HTC One M8 Suya Dayanıklı mı?

HTC’nin yeni amiral gemisi One M8 dün Londra’da tanıtıldı. Cihazı Türkiye’de ilk olarak Shiftdelete.net ekibinden Hakkı Alkan inceledi. İncelemeye buradan ulaşabilirsiniz. Cihazı aldığında ilginç incelemeler yapan bazı ekipler de vardı ve TechSmartt da bunlardan bir tanesi.

Cihaz tanıtıldıktan kısa süre sonra video paylaşım sitesi Youtube’a koydukları videoda HTC One M8‘in suya ne kadar dayanabildiğini gördük. Rakibi Sony Xperia Z2 gibi IP58 sertifikasına sahip olmamasına rağmen, uzunca bir süre suyun altında durabilen M8‘in suya dayanma gücü hakkında hiç bir açıklama yapılmamıştı. Çekilen videoyu aşağıdan izleyebilirsiniz.

#video_4033#

Sakın Denemeyin!

Video her ne kadar M8‘in suya normalden çok daha dayanıklı bir cihaz olduğunu gösterse de, HTC’den yapılmış resmi açıklama bulunmuyor. Eğer One M8 almayı planlıyorsanız ve cihazının bozulmasını istemiyorsanız sakın su ile temas ettirmeyin.

:: HTC One M8’in suya dayanıklılığı konusunda ne düşünüyorsunuz?

İnternete Hangisiyle Giriyoruz?

İnternet, tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de her geçen gün daha fazla kişinin cebine ya da çantasına giriyor. Mobillite artıyor; hatta giyilebilir aygıtlar sayesinde bileğinizde dahi taşıyabiliyorsunuz internete girebilen cihazları. Sonuç olarak mobil cihaz kullanımı söz konusu olduğunda ‘internet hayatımızın önemli bir parçası’ mottosu yerini en azından kısa vadede herhangi bir alternatife bırakmayacak gibi görünüyor.

Peki akıllı cihazlar üzerinden internete girme eğilimi ülkemizde ne durumda? İşte bu sorunun yanıtı bir global data trafiği araştırmasının sonuçları ile beraber ortaya çıktı. Buna göre Türkiye‘de iPad, iPhone ve iPod touch cihazlarındaki mobil işletim sistemi iOS ile internete girme oranı ile Android‘li tablet, akıllı saat ve telefonlar üzerinden internete bağlanma oranları birbirine oldukça yakın.

iOS-Android rekabeti uç noktada

Android, sahip olduğu yüzde 48’lik pay ile ilk sırada yer alıyor. Hemen arkasında ise yüzde 46 ile iOS yer alıyor. Birbirlerine oldukçayakınlar, adeta fotofiniş çizgisi için ucu ucuna bir rekabet söz konusu.

Bununla birlikte akıllı telefon pazarında yüzde 50’nin üzerinde paya sahip operatör şirketlerin açıklamalarına göre 2013 yılı için satılan Android‘li akıllı telefon, toplam akıllı cihaz pazarının yüzde 80’ini kapsıyor. Yine operatör firmaların belirtiğine göre iOS‘li akıllı telefonlar ise yüzde 15 gibi bir orana sahip. Sadece akıllı telefon segmentini ele aldığımızda belirtilen veri kullanımına dair oranlar da baz alındığında iOS‘in Türkiye’de tercih bazında ciddi seviyede geri planda kalmaya başladığı, Android‘li cihazlara eğilimin arttığı sonucu çıkıyor.

Windows Phone faktörü

Peki internete girme yöntemleri arasında Windows Phone‘un yüzde 6 civarında paya sahip olması neyi gösteriyor? Elbette şirketin Türkiye için kat etmesi gereken çok yol olduğunu, özellikle Türk pazarında daha fazla ilgi görebilmek adına daha etkin adımlar, daha tutarlı fiyat poltitikaları ve tanıtım faaliyetlerine önem verilmesi gerektiği sonucu çıkıyor.

:: Hangi marka-model akıllı cihaz kullanıyorsunuz?

iOS 7’nin Benimsenme Oranı Artıyor

Apple‘ın alışagelmiş arayüzünü yenileyerek kullanıcılara daha sade ve düz tasarımlı bir iOS işletim sistemi sunması, ilk etapta olumsuz eleştirilere maruz kalsa da zaman içerisinde iPhone, iPad ve iPod touch sahipleri iOS 7‘yi benimsemeye başlamıştı. Halen daha iOS 7’yi beğenmeyen kullanıcılar olsa da, açıklanan rakamlar iOS 7’nin çok fazla benimsendiğini ortaya koyuyor.

iOS 7 benimseniyor

Apple‘ın Aralık ayı itibari ile açıkladığı iOS 7 kullanım oranı %74 iken, Ocak sonunda bu rakam %80‘e çıkmıştı. Geçtiğimiz haftalarda performans ve stabilite iyileştirmelerinin yapıldığı majör güncelleme iOS 7.1‘den sonra iOS 7’nin benimseme oranının %85‘e kadar çıktığı açıklandı.

iOS 6’yı çok az kişi kullanıyor

Apple‘ın özellikle eski jenerasyon olarak nitelendirilen iPhone 4‘ü bile iOS 7.1 ile hızlandırması, iOS 7’nin benimsenme oranının artmasına doğrudan etki etti. Açıklanan diğer rakamlar; çoğu iOS kullanıcısının vazgeçemem dediği iOS 6‘nın kullanım oranının ise %12‘ye kadar düştüğünü ortaya koyuyor.

Bakalım önümüzdeki günlerde iPhone, iPad veya iPod touch‘ta hala iOS 6 kullanan kullanıcılar cihazlarını iOS 7.1‘e yükseltecek mi?

:: iOS 6 mı yoksa iOS 7 mi daha iyiydi?

Şeylerin İnterneti Hakkında – 2

Buraya tıklayarak ilk bölümüne ulaşabileceğiniz yazı dizimizin ikinci ve son bölümüne geldi sıra. Şeylerin interneti adını alan ve yakın gelecekte aklınıza gelebilecek hemen her şeyin internete bağlı olması gerçeğinin insanoğluna neler kazandırabileceği, ne gibi sorunlar doğuracağı, ne anlama geldiği gibi sorulara yanıtlar arıyoruz.

Sorun Ekonomik Değil, Mahremiyet

TechPolicyDaily isimli internet sitesinin yaptığı bir araştırmaya göre eğer iPhone 5S 1991 yılında üretilmiş olsaydı maliyeti 3,5 milyon dolar olacakmış. 22 yıl gibi kısa bir sürede teknolojik maliyetin düşüş oranını açıkça bize gösteriyor. Benzer şekilde internete bağlanabilen mikro bilgisayarların ve alıcıların hayatımızdaki tüm eşyaların içine girmesi ekonomik bir problem olmaktan her geçen gün daha hızlı şekildeçıkmakta. Ancak bir önceki paragrafta mizahi bir şekilde dile getirdiğimiz daha önemli bir problem var. Öncelikle bunca nesneden alınan bilgilerin kişisel mahremiyet içinde korunması gerekiyor. Gerçekten fotoğraf çekemese bile tuvalet kağıdı tüketimi bilgisini kimler ile hangi koşullar altında paylaşmak isteriz?

CISCO Endüstri Çözümleri ve Küreselleşme Ofisi Başkanı ve Başkan Yardımcısı Wim Elfrink; “IoT’un gelişmesine engel olacak en büyük etkenler güvenlik ve gizlilik olacak” diyor. Bu gün dünyanın pek çok büyük teknoloji firması Big Data (Büyük Veri) alanında araştırma ve geliştirme faaliyetlerine akıl almaz bütçeler ile yatırım yapıyor. Üretilecek olan trilyonlarca GigaByte büyüklüğünde veriyi depolamak, işlemek ve anlamlı hale getirecek teknolojiler geliştiriliyor. Bu gelişim IoT dünyasındaki milyarlarca cihazın ürettiği verilerin insanlığın faydası için işlenerek kullanılmasının ötesinde farklı şekillerde de kullanılması mümkün.

{pagebreak:::: 2}

Bir Diğer Sorun Güvenlik

Ancak tek sorun kişisel mahremiyet değil. Bu gün bile internete bağlanan bilgisayar, cep telefonu ve tabletler için güvenlik en önemli konu başlıklarından birisi. Cisco’ya göre 2020 yılına kadar 50 miyar cihaz internete bağlanmış olacak. Bu kadar çok cihazın güvenliği nasıl sağlanacak? Kötü niyetli saldırganlar bu gün en fazla bilgisayarımıza ve en kötü ihtimalle banka hesaplarımıza ulaşabilirken insan evindeki tüm eşyalara kadar erişim hakkı kazanmış bir bilgisayar korsanının neler yapabileceğini düşünmek bile istemiyor. Ancak bu tehdit bu gün ortaya çıkan veya IoT ile birlikte ortaya çıkacak yeni bir durum değil. Dijital hayatın bir parçası ve kabullenmemiz gereken bir gerçek. İşte bu yüzden her geçen gün bilgisayar korsanlarının yarattığı tehditlere karşı yeni savunma ve önlemler geliştiriliyor.

Başka Seçeneğimiz Olmayabilir

İnsanoğlu olarak hızla artan bir nüfusa sahibiz. Dünya üzerine kurulu olan şehirler hızla büyümeye devam ediyor. On milyonlarca insanın bir arada yaşadığı metropollerin sayısı hızla artıyor. Gelişmekte olan ülkelerde 700 milyondan fazla insanın şehirlerde yaşamaya başlayacağı ve nüfusu bir milyonu aşan 100 yeni şehrin kurulacağı tahmin ediliyor. Hepsinden önemlisi 2050 yılında insan nüfusunun 9,5 milyar sınırını aşacağı hesaplanıyor. Şehirler bu kadar kalabalık hale geldiğinde gerçekten üzerinde düşünmemiz ve çözmemiz gereken başka problemler ile karşılaşacağız. Su ve elektrik dağıtım şebekelerinden, sağlık hizmetlerine, çöp toplama ve geri dönüşümden, kanalizasyon yönetimine kadar bu gün bile şehirlerin ortak sorunu olan konular çok daha önemli bir hal alacak. Bu kadar önemli konuları insanların geleneksel bilgisayar sistemleri ile çözmesi kesinlikle mümkün değil.

Çıkış Kapısı

Bu sorunlar ile baş etmek için IoT teknolojileri bir çıkış kapısı oluşturacak. Bir şehirdeki çöp tenekeleri doluluk oranına göre merkezi sistemlere bilgi gönderecek ve her gün çöp kamyonları için yeni birer rota oluşturulacak. Bir damla bile araç yakıtı boşa harcanmadan sadece dolmuş çöp konteynerleri boşaltılacak. Hayal gibi mi kulağınıza geliyor? O zaman bu teknolojinin şimdiden Barselona’da kullanılmaya başlandığını bilmek sizi şaşırtabilir. Üstelik Barselona sadece çöp kamyonlarının rotasını iyileştirmiyor. Şehrin ana meydanlarındaki ve sokaklarındakiaydınlatma sistemleri insan yoğunluğuna göre ışık miktarını kendileri ayarlıyor. Araç park noktalarındaki alıcılar mobil uygulamalara durumlarını bildiriyor böylece park yeri arayan bir otomobil sürücüsü kendisine en yakın park noktasına yönlendirilebiliyor. Belki de gelecek günlerde araçların trafikteki durumuna göre iş yerinizden çıkmanız gereken saati ve takip etmeniz gereken yolu size her gün farklı şekilde sunan uygulamalar sayesinde trafik sıkışıklığı bir problem olmaktan bile çıkabilir.

{pagebreak:::: 3}

Girişimciler İçin Büyük Fırsat

Akıllı telefonlardaki uygulamaların kişisel bilgisayarlarımıza, programlara bakış açımıza ve dünyadaki yazılım ekosistemine nasıl bir etkisi olduğunu bilmeyen var mı? İşte şimdi aynı şey eşyalar için gerçekleşiyor. Gelecek bir kaç yılda giderek artan şekilde eşyalarımızın yenilikçiuygulamalarda nasıl kullanıldığına şahit olacağız. Üstelik Internet of Things alanında fikir üretip bunu hayata geçirmek hiç zor değil. Bunu yapmak için Texas Instruments’in SensorTag isimli 25 dolarlık donanım ve yazılım geliştirme ürünü ile hemen işe başlayabilirsiniz. Benzer şekilde Intel ve Qualcomm’un da çeşitli çözümleri ve ürün geliştirme platformları bulunuyor. Özellikle Intel bu alanda Quark ve Edisonçipleri ile oldukça iddialı. Ufak bir ip ucu vermek gerekirse Intel’in Yenilikçi Teknolojilerden Sorumlu Başkan Yardımcısı Ayşegül İldenizve gerçekten iyi bir fikriniz ve tasarlanmış bir ürüne sahipseniz kendisine ulaşmak hiç zor değil.

Hayal edilebilecek, düşünülebilecek, üzerinde çalışılarak gerçekleştirilebilecek şeylerin bir sınırı yok. Üstelik iyi bir fikir yakaladığınızda Cisco, IntelQualcomm gibi firmalar bu alana ayırdıkları milyonlarca dolara varan yatırım bütçeleri ile destek sağlamaya hazırlar.

Son Sözler

Bilgisayarların, cep telefonlarının, akıllı mobil cihazların, ince ekranların hayatımızı ne kadar değiştirdiğini düşünün. Şimdi hepsini toplayın ve bunu aklınıza gelen büyük bir rakamla çarpın. İşte IoT evreni bizim, çocuklarımızın ve torunlarımızın hayatını bu kadar çok değiştirecek. Bu değişime hazır olun, keyfinin sürün ve bir adım daha fazlasını atın çünkü bu dünyaya şekil verenler arasında yerinizi almamanız için hiç bir neden yok.

:: Sizce Şeylerin İnterneti dünyayı ne kadar değiştirecek?

 

Twitter Engeline Yürütmeyi Durdurma Geldi

Twitter‘ın yasaklanmasının üzerinden bir hafta geçmeden yasağın kalkmasına yönelik önemli bir işaret geldi. Ankara İdare Mahkemesi, Twitter‘a erişimin engellenmesine dair TİB‘in idare kararının yürütmesini durdurdu.

Türkiye Barolar Birliği, Ankara Barosu, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti başta olmak üzere Twitter yasağının kalkmasına yönelik idare mahkemesine gelen başvurular böylelikle ilk sonucunu vermiş oluyor.

Gelişmelerin bundan sonraki aşaması merakla bekleniyor. Yasağın kalkmasına yönelik olarak Anayasa Mahkemesi‘ne de başvuruda bulunulmuştu.

:: Twitter yasağı hakkında ne düşünüyorsunuz?

Sony, Android Wear Kullanmayacak

Sony Mobile’ın ABD kolunun başındaki isim olan Ravi Nookala, bugün Sony’nin özellikle giyilebilir cihazlarla ilgili olarak önemli bir karar vererek, Google tarafından giyilebilir cihazlara özel olarak geliştirilen Android Wear’ı kullanmayacağını bildirdi.

Nookala, Sony’nin üreteceği akıllı saatlerde yalnızca kendi tasarımları
olan özel bir Android tabanlı platform kullanacaklarını belirtti.
Nookala, konuyla ilgili olarak “Bu platforma zaman ve kaynak yatırdık,
bu yönde ilerleyeceğiz.” açıklamasında bulundu.

Android Wear bekleniyordu

 

Google, Android Wear‘ı geçtiğimiz hafta duyurdu. Android Wear, Google Now ses tanıma teknolojisini ağırlıklı olarak kullanan bir platform. Android Wear’ı akıllı saatlerinde ilk kullanan firma, LG olacak. LG’nin G Watch adlı modelinde Android Wear’ı görmeyi bekliyoruz. Samsung ise Galaxy Gear 2’si için kendi geliştirdiği Tizen OS’u tercih etti.

Android Wear hakkındaki detaylar için buraya tıklayabilirsiniz.

Güncelleme: Nookala, Twitter üzerinden Android Wear’ı ilerleyen dönemlerde kullanabileceklerini, Android Wear’a karşı olmadıklarını belirtti.

:: Sony Android Wear kullanmalı mıydı?

NVIDIA’dan Mobil Süperbilgisayar

NVIDIA bugün tümleşik sistemler için kullanılan dünyanın ilk mobil süperbilgisayarını temel alan bir geliştirici platformunu tanıtarak bilgisayarla görme, görüntü işleme ve gerçek zamanlı veri işleme tekniklerinin kullanıldığı yeni nesil uygulamalarının geliştirilmesi için kapı açtı.

NVIDIA Jetson TK1 platformu geliştiricilere robotların kusursuz dolaşmasını, doktorların mobil ultrasonla taramalar yapmasını, pilotsuz uçakların hareketli cisimlerden kaçınmasını ve araçların yayaları tespit etmesini sağlayan sistemleri ve uygulamaları hazırlamaları için gereken araçları sunuyor. 

Benzer tümleşik platformların neredeyse üç katı olan 326 gigaflopluk eşsiz performansıyla Jetson TK1 Geliştirici Setinde en kapsamlı paralel bilgisayar platformu ve programlama modeli olan NVIDIA CUDA mimarisini temel alan eksiksiz C/C++ araç seti bulunuyor. Bununla program yapmak mevcut tümleşik sistemlerde sıkça kullanılan FPGA, özel ASIC ve DSP işlemcilere göre çok daha kolay.

Özünde Tegra K1 var

Jetson TK1 Geliştirici Setinin özünde, NVIDA’nın GPU’su olan NVIDIA
Kepler mimarisini temel almış 192 çekirdekli süper çipi olan Tegra K1
mobil işlemci var. Tegra K1’in tamamen programlanabilen 192 çekirdeği
dünyanın en gelişmiş grafik ve bilgisayar performansını mobil biçim
katsayısı halinde sunuyor.

:: NVIDIA’nın süperbilgisayarı için ne düşünüyorsunuz?

Televizyonunuza Özel: WD My Book AV-TV

Dizileri ve filmleri bilgisayardan izlemek oldukça popüler bir akım. Bununla birlikte neden bu içerikleri salonumuzdaki kocaman televizyonlardan izlemeyelim ki? Ayrıca dijital platformlardan kayıt yapabilen cihazlarımız da var; neredeyse her şeyi kaydetmemiz mümkün.

Özel çözüm: WD My Book AV-TV

Video kayıt ve yeniden oynatma gibi zorlu bir iş için özel üretilmiş My Book AV-TV ile televizyonunuzu tam bir dijital medya üssüne çevirebilirsiniz. Bu üründeki özelleşmiş teknolojilere ve kullanım alanlarına yakından bakıyoruz.

#video_4032#

Teknik özellikler

Kapasite: 1 ve 2 TB
Bağlantı arayüzü: USB 3.0
Soğutma: Fansız, pasif soğutma
Kutu içeriği: USB 3.0 kablo ve adaptör

:: Favoriniz televizyon mu yoksa bilgisayar ekranı mı?

Bütün Mesele Telefonda Az Konuşmak

Kredi kartı hesap ekstrenizde bir problem var. Bankanızı arıyorsunuz. Önce bir reklam dinliyorsunuz, sonra üçe, beşe, yediye, ikiye ve size bir bulmaca çözdüğünüzü düşündüren pek çok sonu gelmez numaraya basarak nihayet bir yetkiliye ulaşıyorsunuz. Derdinizi anlatıyorsunuz ve karşınızdaki kişi size; “Bir saniye, sizi ilgili birime aktarıyorum” diyor. Macera baştan başlıyor.

Anlattığımız biraz abartılmış bu deneyim aradığınız şirketin sizden nefret ettiği veya size acı çektirmekten zevk aldığı için yaşanmıyor. İşin doğrusu bankalar, GSM operatörü gibi işletmelerin milyonlarca müşterisi bulunuyor. Bu müşterilerden pek çoğu destek almak için çağrı merkezlerini arıyor ve maalesef bu çağrı merkezlerinde çalışan insanların sayısı kısıtlı oluyor.

Bir kaç bin kişinin çalıştığı devasa çağrı merkezlerinde bile öyle anlar geliyor ki gelen çağrılara cevap verecek kadar çok operatör bulunamayabiliyor. Veya gelen çağrılar yanlış uzmanların önüne geldiği için zaman kayıpları yaşanabiliyor. Her bir çağrı merkezi çalışanının sadece 30 saniye kaybettiğini düşünün. Günün sonunda bu saniyeler toplanıyor ve binlerce saatlik kayba neden olabiliyor.

Tarkan Ersubaşı – Speechouse Kurucu & CEO

Peki, bu problem nasıl çözülebilir? Aslında bir çözümü var ve bunu bir Türk şirketi sağlıyor. Speechouse 2006 yılında kurulmuş ileri ses teknolojileri geliştiren ve çağrı merkezleri hizmeti veren bir firma. Geliştirdikleri teknoloji sayesinde numara labirentlerinde kaybolmak yerine bir bilgisayar sistemi sizi sesinizden tanıyor.

Ancak iş sadece sesinizden tanınmanızla sona ermiyor. Sisteme; “Kredi kartı ekstremi öğrenmek istiyorum” dediğinizde bunu anlayıp sizi bir insan ile muhatap etmeden cevabı okuyabiliyor. Speechouse Kurucusu ve CEO’su Tarkan Ersubaşı; “Yakın bir gelecekte telefona ‘Yeniköy şubesi vadesiz TL hesabımdaki bakiyem müsait ise A firmasının hisselerinden 1.000 liralık alım yap’ şeklinde komutlar verebileceğiz.

Ersubaşı’na soruyoruz; “Peki, insanlar canlı bir müşteri temsilcisi ile görüşmek istediğinde ne olacak?” Cevaplıyor; “Sorun yok, günün sonunda her zaman ulaşabileceğiniz bir müşteri temsilcisi var bunu söylemniz yeterli. Üstelik insanlar robotlar ile işlerini ne kadar çok çözerse telefonda bekleme süreniz o kadar azalacak.

:: Çağrı merkezi aramalarınızdan mutlu musunuz?

 

App Store’da Uygulama Bulma Kolaylaşıyor

Mobil platformlar için sunduğu ve barındırdığı milyarlarca kaliteli uygulama/oyun ile bilinen App Store, kullanıcılara daha iyi bir deneyim sunmaya hazırlanıyor. Apple‘ın geliştirmiş olduğu algoritmalar sayesinde yakın bir zaman içerisinde App Store‘da arattığınız herhangi uygulama veya oyuna benzer öğeleri anında görüntüleyebileceksiniz.

Benzer uygulamalar arama ekranında yer alacak

Hali hazırda bulunan App Store‘daki uygulama veya oyun önerileri “bu uygulamayı satın alanlar bu uygulamaları da satın aldı” başlığında veya Genius üzerinde yer alıyordu. Bu özelliği geliştiren Apple, benzer uygulamaları çok yakın bir zaman içerisinde direk arama ekranında gösterecek.

Apple’ın bu hamlesi uygulama meraklıları için kaçırılmaz bir özellik olacağa benziyor. Yakın zamanda faaliyete geçecek olan bu yenilik sayesinde amacı aynı ama farklı özellikler sahip uygulamalara anında ulaşabileceksiniz. Bakalım Apple, App Store üzerinde daha ne gibi değişiklikler yapacak.

:: App Store’un yeni özelliğini beğendiniz mi?

Bu Fotoğraflar HTC One M8 ile Çekildi

HTC‘nin Londra‘da düzenlediği etkinlikte gün yüzüne çıkan yeni telefonu One M8, sunmuş olduğu donanım ve yazılımsal özellikler ile dikkat çekmişti. HTC One M8’in tüm özelliklerine buradan ulaşabilirsiniz. Ancak HTC One M8‘in en merak edilen özelliği ise Duo Kamera adı verilen iki adet arka kamerasıydı.

HTC‘nin kamera alanın büyük bir yeniliğe giderek çekilen fotoğraftaki netleme noktasını değiştirmeye imkan sağlayan UFocus ve UltraPiksel teknolojilerinin One M8‘de kullanması, cihaz ile çekilen fotoğrafların nasıl bir kaliteye sahip olacağına merak uyandırmıştı.

Biz de sizler için bu haberimizde HTC One M8 ile çekilen çeşitli fotoğrafları bir araya getirdik.

İşte One M8 ile çekilen fotoğraflar!

{pagebreak::1}

{pagebreak::2}

{pagebreak::3}

{pagebreak::4}

{pagebreak::5}

{pagebreak::6}

{pagebreak::7}

{pagebreak::8}

:: HTC One M8’in kamerasını beğendiniz mi?

Yarım Milyar iPhone Satıldı

Android platformunda birbirinden güçlü cihazlar gün yüzüne çıkadursun; asıl bombayı Apple patlattı: Forbes haberine göre Apple Mart 2014 itibarıyla 500 milyon iPhone satışına ulaştı. Üstelik iPhone serisinin yarım milyara ulaşması, henüz geçtiğimiz yıl aşılan 400 milyon barajının üzerinden bir yıl geçmeden sağlandı. Diğer bir deyişle Apple, sadece son 8 ayda 100 milyon iPhone sattı.

Böylesi bir başarı, büyük beklentileri de beraberinde getiriyor. Açıklamaya göre Apple, 2014 mali yılı bitene kadar 600 milyon iPhone satışına ulaşmayı hedefliyor. Şirketin 1 milyar cihaz satışına ulaşmayı planladığı yıl ise 2017. Anlaşılan Ocak 2007 tarihinde piyasaya sürülen ve akıllı telefonlara dünya insanının bakış açısını değiştiren Apple iPhone için “doygunluk noktası” sadece sözde kalacak.

http://static.shiftdelete.net/img/article_new/basliksiz-21395702837.jpg

:: iPhone kullanıyor musunuz? Hiç kullandınız mı?