan bu ayakkabı, bugüne kadarki en yüksek fiyatlı ayakkabı olarak da tarihe geçti.
O dönemde Nike, büyük yankı uyandıran ilk nesil ”Air Jordan” ürün serisini artırmak içinde kolları sıvadı. Dev ayakkabı üreticisi o zamanlar Ürdün ile resmi olarak işbirliği yapmıştı. İşte Twitter’dan gelen tepkiler…
2021 yazı uzaya kafayı takmış milyarder dostlarımız için oldukça yoğun bir ay oldu. 11 Temmuz‘da İngiliz girişimci Sir Richard Branson‘ın Unity “roket uçağı”, onu ve beş diğer yolcuyu Dünya’nın 85 kilometre yukarısına uçurdu. Ve geçtiğimiz haftalarda, Amazon‘un kurucusu Jeff Bezos‘un Shepard kapsülü 106 km yüksekliğe ulaştı. Uçuş ile Bezos ve kardeşi eşsiz bir deneyim yaşadı. Ayrıca diğer iki yolcu ise bu yüksekliğe ulaşan en genç ve en yaşlı insanlar oldu.
Her iki uçuştaki yolcular, birkaç dakikalığına olsa da yerçekimsiz ortamı deneyimleme ve gezegenimizin nefes manzaralarını izleme şansını yakaladılar. Bu durum Branson’ın Virgin Galactic‘i ve Bezos’un Blue Origin‘i için medyada hızla büyüyen bir marka bilinirliği sağladı. Özellikle parasıyla da olsa uzayı keşfetmek isteyen insanlar gelişmeler yoğun bir ilgi ile izledi.
Türkiye Uzay Ajansı (TUA) Başkanı Serdar Hüseyin Yıldırım, 2022-2026 dönemine ilişkin hedeflerini açıkladı. İşte ayrıntılar...
Uzaya çıkan herkes ‘astronot’ mu olacak?
Sovyet kozmonot Yuri Gagarin‘in uzaya çıkan ilk insan olmasının üzerinden 60 yıl geçti. O zamandan bu yana yaklaşık 600 eğitimli astronot uzaya gitti. Buna rağmen çok az insan uzay turisti oldu. Neyse ki artan rekabet ve azalan maliyetler nedeniyle yakında uzay turizminin yaygınlaşacağı kesin. Fakat paradan önce konuşmamız gereken bazı meseleler var.
1967 tarihli BM Dış Uzay Antlaşması, astronotları “insanlığın uzaydaki elçileri (envoys of humankind in outer space)” olarak tanımladı. Yani 1969‘daki Apollo 11‘in Ay‘a inişi sırasında durum böyleydi. Bununla birlikte 1968 BM Kurtarma Anlaşması’ndaki bir maddeye göre gemideki herkes, tam teşekküllü bir astronot olarak kabul edilmiyor.
Elbette bu yasal incelikler, uzay turizmi yapacak şirketlerin yolcularına “astronot” güzellemesi yapmayacakları anlamına gelmiyor. Virgin Glactic, Blue Origin, Space X ve daha niceleri astronotluğu bir pazarlama aracına dönüştüreceklerdir.
Uzay nereden başlar?
Bugüne kadar yazılan ve çizilen pek çok şeye rağmen, “dış uzay” kelimesinin yasal bir tanımı yoktur. Dolayısıyla hava sahasının bittiği ve uzayın başladığı hiçbir resmi sınır bulunmuyor. Geçmişte Uluslararası Havacılık Federasyonu von Karman çizgisini dikkate alıyordu. Ancak bu, atmosferin bilimsel olarak tanımlanmış katmanlarından herhangi birinin sınırıyla ve bu tür konularla ilgilenen BM Dış Uzayın BarışçılKullanımları Komitesi ile örtüşmüyor.
Dünya’nın tanımladığımız uzayı etkilediği bilimsel bir gerçektir. Esasen, daha büyük uzay yolculuğu yapan ülkeler, egemenliklerinin üst sınırlarını açıkça belirleyecek bir sınırı yasal olarak tanımlamaya gerek görmezler. Bu sebeple yakın zamanda resmi bir sınır açıklanması pek muhtemel gözükmüyor.
İşler ters gittiğinde hangi yasaları uygulayacağız?
1986 Challenger ve 2003 Columbia mekiği felaketleri uzay yolculuğunun tehlikelerini açık bir şekilde gözler önüne serdi. Bugüne kadar ki uzay seyahatlerinin standart yolcuları her zaman eğitimli astronotlar olarak kabul edilmişti ve risk seviyeleri her zaman en üst seviye astronotlar için belirlendi.
Ancak ticari uzay turizmi, devlet destekli uzay programlarından farklıdır. Uzay turizmi mümkün olan en yüksek güvenlik standartlarına ihtiyaç duyar. Ticari uzay yolculuğu; bir uzay turistinin yaralanma, kayıp veya mal kaybına uğraması durumunda da bir sorumluluk-sorumluluk sistemi barındırmalıdır.
Birleşmiş Milletler‘in Sorumluluk Sözleşmesi kapsamında uzay turistleri ve aileleri, yalnızca uydu enkazı gibi durumlarda tazminat talep edebilir. Olası kaza durumunda mağdurların yasal işlem başlatma hakkı olsa da muhtemelen uzay turizmi pazarında rekabet eden şirketler yolcularına dikkatlice hazırlanmış sorumluluk muafiyet belgeleri imzalatacak.
Bu nedenle herhangi bir yasal düzenleme kapsamına giren uzayda yaşanabilecek kazalar için dava açılamayacak. Ancak kıtalararası yolculuğu kolaylaştıracak yörünge altı (transorbital) uçuşların kısa süre içerisinde havacılık hukukuna dayanan yeni bir kanun kapsamına alınması bekleniyor.
Uzayda hangi faaliyetlere izin vereceğiz?
Uzay turizminin ortaya çıkışı, bazı ilginç etik sorulara da yol açacak. Uzayda reklam panoları olmalı mı? Peki ya Dünya’nın çeşitli yerlerinde illegal olan şeyler uzayda da mı illegal olacak? Bu çizgiyi hangi yasal dayanağa göre sınırlandıracağız?
Uzay turizminin felsefesi ve özgürlük tanımı nasıl olacak? Bunların hepsi merak konusu ve büyük birer muamma. Sanırım tüm bu soruların cevaplarını zaman ilerledikçe birlikte vereceğiz.
Uzay turizmi çevreye zarar verir mi?
Uzay araçlarının bir gün gezegenimizin en büyük karbondioksit emisyonu kaynağı olabileceğine dair iddialar mevcut. Günümüzde dahi roketler, tek fırlatmada 300 bin tona yakın karbondioksiti atmosfere salıyor. Bu nedenle uzay turizmi Dünya’nın çevresinde baskı oluşturacaktır.
Ayrıca hem çarpışmaları önlemek ve uzay enkazından uzak durmak için hem de uzay trafiğini dikkatli bir şekilde yönetebilmek için kapsamlı bir çalışma yapmamız gerekeceği ortada.
Turizm çalışanları uzayda yaşamak zorunda mı kalacak?
Uzay turizmi gerçekten yaygınlaşırsa, altyapıya ve hatta belki de personele ihtiyaç olacak. Bu nedenle Turizmin devam etmesini sağlayan çalışanlar uzay yerleşimlerinde kalıcı olarak kalacak. Belki de Dünya dışında doğan, diğer bir deyişle “uzay vatandaşı” olarak doğacak çocukların doğma ihtimali de oldukça yüksek.
Burada da karşımıza farklı bir problem çıkıyor. Ay üssünde doğmuş biri hangi yasal haklara sahip olacak? Karasal yasalara mı, yoksa uzay için özel olarak üreteceğimiz yasaların haklarına mı sahip olacaklar?
Bunlar açıkçası bugünün soruları değil. Ancak birkaç zengin girişimcinin kısa yolculuklarının yarattığı heyecanı göz önünde bulundurursak, şimdiden geleceği düşünmeye başlamalıyız. Dış uzay insanoğlunun yeni sınırıdır, ancak kanunsuz bir sınır değildir ve olmamalıdır.
Bazı sorular cevaplarından daha kıymetlidir.
Uzay yüzyıllardır hayallerimizi süslüyor. Antik medeniyetlerden modern devletlere kadar süregelen bu özlem yavaş yavaş son bulacak gibi. İnsanoğlu olarak Dünya dışında yaşamaya başlamamıza çok az kaldı. Fakat bu aynı zamanda güzel olduğu kadar zor bir hayal de. Bu sebeple doğru soruları sormalı ve çok çalışmalıyız.
Siz uzay turizmi hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce sadece zenginler arasında kalacak bir eğlence mi yoksa medeniyetimize çağ atlatacak bir yenilik mi? Fikirlerinizi yorumlar kısmında ve SDN Forum‘da belirtmeyi unutmayın!
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin telekomünikasyon altyapı ve bilgi teknolojileri şirketi ISTTELKOM AŞ, İGDAŞ’ın verilerini İBB bünyesinde topladı. Bu sayede sunucuların bilgileri, hack saldırılarına karşı 7/24, belediyenin Veri Merkezi tarafından korunmaya alındı. 12 milyon TL tasarruf hedefi olan İBB, çeşitli felaket durumlarına karşı yedekleme de gerçekleştirecek.
Siber saldırı tehlikelerine karşı önlemlerini artıran İBB, bu operasyonla toplam 4,7 ton ağırlığında 220 IT ekipmanı ve 550 sunucunun transferini sağladı. İSTTELKOM, daha evvel 27 İBB iştirakinin veri transferini sağlamıştı. İGDAŞ ile bu sayı 28’e çıktı.
Siber güvenlik, sunucu, veri depolama gibi konular başta olmak üzere birçok alanda hizmet sunan İBB Veri Merkezi’nin Uptime TIER III tesis standardına sahip güvenlikli yapısıyla; deprem, yangın, sel gibi felaketlerde vatandaşların verilerinin zarar görmesi engellenecek.
Birkaç gün önce İstanbul'luların uzun zamandır istediği bir durum olan metroda internet dönemi başladı. Bizler de deneyimledik.
Rakamlarla İGDAŞ Veri Merkezi taşınma operasyonu
Toplam 4,7 ton ağırlığında 220 IT ekipmanı, 550 sunucu taşınması
3.000 metre fiber, 1.600 metre Cat6 kablo montajı
980 fiber port ve 500 Cat6 port taşınması
21 araç seferi ile toplam 398 km mesafe
70 personel ile 233 adam/günlük efor
80 saatte başarı ile sorunsuz taşıma işlemi
İGDAŞ Genel Müdürü Dr. Mithat Bülent Özmen, yapılan veri transferiyle ilgili şunları söyledi:
“Üç ayrı lokasyonda yer alan sistem odalarımızın İBB Veri Merkezine taşınma projesi ile felaket durumlarına karşı kurumsal yedeklilik ve üst düzey güvenlik sağlanmış oldu. Çalışmalar ile aynı zamanda yüksek bedelli bilgi teknolojileri yatırımı ve işletme maliyetleri, önlenerek kaynakların verimli kullanımı ile 12 Milyon TL tasarruf hedefliyoruz.”
Yürütülen çalışmalar hakkında bilgi veren İSTTELKOM Genel Müdürü Nihat Narin şu açıklamayı kaydetti:
“2019 yılında sadece 16 iştirak şirketinin kullandığı veri merkezi kullanan şirket sayımızı 28’e, kapasite kullanımını yüzde yüze yükselttik. Atıl olan İBB kaynaklarını harekete geçirip, grup içi verimliliği önemli ölçüde artırdık. 30 İBB şirketine ait konsolide teknoloji yönetimi ile yaklaşık 200 milyon TL tasarruf sağladık. Yaptığımız yatırımlar ve aldığımız önlemler ile İBB Veri Merkezinde vatandaşlara ait veriler fiziki ve siber saldırılara karşı proaktif 7/24 koruyor.”
Apple Watch 8 ile hangi özellikler gelecek? Son sızıntılar Apple’ın bir sonraki akıllı saat serisinin hem boyut seçeneklerine hem de sağlık sensörlerine yönelik. Daha önce akıllı saat ailesinin bir sonraki versiyonunun üç farklı boyutla tanıtılacağı iddia edildi. Şimdiye kadar şirket, ilk versiyondan itibaren iki farklı boyut seçeneği sunuyor. Bununla birlikte, teknoloji üreticisinin yeni seride sağlık sensörlerini artıracağı da konuşuluyor.
Teknoloji şirketi Xiaomi, temassız ödeme kolaylığı sağlayan Mi Smart Band 6 NFC cihazını Avrupa'da resmen piyasaya sürdü.
Apple Watch 8 ile kan şekeri ölçümü gündemde!
Önümüzdeki yıl piyasaya sürülmesi beklenen akıllı saat serisiyle birlikte köşeli tasarımın geleceği iddia ediliyor. Ancak tüm bunları konuşmak için halen çok erken. Zira son akıllı saat serisi piyasaya çıkalı birkaç hafta oluyor. Bununla birlikte, MacRumors, DigiTimes‘ta yer alan önemli bir haberi gündemine taşıdı.
Teknik özellikleri henüz belli olmayan Apple Watch 8 ile birlikte vücut sıcaklığı ve kan şekeri ölçümü özellikleri gelebilir. Özellikle vücut sıcaklığı (ateş) ölçümü, COVID-19 pandemisinde önemini artırdı. Çünkü COVID-19 hastalığının en önemli belirtilerinden biri yüksek ateş.
Apple’ın da birçok şirket gibi ateş ölçümü yapabilen cihazları geliştirmek istemesi son derece olağan. Ancak şirket, bunun yanı sıra kan şekeri ölçümü yapacak ürünlerini de piyasaya sürmek istiyor. Söz konusu habere göre Apple’ın tedarikçileri, Watch Series 8’de kullanıcıların kan şekeri seviyelerini ölçmelerini sağlayacak yeni nesil sensörler için bileşenler geliştiriyor.
ABD merkezli teknoloji şirketi ve tedarikçileri, sağlık cihazları için yaygın olarak kullanılan kısa dalga boylu kızılötesi sensörler üzerinde çalışmaya başladı. Apple Watch’un arkasına yerleştirilecek olan yeni sensörler, kullanıcının kanındaki şeker miktarını ölçmeye yarayacak.
Bu arada, Apple Watch ailesi yıllar içinde daha kapsamlı ve yeni sağlık özelliklerine kavuştu. Altıncı nesil akıllı saat ile birlikte bir kan oksijen sensörü dahil oldu. Bu saatler artık kalp atış hızını ölçmek; EKG çekmek; kan oksijen seviyelerini ölçmek gibi birçok özelliğe sahip.
Kan şekeri ölçümü yapmak mümkün mü?
The Wall Street Journal‘a göre şirket, kan şekerini ölçme işlevi konusunda zorluklarla karşı karşıya. Çünkü mevcut yöntemlere göre bu işlem için kan örneği almak ve tıbbi bir cihaz kullanmak gerekiyor. Bu nedenle şirket, invaziv bir tıbbi uygulamayı non-invaziv yapmaya çalışacak.
Son olarak iOS 15’te Sağlık uygulamasına kan şekeri özelliği eklendi. Ancak kullanıcıların harici donanım kullanması gerekiyor. Bu nedenle Apple, bir sonraki akıllı saatlerine bir glikoz takip özelliği eklemeye çalışıyor. Bununla birlikte, Apple’ın planları halen gizliliğini koruyor.
Geçtiğimiz ay şirketin tanıttığı Apple Watch Series 7, daha büyük bir ekran, daha hızlı şarj ve biraz daha büyük bir batarya ile geldi. Apple’ın 2022 sonbaharında ise Apple Watch Series 8′i duyurmasını bekliyoruz.
Oyunseverlerin heyecanla beklediği Hepsiburada Oyun Geceleri başlıyor. Pek çok kategoride 250 TL’ye varan indirim kuponlarının dağıtılacağı gecede, birçok ürününde harika fırsatlar oyuncuları bekliyor. Sizde yapacağınız alışveriş tutarına göre 25 ve 26 Ekim 20:00 – 23:59 arasında gerçekleşecek olan kampanyada sepette 250 TL’ye varan indirimlerden faydalanabilirsiniz.
Realme'nin en yeni amiral gemisi 8 Pro bugüne özel fiyatıyla yalnızca Hepsiburada üzerinden satışa çıktı. Akıllı telefon güçlü donanım özellikleri ve 108 Megapiksel kamerası ile dikkat çekiyor.
Oyuncular için harika fırsatlar Hepsiburada’da!
Kullanıcıların mobil uygulama üzerinde yer alan “Oyun Gecelerinde TL İndirim Kazan” alanından erişebileceği kampanyada 100 TL ve üzeri alışverişe 10 TL 250 TL ve üzeri alışverişe 25 TL 500 TL ve üzeri alışverişe 50 TL 1.500 TL ve üzeri alışverişe 150 TL 3.000 TL ve üzeri alışverişe 250 TL’ye varan indirim fırsatı oyuncuları bekliyor.
Sınırlı sayıda kodun dağıtılacağı kampanyayı kaçırmamak için sizde alışveriş listenizi şimdiden oluşturun ve kampanya gününde fırsatları kaçırmayın. Ek olarak kampanyada her müşterinin sadece 1 defa faydalanabileceğini belirtelim. Oyun konsollarından, konsol aksesuarlarına, konsol oyunlarından, kulaküstü kulaklıklara birçok kategoride fırsatlar sizleri bekliyor.
Yakın zamanda GeForce Now istemcisine güncelleme geldi. Bu bağlamda artık Microsoft Edge tarayıcısı beta desteğini içeriyor. Yani artık Xbox oyuncuları PC oyunlarını Edge üzerinden konsollarına aktarabiliyor. NVIDIA‘nın Xbox Series X‘ten bile daha iyi performans göstereceğini vadettiği hizmet, oyuncuların PC kitaplıklarını düşük gecikmeyle yayınlamasına olanak tanıyor.
Xbox, oyuncularına bu yol platforma henüz ulaşmayan Death Stranding gibi oyunları deneyimlemek için alternatif bir yöntem sunuyor. Bu bir süre sonra onaylanan God of War‘ın GeForce Now‘a geleceği iddialarını da takip ediyor.
Bulut oyun hizmetleri arasında başı çeken GeForce Now, bu hafta 9 yeni oyunun daha bünyesine katıldığını duyurdu. İşte liste
Eylül 2021’de Google Stadia için de bir destek gelmişti
Eylül 2021‘de Microsoft Edge için bir güncelleme yayınlandı. Bu bağlamda Xbox konsollarında yer alan Edge tarayıcısıyla Google Stadia platformu üzerinden oyun oynanabilmesi mümkün kılındı. Bu güncelleme aynı zamanda PC kullanıcıların Xbox oyunlarını uzaktan oynaması için iki yol sundu.
Windows işletim sistemli PC’lerde Xbox uygulaması aracılığıyla Cloud Gaming, ilk olarak Ağustos ayında Xbox Game Pass aboneleri için kullanıma sunuldu. Bu ay ise 22 ülkedeki tüm Xbox Game Pass Ultimate üyelerine açılmadan önce Insider programına girdi.
Microsoft ayrıca Xbox uygulamasında uzaktan oynatmayı etkinleştirdi. Bu sayede kullanıcıların Xbox Series X/S ve Xbox One konsollarını PC’lere aktarmasına olanak sundu.
Sizler Microsoft Edge tarayıcısına GeForce Now desteği gelmesi konusunda ne düşünüyorsunuz? Fikirlerinizi yorumlar kısmından belirtmeyi unutmayın!
Pandemi süreciyle birlikte yaşanan çip krizi, otomobil piyasasını derinden etkiledi. Bir süre önce çip krizi nedeniyle artan sıfır otomobil fiyatları, ülkemizdeki dolar kuru artışı nedeniyle tekrar zamlandı.
Kur artışlarından elektronik eşya ve otomobil başta olmak üzere birçok farklı sektör olumsuz etkilendi. Fiyat artışı nedeniyle bazı ürünler farklı vergi dilimlerine dahil oldu.
Geçtiğimiz ay tanıtılan ve tasarımı yenilenen 2022 Volkswagen Polo modelinin Türkiye fiyat listesi yayınlandı.
Sıfır otomobil fiyatları zamlandı
181.800 TL olan Citroen C3 Feel 1.2, zam ile birlikte 202.000 TL’den başlayan fiyatlar ile müşterileri sunulacak. Citroen C3 AIRCROSS SUV Feel 1.2 modeli ise zam ile birlikte 266.500 TL’ye satılacak.
En çok tercih edilen modellerden biri olan Citroen C-ELYSEE Feel 1.5 BlueHDi 220.000 TL yerine 232.000 TL’den başlayan fiyatlar ile alıcı bulacak. Citroen C4 Feel 1.2 PureTech 100 HP, C3 AIRCROSS modelinde de olduğu gibi 266.500 TL’den başlayan fiyatlara sahip.
Birçok marka gibi güncel kur üzerinden zam yapan Fiat, Yeni Egea Station Wagon Street 1.3 MultiJet 95 HP modelinin fiyatını 234.900 TL olarak belirledi. Egea Station Wagon modelinde benzinli motor seçeneği ne yazık ki bulunmuyor.
Ford ve Volkswagen henüz web sitelerinde fiyat güncellemesi yapmadı. Ancak her iki şirketin de yakında fiyatlarına zam yapacağı tahmin ediliyor.
İşte otomobil markalarının duyurdu yeni fiyat listesi;
Sosyal medya platformlarında dolandırıcılar yeni yöntemler keşfetmeye devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde, dolandırıcıların WhatsApp platformunda kızı olduğunu iddia ederek bir annenin parasını almaya çalıştığı ortaya çıkmıştı. Bu sefer ise kullanıcıların Instagram üzerinden DM yoluyla gönderilen bağlantıya tıklanması isteniyor.
Instagram tarafından gönderildiği düşündürülen mesajda, paylaşımlarda telif hakkı yapıldığı iddia ediliyor. Bu nedenle de gönderilen bağlantıya tıkladığınızda hesap ele geçirilmiş oluyor. Böylece dolandırıcıların yöntemlerine bir yenisi daha eklenmiş durumda.
WhatsApp bünyesinde yeni bir dolandırıcılık yöntemi açığa çıktı. Yöntem ile kendini aile üyesi gibi tanıtan kişiler para isteğinde bulunuyor.
Dolandırıcı, Instagram şifrenizi talep ediyor
ucsutun.com‘un haberine göre Instagram‘dan ‘From Copyright’ başlığıyla dolandırıcılık kapsamında bir mesaj gidiyor. Bu mesajda da “Hesabınızdaki bir gönderide telif hakkı ihlali tespit edildi. Telif ihlalinin yanlış olduğunu düşünüyorsanız, geri bildirim sağlamalısınız. Aksi takdirde hesabınız 24 saat içerisinde kapatılacaktır.” gibisinden bir uyarı yer alıyor.
Bu uyarıda yer alan bağlantıya tıkladığınızda sizi bir adrese yönlendiriyor. Karşınıza çıkan mesajda, “Formu dikkatlice doldurduktan sonra e-postanıza gelen yanıtı 0-12 saat içerisinde inceleyin.” gibisinden bir teşvik bulunuyor. Bunu gerçekleştirirken Instagram hesabınızın şifresini girmeniz istiyor. Bunu yaptığınız takdirde parola bilginiz karşıya iletilmiş oluyor.
Hesabınız üstteki yöntemi gerçekleştirmeniz dahilinde dolandırıcının eline geçiyor. Bu da hesabınızın kapatılmasına ya da istemediğiniz gönderilerin kişilerinize ulaşmasına sebebiyet verebilir. Bu yüzden bu konuda oldukça dikkatli davranmanız gerekiyor.
Sizler dolandırıcıların Instagram üzerindeki bu yeni yöntemi hakkında ne düşünüyorsunuz? Fikirlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Flört uygulamaları gittikçe daha popüler hale geliyor. Özellikle gençler arasında yaygın olan onlarca platform var ve bunlara yenileri ekleniyor. Bununla birlikte, bu uygulamaların kullanımının artmasına COVID-19 pandemisinin etki ettiği de konuşuluyor. Bunun nedeni ise kapanmayla birlikte insanların yeni kişilerle tanışabileceği ortamlardan yoksun olması.
Birçok kişi bu tür platformlar üzerinden yeni insanlarla tanışıyor. Ancak görünen o ki Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşayan bir adam o kadar da şanslı değil. Hatta kullandığı uygulamaya oldukça kızmış durumda.
Instagram artık bilgisayardan fotoğraf ve video paylaşımına izin veriyor. Peki nasıl yapılır?
Flört uygulamasında sadece beş kadın tespit etti!
Denver Post‘un haberine göre, ABD’de yaşayan bir adam ilginç bir konuda davacı oldu. Denver merkezli bir flört sitesinde kayıtlı çok az kadının bulunduğunu ileri sürdü. Bu nedenle, kimseyle konuşamadığını iddia eden adam, siteyi mahkemeye verdi.
(Foto: Kaspars Grinvalds)
Flört uygulamaları amacı gereği insanların tanışmasını sağlıyor. Ancak bahsi geçen davacı bu konuda şanssız. Davacının iddiasına göre, bir süredir kullandığı flört sitesinin veri tabanında yeterince kadın bulunmuyor. Söz konusu davayı açan kişi 29 yaşındaki Ian Cross.
Ian Cross, The Denver Dating Co.‘yu yöneten HMZ Group’u dava etti. Davacının iddiası, sitenin, veri tabanının aksine kendisini abarttığı yönündeydi. Şimdi Cross, şirketten tazminat istiyor. Ayrıca şirketin hile ve aldatıcı uygulamalarda bulunduğunu ileri sürdü.
Bu arada, Denver Dating Co., normal bir flört uygulaması veya web sitesi gibi değil. Çünkü yeni kullanıcıların başvuruları ve profilleri doğrulanıp aktif hale getirilmeden önce kapsamlı bir tarama sürecinden geçiyor. Site, yalnızca üyelere hizmet sağlıyor. Bu davaya göre Cross, site üyeliği için 9,409 dolar ödeme yaptı.
Şubat ayında siteye erişim izni alan adam, sitenin veri tabanında 18 ila 35 yaş aralığında yalnızca beş kadının aktif olduğunu buldu. Cross’un avukatı Eric Coakley, şirketle temasa geçtiklerini söyledi. Ancak şirketin ilerleyen süreçte tüm iletişimi kestiğini belirtti. Ayrıca Cross’un geri ödeme talebine cevap vermediklerini geldiklerini ileri sürdü.
Son yıllarda flört uygulamaları ilişkilerin dinamiklerini değiştiriyor. Çünkü insanların yeni kişilerle tanışması oldukça kolay hale geldi. Peki, siz hem bu uygulamalar hakkında hem de söz konusu dava hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorumlarınızı bekliyoruz…
Digiturk ile tanıdığımız BeinConnect, artık her akıllı cihazda bulunuyor ve oldukça pratik bir deneyim sunuyor. Peki maçları sadece cebinizde taşıyabildiğiniz bir cihazla her yerde izlemek ister miydiniz? Cevabınız evet ise, AirTV deneyimlerimizi anlattık.
Digiturk AirTV inceleme
Dilerseniz sözü uzatmadan sizleri videomuz ile baş başa bırakalım. İyi seyirler.
Digiturk AirTV ürünü ile, artık tüm yeni uygulamalar Digiturk içerikleri ile entegre oluyor ve kullanıcılara baştan sona sorunsuz bir internet TV deneyimi sunuyor. Bu videoda Digiturk’ün bu yeni nesil sistemlerdeki yeni ürünü olan AirTV paketini ve bu paketin sunduğu kullanıcı deneyimini inceledik.
Digiturk’ün uygu yayınlarına ek olarak internet üzerinden beIN Connect adıyla 120’ye yakın canlı TV kanalı ve diğer seç-izle içeriği sunduğu ve mobil cihazlardan da kullanılabilen online servis yer alıyor. Ancak beIN Connect’e sahip olmak için Smart TV’ye sahip olunması gerekirken, AirTV’de böyle bir zorunluluk bulunmuyor.
Mi Box S ve Mi TV Stick ürünleri ve lisanslı AirTV kumandası ile gelen bu cihaz, Smart TV zorunluluğundan kurtararak izleyebileceğiniz yüzlerce içeriğe kullanıcıyı ulaştırıyor. Google lisanslı canlı yayın entegrasyonu sayesinde Digiturk’te bulunan kanallara ek olarak farklı kaynakların yayınları da izlenebiliyor.
Cihaz kutusundan Mi Box S veya Mi TV Stick (tercih edilecek pakete göre), AirTV kumandası ve 1 yıllık beIN Connect paketi çıkıyor. Paketin içerisindeki en önemli detay kumanda. Bu kumanda canlı TV deneyimi için ergonomi göz önünde bulundurularak tasarlanmış ve marka-model fark etmeksizin her TV ile kolayca eşleşerek sizi çift kumandadan kurtarıyor.
Mi Box S ya da Mi TV Stick’iniz varsa sadece AirTV kumandası ve üyelik paketi alınabiliyor. Eğer Mi Box S veya TV Stick ile satın alırsanız ilk 12 ay ek cihaz bedeli ödüyorsunuz. Sonrasında cihaz sizin oluyor ve üyeliğinize devam ettiğiniz sürece beIN Connect paket ücretini ödeyerek içeriklerini izleyebiliyorsunuz.