WP Tango’nun Adı WP 7.5 Refresh Oldu

Windows Phone kullanıcıları uzun süredir Tango kod adlı Windows Phone 7.5 güncellemesini bekliyor. Geçtiğimiz günlerde 7.5 Tango güncellemesinin ülkemize ne zaman geleceği ile ilgili bir haberi de sizlere ulaştırmıştık.

Microsoft’tan yeni yapılan açıklamayla, yeni Windows Phone sürümüne artık Tango denmeyecek. Yeni sürümün isminin Windows Phone 7.5 Refresh olacağını açıklayan Microsoft, bu yılın ilerleyen dönemlerinde güncellemeyi kullanıcılarına sunmayı planlıyor.

Windows Phone 7.5 Refresh ile birlikte artık düşük sistem özelliklerine sahip akıllı telefon kullanıcıları da yeni işletim sistemini kullanabilecek. Tabii bazı özellikleri kırpılmış şekilde. Kırpılan özelliklerin en önemlisi ise Multi-Tasking.

Son olarak bu yılın üçüncü çeyreğinde de asıl büyük güncellemenin yayımlanacağı tahmin ediliyor. Bu güncelleme Apollo kod adına sahip ve Windows Phone 8 Apollo olarak tanıtılıyor. Gelişmeleri sizlere aktarmaya devam edeceğiz.

:: Windows Phone 7.5’u bekliyor musunuz?

Asura’s Wrath İnceleme

Son yıllarda “Quick Time Event” adı verilen ve ekranın ortasında çıkan tuş ya da tuş kombinasyonlarına gerekli süre içerisinde basmaktan ibaret oynanışa sahip olan oyunlar oldukça artmaya başladı.

Bu türün en güzel örneklerinden ikisi tabii ki Quantic Dream’in Fahrenheit ve Heavy Rain oyunlarıydı. Hatta Heavy Rain ile birlikte bu konuda iş biraz çığrından çıkmış, sanki bir filme müdahale ediyor izlenimine kapılmamız sağlanmıştı.

God of War serisinde de QTE sistemini oldukça sık görüyoruz. Konuya QTE ve God of War gibi yapımlardan bahsederek girmemin sebebi, Asura’s Wrath‘ın tam olarak bu oyun klasmanında olmasından kaynaklanıyor tabii ki.

Belki çok hayırlı bir giriş cümlesi olmayacak ama eğer uzun zamandır bir oyunun kendi kendisini oynamasına ve bitirmesine hasret kaldıysanız, Asura’s Wrath imdadınıza yetişti demektir.

Biraz garip bir itham oldu ama bu cümlenin sebeplerini yazımı okudukça anlayacaksınız. Gelin önce Asura’s Wrath’ın teknik özellikleriyle işe başlayalım isterseniz.

{pagebreak::2}

Öfkeyle kalkan, zararla oturur

Asura’s Wrath adlı oyun ile ilgili yazı yazan çoğu Türk insanının aklına gelecek ilk cümleden oluşan başlığın ardından gelelim oyunumuzun teknik detaylarına.

Asura’s Wrath, PlayStation 3 ve Xbox 360 platformları için piyasaya sürüldü. Haliyle teknik açıdan konsolların bazı sınırlandırmaları olduğu gerçeği ile yüz yüzeydi. Hal böyle olunca bu durum grafikler konusunda da bir problem yaratabiliyor.

Fakat Capcom, bu problemi çözmenin yolunu bulmuş denebilir. Street Fighter ile başlattıkları çizgi-filmvari grafik sistemi, Asura’s Wrath‘ta da aynen korunmuş. Hatta Asura’s Wrath bu konuda birkaç adım öne çıkmayı başarıyor çünkü görünüşünün gerçek anlamda Animelere benzediğini söyleyebilirim.

Bu yüzden çok sırıtmayan grafikleri aslında eskimeye yüz tutan konsollarımızın canını fazla sıkmamak adına tercih edilmiş gibi duruyor. Kullanılan renk paleti de oldukça çeşitli renklerden oluştuğu için bu durum can sıkıcı olmaktan çıkıveriyor.

{pagebreak::3}

Gelin yiğidi öldürelim ama hakkını yemeyelim. Asura’s Wrath‘ın çizgilerinin oyun dünyasında görüp görebileceğiniz en iyi bu tarz çizimler olduğunu söyleyelim. Gerçekten bazı anlarda bir çizgi romana bakıyor hissi yaşadım.

Animasyonlar konusunda da tokluk hissini iyi vermeyi başarıyor. Dövüş animasyonları, karakterimizin hareket ettiği anda yaptıkları oldukça güzel. Sonuçta dövüş kısmı oldukça çetrefilli olduğundan ve attığınız bir yumrukla gezegenleri delebiliyor olmanızdan dolayı, kolay bir iş başarmadıklarını anlayabiliyorum.

Capcom bu tarz işleri her zaman kotarmanın bir yolunu buluyor. Kısacası Anima tarzı grafikleri ve güzel çizimleriyle Asura’s Wrath sınıfı geçmeyi başarıyor. Yani Anime-Manga fanatiğiyseniz, Asura’s Wrath‘ın sizin kalbinizde ayrı bir yeri olacağının garantisini verebilirim.

{pagebreak::4}

Bam bam bam Asura vurup geçer

Animasyonlardan söz açılmışken oynanış konusuna da göz atalım derim. Kontrollere alışmak çok basit. Çünkü pek bir şey yaptığımız yok aslında. Temelde bir zayıf bir de güçlü atak olmak üzere iki saldırı opsiyonumuz var. Güçlü atağımız sürekli olarak şarj olmak durumunda. Siz vurdukça şarj oluyor zaten aslında.

Bunların haricinde düşmanlarla aranızı kapatmamızı sağlayan “dash” tuşu ve bir de kurtulma tuşumuz var. Dövüş anları dışında genelde herhangi bir şey yapılmadığından bu tuşları öğrendikten sonra rahat rahat komboları sıralamaya başlayabiliyoruz.

Oynanış tarzı başta ilkel olsa da, ilerledikçe kombinasyonlu ataklar ve daha da zorlaşan Quick Time Event’ler sizleri bekliyor. Heavy Rain‘de olduğu gibi yaptığınız seçimler hikayenin akışını değiştirmediğinden doğru zamanda basamazsanız olacak maksimum şey ölmeniz olacaktır.

Dövüşler ise genellikle aynı tipte geçiyor. Düşmanlarınıza vurmaya başladıkça Asura‘nın sinir katsayısı yükseldikçe yükseliyor. Sinir katsayınız yeterli düzeye ulaştığında da ortalığı cehenneme çevirmek adına saldırınıza başlıyorsunuz.

{pagebreak::5}

Bu andan itibaren yalnızca ekranda belirtilen tuşlara basarak ekrandaki tüm düşmanları kesmeye, biçmeye ve doğramaya başlıyorsunuz. Oyun bir sonraki QTE’yi tetikliyor ve böyle böyle devam ediyor. Her bölümün sonunda da bir adet Boss savaşı ellerinizden öpmek üzere sizleri bekliyor.

Fakat üstteki paragrafları okuduğunuzda oyunda sürekli olarak aynı şeyleri yaptığınızı düşünebilirsiniz. Çünkü unuttuğunuz bir şey var. O da şeytanın ayrıntılarda gizli olduğu.

Asura’nın her yaptığı dövüşte, sürekli farklı animasyonlar göreceksiniz. Her öldürdüğünüz düşmanı farklı şekillerde ebediyete göndereceksiniz.

Örneğin bir vuruşunda Asura o kadar sinirleniyor ki, gezegenin birinde bir delik açacak bir yumruk patlatıveriyor. Bu yumruğun gezegeni delmesi ile birlikte de lavlar akmaya başlıyor. Başka bir vuruşunuz Amerikan Güreşleri’ni aratmayacak sertlikte müdaleler içeriyor.

{pagebreak::6}

Son olarak Boss savaşlarından da bahsetmek gerek çünkü bu savaşlar işi gerçekten ekstrem seviyelere taşıyor. Ne demek istediğimi hemen açayım. Hatta bunu ilk Boss savaşını örnekleyerek yapayım.

İlk Boss savaşınızda rakibinizi çeşitli darbelerle birlikte dünyanın dışına göndererek,”Galakside bir turla gel sen evladım” diyorsunuz. Biraz abartı mı geldi? Durun daha başındayız yahu. Ardından şişko rakibimiz bir anda galaksiyi emmişcesine dünyanın 20 katı büyüklükte geri dönüyor.

Bize de elleriyle uğraşmak düşüyor. Ardından ellerini ateşe veriyoruz ve bütün vücudunu kaplayan ateş sayesinde bir anda Güneş Sistemi’nde bir Supernova patlaması gerçekleşiyor.

Tebrikler, ilk Boss savaşınızı kazandınız. Farkettiyseniz bu daha ilki. İleride sizleri neler beklediğini anlatarak oyunu mahvetmek istemiyorum ama gerçekten “yok artık” diyeceğiniz durumlar sizleri bekliyor.

{pagebreak::7}

Kime vuracağını, iyi düşünüp seçer

Asura’s Wrath‘ın müzikleri ve sesleri de atmosfere büyük katkıda bulunuyor. Müzikler belki herkesin hoşuna gitmeyebilir, zevk meselesidir. Fakat sesler konusunda Capcom iyi bir iş çıkarmış. Oldukça fantastik ortamlarda gelişen fantastik olayların sesleri de en az olayların kendisi kadar fantastik olmayı başarmış.

Vuruş sesleri, Ray silahını kullandığınızda çıkan sesler, Asura’nın öfkesini betimleyen sesler… Hepsi de oldukça güzel ve etkileyici. Sesler konusunda Asura’s Wrath benden belki de en yüksek puanını almayı başarıyor desem yanlış olmayacaktır.

Derken geldik son sözlere. Bu kadar ağır şiddet ve öfke içeren bir oyunu oynadığınızda nasıl hislere kapılacağınızı düşünüyorsunuz? Fazla düşünmeyin ben söyleyeyim, yaşayacağınız tek his gerçekten rahatlama hissiyatı.

Bu oyunu hatta bir öfke bastırıcı plasebo etkili bir ilaç gibi görmek bile mümkün. Bunca öfkeyi yaratıkların üzerine kustuktan sonra, ödemediğiniz faturalarınız için aldığınız telefon aramalarına, kapınıza gelen kredi kartı ekstrelerine ve sizi sinirlendiren ne varsa her şeye karşı çok daha dayanıklı insanlar olacaksınız.

Asura’s Wrath‘ı şiddetle, öfkeyle tavsiye etmek isterdim ama kazın ayağı öyle değil pek. Ortalamanın çok üzerinde olduğunu söylemem gerekiyor ama yazının başında da söylediğim gibi oyun bize çok az özgürlük tanıyor.

Haliyle hiçbir şey yapmadan gelişen olayları izlediğiniz bir yapım olmaya çok yakın. Anime ve Manga sevenlere grafikleri ve atmosferi için tavsiye edeceğim bir yapım. Diğer oyunseverlere ise ancak düşünüp taşınıp, bulabiliyorsanız demosunu edinip test ederek bir şans vermeniz gerektiğini söyleyebilirim.

7.5/10

Artılar: Grafikleri Anime ve Manga sevenlerin hoşuna gidecektir. Sesleri oldukça başarılı. Dövüş animasyonlarının sayısı oyundan sıkılmayı engelliyor.

Eksiler: Çok kısa bir oyun. Kolay modda oynarsanız ölmeniz olası bile değil. Oynanış konusunda çok eksikleri var. Resmen kendi kendini oynuyor oyun.

:: Asura’s Wrath’ı nasıl buldunuz?

Apple Sipariş Listesini Hazırladı

Apple’ın en büyük tedarikçilerinden olan Samsung, 2012 için de Apple’dan kabarık bir sipariş listesi aldığı bilgisi sızdırıldı. Apple’ın 2012 yılı sipariş listesinin değerinin 11 milyar dolar olduğu açıklandı.

Geçtiğimiz yıl Apple için 7.8 milyar dolarlık bir sipariş listesi hazırlayan Samsung’un bu yıl Apple için üreteceği parçaların başında 7.85 inçlik ekran olduğu bildirildi. Yeni iPad tanıtılana kadar ortalıkta dolaşan daha küçük ekrana sahip bir iPad dedikoduları da bu siparişle birlikte tekrar dile getirilmeye başlandı.

  

Sipariş listesindeki bir diğer dikkat çeken parça ise Samsung’un hızlı SSD depolama aygıtı oldu. Apple’ın 2012 yılında üreteceği MacBook Air bilgisayarlarında kullanılacak olan depolama aygıtının bu siparişte yer alan SSD’ler olması bekleniyor.

Samsung’un gelirlerinin de önemli bir kısmını oluşturan Apple’ın siparişlerinin ne zaman tamamlanacağı ve cihazların üretimine ne zaman başlanacağına dair şimdilik kesin bir bilgi olmasa da bu sipariş listesi yıl içerisinde Apple’ın üreteceği cihazlar hakkında ciddi ipuçları barındırıyor.

:: Apple’ın bu siparişi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Windows 8’e Özel Chrome Yolda

Birçok büyük yazılım firması Windows 8’i merakla beklemeye devam ederken Windows 8 denilince ilk akla gelen Metro arayüzü için kendi yazılımlarını da modifiye etmeye devam ediyor. Bu firmalardan bir tanesi de Google.

Hatırlanacağı üzere geçtiğimiz haftalarda Mozilla, Metro arayüzüne özel bir Firefox hazırladıklarını duyurmuştu. Arama devi Google da kendi tarayıcısının bu yarıştan geri kalmasını istemediği için Chrome tarayıcısı üzerindeki çalışmalara başladı.

  

Yapılan açıklamaya göre Metro arayüzüne özel Chrome, Android için tasarlanan değil bilgisayarlar için tasarlanan Chrome üzerinde oynamalar yapılarak elde edilecek. Dokunmatik fonksiyonlar kazanacağı açıklanan yeni web tarayıcısı, Windows 8’in hem bilgisayar hem de tablet sürümünde kullanılabilecek.

Google mühendisleri, yeni Chrome’da da hız, basitlik ve güvenlik ilkeleri üzerinde duracağını vurgularken, Windows 8 arayüzüne Chrome için nasıl farklı entegrasyon seçeneklerinin gündemde olduğu şimdilik gizemini koruyor.

:: Sizce Metro’ya uygun Chrome nasıl olmalı?

TTNET Neredeyim iOS ve Android’de

TTNET’in “Neredeyim” uygulaması ile kullanıcılar bulundukları yerin koordinatlarını eposta, Twitter ve Facebook üzerinden paylaşırken, dilediği marka ve modelde telefona da kısa mesaj atabiliyor. Uygulama, benzerlerinden farklı olarak kullanıcının gideceği yeri de kısa mesaj servisi, e-posta, Twitter ve Facebook yoluyla paylaşmasına olanak sağlıyor.

Uygulamayı indiren kullanıcılar, favori ekle seçeneği ile kendi favori mekan listelerini oluşturabiliyor ve favori mekanlarını paylaşabiliyorlar.

 

Neredeyim” uygulamasını sadece abonelerine değil, iOS ve Android işletim sistemli tüm akıllı telefon sahiplerine ücretsiz sunan TTNET, uygulamanın yakın gelecekte zenginleştirilmiş gerçeklik ve sosyal medya için destekleyici bir platform olarak konumlandırılmasını da hedefliyor.

Kullanıcılar TTNET ‘‘Neredeyim’’ uygulamasına mobil telefon market uygulamalarından veya aşağıdaki linklerden ulaşabiliyorlar.

Android telefonlara indirmek için tıklayın

iOS cihazlara indirmek için tıklayın 

:: Uygulamayı nasıl buldunuz?

 

Game Boy’dan Transformers Olursa

LEGO oyuncaklarının yaratıcılık konosunda çok başarılı olduklarını söylememiz gerek. Birbirine geçen ve birçoğumuzun çocukluğunu geçirdiği LEGO’lar, günümüzde de birçok yaratıcı kişiye imkan sağlıyor. Daha önceden Gears of War 3 ve Call of Duty: Modern Warfare 3‘ün LEGO’lar ile yapılmış stop motion videolarını sizlerle paylaşmıştık.

Bugün de klasikleşen ve taşınabilir oyun konsollarının atası olan Game Boy’un Transformers halini konu alan galeriyi sizlerle paylaşıyoruz. Julius von Bronk isimli kişi tarafından yapılan LEGO; Game Boy konsolunun, iki adet Duracell olduğunu düşündüğümüz kalem pilin ve Tetris oyun kartuşunun birleşmesiyle oluşan Transformer’ı konu alıyor.

{pagebreak::2}

{pagebreak::3}

{pagebreak::4}

{pagebreak::5}

{pagebreak::6}

{pagebreak::7}

{pagebreak::8}

{pagebreak::9}

{pagebreak::10}

{pagebreak::11}

{pagebreak::12}

 

:: Game Boy’unuzun böyle bir Transformer’a dönüşmesini ister miydiniz?

 

1080p’de iTunes ile Blu-ray Yarışıyor

7 Mart’ta gerçekleştirilen yeni iPad tanıtımıyla beraber 1080p destekli Apple TV ve iTunes da tanıtılmıştı. Daha önceden 720p yayın yapan iTunes Store ve Apple TV, artık 1080p HD görüntü kalitesine kavuşuyor. Yurtdışında yapılan testlerde Bluray player ve film almak yerine iTunes ile film indirip izlemek arasındaki fark ölçülmeye çalışılmış. Yapılan testeki amaç iki 1080p’lik görüntü arasında yani iTunes ile Blu-ray arasında görüntü farkı olup olmadığını görmek. 

Test için Dell U2312HM monitörü, MacBook Air ve Panasonic DMP-BD65 Blu-ray player kullanılmış. Film olarak da 2007 yılında çekilen 30 Days of Night filmi seçilmiş. Gelin 1080p iTunes ile Bluray formatı arasındaki görüntü farkına hep birlikte bakalım.

Üstteki iTunes, alttaki Blu-ray player

{pagebreak::2}

Soldaki iTunes, sağdaki Blu-ray player. iTunes’un biraz daha yumuşak olduğunu söyleyebilriiz.

{pagebreak::3}

Soldaki iTunes, sağdaki Blu-ray player. Renklerde aynı gözüküyorlar.

{pagebreak::4}

Soldaki iTunes, sağdaki Blu-ray player. Özelliklu burun kısmında Blu-ray daha iyi.

{pagebreak::5}

Alt tarafın solundaki iTunes, sağındaki Blu-ray. Blu-ray burada da biraz daha iyi.

{pagebreak::6}

Üstteki iTunes, alttaki Blu-ray player. Burada fark biraz daha büyük.

:: Sizce hangisi daha iyi?

 

Geçmişten Günümüze Xbox Sitesi

Microsoft’un 2001 yılında piyasaya çıkardığı Xbox oyun konsolunun üzerinden tam 11 sene geçti. Yıl 2012 oldu ve Xbox’dan sonra çıkan Xbox 360 ve hareket sensörü Kinect piyasaya hareket katarak bir anda seyrin değişmesini sağladı. Nintendo Wii’nin daha geniş kesime hitap etmesinden dolayı ayrı bir kenara koyup ezeli rakipler PlayStation ve Xbox’ı karşı karşıya getirirsek Xbox 360‘ın tüm dünyada PlayStation 3‘den daha çok sattığını çok rahat bir şekilde söyleyebiliriz.

Peki Xbox bu başarıyı nasıl yakaladı? Yılların oyun aleti PlayStation’ı nasıl geçti? Xbox için en önemli anlar hangileriydi? Bu tarz soruları merak ediyorsanız Microsoft sizin için güzel bir site yayınladı. Resmi Xbox sitesinde açılan sayfa bir süredir beta aşamasındaydı. Ancak son hali tamamlanarak bütün kullanıcılara sorunsuz bir şekilde açıldı.

Xbox hakkında rakamlar

Xbox’ın zaman tüneli ismindeki site, ilk yılından Mart ayına kadar Xbox hakkındaki en önemli gelişmeleri ve baktığınız ayda, o güne kadar toplamda kaç Xbox satıldığını, kaç Live üyesi olduğunu ve toplamda kaç Gamerscore toplandığını gösteriyor. Örnek vermek gerekirse 2012 Mart ayına baktığımızda bugüne kadar 108 milyon Xbox‘ın satıldığını, 40 milyon Live üyesi olduğunu ve toplam 196,802,201,400 Gamerscore puanının toplandığını görüyoruz.

Bir küçük not daha. Bugüne kadar toplamda 24 milyon Xbox, 66 milyon Xbox 360 ve 18 milyon Kinect satılmış durumda.

Xbox Timeline sitesine buradan ulaşabilirsiniz.

:: Xbox 360 kullanıyor musunuz? Memnun musunuz?

 

Yeni iPad ile iPad 2 Kamerası Karşı Karşıya

Apple’ın yeni tableti iPad, diğer adıyla yeni iPad yarın itibariyle satışa çıkacak. Ancak Hong Kong’da yayın yapan PCM dergisi, internet sitesinden yeni iPad’in kamerasıyla ilgili bir görüntüyü paylaştı bile. Hong Kong içerisinde derin kaynaklara sahip olduğunu düşündüğümüz PCM dergisi, yeni iPad’i nasıl aldı bilemiyoruz ancak yayınladıkları görüntüye bakılırsa kamerası vaad edilen kadar iyi.

iPad 2 ile yeni iPad’in kamerasını test eden dergi, aynı kareyi çekerek karşılaştırma yapmış. Bununla da kalmayıp gece saatinde Hong Kong’un kalabalık bir meydanında video kaydı yapmış. İşte yeni iPad’in kamerasıyla çekilen görüntü:

#http://www.youtube-nocookie.com/embed/kDRiW2bEPDM#

:: Yeni iPad’in fotoğraf ve video kalitesini nasıl buldunuz?

 

MacBoook Air’in 15 inçlik Modeli Gelebilir

Apple’ın ilk duyurduğundan beri dizüstü piyasasında devrim yaratan Air modeli gelişmeye devam ediyor. İlk olarak 13.3 inç olarak piyasaya çıkan MacBook Air’lar iki sene önce 11.6 inçlik yeni model ile birlikte iki farklı modelde satılmaya başlamıştı. Geçtiğimiz sene ortaya çıkan yeni MacBook Air modeli biraz daha kesinlik kazanıyor gibi.

İngiltere kaynaklı söylentilere göre Apple, Nisan ayında yeni MacBook Air’ın tanıtımını yapmayı planlıyor. Hatırlarsanız Apple, yeni iPad tanıtımının sonunda 2012 için önemli bir yıl olduğunu ve daha yeni başladıklarını belirtmişti. Yeni iPad ve 1080p destekli Apple TV’den sonra 15 inç boyuta sahip yeni MacBook Air’ın geleceği konuşuluyor.

Eğer söylentiler doğruysa 15 inçlik MacBook Air, i7 işlemciye sahip olacağı için MacBook Pro‘ların da ayağını kaydırabilir. 15 inç ile yenilenen MacBook Air modellerinde yine optik sürücü ve ethernet girişi olmayacak.

:: Sizce MacBook Air’ın 15 inçlik yeni modeli gelir mi?

 

PS Vita Satışları Yavaş Gidiyor

Sony’nin ilk olarak Aralık ayında Japonya’da piyasaya çıkardığı, 22 Şubat‘ta ise Amerika ve Avrupa’da piyasaya çıkardığı yeni nesil el konsolu PS Vita‘nın satışları pek de istenilen düzeyde gitmiyor gibi gözüküyor. 29 Şubat‘ta yaptığımız haberde PS Vita’nın toplamda 1.2 milyon adet sattığını belirtmiştik.

PS Vita‘nın Avrupa ve Amerika’da satışa çıktıktan sadece 1 hafta sonraki rakam ortalam gözüküyordu fakat bugün ortaya çıkan rakam aslında pek iyi olmadığını gösterdi. 1.2 milyon rakamına eriştikten tam 2 hafta sonra belirtilen yeni rakam ise 1.4 milyon. Bir konsol için iyi bir rakam olsa da henüz yeni bir konsol olduğunu ve en çok satışın ilk döneminde olacağını düşünürsek 2 haftada tüm dünyada 200 bin satış oldukça düşük gözüküyor.

Belki PS Vita için duyurulan Little Big Planet, Killzone, Resistance gibi oyunlarla satış rakamları daha da artabilir ancak PS Vita’nın satış rakamlarının seyri şimdiden merak konusu olmaya başladı.

:: PS Vita başarılı bir konsol olacak mı?

 

Yeni iPad ve Apple TV Yarın Satışa Çıkıyor

Apple’ın 7 Mart tarihinde duyurduğu üçüncü nesil yeni iPad modeli ve 1080p ile güncelleştirilmiş Apple TV modeli yarın satışa çıkıyor. Hatırlarsanız tanıtımda Apple, piyasaya çıkış tarihi olarak 16 Mart tarihini göstermişti. Daha önceden olduğu gibi Apple söz verdiği tarihte ürünleri piyasaya çıkarmaya hazır.

Apple Store‘ların yanı sıra birçok büyük mağazaya da ürünler dağıtılmaya başlandı. Resimde de gördüğünüz gibi büyük palet ve kolilerde yeni iPad ve Apple TV’ler dağıtılmaya başlandı. Ürünler belki de raflara dizilmeden sahiplerine kavuşacak.

10 ülkede satışta

Yeni iPad ve Apple TV, yarın toplamda 10 ülkede satışa çıkacak. Bunlar Amerika, Avustralya, Almanya, Fransa, Kanada, Hong Kong, Japonya, Singapur, İsviçre ve İngiltere. Çok değil bundan bir hafta sonra yani 23 Mart’ta ise 25 civarında ülkede daha satışa çıkacak.

:: Yeni iPad’i almayı düşünüyor musunuz?