Bu yılın sonlarına doğru tanıtılması beklenen Xiaomi 16 için yeni gelişmeler yaşanıyor. Son raporlar, akıllı telefonun bazı teknik detaylarını gözler önüne seriyor. İşte ayrıntılar!
Xiaomi 16 için yeni bilgiler geldi
Bilindiği gibi geçtiğimiz ay ortaya çıkan raporlar yaklaşan Xiaomi 16 modelinin selefine kıyasla daha büyük bir ekranla geleceğini iddia etti. Fakat, burada spesifik bir detay paylaşılmadı. Bugün yaşanan gelişmeler ise ürünün ekran boyutlarında herhangi bir değişikliğin olmayacağını gösteriyor. Yani son dakika değişikliği olmazsa modelde selefindeki gibi 6,3 inç boyutlarında bir panel yer alacak.
Akıllı telefonun panelinin son derece ince çerçevelere sahip olacağı ve göz koruma özelliklerine sahip olacağı söyleniyor. Bununla birlikte, 50 MP ana sensöre sahip üçlü arka kamera kurulumuyla geleceği söyleniyor. Geçmiş raporlara göre modelde bir periskop telefoto kamera da kullanılacak. Dahası, çok ince bir gövdede ve kendi boyutundaki cihazlar arasında en büyük bataryaya sahip olacağı söyleniyor.
Kullanıcılara fikir vermesi açısından Xiaomi 15’in özellikleri şöyle;
Çıkış
Duyurulma Tarihi
29 Ekim 2024
Durum
Mevcut. Çıkış: 29 Ekim 2024
Gövde
Boyutlar
152.3 x 71.2 x 8.1 / 8.4 / 8.5 mm
Ağırlık
189 / 191 / 192 g
Yapı
Cam ön, alüminyum alaşımlı çerçeve (6M42)
SIM
Nano-SIM + Nano-SIM
IP68 toza/suya dayanıklı (1.5m’ye kadar, 30 dk boyunca)
Microsoft CEO’su Satya Nadella, şirketin yazılım geliştirme süreçlerinde yapay zekanın önemli bir rol oynadığını açıkladı. Nadella’ya göre, Microsoft’un yazılımlarını oluşturan kodların %20 ila %30’u şu anda yapay zeka tarafından yazılıyor. Bu oran, yazılım üretiminde otomasyonun ulaştığı boyutu gözler önüne serdi.
Microsoft, kodlarının yüzde 30’unu yapay zekaya yaptırıyor
Yapay zeka; özellikle tekrarlayan, veri odaklı ve öngörülebilir görevlerde etkin şekilde kullanılıyor. Bu yaklaşım, giriş seviyesi yazılımcı pozisyonlarının azalmasına ve kurumsal verimliliğin artmasına neden oldu.
Ancak sorun yaşanmaması için, yapay zeka tarafından oluşturulan kodlar hala deneyimli geliştiriciler tarafından denetleniyor. Kod üretiminde kullanılan yapay zeka modelleri, farklı programlama dillerinde değişen başarı oranları sergiliyor.
Nadella’nın verdiği bilgiye göre Python dili, yapay zeka üretimi açısından daha başarılı sonuçlar sunuyor. Buna karşılık C/C++ gibi daha düşük seviyeli dillerin otomasyonu daha zor kabul ediliyor. C++, bellek yönetimi gibi kritik alanlarda insan denetiminin önemini artırıyor.
Android 15 tabanlı One UI 7 güncellemesi Galaxy Z Fold 3 modeli için yayınlandı. İşte yeni güncellemeyle ilgili ayrıntılar!
Microsoft’un teknoloji şefi Kevin Scott da, yapay zeka odaklı yazılım geliştirmeye ilişkin uzun vadeli beklentileri paylaştı. Scott’a göre 2030 yılına kadar yazılımlarda kullanılan kodların %95’i yapay zeka tarafından üretilecek.
Bu tahmin, yazılım mühendisliğinin yerini büyük ölçüde otomasyona bırakacağına işaret ediyor. Bu gelişmeler, aynı zamanda sektör genelinde yazılım geliştiriciler arasında iş güvencesine dair endişeleri de beraberinde getirdi.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Birçok site ve uygulama, bildirim, mail veya SMS yoluyla bir şekilde bizlere ulaşıp fırsatları bildiriyor. Uygulama ve mail üzerinden bildirim almak yeterli olurken, sürekli gelen SMS’ler bazen can sıkıcı olabiliyor. Gelen bu SMS’leri tek tek uygulama ve sitelerden engellemek yerine tek bir platform üzerinden halletmek mümkün: e-Devlet. Peki e-Devlet üzerinden istenmeyen SMS engelleme nasıl yapılır?
e-Devlet üzerinden istenmeyen SMS engelleme
Telefonunuza gelen istenmeyen SMS bildirimlerini e-Devlet hesabınız üzerinden engelleme işlemi oldukça basit. Bunun için birkaç adımı takip etmeniz yeterli. Böylece tüm uygulamalara ve sitelere tek tek giriş yapıp Ayarlar kısmından bildirimleri kapatmanıza gerek kalmadan yalnızca tek bir platform üzerinden istenmeyen SMS’lerden kurtulacaksınız.
Adım 2: Ana sayfada görünen e-Hizmetler kısmından Telekomünikasyon Hizmetleri kısmını seçin. “T” harfine geldiğinizde “Ticari Elektronik İleti Yönetim Sistemi” seçeneğini göreceksiniz. Dilerseniz buradaki linkten hızlıca sayfaya ulaşabilirsiniz.
Adım 3: Bu kısma geldiğinizde eğer henüz eklemediyseniz, “Yeni İletişim Adresi Ekle” seçeneğinden SMS engelleme işlemi yapmak istediğiniz telefon numarasını hesabınıza ekleyin.
Adım 4: Sonrasında telefon numaranızın yanında görünen işlem kısmından “Onayları Yönet” seçeneğini seçin. Karşınıza size SMS gönderebilen site ve uygulamalar çıkacak.
Adım 5: Buradan dilediğiniz işletmenin SMS ve diğer bildirimlerinin onaylarını yönetebilirsiniz. Böylece SMS alma işlemini engelleyebilirsiniz.
İşte e-Devlet’ten istenmeyen SMS engelleme işlemi bu kadar basit. Artık gereksiz SMS’ler telefonunuza gelmeyecek. Aynı işlemi e-posta adresinize gelen gereksiz elektronik postalar için de uygulayabilirsiniz.
Bu işlem e-Devlet mobil uygulaması üzerinden yapabilir miyim?
Telefonunuza gelen istenmeyen SMS engelleme işlemini bir bilgisayar kullanmadan e-Devlet mobil uygulamasından yapmak çok daha basit bir yöntem. Bunun mümkün olup olmadığına gelecek olursak, maalesef e-Devlet mobil uygulamasında böyle bir hizmet mevcut değil. Bu nedenle yalnızca masaüstü sitesinden gerçekleştirmeniz mümkün.
SMS engelleme işlemi başka yöntemlerle yapabilir miyim?
İstenmeyen SMS’leri engelleme işlemi aynı zamanda İleti Yönetim Sistemi (İYS) aracılığıyla da yapabilirsiniz. İYS resmi websitesinden e-Devlet hesabınız ya da telefon numaranız aracılığıyla giriş yapıp bildirimleri yönetebilirsiniz.
Günümüzde kripto para dünyasına hemen hemen herkes aşinadır. E-posta ile kayıt olmanın, iyi bir parola oluşturmanın ve hesabı doğrulamanın ardından kripto para alıp satmanız mümkündür. Kayıt olma dışında merkeziyetsiz borsa da benzer özellik gösteriyor.
Bugüne kadar kripto para dünyasında, merkezi oyuncular daha baskın hale gelmiştir. Ancak hızlı bir şekilde gelişen farklı teknolojiler sayesinde, merkeziyetsiz alım satımlar için daha fazla araç ortaya çıktı. Bu durumda ise kişilerin aklına ilk olarak ‘Merkeziyetsiz borsa ne demek?‘ sorusu geliyor.
Merkeziyetsiz borsa ne demek?
Merkeziyetsiz borsa (DEX), kullanıcıların aracılara ihtiyaç duymadan birbirleriyle kripto para birimleri alıp satmalarını sağlıyor. Bu borsa, merkezi borsalarda yer alan sorunları çözmeyi hedefler. Merkeziyetsiz kripto para borsası, direkt blokchainde yatırımcıların bağımsız olarak işlem gerçekleştirmesini sağlayan P2P piyasası oluşturur.
Bu gibi borsaların kullanıcıları, üçüncü partiye gerek kalmadan kendi aralarında işlem yapabiliyor. Aynı zamanda merkeziyetsiz hizmetler, otomatik bir şekilde ya da katılımcılar tarafından denetleniyor. Varlıkları güvenliği ise DLT (Dağıtık defter teknolojisi) ile sağlanıyor. Bu alanda en çok tercih edilen blockchain ağları, Ethereum, Graphene ya da diğer kripto para tabanlı ağlardır.
Merkeziyetsiz borsanın avantajları nelerdir?
Merkeziyetsiz borsaların tek kontrol merkezi olmaması ve dağıtık mimarilerden dolayı güçlü yanlara sahiptir. Bu yanlardan ilki güvenliktir. Kullanıcı varlıklarını depolamaması bakımından hacker saldırısı ya da borsanın tamamen çökmesi, fon kaybına neden olmaz. Tek bir kişinin tüm varlıklara ya da veriler erişim sağlayamaması da siber korsanların işini zorlaştırıyor.
Bir diğer avantajı ise borsa içerisinde manipülasyon oluşturacak merkezi yapının bulunmamasından dolayı işlem ve fiyat hacimlerinde sahteciliğin en az seviyede olmasıdır. Merkeziyetsiz borsada kişisel hesaplar bulunmuyor. Bunun için de hiçbir doğrulama gerekmez. Bu nedenle de kişisel verilerin çalınması mümkün değildir.
Merkeziyetsiz borsa, dağıtık mimari borsayı, uluslararası ve yerel yetkililerin müdahale etmesinden koruyor. Böylece hizmet, opsiyonlar ya da konum bakımından kısıtlı hale gelir. Tüm bunlara ek olarak bu borsa, doğrudan sistemde yer alan yeni çeşitlerin oluşturulmasına da imkan sağlıyor. Bu sayede yeni girişimler, büyük platformlarda yer almak için yüksek bir ücret ödemeye gerek kalmadan asgari likidite ile işleme açılıyor.
Ford’un ikonik modeli Fiesta, 2023 yılında üretimden kaldırılmasına rağmen otomotiv gündemindeki yerini koruyor. Yeni gelişmeler, aracın tamamen elektrikli bir versiyonla yeniden yollara dönebileceğini gösteriyor. Gelen son bilgilere göre Ford, bu dönüşüm için Volkswagen ile olan işbirliğini genişletmeyi değerlendiriyor.
Fiesta, elektrikli versiyonu ile geri gelecek
Ford ve Volkswagen arasında daha önce gerçekleştirilen platform ortaklıkları, yeni Fiesta’nın temelini oluşturabilir. İki şirket, şu anda Volkswagen’in kompakt elektrikli modelleri için geliştirdiği MEB Entry platformunu kullanma seçeneğini masaya yatırıyor. Bu platform, daha önce Ford’un elektrikli Explorer ve Capri modellerinde de kullanılmıştı.
Yeni Fiesta’nın teknik özelliklerine ilişkin detaylar henüz netlik kazanmasa da; MEB Entry altyapısına sahip olması halinde, yaklaşık 450 kilometrelik menzil sunması ve 125 kW’a kadar DC hızlı şarj desteği sağlaması bekleniyor. Ancak Ford cephesinden şu ana kadar projeye dair resmi bir doğrulama yapılmadı.
Apple, iPhone 18 serisinde yeni RAM teknolojisi sunmaya hazırlanıyor. Bu hamle, akıllı telefon sektöründe dengeleri değiştirebilir.
Fiyatlandırma konusunda ise tablo daha karmaşık görünüyor. Otomotiv sektöründe küçük ve uygun fiyatlı araçların üretim maliyetleri giderek artarken, Ford’un mevcut kompakt modeli Puma bile artık “bütçe dostu” sınıfından uzaklaşmış durumda.
Şirket yetkilileri, şehir içi küçük otomobillerden kar elde etmenin zorlaştığını açıkça ifade ediyor. Bu durum, Fiesta’nın önceki nesillerde olduğu gibi ekonomik bir seçenek olarak sunulmasını oldukça zorlaştıracak.
İlerleyen dönemde, araçla ilgili daha fazla bilginin ortaya çıkması bekleniyor. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Alman otomotiv devleri Volkswagen ve Mercedes-Benz, 2025 yılının ilk çeyreğine ait finansal sonuçlarını açıkladı. Her iki şirketin de kârlarında ciddi düşüşler yaşandı. Volkswagen’in net kârı geçen yılın aynı dönemine göre %40,6 oranında gerileyerek 2,19 milyar euroya düştü. Mercedes-Benz’in net kârı ise %43 azalarak 1,73 milyar euro seviyesine indi.
Alman otomotiv üreticilerinin kârları azaldı
Volkswagen Grubu, ilk çeyrek boyunca 2,87 milyar euro faaliyet kârı elde etti. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine göre %37’lik bir düşüş anlamına geliyor. Grubun kâr marjı da %6’dan %3,7’ye geriledi. Grubun toplam geliri ise geçen yılın ilk çeyreğinde 75,64 milyar euro iken, bu yıl aynı dönemde %2,8 artışla 77,56 milyar euroya çıktı.
Gelir artışında Çin dışındaki pazarlarda yükselen araç satışları etkili oldu. Araç teslimat sayısı da %0,9 artışla 2,1 milyon adede ulaştı. Volkswagen Grubu, Audi, Bugatti, Seat, Skoda ve Porsche gibi markaları bünyesinde barındırıyor.
Android 15 tabanlı One UI 7 güncellemesi Galaxy Z Fold 3 modeli için yayınlandı. İşte yeni güncellemeyle ilgili ayrıntılar!
Mercedes-Benz cephesinde ise gelirler ilk çeyrekte %7,4 düşüşle 33,22 milyar euroya geriledi. Şirketin araç teslimatları da %3,6 azalarak 446.300 adede düştü. Mercedes-Benz tarafından yapılan açıklamada, ABD’nin yürürlüğe koyduğu gümrük tarifelerinin devam etmesi durumunda; faaliyet kârı, serbest nakit akışı ve satış gelirlerinin olumsuz etkileneceği ifade edildi.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce otomotiv şirketleri ek vergiler karşısında ne yapmalı? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
İlk olarak 2020 yılında oyuncularla buluşan Valorant, optimizasyon konusunda hala bazı sorunlara sahip. Ancak Valorant FPSsorununu düzeltmek için bazı ayarlamalar yapmak mümkün. İşte Valorant FPS artırma için kullanabileceğiniz oyun içi ve oyun dışı bazı ayarlar.
Valorant FPS artırma nasıl yapılır?
Valorant’ı optimize etmek ve oyunda daha fazla FPS almak için deneyebileceğiniz birkaç yol bulunuyor. Ekran kartınız, işlemciniz ve işletim sisteminiz göz önüne alındığında, bu ayarların bilgisayardan bilgisayara değişebileceğini belirtmek gerekiyor.
Güç planını değiştirme
Windows güç planı, donanım ve sistem önceliğini ayarlamadan sorumludur. Bilgisayarınızın performansını artırmak ve işlemci gücünden faydalanmak için “Nihai Performans” seçeneğini kullanmanız önerilir.
Ancak “Yüksek Performans” seçeneği güvenlik nedeniyle gizli olabilir. Kilidi açmak için şu adımları izleyin: Komut istemini (cmd) açın ve “PowerCFG -Duplicatescheme E9a42B02-D5DF-448D-AA00-03F14749EB61” ifadesini yapıştırın.
Başlangıç seçeneklerini kaldırma
Bilgisayarınıza yüklediğiniz programların bazıları Windows açılışıyla birlikte otomatik olarak başlatılır. Kullanmasanız bile arka planda çalışmaya ve bilgisayarı yavaşlatmaya devam ederler.
Bu nedenle yalnızca Windows Antivirus ve Vanguard (Valorant anti-cheat) gibi temel öğeleri bırakmanız önerilir. Başlangıç alanına erişmek için aşağıdaki adımları izleyin:
Görev Yöneticisini açın
Görev Yöneticisi’nde yer alan Başlangıç sekmesine gidin
Devre dışı bırakmak istediğiniz uygulamaları seçin
Ekran kartı sürücüsünü güncel tutun
Valorant oynarken ani FPS düşüşleri alıyor veya oyundan atma gibi sorunlarla uğraşıyorsanız, ekran kartı yazılımının güncel olması gerektiğini göz ardı ediyor olabilirsiniz. Ekran kartınıza ait yazılımın en son sürümünü indirmek için Nvidia veya AMD web sitesine gidebilirsiniz.
Tam ekran iyileştirmeyi devre dışı bırakma
Bu seçeneği devre dışı bırakmak için Valorant’ın yüklü olduğu dizini bulmalısınız (eğer kurulum sırasında değiştirmediyseniz C:\Riot Games\VALORANT olmalıdır). Ardından arama çubuğuna “.exe” yazın. VALORANT.exe ve VALORANT-Win64-Shipping.exe‘ye sağ tıklayıp “Özellikler”i seçin.
Bir sonraki pencerede, “Uyumluluk” menüsüne gidin ve “Tam ekran iyileştirmelerini devre dışı bırak” kutusunu işaretleyin. Kutuyu işaret ettikten sonra, değişiklikleri kaydetmek için “Uygula”yı seçin.
CPU önceliğini Valorant için ayarlama
Görev yöneticisinde işlemci için çalışma önceliği ayarlayabilirsiniz. Valorant uygulamasını açın, ancak tekrardan masaüstüne dönün. Ardından Görev Yöneticisi’ndeki Ayrıntılar sekmesine ulaşın. VALORANT.exe’yi bulduktan sonra sağ tıklayın.
Açılan pencere içerisinden Öncelik Ayarla ve Yüksek’i seçin. Ancak bunun Windows tarafından kaydedilmeyeceğini ve bu nedenle oyuna her başladığınızda yapmanız gerekeceğini unutmayın.
Bilgisayarınızı temiz tutun
Sadece oyun için değil aynı zamanda genel Windows performansınıartırmak için de en azından her yıl bir kez işlemci termal macununu yenilemeyi düşünebilirsiniz. Ayrıca belirli aralıklarla laptop veya masaüstü bilgisayarınızın kasasını açıp temizlemeyi ihmal etmeyin.
Valorant FPS artırma için oyun ayarları nasıl olmalıdır?
Bilgisayarda birkaç değişiklik yaptıktan sonra, Valorant grafik ayarlarını FPS’yi artırmaya yardımcı olacak şekilde değiştirmek mümkündür. Oyunun ayarlar bölümüne gittikten sonra aşağıdakileri deneyebilirsiniz.
Genel ayarlar kısmında tüm FPS sınırlayıcılarını kapatın. Bu, oyunun en iyi performansa ulaşması için FPS’nin kısıtlanmayacağı anlamına geliyor.
Oyunun çözünürlüğünü kısarak FPS artışı yaşamak da mümkündür. Ancak bu doğrudan grafik kalitesinden ödün vermeniz yol açacak. “Grafik Kalitesi” sekmesinde yer alan ayarları “Düşük” bölümüne getirmeyi deneyin. Bu değişiklikler oyun içi grafik kalitesini doğrudan etkiler, ancak oyun performansını da artırır.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Rick and Morty, internetin fenomen yapımları arasına girmeyi başardı. Adult Swim imzasıyla yayınlanan sevilen dizi, pek çok açıdan farklı özelliklere sahip. Sert mizahı ve başarılı görselleri ile öne çıkan yapım, an itibariyle 5. sezonuyla hayranların karşısına çıktı.
Küçük çaplı eleştirilerin baş gösterdiği sezon ile uzun süredir hayatımızda olan Rick and Morty hakkında kaçırdığımız birçok detay bulunuyor. İşte bizde o eğlenceli kaçan kısımları sizler için derledik.
Rick and Morty izlerken kaçırdıklarınız
Sürükleyici temposu olan Rick and Morty, normal olarak bazı konuların üzerini çabucak atlıyor. Hal böyle olunca kaçan detayların sayısında da önemli bir artış göz önüne seriliyor. Küçük sürprizlerin de yer aldığı bu ayrıntılar, sonradan bakıldığında ana hikayenin işleyişinde bazen oldukça önemli yerlere sahip olabiliyorlar.
Rick ve Morty’nin seslendirmeleri aynı kişiden
Rick and Morty dizisinde başrol karakterlerimizi aynı kişi seslendiriyor desek? Yapımcı Justin Roiland, aynı anda iki karakteri seslendirerek üstün bir performans gösteriyor. Kendine has bir şekilde hazırlanan yazar, Rick rolü için gerekirse sarhoş dahi oluyor.
Öte yandan Justin Roiland, Rick‘in meşhur gaz çıkarmalarını tamamen öylesine keşfetmiş. Karaktere farklılık katmak istediğini aktaran Roiland, rastgele gaz çıkarmalar ile çılgın bilim adamını renklendirmeyi başarmış.
Telepatik parazitleri aslında Rick getiriyor
Dördüncü sezonun “Total Rickall” bölümü, belki de sezonun en flaş sahnelerine sahipti dersek yanlış olmaz. Telepati yapabilen parazitler nedeniyle Smith ailesi, hiç tanımadığı canlılar ile yakın bağ kurmaya başlıyor. Hatta gerçekte var olmayan bu kişiler, Rick, Morty ve ailenin geri kalanının kafasını allak bullak ediyor diyebilir.
Ancak bu durum aslında Rick‘in suçu. Zira çılgın bilim adamı, bundan iki bölüm önce, uzay aracının bagajına bu parazitlerin yumurtalarını yerleştirirken görülüyor. Sonrasındaki deneyler ile işlerin çığırından çıktığı ve “Total Rickall” bölümünün oluştuğu öğreniliyor.
Boyutlar Arası Gümrük ve popüler uzaylılar
Rick and Morty, standart kalitesinin yanı sıra, göndermeleri ile de adından sıkça söz ettiriyor. Pek çok popüler yapımdan alıntılar yapan dizi, pilot bölümünden potansiyelini göstermeye başladı. Boyutlar Arası Gümrük adı altında bir kuruma sahip olan evrende, bina içerisindeki bütün uzaylılar, aslında başka eserlerden alıntı.
Yapımcılar, gümrüğün gösterildiği sahnede, popüler uzaylı filmlerinden referanslar yerleştirmeyi ihmal etmemiş. Eğer o sahneye dikkatli bakacak olursanız, District 9‘daki Prawn, Alien serisindeki Alien‘i ve Aqua Teen Hunger Force animasyonundaki Mooninite‘ı görebilirsiniz.
Kapanış jeneriği, Dan Harmon’ın ilişki durumunu özetliyor
Doğrudan Rick and Morty ile alakalı olmasa da, ilginç bir detay ile karşı karşıyayız. Dizinin yaratıcılarından Dan Harmon‘ın sahip olduğu yapım şirketi Harmonious Claptrap, kapanış jeneriğinde kısa süreli olarak kendini gösteriyor. İlk iki sezonda mutlu bir aile tablosu çizen ve üçüncü sezonda tamamen yalnız ve çaresiz bir adamın yer aldığı jenerik, aslında Dan Harmon’ın ilişki durumunu anlatıyor.
İlk iki sezonda evli olan Harmon, mutlu bir aile tablosu ile hayranlarını selamlarken, boşanma sürecinin ardından üçüncü sezona denk gelen dönem, yapımcının yaşadığı sorunları gözler önüne seriyor. Dördüncü sezondaki kapanış jenerikleri ile tekrardan mutlu bir hayata kavuştuğu belli olan Harmon, şimdilik herhangi bir değişikliğe gitmeden izleyenleri selamlıyor.
Rick’in odası
Beş sezon boyunca genelde garajda olan Rick‘in kaldığı yeri merak ediyor muydunuz? Kötü Morty’yi ilk kez gördüğümüz ve dizinin en iyi bölümlerinden sayılan “Close Rick-Counters Or The Rick Kind”, çılgın bilim adamının kaldığı odayı da ilk kez gösteriyor.
Jerry ile odasında konuşan Rick Sanchez‘in kişisel eşyalarını da ilk kez görmüş oluyoruz. Öte yandan odadaki duvarda, ilk sezondaki diğer bölümlerden birçok detayda yer alıyor.
Kötü Morty, Rick’in yerini biliyor
Tıpkı ilk sezonun 10. bölümü gibi, üçüncü sezonun 7. bölümü de hayranlarda farklı bir yere sahip. Kötü Morty şaşırtması ile dikkat çeken bölümde gözden kaçan bir detay yer alıyor. Kendi evrenleri yok olduğu için kaçan Rick ve Morty, konseyin yer aldığı Hisar tarafından takip ediliyor. Tam o sırada seçimleri kazanan Kötü Morty de Hisar‘ı ve konseyi tamamen yok ediyor. Ancak Ricklantis‘in başına geçen kötü adamımız, kuşkusuz Rick‘in yerini öğreniyor.
Rick and Morty dizisinde sizin en çok hoşunuza giden detay hangisi? Görüşlerinizi bizlerle paylaşmayı unutmayın.
Doksanlı yıllarda ortaya çıkmaya başlayan bilgisayar, konsol ve atari oyunları, bugün halen oynadığımız bir çok oyun serisinin de temellerini attı. O günlerde başından kalkamadığımız bir çok retro oyun ise zamanın ruhuna ayak uyduramadı ve eski günlerden hoş bir hatıra olarak kaldı.
Doksanlı yıllarda, Türkiye’de bilgisayar sahibi olmak ve bilgisayarda oyun oynamak büyük bir lükstü. Doksanlar öncesinde ise kişisel bilgisayarların yerinde Commodore 64 gibi, hem oyun oynanabilecek hem de programlama yapılabilen bilgisayarlar vardı. Bu anlamda konsollar ve atari salonları dönemin çocuklarının imdadına koşuyordu.
Doksanlı yıllar ve hayatımızı değiştiren dövüş oyunları
Bilgisayar henüz yaygınlaşmamış olsa da, Türkiye’nin dört bir yanında karşımıza çıkan bugünün internet kafelerinin temelini atan atari salonları, 90’larda çocukluğunu yaşayan neslin oyunlarla buluştuğu ender mekanlardandı.
Doksanlı yıllar, tarihsel anlamda 1990 yılı ile başlasa da, video oyunlarının bilgisayar oyunlarına dönüşmeye başladığı 1989, önemli bir milat olmuştu. Henüz 1989 yılında üç boyutlu oyunlar hayatımıza girmemişti. Buna karşın oyun dünyasına büyük yenilikler katan Prens of Persia, 1989 yılında hayatımıza girdi. İlk FPS temelli üç boyutlu oyun için ise fazla beklemeyecektik.
Doksanlı yıllara damga vuran retro oyunlar ve dönemin ilkleri
Doksanlı yıllara damgasını vuran ve bugün retro olarak gördüğümüz oyunlar o kadar fazla sayıda ki, tek bir dosyaya sığdırmak haksızlık olur. Bu yüzden de oldukça kapsamlı olan dosyanın ilk bölümünde hem doksanlı yılların ilk oyunlarını hem de döneme ve bugüne damga vuran dövüş oyunlarını bir araya getirmeye çalıştık.
Prince of Persia
2000’li yıllarda başından ayrılamadığımız, Prince of Persia ilk defa 1989 yılında Apple II için yayınlandı. Bir yıl sonra 1990’da ise MS/DOS yani Windows’un atasını çalıştıran kişisel bilgisayarlar için yayınlanan oyun, döneminde büyük ses getirdi.
Bunun temel sebebi ise oyunda ilk defa insan hareketlerini gerçekçi olarak yansıtılmasını sağlayan Motion Capture tekniğinin kullanılması. Jordan Mechner tarafından hayata geçirilen oyunda karakterlerin hareketlerini, Mechner’in kardeşi canlandırmıştı. Bu da oyunda karşımıza çıkan hareketlerin çok daha gerçekçi olmasını sağlamıştı.
Oyunun bugün bile aklımızda kalan müziklerinin altında ise Mechner’in babasının imzası bulunuyor. Tam anlamıyla aile üretimi olan Prens of Persia’nın hikayesi de o dönemin popüler film serisi Indiana Jones’tan esinlenmişti.
Daha sonrasında ise Prince of Persia, geçmişten aldığı bu akrobatik özellikleri ve ilginç hikayesiyle uzun yıllar bilgisayar ve konsolların vazgeçilmez oyunlarından biri oldu. Prince of Persia, doksanlı yılların oyunlar konusunda nasıl bereketli olacağının da ilk göstergesiydi.
Wolfenstein 3D
Üç boyutlu oyunlar bugün için çok normal bir teknoloji olsa da, doksanlı yılların oyunları için üç boyutlu tasarım büyük bir devrimdi. Her ne kadar Wolfenstein ilk üç boyutlu oyun olmasa da, bu yeni grafiksel devrimi, popüler hale getiren önemli köşe taşlarından biri.
Yine First Person Shooter ( Birinci şahıs nişancı) temelli ilk oyun olma gibi bir ilkle karşımıza çıkıyor. Bildiğiniz gibi FPS oyunlarının gelişimi ancak üç boyutlu grafiklerle birlikte mümkün olabildi.
Wolfenstein yine doksanlı yıllara damgasını vuran ve aynı oyun firması Id Software‘in elinden çıkan Doom oyunu için de ilham kaynağı olmuştur.
Oyun aslında Apple’da geliştirilmiş olan Castle of Wolfenstein oyununa dayanıyor. Oyunun yapımcıları zevkle oynadıkları bu oyunu farklı bir senaryoyla üç boyutlu hale getiriyorlar. Aslında oyun için önce farklı isimler düşünülüyor. İlk oyunun yapımcısının batmasıyla birlikte, Wolfenstein isim hakkı da boşa düşmüş oluyor.
Retro oyunlar arasında önemli bir yere sahip olan Wolfenstein, bir tür Nazilerin ikşnci dünya savaşı sonunda güçlendiği bir paralel evrende geçiyor. Black Sun isimli gizli bir teknoloji keşfeden Naziler, silahların daha fazla hasar vermesini sağlıyor. İnsanların da fiziksel anlamda daha güçlü olmasını sağlayan bu deneyleri sonlandırmak ise, yönlendirdiğimiz B.J. Blazcowicz karakterine kalıyor.
e-Devlet, birçok resmi işlemi internet üzerinden gerçekleştirme imkanı sunar. Bu hizmet sayesinde kişiler, pek çok işlemi kolay bir şekilde hallederken zamandan da tasarruf ediyor. Günümüzde çeşitli nedenlerden dolayı kurum ve kuruluşlar için bazı belgelere gerekiyor. Adli sicil kaydı da bu belgeler arasında yer alıyor. Böylelikle de en çok merak edilen konulardan birisi e-Devlet Adli Sicil Kaydı sorgulama ve sildirme oluyor.
Özellikle iş başvurularında sicil kaydı büyük önem taşıyor. Bu nedenle de belgenin kolay bir şekilde alınması ve temiz olması gerekiyor. Ayrıca pek çok kişi adli sicil kaydına nasıl ulaşacağını da bilmiyor. Bu yazımızda da e-Devlet’ten adli sicil kaydı sorgulama ve sildirme işlemlerini açıkladık.
e-Devlet Adli Sicil Kaydı Sorgulama nasıl yapılır?
İlk olarak e-Devlet resmi internet sayfasına gidin ve kimlik doğrulama işlemini gerçekleştirin.
Karşınıza çıkan arama butonuna ‘Adli Sicil Kaydı Sorgulama‘ yazın ve arayın.
Sisteme giriş yaptıktan sonra karşınıza çıkan bilgilendirme ekranının altında yer alan kutucuğu işaretleyin ve işleme devam edin.
Daha sonra açılan sayfadaki nüfus bilgilerinizi girin. Bu sayfada belgenin neden istendiği, nereye verileceği gibi sorulara da yanıt vermeniz gerekiyor.
Sonrasında ise ‘Devam Et‘ butonuna basın.
Son olarak sicil kaydınıza dair bilgiler bir dosya şeklinde karşınıza çıkıyor. Dosyayı indirebilir, yazdırabilir ya da ekran görüntüsü alabilirsiniz.
Adli Sicil Kaydı Sildirme nasıl yapılır?
Bu kayıt her istenildiğinde silinmiyor. Silinmesi için belirli şartlar vardır. Bu şartlar gerekli şartların uygun olması gerekiyor. Şartlar uygun olduğu takdirde ise herhangi bir mağduriyetin oluşmaması için yasal prosedürler kapsamında sicil kaydı silme olanağı tanınıyor.
Aynı zamanda en çok merak edilen konulardan birisi de adli sicil kaydının e-Devlet üzerinden silinip silinmemesidir. Sicil kaydı, e-Devlet’ten direkt olarak silinmiyor. Sicil kaydı, koşulların gerçekleşmesiyle birlikte otomatik olarak silinir. Ancak bu süreç ve şartlar dışındaysanız bir başvuruda bulunmanız gerekiyor. Bunun için de “Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü“ne bir dilekçe vermelisiniz. Dilekçeyi direkt olarak elden verebileceğiniz gibi PTT aracılığıyla da postalayabilirsiniz.
Dilekçede başvuruda bulunan kişinin ıslak imzası görülmelidir. Aynı zamanda nüfus cüzdanı fotokopisi ve sabıka kaydı da aynı gün içerisinde teslim edilmelidir.
Samsung, Galaxy S24 FE’nin devamı niteliğindeki yeni Fan Edition modeli Galaxy S25 FE üzerinde çalışıyor. Euhtemelen Eylül veya Ekim ayında tanıtılması beklenen cihazın, bazı teknik detayları gün yüzüne çıktı. Cihazın kod adı “R13”, model numarası ise “SM-S731B” olacak.
Galaxy S25 FE yakında geliyor
Yeni sızıntılara göre Galaxy S25 FE, donanım tarafında Exynos işlemci kullanmaya devam ediyor. Telefonda, geçtiğimiz yıl tanıtılan Exynos 2400e yonga seti yer alacak. 4 nanometre üretim süreciyle geliştirilen bu işlemci, günlük kullanım için yeterli performans sunuyor.
Ancak Snapdragon 8s Gen 4 gibi daha güncel yongalarla kıyaslandığında, verimlilik ve güç açısından geride kaldı. Bu detay, Samsung’un Exynos 2500 serisini henüz hazır hale getirmediğini ortaya koyuyor.
Apple, iPhone 18 serisinde yeni RAM teknolojisi sunmaya hazırlanıyor. Bu hamle, akıllı telefon sektöründe dengeleri değiştirebilir.
Yazılım tarafında ise Galaxy S25 FE güncel bir kullanıcı deneyimi sunacak. Cihaz, Android 16 tabanlı One UI 8 ile çalışacak. Bu yeni arayüz, Temmuz ayında tanıtılması planlanan Galaxy Z Fold 7 ve Galaxy Z Flip 7 modelleriyle birlikte ilk kez gösterilecek. Galaxy S25 FE de kutudan doğrudan bu yazılımla çıkacak.
Ekran ve batarya özellikleriyle ilgili resmi bir açıklama bulunmuyor. Fakat bir önceki model olan Galaxy S24 FE’de kullanılan 6.7 inç AMOLED ekran ve 4.700 mAh bataryanın, bu modelde de korunması bekleniyor. Galaxy S24 FE, 1.900 nit parlaklığa kadar çıkabilen ekranıyla dikkat çekmişti.
Peki siz bu cihaz hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Son birkaç ayda sıfır ekran kartı bulmak epey zorlaştı. Sıfır olarak bulabildiğimiz ekran kartları ise fahiş fiyatlardan alıcı bulabilmekte. Hal böyle olunca ekran kartı almak isteyenlerin ikinci ele yönelmekten başka çaresi kalmıyor. İkinci el bir ürün almanın risklerinden korkanlar için ikinci el ekran kartı alırken dikkat edilmesi gerekenleri anlattık.
İkinci el alışveriş metotları
İkinci el alışverişler son zamanlarda iki farklı metota bölünmüş durumda. Öncelerden ikinci el satış siteleri yalnızca müşterileri ve alıcıları buluşturuyordu. Bu buluşmanın gerçekleştiği siteler, sadece bir iletişim platformu unvanını taşımaktaydı. Ülkemizdeki bazı girişimlerle güvenli e-ticaret olarak bahsedilen yeni bir tür ortaya çıktı.
Güvenli e-ticaret sistemleri ne vadeder?
Sahibinden, letgo ve Dolap gibi siteler kendilerinin aracı oldukları kargo ile gönderim seçeneği sunmaya başladı. Bu yolla gerçekleşen alışverişlerde satıcı başka şehirde olsa bile güvenli alışveriş yapabileceğiniz iddia ediliyor. Bu yolla ürün satın alırken online ortamda kart bilgilerinizi girersiniz ve paranız aracı siteye aktarılır. Sonrasında satıcı ürünü size kargoladığında ve ürün size ulaştıktan sonra onay vermeniz istenir. Eğer ürününün beklediğiniz gibi olduğunu doğrularsanız ticaret başarılı kabul ediliyor ve paranız satıcıya aktarılıyor. Eğer bir sorun çıkarsa bunu aracı siteye bildiriyorsunuz ve durumunuza göre işlem yapılıyor.
Güvenli e-ticaret
Bu yöntemin henüz yeni olduğunu söylemekte yarar var. Bu yöntemle yapılan alışverişlerde aracı sitelerin müşteriye ya da satıcıya daha fazla güvendiğini söyleyen tecrübeler duyuyoruz. Eğer güvenli e-ticaret hizmeti sunan bir sitede istediğiniz gibi bir ürüne rastladıysanız önce SDN Forum’da alışverişi yapacağınız siteyle ilgili sorular sorabilirsiniz.
Geleneksel ikinci el ekran kartı ticareti
İkinci el ticareti
Bir önceki maddede bahsettiğimiz yöntem henüz yeni iken geleneksel ikinci el ticareti en yaygın olanıdır. Bu yöntemle herhangi bir siteden ürünü bulur ve satıcıyla anlaşırsınız. Eğer dolandırılma gibi bir durum söz konusu olursa aracı site sorumluluk kabul etmez. Bu yöntem çok daha yaygın olarak tercih edilse de dikkat etmeniz gereken pek çok konu var. Şimdi onlardan bahsedelim.
İlanın aradığınız ürün olduğundan emin olun
Özellikle elektronik ürün satışlarında satıcı, ürünün teknik detaylarından habersiz olabilir. Bu yüzden verdiği detaylar yanlış ya da eksik olabilir. Bu yüzden size uygun olduğunu düşündüğünüz ilanın sahibiyle konuşurken önce ilandakinin aradığınız ürün olduğundan emin olun.
Örneğin ilanda GTX serisi olduğu yazan ekran kartının aslında GT serisine ait çıkması sizi epey üzebilir. Bu yüzden öncelikle ilandaki kartın markasını, modelini ve kaç GB olduğunu kesin olarak öğrenin.
Mining yapılıp yapılmadığını sorun
Her ekran kartı mining gücüne sahip değildir. 2021 için konuşacak olursak GTX 1060’ın ya da RX 570’in altındaki ekran kartlarıyla mining yapılamıyor. Teoride yapılabilse bile verimli olmadıkları için tercih edilmiyorlar. Eğer mining potansiyeli olan bir ekran kartı alıyorsanız satıcıya kartta mining yapılıp yapılmadığını sorun. Her satıcı doğruyu söylemeyecektir, eğer işinizi sağlama almak istiyorsanız garantisi devam eden faturalı bir ekran kartı arayın.
“Önce havale, sonra kargo” dolandırıcılığına kanmayın!
Özellikle küçük şehirlerde yaşayanlar bu numaraya inanabiliyor. Satıcı parasını havale ile aldıktan sonra iletişimi kesebilir. Bunun örneklerini sıkça görmekteyiz ve durum böyle olunca paranızı geri almanız çok zor. Bu yüzden ne olursa olsun satıcıyla yüz yüze görüşüp ürünün sağlam olduğundan emin olmadan ödeme yapmayın.
İkinci el ekran kartı nasıl test edilir?
Buluşma noktasına yakın bir internet kafeye ya da priz bulabileceğiniz herhangi bir yere gidin. Eğer kendi sisteminizi taşıyabiliyorsanız bir internet kafede sisteminizi fişe takarak ekran kartı için test yapabilirsiniz. Eğer sisteminizi götüremiyorsanız buluşmadan önce buluşma noktasına yakın bir bilgisayar satıcısıyla görüşmelisiniz. Sizin için test sistemi sağlayabilirler.
GPU
Ekran kartını elinize ilk aldığınızda devlere ve kondansatörlere göz gezdirin. Eğer bir sorun görünmüyorsa fanın ve fan bağlantı kablosunun iyi olduğundan emin olun. Eğer garanti şartlarını ihlal etmeyecekse fanı söküp GPU’ya ve termal macun durumuna da bir bakabilirsiniz.
İkinci el ekran kartı orijinalliği nasıl doğrulanır?
Ekran kartının sahte olmadığından emin olabilmek için GPU-Z programına ihtiyacınız var. Bu hafif program, size ekran kartı ile ilgili tüm teknik detayları gösterir. Programı açtığınızda test sistemine taktığınız ekran kartını seçin teknik detaylara göz gezdirin. Eğer ekran kartının modelinden başka bir teknik detaya hakim değilseniz anlamanın bir yolu var.
GPU-Z
GPU-Z programının yayıncısı olan TechPowerUp, ekran kartlarının teknik detatylarını arşivinde tutuyor. Sitelerine buradan ulaştıktan sonra ekran kartı modelinizi aratıp teknik detayları görüntüleyebilirsiniz. Ardından sitede yazan değerleri GPU-Z programında yazanlarla karşılaştırmalısınız. Clock Speed ve Memory Speed gibi değerlerde ufak farklılıklar olabilir. Diğer detaylar büyük oranda aynı olmalı.
İkinci el ekran kartına nasıl stres testi yapılır?
Furmark
Stres testi, en az birinci madde kadar önemlidir. Benchmark ya da stres testi olarak adlandırılan bu yöntem, ekran kartınızın sınırlarını zorlar. GPU kullanımı yüzde 100’e ulaşır ve sıcaklık değerleri en iyi şekilde gözlemlenir. Bununla birlikte ekran kartının stabil durumda olup olmadığı bu şekilde gözlemlenebilir. Eğer ekran kartı stres testini en az 10 dakika sürdüremiyorsa teknik bir arıza olabilir ya da sıcaklık aşırı yükseliyor olabilir.
Furmark bu iş için en uygun programlardan biridir.
Satıcı ile iletişim
İkinci el alışverişlerden alabileceğiniz en büyük ders güvenmemektir. Çünkü satıcı ile alışveriş gerçekleştirdikten sonra belki de hiç görüşmeyeceksiniz. İkinci el alışverişlerinde ciddi tutumunuzu koruyun ve kararlı şekilde teklif sunun.
İkinci el ekran kartı satın alma rehberi
Buluşmaları bir kafede, parkta ya da kalabalık herhangi bir yerde gerçkleştirebilirsiniz. Yaşınız küçükse bir büyüğünüzle gitmekten çekinmeyin.
Satış sonrası iletişim ve garanti durumu
Ekran kartının o an için sorunsuz olduğundan emin olduktan sonra ileriyi düşünmekte de yarar var. Eğer ekran kartının garantisi varsa faturası da olmalıdır. Bazı satıcılar garantisi olmayan ekran kartlarını “fatura kayıp” gibi bahanelerle satmaya çalışır. Eğer satıcı ısrarla garantinin olduğunu ama faturanın olmadığını söylüyorsa fiyatta indirim isteyin ya da satın almayın.
GPU
Günümüzde neredeyse tüm e-ticaret siteleri, faturayı PDF olarak indirme imkanı sunar. Hepsiburada ve Amazon gibi sitelerden alınan ekran kartlarının faturaları eski siparişler sayfasından bulunabilir. Satıcıya bunun bilgisini vererek PDF ya da fiziksel şekilde fatura isteyin.
Eğer ürünü garantisiz ya da garantili olarak satın almada anlaştıysanız satın aldıktan sonraki süreç de önemlidir. Benim burada uyguladığım yöntem sadece telefon numarasını değil, bazı sosyal medya hesaplarını da istemektir. Zira bir dolandırıcının sosyal medya hesabını bilmek ona zorluk çıkaracaktır. Satın alım sonrasında kendinizi güvene almak için sorun olması halinde satıcıya telefon numarasından nazikçe ulaşabilirsiniz. Sonrasında durum kötüleşirse yapacaklarınız size kalmış.
Umuyoruz ki ekran kartı bulmanın zor olduğu bu dönemde istediğiniz ürünü sorunsuz şekilde alabilirsiniz. Kendi tecrübelerinizi de yorumlarda belirtebilirsiniz.