Need For Speed Beyazperde Yolunda

Araba tutkunlarını ekranlara kilitleyecek muhteşem bir film geliyor: “Need For Speed.” Bu ismi oyun severler yakından bilirler, zira 1994 yılında EA Games etiketi ile serinin ilk oyunu “The Need For Speed” piyasaya çıkmıştı. Oyun o kadar çok ilgi gördü ki o tarihten bugüne ünlü firma “Need For Speed” için tam 20 farklı tür çıkardı. 140 milyon adet satarak dünya çapında rekor kıran oyuna bir film çekmek için geç bile kalındı.

DreamWorks ve EA Games iş birliğiyle, oyun sanal asfalttan gerçek asfalta taşındı. Başrol oyuncusu olarak “Breaking Bad” dizisinden tanıdığımız “Aaron Paul” seçildi. Paul’a filmde Dominic CooperDakota Johnson ve Michael Keaton eşlik ediyor. Yönetmenliğini Scott Waugh‘un yaptığı Need For Speed‘de bir de sürpriz var: Mustang! Ford markası, film için özel olarak bir “Mustang” üretti. Bu araba E3 Expo Fuarı‘nda da sergilendi.

Merakla beklenen Need For Speed14 Mart 2014‘de gösterime girecek.  Fragmanı ile sizleri başbaşa bırakıyoruz. İyi Seyirler.

#video_3881#

:: Need For Speed filmi için ne düşünüyorsunuz?

Aracınızda Kablosuz Şarj Kolaylığı

Madem cep telefonları sürekli yanımızda gezdiriyoruz her an çalmaları da artık gayet mümkün. Ancak artık yapabildikleri tek şey telefon görüşmesi değil. Bu yüzden isimleri de akıllı telefon olarak evrildi.

Son dönemlerde akıllı telefonların gittikçe büyüyen ekranları ve Yandex gibi servislerin trafik yoğunluğuna bağlı sunduğu ücretsiz navigasyon servisleri ise akıllı telefonlarımızı araçlarımızda da kullandığımız birer yardımcıya dönüştürdü.

Ancak ufak bir problem var; akıllı telefonlarımızı araç kitleri ile aracımızda uygun bir yere monte etsek de zaten hızla tükenen piller navigasyon gibi uygulamalar ile gayet yetersiz kalıyor. Bu problemi göz önüne alan Mountr isimli şirket zekice bir çözüm geliştirmiş.

Mountr geleneksel araç telefon kitlerine benziyor. Vakumlu tabanı ile ister cama ister konsola monte edebiliyorsunuz. Onu farklı kılan ise akıllı telefonunuz ile uyumlu özel arka kapak seçenekleri sunması.

Bu kapaklardan birini kullandığınızda telefonunuzu kendinden mıknatıslı araç kiti yuvasına kolaylıkla takabiliyorsunuz üstelik bu bağlantı noktası telefonunuzu şarj etmenizi sağlıyor.

Enerji ise çakmak veya varsa aracınızın USB çıkışına bağlanan bir kablo ile sağlanıyor. Diğer klasik yöntemlerden tek farkı sürekli telefonunuza kablo takıp çıkartma derdi ile uğraşmıyor olmanız.

Test için bize gelen kitin içerisinden Samsung Galaxy S3 ve iPhone 4 ile 4S için uygun kapaklar çıktı. Yeni modeller Samsung Galaxy S4‘ü destekliyor. Ancak diğer popüler telefon modelleri için şimdilik ekstra kapaklar sunduğunu göremedik. En azından internet sitesinde bu yönde bir bilgi yok.

Mountr araç içi telefon kiti arayan ve sürekli kablolar ile uğraşmak istemeyenler için kolay bir çözüm olabilir.

:: Siz aracınızda akıllı telefonunuz için nasıl bir çözüm kulanıyorsunuz?


Jolla Sailfish OS Güncellendi

Finlandiya’da kurulan ve Nokia’dan ayrılmış çalışanlardan oluşan Jolla firması, Meego tabanlı işletim sistemleri Sailfish’in beta sürümünün bittiğini, işletim sisteminin artık kararlı 1.0 sürümüne ulaştığını duyurdu.

Jolla’nın satışa sunduğu “Jolla One” isimli akıllı telefonda kullanılan işletim sistemi ilk büyük güncellemesini de almış oldu. Şirketten yapılan açıklamaya göre güncelleme Jolla One kullanıcılarına Mart ayında ulaştırılacak. Performans iyileştirmelerinin yanı sıra, işletim sisteminin kararlılığını arttıran ve çeşitli görsel zenginleştirmeler içeren Sailfish 1.0, bazı Android telefon ve tabletlere de kurulabiliyor.

Kullanıcı Potansiyeli Artıyor

Jolla’dan yapılan açıklamaya göre, yakında Finlandiya dışındaki Avrupa ülkelerinde de satışa sunulacak olan Jolla One, yüksek kişiselleştirilebilme yeteneği sayesinde her geçen gün kullanıcı sayısını arttırıyor. 399 Euro fiyat etiketine sahip olan cihaz Avrupa’da ki tüm operatörler ile sorunsuz çalışıyor.

Asya Pazarına Girecek

Kısa zamanda büyük başarı yakaladıklarını ifade eden CEO Tomi Pienimäki, yakında Avrupa dışına çıkarak, Rusya, Honk Kong, Hindistan gibi Asya pazarlarını da Jolla ile tanıştıracaklarını söyledi.

:: Jolla Sailfish işletim sistemi hakkında ne düşünüyorsunuz?

 

Titanfall Ön İnceleme

Günümüzde FPS oyunları artık tekdüze bir hal almış durumda. Genel olarak çıkan oyunlar farklı senaryolara sahip olsalar dahi işledikleri konular kısmen aynı oluyor. İki ülke arasındaki savaşa odaklanan oyunlar farklı yapımcıların elinden çıkmış olmalarına karşın, klasik olarak tüfeği elimize alıp önümüze çıkanı vurmaya çalıştığımız yapımlardan öte gidemiyor.

Gerçi bu konu hakkında Dice‘ın hakkını yememek lazım. Battlefield serisinde oyuncuların kullanımına sunduğu tank, savaş uçağı, helikopterler ve benzeri araçlarla FPS tarzındaki tek düzeliği yıktılar diyebiliriz.

Geçtiğimiz günlerde beta olarak oyun severlerin beğenisine sunulan Titanfall ise FPS kültürünü apayrı bir noktaya taşıyacak gibi görünüyor. Budaki en büyük etken ise kontrol ettiğimiz karakterin özgürce hareket edebilmesi ve yardımını aldığımız titan adındaki dev robotlar.

Respawn Entertainment ve Electronic Arts işbirliği ile piyasaya sürülecek olan Titanfall, alışılageldik olan FPS oyunlarından son derece farklı bir konumda duruyor.

{pagebreak::2}

Mirror’s Edge tadında bir kontrol sistemi

Karakterinizi yönlendirirken kendinizi bir an Mirror’s Edge oynuyormuş gibi hissediyorsunuz. Duvarlardan yürüyebiliyor, havada birkaç defa zıplayarak (birazda akrobasi yeteneğinize bağlı olarak) iki, üç katlı binalara rahatlıkla tırmanabiliyorsunuz.

Respawn Entertainment, Titanfall‘un betasında oyun severlere 3 farklı mod ve 2 farklı harita sunmuştu. Oyunun mod ve haritalarına tam incelemede derinlemesine değineceğim için bu kısımları es geçerek Titanfall‘u diğer FPS yapımlarından ayıran oynanış dinamiklerine giriş yapmak istiyorum.

Betaya ilk girdiğimizde (muhtemelen bu eğitim bölümü oyunun tam sürümünde de olacaktır) Titanfall‘un oynanış dinamiklerini gösteren bir eğitim bölümüyle karşılaşıyoruz.

Bu eğitim bölümünde klasik aksiyonların yanı sıra, karakterimizin duvarlardan nasıl yürüyebileceğiniz, yüksek binalara nasıl tırmanabileceğini de öğreniyoruz.

İtiraf etmek gerekirse, daha önce hiçbir FPS oyununda bu denli özgür bir karakter kullanımına rastlamamıştım. Titanfall‘da bir binaya girmek için illa ön kapıyı kullanmanıza gerek yok. Böylece içeride kurulmuş olan pusuları da bertaraf edebiliyorsunuz. Eğer girmek istediğiniz binada açık bir cam, bir balkon ya da çatısında bir delik mevcutsa karakterinizin akrobatik yeteneklerinden yararlanarak buralara rahatlıkla erişebiliyorsunuz.

{pagebreak::3}

Titanınız gelene kadar sabredin!

Oyuna ilk girdiğinizde (team deathmach için konuşuyorum) savaşa bir asker olarak dahil oluyorsunuz. Savaş alanında rakip takımın oyuncularının haricinde yapay zekadan mahrum olan cpu kontrolündeki askerlerde mevcut oluyor. Bu askerleri öldürmek size fazla bir puan ya da xp kazandırmasa bile kendinize olan güveninizin artmasına neden olabiliyor.

Siz savaşa dahil olduktan iki dakika sonra bağlı olduğunuz birlik titanınızı istediğiniz yere gönderiyor. Daha sonra bu titana binerek dilerseniz diğer titanlarla dilerseniz de rakip askerlerle (oyunda bu askerler pilot olarak geçiyor) kozunuzu paylaşıyorsunuz.

Tabi ki bir asker olarak, dev bir titana karşı mücadele etmek çoğu zaman riskli bir hamle gibi görünebilir. Fakat antititan silahınızla doğru noktalarda saklanarak bu dev robotları basit bir şekilde dize getirebiliyorsunuz. Tabi bunu yaparken düşman askerlere de dikkat etmeniz gerekiyor. Titan içerisindeki pilot sizi fark ettiğinde ise sonunuz genelde ölüm oluyor.

Respawn Entertainment, oynanıştaki çeşitliliği arttırmak adına pilotlara görünmezlik özelliği de vermiş. Bu mod için Crysis‘teki maksimum görünmezlik modu benzetmesini yapabiliriz. Görünmezlik moduna geçtiğinizde üzeriniz şeffaf bir şekilde kaplanıyor ve çok dikkatli bakılmadığı sürece fark edilmiyorsunuz. Titan içerisindeki bir pilotun sizi bu moddayken görme olasılığı az olsa bile, yayan gezen pilotlar sizi rahatlıkla fark edebiliyorlar.

Titanlar oyuna dahil olduğunda savaş alanı tam bir curcunaya dönüştüğünden, temkinli bir oyun çıkarmanız durumunda pilotları avlamanız daha kolay olacaktır. Yine de bunu yaparken kendinizi açık bir şekilde göstermemenizde yarar var diyebilirim.

{pagebreak::4}

Dev robotlar, kaçınılmaz sonlar

Titanlar ortaya çıkmaya başladığınızda, yüksek bir binanın tepesinden titanın üzerine atlayarak da onu alt etme şansına sahipsiniz. Tabi bu durum genelde anlattığım kadar kolay olmuyor. Çünkü düşmanınızın dostları böyle bir hamlenizde titana bombalar yağdırarak sizi saf dışı bırakabiliyor. Saydırdıkları bombalar titana bir zarar vermezken sizin ölümünüze neden oluyor. Bu da oyunun bir eksisi diyebilirim.

Titanların kontrol mekanizmaları da son derece basite indirgenmiş durumda. Her ne kadar zıplama ve eğilme gibi fonksiyonları titanlarla gerçekleştiremiyor olsak da hızlı manevralar yapabiliyor ve depar atarak koşabiliyoruz.

Titanlarınızın kullanacağı silahı oyuna girmeden önce kendiniz belirleyebiliyorsunuz. Custom Titan seçeneğine girerek, titanınızın silahınız, patlama anındaki reaksiyonunu ve bir takım özelliklerini bu kısımdan atayabiliyorsunuz.

Örneğin ben kullandığım titanda nükleer patlama seçeneğini kullanıyordum. Bu sayede titanım patlarken çevresine büyük zararlar veriyor ve kendisi yok olurken çevresindeki düşmanları da yok ediyordu. Bu tamamen sizin oyun içerisindeki stratejinize kalmış diyebilirim. Dilerseniz nükleer patlama yerine titanınızın kalkanını hızlı bir şekilde yenileme seçeneğini aktif ederek savaş alanında daha uzun bir sürede kalabilirsiniz.

Titanların en önemli özelliklerinden biriside Vortex Shield isimli geçici kalkan özelliği. Bu özellik sayesinde aynı Matrix filmlerinde olduğu gibi üzerinize gelen mermi ve füzeleri durdurarak geri gönderebiliyorsunuz. Tabi ki bu özellikte sizin seçiminize bırakılmış durumda.

Bunun haricinde yakın mesafe dövüşlerinde rakip titanın içerisindeki pilotu çıkararak direk öldürebilme lüksüne de sahibiz. Tabi bu durumun bazı riskleri de mevcut. Rakibimizin bizden önce davranıp, bizi titanımızdan çıkarıp sinek gibi ezmesi gibi.

{pagebreak::5}

Ayırt edici özellikler betada mevcut

Şunu da belirtmek isterim. Titanınız havaya uçtuğunuzda pilotunuz her zaman ölmüyor. Aynı savaş uçaklarında bulunan fırlatma mekanizması gibi, titanlarda da bir fırlatma mekanizması mevcut. Dilerseniz titanınız kendini imha etmeden önce bu mekanizmayı kullanarak kendinizi gök yüzüne doğru fırlatabiliyorsunuz. Sonrasında hayatta kalabilmeniz ise tamamen sizin oyunculuk becerilerinize kalıyor.

Respawn Entertainment, betada oyunun birçok özelliğini sınırlamış. Fakat Titanfall‘u türevlerinden ayıran özelliklerini ön plana çıkarmak için bunları oynanabilir kılmış.

Örneğin betada kullanılabilir olan Smart Pistol isimli silah. Kendi kendine nişan alma özelliğine sahip olan bu silah sayesinde, düşmanınızı belli bir süre görüş alanınızda tuttuğunuzda nişan göstergesi kırmızı oluyor ve tek bir atışla rakibinizi alaşağı edebiliyorsunuz. Özellikle pusu kurarak oynayan oyuncular için bu silah bulunmaz bir nimet diyebilirim.

Genel olarak toparlamak gerekirse, Titanfall’un betasını oynadığım süre içerisinde bir hayli eğlendim diyebilirim. Özellikle karakterin sınır tanımadan binalara tırmanması ve dev robotlarla giriştiğimiz mücadeleler bir hayli eğlenceli.

Oyun beta aşamasında olduğu için görsel anlamda yorum yapmak pek doğru olmasa da, Titanfall‘un PC‘de ideal bir grafik düzeyine sahip olduğunu söylemek mümkün.

11 Mart‘ta PC, Xbox One ve Xbox 360 için yayınlanacak olan yapımın geniş incelemesinde görüşmek üzere, şimdilik hoşçakalın.

#video_3878#

:: Titanfall’un betasını oynadınız mı? Oynadıysanız oyun hakkındaki görüşleriniz neler? Tıklayın forumda tartışalım.

Thief Korsana Erken Çıktı

Square Enix ve Eidos tarafından hem şimdiki nesil, hemde gelecek nesil konsollar için geliştirilen yeni nesil Thief oyunu resmi olarak piyasaya sürülmeden korsana düştü.

Normalde oyunun resmi çıkış tarihini 28 Şubat olarak lanse edilmişti. Square Enix, Thief‘ın son alıcıya ulaşmasında bir sorun yaşanmaması için oyunun kopyalarının 10 gün önceden dağıtılması kararı alınmıştı.

Thief korsana erken yenik düştü

Fakat Square Enix‘in oyuncuları düşünen bu tavrı firmaya pahalıya patladı. Bazı perakendeciler ellerine ulaşan Thief kopyalarını oyunun çıkış tarihini beklemeden satışa sundu. Bunun sonucunda oyunun PlayStation 3 ve Xbox 360 sürümleri, Thief’in resmi çıkışından önce korsana düşmüş oldu.

Oyunun dosyalarını yayınlamaya başlayan siteler sayesinde, Thief şuanda jailbreakli cihazlarda rahatlıkla oynanabiliyor.

Ayrıca birçok oyuncu, yapımı bitirip videolarını da bazı video sitelerinde paylaşmış durumda. Bu durum Thief‘in satışlarına olumsuz yönde etki edecektir.

Öte yandan, oyunun PC sürümü için Steam‘den aktifleştirme olayı gerekli olduğundan, korsan sürümleri internette dolaşıyor olmasına karşın şuan için Thief‘in PC sürümünü oynamak mümkün değil.

:: Thief’i satın almayı düşünüyor musunuz?

Xbox One Media Remote Duyuruldu

Microsoft yeni nesil konsolu Xbox One‘ı duyurduğunda, cihazın rakibi PlayStation 4‘e oranla en çok öne çıkan özelliği multimedya seçeneklerinin geniş bir yelpazeye sahip olmasıydı.

Microsoft, Xbox One‘ı tanıtırken oyun konsolundan öte bir multimedya cihazı olarak lanse ediyordu. Xbox One‘ın geniş multimedya seçeneklerine rağmen ek bir kumandaya sahip olmaması, konsolu inceleyen bazı mecralar tarafından sert bir dille eleştirilmişti.

Microsoft bu eleştirileri dikkate aldı mı bilinmez ama, Xbox One için gayet şık bir tasarıma sahip olan Media Remote isimli kumandayı duyurdu. Bu kumandanın görseline aşağıdan göz atabilirsiniz.

Kinect’le birlikte kullanılabilecek

Kinect‘e sinyal göndererek Xbox One‘ı uzaktan kumanda etmemizi sağlayacak olan Media Remote sade tasarımıyla dikkat çekiyor. Açıkçası kumandanın sıradan bir video oynatıcı kumandasına benzediğini söylemek mümkün.

Microsoft, Xbox One‘ın satışa sunulduğu ülkelerde piyasaya süreceği Media Remote‘un fiyatını ise 24.99 dolar olarak belirlemiş. Bakalım Media Remote beklenen ilgiliyi görecek mi?

:: Basit bir kumanda için istenen 24.99 dolarlık fiyat sizce makul mü?

iOS 7.0.6 Yayınlandı

Apple, büyük çaplı yenilikler ile gelen iOS 7 mobil işletim sistemini güncellemeye devam ediyor. Geçtiğimiz aylarda bazı cihazlar için sunulan iOS 7.0.5 güncellemesinden sonra şimdi de küçük çaplı hataların giderildiği iOS 7.0.6 güncellemesini yayınladı. Bu güncellemenin güvenlik odaklı olduğunu baştan belirtelim.

Sistemde yaşanan küçük sorunların giderildiği ve SSL bağlantısı doğrulama için bir düzeltmenin yer aldığı bu güncellemeyi direk OTA üzerinden güncelleyebilirsiniz. Bunun için iOS cihazınızdan Ayarlar>Genel>Yazılım Güncelleme seçeneğine tıklayıp, güncellemeyi denetlemeniz gerekiyor.

Cihazınızı güncel tutun

Güvenlik açıklarının giderildiği bu güncellemeyi mutlaka yüklemenizi öneriyoruz. Apple‘ın ayrıca yine güvenlik açıklarını giderdiği iOS 6.1.6 güncellemesini de eski cihazları için sunduğunu belirtelim.

:: iOS 7.0.6 güncellemesini yüklediniz mi?

Dead Trigger 2, Facebook’a Geldi

MADFINGER Games‘in iOS ve Android platformları için geliştirmiş olduğu zombi konulu Dead Trigger oyunu, kısa sürede oyun severlerin beğenisini kazanmıştı. Firma da oyuncuların bu olumlu tepkilerini göz önünde bulundurmuş ve serinin ikinci oyununu geçtiğimiz aylarda yayınlamıştı.

Free to Play olarak iOS ve Android‘in uygulama mağazalarında yer alan Dead Trigger 2 oyunu şimdi de Facebook‘a geldi. Shadowgun: DeadZone oyununu da Facebook üzerinden oynamaya açan MADFINGER Games, üyelik sistemi ile çalışan Dead Trigger 2’yi de oyuncuların Unity Web Player yardımı ile Facebook’tan oynanmasına imkan sağlıyor.

Dead Trigger 2’yi Mouse ve klavye ile oynayın

Dead Trigger 2‘yi Facebook üzerinden oynamak için bilgisayarınızda Unity Web Player‘in kurulu olması gerekiyor. Unity Web Player’ı buradan indirdikten sonra Dead Trigger 2‘nin resmi Facebook uygulama sayfasına buradan girip oyunu oynayabilirsiniz.

Eğer dokunmatik ekranda Dead Trigger 2‘yi oynamakta güçlük çektiyseniz, PC üzerinden klavye ve Mouse kombinasyonu ile rahatça oynayabilirsiniz.

:: Dead Trigger 2’yi Facebook’ta oynadınız mı?

Zaman Makinesi Değil Masaj Koltuğu

Sıradışı bir teknoloji haberi ile birlikteyiz. Biz teknolojiyi cep telefonlarımızda, bilgisayarlarımızda, televizyonlarımızda hayatımızın bir parçası haline getirdik ama o girebildiği her yere girmekiçin hızla gelişmeye devam ediyor.

Infinity Iyashi dünyanın en gelişmiş masaj koltuğu. Bluetooth teknolojisi ile Android veya iOS cihazınıza bağlanabilen bu koltuğu akıllı telefon veya tabletiniz ile yönetebiliyorsunuz. Sevdiğiniz parçaları masaj esnasında dinleyebiliyorsunuz. Ama yetenekleri bunlar ile sınırlı değil.

Ense kökünüzden başlayarak ayak ucunuza kadar gelişmiş masaj motorları sayesinde günün bütün stresini atmanız için size Asya’nın geleneksel masaj yöntemlerini mekanik olarak sağlıyor. ABD satış fiyatı 6.595 dolar olan bu masaj koltuğu verdiği sözü tutuyor mu? Tanıtım videosunu izleyip siz karar verin. 

#video_3879#

Ufak bir not: Bu firmanın Türkiye’de dağıtımcısı yok. Girişimcilere duyurulur. 

:: Siz olsaydınız bu koltuğa bu kadar para verir miydiz?

Intel Mobil Dünya Kongresi 2014’e Hazır

Intel, Mobil Dünya Kongresi 2014’te bugün ve yarının “Nesnelerin İnterneti” dünyası için tasarlanan geniş bilişim ve iletişim ürün yelpazesini, mobil dünyayı dönüştüren Intel Inside’lı ürünlerini kullanıcıların beğenisine sunacak. Stantta 64-bit Intel Atom işlemcili tablet ve akıllı telefonlar da dahil olmak üzere Intel’in 4G LTE gelişmiş çözümleri, yeni giyilebilir referans tasarımları, en yeni 2’si 1 arada cihazlar, mobil güvenlik, ağ altyapıları ve mobil servisler de sergilenecek.

Uzmanlar, Intel yöneticileri ve mobil sektörün lider isimleri de; 5G, giyilebilir teknolojiler, kablosuz ağlar için büyük veri, mobil güvenlik gibi konuları Intel standında düzenlenecek toplantılarda masaya yatıracaklar.

Intel, App Planet’taki standında da, Intel mimarisi üzerinde yenilikçi uygulama ve hizmetler yaratan geliştiricilere yardımcı olan geniş araç ve kaynak yelpazesini sergileyecek. App Planet’ta ziyaretçiler Intel’in Android ve Windows demoları, Nesnelerin İnterneti, hizmet ve Uygulama Programlama Arayüzleri’ni (API) görebilecekler.

Konu: Nesnelerin İnterneti

Şirket, 24 Şubat Pazartesi günü, Intel Başkanı Renée James ve Başkan Yardımcısı ve Mobil ve İletişim Grubu Genel Müdürü Herman Eul’ün katılımıyla, iletişim ve teknoloji alanında geleceğin “Nesnelerin İnterneti” dünyasını şekillendirecek stratejisini ve ürün yelpazesini tanıtacağı bir de basın toplantısı düzenleyecek.

Basın toplantısının ardından, Intel teknik basın mensupları ve yazılım geliştiricilere yönelik “Mobil Yazılım Araçları” konulu bir toplantı gerçekleştirecek. Windows, Android ve Tizen işletim sistemleri için en yeni yazılım geliştirme araçları hakkında bilgilerin verileceği ve demoların yapılacağı toplantıda Android için yeni araçlar üzerine önemli açıklamalar da verilecek.

SDN Teknosa Magazin’e göz atın

Nesnelerin interneti nedir? Sektörün deneyimli isimlerinden Ahmet Usta‘nın kaleminden ele alınan bu konuyu, çok detaylı bir analiz şeklinde SDN Teknosa Magazin‘in 63. sayısında bulabilirsiniz. Hala online yayınlanmakta olan dergiyi indirmediyseniz buraya tıklayıp detaylara göz atabilir, en alttaki indirme linklerinden dergiye erişebilirsiniz.

:: Nesnelerin interneti ve gelecek hakkında neler düşünüyorsunuz?

Thief’in Çıkış Videosu Yayınlandı

Square Enix‘in aynı geçtiğimiz sene yayınlanan Tomb Raider‘da olduğu gibi sıfırdan başlatma kararı aldığı Thief‘in yeni nesil oyununun çıkış videosu yayınlandı.

Serinin fanlarının da hatırlayacağı üzere serinin son oyunu olan Deadly Shadows 2004 yılında yayınlanmıştı. Square Enix ve Eidos işbirliği ile sıfırdan tekrardan başlatılacak olan serinin yeni oyunu ise 28 Şubat‘ta yayınlanacak. Yani yaklaşık olarak on sene sonra tekrardan işinin ehli karakterimiz ile karanlıklar içerisinde süzülmeye başlayacağız.

Yeni nesil Thief oyunu için yayınlanan çıkış videosunu aşağıdan izleyebilirsiniz.

#video_3877#

Thief, gizlilik ve aksiyon üzerine kurulu bir yapım olduğu için oyunun atmosferi genel itibari ile kasvetli bir yapıya sahip diyebiliriz. Splinter Cell ve Metal Gear Solid serilerinden gizlilik ve aksiyon kombinasyonuna alışık olan oyun severleri zorlayacak tek şey ise Thief‘ın FPS tarzında bir oynanışa sahip olması diyebiliriz.

Eidos Montreal‘in geliştirdiği ve Square Enix‘in dağıtımını üstlendiği Thief, PC, PS3, PS4, Xbox 360, Xbox One ve Wii U için 28 Şubat‘ta raflardaki yerini alacak.

:: Thief için yayınlanan çıkış videosunu nasıl buldunuz?

WhatsApp ile Öğrendiğimiz 7 Ders

Facebook önceki gece sürpriz bir açıklamayla anlık mobil mesajlaşma uygulaması WhatsApp’i satın aldığını duyurdu; hem de 16 milyar dolar ödeyerek! Aslında sosyal medya devinin gözünü WhatsApp’e diktiği biliniyordu, ancak böylesi bir rakamı kimse beklemiyordu.

Dünya tarihinde gerçekleşen en büyük yatırım destekli şirket satın alımlarından biri olan bu yatırım ile birlikte düşünenler için büyük hikmetler taşıyan sonuçlar ortaya çıktı. American Online (AOL) kurucusu ve aynı zamanda eski CEO’su olan Steve Case, bu derslerin bir kısmını Mashable’da adım adım anlattı:

İnsana İnsan Gerek

İnsanlar sosyal varlıklardır ve iletişim kurmaya ihtiyaç duyar. 25 yıl önce AOL’ü kurduğunda Case’in aklında da bu temel vardı. O dönemde CompuServe veya Prodigy gibi bazı rakip firmalar içerik veya ticarete odaklanırken, AOL’ün meyli tamamen topluluk üzerineydi. “En iyi uygulamanın” insanlar olduğuna inanıyorlardı.

Yıllar içerisinde “topluluk” diye adlandırılan şeyin adı “sosyal ağ” oldu ve yeni markalar büyük ölçüde gücünü insanlardan almaya başladı. On yıl önce sahneye çıkarak, insanlara iletişim kurmanın yeni ve iyi yollarını gösteren Facebook’un bugün bir milyarı aşkın üyesi ve 170 milyar dolarlık pazar değeri bulunuyor.  AOL’ün bile zirvede olduğu 2000 yılındaki Pazar değeri 150 milyar dolar idi. Son yıllarda ise en yaygın iletişim uygulamalarından biri olarak WhatsApp kullanılır oldu ve sonuç ortada.

{pagebreak::Startuplar Sektöre Yön Veriyor}

Yeni Girişimler Dünyayı Değiştiriyor

WhatsApp dört yıl kadar önce Jan Koum adlı Ukraynalı göçmen genç ve Facebook’a yaptığı iş başvurusu olumsuz sonuçlanan Brian Acton tarafından geliştirildi. İlk başladıklarında hiç şüphesiz piyasada yığınla mesajlaşma uygulaması olduğunu söyleyen ve şanslarını düşük bulan yıkıcı eleştirilerle karşılaştılar. Ancak kendi vizyonlarına inanıp, buna tutkuyla bağlı bir ekip kurarak tarih yazdılar.

Amerika’nın yükselen bir “girişim” olarak 250 yıl önce hayatına başlamasına karşın, bugün dünya lideri konumuna gelmesinde de bu “daha iyi bir yol var” inanışının etkili olduğunu söylüyor Steve Case. Zirai devrimden, sanayi devrimine ve bugün teknoloji devrimine kadar tüm süreçlerde girişimciler önemli rol oynadı. WhatsApp de bu girişimcilik ve inovasyon ruhunun bir sembolü.

 

İnternet Çok Büyüdü

WhatsApp’in aylık aktif kullanıcı sayısı 450 milyon civarında, her gün buna 1 milyon yeni kullanıcı daha ekleniyor. Satın almanın böylesi devasa bir ücretle gerçekleşmesinin altında bu istatistikler yatıyor. AOL ilk yayınlandığında dünya nüfusunun sadece yüzde 3’ü online idi, onlar da sadece haftada bir saat kadar internete girebiliyordu.

İnternetin hızla global bir platform halini almasıyla birlikte, bugün 2,5 milyar insan sanal dünyaya erişim olanağı buluyor. Sıfırdan başlayıp 450 milyona birkaç yıl içerisinde ulaşmayı da bu büyük kalabalık mümkün kılıyor.

{pagebreak::Pazarlamada Yeni Trend Viral}

Geleneksel Pazarlama Eskide Kaldı

Bugün pazarlama sektörü viral üzerinde dönüyor. Gerçekten iyi olan yenilikçi ürünler, kendilerini satmak için artık devasa reklam kampanyalarına ihtiyaç duymuyor. WhatsApp kendi kitlesini hiçbir reklam veya pazarlama ile uğraşmadan oluşturdu. İki genç harikulade bir uygulama geliştirdi ve insanların bunu arkadaşlarıyla paylaşmasını yeterince kolaylaştırdı. Gerisi çorap söküğü gibi geldi.

Yetenek Her Şeydir

Bir milyar kullanıcıyı hedefleyen WhatsApp’in ekibi 50 kişiyi geçmiyor. Üstelik küçük bu ekip, platformu neredeyse bir gecede kurdu. Fortune 500’de yer alan pek çok şirketin bu örneği görüp kendine gelmesi gerekebilir. Sektöre etki etmek artık eskisinden daha kolay. Kilit noktayı insan oluşturuyor ve en iyi yetenekleri bünyesinde barındıran şirket kazanıyor.

{pagebreak::Hedefe Odaklanın}

Hedeften Şaşmamak Önemli

Yeni girişimler (startup), tek bir şeye tutkuyla hedeflenmenin, yeteri kadar odaklanmadan birçok şeyi hedeflemekten daha iyi olduğun adeta birer kanıtı. Girişim dünyasını bu kadar etkileyici yapan da bu. WhatsApp müşteri deneyimine bir lazer gibi odaklandı ve Facebook WhatsApp’ın bu işlevine devam etmesini istiyor. Girişim ruhunu koruyarak servisi büyütmenin en iyi yollarından biri de bu.

Mobil Her Zaman Kazanır

Masaüstü bilgisayarlar internetle insanların ilk kez tanışmasını ve onu benimsemesini sağlayarak bugüne kadar iyi iş çıkardı. Ancak artık PC’lerin önemi azalıyor. 15 yıl önce her yerde olan bilgisayarlar, 10 yıl önce temelde yer alıyor ve mobil teknolojiler tarafından destekleniyordu. Beş yıl önce mobile ağırlık veren girişimler kazanıyordu. Bugün ise hızlı büyüyen pek çok şirket için tek öncelik mobil kullanım.

:: Konuyla ilgili siz neler düşünüyorsunuz?