21’inci yüzyılın en büyük bilimsel gizemleri

İçinde bulunduğumuz 21’inci yüzyılın büyük bilimsel gizemlerini merak ettiniz mi? İnsanlık, büyük dehalar sayesinde geçtiğimiz birkaç yüzyılda uzun bir yol kat etti. Doğadaki en zorlu problemlerin bir kısmını çözdük ama geriye neler kaldı? Çok şey!

17’nci yüzyılda Isaac Newton, evrensel yerçekimi teorisini formüle etti. 18’inci yüzyılda Benjamin Franklin yıldırım ve elektrik arasındaki bağlantıyı gösterdi. Darwin 19. yüzyılda türlerin kökenini ve çeşitliliğini açıkladı. Ayrıca Maxwell ışığın fiziğini açıkladı, Mendeleyev ise kimyasal element ailelerini tanımladı. 20. yüzyılda Albert Einstein vardı; görelilik teorisi ve çok daha fazlasını sundu. Şimdi 21. yüzyıldayız ve hâlâ çözülmesi gereken birçok gizem var. İşte onlardan bazıları…

Teknoloji liderlerini daha yakından tanıyacağınız biyografi kitapları

Teknoloji liderlerini daha yakından tanıyacağınız biyografi kitapları

Son günlerde "hangi kitapları okusam" diye düşünüyorsanız, bir önerimiz var: Teknoloji liderlerinin biyografileri size ilham olabilir.

Diğer gezegenlerde de akıllı yaşam var mı?

İnsanlar, akıllı ve sosyal canlılar. Siz de diğer gezegenlerde bizim gibi canlıların olabileceğini düşünüyor musunuz? Kendi dünyamızı düşündüğümüzde bunun olmaması mantıksız görünüyor. O halde uzayda keşfedilecek çok şey olabilir.

21'inci yüzyılın bilimsel gizemleri arasında uzaylı yaşamı

Bununla birlikte, uzaylı yaşamına yönelik halen gizem devam ediyor. Bu nedenle, SETI (Dünya Dışı İstihbarat Arama) Enstitüsü gibi projeler, uzaylı varlığına dair herhangi bir işaretin belirlenmesi ve doğrulanması açısından hayatî olacaktır.

Şimdiye kadar, SETI ve diğer projeler ya hiçbir mesaj olmadığı için ya da gönderilen mesajların tespit edilmesi veya tanınması imkansız olduğu için takiplerinde başarısız oldu.

21’inci yüzyılın bilimsel gizemleri arasında: Zaman

Çözülmesi gereken en karmaşık gizemlerden biri ve hayatımızı yaşama şeklimizi belirleyen bir konu… Sürekliliğin doğası ve zamanın akışı bizi bekliyor. Bu sadece bir insan kurgusu mu, bir yanılsama mı, yoksa anlaşılması zor bir şekilde var mı?

Zaman var mı?

Zaman her zaman sandığımız gibi ileri mi gider, yoksa zamanda geriye gitmenin bir yolu var mı? Bu konu üzerinde halen matematikçiler ve bilim insanları çalışıyor. Zamanla ilgili tüm bu konuların birbiriyle ilişkili olup olmadığı henüz net değil. Belki kolaylık olsun diye ya da beynimiz başka türlü düşünme kapasitesine sahip olmadığı için böyle düşünüyoruz.

Kanserin arkasındaki nedenleri anlamak

Evet, gelelim bir başka keşfedilmeyi bekleyen 21’inci yüzyılın bilimsel gizemine. Çoğu kanserin kötü şanstan kaynaklandığı sonucuna varan bir araştırma açıklanmıştı. Bu çalışma, bilim ve toplum camiası tarafından tepkiye yol açtı. Peki, gerçekten kanser bir şanssızlık mı?

21'inci yüzyılın bilimsel gizemleri neler?

Ayrıca söz konusu araştırma tam olarak insanların duymak istediği şey olmasa da, açık bir şekilde doğruluk payı var. Bu noktada net olmayan şey kötü şansın (rastgele kanser mutasyonları) bu yıkıcı hastalığa neden olan kalıtsal, yaşam tarzı ve çevresel faktörlerle ne kadar karşılaştırıldığı. Bunun temeline inmek ve kanserin diğer gizemlerini çözmek, 21. yüzyıl için gerçekten devrim niteliğinde bir bilimsel başarı olacaktır.

Yaşamın kökenini keşfetmek

Yaşamın kökeni hakkında pek çok şey ortaya atılsa da hâlâ çözülmesi gereken çok konu var. Dünya ve yaşayan her şey nasıl oluştu? Nasıl evrildik? Nasıl bu hale geldik? Bunu her gün soruyoruz. En azından bilim insanları soruyor.

Yaşamın kökeni çözüldü mü?

Hayat nasıl oluştu? Büyük patlama teorisinden farklı olarak, yaşamın kökeni konusunda şu ana kadar büyük bir gelişme olmadı. Bununla birlikte, yaşamın yapı taşlarının Dünya’ya uzaydan nasıl ulaştığı veya ilkel koşullarda nasıl oluştuğu gibi yeni bulgular düzenli olarak ortaya çıkıyor. Ancak bu bulguların hiçbiri henüz doğrulanmadı.

21’inci yüzyılın en önemli bilimsel keşfi olabilir: Kuantum yerçekimi

Kuantum fiziği ve genel görelilik (Einstein’ın yerçekimi teorisi), hem evreni hem de bileşenlerini kesin bir doğrulukla tanımlıyor gibi görünüyor. Ancak bağımsız olarak birbirleriyle tamamen uyumsuz oldukları düşünülüyor. Bunları tutarlı bir teoride birleştirme girişimleri sürüyor.

21'inci yüzyılın bilimsel gizemlerinden kuantum yer çekimi

Şimdiye kadar, bu iki alanı tutarlı bir teoride birleştirme girişimleri sonuçsuz kaldı. Ancak bunun başarılabileceğine dair ipuçları var. Örneğin, 1930’da Einstein bu konuda önemli bir deney yaparak Heisenberg belirsizlik ilkesini çürütmeye çalıştı. Ancak Niels Bohr, Einstein’ın Heisenberg belirsizlik ilkesini çürütemediğine dikkat çekti.

Karanlık madde bizi bekliyor

Yaklaşık 80 yıldır gökbilimciler, karanlık maddeleri araştırıyor. Bunlar, yalnızca diğer maddeler üzerindeki kütleçekimsel etkileri ile tespit edilen maddelerdir. Yani elektromanyetik dalgalarla etkileşime girmiyor.

Karanlık madde nedir?

Bu aşırı çekimden sorumlu atom altı parçacıkların türlerini gözlemleme girişimleri şimdiye kadar başarısız oldu. Bazı deneylerde görülen ipuçları, diğer deneylerde reddedildi. İşte bu, yapbozun önemli bir eksik parçası. 21’inci yüzyılda belki de bu konuda önemli bulgular elde edeceğiz.

Her kripto para işlemi, iki iPhone 12’nin çöpe gitmesine eşdeğer!

Bitcoin madenciliğinde, karmaşık matematik hesaplamalarını çözmek ve bir kripto para birimi oluşturmak için özel bilgisayarlar kullanılıyor. Bu işlemler son derece yoğun enerji harcamakta. Yeni bir çalışmaya göre, 2020’de 112,5 milyon Bitcoin işlemi gerçekleşti. The Guardian, bunun işlem başına 9,5 ons e-atık veya yaklaşık iki iPhone 12 mini ağırlığına denk geldiğini belirtti.

Çalışma bulgularına göre, kripto kullanımındaki artış geri dönüşüm krizi endişesini tetikliyor. Söz konusu makaleyi araştırmacılar, Resources, Conservation and Recycling dergisinde yayımladı.

Bitcoin, ABD’nin para birimi olacak mı? İşte anket sonuçları!

Bitcoin, ABD’nin para birimi olacak mı? İşte anket sonuçları!

Bitcoin, El Salvador'un para birimi olmasının ardından Ukrayna'da da tanındı. Peki Amerikalılar aynı şeyi ülkelerinde isterler miydi?

Kripto para madenciliği, çevre krizini artırıyor

Bitcoin madenciliği yapan bilgisayarların yüksek talep nedeniyle raf ömrü son derece kısa. Hatta çalışmaya göre, bir Bitcoin madenciliği cihazının ortalama ömrü sadece 1.29 yıl. Bu, yılda yaklaşık 33 bin 800 ton çöp anlamına geliyor. Her işlem, yaklaşık iki iPhone 12 mini ağırlığına denk gelen 9,5 ons e-atık üretmekte.

Kripto para işlemleri ve e-atık sorunu
(Foto: John MacDougall/AFP)

Araştırmacılar, kripto para birimine artan ilginin bu çöp krizini iki katından fazla artıracağını ileri sürüyor. Hollanda Merkez Bankasından veri bilimcisi Alex de Vries ve MIT’nin Enerji ve Çevre Politikaları Araştırma Merkezinden araştırmacı Christian Stoll bulgularını açıkladı.

İkili, “E-atık, toprağa geçen toksik kimyasallar ve ağır metallerden, uygunsuz geri dönüşümün neden olduğu hava ve su kirliliklerine kadar çevremiz için büyüyen bir tehdit.” dedi. De Vries ve Stoll, madencilik bilgisayarlarına olan talebin küresel yarı iletken çip krizini de kötüleştirdiğini söyledi.

Hisse ispatı sistemini tavsiye ettiler

Ekip, bu yıl Bitcoin fiyatındaki rekor artışa dayanarak, altı ayda 74 bin ton e-atık ortaya çıkacağını söyledi. Araştırmacılar, mevcut kripto para madenciliği stratejilerini ‘hisse ispatı‘ gibi sürdürülebilir bir alternatifle değiştirmeyi öneriyor. 50 milyar dolarlık piyasa değerine sahip olan Cardano, hisse ispatı kullanıyor. Business Insider, Ethereum‘un da bu sisteme geçeceğini yazmıştı.

Kripto paralar e-atık ve çevre sorununu artırıyor mu?

Nature Sustainability dergisindeki 2018 tarihli çalışmaya göre, Bitcoin, fiziksel atıklara ek olarak altın, platin ve diğer değerli metal madenciliklerinden daha fazla enerji kullanıyor. Ayrıca The New York Times ise, Bitcoin işlemlerinin tüm Finlandiya’nın ürettiğinden daha fazla elektrik tükettiğini (yılda yaklaşık 91 terawatt-saat) ortaya koydu. Üstelik bu, son 5 yılda arttı ve şu an küresel elektrik tüketiminin yaklaşık yarısına karşılık geliyor.

Apple’ın Facebook’u tehdit ettiği ortaya çıktı!

İki büyük teknoloji şirketi Apple ve Facebook… İki şirket arasında 2019 yılında ciddi bir sorun çıktığı anlaşıldı. 2 milyarı aşkın kullanıcısı bulunan Facebook’un insan ticaretini önleyemediği ortaya çıktı. Şirketten yapılan açıklamaya göre, platformun algoritmalarında dil konusunda eksiklikler bulunuyor. Yani İngilizce dışındaki pek çok dili doğru şekilde algılayamayan yazılım, kötü niyetli paylaşımların önünü alamadı. Peki, bu konunun Apple ile ilgisi ne? İşte cevabı…

Instagram’ın gizli yazı tipi nasıl kullanılır?

Instagram’ın gizli yazı tipi nasıl kullanılır?

Instagram hikayelerinde yer alan ve pek kimsenin bilmediği gizemli yazı tipini nasıl kullanacağınızı sizlere anlattık.

Apple, Facebook uygulamalarını App Store’dan çıkarmakla tehdit etti

BBC, insan tacirlerinin kadınları yüksek teklif verenlere satmak için Facebook’ta bir ‘köle pazarı‘ kurduğunu ortaya çıkarmıştı. Bunun ardından The Wall Street Journal da konu hakkında yeni bilgiler elde etti. WSJ’nin haberine göre Apple, 2019’da Facebook’un uygulamalarını App Store‘dan kaldırmakla tehdit etti.

Apple ve Facebook arasında gerginlik
(Foto: Wu Hong/EPA)

Facebook araştırmacıları, insan tacirlerinin kadınları köle veya seks işçisi olarak satmak için şirketin platformlarını kullandığını buldu. Suçlular, Facebook’a yakalanmamak için içerikleri ev işçiliği adı altındaki reklamlarla yayınlıyordu.

The Wall Street Journal‘a göre, Facebook ekibi, Orta Doğu‘da patlayan köle ticaretini belgelemek için bir yıldan fazla zaman harcadı. Bu içeriklerin çoğunluğu ana Facebook uygulaması ve Instagram‘da idi. Suçlular, mağdurların fotoğraflarını ve kişisel ayrıntılarını bir etiket altında paylaşıyordu.

Aslında şirket, 2018’de ilk tespitleri yaptı. Ancak olayın Apple’a ulaşmasının ardından Apple, Facebook uygulamalarını App Store‘dan çıkarmakla tehdit etti. Bunun üzerine Facebook, bu tür içerikler yayımlayan bazı sayfaları kaldırdı. Ancak bu, Apple’ın tehdidinden sonra gerçekleşti.

Raporlara göre, Facebook’ta bu tür eylemleri tanımlamak için yerel dilleri bilen kişi sayısı çok az. Bununla birlikte, uygulama algoritmaları da yeterli çeviri yapamıyor. Ayrıca şirket, suçluların yeni hesaplar altında paylaşımlar yapmasını önleyecek bir sistem de halen tasarlamadı.

WhatsApp, gruplar için yepyeni bir özellik yayınladı

Dünyanın en popüler mesajlaşma uygulaması WhatsApp, yeni bir özelliği kullanıma sundu. Kullanıcılara ücretsiz bir şekilde iletişim kurabilme olanağı sağlayan uygulama, mesajlaşma gruplarına beğenilecek bir fonksiyon ekledi.

WhatsApp ile iletişime geçen insanlar birebir görüşmelerin yanı sıra birden çok kullanıcılı grupları da aktif olarak kullanıyor. Gerek, gerek okul, gerekise arkadaşlar arasında iletişimi kolaylaştıran özellik, artık daha hoş bir hal alacak.

WhatsApp, grup aramasını kolaylaştıran özelliğini sundu!

WhatsApp, grup aramasını kolaylaştıran özelliğini sundu!

WhatsApp kullanıma sunduğu beta güncellemesiyle kullanıcıların işini kolaylaştırdı. Grup aramaları daha kolay bir hale geldi.

WhatsApp gruplarında yeni dönem başladı

İletişimi kolaylaştıran WhatsApp, doğal olarak gruplara istediğiniz ismi ve simgeyi koyma olanağı sağlıyordu. Ancak bu özellik geliştirmeye açıktı. Nitekim bu alanda tercih edebileceğiniz tek simge görseldi. WhatsApp‘ın yayınladığı yeni Beta güncellemesinde bu durum değişti. Artık grup simgesine fotoğrafın dışında emoji ve çıkartma da eklenebilecek.

Whatsapp

iOS için yayınlanan yeni Beta güncellemesinde grupları daha işlevsel kılmaya karar veren platform, kullanıcıların grup simgesi oluşturabilmesine izin verdi. Öyle ki uygulamaya eklenen simge editörü, emoji ve çıkartmaların fotoğraf yerine kullanılabilmesine şans tanıyor.

whatsapp
WhatsApp’ın yeni özelliği

Android için önümüzdeki haftalarda kullanıma açılacak olan ‘Grup simgesi editörü‘, iOS Beta kullanıcıları için yayınlandı. WhatsApp’ı 2.21.190.11 sürümüne güncelleyen kullanıcılar bu özelliği deneyimleyebilecek. Son olarak özelliğin herkese ulaşması 24 saati bulacak.

Peki siz yayınlanan yeni güncelleme ile ilgili ne düşünüyorsunuz? Sizce WhatsApp’ın eklemesi gereken diğer özellikler neler?

Amazon, inceleme dolandırıcılarına savaş açtı!

Dijital alışveriş platformları hayatımızın vazgeçilmez bir parçası. Genellikle açık pazar şeklinde çalışan bu ortamlar, elektronik ürünlerden tekstile kadar pek çok farklı seçenek sunduğu için tercih ediliyor. Bu kadar çok satıcı arasında kaybolmamak için yapılması gereken ilk şey ise incelemeleri okumak. Ancak onlar da yeterince güvenli değil.

Dünyanın en büyük dijital alışveriş platformu Amazon, inceleme dolandırıcılarına savaş açtı. Tüketicilerini ve markanın güvenilirliğini korumak isteyen şirket, oldukça iddialı bir adım attı. South China Morning Post‘un raporuna göre, alışveriş platformu yüzlerce Çinli markayı yasakladı.

Facebook da Apple ve Amazon’un yolundan gidecek

Facebook da Apple ve Amazon’un yolundan gidecek

Amazon, Google, Apple kendi çipini geliştiriyor. Artık Facebook da birçok teknoloji şirketi gibi kendi çipini geliştirmeye başlayacak.

Amazon, yüzlerce inceleme dolandırıcısını cezalandırdı

Kullanıcılar için oldukça olan ürün incelemeleri, potansiyel alıcıların karar vermesinde büyük bir rol oynuyor. Bu nedenle pek çok satıcı, kullanıcı memnuniyetini yüksek tutmak için çabalıyor. Yine de tek yöntem bu değil. Bazı satıcılar, daha fazla müşteri çekmek ve insanları dolandırmak için sahte incelemeler yapıyor.

Amazon

Bu yöntem sayesinde alacağınız ürün kalitesiz olsa bile yorumlara aldanıp satın almanız sağlanıyor. Ancak bu durumun farkında olan Amazon, tespit ettiği dolandırıcıları cezalandıran yeni politikalarını devreye soktu. Hafta başından itibaren aralarında oldukça büyük satıcıların da bulunduğu 600’den fazla şirket cezalandırıldı.

Platformda iş yapması engellenen bu dolandırıcıların sayısının artması ve birkaç gün içerisinde 3.000‘i bulması bekleniyor. Aslında bu hamle pek de sürpriz olmadı. Zira dijital perakende devi, geçtiğimiz günlerde bir televizyon kanalının Amazon‘un Çin‘deki Başkan Yardımcısı Cindy Tai ile yaptığı röportajda bazı ipuçları vermişti. Dolandırıcılara karşı olan savaşın kısa sürede diğer ülkelerde de aktif olması bekleniyor.

Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Ülkemizde de benzer inceleme dolandırıcılıkları yaşanıyor mu? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.

İngiltere’nin eski başbakan yardımcısı Facebook’u savundu!

Dünyanın en büyük sosyal medya şirketi Facebook, son dönemlerde hakkındaki iddialar ile çalkalanıyor. Geçtiğimiz gün ortaya çıkan belgelerle gündem olan firma, platformdaki pek çok yasa dışı olaya zemin olan sorunları bilmek ve buna rağmen bir önlem almamakla suçlanıyor.

Özellikle yönetimin hedeflerin odağında olduğu belgelerde, Facebook‘un ünlüleri standart denetleme kurallarından muaf tutması, çalışanların platformun insan kaçakçılığı için kullanılabileceği konusundaki endişelerini dile getirmesi ve CEO Mark Zuckerberg‘ün aşı karşıtlarını bilerek kışkırtması gibi farklı konularda raporlar yer alıyor.

Facebook’un sahibi Mark Zuckerberg’in sıra dışı hikayesi

Facebook’un sahibi Mark Zuckerberg’in sıra dışı hikayesi

Dünyanın en büyük sosyal medya şirketi Facebook'un kurucusu ve CEO'su olan Mark Zuckerberg hakkında bilmeniz gerekenler.

Facebook’un Başkan Yardımcısı suçlamaları reddetti

Konuyla ilgili açıklama yapan Facebook Başkan Yardımcısı Nick Clegg, The Wall Street Journal tarafından yayınlanan belgeleri sert bir şekilde eleştirdi. Suçlamaları reddeden Clegg,”Çalışmalarımızın bu şekilde yanlış nitelendirilmesini ve şirketin amaçlarının tartışılmasını kabul etmiyorum. Yapılan gazetecilik değil magazinciliktir.” ifadelerini kullandı.

facebook, nick clegg

The Wall Street Journal‘dan henüz yapılan yorumlara yanıt gelmezken, tüketicinin korunmasını denetleyen Ticaret Komitesi, Facebook ve alt şirketleri hakkındaki raporlar için soruşturma başlattıklarını açıkladı. Soruşturmanın nasıl sonuçlanacağı ve kimlerin suçlu bulunacağı ise merak konusu.

İddiaların doğru olması ve Nick Clegg’in suçlu bulunması durumunda ise skandal daha da büyüyecek. Bunun asıl nedeni ise Clegg’in 2010 ve 2015 yılları arasında İngiltere‘de başbakan yardımcılığı görevini yürütmüş olması. Uzun yıllar siyasette aktif rol oynayan tecrübeli isim, yaklaşık 8 yıl boyunca da Liberal Demokratlar‘ın lideri olarak görev aldı.

Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? The Wall Street Journal‘ın iddiaları doğru olabilir mi yoksa eski başbakan yardımcısı haklı mı? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.

Apple, iPhone 13’ün teslimatlarında sıkıntı yaşayabilir

Apple‘ın 14 Eylül’de tanıttığı iPhone 13 serisi ilgi görmeye devam ediyor. Dün sabah saatlerinde ön siparişe açılan yeni telefonlar, yaklaşık 2 milyon adet ile şirketin yüzünü güldürmüştü. Bugün ortaya çıkan bilgiler ise Apple‘ın teslimat sürecinde sıkıntı yaşayabileceğini gösteriyor.

Apple dün iPhone 13 serisini bazı ülkelerde ön siparişe açtı. Çin‘de Huawei‘nin yarattığı boşluğu değerlendiren Apple, fiyatları uygun tutarak genel anlamda kitlesini genişletmişti. Ancak bu durum teslimat sürecini uzatabilir. 24 Eylül‘de teslim edilmesi planlanan telefonlar daha sonraki tarihlerde kullanıcılara ulaşabilir.

Apple, iPhone 13 ile Hollywood’a meydan okuyor!

Apple, iPhone 13 ile Hollywood’a meydan okuyor!

Kısa bir süre önce tanıtılan iPhone 13 modellerinin video çekme yeteneklerine dair Apple tarafından yeni bir video yayınlandı.

iPhone 13 serisi daha geç teslim edilecek

Normal şartlarda iPhone 13 ailesinin 24 Eylül tarihinde müşterilere teslim edilmesi gerekiyor. Ancak siparişlerde yaşanan patlama 13 Pro ve Pro Max başta olmak üzere serideki telefonların daha ileriki tarihlerde teslim edilebileceğini gösteriyor.

iphone 13

Ortaya çıkan veriler, iPhone 13 Pro ve Pro Max‘in 24 Eylül tarihine yetişemeyeceği yönünde. Bu iki modelin müşterilerine teslimatı Ekim ayına sarkabilir. Tarih konusu kaynaklara göre farklılık gösterirken, muhtemel tarih olarak 11 Ekim veya 18-25 Ekim arası gösteriliyor.

Amerika Birleşik Devletleri ve İngiltere’de yaşanacak aksamadan başka ülkelerin etkilenip etkilenmeyeceği ise şu an için belirsizliğini koruyor. Yeni serinin Türkiye’de ön siparişe sunulacağı tarih ise 24 Eylül.

iphone 13

iPhone 13 Pro Teknik Özellikleri

Ekran:6.1 inç – 2532 x 1170 piksel – 460 PPI – Super Retina XDR – 120 Hz yenileme hızı
 Cam koruması: Ön ve arka taraf Corning Gorilla Glass 6
 Diğer özellikler: HDR desteği
Donanım:İşlemci: Apple A15 Bionic
  
 Depolama – RAM:  128 GB/256 GB/512 GB/ 1 TB dahili hafıza, microSD kart desteği yok, 8 GB RAM LPDDR5
Kamera:Ana kamera: 12 Megapiksel f/1.5, 26mm (geniş açı) , 1/1.76″ sensör, Dual Pixel, PDAF, OIS
 2. kamera: 12 Megapiksel f/1.8, 13mm (ultra geniş açı), 1/2.55″ sensör, Dual Pixel PDAF, 120°, Sabit video çekimi
 3. kamera: 12 Megapiksel f/2.8 77mm (telefoto),1/1.72 , PDAF, OIS Otomatik Odaklama, Optik Zoom (3x) 0.8μm (1.6μm) Piksel
 Arka kamera video: 4320p@24fps(8K), 2160p@60fps(4K), 1080p@60fps, 720p@30fps
 Ağır çekim video: 1080p@240fps, 720p@960fps
 Ön kamera: 12 Megapiksel (geniş açı), f/2.2, 26mm, 1/3.24, 1.22µm, Dual Pixel PDAF, Auoto-HDR
 4K@30/60fps, 1080p@30fps
Diğer:Batarya: 3.095mAh mAh batarya – 25W hızlı şarj
 İşletim Sistemi: iOS 15

Netflix’in interaktif dizisi Jigsaw’dan yeni detaylar geldi!

Dünyanın popüler video akış servislerinden Netflix, birbiri ardına yeni yapımlar duyurmaya devam ediyor. Gerilim türündeki yeni dizi Jigsaw, Scott Free Productions tarafından platforma özel olarak geliştiriliyor. 8 bölümden oluşacak dizinin kadrosunda, Breaking Bad ve Far Cry 6 gibi yapımlardan hatırladığımız Giancarlo Esposito da yer alıyor.

Bu yıl içerisinde Netflix‘te yer alacak olan Jigsaw, 24 yıllık bir süreci ele alacak ve gelmiş geçmiş en büyük soygunlardan birini konu edecek. Çekimleri bir süredir Brooklyn’de gerçekleştirilen yapımı diğerlerinden ayıran en önemli özelliği ise interaktif bir yapıda olması. Bu sayede diziye istediğiniz bölümden başlayabileceksiniz.

Efsane dizi yeniden mi başlıyor? Netflix’ten fragman geldi!

Efsane dizi yeniden mi başlıyor? Netflix’ten fragman geldi!

Netflix, yayın haklarını satın aldığı dünyaca ünlü komedi dizisi Seinfeld için kısa bir fragman paylaştı. Beklentiler yükseldi.

Jigsaw’ın sadece final bölümünü sona saklamanız yeterli

Netflix tarafından yapılan açıklamaya göre, 8 bölümden oluşan Jigsaw’ın bölümlerini istediğiniz sırayla izleyebileceksiniz. Buna karşın, eğer serinin tadı kaçmasın istiyorsanız sekizinci ve son bölümü sona saklamanız öneriliyor. Hatırlayacağınız üzere, Black Mirror: Bandersnatch de benzer şekilde interaktif bir yapıya sahipti. Bölümün belli yerlerinde, karakterlerin seçimleri size bırakılıyor ve bu sayede farklı sonlara erişebiliyordunuz.

Giancarlo Esposito

Netflix, geçtiğimiz günlerde bir başka interaktif yapımın da duyurusunu gerçekleştirdi. Escape The Undertaker isimli interaktif dizide izleyiciler, ünlü WWE güreşçisi The Undertaker‘ın perili bir evden kurtulmasını sağlamaya çalışacaklar. Henüz Scott Free Productions ve Netflix cephesinden, Jigsaw‘ın da bu tarz bir yapıya sahip olup olmayacağı açıklanmadı.

Merak edenler için belirtelim, Jigsaw‘ın ülkemizde ‘Testere’ adıyla bilinen gerilim türündeki film serisiyle isim benzerliği dışında bir bağlantısı bulunmuyor. Buna karşın, toplamda 100 milyonluk dolarlık yatırım yapılan Scott Free Productions’dan gelecek olan yapım şimdiden merak uyandırıyor.

Dizinin çıkış tarihi önümüzdeki günlerde Netflix tarafından açıklanacak. Siz de Jigsaw ile ilgili görüşlerinizi bizlerle yorumlarda paylaşabilirsiniz.

iOS 15 temiz kurulum nasıl yapılır?

Apple yıllardır müşterileri için en iyi cihaz ve yazılımı Eylül ayında sunuyor. Bu yıl karşımıza çıkan iPhone 13, geçtiğimiz Cuma gününden itibaren ön siparişe açıldı ve kutusundan iOS 15 işletim sistemi ile çıkacak. Peki önceki serileri kullanan iPhone kullanıcıları iOS 15’i ne zaman alacak? Kurmadan önce ne yapmalı? Temiz kurulum nasıl yapılır?

iPhone 13 tanıtıldı! İşte özellikleri ve fiyatı

iPhone 13 tanıtıldı! İşte özellikleri ve fiyatı

iPhone 13 özellikleri ve fiyatı ile ilgili tüm bilgileri topladık. Artıları ve eksileriyle iPhone 13 hakkında her şeyi anlattık.

iOS 15 için en gerekli şey: Verilerin yedeklenmesi

Önümüzdeki Pazartesi günü çıkacak olan iOS 15 işletim sistemi önemli özelliklerle geliyor. Bu özelliklerin neler olduğunu buradaki yazımızdan okuyabilirsiniz.

Özellikle telefonunuzda önemli sohbetler, fotoğraflar, notlar, anımsatıcılar gibi birçok veri depoluyorsanız, bunları yeni sisteme geçmeden önce yedeklemelisiniz. Bu yedeklemeyi nasıl yapabilirsiniz?

1. Yöntem: iPhone, iPad ve iPod touch’ınızı iCloud ile yedekleme

iPhone, iPad veya iPod touch’ınızı yedeklerseniz aygıtınızın değiştirilmesi, kaybolması veya hasar görmesi durumunda bilgilerinizin kullanabileceğiniz bir kopyasına sahip olursunuz.

  • iPhone’unuzu bir Wi-Fi ağına bağlayın.
  • Ayarlar > [adınız] bölümüne gidip iCloud’a dokunun.
iOS 15 temiz kurulum IPSW
  • iCloud Yedekleme’ye dokunun.
  • Şimdi Yedekle’ye dokunun. İşlem tamamlanana kadar Wi-Fi ağınıza bağlı kalın. Şimdi Yedekle’nin altında en son yedeklemenizin tarihini ve saatini görürsünüz.
iOS 15 temiz kurulum IPSW

2. Yöntem: PC veya Mac ile yedekleme

iPhone’unuzu iCloud yerine bilgisayarınıza yedeklemek için PC’de iTunes, macOS’da ise Finder/iTunes ile cihazınızın yedeğini alabilirsiniz. Bu konuda Sihirli Elma YouTube kanalında çektiğimiz videomuzu da izleyebilirsiniz.

Biz bu rehberimizde iOS 15’e geçişte neleri yapmanız gerektiği konusunda sizleri bilgilendirmek istedik. İşe ilk olarak cihazınızın bu güncellemeyi alıp almayacağı ile başlayalım. Aşağıdaki listede telefonunuz yer alıyorsa bir sonraki adımla devam edelim.

iOS 15 alacak iPhone modelleri

  • iPhone 6S
  • iPhone 6S Plus
  • iPhone SE 2016
  • iPhone 7
  • iPhone 7 Plus
  • iPhone 8
  • iPhone 8 Plus
  • iPhone X
  • iPhone XS
  • iPhone XS Max
  • iPhone XR
  • iPhone 11
  • iPhone 11 Pro
  • iPhone 11 Pro Max
  • iPhone SE (2020)
  • iPhone 12 mini
  • iPhone 12
  • iPhone 12 Pro
  • iPhone 12 Pro Max
  • iPhone 13 mini
  • iPhone 13
  • iPhone 13 Pro
  • iPhone 13 Pro Max

Cihazınız güncellemeyi alıyor, ancak mevcutta oldukça eski bir iOS sürümünü kullanıyorsunuz. Bu durumda üzülmenize gerek yok çünkü Pazartesi günü iOS 15 güncellemesi OTA (cihaz üzerinden) ile direkt sizlere ulaşacak.

Ancak bizim önerimiz, iOS 15 ana işletim sistemi güncellemesi olduğu için bu sürümü cihazınıza temiz kurulum olarak kurmanız yönünde. Çünkü normal güncelleme olarak kurulduğu zaman, kalıntı dosyalar var olursa bazı fonksiyonel ya da yazılımsal sorunlar yaşayabilirsiniz. Bunlara örnek vermek gerekirse, geçmiş sürümlerde de görüldüğü üzere bataryanın hızlı tükenmesini gösterebiliriz.

Peki iPhone’a temiz kurulum iOS sürümünü nasıl kuracağız?

  • Öncelikle iPhone’da yer alan Bul özelliğini devre dışı bırakmamız gerekiyor.
  • Bunun için Ayarlar > İsminiz > Bul > iPhone’umu Bul ayarını devre dışı bırakın.
  • Telefonunuzu USB ile mac ya da Windows bilgisayarınıza takın.

Windows için:

  • Bilgisayarınızda kurulu değilse Microsoft Store’dan iTunes’un en güncel sürümünü indirip kurun.
  • Cihazınıza uygun iOS 15 yazılımına ait IPSW dosyası yayınlandığı zaman buradan indirin.
  • iTunes’u açtığınızda cihaz bilgilerinizi gördükten sonra karşınıza iki seçenek çıkacak: Güncellemeleri denetle ya da iPhone’a geri yükle.
iOS 15 temiz kurulum IPSW

– Cihazımıza temiz kurulum yapacağımız için Shift tuşuna basılı tutarak iPhone’a geri yükle seçeneğini seçiyoruz.

iOS 15 temiz kurulum IPSW

– Sonraki adımımızda iTunes bizden indirdiğimiz IPSW dosyasını seçmemizi isteyecek. iOS 15’e ait dosyayı indirdiğiniz konumunda açılan pencereden seçip, açın.
– iTunes, IPSW dosyasını Apple sunucularından doğrulayıp, iOS 15’i temiz bir şekilde cihazınıza kuracaktır.

macOS için:

– macOS Catalina 10.15 yüklü bir Mac’te Finder‘ı açın. macOS Mojave 10.14 veya önceki bir sürüm yüklü bir Mac’te ise iTunes‘u açın.
– Aygıtınızı bilgisayarınıza bağlayın.
– Bilgisayarınızda aygıtınızı bulun.

iOS 15 temiz kurulum

– Aygıtınızı görüntülediğiniz pencerede Option tuşuna basılı tutarak iPhone’a geri yükle butonuna basın.
– Açılan pencereden rehberin en altındaki listeden indirdiğiniz IPSW dosyasını seçin.
– iTunes veya Finder, IPSW dosyasını Apple sunucularından doğrulayıp, iOS 15’i temiz bir şekilde cihazınıza kuracaktır.

Cihazınız açıkken güncelleyemiyorsanız çözüm: DFU modu

Bazı durumlarda yukarıdaki anlattığımız yöntem ile iOS kurulumu başarısız sonuçlanabiliyor. Bu durumda yapabileceğimiz tek şey, iPhone’da çökme yaşandığında başvurduğumuz gibi cihazı DFU moduna alıp aynı işlemleri yapmak.

iPhone’u kurtarma moduna alma

  1. Mac’inizin güncel olduğundan emin olun. iTunes kullanıyorsanız iTunes’un en son sürümüne sahip olduğunuzdan emin olun
  2. macOS Catalina yüklü bir Mac’te Finder’ı açın. macOS Mojave veya önceki bir sürüm yüklü bir Mac’te ya da bir PC’de iTunes’u açın. iTunes zaten açıksa kapatıp tekrar açın.
  3. iPhone’unuz USB ile bağlıyken cihaz modeline uygun adımı aşağıdan gerçekleştirin:
    • Ana Ekran düğmesi bulunmayan iPad modelleri: Sesi Aç düğmesine kısaca basın. Sesi Kıs düğmesine kısaca basın. Üst düğmeye basın ve yeniden başlatma işlemi başlayana kadar basılı tutun. Aygıtınız kurtarma moduna girene kadar Üst düğmeyi basılı tutmaya devam edin.
    • iPhone 8 veya sonraki modeller: Sesi Aç düğmesine kısaca basın. Sesi Kıs düğmesine kısaca basın. Ardından, kurtarma modu ekranını görene kadar Yan düğmeyi basılı tutun.
    • iPhone 7, iPhone 7 Plus ve iPod touch (7. nesil): Üst (veya Yan) düğmeyle Sesi Kıs düğmesini aynı anda basılı tutun. Kurtarma modu ekranını görene kadar her iki düğmeyi basılı tutmaya devam edin.
    • Ana Ekran düğmesi bulunan iPad, iPhone 6s veya önceki modeller ve iPod touch (6. nesil) veya önceki modeller: Ana Ekran düğmesiyle Üst (veya Yan) düğmeyi aynı anda basılı tutun. Kurtarma modu ekranını görene kadar her iki düğmeyi basılı tutmaya devam edin.

4- Finder veya iTunes üzerinde Geri Yükle veya Güncelle seçeneklerini gördüğünüzde Shift veya Option tuşuna basılı tutarak Geri Yükle’yi seçin. Açılan pencerede indirdiğiniz iOS 15 IPSW dosyasını seçtikten sonra yükleme başlayacaktır.

Burada eğer cihazınızdaki verileri silmeden iOS 15 yüklemek istiyorsanız, Geri Yükle veya Güncelle seçeneklerini gördüğünüzde Shift veya Option tuşuna basılı tutarak Güncelle’yi seçerek indirdiğiniz iOS 15 IPSW dosyasını seçin.. Bununla birlikte Bilgisayarınız, verilerinizi silmeden yazılımı yeniden yüklemeyi deneyecektir.

En az bir iPhone 14 modeli o özelliğe sahip olmayacak!

Koreli web sitesi The Elec’in edindiği bilgiye göre Apple, iPhone 13’ün OLED panelleri için BOE firmasına şartlı onay verdi. Bu da Apple’ın gelecek yıl piyasaya süreceği iPhone 14 modellerindeki ekranları tehlikeye sokuyor.

Apple önemli bir özelliğini sessizce Türkiye’ye kapattı

Apple önemli bir özelliğini sessizce Türkiye’ye kapattı

Apple'ın gizlilik odaklı iCloud Özel Geçişi özelliği, iOS 15'in yayınlanmasına az bir süre kala bazı ülkelerde erişime kapatıldı.

iPhone 14 modellerinden en az birisi 120 Hz ProMotion ekrana sahip olmayacak

Ortaya çıkan rapor, yeni iPad mini’nin 8.3 inç ekrana sahip olacağını doğru şekilde tahmin eden ekran endüstrisi danışmanı Ross Young’un paylaştığı bilgilerle örtüşüyor.

Bu hafta tanıtılan yeni iPhone 13 Pro ve iPhone 13 Pro Max, 10 Hz ile 120 Hz arasında değişken yenileme hızına sahip ProMotion ekranlara sahip, bu da video izlerken, oyun oynarken veya metin kaydırırken içeriğin daha pürüzsüz görünmesini sağlıyor. 

Cihazlar, daha düşük güçlü LTPO OLED ekranlarla donatıldıkları için bu özelliği sunabiliyorken, iPhone 13 ve iPhone 13 mini, ProMotion desteği olmayan LTPS OLED ekranlara sahip.

En az bir iPhone 14 modelinde ProMotion olmaması çok şaşırtıcı olmaz çünkü Apple, standart iPhone 14 modelleriyle farklılaşmayı sürdürmek için bu özelliği gelecek yıl Pro modelleriyle sınırlı tutabilir. Söylentilere göre, Apple’ın önümüzdeki yıl 6.1 inç iPhone 14, 6.7 inç iPhone 14 Max, 6.1 inç iPhone 14 Pro ve 6.7 inç iPhone 14 Pro Max dahil olmak üzere iPhone 14 mini içermeyen dört iPhone 14 modelini piyasaya sürmeyi planladığını gösteriyor.

Raporda yer alan bir diğer bilgiye göre ise LG Display’in 2022’de Apple’a LTPO OLED ekran tedarik etmeye başlamayı hedeflediğini ve bunun Apple’a şu anki tedarikçisi olan Samsung’un ötesinde iPhone’lar için başka bir ProMotion ekran tedarikçisi destekleyebilir.

CS:GO sistem gereksinimleri neler?

Popüler FPS-shooter oyunu CS:GO çıktığı dönemden beri pek çok zaman oyuncu sayısında artış gördü. Bir dönemin adından sıkça söz ettiren yapımı şu sıralar sabit oyuncu sayısı bandında devam ediyor. 2012 yılında piyasaya sürülen oyun hala kitlesini elinde tutmaya devam ediyor. Bu noktada yeni bilgisayar alan ya da bu yapıma başlayacak olan kişiler CS:GO oyununun minimum ve önerilen sistem gereksinimleri bilgisi ya da kaç GB olduğu konusunu merak ediyor.

CS:GO özellikle ücretsiz olduğu dönemde ciddi bir oyuncu artışı yaşadı. Bu süreçte pek çok oyuncu yapımı bedava edinip arkadaşlarıyla oynamaya başladı.

Valorant sistem gereksinimleri neler?

Valorant sistem gereksinimleri neler?

Valorant adlı oyunun minimum ve önerilen sistem gereksinimleri ya da kaç GB olduğu önemli bir detay. İşte Valorant sistem gereksinimleri...

CS:GO sistem gereksinimleri

CS:GO, sistem gereksinimleri bilgisi minimum ve önerilen olarak karşımıza çıkıyor. Siz de aşağıdaki listeye göz atarak sisteminizin durumuna göre oyunu açıp açmayacağını kontrol edebilirsiniz. İşte CS:GO yapımının minimum ve önerilen sistem gereksinimleri…

Minimum sistem gereksinimleri

  • İşletim sistemi: Windows 7 / Windows Vista / Windows XP ya da üzeri
  • İşlemci: Intel Core 2 Duo E6600 ya da AMD Phenom X3 8750 üzeri
  • Bellek: 2 GB RAM
  • Ekran kartı: 256 MB ya da üzeri grafik işlem birimi
  • Ekran kartı belleği: 256 MB VRAM
  • DirectX: DX9

Önerilen sistem gereksinimleri

  • İşletim sistemi: Windows 7 ve üzeri
  • İşlemci: Intel Pentium E5700 3 GHz ya da AMD Phenom 8750
  • Bellek: 2 GB RAM
  • Ekran kartı: NVIDIA GeForce GT 630 ya da AMD Radeon HD 6670
  • Ekran kartı belleği: 2 GB VRAM
  • DirectX: DX9

CS:GO kaç GB?

CS:GO, Steam üzerindeki yer alan bilgiye göre 15 GB boyutunda bir yer kaplıyor. Bu yüzden sizin 20 GB‘a kadar bir yer açmanız yeterli olacaktır.

Sizler CS:GO oyunu hakkında ne düşünüyorsunuz? Fikirlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı ihmal etmeyin!

Eski Tesla çalışanı geliştirdi: Lucid Air ön inceleme

2009 yılında Tesla’ya katılan, Araç Mühendisliği Başkan Yardımcısı ve Tesla Model S’in Araç Mühendisi olarak çalışan ve 2013 yılında Lucid Motors’a katılan Peter Rawlinson son kullanıcı tarafından pek tanınmayan, ancak elektrikli araç sektöründe oldukça popüler olan bir isim. 2019 yılında şirketin CEO koltuğuna oturan Rawlinson’in geliştirme sürecinde büyük rol oynadığı Lucid Air modelinin ön inceleme videosu ile karşınızdayız.

ABD’de göz atma şansı bulduğumuz bu araç, Tesla ile benzer şekilde diğer otomobillerden kendini ayıran özgün bir tasarıma sahip. 0’dan 100 km hıza yaklaşık 2.5 saniye içerisinde ulaşabilen araç, 20 dakikalık bir şarj sonucunda yaklaşık 480 km yol kat edebiliyor. Tabi bunun için yüksek hızlı bir şarj noktasında bulunmanız gerekiyor ve yol şartları aracın menzilini doğrudan etkiliyor.

Tesla’nın tahtına yeni aday: Lucid Air Dream Edition

Tesla’nın tahtına yeni aday: Lucid Air Dream Edition

Dünyanın en uzun menzilli otomobil unvanı resmi olarak el değiştirdi. Lucid Air Dream Edition modeli daha önce açıklanan değerin bile üzerinde bir menzile sahip.

Lucid Air ön inceleme

Lucid Electric Advanced Platform veya kısa adıyla LEAP üzerine inşa edilen araç, yerden tasarruf sağlarken verimliliğe odaklanıyor. Geçtiğimiz günlerde duyurulan Lucid Air Dream Edition ise EPA’dan aldığı derece ile dünyanın en uzun menzilli elektrikli aracı ünvanını Tesla Model S Long Range‘nin elinden aldı.

Şimdi sözü daha fazla uzatmadan, ilk izlenimlerimiz ile sizi baş başa bırakalım.

Lucid Air özellikleri

  • Beygir Gücü: 480 hp – 1111 hp arasında (Modele göre)
  • Sürüş Tipi: Dört tekerden tam zamanlı
  • Maksimum Hız: 270 km / saat
  • Genişlik: 2198 mm
  • Uzunluk: 4975.3 mm
  • Yükseklik: 1410 mm
  • Tekerler: 19 – 20 veya 21 inç
  • Lastikler: Dream Edition & GT: Pirelli 245/265
  • Kapasite: 5 kişi