Windows işletim sistemlerinde varsayılan olarak yüklü gelen Windows Güvenliği (eski adıyla Windows Defender), bilgisayarınızı virüslere ve kötü amaçlı yazılımlara karşı korumayı amaçlayan temel bir savunma mekanizmasıdır. Ancak bazı durumlarda, özellikle güvenliğinden emin olduğunuz bir dosya indirmek istediğinizde veya çakışan bir uygulama çalıştırırken bu korumayı geçici olarak durdurmanız gerekebilir.
Windows Güvenliği Geçici Olarak Nasıl Kapatılır?
Bu işlemi gerçekleştirmek için öncelikle Başlat menüsüne tıklayın ve Ayarlar simgesini (dişli çark) seçin. Alternatif olarak klavyenizdeki Windows + I tuş kombinasyonunu kullanarak da Ayarlar menüsünü hızlıca açabilirsiniz. Açılan pencerede kullandığınız işletim sistemi sürümüne göre “Gizlilik ve güvenlik” (Windows 11) veya “Güncelleştirme ve Güvenlik” (Windows 10) sekmesine tıklamanız gerekmektedir.
İlgili menüye giriş yaptıktan sonra ekranın üst kısımlarında yer alan Windows Güvenliği seçeneğine tıklayın. Karşınıza gelen ekranda koruma alanlarını göreceksiniz. Buradan “Virüs ve tehdit koruması” başlığını seçerek güvenlik ayarlarının bulunduğu sayfaya geçiş yapın.
Telefonunuzun kimlik kartı olan IMEI numarasını öğrenmenin en kolay ve hızlı yöntemlerini rehberimizde derledik. IMEI sorgulama detayları burada.
Açılan sayfada “Virüs ve tehdit koruması ayarları” başlığının hemen altında bulunan “Ayarları yönet” bağlantısına tıklayın. Karşınıza çeşitli güvenlik anahtarları çıkacaktır. En üstte yer alan “Gerçek zamanlı koruma” seçeneğini “Kapalı” konuma getirin. Bu işlem sırasında Windows sizden yönetici onayı isteyebilir; çıkan uyarıya onay vererek işlemi tamamlayabilirsiniz.
Yaptığınız bu işlem korumayı kalıcı olarak kapatmaz. Bilgisayarınızı yeniden başlattığınızda veya sistem bir süre tehdit altında kaldığını hissettiğinde Gerçek zamanlı koruma otomatik olarak tekrar açılacaktır. Bu özellik, bilgisayarınızın uzun süre korumasız kalmasını engellemek için tasarlanmıştır.
Telefonunuz yavaşladı mı? Yerleşik araçlar ve uygulamalarla Android RAM temizliği nasıl yapılır öğrenin, cihazınızı hemen hızlandırın.
Siz bilgisayarınızın güvenliğini sağlamak için sadece Windows Güvenliği’ni mi kullanıyorsunuz yoksa ücretli bir antivirüs yazılımı mı tercih ediyorsunuz? Yorumlarda tercihlerinizi belirtebilirsiniz.
Teknolojinin hayatımızın merkezinde olduğu bir çağda, aniden yaşanan elektrik kesintileri sadece can sıkıcı olmakla kalmıyor, aynı zamanda ciddi maddi hasarlara da yol açabiliyor. Özellikle evden çalışanlar, oyun tutkunları veya hassas elektronik cihazlara sahip olanlar için elektrik dalgalanmaları büyük bir risk oluşturuyor. Bu tür durumlarda verilerinizi kaybetmemek ve donanımlarınızı korumak için bir kesintisiz güç kaynağı (UPS) edinmek, alabileceğiniz en mantıklı önlemlerden biridir. Sizin için piyasadaki farklı ihtiyaçlara hitap eden en iyi modelleri detaylıca inceledik.
Neden kesintisiz güç kaynağı almalısınız?
Bir UPS cihazı satın almak, aslında elektronik cihazlarınız için yaptığınız bir sigorta yatırımı gibidir. Bu cihazlar sadece elektrikler kesildiğinde devreye girip size bilgisayarınızı kapatmanız için zaman kazandırmakla kalmaz, aynı zamanda şebekeden gelen elektriği de sürekli denetler. Voltaj düşmesi veya yükselmesi gibi durumlarda, kesintisiz güç kaynağı devreye girerek akımı dengeler ve cihazlarınızın yanmasını engeller. Böylece binlerce liralık bilgisayarınızın, modeminizin veya televizyonunuzun ömrünü uzatmış olursunuz.
Powerful SLE-1000 1000VA
Ev kullanıcıları ve küçük ofisler için ideal bir başlangıç noktası olan Powerful SLE-1000, fiyat ve performans dengesiyle dikkat çekiyor. 1000VA kapasitesi, standart bir masaüstü bilgisayarı, monitörü ve modemi elektrik kesintisi anında güvenli bir şekilde kapatmanıza yetecek kadar açık tutabilir. Line-Interactive teknolojisi sayesinde, şebeke voltajındaki küçük dalgalanmaları aküye geçmeden düzelterek akü ömrünü korur ve cihazlarınıza her zaman stabil bir enerji gitmesini sağlar.
Cihazın kompakt tasarımı, çalışma masanızın altında veya yanında çok fazla yer kaplamadan konumlandırılabilmesine olanak tanıyor. Ayrıca sesli uyarı sistemi, elektrik kesildiği anda devreye girerek sizi durumdan haberdar ediyor, böylece işinizi kaydetmeniz gerektiğini hemen anlıyorsunuz. Kurulumu oldukça basit olan bu model, karmaşık ayarlarla uğraşmak istemeyen ve “takar çalıştırır” mantığını seven kullanıcılar için harika bir güvenlik çözümüdür.
Eğer evinizde veya iş yerinizde sıradan bir bilgisayardan çok daha hassas ve pahalı ekipmanlar varsa, Schneider Easy serisi profesyonel bir koruma kalkanı sunar. Bu cihaz bir “Online UPS” olduğu için, şebeke elektriğini önce kendi içine alıp DC’ye çevirir, sonra tekrar AC’ye çevirerek cihazlarınıza iletir. Bu işlem sayesinde şebekedeki parazitler, frekans bozuklukları veya voltaj sıçramaları cihazlarınıza asla ulaşmaz; ekipmanlarınız her zaman pürüzsüz ve mükemmel bir enerjiyle beslenir.
3 kVA gibi yüksek bir kapasiteye sahip olması, birden fazla güçlü bilgisayarı, sunucuyu veya tıbbi cihazı aynı anda besleyebileceği anlamına gelir. Ön panelindeki gelişmiş LCD ekran, yük durumunu, akü seviyesini ve olası arızaları anlık olarak takip etmenizi sağlar. Schneider markasının küresel güvenilirliği ile birleşen bu özellikler, iş sürekliliğinin hayati önem taşıdığı ofisler ve laboratuvarlar için bu modeli rakipsiz bir seçenek haline getiriyor.
Güç kaynağı pazarının köklü oyuncularından Inform, Guardian serisi ile orta ve üst seviye kullanıcılara hitap eden sağlam bir çözüm sunuyor. 2000VA kapasitesi, özellikle güçlü ekran kartına sahip oyun bilgisayarları veya birden fazla monitör kullanan tasarımcılar için oldukça yeterli bir güç rezervi sunar. Elektrikler kesildiğinde oyununuzun ortasında ekranın kararmasını engeller ve size sistemi güvenle kapatmanız veya jeneratör devreye girene kadar beklemeniz için uzun bir süre tanır.
Bu modelin en sevilen yanlarından biri, ön yüzündeki bilgilendirici dijital ekranıdır; bu ekran sayesinde giriş ve çıkış voltajlarını anlık olarak görebilir, sistemin ne kadar yük altında çalıştığını kontrol edebilirsiniz. Ayrıca USB bağlantı noktası üzerinden bilgisayarınızla haberleşebilen cihaz, özel yazılımı sayesinde siz evde yokken elektrik kesilirse bilgisayarınızı otomatik olarak kapatabilir. Bu akıllı özellikler, Inform Guardian’ı sadece bir batarya değil, bir sistem yöneticisi yapar.
Yüksek enerji tüketen sistemlere sahipseniz, S-Link Might U200 modeli ihtiyaç duyduğunuz gücü sağlamak için tasarlanmıştır. 1200 Watt’a kadar çıkış gücü desteği sunan bu model, modern ve güçlü donanımları beslemekte zorlanmaz. Siyah kasası ve estetik ön paneli ile modern ofis veya ev dekorasyonlarına uyum sağlarken, sahip olduğu mikroişlemci kontrolü sayesinde yüksek güvenilirlik ve hızlı tepki süresi sunar.
Cihazda bulunan kısa devre, aşırı yük ve batarya deşarj korumaları, hem UPS’in kendisini hem de bağlı olan cihazları olası kazalara karşı koruma altına alır. Akü modunda çalışırken, batarya seviyesi düştüğünde verdiği sesli alarmlar sıklaşarak sizi uyarır, böylece son dakikada sürpriz yaşamazsınız. Uygun fiyatına rağmen sunduğu yüksek Watt değeri, bütçesini düşünen ancak performanstan ödün vermek istemeyen kullanıcılar için onu cazip kılıyor.
Kamerasıyla DSLR aratmayan telefonlar sayesinde profesyonel çekimler yapın. En iyi 5 modeli sizin için inceledik.
Makelsan Powerpack Plus 3 kVA
Makelsan Powerpack Plus, tam sinüs çıkış veren yapısıyla özellikle motorlu cihazlar ve hassas elektronikler için hayati önem taşır. Kombiler, sirkülasyon pompaları veya hassas ölçüm cihazları, kare dalga üreten basit UPS modelleriyle çalışmayabilir; ancak bu Online model, şebeke elektriğinden farksız, hatta ondan daha temiz bir enerji üreterek bu cihazların sorunsuz çalışmasını garanti eder. Bu özelliğiyle kışın elektrik kesildiğinde kombinizin çalışmaya devam etmesini sağlamak için de mükemmeldir.
Profesyonel iş yerleri düşünülerek tasarlanan bu cihaz, geniş voltaj aralığında çalışarak akü kullanımını minimize eder ve akülerin ömrünü uzatır. Akıllı fan kontrol sistemi, cihazın ısısına göre soğutma sağlayarak gürültüyü optimum seviyede tutar. İş yerinizdeki sunucuların kapanmaması, güvenlik kameralarının sürekli kayıtta kalması veya evdeki ısıtma sisteminin durmaması sizin için kritikse, Makelsan’ın bu profesyonel çözümü beklentilerinizi fazlasıyla karşılayacaktır.
Popüler yaşam simülasyonu oyunu The Sims 4, oyuncularını heyecanlandıran yeni bir güncelleme ile gardıropları ve evleri şenlendiriyor. Electronic Arts, lüks moda markası Coach ile yaptığı iş birliği sonucunda oyuna eklenen Sims 4 ücretsiz Coach eşyaları ile tüm oyunculara stil sahibi bir deneyim sunuyor. Bu yeni güncelleme, herhangi bir ek paket gerektirmeksizin tüm The Sims 4 ana oyun sahipleri tarafından anında erişilebilir durumda. Toplamda 9 adet yeni ve şık eşya, Sim’lerinizin dünyasına modern bir dokunuş katmak için hazır.
The Sims 4 Ücretsiz Coach Eşyaları Neler Sunuyor?
13 Ocak’ta yayınlanan bu özel güncelleme, moda ve oyun dünyasını bir araya getiriyor. The Coach Collection olarak adlandırılan bu paket, markanın gerçek dünyadaki lüks tasarımlarından ilham alıyor. Oyuncular, Sim’lerini baştan yaratmak veya evlerini dekore etmek için bu özel parçaları kullanabilirler. Güncelleme ile oyuna eklenen bu Sims 4 ücretsiz Coach eşyaları, hem Create-a-Sim (CAS) ekranında hem de Yapı/Satın Alma modunda bulunabilir. Bu iş birliği, The Sims 4’ün sürekli olarak güncel ve trendlere uygun içeriklerle desteklendiğinin en son kanıtı niteliğinde.
Koleksiyon, altı adet giysi ve üç adet dekoratif/işlevsel eşyadan oluşuyor. Giysiler, Coach’un ikonik tasarımlarını yansıtıyor ve her biri farklı renk ve desen seçenekleriyle (swatch) geliyor. Bu sayede oyuncular, kendi tarzlarına en uygun kombinleri kolayca oluşturabilirler. Koleksiyondaki eşyaların tam listesi şu şekilde:
Soho Spor Ayakkabı: Sim’lerinize rahat ama şık bir görünüm kazandıran modern spor ayakkabılar.
Varsity Ceketi: Klasik kolej tarzını yansıtan, hem erkek hem de kadın Sim’ler için uygun bir ceket.
Heritage Bluzon Ceketi: Daha sofistike bir tarz arayanlar için ideal, zamansız bir ceket modeli.
Şık Etek (Sleek Skirt): Sim’lerinizin gardırobuna zarafet katacak modern kesimli bir etek.
Coach Bol Kesim Jean (Loose Fit Jeans): Günlük kullanım için mükemmel, konforlu ve trend bir kot pantolon.
Coach Rahat Kesim Tişört (Relaxed Fit T-shirt): Üzerinde marka logosu bulunan, her kombine uyum sağlayacak bir tişört.
Dekorasyon ve İşlevsellik Bir Arada
Giyim eşyalarının yanı sıra, koleksiyon Sim’lerinizin yaşam alanlarını güzelleştirecek üç özel obje de içeriyor. Bu objelerden ikisi, Coach’un ünlü çanta modelleri olan Coach Tabby Çanta ve Brooklyn Çanta. Bu çantalar dekoratif amaçlı olarak raflara veya masalara yerleştirilebiliyor, ancak Sim’ler tarafından taşınamıyor. Koleksiyonun en dikkat çekici parçası ise Heritage Coach Sandığı. Bu sandık, sadece bir dekorasyon objesi olmanın ötesinde işlevsel bir özelliğe de sahip. Tıpkı The Sims 4’ün Lovestruck eklentisindeki kostüm sandığı gibi, bu sandığa tıklandığında Sim’ler önceden hazırlanmış üç farklı Coach kombininden birini giyebiliyor. Dahası, seçilen kombinin tarzına göre Sim’ler Kendinden Emin, Flörtöz veya Oyuncu gibi özel ruh halleri kazanıyor. Bu özellik, oyunculara hikaye anlatımında yeni olanaklar sunuyor.
EA, bu iş birliğini kutlamak için oyunculara The Sims 4 Galerisi üzerinden iki ek ücretsiz içerik daha sunuyor. Bu içeriklere erişmek için oyuncuların Galeri’ye girip manuel olarak indirmeleri gerekiyor. İlk içerik, “In The Bag” adında özel olarak tasarlanmış bir oda. Bu oda, Coach çantalarını ve sandıklarını sergilemek için özenle dekore edilmiş olup, fotoğraf çekimleri veya stil sahibi bir köşe oluşturmak için harika bir zemin sunuyor. İkinci içerik ise “The Carriage House” adında, içinde önceden oluşturulmuş üç Sim’in yaşadığı bir ev. Bu evi ve Sim’leri kendi oyununuza ekleyerek yeni maceralara atılabilirsiniz.
The Sims Serisinin Geleceği Ne Durumda?
The Sims 4’e gelen bu gibi ücretsiz güncellemeler ve iş birlikleri, oyunun hala aktif olarak desteklendiğini gösteriyor. Ancak oyuncular aynı zamanda serinin geleceğini de merakla bekliyor. EA, bir süredir Project Rene kod adıyla bilinen yeni bir Sims deneyimi üzerinde çalışıyor. Bu projenin, çok oyunculu özellikler sunan bir mobil oyun olduğu ortaya çıktı. Ayrıca, PC ve konsollar için de “yeni Sims deneyimleri ailesi” geliştirildiği belirtilse de henüz net bir bilgi paylaşılmadı.
Bununla birlikte, The Sims 4 için yeni bir genişleme paketinin yolda olduğuna dair sızıntılar da mevcut. Güney Kore Oyun İçerik Sınıflandırma Komitesi tarafından derecelendirilen “Royalty and Legacy” (Kraliyet ve Miras) adlı paketin, Sim’leri soylulara dönüştürme ve aile hanedanları kurma imkanı sunacağı söyleniyor. Henüz resmi bir duyuru yapılmamış olsa da, bu tür sızıntılar topluluk içinde büyük bir heyecan yaratıyor. Tüm bu gelişmeler, The Sims evreninin hem mevcut oyunla hem de gelecekteki projelerle büyümeye devam edeceğini gösteriyor.
Valve, PC ve konsol oyunculuğu arasındaki duvarları yıkmayı hedefleyen yeni nesil Steam Machine için Verified (Onaylı) programının detaylarını paylaştı. Şirket, oturma odası odaklı bu yeni cihazın oyun uyumluluğu konusunda Steam Deck kadar katı kurallara sahip olmayacağını, ancak bunun bazı performans soru işaretlerini de beraberinde getirebileceğini belirtti.
Steam Deck onaylı oyunlar doğrudan geçiş yapacak
Valve tasarımcısı Lawrence Yang, Game Developer’a verdiği röportajda, Steam Machine için onay sürecinin “daha az kısıtlama” içereceğini açıkladı. Yang, süreci basitleştirmek adına şu kritik ifadeyi kullandı: “Eğer oyununuz Steam Deck’te Onaylı ise, Steam Machine’de de Onaylı olacaktır.”
Bu açıklama, geliştiricilerin o yeşil onay rozetini almaları için ekstra bir çaba sarf etmelerine gerek kalmayacağı anlamına geliyor. Steam Deck OLED’in aksine, yeni Steam Machine’in pil ömrü, entegre ekran veya yerleşik kontroller gibi taşınabilir cihaz sınırlamaları bulunmuyor. Bu durum geliştiriciler için sevindirici olsa da, 4K televizyonlarda oyun oynamayı planlayan kullanıcılar için “Onaylı” ibaresinin performans garantisi verip vermeyeceği tartışma konusu oldu.
Performans endişeleri ve 4K beklentisi
Steam Deck’in 800p ekranında Onaylı olarak akıcı çalışan bir oyunun, oturma odasındaki devasa bir 4K televizyonda nasıl performans göstereceği merak konusu. Eleştirmenler, sistem gereksinimlerinin çok esnek tutulmasının, oyuncuların 4K çözünürlükte kare hızı düşüşleri yaşamasına veya karmaşık grafik ayarlarıyla boğuşmasına neden olabileceği konusunda uyarıyor. Valve’ın bu noktada Onaylı rozetinin güvenilirliğini korumak için nasıl bir denge kuracağı henüz net değil.
ARC Raiders Crack ile hile sorunu yeni bir boyut kazandı. Korsan sürümün hilecileri artırmasından endişe ediliyor. Detaylar haberimizde.
Bağlantı sorunlarına karşı Puck çözümü
Valve, oturma odasındaki bağlantı sorunlarını da göz ardı etmiyor. Mühendis Steve Cardinali, evlerdeki Wi-Fi sinyalleri ve diğer elektronik cihazların Bluetooth bağlantısını bozabileceğine dikkat çekti. Şirket bu sorunu aşmak için “Steam Controller Puck” adını verdiği manyetik bir şarj ve bağlantı aparatı geliştirdi. Bu donanım, Bluetooth parazitlerinin yoğun olduğu ev ortamlarında bile kontrolcülerin kesintisiz çalışmasını sağlamayı hedefliyor.
Peki, Steam Machine Verified sisteminin esnekliği hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
Türkiye akıllı telefon pazarında rekabet kızışıyor. OPPO’nun merakla beklenen yeni orta-üst segment ailesi OPPO Reno 15 serisi, Türkiye pazarına resmen giriş yaptı. Şık tasarımları ve güçlü donanımlarıyla dikkat çeken Reno 15 Pro, Reno 15 ve Reno 15F modellerinin Türkiye satış fiyatları ve çıkış tarihleri netleşti.
OPPO Reno 15 Türkiye fiyat listesi belli oldu
Markanın açıkladığı listeye göre seri, üç farklı modelle kullanıcıların karşısına çıkıyor. Tüm modellerde standart olarak 12 GB RAM sunulması dikkat çekerken, depolama ve işlemci özellikleri fiyat farkını belirliyor. Serinin en güçlü üyesi olan Pro modeli 50 bin TL bandını aşarken, giriş seviyesi olarak konumlanan “F” modeli daha ulaşılabilir bir noktada duruyor.
İşte model model OPPO Reno 15 serisi Türkiye fiyatları:
Android 17 bildirim paneli ve Hızlı Ayarlar için büyük bir tasarım değişikliği sızdırıldı. Ayrı paneller ve yeni özellikler hakkında tüm detaylar haberimizde.
Satışlar 23 Ocak’ta başlıyor
Teknoloji tutkunlarının bu yeni modellere sahip olmak için çok beklemesi gerekmeyecek. OPPO Reno 15 serisi, 23 Ocak tarihinden itibaren Türkiye’deki teknoloji mağazalarında ve çevrimiçi satış kanallarında raflardaki yerini alacak. Yüksek depolama kapasiteleri ve güncel donanım özellikleriyle gelen cihazların, özellikle orta-üst segmentte dengeleri değiştirmesi bekleniyor.
Peki, OPPO Reno 15 serisinin Türkiye fiyatlarını nasıl buldunuz? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
Küresel güneş enerjisi sektörü, yenilenebilir enerjiye geçiş sürecinde göz ardı edilen ciddi bir sorunla yüzleşiyor. Uzmanlar, 2000’li ve 2010’lu yıllardaki büyük enerji atılımı sırasında kurulan güneş panellerinin kullanım ömürlerinin sonuna gelmeye başladığını belirtiyor. Ancak asıl tehlike, bu panellerin onarımını veya geri dönüşümünü neredeyse imkansız kılan mevcut tasarım anlayışında yatıyor. Temiz enerji sağlamak amacıyla kurulan sistemler, paradoksal bir şekilde geleceğin en büyük atık krizlerinden birine dönüşme riski taşıyor.
Yeşil Enerjinin Karanlık Yüzü: 2050’ye Kadar Atıklar 1000 Kat Artabilir
Lancaster Üniversitesi Döngüsel Ekonomi ve Dijitalleşme Kıdemli Araştırma Görevlisi Rabia Charef tarafından bu hafta yayınlanan yeni bir analize göre, endüstri yeni tasarım uygulamalarını benimsemezse dünya 2050 yılına kadar 250 milyon tona varan güneş paneli atığıyla karşı karşıya kalabilir. Temiz enerjiye geçişe güç veren bu paneller, onlarca yıl süren zorlu hava koşullarına dayanacak şekilde inşa edilmiş olsa da ne yazık ki onarılmak, yenilenmek veya parçalarına ayrılmak üzere tasarlanmadı.
Geleneksel güneş panellerinin yapısal tasarımı, bu atık sorununun merkezinde yer alıyor. Üreticiler, panellerin dış etkenlere karşı onlarca yıl dayanabilmesi için cam, fotovoltaik hücreler ve plastiği güçlü yapıştırıcılarla bir araya getiriyor. Charef’in “tek ve ayrılamaz bir bütün” olarak tanımladığı bu yapı, dayanıklılığı sağlasa da paneller arızalandığında onarımı veya atıldığında malzeme geri kazanımını etkili bir şekilde engelliyor. Almanya, Avustralya, Japonya ve ABD gibi pazarlar şimdiden artan atık panellerle mücadele etmeye başladı.
Meta nükleer enerji alanında dev adımlar atıyor. Şirket, yapay zeka merkezleri için yeni reaktörler inşa edecek.
Mevcut geri dönüşüm yöntemleri genellikle kaba parçalama işlemlerine dayanıyor ve bu süreçte ekonomik açıdan en değerli materyaller kayboluyor. Örneğin, bir panelin kütlesinin çok küçük bir kısmını oluştursa da malzeme değerinin %40’ından fazlasını temsil eden gümüş, standart geri dönüşüm sırasında toz haline gelerek cam ve plastik kalıntılarıyla karışıyor. Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı, doğru yöntemlerle bu malzemelerin 2050 yılına kadar 15 milyar dolarlık değer yaratabileceğini öngörüyor.
Çözüm olarak, yüksek sıcaklıklarda çözülebilen akıllı yapıştırıcılar ve modüler tasarımlar öneriliyor. Ayrıca Avrupa Birliği’nin 2027’den itibaren kademeli olarak uygulamaya koyacağı Dijital Ürün Pasaportu, malzemeler ve söküm prosedürleri hakkında bilgi sağlayarak bu süreci destekleyebilir. Mart 2025 tarihli Cambridge Sürdürülebilirlik Liderliği Enstitüsü raporu, güneş paneli atıklarının 2050 yılına kadar 1.000 kat artacağı uyarısında bulunurken, fiziksel tasarım değişmediği sürece dijitalleşmenin tek başına yeterli olmayacağını vurguluyor.
Airbus, güneş patlamalarının A320 uçaklarında kritik yazılım hatasına yol açması nedeniyle binlerce uçağı acil olarak geri çağırdı.
Yenilenebilir enerji kaynaklarına geçiş hızlanırken, bu teknolojilerin geride bıraktığı fiziksel atıkların yönetimi de en az enerji üretimi kadar kritik bir hal alıyor. Sürdürülebilir bir gelecek için sadece enerji üretimine değil, üretim materyallerinin döngüsüne de odaklanılması gerekiyor. Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz, evinizde veya iş yerinizde güneş enerjisi sistemleri kullanıyor musunuz?
Apple dünyasında heyecanlı bekleyiş sürüyor. Geçtiğimiz Ekim ayında tanıtılan M5 çipli 14 inç modelin ardından, gözler serinin profesyonellere hitap eden daha güçlü üyelerine çevrildi. Teknoloji devi, M5 Pro ve M5 Max işlemcili yeni MacBook Pro modellerini tanıtmaya hazırlanıyor. Sektördeki son iddialara göre Apple, Ocak ayının son günlerinde bir sürpriz yapabilir.
Creator Studio ile eş zamanlı tanıtım ihtimali
Apple’ın profesyonel içerik üreticilerini hedefleyen “Apple Creator Studio” abonelik paketinin 28 Ocak’ta kullanıma sunulacağı duyurulmuştu. Sektör analistleri, bu tarih seçiminin tesadüf olmadığı görüşünde. Final Cut Pro ve Logic Pro gibi profesyonel yazılımları içeren bu paketin hedef kitlesi ile yüksek performanslı MacBook Pro’ların kullanıcı kitlesi birebir örtüşüyor. Bu durum, Apple’ın yazılım ve donanımı aynı anda sunarak güçlü bir pazarlama etkisi yaratacağı beklentisini güçlendiriyor.
28 Ocak tarihi neden önemli?
Macworld editörlerinden Roman Loyola’nın teorisine göre, yeni cihazların tanıtımı Creator Studio’nun çıkış tarihi olan 28 Ocak’ta gerçekleşecek. Bu tarihin bir Çarşamba gününe denk gelmesi de Apple’ın alışılagelmiş ürün tanıtım takvimiyle uyum gösteriyor. Henüz resmi bir açıklama yapılmasa da teknoloji kulislerinde ay sonu için beklentiler artmış durumda.
iPhone 18 ekran özellikleri sızdırıldı! Tüm modellerde 120Hz LTPO, ekran altı Face ID ve yeni iPhone Air 2 hakkında tüm detaylar burada.
Donanım cephesinde neler bekleniyor?
Ekim ayında piyasaya sürülen baz model M5 çipi, özellikle yapay zeka performansında ciddi bir sıçrama vaat etmişti. Şimdi ise gözler, henüz güncellenmeyen 16 inç MacBook Pro ve serinin tepe modellerine çevrilmiş durumda. Yeni cihazların M5 Pro ve M5 Max çipleriyle gelmesi; yapay zeka tabanlı işlemlerde, grafik performansında ve bellek bant genişliğinde seleflerine göre çok daha üstün bir deneyim sunması bekleniyor.
Peki, Apple’ın Ocak sonunda yeni MacBook Pro modellerini tanıtma ihtimali hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
CES 2026 fuarının en dikkat çeken duraklarından biri olan MOVA standında teknoloji dünyasını heyecanlandıran pek çok yeniliği yerinde inceledik. Yapay zeka destekli teknolojileri estetik tasarımla birleştiren marka ev temizliği ve kişisel bakım alanında alışılmışın dışına çıkan çözümler sunuyor. Fuarda sergilenen ürünler robot süpürgelerin sadece yerleri silip süpürmekle kalmayıp artık üç boyutlu dünyada nasıl hareket edebileceğini de gözler önüne seriyor.
MOVA‘nın standında en çok konuşulan ürünlerin başında şüphesiz uçan robot süpürge Pilot 70 ve merdiven çıkabilen Zeus 60 modelleri geliyor. Çok katlı evler için geliştirilen bu teknolojiler robot süpürge dünyasında yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Ayrıca zemin analizine göre paspas değiştirebilen V50 Ultra ve S70 Ultra gibi modeller yapay zekanın temizlik süreçlerini ne kadar hassas ve verimli hale getirebileceğini kanıtlıyor. 12 Newtonluk baskı gücüyle inatçı lekeleri çözen bu cihazlar temizlik standartlarını yukarı taşıyor.
Elde kullanılan dikey temizlik cihazları tarafında ise M50 Ultra ve X40 Pro modelleri performanslarıyla öne çıkıyor. 140 derecelik buhar üretme kapasitesiyle derinlemesine hijyen sağlayan bu süpürgeler temizlik sonrasında paspaslarını 100 derecede yıkayıp 90 derecede kurutabiliyor. Ergonomik yapıları sayesinde kullanıcıyı yormadan hareket eden bu cihazlar mutfak kazalarından günlük temizliğe kadar her alanda profesyonel sonuçlar veriyor. Yapay zeka desteği sayesinde sensörler aracılığıyla nesneleri algılayan süpürgeler mobilya altlarına girmek için boylarını bile ayarlayabiliyor.
Sadece ev içi zemin temizliğiyle sınırlı kalmayan MOVA evcil hayvan sahipleri için geliştirdiği LB10 Prime gibi akıllı ürünlerle de dikkat çekiyor. Kedi kumu temizliği ve evcil hayvan bakımı gibi süreçleri yapay zekayla otomatize eden marka dış mekanlarda da cam ve havuz temizleme robotlarıyla hayatı kolaylaştırıyor. Özellikle havuz robotunun sahip olduğu mekanik kol sayesinde yabancı maddeleri toplayabilmesi markanın inovasyon konusundaki sınırlarını gösteriyor.
MOVA Türkiye Genel Müdürü Ahmet Adıgüzel ile yaptığımız görüşmede markanın Türkiye pazarındaki hedeflerini ve gelecek vizyonunu da dinleme fırsatı bulduk. Yapay zeka destekli akıllı yaşam deneyimini her geçen gün daha geniş bir ürün gamıyla kullanıcılara sunmayı hedefleyen MOVA teknoloji meraklılarının radarında kalmaya devam edecek gibi görünüyor.
İngiltere hükümeti, çalışanlar için uygulamayı planladığı tartışmalı dijital kimlik zorunluluğunda geri adım attı. BBC’nin haberine göre, ülkede çalışma iznine sahip olduğunu kanıtlamak için dijital kimlik sistemine kayıt olma şartı, gelen yoğun tepkilerin ardından rafa kaldırıldı.
3 milyon imza planı değiştirdi
Eylül ayında Başbakan Keir Starmer, Dijital kimliğiniz yoksa Birleşik Krallık’ta çalışamayacaksınız, bu kadar basit diyerek sert bir çıkış yapmıştı. Ancak halkın tepkisi gecikmedi. Yaklaşık 3 milyon kişinin imzaladığı parlamento dilekçesinde, bu uygulamanın kitlesel gözetim ve dijital kontrol anlamına geldiği savunuldu. Hükümet, bu baskılar sonucunda sistemi zorunlu tutmaktan vazgeçti.
Hedef 2029: Kağıt sistemden çıkış sürüyor
Zorunluluk kalksa da hükümetin dijitalleşme vizyonu devam ediyor. Kağıt tabanlı sistemlerin dolandırıcılığa açık olduğunu belirten yetkililer, 2029 yılına kadar çalışma izni kontrollerinin tamamen dijital ortama (biyometrik pasaportlar vb. ile) taşınmasını hedefliyor. Ancak odak noktası, yasa dışı çalışanları tespit etmekten ziyade kamu hizmetlerine erişimi kolaylaştırmaya kaymış durumda.
Büyük dil modelleri o kadar karmaşıklaştı ki, bilim insanları yeni bir alan yarattı: Yapay zeka ekolojisi. LLM'lerin davranışlarını keşfedin.
One Login ve Cüzdan uygulaması
Sistemin merkezinde, şu anda 12 milyondan fazla kişinin gaziler kartı başvurusu veya pasaport işlemleri için kullandığı One Login servisi bulunuyor. Ayrıca Wallet adı verilen yeni bir hizmetle vatandaşların kimlik, milliyet ve oturum bilgilerini telefonlarında saklaması sağlanacak. Hükümet artık bu sistemi bir zorunluluk değil, hayatı kolaylaştıran bir seçenek olarak sunmayı planlıyor.
Peki, İngiltere’nin dijital kimlik konusundaki bu geri adımı hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!
Elon Musk’ın çocuklarından birinin annesi olan Ashley St. Clair, CBS Mornings’e verdiği röportajda X platformunun yapay zeka aracı Grok hakkında oldukça ciddi ve rahatsız edici iddialarda bulundu. 27 yaşındaki yazar, yapay zeka sohbet robotunun rızası dışında kendisinin cinsel içerikli sahte görüntülerini (deepfake) oluşturduğunu açıkladı. Bu görüntüler arasında kendisinin reşit olmadığı dönemlere ait fotoğrafların manipüle edilmiş halleri de yer alıyor. St. Clair, bu durumun kendisinde derin bir rahatsızlık yarattığını belirtti.
Elon Musk’ın Çocuğunun Annesinden Şok İddia: Grok Beni Taciz Etti
St. Clair, yaşadığı travmayı anlatırken özellikle bir detayın altını çizdi. Oluşturulan sahte görüntülerde kendisini uygunsuz bir halde gördüğünü belirten yazar, arka planda yürümeye yeni başlayan oğlunun sırt çantasının göründüğünü ifade etti. Bu durumun kendisi için en korkunç an olduğunu söyleyen St. Clair, ertesi gün oğlunu okula gönderirken aynı çantayı ona takmak zorunda kalmanın yarattığı psikolojik zorluğa ve hissettiği çaresizliğe dikkat çekti.
Musk ile bir yaşında bir oğlu bulunan St. Clair, bu görüntüler hakkında doğrudan yapay zeka ile iletişime geçtiğini belirtti. Grok’un kendisine rızasının olmadığını teyit ettiğini ve artık bu görüntüleri üretmeyeceğini söylediğini aktardı. Ancak buna rağmen sistemin daha fazla ve giderek daha müstehcen görüntüler üretmeye devam ettiğini vurguladı. xAI şirketine yapılan şikayet sonrası bazı görseller kaldırılsa da St. Clair, sorunun tek bir mühendislik müdahalesiyle tamamen çözülebileceğine inanıyor.
Elon Musk, xAI'ın Grok Code platformu için Şubat ayında gelecek dev güncellemeyi ve yeni "vibe coding" özelliğini resmen duyurdu.
St. Clair, bu konuyu dile getirmeye başladıktan sonra X platformundaki para kazanma yetkisinin iptal edildiğini açıkladı. Olayların arka planında ise Elon Musk ile yaşanan velayet krizi bulunuyor. 54 yaşındaki Musk, St. Clair’in oğullarını “cinsiyet geçiş sürecine sokabileceği” iddiasıyla tam velayet davası açacağını duyurdu. St. Clair cephesi bu iddiaları kesin bir dille reddederken, yazarın tek başına velayet istediği ve Musk’ın oğlunu doğduğundan beri sadece üç kez gördüğü iddia ediliyor.
Yaşanan bu olaylar Grok üzerindeki uluslararası baskıyı da artırdı. Malezya ve Endonezya, “tekrarlanan kötüye kullanım” gerekçesiyle sohbet robotunu yasaklayan ilk ülkeler oldu. İngiltere’de ise Ofcom resmi bir soruşturma başlatırken Başbakan Keir Starmer durumu “iğrenç” olarak nitelendirdi. Yapılan bir araştırmaya göre, Grok tarafından üretilen 20.000 görüntünün %53’ü insanları çok az kıyafetle tasvir ediyor ve bunların %81’ini kadınlar oluşturuyor. Ayrıca görüntülerin yaklaşık %2’sinin 18 yaş altı bireyleri tasvir ettiği tespit edildi.
İngiltere, Kanada ve Avustralya, Grok'un ürettiği deepfake görüntüler nedeniyle X'e karşı önlem almayı tartışıyor. Gerilim tırmanıyor.
Hükümetlerin bu duruma acilen müdahale etmesi gerektiğini savunan St. Clair, yapay zekanın çocukları ve kadınları bu şekilde mağdur etmesine izin verilmemesi gerektiğini belirtiyor. Yasal yollara başvurmayı değerlendiren ünlü isim, teknoloji şirketlerinin sorumluluk almasını bekliyor. Peki siz yapay zeka düzenlemeleri ve denetimleri hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce bu tür platformlara ne gibi yaptırımlar uygulanmalı?
Mobil oyun dünyası ile sporun devleri arasındaki sınırlar kalkıyor. Milyonlarca oyuncunun vazgeçilmezi olan PUBG Mobile, Türkiye’nin en köklü spor kulüplerinden Galatasaray ile güçlerini birleştirdi. Yapılan resmi duyuruyla, Galatasaray x PUBG Mobile iş birliği hayata geçirildi. Bu heyecan verici ortaklık sayesinde, sarı-kırmızılı renklere gönül veren taraftarlar, takımlarına olan sevgilerini artık dijital savaş alanlarında da gösterebilecek. Efsanevi formalar ve kulübe özel içerikler, milyonlarca oyuncunun erişimine açıldı.
Galatasaray PUBG Mobile İş Birliği Neleri Kapsıyor?
Bu kapsamlı anlaşmanın merkezinde, Galatasaray’ın ikonikleşmiş formaları yer alıyor. Anlaşma uyarınca, kulübün simgesi haline gelmiş sarı-kırmızı çubuklu forma ve diğer özel tasarımlar, resmi lisanslı içerikler olarak PUBG Mobile evrenine dahil edildi. Oyuncular, 29 Aralık tarihinden itibaren bu özel içeriklere erişim sağlayarak karakterlerini Galatasaray renkleriyle donatabiliyor. Bu hamle, sadece oyun içi bir kozmetik güncelleme olmanın çok ötesinde bir anlam taşıyor. İş birliği, Galatasaray markasının dijital dünyadaki görünürlüğünü artırmayı ve özellikle genç nesil taraftarlarla yeni nesil platformlar üzerinden güçlü bir bağ kurmayı hedefleyen stratejik bir adım olarak öne çıkıyor.
Ayrıca, bu ortaklık tek seferlik bir proje değil. Yapılan açıklamalara göre, ilerleyen dönemlerde Galatasaray taraftarlarına özel yeni projelerin ve farklı oyun içi etkinliklerin de PUBG Mobile ekosistemine entegre edilmesi planlanıyor. Bu durum, iş birliğinin yaşayan ve sürekli gelişen bir yapıya sahip olacağını gösteriyor. Taraftarlar, gelecekte favori futbolcularıyla ilgili özel eşyalar, Rams Park temalı oyun içi etkinlikler veya özel turnuvalar gibi sürprizlerle karşılaşabilir.
Spor kulüpleri ve video oyunları arasındaki bu tür ortaklıklar, küresel eğlence endüstrisinin yeni normallerinden biri haline geldi. Özellikle esporun inanılmaz yükselişi, geleneksel spor kulüplerini dijital arenada var olmaya teşvik ediyor. Galatasaray’ın bu adımı, kulübün yenilikçi vizyonunu ve dijital trendlere ne kadar hızlı adapte olduğunu gösteren önemli bir kanıt. PUBG Mobile gibi dünya çapında yüz milyonlarca aktif kullanıcıya sahip bir platformda yer almak, Galatasaray markasının sadece Türkiye’de değil, uluslararası alanda da tanınırlığını pekiştiriyor. Bu, aynı zamanda kulüp için yeni gelir kapıları aralayan ve marka değerini dijital varlıklarla güçlendiren modern bir pazarlama stratejisidir.
Türkiye, mobil oyun pazarında dünyanın en aktif ülkelerinden biri konumunda. Özellikle PUBG Mobile, ülkemizde devasa bir oyuncu kitlesine sahip. Bu nedenle, yapılan iş birliği yerel pazarda da büyük bir yankı uyandırıyor. Galatasaray taraftarları için bu, tuttukları takımla daha önce hiç olmadığı kadar interaktif bir ilişki kurma fırsatı anlamına geliyor. Oyun oynarken takımının renklerini taşımak, aidiyet duygusunu pekiştiren ve taraftar deneyimini zenginleştiren güçlü bir motivasyon kaynağıdır.
Yetkililerden İlk Açıklamalar: Stratejik Bir Köprü
İş birliğinin duyurusuyla birlikte her iki kurumun yetkililerinden de önemli açıklamalar geldi. PUBG Mobile Türkiye Ülke Müdürü Can Gürsu, bu ortaklıktan duyduğu mutluluğu dile getirerek, “Türkiye’de oluşan güçlü oyun ekosistemimizi Galatasaray gibi köklü ve uluslararası başarılarıyla öne çıkan bir spor markasıyla buluşturmaktan mutluluk duyuyoruz. Bu iş birliğini, futbol kültürüyle dijital oyun dünyası arasında kalıcı bir bağ kuran önemli bir adım olarak görüyoruz,” dedi. Gürsu, ayrıca 2026 yılında İstanbul’da düzenlenecek olan PUBG Mobile Dünya Şampiyonası‘na dikkat çekerek, bu tür yerel iş birliklerinin Türk takımlarının dijital alandaki temsilini güçlendireceğini vurguladı.
Galatasaray Spor Kulübü Başkan Yardımcısı Niyazi Yelkencioğlu ise anlaşmanın stratejik önemine değindi. Yelkencioğlu, “Galatasaray Spor Kulübü ile PUBG Mobile arasında hayata geçirilen bu resmî lisans iş birliği, köklü spor kültürümüz ile yeni nesil dijital deneyimler arasında güçlü ve doğal bir köprü kurmaktadır,” ifadelerini kullandı. Sarı-kırmızılı formaların oyunda yer almasının, taraftar aidiyetini dijital dünyaya taşıdığını ve markanın etki alanını genişlettiğini belirten Yelkencioğlu, bu ortaklığın her iki taraf için de uzun soluklu bir başarıya dönüşmesini temenni ettiğini ekledi. Bu açıklamalar, projenin sadece ticari bir anlaşma olmadığını, aynı zamanda iki farklı kültürü birleştiren vizyoner bir proje olduğunu ortaya koyuyor.
Türkiye fiber altyapısı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu’nun açıkladığı son verilerle tarihi bir eşiği geride bıraktı. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) tarafından hazırlanan 2025 yılı üçüncü çeyrek verilerine göre, ülkenin fiber ağ uzunluğu 657 bin kilometreye ulaşarak dijital dönüşüm yolculuğunda ne kadar kararlı adımlar atıldığını bir kez daha gözler önüne serdi. Bu etkileyici rakam, Türkiye’nin teknoloji altyapısını güçlendirme ve vatandaşlarına daha hızlı, daha güvenilir internet erişimi sunma hedefine ne kadar yaklaştığını gösteriyor.
Türkiye Fiber Altyapısı Büyümede Sınır Tanımıyor
Bakan Uraloğlu tarafından paylaşılan veriler, fiber altyapıdaki büyümenin somut kanıtlarını sunuyor. Geçen yılın aynı döneminde yaklaşık 588 bin kilometre olan fiber ağ uzunluğu, bir yıl içinde %11,7 oranında artış göstererek 657 bin kilometreye ulaştı. Bu uzunluk, gezegenimizin ekvator çevresinin yaklaşık 40.075 kilometre olduğu düşünüldüğünde, Türkiye’nin fiber ağının Dünya’nın çevresini tam 16 kez dolaşacak kadar genişlediği anlamına geliyor. Bu benzetme, yapılan yatırımın ve ulaşılan mesafenin büyüklüğünü çarpıcı bir şekilde ortaya koymaktadır.
Peki, fiber altyapının bu denli önemli olmasının sebebi nedir? Fiber optik kablolar, eski teknoloji bakır kabloların aksine veriyi elektrik sinyalleri yerine ışık aracılığıyla iletir. Bu teknoloji, çok daha yüksek hızlarda, daha az sinyal kaybıyla ve dış etkenlerden (elektromanyetik parazit gibi) etkilenmeden veri aktarımı sağlar. Dolayısıyla, fiber altyapının genişlemesi sadece daha hızlı internet demek değil; aynı zamanda daha stabil, kesintisiz ve geleceğin teknolojilerine hazır bir iletişim ağı demektir. Bu nedenle atılan her bir kilometrelik fiber adımı, ülkenin dijital geleceğine yapılmış bir yatırımdır.
Genişbant İnternet Yayılımı ve Abone İstatistikleri
Fiber altyapıdaki bu muazzam gelişme, doğal olarak genişbant internet abone sayılarına da yansımış durumda. Bakan Uraloğlu’nun değerlendirmesine göre, Türkiye’deki toplam genişbant internet abone sayısı 98,2 milyona ulaştı. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine kıyasla %1,9’luk bir artışı ifade ediyor. Abone sayılarının detaylarına bakıldığında ise ilginç bir tablo ortaya çıkıyor:
Toplam Genişbant Abonesi: 98,2 milyon
Mobil Genişbant Abonesi: 77,3 milyon
Sabit Genişbant Abonesi: 20,9 milyon
Rakamlar, mobil internetin yaygınlığını gösterse de asıl dikkat çekici büyüme sabit internet tarafında yaşanıyor. Özellikle ‘Eve Kadar Fiber’ (FTTH) abone sayısındaki %26,3’lük rekor artış, kullanıcıların artık daha yüksek hız ve kalite talebinde bulunduğunu ve bu talebin fiber yatırımlarıyla karşılandığını gösteriyor. Eve kadar fiber bağlantı, internetin modeme kadar kesintisiz olarak fiber optik kablolarla ulaşması anlamına gelir ve mevcut en yüksek performansı sunar. Bununla birlikte, ‘Kablosuz Telsiz İnternet (Sabit)’ abone sayısındaki %26,1’lik artış da, fiberin ulaşamadığı veya kazı çalışmalarının zor olduğu bölgelere yüksek hızlı internet götürmek için alternatif çözümlerin de başarıyla uygulandığını kanıtlıyor.
Dijital Türkiye Hedefinde Fiberin Rolü
Güçlü bir fiber ağ, sadece bireysel internet kullanımı için değil, aynı zamanda ülkenin topyekûn kalkınması için de hayati bir öneme sahiptir. Türkiye’nin dijitalleşme hedefleri doğrultusunda atılan bu adımlar, birçok sektörü doğrudan etkilemektedir. Örneğin, uzaktan eğitim platformlarının verimliliği, e-ticaret sitelerinin işlem hızı, şirketlerin bulut bilişim altyapılarını kullanabilmesi ve uzaktan çalışma modelinin sürdürülebilirliği, tamamen güçlü bir internet altyapısına bağlıdır. Ayrıca, sağlıkta teletıp uygulamaları, akıllı şehir projeleri ve nesnelerin interneti (IoT) gibi yenilikçi teknolojilerin hayata geçebilmesi için de fiberin sunduğu yüksek bant genişliği ve düşük gecikme süresi vazgeçilmezdir.
Bununla birlikte, Türkiye’nin 5G ve ötesi mobil teknolojilere geçiş sürecinde de fiber altyapı kilit bir rol oynamaktadır. 5G baz istasyonlarının vaat ettiği yüksek hız ve kapasiteyi son kullanıcıya ulaştırabilmek için bu istasyonların birbirine ve ana ağa fiber optik kablolarla bağlanması gerekmektedir. Bu nedenle, bugün genişleyen her metre fiber kablo, yarının 5G ağının temelini oluşturmaktadır. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın bu konudaki vizyonu, Türkiye’yi sadece bugünün değil, geleceğin iletişim teknolojilerinde de söz sahibi bir ülke yapmayı hedeflemektedir.
Sonuç olarak, açıklanan son veriler, Türkiye’nin fiber altyapı konusunda önemli bir mesafe katettiğini ve bu alandaki yatırımların hız kesmeden devam ettiğini göstermektedir. Hem abone sayılarındaki artış hem de fiber ağının ulaştığı etkileyici uzunluk, ülkenin dijital geleceğinin sağlam temeller üzerine inşa edildiğinin bir göstergesidir.
Android 17 bildirim paneli ve Hızlı Ayarlar için büyük bir tasarım değişikliği sızdırıldı. Ayrı paneller ve yeni özellikler hakkında tüm detaylar haberimizde.
Peki, Türkiye’nin fiber altyapı gelişimi hakkındaki sizin görüşleriniz neler? Düşüncelerinizi yorumlarda bizimle paylaşın!