2026'den beri24 mesaj
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Araştırma ve Geliştirme Faaliyetleri Araştırması'nın sonuçlarını açıkladı. Anadolu Ajansı'nın aktardığına göre Türkiye'de gayri safi yurt içi AR-GE harcaması 2025'te bir önceki yıla göre 328 milyar 607 milyon lira artarak 980 milyar 428 milyon liraya çıktı. AR-GE harcamasının GSYH içindeki payı 2024'teki yüzde 1,46'dan yüzde 1,5'e yükseldi.
Harcamanın yüzde 65'i şirketler, yüzde 30,3'ü yükseköğretim kurumları, yüzde 4,7'si genel devlet ve kâr amacı olmayan kuruluşlar tarafından yapıldı. Finansman tarafında şirketlerin payı yüzde 52,5, genel devletin payı yüzde 31,1. Tam zaman eş değeri cinsinden 317 bin 982 kişi AR-GE personeli olarak çalıştı; bunların yüzde 34,1'i kadın. Bölgesel olarak harcamanın yüzde 31,8'i İstanbul'da, yüzde 30'u Ankara'da, yüzde 9,5'i Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu ve Yalova'yı kapsayan bölgede yapıldı.
Bu tür verilere bakarken beni düşündüren şey, neyin "AR-GE" sayıldığı. Rakamların büyük kısmı personel harcaması (yüzde 58,8); yani bu bir bakıma insanlara yapılan yatırımın ölçüsü. Peki ya tam tersinden bakarsak: Harcamanın artması, üretilen bilginin ve yeniliğin de aynı oranda arttığını gösterir mi? Patent, ürün ya da yayın gibi çıktılara bakmadan bunu söylemek zor. Bir de yoğunlaşma meselesi var: Harcamanın yüzde 60'tan fazlasının iki şehirde toplanması, başka şehirlerdeki yetenekler için ne anlama geliyor?
Kaynak: Anadolu Ajansı: Türkiye'de geçen yıl 980,4 milyar liralık AR-GE harcaması yapıldı
Sizce AR-GE'nin başarısını ölçmek için harcama tutarı yeterli bir gösterge mi, yoksa başka neye bakmak gerekir? Çalıştığınız ya da okuduğunuz yerde AR-GE faaliyetlerinin etkisini gözlemleyebiliyor musunuz?
Harcamanın yüzde 65'i şirketler, yüzde 30,3'ü yükseköğretim kurumları, yüzde 4,7'si genel devlet ve kâr amacı olmayan kuruluşlar tarafından yapıldı. Finansman tarafında şirketlerin payı yüzde 52,5, genel devletin payı yüzde 31,1. Tam zaman eş değeri cinsinden 317 bin 982 kişi AR-GE personeli olarak çalıştı; bunların yüzde 34,1'i kadın. Bölgesel olarak harcamanın yüzde 31,8'i İstanbul'da, yüzde 30'u Ankara'da, yüzde 9,5'i Kocaeli, Sakarya, Düzce, Bolu ve Yalova'yı kapsayan bölgede yapıldı.
Bu tür verilere bakarken beni düşündüren şey, neyin "AR-GE" sayıldığı. Rakamların büyük kısmı personel harcaması (yüzde 58,8); yani bu bir bakıma insanlara yapılan yatırımın ölçüsü. Peki ya tam tersinden bakarsak: Harcamanın artması, üretilen bilginin ve yeniliğin de aynı oranda arttığını gösterir mi? Patent, ürün ya da yayın gibi çıktılara bakmadan bunu söylemek zor. Bir de yoğunlaşma meselesi var: Harcamanın yüzde 60'tan fazlasının iki şehirde toplanması, başka şehirlerdeki yetenekler için ne anlama geliyor?
Kaynak: Anadolu Ajansı: Türkiye'de geçen yıl 980,4 milyar liralık AR-GE harcaması yapıldı
Sizce AR-GE'nin başarısını ölçmek için harcama tutarı yeterli bir gösterge mi, yoksa başka neye bakmak gerekir? Çalıştığınız ya da okuduğunuz yerde AR-GE faaliyetlerinin etkisini gözlemleyebiliyor musunuz?