Twitter’a Erişim Engellendi!

Dünyanın en önemli sosyal paylaşım platformlarından olan mikroblog sitesi Twitter‘a erişim bu akşam saatlerinde engellendi. Sayfaya Türkiye’deki internet servis sağlayıcılardan girmeye çalışan kullanıcılar birkaç farklı mahkemeden alıdırılmış erişim engelleme kararlarını okumakla yetindiler.

Erişim engellemede dikkat çeken şey dört farklı mahkemeden tedbir kararı çıkmış olması ve bunların uygulamaya konulması. Kararlar 3 Şubat, 4 Mart, 18 Mart ve 20 Mart tarihlerine ait görünüyor.

Nasıl girilir?

Twitter’a erişim şu an birçok servis sağlayıcıda engellenmiş, diğerlerinde de 24 saat içinde engellemelere başlanmış olması bekleniyor. Bu engeli aşmanın yolu ise çok basit: DNS değiştirmek. Bunun yanında VPN hizmeti kullananlar da bu erişim engellemeden etkilenmeden Twitter’a erişebiliyor.

:: Tıklayın, Twitter’a nasıl gireceğinizi öğrenin!

:: Sırada Facebook mu var?

Fitbit’te Sıkıntı Var!

Giyilebilir teknolojiler hızla yaygınlaşırken, bu trendin bir parçası olan fitness bilekliklerinde de yeni ürünler piyasayı yoklamaya devam ediyor. Fitbit Force da saat özelliği taşıyan bir fitness bandı olarak öne çıkan ürünlerden biri. Ne var ki geçtiğimiz yılın sonlarında piyasaya sürülen Fitbit Force yakın zamanda toplu bir değişime gitmek zorunda kalabilir.

Slashgear haberine göre ABD’de satılan Fitbit Force için bugüne kadar 10 binin üzerinde şikayet oluşturulmuş durumda. Şikayetlerin büyük çoğunluğu da kullanıldığı bölgede (bilek) oluşan tahriş ile ilgili. Yaklaşık 250 kadar Fitbit kullanıcısı ise bileklerinde oluşan kabarmalardan şikayetçi.

ABD’de satılan Fitbit Force sayısının 1 milyonu aştığı düşünülünce 10 bin cihaz küçük bir oran gibi görünebilir. Ancak sosyal medyanın tüketicinin sesi olduğu günümüzde böylesi bir üretim sorunu firmaya büyük prestij kaybı yaşatacaktır. Bunu bilen Fitbit hızlı bir karar alarak saatlerinde sorun yaşayanlara bedelsiz iade olanağı sunuyor. Fitbit Force bileklikleri Türkiye’de henüz satılmıyor.

:: Fitness bileklikleri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Intel’den 8 Çekirdekli Yeni Bir İşlemci

Bugünlerde yeni bir bilgisayar topluyorsanız ve en iyi işlemciyi arıyorsanız Intel Core i7 4770’i gözden geçireceksinizdir. Ancak bu yıl ortasında işler değişecek. Intel’in yeni işlemcileri, özellikleriyle göz kamaştırıyor.

Intel’in Devil Canyon olarak adlandırdığı bu yeni işlemci, özel ve kilitsiz bir Haswell Core i7. Kilitsiz olması, işlemcinin daha yüksek frekansta çalışabileceği anlamına geliyor. Ayrıca hız aşırtma ile frenkansı daha da yükseltmek mümkün.

#video_4007#

Artık çok ısınan işlemci devri de bitti, Intel Devil Canyon bu yüksek performansı sunarken özel gelişmiş termal yüzeyi ve CPU kaplaması ile mevcut Core işlemcilerden daha düşük sıcaklıkta çalışacak.

Güzel haberler bununla da sınırlı değil. Intel, Extreme Edition Core adlı yeni işlemcisi ile 8 çekirdeği (16 parçacık) tek bir işlemcide toplamakla kalmıyor, aynı zamanda DDR4 bellek desteği de sunuyor. 3B içerik ve video düzenleme gibi işlerle uğraşanlar için böyle bir işlemci, biçilmiş kaftan olacaktır.

Intel, orta halli hız aşırtmacıların hayalindeki işlemcinin ne olduğunu da anlamış. Şirket 20. kuruluş yıl dönümünü kutlamak adına çarpan kilitsiz bir Pentium işlemci duyurdu. Gerekli soğutmayı sağlayabildiğiniz sürece işlemcinin hem çekirdek hem de bellek frekanslarını dilediğiniz gibi düzenleyebiliyorsunuz.

Intel bu işlemciler hakkında ayrıntılı bilgi vermese de 2014 yılının ikinci yarısının bilgisayar toplama meraklıları için oldukça heyecanlı geçeceği düşünülüyor.

:: Tabletler masaüstü bilgisayarlardan fazla kullanılma oranına sahipken Intel boşa mı kürek çekiyor?

WeChat Mac’e Geldi

Günümüzde anlık mesajlaşma uygulamalarının popüler olması ve bu uygulamaların geliştiriciye iyi paralar kazandırması, bir anda onlarca mesaj uygulamasının App Store ve Google Play Store’da yer almasını sağlamıştı. Dünya çapında en çok popüler olan WhatsApp‘in başlattığı bu furyaya, WeChat, TicToc, Line, KakaoTalk ve Telegram Messenger gibi uygulamalar katılmıştı.

WeChat Mac’e de geldi

Mesajlaşma uygulamalarının Android ve iOS sürümleri ile yetinmeyen firmalar, uygulamalarının PC ve Mac sürümlerini de yayınlayarak rakiplerinin bir adım önüne geçmeye çalışıyordu. Geçtiğimiz gün WeChat firması da PC sürümü bulunan uygulamasının Mac sürümünü de yayınlayarak toplamda 7 platformda boy göstermeye başladı.

WeChat tüm platformlarda var

Ücretsiz olarak sunulan WeChat uygulamasında bazı özel ifadeleri indirmek için bir ücret ödemeniz gerekiyor. Bunun haricinde uygulamayı iOS, Android, Windows Phone 8, Nokia S40, BlackBerry, PC ve Mac platformlarında ücretsiz olarak kullanabilirsiniz.

WeChat‘in sürümlerini buradan indirebilirsiniz.

:: WeChat kullanıyor musunuz?

Dinlemeler İçin Operatörler Ne Diyor?

Son dönemde basın yayın organlarında yer alan GSM operatörlerinden bir kısım iletişim trafik kayıtlarının silinmesinin talep edildiği yönündeki iddialara Türkiye‘nin önde gelen iki operatöründen basın açıklaması geldi. İşte Avea ve Turkcell‘den gelen o basın açıklamaları:

Avea

“Son dönemde basın yayın organlarında yer alan, GSM operatörlerinden bir kısım iletişim trafik kayıtlarının silinmesinin talep edildiği yönündeki iddialara istinaden kamuoyunu bilgilendirmek isteriz.

Şirketimize bu kapsamda herhangi bir talep ulaşmamış olup bu yönde bir işlem de gerçekleştirilmemiştir. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) da, böyle bir talebin olmadığı yönünde, dün bir duyuru yaparak konuya açıklık getirmiştir.

İletişim trafik kayıtlarının yasayla belirlenen çerçeve içerisinde tutulması ve saklanması yükümlülüğü, şirketimizce her zaman olduğu gibi hassasiyetle yerine getirilmektedir.

Konuyu bilgilerinize sunar, ilgi ve hassasiyetiniz için teşekkür ederiz.”

Turkcell

“Basının ve Kamuoyunun Dikkatine;

Son dönemde bazı basın organlarında iletişim trafik bilgilerinin kayıtlarının silindiğine yönelik iddialar gündeme gelmiştir.

Türkiye’de haberleşmenin ve kişisel bilgilerin güvenliği ve gizliliği, Anayasamız, ilgili mevzuat ve BTK düzenlemeleri ile korunmaktadır. Şirketimiz de bu yasal düzenlemelere uygun olarak hareket etmektedir.

Bu kapsamda, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) dün yaptığı açıklamada da belirttiği üzere, tarafımıza ilgili otoritelerden trafik bilgilerinin silinmesi yönünde bir talimat gelmediğini kamuoyuna saygıyla duyururuz.”

:: GSM operatörlerinden gelen açıklamalar hakkında ne düşünüyorsunuz?

Infamous: Second Son ile İlk 2 Saat

Infamous: Second Son‘ı PS4‘te oynamaya başladık. İlk iki saatin ardından ilk izlenimlerimizi vakit kaybetmeden paylaşmak istedik. 2014’e damgasını vurmasını beklediğimiz oyuna dair ilk intiba ve merak edilen sorulara yanıtlar bu incelemede dizisinde sizlerle… İlk olarak ‘ilk 2 saat’i ele alıyoruz.

Sucker Punch Productions imzalı Infamous: Second Son, Infamous 2’den yedi yıl sonra yaşananları konu alıyor ve bunu yaparken oyunun iyi sonundan devam ediyor.  Hatırlayacağınız üzere ikinci oyunun sonunda Cole McGrath, The Beast’i durdurmak için kendini ve birçok Conduit’i feda etmişti. Görünen o ki Conduit’lerden bazıları hayatta kalmış ve hükümet tarafından Bio Terörist olarak sınıflandırılmışlar. New Marias insanları Cole’un yaptığı fedakarlığı hatırlasa da Infamous: Second Son’daki hükümet onları kontrol altına almak için bir birim kurmuş ki oyunda bu olayın hemen ardından başlıyor.

Conduit’ların nakil işlemi sırasında bir kaza yaşanması ve bazı tutsakların kaçması ile karantinaya alınan Seattle’da geçen Infamous: Second Son’un ana karakterine gelecek olursak kendisi 24 yaşında bir Amerikan Yerlisi olan Deslin Rowe. Oyunun başında Conduit’lardan biri ile temasa geçen Rowe böylece bir takım elementleri kontrol etme gücüne sahip oluyor. Oyundaki ana düşmanımız yukarıda bahsettiğimiz yeni hükmet birimi The Department of Unified Protection (DUP).

Infamous: Second Son’da yeni neslin tüm niteliklerini gözler önüne seren muhteşeme yakın grafikler ve ilginç bir oyun tasarımına tanıklık ediyorsunuz. Yağmur damlalarından, ses efektlerine kadar her şey ayrıntılı olarak biçimlendirilmiş. Karakterimiz genç, kuvvetli ama serseri bir görünüme sahip; dövmeli, rock müzik dinlemekten hoşlanıyor(oyun oynamadığınız anlarda can sıkıntısından kendi kendine ritim tutup vakit geçiriyor…)ve aralıksız şekilde bereli.

İlk olarak oyuna bir reklam panosunu elinizdeki spreyle boyayarak başlıyorsunuz. Kontrol sizde; ilginç bir deneyim… Ama inanın bu size ısındırmaktan ziyade gözünüzü korkutmak için tasarlanmış bir sahne. Oyunun can sıkıcı bir girişle başlıyor oluşu aynı zamanda, ama merak etmeyin, polislerin ortaya çıkması, onlardan kaçmanız derken aksiyonu Assasins Creed: Black Blag’in ilk 10 dakikası benzeri denizli, kayalıklı ortamlardan geçip kardeşinizle buluşmanızla yavaş ama emin adımlarla hissediyorsunuz.

Artık gereksiz kısımlar yavaş yavaş ortadan kalkıyor ve kardeşinizle karşılaşmanızla beraber gerçek oyun deneyimine adım atıyorsunuz. Bu karşılaşmanın hemen ardından bir kazaya tanıklık edeceksiniz. Ani ve şaşırtıcı olacak…

{pagebreak:::: 2}

Kazada yaralılardan birine yardım etmek istediğiniz anda size sert bir çıkış yapan mahkumun aslında bir Candult olduğu gerçeğiyle hızla yüzleşiyorsunuz. Candult’la karşılaşmanızın ardından ilk kez farkına varacağınız bir süper gücü de ona temas etmeniz sonucunda ediniyorsunuz.

Bu güç hızla hareket etmek, mazgallardan ve küçük yarıklardan geçmenizi sağlayan alev topu haline dönüşebilmeniz. Bu gücün farkına vardığınızda oyuna iyiden iyiye ısınmaya başlıyorsunuz. Aslında bu yetenek kazanımı karakterimizi ilk etapta şaşkına çeviriyor.
Daha sonra bu suçluyu yakalayıp elinizdeki zincirle ona saldırıyor ve
onu yok etmeye çalışıyorsunuz, ancak hikayede her zaman her şeyin
tamamlanması söz konusu değil, düşmanınız ölmüyor; sizi aslında bir kapıya
götürüyor ve buradan başka bir maceraya atılıyorsunuz.

Dakikası dakikasına anlatmakla bu yazıyı sayfalarca uzatmayalım, ancak oyunun temasının yavaş yavaş kazandığınız özelliklerle ellerinizle ateş fırlatma, kısa mesafede olsa uçma, alev topu olarak kısa süreyle ama hızlıca hareket edebilme, düşmanlarınıza alevli zincirle vurabilme gibi yetenekler kazanmanız ve Seatle’ın yıkıma uğramış dünyasında görevlerinizi yerine getirmeniz ana fikriyle ilerlediğini belirtelim.

Bu noktada görevleriniz sırasında bazı hedeflere ulaşmak var; bu hedeflere ulaşırken karşınıza gerek doğal engeller(yıkık köprüler, binalar, zorlu yamaçlar…) gerekse DUP birimleri çıkabiliyor. Hayatta kalmanız ve hedeflerinize ulaşırken bir yandan da bazı tercihler yapmanız bekleniyor. Örneğin masum bir adamın sizden kaçmasına izin verebileceğiniz gibi onun beynini dağıtabiliyorsunuz da… İyi veya kötü adam olmak sizin parmaklarınız ucundaki bir tercih meselesi durumunda.

Oyunun ilk bir saati içinde şehirdeki neredeyse yok olmuş hal alan köprünün yıkıntıları arasından ilerlemeniz bekleniyor. Burada örneğin bir arabanın üzerine çıkıp kendinizi havaya itebildiğiniz yeni yeteneğinizle tanışıyor ya da kısa mesafelerle uçup zıplayarak parça parça köprünün üzerinden hoplaya zıplaya karşı kıyıya geçmeye gayret ediyorsunuz.

Denize düşerseniz ölüyorsunuz. Bir önceki sahneden başlıyor olması ise oyunu kolaylaştıran bir etmen. Eğer ölürseniz genellikle oyunda ölmeden bir kaç saniye öncesinden başlıyorsunuz. Köprüyü geçtikten sonra sizi yepyeni yetenekler bekliyor ve gitgide zorlaşan bir serüven…

Oyunda sizi saran atmosfere de kısaca değinmekte fayda var. Yaşayan bir şehir var karşınızda. Yaya ve trafik yoğunluğunda odak noktası ise ‘her şeyin panik halinde olması!’ İnsanlar genellikle bir yerlere kaçışıyor ya da arabalar genelde patlamış, ters dönmüş/ya da dönmeye hazır halde.

Kontroller Dualshock 4‘ün tüm nimetlerinden oyuncuyu faydalandırmaya yönelik. Dokunmatik hareketlerle hatta, Dualschock’u aşağı yukarı hareket ettirerek yapılan hareketlere kadar geniş bir kullanım alanı sunuyor aygıt.

Oyun oldukça akıcı, neredeyse 2 saat boyunca aralıksız oynadığınızda dahi saatin farkına varmanız oldukça zor. Gerek karakterin yönetimi gerekse yaklaşık 7 boyunca özenle tasarlandığı her halinden belli olan iSSO dünyası her saniyesinde size kendine çekmeyi başarıyor. Detayları paylaşmaya devam edeceğiz.

Oyunla ilgili ilk puanlamalar aşağıdaki gibi

Oynanış: 8

Grafikler: 9

Senaryo: 8

Akıcılık: 9

Zorluk: 9

:: Infamous: Second Son satın almayı düşünüyor musunuz?

Xperia Z1 ve Z1 Compact’a KitKat Geldi

Sony‘nin geçtiğimiz ay İspanya’da görücüye çıkan ve kısa süre önce Türkiye’de satışına başlanan akıllı telefon modeli Xperia Z1 Compact’a ve 2013 Eylül’ünde görücüye çıkardığı Xperia Z1‘e Android 4.4 KitKat geldi. Ayrıca Xperia Z Ultra‘da KitKat güncellemesine kavuştu.

Güncelleme ile bazı yeni özelliklere kavuşan Xperia Z1 Compact‘ın abisi Xperia Z1‘e ise güncellemenin OTA üzerinden henüz gelmemesi şaşkınlık yarattı. Xperia Z1‘e güncelleme için cihazınızın bilgisayara bağlı olması ve Sony yazılımının bilgisayarınızda yüklü olması gerekiyor. Bu işlemlerin ardından Xperia Z1‘e de Android KikKat güncellemesini kazandırabilmek mümkün.

Detaylar

Sony Xperia Z1 Compact‘a OTA üzerinden gelen güncellemede cihazın kazandığı özellikler ise şu şekilde… Sony Xperia Z1, Xperia Z1 Compact ve Xperia Z Ultra‘ya gelen güncelleme ile özellikle arayüzde önemli değişiklikler olması ve performansta da iyileştirmeler söz konusu.

Google’ın KitKat sürümü ile sunduğu yeniliklerin tamamı Xperia Z1, Xperia Z1 Compact ve Xperia Z Ultra modellerine gelmiş olurken, aynı zamanda Sony’nin de Xperia arayüzünde gerçekleştirdiği düzenleme ve değişimlerle birlikte özelleştirilebilir seçenekleri de bolca sunuyor.

:: Sony Xperia Z1, Z Ultra veya Z1 Compact kullanıcısıysanız güncelleme işleminden sonra akıllı telefonunuzda ne gibi değişiklikler farkettiniz?

Galaxy S4 İçin Kitkat Yayınlandı!

Güney Koreli teknoloji devi Samsung, 2013 yılında tanıttığı ve Türkiye’de iyi satış rakamları elde eden Galaxy S4 akıllı telefonuna resmi Kitkat güncellemesini sonunda verdi.

Galaxy Note 3‘e gelen güncellemenin bir iki gün ardından gelen güncelleme ile Galaxy S4‘te Android 4.4.2 Kitkat sürümüne kavuştu. An itibariyle Türkiye’den aldığınız Exynos Octa işlemcili Galaxy S4 cihazınıza OTA ve Kies yolları ile güncellemeyi kurabilir, Kitkat’ın tadını çıkartabilirsiniz.

Güncellemenin Getirdikleri

Yeni güncelleme ile Android 4.4.2 Kitkat’ın getirdiği avantajların yanı sıra, Samsung’un Note 3 güncellemesi ile birlikte de sunduğu bir çok özellik Galaxy S4‘e de gelmiş durumda.

– Bildirim çubuğundaki simgelerin beyaza bürünmesi,

– Genel stabilite artışı,

– TouchWiz arayüzünde ufak çaplı değişiklikler,

– Yatay konumda çok daha rahat kullanılabilen klavye,

– Büyük bir performans artışı,

Gibi yenilikler getiren güncelleyi, Cihazını Ayarlar > Cihaz Hakkında > Yazılım Güncelleştirmeleri bölümünden güncelleyebilirsiniz.

Galaxy Mega 6.3’te Güncellendi

Galaxy S4 ile aynı anda güncellenmeye başlanan Galaxy mega 6.3‘te Android 4.2.2 Jelly Bean güncellemesini aldı. Güncelleme ile ufak bir performans ve stabilite artışı yaşandığı tahmin ediliyor, güncellemenin detayları hakkında çok fazla bilgi paylaşılmamış.

:: Galaxy S4’ünüze Kitkat güncellemesini kurdunuz mu?

Korsan Yazılımların Faturası Ağır Olacak!

Kırılmış, korsan yazılım kullanmak yasadışı bir işlem yapmanın ötesinde sistemi tehlikeye atmak anlamına da geliyor. Bu tür programların içinde gelen zararlı yazılımlar, yüklendiği sistemlerde büyük hasarlara ve veri kayıplarına neden olabiliyor. Kuşkusuz, bu olumsuz sonuçları ortadan kaldırmanın da bir maliyeti var.

500 milyar dolar!

IDC ve Singapur Ulusal Üniversitesi’nin gerçekleştirdiği ve Microsoft‘un yayımladığı bir araştırma raporu, korsan yazılımların içinde gelen kötü yazılımların neden olduğu hasarları telafi etmenin maliyetinin 500 milyar doları bulacağını ortaya çıkardı.

1.2 milyar saat!

2014 yılı tahminlerine yönelik araştırmada ortaya çıkarılan bu rakam sadece dünya çapındaki ticari işletmeleri kapsıyor. Ayrıca, dünya çapında ev kullanıcıları da aynı problemleri çözmek için 25 milyar dolar harcayacak. Korsan yazılımların içinde gelen zararlı yazılımlar sadece maddi yıkım yaratmıyor. Araştırmada iş gücü ve zaman kaybı da ele alınmış. Buna göre, dünya çapında kullanıcılar 1.2 milyar saati kötü yazılımları temizlemeye ayıracak.

:: Korsan yazılımların yarattığı zararın büyüklüğü size şaşırttı mı?


IF Design 2014’e Arçelik Damgası

Tasarım alanında dünyanın en prestijli ödüllerinden olan IF Tasarım Ödülleri 2014 töreni Almanya’nın Münih kentinde gerçekleştirildi. Arçelik A.Ş., Beko ve Grundig markalarının ürün gamlarında yer alan yedi farklı ürünüyle ürün tasarımı kategorisinde ödüle layık görüldü. Törende ödülleri, Arçelik A.Ş. Endüstriyel Tasarım Yöneticisi Serdal Korkut Avcı ve Endüstriyel Tasarım Ekibi teslim aldı.

60 yılı aşkın süredir düzenli olarak gerçekleştirilen IF Design Ödülleri’nde dünyanın dört bir yanından binlerce ürün ve marka, bu yıl ürün tasarımı, iletişim tasarımı ve ambalaj tasarımı olmak üzere üç dalda yarıştı. IF Tasarım Ödülleri’nde ödül alan tüm ürünler, Hamburg’da IF Tasarım Sergisi’nde sergilenecek ve www.ifdesign.de adresindeki online sergiden görülebilecek.

:: Arçelik’in bu başarısını nasıl değerlendiriyorsunuz?

Yetenekler Üzerine Sosyal Ağ: Yetenek.li

Türk girişimcilerden yenilikçi ve profesyonel hayata yönelik bir sosyal medya girişimi geldi. Yetenek.li adındaki girişim, kullanıcıların ilgilendikleri  kişilere ulaşabilmesini sağlıyor. Ekin Öcalan, Güneş Bayır ve İlker Köksal tarafından ilk olarak Referbase ismi ile Bilkent’te kurulan sosyal ağ, geçtiğimiz Ocak ayında Kariyer.net‘in yatırımıyla İstanbul’a taşındı.

Facebook, LinkedIn, Google+ hesaplarının dışında Foursquare hesabıyla da giriş yapılabilen Yetenek.li ile paylaşılan yetenekler aracılığıyla kullanıcı kendi yeteneğindeki kişileri bulabileceği gibi ilgilendiği yetenekte kişilere de ulaşabiliyor.

Yetenekleri kolayca arayın

Yetenek.li, çevrenizdeki insanları yeteneklerine göre sınıflandırır ve arama seçeneği sunar. Böylece insanların birbirlerini bulmalarını kolaylaştırır. Platform, hem sosyal hem de profesyonel özelliktedir. Yani yazılımdan anlayanları bulabileceğiniz gibi etrafınızda bowling seven kişileri de görebilirsiniz.

Şu anda Teknoloji, Spor ve Müzik alanlarında video/post paylaşılabileceği üç adet kanalı mevcut olup, bu kanallar yetenekler arttıkça daha da alt kategorilere ayrılacaktır. Yetenek kanalları herkese açık olarak kullanıcıların toplu paylaşım yapmasını sağlar.

:: Yetenek.li’yi beğendiniz mi?

PC Pazarında Dengeler Şaşıyor

Windows 95’in ilk tanıtıldığı günleri, pazara çıkışını, bilgisayarlarımızın nasıl süründüğünü hatırlayanlar var mı? Tam bilgisayarlarımızı Windows 95 ile mükemmel çalışacak hale getirmiştik ki Windows 98 piyasaya sürüldü.

Bu döngü hiç değişmedi. Bu güne kadar süregeldi. Elbette daha güçlü kişisel bilgisayarlar için bizi zorlayan tek şey işletim sistemleri olmadı. Yazılımların yeni versiyonları ve oyunlar her zaman daha güçlü sistemler için üzerimizde baskı kurdu.

Şimdi çok büyük bir değişim yaşanıyor. Microsoft Windows 8.1 ile alakalı tanıtımlarında şöyle bir ibare kullanıyor; “Cihaz üreticileri daha iyi bir Windows deneyimi için düşük maliyetli bilgisayarlar üretebilecekler ve fiyat rekabetinde iddialı olabilecekler.”

Bu duruma nasıl gelindi? Aslında yazılım-donanım ikilisinin sürekli yenilenme birlikteliğini bozan kesinlikle akıllı mobil dünya oldu. Bu dünyaya zamanında giremeyen Microsoft çok iddialı bir ürün ile ortaya çıktı; Windows 8.

Amaçlanan şuydu; tek bir işletim sistemi hem akıllı telefonlarda, hem tabletlerde, hem kişisel bilgisayarlarda hem de diğer akıllı platformlarda kullanılabilsin. Ancak zamanlama da ufak bir problem oldu. Windows 8 pazara çıktığında Metro ara yüzüne hazır yeterince çok dokunmatik ekranlı cihaz yoktu. Bunu sağlayabilecek donanımlar ise yeterince ucuz değildi. Kullanıcılar dokunmatik olmak için tasarlanmış bir ara yüzü masa üstü ve diz üstü bilgisayarlarda kullanmakta zorlandılar. Microsoft iki problemi birden çözmek zorundaydı; daha ucuz makinelere girebilmek ve daha fazla kullanıcı dostu olmak.

Windows 8.1 her iki problemi birden çözmüş olabilir. Ancak bu sefer bozulan PC pazarının dengeleri olacak. Eğer daha ucuza, dokunmatik bir cihaz alabileceksek neden sürekli cihaz yenileyelim ki? Üstelik tüketici algısı her yıl yeni modellerin çıktığı bir pazardan artık sıkılmaya başladıkları yönünde değişiyor. Satın aldığınız son model bir cihazın altı ay sonra fiyatının yüzde 30 ila 40 düşmesi (her marka için geçerli değil) tüketicinin daha temkinli hareket etmesine neden oluyor.

Kısacası PC pazarında dengeler artık eskisi gibi ilerlemeyecek.

:: Siz bu dönüşüm hakkında ne düşünüyorsunuz?