Yaradılışın Sırrı Çözüldü mü?
Yenileyici ilaçlar üzerine Wake Forest Enstitüsünde araştırmalar yapan bilim adamları ciddi yaralanmalarda hastaların derilerini geri kazanmalarına yardımcı olacak ve doku naklinin yerine geçecek bir metot buldular.

Yenileyici ilaçlar üzerine Wake Forest Enstitüsünde araştırmalar yapan bilim adamları ciddi yaralanmalarda hastaların derilerini geri kazanmalarına yardımcı olacak ve doku naklinin yerine geçecek bir metot buldular.
Bilim adamlarının keşfettiği özel metotta, mürekkep püskürtmeli yazıcı kullanılarak deri yeniden basılıyor. Bunu hali hazırda kullandığımız mürekkep püskürtmeli yazıcılarla yapamıyoruz.

Teknoloji henüz geliştirilmedi, fakat o noktaya da bir gün ulaşacak. Bu özel yazıcı kendisine verilen deri hücrelerini alarak karmaşık bir yapı üretiyor ve bu hücreleri istenilen bölgeye püskürterek yazıyor.
[youtube https://www.youtube.com/watch?v=PvmSk52dsPE&w=450&h=283]
Bu hücrelerle yapılan işlem geliştirilerek deri nakline gerek kalmadan hastaların kaybettiği bölgedeki deriler hızlıca çoğaltılabilir. Geliştirilen yazıcılar, insanlar üzerinde kullanılmaktan hala çok uzaktalar, fakat araştırmacılar bunun üstesinden gelmek için çok çalışıyorlar.
Haberde hata mı var?Bize bildirin
Senin fikrin ne?
Bu gelişme hakkında sen ne düşünüyorsun?
Yorumlar (36)
ayrıca bu yeni birşey de değil, yorum yapanların ABİYOGENEZ ve Miller-Urey deneyini öğrenmesini tavsiye ederim. Bilgileriniz o kadar eksik ki, nerde yanıldığınızın bile farkında değilsiniz. Adamlar taaa 1953'te laboratuvarda cansız moleküllerden ilk canlıyı üretti, siz daha hala yaradılışı diyorsunuz.
İnsanlar canlı yaratıyor! Sır böyle çözüldü, anlamayanlar için.
neymiş kuranda yazan yaradılışın sırrı söyleyinde aydınlanalım. laf söyle beri gel...
Daha önce forumda çok miktarda ateist sağa sola sataştı ve maalesef bilim dilinden iki kelime kaparak bilimi kendilerine has, kendi tekellerinde olan bir şey zannetmeleriyle bilimden ne kadar uzak olduklarını zaten ortaya koymuş oldular. Bilimsel araştırmalar hakkında referans bilgisi olmayan "euphoriazoca" isimli arkadaş da bunlardan bir tanesi. Benim en çok ilgincime giden, kendilerini insanlığın zirvesinde, diğerlerini de mağarada yaşıyor zanneden bu arkadaşların, başkalarının da bilimsel çalışmalar yapabileceğini, tahsilinin bilim olabileceğini hesaba katamayacak kadar maalesef bilgi ve ahlak fakiri olmalarıdır. Bilimsel bilginin neredeyse tamamının dine olan bağlılığıyla ön plana çıkan referanslardan geldiğini bilmemesi bir yana, bugün dindar hiç bilim adamı olmadığını zannetmeleri de ağlasak mı gülsek mi dedirtiyor. Bilim ile dini birbirine bunlardan daha çok düşman edeni görmedim. Kendileri yazıp kendileri oynuyorlar, sonra da yine kendileri itiraz ediyorlar. Kendi eziklik, bilgisizlik ve ahlaksızlıklarını bilim sözcüğüyle örtebileceklerini zannederek sağa sola sataşıyorlar. Şimdiye kadar bu tiplerin bilim adına bir şey söyleyebildiklerini de görmedik; bütün hayat felsefeleri dine ve inananlara sataşmak. Yani bunların hayatından dini çıkar, dımdızlak kalırlar. Ders almak isteyenler, forumdaki aiteist tartışmaları gözden geçirsinler, bilim tahsili yapmakta olan forumdaki bazı arkadaşlara hiçbir şey diyemedikleri için sadece hakaret yoluna başvurduklarını görebilirler. Çok samimi söylüyorum, bu tipler inananlardan daha çok dinden konuşuyor. İnsanlığı aydınlatmak size kalmamış denilebilir ancak kendilerine; onun yerine öncelikle kendilerinin nereden aydınlandıklarını(!) araştırmaları gerekir. Allah'a şükürler olsun ki, varlıkları bir düzenle yarattı ve sonra da bu düzeni insanlara öğretti; çünkü o "rab"dır, yani öğretmendir, bilim O'nun eseridir ve O, insanların bu eserden faydalanmalarını teşvik eder. Fakat ne yazık ki bazı kimseler kendilerine verilmiş kurşunla, silahı vurmaya çalışıyorlar. Yani Allah'ın verdiğiyle Allah'a kafa tutmaya çalışıyorlar.
Fantoma Nickli Üyeden Alıntı Bilimi küçümsemiyorum. İnsanı andırır ve yapay beyinsel fonksiyonlara yanıt verebilen yapay bir insan benzeri belki ilerde yapılabilir. Ama bilimin yapamayacağı ve insanı insan yapan tek şey olmadıktan sonra sadece görüntü olarak andıran bir yapıdan öteye geçemez. O'nun adı ruh. Büyük bir olasılıkla bir tür enerji olan ruh, bazı bilim kurgu filmlerinde de (Frankenstein gibi) bilim adamlarının elektrik gibi tatbik edilerek, vücudu diriltmek amacıyla kullanıldığı biçimiyle, günümüz tıbbında kalbi duran kişilere elektrik şoku uygulamakla, bir tür çağrıştırma yapsa da, aslında kolay kolay anlaşılamayacak bir olgu. Ölüm halinde kişiler gördüyseniz, ruhun vücudu terkettiği anda, vücudun sanki fişi çekilmiş gibi kala kaldığını saptamışsınızdır. Bu durumda, ruhunu teslim etti, şeklinde bir saptama yapılır. Peki, ruhun vücuda girmesi ne zaman olmaktadır? Bu gibi şeyler günümüz ilerlemiş bilimine bile düşünülemeyecek kadar uzaktır. Yoktan var etmek sadece Allahın tasarrufundadır. Bilim + Din i bir araya getiren çok güzel bir yaklaşım. Eline sağlık Fantoma.
boş yere araştırma yapıyorlar
Söyledikleri doğru olsa bile bu yaradılışın sırrı çözüldü anlamına gelmez.Zaten arkadaşın da dediği gibi yaradılışın Kur'anı Kerimde nasıl olduğu bildiriliyor.Ama bilim adına iyi bir gelişme denilebilir.
Bilimi küçümsemiyorum. İnsanı andırır ve yapay beyinsel fonksiyonlara yanıt verebilen yapay bir insan benzeri belki ilerde yapılabilir. Ama bilimin yapamayacağı ve insanı insan yapan tek şey olmadıktan sonra sadece görüntü olarak andıran bir yapıdan öteye geçemez. O'nun adı ruh. Büyük bir olasılıkla bir tür enerji olan ruh, bazı bilim kurgu filmlerinde de (Frankenstein gibi) bilim adamlarının elektrik gibi tatbik edilerek, vücudu diriltmek amacıyla kullanıldığı biçimiyle, günümüz tıbbında kalbi duran kişilere elektrik şoku uygulamakla, bir tür çağrıştırma yapsa da, aslında kolay kolay anlaşılamayacak bir olgu. Ölüm halinde kişiler gördüyseniz, ruhun vücudu terkettiği anda, vücudun sanki fişi çekilmiş gibi kala kaldığını saptamışsınızdır. Bu durumda, ruhunu teslim etti, şeklinde bir saptama yapılır. Peki, ruhun vücuda girmesi ne zaman olmaktadır? Bu gibi şeyler günümüz ilerlemiş bilimine bile düşünülemeyecek kadar uzaktır. Yoktan var etmek sadece Allahın tasarrufundadır.
varsayalım çözdüler bu ne işe yarar bunca insan dünyaya yetmiyor mu daha medeni olmayı öğrenememişler her yerde vahşet insanlar hayvanlardan daha vahşi hayvanlar yaradılışı gereği yiyecek için savaşı insanlar bencillikleri ve daha nice huyları için bence şu bilim adamları oturup insanı daha ne kadar medeni yaparız onu bulsunlar
peki saol bir de öyle deneyeyim bakalım