Haftanın Web Siteleri

İnternet artık çağımızın değişmez gereksinimlerinden biri. Hem eğitim hem de iş için bu sanal dünyadan faydalanıyoruz.

Ama web üzerinde o kadar fazla sayfa var ki, çoğu zaman aradığınızı bulmak bir hayli zor oluyor. Teknoloji sayesinde artık devletle ilgili işleriniz için memurların yanına gitmenize gerek yok. E-Devlet hizmetleri sizi birçok zahmet kurtaracak.

İnternet sadece eğlence aracı değildir, tuvaleti bile bulunmayan okullara yardım eden bir sanal kampanyaya destek olun. Artık DJ olmak için, kendinize milyarlık cihazlar ya da karışık programlar almanıza gerek yok. Sanal dünyada DJ olmak zaten bir fare tıklamasına bakıyor.

İşte haftanın web siteleri…

{pagebreak::Geç de olsa Posta internette }

Geç de olsa Posta internette

Posta gazetesi renkli içeriği sayesinde uyun yıllar boyunca en çok okunan gazete ünvanını elinden bırakmayan bir yayın kuruluşuydu. Her ne kadar şu sıralar bu durum biraz değişmiş olsa da gazete hala ilk 10‘daki yerini koruyor.


www.posta.com.tr

Posta‘yı en çok satanlar listesindeki diğer gazetelerden farklı yapan bir unsur ise yayın organın bir türlü internet alemine geçiş yapmamasıydı. Ancak gazete son birkaç aydır, resmi web sitesiyle internetten de okuyucularına haberler veriyor.

Renkli bir tasarıma sahip olan Posta.com.tr gazeteden farklı bir içeriğe sahip. Günlük haberler dışında teknoloji yazıları, videolar ve fotoğraf galerini bu sitede bulmak mümkün.

{pagebreak::Amatör yazarların ortak adresi}

Amatör yazarların ortak adresi

İnternet, duygularını yazıya dökmek isteyen insanlar için bulunmaz bir nimet. Edebiyata düşkün olan bu kişiler yazı ya da şiirlerini web üzerinden yayıp binlerce insana ulaşabiliyor.


www.edebiyatdefteri.com

Bu sayede fikirleri ve duyguları bir hedef kitle oluşturuyor. Edebiyatdefteri.com da bu mantıkla hazırlanmış bir site.

Siteye üye olan kişiler yazılarını, mektuplarını şiirlerini ya da denemelerini burada yayınlayabiliyor. Ayrıca sitede bulunan etkilinler bölümünde kültürel organizasyonlarla ilgili haberlere de yer veriliyor.

{pagebreak::Robot severler bir araya geliyor}

Robot severler bir araya geliyor

Bilimkurgu yapıtlarının değişilmez üyeleri robotlar, günümüz teknolojisi sayesinde giderek daha gerçekçi hale geliyor. Şu anda belki bir Terminator kadar yetenekli robotlar yapılmıyor; ancak günümüzde hem bireysel araştırmacılar hem de kurumlar iddialı modeller geliştirmeye başladı.


robotbrighton.ning.com

Robotbrighton.ning.com dünya çapındaki robot hayranlarının buluşma noktası. Bu sitede amatör mucitler, kendi geliştirdikleri robot projelerini paylaşıyor. Bu teknoloji hakkında fikirlerini de paylaşan üyelerin bazıları, gerçekten izleyeni büyüleyen robotlar tasarlamış.

{pagebreak::İngilizce öğretmenleri ve öğrenciler için}

İngilizce öğretmenleri ve öğrenciler için

İnternet ortak bir amacı olan kişilerin bir araya gelmesini sağlayan en önemli araçlardan biri. Bu hafta yer verdiğimiz iolpmezunu.com da, İngilizce Öğretmenleri ve Lisans öğrencileri için oldukça faydalı bir içeriğe sahip.

Siteye adını veren Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesine bağlı, İngilizce Ögretmenligi Lisans Programı adlı bölümü hakkında birçok ilginç bilgiye sayfa içerisinde erişmek mümkün. Bu bölümden mezun olan ya da hala okuyan öğrenciler ise alanlarıyla ilgili faydalı makale ve ipucu bilgilerine buradan ulaşabiliyor.

{pagebreak::Devletin sanal yüzü}

Devletin sanal yüzü

Bu hafta size devletimizin pek bilinmeyen bir yüzünü tanıtacağız. Hızla gelişen e-Devlet hizmetlerini kullanmak için, Turkiye.gov.tr adlı siteye girmeniz gerekiyor. Sayfayı gezdiğiniz zaman aslında hayatınızı kolaylaştıracak birçok işlemi buradan yapabileceğinizi görüyorsunuz.

www.turkiye.gov.tr

Yeni yapılan düzenlemelerle askerlikle ilgili bazı işlemleri de e-Devlet üzerinden yapmak mümkün olacak. Şu anda bu site üzerinden, SSK işlemlerin, vergi sorgulama, doğum ve nüfusla ilgili işlemler yapılabiliyor. Devletin internet kapısı üzerinden işlem yapmak için PTT‘den eDevlet şifresi almanız gerekiyor.

{pagebreak::Okullar için sosyal yardım kampanyası}

Okullar için sosyal yardım kampanyası

Ülkemizin kanayan yaralarından biri de, bazı ilköğretim okullarının eğitimin sürdürülmesi için gerekli donanıma sahip olmaması. Bazıları ücra köşelerde bulunan bu okullarda tuvalet bile bulunmayabiliyor.

Sosyal sorumluluk kampanyası olarak oluşturulan okulumuzatuvalet.org adlı site bir nebze de olsa bu kanayan yarayı durdurmaya çalışıyor.

www.okulumuzatuvalet.org

Siteye girdiğiniz zaman, düzgün tuvalete ihtiyacı olan okulların listesine ulaşıyorsunuz. Yardım etmek istediğiniz okulun ismine tıkladığınız zaman, karşınıza bir form çıkıyor. Buraya yapacağınız yardımın kurumsal mı yoksa bireysel mi olacağını belirtiyorsunuz. Daha sonra ise, ilgili okuldan yetkililer sizinle iletişime geçiyor.

{pagebreak::Çözüm sunan web sitesi}

Çözüm sunan web sitesi

Teknolojiyle ilgili sorun yaşayan kişiler internetin nimetlerinden faydalanıp sorunlarını çözmeye çalışıyor. Bu çok yaygın yöntem nedeniyle bu konsept üzerinden hizmet veren onlarca site bulunuyor.


www.cozumpark.com

Cozumpark.com adlı sitede, aynı mantıkla hazırlanmış. Ancak biraz daha profesyonel ve olayın BT yönünü hedefleyen site, ünlü firmaların ve programların sorunlarını kullanıcılarıyla buluşturuyor.

Merak ettiğiniz sorunlar hakkında makale ya da videoları buradan bulmanız mümkün.

{pagebreak::Sanal DJ olun}

Sanal DJ olun

Flash‘la hazırlanmış ilginç sitelere mümkün olduğu kadar yer vermeye çalışıyoruz. Yaratıcılığın zorlandığı bu siteler, ziyaretçilerine keyifli anlar vaad ediyor. Ancak bu programla hazırlanmış siteler arasında Hobnox gerçekten ayrı bir yere sahip.


www.hobnox.com

Bu sayfada kendi müziğini yapıyorsunuz. DJ‘lerin kullandığı gelişmiş sistem ve programları biliyorsunuzdur. Hobnox adlı site bu iki sistemi Flash tabanıyla birleştirmiş.

Sayfaya girdiğiniz zaman seçtiğiniz müzik türüne göre karşınıza Flash animasyonuyla hazırlanmış müzik cihazları çıkıyor. Farenizin yardımıyla aynı gerçek bir cihaz gibi buradaki her tuşa basıp kendi müziğinizi yapabiliyorsunuz.

:: Bu sitelerden en çok hangisi ilginizi çekti?

 

 

Çift Ekranlı Yeni Samsung’lar

Samsung, geçen yıl piyasaya çıkardığı çift LCD ekranlı dijital kamera ailesini PL150 ve PL100 modelleri ile genişletti.

Samsung’un çift ekranlı LCD teknolojisine sahip yeni PL150 ve PL100 fotoğraf makineleri, fotoğraf makinesinin hem önünü hem de arkasını kullanarak, fotoğraf çekmeyi daha kolay hale getiriyor.

Samsung, çift ekranlı serisini devam ettiriyor

Yeni özellikler

PL150 ve PL100′ün önünde yer alan 1.5 inç renkli LCD ekran, kullanıcıların çekeceği kareyi görmelerini sağlıyor. Aynı zamanda yeni bir özellik sayesinde de 1.5 inçlik ön LCD ekranla fotoğrafın yanı sıra video da çekebiliyor.

PL150 ile kullanıcılar saniyede 30 kare 720p HD video kaydedebilirken isteğe bağlı olarak kullanılabilen HDMI adaptör sayesinde HDTV veya HD ekranlarında dijital karelerinin yanı sıra HD videoları da izleyebilirsiniz.

:: Çift ekranlı fotoğraf makinesi fikrini beğeniyor musunuz?

Bilgisayarlar Krizi Yendi

2010′un ilk çeyreğinin sona ermesiyle birlikte, tüm dünyada her sektörün ve hemen her şirketin bu dönem içinde neler yaptığı açıklanmaya başladı.

IDC adlı pazar araştırma şirketinin açıkladığı rakamlara göre tüm dünyada bilgisayar pazarı artış trendine girmiş durumda.

PC pazarında HP liderliği koruyor. Onu sırasıyla Acer, Dell, Lenovo ve Toshiba takip ediyor

Geçen seneye göre daha iyi

2010 yılının ilk çeyreğinde tüm dünyada toplam 79,1 milyon adet bilgisayar piyasaya sürüldü. Bu miktar, 2009′un ilk çeyreğine göre %24,2′lik bir artış anlamına geliyor.

Yaşanan bu artış, bilgisayar pazarının geçtiğimiz yıl yaşanan ekonomik durgunluğu aştığı şeklinde yorumlanabilir.

:: Sizce PC pazarı ekonomik krizi geride bıraktı mı?

Yılın Karşılaştırması: iPad vs. iPhone

iPhone piyasaya sürüldüğü dönemden bu yana, akılı telefon sektöründe zirvelerden inmeyen bir telefon oldu. Apple, her zaman iPhone platformuna büyük destek yaptı. Apple uygulama mağazası da, bünyesindeki yüzbinlerce uygulama ile iPhone platformunun, sektörde hızla yükselmesini sağladı.

2009 Haziranı‘nda piyasaya sürülen iPhone 3GS ile birlikte iPhone, bir kez daha zirveye demir atmayı başarmıştı. Şimdi iPhone’a bir kardeş geldi: iPad!

Aslında iPad’e iPhone’un kardeşi diyemeyiz. Zira yepyeni bir sektöre öncülük yapıyor iPad. Bu sektörün adı Tablet PC. Sektörün, son kullanıcı düzleminde ne gibi karşılıkları var henüz bilinmiyor.

Dolayısıyla Apple, iPad’i piyasaya sürerek belki pastadan büyük bir dilim kapmayı garantiledi fakat, çok da cesur bir harekete imza atmış oldu. Bu bağlamda iPad’e, iPhone’un üvey kardeşi diyebiliriz. Zira sektörleri farklı, fakat görünüşleri hemen hemen aynı!

{pagebreak::Sektörde Durumlar Neler}

Sektörde Durumlar Neler

Tablet PC sektöründe cevabı bilinmeyen birçok soru mevcut. Bunların arasında şüphesiz ki en önemlisi, teknoloji kullanıcılarının sektöre ilgisi olup olmayacağıdır.

Eğer iPad‘in satışları başarılı giderse (ki görünüşe göre iPad’in başarısı beklenenden de fazla olacak), diğer firmalar Tablet PC geliştirmeye hız verecek. Halihazırda Microsoft ve HP‘nin ortaklaşa bir çalışma içerisine girerek, yeni bir Tablet PC üzerinde çalıştığını biliyoruz.

Aynı şekilde, HTC de bir Tablet PC projesine sahip. iPad’in oluşturduğu pastadan daha fazla dilim kapmaya çalışan firmalar, iPad’in davranışlarına göre stratejilerini kesinleştirecek.

{pagebreak::iPhone ve iPad}

iPhone ve iPad

iPhone konusuna geri dönelim. iPhone 3GS piyasaya sürüldüğünden itibaren cihaz yoğun ilgi görüyor. Teknoloji kullanıcıları, iPhone’u seviyor diyebiliriz. Hatta iPhone’un fanatikleri bile mevcut. Apple, bu kadar sadık bir hayran kitlesi elde etmişken, birçok açıdan eleştirilen iPad’i, bu kullanıcılara sevdirmeyi başarabilecek mi?

Kendi oluşturduğu bir kitle, yine kendi ürettiği bir ürünü yerin dibine sokacak mı? Bunu, iki cihazın karşılaştırmasını yaptıktan sonra düşünelim. Fakat bir yandan da, iPhone 3GS’in akıllı telefon, iPad’in ise Tablet PC olduğunu unutmayalım.

Yani iki cihaz da farklı kulvarlarda mücadele edecek. Peki bu karşılaştırma niye? Bu karşılaştırma ile birlikte sadık Apple kullanıcılarının, yine bir diğer Apple ürünü olan iPad’i benimseyip benimsemeyecekleri konusunda fikir yürüteceğiz. Dolayısıyla olaya aynı pazardaki ürünlerin karşılaştırması olarak bakmaktan ziyade, iki multimedya ürününün özelliklerini tartmak olarak bakabiliriz.

{pagebreak::Yongaseti ve Grafik}

Yongaseti ve Grafik

iPhone 3GS’in en başarılı olduğu konulardan biri işlemcisi. Samsung ARM Cortex-A8 tabanlı S5PC100 yongasetini kullanan iPhone 3GS, 600 MHz işlemci hızına sahip. Bu, iPhone 3GS’in başarılı olduğu bir alandı. iPad’in işlemcisi ile iPhone 3GS’in işlemcisini karşılaştırmak için ise bir dizi mobil benchmark testi yapmak gerekiyor.

Zira Apple, bu sefer bir başka firmanın geliştirdiği yongaseti kullanmaktansa, kendi ürettiği ARM tabanlı The Apple A4 işlemcisini kullanıyor.


iPhone 3GS’nin işlemcisi

İşlemci hızı ise 1 GHz. iPad’in işlemcisinin işlemci hızının 1 GHz olmasına karşın iPhone 3GS’ten çok daha üstün bir performans gösterememesi, hiç de sürpriz olmaz. Ayrıca, iPhone 3GS 16GB veya 32GB versiyonları ile piyasaya sürüldü. iPad, bu seçeneği 64GB’a kadar çıkarıyor.

{pagebreak::Grafik Altyapısı}

Grafik Altyapısı

Grafik konusuna gelirsek, iPad burada iPhone ile kafa kafaya gidiyor diyebiliriz. İki cihaz da PowerVR SGX grafik yongasetini kullanıyor. Bu, geliştiriciler açısından oldukça önemli bir olay. Zira iki platformun da farklı altyapılar kullanması sebebiyle biri için üretilene uygulama, diğeriyle uyumlu olmayacak.

Dolayısıyla geliştiriciler, uygulama mağazasına eklemek üzerine bir uygulama geliştirirlerken iki farklı platform üzerinde de çalışmaları gerekecek. Kullanıcıya ise bu, büyük ihtimalle uygulamanın fiyatının artması olarak yansıyacak.


iPad’in güçlü grafik yongaseti sayesinde gelişmiş grafikleri cihazda görmek mümkün

Grafikten bahsettikten sonra şimdi de, bu grafiklerin kullanıcılara nasıl aktarılacağından bahsedelim. Bu alanda iPhone’un, iPad’e karşı üstünlük taslayamayacağını tahmin edebiliyorsunuzdur. iPhone 3GS, iPad’in ekranından çok daha küçük bir ekrana sahip.

{pagebreak::Dış Özellikler}

Dış Özellikler

Çoklu dokunma teknolojisine sahip 3.5 inç’lik iPhone‘un ekran çözünürlüğü ise 480×320. iPad‘in ise 9.7 inç’lik LED arka ışıklandırmalı ekranının çözünürlüğü ise 1024×768. Çoklu dokunma, iPad’te de mevcut tabii ki.

Galibinin kağıt üzerinde kazandığı belli olan ekran konusunda iPad, iPhone 3GS karşısında avantajlı duruma geçiyor. Bu aşamada şu soru akıllara geliyor. iPad, ekran konusunda iPhone 3GS’ten daha üstün özelliklere sahipken, daha iyi bir grafik işlemcisine sahip olamaz mıydı?

{pagebreak::Ağ Bağlantıları}

Ağ Bağlantıları

iPad’in piyasaya sürülmesinin ardından satış raporları da hazırlanmaya başlandı. İki adet iPad sürümü raflardaki yerini aldı. Bunlardan biri standart iPad iken, diğeri 3G özelliklerine sahip iPad olacak. Standart iPad’te ise 802.11n Wi-Fi özelliği bulunuyor.

Bu sayede cihaz, internete bağlanabiliyor ve çeşitli VoiP yazılımları aracılığıyla diğer kullanıcılarla bire bir olarak (sesli/görüntülü) iletişime geçebiliyor. Bu durum, tıpkı iPhone ile iPod Touch arasındaki duruma benziyor. iPod Touch’ta da Wi-Fi özellikleri sayesinde internete, dolayısıyla diğer internet kullanıcıları ile iletişime geçilebiliyordu.

Ayrıca Bluetooth teknolojisi sayesinde kullanıcıların seçenekleri de iPhone 3GS’e bir adım daha yaklaşıyor. Fakat tahmin edersiniz ki, ne olursa olsun iletişim konusunda iPad’in iPhone 3GS‘yi geçmesi beklenemez.

{pagebreak::Sonuç}

Sonuç

iPad, tıpkı iPhone 3GS gibi hassas ışık sensörüne sahip. Fakat iPhone’da olduğuğ gibi, işinizi yarım bırakacak şekilde cihazın ışığı birden bire kapanmıyor. Zira bu sorunun en çok görüldüğü telefonla konuşma olayı, iPad’te yer almıyor. Apple’ın ses ürünleriyle bire bir uyumlu olması, iPad için belki de en büyük ama gizli avantajlardan biri diyebiliriz.

Dokunmatik ekranın kullanımı, iPhone 3GS ile aynı fakat büyük ekran olması dolayısıyla parmak hareketlerini yaparken, kendinizi iPhone kadar rahat hissetmeyebilirsiniz. Ağırlık konusuna gelirsek, işin en ayırıcı kısmının burada yer aldığını söylemeden edemeyeceğim. Ayrıca iPad, iPhone 3GS’ten 1.2 inç daha kalın. Ağırlığı ise iPhone 3GS’in 3 katına kadar çıkabiliyor (versiyona göre değişiyor).

Sonuç olarak, eğer aklınızda iPad almak varsa, almak istediğiniz cihazın hemen hemen her özelliği iPhone 3GS‘te mevccut. Fakat küçük ekran kullanmak istemiyor ve daha kompakt bir cihaz arıyorsanız, iPad’in sizi kesinlikle memnun edeceğini söyleyebiliriz.

:: Sizce iPad, sektörde iPhone kadar ilgi görecek mi?

Palm Nisan’da Geliyor!

WebOS işletim sistemi ile pazardaki payını büyütmeyi hedefleyen Palm, Pre Plus ve Pixi Plus modelleri ile Amerika’da epey talep görmüştü. Linux tabanlı WebOS işletim sisteminin kolay yazılım geliştirme altyapısı ile ileri teknoloji ürünü cihazlar hiç şüphe yok ki bu ilgiyi tetikleyen en önemli iki unsur.

WebOS’in nimetlerinden ve Palm’ın başarılı akıllı telefonlarından artık Avrupa’daki mobil meraklıları da faydalanabilecek. Ne zaman geleceği merak konusu olan Palm Pre Plus ve Pixi Plus Nisan ayının son günlerinde Avrupa’da satışa çıkmış olacağı açıklandı. Sony Ericsson, Motorola ve LG’nin Androidlileri, Nokia’nın Symbianlısının ardından Palm’ın WebOSli akıllı telefonları yılın ikinci çeyreğinde pazarda büyük bir savaş yaşanmasına neden olacak.

:: Palm’ın akıllı telefonlarını beğeniyor musunuz?

Yine Apple, Yine Olay!

Tek günümüz Apple’sız geçmiyor desek yeridir. Ama iyi ama kötü haberlere konu alan Apple, bilişim sektörünün gündemden düşmüyor. Şimdi de; dünyanın en saygın ödüllerinden Pulitzer’e hak kazanan karikatürist Mark Fiore’nin yapıtları, App Store’dan çıkarıldı.

 

Olayın nedeni “küçük düşürücü, pornografik ve erotik karikatürler” olarak gösterildi. Oysa ki Fiore’nin karikatürleri, bildiğimiz kadarıyla yaşamın her noktasına dokunduran zeka işi yapıtlardan oluşuyor. Aldığı ödül de bunu doğruluyor. Her şeye karşın bize, “Herhalde vardır Apple’ın bir bildiği…” demek düşüyor.

:: Siz, olayı nasıl nitelendiriyorsunuz? Mark Fiore’nin eserlerini inceleme şansınız oldu mu?

En İyi Oyun Telefonları

Mobil oyunlar uçuk ve eğlenceli fikirlerin yanı sıra güçlü grafikleri ile de artık oyun sektöründe ciddi paraların döndüğü bir pazar haline geldi. Cep telefonunda oyun oynamayı seviyorsanız satın alacağınız cihazın güçlü donanımının yanında dikkat etmeniz gereken bir başka husus da telefonda kullanılan mobil işletim sistemi konusu. Yazımızda donanım – yazılım dengesini gözeterek piyasada bulunan en başarılı ve oyun çeşitliliği konusunda en zengin telefonları derledik.

Nokia N97 Mini

Symbian işletim sisteminin an itibariyle en güçlü üyelerinden biri olan N97 Mini, güçlü donanımı ile mobil eğlence sektöründeki en iddialı isimlerin de başını çekiyor. Tam QWERTY klavyesi, başarılı posta özellikleri ve widgetlarının yanı sıra şık tasarımı, N97 Mini’yi iş telefonu kalıplarına sürüklese de onunla vakit geçirmek de bir hayli eğlenceli.

 

5. Sürüm Symbian işletim sistemi sayesinde geniş bir mobil yazılım arşivini kullanabilen cihaz, kullanıcısına keyifli vakit geçirmek için Ovi Store’un da etkisiyle yüzlerce farklı seçenek sunuyor. Güçlü donanımı sayesinde etkileyici 3D grafiklerin altından başarıyla kalkan N97’nin küçük kardeşi, yüksek çözünürlüklü geniş ekranı ile eğlence için zaman ve mekan sınırını ortadan kaldırıyor. Ayrıca N97 Mini’nin yanında gelen TV bağlantı kablosu sayesinde ekran görüntüsünü birebir olarak televizyon ekranına yansıtabilir eğlenceye daha büyük bir ekranda kaldığınız yerden devam edebilirsiniz.

{pagebreak::Samsung i5700 Galaxy}

Samsung i5700 Galaxy

Samsung’un ülkemize getirdiği ikinci Android işletim sistemine sahip mobil cihaz olan Samsung i5700 Galaxy, güçlü donanımı ile dikkat çekiyor. Geniş dokunmatik ekranına rağmen 1500 mAh kapasiteli pili ile 11 saate kadar konuşma süresi sunabilen cihazın bekleme süresi ise tam 650 saat. Bu sayede mobil eğlence deneyimini asla yarıda bırakmayan Samsung i5700 Galaxy’nin, ükemizde satılan modellerde eski bir Android sürümü olan Android OS 1.5’i (Cupcake) kullanması olumsuz bir durum olarak karşımıza çıkıyor.

 

Buna rağmen mobilin yükselen değeri Android için her geçen gün onlarca yeni yazımlın geliştirilmesi ve sistemin olabildiğince özgür yazılım geliştirme ortamı, güçlü grafiklere sahip oyunların hızlı bir şekilde türemesine olanak tanıyor. Bu durum da Android’in her geçen gün biraz daha güçlenmiş olmasını sağlıyor. Samsung i5700 Galaxy ülkemizde satılan en başarılı Androidli akıllı telefonlardan biri sıfatını hak etmiş cihazlardan.

{pagebreak::HTC Hero}

HTC Hero

HTC’nin tüm dünyada çok sevilen akıllı telefonu Hero, bir süredir ülkemizde de satışta. Adroid OS 1.5 işletim sistemi ile kullanıcılara sunulan cihazın işletim sistemi 2.1 Eclair firmware’ı ile yakın zamanda güncel bir yapıya kavuşacak. Güçlü donanımı ve Android’in etkinliğiyle en başarılı mobil deneyimlerinden birini yaşatıyor HTC Hero.


Çoklu ortam özellikleri ile de göz dolduran Tayvanlı üreticinin Androidlisi, 3.2 inçlik 320×480 piksel dokunmatik ekrana sahip. Güncel bir mobil cihazda bulunmasını isteyebileceğiniz tüm teknolojileri üzerinde taşıyan Hero, uzun pil ömrü ile eğlenceyi asla yarıda kesmiyor. 1350 mAh batarya ile 440 saati bulan bekleme süresi oldukça iyi bir değer.

{pagebreak::Apple iPhone 3G S}

Apple iPhone 3G S

Apple’ın satış rekorları kıran telefonu iPhone, kendi kullanıcı kitlesini yaratan mobil cihazlardan biri. Başarılı dokunmatik ekranı ile mobil cihazlardaki yerleşik değerlerin değişmesinde önemli bir rol üstlenen iPhone, gelmiş geçmiş en hızlı modeli 3G S ile en başarılı eğlence telefonu sıfatının da sahibi.

 

Kısıtlı özelliklerine rağmen iPhone’u böylesine popüler yapan en temel konu hiç şüphe yok ki üçüncü şahıs yazılım desteği. AppStore üzerinde günlük hayatı kolaylaştıran yazılımların yanında, yüzlerce keyifli oyun da yer alıyor. Bu oyunların bazıları öyle başarılı ki görsel anlamda oyun konsollarını kıskandıracak performanslara imza atmayı başarıyor. Son dönemde birçok geliştiricinin iPhone için geliştirdikleri yazılımlarla ciddi kazançlar sağlamaları da, iPhone için hazırlanan hızla mobil içeriğin müthiş bir hızla artmasında etkin rol oynuyor.

{pagebreak::Nokia 5800 Xpress Music}

Nokia 5800 Xpress Music

Nokia’nın dokunmatik ekranlı ilk akıllı telefonu olmasından mıdır yoksa gerçekten fiyat – performans dengesini iyi yakalamış bir mobil cihaz olmasından mıdır bilinmez, 5800 Xpress Music en çok satan Nokialardan biri olarak adını en üstlere yazdırmayı başarmış bir model. Adının da verdiği etki ile bir eğlence telefonundan beklenebilecek tüm istekleri karşılamayı başarıyor 5800 XM.

 

Ovi Store vasıtasıyla kullanıcılarına yüzlerce oyun alternatifi sunabilen cihaz, adeta eğlenceyi avuçlarınızın içine sığdırıyor. Güçlü donanımı ve geniş ekranının yanı sıra televizyon bağlantı kablosu da sunan cihaz ile oyun keyfine geniş televizyon ekranında devam edebiliyorsunuz.

{pagebreak::Samsung i8000 Omnia}

Samsung i8000 Omnia

Güney Koreli üreticinin ülkemizde satışa sunduğu en başarılı akıllı telefonlardan biri i8000 Omnia. Windows Mobile 6.1 işletim sistemine sahip olan cihaz, güçlü donanımı ile de göz dolduruyor. i8000’in 3.1 inçlik AMOLED dokunmatik ekranı 480×800 piksel çözünürlük üretebiliyor.

 

Geniş ekranı ve başarılı ses performansı ile eğlence telefonu sıfatına da pek bir yakışan telefonun, DivX oynatma desteği bulunuyor. Windows Mobile işletim sisteminden aldığı güç ile geniş bir mobil oyun arşivini kullanıcılarının hizmetine sunan i8000 Omnia’nın güçlü donanımı da bu keyfi artırıyor. Ayrıca cihazın 1500 mAh kapasiteli bataryası 430 saat bekleme, 10 saate varan konuşma süresi ile eğlencenin bölünmesini peşinen önlüyor.

{pagebreak::HTC HD2}

HTC HD2

Dünyanın gelmiş geçmiş en başarılı akıllı telefonlarından biri HTC HD2. Bir mobil cihazdan beklenebilecek tüm özelliklere eksiksiz sahip olan HD2, Windows Mobile 6.5 işletim sistemi ile gücünü en üst düzeye taşıyor. 4.3 inçlik dokunmatik ekranı ile 480×800 piksel çözünürlük üreten telefon, sıkıştırılmış pikselli ekranı sayesinde gerçeklik uyandıran görseller sunuyor.

 

Limitleri zorlayan telefon HD2, HTC Sense arayüzü sayesinde birkaç kolay adımda istediğiniz her şeyi yönetebilmenizi sağlıyor. Qualcomm’un 1 GHz’lık mobil işlemcisinden gücünü alan HTC, her türlü mobil uygulamanın ve görsel grafiklerin üstesinden başarıyla gelebiliyor. İş özelliklerinin yanında eğlenceden de asla taviz vermeyen bu cihaz ile oyun oynamak gerçekten apayrı bir keyif.

:: Cep telefonunuzda oyun oynuyor musunuz? Sizin tercihiniz hangisi?

Steam Rehberi 1

Yıldızı Half-Life 2‘yle parlayan Steam adlı platform aslında tüm oyun severlerin mutlaka kullanması gereken bir yazılım. Bu platform üzerinden, yeni çıkan oyunları satın alabiliyorsunuz. Ayrıca, kendinize bir arkadaş listesi oluşturup onlarla online oyun keyfini yaşayabiliyorsunuz.

Steam‘i en ilgi çekici kılan özelliği ise platformun oyunlarda bazen yüzde 50‘yi bile geçen indirimler yapması. Bu program üzerinden satın aldığınız oyunları ise direk bilgisayarınıza indiriyorsunuz. Programı daha iyi kullanmanız için adım adım Steam‘in ayarlarını size anlatacağız. Bu hafta yazılımı kuruluş, kullanıcı hesabı alma gibi detayları sizlere aktardık.

{pagebreak::Programa nasıl ulaşabilrisiniz?}

Programa nasıl ulaşabilrisiniz?

Steam‘i kullanmak için ilk önce platformu yöneteceğiniz bir program yüklemeniz lazım. Bu ufak programın içerisinde, oyunlarınızın listesi, Steam‘in reklam ve haber alanı bulunuyor.

Ayrıca, arkadaş listeniz ve o kişilerle konuşmanız için gerekli özel bir sohbet programıda bu platforma dahil. Steam’e a Half-Life‘ın da yapımcısı olan Valve‘in sitesinden ulaşabilrisiniz. Yazılımı indirmek için bu linke tıklayın.

{pagebreak::Programı yükleme}

Programı yükleme

Steam’i yüklerken öncenllikle dikkat etmeniz gereken unsur, programın kurulu olacağı hard disktir. Çünkü, bundan sonra satın alıp kullanacağınız tüm oyunlar sadece bu sabit diske kayıt edilecek.

En boş olan diskinizi seçtikten sonra ise, programı kurmaya başlayabilirsiniz.


{pagebreak::Kullanıcı hesabı oluşturma }

Kullanıcı hesabı oluşturma

Steam‘daki kullanıcı hesabınız aynı zamanda sizin tüm oyunlarda görünecek olan adınızdır. Bu yüzden kendinize bir takma ad seçerken, bunun ciddiyetinin farkında olun. Yükleme işlemi bittikten sonra karşınıza gelen ekranda kendinize yeni bir kullanıcı adı oluşturun.

Kullanıcı adı seçtikten sonra, kendinize bir de şifre atamanız gerekiyor. Bu konuda da atayacağınız şifreyi unutmamayı dikkat edin. Çünkü, Steam‘daki arkadaş listeleri ve oyun şifreleri tek bir kullanıcı adı için özeldir. Eğer şifreniz kaybolursa, oyun arşivinizde kayboluyor.

Eğer kullanıcı adınız, kullanılmışsa, Steam size alternatif yeni isimler oluşturmanız için yardımcı olur. Önümüzdeki yazımızda, Steam ayarları ve oyun satın almayı anlatacağız.

:: Steam’i hiç kullandınız mı? Programla ilgili en çok merak ettiğiniz konular nelerdir?

 

Google, Twitter Arşivlerini de Arayacak

Son sayımlara göre Twitter’da günde yaklaşık 50 milyon mesaj gönderiliyor, bu da saniyede 600 mesaj ediyor. Twitter‘a göre 2006’dan bu güne toplamda 10 milyar mesaj gönderilmiş. Mikro blog sitesinin tek kötü yanı ise gittikçe artan mesaj arşivi arasından istediğinizi hemen bulamamak.

Geçtiğimiz aylarda Google, Twitter’in yoğun mesaj trafiğine uyum sağlamak için gerçek zamanlı arama çalışmalarına ağırlık verdi. Her iki tarafa büyük fayda sağlayan bu hareket, Google’ın içeriğini güncel tutmasını ve Twitter’ın daha fazla ve etkin kullanılmasını sağlayacak. Bu servis ile mesajlar tarih ve konu olarak da aranabiliyor. Mesajın gönderildiği günü ve saati biliyorsanız bulmak hiç de o kadar zor olmasa gerek.

:: Twitter’ı hangi sıklıkla takip ediyorsunuz?

Yazan: Ayhan Sipahi

Metro 2033 PC İnceleme

Puan: 80/100

Ukraynalı bir yapımcı firma olan 4A Games’in başarılı bir tanıtım ile satışa sunduğu Metro 2033, son zamanların en popüler isimlerinden. Henüz çok genç bir firma olan 4A Games, S.T.A.L.K.E.R.’ın da oyun motoru olan X-Ray’in geliştirilmesinde çalıştıktan sonra, Metro 2033‘ün yapımına koyuldu. Aynı motorun geliştirilmiş bir versiyonu ile hazırlanan oyunun önce ekran görüntüleri ve bol sayıda trailer’ı yayınlandı. Bu sayede gündemde kalan yapım, bir anda hatırı sayılır bir kitlenin merakına neden oldu.

DirectX 11 desteğiyle gelen Metro 2033, ayrıca DX9 ve DX10’da da çalışıyor. Daha açılır açılmaz hoş bir giriş videosuyla karşılayan yapım, ardından şık menü tasarımıyla start alıyor. Detaylı sayılabilecek Options seçeneklerinde, ayarlarımızı kişiselleştirdikten sonra Metro 2033’ün gerilim ve aksiyon dolu dünyasına adım atıyoruz…

{pagebreak::Romandan Oyuna}

Romandan Oyuna

Dmitry Glukhovsky adlı Rus yazarın aynı adlı bir romanından uyarlanan yapım, post apokaliptik, yani felaket sonrası bir dönemi konu alıyor. Günümüzden sonra nükleer bir süreç yaşanmış ve sağ kalan insanların bir kısmı, gelişmiş şehirlerin altlarında yer alan metro ağına saklanmıştır. Yüzeyde kalan şanssızlar ise radyasyonun geri dönüşü olmayan kalıcı etkilerine maruz kalır…

Artık dünya adeta ikiye ayrılmıştır; başkalaşım geçiren yüzeydekiler ve onlardan köşe bucak kaçan metrolarda yaşayan halk… Moskova’nın metro hattında yaşayan insanlardan biri de, yönettiğimiz “Artyom” karakteri.

{pagebreak::Gelecekten Bir Gün}

Gelecekten Bir Gün

Yapım, kurgusu gereği oyunun sekizinci gününde başlıyor. Eğer iyi bir sisteminiz ve ekran kartınız varsa, burada sizi tam bir görsel şölen bekliyor demektir. Metro 2033’ün çevre detayları ve ışık efektleri gerçekten etkileyici görseller sunuyor.

Kısa bir süre gelecekte, The Dark Ones adı verilen yaratık grubuyla karşılaştıktan sonra günümüze (yani 8 gün önceye) dönüyoruz. Yavaş yavaş karanlığın derinliklerine ilerlediğimiz ilk bölümlerde, bir yandan yapımın özelliklerini de tanıyoruz. Örneğin hayati önem taşıyan gaz maskemiz çok önemli. Yüzeye çıktığımız anlarda, bu maske sayesinde nefes alıyoruz. İşin kötü yanı, masketi uzun süre kullanamıyor oluşumuz. Üzerindeki filtrenin değişmesi gerektiği için, arada sırada çıkarmamız gerekiyor. Bu anlarda savunmasız olduğumuzdan, düşman saldırılarını buyur eder konumdayız. Maskeyi değiştirmezsek, bu sefer de temiz havasızlıktan zehirlenerek ölüyoruz…

{pagebreak::Görevli}

Görevli

Yapımda görev aldığımızda, “M” tuşuna basarak bilgileri ve gideceğimiz yönü görebiliyoruz. Bu konuda epey orijinal bir fikir sunan 4A Games, görevlerin yazdığı bölümü oyunun içine yedirmiş. Öyle ki, “M”ye basınca, sağ elimize bir dosya alıyoruz. Bunun üzerinde görevin ne olduğu yazıyor. Bu sırada oyunun içerisindeyiz tabii. Aynı zamanda yanda da açılan ok işareti sayesinde, gideceğimiz yön, en basit şekliyle kullanıcıya tarif ediliyor.

Metro 2033, alternatif kapılar bulup ilerleyebileceğiniz bir oyun değil. Maalesef gideceğiniz hep bir yön var. Dolayısıyla orayı bulmak için dakikalarca aranacağınıza, “M” tuşuna basıp gideceğiniz yönü görebiliyorsunuz. Yapımda ayrıca fener kullanmanız da sınırlı. Öyle ki, enerjisi bittiğinde, “F” tuşuna basılı tutup dinamoyu çıkarıyorsunuz. Bu cihazı kullanarak fenerinizin şarjını dolduruyorsunuz. Ayrıca ilerleyen bölümlerde Night Vision da yardımınıza koşuyor.

{pagebreak::Alışveriş}

Alışveriş

Oyunun en önemli özelliklerinden biri de alışveriş yapabilme özelliği. Metro 2033’de mermiler para yerine geçiyor. Bunları kullanarak sağlık mühimmatı, silah ve gaz maskesi için filtre alabiliyorsunuz. Ancak bir yandan da mermiler değerli. Zira metronun karanlık atmosferinde, yaratıklar ve şaşırtıcı ama Nazi’ler gibi düşmanlarla karşılaşmanız söz konusu. Bol bol silahlı çatışmaya gireceğiniz oyunda, mermiler ile adeta hayatınızı satın alıyorsunuz.

Karakterlerin suratlarında duyguları yansıtmayı deneyen yapımcılar, maalesef beklenen etkiyi sağlayamamış. Zira insan modellemeleri uzaktan hoş görünse de, yaklaştıkça canlılıktan uzak görseller olduklarını görmek zor değil. Buna karşın çevre detayları, mekanlar ve ışık efekleri bir hayli başarılı. Ancak şunu belirtmekte fayda var, oyunun görselleri DirectX 11 seviyesinde belirgin bir şekilde değişmiyor. Hatta değişiklikleri dikkatle aramak zorunda kalıyorsunuz.

{pagebreak::Zeka Mağdurları}

Zeka Mağdurları

Seslendirmelerde bolca Rusça’nın kullanıldığı yapımda, insanlar arasındaki konuşmalar, sanki canlı bir ortamda olduğunuzu hissettiriyor. Bu da atmosfere olumlu katkı yapıyor. Silah sesleri pek başarılı olmasa da, ortalama FPS oyunları ayarında.

Yapay zeka açısından yapım maalesef sınıfta kalıyor. Özellikle karşılaştığınız yaratıklar çok fazla anlamsız devinimlerde bulunuyor. Bu durumu onların kurgusal zeka seviyesiyle değil, Metro 2033’ün yapay zeka seviyesiyle açıklamak gerek. The Dark Ones üyelerinde bariz bir kafa karışıklığı var, nereye saldıracakları belli değil. Ayrıca atak sırasında da, anlamsız kısa mesafeli sıçrayışlar yaparak, kullanıcıyı şaşırtıyorlar(!) Bir de vurulduklarında net bir karşılık görememek de bir hayli üzücü. Ateş ettiğiniz düşmandan ne görsel bir devinim ne de durumu destekler bir yapay zeka salınımı göremiyoruz.

{pagebreak::Metro 2034}

Metro 2034

Genel olarak baktığımızda ortalamanın üzerinde bir FPS, Metro 2033. Ukraynalılar gerçekten iyi iş çıkarmış fakat günümüzün başa güreşen (Call of Duty ve Battlefield gibi…) FPS’leriyle karşılaştırdığımızda, yapım birkaç adım geride kalıyor. Onlardan bambaşka bir kurguya ve tarza sahip olsa da, teknik olarak da rakipleri çok güçlü. Eğer S.T.A.L.K.E.R. tarzı, hikayesi ve atmosferinden etkilenebileceğiniz, oynanabilirlik açısından çok başarılı olmasa da iyi bir FPS arıyorsanız, Metro 2033 tam size göre. Aynı adlı romanın yazarı Dmitry Glukhovsky’nin Metro 2034’ü de yazdığını belirterek, olası bir devam oyunu için kapıyı açık bırakmakta yarar var.

:: Metro 2033 oyunu hakkındaki düşüncelerinizi bizimle paylaşın.

Xerox Teknoloji Fuarına Hazır

Xerox, İngiltere‘nin Birmingham şehrinde, 18-25 Mayıs 2010 tarihleri arasında düzenlenecek IPEX 2010’da yeni ürün ve teknolojiler duyurmaya hazırlanıyor. Baskı endüstrisinde dünyanın en iyi üç fuarından biri olarak gösterilen IPEX 2010’da, dijital baskı pazarındaki son teknoloji ürün ve çözümlerin sergileyecek.

 

Xerox’un standında Xerox Live Together! Salonu’nun dışında, Yeni İş Akışı Çözümleri, Hızlı Baskı, Pazarlama Dokümanları, İş Geliştirme, Fotoğraf Baskısı, Kitap Baskısı, TransPromo, Dijital ve Ofset, Doğrudan Pazarlama ve Xerox Ducati bölmeleri bulunuyor. Bunun dışında, seminer odası, bar ve internet bulunduran Xerox VIP çadırı fuar alanına kurulacak.

Fuarda hangi ürünler tanıtılacak?

Xerox fuar boyunca Xerox 490, Xerox 1300, iGen4 110, Xerox 700, Xerox 4127, Nuvera 288, DocuColor 8002 makinelerini sergileyecek. Xerox standında ayrıca, kullanıcıların beğenisine ilk kez Print 2009 Fuarı’nda çıkarılan ve IPEX için geliştirilen XMPie teknolojisini de sunacak.

Kullanıcılar; XMPie ile yürütülmüş bir çapraz medya kampanyasını (kişiselleştirilmiş kartpostal, e-posta mesajı, Response URL (RURL) web sitesi, Google Map, PayPal işlemi, mobil mesaj ve sunumun tamamlanması ) görme imkanı bulacaklar.

:: Xerox marka yazıcıları hiç kullandınız mı?

 

İstediğiniz Manzaraya Kavuşun

Evinizde camdan dışarı baktığınızda İstanbul Boğazı’nı, Ölüdeniz’i ya da istediğiniz başka herhangi bir manzarayı görmek istemez miydiniz?

Evinizin manzarası güzel değilse artık bunu değiştirmek mümkün. Bilim kurgu filmlerinde rastladığımız bir teknoloji artık evlerimize girebilir.

#http://video.shiftdelete.net/y/3025bbad220e1d833018e4f7d9fed5d5.flv#

Rationalcraft adlı bir site, iki adet 1080p çözünürlükte ekran, bir adet WiiMote ve bir kızıl ötesi vericiden oluşan sistemle, sizin baktığınız açıya göre gerçekçi bir şekilde değişen manzara görüntülerini evinize yerleştirebiliyor.

Winscape adı verilen bu sistem Temmuz ayından itibaren 3000 $ ödeyen herkesin evine kurulabilecek.

Bu sistemin eve nasıl kurulduğunu ise bir sonraki sayfada izleyebilirsiniz.

{pagebreak::Winscape kurulumu}

Winscape’in kurulumu

3000 $ maliyeti olan sistemi kurmak için biraz çaba sarfetmek gerekli. Winscape’in bir odaya nasıl kurulduğunu aşağıdaki videoda izleyebilirsiniz.

#http://video.shiftdelete.net/y/74213410a6c029850a3296c46048e36e.flv#

:: Böyle bir sistemi evinize kurmak ister misiniz?