Volkswagen, üretim ve geliştirme stratejisinde köklü bir değişikliğe gidiyor. Alman otomotiv devi, Çin’i artık yalnızca büyük bir pazar olarak değil; aynı zamanda küresel bir üretim ve inovasyon üssü olarak konumlandıracak.
Volkswagen, strateji değişikliği yapacak
Şirketin yeni yaklaşımı “Dünya için Çin’de” stratejisiyle şekillenecek. Bu değişimle birlikte Çin’de üretilen Volkswagen modelleri yalnızca yerel tüketicilere değil, dünya genelindeki müşterilere yönelik olarak geliştirilecek.
Firmanın geçmişte benimsediği “Çin için Çin’de” yaklaşımı sona ererken, bunun yerini daha iddialı ve küresel ölçekte etkili olacak bir üretim modeli alıyor. Stoelzel, SAIC-Volkswagen ortaklığının 40. yılını kutladıklarını ve bu işbirliğini 2040 yılına kadar uzatacaklarını açıkladı. Anlaşma kapsamında, Çin’in üretim kapasitesi ve tedarik altyapısı Alman mühendislik disipliniyle birleşecek.
Apple, iPhone 18 serisinde yeni RAM teknolojisi sunmaya hazırlanıyor. Bu hamle, akıllı telefon sektöründe dengeleri değiştirebilir.
Yeni model kapsamında sadece montaj süreci değil, ürünlerin tasarım ve Ar-Ge çalışmaları da Çin merkezli olarak yürütülecek. Li Jun’un açıklamasına göre, ülkedeki güvenilir tedarikçilerin varlığı; Çin yapımı Volkswagen modellerinin rakiplerinin önüne geçmesini sağlayacak.
Geçmişte burada üretilen araçlar sadeleştirilmiş donanım seviyeleriyle bilinirken, bugün gelinen noktada bu algı tamamen değişmiş durumda. Volkswagen’in Çin’de ürettiği Passat Pro modeli, Avrupa’daki muadiline kıyasla yaklaşık %40 oranında daha uygun fiyata sahip ve daha zengin bir donanım sunuyor.
Volkswagen’in bu yeni hamlesi, küresel otomotiv sektöründeki güç dengelerini değiştirebilir. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Cep telefonlarında bulunan “Rahatsız Etme” moduyla birlikte, telefonunuzu devamlı sessiz veya kapalı bir şekilde bırakmanız gerekmiyor. Bu özellik ile birlikte istediğiniz kişilere karşı telefonu istediğiniz zaman meşgul gösterebilirsiniz. Peki ya IOS ve Android cihazlarınızı nasıl meşgul gösterme nasıl yapılır? İşte detayları…
Cep telefonu meşgul olmadan meşgul gösterme nasıl yapılır?
Belirli kişi ya da kişilerle konuşmak istemediğiniz zaman telefonunuzu sessize almaya ya da tamamen telefonu kapatma yoluna başvurabiliyoruz. Ancak bu yöntemler önemli çağrıları ya da mesajları da görmemize engel olabiliyor. Peki ya IOS ve Android cihazlarınızı meşgul olmadan nasıl meşgul gösterebiliriz?
IOS telefonlarda rahatsız etme modu nasıl kullanılır?
iOS 15 ve iPadOS 15’teki Odak özelliği ile birlikte cihazınız açıkken gelen bildirimleri, sessize almak için Rahatsız Etme özelliğini kullanabilirsiniz. Rahatsız etme modunu açtığınız takdirde, izin vermediğiniz kişilere karşı cep telefonunuzu meşgul olmadan meşgul göstermiş olursunuz.
Telefonunuzda ayarlar kısmına girin.
Odak’a girin.
İstediğiniz odak modunu seçin.
İzin verilen uygulamaları ve kişileri düzenleyin.
İzin vermediğiniz kişiler sizi modlar açıkken aradıklarında telefonunuz meşgul çalacak.
Android telefonlarda rahatsız etme modu ile birlikte cep telefonu meşgul gösterme nasıl kullanılır?
Android işletim sistemine sahip akıllı telefon kullanıcıları, istemedikleri zamanlarda arama ve mesajlardan bildirim almamak için “Rahatsız Etme” modunu kullanabilirler.
Üst kısımdan araç çubuğunu aşağıya doğru kaydırın.
Ardından “Rahatsız etme” butonuna basın.
Özelliği kapatmak için aynı yolu tekrarlayın.
Android telefonlarda rahatsız etme modunu nasıl özelleştirebilirsiniz?
Telefonunuzun ayarlar kısmına girin.
Ses ve Titreşim ayarları kısmına girin.
Rahatsız Etmeyin modunda neler kesintiye neden olabilir kısmına girin.
Kişiler kısmına girdiğinizde size ulaşabilecek olan kişileri seçebilirsiniz.
Google, Android işletim sistemine masaüstü benzeri bir kullanıcı arayüzü entegre etmeye hazırlanıyor. Samsung’un uzun süredir sunduğu DeX özelliğine benzer şekilde çalışan yeni mod, Android cihazların harici ekranlara bağlandığında bilgisayar deneyimi sunmasını sağlıyor.
Android telefonlar için masaüstü modu sunuluyor
Android 16 beta sürümünde ortaya çıkan masaüstü modu, özellikle verimlilik odaklı kullanım senaryolarında mobil cihazların yeteneklerini önemli ölçüde artırabilir.
Bir kullanıcı, Android 16’nın beta sürümünü çalıştıran bir Google Pixel 8 Pro modelinde bu özelliği aktif hale getirdi. USB-C üzerinden monitöre bağlanan cihazda, tıpkı masaüstü bilgisayar arayüzüne benzeyen bir ekran görünümü ortaya çıktı.
Kullanıcı arayüzünün üst kısmında klasik Android durum çubuğu yer alırken, alt kısımda da uygulamalara hızlı erişim sağlayan bir görev çubuğu bulunuyor. Görev çubuğunun sağ köşesinde gezinme tuşları, sol tarafında ise büyük bir uygulama çekmecesi yer alıyor.
Apple, iPhone 18 serisinde yeni RAM teknolojisi sunmaya hazırlanıyor. Bu hamle, akıllı telefon sektöründe dengeleri değiştirebilir.
Bu yeni modda uygulamalar, Android tabletlerdeki gibi serbestçe taşınabilen ve yeniden boyutlandırılabilen pencerelerde çalışıyor. Aynı anda iki uygulamanın yan yana kullanılabilmesi için, ekran bölme özelliği de getirilmiş.
Ancak masaüstü modunun, Android 16’nın ilk sürümlerinde yer alması beklenmiyor. Özelliğin önce geliştirici seçeneklerinde sınırlı olarak sunulacağı, ardından Android 17 ile birlikte resmen kullanıma açılacağı söyleniyor.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Siz bu yeni özelliği kullanmayı düşünüyor musunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz.
Bir akıllı telefon satın almadan önce göz önünde bulundurduğumuz kriterlerden birisi de kamera. Bu, her kullanıcı için böyle olmasa da, büyük bir kesim cihazlarının yüksek kalitede fotoğraf çekmesini güçlü bir işlemciye veya batarya ömrüne tercih ediyor. Peki an itibariyle sektörde en iyi kameraya sahip telefonlar hangileri? İşte DxOMark verilerine göre en iyi kameraya sahip akıllı telefonlar!
En iyi kameraya sahip akıllı telefonlar – Nisan 2025
2019 yılında ABD tarafından kara listeye alınan Huawei, DxOMark’ın kamera sıralamasında zirvede yer alıyor. Çinli markanın Pura 70 Ultra modeli, fotoğraf, zoom ve video gibi kriterlerde ortalama 163 puan alarak birinci oldu. Onu, 158 puanla Google Pixel 9 Pro XL takip etti.
Listedeki en dikkat çeken model Galaxy S25 Ultra oldu. Samsung’un yeni amiral gemisi güçlü kamera özelliklerine rağmen DxOMark testlerinden 146 puan alarak listeye 29. sıradan giriş yaptı. Öte yandan, Google’ın bir süre önce tanıttığı yeni Pixel 9a modeli ise sıralamaya 33. sıradan dahil oldu.
En iyi kameralı telefonlar listesini görmek için 2. sayfaya geçin!
Akıllı telefonlar içerisinde bulunan bataryadan aldığı güç ile birlikte çalışır. Yüksek performans vermek istediği zaman ise işlemcisi pilden daha fazla elektrik çeker. Bu da cihazların ısınmasına sebep olur. Fakat genel olarak elektrikli teknolojik cihazlar soğuk ortamlarda daha iyi sonuç verirler. Zira ısı artışı, performans kaybına yol açar.
Hatta günümüzün en gelişmiş işlem kapasitesine sahip olan Kuantum bilgisayarları, -270 dereceden daha soğuk bir ortamda çalışır. Bu sayede yüksek elektrik tüketimi ısınmaya ve performans kaybına sebep olmaz. Oldukça benzer prensipler akıllı telefonlarımız için de geçerlidir. Peki kaç dereceye kadar dayanır ve ısındığı zaman telefon sıcaklığı nasıl ölçülür?
Telefon sıcaklığı nasıl ölçülür?
Akıllı telefonlarımız gündelik kullanım esnasında 25-30 santigrat derece arasında ideal bir performans sergiler. Fakat oyun oynadığımızda, kamera ile video kaydı yaptığımızda, veri aktarımı esnasında veya ekran uzun süre yüksek parlaklıkta açık kaldığında idealin üzerinde ısılara çıkabilir.
Tabii günümüz akıllı telefonları sıcaklık konusunda bazı önlemlere sahip. Üreticiler cihazların aşırı derecede ısınmasını önlemek için zorunlu kapamaya kadar götürebilecek bazı sıkı güvenlik önlemleri alırlar. Bu sayede hem cihazı, hem de bataryasında yaşanabilecek olası arızalara ve kazalara engel olunur. Ancak işler her zaman istediğimiz gibi gitmeyebilir.
Telefonlar kaç dereceye kadar dayanır sorusuna ise direkt kesin bir yanıt bulunmuyor. Bilgisayarlar 70-80 derecelere çıktığında performans kaybı gösterse bile çalışmaya devam edebilir. Ancak bu seviye akıllı telefonlarda 50-60 derece arasıdır.
Fakat telefonunuzda en zorlu işlemleri yapıyor olsanız bile 50 dereceye gelmemesi gerekir. Bu günümüz standartlarının oldukça üstünde bir seviyedir. Ancak güçlü bir cihazın bir miktar ısınıyor olmasını da normal karşılamalıyız. Öte yandan telefonun uzun süreli kullanımının güvenli olduğundan emin olmak istiyorsak da 45 derecenin üzerine geçmediğinden emin olmalıyız.
Peki telefon sıcaklığı nasıl ölçülür?
İlk olarak fiziksel kontrol sağlanabilir. Bunun içinde elektronik ısı ölçümü yapan cihazlardan edinmeniz gerekiyor.
İkinci yöntem ise cihazların dahili sensörlerini kullanmak. Bazı üreticiler telefonların içerisine işlemci çekirdeklerinin ısısına kadar gösterebilen bir yazılım yerleştiriyor. Fakat bu hizmet sunulmuyor olsa bile CPU-Z benzeri programları uygulama market üzerinden indirerek işlemci ve batarya ısılarını kontrol altında tutabilirsiniz.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Dünyanın en büyük elektrikli gemisi “China Zorrilla”, resmen suya indirildi. Avustralyalı gemi üreticisi Incat tarafından Tazmanya’da inşa edilen ve feribot şirketi Buquebus için hazırlanan araç, elektrikli deniz taşımacılığı alanında yeni bir dönemin habercisi olabilir.
Dünyanın en büyük elektrikli gemisi suya indi
130 metre uzunluğa sahip gemi, 250 ton ağırlığındaki batarya sistemiyle birlikte 40 MWh enerji kapasitesine ulaşabiliyor. Bu kapasite, şu ana kadar kullanılan en büyük bataryalı gemilerin yaklaşık dört katına denk geliyor.
Feribot, tamamlandığında Buenos Aires ile Uruguay arasında yolcu ve araç taşımacılığı yapacak. 2.100 yolcu ve 225 araç taşıma kapasitesine sahip olan China Zorrilla, sadece büyüklüğüyle değil; aynı zamanda sunduğu hizmetlerle de fark yaratacak.
Geminin iç kısmında yer alan ve 2.300 metrekarelik alana yayılan gümrüksüz alışveriş bölümü, bir feribot içerisindeki en büyük ticari alanlardan biri olacak. Elektrikli sistemin kalbinde yer alan enerji yönetimi ise Wärtsilä tarafından geliştirilen sekiz adet elektrikli su jeti motoruyla sağlanıyor.
Apple, iPhone 18 serisinde yeni RAM teknolojisi sunmaya hazırlanıyor. Bu hamle, akıllı telefon sektöründe dengeleri değiştirebilir.
250 tonluk bataryadan elde edilen enerji, doğrudan bu motorlara aktarılıyor. Feribotun faaliyete geçmeden önce geçireceği son aşamalar arasında ise batarya sistemlerinin kurulumu, donanım entegrasyonu ve enerji depolama sistemlerinin montajı bulunuyor.
Incat Hull 096 adıyla projelendirilen gemi, Uruguaylı sinema ve tiyatro sanatçısı China Zorrilla’nın anısına bu isimle hizmet verecek. Gemi tamamlandıktan sonra, elektrikli feribotlar arasında hem taşıma kapasitesi hem de batarya büyüklüğü açısından zirveye yerleşmiş olacak.
Deneme seferlerinin bu yıl içinde başlaması planlanıyor. Peki siz bu araç hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Motorola, ürün yelpazesini genişletmek için çalışmalarını sürdürüyor. Marka bu kapsamda önümüzdeki dönemlerde Edge 70 modelini tanıtacak. Son gelişmeler, ürünün tasarımını gözler önüne seriyor. Peki, Moto Edge 70 nasıl görünecek? İşte ayrıntılar!
Moto Edge 70 tasarımı ortaya çıktı
Android Headlines tarafından paylaşılan raporlar, Moto Edge 70 modelinin tasarımını gözler önüne seriyor. Buna göre yaklaşan model, kare bir kamera adasıyla kullanıcıların karşısına çıkacak. Öte yandan, önde sektör standartlarının üzerinde inceliğe sahip delikli bir panel mevcut olacak.
Bilindiği üzere Moto Edge 60 geçen hafta tanıtıldı. Bu nedenle Edge 70 ile ilgili ortaya çıkan raporların sayısı bir hayli sınırlı. Ürünün tanıtım tarihine gelecek olursak şu an için net bir bilgi mevcut değil. Fakat, paylaşılan görsellerde telefonun kilit ekranında 23 Eylül ibaresi yer alıyor. Bu da tanıtım tarihiyle ilgili bir ipucu olarak değerlendirilebilir.
Kullanıcılara fikir vermesi açısından, Moto Edge 60’ın özellikleri şu şekilde;
Kategori
Özellik
Duyuru
24 Nisan 2025
Çıkış Tarihi
Yakında (Mayıs 2025 beklentisi)
Boyutlar
161.2 x 73.1 x 7.9 mm veya 8.2 mm
Ağırlık
179 g veya 181 g (6.31 oz)
SIM
Nano-SIM / Nano-SIM + eSIM / Nano-SIM + Nano-SIM
Dayanıklılık
IP68/IP69 (toz geçirmez, yüksek basınçlı suya dayanıklı); MIL-STD-810H uyumlu (*garanti edilmez)
Ekran
P-OLED, 1 milyar renk, 120Hz, HDR10+, 4500 nit (tepe parlaklık)
Türkiye’de 2025 yılı yazılımcı maaşlarına yönelik yapılan anketin sonuçları açıklandı. Binlerce yazılımcının katıldığı araştırmaya göre, sektördeki maaşlar deneyim seviyesine ve uzmanlık alanına göre büyük farklılıklar gösteriyor.
Türkiye’deki 2025 yılı yazılımcı maaşları belli oldu
Önceki Yazılımcı tarafından her yıl düzenlenen ankete 9.056 kişi katıldı. Katılımcıların yüzde 55,3’ü İstanbul’da, yüzde 16,7’si Ankara’da, yüzde 7,1’i İzmir’de yaşıyor.
Çalışma modeline bakıldığında, yüzde 39,79’u tamamen uzaktan çalışırken, yüzde 41,86’sı hibrit modeli tercih ediyor. Yüzde 16,38’lik bir kesim ise hala ofis ortamında çalışmaya devam ediyor.
Full Stack Developer pozisyonunda junior seviyede çalışanlar ortalama 50 bin 500 TL maaş alırken, middle seviyede bu rakam 73 bin 500 TL’ye yükseliyor. Senior seviyede ise maaş ortalaması 122 bin 500 TL’ye ulaşıyor. Front-end geliştiricilerde juniorlar 46 bin 500 TL, middle seviyede çalışanlar 70 bin 500 TL, seniorlar ise 112 bin 500 TL ortalamasında maaş alıyor.
Bu haberimizde, Temu'dan alışveriş yaparken dikkat etmeniz gereken en önemli faktörleri sizler için derledik.
Teknik liderlik ve yöneticilik pozisyonlarında maaşlar daha yüksek seyrediyor. Team/Tech Lead seviyesindeki çalışanlar ortalama 152 bin 500 TL kazanırken, Software Development Manager ve Software Architect rollerinde maaşlar 182 bin 500 TL’ye kadar çıkıyor.
Mobil geliştiricilerde Android tarafında junior seviyede maaşlar 45 bin 500 TL’den başlıyor, senior seviyede 137 bin 500 TL’ye ulaşıyor. iOS geliştiricilerde ise junior maaşları 51 bin TL iken, senior seviyede ortalama maaş 152 bin 500 TL’ye çıkıyor.
Flutter veya React Native gibi cross-platform teknolojilerinde çalışan mobil geliştiricilerin maaşları biraz daha düşük seyrediyor. Junior seviyede ortalama maaş 40 bin 500 TL, senior seviyede ise 117 bin 500 TL olarak belirtiliyor.
Gömülü sistem yazılımcıları için junior seviyesinde maaşlar 55 bin 500 TL, senior seviyesinde ise 122 bin 500 TL seviyesinde. QA ve otomasyon alanında çalışanların maaşları junior seviyede 52 bin 500 TL civarından başlıyor, senior seviyede ise 102 bin 500 TL’ye kadar çıkıyor.
İş analistleri ise junior seviyede 57 bin TL, middle seviyede 73 bin 500 TL, senior seviyede ise 117 bin 500 TL ortalamasında maaş alıyor.
Telefonlarımızda fotoğraflar, videolar, belgeler ve çeşitli uygulamalar oldukça büyük bir yer kaplıyor. Zaman geçtikçe de bu durum büyük bir sorun haline gelebiliyor. Kullanmadığımız uygulamaları veya artık ihtiyacımız olmayan görselleri silmek bize belli bir depolama alanı kazandırsa da bunlar her zaman yeterli olmuyor. WhatsApp gibi uygulamaların yedeklemeleri de depolama alanınızın büyük bir kısmını kaplıyor olabilir.
WhatsApp yedekleri nasıl silinir?
Özellikle yedeklemelere sadece konuşmalar değil medyalar da ekleniyorsa bu dosyalar telefonunuzda oldukça büyük yer kaplayabiliyor. Hali hazırda bulut servislerinde depolanan bu yedeklemelerin ayrıca telefonunuzda yer kaplamasını istemiyorsanız, bu dosyaları basit bir şekilde silebilirsiniz.
Android için WhatsApp yedeklerini silme
Android cihazlarda WhatsApp yedeklerini silmek için öncelikle Dosya Yöneticisi‘ni kullanmanız gerekiyor. Telefonlarda hâli hazırda yer alan dosya yöneticisini kullanabileceğiniz gibi 3. parti uygulamalar üzerinden de bu işlemi gerçekleştirebileceğinizi hatırlatalım.
İşte adımlar:
Dosya yöneticisini açın
WhatsApp klasörü içerisine girin
Database ya da Veritabanı olarak adlandırılan dosyanın üzerine basılı tutun
Çıkan seçeneklerden ‘Sil’e tıklayın
iOS için WhatsApp yedeklerini silme
iOS cihazlarda da çeşitli nedenlerle depolama sorunları yaşanabiliyor. SD kart kullanımına izin vermeyen Apple markalı telefonlar, bu konudan daha fazla muzdarip olabilir. Ancak yaşanan depolama sorunlarını WhatsApp yedeklemelerini silerek bir nebze olsun gidermek mümkün.
İşte adımlar:
iPhone’nunuzun Ayarlar’ına girin
Apple kimliğiniz üzerine tıklayın
iCloud’u seçin
Bu bölümde yer alan Saklama Alanını Yönet bölümüne giriş yapın
WhatsApp yedeklerini bulun
Verileri Sil üzerine tıklayın
Sizin depolama alanınızı hangi uygulamalar dolduruyor peki? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.
Bir döneme damga vuran fenomen uygulama Vine ile başlayan kısa video paylaşma akımı TikTok ile devam ediyor. 15 saniyelik videolar ile sosyal medyaya damga vuran ve uzun süre konuşulacak akımları ortaya çıkaran TikTok, son dönemin en başarılı sosyal medya platformlarının başında geliyor.
Uygulama kısa süre içinde tüm dünyada popüler hale gelerek Facebook, Youtube, Instagram gibi platformlara rakip olmuş, aylık aktif 800 milyonun üzerindeki devasa kullanıcı sayısı ile de adından söz ettirmişti. Peki yakaladığı başarılar ile rakiplerine gözdağı veren TikTok platformunun kurucusu kimdir? İşte TikTok’un kuruluş hikayesi detaylı bir şekilde yazımızda.
Son dönemin en popüler sosyal medya uygulamalarından biri olan TikTok piyasa değeri ne kadar? Yazımızda açıkladık.
TikTok kurucusu kimdir?
Kısa süreli video oluşturma, paylaşma ve canlı yayın konsepti ile adını tüm dünyaya duyuran bu uygulamanın aslında ilginç bir kuruluş hikayesi var. Sosyal medyada fırtınalar estiren bu platform 2016 yılında ByteDance şirketi tarafından piyasaya çıktı. ByteDance şirketinin kurucusu ise Çinli internet girişimcisi Zhang Yiming‘tir. Girişimci aynı zamanda bu şirkette CEO‘luk görevini de yerine getiriyor.
1983 yılında dünyaya gelen Zhang Yiming, TikTok platformunun popüler hale gelmesinin baş aktörlerinden biri. Girişimcinin ByteDance şirketini kurmasının ardından Toutiao, TikTok, Flipchat, Vigo ve BuzzVideo gibi geniş kitlelere ulaşan başarılı projeler ortaya çıktı. Kişisel servetinin 44,5 milyar dolar olduğu belirtilen Zhang Yiming, daha önce açıklandığı üzere 2021 yılının sonlarına doğru ByteDance şirketindeki CEO’luk görevinden ayrılacak.
TikTok’un arkasındaki ByteDance hakkında tüm detaylar
Pekin merkezli bir internet teknoloji şirketi olan ByteDance, 2012 yılında Zhang Yiming tarafından hayata geçti. Bünyesinde barındırdığı uygulamalar ile Çin’in en büyük şirketleri arasında yer alan ByteDance, 2018 yılı itibariyle tüm içerik platformlarında günlük 800 milyondan fazla aktif kullanıcıya ulaşmayı başardı.
ByteDance, geliştirdiği uygulamaların popülerliğini artırmasının ardından yatırımcıların odak noktası haline geldi. Bu sayede şirket 2021 yılı itibariyle piyasa değerini 250 milyar doların üzerine çıkararak Coca Cola gibi dev şirketleri bile geride bırakmayı başardı.
Kısa sürede devasa bir büyüme yakalayan TikTok, aslında ByteDance şirketinin yaptığı bir dizi doğru hamlenin başarılı bir sonucu. Bir döneme damga vuran Vine uygulamasının 2017 yılında kapanma kararı almasının ardından kullanıcılar tarafında kısa süreli video konseptine karşı bir şüphe ve boşluk oluşmuştu. O dönem Vine’a en yakın platformlardan biri olarak gösterilen adını yavaş yavaş duymaya başladığımız TikTok, bu boşluğu dolduracak bir uygulama olarak karşımıza çıkıyordu.
TikTok aslında 2016 yılının Eylül ayında ByteDance tarafından Çin’de Douyin adı altında piyasaya çıktı. Şirket daha sonra uygulamanın adını uluslararası pazara uygun olması amacıyla 2017 yılının sonlarına doğru TikTok olarak değiştirdi. Bu da meşhur TikTok uygulaması için büyük bir başlangıç oldu.
TikTok, ilk başlarda geniş kitlelere hitap edemiyordu. Bunun nedeni ise 2014 yılında piyasaya sürülen Musical.ly uygulamasıydı. Bu platform o dönem ciddi başarılara imza atarak TikTok gibi uygulamaların doğmasına neden olmuştu. Bu nedenle Musical.ly, TikTok’un atası olarak kabul ediliyor. İşte tam da bu noktada TikTok’un sahibi ByteDance can alıcı bir hamle yaparak Musical.ly uygulamasını 800 milyon dolar karşılığında satın aldı.
TikTok ve Musical.ly uygulamaları birleşiyor
ABD’de büyük bir başarıya ulaşmış ilk Çin destekli uygulama olan Musical.ly‘i satın aldıktan sonra açıklamalarda bulunan TikTok ve ByteDance kurucusu Yiming Zhang, “Musical.ly ile Bytedance’ın Çin’deki ve Asya’daki geniş kullanıcı altyapısını birleştirerek içerik üreticilerimizin ve markalarımızın yeni piyasalara açılması için önemli bir küresel platform oluşturacağız. ” dedi.
CEO’nun yapmayı planladığı her şey başarılı bir şekilde gerçekleşti. Aynı zamanda Musically uygulamasının ABD’deki genç kullanıcı tabanından da yararlanmak isteyen ByteDance, 2 Ağustos 2018 tarihinde daha büyük ve küresel bir video topluluğu oluşturmak için Musical.ly‘de var olan tüm mevcut hesaplar ve verileri, TikTok uygulamasına aktararak büyük hamlesini yaptı.
Bu iki uygulamanın birleşmesi ile başarı hızlı bir şekilde geldi. Sosyal medyaya damga vuran akımlar, dans videoları ve daha nice eğlence odaklı içerikleri ile TikTok, hızlı bir şekilde tüm dünyaya yayıldı. Pandemi döneminin de araya girmesi ile kullanıcı sayısını katlayan uygulamanın aylık 800 milyonun üzerinde aktif kullanıcısı olduğu belirtiliyor. Diğer yandan gelen verilere göre TikTok, 2021 yılının sonlarına doğru aylık 1 milyar aktif kullanıcıya ulaşacak.
İnternetten alışverişin hayatımıza girmesiyle birlikte kişisel veri güvenliğinin önemi arttı. Bu makalemizde kullanıcı güvenliği için geliştirilen SSL (Secure Sockets Layer)sertifikası nedir?SSL sertifikası nasıl alınır? ve SSL sertifikasına sahip web siteleri güvenilir midir? sorularını cevapladık.
Günümüzde web siteleri HTTP(Hypertext Transfer Protocol) ve HTTPS(Hypertext Transfer Protocol Secure) protokollerinden birini kullanarak kullanıcılara ulaşıyor. Günümüz şartlarında güvenilir olmayan ve kötü niyetli kişilerin kolay bir şekilde veri çalabildiği HTTP protokolü yerine HTTPS tercih ediliyor. Ayrıca birçok web tarayıcı, HTTP protokolüyle çalışan web sitelerini güvensiz web sitesi olarak algılıyor.
SSL sertifikası nedir?
HTTPS protokolü, web sitesi ile kullanıcı arasında güvenli bağlantı oluşturuyor. SSL sertifikası, kullanıcının web sitesini ziyaret ettiğinde verilerin değiştirilmediğini onaylamak için kullanılıyor.
Genişletilmiş Doğrulama sertifikaları (EV SSL), Kuruluş Doğrulama sertifikaları (OV SSL), Etki Alanı Doğrulama sertifikaları (DV SSL), Wildcard SSL sertifikaları, Çok Etki Alanlı SSL sertifikaları (MDC), Birleşik İletişim Sertifikaları (UCC) olmak üzere farklı doğrulama seviyelerine sahip 6 sertifika türü bulunmaktadır.
SSL sertifikası nasıl alınır?
Sunucu tarafında SSL sertifikası kullanmak için birden fazla yöntem mevcut. Cloudflare ve Fastly gibi güvenlik duvarı hizmetleri üzerinden web siteniz için ücretsiz SSL sertifikası edinebilirsiniz. Ayrıca Let’s Encrypt, OpenSSL ve ZeroSSL gibi platformlar üzerinden web sitenize ücretsiz olarak SSL sertifikası oluşturabilirsiniz.
Ücretli SSL sertifikası için RapidSSL, Comodo ve Amazon gibi firmaları tercih edebilirsiniz. Kullanıcı tarafında ise SSL sertifikası kullanımı için herhangi bir işlem gerekmemektedir.
HTTPS protokolüne sahip bir web sitesini ziyaret ettiğinizde adres satırında kilit simgesi veya uyarı simgesi yer alacaktır. Karşınıza çıkan simgeye tıklayarak sertifika tarihini, hangi web sitesi için oluşturulduğunu ve hangi platform üzerinden oluşturulduğunu öğrenebilirsiniz.
SSL sertifika tarihi geçmiş web sitelerini ziyaret ettiğinizde kişisel bilgilerinizi ve kredi kartı bilgilerinizi paylaşmamanızı tavsiye ediyoruz.
SSL sertifikasına sahip web siteleri güvenilir midir?
SSL sertifikaları her ne kadar kullanıcılar ile web sitesi arasında güvenli iletişim sağlasa da tam anlamıyla koruma sağlayamıyor. Ücretsiz olarak SSL sertifikası kullanmak mümkün olduğu için bazı kötü niyetli kişiler oluşturdukları web sitelerinde SSL sertifikası kullanarak kullanıcıları yanıltıyor.
Alışveriş sitesi adı altında oluşturulan bazı kötü niyetli web siteleri ve Pishing için kurulan web siteleri de SSL sertifikalarına sahip olabilir. Bu sebepten dolayı giriş yaptığınız web sitesinin güvenilirliğinden emin olmadan kredi kartı bilgilerinizi kaydetmemekte fayda var.
Google, Mart 2025’te duyurduğu “AI Mode” (Yapay Zeka Modu) özelliğini daha geniş bir kullanıcı kitlesine açıyor. İlk etapta yalnızca sınırlı sayıda kullanıcıyla test edilen bu özellik, artık Google Labs platformuna kayıtlı herkes tarafından kullanılabilecek.
Google, yapay zeka modunu yaygınlaştıracak
AI Mode, Google’ın geleneksel arama motoru yapısını yapay zeka destekli bir sohbet sistemiyle birleştiriyor. Kullanıcılar; arama çubuğuna yazdıkları sorgulara karşılık olarak yalnızca bağlantılar değil, yapay zeka tarafından üretilmiş yanıtlar da alabiliyor. Böylece arama sonuçları, daha etkileşimli ve açıklayıcı bir hale geliyor.
Yapay Zeka Modu’nun dikkat çeken bir diğer yönü ise, yerel işletme ve ürün aramalarında görsel kartlarla desteklenmiş bilgi panelleri sunması oldu. Bu kartlar sayesinde kullanıcılar restoran, mağaza ve diğer işletmeler hakkındaki yorumlar, puanlamalar, açık-kapalı saatleri gibi bilgileri hızlıca görüntüleyebiliyor.
Apple, iPhone 18 serisinde yeni RAM teknolojisi sunmaya hazırlanıyor. Bu hamle, akıllı telefon sektöründe dengeleri değiştirebilir.
Ürün aramalarında ise fiyatlar, promosyonlar, kargo bilgileri, görseller ve stok durumu gibi alışverişe yönelik detaylar tek ekranda gösteriliyor. Google, masaüstü kullanıcıları için arama geçmişi takibi özelliğini de sisteme dahil etti.
Bu özellik, AI Mode ile yapılan konuşmaların kaydını tutarak kullanıcıların daha önce başlattıkları sorgulara kaldıkları yerden devam etmelerini sağlıyor. Böylece, özellikle uzun araştırmalarda süreklilik sağlanabiliyor.
Fakat özelliğin geniş çaplı dağıtımına geçilmeden önce, kullanıcı deneyimlerinden toplanan geri bildirimler değerlendirilecek. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.