Başbuğ'dan mayın değerlendirmesi 05 Haziran 2009 Cuma 11:56
Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ, mayınlı arazilerin TSK tarafından temizlenmesi gerektiği yönündeki tartışmalara Washington'dan cevap verdi.
Önemli olanın yöneticilerin en uygun olan hareket tarzını seçmesi olduğunu söyleyen Başbuğ, "TSK gerekirse bunu da yapar. Ama gerek var mı? Evet bütün çareler için uğraştık olmuyor, o zaman TSK onu da yapar. Daha uygun çareler varken, siz onları yapmadan neden o konuya gidiyorsunuz?" dedi.
Başbuğ, Amerika'daki temaslarının ardından Türkiye'nin Washington Büyükelçiliği'nde bir basın toplantısı düzenledi. Gazetecilerin soruları üzerine mayınlı arazilerin temizlenmesi tartışmalarını değerlendiren Başbuğ, bu konuda bir iletişim noksanlığı yaşandığını ifade etti. "İletişim noksanlığı olunca, konu farklı boyutlara gidiyor. Daha küçük boyuttayken daha çözümsüz noktaya gidiyor" diyen Başbuğ, bu konuda kendilerinin bir eksiği olduğunu zannetmediğini ama yine de olabileceğini söyledi.
Bazı kişilerin TSK'nın neden mayınlı arazileri temizlemediğini sorduğunu hatırlatan Başbuğ, şöyle devam etti:
"Bu mayınların toplanması için elinizde bir yığın hareket tarzı var. Önemli olan yöneticilerin en uygun hareket tarzını seçip onları ortaya koyması. Bir ateş varsa ateşi elle mi almak lazım yoksa maşa ile mi almak lazım? Ama gerekirse elle de alırsın. Önemli olan en uygun olan. TSK olarak en uygun hareket tarzının NAMSA olduğunu düşünüyoruz. Çünkü tecrübeli. TSK gerekirse bunu da yapar. Ama gerek var mı? Evet bütün çareler için uğraştık olmuyor. O zaman TSK onu da yapar. Daha uygun çareler varken, bunlar varken siz onları yapmadan neden o konuya gidiyorsunuz? Mayınlı alanı temizlediğiniz zaman birilerinin buna sertifika vermesi lazım. Biz veremeyiz. Geçerli değil. Ana NAMSA yapıyor.
Elbette zaman süreç kaybedildi. Keşke daha önce çözülse. Ama eğer bir problem varsa en uygun hareket tarzı ile yapılması lazım. Bütün bunları bir tarafa bırakıp bu olayı kullanarak bilmem ne yaparak TSK'nın güvenlik konularına bakış açısını sorgulayama kimsenin hakkı yoktur. TSK'yı güvenlik ile ilgili konularda eleştirmeye kimsenin hakkı ve yetkisi yoktur. Birinci derecede askeri yasak bölge, ikinci derecede askeri yasak bölgesini kaldıracak mısınız? Böyle bir şey olur mu? Bu konuda iletişim konusunda aksaklıklar oldu. Olmamasını temenni ederdik. Önemli olan sorun için birden fazla hareket tarzı varsa en önemli hareket tarzını seçmektir. Ateş varsa elinizde maşa varsa maşa ile alın. Maşa yok bina yanacak o zaman elimizi de sokarız; eliniz yanar o zaman ama olsun."
TERÖR NEREDE İSE ARAYIP BULUP ETKİSİZ HALE GETİRECEĞİZ
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, terörle mücadelede bir fırsat olduğunu, ancak bunun terör örgütü ile görüşülmesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Başbuğ, "Ne yalnız güvenlik alanında alınan tedbirler, ne de yalnız güvenlik dışında alınacak tedbirlerle terörün bitirilemeyeceğini" vurguladı.
Terör nerede ise arayıp bulup etkisiz hale getireceklerini belirten Başbuğ, "Ne kadar sürer bilmem. Ama etkisiz hale getirene kadar. Ben bu alanda mücadelemi sürdürürken, siz de diğer alanlarda tedbirlerinizi alın ve böylece terörle mücadeleyi kısaltalım" dedi.
TERÖRLE MÜCADELEDE BİR FIRSAT VAR
Terörle mücadelede gelinen noktayı özetleyen Başbuğ, artık bölücü terör örgütünün Irak'ın kuzeyinde kendine yer olup olmadığını tartışmaya başladığının altını çizdi.
Başbuğ, "Terör örgütünün elimine edilmesi, parçalanması için bir fırsat var. Bu fırsatı kullanalım. Bunu kimse yanlış anlamasın, bu, devlet terör örgütü ile ilişki kursun demek değil. Terör örgütü ile görüşün deniliyor en büyük hata olur. Devlet hiçbir zaman terör örgütü ile görüşemez. Uzağa gitmeyin yakınıza bakın. Pakistan, sınır bölgesinde Taliban ile temas etti, görüştü, nerdeyse Taliban tarafının bazı isteklerini kabul etti. Bugün ne diyorlar? 'yaptığımız çok büyük hataydı'. Bu fırsat, hiçbir zaman terörle mücadelede zaafiyet göstermek anlamına gelmez. Böyle bir düşüncenin kabul edilmesi mümkün değil" ifadelerini kullandı.
PEŞMERGE'NİN TERÖRLE MÜCADELEYE KATILMASINI BEKLİYORUZ
ABD'nin verdiği desteğin yeterli olmadığını, aynı zamanda terör örgütünün izole edilmesinin de gerektiğini anlatan Başbuğ, PKK ile mücadelenin merkezi Irak hükümetinin işi olduğunu, bunun Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından alınan bir zorunluluk olduğunu beyan etti. Başbuğ, Kuzey Irak yönetimin de bu mücadeleye katılması ile ilgili bir soru üzerine ise "Onların peşmerge güçleri var. Onlardan da böyle bir şey bekliyoruz" diye konuştu.
Başbuğ, başka bir soru üzerine ise, kültürel özgürlüğe bireysel kalması şartı ile 'evet' dediklerini belirterek, ancak bunun ulus devlet ve üniter yapıyı bozmasına asla müsaade etmeyeceklerini dile getirdi. Başbuğ, "Ne ulus devletin çivisini oynatma konusunda, ne de üniter devletin çivisini oynatma konusunda bir şeye izin veremeyiz. Bunun çivisini oynatamazsınız. Bakın Yugoslavya var. Elbette ki kültürel özgürlüklere saygımız var. Ama bunu siyasal alana taşımanın ulus devlete zarar vereceğini düşünüyoruz" şeklinde konuşta.
Devletin kültürel özgürlüklerinin önünü açıp ve bu yükümlülükleri devlet olarak yerine getirmek gibi bir şeyin söz konusu olmadığını aktaran Başbuğ, açılan özel Kürtçe kurslarını örnek gösterdi.
ABD'DEN TAARRUZ HELİKOPTERLERİ İSTENDİ
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Türkiye'nin şu an acil olmamakla beraber, ABD'den taaruz helikopteleri istediğini belirtti.
Başbuğ, "Ben bu konuda ümidimi yine de muhafaza ediyorum. Bu tarihte size vereceğiz diye bir şey yoktur. Ümidimi muhafaza ediyorum. Önümüzdeki beklenmedik olaylara karşın ısrarla üzerinde duracağız ve takip edeceğiz" dedi.
Başbuğ, Türkiye'nin Washington Büyükelçiliği'ndeki basın toplantısında bir soru üzerine ABD'den alınması planlanan taarruz helikopterleri konusuna açıklık getirdi.
Terörle mücadelede silahlı helikopterlerin çok önemli bir araç olduğunu söyleyen Başbuğ, şunları söyledi: "Şu an için bir sorun yok ancak askeri planlamalar uzun vadeli olmalı, yarını da düşünmeli. Sözleşmeler yapıldı. İtalyan bir firma ile. Ancak bu 2013 yılında söz konusu. Yani 3-4 senelik bir zaman var. Bu süreci daha emniyetli kapatmamız için az sayıda da olsa taarruz helikopterleri temin etme ihtiyacı var. Yeni değil, bir iki yıldır üzerinde duruyoruz. Bu tipin üretimi ABD'de durdu. Sadece Amerikan deniz piyadesinde var. Onların da Irak ve Afganistan'da kullandıklarını biliyoruz. Bizim ihtiyacımız düşük rakamlarda. Biz bu konuda ısrarla ihtiyacımızın karşılanmasının önemli olduğunu muhataplarımıza ilettik"
PAKİSTAN'A ASKER GÖNDERİLMESİ
Başbuğ, Pakistan'a askeri yardım yapılması tartışmalarına ilişkin olarak ise, son zamanlarda bu ülkede güvenlik alanında bazı sorunların yaşandığına dikkat çekti.
Pakistan Silahlı Kuvvetleri'nin ülkedeki sorunları çözecek güçte ve kabiliyette olduğunu kaydeden Başbuğ, "Her ülkenin zor dönemleri olabilir. Ama ben Pakistan Silahlı Kuvvetleri'nin güvenlik sorunun üzerinden geleceğine inanıyorum. Ancak terörle mücadele konusunda eğitim başta olmak üzere bu konuda bizden direkt talepleri olursa, seve seve karşılarız" diye konuştu.
Türkiye ile Pakistan arasındaki ilişkinin "özel" olduğunu kaydeden Başbuğ, "Eğer malzeme gerekiyorsa, ben kendi elimdekini söker veririm" ifadesini kullandı.
SERHABER.COM
Genelkurmay Başkanı Org. İlker Başbuğ, mayınlı arazilerin TSK tarafından temizlenmesi gerektiği yönündeki tartışmalara Washington'dan cevap verdi. Önemli olanın yöneticilerin en uygun olan hareket tarzını seçmesi olduğunu söyleyen Başbuğ, "TSK gerekirse bunu da yapar. Ama gerek var mı? Evet bütün çareler için uğraştık olmuyor, o zaman TSK onu da yapar. Daha uygun çareler varken, siz onları yapmadan neden o konuya gidiyorsunuz?" dedi.
Başbuğ, Amerika'daki temaslarının ardından Türkiye'nin Washington Büyükelçiliği'nde bir basın toplantısı düzenledi. Gazetecilerin soruları üzerine mayınlı arazilerin temizlenmesi tartışmalarını değerlendiren Başbuğ, bu konuda bir iletişim noksanlığı yaşandığını ifade etti. "İletişim noksanlığı olunca, konu farklı boyutlara gidiyor. Daha küçük boyuttayken daha çözümsüz noktaya gidiyor" diyen Başbuğ, bu konuda kendilerinin bir eksiği olduğunu zannetmediğini ama yine de olabileceğini söyledi.
Bazı kişilerin TSK'nın neden mayınlı arazileri temizlemediğini sorduğunu hatırlatan Başbuğ, şöyle devam etti:
"Bu mayınların toplanması için elinizde bir yığın hareket tarzı var. Önemli olan yöneticilerin en uygun hareket tarzını seçip onları ortaya koyması. Bir ateş varsa ateşi elle mi almak lazım yoksa maşa ile mi almak lazım? Ama gerekirse elle de alırsın. Önemli olan en uygun olan. TSK olarak en uygun hareket tarzının NAMSA olduğunu düşünüyoruz. Çünkü tecrübeli. TSK gerekirse bunu da yapar. Ama gerek var mı? Evet bütün çareler için uğraştık olmuyor. O zaman TSK onu da yapar. Daha uygun çareler varken, bunlar varken siz onları yapmadan neden o konuya gidiyorsunuz? Mayınlı alanı temizlediğiniz zaman birilerinin buna sertifika vermesi lazım. Biz veremeyiz. Geçerli değil. Ana NAMSA yapıyor.
Elbette zaman süreç kaybedildi. Keşke daha önce çözülse. Ama eğer bir problem varsa en uygun hareket tarzı ile yapılması lazım. Bütün bunları bir tarafa bırakıp bu olayı kullanarak bilmem ne yaparak TSK'nın güvenlik konularına bakış açısını sorgulayama kimsenin hakkı yoktur. TSK'yı güvenlik ile ilgili konularda eleştirmeye kimsenin hakkı ve yetkisi yoktur. Birinci derecede askeri yasak bölge, ikinci derecede askeri yasak bölgesini kaldıracak mısınız? Böyle bir şey olur mu? Bu konuda iletişim konusunda aksaklıklar oldu. Olmamasını temenni ederdik. Önemli olan sorun için birden fazla hareket tarzı varsa en önemli hareket tarzını seçmektir. Ateş varsa elinizde maşa varsa maşa ile alın. Maşa yok bina yanacak o zaman elimizi de sokarız; eliniz yanar o zaman ama olsun."
TERÖR NEREDE İSE ARAYIP BULUP ETKİSİZ HALE GETİRECEĞİZ
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, terörle mücadelede bir fırsat olduğunu, ancak bunun terör örgütü ile görüşülmesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Başbuğ, "Ne yalnız güvenlik alanında alınan tedbirler, ne de yalnız güvenlik dışında alınacak tedbirlerle terörün bitirilemeyeceğini" vurguladı.
Terör nerede ise arayıp bulup etkisiz hale getireceklerini belirten Başbuğ, "Ne kadar sürer bilmem. Ama etkisiz hale getirene kadar. Ben bu alanda mücadelemi sürdürürken, siz de diğer alanlarda tedbirlerinizi alın ve böylece terörle mücadeleyi kısaltalım" dedi.
TERÖRLE MÜCADELEDE BİR FIRSAT VAR
Terörle mücadelede gelinen noktayı özetleyen Başbuğ, artık bölücü terör örgütünün Irak'ın kuzeyinde kendine yer olup olmadığını tartışmaya başladığının altını çizdi.
Başbuğ, "Terör örgütünün elimine edilmesi, parçalanması için bir fırsat var. Bu fırsatı kullanalım. Bunu kimse yanlış anlamasın, bu, devlet terör örgütü ile ilişki kursun demek değil. Terör örgütü ile görüşün deniliyor en büyük hata olur. Devlet hiçbir zaman terör örgütü ile görüşemez. Uzağa gitmeyin yakınıza bakın. Pakistan, sınır bölgesinde Taliban ile temas etti, görüştü, nerdeyse Taliban tarafının bazı isteklerini kabul etti. Bugün ne diyorlar? 'yaptığımız çok büyük hataydı'. Bu fırsat, hiçbir zaman terörle mücadelede zaafiyet göstermek anlamına gelmez. Böyle bir düşüncenin kabul edilmesi mümkün değil" ifadelerini kullandı.
PEŞMERGE'NİN TERÖRLE MÜCADELEYE KATILMASINI BEKLİYORUZ
ABD'nin verdiği desteğin yeterli olmadığını, aynı zamanda terör örgütünün izole edilmesinin de gerektiğini anlatan Başbuğ, PKK ile mücadelenin merkezi Irak hükümetinin işi olduğunu, bunun Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından alınan bir zorunluluk olduğunu beyan etti. Başbuğ, Kuzey Irak yönetimin de bu mücadeleye katılması ile ilgili bir soru üzerine ise "Onların peşmerge güçleri var. Onlardan da böyle bir şey bekliyoruz" diye konuştu.
Başbuğ, başka bir soru üzerine ise, kültürel özgürlüğe bireysel kalması şartı ile 'evet' dediklerini belirterek, ancak bunun ulus devlet ve üniter yapıyı bozmasına asla müsaade etmeyeceklerini dile getirdi. Başbuğ, "Ne ulus devletin çivisini oynatma konusunda, ne de üniter devletin çivisini oynatma konusunda bir şeye izin veremeyiz. Bunun çivisini oynatamazsınız. Bakın Yugoslavya var. Elbette ki kültürel özgürlüklere saygımız var. Ama bunu siyasal alana taşımanın ulus devlete zarar vereceğini düşünüyoruz" şeklinde konuşta.
Devletin kültürel özgürlüklerinin önünü açıp ve bu yükümlülükleri devlet olarak yerine getirmek gibi bir şeyin söz konusu olmadığını aktaran Başbuğ, açılan özel Kürtçe kurslarını örnek gösterdi.
ABD'DEN TAARRUZ HELİKOPTERLERİ İSTENDİ
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, Türkiye'nin şu an acil olmamakla beraber, ABD'den taaruz helikopteleri istediğini belirtti.
Başbuğ, "Ben bu konuda ümidimi yine de muhafaza ediyorum. Bu tarihte size vereceğiz diye bir şey yoktur. Ümidimi muhafaza ediyorum. Önümüzdeki beklenmedik olaylara karşın ısrarla üzerinde duracağız ve takip edeceğiz" dedi.
Başbuğ, Türkiye'nin Washington Büyükelçiliği'ndeki basın toplantısında bir soru üzerine ABD'den alınması planlanan taarruz helikopterleri konusuna açıklık getirdi.
Terörle mücadelede silahlı helikopterlerin çok önemli bir araç olduğunu söyleyen Başbuğ, şunları söyledi: "Şu an için bir sorun yok ancak askeri planlamalar uzun vadeli olmalı, yarını da düşünmeli. Sözleşmeler yapıldı. İtalyan bir firma ile. Ancak bu 2013 yılında söz konusu. Yani 3-4 senelik bir zaman var. Bu süreci daha emniyetli kapatmamız için az sayıda da olsa taarruz helikopterleri temin etme ihtiyacı var. Yeni değil, bir iki yıldır üzerinde duruyoruz. Bu tipin üretimi ABD'de durdu. Sadece Amerikan deniz piyadesinde var. Onların da Irak ve Afganistan'da kullandıklarını biliyoruz. Bizim ihtiyacımız düşük rakamlarda. Biz bu konuda ısrarla ihtiyacımızın karşılanmasının önemli olduğunu muhataplarımıza ilettik"
PAKİSTAN'A ASKER GÖNDERİLMESİ
Başbuğ, Pakistan'a askeri yardım yapılması tartışmalarına ilişkin olarak ise, son zamanlarda bu ülkede güvenlik alanında bazı sorunların yaşandığına dikkat çekti.
Pakistan Silahlı Kuvvetleri'nin ülkedeki sorunları çözecek güçte ve kabiliyette olduğunu kaydeden Başbuğ, "Her ülkenin zor dönemleri olabilir. Ama ben Pakistan Silahlı Kuvvetleri'nin güvenlik sorunun üzerinden geleceğine inanıyorum. Ancak terörle mücadele konusunda eğitim başta olmak üzere bu konuda bizden direkt talepleri olursa, seve seve karşılarız" diye konuştu.
Türkiye ile Pakistan arasındaki ilişkinin "özel" olduğunu kaydeden Başbuğ, "Eğer malzeme gerekiyorsa, ben kendi elimdekini söker veririm" ifadesini kullandı.
SERHABER.COM