Apple’dan AirTag kullanıcılarına önemli uyarı

Apple’ın Spring Loaded etkinliğinde tanıttığı kayıp eşya bulma cihazı AirTag, herhangi bir nesnenin tam konumunu UWB çipi sayesinde tespit edebiliyor. Değiştirilebilir pil desteğiyle kullanıcıyı ekstra bir masraftan ya da tamir sürecinden kurtaran AirTag, Apple’ın açıklamasına göre 1 yıl boyunca yeni bir pile ihtiyaç duymadan kullanılabiliyor.

AirTag’in piyasaya sürülmesinin ardından henüz 1 yıl geçmedi. Dolayısıyla kullanıcılar uzun vadede yeni bir pile ihtiyaç duymayacaklar. Ancak Apple, cihazın satın alanlar için önemli bir uyarı yaptı. 1 yılın sonunda pil değişimi yapacakların dikkat etmeleri gereken hususlardan bahsetti.

Apple AirTag hakkında bilmeniz gereken 5 madde!

Apple AirTag hakkında bilmeniz gereken 5 madde!

Apple'dan 3 yıl boyunca beklediğimiz ve kısa bir süre önce satışa sunulan Apple AirTag hakkında bilmeniz gereken 5 maddeyi anlattık.

Bu pilleri AirTag içine yerleştirmeyin

Hatırlatmak gerekirse: AirTag, CR2032 lityum 3 V düğme pili ile çalışıyor. Küçük bir bozuk para boyutunda olan bataryalar kolay yutulabilir olmaları nedeniyle çocuklar için büyük tehlike teşkil ediyor. İşte bu tarz sorunların önüne geçmek isteyen bazı üreticiler, CR2032 pillerin yüzey kısmına acılaştırıcı kaplama yerleştirmeyi tercih ediyorlar. Böylelikle çocukların ağızlarına sürmelerinin engellenmesi amaçlanıyor.

airtag-google-tarafindan-taklit-edilebilir

Apple, destek sayfasında yaptığı açıklamada CR2032 pillerin bağlantı noktalarında bulunan acılaştırıcı kaplamaların AirTag için sorun teşkil edeceğini söyledi. Kullanıcıların satın alırken dikkatli olmaları gerektiğini ve herhangi bir kaplaması olmayan batarya kullanmalarının daha verimli olacağını vurguladı. Ek olarak acılaştırıcı kaplamaya sahip pillerin AirTag’lerde çalışmayabileceği bilgisini paylaştı.

Yapılan uyarıda şu ifadelere yer verildi:

Acılaştırıcı kaplamaya sahip CR2032 piller, kaplamanın pil temas noktalarıyla hizasına bağlı olarak AirTag’de veya pille çalışan diğer ürünlerde çalışmayabilir.

Apple Destek

Elon Musk, Tesla AI Day etkinliğinin tarihini açıkladı

Elon Musk, Twitter hesabından yaptığı açıklamada Tesla AI Day etkinliğinin yapılacağı tarihi nihayet açıkladı. Etkinlikte otonom sürüş sisteminden güvenliğe, sürücülerin otomobillerde sahip olacağı yeni özelliklere varana kadar yapay zeka destekli yepyeni teknolojilere yer verilecek.

AI Day etkinliğinin yegane amaçlarından birisi, Tesla şirketindeki istihdam oranının artırılması olacak. Elon Musk özellikle yapay zeka alanında eğitimli kişilere önem veriyor.

Tesla’dan çip sıkıntısı için yeni atılım

Tesla’dan çip sıkıntısı için yeni atılım

Tüm dünyayı etkileyen çip sıkıntısı için Tesla, yeni bir atılım gerçekleştirdi. Şirket yazılımlarında güncellemeye gitti.

Tesla AI Day etkinliğinde neler tanıtılacak?

Kaliforniya merkezli otomobil üreticisinin 2021 yılı içerisinde düzenleyeceği en önemli etkinliklerden Tesla AI Day, 19 Ağustos’ta gerçekleşecek. Full Self-Drive (FSD) sistemi üzerindeki yeni çalışmalara ev sahipliği yapılacak. Otomotiv sektörünün son zamanlarda en çok tartışılan gelişmelerinden FSD, tamamen sürücüsüz bir otomobil deneyimi sağlıyor.

https://twitter.com/elonmusk/status/1420594788567601152?s=20

Yapılan çalışmalar ve iyileştirmeler neticesinde tamamen sürücüsüz otomobil deneyiminin yapay zekayla güçlendirildiği ve Tesla AI Day’de gün yüzüne çıkarılacağı belirtiliyor. Yapay zekanın katkıları sayesinde Full Self-Drive teknolojisinin güvenli sürüş deneyimini artıracağı belirtilse de, bazı kullanıcılara hala bunun güvenilirliği konusunda endişeliler.

Önümüzdeki ay gerçekleşecek etkinlikte Elon Musk ve Tesla ekibinin özellikle güvenlik konusunda attığı adımları, hayata geçireceği gelişmeleri net bir şekilde göreceğiz.

Jeff Bezos, 21 yıl önce uzay yolculuğu için tarih verdi!

Kısa süre önce dünyanın en zengin insanı milyarder Jeff Bezos, beraberindekilerle birlikte uzay uçuşunu gerçekleştirdi. Amazon’un kurucusu, tamamı sivillerden oluşan pilotsuz bir uçuş yaptı. Gelecekteki uzay turizmi hedeflerine bir adım daha yaklaşan iş insanı, aslında en az 20 senedir bunun hayalini kuruyordu. Geçtiğimiz günlerde uzaya çıkmasıyla Bezos’un 21 yıl önceki bir söyleşisi gündeme geldi.

Jeff Bezos’a Federal Havacılık İdaresinden soğuk duş!

Jeff Bezos’a Federal Havacılık İdaresinden soğuk duş!

Richard Branson ve Jeff Bezos astronot sayılmayabilir. ABD Federal Havacılık İdaresi astronot rozetlerinde kural değişikliğine gitti.

Jeff Bezos uzaya gitmek istediğini söylediğinde seyirciler güldü

Milyarder yıllar önce çocukken bile uzaya gitmeyi hayal ettiğini söyledi. Bu ayın başlarında milyarder işadamı, uzay şirketi Blue Origin‘in geliştirdiği roketle uzayın sınırına uçtu. Dünya’nın 100 km üzerindeki Kármán hattına uçarak bu hedefe ulaştı. Ancak 21 yıl önce Charlie Rose ile bir söyleşisinde hedeflerini söylediği ortaya çıktı. Bezos, “Bir rokete binmek, uzaya gitmek ve birkaç şeyi kontrol etmek istiyorum.” demişti. Ama o tarihte bu hedefine izleyicilerin çoğu güldü.

Bezos, uzay yolculuğu

Söyleşi, Bezos’un Amazon’u kurmasından altı yıl sonra yani 2000’de gerçekleşti. Amazon, yıllar sonra çocukluk hayalini gerçekleştirmesine yardım edecek olan Blue Origin şirketini kurmasını sağlayarak parladı. Aslında Jeff Bezos, söyleşiden sadece üç ay sonra uzay şirketini kurdu. Belki de onu son gülen olmaya iten şey uzaya çıkmak istediğini söylediğinde ona gülen seyircilerdi.

Bezos, uzay yolculuğu hakkında çeşitli ayrıntılar da verdi. Rose’a kişisel uzay yolculuğunun “çok zor bir teknik sorun” sunduğunu kabul etti. Rose ise,”Muhtemelen bunu yapmanın bir yolunu bulacaksın.” yanıtını verdi.

https://twitter.com/hvgoenka/status/1420061641098481676

Şaşırtıcı bir şekilde ardından Jeff Bezos, kafasında kesin bir zaman çizelgesi olup olmadığını merak edeceğiniz bir açıklama yaparak tarih verdi. Milyarder, “Kim bilir, bundan 20 yıl sonra teknolojide önemli değişiklikler olursa belki bu tür işler daha kolay hale gelir. Apollo programından bu yana uzay ulaşımı sistemlerinde gerçekten önemli gelişmeler yapamadık.” dedi.

Blue Origin, 2015 yılında suborbital (yörünge altı) New Shepard roketini test etmeye başladı. Altı yıl sonra ise 15 başarılı test uçuşundan sonra roket, aralarında Bezos’un da bulunduğu ilk insan yolcularını uzaya taşıdı. Bezos’un yanında kardeşi Mark, 82 yaşındaki uzaya giden en yaşlı kişi Wally Funk ve uzaya giden en genç kişi 18 yaşındaki Hollandalı öğrenci Oliver Daemen vardı.

Ethereum kurucusu Elon Musk’a veryansın etti

Ethereum (ETH) kurucusu Anthony Di Iorio, BNN Bloomberg kanalıyla geçtiğimiz günlerde bir röportaj gerçekleştirdi. Yıllardır içinde olduğu ve aktif bir şekilde çalışmalar yürüttüğü kripto para sektörünü güvenlik endişeleri nedeniyle bırakacağını söyledi. Attığı tweetleriyle kripto para sektöründe infial yaratan Elon Musk hakkında serzenişte bulundu.

Tesla CEO’su Elon Musk kripto paralara verdiği destekle gündeme geliyor. Özellikle Bitcoin ve Dogecoin’e ilgi duyan ünlü milyarder, geçmişte attığı adımlarla bu paraların yükselişe geçmesinde büyük rol oynadı. Ancak çalkantılı açıklamaları nedeniyle hem yatırımcıların tepkisini çekiyor hem de kripto para birimlerinin seyrini değiştiriyor.

Elon Musk, DOGE yatırımcılarını bu sefer Matrix’ten vurdu

Elon Musk, DOGE yatırımcılarını bu sefer Matrix’ten vurdu

Elon Musk, sosyal medya takipçilerine kripto para sevgisi aşılamaya devam ediyor. Bu defa Dogecoin için The Matrix filmini kullandı.

Ethereum kurucusu Elon Musk’ın tutumlarından memnun değil

Kripto para birimlerini yasallaştırmak adına çeşitli düzenlemeler yapan ülkelere değinen 46 yaşındaki Kanadalı girişimci, söz sahibi olan regülatörler ile geliştiriciler arasında denge sağlanması gerektiğini açıkladı. Sektörün şu anki durumunu iki ucu keskin kılıç deyimiyle açıklayan Di lorio, artık hayırseverlik faaliyetlerine daha fazla yoğunlaşacağını ve mevcut görevlerini bırakacağını söyledi.

elon musk ethereum

Elon Musk gibi kitlesi büyük insanların dünya üzerinde bir şeyleri değiştirme potansiyelinin daha fazla olduğunu belirten Ethereum kurucusu, anlamsız işleri bırakıp daha ciddi alanlara odaklanılması gerektiğini vurguladı. Anthony Di Iorio yaptığı açıklamada “Enerjilerini insanları bilgilendirmek için kullanmalarını temenni ediyorum” ifadeleriyle veryansın etti.

Anthony Di Iorio kripto para alanında kendisini güvende hissetmediğini, ancak öte yandan regülatörlerin sektöre uyum sağlamaya çalıştıkça kripto para birimlerinin varlığını koruyacağına inandığını açıkladı. Di lorio, “Kriptoyu anlayan ve işlerin nereye gittiğini bilenler bundan kârlı çıkacaklar. Çözüme ulaşan ülkeler ekonomilerini iyileştirecekler” ifadelerine yer verdi.

Bilim insanları plastik atıkları gıdaya dönüştürüyor

Yığınla plastik atık gezegenimizi boğuyor. Ama neyse ki iki bilim insanının bu sorunla başa çıkmak için ilginç yeni bir planı var; plastiği gıdaya dönüştürmek. Tasarımı oluşturan ikili 1 milyon Euro ödül kazandı. Mucitlerin sponsoru ise Alman bilim ve teknoloji şirketi Merck. Küresel plastik üretimi 2019’da toplam 368 milyon metrik tona ulaştı. Son 60 yıldaki tek düşüş, COVID-19 salgını ile fabrikaların kapatıldığı ve nakliyenin yavaşladığı dönemde oldu.

Mavi gıda boyasını tarihe gömecek keşif

Mavi gıda boyasını tarihe gömecek keşif

Bilim insanları kırmızı lahanada mavi pigmentler keşfetti. Araştırmacılar, bu mavinin özellikle gıda boyası olarak doğal bir alternatif olacağını söylüyor.

Plastik atık sorunu için sürdürülebilir bir yenilik

2021 Future Insight Ödülü, Illinois Urbana-Champaign Üniversitesinden biyomühendislik profesörü Ting Lu ile Michigan Teknoloji Üniversitesinden biyolojik bilimler doçenti Stephen Techtmann‘a verildi. İki bilim insanı, plastik atıkları ayrıştırmak ve yiyeceğe dönüştürmek için mikropları kullanıyor.

Plastik atık sorununa sürdürülebilir çözümler

Uluslararası Doğayı Koruma Birliği’ne göre, her yıl dünya okyanuslarına en az 8 milyon ton plastik atılıyor. Merck CEO’su ve yönetim kurulu başkanı Belen Garijo, “Bu yılın Future Insight Ödülü’nü kazananlar, plastik atıkları ve geleneksel tarım yöntemleriyle ilişkili çevresel zararları azaltırken, güvenli ve sürdürülebilir bir gıda kaynağı üretme potansiyeline sahip çığır açan bir teknoloji geliştirdi.” dedi.

Bilim insanları projelerine “gıda jeneratörü” adını verdi. İkili, kullanım ömürlerinin sonuna gelen ve aksi takdirde çöplüklere veya okyanuslara gidecek olan plastikleri dönüştürmek istiyor. Ekonomik ve çok yönlü bir teknoloji bulmaya odaklandılar. Merck’e göre, elde edilen gıdalar gerekli tüm besinleri içeriyor, toksik değil ve sağlığa yararlı.

Plastik atığı dönüşürmek.
(Foto: Reuters)

Bilim insanları, sentetik olarak değiştirilmiş mikroplardan yararlanmayı öğrendi. Ardından bu mikropları genetik olarak atıkları yiyeceğe dönüştürmek için programladılar. Lu buna mikrobiyal sentetik biyoloji diyor. Techtmann ise, “Çevresel mikroplar, çoğu endüstriyel uygulamalara sahip olabilecek çok çeşitli kimyasal reaksiyonları katalize etme yeteneğine sahip. Laboratuvarım, karmaşık mikrobiyal toplulukların endüstriyel işlevleri yerine getirmek için nasıl işbirliği yapabileceğini araştırıyor.” dedi.

İki bilim insanı, çalışmalarının dünyada üretilen plastik atıkları alıp gıda veya yakıta dönüştürmelerine sağlayacağını söylüyor.

2019’da başlayan Future Insight Ödülü’nün ilk kazananları, pandemik bulaşıcı hastalıkların tespitindeki çalışmalara gitti. Harvard Üniversitesinden Pardis Sabeti ve Vanderbilt Üniversitesinden James Crowe ilk ödülün sahibi oldu.

Motorola Edge 20 serisinin tasarımı sızdırıldı

Motorola Edge 20, Edge 20 Lite ve Edge 20 Pro önümüzdeki ay piyasaya sürülecek. Şimdiye kadar işlemci, ekran, kamera gibi özellikleri ortaya çıkan yeni akıllı telefon serisinin tasarımı gözler önüne serildi. Cihazların renkleri, dış görünüşleri ve nasıl bir dizayna sahip olacakları tamamen belli olmuş durumda.

Şirket tarafından yapılan açıklamaya göre, 5 Ağustos’ta gerçekleşecek lansmanda Motorola Edge 20 serisi resmen tanıtılacak. Çin’in TENAA platformu da dahil olmak üzere gerekli ülkelerden sertifikalarını almayı başaran akıllı telefonlar, Motorola’nın 2020’de piyasaya sürdüğü Edge serisinin devamı niteliği taşıyor.

Motorola’dan Avrupa pazarına yeni telefon hamlesi

Motorola’dan Avrupa pazarına yeni telefon hamlesi

Hindistan'da G40 Fusion ve G60 gibi modelleri piyasaya süren Motorola, Avrupa pazarı için Moto G60S adını verdiği telefonunu hazırlıyor.

Motorola Edge 20 Lite neler sunacak?

Edge 20 Lite, Motorola Edge 20 serisindeki en uygun fiyatlı cihaz olacak. Sekiz çekirdekli MediaTek Dimensity 720 5G yonga setinden gücünü alan cihazın grafik biriminde Mali-G57 GPU kullanılıyor. Ekranının ise 6,7 inç boyutunda olması ve Full HD+ desteğinin yanı sıra 90Hz yenileme hızını desteklemesi bekleniyor.

Arka tarafına konumlandırılan üçlü kamera dizilimiyle kutudan çıkacak cihaz; 108 Megapiksel ana + 8 Megapiksel ultra geniş açı + 2 Megapiksel derinlik sensörünü bünyesinde barındırıyor. Ön tarafında ise 32 Megapiksel öz çekim kamerası bulunuyor. Edge 20 Lite’ın diğer özellikleri arasında; 8 GB RAM + 128 GB dahili hafıza, kulaklık girişi, 30W hızlı şarj destekli 5000 mAh batarya ve Android 11 işletim sistemi yer alıyor.

Edge 20’nin yenileme hızı daha fazla

Serinin düz modeli Edge 20, Qualcomm Snapdragon 778G CPU ile donatılmış durumda. Ekran boyutu ve çözünürlüğü Edge 20 Lite ile aynı olan akıllı telefonun yenileme hızı ise kaynaklara göre 144Hz olacak. 8 GB RAM ve 128 GB dahili hafıza ile raflardaki yerini alacağı belirtilen cihazın kameralarının da “Lite” modeliyle benzerlik göstereceği söylenirken; tek farkın 16 Megapiksel değerindeki ultra geniş açı sensöründe ortaya koyulacağı iddialar arasında.

Dış dünyayla bağlantısını NFC, Wi-Fi 6 ve Bluetooth 5.2 özellikleriyle sağlayacak Motorola Edge 20 batarya kapasitesi için netleşmiş bir bilgi yok. Ancak hızlı şarj desteğinin en azından 30W olacağı ihtimali üzerinde duruluyor.

Serinin en yüksek modeli: Edge 20 Pro

Serinin en üst üyesi Motorola Edge 20 Pro, Qualcomm Snapdragon 870 işlemciden gücünü alacak. 6,7 inç boyutunda Full HD+ çözünürlüklü 144Hz yenileme hızına sahip büyük bir ekranla satışa sunulacağı belirtilen akıllı telefon, 12 GB RAM + 256 GB depolama alanıyla piyasaya çıkacak. Edinilen bilgiye göre fiyatı 699 euro (yaklaşık 7 bin Türk Lirası + vergiler) olacak.

Motorola Edge 20 Pro’nun 4500 mAh büyüklüğündeki pili 30W hızlı şarj desteğiyle güç ihtiyacını giderecek.

Peki sizler telefonlar hakkında ne düşünüyorsunuz? Beklentileriniz neler? Fikirlerinizi bizlerle paylaşmayı unutmayın.

Hassas ameliyatlar gerçekleştiren robotik kollar gerçeğe daha yakın

Northeastern’deki araştırmacılar, robotik kollardaki sert ve sarsıntılı hareketleri ortadan kaldıran bir yöntem geliştirdi. Bu sayede cihaz bir yumurtayı nazikçe alacak kadar zarif ve becerikli ya da yemek tabaklarını istifleyecek hale geldi. Bulgular, bir gün doktorların uzaktan ameliyat yapmasına veya bomba imha uzmanlarının patlayıcı bir cihazı güvenli bir şekilde çıkarmasına yardımcı olabilir.

Koşmayı öğrenen iki ayaklı robot Cassie, tarih yazdı!

Koşmayı öğrenen iki ayaklı robot Cassie, tarih yazdı!

ABD'deki Oregon Eyalet Üniversitesi araştırmacıları iki ayaklı robot tasarladı. Robot Cassie 53 dakikada 5 kilometrelik mesafeyi koştu.

Gerçek zamanlı makine öğrenimi ile robotik kollar

Northeastern Üniversitesi araştırmacıları projeye dair ayrıntıları bir videoda paylaştı. Videoda, bir araştırmacının sağ eline C şeklinde bir kavrama pençesi taktığını ve bir robotik kolun onun hareketlerini taklit ettiğini görüyoruz.

Robotik kollar

Videodaki araştırmacı, kolunu indirip kaldırdı. Ardından sola ve sağa yönde çeşitli hareketler yaptı. Sonunda araştırmacıyı taklit eden cihaz tabakları istifledi ve yumurtaları yerleştirdi. Northeastern’ün projesi, bilek eklemlerine monteli ağır motorlara sahip olmayan uzaktan kumandalı robot kollar inşa etmek.

Northeastern makine ve endüstri mühendisliği bölümünden Dr. Peter Whitney çalışmayı anlattı. Dr. Whitney, “Kolda motor olmadığı için geleneksel bir koldan çok daha hafif. Yani daha hafif bir kolunuz varsa hareket ettirmek çok daha kolay.” dedi.

Robotik kollar

Robotların tasarımına ve materyallere odaklanan Whitney, “Robotun çevreye göre tam olarak nerede olduğunu, bir şeye dokunup dokunmadığını ya da bir nesneye ne kadar sert dokunduğunu algılamak zor. Bunlar nasıl iyi bir performans elde edebileceğimizi etkileyebilecek. Aynı zamanda güvenliği sürdürebilecek faktörlerdir.” şeklinde ekledi.

Araştırmacılar artık ne kadar kuvvet uygulandığını söyleyen gerçek zamanlı bilgilerle makine öğrenimini başardı. Whitney, insanların bir nesneyi kavramaya çalıştığında kasların bir şeyin ne kadar ağır olduğunu algılamasına benzer şekilde bu kolların da temas kuvvetlerini algılamaya başladığın söyledi.

Whitney, Khoury Bilgisayar Bilimleri Koleji elektrik ve bilgisayar mühendisliğinden Dr. Robert Platt ile çalışıyor. İkili, bir nesneyle doğrudan, kasıtlı temas için daha iyi tasarlanmış hafif robotlar geliştirecek. Ayrıca elektrik ve bilgisayar mühendisliğinden Dr. Taşkın Padır ile de çalışıyor. Bu robotlar ise mekanik bir yedek olarak hizmet verecek. Arkadaşlar ve aile ile fiziksel etkileşime giren uzaktan kontrollü robotların potansiyelini inceleyecekler. Whitney, teknolojinin insanların karantinada sevdiklerine sarılmalarını sağlayacağını belirtti.

Facebook, reklamlardan elde ettiği gelirleri açıkladı

Temmuz ayının sona ermesiyle beraber büyük teknoloji şirketleri her sene olduğu gibi gelirlerini açıklamaya başladılar. Bunlar arasına katılan Facebook, 2021 2. çeyrek diliminde elde ettiği toplam kazançlardan ve kâr oranlarından bahsetti. Kamuoyuyla paylaşılan raporda, Nisan ayında yürürlüğe giren iOS 14.5 Uygulama İzleme Şeffaflığı özelliğinden şirketin olumsuz anlamda etkilenmediği görüldü.

Apple, iOS 14.5 işletim sistemiyle hayata geçirdiği “Takip Etme” özelliği sayesinde iPhone ve iPad sahiplerinin kendilerini internet ortamında korumaya almalarını sağlamıştı. Takip izni kapatılan akıllı telefondaki IDFA (Apple Reklam Verme Kimliği) tanımlayıcısına hiçbir uygulama erişemiyor. Bu sayede kullanıcının attığı her adım izlenemiyor.

iOS 14.5 ile gelen ‘takip engelleme’ nasıl kullanılır?

iOS 14.5 ile gelen ‘takip engelleme’ nasıl kullanılır?

Apple, iOS 14.5 ile gizlilik konusunda önemli bir yenilik yaptı, iPhone'lara takip etme özelliği getirdi. Peki bu nedir ve nasıl aktif edilir?

Facebook, Apple’ın tartışmalı gizlilik politikasından etkilenmedi

Paylaşılan raporlara göre, Facebook’un 2021 2. çeyrek gelirleri yıldan yıla yüzde 56 artış gösterdi. Bu veri 29 milyar dolara tekabül ediyor. Aynı çeyreğe ait kâr oranını da paylaşan şirketin yılda yıla yüzde 101 artış göstererek toplamda 10,4 milyar dolar kazanç elde ettiği belirtildi. Facebook CEO’su Mark Zuckerberg konuyla alakalı olarak yaptığı açıklamada “güçlü bir çeyreği geride bıraktık” dedi.

facebook-gruplar-icin-yeni-ozelligini-getiriyor

Gelirlerinin büyük çoğunluğunu reklamlardan elde eden Facebook, bu segmentte yıllık yüzde 47 seviyesinde büyüme kaydetti. Apple’ın Nisan ayında yayınladığı Uygulama İzleme Şeffaflığı güncellemesiyle takip iznini tamamen kullanıcılara bırakmasının Facebook’un reklamlardan elde ettiği kazançlara olumsuz yansıyacağı düşünülüyordu. Ancak açıklanan veriler tüm tahminleri boşa çıkardı.

Kullanıcı sayısı dünya nüfusunun yarısına yaklaştı

Yapılan açıklamada Facebook, Instagram ve WhatsApp’ın kullanıcı miktarına ilişkin bilgiler de paylaşıldı. Uygulamaların geçen yıla kıyasla kullanım bakımından yüzde 12 büyüdüğü kaydedilirken, günlük aktif kullanıcı sayısının totalde 2,76 milyara çıktığı belirtildi. Facebook çatısı altında bulunan uygulama ağının toplamı neredeyse 7,9 milyarlık dünya nüfusunun yarısına yaklaşmış durumda.

Facebook Mali İşler Müdürü (CFO) David Wehner, yatırımcılara hitap ettiği bir konuşmada şirketin üçüncü çeyrekteki durumuna ilişkin beklentilerini aktardı. Reklam gelirlerindeki artışın yavaşlamasını umduğunu aktardı. Apple’ın hayata geçirdiği yeni gizlilik özelliklerine de değinen Wehner, Facebook’un asıl üçüncü çeyrekte bundan etkilenebileceği konusundaki endişelerini dile getirdi.

Netflix’ten tartışma yaratacak COVID-19 aşı kararı!

0

Koronavirüs ile mücadele kapsamında yeni tedbirler almaya başlayan şirketlerden, kurum/kuruluşlara varana kadar toplu bir şekilde aşı seferberliği başladı. Pek çok Avrupa Birliği ülkesi aşı pasaportu uygulamasını tartışmaya başlamışken, öte yandan halka açık alanların aşısızlara kapatılması gündemdeki yerini koruyor. Aşılamaya bir destek de Netflix kanadından geldi.

Hindistan’da ortaya çıktığı bilinen Delta varyantı, ülkelerdeki Koronavirüs vaka sayılarını yeniden patlattı. Öyle ki, Haziran ayının başlarında günlük vaka sayısı 10 bin seviyelerine kadar inen Amerika Birleşik Devletleri’nin o zamanki halinden eser kalmamış ve şu anda 100 binin üzerine çıkmış durumda. Dünyanın geri kalanında da durumlar pek farklı değil.

Netflix’in sevilen dizisinden Kıvanç Tatlıtuğ sürprizi!

Netflix’in sevilen dizisinden Kıvanç Tatlıtuğ sürprizi!

Aşk-ı Memnu ile adını büyük kitlelere duyuran Kıvanç Tatlıtuğ, popüler Netflix dizisinin kadrosuna konuk oyuncu olarak dahil oldu.

Netflix, oyunculara ve yapım ekibine aşı zorunluluğu getirdi

Deadline’ın haberine göre, çekimleri ABD’de yapılan Netflix orijinal içeriklerinde rol alacak oyunculardan set ekibine varana kadar herkes artık aşı olmak zorunda. Üstelik sadece bunlarla da sınırlı değil, alınan karar aynı zamanda oyuncularla temasta bulunanları da kapsıyor. Edinilen bilgiye göre Netflix yaş, tıbbi ve dini nedenlerle aşı vurulamayacak durumda olanları yeni politikasından muaf tutacak.

Söz konusu kararıyla Netflix, “zorunlu aşı politikasını hayata geçiren ilk büyük stüdyo” oldu.

netflix covid-19 aşı

Zorunlu aşı politikasını yürürlüğe sokan ilk şirket Netflix değil, tek de olmayacak gibi gözüküyor. Çarşamba günü Facebook tarafından yapılan açıklamada, ABD’deki ofis çalışanlarının aşılarını tamamlamış olmaları gerektiği belirtildi. Ekim ayında ülkedeki fiziksel ofislerini yeniden açmaya hazırlanan şirket, tıbbi veya başka nedenlerden ötürü aşı olamayan çalışanları içinse ek değerlendirmeler yapacağını belirtti.

Çalışanlarına aşı zorunluluğu getiren büyük teknoloji şirketlerinden bir tanesi de Google. The New York Times’ın haberine göre, CEO Sundar Pichai tarafından yapılan duyuruda ABD’deki çalışanlarının ofise dönmeden evvel aşılarını yaptırmış olmaları gerektiği açıklandı. Tıpkı Facebook gibi, Google da Ekim ayında fiziksel çalışma modeline yeniden geçmeyi planlıyor.

Netflix’in sevilen dizisinden Kıvanç Tatlıtuğ sürprizi!

Aşk-ı Memnu ile adını büyük kitlelere duyuran ve Kuzey Güney dizisindeki performansı ile de akıllara kazınan Kıvanç Tatlıtuğ‘dan yeni bir Netflix hamlesi geldi. Halihazırda Netflix’ten yayınlanacak ”Bir Denizaltı Hikayesi” ile seyirci karşısına çıkmayı planlayan ünlü oyuncu, platformun oldukça popüler olan bir başka dizisinin de kadrosuna konuk oyuncu olarak dahil oldu.

Netflix açıkladı: Tüm zamanların en çok izlenen 10 dizisi

Netflix açıkladı: Tüm zamanların en çok izlenen 10 dizisi

Dijital yayın platformu Netflix, tüm zamanların en çok izlenen 10 dizisini açıkladı. Listeye Bridgerton dizisi damga vurdu.

Kıvanç Tatlıtuğ, Into The Night’ın ikinci sezon kadrosuna dahil oldu

Ülkemizde yaklaşık 4 milyon abone ile hizmet veren Netflix‘in Türkiye pazarına olan ilgisi büyük. Bu nedenle sıklıkla Türk yapımı dizi ve filmler ile karşımıza çıkan platform, Türk oyunculara da fazlasıyla önem veriyor. İşte tam da bu noktada Kıvanç Tatlıtuğ’un ülkemiz de dahil olmak üzere tüm dünyada popüler olan Belçika yapımı Into The Night dizisinin ikinci sezon kadrosuna konuk oyuncu olarak dahil olduğu açıklandı.

Jason George’un bilim kurgu romanı The Old Axolotl’dan esinlenerek hayata geçirdiği Into The Night, 2020 yılında yayınlanmaya başladı. Dizinin kadrosunda ise bir başka Netflix yapımı Hakan Muhafız’dan tanıdığımız Mehmet Kurtuluş‘un yanı sıra Stefano Cassetti, Laurent Capelluto, Pauline Etienne ve Babetida Sadjo gibi isimler yer alıyor.

Birinci sezonu toplam 6 bölüm süren ve izlenme sayıları olarak da Netflix’in yüzünü fazlası ile güldüren Into The Night, önümüzdeki aylarda yenilenmiş kadrosu ve ikinci sezonu ile izleyici karşısına çıkmayı hedefliyor. Ancak Kıvanç Tatlıtuğ’un dizide hangi karakteri canlandıracağı ise şu an için merak konusu.

Valorant yeni başlayanlar için 7 ipucu

Valorant, 5v5 şekilde oynanan bir taktiksel birinci şahıs nişancı oyunu. Valorant’ta başarılı bir oyuncu olabilmeniz için taktik ve planlama dahilinde oynamanız gerekiyor. Böylece oynadığınız turu da duruma göre şekillendirmelisiniz. Biz de bu içeriğimizde yeni başlayan arkadaşların işine yarayabilecek 7 tane Valorant ipucunu aktarıyoruz.

CS:GO vs Valorant! Hangi oyun daha iyi?

CS:GO vs Valorant! Hangi oyun daha iyi?

Bugün yine bir karşılaştırma ile karşınızdayız. FPS türünün popüler oyunları Valorant ve CSGO'nun farklarını ele alarak inceledik.

En iyi Valorant taktikleri

Takım arkadaşlarınızla sürekli iletişim içerisinde kalın

Planlama ve strateji kurmak bu oyunun ilk yapılması gerekenlerden birisi. Bunun için sürekli takım arkadaşlarınızla konuşun ve oyunun gidişatına göre farklı seçenekler belirleyin. Aynı zamanda öldüğünüzde ya da hayattayken en son görülen düşman konumları gibi önemli bilgileri arkadaşlarınıza aktarın. Kurulan taktiklerin işe yarayıp yaramadığını maç sonrasında takım arkadaşlarınızla konuşmanız da kendinizi geliştirmek açısından daha yararlı olacaktır.

Valorant'a yeni başlayanlar için 10 ipucu

Oyun sırasında takım arkadaşlarınıza haritadaki yerleri söylerken oldukça açık olun. Yanlış verilen her bir bilgi takımınızın yanlış stratejide ilerlemesine ve sonucunda turu kaybetmesine sebep olabilir.

Atış pratiği yapmaya özen gösterin

Atış becerinizi geliştirmek için bu konuda sürekli pratik yapmak şart. Oyunda bir süre talim yapmaya ara verirseniz bu sizin isabet oranınızı kötü etkiliyor. Böylece karşınızdaki düşmanın gerek refleks gerekse isabetlilik açısından gerisinde kalacaksınız. Kendinizi daha iyi bir konuma taşımanın yolu da skorunuzu sürekli takip ederek belirlediğiniz ölçütün üzerine çıkmak olacak. Her maç öncesi 15 dakika Atış Poligonu‘nda antrenman yaparak kendinizi hazırlayabilirsiniz.

Valorant'a yeni başlayanlar için 10 ipucu

Her silahın geri tepmesine hakim olun

Her bir silahın birbirinden farklı geri tepme oranları bulunuyor. Örneğin bir Vandal ile Phantom‘un oranları ve Spray mantığı aynı değil. Bu yüzden hangi silahı alırsanız alın ilk öğreneceğiniz şeylerden birisi geri tepmesini kontrol etmek olmalı. Hatta bir silahın geri tepmesini öğrenene kadar aynı silaha bağlı kalmanız daha iyi olacaktır.

Valorant'a yeni başlayanlar için 10 ipucu

Yukarıdaki durumu öğrendikten sonra atışlarınız daha seri olacak ve kesin öldürmeler elde edeceksiniz. Silahın geri tepmesi konusunda atlanmaması gereken nokta atış sırasında ilk dokuz atış mermilerin gittiği yönü aşağıya çekecek. Bu nedenle farenizi ters yöne doğru kaydırın. 10. mermiden sonra silah soldan sağa doğru hareket ediyor. Onun için de tekrar bir ayar yapmanız gerekiyor.

Crosshair’ı iyi ayarlayın

Crosshair ayarlamak herhangi bir FPS oyununda hayati önem taşıyor. Herkes için geçerli olan bir desen ya da şekil bulunmuyor. Bu yüzden herkes kendi Crosshair’ını istediği gibi ayarlayabiliyor. Kendi Crosshair’ınızı bulmanız bu noktada çok önemli. Bulduktan sonra öldürme oranlarınızın arttığını siz de fark edeceksiniz.

Valorant'a yeni başlayanlar için 10 ipucu

Fare hassasiyetini bulma

Bir FPS oyunu için en kritik ikinci durum fare hassasiyeti oluyor. Fare hassasiyetinizin mouse’un tek bir hareketiyle 180 derece dönebileceği şekilde olması öneriliyor. Bunu test etmek için farenizi mouse pad‘in bir kenarından diğer kenarına hızlıca kaydırabilirsiniz.

Koşarken bıçak kullanmaya çalışın

Silahla koşmaya göre bıçak ile koşmak daha hızlı yol gitmeye yarıyor. Yani siz A bölgesindesiniz ve düşman B bölgesine bomba kurmuşsa düşmanın gelmeyeceğine emin olduğunuz noktaya kadar bıçakla koşabilirsiniz.

Ateş ederken sürekli çömelin ve asla zıplamayın

Geri tepmeye yardımcı olması için mücadele uzun sürüyorsa çömelin. Çünkü aynı anda hem çömelip hem de saldırırsanız bire bir savaşı kazanma şansınız oldukça yükselir. Ancak asla zıplamayın. Yoksa hedefinizi büyük ihtimalle ıskalarsınız ve karşıya bir şans vermiş olursunuz.

Zıplamak genellikle rakibin atışlarından kaçınmak için etkili bir yöntem. Böyle bir durumda düzensiz şekillerle zıplamaya özen gösterin.

Sizler Valorant oynarken bu tip durumlara dikkat ediyor musunuz?

Xiaomi’den tasarımı ile öne çıkan akıllı bileklik: Mi Band X

Akıllı telefon piyasasındaki başarısını giyilebilir teknolojiler alanında da sürdüren Xiaomi, ülkemiz de dahil olmak üzere tüm dünyada ciddi satış başarıları elde eden Mi Band serisi üzerinde yoğun mesai harcıyor. Son olarak geçtiğimiz aylarda serinin yeni üyesi Mi Band 6 modelini satışa çıkaran şirket, sızdırılan bilgilere göre tasarımı ile fark yaratacak Mi Band X adı verilen yeni bir akıllı bileklik üzerinde çalışıyor.

Xiaomi, kulaklıktan monitöre yeni AIoT ürünlerini tanıttı

Xiaomi, kulaklıktan monitöre yeni AIoT ürünlerini tanıttı

Xiaomi, bir sürü ürünü barındıran “AIoT" kategorisini daha da genişletti. Bu kategori kulaklıktan monitöre birçok modeli içeriyor.

Mi Band X ekran tarafında ciddi yeniliklere sahip

Mevcut Mi Band modellerinin aksine ilginç tasarımı ile kullanıcıların dikkatini çekecek bu ürün özellikle ekran tarafında ciddi yenilikler ile gelecek. Başarılı sızıntıları ile ön plana çıkan Equal Leaks‘in haberine göre Mi Band X, geçtiğimiz yıllarda satışa çıkan Nubia Alpha Watch  modeline benzer bir ekran tasarımını benimseyecek.

https://twitter.com/EqualLeaks/status/1420239706554470400

Sızdırılan bilgilere göre, Mi Band X’in 360 derece esnek ve kavisli bir ekrana sahip olması bekleniyor. Bunun yanı sıra dış yüzeyinin büyük bir kısmının ekrandan oluşması beklenen akıllı bileklik, son derece ince ve hafif yapısı ile de dikkat çekecek. Diğer yandan mevcut Mi Band modellerinin aksine manyetik bir toka kullanacak akıllı bileklik, çıkarıp takma konusunda kullanıcılara büyük kolaylık sağlayacak.

Çeşitli sızıntılar ile karşımıza çıkan Xiaomi Mi Band X hakkında ortaya çıkan tüm bilgiler bu kadar. İlginç tasarımı ile fark yaratması beklenen bu akıllı bilekliğin ne zaman duyurulacağı veya fiyatının ne olacağı ise şu an için merak konusu.