Apple, iPhone 18 ve iPhone 18 Pro modellerinin bellek altyapısında önemli bir değişiklik yapmaya hazırlanıyor. Gelen son bilgilere göre şirket, 2025 yılında piyasaya süreceği yeni iPhone serisinde altı kanallı RAM mimarisine geçiş yapacak.
iPhone 18 serisi, yeni RAM teknolojisi sunacak
Bu yapı özellikle yapay zeka işlemleri, mobil oyunlar ve çoklu görev performansı açısından önemli kazanımlar sağlayacak. Altı kanallı bellek tasarımı, bugüne kadar ağırlıklı olarak yüksek bant genişliği gerektiren sunucu sistemlerinde kullanılıyordu.
Yeni yapı ise DRAM ile bellek denetleyicisi arasındaki veri akışını hızlandırarak, mevcut LPDDR5X teknolojisiyle dahi belirgin bir performans artışı sağlayacak. Apple’ın bu mimariyi mobil cihazlara entegre etmesi, iPhone 18 serisini özellikle arka planda yoğun çalışan uygulamalar için daha güçlü hale getirebilir.
OPPO Reno 14 serisi, çok yakında karşımıza çıkacak. Cihazların, fiyat-performans tarafında fark yaratması bekleniyor.
iPhone 18 serisinin tamamında 12 GB RAM yer alacağı belirtiliyor. Fakat performanstaki esas iyileşmenin, artan bellek kapasitesinden ziyade mimaride yapılacak değişimden kaynaklanacağı ifade edildi.
Öte yandan Apple’ın yeni mimari ile birlikte daha güncel bir bellek standardı olan LPDDR6’ya geçmeyeceği, mevcut LPDDR5X teknolojisini sürdüreceği bildiriliyor. Bu durum, Android tarafında LPDDR6 desteğiyle gelecek Snapdragon 8 Gen 2 Elite gibi yonga setleriyle karşılaştırıldığında bir dezavantaj olabilir.
Apple’ın iPhone 18 serisini 2025 yılının sonbahar aylarında tanıtması bekleniyor. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz.
ABD merkezli teknoloji şirketi Google, yapay zeka destekli üç farklı dil eğitim modülünü duyurdu. Şirketin Google Labs platformu üzerinden sunduğu yeni hizmet, yabancı dil öğrenmek isteyen kullanıcıların pratik yapmasına olanak tanıyacak. Ücretsiz olarak sunulan bu modüller, Türkiye dahil olmak üzere dünya genelinde erişime açıldı.
Google, yapay zeka ile ücretsiz dil öğretecek
Yeni duyurulan modüller, farklı öğrenme tarzlarına hitap eden üç ayrı yapıdan oluşuyor. “Tiny Lesson” adı verilen ilk modül, kullanıcıların belirli bir anda ihtiyaç duyabileceği ifadeleri hızlıca öğrenmesine yardımcı oluyor.
İkinci modül olan “Slang Hang” ise, resmi dil yapılarının dışına çıkarak sokak dili ve yerel argo ifadeler üzerine odaklanıyor. Bu modül, konuşma diline yakınlık kazandırmayı amaçlayan yapısıyla, kullanıcıların sosyal iletişim becerilerini geliştirmeyi hedefliyor.
OPPO Reno 14 serisi, çok yakında karşımıza çıkacak. Cihazların, fiyat-performans tarafında fark yaratması bekleniyor.
Üçüncü modül “Word Cam” da artırılmış gerçeklik benzeri bir yöntem kullanıyor. Kullanıcılar, telefonlarının kamerasını açarak çevrelerinde gördükleri nesneleri taratabiliyor. Görsel öğelerle desteklenen sistem, öğrenme sürecine fiziksel çevreyi dahil ederek etkileşimi artırıyor.
Google, söz konusu yapay zeka destekli dil modüllerinin henüz erken aşamada olduğunu ve bazı eksiklerinin bulunduğunu vurguladı. Şirket, kullanıcıların bu sistemleri başka dil öğrenme platformlarıyla birlikte kullanılmasını öneriyor.
Google Labs üzerinden erişilebilen modüller; Arapça, Çince, İngilizce, Fransızca, Almanca, Yunanca, İbranice, Hintçe, İtalyanca, Japonca, Korece, Portekizce, Rusça, İspanyolca ve Türkçe olmak üzere toplam 16 dilde destek sunuyor.
Google’ın ücretsiz dil derslerine buradan ulaşabilirsiniz.
Sektöründe bölgenin en büyük uluslararası fuarı olma özelliğini taşıyan Otomasyon ve Makine Teknolojileri Fuarı WIN EURASIA, 28-31 Mayıs 2025 tarihlerinde İstanbul Fuar Merkezi’nde 31. kez kapılarını açıyor. “Odağımız Otomasyon” mottosuyla sanayinin dönüşümüne yön veren fuar, bu yıl da inovasyonun, sürdürülebilirliğin ve dijitalleşmenin buluşma noktası olacak.
Toplam 55.000 m²’lik alanda, 6 salonda gerçekleşecek etkinlikte; Elektrik, Elektronik ve Enerji Otomasyonu, Endüstriyel ve Fabrika Otomasyonu, Robotik Otomasyon ve Dijital Fabrika Teknolojileri, Kaynak ve Robotik Kaynak Sistemleri ile Makine Otomasyonu ve Teknolojileri alanlarında faaliyet gösteren yüzlerce firma en yeni ürün ve teknolojilerini sergileme fırsatı bulacak.
“Odağımız Otomasyon” mottosuyla sektörün tüm bileşenlerini tek çatı altında buluşturan WIN EURASIA, sanayinin dönüşümüne yön veren özel alanlarıyla katılımcı ve ziyaretçilerine benzersiz bir deneyim sunmaya devam ediyor.
Bu yıl da fuara renk katacak 5G, Hidrojen ve Yakıt Hücreleri Özel Alanı, Kaynak Uygulama Özel Alanı ve Endüstriyel Yapay Zeka Özel Alanı, geleceğin endüstriyel teknolojilerini keşfetmek isteyenler için önemli birer odak noktası olacak.
Her yıl yüzlerce katılımcı firma ile on binlerce ziyaretçiyi buluşturan, bölgenin en kapsamlı sanayi fuarı WIN EURASIA, 2025’te de sektörün kalbinin attığı yer olmaya devam edecek. 31 yıllık birikimiyle sanayinin dönüşümüne ışık tutan fuar; elektrik, elektronik, enerji ve fabrika otomasyonu, kaynak teknolojileri, robotik sistemler, dijital üretim ve makine otomasyonu gibi pek çok alanda faaliyet gösteren firmaların en yeni ürün ve çözümlerine ev sahipliği yapacak.
Geçtiğimiz yıl Çin, İran, Almanya, İtalya, Mısır, Bulgaristan ve Lübnan gibi birçok ülkeden yoğun ilgi gören; toplamda 19 ülkeden 750’yi aşkın katılımcı ve 90 ülkeden 41.554 ziyaretçiyi ağırlayan WIN EURASIA, imalat sanayisine sağladığı milyonlarca dolarlık iş hacmiyle bu yıl da dikkatleri üzerine çekecek.
2025’te 31. kez düzenlenecek olan fuar, katılımcı firmalara küresel ölçekte rekabet avantajı sunarken, Türkiye ve Avrasya bölgesi için yeni iş birlikleri ve pazar fırsatları yaratarak ekonomik büyümeye katkıda bulunmayı sürdürecek.
Geleceği bugünden yaşayın: 5G, yapay zeka, kaynak uygulamaları ve hidrojen teknolojileri sahada!
WIN EURASIA 2025’te de sanayinin geleceğine yön veren bir vizyon platformu olmayı sürdürecek. Bu yıl fuar kapsamında yer alacak tematik özel alanlar, sektör profesyonellerini hem ilham verici çözümlerle hem de iş birliği ve yatırım fırsatlarıyla buluşturacak. Sürdürülebilir üretim modellerinin ve çevreye duyarlı teknolojilerin öne çıktığı Hidrojen ve Yakıt Hücreleri Özel Alanı, yenilenebilir enerji kaynaklarına geçişte stratejik rol oynayan çözümleri masaya yatıracak. SKDM (Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması) çerçevesinde, ulusal ve uluslararası kamu kurumları, STK’lar, akademisyenler ve özel sektör temsilcileri bu alanda bir araya gelerek temiz enerji vizyonlarını paylaşacak. Kaynak Uygulama Özel Alanı, kaynak teknolojilerindeki en güncel gelişmeleri ve canlı uygulamaları ziyaretçilerle buluşturacak.
Firmaların kendilerine ayrılan özel bölümlerde gerçekleştireceği uygulamaların yanı sıra, üniversite iş birlikleriyle kadınlara özel kaynak eğitimleri düzenlenerek sektörde kadın istihdamını artırmaya yönelik önemli bir adım da atılmış olacak.
Geçtiğimiz yıl “Endüstri 5.0: Geleceğin Fabrikası” temasıyla dikkat çeken 5G Arena, bu yıl da dijital dönüşümün ön saflarında yer alacak. Türkiye’nin sanayideki 5G kullanım senaryolarının sergileneceği bu alanda, robotik sistemlerin üretim süreçlerini nasıl dönüştürdüğü detaylarıyla ele alınacak.
Dünya genelinde 2025’e kadar 8.2 milyon endüstriyel robotun faaliyete geçmesi beklenirken, bu dönüşümün üretimde hız, verimlilik ve veri yönetimi açısından yaratacağı etki 5G Arena’da gözler önüne serilecek.
Sanayideki yeni evrimin en dikkat çekici adımlarından biri ise Endüstriyel Yapay Zekâ Özel Alanı ile yaşanacak. Türkiye’de ilk kez WIN EURASIA 2024’te sergilenen karanlık fabrika demosunun ardından, bu yıl 7. Salonda yapay zekanın üretim süreçlerine entegrasyonuna dair kapsamlı senaryolar sunulacak.
Yapay zeka, yapay genel zekâ ve otomasyonun kusursuz uyumunu gösteren bu özel alanda, makinelerin yalnızca çalışmadığı; aynı zamanda karar verdiği, süreçleri yönettiği ve birbirleriyle etkileşim kurduğu yeni sanayi düzenine tanıklık edilecek. WIN EURASIA 2025, bu özel alanlar aracılığıyla endüstrinin dönüşümünü hızlandırırken, ziyaretçilerine de sanayinin geleceğine bugünden dokunma imkanı sunacak.
İmalat sanayinin dönüşümüne 31 yıldır yön veren Avrasya’nın lider endüstri fuarı WIN EURASIA bu yıl da sanayi ve teknolojiyi bir araya getiren güçlü içeriği, özel tematik alanları ve sanatla buluşan vizyoner yaklaşımıyla sektör profesyonellerine ilham veren benzersiz bir buluşma noktası sunacak.
Kullanmış olduğumuz otomobiller spor olmasa bile hem dış tasarımı hem de motor bloğu ve diğer sistem parçaları üzerinde yapacağımız değişiklikler ile aracın performansını ve görüntüsünü değiştirebiliriz. Son yıllarda ise araba üzerinde hiçbir fiziksel değişim gerektirmeyen yeni bir yöntemin giderek yaygınlaştığını görüyoruz. Peki Chip Tuning nedir? Arabaya fayda mı sağlar yoksa zarar mı verir?
Chip Tuning nedir ve nasıl uygulanır?
Günümüzde satılan otomobillerin neredeyse tamamında sistemin bütününü yöneten bir beyin bulunuyor. Kiminde yalnızca araca yetecek kadar, kiminde ise yolcuları eğlence sistemiyle eğlendirecek kadar gelişmiş olabiliyor.
Fakat ortak noktaları araç ile ilgileri bilgileri barındırıyor ve yönetiyor olması. Örneğin fabrikada üretim hattından çıkan tüm Honda Civic’lerin hangi devirde nasıl vites değiştireceği, yakıt tasarruf modları vs gibi tüm yazılımları aynıdır.
iPhone 14 uydu üzerinden acil durum bağlantısı ile acil durumlarda hayat kurtarabilir! Acil durum nedir, nasıl kullanılır?
Chip Tuning adı verilen yazılım modifiyesi sayesinde bu ayarları değiştirmek mümkün. Hatta bazı durumlarda yalnızca yazılım değil, araca ek bir beyin görevi görecek çip takılabilir. Bu sayede fabrika çıkışına göre daha performanslı bir hale getirebilir veya daha az yakıt tüketmesini sağlayabilirsiniz.
Genel olarak baktığımız zaman çok mantıklı bir işlem gibi duruyor. Zira motor bloğundaki tek bir vidayı bile değişmeden yalnızca bilgisayar ile aracın beynine bağlanarak yazılım ekleniyor ve bir anda beygir gücü artıyor.
Tabii bu durum her zaman fayda sağlamayabilir. Zira aracı geliştiren kişiler 400 beygir verebilecek bir motoru 200 ile sınırlandırmıyorlar. Dolayısıyla yapılan ayarlamalar sonrasında tek bir vida bile değiştirmeden 80 beygir gücünü yükselttim diye sevindiğiniz aracın motoru elinizde kalabilir.
Fakat piyasada bu işi uzun yıllardır yapan ve on binlerce otomobil üzerinde denediği için en ideal ayarları bilen şirketler mevcut. Hatta farklı anlaşmalar çerçevesinde garanti sunanlar bile var. Dolayısıyla aracınıza özel yapılan ayarlar sonrasında 150 beygirlik motoru yazılım ile 170 beygire çıkarabilir, aynı zamanda daha az yakıt tüketmesini sağlayabilirsiniz.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Meta, uzun süredir Instagram, WhatsApp, Messenger ve Facebook gibi platformlarla entegre çalışan yapay zeka asistanı Meta AI’ı, bağımsız bir uygulama olarak resmen kullanıma sundu. LlamaCon 2025 etkinliğinde tanıtılan uygulama, kullanıcıların doğrudan mobil cihazlarından ChatGPT benzeri bir deneyim yaşamasını sağlıyor.
Meta AI uygulaması kullanıma açıldı
Meta AI uygulaması, şirketin en yeni dil modeli olan Llama 4 ile geliştirildi. Uygulama, özellikle sesli görüşmeler üzerine kurgulanmış kişisel bir yapay zeka deneyimi vaat ediyor. Sohbet arayüzü de doğal ve akıcı bir kullanım sunacak şekilde tasarlandı.
Uygulamanın dikkat çeken özelliklerinden biri de, çoklu görev desteğiyle arka planda sesli görüşme yapılabilmesi oldu. Böylece kullanıcılar, diğer uygulamaları kullanırken Meta AI ile konuşmaya devam edebiliyor. Ancak, sesli görüşme özelliği şu an için Türkiye’de mevcut değil.
OPPO Reno 14 serisi, çok yakında karşımıza çıkacak. Cihazların, fiyat-performans tarafında fark yaratması bekleniyor.
Meta AI uygulaması yalnızca metin tabanlı bir asistan olarak değil; aynı zamanda sesli komutlarla görüntü oluşturma ve düzenleme işlemleri yapabilen bir araç olarak da öne çıkıyor. Kullanıcıya ait bilgileri hatırlayabilen yapay zeka, bağlama göre anlam çıkarabiliyor ve yanıtlarını buna göre şekillendiriyor.
Ayrıca kişiselleştirilmiş yanıtlar oluşturmak amacıyla, kullanıcının daha önce Meta platformlarında paylaştığı içerik ve profil verilerinden de yararlanabiliyor. Meta AI şu anda yalnızca belirli bölgelerde indirilebilir durumda.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Siz günlük hayatınızda hangi yapay zeka uygulamalarını kullanıyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Elektrikli otomobil kullanımı ülkemizde yaygınlaştıkça şarj istasyonlarına yönelik ihtiyaç da giderek artıyor. Bu kapsamda hizmet veren birçok marka bulunuyor. Ülkemizde faaliyet gösteren Eşarj ise zam yaparak elektrikli otomobil şarj istasyonları için yeni fiyatlarını açıkladı.
Eşarj elektrikli otomobil şarj istasyonu yeni fiyat tarifesi
Türkiye’nin önde gelen elektrikli araç şarj ağı sağlayıcılarından Eşarj, güncel fiyat tarifesini kamuoyuna açıkladı. AC tipi şarj ücretinde herhangi bir değişiklik yapılmazken, DC hızlı şarj tarifelerinde kademeli artışa gidildi.
Şirketin resmi internet sitesinde paylaşılan bilgilere göre AC (Alternatif Akım) tipi şarj istasyonlarında 22 kVA’ya kadar olan hizmetler için ücretlendirme 8,90 TL/kWh olarak sabit kaldı. Yani önceki dönemde geçerli olan fiyatla aynı seviyeyi koruyor.
Fakat DC (Doğru Akım) hızlı şarj hizmetlerinde ise fiyat artışına gidildi. 90 kW’a kadar enerji sağlayan DC şarj istasyonlarında kWh başına ücret 9,90 TL’den 10,90 TL’ye yükseldi. 90 kW üzeri DC şarj noktalarında ise önceki fiyat olan 11,90 TL/kWh, yeni düzenlemeyle birlikte 12,90 TL/kWh olarak güncellendi.
Yapay zeka alanında en dikkat çeken işbirliği olan Microsoft ve OpenAI ortaklığı, yeni bir yol ayrımına doğru ilerliyor. Gelen son bilgiler, şirketler arasındaki fikir ayrılıklarının oldukça derinleştiğini ortaya koydu.
OpenAI ile Microsoft ortaklığı bitebilir
2015 yılında kurulan OpenAI, Microsoft’tan aldığı destekle yapay zeka alanında hızlı bir büyüme yakalamıştı. Microsoft CEO’su Satya Nadella’nın girişime erken yatırım yapması, ChatGPT’nin küresel çapta yayılmasının önünü açtı. Ancak iki şirketin yolları, son dönemde birbirinden uzaklaşmaya başladı.
İki taraf arasındaki kırılmanın temelinde, karşılıklı bağımlılığın azalmış olması yatıyor. OpenAI kendi gelir modellerini oluştururken, Microsoft’a olan teknolojik bağlılığını da önemli ölçüde azalttı. Öte yandan Microsoft da, OpenAI’dan elde ettiği teknolojik kazanımları temel alarak kendi yapay zekasını geliştiriyor.
Şirketin Copilot adıyla sunduğu yapay zeka modeli, ChatGPT’ye doğrudan rakip olabilecek düzeyde ve Microsoft bu alandaki yatırımlarını çeşitlendirerek başka şirketlerle de kapsamlı işbirlikleri kurmaya başladı.
OPPO Reno 14 serisi, çok yakında karşımıza çıkacak. Cihazların, fiyat-performans tarafında fark yaratması bekleniyor.
Bu değişim, Satya Nadella ile OpenAI CEO’su Sam Altman arasında ciddi görüş ayrılıklarını da beraberinde getirdi. İki ismin; Microsoft’un veri merkezlerinin kullanımı, hangi modellerin Microsoft’la paylaşılacağı ve yapay zekanın gelişim süreci gibi başlıklarda anlaşmazlık yaşıyor.
OpenAI’ın en gelişmiş yapay zeka modellerini kendisine saklaması da bu krizin önemli başlıklarından biri haline geldi. Firmanın yönetim kurulunun, bir süredir bu olasılığı ciddi şekilde değerlendirdiği belirtiliyor.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Beş yıldır dünyanın finansal teknoloji alanındaki kanaat önderlerini ve finans sektörünün küresel profesyonellerini İstanbul’da bir araya getiren İstanbul Fintech Week’in (IFW) merakla beklenen altıncı buluşmasına dair ayrıntılar belli olmaya başladı. 11-12 Haziran’da Fişekhane’de gerçekleştirilecek IFW 2025, bu yıl da konuşmacı listesi ve odak alanlarıyla ses getirmeye hazırlanıyor.
Fintek sektörüne odaklı danışmanlık şirketi KOOP Ventures tarafından düzenlenen ve finansal teknolojiler dünyasını yeniden şekillendiren etkisiyle bölgesel bir buluşma noktası haline gelen Istanbul Fintech Week 2025, ziyaretçileri “Finansın Geleceğini Yapay Zeka ve Web3 ile Yeniden Tanımlamak” temasıyla ağırlayacak. IFW 2025, Digital Finance, AI in Finance ve Web3 olmak üzere üç başlık etrafında örülen ana oturumların yanı sıra; TradeTech, Fintech for Businesses ve Women in Fintech olmak üzere üç de yan akışa ev sahipliği yapacak.
Dijital bankacılığın geleceği de, fintekte kadın temsili de konuşulacak
IFW ve KOOP Ventures Kurucu Ortağı Demet Zübeyiroğlu
İki günlük global finansal teknoloji etkinliği, dünyanın dört bir yanından yapay zeka ve Web3 çağında finteki yeniden tanımlamak isteyenleri, sektörün en çok konuşulan gündem başlıklarının etrafında buluşturacak. Dijital bankacılığın geleceğinin, Web3’ün dijital ekonomiyi nasıl şekillendirdiğinin ve yapay zeka – fintek ilişkisinin konuşulacağı IFW 2025, yatırım teknolojilerine de odaklanacak. Zirve, kurumsal finans, ödemeler ve ticari bankacılık temalarını uzman isimlerden dinleme fırsatı sunarken, finansal teknolojilerde kadın temsili de değerlendirilecek.
2019’dan bu yana 60 ülkeden 14 bini aşkın profesyoneli bir araya getiren İstanbul Fintech Week’in Türkiye’nin ilk ve en büyük global fintek etkinliği olarak benzersiz konumuna vurgu yapan IFW ve KOOP Ventures Kurucu Ortağı Demet Zübeyiroğlu, “Finansal teknolojiler; Türkiye Avrupa, Ortadoğu ve Afrika (EMEA) ekseninde hızla dönüşüyor. 2024’te EMEA fintek yatırımları 18 milyar doları aşarken, Türkiye de 800’ün üzerinde girişim, 100 milyar TL’nin üzerinde bir dijital ödeme hacmine ulaştı. 2019’dan bu yana 60’tan fazla ülkeden, 14 bini aşkın profesyoneli ağırladık. Bugün İstanbul Fintech Week, bir etkinlik olmanın ötesine geçerek, çok kültürlü işbirliklerinin ve vizyoner çözümlerin üretildiği bir platforma dönüştü. Bu büyüyen değeri dünya gündemine taşımak için bu yıl yapay zeka ve Web3 gibi öncü temalarla, hem yerli hem de küresel paydaşları bir araya getirerek fintek alanındaki fikirleri, çözümleri ve vizyonları buluşturmayı sürdürüyoruz” dedi.
Sektörün önemli isimlerini ağırlayacak
Beş yıl boyunca 500’den fazla uluslararası konuşmacının içgörüleriyle katıldığı İstanbul Fintech Week, bu yıl da konuşmacı listesindeki isimlerle öne çıkacak. Lider küresel banka Citi’de Finansın Geleceği Başkanı rolünü üstlenen, Future Money kitabının yazarı Ronit Ghose, IFW 2025’in konuşmacıları arasında yer alacak. Ayrıca MENA Fintech Association Partneri ve Politikalar & Regülasyonlar Lideri Christine Abou Assali ile JPMorgan Chase AI/ML Yönetici Direktörü Theodosia Togia gibi uluslararası katılımcılar, finans dünyasının ileri gelenlerini ve teknoloji vizyonerlerini 11-12 Haziran’da İstanbul’da bir araya getirecek IFW 2025’te sahnede olacak.
Cambridge Alternatif Finans Merkezi Yapay Zeka Araştırma Lideri Kieran Garvey, AllUnity COO’su Peter Grosskopf ve küresel sadakat teknolojileri şirketi Merit Incentives Kurucu Ortağı ve CEO’su Julie Barbier-Leblan gibi isimlerin de konuşmacılar arasında olduğu IFW 2025’in sahnesinde bu yıl, Türkiye’nin en saygın iktisatçılarından olan, eski Hazine Müsteşarı ve Örneklerle Kolay Ekonomi, Türkiye Ekonomisi, Inferis gibi kitapların yazarı Mahfi Eğilmez de yer alacak.
Küresel ölçekte ses getiren projelerle doğrudan temas kurma olanağı
Etkinliğin sunduğu en büyük fırsatlardan birinin, Türkiye gibi hızla gelişen bir pazarı yerinde gözlemleme olanağı olduğuna dikkat çeken Demet Zübeyiroğlu, “İstanbul’un Avrupa, Ortadoğu ve Afrika’yı birbirine bağlayan stratejik konumu, bu küresel etkinliği yalnızca Türkiye’nin değil, EMEA bölgesinin fintek merkezi haline getiriyor. Bu yönüyle IFW 2025, küresel ölçekte ses getiren projelerle de doğrudan temas kurma fırsatı sunacak. Gelecek, bu tarz platformlarda kuruluyor. Biz de IFW olarak bu geleceğin ortak akıl ve inovasyonla şekillenmesine katkıda bulunmaktan büyük gurur duyuyoruz” diye konuştu.
Dijital finansın öncüleri ödüllerine kavuşacak
Binance TR ve DefineX’in Black Sponsor olarak, Türkiye İş Bankası, Mastercard, Garanti BBVA Ödeme Sistemleri ve Akbank’ın Premium Sponsorlar olarak konumlandığı IFW 2025, Hangi Kredi, Ripple ve KPMG gibi Co-Sponsorların da desteğiyle katılımcılarla buluşacak. Yüz yüze iş görüşmelerinin, üst düzey yöneticilerin katılacağı kapalı oturum yuvarlak masa toplantılarının, uluslararası katılımcıların kendi ülkelerinin fintek pazarları hakkında bilgi vereceği özel oturumların ve startup sunumlarının da yer alacağı Istanbul Fintech Week 2025, yapay zeka ve Web3 çağında finansal teknolojilerin geleceğini yeniden tanımlamak isteyen tüm paydaşların kesişme noktası olacak.
KPMG ve İstanbul Fintech Week tarafından Türkiye’deki fintek ekosistemini desteklemek amacıyla düzenlenen Dijital Finansın Öncüleri Ödülleride IFW 2025’te sahiplerini bulacak. Öncü Banka, Vizyoner Banka, İş Birliğine En Açık Banka, Küresel Öncü Fintech, Yükselen Fintech, Yenilikçi Fintech ve Finansal Kapsayıcılık kategorilerinde en iyiler, Dijital Finansın Öncüleri Ödülleri kapsamında onurlandırılacak. Dünyanın dört bir yanından finansın ve finansal teknolojilerinin en iyilerini buluşturan IFW 2025’in “Early Bird-2” avantajı bilet dönemi 30 Nisan 2025’e kadar devam ediyor.
Günümüzde birçok kullanıcı tek monitör ile çalışmaktan oldukça yorulmuş durumda. Artan monitör fiyatları da göze çarpmaya başladığına göre artık alternatif bir çözüm bulmamız lazım. Bizde o çözümü sizinle paylaşıyoruz. Eğer çekmecenizde eski bir tablet duruyorsa artık onu değerlendirme vakti geldi. İşte “Tabletinizi bilgisayara nasıl ikinci ekran olarak bağlarsınız?” sorusunun cevabı olan rehberimiz…
İşte tabletinizi bilgisayara nasıl ikinci ekran olarak bağlarsınız adlı rehberimiz!
Bir iPad ve MacBook sahibi iseniz bu sorun Apple ekosistemi ile otomatik olarak çözülüyor. Ancak Android cihazlarda bu sorunu çözmek için 3. parti bir yazılıma ihtiyacımız var. İşte bu uygulamanın adı SpaceDesk! Peki SpaceDesk sayesinde tabletinizi bilgisayara nasıl ekran olarak bağlarsınız? İşte sırasıyla adımlar:
1- Tabletinize Google Play Store’dan SpaceDesk uygulamasını indirin.
2- Bilgisayarınıza Google üzerinden SpaceDesk yazılımını indirin.
3- Hem bilgisayarınızı hem de tabletinizi aynı Wi-Fi ağına bağlayın.
4- Son olarak tabletinizden SpaceDesk uygulamasını açın ve aynı Wi-Fi ağına bağlı istediğiniz bilgisayarı seçerek 2. ekran olarak tabletinizi kullanın.
Anime tutkunlarının dikkatine! İşte sizler için hazırladığımız "Fotoğrafı animeye çevirme nasıl yapılır?" adlı rehberimiz...
SpaceDesk uygulaması sayesinde tabletinizi hem Wi-Fi aracılığı ile kablosuz şekilde hem de USB kablo aracılığı ile bilgisayarınıza bağlayabilirsiniz. İkinci monitör birçok işleminizi kolayca gerçekleştirmenizi sağlayacak bir özellik. İkinci ekran sayesinde kurgu ve montaj programları, müzik programlarını kullanırken birçok parametreyi daha rahat bir şekilde görme imkanınız olacaktır.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmında belirtmeyi unutmayın…
Visual Studio Code, Microsoft tarafından piyasaya sürülen ve yazılımcılar arasında yaygın şekilde kullanılan bir kod editörüdür. Başta hafif olması gibi avantajları sebebiyle tercih edilen bu editör, eklentiler ile de büyük bir kolaylık sağlıyor. Biz de bu içeriğimizde Visual Studio Code için en iyi eklentileri sizin için sıraladık.
Visual Studio Code eklentisi nedir?
Visual Studio Code üzerinde kullanabileceğiniz on binlerce eklenti bulunuyor. Bunlardan bazıları snippet desteği sunarak kod yazma sürecini daha kolay hale getirmek gibi işlevler ile yazılımcıya yardımcı oluyorken, bazıları ise arayüzü ilgilendiren değişiklikler yapıyor.
Bir yazılımcı için en önemli şey elbette hızlı ve pratik şekilde kod yazabilmek. Bunun için kullanılabilecek birçok eklenti mevcut. Öte taraftan aslında arayüzün göze hoş görünmesi ve bir o gözü yormaması da oldukça önemli. Zira arayüzde kişinin gözünü yoracak noktalar, kirli kod yazma gibi işin düşük kalitede yapılmasına bile yol açabiliyor.
Bu içeriğimizde yazılıma başlamak isteyenler için "yazılım nedir?" ve "yazılıma nasıl başlanır?" sorularını cevaplandırdık.
Biz de bu nedenle hem kod yazmayı pratik hale getiren hem de daha iyi arayüz sunan eklentileri karışık bir şekilde sıraladık. Tabii bunun dışında local sunucu oluşturma gibi özellikle web geliştiricilerin işine yarayacak olanları da göz ardı etmedik.
Visual Studio Code’da nasıl eklenti yüklenir?
En iyilere geçmeden önce nasıl bir eklenti yükleyebileceğinizi anlatalım. Şu adımları takip etmelisiniz;
1. Adım: Sol taraftaki dikey menüden Eklentiler (Extensions) kısmına geçiş yapın.
2. Adım: Yüklemek istediğiniz eklentinin adını arama çubuğuna yazın.
3. Adım: Dilediğiniz eklenti için İndir (Install) butonuna tıkladıktan sonra indirip kullanmaya başlayabilirsiniz.
O halde lafı çok uzatmadan en iyi Visual Studio Code eklentilerine geçelim. Bunun için sıradaki sayfaya geçiş yapabilirsiniz.
Samsung, döner çerçevesiyle tanınan Galaxy Watch Classic serisini bir yıl aradan sonra yeniden kullanıcılarla buluşturuyor. Şirketin üzerinde çalıştığı yeni model “Galaxy Watch8 Classic”, kısa süre önce Bluetooth SIG veri tabanında SM-L505U model numarasıyla tespit edildi.
Galaxy Watch Classic, resmen geri dönüyor
2024 yılında tanıtılan Galaxy Watch7 ve Watch Ultra modelleri arasında “Classic” bir varyant sunulmamış, bu durum döner çerçeveyi tercih eden kullanıcıların tepkisine neden olmuştu. Şimdi ise Samsung, bu segmentteki boşluğu yeniden dolduracak bir adım atıyor. Yeni Galaxy Watch8 Classic’in, standart Galaxy Watch8 ile birlikte temmuz ayı başlarında tanıtılması planlanıyor.
Daha önce Nisan ayında sızdırılan başka bir sertifikada, Galaxy Watch8 modelinin selefine kıyasla biraz daha büyük bir bataryaya sahip olacağı bilgisi yer almıştı. Bu batarya artışının, Classic versiyonu da kapsaması bekleniyor.
OPPO Reno 14 serisi, çok yakında karşımıza çıkacak. Cihazların, fiyat-performans tarafında fark yaratması bekleniyor.
Öte yandan, yeni modelde sağlık takibi, yazılımsal verimlilik ve dayanıklılık gibi alanlarda iyileştirmeler olacağı belirtiliyor. Ancak bu konularla ilgili detaylar şu an için sınırlı diyebiliriz. Galaxy Watch8 Classic’in tanıtımı sırasında, Samsung’un katlanabilir telefon modelleri Galaxy Z Flip 7 ve Galaxy Z Fold 7’yi de duyurması olasılığı bulunuyor.
Temmuz ayındaki lansman yaklaştıkça cihazla ilgili daha fazla bilgi ve görsel sızıntının ortaya çıkması bekleniyor. Peki siz bu cihaz hakkında ne düşünüyorsunuz? Siz günlük hayatınızda bir akıllı saat kullanıyor musunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Apple’ın AirPods kulaklıkları, tasarımları ve kullanım kolaylıkları ile birçok kullanıcının tercihi oluyor. Ancak, bu kulaklıkların sunduğu ses kalitesinde tam anlamıyla faydalanamıyoruz. AirPods Pro’nun ses kalitesini artırmak için hangi adımları izlememiz ve neler yapmamız gerekir? İşte tüm ayrıntıları ile AirPods Pro’nun ses kalitesini artırmanın 10 yolu…
AirPods Pro’nun ses kalitesini artırma
AirPods Pro, Apple’ın en popüler kablosuz kulaklıklarından biridir. Güçlü gürültü engelleme özelliği, rahat kullanımı ve uzun pil ömrü ile öne çıkan AirPods Pro, aynı zamanda iyi bir ses kalitesine de sahiptir. Ancak, AirPods Pro’nun ses kalitesini daha da artırmak için yapabileceğiniz bazı şeyler var. Yapmamız gerekenler şu şekilde:
1. Kulaklık uyumunu ve konumlandırmayı doğrulayın
AirPods Pro’nun ses kalitesini en üst düzeye çıkarmak için ilk adım, kulaklık uyumu ve konumlandırmadır. Doğru yerleştirme, sesin doğru bir şekilde iletilmesini sağlar ve dış seslerin sızmasını en aza indirir. AirPods’ınızı kulağınıza yerleştirirken, kulak kanalınıza tam olarak oturduğundan emin olun. Eğer kulaklık tam oturmazsa, ses kalitesi düşebilir ve dış sesler daha fazla duyulabilir.
Bu kapsamda AirPods satış tahminleri açıklandı, bu yıl bitmeden ve gelecek yıl Apple imzalı bu cihazlara büyük talep olacak.
2. Adaptif EQ’yu açın
Adaptif EQ, AirPods Pro’nun kulak şeklinize göre ses ayarlarını otomatik olarak ayarlamasını sağlayan bir özelliktir. Bu özellik, müziğin daha doğal ve dengeli bir şekilde duyulmasını sağlar. Adaptif EQ’yu açmak için Ayarlar > Bluetooth > AirPods Pro’ya gidin ve “Adaptif EQ” seçeneğini etkinleştirin.
3. Ses efektlerini ayarlayın
AirPods Pro’nun Ses Efektleri özelliği, sesin nasıl duyulduğunu özelleştirmenizi sağlar. Bu özellik, sesin daha dolgun, daha net veya daha baslı olmasını sağlayabilir. Ses Efektlerini ayarlamak için Ayarlar > Bluetooth > AirPods Pro’ya gidin ve “Ses Efektleri” seçeneğini açın.
4. Ses kalitesini iyileştirmek için ek yazılım kullanın
Üçüncü taraf geliştiriciler, AirPods Pro’nun ses kalitesini iyileştirmek için tasarlanmış bir dizi ek yazılım sunuyor. Bu yazılımlar, sesin daha net, daha dengeli veya daha güçlü olmasını sağlayabilir. En popüler seçeneklerden bazıları EQ APO, Boom 3D ve Auphonic’tir.
5. AirPods Pro’yu temiz tutun
AirPods Pro’nun kulaklıkları ve şarj kutusu, ses kalitesini etkileyebilecek kir ve kalıntılardan arındırılmalıdır. Kulaklıkları ve şarj kutusunu temizlemek ses kalitesi için önemli bir husustur.
6. AirPods Pro’yu en son yazılım sürümüne güncelleyin
Apple, AirPods Pro için düzenli olarak yazılım güncellemeleri yayınlamaktadır. Bu güncellemeler, ses kalitesini iyileştirmek için tasarlanmış düzeltmeler ve iyileştirmeler içerebilir. AirPods Pro’nun yazılımını güncellemek için Ayarlar > Bluetooth > AirPods Pro’ya gidin ve “Sürüm” seçeneğini kontrol edin.
7. AirPods Pro’yu yüksek kaliteli ses kaynaklarıyla kullanın
AirPods Pro, yüksek kaliteli ses dosyalarından en iyi şekilde yararlanır. Yüksek kaliteli ses ve video hizmeti sunan platformlar daha kaliteli ses sunmakta.
8. AirPods Pro’yu sessiz bir ortamda kullanın
Gürültülü bir ortamda müzik dinlemek veya video izlemek, ses kalitesini düşürebilir. Mümkünse, AirPods Pro’yu sessiz bir ortamda kullanın.
9.AirPods Pro’yu düzenli olarak kullanın
AirPods Pro, düzenli olarak kullanılmadığında ses kalitesini kaybedebilir. Kulaklığınızı her gün en az beli bir süre kullanın.
10.AirPods Pro’yu bir teknisyene götürün
AirPods Pro’nun ses kalitesinde bir sorun yaşıyorsanız, bir teknisyene götürün. Teknisyen, sorunu teşhis edip ve çözebilir.
Bu adımları takip ederek AirPods Pro’nun ses kalitesini artırabilir müzik, video ve diğer sesleri daha keyifli bir şekilde deneyimleyebilirsiniz.