Klasik Bilgisayar Oyunlarından Sıkılanlar

Lenovo ve Intel’in ortaklaşa hazırladıkları oyun ilk olarak Augmented Reality Teknolojisi ile ilgi çekiyor. Augmented Reality Teknolojisi, gerçek dünya ile dijital verilerin, çoğu zaman kamera ile çekilen bir görüntünün üzerinde birleştirilmesiyle elde edilen bir teknoloji (Lenovo ThinkCentre A70z).

Gerçek dünyanın, bilgisayarlardan gelen bilgilerle ve görüntülerle zenginleştirilmesi, daha faydalı ve işlevsel hale getirilmesi konseptini kapsayan teknoloji ile geliştirilen oyunda kullanıcı, yarışırken klavye ya da mouse gibi klasik araçları kullanmıyor; araç kontrollerini kendi fiziksel, gerçek hareketleri ile yapıyor.  

Oyunda yarışı en kısa sürede ve en az hasar puanı ile bitiren yarışçılar en yüksek skoru elde ediyor. Otomobil normal şartlarda standart hızında ilerliyor. Yarışan diğer otomobillere çarpmak, pist üzerindeki yağ birikintilerinden geçmek, otomobili pist dışarısına çıkarmak aracı yavaşlatıyor ve negatif hasar puanı toplamasına neden oluyor. Ayrıca pistteki Intel Turbo Boost imgelerini toplamak da ekstra bir hız avantajı sağlıyor.

 

Lenovo ve Intel’in, Augmented Reality teknolojisi ile geliştirildikleri oyun, kullanıcının tamamen fiziksel hareketleri ile kontrol ediliyor.

 

Yarışmaya başlamak için www.lenovohiztutkusu.com sitesine girdikten sonra sayfadaki marker çıktısını almak gerekiyor. Sonrasında ise yapmanız gereken tek şey marker’ı kemaraya göstererek direksiyonu kullanmak ve yarışa başlamak. Lenovo Hız Tutkusu 20 Haziran’da başlayarak 20 Ağustos’a kadar devam edecek. Yarışma sonunda en yüksek skoru elde eden 5 kişi, Intel Core™ i7 işlemci ile güçlendirilmiş Lenovo IdeaPad Y560 kazanacak (ThinkPad Edge Aileyi Genişletiyor).

:: Augmented reality teknolojisini daha önce duymuş muydunuz?

 

2010 Dünya Kupası Stadyumları Galerisi

Futbol severlerin dört gözle beklediği organizasyon olan Dünya Kupası, bu defa Güney Afrika’da yapılıyor. 11 Haziran günü start alan turnuva, vuvuzela sesi eşliğinde çekişmeli maçlara sahne oluyor ancak biz, sahanın içinden stadyumların dışına çıkıyoruz. 2010 FIFA Dünya Kupası’nın şampiyonunu belirleyecek olan stadyumları sayfalarımıza taşıdık. İşte Güney Afrika’nın incileri!


2010 Dünya Kupası Stadyumları Galerisine Ulaşmak İçin Resme Tıklayın

{pagebreak::Durban Stadium – Durban}

Durban Stadium – Durban

Kapasite: 62.760

{pagebreak::Ellis Park Stadium – Johannesburg}

Ellis Park Stadium – Johannesburg

Kapasite: 55.686

{pagebreak::Free State Stadium – Mangaung-Bloemfontein}

Free State Stadium – Mangaung-Bloemfontein

Kapasite: 40.911

{pagebreak::Green Point Stadium – Cape Town}

Green Point Stadium – Cape Town

Kapasite: 64.100

{pagebreak::Loftus Versfeld Stadium – Tshwane-Pretoria}

Loftus Versfeld Stadium – Tshwane-Pretoria

Kapasite: 42.858

{pagebreak::Mbombela Stadium – Nelspruit}

Mbombela Stadium – Nelspruit

Kapasite: 40.929

{pagebreak::Peter Mokaba Stadium – Polokwane}

Peter Mokaba Stadium – Polokwane

Kapasite: 41.733

{pagebreak::Port Elizabeth Stadium – Nelson Mandela Bay-Port Elizabeth}

Port Elizabeth Stadium – Nelson Mandela Bay-Port Elizabeth

Kapasite: 42.486

{pagebreak::Royal Bafokeng Stadium – Rustenburg}

Royal Bafokeng Stadium – Rustenburg

Kapasite: 38.646

 

{pagebreak:: Soccer City Stadium – Johannesburg}

 

Soccer City Stadium – Johannesburg

Kapasite: 88.460

:: 2010 FIFA Dünya Kupası’nın en beğendiğiniz stadyumları hangileri?

Sony’in Yeni Silahı: 3D

Oyun ve teknoloji piyasasının güçlü isimleri Sony ve Microsoft‘un bir birlerine açtığı savaş en çok tüketicilerin işine yarıyor. Giderek daralan pazardan daha büyük payı kapmak isteyen bu iki firma tüketicinin ilgisini çekecek cazip kampanyalar ve yatırımlar peşinde.

E3 oyun fuarında Microsoft Kinect adlı yeni projesiyle damgasını vurmuştu. Oyunları sadece el hareketleri ve ses komutuyla yönetmeyi sağlayan Kinect‘e karşı Sony’in vereceği cevap ise büyük bir merakla bekleniyordu. Japon teknoloji firması dün düzenlediği toplantıyla PlayStation‘a eklenecek yeni özellikleri de açıkladı.

3D zevkinin ücreti fazla

Sony, Microsoft’un Kinect‘ine karşı oyunculara üç boyutlu PlayStation 3 keyfi sunuyor. Ancak eski PlayStation 3 sahipleri bu teknolojiye ulaşamayacaklar. Firma Move Pack adlı 400 dolarlık yeni konsol  paketiyle birlikte firma yeni eski PS3 oyunlarını üçüncü boyuta geçirmeyi hedefliyor.

Resident Evil 5, Heavy Rain gibi iyi satış yakalamış oyunlar dışında Crysis 2 ve yeni nesil Mortal Kombat, NBA  2K11 gibi oyunlar da 3D desteğine sahip olacak. Ancak Move adlı kontrol cihazını tam anlamıyla kullanmak için, 34 dolarlık özel kamera, 49 dolarlık özel kumandayı da almak zorunda.

Firmanın açıklamalarına göre üç boyutlu görüntü sistemi şimdilik sadece Sony Bravia televizyonlarda çalışacak. Firma 2011 yılında 30 milyona yakın 3D PlayStation 3 kullanıcısı olmasını bekliyor.

:: PlayStation 3’ün yeni özellikleri ilginizi çekti mi?

 

 

iPhone 4, Engelleri Yıkıp Geçti

“Denizden babam çıksa yerim” klişesi, Apple’ın cihazları için cuk oturmuş gibi gözüküyor. Amerikalı servis sağlayıcı AT&T’nin, iPhone 4 taliplerine uyguladığı işkence politikasına rağmen iPhone 4’ün önünde hiçbir güç duramadı. AT&T’nin internet üstünden yaptığı satışlarda, bir türlü ödeme yapılamadı(hatta ödemelerin karıştığı, bazı müşterilerin parasının boşa gittiği yönünde söylentiler mevcut), siparişler alınamadı, milyonlarca öğrencinin ÖSYM sitesine giriş yapmasına benzeyen olaylar neticesinde altyapı çöktü.

 

{pagebreak::Kim tutar Apple’ı?}

Peki tüm bunlar Apple iPhone 4’ün satışlarını olumsuz yönde mi etkiledi? Cevabımız kesinlikle hayır. Apple, yaptığı açıklamayla iPhone 4 ön siparişlerinin, öncülerini geride bıraktığını duyurdu. İkinci ön sipariş furyası, 2 Temmuz’da başlayacak. Bu süreçte AT&T ile kaç müşteri davalık olur,  kaç müşteri parasının iadesini (veya doğru yere gitmesini) ister, bilmek mümkün değil. Tek bildiğimiz, büyük elmanın paraya para demediği.

 

:: Sizce Apple, paraya nasıl bir isim takmalı?

 

En İyi Codec Yazılımları

Hepimiz öyle ya da böyle birçok farklı multimedya dosyası ile gün içerisinde haşır neşir oluyoruz. Bu multimedya dosyaları arasında müziklerden çeşitli ses efektlerine, videolardan filmlere çeşit çeşit türler mevcuttur. Bu dosyalar nasıl çalışıyor diye hiç düşündünüz mü?

Multimedya dosyalarını sistemimize yüklediğimiz çeşitli yazılımlar aracılığıyla çalıştırırız. Bu yazılımlara CODEC denir. Codec kelimesi aslında iki kelimenin birleşiminden oluşmaktadır. Bu kelimeler Coder ve Decoder’dır. Coder’ın ilk iki harfi ile Decoder’ın ilk üç harfi, bize codec kelimesini verir.

{pagebreak::Ses ve Görüntü Codec’leri}

Ses ve Görüntü Codec’leri

Codec’ler sadece bilgisayarımız için değil, televizyonlarımız ile birlikte izlediğimiz DVD/DivX oynatıcılar ya da çeşitli oyun konsollarında da kullanılır. Oyun konsollarındaki codec‘ler önceden yüklü bir şekilde gelmekte iken DVD/DivX oynatıcılarda önceden yüklü gelmesine rağmen, çeşitli firmware güncellemeleri aracılığıyla bu oynatıcıların desteklediği görüntü formatları artırılabilir.

İnternet üzerinde birçok farklı codec mevcuttur. Esasında codec’ler, multimedya dosyalarını çalıştırabilmemiz için şart olan yazılımlardır. Artık birçok multimedya oynatıcısı, herhangi bir multimedya dosyasını çalıştırabilmek için hangi codec’in gerekli olduğunu tespit ederek, internetten otomatik olarak bu codec’i indirerek kurulumunu gerçekleştirir. Bu son derece pratik bir çözümdür.

Biz de bu yazıda sizlere genel olarak ses ve görüntü dosyaları için en iyi codec’ler hangileridir anlatacağız. Ses dosyaları için gerekli codec’lerden başlayalım.

{pagebreak::MPEG Layer-3}

Fraunhofer MPEG Layer-3

MPEG Layer-3 codec‘i belki de yıllardır internet üzerinde bulunan ve ses kartlarımızın sürücüleri aracılığıyla sistemimizi kurar kurmaz sistemimize kurulan bir codec‘tir. Bu codec’in görevi, bildiğimiz MP3 şarkılarını çalıştırabilmemizi sağlamaktır. Ham işlenen ses dosyasının, çeşitli teknolojiler yardımıyla üçüncü katmanda sıkıştırılmasıyla, karşımıza çıkan sıkıştırılmış ses dosyalarını, yani MP3‘leri bu codec ile çalıştırabiliriz.

MPEG Layer-3 Codec

{pagebreak::AC3 Filter}

AC3 Filter

AC3, DivX’ler ile popülerliğe kavuşan bir ses codec’iydi. AC3 filter codec‘i ile de bilgisayarlarımız üzerinden 5.1 ses sistemiyle DivX izleyebilme özelliğine kavuşuyoruz. Açık kaynak kodlu olması sebebiyle de bir anda yaygınlaşan ve dünya çapında kabul gören bir codec olan AC3 Filter, 5.1 Dolby Digital ses isteyenlerin imdadına yetişiyor.

Çözümlediği teknolojiler arasında AC3/DTS/MPEG1/2 Audio Layer I/II bulunuyor ve desteklediği formatlar ise DVD, AVI/AC3, AVI/DTS, WAV/AC3 ve WAV/DTS olarak sıralanabilir. Herhangi bir kaynaktan 6 kanal üzerinden sesleri ayrı çözümleyebilemesi ise AC3 Filter‘ın 5.1 ses sistemleri için kaçınılmaz codec’i olmasını sağlıyor. Ayrıca SPDIF modu desteği de mevcut.

AC3 Filter

{pagebreak::Ogg ACM Codec}

Ogg ACM Codec

Devir internet devri ve artık internet üzerinden birçok farklı noktada ses yayını yapılabiliyor. İnternet radyoları bunlar arasında en yaygın olanı iken, streaming videolarda da sesler, çeşitli codec’ler aracılığıyla bilgisayarımıza ulaştırılıyor. Ogg ACM Codec’i de, Ogg Vorbis dosya formatını oynatabilmeyi sağlıyor. Bu codec de açık kaynak kodlu geliştirilmiş. İnternet üzerinden stream yayın yapan dosyaların bir kısmı Ogg Vorbis‘tir ve Ogg Codec’e ihtiyaç duyar.

Sadece stream yayın için değil, bilgisayarımızdaki şarkıları da Ogg Vorbis formatında saklayabiliriz. Böyle bir durumda Ogg codec‘ini bulup kurarak, MP3‘ten daha az yer kaplayan Ogg dosyaları ile sabit diskinizin depolama kapasitesinde tasarrufa gidebilirsiniz.

Ogg ACM Codec

Bundan sonraki sayfalarda görüntü codec’leri anlatılacaktır.

{pagebreak::FFDShow MPEG-4 Video Decoder}

FFDShow MPEG-4 Video Decoder

Geldik video codec‘lerine. Ortalama bir bilgisayar kullanıcısı için video codec’leri, ses codec’lerinden bir parça daha sıkıntı kaynağıdır. Zira yeni yeni yaygınlaşan görüntü formatları, kullanıcıya en kaliteli codec‘i bulmaya itmektedir. Geçtiğimiz yıllarda DivX‘lerin yaygınlaşmasıyla birlikte FFDShow decoder‘ı da bir hayli popüler olmuştu. Bu codec, sadece görüntüyü çözümleyip ekranda oynatabilmesini sağlamaya değil, görüntü üzerinde çeşitli oynamalar yapmamıza da olanak sağlıyor.

Bu codec’in desteklediği görüntü formatları arasında DivX, XviD, H.264, FLV1, WMV, MPEG-1, MPEG-2 ve MPEG-4 bulunuyor.

FFDShow MPEG-4 Video Decoder

{pagebreak::DivX 8.0.1}

DivX 8.0.1

Bu sefer karşımızda ücretsiz bir codec yok. DivX 8.0.1 ücretli bir codec. Ücretli olmasıyla birlikte görüntü kalitesi de diğer codec’lere oranla daha iyi diyebiliriz. Zira para karşılığı edinilen bu yazılım, kullanıcıya en iyi görüntü performansını verebilmek için sistem kaynaklarıyla içli dışlı bir hale geliyor.

Yüksek çözünürlüklü H.264 (.mkv) görüntü formatını AC3 ses codec’i ile birlikte sunan yazılımın ücretsiz versiyonu da bulunuyor. Çözünürlüğü 1920×1080‘e kadar çıkan 1080i ve 1080p videoları sorunsuz bir şekilde oynatabiliyor. MPEG-2 DVD formatına nazaran, dijital videoyu 10 kat daha fazla sıkıştırıyor. Böylece videoyu oynatırken işlenen görüntü sayısı, sisteminizi daha az yoruyor.

Ayrıca yazılımın Mac versiyonu da bulunuyor.

DivX 8 ücretsiz versiyon

DivX 8.0.1 ücretli versiyon

{pagebreak::K-Lite Codec Pack}

K-Lite Codec Pack

Gel gelelim ses ve görüntü codec’lerinin bir olduğu ve bu şekilde yayınlandığı codec paketlerine. Bu paketlerde, bir kullanıcının ihtiyacı olan hemen her codec yazılımı yer almaktadır. K-Lite Codec paketi de bunlar arasında en popüler olanlarından bir tanesidir.

K-Lite Codec, içerisinde 3 adet oynatıcı barındırır. Bu oynatıcıların üçü de Media Player Classic‘in farklı amaçlar için geliştirilen versiyonudur. Görüntü codec‘i olarak ise ffdshow ve ffdshow VFW arabirimin içerir. Görüntü filtreleme çözümü olarak ise XviD, DivX, DivX H.264, On2 VP7, MPEG-2 ve WebM VP8 içerir.

Ses codec’leri arasında ise AC3/DTS/LPCM, Vorbis ve AAC bulunmaktadır. Bunlar dışında daha iyi kaliteli sunum için içerisinde onlarca farklı çözümleme yazılımı da mevcuttur. K-Lite Codec paketinin en büyük eksisi ise, sadece Windows 2000/XP/2003/Vista/7 işletim sistemlerini desteklemesidir.

K-Lite Codec Pack

{pagebreak::Matroska Pack 1.1.2}

Matroska Pack 1.1.2

K-Lite Codec gibi bir diğer popüler codec paketi ise Matroska 1.1.2‘dir. İçerisinde barındırdığı Haali Media Splitter aracılığıyla birçok avantajdan yararlanabiliyorsunuz. Özellikle bu yazılımın 64-bit versiyonu, üstün video performansı deneyimlemenize olanak sağlıyor.

Bunlar dışında MP3’ün sıkıştırılmış sesinden sevmeyenlerin tercih ettiği kayıpsız ses formatı FLAC için de CoreFLAC adında oldukça kaliteli bir codec’leri mevcut. Bu dosya formatının boyutu ise, bir MP3‘e oranla kat kat daha fazla. Görüntü codec’i olarak ise FFDShow sürümleri kullanıcılara sunuluyor. Ayrıca Matroska Shell Extension, VSFilter, MPEG2 Decoder gibi yazılımlar aracılığıyla da kullanıcıya en üst düzey performans vadediliyor.

Matroska Pack 1.1.2

:: Sizin sisteminizde hangi codec’ler yüklü biliyor musunuz?

Nokia’dan Eğlence Odaklı Telefon: X5-01

Finlandiyalı üreticinin X serisi altında sunduğu telefonlar çoklu ortam özellikleri ve başarılı sosyal ağ yetenekleri ile dikkat çekiyor. Bu seriye dâhil olan X2, X3, X5 ve X6’nın ardından duyurulan son cihaz, X5-01 oldu. İlk sürüm X5-00 ile yazılımsal ve donanımsal anlamda ciddi benzerlikleri bulunan telefonun, tasarım anlamında farklılıklar taşıdığını görüyoruz.

 

Kızaklı bir yapıda tasarlanan X5-01, keskin hatlara sahip bir akıllı telefon. İlk bakışta Microsoft’un Windows Phone 7 işletim sistemine sahip Kin One modelini anımsatan telefon farklı olarak dikey açılır tam QWERTY klavyeye sahip. Her yönü ile genç kullanıcı kitlesini hedefleyen telefon uygun fiyatı ile de ilgi toplaması bekleniyor.

Bir Sonraki Sayfa: Cihazın Özellikleri

{pagebreak::Özellikler}

Özellikler

Avrupa pazarında ne zaman satışa çıkacağı belli olmayan akıllı telefon ilk olarak Endonezya’da satışa sunulacakmış. Cihaza vergiler hariç biçilen fiyat ise 165 € olarak belirlenmiş. Telefonun diğer ayrıntıları ise şu şekilde sıralanıyor:

 

– 74.3 x 66.4 x 16.8 mm ölçülerinde ve 129g ağırlığında

– 2.36 inçlik QVGA ekran 320×240 piksel çözünürlük üretebiliyor

– 200 MB dahili hafızanın yanı sıra microSD kart yuvası da mevcut

– 128 MB Ram, Wi-Fi, Bluetooth 2.1

– LED aydınlatmalı 5 megapiksel kamera

– Atanmış müzik tuşları, ivmeölçer etkileşimli kontroller

– 3.5 mm kulaklık girişi ve FM Radyo

– Önyüklü sosyal ağ istemcileri (Facebook, MySpace, Twitter, YouTube)

– Ovi uygulamaları ve Ovi servisleri

– 950 mAh batarya ve 5 farklı renk seçeneği

Bir Sonraki Sayfa: Tanıtım Videosu

{pagebreak::Tanıtım Videosu}

Tanıtım Videosu

#http://video.shiftdelete.net/y/445a946bab0ede267dbd6d652eb6ce45.flv#

Bir Sonraki Sayfa: Galeri

{pagebreak::Nokia X5-01 Galeri – 1}

{pagebreak::Nokia X5-01 Galeri – 2}

{pagebreak::Nokia X5-01 Galeri – 3}

{pagebreak::Nokia X5-01 Galeri – 4}

 

:: Telefonun tasarımını beğendiniz mi?

 

Sudan Etkilenmeyen Hoparlör

Ülkemizde suya dayanıklı telefonların pek ilgi gördüğü söylenemez. Avrupa pazarı için de neredeyse aynı durum geçerli. Ancak Japonya başta olmak üzere birçok Uzak Doğu ülkesinde bu konu farklı bir boyutta. Zira bu bölgede piyasaya sürülen üst düzey akıllı telefonlarda dahi en azından belirli bir orana kadar su geçirmezlik aranan bir özellik.

Buradan hareketle ses sistemleri üzerine çalışmalar yapan Murata isimli bir firma, sudan etkilenmeyen dünyanın en ince hoparlörünü duyurdu. Sadece 0.9 mm inceliğindeki bu buzzer mekanik stres olarak adlandırılabilen piezoelektrik kullanılarak üretilmiş. Su geçirmeyen ve dahası su ile temas ettiğinde dahi performansında hiçbir kayba uğramayan hoparlörler, geleneksel buzzerlardan üzerine kaplanan bir manyetik film ile ayrılıyor. Şimdilik sadece cep telefonları için üretilen buzzerlarda kullanılan bu teknoloji 16 inçe kadar olan güçlü hoparlörlerde de kullanılabilmekteymiş.

Firma üretilen ilk buzzerları Japonya’da kısa bir süre içersinde 250 Japon yeni yani 4.25 TL fiyat ile piyasaya sürmeyi düşünüyor.

:: Bugüne kadar sulu kazalar nedeni ile kullanılmaz hale gelen telefonunuz oldu mu?

Nokia, Elindeki Her Şeyle Saldırıyor

Nokia telefonlar, yüksek satış rakamlarına ve dayanıklılıklarına rağmen sıkça eleştiriye uğrarlar. Otoritelere göre; Finlandiyalı üreticinin cihazları kalitelidir ama mükemmeliğe ulaşmak yolunda küçük detaylar eksiktir. Bu detay bazen dokunmatik ekrandır, bazen WiFi bağlantısıdır, bazen fotoğraf makinesidir, bazen de başka bir şeydir.

 

Ne var ki Nokia bu sefer açık vermiyor ve eleştirilmesi güç bir model üretiyor: N8, 48 GB saklama alanı, video düzenleme ve izleme seçenekleri, 720p HD video kaydı imkanı, 12 MP Carl Zeiss mercekli fotoğraf makinesi, HD destekli 3.5 inç ekran ve en ilginci de USB belleğe bağlanma yeteneği barındırıyor. Yani bilgisayarınız ve telefonunuz arasında çok hızlı veri transferi mümkün. Symbian işletim sistemi de, bu yetenekleri başarıyla harmanlamaya olanak tanıyor. N8 ön siparişleri, 22 Mayıs itibariyle başladı.

:: Sizce Nokia N8 ile iPhone ve BlackBerry gibi telefonlara üstünlük sağlayabilir mi?

Soyu Tükenmeyen Araç Honda Civic

Sohichiro Honda tarafından kurulan ve ilk olarak motorsiklet motoru üretimiyle işe başlayan Honda, ismini kurucusunun soy isminden aldı. 1946 yılında kurulan Honda Hamamatsu kentinde kuruldu ve başarılarla dolu olan tarihinin başlangıcını bu kentte temelini attı.


Honda’nın 1947 Yılında ürettiği ilk motorsiklet

Motorsiklet motoru üreterek işe başlayan Honda, 1947 yılında 2 silindirli ve 98 cc‘lik ilk motorsikletini üretti. Honda, motor üretiminde ve pistlerde gördüğü başarı dereceleriyle adını yavaş yavaş duyurmaya ve kendini geliştirmeye başladı. Günümüz de modifiye tutkunlarının tutkusu olan Honda 1963’deİlk spor otomobili S500‘ü ve küçük pikap T360′ı üretti.

 {pagebreak::Honda S500}

 

Honda S500

Honda motor üretiminden aldığı başarılar sayesinde kariyerini sağlamlaştırmak için motorlarda kullanıldığı gibi hafif ve sağlam olan maddeler ile az masraf, yüksek performans ve üretimde ki maliyetinin düşük oluşu sebebiyle Honda S500′ü yani o zamanların 4 tekerlikli motorsikletini üretti ve otomobil pazarına hızlı bir giriş yaptı.

{pagebreak::İlk Honda Civic}

Ülkemizde Japon arabaları deyince ilk akla gelen markalardan ve modellerden birisi olan Honda’nın Civic modeli; 3 kapılı olarak üretime başladı. Petrol krizinin boy gösterdiği 1972 yıllarında maliyeti düşük ve kullanış bakımından da yüksek konfora sahip bir araba Japon’lar için ilaç gibi olacaktı. Honda’nın üretildiği zamanlarda Avrupa ülkelerinde Japon araçlarına güven oldukça azalmıştı. Honda Civic modeliyle bu düşüncelerin aslılsız olduğunu ispat etmiş oldu.

Honda’nın ilk ürettiği 1972 model Civic

Honda’nın ürettiği ilk Civic modelinin 2 milyonun üzerinde üretimi gerçekleşmişti. Civic modellerinin içerisinde de 2 kapı, 3 kapı, ve 5 kapı  seçenekleri de yer alıyordu. Aracın yükünün hafif olması düşük hacimde bir motora gereksinim duyuyordu. Düşük hacimli motorların tasarruf özelliğinden faydalanmak için tam zamanıydı. Bu nedenle yakıttan tasarruf için Honda Civic’de motor hacimleri 1.2 litre ve 1.5 litre olarak üretilmişti.

{pagebreak::İlk Honda Civic}

İlk Civic günümüzde ki modellerine göre oldukça küçük ve hafif olarak üretilmişti. 355 cm boyunda ki bu araç 12 inçlik jantlar, enine yerleştirilmiş motor, ahşap görünümlü konsol ile oldukça eğlenceli bir görünüme sahipti. Araçta o zamanlar isteğe bağlı olarak klima ve arka silecek alternatifi de bulunuyordu.

1169cc lik motor kullanılan Civic modeli 68 beygirlik güç ile 680 Kg ağırlığında ki aracı oldukça rahat bir şekilde hareket ettirebiliyor ve performans sever kullanıcıların da beğenisini kazanmıştı. ABD’de  2200 dolardan satışa sunulan Civic o zamanların en ucuz aracı olarak kendinden epeyce söz ettirmişti.  Otomobili daha çok ön plana çıkaran olay ise CVCC (Kontrollü girdaplı yanma odası) özelliği oldu. Bu özellikle ABD’ de pahalı olan kurşunsuz benzine gerek kalmadan ABD emisyon standartlarını yakalayabiliyor olmasıydı. Civic’in 1984 Yılına kadar üretimi çeşitli modifikasyonlarla devam etti.

{pagebreak::2. Nesil Honda Civic 1980-1984}

7 Yıl boyunca tek olan Civic nesli yeni tasarımıyla 1980 yılında bu saltanata son verdi. Yeni tasarımı ilk modeline göre fazla değişim göstermeden düzenlenen yeni Civic’ teki farklar ise daha düz çizgiler ve şanzuman seçenekleri oldu. 1982 de ortaya çıkan Fuel Economy modeli ile tüketicilerin dikkatlerini bir anda üzerine çeken Civic 4.3 litre şehir dışı, 5.7 şehir içi yakıt tüketimiyle model ismini başarıyla taşıyordu.

Honda Civic 2. nesli ile 3 Milyonun üzerinde bir satış rakamını elde etmişti

{pagebreak::3. Nesil Honda Civic1984-1987}

2. Nesil Honda Civic’ten imaj olarak tamamen yenilnen Civic, yeni tasarımıyla yeni rekorların altına imzasını attı. Ara.da 1.5 litrelik 76 beygir gücünde motor kullanıldı. Motor performansının büyümesiyle araç biraz daha genişledi. Değişen iç ve dış tasarımı ile eski modellerinden çok daha başarılı satış elde eden Civic ABD’ fabrikasında bantlarda yerini aldı.

  

Yeni tasarımı ile Civic Daha sportif bir görünüm kazanmıştı 

{pagebreak::Honda CRX SI}

1987 Yılına kadar üretimi çeşitli eklentilerle devam eden 3. Nesil Honda Civic’in CRX modeli oldukça ses getirmişti. 1985 Yılında üretilen Honda CRX SI modeli hız tutkunlarına verilecek en iyi ve ucuz marka sorularına cevap olmuştu. 1.5 Litrelik motoruyla 100 beygir güç üreten bu araç 0’dan 100 Km’lik hıza 8.7 saniye gibi kısa bir sürede ulaşması aracın karizmasını epey arttırmıştı.

1985 Model Honda CRX

{pagebreak::Honda Civic 4. Nesil 1987-1991}

Civic 4. nesili ile geride ki başarı ve performans dolu çizgisini daha üst seviyelere çıkardı. Aracın dizaynı her yeni bir model de daha da genişleyerek kullanıcılara sunuldu. 4. Nesil Civic’de motor performansı da epeyce artmıştı. Araca gelen ek donanımlar sayesinde konfor ve performans sever kullanıcıların Civic’i tercih etmesine sebep oldu.

Civic yeni tasarımının yanında daha güçlü motor seçenekleri ve konfor üreten özellikleriyle de dikkat çekti. Araç 1.5 litre 92 beygir ve 1.6 litre benzinli 105 beygir motor seçenekleriyle Sedan, Hatchback ve Coupe seçenek üretildi. Bu modeller içerisinde öylesine güçlü bir model vardı ki oda Si-R modeli 1.6 litrelik motor ile 160 beygirlik güce sahipti.

 {pagebreak::Honda Civic 5. Nesil 1991-1995}

Her yeni nesilde genişleyen hacmiyle karşımıza çıkan Civic’in yeni tasarımı da bu düzeni bozmadı ve Civic 1991 yılında daha geniş bir tasarımla üretildi. Otomobilin daha güvenli sınıflarda seyir etmesi için ABS ve airbag  gibi can kurtaran donanımlar da eklendi. Motor seçenekleri ise 1.5 litre karbüratörlü 90 beygir, 1.6 litre enjeksiyonlu 130 beygir, 1.6 litre VTEC-E 160 beygir, ve 1.5 litre VTEC-E 92 beygir olan modelleriyle performans severlerin tutkusu olmaya devam etti.

1993 Model Honda Civic Coupe

{pagebreak::6.Nesil Honda Civic 1995-2000}

Yıl 1995‘i gösterdiğinde Honda Civic genişleyen tasarımıyla bir kez daha üretildi. Her geçen modelinde daha sportif bir görünüm elde eden Civic, 6. nesilinde öyle bir canavar üretti ki hız tutkunları Civic  VTI ismini performans olarak anmaya başladı.1.4 litre  ve 1.6 litre benzinli modelleriyle satışa sunuldu.

1996 Model Honda Civic

{pagebreak::Honda Civic VTI}

Modifiye tutkunlarının bağımlı olduğu modellerden birisi olan Honda Civic‘in ürettiği VTI modeli 1.6 litrelik motor hacmi ile 160 beygirlik bir güç üreten motora ve hafif kasaya sahip olması artıları aracın hala en çok aranan 2. el araç olmasını sağladı. 

Türk modifiye severler tarafından biçimlendirilmiş Civic VTI

{pagebreak::Honda Civic }

 Hayal gücünü geliştiren modifiyeciler çılgın tasarımlar üretti

{pagebreak::Honda Civic 7 Nesil}
 

7 Nesilde daha yumuşak hatlara sahip olan Civic bu modeliyle epey ses getirdi. Daha lüks bir tasarıma sahip olan Civic Euro NCAP testlerinde yaya güvenliği konusunda en yüksek notu almış oldu. Çevreye duyarlılığı da elden bırakmayan Civic’ hem modifiye tutkunlarına, hem tasarruf arayanlara, hem de aile otomobili arayanlar için alternatif olmayı başardı.

7. Nesil 2002 model Honda Civic

Honda 7 nesil aracına 2005 de ufak bir makyaj yaparak daha keskin hatlar ve sportif bir görünüm kazandırdı. Ayrıca Type- R serisi aracı hem güvenlik hem görünüm bakımından hem de hız bakımından müthiş bir araç olarak adlandırıldı. Type-R 2.0 litrelik 201 beygir gücündeki DOHC i-VTEC motorundan çıkan kalın ve yırtıcı ses ile otomobil tutkunlarının beğenisini kazanmıştır.

{pagebreak::Honda Civic Type-R}

Honda Civic Type-R modifiye tutkunlarının geliştirlmesine en yatkın olan araçlardan birisi

{pagebreak::Honda Civic 8. Nesil}

1972 Yılından beri günümüze kadar gelen Honda Civic tarihi 8. nesil Civic ile bir virgül daha koyarak tarihine devam etmekte, tasarımı Avrupa ve ülkemiz de oldukça ses getirdi. İç dizaynı alışılmışın dışında tasarlanan bu araç sportif adını neslinden geldiği gibi gelecek nesillerine de aktaracak gibi duruyor.


Güvenlik bakımından da başarılı sonuçlar elde eden yeni Civic Hatcback modeliyle de oldukça iyi bir tasarıma sahip. Hatcback 4 kapı modelinde arka kapı kollarının cam çıtaları arasına gizlenmesi tek kapı spor bir otomobil görünümüyle kullanıcıların egolarını tatmin etmesine yardımcı oldu.

{pagebreak::Honda Civic Type-R }

 

Honda Civic Type-R

Type R tasarımında amaç yarışlarda kullanmak için geliştirilmişti, araç ağırığında azaltmak ve performans seviyelerini yükseltmek, yol tutuş kabiliyeti ve güvenlik gibi konuları da üst seviylere çıkartmakdı. Honda Type R bunu başardı sokakları yarış pistine çevirdi. Aracın eksoz sesi modifiyeci kullanıcıların hız isteklerini artıracak kadar şahane.

:: Japon araçlarından en çok beğendiğiniz otomobil markası ve modeli hangisidir?


 

 

 

100 Yıl Öncesinin Teknoloji Harikaları

Günümüzün teknoloji harikası cihazları ile yapılabileceklerin sınırı neredeyse yok. Ancak durum her zaman böyle değildi. 21.yüzyılı yaşadığımız şu günlerde teknoloji hayatımızın her anına girmişken, bundan sadece 100 yıl önce durum çok farklıydı.

100 yıl önce bazı şeyleri yapmak daha zordu

Teknolojinin yüz, yüz elli yıllık bir dönem içinde ne seviyeye geldiğini en iyi anlamanın yolu 1800′lerin sonları ile 1900′lü yılların başlarında kullanılan cihazları görmekten geçiyor. İşte karşınızda geçen yüzyılın en teknolojik cihazları.

{pagebreak::Randevuları unutmamak için}

Randevuları unutmamak için

Bu cihazın görevi randevuları hatırlatmak. Randevunuzun gününü ve saatini ayarladığınızda, o tarih gelince cihaz kağıda önceden yazılmış randevu notunu size gösterip alarmını çalıyor.

{pagebreak::Sayfa çevirirken yorulmayın}

Sayfa çevirirken yorulmayın

Maurice Collins adlı bu koleksiyoncunun elinde tuttuğu cihaz 1880 yılından kalma bir sayfa çevirici. Cihazda bulunan kol belli zaman aralıklarında sayfayı otomatik olarak çeviriyor.

{pagebreak::Otomatik çay dökücü}

Otomatik çay dökücü

Otomatik çay dökücü adlı bu cihazın üst kısmına bastırdığınızda, alttaki sıcak su ile çay karışarak fincana dökülüyor.

{pagebreak::Ampullü gözlük}

Ampullü gözlük

1920 yılında üretilen bu gözlük karanlıkta kitap okumak için birebir. Üzerine iki adet ampul yerleştirilen gözlüğü elektriğe bağlayıp karanlığı aydınlatabilirsiniz.

{pagebreak::Periskop gözlük}

Periskop gözlük

Yattığınız yerden kitap ya da gazete okurken boynunuz ağrımasın diye üretilen bu gözlüğün üzerine iki adet küçük periskop yer alıyor. Bu sayede yukarı doğru baksanız bile aşağıda duran gazeteyi okuyabiliyorsunuz.

{pagebreak::Traş makinesi}

Traş makinesi

1940′ta üretilmiş bir traş makinesi. Elektrik kullanmayan bu cihaz, alt tarafındaki ipi çekince kuruluyor ve bıçak kısmı hızlıca dönmeye başlıyor.

{pagebreak::Yangın bombası}

Yangın bombası

 

1880′li yıllarda kullanılan bir yangın söndürme bombası. İçine yangın söndürücü kimyasallar doldurulan bu camdan yapılmış bomba, ateşin yoğun olduğu yerlere atılıyordu.

:: Bu eski cihazlardan en ilginci sizce hangisi?

LG ile Vuvuzela Derdine Son

LG’nin tüm LCD, Plazma ve 3D Full LED televizyonlarında bulunan Clear Voice (Net Ses) özelliği sayesinde istemediğiniz sesleri engelleyerek, maçları statta olduğunuzdan bile daha net duyarak izleyebileceksiniz. İnsan seslerinin ön plana çıkarılmasına olanak sağlayan teknoloji ile Vuvuzela, tezahürat ve diğer sesler maç keyfinizi bölemeyecek.

 

LG ile Dünya Kupası döneminde keyfinizi hiçbir ses kaçıramayacak.

:: Kupa maçlarını izlerken Vuvuzela  sesi sizlerin de sinirlerini bozuyor mu?

Günün Bedava Oyunu

25.Yüzyılda, beklenen şey olmuş ve Üçüncü Dünya Savaşı gerçekleşmiştir. Dünya nüfusu üstünde büyük bir kıyıma neden olan savaş, hayatta kalan insanları uzayda kolonileşmeye iter. Çünkü kullanılan silahlar, yeryüzünde besin yetiştirilmesini olanaksız kılmıştır.

 

{pagebreak::Yer Kontrolü Emrinizde}

Şimdi ise, insanların yerleştiği ve pek de güzel buldukları gezegenin karanlık sırrı açığa çıktı: Sierra firmasının medari-iftihar yapımlarından Ground Control, insanların aralarında uzlaşmaya mecbur olduğu ve gizli antik kötülükle yüzleşmelerini konu alıyor. RTS oyunu, hem internet bağlantısı ile çoklu oyuncu hem de tek kişilik senaryoda keyif veriyor. 2000’li yılların başına göre, son derece başarılı grafikleri de cabası.

 

Gelişmiş yapay zeka ile boğuşurken, sizi gerçekten şok edecek senaryo sürprizleri ile karşılaşıyorsunuz. Ground Control’ü denemek için bu bağlantıyı tıklamanız ve yaşınızı belirtip, kayıt olmanız yeterli.

Oyunun Künyesi

Yapımcı: Sierra
Dağıtımcı: File Planet
Diskte kapladığı alan: 400 MB 

:: Favori strateji yapımınız nedir? Sizce iyi bir RTS yapımında, nelerin bulunması şarttır?