Martin Scorsese’li Siri Reklamı

Apple’ın Hollywood destekli Siri reklamları devam ediyor. Samuel L. Jackson, Zooey Deschanel ve John Malkovichli reklamlardan sonra Apple şimdi de büyük yönetmen Martin Scorsese’nin oynadığı bir reklamı yayımladı.

Taxi Driver, Departed, Casino, Aviator, Hugo gibi filmleriyle bilinen (o kadar çok var ki, hangi birini sayalım) usta yönetmen Martin Scorsese, New York‘ta bir takside Siri ile konuşarak işlerini hallediyor.

Kişisel asistan olarak lanse edilen Siri, burada da aslında Scorsese‘nin tüm dediklerini anında yaparak ne kadar iddialı olduğunu da gösteriyor. Genellikle Amerikan filmlerinde ünlülerin yanlarında bir asistan oluyor ve her türlü isteklerini not alıyor ya da araştırıyor. Bu reklam filminde de Scorsese takside yalnız çünkü asistanı Siri.

#video_1771#

:: Reklamı nasıl buldunuz?

Fiber İnterneti Sonuna Kadar Kullanın

Fiber İnternet’in hayatımıza hızla girmesiyle birlikte artık evlerimizde oldukça hızlı internet bağlantıları kullanabiliyoruz.

Fakat bu bağlantı bilgisayarımıza yüklü olan bazı programlar,  çeşitli trojan ve virüslerden etkilenerek yavaşlayabiliyor. Programlar sizin ruhunuz bile duymadan internet bağlantınızı sömürürken, trojan ve virüsler dur durak bilmeden ‘Upload’ yaparak bağlantınızı yavaşlatmayı başarıyor.

Peki bağlantınız potansiyeline ulaşamıyorsa yapmanız gerekenler neler? Gelin madde madde bilgisayarımızı ve internet bağlantımızı nasıl rahatlatacağımıza birlikte göz atalım. İşe de bilgisayarlarımızda kurulu olan gereksiz tüm programları silerek başlayalım.

Kullanmadığınız programları silin


Başlat’a tıklatarak Denetim Masası sekmesine tıklayın. Ardından da açılan pencerede Programlar ve Özellikleri seçeneğini bularak çift tıklayın.

Karşınıza bilgisayarınızda yüklü olan tüm programları gösteren bir liste gelecek. Bu listenin içerisinde işinize yaramadığını düşündüğünüz ne kadar program varsa silmeye başlayın. Unutmayın, bazı programlar siz farkında olmadan indirme işlemi yaparlar ve bu da bağlantınızı oldukça yavaşlatır.

Silmek istediğiniz tüm programları silin ve bilgisayarınızı baştan başlatın. Ardından da ikinci maddeye geçelim.

{pagebreak::2}

Bilgisayarınızdaki virüs ve trojan’lardan korunun


İnternette dolaşırken bir linke tıkladığınızda, karşınıza saçma sapan pencereler açılır ve kendiliğinden kapanır. Bazıları kapanma lütfunda da bulunmayarak karşınızda durmaya devam eder.

İşte bu tarz siteler, çerezler yoluyla kullanıcılarına trojan ve virüsler göndermektedir. Siz farkında bile olmadan Windows klasörünüze yerleşecek olan bu trojanları temizlemezseniz, internet bağlantınıza ve bilgisayar performansınıza elveda demeniz gerekebilir.

İlk yapmanız gereken iş bir Anti-Virüs programı edinmek. Kurulumu gerçekleştirin ve bilgisayarınızı taratın. Eğer virüsler varsa, program hepsini bularak sizin yerinize temizleyecektir.

Ardından da trojan konusuna dönüş yapın. İnternetten bulabileceğiniz Trojan Remover gibi programlar sayesinde trojan’ları temizleyin ve bilgisayarınızı bir kez daha baştan başlatarak üçüncü adıma geçin.

{pagebreak::3}

Açık olan gereksiz programları kapatın


İlk iki adımı gerçekleştirdiniz ve bağlantı hızınız sizi hala tatmin etmiyorsa, yapmanız gereken birkaç şey daha kaldı. Öncelikle işe o anda ihtiyacınız olmayan ama gerek bilgisayar başlarken otomatik olarak, gerekse sizin kullanımınız süresince açık unuttuğunuz tüm programları bulun ve analiz edin.

Hangileri en uzun vadede işlevsiz görülebiliyorsa o programları kapatın. Emin olun ki programlar sizden habersiz bir şekilde internete bağlanıp bağlantınızı rahatsız etmeyi başaracaktır.

{pagebreak::4}

Torrent gibi indirme programlarını ve dosya aktarımını kontrol edin


İnternette hiçbir şey yapmıyorsunuz ama yine de çok yavaş bir bağlantınızın olduğunu düşünüyorsanız, arka planda açık unutabileceğiniz örneğin uTorrent programının bağlantınıza yapabileceklerini hayal etmenizi tavsiye ediyorum.

Zira gönderme limitini oldukça cüzi bir rakama çekmediğiniz sürece Torrent her zaman maksimum hızla gönderme işlemi yapıyor ve bu da bağlantınıza vurulan en sağlam balta oluyor.

Ayrıca yalnızca Torrent değil, diğer tüm indirme programları da çok göz önünde olmadıklarından unutulabilen programlar. İnternette sörf yapmaya başlamadan önce, bir şey indirip indirmediğinizi mutlaka kontrol edin.

{pagebreak::5}

Hız testi yapın ve hattınızı kontrol ettirin


Geldik son maddemize. Eğer tüm bu söylediklerimiz derdinize derman olamadıysa, SpeedTest adlı internet sitesine giderek internet hızınızı bir kez daha kontrol edin. Hattınızda oluşabilecek bir problem nedeniyle bağlantınız yavaşlıyor olabilir.

Durum böyleyse yapmanız gereken oldukça basit. Servis sağlayıcınızın teknik destek departmanının telefon numarasını bulup onları aramak ve durumu anlatmak.

Eğer problem sizden ve bilgisayarınızdan kaynaklı değilse, emin olun ki operatörler sokaklarda gezerek interneti işlevsel halde tutabilmek adına büyük bir çaba sarfediyor olacaktır ve probleminiz hattınızdaysa, en kısa sürede bu sorun ortadan kaldırılacaktır.

Son adımı da geride bıraktığımıza göre artık yavaş yavaş yazımın sonuna gelmişim demektir. Bu yaptıklarımızdan sonra internet hızında bariz bir düzelme görenler olduğu gibi, bir şey fark etmeyen insanlar da olacaktır.

Bunun sebebi zaten istediği hızda internet erişimine ulaşamadığını düşünen kullanıcıların yanlış bağlantı hızı tercihi yapmaları. Eğer sizden kaynaklı bir problem yoksa, yapmanız gereken tek şey internet hızınızı yükselttirmek olacaktır.

:: İnternetinizin hızından memnun musunuz?

Videolardaki logoları Video Deluxe İle Silin

Video montajı yaparken bazen üzerinde logo bulunan görüntüleri kullanmamız gerekir. Birçok montaj yazılımı bu logoyu yok etmeye imkan vermediği için de mecburen logolu şekilde bırakırız. Bu yazımızda Magix‘in Video Deluxe MX Plus yazılımını kullanarak bu logoları nasıl yok edebileceğimizi anlatacağız.

Aslında ilk duyulduğunda fikri bile oldukça güzel geliyor. İnsanı oldukça sinir eden bu logoları silmek Magix Video Deluxe MX Plus ile çok kolay.

Öncelikle eğer Magix Video Deluxe MX Plus yazılımına sahip değilseniz en son sürümü buraya tıklayarak indirebilirsiniz. Yazılımı satın almadan önce sistemin çalışıp çalışmadığını merak ediyorsanız deneme sürümünde de sorunsuz bir şekilde bu işlemi yapabildiğinizi belirtelim. Memnun kalırsanız çevrimiçi olarak yazılımı satın alabilirsiniz.

İsterseniz gelin videolarda yer alan logoları silme işlemi nasıl oluyor videoyla birlikte izleyelim.

Logoları kolayca silmek

#video_6371#

Video ile ilgili küçük bir bilgilendirme yapalım. Eğer yazılımı ya da eklentiler kısmını ilk defa kullanacaksanız eklenti yöneticisine ilk girdiğinizde videodan farklı olarak eklentilerin yer almadığını göreceksiniz. Açılan uyarı kutusunda eklentileri internetten indirme seçeneğini seçerseniz eklentilerin tamamı internetten ücretsiz olarak inecek. Bunun için Magix sistemine kayıtlı üye olmanız gerektiğini de belirtelim. Eklentiler indikten sonra videodaki işlemlerin bire bir aynısını yaparak logolarınızı silebilirsiniz.

:: Logo silme işlemini kolay buldunuz mu?

Dünyanın 40 Yılı Google’da!

Google Earth, bundan 40 yıl önce görevine başlayan NASA‘nın Landsat uydusunun verilerini, kendi yazılımına taşıdığını belirtti. Landsat Programı, sürekli veri kaydederek en uzun uçuşu gerçekleştiren çalışmalardan biri olarak bilim tarihine geçti.

Uzmanlar, bu sayede kaydedilen fotoğrafların dijital ortama aktarılması halinde petabyte’larca verinin elde edileceğini belirtiliyor.

Devasa boyuttaki bu fotoğraflar, başta bilim adamları olmak üzere araştırmacılar için eşi bulunmaz bilgiler içeriyor.

Çalışmanın videosu

#video_1770#

Google, Carnegie Mellon Üniversitesi ve devlet kurumları ile bir araya gelerek dünya yüzeyindeki 40 yıllık değişimi, Google Earth yazılımına aktardı.

Buraya tıklayarak, elde edilen verilere ulaşabilirsinmiz

:: Dünyanın 40 yılına göz attınız mı?

Pardus, Firefox’u Çalıştırsın Yeter!

Her ne kadar “Ulusal İşletim Sistemimiz” diyerek bağrımıza bassak da, Pardus‘un rakipleri karşısında henüz bir yol haritası bile bulunmadığı gerçeğini unutmamak gerekiyor.

Mart ayında yapılan Pardus’un Yarını Çalıştayı‘ndan çıkan sonuç “En iyi Türkçe desteği veren işletim sistemi haline gelmek” olmuştu. Oysa aradan geçen süre zarfında bu konuda atılan bir adım olmadığı gibi, gelecek için planlar da paylaşılmış değil.

Windows 8 geliyor

Windows ile birlikte Microsoft‘un hakim olduğu bu pazar, yazılım devini bile korkutuyor. Mobil işletim sistemleri olan Android ve iOS‘un yükselişine karşı milyarlarca dolarlık yatırım yapan firma, Windows 8 ile yeni bir döneme geçmenin planlarını yapıyor.

Pardus‘un mobil işletim sistemlerinde bir planı olmadığı gibi, masaüstü ve sunucular için işletim sistemi pazarında da yeni sürümler için henüz bir açıklama bulunmuyor.

Tüm bu şartlar değerlendirildiğinde Pardus‘un pek şansı yok gibi görünüyor.

Belki de bir şansı var…

O da Firefox‘u çalıştırıyor olmak.

İSKİ’de Pardus kullanılıyor

Örneğin İSKİ, tüm işlemlerini sunucularında gerçekleştiriyor. Sayısı binleri bulan çalışanlar ise bu sisteme tarayıcı üzerinden bağlanarak işlem yapıyor.

Yazılımlar, DVD’lerle kurulan bir yapı olmaktan çıkıp bulut altyapısına geçmesiyle beraber, kullanıcıların ihtiyacı olan tek şey tarayıcı olacak neredeyse.

Pardus‘tan çok şey beklemek yerine belki de Firefox‘u düzgün çalıştırmasını talep etmek, daha mantıklı bir yol haritası olabilir.

:: Pardus’un geleceğini siz nasıl görüyorsunuz?
Tıklayın, SDN Forum’da tartışalım.

Amelia Earhart Kimdir? Öğrenelim!

Amelia Earhart, bundan tam 115 yıl önce dünyaya geldi. Bu kadar süre sonra, internet devi Google tarafından gündeme getirilmesinin sebebi ise Amelia Earhart‘ün Atlas Okyanusu‘nu tek başına uçakla geçen ilk kadın pilot olması.

Sonu da uçakta oldu

Amelia Earhart, Atlas Okyanusu’nu yolcu olarak geçen ilk kadın olarak da tarihe geçmiş birisi. 1. Dünya Savaşı‘nda hemşire olarak görev yapan kadın pilotun sonu ise yine uçakta oldu.

Nasıl kayboldu?

İkinci Dünya Savaşı sırasında Pasifik Okyanusu’nda kaybolan kadın pilottan bir daha haber alınamadı.

#video_1769#

39 yaşında hayatını kaybeden Amelia Earhart için Amerika’nın Sabiha Gökçen’i desek, yanılmış olmayız herhalde.

:: Google özel logosu için ne düşünüyorsunuz?

Türkiye’de Fiberin Gelişimi

Sizlerle geçtiğimiz günlerde “Fiberin Tarihi” adlı yazımızı paylaşmıştık. O yazımıza buradan ulaşabilrsiniz. Dünyada fiberin gelişimine baktık. Peki ülkemizde bugünlere nasıl gelindi? Kaç yıllarında fiber konusunda gelişmeye başladık? İlk fiber kabolmuz nerelere döşendi? İşte bu yazımızda da bu gibi tüm sorulara yanıt bulacaksınız.

Fiberin ve telekomünikasyonun ülkemizdeki yakın tarihine bakalım.

3 Mayıs 1909 yılında ilk manuel telefon santrali, İstanbul Büyük Postane binasında 50 hatlık olarak tesis edildi. Daha sonra 4 Şubat 1924 tarihinde, 406 sayılı Telefon ve Telgraf Kanunu ile yurdun her tarafında telefon tesis etme ve işletme görevi PTT Genel Müdürlüğü’ne verildi. Dünyaya baktığımızda 1930‘lu yıllarda daha ileri iletişim yöntemleri geliştirmek için çalışılırken, ülkemizde telefon alt yapısı daha oturmamıştı.

11 Eylül 1926‘de, Türkiye’nin ilk otomatik telefon santralı, 2000 hatlık kapasiteyle Ankara’da hizmete verildi.

1 Eylül 1929‘de tek devreli ilk şehirlerarası haberleşmesi Ankara-İstanbul arasında gerçekleştirildi. Başkent ile İstanbul arasındaki bu bağlantı, tek devreli olduğu için zamanına göre demodeydi. 1930 ile 1940 yılları arasında ülkemizde mevcut durumun, diğer bölgelere dağıtılması için uğraşıldı. Pek büyük bir yenilik gerçekleşmedi.

1940 yılına geldiğimizde Ankaraİstanbul arasında tesis edilen 2 adet tek kanallı havai hat çoklayıcı sistemi haberleşmede eskiye göre büyük kolaylık sağladı.

1973′te ilk otomatik teleks santrali kuruldu. Bu sayede teledaktilolar arasında bağlantı kolay bir şekilde sağlanıyordu 1930‘larda gelişen teknoloji bizde 70‘lerde gelmişti.

Antalya – Catania arasında toplam 480 kanallı ilk deniz altı koaksiyel kablosu döşendi ve 6 Nisan 1976‘da hizmete açıldı. Dünya, 1980‘lerde fibere geçerken, biz koaksiyel kabloları yeni döşemeye başlıyorduk.

23 Nisan 1979 tarihinde İlk uydu haberleşme yer istasyonunun hizmete verilmesiyle INTELSAT üzerinden Atlantik bölgesi uyduları kullanılarak 13 ülke ile haberleşme sağlandı.

{pagebreak::2}

28 Haziran 1984 tarihinde Ankara, İstanbul, İzmir ve Adana illeri arasında elektronik mektup hizmeti verilmeye başlandı. Artık gelişmeler biraz daha hızlanmaya başlıyordu. Fakat hala çağın gerisindeydik.

18 Aralık 1984‘de Türkiye’nin ilk sayısal telefon santrali, Ankara Kavaklıdere’de hizmete verildi.

İşte bizi ilgilendiren en önemli gelişmelerden biri. 10 Nisan 1985 yılında ilk fiber optik kablo Ankara(Ulus)Gölbaşı uydu yer merkezi arasında döşenerek, 140 MB/s‘lik sistem hizmete girdi. Türkiye‘deki ilk fiber optik sistem budur.

15 Temmuz 1987‘de İller arasına fiber optik kablo, ilk kez Aydın-Denizli arasında havai olarak döşendi. (Havai hat, havadan direkler vasıtasıyla aktarılanlara deniliyor.)

1989‘de DPN modülleri kullanılarak ilk Paket Anahtarlamalı Data Şebekesi olan TURPAK kuruldu. Şebeke üzerinden X.25, ITI, SNA servisleri verilmeye başlandı.

21 Aralık 1990‘da Fransız Aerospatiale firması ile “TÜRKSAT Milli Haberleşme Uyduları” sözleşmesi imzalandı.

24 Aralık 1990‘da EMOS 1 projesiyle, İtalya-Yunanistan-Türkiye-Ortadoğu arasında fiber optik denizaltı kablosu üzerinden haberleşme sağlandı. Türkiye‘nin de içinde bulunduğu en büyük fiber optik projelerinden biri olmayı başaran bu projeyle beraber ülkemizde 90‘lı yıllar hızlı bir gelişime sahne oldu.

23 Şubat 1994′te Türkiye GSM teknolojisiyle tanıştı. Haberleşmede sınır tanımayan GSM ilk kez Ankara, İstanbul ve İzmir’deki abonelerine hizmet vermeye başladı.

1994‘te TURMEOS-1 (Türkiye Marmara Ege Optik Sistemi) ve TURCYOS (Türkiye-Kuzey Kıbrıs Denizaltı Fiber Optik

Kablosu) hizmete verildi. Artık Türkiye, çevresiyle fiber optik kablolarla bağlantı kurmaya başlamıştı.

1996 yılında Türkiye-İtalya-Ukrayna-Rusya’yı kapsayan ITUR Denizaltı Fiber Optik Kablo Sistemi servise verildi.

1997‘de Türkiye’deki tüm üniversiteleri TURPAK şebekesi üzerinden birbirine bağlayan Ulusal Akademik Ağ (ULAKNET) projesi hayata geçirildi. Artık Üniversiteler birbirleriyle bağlantılı halde oldu.

1997‘de KAFOS (Karadeniz Fiber Optik Sistemi) ve TBL (Transbalkan Linki Karasal Fiber Optik Sistemi) hizmete verildi. Yeni bir fiber optik sistemine daha kavuşmuş olduk.

Şubat 1999′de Klasik telefon ve diğer darbantlı servislerin verilmesi için, santralden saha dolabına kadar tesis edilen Fiber Optik kablo üzerinden çalışan erişim çoklayıcı sistemlerin kullanımına başlandı. 2000‘lere gelirken Türkiye’de alt yapı bazında fiber kullanımı artmaya başlamıştı.

{pagebreak::3}

2004‘te Resmi kurum ve kuruluşlar ile kurumsal müşterilerin yurt çapındaki birimlerinin noktadan noktaya data transferlerini sağlamak için noktadan noktaya DSL hizmetleri verilmeye başlandı. Artık internet çevirmeli bağlantı kullanılmaz olmuştu. 56K’dan 256K‘ya hızlı bir geçiş yaşanmıştı.

2004‘ten bu yana kullandığımız ADSL artık yerini Fiber internete bırakıyor. 2010 yılında tamamı fiber optik çalışmalara ait 500 milyon TL yatırım gerçekleştiren SuperOnline, 2010 yılının sonuna kadar yaklaşık 23 bin kilometrelik alana fiber optik kablo döşedi.

Türkiye, 2012 itibariyle 1000 Mbps interneti SuperOnline ile sunuyor.

Fiber internette en hızlı büyüyen Avrupa’da üçüncü ülke konumundayız. Bağlantı teknolojlerinde 80‘lerin ortalarına göre artık çok daha iyi ve çağı yakalamış bir durumdayız. Bakalım gelecek bizlere neler gösterecek?

:: İnternet konusunda durumumuzu nasıl görüyorsunuz?

 

Haftanın Blog Siteleri

Türkiye’nin en iyi ve en takip edilesi blog sitelerini her hafta sizlere tanıtmaya başlıyoruz. Her yazıda beş blog sitesini takip etmenizi önereceğiz.

Eğer siz de bir blog sahibiyseniz ve blogunuzu burada görmek istiyorsanız, muratsaglam@shiftdelete.net adresine mail atarak ya da @higuita_rene‘yi yani beni Twitter‘dan takip edip Tweet atarak blogunuzun adresini ve kendinizi anlatan 500 karakterlik bir yazıyı bize gönderebilirsiniz.

CemBaki


Doğu’da görev yapan bir ilkokul öğretmeninin gözünden dünyaya bir bakış atmak istiyorsanız doğru adres burası. Eğitim ve yaşam konusunda bölgede yaşanan problemlerden kafasını kaşıyacak vakit buldukça yazılar yazdığını ifade eden Cem Baki’nin keyfi olarak güncellediği blog ilginizi çekecektir diye düşünüyorum.

http://cembaki.wordpress.com

{pagebreak::2}

Nilay’ca


Nilay’ca, adından da anlayabileceğiniz gibi Nilay adında bir yazı ve blog tutkununun şahsi blog adresi. Sitenin oldukça ilginç bir de adresi var.

Yemek tariflerinden gündemdeki olaylara kadar birçok konuda şahsi görüş ve fikirlerini okurlarıyla paylaşmayı seven Nilay Hanım’ın blogunu sık kullanılanlarınıza eklemenizi tavsiye ediyoruz. Özellikle de kadın okurlarımıza.  

http://nilay.ca

{pagebreak::3}

My GTA Box


Adına bakıp da yabancı zannetmeyin. Kendisi aslında gayet Türkiye içerisinden yayın yapan ve GTA yani Grand Theft Auto serisinin hayranlarına yönelik paylaşımlarda bulunan bir blog.

Türkiye’de bulunan GTA hayranlarının özel isteği ile açıldığı iddia edilen My GTA Box’da, GTA serileri için modlar, araç modelleri ve bunun gibi çeşitli dosyaları bulmanız ve nasıl kuracağınızı öğrenmeniz mümkün.

http://blog.mygtabox.com/

Android Sistem


Günlük olarak Android oyunları ve Android tabanlı akıllı telefonlar üzerine haberler  yapılan Android Sistem’de ayrıca indirime giren Android telefon ve tabletler hakkında bilgi alabilir, kampanyaları takip edebilir, Türk oyun geliştiricilerin hazırladığı oyunları tanıyabilir ve bu sayede Türkiye’nin oyun sektörüne göz atma fırsatına sahip olabilirsiniz.

http://androidsistem.net

Kalemimin Ucunda


Kendini amatör bir edebiyatçı olarak tanımlayan ve hayatının her döneminde okumak ve yazmaktan çok keyif alan, üniversiteyi Dokuz Eylül Üniversitesi Sınıf Öğretmenliği bölümünde okuyan Mustafa Okumuş’un şiir ve yazılarına göz atabileceğiniz şahsi blogu.

Güzel yazılar olduğunu kesinlikle belirtelim ve eğer şiir ya da yazı okumayı seviyorsanız, mutlaka sık kullanılanlarınıza ekleyin derim.

http://kalemiminucunda.com/

:: Haftanın bloglarını nasıl buldunuz?

a

0

16GB’lık Nexus 7, Play Store’da Tükendi

16GB‘lık Nexus 7 tablet, bir kaç gün önce Google Play Store‘da satışa sunulmuştu. Fakat piyasaya sürülür sürülmez hemen stoklar tükenmişti.  

16GB‘lık versiyon, 8GB‘lık versiyona göre sadece 50 dolar daha fazla olduğu için talep patlaması yaşadı.

16GB‘lık Nexus 7′nin satış başarısı, 8GB‘lık versiyonu gölgede bıraktı. Kısa bir sürede stokları bitirmeleri de bunun kanıtı. Google, 16GB‘lık sürümü tekrardan satışa sunarak stokları yenilemedi. Buna sebep olarak 8GB‘lık sürümün satışlarının artmasını sağlamak.

Google ayrıca, Nexus 7 için ilk reklam filmini bugün yayınlamıştı. Reklam filmine buradan gidebilirsiniz.

:: Google Nexus 7 stoklarını sizce neden güncellemiyor?

 

Karşınızda Bursa’da Üretilecek Olan Clio 4

Esas tanıtımı Paris Otomobil Fuarı’nda yapılacak olan Clio 4 için, bu ayların başında minik bir dünya tanıtımı gerçekleştirildi.

Büyük bölümü Türkiye’de üretilecek yeni Clio 4, bu yılın son çeyreğinden itibaren Bursa’daki bantlardan seri olarak inmeye başlayacak.

Bursa’daki deneme üretimleri birkaç ay önce başlayan ve hazırlıkları devam eden Clio 4 için, Oyak Renault fabrikasına 245 milyon dolarlık bir yatırım gerçekleşirken, yılda 200 bin adetlik kapasite ayrılması öngörülüyor. Fransa’daki Flins fabrikası ise, bu modelin üretimine Bursa’dan sonra başlayacak.

Renault‘un öngörülerine göre 4 yılda 350 bin adet satılması beklenen Clio 4 için Türkiye büyük bir avantaj. Türkiye’de yapılan üretim, araç başına 1300 Euro daha avantajlı olduğu ortaya çıktı. 

#video_1767#

2013 Renault Clio 4 İç Mekan:

Yeni Clio’nun en dikkat çekici noktalarından biri iç tasarımı. Yenilikçi bir gösterge paneline sahip olacak olan Clio 4, sınıfındaki rakiplerinde bulunmayan multimedya sistemiyle dikkat çekiyor.

Dokunmatik ekranlı bu sistem, tıpkı Play Store ya da App Store mantığında olacak. Renault R-Link Store adlı uygulama merkezinden, dokunmatik ekranlı bu sisteme uygulama indirebileceksiniz.

{pagebreak::2}

2013 Renault Clio 4 İç Mekan:

Aracın iç kısmı tamamen size özel değişebiliyor. Arabanın renk tonuna göre değişen konsol kaplamalarıyla beraber, eğlence sisteminin temasına da müdahale edebiliyorsunuz.

{pagebreak::3}

2013 Renault Clio Karoser Yapısı:

Yeni Clio’nun kalite iddiasının yanı sıra bir diğer önemli özelliği de, Renault’nun yeni tasarım dilini taşıyan ilk model olması.

Beş kapılı versiyonunda coupe havası estiren Clio 4, bunu arka kapı kollarının gizlenmiş olmasına borçlu. Seat Leon gibi gizlenen arka kapı kolları, araca dinamik bir görüntü katıyor.

Renault’nun DeZir konseptindeki tasarım unsurlarını taşıyan burun kısmıysa, aerodinamikliğin yanında aynı zamanda sportif bir görüntü de sunuyor.

{pagebreak::4}

{pagebreak::5}

{pagebreak::6}

{pagebreak::7}

2013 Renault Clio 4 Motor Seçenekleri:

Yeni Clio 4‘te, üç silindirli 900 cc’lik 90 HP gücünde yeni bir motor karşımıza çıkıyor.

Ayrıca 120 HP gücünde 1.2 litre turbo benzinli motorların yanı sıra 1.5 litrelik 90 HP dizel motor seçenekleri var. Bu motorların bir bölümünde Start&Stop sistemi de olacak.

:: Clio 4’ü beğendiniz mi?

 

 

FIFA 13’ten Yepyeni Görseller

EA Sports kapak yıldızı olarak Lionel Messi için anlaşmasının ardından tüm yeni oyunlarını O’nunla tanıtmaya başladı. Şimdi de FIFA 13’ün oyun içerisinden alınan ekran görüntülerinin neredeyse tamamı Lionel Messi’yi barındırıyor.

Yayımlanan ekran görüntülerinde bu kez yalnızca maç içerisinden görüntüler değil, antrenman modu ve kariyer modu ile ilgili detaylar da yer alıyor.

Ayrıca firma tarafından bir de Kinect ile sesli komut sisteminin nasıl çalıştığını gösteren video yayımlandı. O videoya da galerimizin son sayfasından ulaşabilirsiniz.

İyi seyirler.

{pagebreak::2}

{pagebreak::3}

{pagebreak::4}

{pagebreak::5}

#video_1768#

:: FIFA 13 mü daha iyi olacak yoksa PES 2013 mü? Tıklayın, forumumuzda tartışalım.