Thunderbolt Arabirimi PC’lere Geliyor

Intel‘in yüksek hızda veri transferini sağlayan yeni arabirimi Thunderbolt, şu ana kadar sadece Apple’ın bilgisayarlarında kullanılıyordu. Macbook ailesi, Mac Pro, iMac gibi cihazlarında Thunderbolt girişi bulunan Apple, aslında şimdiden ilerinin teknolojisini de sunmuş oluyor. Çünkü Thunderbolt şuan için kullanılmıyor denecek kadar az üründe kullanılıyor.

Saniyede 5 Gbps veri aktarımı sağlayan USB 3.0‘a göre iki kat daha fazla veri sunan, yani saniyede 10 Gbps ile çalışan Thunderbolt teknolojisi artık Apple’a özel olmaktan çıkıyor. Aslında Apple‘a özel olarak tanıtılmadığını biliyoruz, fakat Apple’dan başka kullanan firma bulunmuyordu.

Intel’in planlarında Thunderbolt‘un artık PC’lere geleceği belli oldu. Intel, 2012 Nisan ayında Thunderbolt arabirimini PC’lere getirmeyi planlıyor. Böylece aynı ay içerisinde Thunderbolt‘a sahip ilk PC’ler de piyasaya çıkmış olacak.

Bu arada şuan kullanılan USB 2.0’ın 480 Mbps, Firewire 800’ün de 800 Mbps veri aktarımı yaptığını belirtirsek USB 3.0 ve Thunderbolt’un gücünü açıklamış olabiliriz.

:: Thunderbolt teknolojisi hakkında ne düşünüyorsunuz?

ATM’yi Kamyona Yükleyip Götürdüler !

Bankaların ATM‘lerinden para çalınmasını duyarız. Ya kullanıcıların şifreleri tesbit edilir ya da ATM‘nin içerisinden bir şekilde para çalınır. Ama haberimizdeki olay çok farklı.

Zonguldak‘ta Taş Kömürü Kurumu’nun önünde bulunan 3 adet ATM‘den biri çalındı. Güvenlik kameralarına bakan polisler, ATM‘nin minibüse yüklendiğini tesbit ettiler. Fakat minibüsün plakası hala bulunamadı.

Çalınan ATM‘nin içerisinde 151 bin  lira bulunuyordu. ATM’lerin içerisindeki güvenlik kameralarının çalışmamasından dolayı, zanlıların yakalanması zor gözüküyor.

::Güvenlik kamerası olmayan ATM hakkında ne düşünüyorsunuz ?

 

Intel Core i7-3960X İnceleme

Intel’in PC platformuna yönelik en üst işlemcisi olan Extreme Edition ailesi nihayet Sandy Bridge mimarisi ile tanıştı. Gerçi Core i7-3000 serisinde Sandry Bridge-E olarak anılan bir mimari  kullanılıyor ve bir çok geliştirme mevcut. Ama özlerinde çok benzer çekirdekler. Core i7 990X diye geçen eski 6 çekirdekli Gulftown ailesi, performans olarak 4 çekirdekli Core i7 2600k‘nın çok az yukarısında. 999 dolar değerindeki işlemcinin, yarısından daha ucuz bir model performansı sunması tabiki de satışları etkiledi.

Sandy Bridge mimarisinin geliştirilmiş hali olan Sandy Bridge-E‘yi kullanan Core i7-3960 X, 6 çekirdeği, 15MB önbelleği ve 4 kanal DDR3 bellek kontrolcüsü ile geliyor. 3.3 GHz hızında çalışan işlemci Turbo modunda hızını 3.9 GHz’e kadar çıkarıyor.

Intel’in yeni soketi LGA 2011‘ü kullanan Core i7-3000 ailesi işlemciler, oldukça büyük yapıda geliyorlar. Hem içerisindeki transistör sayısı bakımından hem de dış boyut olarak oldukça hacimli.

2.27 milyon transistörün kullanıldığı Core i7-3960 da, 435mm2 zar boyu ile geliyor. AMD’nin 6 çekirdekli Thuban çekirdeği ise 2 milyon transistöre sahip. Intel’in Sandy Bridge tabanlı Core i5 ve i7’de ise 995 bin transistör kullanılmış. Zaten değerlere baktığınızda farkın boyutu ortaya çıkıyor.

32nm teknolojisi ile üretilen işlemci,  130 watt güç tüketimine sahip. Bu kadar performansa ve transistöre doğal denebilir bu güç tüketim değerleri.

1366 soketli X58 çipset platformunun ipini çekiyor. Eğer o seriden bir işlemciniz varsa soğutucunuz olmayacak. Tabi LGA 2011’in vidalı yapısına kolay dönüştürücü uygulanabiliyor. O yüzden soğutucu için dönüştürücü arayın.

LGA 2011, LGA 1366 ve LGA 1155 işlemcilere bir de yan yana bakalım.

{pagebreak::2}

Sandy Bridge-E Çekirdek Yapısı:

Sandy Bridge-E çekirdek dizaynına baktığımızda 2 adet kapatılmış çekirdek görülüyor. Bu çekirdek sadece Core i7-3960 X‘de kullanılıyor. Sebebi ise yeni çıkacak olan XEON ailesi.

6 çekirdekli olan Core i7-3960 X esasında 8 çekirdekli ve 20 MB ön bellekli bir model. Fakat fabrika ortamında 2 çekirdeği ve 5 MB ön belleği kapatılmış. Aşağıya çekirdek resmini ekleyelim ve durumu daha iyi anlamanızı sağlayalım.

İncelediğimiz işlemci Core i7-3960 , eski Extreme modellerindeki X58 çipseti ile çalışmıyor. Yeni çipsetimiz ise X79. İşlemcinin özelliklerine baktık. Şimdi de X79 çipsetine bakalım.

{pagebreak::3}

Intel X79 çipset

X79 çipsetinden bahsedeceksek ilk başta 4 kanal DDR3 bellek kontrolcüsünden bahsetmek gerek. Bant genişliğini arttıran ve bu sayede performansı bir seviye daha arttıran bu teknolojiyi ve sistemi kullanacak okurlarımıza tavsiyem SSD kullanmaları. Hard diskler ile performans artışını pek hissedeceğinizi düşünmüyorum. Çünkü hard disklerin artık okuma yazma hızları ve rastege erişme değerleri bilgisayar performanslarının çok daha gerisinde kaldı.

PCI Express 2.0‘ı destekleyen çipset, 32 kanal PCI E desteği sunuyor.  Tabi işlemcinin içerisinde de 32 kanallık PCI-E desteği bulunuyor. Çipsetteki PCI-E kanallarından bazıları USB 3.0 tarafından kullanılıyor Çünkü çipset doğal olarak desteklemediği için anakartta kullanılan 3. parti kontrolcüler bant genişliğini buradan sağlayabiliyorlar.

Beni en çok şaşırtan durum ise Intel’in Z68 çipsetinde kullandığı Rapid Storage Technology’i opsiyonle olarak bırakması. Bence her durumda açık olması gerekiyordu.

{pagebreak::4}

Soğutucu :

Intel Core i7-3960 ile beraber herhangi bir soğutucu sunmuyor. Sadece işlemci alıyorsunuz. Intel, kutu içeriğinden bağımsız olarak Harici 2 çeşit soğutucu satacak. Bunlardan birincisi standart soğutucu. İkincisi ise su soğutma bloğu ile beraber gelen soğutucu. Pompası ve sink ile gelen sistem bize yollandı. Oldukça sessiz ve verimli bir soğutucu diyebilirim. İşlemciye 990 dolar verebiliyorsanız, muhakkak bu su soğutmayı tercih edin.

Soğutucunun fotoğrafını da sizlerle paylaşalım.

Artık yavaş yavaş test sistemimiz ve test sonuçlarımızı sizlerle paylaşalım.

{pagebreak::5}

Test Sistemi ve Kullandığımız Yazılımlar :

-Sistem:

Asus P9X79 PRO anakart

Intel Core i7-3690X işlemci

AMD Radeon HD 6970 2GB

Corsair Vengeance 4x4GB DDR3 1866 fakat 1333 MHz’de test aldık

Western Digital 7200 RPM 500GB HDD

700 Watt PSU

-Yazılımlar:

Cinebench 11.5

Cinebench R10

Superpi 1M

PCMARK 07

X264 HD Benchmark

Winrar 64 bit

Artık testlere başlayalım.

{pagebreak::6}

Cinebench R10:

-XCPU

{GRAPH::1296}

-Tek CPU

{GRAPH::1295}

{pagebreak::7}

-PCMark 07

{GRAPH::1318}

-Cinebench 11

{GRAPH::1319}

-Super Pi 1M : ( Düşük sonuç daha iyi )

{GRAPH::1320}

{pagebreak::8}

-x264 FHD Benchmark ( FPS cinsinden veriler. En yüksek daha iyi)

{GRAPH::1321}

Winrar 64 bit :

{GRAPH::1322}

{pagebreak::9}

Teknik Özellikler ve Sonuç :

-Soket tipi : LGA 2011

-Çekirdek Sayısı : 6

-Toplam çekirdek sayısı : 12

-Çalışma hızı : 3.3 GHz

-Turbo Hızı : 3.9 GHz

-Çarpan sayısı : 57’ye kadar çıkabiliyor

-Üretim Teknolojisi : 32nm

-Güç tüketimi : 130 W

-VID voltaj aralığı : 0.6 – 1.3 V

Sonuç :

Intel, uzun süredir Gulftown işlemci ailesi ile en yüksek segmentte devam ediyordu. LGA 1366 ve X58 çipsetli ikili artık eskimişti. Özellikle geçtğimiz sene çıkan Sandy Bride Core i5 ve i7‘ler ciddi anlamda iyi performans sergiliyorlardı ve fiyatları da uygundu. Sandy Bridge mimari yapısının benzeri ve geliştirilmiş versiyonu olan Sandy Bridge-E nihayet çıktı. Performans olarak oldukça başarılı bir ürün. Çekirdekler arası optimizasyon ve Hyper Threading yani sanal çekirdek desteği de çok faydalı. Cinebench R10′da şu zamana kadar görüdüğüm en iyi default tek işlemci skoru oldu diyebilirim. 

Ürün su soğutma ile hız sorunu yaşatmadı. Overclock performansı da iyi. Açıkcası 4 kanal RAM’lerin çıkmasını beklemeyin. 2 kanallı RAM kitlerinden 2 tane alın işte size 4 kanal RAM. 

Performans farkları benim için çok önemli, en iyisi benim olsun diyorsanız tavsiye ederim. Ama Core i7-2600 K alıp overclock yapmak fiyat / performans anlamında düşünürsek daha mantıklı diyebiliriz.

:: AMD ile arasını iyice açan Intel’in yeni Extreme işlemcilerini nasıl buldunuz ?

 

God of War 4 Hakkında Son Dedikodular

Dün ortaya çıkan bir haber, God of War hayranlarını oldukça yakından ilgilendiriyor. SilleGamer adlı internet sitesinin haberine göre God of War 4‘ün çoklu oyunculu modlara sahip olacağı ve Kratos ile kardeşi Deimos‘un “öbür dünya”dan kaçışını anlatacağı iddia edildi.

Haberin devamında bu detayların İngiltere‘de yayın yapan PSM3 dergisi tarafından 2012 yılının ocak ayı sayısında haber yapılacağı ve tüm detayların ortaya çıkacağı da belirtilmiş.

Bakalım ocak ayında gerçekten de yeni bir God of War ve detayları duyurulacak mı?

:: God of War 4’ün senaryosu nasıl olmalı?

MIT Hafıza Genini Keşfetti

Massachusetts Teknoloji Enstitüsü (MIT)’nün nörobilim üzerine çalışmalar yapan bölümünün son keşfi, akıllara Eternal Sunshine of the Spotless Mind (Sil Baştan) adlı filmi getiriyor.

Çünkü enstitünün son keşfi beynin hafıza geni ve bu genin kontrol altına alınabilmesi oldu. Npas4 adı verilen hafıza geninin, yeni gerçekleşen olaylar karşısında beyinde bir takım komplike olaylar zincirini başlattığı ve bu sayede anıları hafızaya kaydettiği ortaya çıktı.

Nörobilimciler, fareler üzerinde yapılan deneylerde, bu geni kontrol altında tutarak yeni gerçekleşen olayların hafızaya kaydedilmesinin önüne geçmeyi başardılar.

{pagebreak::2}

Korkusuz fareler

Yapılan deneyde, bir labirente koyulan fareye ani elektrik şokları verildi. Ardından farenin labirentin o bölgelerinde korkudan şoka girdiği ve kaçtığı görüldü.

Fakat Npas4 genini baskılayarak genleriyle oynayan nörobilimciler, farenin yeni hafıza kaydının önüne geçti. Bu sayede labirenti asla çözemeyen ve elektrik yediği bölgelerde korkmayan bir fare yaratılmış oldu.

Npas4 geninin insanlarda da bulunduğunu belirten nörobilimciler, aynı deneyin insanlar üzerinde uygulandığında da aynı sonucu vereceğine inandıklarını belirtmiş.

Bundan sonraki ilk adımın, Npas4 geninin belli özel hafızaları nasıl kontrol ettiği ve hangi nöronlar üzerinde kaydedildiğini belirlemek ve Sil Baştan filmindeki gibi spesifik anıların hafızadan silinmesi olduğunu söyleyerek açıklamalarını noktalamışlar.

:: Npas4’ün keşfi hakkında ne düşünüyorsunuz?

iOS 5.0.1’e Untethered Jailbreak Geldi

Her iOS versiyonuyla birlikte üzerinde çalışmalara başlanan Jailbreak işleminin iOS 5 için ne zaman hazır olacağı merak konusuydu. İşletim sisteminin yayımlanmasının üzerinden kısa bir süre geçmişken, Jailbreak’de hazır hale getirildi.

iPhone Dev Team ve Chronic Dev Team adlı iki grubun ortak çalışmasıyla, “untethered” jalbreak yayınlandı. Jalbreak temelde iki farklı şekilde yapılıyor. Biri Tethered diğeri ise Untethered. Tethered modunda cihaz yazılımsal olarak kırıldığında telefonu açıp kapattığınızda tekrar jailbreak yapmak gerekiyor. Untethered modunda ise bir kez bu işlemi yaptıktan sonra açıp kapatsanız da sonuç değişmiyor.  

iOS cihazları için genelde Tethered modu hızlı bir şekilde üretilebiliyor. Ancak Untethered için biraz zaman geçmesi gerekiyor. Jailbreak işlemi özellikle telefonun sınırlamalarını kaldırmak isteyen kullanıcılar tarafından tercih ediliyor. Ancak bu işlem yasal değil ve telefonun garanti dışına çıkmasına sebep olabiliyor.  

Hatırlarsanız daha önce Chronic Dev Team‘in bir üyesinin Twitter‘dan yayımladığı mesajı sizlerle paylaşmıştık. Yaklaşık bir ay sonra Jailbreak işlemini başarmışlar gibi görünüyor.

{pagebreak::2}

Fakat A5 çipsetli cihazların hala kırılamadığını belirtelim. Yani iPad 2 ya da iPhone 4S kullanıcısıysanız, “untethered jailbreak” işlemi sizi henüz etkilemiyor demektir.

Jailbreak işleminin sonucunda Cydia adlı programı iOS 5.0.1 yüklü cihazlarınıza kurabilir ve cihaz üzerinde istediğiniz değişiklikleri yapabilirsiniz.

Korsan kullanıma destek vermediğimiz için işlemin nasıl yapıldığını anlatmıyoruz. Yani nasıl yapılacağını arayıp bulmak durumundasınız.

Ayrıca Jailbreak işleminin ardından cihazınızın garanti kapsamı dışında kalacağını, yeni iOS güncellemelerinden faydalanamayacağınızı ve her program güncellemesi yüklemek istediğinizde fabrika ayarlarına geri dönmek durumunda kalacağınızı belirtelim.

:: Cihazınıza Jailbreak işlemi yapıyor musunuz?

Artırılmış Gerçeklik ve Yeni Nesil Otelcilik

Aralık ayında Antalya‘da olmanın, tatil için çok iyi bir zamanla olmadığını düşünebilirsiniz. Bana göre, yeşilin maviyle buluştuğu harika yerlerden biri olan Beldibi‘ndeki Rixos Sungate‘te bu dönemde bile kendinize zaman ayırmak için harika seçenekler bulabilirsiniz.

Ama asıl konumuz tatil değil. Bu yazıda, yeni nesil otelcilikten ve bazı örnek uygulamalarından bahsedeceğiz.

Yeni nesil otelcilik anlayışında, müşterilere ekranlar üzerinden daha fazla gerçeklik sunuluyor. Türkiye’de ilk kez hayata geçirilen uygulama, başka sektörlerde de uygulanabiliyor ama otelcilik alanında Avea ile ilk defa gerçekleştiriliyor.

Avea ve Rixos‘un, Antalya‘da gerçekleştirdiği bazın toplantısında açılış konuşmasını yapan Rixos Otelleri Kıdemli Genel Müdürü Cem Uzan, basın karşısına çok çıkmadığını samimi bir şekilde belirterek biraz utanarak giriş yaptı.

Videoyu izleyin!

#video_5983#

Artırılmış gerçekliğin, yeni nesil otelickikte nasıl kullanıldığını bu videoda izleyin!

En büyük sorun, yönlendirme…

Eldeki rakamlara göre konuşan Cem Uzan, misafir memnuniyetsizliği içerisinde en büyük sorunun yönlendirme konusunda yaşandığını belirtiyor. Hatta bir keresinde bir Rus bayanın oturup ağladığını görüyor ve neden üzgün olduğunu sorduğunda “Ben aptal değilim ama odamı bulamıyorum. 4 gündür bu otelde kalıyorum üstelik” diyor.

Basın toplantısının olduğu gün, kahvaltı salonunu ararken bu sıkıntının bir benzerini basın mensupları da yaşadı. Otel, gerçekten çok büyük ve devasa alan içinde kompleks bir yaşam alanı var.

Bu sorunu çözmek için levhaların kullanıldığını belirten Uzan, her yıl bu levhaları %25 arttırdıklarını ancak yine de memnuniyetsizliği en aza indiremediklerini açıklıyor.
{pagebreak::Çözüm}

Avea, bu sorunu çözüyor

Ve çözüm, Avea‘dan geliyor. Yazılım ekipleri, mobil cihazlar üzerinden bir uygulama geliştirerek misafirlerin istedikleri yerlere kolayca ulaşmaları ve otelden daha fazla bilgi almalarını mümkün kılıyor.

Sözü alan Avea Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Coşkun Şahin, Rixos‘ta işbirliği yaptıkları kişilerin hayallerini gerçeğe dönüştürerek Avea‘nın sadece bir GSM şirketi değil, insanların hayatını kolaylaştırın ve hayat standartlarını yükselten bir şirket olduğunu ispatladıklarını belirtiyor.

Artırılmış Gerçeklik konusunda önemli çalışmaları olduğunu söyleyen Şahin, İstanbul Üniversitesi‘nde yapılan çalışmalardan sonra Antalya‘dayız diyor ve ekliyor; “Gözünüzle baktığınızda anlaşılmayan şeyleri, telefon ekranından baktığınızda görebileceksiniz. Türk halkı, yeni teknolojiyi kullanma konusunda ortalama bir Avrupalıdan çok daha iyi. Bu alanda Ruslara da bize benziyor“.

Yakında başka alanlara da geliyor

Avea Kurumsal İş Birimi Kıdemli Direktörü Tunç Taşman ise “Antalya, data kullanımında 4. büyük il konumunda. Orel müşterilerini analiz ettiğimizde havuza giderken terlik, güneş gözlüğü ve telefon ile gidildiğini görüyoruz. Bu projeyle birlikte ihtiyaç duyulan bilgiye ulaşmanın en kolay yolunu sunuyoruz. İlerleyen zamanlarda, sağlık, trafik ve eğitim gibi çok farklı alanlarda bu teknolojinin yeni ürünlerini göreceğiz” diyor.

Uygulama, Android, iPhone, iPad ve Blackberry için kullanılabilecek.

:: Yeni nesil otelcilik için neler düşünüyorsunuz?

Edifier Tick Tock İnceleme

Yılbaşı geliyor, çoğu kişi sevdiklerini mutlu edecek çeşitli hediyeler arıyor. Hediyelik eşya bulmak da kolay değil hani… Kıyafetti şuydu buydu, kaçar tane aldığınızı muhtemelen siz de hatırlamıyorsunuzdur. Farklı bir şey bulmak gerek bu sefer. İşte bu noktada, Edifier Tick Tock ürünü ile hızır gibi yetişiyor 🙂

Eski tip mekanik (hatta tamamen mekanik) masa üstü çalar saatlere benzetilen Tick Tock, aynı zamanda ortasında yer alan LCD ekranla da ilginç bir görüntü koyuyor ortaya. Tick Tock’un işlevleri ise boyundan büyük. Sadece alarmlı saat görevi görmüyor tabi ki.

{pagebreak::2}

Arka tarafında yer alan SD kart ve USB girişleri üzerinden, müzik dinlemeniz mümkün. Eğer iPod gibi bir cihazınız var ise, beraberinde gelen Aux kablosu ve arkasında yer alan girişi sayesinde sadece hoparlör olarak da kullanabiliyoruz Tick Tock’u. Ürünün en hoş kısmı da bu zaten. İster SD kart, ister USB, ister FM radyo, ister Aux… Hepsinden de müzik dinlenebiliyor.

Üst tarafta yer alan tuşlar müzik, ses ve ayar işlevlerini görürken, saat ile ilgili tuşlar arka tarafa yerleştirilmiş. Arka tarafta yer alan adaptör girişi de ilginç bir şekilde tuşların tam arasına konumlandırılmış.

{pagebreak::3}

Ürünün dezavantajı, sadece elektrik üzerinden çalışabiliyor olması. Alarm olarak kullanacağımız bir cihazın, sadece elektriğe bağlı olması Türkiye şartlarında biraz sıkıntı yaratabilir. Zira elektrik kesildiği zaman Edifier Tick Tock çalışmıyor. En azından 8 – 10 saat boyunca sadece saat ve alarm işlevi görecek kadar bir batarya konulsaymış içerisine, tadından yenmezmiş. Ne yazık ki öyle olmamış.

Ayrıca üst tarafta yer alan 4 yönlü tuş, cihaza göre biraz kullanışsız kalmış. Tuşlardan hangisine bastığımızı, tam tepeden bakmadığımız sürece anlamak zor.

{pagebreak::4}

Ürünün 2 x 3.5 wattlık hoparlörleri, ses kalitesiyle şaşırtıyor. Tiz sesleri yeterince güzel verebiliyor olmasının yanında, ufak çaplı bass da verebilmesi hoş olmuş. Edifier, yine ses konusunda başarısını sergilemiş.

Edifier Tick Tock, yılbaşı döneminin yaklaştığı dönemde bir hayli eğlenceli bir hediye olabilir. Zira retro – modern karışımı bir tasarıma sahip olan bir alarmlı saat, çoğu hediye bekleyenin ilgisini çekecektir. Tick Tock’un fiyatı ise 160 TL.

{pagebreak::Teknik Özellikler}

Edifier Tick Tock

Alarmlı Saat

Ses çıkış gücü: 2 x 3,5 watt

Ses giriş desteği: USB, SD kart, Aux

Radyo: Var

FM kanal hafızası: 24 tane

Bilgi için: Edifier
Telefon: 0212 266 87 70

:: Sevdiklerinize böyle bir hediyeyi yılbaşında sunmayı düşünüyor musunuz?

 

Transcend Ultimate SDXC Kart Test

Fotoğraf makinelerinin ve video kayıt cihazlarının git gide daha kaliteli görüntüler yakaladığı günümüzde, haliyle daha yüksek kapasiteli depolama alanlarına ihtiyaç duyuyoruz. Önceden X GB kapasiteli bir hafıza kartı fotoğraf makinelerimizi doyururken, şimdi ise X x 4 GB’lik hafıza kartlarına ihtiyaç duyuyoruz. Peki bunun nedeni nedir?

Daha yüksek çözünürlükte çekilen fotoğraflar, haliyle daha fazla yer kaplarlar. Bir fotoğraf çekildiğinde 3 MB veri kaydedileceğine, 5 – 6 MB veri kaydı gerçekleşiyor artık. Bu verilerin kayıt süreci ise genellikle göz ardı edilir. 3 MB veri (atıyorum) 0.3 saniyede kayıt altına alınabiliyorken, 5 MB’lik veri 0.5 saniyede kayıt olur. Bu yavaşlama, ard arda fotoğraf çekerken veya yüksek çözünürlüklü video kaydı yaparken rahatsız edici boyutlara gelebilir.

{pagebreak::2}

Bunun çözümü olarak üretilen hafıza kartları da, kendi çaplarında sürekli olarak daha yüksek performansa ve kapasiteye sahip olacak şekilde üretiliyor. Transcend’in Class 10 SDXC 64 GB hafıza kartı da bu durumdan nasibini almış; hem hafıza miktarı olarak hem de performans olarak. Class 10 kartların, saniyede minimum 10 MB yazma gerçekleştirebildiğini belirtelim.

Kartın görünümünden veya biçiminden bahsetmeye gerek yok. Klasik SDXC kart… Tek dikkat çeken nokta, yan tarafında yazma koruma anahtarının bulunuyor olması.

Yaptığımız testlerde, Transcend SDXC hafıza kartının, neredeyse kutusunda yazanla aynı hızda çalışabildiğini gördük. 25 MB/s yazma hızı, testlerde karşımıza 21.6 MB/s hızını sunuyor.

{pagebreak::3}

Ortaya başarılı sonuçlar koyan kartı, Transcend’in USB 3.0 kart okuyucusuyla test ettik. Alakasız da olsa minik bir bilgi verelim, USB 2.0’dan bağladığımızda çok az daha düşük sonuçlar ile karşılaştık. Bu durumda “USB 3.0 candır…” diyoruz.

Full HD kayıt yapan kameralar ve çok yüksek çözünürlüklü fotoğraf makineleri için tavsiye edebileceğimiz Transcend Class 10 SDXC 64 GB hafıza kartının fiyatı hemen hemen 250 TL. Bu ürünü satın almadan önce, muhakkak fotoğraf makinenizin destekleyip desteklemediğine göz atın. Zira eski fotoğraf makinelerinin bir kısmı, SDXC kartları desteklemiyor. Eğer daha seri fotoğraf çekmeyi istiyorsanız, Transcend’i seçenekleriniz arasında bulundurabilirsiniz. 

{pagebreak::Teknik Özellikler}

Transcend SDXC 64 GB

Hafıza Kartı

Kart biçimi: SD

Maksimum veri aktarımı: 25 MB/s

Ağırlık: 2 gram

Çalışması için sıcaklık: -25 ile 85 santigrat derece

Hafıza alanı: 64 GB

Bilgi için: Transcend
Telefon:

:: Böyle bir hafıza kartına ihtiyacınız var mı? 

 

Kingston’dan Hediye Yağmuru

Kingston, Türkiye’nin ünlü radyo DJ‘lerinden Geveze‘nin Facebook sayfası üzerinden bir yarışma yapıyor. Yarışmada Geveze‘nin Facebook sayfası üzerinden Kingston ürünleri ile ilgili sorular soruluyor ve bu sorulara doğru cevap verenler arasından seçilen katılımcılara Kingston ürünleri hediye ediliyor.

Bu hafta son haftasına giren yarışmada yeni yıl haftasında Geveze‘nin Facebook sayfasından yarışmaya katılanlar Kingston HyperX RAM‘ler, SDHC kartlar ve MicroSD kartlar kazanıyor.

Yarışmaya katılabilmek için Kingston Türkiye Facebook sayfasını beğenip Geveze butonundan kod alıp yarışmaya katılabilirsiniz.

Yarışmaya katılmak için Geveze‘nin Facebook sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

:: Kingston’un yarışmasını nasıl buldunuz?

Amazon Kindle Fire’da Android 4

Amazon‘un popüler tableti Kindle Fire, kendine has bir arayüz ile çallışıyor. Android sever kullanıcılar ise bu arayüzü normal Android’e çevirmeye çalışıyorlar. Bugün ortaya çıkan bir haber ise bu isteğin daha da ileri seviyeye ulaştığını gösteriyor.

CyanogenMod 9 tabanlı Android 4 ROM’u, Kindle Fire‘a port edildi. Sadece port edilmekle kalınmamış ve tüm Amazon özelleştirmeleri silinmiş.

Android 4 incelememize ulaşmak için buraya tıklayınız.

Aşağıdaki videoda Android 4’ün kurulu olduğu Amazon Kindle tableti görebilirsiniz. İyi seyirler.

#video_1164#

:: Amazon Kindle tablete Android 4 güncellemesinin gelmesini istiyor musunuz?

 

Samsung Galaxy Tab ve S için Android 4

Samsung geçen hafta yaptığı açıklama ile Galaxy Tab ve Galaxy S modellerine Android 4.0 güncellemesini yayınlamayacağını duyurmuştu. O habere buradan ulaşabilirsiniz.

Samsung bu haberden sonra gelen tepkileri görünce, geri adım atmak zorunda kaldı. Güncellemeyi alan Nexus S ile benzer donanım ile gelen Galaxy S sahipleri özellikle bu karara çok sert tepki gösterdiler. Bir daha Samsung almam diyenler bile mevcut.

Samsung, Kore gazetelerinden Ajnews’a göre Galaxy S ve Tab modellerindeki canlılığı arttırmak ve kullanıcılarda oluşan hayal kırıklığını azaltmak için Android 4 güncellemesi hakkında tekrar düşüneceklerini belirttiler.

Samsung henğüz bu iki cihaz için tam bir güncelleme bilgisi ve tarihi vermedi. Belki de güncelleme gelmeyecek.

Yaptığımız Android 4 incelemesine buradan göz atabilirsiniz.

:: Samsung’un bu kararını nasıl buluyorsunuz?