Google, Mart 2025’te duyurduğu “AI Mode” (Yapay Zeka Modu) özelliğini daha geniş bir kullanıcı kitlesine açıyor. İlk etapta yalnızca sınırlı sayıda kullanıcıyla test edilen bu özellik, artık Google Labs platformuna kayıtlı herkes tarafından kullanılabilecek.
Google, yapay zeka modunu yaygınlaştıracak
AI Mode, Google’ın geleneksel arama motoru yapısını yapay zeka destekli bir sohbet sistemiyle birleştiriyor. Kullanıcılar; arama çubuğuna yazdıkları sorgulara karşılık olarak yalnızca bağlantılar değil, yapay zeka tarafından üretilmiş yanıtlar da alabiliyor. Böylece arama sonuçları, daha etkileşimli ve açıklayıcı bir hale geliyor.
Yapay Zeka Modu’nun dikkat çeken bir diğer yönü ise, yerel işletme ve ürün aramalarında görsel kartlarla desteklenmiş bilgi panelleri sunması oldu. Bu kartlar sayesinde kullanıcılar restoran, mağaza ve diğer işletmeler hakkındaki yorumlar, puanlamalar, açık-kapalı saatleri gibi bilgileri hızlıca görüntüleyebiliyor.
Apple, iPhone 18 serisinde yeni RAM teknolojisi sunmaya hazırlanıyor. Bu hamle, akıllı telefon sektöründe dengeleri değiştirebilir.
Ürün aramalarında ise fiyatlar, promosyonlar, kargo bilgileri, görseller ve stok durumu gibi alışverişe yönelik detaylar tek ekranda gösteriliyor. Google, masaüstü kullanıcıları için arama geçmişi takibi özelliğini de sisteme dahil etti.
Bu özellik, AI Mode ile yapılan konuşmaların kaydını tutarak kullanıcıların daha önce başlattıkları sorgulara kaldıkları yerden devam etmelerini sağlıyor. Böylece, özellikle uzun araştırmalarda süreklilik sağlanabiliyor.
Fakat özelliğin geniş çaplı dağıtımına geçilmeden önce, kullanıcı deneyimlerinden toplanan geri bildirimler değerlendirilecek. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
PIN’inizi çok sayıda yanlış girdiğinizde SIM kartınız kilitlenebilir. Bu durumda bloke olan kartı yeniden kullanılabilir hale getirmek için PUK koduna ihtiyacınız olacaktır. Fakat PUK kodu, PIN gibi kolay bulunabilen bir şifre olmadığından sorun yaşıyor olabilirsiniz.
PUK kodu öğrenme işlemi nasıl yapılır? “PUK kodunu unuttum” sorununun çözümü nedir? sorularına cevap niteliğinde hazırladığımız bu rehberde, PIN kodu kaldırma işlemi için ihtiyacınız olacak bilgileri bulabilirsiniz.
PUK kodu nedir? Ne işe yarar?
Cep telefonlarının hemen hepsinde PIN koruması özelliği bulunuyor. PIN kodu; telefonu açtıktan sonra SIM kartın kilidini kaldırmak ve arama, SMS gibi işlevleri gerçekleştirebilmek için girmeniz gereken 4-8 haneden oluşan bir şifredir.
PIN kodunuzu üç defadan fazla yanlış girerseniz SIM kart geçici olarak kilitlenir. Mobil operatörünüz tarafından sağlanan PUK kodunu girerek blokeyi kaldırabilirsiniz. Fakat PUK’u 10 defadan fazla yanlış girdiğiniz zaman, SIM kart kalıcı olarak bloke olur. Bu durumda mecburen SIM kart değişikliği yapmanız gerekir.
Bu nedenle PUK kodu öğrenme işlemlerini uygulayarak PIN blokesini kaldırdıktan sonra, her iki şifreyi de güvenli bir yerde saklamanızda fayda var.
PUK kodu öğrenme – Turkcell
1. Yöntem
Öncelikle Turkcell.com.tr sayfasındaki “Giriş Yap / Üye Ol” bölümüne tıklayın.
GSM numaranızı ilgili alana yazın ve “Giriş” butonuna tıklayın. Ardından telefonunuza gelen onay mesajını da onaylayarak hesabınıza giriş yapın.
Ana menüde en alttaki “İşlem Merkezi”ne tıklayın.
Açılan sayfada sol tarafta bulunan “Ayarlarım” kategorisinden “PUK Numaram”a tıklayın.
2. Yöntem
Turkcell hesabınıza giriş yapamıyorsanız T.C. Kimlik Numarası veya SIM kart numarasıyla da PUK kodu öğrenebilirsiniz. Bunun için:
Öncelikle Turkcell’in PUK Kodu Öğrenme web sayfasına giriş yapın.
Hangi şekilde öğrenmek istediğinizi seçtikten sonra, istenen alana telefon numaranızı yazın ve diğer bilgileri de doldurun.
Ardından “Gönder” butonuna basın. İşlem tamamlandıktan sonra PUK kodu ekranda gözükecektir.
Not: T.C. Kimlik Numarası ile PUK kodu öğrenme adımını seçtiyseniz, hattın yasal sahibinin T.C. Kimlik No’sunu girmeniz gerekiyor.
Ayrıca Turkcell Mağazaları veya 532’yi arayarak da yasal sahibi olduğunuz hatlar için PUK kodu bulma işlemini gerçekleştirebilirsiniz.
PUK kodu öğrenme – Vodafone
1. Yöntem
Vodafone Yanımda uygulamasını açıp “İnternet Hat Ayarlarım” sayfasına girerek PUK kodunuzu öğrenebilirsiniz. Ancak Yanımda İnternet sayfası şifrenizi bilmiyorsanız, S yazıp 7000’e ücretsiz SMS göndererek şifre talebinde bulunabilirsiniz.
2. Yöntem
Vodafone Yanımda uygulamasına giriş yapamıyorsanız T.C. Kimlik Numarası veya SIM kart numarasıyla da PUK kodu öğrenebilirsiniz. Bunun için:
T.C. Kimlik Numarasıyla mı yoksa SIM kart numarasıyla mı öğreneceğinizi seçtikten sonra, istenen alana telefon numaranızı yazın ve diğer bilgileri de doldurun.
Ardından “Sorgula” butonuna basın. İşlem tamamlandıktan sonra PUK kodu ekranda gözükecektir.
Telefon tuşlarınızdan PIN ve PUK kodu değiştirme ve bloka kaldırma işlemlerini de halledebilirsiniz.
Sol taraftaki Kişisel Bilgilerim bölümü altındaki “Puk bilgisi”ni seçin.
Burada Türk Telekom hattınız için PUK kodu bilgisi yer alacaktır.
PUK1 ve PUK2 arasındaki fark ne?
SIM kartınızı kilitlediğinizde PIN1 ve PIN2 olmak üzere iki parola aktif olur. Birincisini telefonunuzu açarken girmeniz gerekirken, ikincisi ise bazı hat işlemlerini yaparken sizden istenebilir. Bu kapsamda PUK1 ve PUK2 kodu da ayrı olarak sunulur.
PUK1, PIN1 kodu bloke olan telefonunuzdan blokeyi kaldırmanızı sağlar. PUK2 ise, bloke olan PIN2 kodunu yeniden aktif hale getirmenize yardımcı olur. Her ikisini de unutmayın ve mutlaka güvenli bir yere not edin.
iPhone kullanıcılarının en büyük sorunlarından biri olan pil ömrü, kullanılan uygulamalarla doğrudan bağlantılı diyebiliriz. Yapılan testler, Apple’ın kendi tarayıcısı Safari’nin, Google Chrome’a kıyasla iPhone’un pilini çok daha verimli kullandığını ortaya koydu.
Google Chrome, iPhone’ların pil ömrünü kısaltıyor
Gerçekleştirilen deneyde, bir iPhone üzerinde önce Safari, ardından Chrome ile bir saat boyunca sürekli web gezintisi yapıldı. Test koşulları her iki tarayıcı için de aynı tutuldu. Ekran parlaklığı en yüksek seviyeye getirildi, arka planda çalışan tüm uygulamalar kapatıldı ve yalnızca test edilen tarayıcı kullanıldı. Safari’nin pil tüketimi yüzde 3 seviyesinde kalırken, Chrome’un aynı süre içinde yüzde 5 tükettiği gözlemlendi.
İlk bakışta küçük bir fark gibi görünse de yüzde 2’lik bu ek tüketim, kullanım süresi arttıkça ciddi bir dezavantaja dönüşüyor. Uzun vadeli bir hesaplama yapıldığında, Chrome’un Safari’ye oranla yaklaşık yüzde 60 daha fazla pil harcadığı ortaya çıktı. Bu fark, özellikle gün içinde telefonunu sık kullanan ve şarj imkanı bulamayan kullanıcılar için önemli bir kriter olacaktır.
Bu haberimizde, Temu'dan alışveriş yaparken dikkat etmeniz gereken en önemli faktörleri sizler için derledik.
Apple’ın iPhone’lar için geliştirdiği Safari, işletim sistemiyle tam uyumlu çalıştığı için pil tüketimini minimumda tutuyor. Google Chrome ise Android cihazlar için optimize edildiğinden, iOS ekosisteminde aynı verimliliği sağlayamıyor. Bu durum, Apple’ın kendi donanımı için özel olarak tasarladığı uygulamaların, üçüncü taraf uygulamalara kıyasla daha verimli çalıştığını bir kez daha kanıtlamış oldu.
Pil ömrünü uzatmak isteyen iPhone kullanıcıları için en basit çözüm, Chrome yerine Safari kullanmak olacaktır. iOS’te yerleşik olarak sunulan Safari, pil tasarrufu sağlamanın yanı sıra performans açısından da daha verimli bir seçenek olarak öne çıkıyor.
Çin’de elektrikli araçlar için yeni bir batarya teknolojisi geliştirildi. Li-H adlı batarya sistemi, hidrojeni anot olarak kullanan bir enerji çözümü sunuyor. Lityum yerine hidrojen kullanımına dayalı bu sistem, 2825 Wh/kg gibi dikkat çekici bir teorik enerji yoğunluğuna ulaşabiliyor.
Elektrikli araçlarda batarya devrimi yaşanacak
Geleneksel hidrojen bataryalarında hidrojen genellikle katot olarak görev yaparken, Çinli araştırmacılar bu yaklaşımı tersine çevirerek hidrojeni anot tarafında kullandı. Bu yenilikçi yapı sayesinde, yaklaşık 3 voltluk sabit çalışma voltajı elde edildi ve enerji yoğunluğu önemli ölçüde artırıldı.
Yeni sistemin dikkat çeken yönlerinden biri de yüzde 99,7 oranında verimliliğe ulaşılması oldu. Şarj ve deşarj işlemleri sırasında enerjinin neredeyse tamamen korunabilmesi, hem enerji kaybını minimuma indiriyor hem de kullanım süresince yüksek üretkenlik sağlıyor.
Apple, iPhone 18 serisinde yeni RAM teknolojisi sunmaya hazırlanıyor. Bu hamle, akıllı telefon sektöründe dengeleri değiştirebilir.
Ekip; geliştirdikleri batarya sisteminin daha güvenli, ekonomik ve üretime uygun hale getirilmesi için anot içermeyen alternatif bir versiyon da tasarladı. Bu yöntemle yüzde 98,5 oranında Coulombic verimliliğe ulaşıldı ve düşük hidrojen seviyelerinde dahi sistem kararlı bir şekilde çalışabildi.
Li-H bataryaların sunduğu yüksek enerji yoğunluğu ve verimlilik; geleneksel nikel-hidrojen pillerin ötesine geçerek uzun menzilli elektrikli araçlar, havacılık uygulamaları ve büyük ölçekli yenilenebilir enerji santralleri gibi alanlarda çığır açabilir.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizin bir elektrikli aracınız var mı? Yanıtlarınızı aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
EA tarafından geliştirilen ve her yıl yenisi piyasaya sürülen FIFA serisinde sona gelindi. FIFA’dan yayın haklarını alamayan Electronic Arts bu yıl başka isimli bir oyun çıkardı. Bunu duyan pek çok kişi ise serinin son yapımını da almayı tercih ediyor. Peki FIFA 23 sistem gereksinimleri neler ve kaç GB depolamaya ihtiyaç var?
FIFA 23 sistem gereksinimleri
FIFA 23 her ne kadar günümüzün güncel oyunları arasında yer alsa da sistem gereksinimleri sanıldığı kadar yüksek değil. Hatta harici ekran kartı olmayan bilgisayarlarda bile ayarları biraz kısarak oynamanız mümkün. Fakat en yüksek grafik kalitesini ve FPS değerlerini görmek istiyorsanız önerilenin üzerinde bir sisteme sahip olmalısınız.
FIFA 23 kaç GB sorusunun cevabına baktığımızda EA’nın depolama tarafında bizden en az 100 GB kullanılabilir alan istediğini görüyoruz. Fakat eğer cihazınızda yalnızca bu kadar alan kaldıysa bir kurulum yapmanızı önermiyoruz.
Hem işletim sisteminin hem de oyunun daha rahat çalışabilmesi için her zaman istenenden bir miktar daha fazla alan bırakmalısınız. Ayrıca oyunu HDD yerine SSD’ye kurarak açılış ve oyun içi kayıt sürelerini en az yarı yarıya kısaltabileceğinizi belirtelim.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Bir akıllı telefon satın alırken ekrankalitesi genellikle en önemli kriterlerden birisi. Kullanıcı tercihleri doğal olarak değişkenlik gösterse de, büyük bir kesimin cam gibi pürüzsüz ve akıcı ekranları diğer özelliklere tercih ettiğini söyleyebiliriz. Peki, Mayıs 2025 itibarıyla hangi modeller ekran performansıyla öne çıkıyor? İşte, DxOMark verilerine göre en iyi ekran kalitesine sahip akıllı telefonlar!
DxOMark’a göre en iyi ekrana sahip akıllı telefonlar – Mayıs 2025
DxOMark’a göre en iyi ekrana sahip akıllı telefon 22 Ocak’ta tanıtılan Galaxy S25 Ultraoldu. Ürün, okunabilirlik, renk ve akıcılık gibi birçok alanda toplamda 160 puan alarak zirveye yerleşti. İkinci sırada 158 puanla Google Pixel 9 Pro, üçüncü sırada ise aynı puanla Pixel 9 Pro XL modelleri yer alıyor. Listenin dördüncü, beşinci ve altıncı sıralarında ise sırasıyla Honor Magic 6 Pro, Galaxy S25+ ve Galaxy S25 bulunuyor.
İşte an itibariyle en iyi ekranlı telefonlar;
Telefon İsmi
Ekran Puanı
Samsung Galaxy S25 Ultra
160
Google Pixel 9 Pro XL
158
Google Pixel 9 Pro
158
Honor Magic6 Pro
157
Samsung Galaxy S25
157
Samsung Galaxy S25+
157
Google Pixel 9
156
Google Pixel 9a
155
Samsung Galaxy S24 Ultra
155
Google Pixel 8 Pro
154
Samsung Galaxy Z Fold6
154
Samsung Galaxy S24 (Exynos)
154
Samsung Galaxy S24+ (Exynos)
154
Google Pixel 8
153
Honor Magic7 Pro
153
Vivo X100 Pro
153
Google Pixel 9 Pro Fold
152
Apple iPhone 15 Pro Max
151
Apple iPhone 15 Pro
151
Honor 200 Pro
151
Peki sizler bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizlerle paylaşabilirsiniz.
İnce ve hafif laptoplar estetik ve taşınabilirlik açısından cazip görünebilir, ancak pratik kullanımda birçok dezavantaja sahipler. Bu detaylı makalemizde sizlere ince ve hafif bir laptop sahibi olmanın getirebileceği dezavantajlardan bahsedeceğiz.
İnce ve hafif laptop almak hata mı?
İlk olarak, daha küçük kasalar daha küçük bataryalar anlamına geliyor. Üreticiler verimli çipler ve yazılım optimizasyonlarıyla bunu telafi etmeye çalışsa da, fiziksel alan sınırlı olduğu için batarya kapasitesi de sınırlı. Özellikle yoğun iş yüklerinde bu cihazların batarya süresi hızla düşüyor.
Performans açısından bakıldığında ise, ince tasarımlar genellikle soğutma sistemlerinden ödün vererek işlemcilerin yüksek güç tüketimini sınırlıyor. Apple’ın MacBook Air M2 modeli gibi fan içermeyen cihazlar sessiz çalışsa da, ısındıkça performans düşüşü yaşanmakta. Fanlı ultrabook modelleri bile yoğun işlemlerde benzer şekilde performans kaybı yaşayabilir.
Bu haberimizde, Temu'dan alışveriş yaparken dikkat etmeniz gereken en önemli faktörleri sizler için derledik.
Bunun yanında, ince dizüstü bilgisayarlarda klavye ve trackpad konforu da genellikle ikinci planda kalır. Yüzey alanı kısıtlamaları nedeniyle tuşlar daha sığ ve sert olabilir, bu da uzun süreli yazı yazmayı zorlaştırır. Apple’ın eski kelebek mekanizmalı klavyeleri bu sorunun en iyi örneklerinden biri olarak gösterilebilir.
Bağlantı noktaları açısından da ince cihazlar kısıtlamalar getiriyor. Daha az USB girişi, HDMI veya SD kart yuvasının kaldırılması gibi değişiklikler kullanıcıları dongle ve adaptör kullanmaya zorluyor. Bu da hem maliyet hem de taşınabilirlik açısından ek bir yük oluşturmakta.
Son olarak, ince dizüstü bilgisayarların tamir edilebilirliği genellikle düşüktür. RAM ve depolama birimlerinin anakarta lehimlenmesi, kullanıcıların cihazlarını yükseltmesini imkansız hale getirir. Bataryaların yapıştırılması da değiştirme işlemlerini zorlaştırır. Üstelik bazı üreticiler, onarımları yalnızca yetkili servislerde yapılabilir hale getirerek üçüncü taraf onarımları sınırlandırıyor.
Tüm bu nedenlerden dolayı; taşınabilirlik uğruna performanstan, batarya ömründen ve kullanım kolaylığından ödün vermek herkes için mantıklı bir tercih olmayabilir. Biraz daha kalın ancak daha güçlü ve dayanıklı bir dizüstü bilgisayar uzun vadede daha iyi bir seçenek diyebiliriz.
Fiziksel bir SIM karta ihtiyaç duymadan akıllı telefonda hücresel veri bağlantısını etkinleştirmeye olanak tanıyan eSIM teknolojisinin yaygınlaşmasıyla birlikte, “Telefon SIM kartı okumuyor” gibi hataların da sonu geldi diyebiliriz.
Ancak eSIM destekleyen cihazların sınırlı sayıda olması, bu teknolojinin kullanımını da ister istemez sınırlıyor. Bu durumda vatandaşlar mecburen fiziksel SIM kart kullanmaya devam ediyorlar. Akıllı telefonunuzda herhangi bir sebeple SIM kart görünmüyor hatası alıyorsanız, yapmanız gerekenleri anlattık.
Telefon SIM kartı okumuyor hatası neden yaşanır?
Telefonda SIM kart yok sorununun tek bir sebebi yoktur. Birkaç farklı etken bulunabilir:
SIM kartınız sağlam mı?: Özellikle klasik SIM kart, nano SIM’e dönüştürmek amacıyla makas veya bıçak gibi bir kesici aletle kesildiğinde zarar görebiliyor. Kartın üzerindeki, telefonun okuyacağı altın renkli çipte en ufak bir hasar / çizik olmaması gerekiyor.
Yuvaya doğru yerleştiriyor musunuz?: SIM kart görünmüyor hatasının en temel sebeplerinden biri de, yanlış yerleştirmektir. Akıllı telefonun kullanım kılavuzunda kartın SIM tepsisine hangi yönde yerleştirilmesi gerektiği yazar. Bunu bilmiyorsanız çip yukarı ve aşağı bakacak şekilde yerleştirerek iki defa deneyebilirsiniz.
Telefonda bir sorun var mı?: Donanımsal veya yazılımsal bir sorun varsa da “Telefon SIM kartı okumuyor” hatası alırsınız. Örneğin telefonu bir yerden düşürdüyseniz, SIM yuvasındaki hassas bağlantı noktası zarar görmüş olabilir. Bunu anlamanın en garanti yolu, SIM yok sorunu yaşanmayan bir telefona kartınızı takip denemenizdir.
Operatör kaynaklı sorun var mı?: Bazen telekom operatörlerinin sunucuları çöküyor. Dolayısıyla telefon SIM kartı okumuyor. Turkcell için 0532 532 00 00, Vodafone için 0 (542) 542 00 00 ve Türk Telekom için 444 1 444 numaralarını arayıp müşteri hizmetlerine bağlanarak bunu öğrenebilirsiniz.
SIM kart yok sorunu çözüm önerileri
Telefonu yeniden başlatın: Çok klasik ancak en etkili yöntemlerden bir tanesi telefonu yeniden başlatmaktır. Operatör kaynaklı bir hata olduğunda, düzeltildikten sonra bile telefonunuz bunu algılamayabilir. Bu ve benzeri durumlarda telefonunuzu güç tuşuna basılı tutarak ulaşabileceğiniz menüdeki “Yeniden başlat” tuşuna basarak kapatıp açın.
IMEI kontrolü yapın: Yurt dışından gelen telefonların IMEI numarası kayıt edilmediyse “SIM kart yok” hatası verebilir. Bazen “Türkiye garantili” olarak satılanların bile bir şekilde IMEI’si silinebiliyor. Telefonun arama kısmına *#06# yazarak bulacağınız numarayı IMEI Sorgulamasayfasından kontrol edin. Kayıtlı değil yazıyorsa, telefonu satın aldığınız yere başvurmanız veya kaydettirmeniz gerekiyor.
Ağ ayarlarını sıfırlayın: Telefonunuzun ayarlarından sıfırla bölümüne girin. “Ağ ayarlarını sıfırla” seçeneğine basın ve işlemi onaylayın. Bunu yaptıktan sonra telefon yeniden başlayacaktır. SIM kart görünmüyor sorununun çözülüp çözülmediğini kontrol edin.
Ağ modunu değiştirin: Telefonunuzdan Ayarlar > Mobil > Şebeke Modu bölümüne girin ve “Otomatik” seçeneğini seçin. Hala SIM kart yok sorunu devam ederse LTE / WCDMA / GSM seçeneklerinden birini seçmeyi deneyin. Bu yöntem problemi çözecektir.
Güncelleme yapın: Yazılım güncellemelerine önem vermeyen biriyseniz, yanlış düşündüğünüzü bilmeniz gerek. Telefonda çok eski bir sürüm yüklü olması sağlıklı değildir. “Telefon SIM kartı okumuyor” sorunu yazılım kaynaklıysa, üretici bunu fark ettiğinde yeni bir güncelleme çıkararak düzeltecektir.
Bu nedenle telefonunuzun ayarlar bölümündeki Yazılım güncellemesi > Güncellemeleri kontrol et sayfasına girerek son sürümü kullandığınızdan emin olun. Yeni bir sürüm çıkmışsa mutlaka yükleyin.
Hala SIM görünmüyor mu?
Telefon SIM kartı okumuyor hatası hala devam ediyorsa, son çare olarak telefonunuzu fabrika ayarlarına sıfırlayın. Bundan sonra da düzelmezse telefonunuzun teknik servisine başvurabilirsiniz. Büyük ihtimalle sizin müdahalenizle çözülemeyecek bir problem vardır.
– SIM kart yok hatası için önerdiğimiz çözümler işinize yaradı mı? Deneyimlerinizi yorumlarda veya SDN Forum’da paylaşabilirsiniz.
Yenilenebilir enerji yatırımları artarken, güneş panellerinin düzenli temizliği de verimlilik için kritik hale geliyor. Sakarya’da büyük bir fabrikanın çatısında yer alan ve 5.5 MW kurulu güce sahip dev güneş panelleri, artık insan gücüne gerek kalmadan yerli üretim robotlarla temizleniyor. Üstelik bu robotlar sadece verim artışı değil, iş güvenliği ve panel sağlığı açısından da önemli katkılar sunuyor.
Dev güneş panelleri nasıl temizleniyor? Fabrikanın çatısında test ettik!
Fabrikanın çatısında test edilen Ecopak temizlik robotları, Türk mühendisler tarafından geliştirildi. Geliştirici ekip, “Paneller kirlenirse sadece verim düşmez, hotspot gibi ısı kaynaklı arızalar hatta yangın riski bile oluşabilir” diyerek düzenli bakımın önemini vurguluyor. Yüzeye biriken kir, kuş pislikleri ya da toz, hücre sıcaklıklarını tehlikeli seviyelere çıkarabiliyor. İşte bu yüzden panellerin periyodik olarak temizlenmesi hayati önem taşıyor.
Eskiden hortum ve fırçalarla yapılan temizlik işlemleri hem panellere zarar veriyor hem de işçilerin güvenliğini riske atıyordu. Yeni nesil temizlik robotları ise bu süreci otomatikleştiriyor. Cam yüzeye zarar vermeyen özel fırçaları sayesinde çizilme riski olmadan derinlemesine temizlik yapılabiliyor. Fırçaların dönüş hızı ve yapısı, kirin yüzeyden uzaklaştırılıp bir daha temas etmemesini sağlıyor.
Geliştirilen robotlar ergonomik yapısıyla da öne çıkıyor. AB standartlarına uygun şekilde ağırlıkları 25-50 kg arasında sınırlanan cihazlar, tek kişiyle taşınabiliyor. Bu da çatıya kurulum ve taşıma sırasında çalışanlara ekstra güvenlik sağlıyor. Geliştirici ekip bu konuda “İlk kriterimiz insan sağlığı ve güvenliği” diyor.
Temizlik robotlarıyla yapılan uygulamalar sonrası %5’i aşan verim artışları kaydedildi. Bu oran büyük çaplı tesisler için yıllık yüz binlerce liralık kazanç anlamına geliyor. Hakkı Alkan’ın daha önce köyüne kurduğu küçük sistemde bile yıkama sonrası ciddi üretim farkı gözlemlenmişti. 5.5 MW’lık bu santralde ise sadece %5’lik bir artış, 250 kW fazla üretim anlamına geliyor.
Ecopak’ın robotları modüler olarak geliştiriliyor. 60 cm’den 12 metreye kadar fırça uzunluğuna sahip modeller farklı büyüklükteki alanlar için özelleştirilebiliyor. Hatta Türkiye’de bir havaalanının çatısına kurulan dünyanın en büyük panel temizlik robotu da bu firma tarafından üretilmiş.
Güneş paneli yatırımcılarının en çok merak ettiği konu ise robotların geri dönüş süresi. Yetkililer bu soruya net bir yanıt veriyor: “Maliyet kalemleri arasında robot en küçük kısmı. Su tesisatı, uygun temizlik sıvıları ve iş güvenliği unsurlarını da dahil edince bu yatırım kısa sürede kendini amorti ediyor.”
Geliştirilen bu teknolojiler sayesinde hem fabrikaların elektrik giderleri düşüyor hem de Türkiye’nin enerji ithalatı azalıyor. Çünkü şebekeden alınan her birim elektrik yerine yerinde üretim, karbon ayak izini azaltıyor ve sürdürülebilir üretimi destekliyor.
Samsung‘un One UI 7 güncellemesini 7 Nisan‘da dağıtmaya başlayacağını açıklamasının ardından gözler markanın bir sonraki sürümü One UI 8’e çevrildi. Peki hangi modeller One UI 8 güncellemesi alacak? İşte ayrıntılar!
Android 16 tabanlı One UI 8 güncellemesi alacak Samsung modelleri
Samsung, son yıllarda yazılım desteğini önemli ölçüde iyileştirdi. Galaxy A16 5G’den sonra çıkan orta segment modeller altı yıl, Galaxy S24 serisiyle birlikte gelen amiral gemisi cihazlar ise yedi yıl yazılım desteği alacak. Daha önce piyasaya sürülen modeller ise açıklanan ilk yazılım destek süresine bağlı kalacak.
Bu durum bazı modeller için yazılım desteğinin sona erdiğini gösteriyor. Kaynaklara göre, Galaxy S21 serisi Android 16 güncellemesini almayacak. Bunun nedeni Samsung’un bu cihazlara sunduğu dört büyük işletim sistemi güncellemesi politikası. Bilindiği üzere Galaxy S21 serisi Android 11 ile piyasaya sürüldü ve dördüncü ve son büyük güncellemesini Android 15 ile alarak yazılım desteğini tamamlamış olacak.
Güvenilir sektör kaynakları, Samsung'un yaklaşan Galaxy Z Fold 7 modeliyle ilgili yeni ayrıntıları gözler önüne serdi.
Android 16 tabanlı One UI 8 güncellemesi alacak Samsung modelleri;
Not: Aşağıdaki liste resmi değildir. Güvenilir kaynaklar tarafından şirketin güncelleme politikası eşliğinde hazırlanmıştır. Ayrıca yeni dönemde çıkacak modeller yer almıyor ve sadece mevcut ürün yelpazesini kapsıyor.
Galaxy S:
Galaxy S22 Serisi
Galaxy S23 Serisi
Galaxy S24 Serisi
Galaxy S25 Serisi
Galaxy Z Fold ve Flip:
Galaxy Z Fold 4 ve Z Flip 4
Galaxy Z Fold 5 ve Z Flip 5
Galaxy Z Fold 6 ve Z Flip 6
Galaxy S FE:
Galaxy S21 FE
Galaxy S23 FE
Galaxy S24 FE
Galaxy A:
Galaxy A33, A53 ve A73
Galaxy A14, A24, A34 ve A54
Galaxy A15, A25, A35 ve A55
Galaxy A06, A16
Galaxy A56, Galaxy A26
Galaxy Tab:
Galaxy Tab S8, Tab S8+ ve Tab S8 Ultra
Galaxy Tab S9, Tab S9+ ve Tab S9 Ultra
Galaxy Tab S10+ ve Tab S10 Ultra
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Sosyal medya artık hayatımızın bir parçası haline geldi. Günümüzde bilgisayarı veya akıllı telefonu olup da Facebook, Instagram, TikTok ve Twitter benzeri platformlarda hesabı olmayan kişi neredeyse yok denecek kadar azdır.
Fakat bu uygulamaların bazı özelliklerini kullanabilmek sanıldığından daha zor olabiliyor. Örneğin Instagram üzerinde takip isteği gönderdiklerim şeklinde bir seçenek bulunmuyor. Peki nereden kontrol edebiliriz?
Instagram üzerinde takip isteği gönderdiklerim nasıl bulunur? [Adım adım]
Facebook’ta arkadaş ekleyerek ve sayfaları beğenerek, Twitter’da takip ederek, Instagram üzerinde ise takip isteği göndererek diğer insanlarla bağlantı kuruyoruz. Tarafımıza bir istek geldiği zaman bunu hem bildirim olarak hem de ilgili sekme üzerinden kontrol edebiliyoruz.
Ancak Instagram üzerinden takip isteği gönderdiklerim şeklinde ayrılmış bir menü bulunmuyor. Bu sebeple örneğin bir kaç dakika önce veya bir kaç yıl önce gönderdiğimiz istekleri rahatça kontrol edemiyoruz. Fakat bunun da bir çözümü mevcut.
Uygulama üzerinden kontrol etme:
Instagram uygulamasına giriş yapın.
Profilinizi açın ve ardından sağ üst kısımdaki üç çizgiyi tıklayın.
Buradan Ayarlar kısmına dokunun.
Ardından Güvenlik ve Verilerine Eriş kısmına tıklayın.
Burada yer alan Mevcut Takip İstekleri seçeneği üzerinden kontrol sağlayabilirsiniz.
Fakat bu işlemi gerçekleştirmenin oldukça kolay ve pratik bir yolu daha bulunuyor. İşte adımları:
Aşağıda paylaştığımız linki tıklayarak direkt olarak Mevcut Takip İstekleri kısmına erişebilirsiniz.
Teknolojinin gelişmesiyle birlikte birçok resmi işlemleri internet üzerinden halletmek mümkün. Günümüzde pek çok kişi tarafından kullanılan e-Devlet, sunduğu bu hizmetlerle kullanıcılara kolaylık sağlıyor. Bu sayede kişiler, resmi kurumlara gitmeden ihtiyaçları olan resmi belgelere ulaşıyor.
Kurumlarda işlem yapılacağı zaman en çok ihtiyaç duyulan belgelerden birisi de ikametgah belgesi oluyor. Önceleri bu belgeyi almak oldukça zorken şimdi, e-Devlet üzerinden anında alınabiliyor. Son zamanlarda bu işlem fazlasıyla tercih ediliyor. Bununla birlikte en çok merak edilen sorular arasında e-Devlet’ten ikametgah alma işleminin nasılı yapılacağı yer alıyor.
Emniyet Genel Müdürlüğü, e-Devlet üzerinden Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı Sorgulama hizmetini sundu.
e-Devlet’ten ikametgah belgesi nasıl alınır?
Pek çok kuru ve kuruluştan birçok işlemi gerçekleştirmek için ikametgah belgesi isteniyor. İkametgah belgesinde, kişilerin kayıtlı olduğu adrese dair birçok bilgi yer alıyor. Bu bilgiler burs başvurusu, yeni işe giriş, okul kaydı gibi çoğu resmi işlemler için gereklidir. e-Devlet’ten ikametgah belgesi almak için yapmanız gerekenler şu şekilde:
İlk olarak tarayıcınızdan e-Devlet resmi web sitesine girin.
Daha sonra karşınıza çıkı giriş sayfasından doğrulama işlemi yapmadıysanız doğrulama işlemini yapmanız gerekiyor. Doğrulama işlemi için T.C. kimlik numaranızı ve e-Devlet şifrenizi girin.
Açılan ana sayfanın en üstteki arama kısmına ‘Yerleşim Yeri(İkametgah) ve Diğer Adres Belgesi Sorgulama (Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü)‘ yazın.
Ardından karşınıza çıkan bilgilendirme metnini okuyup butonu işaretleyin ve ‘Devam Et‘ seçeneğini seçin.
Daha sonra açılan sayfada ikametgah belgeniz çıkar. Bu belgeyi çıkarmak için sayfanın sağ üstünde yer alan ‘Dosyayı İndir‘ butonuyla önce bilgisayarınıza indirin. Son olarak ise çıkartma işlemini gerçekleştirin.
e-Devlet’i hiç kullanmamış olsanız bile size ait bilgeler yer alır. Ancak e-Devlet’in hizmetlerinden yararlanabilmek için sisteme girmenizi sağlayacak bir şifre gerekiyor. Bu şifreleri ise PTT‘lerden edinebilirsiniz.
e-Devlet’in sunduğu hizmetler nelerdir?
Adalet
Eğitim
Çevre, Tarım ve Hayvancılık
Devlet ve Mevzuat
Güvenlik
İş ve Kariyer
Genel Bilgiler
Kişisel Bilgiler (Devlet kurumlarında yer alan borç, varlık, eğitim ve sağlık bilgileri)