İçeriğe geç
ShiftDelete.Net
Haber ara/ SDN'ye SorGiriş
Haber Akışı SDNTV İnceleme Forum Yapay Zeka Akıllı Telefon Elektrikli Otomobil Oyun ShiftDelete.Net Global Teknoloji Haberleri Mobil Otomobil Donanım Savunma Bilim Sosyal Medya İnternet Giyilebilir Teknoloji Rehber Ürünler Son dakika Yazarlar
  1. Ana sayfa
  2. Topluluk
  3. Kültür / Sanat
  4. Şiir, Öykü, Deneme
Şiir, Öykü, Deneme

Vakit Tamam

llavinya24.12.20091 cevap989 görüntüleme
2006'den beri7.781 mesaj
#1
Uzey’in karşısında oturan ninesi hep böyle oturuyordu bir başına. Sağ elinde bastonu; robalı, çiçekli elbisesinin belinde kuşağı; bir de başında bir ucu önden sağ yanağına tutturulmuş beyaz tülbenti…
koltuğun bir ucuna hani hemen kalkacakmış gibi, hani birazdan gitmesi gereken bir randevusu varmış gibi ilişirdi. Biri gelip de kızacak endişesi hep yüzünde. Fazlalıkmış gibi artık hayatta… yapabileceklerinin bitmiş olduğunu düşündüğündendi.
Yaşlanınca insan demek hep boynunu bükerdi. Gitmesi gereken yere istediği vakit gidemediğinden bir suçluluk duygusu üzerinde.

Zamanı tayin eden başkası olmasına rağmen yaşlanınca insan hep suçu kendinde arardı demek. Hayatta kalabilmek için ona ihtiyacı olanlar çekildiğinden beri pencereden seyreder olmuştu hayatı.

Uzey ninesinin elinden tutup okşadı. İncecik ellerindeki yemyeşil damarlar kabarmış, dokunduğunda derisi sağa sola kayıyordu. Sarıldı ninesine. “Neden belin bükülmüş?” diye soruverdi.

Ninesi ona gülümsemeye çalıştı. Uzey’in siyah saçlarını okşadı titreyen elleriyle. “Olgunlaşan her şey eğilir” dedi. “Böyle benim gibi, öne doğru… Sapı artık taşıyamaz başağı. Doldukça eğilir, büyüdükçe tanelerin ağırlığından gökyüzünden toprağa yönelir başak. Böyle benim gibi…”
“Ben de olgunlaşacak mıyım?” diye sordu Uzey.

“Evet, sen de büyüyeceksin. Önce dimdik duracaksın. Güçlü olduğun için bütün zorlar karşında eğilecek. Gücünle bükeceksin onları. Zaman geçtikçe olgunlaşmaya başlayacaksın. Hayat seni dolduracak, besleyecek. Alman gerekenleri alacak, gereksizleri bir kenara atacak yetişkin bir insan olacaksın. İşte o zaman sen eğilmeye başlayacaksın.

Önce farketmeyeceksin bu eğilişi. Zamanla yumuşayacaksın. Sevgiyi kucaklamayı, hürmetle eğilmeyi, secdenin anlamını çözeceksin. Manen eğildiklerin çoğaldıkça madden eğildiklerin azalacak. Zaman geçmeye devam ettikçe bu sefer bedeninde görmeye başlayacaksın eğilmeyi. Tam olgunlaştığında “vakit tamam” diyecekler sana. Gideceksin. Bir geliş bir de gidiş vakti vardır.”

“vakit tamam
saat durdu, kimininki onda
kimininki ikiye yedi kala
öğle yemeği ocakta
başımda ağrı, yorgunluk sırtımda
çiçekleri sulamalı
bu akşam bitirmeli elimdeki kitabı
ve uyumalı
sabaha erken başlamalı dolanmaya
vakit tamam
borcum vardı s’ye
bir kelam gödermeliydim d’ye
vakit tamam
“ne olur” desem
görmedim daha Atlas Okyanusu’nu
çıkmadım hiç safariye
şöyle doya doya kumsalda bir o yana bir bu yana
soğuk topraklardan sıcağa akmadım daha
yapacak görecek bulacak öğrenecek…
çok eksiğim var
vakit tamam”

“Gelen gider, her gelen birgün mutlak gider Uzey” dedi çizici. “Saati herkesin başkadır, kimsenin saati kimseninkine uymaz.” Anladı Uzey. Bu hayatta hüzündü hep başı çeken. Sıranın geleceğini bile bile yürüyebilmek için hazırlanmak gerekti vakit tamam olmadan.

Naz FERNİBA
Cevaplar
2007'den beri64 bin mesaj
#2
Vakit tamam seni terk ediyorum
Ne kadar çok sevsem de
Ölümüne istesem de
Bağrıma taş basıyorum
Seni terk ediyorum

Yokluğunda varlığını
Özlemem gerekirken
Varlığında yokluğuna
Hasret bıraktın

Bu nasıl paylaşmak bu nasıl hayat
Kahrını çilesini ben çekiyorum
Senin insafsızlığına bu bir feryat
Hislerim omuzum da ben gidiyorum
Dönemem dönemem sana gücüm yok
bir sevda uğruna çok çektim çok
seni affetmiyorum

Aldın alacaklarını
Taptın yapacaklarını
Süpürdüm artıklarını
Seni affetmiyorum

Cevabını yaz

Cevap yazmak için giriş yap ya da üye ol. Eski forum kullanıcı adın ve parolanla girebilirsin.