Yahoo, Stamped’ı Satın Aldı

Ex-Googler Marissa Mayer‘in CEO’luk koltuğunu devralmasından sonra Yahoo’da şirket içi bazı değişiklikler yapılmıştı. Bu değişiklikler sonrasında Yahoo, Mayer liderliğindeki ilk satın almasını da gerçekleştirmiş oldu.

Stamped adlı girişimi satın alan Yahoo, aslında bir yetenek satın alması yaptı. 9 kişiden oluşan ekip, bundan sonra Yahoo için hizmet edecek. İşin asıl ilginç yanı ise, bu 9 kişilik ekibin hepsinin eski Google çalışanı olması. Yani Marissa Mayer, eskiden Google’dan iş arkadaşlarını yeniden yanına almış oldu.

Stamped ne işe yarıyordu?

Stamped adı verilen uygulama, bir öneri uygulaması. Eski Google çalışanlarının elinden çıkan bu uygulama, arkadaşlarınıza ve çevrenize önermek istediğiniz her şeyi bir arada tutuyordu ve bu önerileri bir araya getiriyordu. Bir iPhone uygulaması olarak yola çıkan Stamped’ın internet sitesinde de artık ekibin Yahoo‘ya katıldığı yazıyor. Yani bu satın alma haberi resmi ve bu ekip Yahoo için benzer mobil uygulamalar geliştirilmesinde önemli adımlar atabilir.

:: Yahoo, Stamped’ı Satın Aldı

Windows 8 Kullanıma Sunuldu

Windows işletim sisteminin en son sürümü olan Windows 8, ABD’nin New York şehrinde düzenlenen bir etkinlikle tanıtıldı. Windows 8, içinde Türkiye’nin de yer aldığı 140’tan fazla ülkede toplam 37 yerel dilde yüklenebilecek.

   

Mevcut bilgisayarlarını Windows 8’e yükseltmek isteyen kullanıcılar www.windows.com.tr adresinden yükleme yapabilecekleri gibi teknoloji mağazalarından Windows 8’i kutulu olarak da satın alabilecekler.

Türkiye’nin önde gelen tüm teknoloji mağaza zincirleri, 26 Ekim’den itibaren Windows 8’li yepyeni cihazları da kullanıcılar ile buluşturuyor.

Windows 8 son kullanıcılar için Windows 8 ve Windows 8 Pro olmak üzere iki ayrı sürümde sunuluyor. Windows 8 ile birlikte, yeni cihazlarda önyüklü olarak sunulacak Windows ailesinin ARM tabanlı tabletler için geliştirdiği yeni üyesi olan Windows RT de piyasaya sunuluyor.

Ocak 2013 sonuna kadar geçerli olacak kampanya çerçevesinde, Windows XP, Windows Vista veya Windows 7 kullanıcıları, yeni Windows 8 Pro’yu sadece 79TL’ye indirerek mevcut bilgisayarlarının işletim sistemlerini güncelleyebilecekler. 2 Haziran 2012 ve 31 Ocak 2013 tarihleri arasında Windows 7’li bilgisayar satın almış kullanıcılar ise www.windowsupgradeoffer.com adresinden sunulan Windows Yükseltme Teklifi ile 29 TL’ye Windows 8 Pro’yu indirebiliyorlar.

:: Hangi işletim sistemini kullanıyorsunuz?    

 

iPad Mini için SDN Editörleri ne Dediler?

Apple, son dönemdeki bilinen lansmanlarından birini daha gerçekleştirdi. Bilinenden kastımız eskiden kapalı kutu ve ne olacağı sır gibi saklanan tanıtımların öncesinden artık nelerin tanıtılacağı ve hangi özelliklere sahip olacağı biliniyor.

Apple, geçtiğimiz gün 4. nesil iPad, iPad Mini, 13 inçlik MacBook Pro ve yeni iMac ailesini tanıttı. Peki bu yeni ürün ve lansman için SDN editörleri neler söylediler. İşte editörlerimizin yorumları.

Tolga Cem Küçükyılmaz

Tim Cook dönemindeki diğer etkinlikler gibi hangi ürünün az çok nasıl özelliklerle çıkacağını bildiğimiz bir etkinlik oldu. Kısacası hiç merak yoktu. Zaten takip oranlarına da baktığımız büyük bir durum görülmedi. Apple’ın iPad’i güncellemesi özellikle şirket politikasına ters diye düşünüyorum. Dördüncü nesil iPad’in Mart ayı gibi tanıtılmasını bekliyordum.

iPad Mini hakkında da konuşacak pek bir şey yok. iPad 2’nin küçültülmüş ve hafifletilmiş hali. En hafif iPad deniyor fakat ekranın 2 inç ufak olduğunu kimse hesaba katmıyor. Tabiki de en hafif iPad olacak. Klasik Apple, önümüzdeki sene de Retina ekranlı iPad Mini 2’yi piyasaya sunacak. Artık Apple’dan pek innovasyon beklemiyorum. iOS ve App Store’un kaymağını yemeye devam edecek gibi.

13 inçlik MacBook Pro oldukça hoş ve başarılı. Tek bir kusuru var harici ekran kartı olmaması. Zaten o da olsa belki o kadar ince ve hafif olamayacaktı.

Sami Eyidilli

Apple önceki etkinliklerinde kapalı bir kutuydu. Şirket içinden sızıntılar sonrasında, iPad Mini ile pek çok ayrıntı da zaten biliniyordu. Bizi asıl şaşırtan ise dördüncü nesil iPad ve yeni iMac oldu. Dördüncü nesil iPad’in gelmesiyle birlikte Yeni iPad sahipleri en çok üzülenler oldu. Yeni iMac ise bence etkinliğin yıldızıydı. Çok ince bir form ve artık bitti denilen masaüstü ruhunu yeniden canlandırabilecek kadar başarılı. SSD disklerle birlikte gelecek Mini iMac’ler sayesinde, tüm Mac serisi de yenilenmiş oldu. Retina ekranlı MacBook’lar da beklediğimiz gibi çıktı, sanıyorum yakın gelecekte Apple tüm cihazlarını retina ekrana update edecek.

{pagebreak::2}

Özgür Çetin

iPad mini

Beklenen oldu ve Apple iPad’in boyutunu küçülttü. Bence bu piyasa şartlarında mantıklı bir hareket. Her ne kadar Steve Jobs bu fikre karşı çıkmış olsa da özellikle ABD pazarında 7 inç boyutundaki tabletlere karşı ciddi bir eğilim var. iPad mini yüksek satış rakamlarına ulaşır ve Apple’ın bu alandaki liderliğini perçinler.

13.3 inç MacBook Pro

Retina ekran 15.5 inç Macbookların ardından 13.3’e geldi. Apple kullanıcılarını memnun edecek bir haber bu. Ancak ekran kartının yeteri kadar güçlü olmaması cihaz hakkında bazı soru işaretleri oluşturdu kafamda.

iMac

Yenilenen bir diğer cihaz ise iMac ailesi oldu. Tasarımları daha da şık hale gelen iMac modellerinde artık optik sürücü bulunmuyor. Benim açımdan pek sorun olmasa da iş amaçlı kullanımlarda sıkıntı oluşturabilir.

{pagebreak::3}

Yusuf Canpolat

iPad mini

Apple’ın bugüne kadar yaptığı en büyük yanlış iPad mini diyebiliriz. Bugüne kadar yenilikçi ürünler çıkaran Apple, belki de ilk defa rakiplerinden sonra bir ürün piyasaya çıkarıyor. iPhone ile, iPad ile yeni bir sektör yaratan Apple, iPad mini rakiplerinin ürününün aynısını çıkarıyor. Bu da sanırım Steve Jobs felsefesinin Apple’dan hızla uzaklaştığının göstergesi.

MacBook Pro

15 inçlik Retina’lı MacBook Pro’dan sonra beklenen bir hamleydi. Aynı şekilde ince ve başarılı bir ürün. Optik sürücünün çıkarılmasıyla birlikte daha da incelmiş. Fakat ekran kartının Intel HD 4000 olması ve optik sürücü olmaması sebebiyle Air’dan pek farkı kalmamış mı ne? Pro kelimesi fazla duruyor sanki.

iMac

Belki de Apple’ın 2012’nin son etkinliğinde yaptığı en önemli tanıtım, en yenilikçi üründü. Daha ince ekran, optik sürücünün çıkarılması ve donanımın arka ortada toplanmasıyla kenarlar Air gibi inceltilmiş. Çok ince bir masaüstü tasarım ortaya çıkmış. En önemlisi ise Flash memory ile normal HDD’leri birleştiren Fusion Drive teknolojisi. Gecenin en önemli yeniliği şüphesiz Fusion Drive’dı. Fakat masaüstü için optik sürücü olmaması ve Ram’inin eskisi kadar kolay değiştirilemiyor oluşu da bir sorun.

{pagebreak::4}

Murat Sağlam

iPad Mini

Apple’ın son yıllarda piyasaya sürmeye hazırlandığı en saçma cihaz olabilir. Karşısında Kindle ve Nexus 7 gibi rakipler varken bu fiyatlandırma politikası ve ekstra herhangi bir özellik sunamamasıyla fiyasko olacağı garanti bir ürün olarak karşımızda duruyor. Apple’ın rakiplerini taklit etmesi sık rastlanan bir durum değil. Hatta Steve Jobs’ın kemikleri sızım sızım sızlıyor olabilir.

MacBook Pro

MacBook Pro’ların Nvidia ekran kartlarıyla dahi kasmalar yaşadığını biliyoruz. Şimdi ise ellerinde Nvidia’nın bir ekran kartı dahi yok ve Intel HD 4000 gibi abuk subuk bir GPU desteği sunuyorlar. Apple’ın bu lansmandaki bir diğer fiyaskosu da bu MacBook Pro oldu. Optik sürücüyü çıkararak incelik yoluna gitmeleri herhangi bir artı değil.

iMac

Apple’ın bu etkinlikteki tek işe yarar lansmanı oldu. Oldukça incelen tasarımı sayesinde eski iMac’lerden oldukça farklı görünüyor. Fusion Drive teknolojisi de ilginç bir yenilik gibi görünüyor. Fakat burada dikkat edilmesi gereken şey, Apple’ın “inanılmaz incelttik, kenarları kağıt gibi oldu” derken cihazın ortasında yer alan devasa bombeyi saklıyor oluşuydu. İnternet sitesinde kullanılan görseller de şaka gibi açıkcası. Son olarak bir masaüstü cihazda optik sürücünün olmaması gerçekten gördüğüm en saçma karar.

:: Sizin yeni ürünler ile ilgili görüşleriniz neler?

 

HTC Desire X Video İnceleme

HTC’nin orta segment ve giriş seviyesi modelleri olan Desire C ve One V modelleri başarılı fiyat performans dengeleriyle alınabilir durumda cihazlardı. Fakat artık orta segmentte yaygınlaşan çift çekirdekli modellerden sonra HTC yeni bir modelle One S ve One V arası bölgeyi hareketlendirmek istedi. Bu hareketliliği Desire X modeliyle sağlamayı başarı diyerek inceleme öncesi ipucu verelim.

Samsung Ace 2, Xperia Sola gibi çift çekirdekli orta segment modellere doğrudan rakip olarak hazırlanan telefon, rakiplerine göre daha başarılı olan 4 inç büyüklüğünde S-LCD ekran ile geliyor. 480 x 800 piksel çözünürlüğündeki ekran hem piksel yoğunluğu hem de renk oranı açısından oldukça başarılı.

Qualcomm’un yeni çift çekirdekli Snapdragon S4 Play işlemcisi MSM8225‘i kullanan Desire X, 1 GHz saat hızında çalışıyor. ARM Cortex A5 mimarisini temel alan işlemci ile ilgili detayları video incelememizde sizlere sunacağız. ARM Cortex A5 esasında o kadar da küçümsenecek bir tasarım değil. Zaten işlemcinin aldığı skorlar epey iddialı. MSM8225’te Adreno 203 grafik işlemcisi kullanılıyor. Bu grafik işlemci cihaza kendi çözünürlüğünde yeterli bir performans sunabiliyor.

Android 4.0.4 Ice Cream Sandwich işletim sistemiyle gelen cihaz, Android 4.1 Jelly Bean güncellemesini alacak. Ayrıca HTC’nin Sense 4+ arayüzünü kullandığını hatırlatalım.

HTC, One X’te kullandığı F 2.0 28mm‘lik lensi pek çok telefonunda kullanmayı başladı. Bu cihazda da aynı lens kullanılıyor. Sadece sensör 5 megapiksel olarak tercih edilmiş. Yani fotoğraf çekimleri rakiplerine göre daha başarılı. HTC video kaydı konusunda bizleri üzüyor ve sadece 480p video kaydını bizlere veriyor. Bunun yazılımsal olduğunu, ileride özel yazılımlarla 720p kayıt alabileceğini şimdiden söyleyelim.

768 MB RAM, 4GB dahili hafıza, microSD desteği, 1650 mAh’lik çıkarılabilir yapıdaki bataryası, Beats Audio desteği gibi ek özelliklerle gelen Desire X, 3 operatör tarafından satışa sunuldu. Dilerseniz ürünün detaylarını video incelememizde hep beraber bakalım. İyi seyirler.

#video_6582#

{pagebreak::2}

HTC Desire X Teknik Özellikler, Fiyat ve Sonuç:

Teknik Özellikler:

İşlemci: 1 Ghz hızında çalışan çift çekirdekli Snapdragon S4 Play

Grafik İşlemci: Adreno 203

Ekran: 4 inç S-LCD 480 X 800

RAM: 768 MB

Dahili hafıza: 4 GB + microSD

İşletim Sistemi: Android 4.0.4 ICS + Sense 4 arayüzü

Kamera: 5 Megapiksel, F2.0, 28 mm lens + 480p video kaydı + video kayıt sırasında fotoğraf çekme

Pil: 1650 mAh

Fiyat: 900 – 950 TL arallığı

Sonuç:

Xperia Sola ve Galaxy Ace 2‘nin test tablosu daha düşük seviyeli telefonları karşılaştırdığımız grafiklerin arasında yer alıyor. Xperia P zaten Xperia Sola’daki işlemciyi kullanıyor. Fark olarak 1 GB RAM ve 540 x 960 piksel çözünürlükte olmasını görebiliriiz. Performans olarak pek çok yerde ST Ericsson NovaThor 8500 işlemcisini geride bırakıyor.

Xperia Sola ve Ace 2 başta olmak üzere Mali 400 GPU‘suyla gelen ürünlerde dikkat edilmesi gereken bir husus, tek çekirdekli grafik işlemciye sahip olmaları. Samsung Galaxy S2, Note, S3 ve Note 2 gibi cihazlarda kullanılan Mali 400 MP GPU’su 4 çekirdekli ve saat hızları daha yüksek olarak çalışmakta. O yüzden Adreno 203 GPU’su aşırı derece düşük skorlar almıyor.

İşlemci olarak denk diyebileceğimiz skorlar alan Desire X, rahat ve stabil bir kullanım sunuyor. Ürünün kendi rakiplerine göre pek çok artısı bulunuyor. Bunlar pil ömrü, kalilteli ekran, fotoğraf çekimi ve ses performansı olarak sıralanabilir. Benim beğendiğim ve tavsiye ettiğim bir ürün. Özellikle Ace 2‘ye göre alınabilir gözüküyor. 

:: HTC Desire X’i beğendiniz mi?

 

 

007 Hangi Telefonu Kullanıyor?

Filmlerde ürün yerleştirme reklamları oldukça popüler. Genelde film ve dizi karakterleri pek çok insana rol model olarak etki ediyor. Yakında tüm dünyadaki sinema salonlarında gösterime girecek olan yeni James Bond filmi Skyfall’da da buna sağlam bir örnek var gibi gözüküyor.

James Bond telefonu

Google+’daki resmi Android sayfasından yapılan duyuru ile, Bond telefonu olarak duyurlan telefon bir Sony Xperia T ve bu telefon Android işletim sistemine sahip.

:: James Bond telefonu hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Sizce bu tarz ürünler satın alma kararını etkiliyor mu?

Sony BDV E290 İnceleme

Evde sinema keyfi son yılların popüler trendlerinden biri. Bu sinema keyfini tamamlayacak aksesuarlar ise Blu-ray oynatıcı ve bir ses sistemi. Her ikisini başarılı bir şekilde sunan Sony, BDV-E290 ev sinema sistemi ile karşımızda.

Önce ürün için hazırladığımız video incelemeyi izleyelim. Ardından ürünün teknik özelliklerini anlatmaya +devam edilim:

#video_6581#

1000 Watt ses gücü

Sony’nin bu ürünü temelde Blu-ray oynatıcı ve 5.1 hoparlör sisteminden meydana geliyor. Blu-ray oynatıcı her türlü optik disk formatını destekliyor. Ayrıca USB bağlantısı sayesinde USB bellek ya da sabit disklerdeki fotoğraf, müzik ve video dosyalarını da izleyebiliyorsunuz. Ürün doğal olarak Full HD desteğine sahip. Bu sayede yüksek kalitede kayıt edilen videoları net bir şekilde izleyebiliyorsunuz.

Ağa bağlanabiliyor

Üzerinde bütünleşik olarak ethernet bağlantısı bulunan Blu-ray oynatıcı bu sayede internete bağlanabiliyor. Ayrıca akıllı telefonlara kurulan uygulama yardımı ile cihazı uzaktan da yönetebiliyoruz. Ürün internete bağlanabildiği gibi evinizdeki ağa da bağlanabiliyor ve (varsa) ağdaki bilgisayarlar üzerindeki dosyaları da oynatabiliyor.

{pagebreak::2}

Kaliteyi artırıyor

Sinema sisteminin önemli bir özelliği de var: Düşük kaliteli görüntüleri keskinleştiriyor. Böylece internette Youtube gibi sitelerde izlediğiniz düşük kaliteli videolar daha net bir şekilde izlenebiliyor. Öte yandan cihazın internete bağlanıyor olması (televizyonunuzda böyle bir özellik olmasa da) akıllı hale getirmenizi sağlıyor.

Sadede gelirsek

Sony’nin ev sinema sistemi yüksek ses kalitesi, birçok video/müzik ve fotoğraf formatını desteklemesi, internete bağlanması ve akıllı özellikleriyle bizden tam puan alıyor. Eğer evde sinema keyfi yaşamak istiyorsanız mutlaka tavsiye edeceğimiz bir ürün.

Teknik Özellikler

  • Güç çıkışı: 1000 Watt
  • Video/Fotoğraf/Ses Dosyası desteği: Var
  • USB bağlantısı: Var
  • Harici Disk Okuma: Var
  • Ek özellikler: Dolby Digital, Dolby Digital Plu, Dolby Prologic, DTS, Dolby True HD, DLNA desteği, USB klavye desteği
  • 3 boyut desteği: Var
  • İnternet bağlantısı: Ethernet

 Artı: Gelişmiş ses kalitesi, zengin format desteği

 :: Evinizde böyle bir ses sistemi kullanmak ister misiniz?

 

Galaxy S3 için Jelly Bean Türkiye’de

Ay başında Polonya‘da çıkan Galaxy S3 için Jelly Bean güncellemesinin haberini sizlerle burada paylaşmıştık. Güncellemeyi bekleyen kullanıcılar, Jelly Bean ile gelen bazı sorunların ardından güncelleme Samsung tarafından rafa kaldırıldığını öğrendiklerinde epey üzüldüler. Yaklaşık 3 haftalık bir gecikmeden sonra Samsung, Jelly Bean güncellemesini tekrar OTA ile yollamaya başladı.

Geçtiğimiz hafta 7 Avrupa ülkesine yollanan güncelleme, ay bitmeden Türkiye‘ye de gelecek diye sizlere haberimizde açıklamıştık. Resmi olarak Galaxy S3 için ülkemizde Jelly Bean dağıtılmaya başlandığı duyuruldu. Bir kaç gün önce açtığımız bu haberi, resmi güncelleme haberiyle yeniledik.

Bugün bazı Galaxy S3 kullanıcıları WiFi üzerinden telefonlarındaki güncellemeleri kontrol et dediklerinde 270 MB civarı bir büyüklüğe sahip güncellemeyi gördüler ve cihazlarını güncellediler.

JRO03C.I9300XXDLIH yapı numarasına, I9300XXDLID ana bant sürümüne sahip Android 4.1.1 Jelly Bean güncellemesi, daha önceki güncellemelerdeki gibi tüm cihazlara gelmedi. Güncelleme imei numaralarına göre parti parti yollanıyor. Şanslıysanız güncelleme size gelir yoksa Kies’ten ya da ODİN’den cihazı güncelleyebilirsiniz.

Samsung Galaxy S3 için Android 4.1.2 Jelly Bean güncelleme çalışmalarına başladı

Not: 

Güncelleme resmi olarak yayınlandı… Türkiye için yazılımı cihazınıza rahatlıkla yükleyebilirsiniz.

:: Samsung Galaxy S3’e güncelleme geldi mi?

 

Kurban Bayramınız Kutlu Olsun

Her bayram hazırladığımız tebrik videoları serimiz bu bayram da devam ediyoruz. ShiftDelete.Net ekibi olarak tüm okuyucularımızın Kurban Bayramı‘nı en içten dileklerimizle kutluyoruz.

Lafı daha fazla uzatmıyoruz ve sizleri sitenin içeriklerini hazırlayan editöryal kadro ve forumda moderasyon yapan moderatör ekibi ile hazırladığımız video ile başbaşa bırakıyoruz.

#video_6580#

Ramazan Bayramı tebrik videosunu izlemek için buraya tıklayın. 

:: Kurban Bayramınız kutlu olsun!

 

Skype 6 Yayınlandı, İndirin!

Skype tarafından yeni yayınlanan v6 sürümü; Windows ve Mac için Facebook Sohbet entegrasyonu ile gelirken, aynı zamanda Mac’e özel Retina Ekran desteği de sunuyor. Microsoft tarafından satın alındıktan sonra yenilenen Skype ile Windows Live Messenger, Outlook.com ve Hotmail kişilerini aktarmak mümkün oluyor.

Üstelik yeni Skype’ı kullanmak için ayrı bir Skype hesabına da ihtiyacınız yok; Facebook veya Microsoft giriş bilgilerinizle giriş yaparak, yeni sürümü ücretsiz olarak indirebilirsiniz.

:: Skype v6’yı ücretsiz olarak indirmek için tıklayın.

:: Skype kullanıyor musunuz?

Efsane Oyun Telefonlara Geliyor

Atari, bir döneme damgasını vuran ve unutulmazlar arasında yerini alan”lunapark yönetim” simülasyonu RollerCoaster Tycoon‘ı iOS ve Android platformlarına getirmeyi planlıyor. Atari Casino, Outlaw ve Centipede: Origins gibi Atari klasikleriyle birlikte akıllı telefon ve tabletlerde yer alması hedeflenen RC Tycoon, yenilenen oynanış biçimiyle 2013’ün ilk çeyreğinde oyuncularla buluşacak.

Sanal bir lunaparkı oyuncuların kontrolüne veren, pek çok detayın yönetilmesini gerektiren RollerCoaster Tycoon, 1999 yılında piyasaya sürüldüğünde o dönemin oyuncularının yoğun ilgisiyle karşılaşmıştı.

Atari’nin diğer klasiği Outlaw, elle çizilmiş görselleri ve Vahşi Batı temalı oynanışıyla Kasım ayı içerisinde ücretsiz olarak yayımlanacak. Atarş Casino, 2012’nin sonunda yine ücretsiz olarak yayınlanırken, Centipede: Origins için de yeni haritaların, eşyaların ve oynanış modlarının bulunduğu bir güncelleme Kasım ayı için planlanıyor.

:: RollerCoaster Tycoon’ı daha önce oynadınız mı?

Apple Neden Başarıdan Uzaklaşıyor?

Apple teknoloji dünyasının şüphesiz en çok konuşulan markası konumunda. iPhone‘dan önce kendine has hayranlarının bulunduğu ve satışlarının da kendine yettiği şirket (tabii iPod‘u da unutmayalım) iPhone ile birlikte tam anlamıyla tavan yapmış, iPad de bu yeri sağlamlaştıran ürün olmuştu. Steve Jobs‘un sihirli ellere sahip olduğunu ve elinin değdiği firmaların (Apple, Pixar) ne kadar başarılı olduklarını hepimiz biliyoruz. Fakat ne var ki geçtiğimiz sene, hastalığa boyun eğen Steve Jobs hayata veda etmişti.

Apple cephesinde ne olduysa Steve Jobs‘un gidişinden sonra oldu. Yalnız baştan bir uyarı yapmak istiyorum. Yazıda anlatacağım noktaların tamamiyle Apple felsefesiyle alakalı olduğu, ticari başarıyla bir alakası olmadığının altını çizeyim. Apple, her geçen gün çıkardığı yeni ürünlerle ticari başarısını katlayarak arttıracaktır. Fakat bizim sorunumuz Apple’ın Steve Jobs felsefesi ile.

Bugüne kadar çeşitli Steve Jobs felsefelerini okuduk. “İnsanlar, biz onlara göstere kadar neye ihtiyacı olduklarını bilmez” lafıyla yola çıktık, “Think Different” yani farklı düşün dedik, Steve Jobs’u da kullanıcı dostu olarak bildik. Sert ve değiştirilmesi zor fikirlerin adamıydı Steve Jobs. Bugüne kadar 7 inç tabletlerin hep karşısında durdu ve iPad’in 10 inç boyutunda kalması gerektiğine inandı. iPhone’un rakipleri boyutlarını büyüterek iPhone’a avantaj sağlamaya çalışırken o her zaman tek el ve baş parmakla kullanılabilen bir telefon olduğunu savunarak iPhone’un boyutuna olan inancını yineledi.

Steve Jobs öyle bir kullanıcı dostuydu ki, ilk MacBook‘larda Apple logosu kullanıcıya bakıyordu. Yani kapağı kapalıyken Apple logosu, size bakıyor, kapağı açtığınızda ise uzaktan bakan için ters duruyordu. Fakat firmadaki diğer yetkililerin reklam konusunda Steve Jobs’u ikna etmeleriyle logo şimdiki halini aldı.

Gelelim Steve Jobs‘un ölümünden sonra Apple cephesinde olanlara. Apple’ın 23 Ekim’deki tanıtımından sonra tüm Apple ürünleri 2012 itibariyle yenilenmiş oldu. Yeni iPhone, iPad, iPod, MacBook ailesi, iMac, Mac Mini, işletim sistemi, iOS 6 vs. Fakat bazı sorunlar da yok değil.

{pagebreak::2}

iPad mini konusu

Öncelikle iPad mini‘den başlamak gerek. Steve Jobs, bugüne kadar 7 inç tabletlerin karşısında durdu, tablet için ideal bir boyut olmayacağını savundu. Ne var ki ölümünün üzerinden tam 1 sene geçmişken yıldönümünde iPad mini adıyla 7.9 inçlik bir tablet piyasaya çıktı. Belki de Apple çalışanları, 7 inç yapmadık en azından diyip içlerini rahatlatmak için 7.9 inç yaptı ve tanıtımda da 7 inçe olan avantajları gösterildi.

Peki iPad mini neden piyasaya çıktı? Özellikle Kinde Fire ve Nexus 7 ile birlikte ki HTC‘nin de bu konuda önemli tabletleri bulunuyor; 7 inç tablet pazarı oluşmaya başladı. iPad’i büyük bulanlar ya da pahalı bulanlar, daha ucuz olan tabletlere, taşıması daha kolay olan tabletlere yönelmeye başlamıştı. Ne olursa olsun iPad’in satışları zaten birinciyken 7 inçlik tabletlerin yavaştan piyasaya yayılması sanırız Apple’ı düşünceye itti.

Tim Cook öncülüğündeki Apple, iPad mini’yi piyasaya sürerek bu alanda da birincili ele geçirmek ve daha çok iPad satmak istedi. Aslında buradaki düşünceyi biraz irdelemek gerek. Sizce Apple, sadece Kindle Fire ve Nexus 7 satışlarını öldürmek ve daha çok satarak daha çok kazanmak için mi iPad mini‘yi çıkardı? Yoksa kullanıcıların iPad’i büyük bulmasına hak vererek daha portatif boyutunu mu yapmaya karar verdi? İşte burada kesin bir sonuca varmamız imkansız. Çünkü iPad zaten en çok satan tabletti ve bugüne kadar onu tehdit eden bir tablet olmadı. Olması da şimdilik zor görünüyor. Yarışması için öncelikle Android işletim sisteminde önemli değişiklikler olması gerekiyor.

Fakat ne olursa olsun en önemli gerçek iPad mini‘nin rakiplerinden çok sonra çıkması oldu. Yenilikçi diye bildiğimiz, her türde yenilikçi ürünler yapan, sektörün öncüsü olan Apple, bu sefer sadece rakiplerinde var diye bir ürün yaptı. Steve Jobs’un felsefesine tamamiyle ters bir düşünceyle hem de.

{pagebreak::3}

iPad 4

İsmi iPad 4 değil, yeni iPad de değil. Sadece iPad, daha doğrusu 4. jenerasyon iPad. Ne kadar da çaktırılmadan tanıtıldı öyle değil mi? Bundan tam 6 ay önce The New iPad ismiyle iPad 3 tanıtılmıştı. iPad 2’nin A5 işlemcisine göre hızlandırılmış ve dört çekirdekli GPU’su bulunan A5X işlemci, 1 GB Ram kullanan iPad 3’ün en önemli özelliği ise Retina ekrana sahip oluşuydu. iPad 2’ye göre tam 2 kat daha iyi görüntüye sahip olan iPad 3, aynı zamanda 4G LTE bağlantısına, daha güçlü Wireless antenine ve daha iyi kamera ile 1080p video çekme özelliğine sahipti. Yani her anlamda iPad 2’den üstün bir cihaz piyasaya çıkmıştı.

23 Ekim etkinliğinde de bunlardan bahsedildi ve en hızlı satan iPad olduğunun altı çizildi. Ne var ki zaman ilerleyip tüm MacBook ve iMac ailesi tanıtıldıktan sonra, iPad mini’ye geçmeden önce çok kısa bir tanıtım gerçekleşti. 4. nesil iPad tanıtıldı. Adı iPad 4 ya da Yeni iPad olmayan, sadece 4. nesil iPad adıyla anılan cihaz. A6X işlemci ile iPad 3’e göre 2 kat hızlı işlemci, 2 kat iyi grafikler, daha güçlü LTE, daha güçlü Wireless gücü denildi. Tabii Lightning girişini de unutmamak gerek.

Peki Apple neden iPad‘in yeni versiyonunu yaptı? Tahminimize göre olay tamamiyle Lighting kablosuyla alakalı. iPod‘lardan iPhone’a tüm mobil ürünler Lightning’e geçmişken iPad’in geçmemesi olmazdı. Fakat bir Lightning için yorgan yaktılar desek yeridir. Çünkü tüm iPad 3 sahiplerini karşılarına alarak yeni bir iPad olarak lanse ettiler. Hem de iPad 3’ten sadece 6 ay sonra. iPad 3 alanlar ve Mart ayına kadar yeni bir iPad çıkmayacağını düşünen herkes ters köşeye yatırıldı. 6 ay önce alınan, piyasanın en güçlü tableti olan ve onu halen zorlayan bir durum olmayan iPad 3 artık daha güçlenerek yerini iPad 4‘e bıraktı. Neden? İşte bu sorunun cevabı yok sayın okurlar.

Apple belki iPad 3 with Lightnin adında bir model çıkarmış olsa ve iPad 3 sahipleri için de minik bir alta takılacak Lightning çeviricisi çıkarsa herkesin gönlünü alabilirdi. Çünkü herkes Mart ayında daha güçlü bir cihaz bekliyordu. Her sene iPad’ini değiştirenler de buna göre kendini hazırlamıştı. Hatta iPhone 5 tanıtımındaki Lightning kablosunu görünce Mart ayında Lightning’li iPad geliyor denmeye başlamıştı. Ama 4. nesil, iPad 3’e göre daha güçlü iPad hamlesi bugüne kadar Apple’ın yaptığı en büyük hatadır diyebiliriz.

{pagebreak::4}

MacBook Pro

Gelelim yeni tanıtılan 13 inçlik MacBook Pro modeline. Geçtiğimiz Haziran ayında tanıtılan MacBook Pro 15 inç modeli muhteşemdi. 15 inçlik ekranda Retina sunması, dört çekirdekli işlemcisi, yüksek SSD kapasitesi ve harici ekran kartıyla çift ekran kartı desteği sunması gibi yenilikler bulunuyordu. Tam bir MacBook Pro modeliydi.

Hatırlarsanız eskiden MacBook ailesi üçe ayrılırdı; MacBook, MacBook Air ve MacBook Pro. Apple bu konuda gerek fiyatlarla gerek de konfigürasyonla oynarak ikiye ayırdı. MacBook kaldırılarak 11 inçlik Air getirildi. Böylece uygun fiyatlı isteyenler, gündelik işlerini halledecek olanlar MacBook Air’a yönlendirildi. Profesyonel kullanıcılar içinse MacBook Pro ailesi devam ettirildi.

Ne var ki 13 inçlik MacBook Pro, maalesef Pro ismini hak edecek bir ürün olarak gözükmüyor. Neden mi? Detaylarıyla içine bakalım. Yeni tanıtılan Retina ekrana sahip olan MacBook Pro 13 inçlik model 2.5 GHz çift çekirdekli i5 işlemci kullanıyor. Altını tekrar çizelim mi? Dört çekirdekli i5 değil, çift çekirdekli i5. MacBook Air‘ların kullandığıyla aynı. 8 GB Ram kullanıyor ve daha arttırılamıyor ki bu da Air’larla aynı (Air 4 GB ile geliyor fakat 8’e yükseltilebiliyor). 128 ve 256 GB flash hafıza bulunuyor (burası da Air ile aynı) fakat Air’dan tek avantajı 768 GB’a kadar yükseltilebilir olması.

Gelelim Pro’yu Pro yapan özellik olan ekran kartına ve güçlü işlemlere. Burada da Intel HD 4000 ekran kartını görüyoruz. Ne tesadüf ki MacBook Air ile aynı. Hem de sonradan ekran kartını yükseltme ya da Apple Online Store’dan daha yüksek grafik kartlı sipariş etme şansınız da yok. Peki Air’a göre ne avantajı var bu cihazın diye baktığımızda daha kalın ama Retina ekran olduğunu görüyoruz. O kadar! Performans konusunda ise 1 GHz’in altında bir işlemci farkı var. Oysa 15 inçte durum öyle mi? Kesinlikle değil.

O zaman da soruyoruz MacBook Air kadar ince ve hafif bir ürün almak varken sadece Retinası var diye 13 inçlik neredeyse aynı konfigürasyona sahip cihazdan mı alalım? Aklımıza da hemen acaba aynı oldukları için mi Air’ın Retina modeli çıkmıyor diye de gelmiyor değil. Öyle ya, şimdi satacaklar 13 inçlik Retinalı Pro‘yu, seneye de Air’a Retina gelecek. Böylece tek farkları incelik farkı olacak. Yanılıyorsam düzeltin ama performan konusunda bana bir artısı olmayacaksa neden MacBook Pro alayım ki? Tasarımı ve taşınabilirliği bakımından Air alırım.

{pagebreak::5}

Genel bakış

Genel olarak sakin kafayla baktığımızda Apple’ın 23 Ekim etkinliğinin çok başarısız olduğunu söyleyebilirim. Belki iMac‘lerde yapılan incelme hareketi ve Fusion Drive yeniliği oldukça önemli olabilir. O konudaki avantaj ve dezavantajları, iMac piyasaya çıkınca test edip göreceğiz. Yine de şimdiki iMac’lere göre daha güçlü sisteme sahip olmalarından dolayı da günün en önemli Apple ürünleriydi. Tasarımdaki yenilikle de güzel uymuş. Belki optik sürücünün olmaması, bu kadar güçlü bir cihaz için sorun olabilir fakat zaten masaüstü olduğu için o sorun da halledilebilir.

Yazının buraya kadar sabırla okuduysanız teşekkür ediyorum. Uzun bir yazı oldu ancak eleştirdiğim konunun Apple’ın kullanıcı odaklı firma halinden uzaklaşıp sadece parayı düşünen bir firma olmaya başlamasıyla ilgili olduğunu hatırlamanızı istiyorum. Yoksa ticari olarak baktığımızda bu ürünler yine çok satacak, yine rekorlar kıracak. Zaten ürünlere tek tek baktığımızda da avantajlarını görebiliyoruz. 13 inçlik Pro, diğer firmalardaki rakiplerine göre Retina avantajıyla, iPad mini boyut incelik ve iOS avantajıyla, iMac ise tamamıyla dikkat çekiyor. iPad 4 de gücüyle piyasadaki en iyi tablet konumunda.

Fakat tüm bunlara rağmen felsefelerine baktığımızda siz de bir sorun görmüyor musunuz? Premiere, After Effects gibi işlemleri yoğun kullanan, iş yapmak isteyen fakat 13 inç ekran arayan biri için Pro güçsüz değil mi? Ya da Air da aynı performansı gösteremez mi? Peki ya iPad 3 alanların günahları neydi? iPad zaten tartışmasız en iyi ve en çok satan tabletken Steve Jobs’un karşı olduğu iPad mini hamlesine ne demeli?

Bugüne kadar Apple iPad’in bir tablet değil iPad olduğunun, iPhone’un telefon değil iPhone olduğunun, MacBook’ların bir bilgisayar değil Mac olduklarının altını çiziyordu. Bana kalırsa iPad mini ve 4. nesil iPad ile birlikte artık iPad’ler birer tablet olma yolunda ilerliyor.

Ben bugüne kadar Apple ürünleri kullanan ve bugün dahi iPad, iPhone, iPod, iMac ve Air sahibi biri olarak Apple’ı ne kadar çok sevdiğimin ve kalitesinin altını çizmek isterim. Ne var ki son etkinlik beni epey üzdü. Umarım olaya felseyi yönden bakan Steve Jobs‘un yerine gelen ve daha ticari düşünen Tim Cook, biraz işin felsefi tarafına da önem verir.

Bir de başlığa istinaden başarı kelimesini de sorgulamak gerekir. Başarı sadece parayla mı ölçülür? Eğer öyleyse Apple daha fazla başarılı olma yolunda ilerliyor. Ama bize göre sadece para değil, bu yüzden de başarısı gölgelenmeye başlıyor.

:: Siz bu yazı hakkında ne düşünüyorsunuz? Fikirlerimize katılıyor musunuz? Sizce Apple’ın izlediği yol doğru mu yoksa Steve Jobs çizgisinden kayıyor mu?

iPad mini için Jobs’un Ölümü Beklendi

Daha minik iPad, daha büyük iPhone gibi görüşlere sıcak bakmayan Steve Jobs, yaratıcı dehasının yanında çok sert bir yönetici olarak da tanınıyordu. Apple’da onun istemediği birşeyin hayata geçmesi, yaşadığı süre içerisinde epey zor gözüküyordu.

Vefatından sonra başa geçen Tim Cook, ilk başta iPad 3 olarak çıkması beklenen ürünün adlandırmasını değiştirerek Yeni iPad olarak tanıttı.

Uzun zamandır piyasayada çıkması beklenen 7.85 inçlik iPad Mini’nin hazırlanışı da Steve Jobs sonrasına denk geliyor. Steve Jobs‘un karşı çıktığı ve piyasaya asla sürülmesini istemediği iPad Mini dün akşam resmen tanıtıldı.

iPad mini hakkındaki tüm bilgilere buradaki içeriğimizden ulaşabilirsiniz. 

Apple‘da Steve Jobs sonrası değişim kendini ciddi ciddi hissettirmeye başladı. Bakalım Tim Cook döneminde firma aynı ivmeyle büyümeye devam edecek mi?

:: Sizce Steve Jobs’ın karşı çıktığı bir ürünü çıkartmak etik mi?