En İyi Codec Yazılımları

Hepimiz öyle ya da böyle birçok farklı multimedya dosyası ile gün içerisinde haşır neşir oluyoruz. Bu multimedya dosyaları arasında müziklerden çeşitli ses efektlerine, videolardan filmlere çeşit çeşit türler mevcuttur. Bu dosyalar nasıl çalışıyor diye hiç düşündünüz mü?

Multimedya dosyalarını sistemimize yüklediğimiz çeşitli yazılımlar aracılığıyla çalıştırırız. Bu yazılımlara CODEC denir. Codec kelimesi aslında iki kelimenin birleşiminden oluşmaktadır. Bu kelimeler Coder ve Decoder’dır. Coder’ın ilk iki harfi ile Decoder’ın ilk üç harfi, bize codec kelimesini verir.

{pagebreak::Ses ve Görüntü Codec’leri}

Ses ve Görüntü Codec’leri

Codec’ler sadece bilgisayarımız için değil, televizyonlarımız ile birlikte izlediğimiz DVD/DivX oynatıcılar ya da çeşitli oyun konsollarında da kullanılır. Oyun konsollarındaki codec‘ler önceden yüklü bir şekilde gelmekte iken DVD/DivX oynatıcılarda önceden yüklü gelmesine rağmen, çeşitli firmware güncellemeleri aracılığıyla bu oynatıcıların desteklediği görüntü formatları artırılabilir.

İnternet üzerinde birçok farklı codec mevcuttur. Esasında codec’ler, multimedya dosyalarını çalıştırabilmemiz için şart olan yazılımlardır. Artık birçok multimedya oynatıcısı, herhangi bir multimedya dosyasını çalıştırabilmek için hangi codec’in gerekli olduğunu tespit ederek, internetten otomatik olarak bu codec’i indirerek kurulumunu gerçekleştirir. Bu son derece pratik bir çözümdür.

Biz de bu yazıda sizlere genel olarak ses ve görüntü dosyaları için en iyi codec’ler hangileridir anlatacağız. Ses dosyaları için gerekli codec’lerden başlayalım.

{pagebreak::MPEG Layer-3}

Fraunhofer MPEG Layer-3

MPEG Layer-3 codec‘i belki de yıllardır internet üzerinde bulunan ve ses kartlarımızın sürücüleri aracılığıyla sistemimizi kurar kurmaz sistemimize kurulan bir codec‘tir. Bu codec’in görevi, bildiğimiz MP3 şarkılarını çalıştırabilmemizi sağlamaktır. Ham işlenen ses dosyasının, çeşitli teknolojiler yardımıyla üçüncü katmanda sıkıştırılmasıyla, karşımıza çıkan sıkıştırılmış ses dosyalarını, yani MP3‘leri bu codec ile çalıştırabiliriz.

MPEG Layer-3 Codec

{pagebreak::AC3 Filter}

AC3 Filter

AC3, DivX’ler ile popülerliğe kavuşan bir ses codec’iydi. AC3 filter codec‘i ile de bilgisayarlarımız üzerinden 5.1 ses sistemiyle DivX izleyebilme özelliğine kavuşuyoruz. Açık kaynak kodlu olması sebebiyle de bir anda yaygınlaşan ve dünya çapında kabul gören bir codec olan AC3 Filter, 5.1 Dolby Digital ses isteyenlerin imdadına yetişiyor.

Çözümlediği teknolojiler arasında AC3/DTS/MPEG1/2 Audio Layer I/II bulunuyor ve desteklediği formatlar ise DVD, AVI/AC3, AVI/DTS, WAV/AC3 ve WAV/DTS olarak sıralanabilir. Herhangi bir kaynaktan 6 kanal üzerinden sesleri ayrı çözümleyebilemesi ise AC3 Filter‘ın 5.1 ses sistemleri için kaçınılmaz codec’i olmasını sağlıyor. Ayrıca SPDIF modu desteği de mevcut.

AC3 Filter

{pagebreak::Ogg ACM Codec}

Ogg ACM Codec

Devir internet devri ve artık internet üzerinden birçok farklı noktada ses yayını yapılabiliyor. İnternet radyoları bunlar arasında en yaygın olanı iken, streaming videolarda da sesler, çeşitli codec’ler aracılığıyla bilgisayarımıza ulaştırılıyor. Ogg ACM Codec’i de, Ogg Vorbis dosya formatını oynatabilmeyi sağlıyor. Bu codec de açık kaynak kodlu geliştirilmiş. İnternet üzerinden stream yayın yapan dosyaların bir kısmı Ogg Vorbis‘tir ve Ogg Codec’e ihtiyaç duyar.

Sadece stream yayın için değil, bilgisayarımızdaki şarkıları da Ogg Vorbis formatında saklayabiliriz. Böyle bir durumda Ogg codec‘ini bulup kurarak, MP3‘ten daha az yer kaplayan Ogg dosyaları ile sabit diskinizin depolama kapasitesinde tasarrufa gidebilirsiniz.

Ogg ACM Codec

Bundan sonraki sayfalarda görüntü codec’leri anlatılacaktır.

{pagebreak::FFDShow MPEG-4 Video Decoder}

FFDShow MPEG-4 Video Decoder

Geldik video codec‘lerine. Ortalama bir bilgisayar kullanıcısı için video codec’leri, ses codec’lerinden bir parça daha sıkıntı kaynağıdır. Zira yeni yeni yaygınlaşan görüntü formatları, kullanıcıya en kaliteli codec‘i bulmaya itmektedir. Geçtiğimiz yıllarda DivX‘lerin yaygınlaşmasıyla birlikte FFDShow decoder‘ı da bir hayli popüler olmuştu. Bu codec, sadece görüntüyü çözümleyip ekranda oynatabilmesini sağlamaya değil, görüntü üzerinde çeşitli oynamalar yapmamıza da olanak sağlıyor.

Bu codec’in desteklediği görüntü formatları arasında DivX, XviD, H.264, FLV1, WMV, MPEG-1, MPEG-2 ve MPEG-4 bulunuyor.

FFDShow MPEG-4 Video Decoder

{pagebreak::DivX 8.0.1}

DivX 8.0.1

Bu sefer karşımızda ücretsiz bir codec yok. DivX 8.0.1 ücretli bir codec. Ücretli olmasıyla birlikte görüntü kalitesi de diğer codec’lere oranla daha iyi diyebiliriz. Zira para karşılığı edinilen bu yazılım, kullanıcıya en iyi görüntü performansını verebilmek için sistem kaynaklarıyla içli dışlı bir hale geliyor.

Yüksek çözünürlüklü H.264 (.mkv) görüntü formatını AC3 ses codec’i ile birlikte sunan yazılımın ücretsiz versiyonu da bulunuyor. Çözünürlüğü 1920×1080‘e kadar çıkan 1080i ve 1080p videoları sorunsuz bir şekilde oynatabiliyor. MPEG-2 DVD formatına nazaran, dijital videoyu 10 kat daha fazla sıkıştırıyor. Böylece videoyu oynatırken işlenen görüntü sayısı, sisteminizi daha az yoruyor.

Ayrıca yazılımın Mac versiyonu da bulunuyor.

DivX 8 ücretsiz versiyon

DivX 8.0.1 ücretli versiyon

{pagebreak::K-Lite Codec Pack}

K-Lite Codec Pack

Gel gelelim ses ve görüntü codec’lerinin bir olduğu ve bu şekilde yayınlandığı codec paketlerine. Bu paketlerde, bir kullanıcının ihtiyacı olan hemen her codec yazılımı yer almaktadır. K-Lite Codec paketi de bunlar arasında en popüler olanlarından bir tanesidir.

K-Lite Codec, içerisinde 3 adet oynatıcı barındırır. Bu oynatıcıların üçü de Media Player Classic‘in farklı amaçlar için geliştirilen versiyonudur. Görüntü codec‘i olarak ise ffdshow ve ffdshow VFW arabirimin içerir. Görüntü filtreleme çözümü olarak ise XviD, DivX, DivX H.264, On2 VP7, MPEG-2 ve WebM VP8 içerir.

Ses codec’leri arasında ise AC3/DTS/LPCM, Vorbis ve AAC bulunmaktadır. Bunlar dışında daha iyi kaliteli sunum için içerisinde onlarca farklı çözümleme yazılımı da mevcuttur. K-Lite Codec paketinin en büyük eksisi ise, sadece Windows 2000/XP/2003/Vista/7 işletim sistemlerini desteklemesidir.

K-Lite Codec Pack

{pagebreak::Matroska Pack 1.1.2}

Matroska Pack 1.1.2

K-Lite Codec gibi bir diğer popüler codec paketi ise Matroska 1.1.2‘dir. İçerisinde barındırdığı Haali Media Splitter aracılığıyla birçok avantajdan yararlanabiliyorsunuz. Özellikle bu yazılımın 64-bit versiyonu, üstün video performansı deneyimlemenize olanak sağlıyor.

Bunlar dışında MP3’ün sıkıştırılmış sesinden sevmeyenlerin tercih ettiği kayıpsız ses formatı FLAC için de CoreFLAC adında oldukça kaliteli bir codec’leri mevcut. Bu dosya formatının boyutu ise, bir MP3‘e oranla kat kat daha fazla. Görüntü codec’i olarak ise FFDShow sürümleri kullanıcılara sunuluyor. Ayrıca Matroska Shell Extension, VSFilter, MPEG2 Decoder gibi yazılımlar aracılığıyla da kullanıcıya en üst düzey performans vadediliyor.

Matroska Pack 1.1.2

:: Sizin sisteminizde hangi codec’ler yüklü biliyor musunuz?

Nokia’dan Eğlence Odaklı Telefon: X5-01

Finlandiyalı üreticinin X serisi altında sunduğu telefonlar çoklu ortam özellikleri ve başarılı sosyal ağ yetenekleri ile dikkat çekiyor. Bu seriye dâhil olan X2, X3, X5 ve X6’nın ardından duyurulan son cihaz, X5-01 oldu. İlk sürüm X5-00 ile yazılımsal ve donanımsal anlamda ciddi benzerlikleri bulunan telefonun, tasarım anlamında farklılıklar taşıdığını görüyoruz.

 

Kızaklı bir yapıda tasarlanan X5-01, keskin hatlara sahip bir akıllı telefon. İlk bakışta Microsoft’un Windows Phone 7 işletim sistemine sahip Kin One modelini anımsatan telefon farklı olarak dikey açılır tam QWERTY klavyeye sahip. Her yönü ile genç kullanıcı kitlesini hedefleyen telefon uygun fiyatı ile de ilgi toplaması bekleniyor.

Bir Sonraki Sayfa: Cihazın Özellikleri

{pagebreak::Özellikler}

Özellikler

Avrupa pazarında ne zaman satışa çıkacağı belli olmayan akıllı telefon ilk olarak Endonezya’da satışa sunulacakmış. Cihaza vergiler hariç biçilen fiyat ise 165 € olarak belirlenmiş. Telefonun diğer ayrıntıları ise şu şekilde sıralanıyor:

 

– 74.3 x 66.4 x 16.8 mm ölçülerinde ve 129g ağırlığında

– 2.36 inçlik QVGA ekran 320×240 piksel çözünürlük üretebiliyor

– 200 MB dahili hafızanın yanı sıra microSD kart yuvası da mevcut

– 128 MB Ram, Wi-Fi, Bluetooth 2.1

– LED aydınlatmalı 5 megapiksel kamera

– Atanmış müzik tuşları, ivmeölçer etkileşimli kontroller

– 3.5 mm kulaklık girişi ve FM Radyo

– Önyüklü sosyal ağ istemcileri (Facebook, MySpace, Twitter, YouTube)

– Ovi uygulamaları ve Ovi servisleri

– 950 mAh batarya ve 5 farklı renk seçeneği

Bir Sonraki Sayfa: Tanıtım Videosu

{pagebreak::Tanıtım Videosu}

Tanıtım Videosu

#http://video.shiftdelete.net/y/445a946bab0ede267dbd6d652eb6ce45.flv#

Bir Sonraki Sayfa: Galeri

{pagebreak::Nokia X5-01 Galeri – 1}

{pagebreak::Nokia X5-01 Galeri – 2}

{pagebreak::Nokia X5-01 Galeri – 3}

{pagebreak::Nokia X5-01 Galeri – 4}

 

:: Telefonun tasarımını beğendiniz mi?

 

Sudan Etkilenmeyen Hoparlör

Ülkemizde suya dayanıklı telefonların pek ilgi gördüğü söylenemez. Avrupa pazarı için de neredeyse aynı durum geçerli. Ancak Japonya başta olmak üzere birçok Uzak Doğu ülkesinde bu konu farklı bir boyutta. Zira bu bölgede piyasaya sürülen üst düzey akıllı telefonlarda dahi en azından belirli bir orana kadar su geçirmezlik aranan bir özellik.

Buradan hareketle ses sistemleri üzerine çalışmalar yapan Murata isimli bir firma, sudan etkilenmeyen dünyanın en ince hoparlörünü duyurdu. Sadece 0.9 mm inceliğindeki bu buzzer mekanik stres olarak adlandırılabilen piezoelektrik kullanılarak üretilmiş. Su geçirmeyen ve dahası su ile temas ettiğinde dahi performansında hiçbir kayba uğramayan hoparlörler, geleneksel buzzerlardan üzerine kaplanan bir manyetik film ile ayrılıyor. Şimdilik sadece cep telefonları için üretilen buzzerlarda kullanılan bu teknoloji 16 inçe kadar olan güçlü hoparlörlerde de kullanılabilmekteymiş.

Firma üretilen ilk buzzerları Japonya’da kısa bir süre içersinde 250 Japon yeni yani 4.25 TL fiyat ile piyasaya sürmeyi düşünüyor.

:: Bugüne kadar sulu kazalar nedeni ile kullanılmaz hale gelen telefonunuz oldu mu?

Nokia, Elindeki Her Şeyle Saldırıyor

Nokia telefonlar, yüksek satış rakamlarına ve dayanıklılıklarına rağmen sıkça eleştiriye uğrarlar. Otoritelere göre; Finlandiyalı üreticinin cihazları kalitelidir ama mükemmeliğe ulaşmak yolunda küçük detaylar eksiktir. Bu detay bazen dokunmatik ekrandır, bazen WiFi bağlantısıdır, bazen fotoğraf makinesidir, bazen de başka bir şeydir.

 

Ne var ki Nokia bu sefer açık vermiyor ve eleştirilmesi güç bir model üretiyor: N8, 48 GB saklama alanı, video düzenleme ve izleme seçenekleri, 720p HD video kaydı imkanı, 12 MP Carl Zeiss mercekli fotoğraf makinesi, HD destekli 3.5 inç ekran ve en ilginci de USB belleğe bağlanma yeteneği barındırıyor. Yani bilgisayarınız ve telefonunuz arasında çok hızlı veri transferi mümkün. Symbian işletim sistemi de, bu yetenekleri başarıyla harmanlamaya olanak tanıyor. N8 ön siparişleri, 22 Mayıs itibariyle başladı.

:: Sizce Nokia N8 ile iPhone ve BlackBerry gibi telefonlara üstünlük sağlayabilir mi?

Soyu Tükenmeyen Araç Honda Civic

Sohichiro Honda tarafından kurulan ve ilk olarak motorsiklet motoru üretimiyle işe başlayan Honda, ismini kurucusunun soy isminden aldı. 1946 yılında kurulan Honda Hamamatsu kentinde kuruldu ve başarılarla dolu olan tarihinin başlangıcını bu kentte temelini attı.


Honda’nın 1947 Yılında ürettiği ilk motorsiklet

Motorsiklet motoru üreterek işe başlayan Honda, 1947 yılında 2 silindirli ve 98 cc‘lik ilk motorsikletini üretti. Honda, motor üretiminde ve pistlerde gördüğü başarı dereceleriyle adını yavaş yavaş duyurmaya ve kendini geliştirmeye başladı. Günümüz de modifiye tutkunlarının tutkusu olan Honda 1963’deİlk spor otomobili S500‘ü ve küçük pikap T360′ı üretti.

 {pagebreak::Honda S500}

 

Honda S500

Honda motor üretiminden aldığı başarılar sayesinde kariyerini sağlamlaştırmak için motorlarda kullanıldığı gibi hafif ve sağlam olan maddeler ile az masraf, yüksek performans ve üretimde ki maliyetinin düşük oluşu sebebiyle Honda S500′ü yani o zamanların 4 tekerlikli motorsikletini üretti ve otomobil pazarına hızlı bir giriş yaptı.

{pagebreak::İlk Honda Civic}

Ülkemizde Japon arabaları deyince ilk akla gelen markalardan ve modellerden birisi olan Honda’nın Civic modeli; 3 kapılı olarak üretime başladı. Petrol krizinin boy gösterdiği 1972 yıllarında maliyeti düşük ve kullanış bakımından da yüksek konfora sahip bir araba Japon’lar için ilaç gibi olacaktı. Honda’nın üretildiği zamanlarda Avrupa ülkelerinde Japon araçlarına güven oldukça azalmıştı. Honda Civic modeliyle bu düşüncelerin aslılsız olduğunu ispat etmiş oldu.

Honda’nın ilk ürettiği 1972 model Civic

Honda’nın ürettiği ilk Civic modelinin 2 milyonun üzerinde üretimi gerçekleşmişti. Civic modellerinin içerisinde de 2 kapı, 3 kapı, ve 5 kapı  seçenekleri de yer alıyordu. Aracın yükünün hafif olması düşük hacimde bir motora gereksinim duyuyordu. Düşük hacimli motorların tasarruf özelliğinden faydalanmak için tam zamanıydı. Bu nedenle yakıttan tasarruf için Honda Civic’de motor hacimleri 1.2 litre ve 1.5 litre olarak üretilmişti.

{pagebreak::İlk Honda Civic}

İlk Civic günümüzde ki modellerine göre oldukça küçük ve hafif olarak üretilmişti. 355 cm boyunda ki bu araç 12 inçlik jantlar, enine yerleştirilmiş motor, ahşap görünümlü konsol ile oldukça eğlenceli bir görünüme sahipti. Araçta o zamanlar isteğe bağlı olarak klima ve arka silecek alternatifi de bulunuyordu.

1169cc lik motor kullanılan Civic modeli 68 beygirlik güç ile 680 Kg ağırlığında ki aracı oldukça rahat bir şekilde hareket ettirebiliyor ve performans sever kullanıcıların da beğenisini kazanmıştı. ABD’de  2200 dolardan satışa sunulan Civic o zamanların en ucuz aracı olarak kendinden epeyce söz ettirmişti.  Otomobili daha çok ön plana çıkaran olay ise CVCC (Kontrollü girdaplı yanma odası) özelliği oldu. Bu özellikle ABD’ de pahalı olan kurşunsuz benzine gerek kalmadan ABD emisyon standartlarını yakalayabiliyor olmasıydı. Civic’in 1984 Yılına kadar üretimi çeşitli modifikasyonlarla devam etti.

{pagebreak::2. Nesil Honda Civic 1980-1984}

7 Yıl boyunca tek olan Civic nesli yeni tasarımıyla 1980 yılında bu saltanata son verdi. Yeni tasarımı ilk modeline göre fazla değişim göstermeden düzenlenen yeni Civic’ teki farklar ise daha düz çizgiler ve şanzuman seçenekleri oldu. 1982 de ortaya çıkan Fuel Economy modeli ile tüketicilerin dikkatlerini bir anda üzerine çeken Civic 4.3 litre şehir dışı, 5.7 şehir içi yakıt tüketimiyle model ismini başarıyla taşıyordu.

Honda Civic 2. nesli ile 3 Milyonun üzerinde bir satış rakamını elde etmişti

{pagebreak::3. Nesil Honda Civic1984-1987}

2. Nesil Honda Civic’ten imaj olarak tamamen yenilnen Civic, yeni tasarımıyla yeni rekorların altına imzasını attı. Ara.da 1.5 litrelik 76 beygir gücünde motor kullanıldı. Motor performansının büyümesiyle araç biraz daha genişledi. Değişen iç ve dış tasarımı ile eski modellerinden çok daha başarılı satış elde eden Civic ABD’ fabrikasında bantlarda yerini aldı.

  

Yeni tasarımı ile Civic Daha sportif bir görünüm kazanmıştı 

{pagebreak::Honda CRX SI}

1987 Yılına kadar üretimi çeşitli eklentilerle devam eden 3. Nesil Honda Civic’in CRX modeli oldukça ses getirmişti. 1985 Yılında üretilen Honda CRX SI modeli hız tutkunlarına verilecek en iyi ve ucuz marka sorularına cevap olmuştu. 1.5 Litrelik motoruyla 100 beygir güç üreten bu araç 0’dan 100 Km’lik hıza 8.7 saniye gibi kısa bir sürede ulaşması aracın karizmasını epey arttırmıştı.

1985 Model Honda CRX

{pagebreak::Honda Civic 4. Nesil 1987-1991}

Civic 4. nesili ile geride ki başarı ve performans dolu çizgisini daha üst seviyelere çıkardı. Aracın dizaynı her yeni bir model de daha da genişleyerek kullanıcılara sunuldu. 4. Nesil Civic’de motor performansı da epeyce artmıştı. Araca gelen ek donanımlar sayesinde konfor ve performans sever kullanıcıların Civic’i tercih etmesine sebep oldu.

Civic yeni tasarımının yanında daha güçlü motor seçenekleri ve konfor üreten özellikleriyle de dikkat çekti. Araç 1.5 litre 92 beygir ve 1.6 litre benzinli 105 beygir motor seçenekleriyle Sedan, Hatchback ve Coupe seçenek üretildi. Bu modeller içerisinde öylesine güçlü bir model vardı ki oda Si-R modeli 1.6 litrelik motor ile 160 beygirlik güce sahipti.

 {pagebreak::Honda Civic 5. Nesil 1991-1995}

Her yeni nesilde genişleyen hacmiyle karşımıza çıkan Civic’in yeni tasarımı da bu düzeni bozmadı ve Civic 1991 yılında daha geniş bir tasarımla üretildi. Otomobilin daha güvenli sınıflarda seyir etmesi için ABS ve airbag  gibi can kurtaran donanımlar da eklendi. Motor seçenekleri ise 1.5 litre karbüratörlü 90 beygir, 1.6 litre enjeksiyonlu 130 beygir, 1.6 litre VTEC-E 160 beygir, ve 1.5 litre VTEC-E 92 beygir olan modelleriyle performans severlerin tutkusu olmaya devam etti.

1993 Model Honda Civic Coupe

{pagebreak::6.Nesil Honda Civic 1995-2000}

Yıl 1995‘i gösterdiğinde Honda Civic genişleyen tasarımıyla bir kez daha üretildi. Her geçen modelinde daha sportif bir görünüm elde eden Civic, 6. nesilinde öyle bir canavar üretti ki hız tutkunları Civic  VTI ismini performans olarak anmaya başladı.1.4 litre  ve 1.6 litre benzinli modelleriyle satışa sunuldu.

1996 Model Honda Civic

{pagebreak::Honda Civic VTI}

Modifiye tutkunlarının bağımlı olduğu modellerden birisi olan Honda Civic‘in ürettiği VTI modeli 1.6 litrelik motor hacmi ile 160 beygirlik bir güç üreten motora ve hafif kasaya sahip olması artıları aracın hala en çok aranan 2. el araç olmasını sağladı. 

Türk modifiye severler tarafından biçimlendirilmiş Civic VTI

{pagebreak::Honda Civic }

 Hayal gücünü geliştiren modifiyeciler çılgın tasarımlar üretti

{pagebreak::Honda Civic 7 Nesil}
 

7 Nesilde daha yumuşak hatlara sahip olan Civic bu modeliyle epey ses getirdi. Daha lüks bir tasarıma sahip olan Civic Euro NCAP testlerinde yaya güvenliği konusunda en yüksek notu almış oldu. Çevreye duyarlılığı da elden bırakmayan Civic’ hem modifiye tutkunlarına, hem tasarruf arayanlara, hem de aile otomobili arayanlar için alternatif olmayı başardı.

7. Nesil 2002 model Honda Civic

Honda 7 nesil aracına 2005 de ufak bir makyaj yaparak daha keskin hatlar ve sportif bir görünüm kazandırdı. Ayrıca Type- R serisi aracı hem güvenlik hem görünüm bakımından hem de hız bakımından müthiş bir araç olarak adlandırıldı. Type-R 2.0 litrelik 201 beygir gücündeki DOHC i-VTEC motorundan çıkan kalın ve yırtıcı ses ile otomobil tutkunlarının beğenisini kazanmıştır.

{pagebreak::Honda Civic Type-R}

Honda Civic Type-R modifiye tutkunlarının geliştirlmesine en yatkın olan araçlardan birisi

{pagebreak::Honda Civic 8. Nesil}

1972 Yılından beri günümüze kadar gelen Honda Civic tarihi 8. nesil Civic ile bir virgül daha koyarak tarihine devam etmekte, tasarımı Avrupa ve ülkemiz de oldukça ses getirdi. İç dizaynı alışılmışın dışında tasarlanan bu araç sportif adını neslinden geldiği gibi gelecek nesillerine de aktaracak gibi duruyor.


Güvenlik bakımından da başarılı sonuçlar elde eden yeni Civic Hatcback modeliyle de oldukça iyi bir tasarıma sahip. Hatcback 4 kapı modelinde arka kapı kollarının cam çıtaları arasına gizlenmesi tek kapı spor bir otomobil görünümüyle kullanıcıların egolarını tatmin etmesine yardımcı oldu.

{pagebreak::Honda Civic Type-R }

 

Honda Civic Type-R

Type R tasarımında amaç yarışlarda kullanmak için geliştirilmişti, araç ağırığında azaltmak ve performans seviyelerini yükseltmek, yol tutuş kabiliyeti ve güvenlik gibi konuları da üst seviylere çıkartmakdı. Honda Type R bunu başardı sokakları yarış pistine çevirdi. Aracın eksoz sesi modifiyeci kullanıcıların hız isteklerini artıracak kadar şahane.

:: Japon araçlarından en çok beğendiğiniz otomobil markası ve modeli hangisidir?


 

 

 

100 Yıl Öncesinin Teknoloji Harikaları

Günümüzün teknoloji harikası cihazları ile yapılabileceklerin sınırı neredeyse yok. Ancak durum her zaman böyle değildi. 21.yüzyılı yaşadığımız şu günlerde teknoloji hayatımızın her anına girmişken, bundan sadece 100 yıl önce durum çok farklıydı.

100 yıl önce bazı şeyleri yapmak daha zordu

Teknolojinin yüz, yüz elli yıllık bir dönem içinde ne seviyeye geldiğini en iyi anlamanın yolu 1800′lerin sonları ile 1900′lü yılların başlarında kullanılan cihazları görmekten geçiyor. İşte karşınızda geçen yüzyılın en teknolojik cihazları.

{pagebreak::Randevuları unutmamak için}

Randevuları unutmamak için

Bu cihazın görevi randevuları hatırlatmak. Randevunuzun gününü ve saatini ayarladığınızda, o tarih gelince cihaz kağıda önceden yazılmış randevu notunu size gösterip alarmını çalıyor.

{pagebreak::Sayfa çevirirken yorulmayın}

Sayfa çevirirken yorulmayın

Maurice Collins adlı bu koleksiyoncunun elinde tuttuğu cihaz 1880 yılından kalma bir sayfa çevirici. Cihazda bulunan kol belli zaman aralıklarında sayfayı otomatik olarak çeviriyor.

{pagebreak::Otomatik çay dökücü}

Otomatik çay dökücü

Otomatik çay dökücü adlı bu cihazın üst kısmına bastırdığınızda, alttaki sıcak su ile çay karışarak fincana dökülüyor.

{pagebreak::Ampullü gözlük}

Ampullü gözlük

1920 yılında üretilen bu gözlük karanlıkta kitap okumak için birebir. Üzerine iki adet ampul yerleştirilen gözlüğü elektriğe bağlayıp karanlığı aydınlatabilirsiniz.

{pagebreak::Periskop gözlük}

Periskop gözlük

Yattığınız yerden kitap ya da gazete okurken boynunuz ağrımasın diye üretilen bu gözlüğün üzerine iki adet küçük periskop yer alıyor. Bu sayede yukarı doğru baksanız bile aşağıda duran gazeteyi okuyabiliyorsunuz.

{pagebreak::Traş makinesi}

Traş makinesi

1940′ta üretilmiş bir traş makinesi. Elektrik kullanmayan bu cihaz, alt tarafındaki ipi çekince kuruluyor ve bıçak kısmı hızlıca dönmeye başlıyor.

{pagebreak::Yangın bombası}

Yangın bombası

 

1880′li yıllarda kullanılan bir yangın söndürme bombası. İçine yangın söndürücü kimyasallar doldurulan bu camdan yapılmış bomba, ateşin yoğun olduğu yerlere atılıyordu.

:: Bu eski cihazlardan en ilginci sizce hangisi?

LG ile Vuvuzela Derdine Son

LG’nin tüm LCD, Plazma ve 3D Full LED televizyonlarında bulunan Clear Voice (Net Ses) özelliği sayesinde istemediğiniz sesleri engelleyerek, maçları statta olduğunuzdan bile daha net duyarak izleyebileceksiniz. İnsan seslerinin ön plana çıkarılmasına olanak sağlayan teknoloji ile Vuvuzela, tezahürat ve diğer sesler maç keyfinizi bölemeyecek.

 

LG ile Dünya Kupası döneminde keyfinizi hiçbir ses kaçıramayacak.

:: Kupa maçlarını izlerken Vuvuzela  sesi sizlerin de sinirlerini bozuyor mu?

Günün Bedava Oyunu

25.Yüzyılda, beklenen şey olmuş ve Üçüncü Dünya Savaşı gerçekleşmiştir. Dünya nüfusu üstünde büyük bir kıyıma neden olan savaş, hayatta kalan insanları uzayda kolonileşmeye iter. Çünkü kullanılan silahlar, yeryüzünde besin yetiştirilmesini olanaksız kılmıştır.

 

{pagebreak::Yer Kontrolü Emrinizde}

Şimdi ise, insanların yerleştiği ve pek de güzel buldukları gezegenin karanlık sırrı açığa çıktı: Sierra firmasının medari-iftihar yapımlarından Ground Control, insanların aralarında uzlaşmaya mecbur olduğu ve gizli antik kötülükle yüzleşmelerini konu alıyor. RTS oyunu, hem internet bağlantısı ile çoklu oyuncu hem de tek kişilik senaryoda keyif veriyor. 2000’li yılların başına göre, son derece başarılı grafikleri de cabası.

 

Gelişmiş yapay zeka ile boğuşurken, sizi gerçekten şok edecek senaryo sürprizleri ile karşılaşıyorsunuz. Ground Control’ü denemek için bu bağlantıyı tıklamanız ve yaşınızı belirtip, kayıt olmanız yeterli.

Oyunun Künyesi

Yapımcı: Sierra
Dağıtımcı: File Planet
Diskte kapladığı alan: 400 MB 

:: Favori strateji yapımınız nedir? Sizce iyi bir RTS yapımında, nelerin bulunması şarttır?

 

PS İle Dini Olayları Canlandırdılar

Grafik ve resim düzenleme programı Photoshop sayesinde, etkileyici olmayan insanlar bile bir mankenin çekiciliğine kovuşabiliyor. Çoğu zaman ise grafikerler bu program sayesinde şaşırtıcı ve komik fortoğraflar hazırlıyor. Ancak bu yazılımı farklı amaçlarla kullananlar da var.

Bazı grafik sanatçıları Photoshop sayesinde dini inançlarını yansıtan çalışmalar hazırlıyor. Yabancı sitelerde yer alan bu galerilerde ise kutsal kitaplarda geçen mucivezi olayların tekrar yansıtılması hedefleniyor. Bu konuda bir grafik sanatçısı oldukça farklı bir konsept hazırlamış.

Sanatçı, bu olaylarn gökyüzünden nasıl göründüğünü eserlerinde yansıtmaya çalışmış. Sizin için üç büyük din‘de geçerli olan mucivezi kısaları bir araya getirdik.

{pagebreak::Kızıldenizin ortadan ikiye ayrılışı }

Kızıldenizin ortadan ikiye ayrılışı

Hz.Musa’nın Mısır ordusundan kaçmak için gerçekleştirdiği mucize

{pagebreak::Nuh tufanı}

Nuh tufanı


Sular çekilene kadar Nuh’un gemisinin kara oturduğu dağ

{pagebreak::Cennet bahçesi}

Cennet bahçesi

Cennet bahçesinin hayali bir tavsiri

:: Bu fotoğraflardan en çok hangisi sizi etkiledi? Başka hangi olayları görmek isterdiniz?


Kinect Hangi Özelliklerle Geliyor?

Teknoloji severlerin uzun süredir yakından takip ettiği Project Natal nihayet piyasaya sürülmeye hazır. Hollywood‘da kullanılan hareket yakalama teknolojisini baz alan ürün sayesinde hiçbir kontrol cihazı olmadan sadece el hareketleriyle yönetebilmek mümkün.

Microsoft bu sabah saatlerinde ortaya çıkan ve Natal‘in isminin KINECT olacağını iddia eden dedikoduları doğruladı. E3 oyun fuarına damgasını vuracak olan Kinect‘le ilgili ilk resmi açıklamalar gelmeye başladı.

Firma tüketicilere sadece bir kontrol cihazı sunmak istemiyor ayrıca bununla birlikte yeni bir konsol ve yaşam tarzını da oyunculara vaadediyor. Kinect‘i satın alacak olan tüketiciler aynı zamanda Xbox 360‘ın geliştirilmiş Slim versiyonuna da sahip olacaklar.

Microsoft eski nesil Xbox 360‘ların Kinect‘e karşı tam performans veremediğini fark ettiği için böyle bir yola başvurdu. Dün bir grup şanslı gazeteci ve firma yetkilisi Kinect‘in canlı gösterilerinden oluşan özel bir davete katıldılar. İşte bu davette yer alan kişilerin belirttiğine göre Microsoft‘un yeni ürünün özellikleri…

{pagebreak::Kinect’in reklamını izleyin }

Kinect’in reklamını izleyin

Nintendo Wii‘nin aile konsolu imajını yıkmak isteyen Microsoft en büyük rakibine bu konuda meydan okuyor. Xbox 360, Wii’nin en güçlü olduğu pazar dalına giriş yapacak.

#http://video.shiftdelete.net/y/7b465201d23f642a38275a7bf7ce9356.flv#

Yayınlanan bu reklamda gördüğünüz gibi Kinect oyunları hem usta oyunculara hem de bu konuya yabancı kişilere hitap edecek. Microsoft‘un bu konudaki en büyük artısı ise grafikler. Wii‘nin grafikleri tasarruf önlemleri nedeniyle Xbox 360’ın çok gerisinde.

{pagebreak::Sosyal yaşam sistemi kurdular}

Sosyal yaşam sistemi kurdular

Microsoft, Kinect ile birlikte oyun konsolunda da yeni bir dönem başlatmayı hedefliyor. Wii‘nin oyun sistemi dışında PlayStation 3‘ün de online özellikleri firmanın ana hedeflerinden biri. Teknoloji firması bunun için özel bir oyun sosyal ağ sistemi hazırlıyor.

Sadece online oynanacak olan oyunlar Kinect‘in sistemine özel olarak tasarlanacak. E3‘de bu konuda ilk örnek olarak bir Star Wars oyunu tanıtılıyor. Oyuncular kendilerine özel bir karakter tasarlayacak ve online ortam üzerinden bir birleriyle ya da bot’larla savaşabilecek.

Microsoft iddialı bir Star Wars oyunu da hazırlıyor

Kinect’de bulunan mikrafon sistemi sayesinde kullanıcılar oyun sırasında bir birleriyle konuşabilecek. Örnek olarak gösterilen Star Wars oyununda kullanıcının sesinin karşı tarafa robot vari bir tonla ulaştığı görüldü. Oyuncular bu Star Wars yapımında ışın kılıcı kullanıp el hareketleriyle düşmanları etkisiz hale getirebiliyor.

Microsoft psikolojik olarak her oyuncuyu etkilemek istiyor. Bu sosyal yaşam sistemi sayesinde tüketiciler kendilerini gerçek bir oyun karakteri gibi hissedecek.

{pagebreak::Çoklu oyuncu sistemi nasıl olacak?}

Çoklu oyuncu sistemi nasıl olacak?

Son yıllarda çoklu oyuncu sistemine sahip olan yapımlar tüketicilerin büyük ilgisini çekiyor. Kinect bu konuda oldukça iddialı bir sistem geliştirdi. Fuarda yapılan demo şovunda iki kişi farklı takımlara geçip  voleybol maçı yaptılar.

Bu çoklu oyuncu sisteminde kullanıcıların bir birlerine rakip olabildikleri gibi aynı takımda da yer alabiliyor.

{pagebreak::Zıplamak mümkün mü?}

Zıplamak mümkün mü?

Bu projeyle ilgili en çok merak edilen tüketicilerin oyun sırasında ne kadar çevik hareketler yapabilecekleriydi. Durumla ilgili en yaygın iddia ise Kinect‘le (Natal) oyun kontrol ederken zıplamanın mümkün olmayacağıydı.

Yapılan özel demoda bölünmüş ekranda kullanıcılar bir birleriyle futbol maçı yaptı. Maç sırasında yapılan hareketlerden sistemin zıplamayı desteklediği de anlaşıldı.

{pagebreak::Sohbet özelliği nasıl olacak?}

Sohbet özelliği nasıl olacak?

Microsoft, sohbet programlarının ve sosyal ağlarının gerçek gücünün fazlasıyla farkında. Ürününü satmak için bu platformu da sonuna kadar kullanmak istiyor. Xbox Live‘e eklenecek olan yeni sohbet sistemi sayesinde tüketiciler daha gelmişmiş bir chat ekranıyla karşılaşacak.

Normalde Xbox Live‘de bulunan 3D avatar özelliği Kinect’in kontrol sistemiyle birleştirilmiş. Artık sohbet ederken avatarınızın sizinle aynı hareketi de yapacak. Sohbet ettiğiniz kişiyle dans etmek de mümkün olacak.

{pagebreak::Peki ya sanal hayvanlar?}

Peki ya sanal hayvanlar?

Kinect sanal hayvan ve arkadaşlar konusunda da oldukça iddialı bir içerik hazırlıyor. Daha önce sanal çocuk Milo‘yla ilgili tanıtım videoları Microsoft tarafından yayınlanmıştı. Firma özel toplantısında yeni sanal hayvanlarını da tanıttı. Kaplan olarak tasarlanan bu sanal hayvanın en büyük farklılığı ise rakiplerine kıyasla daha fazla özelliği olmasıydı.

Hareket algılayıcı sayesinde kaplanı sevmek ve oyun oynatmak mümkün. Kinect‘in mikrafonu sayesinde ise hayvan sesli komutları da alıyor. En büyük farklılık ise hayvanın tüyleri ve kulaklarıyla bile oynamanın mümkün olması.

{pagebreak::Satış tarihi ve fiyatı}

Satış tarihi ve fiyatı

Yeni özellikleriyle dikkat çeken Kindle’ın satış tarihi ve fiyat ne olacak? Bu konuda çeşitli iddialar var ancak Microsoft’a yakın olan kaynaklar satış tarihi için tek bir tarih veriyor. Kaynakların iddiasına göre Kinect kasım ayında satışa sunulacak. Fiyatının 150 doları geçmeyeceği belirtilen bu yeni kontrol sistemi sayesinde Microsoft en az 15 milyon yeni kullanıcı kazanmayı hedefliyor.

 

Firmanın şu anda kayıtlı 40 milyon ,  Xbox 360 kullanıcı bulunuyor. Yapılan araştırmalara göre bu kişilerin 30 milyon’ui profesyonel oyuncuyken geri kalan 10 milyon kullanıcı konsol konusunda fazla tecrübeli değil. Firma elle kontrol edilen menü sistemi ve basit arayüz sayesinde bu 10 milyon kişinin temsil ettiği acemi oyuncu kitleyi de etkileyi hedefliyor.

:: Microsoft’un Kinect projesi ilginizi çekti mi? Ürünü ve Xbox 360 konsolunu satın almak istiyor musunuz?




SDNtv! Kamera Arkası

Sizler için neredeyse hergün bir ürün inceleme videosu hazırlamaya çalışıyoruz. Sizlere yansıyan kısmı sadece birkaç dakika olan bu videoları çekerken başımızdan bir çok enteresan ve komik olaylar geçiyor. Öte yandan kamera karşısında konuşmanın zorluklarını da sıkça yaşıyoruz.

İşte bu ilginç ve komik anları sizler için biraraya getirdik. Bizler izlerken çok güldük, umarız siz de neşeli dakikalar geçirirsiniz.

#video_5187#

:: Kamera arkasındaki en komik an sizce hangisi?

Her Mutfağa Bir Tarla

Japonya merkezli Dentsu Facility Management adlı şirket yakın bir zaman içinde tüm restoranlara birer adet yerleştirilmesini hedeflediği yeni ürününü tanıttı. Şefin Çiftliği adı verilen ürün ilk olarak yemek teknolojileri ve makineleri fuarı olan FOOMA 2010′da tanıtıldı.

Yeni icat, restoranların taze sebze ihtiyacını karşılamayı hedefliyor

Fiyatı yaklaşık 90 bin dolar olan cihaz biraz irice bir fırın büyüklüğünde ve her bir katı birer tarla görevi görüyor. Beş katın her birinde bulunan özel bölümlerde toplamda günde 60 adet marul yetiştirebiliyor. Bu da senede 20 bin adet marul anlamına geliyor.

{pagebreak::Sürekli üretim}

Sürekli üretim

12 adet 40 Watt’lık flüoresan lamba ile aydınlatılan cihazda, her katta bulunan özel besinli hatlar sebzeler büyüdükçe yana doğru ilerliyor. Böylece yeni tohumlara yer açılıyor.

Marullar büyüdükçe yenilerine yer açılıyor

Sadece marul değil, her katta birbirinden ayrı olarak beş farklı sebze yetiştirilebilen bu cihaz, restoranların taze sebze ihtiyacına çare olacak gibi gözüküyor.

:: Restoranlarda bu cihazın olmasını ister misiniz?