Fallout: New Vegas Ön İnceleme

Oyun dünyasının öne çıkan RPG serilerinden biri olan Fallout, olması muhtemel bir nükleer savaştan sonrasını konu alıyor. Sadece bir hayal ürünü olsa da eğer bu felaketten sağ kalırsak radyasyon dolu bir dünyada nasıl ve kimlerle yaşamımızı sürdüreceğimizi çok iyi anlıyorduk.

Şehre Hoş geldin

Serinin yakında kullanıcılarla buluşacak ismi Fallout: New Vegas, 2280‘de geçiyor. Yani 2077’deki nükleer savaştan tam 203 sene sonrası. Ayrıca üçüncü yapımda yaşadığımız olaylardan 3 yıl sonrasını anlattığını da söyleyelim.

New Vegas’ın polislerinin artık işi zor

{pagebreak::Mekan} 

Mekan

Oyunun isminde de anlaşılacağı üzere hikaye büyük oranda Vegas şehrinde toplanacak. Önceki yapımlarda olduğu gibi burası da savaşta tam anlamıyla yok olmamış ama etkisini görebildiğimiz bir yer. Ne kadar harabeye dönmüş olsa da eski adetler hala sürüyor.

Vegas’da Gece Hayatı

Örneğin, insanlar kumar masalarında vakit geçirmeyi seviyorlar. Tabi elektriğe de hiç olmadığı kadar ihtiyaçları var. Hatta oyunda çıkacak çatışmalar ve çeteler arasındaki savaşların en büyük nedeni bu güç yüzünden olacak.

Fallout’un ünlü mutantları

 

{pagebreak::Hikaye}

Hikaye

Yeni oyunda, mesleği olarak kurye olmayı seçmiş bir karakteri kontrol edeceğiz. Bize verilen bir malı Vegas’a götürmek üzere yola koyulduktan sonra taşıdığımız şeyin öneminden olsa gerek, çölün ortasında bir suikast girişimine uğruyoruz.

Radyasyonun Etkileri

Bir robot, yaralı olarak bizi bulduktan sonra tedavisini alacağımız Doktor Mitchell’e ulaştıracak. Devamında ona adımız, soyadımız gibi kişisel bilgilerimizi söyleyeceğiz. Bu sayede her RPG oyunun başında bulunan isim, cinsiyet, surat gibi özelliklerimizi belirleyip, Pit-boy‘umuza kavuştuktan sonra yollara düşüyoruz. En başta amacımız, başımıza bunların gelmesinin sebebini öğrenmek.

Alayınız gelsin

{pagebreak::Hardscore Modu}

Hardscore Modu

Hardscore Mode, oyunda bulunacak en yüksek zorluk seviyesi. Fallout: New Vegas, bu mod sayesinde çok daha gerçekçi olacak. Mesela artık susadığımız zaman içecek bir şeyler bulmak zorundayız. Yoksa sıcakta daha fazla yürüyemeyiz, hatta bir yerden sonra ölebiliriz. Bunun yanında uyumalı ve yemeliyiz de.

Herkesin elinde bir silah

Sadece bu kadarla sınırlı değil. Bu zorluğu seçtiğimiz takdirde, istediğimiz kadar mermi taşıyamayacağız çünkü her birinin ağırlığı olacak. Yapımda acil iyileşmemiz gerektiğinde kullandığımız Stimpak‘ların, canımızı yükseltmesi için biraz zamanın geçmesi gerekecek. Hem de eskisi gibi organlarımızı iyileştiremeyecek, bunun için doktora ihtiyacımız olacak.

Böyle bir şey görseniz ne yapardınız?

{pagebreak::Yenilikler}

Yenilikler

Yenilik olarak pek çok şeyden söz edebiliriz. Birincisi yanımızda gelecek arkadaşlarımızın yapay zekaları gözden geçirilmiş. “Geri çekil”, “Stimpak Al”, “Agresif Ol” gibi komutlar, verebileceğimiz emirlerin sadece bir bölümü. Ayrıca golf sopası gibi küçük gereçlerin yanında daha çok hasar veren menzilli silahlar ve özellikler ile gücümüze güç katacağız.

Yoldaşlarımıza vereceğimiz komutlar

Tabi biz kuvvetlenirken düşmanlarımız boş durmayacak. Daha önceki yapımlardan hatırladığımız mutantların, görünmez olmasını buna örnek olarak verebiliriz. Gerçekçiliği sağlamak amacıyla silahların farklı özellikleri de oyuna eklenmiş. Mesela pistol ve pompalının tepme etkileri aynı olmayacak.

Ders 1: Golf sopası ile nasıl vurulur?

 {pagebreak::Çıkış Tarihi}

Çıkış Tarihi

Fallout: New Vegas, üçüncü oyun ile aynı grafik motorunu kullanacak. Bu yüzden görsellik çıtasını fazla yükseltmesini bekleyemeyiz ama yine de bu türün ve serinin müdavimleri açısından çok büyük umutlarla beklenildiğini söyleyebiliriz.

Gelecekteyiz diye allı şallı binalar beklemiyoruz

Yayıncılığını Bethesda Softworks’ın yaptığı oyunun, geliştiriciliğini ise Obsidian Entertainment yapacak. Yapım, PlayStation 3, Xbox 360 ve PC platformları için piyasaya sürülürken, 22 Ekim’de Avrupa’da raflarda olacak

 

 

Ağır siklet dövüşçüler

 

:: Fallout: New Vegas’dan beklentileriniz nelerdir?

 

Cep Telefonunda Bluetooth Klavye ve Mouse

Nokia’nın Symbian^3 işletim sistemine sahip akıllı N8 hakkında gün geçmiyor ki yapılmış yeni bir test gelmesin. Bu kez ortaya çıkan videoda cihaza bağlanabilecek ek kontrol ünitelerine yer verilmiş. Bluetooth Klavye ve Mouse ile birlikte harika bir performansa imza atan cihaz, eşleştirme sonrasında hemen çalışmaya başlıyor. Test esnasında Nokia’nın SU-8W kod numaralı bluetooth klavyesi ile Logitech’in M555b bluetooth mouse’u kullanılmış. İşte yayınlanan o test videosu:

#y3/b38d3b47d728b9bcf763aef5bdef9ddb.flv#

 

:: Cep telefonuna Bluetooth Klavye ve Mouse bağlatısını faydalı buluyor musunuz?

 

Medal of Honor, Multiplayer’da İddialı

Electronic Arts‘ın sazı eline aldığı yeni Medal of Honor oyununun, Single Player videoları, yapımın ne denli etkileyici olduğunu gözler önüne sermişti. Bu kez Medal of Honor’un (MoH) multiplayer oynanışıyla ilgili yeni bir trailer yayınlandı. Fallen Angel adlı videoda, MoH’un çoklu oyuncu enstantaneleri yer alıyor.

 

Videoyu Kaçırmayın!

#http://trailers.gametrailers.com/gt_vault/12437/t_medalh_fallena_mp_gp_001_v2.flv#

Yeni Medal of Honor, PC, PS3 ve X360 için 12 Ekim’de mağazalara dağıtılmış olacak.

:: Sıradaki MoH oyunu, sizce Call of Duty’nin tahtını sallayabilecek mi?

Galeri: Tarihin En Güçlü Ferrari’si Huzurlarınızda!

Ferrari 599 GTO… 599’un, özel olarak güçlendirilmiş, açık ara en yetenekli modeli. İngiltere Fiyatı 300.000 sterlin (yaklaşık 760.000 TL) seviyesinde.  599 GTB’den 100 kilo daha hafif. Yaratılmış en hızlı, en güçlü ve en ateşli Ferrari ünvanını kazanan 599 GTO, titanyum ve karbon-çelik ağırlıklı kasası ile dikkat çekiyor.

 

12 silindirlik motoru, 8250 devirde (ki bu devirde çalışmak onun için fazlasıyla kolay), 661 beygir güç üretiyor. 100 kilometrelik sürate, 3.2 saniyede erişiyor ve 350 kilometre son sürate, aslanın gürlemesi ve ceylanın zerafeti ile ulaşıyor. Bu tür bir araç, beklenileceği üzere, durmak için, çok yüksek ısılara dayanabilen seramik fren diskleri ve yeni nesil ABS sistemi ile donatılmış. Bilinen tüm elektronik güvenlik donanımları hizmetinizde ve onları kapamanız kesinlikle önerilmiyor. Çünkü 599 GTO’nun muazzam gücünü kontrol etmek, hiç kolay değil. Kara roketinin tek kusuru ise, motorunun sesi nedeniyle yakınlarınızın, eve ulaşmak üzere olduğunuzu kilometrelerce öteden anlayabilmeleri ve kimseye, sürpriz yapma şansınız kalmaması.

{pagebreak::Ferrari 599 GTO -1}

 

{pagebreak::Ferrari 599 GTO -2}

 

{pagebreak::Ferrari 599 GTO -3}

 

{pagebreak::Ferrari 599 GTO -4}

 

{pagebreak::Ferrari 599 GTO -5}

 

{pagebreak::Ferrari 599 GTO -6}

 

{pagebreak::Ferrari 599 GTO -7}

 

{pagebreak::Ferrari 599 GTO -8}

 

{pagebreak::Ferrari 599 GTO -9}

 

{pagebreak::Ferrari 599 GTO -10}

 

:: Ferrari’nin son sanat eseri hakkında ne düşünüyorsunuz?

Darth Vader Türkiye’ye Geliyor

Popüler kültürün önemli bir paralarından biri olan ünlü karakterlerin düzenlediği imza günlerinin bir örneği ülkemizde de yaşanacak.(Star Wars Blu-Ray’e Geliyor)

Sinema tarihinin en kötü yürekli ve etkileyici karakterlerinden biri olarak tanılan Darth Vader’ı canlandıran oyuncu David Prowse, imza günü düzenlemerek üzere Türkiye‘ye geliyor.

 

Türkiye’ye Özel Çizgi Roman

İlk Star Wars filmlerinde, karaktere can veren Prowse, boyu ve korkutucu hareketleriyle sinema tarihinin otarite sembollerinden biri olarak anılıyor.

Oyuncu, Darth Vader karakterini konu alan en iyi hikayelerin biraraya getirildiği Türkiye özel çizgi roman ciltinin tanıtımı için ülkemize gelecek.

3 – 5 Eylül tarihleri arasında İstanbul ve Ankara‘da gerçekleştirilecek olan bu organizasyon boyunca, David Prowse, hayranlarına imza dağıtırken onlarla da sohbet de edecek. Jbc Yayıncılık tarafından üstlenilen organizasyonla ilgili detayları bu sayfadan alabilirsiniz.

:: Kült karakterleri canlandıran oyuncuların ülkemize daha fazla gelmesini istiyor musunuz?

 

 

Kurtuluş Savaşı Görüntüleri

26 Ağustos 1922 gecesi, Türk halkının kaderini belirleyen bir savaş başlamıştı. Dönem tarihçilerine göre Truva Savaşı‘ndan bu yana Anadolu üzerine konuşlanmış en büyük işgal ordusu Yunan’lar tarafından kurulmuştu.Büyük Taaruz olarak anılan bu savaş ya bir ırkın tükenişi ya da özgürlüğünü tekrar kazanışı olacaktı. (Bu Araçlar Milli Gururumuz Olacak)

Genç yaşlı, kadın ve çocuk demeden biraraya gelen halk, 4 gün süren bu savaşta büyük bir zafer kazandı. Mustafa Kemal Atatürk’ün tüm stratejik ve komutanlık yeteneklerini kullandığı bu Taaruz savaş tarihine de altın harflerle kazındı. 

#y3/43739bb9a1bf7be75ac8c939af71e214.flv#

Bir Ulusun Şahlandığı Gün

30 Ağustos 1922 günü, Türk Milleti kendinden kat be kat daha gelişmiş ve büyük olan bir orduyu cesareti zekası ve inançları sayesinde ağır bir yenilgiye uğrattı.

Korkuya geri çekilen Yunan ordusu, Afyon Kocatepe‘den İzmir’e kadar canlarını kurtarmak için kaçtı. Aldığı bu zaferle açlığını ve hastalığını unutan Kuvayi Milliye ise Yunanları denize dökene kadar günlerce Yunan’ları kovalamaya devam etti.

Bu savaşta Yunan ordularını yöneten başkomutan Anesti ise bu yenilgi sonrası kendi halkı tarafından başarısızlıkla suçlanacak ve idam edilecektir.

Bir halkın dirilişini ve özgürlüğünü sembolize eden 30 Ağustos Zafer Bayramı için, Türk gençleri tarafından hazırlanmış bu videoyu sizlerle paylaşıyoruz.

:: 30 Ağustos sizin için ne gibi bir anlam ifade ediyor?

Bu Silahlar Artık Bilimkurgu Değil!

Savaşlar insanlığın ilk çağlarından bu yana ufak barış dönemleri dışında devam ediyor. Dünya tarihine baktığımız zaman bu kısa sürelik ömrümüzün büyük bölümünün savaşlar üzerine kurulu olduğunu görüyoruz. (Dünyanın En Muhteşem Saldırı Helikopterleri!)

Günümüzde çoğu insan barışçıl bir dünya hayal etse de, savaş insanoğlunun içerisine fazlasıyla işlemiş durumda.

Geleceğin savaşları toplu katliam için davetiye çıkartacak silahların kullanıma neden olacak

Ülkeler neredeyse bütçelerinin yüzde 60‘ına yakın kısmını ordularına ve silah geliştirme projelerine ayırıyor. Durum böyle olunca, en hızlı gelişen teknoloji kolu hep silahlar oluyor. Bir dönem sadece filmlerden izlediğimiz bilim kurgu ürünü silahlar bu hızlı gelişim sayesinde çok yakında gerçek olacak.

Star Wars gibi filmlerde gördüğümüz lazer silahları, kendi kendine hareket eden araçlar ve elektronik bombalar yakın gelecekte savaş alanlarındaki yerlerini alacak. Sizin için bazıları hâlâ geliştirme aşamasında olan bu ilginç savaş teknolojilerini bir araya getirdik…

{pagebreak::Pilotsuz Uçak }

Pilotsuz Uçak

Modern savaşlar artık toprağın üzerinde olmuyor. Savaş alanları gökyüzünün enginliğine taşındı. İnsan yapımı metal kartallar ve onların yetenekli pilotları ülkelerinin zafere ulaştırmak için gök kubbede ellerinden geleni yapıyorlar.

Birinci Dünya Savaşı‘yla savaş tarihine giren uçaklar artık yarı yarıya kendilerini kontrol edecek kadar gelişmiş donanımlara sahip.

Terminator filmlerindeki bu uçakların kendi yapay zekası bulunuyordu. Amaçları insanları avlayıp yok etmekti

Ancak gelecekte pilotlar sadece keyif için uçan insanlar haline gelecek. Geliştirilen otomatik pilot ve savaş sistemleri sayesinde uçaklar kendileri strateji üretip savaşabilecek.

Dost ve düşman kuvvetleri ayıracak bilgilere sahip olan bu insansız uçaklar insan vücudunun sınırlarını zorlayacak yükseksizliklere ve hızlara çıkabilecek.

 

Gerçek insansız savaş uçakları ise sinemadaki örneklerinden biraz daha az korkutucu bir görünüme sahip. Ancak kesinlikle öldürme konusunda onların arkasında kalmıyorlar

 

Terminator filminde örneğini gördüğümüz bu uçan robotlar savaşırken bize tek düşün ise bu çatışmaları izlemek olacak.

Gece görüşü ve lazerli arama sistemi sayesinde bu uçaklardan kaçmak pek kolay olmayacak. Amerikan ordusu 2013‘den itibaren Havva Kuvvetlerini bu araçlarla değiştirmeye başlayacak.

{pagebreak::Lazer Silahları }

Lazer Silahları

Sinema severler için lazer silahları hem gerçek hem de hayal ürünü. Bu fikir o kadar fazla oyun ve dizi de kullanıldık ve seyirci onlara o kadar alıştı ki, lazer silahlarının çoğu insan için cep telefonlarından farkı kalmadı. Ancak, askeri deneyler dışında bu silahlar hâlâ gerçek değil.

Uzay Yolu’ndaki lazer silahlarını kullanmak oldukça basitti

Modern lazerler geçtiğimiz yıl yapılan tatbikatlarla birlikte tüm dünyaya tanıtıldılar. Filmlerde gördüğümüzün aksine bu lazerlerin boyutu insandan daha büyük. Kimyasal bazlı çalışan bu lazerler, yapılan tatbikatlarda büyük başarılar kazandı.

Gerçek lazer silahlarının cebimize girmesi için bir hayli yol kat etmesi gerekiyor

Yolculuk halindeki bir uçaktan ateşlenen lazer yerde bulunan ufak hedefleri başarılı şekilde vurabildi. Yine filmlerle kıyaslanınca görünmeyen gerçek lazerler ısı sayesinde dokunduğu her şeyi kesebiliyor.

Bilim kurgu versiyonlarına kıyasla bu lazerlerin savaş alanlarına girmesi için uzun bir zaman var gibi gözüküyor.

{pagebreak::Uzay Savaş İstasyonları }

Uzay Savaş İstasyonları

Star Wars filmlerinde, uzaydan gezegenleri yok edebilecek bir teknolojiden bahsediliyordu. Uzay istasyonu olan Ölüm Yıldızı, gezegenlerin yörüngesine oturup buradan ateş edebiliyordu.

Müthiş bir hayal gücü ve gerçek dışı bir olay gibi gözükse de, birçok devlet lideri bu silahların gerçekten yapılması için yıllardır büyük kaynaklar harcıyor.

 

Star Wars filmlerindeki dev uzay istasyonu Ölüm Yıldızı

Amerika başta olmak üzere birçok ülke füzeleri uzaydan vurma kendini savunma bahanesiyle özel silahlar geliştirmeye devam ediyor.

Bu da Amerikan ordusunun tasarımını yaptığı gerçek uzaydan bombalama yapacak olan savaş istasyonu

 

Şu anda tam olgunluğa ulaşmamış bu teknolojinin konseptleri ve planları yapılmaya başlandı bile. Önümüzdeki 10 sene içerisinde ilk uzay savunma merkezinin yörüngeye yollanması planlanıyor.

Lazer silahlarını ve füzeleri kullanacak bu teknolojiyle birlikte artık savaşların anlamı da değişecek. Ülkeler savunma bahanesiyle tek tuş kullanıp bir birlerini vurabilecekler.

{pagebreak::Hipersonik Füzeler }

Hipersonik Füzeler

Strateji konusunda ilk kitaplardan birini yazan Sun Tzu‘nun dediği gibi en büyük zafer tek bir kayıp vermeden yaşanılandır.

Bu mantıkla her zaman kolu diğer ülkelerden daha uzun olan ordu savaşı en kârlı şekilde kazanır. İkinci Dünya Savaşı‘nda başlayan füzeyle saldırı yöntemi modern savaşlarda büyük bir önem kazandı.

 

Kıtalar arası bombalama operasyonları bu teknolojiyle sadece birkaç saate gerçekleştirebilecek

Ancak bir de Çin‘den Amerika‘ya füzeli saldırı yapıldığını düşünün.

Bu kadar büyük mesafelerde saldırı yapmanın yöntemi ise hipersonik uçaklarda gizli. Uydu yollama mantığıyla çalışacak olan bu uçaklar atmosferin ilk tabakalarında yolculuk yapıp uzun mesafeleri hızlı şekilde kat edebilecekler.

{pagebreak::Sesle Savaşma }

Sesle Savaşma

Savaşlarda hiç kayıp vermeden zafer kazanmak ilkedir. Ancak ilk çağlardan beri geliştirilen savaş aletleri iki tarafında ciddi kayıplar vermesini sağlıyordu.

Hulk filminde kullanılan sonik tankların bir örneği

Amerikan Ordusu tarafından geliştirilen bir sistem sayesinde özellikle toplumsal olayları can kaybı yaşanmadan durdurmak mümkün olacak.

İnsan vücudunun rahatsız olacağı ve acı çekeceği bir frekansta sonik dalga yayan özel savaş aletleri sayesinde çatışmalar tek kurşun atılmadan sonlanacak.

Bu da savaş alanlarına çıkmaya hazırlanan sonik tankın resmi

Bu sonik silahın karşısında acı çeken insanlar olay yerinden hemen kaçıp uzaklaşma isteği duyuyor. A 2 antene sahip olan bu cihaz 95 gigahertzlik sonik dalgalar çıkartabiliyor.

{pagebreak::Elektrikli Silahlar }

Elektrikli Silahlar

Polis ve asker gibi kolluk kuvvetleri halkla karşı karşıya geldikleri zaman mutlaka istenmeyecek durumlar yaşanır. Halkı korumakla görevli olan bu kuvvetler eğitimleri gereği, karşılarındaki halkı etkisiz hale getirmeye çalışır.

Ancak bu yaşanan tatsız durumlar yaralanmalar ve kötü olaylarla sonuçlanır. Elektrikli silahlar ise bu yaralanmalara son verecek.

Polisler bu gelişmil elektrikli silahlar sayesinde vatandaşları yaralamadan etkisiz hale getirebilecek

Polislere silaha alternatif olarak dağıtılması düşünülen bu aygıtlar kişilerin kaslarını kontrol etmesini engelleyecek derecede elektrik çıkartabiliyor. Amerika’nın bazı eyaletlerinde kullanılan sistem ilerleyen yıllarda daha kullanışlı ve gelişmiş bir hale geldi.

 

:: Bu silahların etkin olarak kullanılmasıyla birlkte sizce savaş stratejileri ve yöntemleri ciddi bir değişiklik gösterecek mi?

OLED mi AMOLED mi?

OLED yani Organik Işık Yayıcı Diot…Organik malzemenin içinde ışık emici diotlar bulunuyor ve bünyesinde yarı iletken mevcut. Organik yarı iletken iki elektrodun arasında konumlanmalı ve hedefine ulaşmak için mutlaka şeffaf olmalı. OLED teknolojisi, televizyonlarda, bilgisayar monitörlerinde, PDA’larda, netbook’larda, cep telefonlarında ve nice bilişim mucizesinde kullanılıyor.


İki avantajı var: Hem ışık üretebiliyor, hem de mevcut olan ışığı kolayca yansıtabiliyor. OLED ekranlar, standart LCD’lerin aksine arka ışığa ihtiyaç duymuyor. Böylece likit kristal ekranlardan çok daha ince ve hafif hale geliyorlar. LCD’nin ulaşamadığı yüksek karşıtlık oranına ulaşmaları da, kullanıldıkları teknoloji düşünülürse çocuk oyuncağı. OLED hem pasif matriks, hem de aktif matriks ile kullanılabiliyor; aktif matriks yapısına AMOLED deniyor, ancak o ileriki satırlarımızın konusu.

{pagebreak::Tarihi}

Tarihi

OLED’lerin gelişimi için kilit noktası olan elektiriksel ışıldama, Roger Partridge tarafından, İngiltere’deki Ulusal Fizik Tesisleri’nde geliştirilmiş. Üstelik takvimler, 1975 yılını işaret ederken… Gerekli ilk diotlar ise Kodak yöneticileri, Ching W. Tang ve Steven Van Slyke tarafından 1987’de icat edilmiş.

 

1990 yılı ise adeta dönüm noktası olmuş: Cambridge Üniversitesi’nde, Cavendish Laboratuarında, H.J. Burroughes ve arkadaşları 100 nm’lik, yüksek verimli, yeşil emilimli, polimer temelli elektriksel ışıldamayı mümkün kılmışlar.

{pagebreak::Avantajlar}

Avantajlar

OLED’in, pek çok benzer teknolojiye göre en önemli avantajı kıvrılıp bükülmesi. Eğer uygun bir yazıcınız varsa (Artık neye mal olur bilemiyoruz), OLED ekranı, kağıt gibi yerleştirip çıktı alabilirsiniz. Daha önce de belirttiğimiz gibi akıl almaz karşıtlık oranlarına ulaşabiliyor.

Piksel görünümü son derece stabil, her türlü açıdan, görüntü kaybı yaşanmadan izlenebiliyor. Teorik olarak 0,01 tepkime süresi ve 100.000 Hz tazeleme oranına ulaşılabiliyor.

{pagebreak::Yaşam Ömrü}

Yaşam Ömrü

2007’de yapılan testler, fazlasıyla şaşırtıcı değerleri ortaya koydu: Emekleme zamanında, sadece 14.000 saat (Günde 8 saatten 5 yıl) ömrü bulunan OLED, artık teorik olarak 198.000 saate kadar dayanayabiliyor. Elbette bu tür bir bilgiyi satın aldığınız yere de danışmanız şart.

 

{pagebreak::Oled Kullanan Üreticiler}

OLED Kullanan Üreticiler

Eastman Kodak, DuPont, General Electric, Royal Philips Electronics OLED’den yararlanan üreticiler arasında. Lakin Samsung, LG ve Sony, adeta pazarı domine ediyor. Samsung dünyanın bir numaralı panel üreticisi konumunda. Yüzde 40’lik pazar payını elinde tutuyor ve yıllık 475 milyon dolar gibi bir gelirden bahsediliyor.

 

LG ise, Samsung’u yakından takip edip, 200 milyon dolarlık üretim hacminden söz ettiriyor. Sony ise kendi panelini üretmekle kalmadı ve SONY XEL-1 adındaki, dünyanın ilk OLED televizyonunu yarattı. Bununla da yetinmeyen Japon devi, prototip 3 boyutlu OLED televizyonunu, 2010 teknoloji fuarlarında, dünyaya duyurdu. Fiyat hakkında bir açıklama yapılmadı, lakin sıradan fanilerin kolayca ulaşabileceği bir seviyede olmadığı kesin. Görünüşe bakılırsa, dev firmalar yavaş yavaş LCD’yi arkalarında bırakıp, LED ve türevlerine saldırmaya başladı.

{pagebreak::AMOLED}

AMOLED

AMOLED, aktif matriks kullanan, daha az enerji tüketen, çevre dostu bir yapı olarak biliniyor. AMOLED yapılı, 40 inçlik bir televizyon bile yalnızca bir ampul kadar enerji tüketiyor. OLED’de kullanılan pasif ile AMOLED’de kullanılan aktif matriks arasındaki en çarpıcı farklar, hafiflik, düşük enerji harcanımı, elektrik iletimindeki verim sayesinde, AMOLED’de, OLED’e göre biraz daha yüksek görüntü kalitesi.

 

Samsung i9000 Galaxy S, Google Nexus One, HTCD Droid Incredible, bu ekrandan sıkça faydalanan cep telefonlarından. Bu cihazların fiyatlarının sıradanakıllı telefonlarınınkinden, “biraz” daha pahalı olduğunu unutmamak gerek. Gerçi Nexus One’ı, maddi başarısızlıktan AMOLED’ler bile kurtarabilmiş sayılmaz ve Nexus Two diye bir şey olamayacak.

{pagebreak::Amoled ve Samsung}


Amoled ve Samsung

HTC ve Samsung arasındaki ilişkiler kopma noktasına geldi. Bunun sebebi ise, Samsung’un, AMOLED panellerin üretiminin yüzde 98’ini elinde tutup, söz verdiği halde HTC’ye, AMOLED panel sağlamakta ağır davranması. HTC, her an Samsung ile ilişkisini iptal edip, teknolojiden vazgeçebilir.

Creative’ın müzik çaları Zen de, gelişmiş ekran yapısını tercih edenlerden ve Samsung ile pek sorun yaşamıyor (Ne de olsa doğrudan rakibi sayılmaz). Koreli Samsung, üretimin hemen hemen tamamını elinde tutup, diğer şirketlerle paylaşmakta ağır kanlı hareket ettiği sürece, AMOLED’in OLED veya LED kadar popüler olması imkansız.

{pagebreak::Gelecek}

Gelecek

Lakin piyasanın diğer oyuncularını pas geçmek gibi bir hataya düşmeyelim. Ezeli ve ebedi rakip LG, kendi AMOLED panellerini üretmek için yeni bir fabrika kurma hazırlığında. Sony ise, AMOLED’den bile az enerji tüketip, yüksek çözünürlüklü görseller sunabilen yeni bir panel teknolojisi yaratmayı planlıyor.

 

Hemen hemen her sektörde boy gösteren Koreli Samsung da, gelişmeler üstüne “bazı esneklikler”e başvurmayı düşünebilir. Sonuç ne olursa olsun, geleceğin televizyonlarının, telefonlarının ve bilgisayarlarının ekranları fazlasıyla “parlak” olacak.

:: Siz, ekran teknolojilerinin geleceğini nasıl görüyorsunuz?


Nokia C6 Güncellendi

Nokia’nın en yeni akıllılarından olan C6, henüz ülkemizde satışa sunulmadı.. Symbian işletim sisteminin yanı sıra tasarımı ile de fark yaratan cihaz, tam QWERTY klavyeye sahip. Nokia’nın yeni dönemdeki çizgisini taşıyan telefonun ince kasası hayli dikkat çekici.

İlk güncellemeye kavuşan telefonun yeni firmware sürümü V11 olarak belirlenmiş. Onlarca düzenlemeyi içeren firmware, özellikle performansa ilişkin ciddi iyileştirmeler içeriyor. Daha stabil bir hale gelen C6’nın işletim sistemi artık daha az RAM tüketiyor. Özellikle widgetlar cihazı artık daha az yoruyor. Müzik çalarda kütüphanenin sürekli yenilenmesi nedeni ile oluşan kasılma da giderilmiş. Ayrıca cihazın ilk açılış süresi fark edilir ölçüde kısalıyor.


Güncelleme sadece web tarayıcı üzerinde 250 düzeltme içeriyor.

Mail for Exchange için ajanda senkronizasyonu özelliğine kavuşan telefon, özel karakterlerde yaşanan sorunlardan da güncellemenin ardından kurtuluyor. Tüm bunların yanı sıra yüzlerce düzenleme ve iyileştirme içeren firmware, Nokia Software Updater veya FOTA yolu ile edinilebiliyor.

 

:: Güncelleme sonrasında karşılaştığınız değişiklikler neler?

 

Body Worlds Sergisi için %50 İndirim!

Avealılar, dünyada 30 milyonu aşkın kişinin ziyaret ettiği, insanın yaşam döngüsünü konu olan ve yaşamın safhalarını bedenler ile anlatan anatomik sergi “Body Worlds”ü %50 indirimle ziyaret edebiliyor (MSN’ininiz Avea İle Radyoya Dönüşüyor).

 

Body Worlds Sergisi, Meclis-i Mebusan Caddesi Antrepo3 Karaköy ( İstanbul Modern Müzesi yanı) adresinde ziyaretçilerini bekliyor.

 

17 Aralık 2010 tarihinde kadar geçerli olacak kampanya kapsamında; dünyaca ünlü Body Worlds Sergisi’ni %50 indirimli olarak ziyaret etmek isteyen Avealıların, BODY yazıp 5060’a SMS göndermeleri yeterli oluyor. Mesaj sonrasında telefona gelen şifre ile Avealılar, www.biletix.com ‘dan Body Worlds Sergi biletlerini anında %50 indirimli olarak alabiliyorlar.

:: Sergi hakkındaki düşüncelerinizi bizimle paylaşın?

 

Mobil Dünyanın En Güzelleri

Wi-Fi, 3G derken cep telefonlarından artık hemen herkes internete bir şekilde erişim sağlıyor. Özellikle Facebook, YouTube, Twitter gibi sosyal medya siteleri bu konuda öncelikli tercihler haline geldi. Her kullanıcının hemen her gün ziyaret ettiği bir web sayfası vardır elbet. Biz de yazımızda en iyi mobil web sayfalarını derledik. İşte sizler için seçtiğimiz o liste:

 

Youtube

Dünyanın en popüler video paylaşım sitesi Youtube, her ne kadar maddi anlamda zarar ediyor olsa da elde tutulması gereken önemli bir güç. Google da bunun bilincinde olacak ki Youtube’a yatırım yapmaktan asla vazgeçmiyor. HTML 5, Flash kavgası arasında kalan mobil Youtube sayfası artık çok daha etkin bir yapıya sahip. Destekli cihazlar videoları hem HTML 5 oynatıcısı üzerinden hem de Flash tabanlı oynatıcı üzerinden izleyebiliyor.

m.youtube.com

{pagebreak::Twitter}

Twitter

Her işletim sistemine özel onlarca alternatif mobil istemcisi bulunan Twitter’ın yakın bir zamanda hizmete giren bir mobil arayüzü de bulunuyor. Cihazın ekran çözünürlüğüne göre otomatik olarak boyutlandırılan bu ekran, birçok Twitter fonksiyonunu destekliyor. Ancak görsel anlamda üzerinde biraz çalışılması gerektiği de bir gerçek.

mobile.twitter.com

{pagebreak::Facebook}

Facebook


Facebook’un mobil sayfası da tepede yer alanlardan. 0.facebook sayfası ile ülkemizde de her operatör tarafından ücretsiz hale getirilen sayfa, tüm çoklu ortam içeriklerinin de görüntülenmesine izin veriyor. Ancak bu özelliğin ücrete tabi olduğunu da hatırlatmadan geçmeyelim.

0.facebook.com

{pagebreak::Akakce}

Akakce

Online fiyat arama motoru Akakce.com, mobil servisleri göz ardı etmeyen ülkemizdeki ender web hizmetlerinden biri. Cep telefonları üzerinden barkod ile fiyat arama gibi özellikler sunan sistemin, mobil arayüzü de hayli başarılı. Eğer telefonunuzdan internete sık sık erişiyorsanız Akakce.com’un favori listenizde yer almasında fayda var.

m.akakce.com

{pagebreak::Gittigidiyor}

Gittigidiyor


Mobil dünyayı göz ardı etmeyen Türkçe online alışveriş sitelerinden biri olan Gittigidiyor’un sayfası da yeri geldiğinde hayli kullanışlı olabiliyor. Sayfa üzerinden sadece hesabınıza ilişkin düzenlemeleri ve görüntülemeleri yapabiliyorsunuz. Listelenen ürünleri görmek için ise standart web sayfasını ziyaret etmeniz gerekiyor. Gittigidiyor ekibi bu konuya da bir çözüm bulursa gerçekten son derece başarıl bir işe imza atmış olacak.

m.gittigidiyor.com

{pagebreak::Vimeo}

Vimeo


Başarılı video paylaşım servislerinden biri de Vimeo. Başarılı görsel tasarımı ve yüksek kaliteli videoları ile dikkat çeken servisin mobil arayüzü kolay kullanımı ve sade tasarımı ile dikkat çekiyor. Like, Share ve Comment butonları ile donatılan sayfada istediğiniz işi yapmak için fazla zahmet çekmek zorunda kalmıyorsunuz.

vimeo.com/m

{pagebreak::Yahoo}

Yahoo


Mobil arayüzünü ihmal etmeyen internet devlerinden biri de Yahoo. Eski popülaritesini koruyamasa da halen en çok ziyaret edilen sayfaların başında gelen Yahoo’nun mobil arayüzü sekmeli bir tasarıma sahip ve kullanımı son derece kolay.

m.yahoo.com

{pagebreak::Flickr}

Flickr

Sosyal medyanın paylaşım çılgınlığında önemli bir yer işgal eden Flickr, bir çeşit resim paylaşım platformu. Fotoğraf yüklemenin inanılmaz derecede kolay ve eğlenceli olduğu Yahoo bünyesindeki servis, fotoğraflara konum bilgisi eklemek, çevrimiçi galeriler oluşturmak gibi işlevler için son derece basit ve kullanışlı.

m.flickr.com

{pagebreak::Google}

Google

Tüm Google servislerine ve cihazınız ile uyumlu Google yazılımlarına tek bir ekrandan erişebilme olanağı tanıyan mobil Google sayfaları, arama, gmail, maps gibi servisler için de özel bir ekrana sahip. Cihaza göre optimize edilmiş arayüzlerin son derece hızlı çalışıyor oluşu da bir hayli önemli.

google.com/mobile

{pagebreak::Wikipedia}

Wikipedia


İnternet ansiklopedisi Wikipedia’nın da son derece sade bir mobil arayüzü bulunuyor. Basitçe bir arama kutusundan oluşan sayfa algılanan dili değiştirebilmenize de olanak tanıyor. Gayet başarılı bir işleyişe sahip olan sayfa sadece görüntüleme amaçlı çalışıyor. Ancak sayfanın Türkçe dil desteğinin bulunmadığını da belirtelim.

mobile.wikipedia.org


:: Sizin cep telefonunuzdan sürekli girdiğiniz bir web sayfası var mı?

 

Kane & Lynch 2: Dog Days PC İnceleme

Puan: 10/7.0

2007 yılında satışa sunulan Kane & Lynch: Dead Men, yapılan onca şaşalı tanıtıma karşın, ortalama bir aksiyon oyunundan öteye gidememişti. Tabiri caizse, oyunun tek numarası Co-Op özelliğiydi. Döneminin ağır toplarından Gears of War gibi rakipleriyle karşılaştırıldığında, Kane & Lynch’in fazla şansı yoktu…

 

 

Hitman’in de yapımcısı olan IO Interactive imzalı yapımın devamı çok geçmeden duyuruldu. Agresif ikili Kane ve Lynch’in bu kez durağı, bir zamanlar Hitman’de de sokaklarında gezdiğimiz Shanghai olacaktı. Aradan geçen 3 sene sonunda Kane & Lynch 2: Dog Days (+18) satışa sunuldu ve meraklılar, yeniden bu çılgın ikiliyle aksiyona atılmaya hak kazandı!

 

{pagebreak::Biri Aksiyon mu Dedi?}

Biri Aksiyon mu Dedi?

Shanghai sokaklarında start alan Kane & Lynch 2: Dog Days için, “ilkinden farklı olarak” diye başlayıp tamamlayabileceğimiz pek fazla cümlemiz yok. Zira yapım hemen hemen her haliyle yerinde saymış gibi gözüküyor. Dönemin aksiyon oyunlarını göz önüne alırsak, hele ki Uncharted 2 gibi yapımlar ile karşılaştırırsak, yeni Kane & Lynch’in durumu pek parlak gözükmüyor.

 

 

Hitman’in oyun motoruyla geliştirilen yeni yapım, görsel olarak IO‘nun eski yıldızını andırıyor. Atmosfer ve renkler çok benziyor. Hele ki Shanghai sokaklarında yürürken, bunun bir Hitman oyunu olduğunu düşünmeniz olası.

 

{pagebreak::Oynanış}

Oynanış

Yapım bir işkence sahnesinin ardından, Shanghai sokaklarında başlıyor. Lynch, Kane’in gelişini bekliyor ve ikili derhal aksiyona adım atıyor. Oyunu yalnızca 10 dakika bile oynasanız, kamera açılarının rahatsız edici olduğu dikkatinizden kaçmayacaktır. Zira bazen size kimin ateş ettiğini bulmak, berbat kamera açıları yüzünden büyük bir dert oluyor. Hal böyle olunca, daha ilk dakikalardan yapım, eksi puanları hanesine yazdırıyor.

 

 

Oyun sürekli bir koşuşturmacayla geçtiği için, sıklıkla koşma tuşuna basmanız gerekiyor. Ancak bu eylemi gerçekleştirdiğinizde, ekranda görüntüler bulanıklaşmaya başlıyor. Bu efekt, ilk anda hoşunuza gitse de, ilerledikçe azap verir hale geliyor. Zira oynayışınızı ciddi şekilde baltalamaya başlıyor.

 

{pagebreak::Film Havası Var}

Film Havası Var

Kane & Lynch 2’de adeta film havası var. Karakterler, tepkiler, ara sahneler kullanıcıya bir aksiyon filminin içindeymiş gibi his veriyor. Önünüze çıkanı öldürdüğünüz, siperlerin ardına saklanıp yaylım ateşi yaptığınız oyunlardan biri Kane & Lynch 2. Tek ciddi farkı iki kişilik bir ordu oluşunuz. Bu sayede, Single Player görevlerini Co-Op olarak da oynayabiliyorsunuz.

 

 

Yanınızdaki kahramanın size faydası, düşmanlarınızı “bazı zamanlar” elimine etmesi ve örneğin yüksek bir yere tırmanırken, sizi yukarıya taşıması gibi, kollektif hareket edilmesi gereken organizasyonlarda ortaya çıkıyor.

 

{pagebreak::Grafikler Ve Sesler}

Grafikler Ve Sesler

Serinin yeni oyunu, yüz modellemeleri konusunda başarılı gözükse de, geri kalan tasarımlar günümüz görsel teknolojilerinin ardında kalıyor. Geçtiğimiz yıl satışa sunulan Uncharted 2: Among Thieves, Kane & Lynch 2’den çok daha kaliteli görsellere sahipti; 2008’de raflarda yer bulan Gears of War 2 de aynı şekilde IO Interactive‘in yapımından daha iyi görünüyordu.

 

 

Yeni oyunun yüz modellemeleri haricinde en göz alıcı tarafı, karakter animasyonları. Motion Capture tekniğiyle hazırlanan bu görseller, göze gayet hoş ve gerçekçi görünüyor. Diğer efektlere göz attığımızda, örneğin çok fazla yaralanırsanız ekrana kan sıçrıyor. Ama bu efektin basit göründüğünü de belirtmek gerek.

 

 

Seslendirmelere kulak kabarttığımızda, başarılı olduklarını işitiyoruz. Karakterleri seslendiren aktörler iyi iş çıkarmış. Efektler hiç de basit sayılmaz. Yapımda en çok duyacağınız ses olan silahlar, kulağa gerçekçi geliyor. Bu açıdan Kane & Lynch 2 geçer not almayı başarıyor.

{pagebreak::İki Kişilik Ordu}

İki Kişilik Ordu

Genel olarak bakıldığında Kane & Lynch 2: Dog Days’in en büyük hüneri Co-Op oynanışı. Bunun dışında multiplayer modları da zaman geçirmenizi sağlayabilir. Zira Single Player modu 10 saatten az sürüyor ve bu da, bir aksiyon oyunu için bir hayli kısa. Belki Arcade modunu deneyerek de zaman geçirebilirsiniz fakat burada yapacaklarınız, önünüze geleni öldürmekten daha fazlası değil.

 

 

Eğer oynayacak hiçbir şey bulamıyorsanız, Kane & Lynch 2’ye şans vermeyi düşünebilirsiniz. Ancak pişman olmanız da olası bir ihtimal. Bunu da göz ardı etmeyin. Zira yapım, kullanıcıyı sürükleyecek pek fazla yeni içeriğe sahip değil. Eski tas, eski hamam…

Puan: 10/7.0

:: Kane & Lynch 2 oyunu hakkında düşüncelerinizi bizimle paylaşın.