Samsung, Galaxy Premier’i Duyurdu

Samsung‘un geçtiğimiz yıl piyasaya sunduğu Galaxy Nexus modeli GT-I9250 kod adına sahipti. Yaz ayından bu yana Samsung‘un GT-I9260 modelinin çıkacağı konuşuluyordu. Google’ın Nexus 4 ile LG’ye verdiği telefon yetkisi Samsung’un elinden alınmış oldu. Böylece hala güncel sayılan Galaxy Nexus için ayırılan üretim bandı boşta kalmış oldu.

Samsung, 4.65 inç Super AMOLED ekran başta olmak üzere pek çok Galaxy Nexus parçasını Galaxy Premier modelinde kullanarak, üretim bandını birden bire sonlandırmamış oldu ve kendine yeni bir makyajlı telefon kazandırdı.

Galaxy Nexus ile benzer kasa yapısına ve ekrana sahip olan Galaxy Premier, TI OMAP 4430 işlemcisi yerine, 1.5 GHz hızında çalışan çift çekirdekli TI OMAP 4470 işlemcisiyle geliyor. ARM Cortex A9 tabanlı bu işlemciye PowerVR SGX544 GPU‘su eşlik ediyor.

4.65 inç büyüklüğünde ve 1280 x 720 piksel çözünürlüğünde Super AMOLED HD ekranın kullanıldığı Galaxy Premier, Samsung Galaxy S3‘te kullanılan 1.9 Megapiksel ön kamera, 8 Megapiksel ana kamera, 2100 mAh batarya, Bluetooth 4.0, WiFi, GPS ve NFC gibi yenilenen özelliklere sahip.

1 GB RAM ile gelen Galaxy Premier, iki farklı dahili hafıza seçeneği sunuyor. 8 ve 16 GB dahili hafızaya ek olarak kullanıcılar microSD ile hafızaları daha da genişletebiliyor.

Android 4.1 Jelly Bean işletim sisteminin doğrudan ön yüklü olarak geldiği telefon, S Voice, S Beam, Akıllı Bekleme, Pop up Play gibi pek çok yeni Samsung yazılımının en son sürümüne sahip olacak.

Kasa olarak Galaxy S3‘teki mermer beyazının kullanıldığını gördüğümüz telefon, Galaxy Nexus’a göre alt kısım tarafında farklılaşıyor. Samsung, kendine özel Galaxy ailesinde olduğu gibi cihaza fiziksel Home ve kapasitif navigasyon tuşlarını eklemiş.

Kasım ayında Ukrayna’da satışa sunulması beklenen cihazın oradaki bölgesel diyatının tahmini olarak 680 dolar olması bekleniyor. 

:: Samsung Galaxy Premier, Galaxy S3’e iyi bir alternatif olur mu?

 

Disney, Lucasfilm’i Satın Aldı

Sinema sektörüne bomba gibi düşen habere göre Disney, ünlü yönetmen George Lucas‘ın sahibi olduğu Lucasfilm’i 4.05 milyar Dolar’a satın aldı.

   

Satın alma, hakları Lucasfilm‘in elinde olan Star Wars serisini de kapsıyor. Disney bu konuda bir açıklama yaparak serinin devam filmlerinin 2015 yılında izleyicilerle buluşacağını ifade etti. Disney‘in planına göre seriye 3 film eklenecek. Star Wars serisi 7, 8 ve 9 olarak üç yeni bölümle kaldığı yerden devam edecek.

Konuyla ilgili olarak açıklama yapan George Lucas, şirketi korumak adına böyle bir adım attığını belirtti.

Haber genel olarak olumlu olarak karşılandı. Ancak yeni serilerde konunun ne olacağı, kimlerin rol alacağı ve diğer detaylar henüz belli olmadığından kesin bir yorum yapmak için erken.

İkonik bir figür

Star Wars olarak bilinen serinin ismi Türkçe’ye Yıldız Savaşları olarak çevirilmişti. İlki 1977 yılında yayınlanan film serisinin sonu 2005 yılında yayınlanan 6. filmle bitmişti. Film özellikle Yoda, Darth Vader, Anakin Skywalker, Obi-Wan Kenobi, R2-D2 gibi karakterlerle popülerliğinin zirvesine ulaşmıştı.

6 filmden bugüne kadar yaklaşık 4.5 milyar dolar hasılat elde edildiği tahmin ediliyor. Bu rakama oyuncak ve marka haklarının satışları da eklendiğinde Star Wars ekonomisinin ulaştığı nokta daha iyi anlaşılabilir.

:: Bu satışı nasıl değerlendiriyorsunuz? Star Wars filmlerine katkısı olur mu?

 

 

En Çok Öğrenciler Kitap Alıyor

Kitap okuma alışkanlığı yeteri kadar gelişmeyen Türkiye’de rakamlar da bunu gösteriyor. Online kitap satışı yapan Idefix, 2012 yılına ait satış rakamlarına ait istatistiki bilgileri açıkladı. Buna göre en çok öğrenciler kitap satın alıyor. Öğrencileri ise sırasıyla mühendisler, öğretim görevlileri ve Öğretmenler takip ediyor.

Şah ve Sultan popüler 

İlk 9 aylık verilere göre online mağazada meslek grupları içinde en çok satılan kitap ise İskender Pala‘nın Şah ve Sultanisimli eseri oldu. Öğrenciler, mühendisler ve öğretmenlerin en çok siparişini verdiği kitaplar arasında ilk sırada yer alan Şah ve Sultan; akademisyenlerin ikinci, bankacılık-finans sektöründe çalışanların ise üçüncü en çok okuduğu eser oldu.

Öğrencilerin tercih ettiği diğer kitaplar; Albert Camus’nun “Yabancı”sı ve Stefan Zweig’in “Satranç”ı oldu. Mühendislerin diğer tercihleri, Hanefi Avcı’nın yazdığı “Haliç’te Yaşayan Simonlar” ve Elif Şafak’ın kaleme aldığı “Firarperest” olarak şekillenirken; akademisyenler ise felsefi bir seçimde bulunarak “Platon Bir Gün Bir Ornitorenkle Bara Girer (Felsefeyi Mizah Yoluyla Anlamak)” ve Ahmet Ümit’in “İstanbul Hatırası”nı okudular.

 

Meslek Grupları 2012 Satış Adedi

Öğrenci 214.583

Mühendis 141.009

Öğretim görevlisi / Asistan 123.586

Öğretmen 116.200

Bankacılık-Finans  85.272

Doktor 71.910

Bilgisayar-Bilişim 55.549

Yöneticilik 49.977

Diğer 627.647

:: İnternet üzerinden kitap satın aldınız mı?

 

Şimdi Blog Açma Zamanı

Günün bir kısmını internet üzerinde geçiren kişiler, sosyal paylaşım siteleri sayesinde sadece okuyucu değil, aynı zamanda içeriği üreten kişiler oldular. Facebook ve Twitter gibi adreslerin popüler olmasının nedeni, kullanıcıların ürettiği içeriklerin yine kullanıcılar tarafından daha fazla tercih edilmesi.

İnternet kullanıcıları, ilk zamanlarda ekran başında geçirdikleri zamanın büyük kısmını, profesyonel içerik üreticileri tarafından hazırlanan adreslerde geçiriyorlardı. Bunların başında ise haber siteleri yer alıyordu.

Şimdi ise durum daha farklı

Hem internet kullanıcısı, hem de haber siteleri bu değişimden nasibini aldılar. Önce internet kullanıcılarından bahsedelim.

Profesyonel içeriklerin mutlaka okunması gerektiği anlayışı, amatörler tarafından hazırlanan içeriklerin lezzetinden sonra daha az tercih edilir oldu.

O nedenle yapılan araştırmalarda kişiler, günde birkaç saatini Facebook gibi sitelerde geçiriyorlar ve bu zamanın daha azını haber okumak veya araştırma yapmak gibi faaliyetlere ayırıyorlar.

Kullanıcı, kendisi gibi kişilerin ürettiği içeriği daha gerçekçi ve daha değerli buluyor. Yorumluyor, paylaşıyor ve tavsiye ediyor.

Haber sitelerine gelelim

Kullanıcının sosyal ağlara göç etmesiyle beraber, başta yorumlar olmak üzere interaktif alanları bünyelerine taşımakla işe başlayan haber siteleri, kullandıkları haber dilinde de köklü değişikliğe giderek daha samimi başlıklar ve daha samimi görsellerle içerikleri sunmaya başladılar.

Haber sitelerindeki bu değişiminle birlikte bu sitelerin, sosyal paylaşım sitelerinde geçirilen zamandan ne şekilde nasipleneceği konusu henüz netlik kazanmış değil. O nedenle ayakta kalmak isteyen haber sitelerindeki ekipler, daha iyi haber yapmanın dışında haberi ne şekilde sunacaklarına kafa yoruyorlar.

Bu rekabeti bir kenara bırakarak önemli bir tavsiyede bulunmak istiyorum

Sosyal paylaşım sitelerinde kullanıcıların büyük bir hevesle ürettiği içeriklerin, birkaç gün içinde kaybolduğu ortada. Bundan birkaç ay önce attığınız Twit’i veya Facebook’ta paylaştığınız yorumu bulmak, tam bir işkence.

Kullanmayın demiyorum ama bu içeriklerin olduğu bir blog’unuzun olması konusunda sizlere tavsiyede bulunmak istiyorum.

Günün büyük kısmını Friendfeed’e ayıran arkadaşlarım belli etmeseler de şu anda çok pişmanlar. Aylarca MySpace’e içerik yükleyenlerin durumu da Friendfeed kullanıcılarından farklı değil. “Bu paylaşımları, sosyal paylaşım sitelerinde değil de blog’larımızda yapsaydık, ayrı bir kazanç kapısı bile oluşturabilirdik” diyenlerin sayısı da az değil.

Firmalar, konusunda uzman olan blog’cularla iş yapmak için çok ciddi bütçeler ayırırken, maalesef ülkemizde bu blog’culara ulaşamıyorlar.

Çektiğiniz fotoğraf, kafa patlattığınız yorumlar, gülümseten konular ve daha fazlası blog’larınızda yer alsın. Sosyal paylaşım sitelerini ise bu içeriklere yönlendirme yapan hatırlatmalar için kullanmanızı öneririm.

:: Bloğunuz var mı?    

 

Google Play 700 Bin Uygulamaya Ulaştı

Akıllı telefon ve tablet gibi cihazların en önemli özelliklerinden biri uygulama adı verilen yazılımlarla kabiliyetlerini artırmaları. Bu alanda en büyük rekabet ise Apple’ın App Store ve Google‘ın Play online yazılım mağazaları arasında yaşanıyor. Apple, iOS işletim sistemine sahip cihazlara uygulama sağlarken Google ise kendi geliştirdiği Android cihazlara bu desteği veriyor.

  

Her iki ekosistem için de yüzbinlerce uygulama seçeneği bulunuyor. Kısa bir süre önce 700 bin uygulamaya ulaştığını açıklayan Apple‘ın ardından Google‘da kendi online yazılım mağazasında 700 bin uygulama olduğunu duyurdu.

Google, yakın zamana kadar uygulama adedi olarak önde olan Apple‘ı bu açıklama ile yakalamış olduğunu tüm dünyaya duyurmuş oldu.

Eleştirenler de var

Rakamsal olarak Google Apple‘ı yakalamış olsa da kullanıcıların Android işletim sistemi için geliştirilen uygulamalarla ilgili önemli bir eleştirisi var: Eleştirilenin temelinde Google Play‘de gereksiz birçok uygulamanın olduğu iddiası yer alıyor.

Eleştirilerde haklılık payı olsa da rakamsal olarak Google‘ın Apple‘ı yakaladığı gerçeğini de göz ardı etmemekte fayda var.

:: Akıllı telefon kullanıyor musunuz?

 

Nokia Asha 300 İnceleme

Fiziksel tuş takımından vazgeçmek istemeyen telefon kullanıcılarının sayısı azımsanmayacak kadar fazla. Ancak bu kişiler, tamamen dokunmatik yüzeyi olan telefonları istemeseler de, teknolojinin sunduğu yeniliklerden de geri kalmak istemiyor.

Videoyu izleyin

#video_6584#

Bu sınıfın kralı olan Nokia, Asha 300 modeli ile tüketicilere uygun bir seçenek sunuyor. Telefonda, hem fiziksel tuş takımı hem de dokunmatik yüzey bulunuyor. Bu yüzeyin, komutlara çok hızlı yanıt verdiğini belirtelim. Boyutları ve ağırlığından dolayı taşıması son derece kolay olan telefon, kendisinden beklenen temel fonksiyonları başarıyla yerine getirebiliyor.

Uygulama yükleyin

Telefonunuzdan daha fazla şey bekliyorsanız, OVI uygulama mağazasına girip tercih ettiğiniz uygulamaları indirebilirsiniz. En çok bilinen uygulamalar arasında yer alan Facebook, Twitter, Angry Birds gibi uygulamalar sorunsuz bir şekilde kullanılabiliyor.

Yeri gelmişken, telefonun 1Ghz’lik güçlü işlemcisinden de bahsetmekte fayda var. 5 Megapiksel kamerası ile aydınlık ortamlarda çok iyi fotoğraflar elde edebiliyorsunuz. Ancak flaş bulunmadığı için gece çekimleri sizi üzebilir. Kutu içerisinden şık bir kulaklık çıkıyor.

Bu kablo üzerinde aynı zamanda görüşmelerinizi kontrol edebileceğiniz mikrofonlu bir de buton bulunuyor. Kutu içinde eksikliğini hissettiğimiz tek aparat, USB kablosu oldu. 1100 mAh’lik batarya, telefonda WiFi bulunmadığından dolayı pil süresi konusunda beklentilerden daha fazlasını sunuyor.

{pagebreak::Teknik özellikler}

Teknik Özellikler

Dahili hafıza: 140 MB + microSD

Ağırlık: 85 gram

Ekran: 2.4 inç

Kamera: 5 Megapiksel

Bağlantı: 3G, Bluetooth, HSDPA

İşletim sistemi: Symbian S40

Fiyat: KDV dahil 310 TL

 

Artılar

Uygun fiyat, hızlı işlemci, hassas ekran

Eksiler

Wi-Fi bulunmuyor, USB kablosu kutu içinden çıkmıyor.


:: Telefonun özelliklerini nasıl buldunuz?   

 

Ultrabook ve USB 3.0

USB bağlantısı uzun yıllardır bilgisayarlarımızda kullandığımız bir teknoloji. Günümüzde birçok cihaz bu bağlantı türünü kullanıyor. Önceleri 1.0, ardından 2.0 ve en son olarak da 3.0 olarak karşımıza çıkan bu bağlantı türü her geçen gün hızlanıyor.

USB 3.0 ile birlikte data hızları saniyede 480 Mbit’ten 5 GBit’e yükseldi. Bu da USB 3.0’ın yaklaşık olarak 10 kat daha hızlı olduğu anlamına geliyor. Yani USB 2.0’da 10 saniyede kopyalanan bir dosya USB 3.0‘da 1 saniyede aktarılabiliyor.

Elbette bu teknolojinin verimli çalışması için hem bilgisayar hem USB cihaz tarafının 3.0 desteği sunması gerekiyor. Her iki taraf da USB 3.0 desteği veriyorsa bu yüksek hızlardan faydalanabiliyorsunuz.

Ultrabook modellerinde USB 3.0

Intel tarafından geliştirilen bir platform olan Ultrabook, ince, şık ve performanslı ürünlerden oluşuyor. Birçok üretici tarafından desteklenen bir platform olan Ultrabook modellerinin büyük bir çoğunluğunda 3.0 desteğine sahip USB bağlantısı bulunuyor.

Hem ince hem şık hem de performanslı olan Ultrabook cihazlarında bulunan USB 3.0 bağlantısı, kullanıcılara daha hızlı dosya aktarma imkanı sunuyor. Bu sayede mobil hayattan geri kalmayan kullanıcılar, USB cihazlarındaki dosyalarla çalışabiliyorlar.

Özellikle büyük boyutlu dosyalarda bu hız çok önemli. Zira 15-20 GB datayı USB‘den aktarmak 2.0 desteğine sahip bir bilgisayarda 10-15 dakika sürüyor. USB 3.0‘da ise bu hızı birkaç dakikaya indirebiliyoruz.

Kablosu özel

USB 3.0 desteği sunan cihazların özel bir kablosu bulunuyor. Bu bağlantı türü de (normal USB bağlantılarından ayrılması için) mavi renkte tasarlanmış. Yani bir Ultrabook ya da bilgisayarda USB portları mavi ise onun USB 3.0 desteği verdiğini söyleyebiliriz. Benzer mavi renkli tasarım USB 3.0 desteği veren cihazların bağlantı noktalarında da bulunuyor. Bu sayede bu desteğin olup olmadığı kolayca anlaşılıyor.

Bu özel bir bağlantı olduğundan kablolarının da özel olması gerekiyor. Geriye doğru uyumlu bir teknoloji olan USB 3.0 cihazlar 1.0 ya da 2.0 USB protokollerini de kullanabiliyor. Elbette böyle bir bağlantı yapıldığında performans olarak USB 3.0 hızına ulaşmak mümkün olmuyor.

USB 3.0 desteği şart

Piyasada onlarca Ultrabook bulmak mümkün. Bunların büyük bir çoğunluğunda en az 1 adet USB 3.0 portu bulunuyor. Yine de Ultrabook satın almadan önce USB 3.0 desteği verip vermediğini kontrol etmekte fayda var. Genelde sabit disk olarak SSD kullanan bu modellerde hızın keyfine varmak istiyorsanız mutlaka USB 3.0 modelleri tercih etmenizi öneririz.

:: Bilgisayarınızda USB 3.0 desteği var mı?

 

E-Ticaret Akademi’de Son Gün

İstanbul Bilgi Üniversitesi E-Ticaret Kulübü tarafından düzenlenen ve e-ticaret sektörünün en kapsamlı organizasyonu olarak kendini konumlandıran E-Ticaret Akademi‘ye kayıtlar yarın sona eriyor.

10 Kasım – 15 Aralık 2012 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan etkinlikte, geleceğin e-ticaret profesyonelleri ve girişimcileri ağırlanacak. Katılımcıların hem kendi aralarında hem de sektörden uzmanlarla olan etkileşimini maksimumda tutmayı hedefleyen bu oluşuma katılım sağlamak için kaydınızı buradan yaptırabilirsiniz.

Konuşmacıların sayısının günden güne fazlalaştığı etkinlikte şu ana kadar belli olan konuşmacıların ismi şu şekilde: Ali Erkurt, Ali Özen, Arda Kutsal, Cem Hurtürk, Deniz Utku, Elif Bakiler, Emre Burdurlu, Esra Dülger Hocaoğlu, Faruk Balmumcu, Gülay Özkan, Güven Önder, Hakkı Arıkan, Hasan Yalçın, Kıvanç Toker, M. Serdar Kuzuloğlu, Melih Andıç, Mert Doğrusözlü, Murat Kader, Mustafa Dalcı ve S. Serkan Söğüt.

Çok yakında yeni konuşmacıların da açıklanacağı bu organizasyonla ilgili daha detaylı bilgi almak için akademinin web sitesini buradan ziyaret edebilirsiniz.

Assassin’s Creed 3’ün İlk İnceleme Notları

Ubisoft, kült haline gelen serisi Assassin’s Creed‘in son halkasını yarın piyasaya sürüyor. Bu süreçte dünyanın dört bir yanından oyunun ilk inceleme notları da gelmeye başladı ve oldukça yüksek puanlar aldığını görebiliyoruz.

İtalya’da yayın yapan Xbox Magazine adlı resmi Xbox dergisinin oyuna tam puan verdiğini söylersek, nasıl bir yapım ile karşı karşıya olduğumuzu daha rahat anlatmış oluruz.

Bunun haricinde yapımın PlayStation 3 sürümünü inceleyen PS3.gen.fr adlı internet sitesi de 10 üzerinden 9.5 gibi bir puanı layık görmüş.

Eğer uzun süredir oyunu bekleyenlerdenseniz, yarın oyunu satın alabileceğinizi belirtelim ve sizleri Ubisoft‘un oyunun piyasaya sürülmesinin şerefine yayımladığı çıkış videosu ile baş başa bırakalım.

İyi seyirler.

#video_1997#

:: Assassin’s Creed 3’ü satın almayı düşünüyor musunuz?

BMW i8 Türkiye’de

Borusan Otomotiv İstinye‘de düzenlenen basın toplantısında görücüye çıkan BMW i8 otomobili yakından görme imkanı bulduk. BMW i8‘in dış gövde panellerinde karbon-fiber kullanımı aracın hem hafif olmasını hem de dayanıklı olmasını sağlıyor. Tamamı LED teknolojisi kullanan aydınlatmanın haricinde gövdesi üzerinde de LED ışıklandırmalar bulunuyor.

BMW i8, 131 beygir güç üreten ön taraftaki elektrikli motoru ve buna ek 223 beygir güç üreten benzinli motoruyla şimdiden otomobil severlerin hayallerini süslüyor.

Videosunu izleyin

#video_1996#

0-100 km‘ye 5 saniye gibi kısa bir sürede çıkabilen aracın maksimum hızı ise 250 km. Bataryalarının şarj süresi 1 saat 45 dakika olarak belirtiliyor.

Düşük emisyon hacmi ve kullanıcıların günlük hayatını kolaylaştıracak mobil teknoloji sistemlerine sahip olan BMW i8‘in 2014 yılında Türkye‘de satışa sunulması planlanıyor.

BMW için yeni milat

Düzenlenen toplantıda bir konuşma yapan Borusan Otomotiv İcra Kurulu Başkanı Eşref Biryıldız, BMW i serisinin çağın gereksinimlerine her açıdan cevap verdiğini belirterek, “Bugün doğal kaynakların azaldığı ve mobil yaşamın hayatın her alanında etkin olduğu bir dünyada, tüm bu taleplere cevap verebilecek bir konseptin temsilcisi olan BMWi8’i sunmaktan gurur duyuyoruz” dedi.

Toplantıda konuşan BMW i Proje Yöneticisi Manuel Sattig ise gelişim ve dönüşümün birleşmesiyle geleceğin teknolojilerini yakalamayı başardıklarını belirterek, “BMWi ile sürdürülebilirlik konusunda yeni bir milat yaratmanın yanı sıra, bireysel mobilite konusunda da bir milat yaratıyoruz” dedi.

BMW i serisi

BMW i serisinde iki yeni otomobil sunuyor. Bir tarafta BMW i3 yer alıyor. BMW Group‘un ilk tümüyle elektrikli seri üretim otomobili olan araç, temel olarak kentsel mobilite zorlukları üzerine odaklanıyor. BMW i8 ise geleceğe dönük, akıllı ve yenilikçi ve modern bir spor otomobil olarak bu aileye katılıyor.

BMW i8 yakıt tüketimi ve güç kullanımı

BMW i8‘in 100 kilometrede 3 litrenin altındaki yakıt tüketimi değerinin yanı sıra evsel prizlerden şarj edilebilen lityum iyon bataryası sayesinde, yalnızca elektrik motoru ile 35 kilometreye kadar yol alabiliyor olması, beğeni topluyor.

BMW i serisi hakkında daha fazla bilgi almak için buraya tıklayabilirsiniz.

Ayrıca 2+2 kişilik araç, dört kişi için yeterli alan sunarak, günlük kullanımda yüksek düzeyde pratiklik sağlıyor.

:: BMW i8 için neler söylemek istersiniz?

Bayramda Telefonla Konuştuk

Kurban ve 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı‘nı kapsayan 6 gün boyunca Turkcell aboneleri bol bol konuşup, bol bol SMS gönderdi. Arife günü ile Kurban ve Cumhuriyet bayramlarını kapsayan 24-30 Ekim tarihleri arasında Turkcell aboneleri 1.6 milyar dakika konuştu. Yine aynı sürede 1.5 milyarın üzerinde SMS gönderilirken, MMS sayısı ise 5.5 milyon oldu.

En çok İstanbul konuştu

Turkcell aboneleri içinde bayram tatili süresince en çok konuşan iller sırasıyla İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Bursa, Adana, Diyarbakır, Mersin, Hatay ve Kocaeli oldu.

1 milyar Megabyte data

Turkcell aboneleri tatil süresince 1 milyar Megabyte veri kullandı. Veri kullanımının en yoğun olduğu ilk 10 il ise şöyle oldu: İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Bursa, Muğla, Mersin, Kocaeli, Adana ve Hatay

Yurtdışı da arandı

Bayram tatilinde Türkiye’deki Turkcell şebekesinden yapılan yurt dışı aramalar yaklaşık 8,5 milyon dakika oldu. Turkcell’lilerin en çok aradıkları ülke Almanya olurken ikinci sırayı Suudi Arabistan, üçüncü sırayı ise Bulgaristan aldı.

:: Bayramda siz ne kadar konuştunuz?

 

AMD, Resmen 64-Bit ARM İşlemci Üretecek!

X86 mikroişlemci, anakart çipseti ve grafik kartı üreten tek firma olan AMD, elindeki kozu tam olarak kullanamıyor. Bunun da en büyük nedenlerinden biri daralan X86 tabanlı işlemci piyasası. Daralan piyasanın zaten büyük bir kısmını Intel elinde tutuyor. Bu yüzden AMD yeni atılımlar yapması şart olarak görülüyordu.

Daha önce AMD, gelecek nesil Fusion işlemcilerinde güvenlik işlemlerini yerine getirmek adına ARM Cortex M5 tabanlı ayrı bir çekirdek kullanacağını açıklamıştı. Onun haberini sizlerle burada paylaşmıştık. Şimdi de AMD, resmen ARM tabanlı yeni mikroişlemci geliştireceğini onaylamış oldu.

AMD’nin ilk hamlesi son kullanıcılara yönelik olmayacak gibi gözüküyor.  AMD’nin 2014 başları gibi ARM V8 mimarisini kullanan 64 bit Opteron işlemcisini piyasaya sunacak. İlk olarak profesyonel sistemleri dusunen AMD, yeni aldığı SeaMicro ile beraber firmalara kendisi sunucu sağlamaya başlayacak.

Minik sunucu pazarını hedefine alan AMD, enerji verimliliği gibi pek çok alanda ARM’ın avantajlarını kendi bünyesine katmış olacak.

AMD, ARM taraflı üretim yaparak hem rakibi Intel’in olmadığı mini sunucu alanında etkili olmayı hem de önümüzdeki dönemde mobil cihazlar için geliştireceği ARM tabanlı işlemciler için tecrübe kazanmış olacak.

Qualcomm’un Adreno GPU‘larının asıl mimari olan AMD, Radeon HD serisinin mobile uyarlanmış varyasyonlarıyla beraber çok iyi işler başarabilir.

Kaynak

:: AMD’nin ARM tabanlı üretime kayması sizce olumlu bir gelişme mi?