Asus’un Akıllı Saati Geliyor!

Asus‘un bir süredir beklenen akıllı saati ortaya çıkıyor. Şirketin resmi Twitter hesabından yapılan açıklamada, yeni cihazın 3 Eylül tarihinde tanıtılacağı ve Almanya‘nın başkenti Berlin‘de gerçekleşecek IFA 2014 organizasyonunda görücüye çıkacağı belirtildi.

Meraklandırıcı görsel

İnanılmaz bir şey IFA 2014’te olacak, orada görüşürüz” mesajıyla paylaşılan görselde Halil Cibran‘ın “Zaman dönüştürüldü ve biz değiştik” şeklinde çevrilebilecek sözüne yer verildi. Asus logosu ve tarih dışında bir detayın bulunmadığı çalışmada, akıllı saatin hatlarını yanısıtan bir görsele yer verilerek merak uyandırılıyor.

14-08/20/asus.jpg

Android tabanlı en ucuz giyilebilir ürün

Resmi olarak 5 Eylül tarihinde başlayacak IFA 2014‘ten iki gün önce tanıtılacak ürün fuarda teknoloji meraklılarının karşısına çıkacak. 99 dolar fiyat etiketiyle satışa sunulabileceği söylenen akıllı saatin, Android tabanlı en ucuz giyilebilir ürün olabileceği tahmin ediliyor.

:: Akıllı saat ve benzeri giyilebilir ürünler ilginizi çekiyor mu? Bu tür ürünler için en fazla ne kadar bütçe ayırırsınız?

Telefonunu Sevmeyen Okur Burada!

Geçtiğimiz günlerde okurlarımızdan telefonlarını neden sevmediklerini bizlere birer video çekerek anlatmalarını ve bu videoları Twitter üzerinden #TelefonumuSevmiyorum etiketiyle paylaşmalarını istemiştik. Bİze ulaşan videolardan bir kısmını seçtik ve elemelere başladık. Tüm videoları sizlere bir playlist olarak sunduk:

[youtube https://www.youtube.com/watch?v=videoseries?list=PLfyPuRCazQPJrmjmfidaG0cbh5ErbdiZN]

İlk elemeden sonra geriye kalan bu videolar arasında bir tanesi dikkatimizi çekti. Samet Yüksel gizemli kişiliği ve heyecanlı tavırlarıyla beğenimizi kazanmıştı. Şimdi Samet’in o videosunu izleyelim:

#video_4333#

Şimdi ne olacak?

Samet Yüksel’i ofisimize davet ettik ve ona bir hafta boyunca kullanarak deneyimlerini bize aktarması için bir HTC One M8 verdik. Acaba okurumuz One M8’le diğer telefonunda rahatsız olduğu şeylerden kurtulacak mı?

#video_7428#

:: HTC One M8 kullanmak sizin telefonunuzu sevmenizi sağlar mı?

Galaxy Note 4 Test Edildi!

Almanya’nın başkenti Berlin’de düzenlenecek olan ve ShiftDelete.Net ekibinin de katılacağı IFA 2014 etkinliğinde görücüye çıkacak olan Samsung Galaxy Note 4 ile ilgili haberler gelmeye devam ediyor.

Galaxy S5 ile 2014 yılında biraz düşüş yaşayan ve satışlarda beklediğini karşılayamayan Samsung, Galaxy Note 4 ile durumu telafi etmek istiyor ve ona göre pek çok yenilikle kullanıcıların karşısına çıkmaya hazırlanıyor. 

64 bit Samsung işlemciyle tanışın!

ARM Cortex A57 ve Cortex A53 çekirdeklerinden oluşacak 64 bit Samsung Exynos 5433, yine 4+4 çekirdek mantığına sahip olacak.  

Gelen bilgilere göre grafik işlemci olarak ARM’ın yeni tasarımı Mali-T760 gibi oldukça güçlü bir çözümü kullanan Samsung, performans testlerinde Snapdragon 805′i epey geride bırakıyor.

Diğer bir Galaxy Note 4 sürümü olacak olan Snapdragon 805‘li Galaxy Note 4 N910S, Exynos 5433′lü sürüme göre daha düşük bir performansa sahip olacak ve 64 bit desteğinden yoksun olacak. Bilgilere göre iki modelde de 3 GB RAM bulunacak.

Henüz saat frekansının ne kadar olduğu açıklanmayan testlerde, bu işlemcinin rakibi olarak olsa olsa Snapdragon 810 olacak gibi gözüküyor. Snapdragon 810′un da çıkmasına daha var.

Snapdragon 810 ve 805 ile ilgili detaylara buradaki makalemizden ulaşabilirsiniz.

64 bit Samsung işlemcisi Exynos 5433‘ü Galaxy Note 4‘te kullanacak. Bu işlemciyi Samsung Galaxy Alpha’daki Exynos 5430 ile de karıştırmamak gerekiyor.

Daha önceki işlemcilerine LTE modem entegre edemeyen SamsungLTE pazarlarında Snapdragon çözümleri sunarak çözüm üretmişti. Şimdi Exynos 5433‘te LTE çözümü de sunulacak. Böylece2014 sonlarına kadar yani Snapdragon 810 çıkana kadar diğer firmaların performans olarak ilerisine geçebilir. Lafı çok uzatmadan performans testlerine geçelim.

 14-08/20/samsung-exynos-5433.jpg

İlk teste baktğımızda 64 bit Samsung Exynos 5433‘ün AnTuTu’da 40000 barajını geçtiğini görüyoruz. 2K çözünürlüğündeki bir ekrana sahip cihazla testlerin alındığını da ekleyelim.

Tıpkı Snapdragon 805′teki gibi. Snapdragon 801 ve Nvidia Tegra K1‘in test edildiği cihazlar ise Full HD çözünürlüğünde. Yani çözünürlük avantajları var. Kısaca Tegra K1 ile Exynos 5433′ün performansları benzer denilebilir.

 14-08/20/samsung-exynos-5433-2.jpg

Sadece Snapdragon 805 ile karşılaştırıldığında aradaki performans farkını daha net anlayabiliyoruz. Bir de Exynos 5433’te kullanılan Mali-T760 ile Adreno 420’nin karşılaştırmalı testi yapılmış.  3D performansında Mali-T760’ın yüzde 15 – 20 arasında bir performans farkı bulunduğunu görüyoruz.

14-08/20/samsung-exynos-5433-3.jpg

Snapdragon 805′li sürümü global olarak tanıtmayabileceği konuşulan Samsung, Exynos 5433 ile beraber kışa kadar performans liderliğini elinde tutabilir.

Çıkmasına çok bir zamanın kalmadığı Galaxy Note 4 ile ilgili tüm haberleri, ShiftDelete.Net‘te bulabilirsiniz. Bizi takip etmeye devam edin.

:: Exynos 5433 işlemcisini nasıl buldunuz?

iPhone 6’dan İki Yeni Görsel

iPhone modellerinin lansmanına sayılı günler kala dünyanın farklı bölgelerinden daha cihaz tanıtılmadan görüntüleri gelmeye devam ediyor. Bunlardan biri de İngiltere’de ortaya çıktı. Üstelik oldukça prestij sahibi bir şirketin web sitesi üzerinden…

iPhone ürünlerinin altın, ahşap kaplama, vb şekillerde modifikasyonunu 8000-9000 dolar gibi fiyat etiketleri ile birlikte gerçekleştiren Feld & Volk adlı İngiliz şirketin web sitesinde, iPhone 6’ya ait olduğu iddia edilen iki yeni görüntü yayınlandı.

Yuvarlatılmış hatlar

4.7 inçlik iPhone 6’ya ait olduğu tahmin edilen iki fotoğrafın ilkinde akıllı telefonun ön yüzü açık bir şekilde görülüyor. Bu görselde iPhone 6’nın metalik ve biraz retro bir havaya sahip olduğu dikkatlerden kaçmıyor. Neredeyse daha şık bir iPhone 3GS!

14-08/20/gsmarena_002.jpg

iPhone 6’nın görünümündeki diğer unsurlara odaklanıldığında ise dikkat çeken öğeler kenarların yuvarlatılmış olduğu, yanlardaki butonlar da dahil olmak üzere modelin yuvarlak hatlarla geldiği yönünde. iPhone 6’nın ekranın 4.7 inç olacağı yönündeki kuvvetli emarelerden biri de yine bu görseller ile bir nebze daha güçleniyor.

4.7 ve 5.5 inçlik iki versiyon

iPhone 6’nın 4.7 inçlik modelinin yanı sıra 5.5 inçlik ikinci bir versiyonu daha tanıtması bekleniyor. Beklentilere göre 5.5 inçlik model, 4.7 inçlik modelle tamamen aynı tasarımla gelecek, yalnızca ekranı daha büyük olacak. 

:: iPhone 6 satın almayı düşünüyor musunuz?

iPhone 6 ile Galaxy Alpha Yan Yana

Samsung‘un daha çıkmamış olan iPhone 6‘ya cevabı olan 4.7 inçlik Galaxy Alpha, üst seviye malzeme kalitesi ve inceliğiyle dikkat çekiyor.

Uzun zamandır sızdırılan bilgilere göre iPhone 6‘nın 4.7 inçlik sürümünün pek çok farklı görseli hazırlanabilir durumda.

Henüz kesinleşmese de çıkması beklenen ürün bu karşımızdaki görsellerdeki gibi olacak.

Dikkat çeken bir detay ise Samsung Galaxy Alpha’nın olası iPhone 6 maketine ciddi anlamdaki benzerliği. Belki iki firma arasında yine dava süreci yaşanabilir. Ayrıca iPhone 6‘ya Alpha’nın benzemesi, iPhone 6 çiziminin gerçekçiliğini daha da artırıyor. Çünkü firmalar arası bilgi sızdırma ve ona göre model hazırlama oldukça yaygın bir durum.

Apple iPhone 6 4.7 inç ve Samsung Galaxy Alpha yanyana, dijital ortamda geldiler. iPhone 6 onaylanmasa da bakalım sizin gözünüze hangi cihaz daha hoş geliyor? Görsellere aşağıdaki galerimizden ulaşabilirsiniz. Evet şimdi söz sizde!

14-08/20/iphone-6-galeri.jpg

 

:: iPhone 6’nın render görüntüsüyle Galaxy Alpha’nın benzerliği hakkındaki düşünceleriniz neler?

Assassin’s Creed Taş Devrinde

Cem Yılmaz’ın Taş Devri temalı komedi filmi A.R.O.G.‘u izleyenler, “keşke 500 bine tamam deseydim, 1 milyon yıl çok oldu!” sözünü hatırlar. Aynı şey Ubisoft’un gizliliğe dayalı tarihi aksiyon oyunu Assassin’s Creed için de geçerli mi?

Beat Down Boogie tarafından hazırlanan bu videoda, Taş Devri’nde suikastçı olmanın zorlukları ve getirdiği yeni heyecanlar bir arada işleniyor. Mizah dozu hayli yüksek olan videoda “ucu sivri çubuk” gibi yeni silahlar icat eden silah ustası Unga gibi karakterler güldürürken düşündürüyor.

Huzurlarınızda Assassin’s Creed: AC / BC

#video_7426#

:: Böyle bir oyun çıksın ister miydiniz?

Kingston DataTraveler microDuo 3.0 İnceleme

RAM ve taşınabilir bellek dediğimizde akıllara gelen ilk firmalardan biri de Kingston. Özellikle son yıllarda taşınabilir bellek ürünlerinde ciddi bir atılım gerçekleştiren firma, her türlü farklı kullanıcıya, farklı taşınabilir depolama çözümleri sunuyor.

İncelediğimiz Kingston DataTraveler microDuo 3.0 modeli, daha önce burada incelemiş olduğumuz önceki microDuo ailesine göre USB 3.0 arabirim avantajıyla geliyor.

16, 32 ve 64 GB’lık depolama seçeneklerine sahip olan ürünün, 64 GB‘lık versiyonunu test ettik. 105 TL fiyat etiketiyle dikkat çeken 64 GB‘lık microDuo 3.0, 5 yıl garanti sunuyor. 

USB 3.0 ve microUSB 2.0 bağlantılarına sahip olan ürün, akıllı telefon ve tabletlere yine USB 2.0 hızında veri aktarımı gerçekleştiriyor. Bilgisayara USB 3.0 portu üzerinden bağladığınızda ise hız biraz daha artıyor. Fakat hızın microSD kartların performansını pek geçemiyor. Ufak bir bellek çözümü olduğu için, hız seviyesi de o kadar iddalı değil.

Anahtarlığa takılabilen ürün, şık yapısı ve ufak boyutlarıyla dikkat çekiyor. USB OTG desteğine sahip akıllı telefon ve tabletlerde çalışabilen ürün ile ilgili diğer detayları videomuzda bulabilirsiniz. İyi seyirler.

#video_7427#

Teknik Özellikler

Kapasite: 64 GB

Arabirim: USB 3.0 – microUSB 2.0

Okuma Hızı (USB 3.0): 90 MB/sn

Yazma Hızı (USB 3.0): 30 MB/sn

Okuma Hızı (microUSB 2.0): 27.81 MB/sn

Yazma Hızı (microUSB 2.0): 11.89 MB/sn

Garanti Süresi: 5 yıl

Fiyatı: 105 TL

:: USB OTG desteğini aktif olarak kullanıyor musunuz?

10 Soruda WiFi: 802.11ac

Hayatımıza giren her yeni teknolojiyle birlikte, bir öğrenme sürecinden geçiyoruz. Kablosuz ağlara yeni bir boyut getiren WiFi standardı 802.11ac çıktığından beri modem almadıysanız, yeni bir sisteme geçmeden önce aşağıdaki sorulara ve yanıtlara göz atmanızda fayda var:

802.11ac ne kadar hızlı?

Teorik olarak 80211ac teknolojisi gigabit/saniye seviyesinde hızlar vaat ediyor. Elbette kullanılan teknoloji ve ekipman ile bulunduğunuz alandaki mimari bu performansı çok etkiliyor.

Bu teknoloji hangi frekansta çalışıyor?

Bugüne kadarki birçok iletişim sistemi uluslararası olarak lisanssız kullanılan 2,4 GHz frekansında çalışıyordu. Standart olmayan ekipmanlara örnek verirsek kablosuz klavye ve fareleriniz ve benzer dijital veri iletimi için kullanılan sistemler hep 2,4 GHz frekansı civarında, farklı bantlardadır. 802.11ac ise 5 GHz’de çalışmaktadır.

5 GHz’de çalışmasının avantajı var mı?

Olmaz mı! En büyük avantajı elbette yeni teknolojinin sağladığı nimetlerden (değişen modülasyon, daha geniş bantlar) ancak yüksek frekansta faydalanılabilecek olması. Bunun yanında çevremizdeki 2,4 GHz kirliliği biz çok fark etmesek de kablosuz ağ performanslarımızı oldukça azaltıyor, özellikle de oyuncuları çileden çıkartacak kadar gecikmelere sebep olabiliyor.

Peki ya kötü yanları?

5 GHz daha yüksek iletim hızları sağlasa da 2,4 GHz’e göre katı cisimlerin arasından geçebilmek konusunda daha başarısız. Dolayısıyla birkaç tane duvar geçecekseniz 802.11ac iletişiminiz 802.11n’e göre daha fazla kayba uğrayacak; fakat sağladığı ileri seviyedeki bant genişliği nedeniyle veri aktarım hızlarınız sürekli olarak daha yüksek kalabilir.

Ne zamandır var?

Son bir senedir üretilen ve Intel’in Haswell çekirdekleriyle birlikte sunulan birçok dizüstü bilgisayarda 802.11ac desteği bulunuyor. Geçtiğimiz sene kasım ayından bu yana bu bilgisayarları yer yer bulmak mümkün. Daha eski bilgisayarlarda ise 802.11n desteği mevcut.

Kablosuz erişim noktaları sadece 5 GHz mi çalışacak?

Genellikle hayır. Kablosuz erişim noktalarında 5 GHz ve 2,4 GHz için farklı kablosuz ağ yapıları bulunduğu ve bulunacağı için 802.11b/g/n desteği de sunacaklar ve sunuyorlar. Tabii ki bazı firmalar isterlerse sadece 5 GHz’de çalışacak cihazlar da üretebilir. Bu da sınırlı sayıda cihazın erişebilmesi anlamına gelecektir.

Cihazım eski ama nasıl 5 GHz ağı görüyor?

802.11n stndardında genel olarak kullanılan bir teknoloji var; bu da dual-band dediğimiz çift bant teknolojisi. Birçok 802.11n destekli cihazda bugün çift bant teknolojisini bulmak mümkün. Bu cihazlar hem 2,4 hem de 5 GHz frekansında ağları görebiliyorlar.

Yeni bir kablosuz erişim noktası alırsam tüm cihazların çalışır mı?

Evet. Pratik olarak bütün 802.11ac erişim noktaları aynı zamanda 802.11b/g/n desteklediği için bütün cihazlarınız yeni alacağınız 802.11ac destekli, 2,4 ve 5 GHz frekanslarında çalışan erişim noktanızla sorunsuz şekilde çalışacaktır.

İki frekans birbirini etkiler mi?

Hem 2,4 Ghz hem de 5 GHz’de çalışan kablosuz ağ sistemleri birbirileriyle girişime sebep olmayacaktır; dolayısıyla kablosuz ağ erişimi nedeniyle birbirlerinin önünü kesmeyeceklerdir.

Tüm cihazlar birbiriyle uyumlu mu?

Bir 802.11ac erişim noktası aldığınızda diğer tüm 802.11ac cihazlarınız bu erişim noktasıyla sorunsuz çalışacaktır ve size yüksek erişim hızları sağlayacaktır. Eğer ağınızdaki cihazların hepsi 802.11ac veya Dual Band 802.11n desteğine sahipse 2,4 GHz frekansından yayın yapma özelliğini de kapatabilirsiniz.

:: Siz hangi modemi kullanıyorsunuz?

Türk Telekom Arena Wi-Fi ile Donatılacak

8

Türk Telekom Arena, binlerce kişinin aynı anda internete bağlandığı en büyük TTNET WiFi noktası olurken, taraftarların maç izlerken en büyük sorunlarından olan maçın özel anlarını sevdikleri ile paylaşma sıkıntısı sona eriyor. 5. nesil WiFi teknolojisi sayesinde Türk Telekom Arena’da, aynı anda binlerce taraftar, birçok farklı cihaz ile 400 Mbps’ye kadar varan hızlarda internete bağlanacak. 

Taraftarlar,  TTNET kablosuz internet altyapısı üzerinden Türk Telekom Arena için özel olarak geliştirilecek uygulamalarla, Galatasaray’dan güncel haberleri anında alabilecek, takımlarının son dakika videolarını izleme şansına sahip olacak, sunulacak özel fayda ve fırsatlardan faydalanarak akıllı stat deneyimini yaşayacak.

:: Türk Telekom Arena’dan Türkiye’nin ilk akıllı  stadı olarak beklentileriniz nelerdir?

İstenmeyen E-Postaları Engelleyin

Birçok kullanıcının korkulu rüyası olan, istenmeyen e-posta ve spam postalardan kurtulmak, aslında çok zor değil. İstenmeyen e-posta alan bu kullanıcılardan Gmail, Outlook ve Yandex Mail kullananlar için görmek istemedikleri e-postaları nasıl engelleyeceklerini adım adım anlatıyoruz:

Gmail’de İstenmeyen E-Postaları Engelleme

Gmail, uzun zamandır hizmet vermesine karşın yakın zamana kadar istenmeyen e-postaları engelleme özelliği sunmuyordu. Gmail’e geçtiğimiz haftalarda gelen yeni bir güncelleme ile birlikte istenmeyen e-postaları engellemek çok daha kolay bir hale geldi.

Gmail’de istenmeyen e-postaları engellemek için, ilk olarak gelen kutusundan istemediğimiz e-postayı açıyoruz. Açtığımız e-postanın üzerinde, gönderenin adının ve e-posta adresinin yazdığı yerin hemen yanında Unsubscribe adlı bir tuş bulunuyor olacak. Bu butona tıkladığımızda, Gmail otomatik olarak engellediğimiz adresten gelecek e-postaların bizlere ulaşmasına izin vermeyecek.

 14-08/20/gmail-istenmeyen-e-posta-engelleme.png

Outlook’ta İstenmeyen E-Postaları Engelleme

Gmail’in aksine Outlook’ta istenmeyen e-postaları engellemek çok daha kolay. Outlook’ta istemediğimiz e-postaları engellemek için ilk olarak gelen kutusunda, istemediğimiz kaynaktan gelen bir e-postayı açıyoruz.

E-postanın en altına indiğimizde “Çok fazla mı bülten alıyorsunuz? Aboneliği kaldır işlemini yapabilirsiniz.” yazan bir bölüm göreceksiniz. Orada yazan Aboneliği Kaldır yazısına tıkladığınızda Outlook istemediğiniz yerlerden gelen e-postaların sizlere ulaşmasını engelleyecek.

 14-08/20/outlook-istenmeyen-e-posta-engelleme.png

Yandex Mail’de İstenmeyen E-Postaları Engelleme

Yandex Mail, kurulduğu zamandan bugüne kadar, istenmeyen e-posta engelleme özelliğini kullanıyor ve neredeyse tüm kaynaklardan gelen mesajları engelleyebiliyor. Yandex Mail’de istenmeyen e-postaları engellemek için ilk olarak gelen kutusunda istemediğimiz kaynaktan gelen bir e-postayı açıyoruz.

Daha sonra gelen kutusunun üst bölümünde posta sekmesinin altında yer alan “E-posta yaz”, “Yenile” gibi tuşların bulunduğu sırada yer alan Abonelikten Ayrıl seçeneğine tıklayarak istemediğimiz e-postaları engelleyebiliyoruz.

Gördüğünüz gibi istenmeyen e-postaları engellemek, oldukça kolay bir işlem. Ancak yine de istemediğimiz kaynakların bizlere e-posta göndermemesi için e-posta adresimizi dikkatli kullanmamız ve her yerde paylaşmamamız gerekiyor. Eğer e-posta adresinizi biraz daha dikkatli kullanırsanız, engelleme gibi özelliklere ihtiyaç duymadığınızı görmüş olacaksınız.

14-08/20/yandex-mail-istenmeyen-e-posta-engelleme.png

:: Siz hangi e-posta servisini kullanıyorsunuz?

Yazar – Caner Sönmez
SDN – ShiftDelete.Net

Microsoft Eski CEO’suyla Yolları Ayırdı

Şirketin kurucusu Bill Gates’in ardından CEO’luk görevini üstlenen Steve Ballmer uzun yıllar Microsoft’a coşkuyla hizmet vermişti. Onun bu görevden ayrılmasıyla birlikte yakın zamanda koltuğu dolduran Satya Nadella‘dan da beklentiler aynı oranda yüksekti. Neyse ki yeni Microsoft CEO’su mobil ve bulut odaklı vizyonuyla şirkete taze bir enerji getirmeyi başardı.

Öte yandan Ballmer ise CEO koltuğundan ayrılınca, yönetim kurulunda boş gördüğü bir sandalyeye ilişmeyi seçmişti. Bir yandan kişisel girişimlerine devam eden Ballmer, Los Angeles Clippers basketbol takımını satın almak gibi her insanın emekliliğinde yapması gereken aktivitelere girişmişti. Anlaşılan bu yük Ballmer’a fazla gelmiş olacak ki, eski Microsoft CEO’su şimdi yönetim kurulundaki görevinden de ayrıldığını açıkladı.

Basketbola devam

Satya Nadella’ya yazdığı mektupta, yeni basketbol takımı ve eğitim fırsatları gibi diğer sorumluluklarıyla daha fazla ilgilenebilmek amacıyla Microsoft’ta kurul üyeliğinden istifa etme kararı aldığını belirten Ballmer, Nadella’nın “önce mobil, önce bulut” stratejisine de güveninin tam olduğunu ifade etti.

“Kanım 34 yıl boyunca Microsoft diye aktı, hep de öyle akacak” diyen Çarşı grubu üyesi Ballmer, şirketin bugünü ve geleceği hakkında her zaman konuşmaya ve yorumda bulunmaya hazır olduğunun da altını çizdi. Ballmer ayrıca Microsoft’un yükselişiyle birlikte sahip olduğu hisselerden elde edeceği kârı da hatırlatmadan edemedi.

:: Sizce dünden bugüne en iyi Microsoft CEO’su hangisiydi?