İşte Mustafa Mutlu'nun Vatan Gazetesi'ndeki Bugünkü yazısı...
MHP, Anayasa Mahkemesi’nin “türban yasası” yla ilgili ret kararının gerekçesini beğenmeyince AKP’ye bir teklifte bulunmuş:
“Gelin yeni bir anayasa değişikliği yapalım ve Anayasa Mahkemesi’nin yetkilerini daraltalım!”
Başbakan da bu teklifin üzerine balıklama atlamış:
“Hemen çalışmalara başlamaya hazırız!”
***
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, daha bir hafta önce AKP’yi ve Erdoğan’ı “terörün mihmandarı” olarak suçlamadı mı?
Başbakan da bu suçlamalara karşılık olarak, “Ağzı olan konuşuyor, MHP’yi muhatap bile almıyorum” demedi mi, hatta Bahçeli aleyhine 100 bin YTL’lik tazminat davası açmadı mı?
İyi de o zaman bu ani muhabbet de neyin nesi?
Bu kadarla kalsa yine iyi...
Kürt milliyetçiliğiyle oy avcılığı yapan, teröristbaşından “Sayın”, teröristlerden “Kardeşlerimiz” diye söz etmeyi “demokrasi kahramanlığı” sanan DTP de koşar adım katılmış bu “koalisyon”a...
MHP’yle de AKP’yle de taban tabana zıt düşünüyorlarmış birbirlerini hainlikle, kalleşlikle suçluyorlarmış önemli mi?
Onlar da patlatmışlar demeci:
“Anayasa Mahkemesi, Meclis’in yetkilerini gasbediyor. Destek vermeye hazırız!”
Türk siyasetindeki bu inanılmaz U dönüşleri... Bütün dengelerin birkaç günde değişebildiği, siyasetçilerin bir gün düşman-bir gün kanka olabildikleri bu iğrenç yemek, artık midemi bulandırıyor!
***
Ne ilginç bir koalisyon değil mi?
Tek ortak yanları üçünün de din-millet edebiyatı üzerinden siyaset yapıyor olması!
Bu garip koalisyonda buluşmalarının tek nedeni ise üçünün de önümüzdeki yerel seçimlerde “türbanın ucuna sarılarak” oy toplamak istemesi... Hepsi bu!
O zaman vur abalıya:
Kahrolsun Anayasa Mahkemesi...
***
Türk milliyetçisi MHP...
AB’ci (!) AKP...
Kürt milliyetçisi DTP...
Üçünün de ortak düşmanı Anayasa Mahkemesi!
Ne ittifak ama?
Ne koalisyon ama?
Ne ilginç bir dünya ama?
Ne ucuz bir siyaset ama!