Galaxy S3 için Yeni Güncelleme Yayınlandı

Samsung, Avrupa’da Galaxy S3 modeli için Jelly Bean güncellemesini dağıtmaya başlamıştı. Bu güncelleme henüz ülkemize gelmedi. Güncelleme konusunda Avrupa‘nın biraz gerisinden geldiğimizi söyleyebiliriz. Avrupa‘da önceden yayınlanan ICS tabanlı stabilite ve kararlılık arttıran güncelleme paketi ülkemizde dağıtılmaya başlandı.

25.5 MB büyüklüğündeki güncelleme, I9300XXBLH1 koduna sahip. Yazılımın yapı numarası ise IMM76D. Bu güncellemeyle beraber Samsung tarafından biraz geliştirilen standart Android tarayıcısında değişiklikler ve performans artışı göze çarpıyor. İleri geri butonunun adres çubuğu ile aynı alana alınması gibi görsel değişiklikler bulunuyor. 

Ayrıca arama yaparken ahize animasyonunun çıkması ve batarya performansında iyileştirmeler güncellemeyle eklenen özellikler arasında.

Jelly Bean güncellemesi öncesindeki son güncelleme olan I9300XXBLH1, batarya performansını arttıracağına azaltıyor eleştirilerine de maruz kaldı. Bakalım Jelly Bean güncellemesi ülkemize resmen ne zaman gelecek?

:: Galaxy S3’te en çok yaşadığınız sorun ne?

 

13 Inç Retina MacBook Pro Geliyor!

3. Nesil iPad’in tanıtımı sırasında yeni nesil MacBook’larını tanıtan Apple, Retina ekranlı 15 inçlik MacBook Pro modelini de tanıtmıştı.

Sonraki süreçte sizler için incelemesini yaptığımız Retina ekranlı 15 inçlik MacBook Pro‘ya buradan bakabilirsiniz. Apple, 15 inçlik Retina ekranlı modele 13 inçlik bir kardeş daha getiriyor. Bu modeli de iPad mini lansmanında tanıtması bekleniyor.

15 inçlik Retina ekranlı MacBook Pro‘ya göre daha pahalı olması beklenen 13 inçlik MacBook Pro, değişik donanım seçenekleriyle alınabilir durumda olacak.

15 inçlik modele göre daha hafif ve ince olacak olan model, piksel yoğunluğu açısından çok daha iddialı olacak. Ekim sonuna kadar kesin gözüyle bakılan iPad mini lansmanında tanıtılması beklenen 13 inçlik Retina ekranlı MacBook Pro’yu, Mac severler büyük heyecanla bekliyorlar.

:: 13 inçlik MacBook Pro, MacBook Air satışını keser mi?

 

Black Ops 2’den Yeni Zombi Videosu


2012’nin son ayları Black Ops 2 ile geçecek gibi görünüyor

Her yıl olduğu gibi sonbahar aylarında bir Call of Duty ile daha birlikte olmak üzereyiz. Gerçi bu kez neredeyse kış aylarına doğru piyasaya sürülecek ama yine de kış aylarımızın kendisiyle birlikte geçeceğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

Treyarch‘da oyuncuların en çok merak ettiği modlardan biri olan zombi modu ile ilgili yeni tanıtım videoları yayımlamaya devam ediyor. Az sonra izleyeceğiniz video da bu modun oyun içi görüntülerini barındırıyor.

Sözü hiç uzatmadan sizleri 13 Kasım’da PC, PlayStation 3 ve Xbox 360, 30 Kasım’da ise Wii U platformu için piyasaya sürülecek olan Call of Duty: Black Ops 2‘nin yeni zombi modu tanıtım videosu ile baş başa bırakalım.

İyi seyirler.

#video_1959#

:: Black Ops 2’yi nasıl buldunuz?

HTC, ABD Tablet Pazarından Çekildi!

Son dönemde özellikle 2012 yılında eski görüntüsünden uzak bir şekilde yoluna devam eden HTC, son çeyrek sonuçlarına göre gelirleri de ciddi oranda azaldığı ortaya çıkmıştı.

Akıllı telefon pazarında düşüşe geçmiş olsa da yine güçlü bir konuma sahip olan HTC, tablet tarafında bu güce ulaşamadı ya da tablet pazarına da çok yönelmedi. Dünyanın en büyük pazarlarından biri olan ABD’de tablet pazarından çekilme kararı aldığını duyurdu.

ABD pazarında Flyer, Evo View 3G ve Jestream modellerini satışa sunan HTC, zaten çok tablet modeli piyasaya süren bir şirket değildi. Bu karar yeni çıkacak olan tabletleri ABD’de satmayacağı anlamına gelmiyor. Eğer ciddi bir tablet üretimi yaparsa firma, ileride bunu ABD pazarına da açabilir. Fakat mevcut tablet modellerinin ABD satışı tamamen durdurulmuş durumda.

ABD’de tablet pazarı Kindle Fire, Nexus 7 ve iPad ile resmen domine edilmiş durumda. Özellikle uygun fiyatlı 7 inçlik tabletler hem güçlü hem de ekonomik. Üreticilerin bu ürünlerle rekabet etmesi epey zor.

:: HTC, sizce tablet pazarına iddialı ürünler çıkarmalı mı?

 

Apple, Swiss Railway ile Saat için Anlaştı

İsviçre‘nin dakiklik konusunda ün yapmış demiryolu şirketi Swiss Railroads, Apple’ın iOS 6’da kullandığı saat tasarımının, 1944 yılında kendi çalışanları Hans Hilfiker tarafından hazırlanan ve o yıldan beri kullanmaya devam ettikleri saat ile aynı olduğu ortaya çıkmıştı. 

Bu gerçeğin ortaya çıkmasından sonra yasal sürecin başlayacağı düşünülürken, iki firma yetkililerinden sıcak mesajlar verildi ve anlaşılacağı izlenimi uyandırmıştı. O haberimize de buradan bakabilirsiniz.

Yeni gelen açıklamaya göre Apple, iOS cihazlarında SBB’nin saatini kullanmak için lisansladığı ortaya çıktı. Anlaşan iki şirket, lisans ücretini şimdilik açıklamadı. Bu da demek oluyor ki Apple bu saati cihazlarında kullanmaya devam edecek.

:: İki firmanın anlaşmış olması diğer patent ve ihlaller konusuna örnek olur mu?

 

Akıllı TV’de Skype Deneyimlerimiz

Akıllı televizyonlar gün geçtikçe gelişiyorlar ve yeni özellikleri de bünyesine katmaya devam ediyorlar. Geçtiğimiz gün hareket algılayıcının bulunduğu televizyonda Angry Birds oynamıştık. O içeriğimize buradan ulaşabilirsiniz.

Dahili kameranın bulunduğu akıllı televizyonlar ne işe yarar diye düşünmeyin. Geniş bir görüntü açısına sahip entegre kamerayla 55ES8000 modeli karşısına konulacak bir kanepedeki tüm oturanları, en detaylı şekilde rahatlıkla görüntüleyebiliyor. Bu da göremediğiniz akraba ve arkadaşlarınızla rahatlıkla konuşabilmeniz anlamına geliyor. Örneğin bu incelememizde kullandığımız Skype uygulamasından bir sevdiğinizi arayıp, ona ailenizi gösterebilir, tüm aileniz onunla sohbet edebilir.

Tabi bu kadarla sınırlı değil. Skype’ın kurulu olduğu akıllı telefonlar ile konuşabilmeniz de çok büyük bir avantaj. Dilerseniz Samsung 55ES8000 ile Skype deneyimlerimizi sizlere aktarmaya başlayalım. Aşağıdaki videomuzda içeriği görüntüleyebilirsiniz. İyi seyirler.

#video_6553#

:: Skype’ı Akıllı TV’de kullanmak sizce mantıklı mı?

 

Vodafone Türkiye’de Yeni Atama

Vodafone Türkiye’nin Pazarlama İletişimi ve Kurumsal Çeşitlilik Direktörlüğü pozisyonuna, mevcut sorumluluklarına ek olarak Gizem Keçeci atandı. Vodafone Türkiye’nin organizasyon yapısını çeşitlilikten beslenerek zenginleştirmeye yönelik hedeflerini önceliklendirdiği yeni dönemde bu pozisyona atanan Keçeci, şirketin hedeflerinin, ticari faaliyetleri ve İK politikalarına bağlantılı takip ve yönetimini üstlenecek; bu konularda şirketin dış temsiliyeti ve kurumsal sözcülüğünü yürütecek.


Vodafone Türkiye Pazarlama İletişimi ve Çeşitlilik Direktörü Gizem Keçeci, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, Vodafone Grubu’nun globalde benimsediği “dışarıda bırakılanlara ulaşma” vizyonunu kendi katkılarıyla Türkiye’ye entegre ettiklerinin; bu bağlamda müşterilerinin memnuniyeti kadar çalışanlarının memnuniyetine de değer vererek, her pozisyonda çok kültürlülük ve çeşitlilikten beslendiklerinin altını çizdi.

Gizem Keçeci kimdir?

Gizem Keçeci, Vodafone Türkiye’nin Pazarlama İletişimi Müdürü görevini sürdürmekteydi. Şirket içerisindeki sorumlulukları artırılarak, Vodafone Türkiye’nin organizasyon yapısını çeşitlendirip zenginleştirmek amacıyla Pazarlama İletişimi ve Kurumsal Çeşitlilik Direktörü olarak atanmıştır.

Kendisi Vodafone bünyesinde çalışmaya başlamadan önce 8 yıl boyunca Danone Group’ta görev almıştır. Danone Türkiye’nin Pazarlama Servisi Müdürü olarak çalıştıktan sonra Vodafone bünyesine katılmıştır.

Anonymous, WikiLeaks ile Yollarını Ayırdı

Devletlerin ve uluslararası ölçekteki şirketlerin korkulu rüyası haline gelen WikiLeaks ve Anonymous ikilisinin arası açıldı. Hack topluluğu Anonymous, önceki gün yaptığı açıklamada WikiLeaks için sağladıkları desteğin sona erdiğini duyurdu.

Anonymous tarafından verilen bu kararın arkasında ise, WikiLeaks’in web sitesi üzerinden maddi beklentiye girmesi bulunuyor. Sitede yer alan Global İstihbarat dosyalarını (Global Intelligence) bir ödeme duvarıyla kapatan WikiLeaks, belgelere erişmek isteyen ziyaretçileri bağışta bulunmaya yönlendiriyor.

Her ne kadar tutarı ziyaretçi kendisi belirlese de, böyle bir zorunluluk Anonymous’ın felsefesine ters düştü ve Twitter üzerinden yapılan hararetli tartışmalar sonucu bağış sayfası kaldırıldı. Ancak sonraki gün, zoraki bağış sayfasını tekrar WikiLeaks web sayfasında gören Anonymous ekibi; bu tutumları dolayısıyla WikiLeaks ve Julian Assange için sundukları tüm desteği geri çektiklerini duyurdu.

Julian Assange veya WikiLeaks’i düşmanlarından korumak için bundan böyle hapis riskine girmeyeceklerini belirten Anonymous, “WikiLeaks, son 48 saatte yaptıkları nedeniyle en büyük ve en güçlü destekçisini kaybetmişti” ifadesini kullandı.

:: WikiLeaks’in zoraki bağış tutumunu doğru buluyor musunuz?

ZTE ve Huawei’ye Büyük Suçlama

Çin’in büyüyen iki markası olan ve mobil iletişim teknoloji alanında USB modemden network ürünlerine kadar birçok cihaz ürün Huawei ve ZTE firmaları bugünlerde zor günler geçiriyor. ABD pazarında yer almak için son yıllarda büyük yatırımlar yapan ve birçok cihazı ile kullanıcıların tercih ettiği bir marka haline gelmeye başlayan iki şirket Temsilciler Meclisi‘nin raporu ile şok oldular.

Amerikan Temsilciler Meclisi İstihbarat Komisyonu’nun raporuna göre her iki firmanın da ABD’deki faaliyetleri istihbarat birimleri tarafından takip edilmeli. 11 ay süren soruşturma sonucu hazırlanan rapor, üstü kapalı olarak her iki firmayı da casusluk yapmakla suçluyor.

Öte yandan raporun ABD pazarında giderek güçlenen Huawei ve ZTE‘nin önünü kesmek için hazırlandığını düşünenler de var. Raporla ilgili olarak açıklama yapan Huawei ve ZTE yetkilileri iddiaların doğru olmadığını belirtti.

Türkiye’de de faaliyet gösteriyorlar

Dünyanın en büyük mobil cihaz üretilerinden olan Huawei ve ZTE‘nin Türkiye’de de faaliyetleir bulunuyor. Huawei özellikle ağ, GSM ve mobil teknolojiler konusunda birçok cihazla hem Türkiye hem de dünya pazarında yer alıyor. Firmaların son kullanıcıya doğrudan ulaştıkları noktalardan biri ise GSM sektörü. Hem Huawei hem ZTE, özellikle USB modem olarak bilinen GSM teknolojisini destekleyen cihazlarla son kullanıcı tarafına ulaşıyor.

Akıllı telefonları da var

Her iki firmanın akıllı telefonları da bulunuyor. Özellikle Huawei hem operatörlere hem de bağımsız olarak sattığı akıllı telefonlarıyla ülkemizde yer alıyor.

:: İddialar konusunda ne düşünüyorsunuz? Teknoloji istihbarat amaçlı kullanılabilir mi?

 

Dünden Bugüne Windows

Windows’un henüz bir “DOS alternatifi” olduğu yılları bilen kullanıcılar, Freemake adlı ücretsiz yazılım geliştirici şirket tarafından yayınlanan bu infografikte geçmişe yolculuk yapacak.

Windows’un 1985 yılındaki 1.0 sürümünden başlayarak, günümüze kadar uzanan mazisini, ilgili dönemin popüler teknoloji trendleriyle harmanlayan bu grafikte, Windows 95, 98, ve XP gibi emektar sürümlerin yanı sıra Windows 7 ve gelecek sürüm olan Windows 8 de bulunuyor.

Windows 1.0 sürümünde kullanıcıların çekingen yaklaşımı gözlenirken, Windows 95’te Doom efsanesi ve Windows 98’de Yahoo ile yaşanan ilk internet deneyimi unutulmuyor. Windows XP’nin vazgeçilmezi Solitaire’in ofis hayatına etkileri ele alınırken, Vista ve Windows 7 ile birlikte sosyal medyanın hakimiyeti gözleniyor:

:: İlk kullandığınız Windows hangisiydi?

Otomasyon Ürünleri E-Ticaret’te

Günümüze dek, e-ticaret siteleri pek çok ürünü bünyesinde barındırıyordu. Sonrasında ise dikey e-ticaret siteleri devreye girmeye başladı. Bu dikey e-ticaret sitelerinde satılan ürünler, sadece belli bir amaca yönelik oldu. Sizlere bahsedeceğimiz Bilda da, dikey bir e-ticaret sitesi.

Bu sitede barkod yazıcılar, el terminalleri, termal yazıcılar, dokunmatik bilgisayar gibi otomasyon ürünleri satılıyor. Bilda’nın avantajı, rakip e-ticaret sitelerinde bu tarz ürünlere yer verilmiyor olması. Her ne kadar buradan bir ürün satışı olsa da, Bilda aslında hizmet çözümlerini de müşterilerine sunuyor. Bazı ürünlerde, uzaktan yardım ve kurulum desteği de söz konusu olabiliyor.

3 günde teslim

Alışveriş yapan müşterilere ürünleri en geç 3 gün içerisinde teslim ediliyor. Bununla birlikte sitedeki bazı ürünler, videolu olarak da inceleniyor ve tanıtılıyor. 2 yıldır offline faaliyet gösteren gösteren Bilda Market, yaklaşık 3 ay önce e-ticaret sektörüne de adım atmış. Kendilerine başarılar diliyoruz.

:: Otomasyon Ürünleri E-Ticaret’te

Ultrabook’larda Pil Performansı

Masaüstü bilgisayarlar ile dizüstü bilgisayarları birbirinden ayıran en önemli özellik muhtemelen dizüstü bilgisayarların pille çalışıyor olması. Dizüstü bilgisayarlar, taşınabilir oldukları için masaüstülere göre oldukça avantajlı konumdalar. Fakat taşınabilir olmaları, istediğimiz her an istediğimiz süre boyunca kullanabileceğimiz anlamına gelmiyor. Eğer fişe takacak bir konumda değilseniz dizüstü bilgisayarların pillerinin izin verdiği sürece kullanabilirsiniz.

Durum böyle olunca taşınabilir tüm cihazlarda olduğu gibi (telefon, tablet vs.) bilgisayarlar da pil derdiyle tanışıyor. Bir de işin pili aşırı kullanma boyutu var. Yani kısa ömürlü pilinizle uzun süreli çalışmalar demek, pilinizi çok sayıda şarj edeceğinizi gösterir ki bu da pil ömrünüzü giderek kısaltır.

Dizüstü bilgisayar satın alırken, masaüstlerine göre çok daha fazla kritere sahip. Pil gibi önemli bir sebebi baz aldığımızda dizüstü bilgisayar alırken en önemli kriterlerden biri olduğunu çok rahatlıkla söyleyebiliriz. Her ne kadar performansına, dış görünüme, ergonomisine önem veriyor olsak da pilinin hızlı tükenmesi tüm diğer kriterleri gölgede bırakabilir.

Yazının bu kısmına kadar dizüstü kelimesini kullandım fakat buradan sonra işin Ultrabook kısmını anlatacağım için dizüstü yerine Ultrabook diyeceğim. Çünkü artık Ultrabook’ların yeni taşınabilir bilgisayar platformları olduklarını düşünürsek teknolojinin bu kısmını ele almak gerekiyor. Ultrabook’lar performans, tasarım ve ergonomi bakımından oldukça başarılılar. Fakat bu başarıları, albenileri gölgede kalmamak için pil konusunda da önemli atılımlara sahipler.

{pagebreak::2}

Bir Ultrabook’un en önemli özelliklerinden biri Intel’in i serisi yeni işlemci ailesini ve SSD kullanıyor olması. Bu iki özellik bir araya gelince performan konusunda başarılı bir uyum ortaya çıkıyor. Durum böyle olunca bilgisayarın güç tüketimi de daha dengeli hale geliyor. Ultrabook’lardaki performans durumunu kabaca üçe ayırabiliriz; uyku durumu, rutin işler ve performaslı kullanım.

Rutin işler için internette gezinmeyi, Word’de yazı yazmayı ve benzeri durumları sayabiliriz. Performans için zaten söylemeye gerek yok; bilgisayarı kastıran yoğun işlemler. Fakat Ultrabook’lar için ekstradan uyku durumu söz konusu. Çünkü Ultrabook’lar için kapatmaya gerek yok diyebiliriz. Kapağı kapatmak, cihazı uyku durumuna almak yetiyor.

Ultrabook’lar, uyku durumundayken minimum değerde pil harcıyorlar. Minimum değerde derken çok politik ve reklam ağzı olduğunu kabul ediyorum. Fakat minimum değerin gerçekten minimum olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Şöyle ki; eğer Ultrabook’unuzun sadece kapağını kapattıysanız ve hiçbir işlem yapmıyorsanız 1,5 hafta civarında pili bitmeden sizi uyku durumunda açık haldeyken bekleyebilir.

Tilki uykusu

Bu sürenin altını çizmek gerekiyor. Çünkü kapağı açtığınız anda Ultrabook özelliği olarak anında uykudan çıkıyor ve belki saniye olmadan bilgisayarınız açılıyor. Bu da aslında bilgisayarın tilki uykusunda uyuduğunu gösteriyor. Ne var ki tilki uykusu bile olsa bilgisayar gerçekten biraz önce de söylediğim gibi minimum değerde pil harcıyor.

{pagebreak::3}

Performans konusunda tabii ki pilin her koşulda hızlı tükendiğini söyleyebiliriz fakat rutin işler kısmında da işler size kalıyor. Uyku modunda bilgisayarı kendisine emanet ettiğiniz için pili en dengeli bir şekilde kullanarak kimi modellerde 2 haftaya kadar uyku modunda kalabiliyor. Ancak kapağı kaldırıp bilgisayarı açtığınız anda kontrol size geçiyor.

Bu noktada tamamen neler yapacağınıza bağlı olarak pil performansı değişiyor. Ekran parlaklığını sonuna kadar açmak, yüksek seste müzik dinlemek, birçok programı aynı anda çalıştırmak gibi durumlar bir araya geldiğinde pilin 2-3 saat arasında anca dayandığını söyleyebilirim. Fakat bir arada olduğunun altını çizmek lazım. Aksi takdirde sadece birini yaptığınızda pil anında iki katına kadar çıkabilir.

Fakat parlaklığı size yetecek optimum ayarda tuttuğunuzda bile pilin ne kadar daha uzun süre gidebildiğinizi görebilirsiniz. Yazımız pili düzenli kullanmak olmadığı için burayı makaslamak zorundayım. Bununla ilgili birçok bilgiyi sitemizden ya da internette araştırarak, hiç olmadı kendi bilgisayarınızda deneme yanılma yöntemiyle öğrenebilirsiniz. Hatta bilgisayarınızın pil süresini en iyi kendinizin bileceğini söylemem gerek. Çünkü iki farklı kişi aynı bilgisayar modelini kullanıyor bile olsa pil performansı kullanıma bağlı olarak değişiklik  gösterecektir.

Ekran boyutu ile pil arasındaki fark

Çeşitli markalar, Ultrabook modelleri için farklı uygulamalar ile pil performansını arttırmaya çalışıyor. Ben kendi açımdan Ultrabook kategorisinde 11 inç olan UX21 sahibiydim. Bu modelin, 13 inç Ultrabook’lara göre daha küçük bataryası olmasına rağmen uyku modunda 1 haftayı çok rahat geçtiğini söyleyebilirim. Normal kullanımda ise ortalama olarak 4 saati buluyordu. Şu anda kullandığım 11 inç MacBook Air’ın bu alanda çok başarısız olduğunu belirteyim.

{pagebreak::4}

Ultrabook’ları seçerken kriterlerden bahsettik ya, işte bazen bir kriter kendi içerisinde diğer kriteri de etkileyebiliyor. Bunun en güzel örneği ekran boyutunun performans ve pille doğru orantılı olması. Bazen performans anlamında aynı sistemi bulundurduklarından çok etki etmese de pil anlamında tamamiyle doğru orantıda bir etkisi var. Çünkü 11 inç ile 13 inç arasındaki boyut farkı, kasada ekstra pil olarak avantaja dönüyor. Yani 13 inç bir Ultrabook’un 11 inçlik modele göre daha yüksek kapasitede pili bulunuyor.

Nereden baksanız rutin kullanımda 1 ila 1.5 saat civarında bir fark demek ki bu da oldukça büyük bir fark. Uyku durumunda da 2 haftaya kadar çıkması anlamını taşıyor. Yani 13 inç bir Ultrabook ile daha rutin işlerinizi daha uzun süreli olarak kullanabilirsiniz.

Asus’un bu konuda sunduğu bazı uygulamalar bulunuyor. İşletim sistemi ile birlikte çalışan uygulamalar, pilin durumuna göre otomatik olarak pil performans ayarı yapabiliyor ya da pil durumuna bağlı olarak dengeli harcayarak uyku durumunda daha uzun süre gitmesini sağlayabiliyor. Ultrabook’ların teknolojisinin müsait olması bakımında diğer üretici firmalar da kendi benzeri pil performans uygulamalarını cihazlarıyla birlikte sunuyorlar.

Ultrabook’ların genel süreleri

Ultrabook’ların diğer dizüstü bilgisayarlar göre en avantajlı konuları şüphesiz ergonomileri. Pillerin ergonomiye uykun olarak ekonomik harcanması da ikili bir avantaj sağlıyor. Ancak ne var ki ergonomik, 11 ile 13 arasında olduğu gibi Ultrabook’lar ile klasik dizüstüler arasında da pil farkını ortaya çıkarıyor. Bu yüzden Ultrabook’ların pil performansını değerlendirirken de farklı dizüstülerle kıyaslamayıp Ultrabook kategorisinde değerlendirmek gerekiyor.

{pagebreak::5}

Piyasada bulunan Asus, Samsung, Dell, Acer, Toshiba, Lenovo gibi markaların Ultrabook modellerini baz aldığımızda 11 inçlik modellerin günlük rutin kullannımda 4 saat civarında ortalamaya sahip olduğunu görüyoruz. Fakat 13 inçlik modellerde ise 4 buçuk saatten en fazla 6 buçuk saate kadar çıkabiliyorlar. Bu süreler de nereden baksanız günlük kullanım ihtiyacını görecek cinsten.

Yine de bu pil sürelerine göre Intel’in üçüncü nesil i serisi işlemcilerini ve SSD disk kullandığınızı, bu sayede de işlerini saniye farklarıyla daha kısa sürede halledebildiğinizi de eklemek gerek.  Pil konusunda Ultrabook’ların genel süreleri hakkında bilgi vermeye çalıştım. Umarım bu genel değerlendirme kafanızdaki sorulara cevap olabilir.

:: Ultrabook’ların pil performansı hakkında ne düşünüyorsunuz?