Dünyanın En Gelişmiş Televizyonu

Dünyanın en büyük üreticilerinden biri olan Japon devi Toshiba, CES 2010’da ortaya çıkardığı “gerçek üstü” denilebilecek modelle, LCD rekabetinin altını üstüne getirecek. Toshiba’nın tanıttığı CELL TV, 3 boyutlu bir TV’den çok daha öte…

Toshiba CELL, 3.2 GHz saat hızında çalışan 8 işlemciye sahip. Yani ortalama bir PC’den 10, standart LCD’lerden yüzlerce kat güçlü. Sahip olduğu güç sayesinde, dijital yayınlar 3 boyutlu hale geliyor, siyah beyaz filmleri bile son teknolojiyle izlemek mümkün oluyor. Cell TV’nin fiyatı açıklanmasa da, pek çok faninin ulaşabilmesi şimdilik mümkün görünmüyor.

:: Hangi marka LCD TV tercih ediyorsunuz?

Motorola da mı Tablet Geliştirecek?

Apple‘ın Tablet PC‘si uzun süre dedikodu halinde dolandı durdu. 2009’un son günlerinde ise yeni cihaz Apple tarafından doğrulanmıştı. Bunun ardından Google ve Microsoft‘tan da benzer ürün açıklamaları gelmişti.

Şimdi bu ürün yelpazesine bir yenisi daha eklenebilir. Bu sefer işin arkasında Motorola var. Mobil telefon geliştiricisi, Tablet PC için Google ile ortak çalışacak dedikoduları ortalıkta dolanıyor.


Ürünlerinin sahip olduğu şık tasarımlarıyla dikkat çeken Motorola,
Tablet PC üretirse nasıl bir tasarım geliştirecek merak ediyoruz

Android işletim sistemini temel alacağı iddia edilen Motorola‘nın Tablet PC’si ile ilgili firma tarafından henüz resmi bir açıklama gelmedi.

Motorola’nın en büyük rakiplerinden biri olan Nokia’nın, netbook işine girmesiyle birlikte pazarda bu alana yönelen mobil telefon geliştiricileri, 2010 yılına damgasını vuracak gibi gözüküyor.

:: Sizce 2010 yılında piyasaya birçok Tablet PC çıkacak mı?

VAIO’nun Yeni Yeşili

Sony’nin Yeni Netbook’u W serisinin kasası plastik malzemeden üretilmiş. Bu malzemenin yüzde 23 geri dönüşüme sahip olduğunu belirtmemizde fayda var. Sony’nin açıklamalarına göre ürünün geri dönüşümünde plastik şişe üretilebiliyor. Şık ve hoş bir dizayna sahip bu yeni çevre dostu Netbook 10.1 inç genişliğinde LED ekrana sahip. Bu ekran maksimum 133 x 768 piksel çözünürlüğü destekliyor.

Ürünün depolama ihtiyacı ise 250 GB 2.5 inç sabit disk ile çözümlenmiş. Firmanın yaptığı açıklamalar göre ortalama 7 saat batarya ömrüne sahip olan VAIO W üzerinde 1.66 GHz Intel Atom N450 işlemci bulunuyor. 1 GB belleğe sahip olan Netbook Sony’nin USA internet sitesi üzerinden 449.49 dolardan satışa çıkartılmış durumda.

:: Yeni bir ürün alırken çevre dostu özelliklere dikkat ediyor musunuz?

İlk Türk Uzay Oyunu

Yoğun rekabetin yaşandığı Internet tabanlı On line oyun piyasasında Türklerin de var olduğunu göstermek için yola çıkan Emibel Ltd ve Arma Teknik Ltd. yıllardır Türkiye’de oynanan on line oyunlardaki yabancı oyun kavramları karşısında on line oyun piyasasına getirdiği yenilikler ve yeni açtığı Evren’ler ile oyun sektörünün standartlarını yeniden belirliyor.

Yüzde 100 Türk sermayeli ve Türkçe oynanan Swon6 on line uzay oyun olarak, uzun ve yorucu çalışmaların ardından Ekim 2008’de “Open Beta” sürümünü Türk kullanıcılarının beğenisine sundu. Deneme sürümü sonrasında 17 Şubat 2009 tarihinde “Swon6 1. Evren” olarak yayın hayatına başladı ve 6 Nisan 2009’da “Swon6 Evren 2” açtı. Yoğun ilginin artarak devam etmesi üzerine ekim ayı içersinde “Swon6 Evren 3” açıldı. 

 


Online uzay oyunlarında bir ilk : Havadaki savaşlar….

 

Hiç bir online uzay oyununda olmayan ve daha önce denenmemiş havadaki savaşlar modülü, Swon6 ile gerçekleşiyor. Uzaydaki yaşamın eskisi kadar güvenli olmadığı Swon6′ da filoları havada tutmak veya düşman gezegenlere saldırmak çok daha tehlikeli olacak.

Havadaki savaşlar modülü ile sizlere yaklaşan düşam filosuna filo roketleri ile saldırı yapıp onları zayıf düşürebilecegiz gibi düşman daha gezegenimize gelmeden filomuzu düşmana dogru gönderip onları uzayda seyir halindeyken yok edebilirsiniz ya da dostlarınızın da arkasını kollayarak onlara saldırmaya cesaret etmiş düşmanlara havada süpriz ataklar yapabilirsiniz… 



Swon6’da kendi kaderinizi çiziyorsunuz…

 

Galaksinin bir köşesinde kariyerlerine başlayan oyuncular, gezegenlerinin sahip oldukları zenginlikler ve oyuna adını veren “wonderlar” (harikalar) sayesinde oyunda ilerliyorlar. Kaynaklarını kendi hedefine göre “iyi” ya da “kötü” yönde planlayıp geliştirerek kendi kaderlerini çiziyorlar.

Mevcut kaynaklarının yanı sıra, zamanla gerçekleştirekleri bilimler, buluşlar ve stratejiler ile kendilerini savaşçı, ekonomist veya gezegenci olarak geliştirebiliyorlar. Yaptıkları bilimsel araştırmalara göre yeni gemiler ve savunma silahları üretip, yeni koloniler kurabiliyorlar.

:: Türk yapımı oyunlar ilginizi çektiyor mu?

Cyber-shot’lar Görücüye Çıkıyor

Sony tarafından geliştirilen yeni Cyber-shot fotoğraf makineleri dünyanın en önemli tüketici elektroniği etkinliklerinden biri olarak kabul edilen CES’e damgasını vurdu. Etkinlikte duyurulan yeni Cyber-shot bahar serisi, gelişmiş optik teknolojiler ve değerli anları yakalayıp paylaşmaya yarayan eğlenceli özelliklerle dolu.

 

Cyber-shot HX5

Yeni kompakt ve şık gövdesiyle Cyber-shot HX5, Sony’nin en yeni görüntüleme teknolojilerini bir arada barındırıyor. Geleneksel sensörlerin iki katı hassasiyete sahip gelişmiş Exmor R CMOS sensörü az ışıkta bile çok detaylı, az gürültülü fotoğraflar çekilmesini sağlarken güçlü 10x optik zoom ile Sony Premium G Lens için harika bir tamamlayıcı oluşturuyor.

Kompakt gövdede bulunan ve 25-250mm‘lik alan kapsayan (35mm’ye denk) yüksek-zoom objektifi geniş açılı manzara ve grup fotoğraflarından, inanılmaz yakın çekimlere kadar her fotoğraf anı için ideal.

 

HX5; GPS ve Pusula özelliklerini birleştiren dünyanın ilk fotoğraf makinesi olma özelliğini taşıyor.

 

Cyber-shot HX5 (7.6 cm LCD), 10.1 megapiksel fotoğrafların yanı sıra net ve yüksek detaylı Full HD video kayıt özelliği ile video kameranın bulunmadığı zamanlarda imdada yetişiyor. Tek bir düğmeye dokunularak 1920 x 1080i çözünürlükte AVCHD formatı ile kaydedilen görüntüleri izlemek için çekimden sonra Cyber-shot’ı BRAVIA TV’ye bağlamak veya fotoğraf makinesinin Memory Stick kartını opsiyonel DVDirect MC6’ya takmak mümkün.

 

Cyber-shot W380 

Cyber-shot W serisi, kullanıcıların çok daha güzel fotoğraflar çekmesini sağlayan, akıllı özelliklerle donatılmış ince ve renkli Cyber-shot W380 model fotoğraf makineleriyle genişliyor. Gösterişli siyah, gümüş, altın ve kırmızı renk seçenekleri bulunan segmentinin lideri Cyber-shot W380 birçok yeni görüntüleme özelliğini baştan çıkarıcı fiyatlarla sunuyor.

Gelişmiş Panoramik Çekim özelliği Cyber-shot W380 ile manzara ve grup portrelerini fotoğraflamayı çok daha eğlenceli hale getiriyor. Bu özelliği kullanmak için deklanşöre basıp fotoğraf makinesini tüm sahneyi çekmesi için yatay ya da dikey yönde hareket ettirmek yeterli.

 

Panoramik Çekim, otomatik olarak anında bir dizi çekimi birleştirerek 185 dereceye kadar görüş alanı olan ultra geniş bir görüntü yaratıyor.

 

Önceki modellerden daha da zarif ve kompakt olan W380, 5x optik zum’lu ve 24mm geniş açılı f/2.4 Sony G Lens ile, CCD sensörünün 14.1 etkin megapiksel çözünürlük avantajından sonuna kadar faydalanmayı sağlıyor. Bu yüksek kaliteli objektif; ekstra geniş diyafram açıklığı ile tam odaklanmamış portrelerden, flaşsız düşük ışıklı atmosferik çekimlere kadar yaratıcı yeni olanaklar sunuyor.

:: Kompakt fotoğraf makinelerinde en çok hangi özelliğe dikkat edersiniz?

 

 

 

Cepten Ücretsiz İnternet

Faturalı hat sahibi Turkcell’liler, 12 aylık internet paketi aboneliği başlattıklarında, paketlerini ilk 3 ay ücretsiz kullanacaklar. 100 MB ve 1 GB internet paketleri için geçerli olan kampanyada; 100 MB paketi için “NET 100“, 1 GB paketi için “NET 1GB” yazıp ücretsiz 7080’e göndermek yeterli oluyor. Kampanyadan faydalanan Turkcell’liler için 12 aylık paket ilk 3 ay ücretsiz iken, kalan 9 ay için 100 MB paket tüm vergiler dahil ayda 9,38 TL, 1 GB paket ise tüm vergiler dahil ayda 29 TL.

Faturalı hatlara ilk 3 ay ücretsiz internet

 

31 Mart’a kadar cep telefonundan günde sadece 8 kontörlük internet kullanan Turkcell Hazır Kartlılar, hiçbir işlem yapmadan tüm gün ücretsiz 15 MB cepten internet kullanım hakkı daha kazanıyor.

 

Günlük 15 MB cepten ücretsiz internet ile neler yapılabilir?

  • Yaklaşık 400 Facebook sayfası gezilebilir
  • 1000 kez Google’a girip arama yapılabilir.
  • Gazeteden 300 haber okunabilir.
  • Gmail’den 1500 e-posta okunabilir.

:: Cepteki interneti ne amaçla kullanıyorsunuz?

Opera Türkiye’den Hediye Kazanma Şansı

Daha önce duyurduğumuz Opera Türkiye‘nin sürpriz hediyeli yarışması artık gün yüzüne çıktı. Operalat olarak isimlendirilen bu proje, ufak çaplı bir yarışma havasında geçecek.

Opera Türkiye sitesinden alacağınız linki internet sitenize ya da bloğunuza koyacaksınız. O link ile ne kadar çok kişiyi Opera‘landırırsanız o kadar puan alacaksınız.Yarışma neticesinde ilk 3’e girenler hediye kazanacaklar.

 

Hediyeler

  1. Sweatshirt + Opera Çıkartması
  2. Kalem ve Opera Rozet + Opera Çıkartması
  3. Bardaklık + Opera Çıkartması

Yarışma hakkında detaylı bilgi ve katılmak için : Operaturkiye.net

:: Yarışmaya katılacak mısınız?

Eğlenceli ve Havalı

Sony’nin fotoğraf ve video dünyasına iki modelle çıkartma yapan yeni bloggie konsepti mükemmel kalitede yaptığı çekimleri internette kolayca paylaşma olanağıyla birleştirerek eğlencenin dozunu yükseltiyor.

Her iki yeni bloggie modelinin de kullanımı eğlenceli ve basit. Canlı ve net 5 megapiksellik fotoğrafları çekmek veya Full HD MP4 video çekimi için bir düğmeye basmak yeterli. Sony bloggie PM5K ve CM5, çektiklerini hem 1280×720/60p video hem de yüksek çözünürlüklü Full HD 1920×1080/30p klip formatında kaydedebiliyor.

Yerleşik SteadyShot görüntü sabitleyicisi (Sadece 720/30p çekim modunda) kameranın sallanmasından kaynaklanan etkiyi azaltırken, Yüz algılama özelliği de net ve çekici portre çekimleri için gerekli kamera ayarlarını yapıyor.

 

Cepte veya çantada kolayca taşınan bloggie MHS-PM5K ve MHS-CM5 partilerde, seyahatlerde veya günlük hayatta hiçbir anı kaçırmamanızı sağlıyor.

 

Dört canlı renk seçeneği ile sunulan PM5K’da hayatı her açıdan yakalayabilmeye olanak tanıyan, 270 derece dönebilen bir objektif bulunuyor. Aydınlık ve yüksek çözünürlüklü 6.0 cm’lik LCD ekran, çekim yaparken ekranın alt yarısında kamera ayarlarını gösteriyor. Sonuçları görmek içinse, bloggie™’yi yatay olarak döndürüp klip ve fotoğrafları tam ekran ve yatay formatta görüntülemek mümkün.

Şık ve dikey tasarıma sahip CM5’te, yüksek kaliteli 5x optik zoom objektifin yanı sıra rahat bir çekim ve gösterim için açılıp dönebilen 6.2 cm’lik bir LCD ekran bulunuyor. CM5 ayrıca, BRAVIA’nızda veya herhangi bir HD TV‘de fotoğrafları ve Full HD klipleri keyifle izlemenizi sağlayan HDMI konnektörü de içeriyor.

 

Sony bloggie PM5K ve CM5 Mobile HD Snap Kameralar, 2010 Şubat’ından itibaren satışa sunulacak.

 

Sony bloggie, dijital dünyayla kesintisiz iletişim için gerekli her şeyi içeriyor. Her iki kameranın üzerinde, kullanımda değilken gizlenebilen, gerektiğindeyse PC veya Mac’e doğrudan bağlanabilmeyi sağlayan USB konnektörü yer alıyor.

Bilgisayara bağlandığında otomatik olarak başlatılan yerleşik PMB Portable yazılımı, klipleri izlemeye, seçmeye; Picasa ve YouTube gibi popüler medya paylaşım sitelerine yüklemeye olanak tanıyor. Bilgisayara herhangi bir düzeltme veya dosya transferi yazılımı yüklenmesini gerektirmemesi, bloggie’yi seyahatteyken herhangi bir internet kafede kullanmak için ideal bir konuma getiriyor.

Üstelik kameranın pili USB yoluyla bilgisayara bağlıyken otomatik olarak dolduğundan şarj cihazı taşımaya da gerek kalmıyor.

:: Video ve resimlerinizi sosyal ağlarla paylaşıyor musunuz?

2010’da Bizi Ne Bekliyor

Avrupa’daki piyasa araştırmacılarının tahminlerine göre IT dünyası ve şirketler krizin en kötü dönemini geride bıraktılar. 2009 yılı gerçekten zordu. 2010 yılında Avrupa pazarının yavaş yavaş dengeye oturacağı tahmin ediliyor. Bilgi teknolojileri, haberleşme ve tüketici elektroniği %2.2’lik bir gerilemeden kurtulacak. Bu ilk bakışta kulağa hoş geliyor. Fakat 2010 yılında beklenen bu artış, toplamda artıya geçmek için yeterli olamayacak.

Araştırmacılar 2010 yılında %0.5’lik bir gerileme ön görüyor. Bu da pazarın 714 milyar Euro’luk bir işlem yapacağı anlamına geliyor. Piyasa ancak 2011 yılında artıya geçecek. Tahminlere göre bu rakam %3.5 olacak.

Dünyada yaşanan ekonomik kriz, IT sektörünü belli sektörlere kıyasla çok az etkiledi. Önümüzdeki yıl özellikle IT projelerinde artış bekleniyor. Krizden etkilenen şirketler ilk olarak IT yatırımlarına ara verdi. Piyasanın rahatlaması ile bu yatırımlar elbette devam edecek. Fakat bu, şirketlerin IT ürünlerine para saçacağı anlamına gelmiyor.

Avrupa’da IT’ye yatırım yapan şirketlerin neredeyse yarısı bütçelerini 2010 yılı için kısmış durumda. Bu şirketlerin %30’u 2009 yılı bütçesi ile devam edecek. Sadece %20’si bütçelerini artırdı.

 

IDC’nin 2010 yılı için tahmini raporlarına bakıldığında, 2010 yılı için %3.2’lik bir büyüme öngörülüyor. Bu büyüme daha çok Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin pazarlarında olacak.

 

Yatırım Yapan Kazanacak

IDC’nin 2010 yılı için tahmini raporlarına bakıldığında durum o kadar da vahim değil. IDC, 2010 yılı için %3.2’lik bir büyüme ön görüyor. Bu büyüme Avrupa için değil, tüm dünya için geçerli. Bu gerçekleştiğinde piyasalar 2008 yılının pazarını elde edecekler. Donanım, yazılım ve servisin %2-4 arası büyümesi bekleniyor. Özellikle 2009 yılında çöküntüye uğrayan donanım piyasasının 2010’da oldukça hareketleneceği söyleniyor.

İşin ilginç tarafı ise, beklenen büyüme Amerika ve Avrupa’da olmayacak; Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin pazarları %8-13 arası büyüyecek.

Şirketlerin, kriz döneminde mantıklı gelen kısıtlamaları, ilerisi için büyümeyi engelleyen bir durum oluşturabilir. IT pazarını göremeyen ve yatırımlarını minimum seviyeye indiren şirketler, inovasyon özelliğini kaybetmekle birlikte, üretimde gerileme yaşayabilir. Rakiplerden geri kalmamak için IT yatırımlarına para ayırmak şart. Örneğin, birçok platformu birleştiren ve haberleştiren Cloud Servisleri‘ne (Bulut Servisleri) kesinlikle yatırım yapılmalı.

İşbirliklerinden kaçınmamalı. Özellikle insanların dikkatinin çekilmesi gerektiği durumlarda, multimedya, interaktif ve kullanıcı dostu projeler hayata geçirilmeli. Ancak bunlar yapıldığında fark yaratırsınız ve rakibinizi zor durumda bırakırsınız.

Sanallaştırma 2010 yılında çok daha artacak. Şirketler buraya kesin yatırım yapmalı. Bulut bilgi işlem teknolojilerle, video teknolojisine de el atılmalı. İnsanlar her şeyi görmek istiyor. Bu alanda yapılan bir işbirliği şirketleri ileriye taşıyacaktır.

IT pazarını küçümsemeyin çünkü IT pazarı 2010 yılında şirketlerin nasıl daha çok para kazanacağına odaklanacak. Yapılan yatırımlarla inovasyon hızlanacak. Yeni iş modelleri oluşturulacak. Şirketler buna ayak uydurmak için kendi içlerinde küçük ve basit yapılara ayrılacak. Dahil edilen bölümlerle cevap verme süreleri kısalacak.

Tabii burada haberleşme teknolojisini de unutmamak lazım. Şirketler her ne kadar bütçelerini düşürseler de, bu alanda mutlaka yatırım yapmalı. Platform ve uygulamalar geliştirilmeli. Son kullanıcı ürünleri karmaşık ağ yapılarına dahil edilmeli. IT, göstermek için değil, kullanmak için kurulmalı. Çalışanlara kullanım kolaylığı sağlanmalı ve erişim de istenildiği yerden yapılmalı.

Ancak bu yatırımlar yapıldığında, 2010 yılı rahat geçecek. Aksi takdirde 2009 yılından farkı olmayacak.

:: Konu hakkındaki yorumlarınızı bizimle paylaşın

 

Gameloft Parayı AppStore’dan Kırdı

Mobil uygulama mağazalarının popülaritesini günden güne yükseltmesi, akıllı telefonlara yönelik içeriğin de değerinin artmasında önemli rol oynadı. Apple’ın geçtiğimiz günlerde sunucuları üzerinden 3 milyar yazılım indirildiğini duyurması, olayın ciddiyetini kanıtlar nitelikte.


N.O.V.A. – Near Orbit Vanguard Alliance

Sektörün eğlence kısmında yer alan Gameloft da bu pastadan en büyük payı alan isimlerden. Symbian, Windows Mobile ve Android’in yanı sıra iPhone kullanıcılarına da birçok başarılı ve etkileyici oyunu sunan Gameloft, geliştirdiği oyunların sadece AppStore üzerinden 10 milyon adet indirildiğini duyurdu. Bu rakamın sadece ücretli oyunları kapsıyor olması da oranın etkileyici yönünü artırıyor.


James Cameron’s Avatar

Firmanın açıklamasına göre Near Orbit Vanguard Alliance ve James Cameron’s Avatar oyunları en çok indirilen mobil içerikler olurken, oyunların en fazla tercih edildiği ilk üç ülke Amerika, Japonya ve Fransa oldu. App Store üzerinde 2009 yılında iPhone’a özel 55 Gameloft imzalı oyun yer aldı. Bunların 35 tanesi yıl içersinde ilk kez kullanıcılara sunulurken diğer 20 oyun daha eski bir yayın tarihine sahip.

:: Mobil cihazınızda oyun oynuyor musunuz?

Greenpeace Çevre Dostu Firmaları Açıkladı

Dünya çevre örgütü Greenpeace, düzenli olarak çevre dostu firmaları açıklayarak, firmaların üzerinde ciddi bir yaptırım gücü uyguluyor. Duyarlı kullanıcıların satın aldıkları cihazlar konusunda taşıdıkları endişelerin önüne geçen Greenpeace’e göre en çevreci firma Nokia. 7 puanın üzerinde alan tek marka olan Finlandiyalı üretici, akıllı telefon piyasasında yarıştığı rakiplerinden oldukça ilerde. 2009’u hızlı bir şekilde kapatan Sony Ericsson ise bir diğer başarılı isim.


Yayınlanan pdf belgesine erişmek için tıklayın.

Yeni teknolojiler konusunda oldukça ilerde olan isimlerin, Greenpeace’n çizelgesinde oldukça gerilerde kalmış olması da gözlerden kaçmıyor. Samsung, Sony Apple, Toshiba, Philips gibi güçlü markaların orta sıralardaki yakın konumlarının yanında Microsoft’un Nintendo ile birlikte en kötü iki sonucun sahiplerinden biri olması şaşırtıcı bir sonuç olarak dikkat çekiyor.

:: Greenpeace’in bildirisi hakkındaki düşüncelerinizi SDN forumlarında paylaşın.

Bilgi İçin: Greenpeace

Piyasaya Yön Veren Ürünler

Teknoloji çılgınlığı sayesinde, artık birçok ürüne rahatça ulaşabiliyoruz. Giderek ufalan bu cihazlar, hayatımız için büyük kolaylıklar sağlıyor. Peki, bu ürünlerin nasıl evrimleştiğini hiç merak ettiniz mi?


İlk çıktıklarında bazıları beğenilmedi ama şimdi kendi pazarları var

Günümüz teknolojisi için artık çok basit  görünen ve hatta biraz burun kıvıracağınız bu ürünler aslında bir zamanlar piyasayı değiştirmişti. Üstelik yine bu cihazlar, kendi alt türlerini oluşturup birçok tasarımcıya ve firmaya ilham kaynağı da oldu.

Sizin için dijital fotoğraf makinesinden, USB belleğe kadar teknoloji piyasasına ruhunu hediye etmiş ürünleri bir araya getirdik. Bu yazı teknoloji kurtları için hoş bir nostalji yaşatırken, tüketiciler için de bilgi kaynağı olacak. İşte o ürünler…

{pagebreak::Sony Walkman}

Sony Walkman

Eğer belirli bir yaşın üzerindeyseniz ve 80‘ler kuşağını yakaladıysanız, bu ismi duymak bile yüzünüzde anlamlı bir gülümsemeye neden olacaktır. Müzik setleri sayesinde, bu sanatın artık bir sosyal araç haline geldiği o dönemde sokaklarda, elinde radyo ve teyple dolaşan insanları görmek çok normaldi.

İnsanların müzik aşkı özellikle, hava atmak için kapalı mekanlara sığmıyordu. Piyasadaki bu başlığı fark eden Sony ise kimseyi rahatsız etmeden her ortamda dinlenebilecek bir ürün geliştirdi. Walkman adlı bu cihaz, o yıllarda büyük bir popülerliğe kavuşmuştu.


Firmanın ilk çıkarttığı walkman’lerden biri

Hemen taklitleri piyasaya çıktı. Ancak Sony markalı bir Walkman’e sahip olmak statü haline gelmişti. Şu anda belki çok kaba ve biraz da değersiz gözüken bu cihaz, 90’ların sonuna kadar tahtını kimseye bırakmadı.

Aynı mantıkla çalışan ve CD çalan portatif müzik araçları bile Walkman’in verdiği rahatlığı sunamadığı için beklenilen satış başarısını bir türlü yakalayamamıştı.


Teknoloji müzesi türün geçirdiği değişimi gösteriyor

Normalde tek bir kasetçalar olarak tasarlanan bu cihaza, diğer firmalar dahili hoparlör ve çift kaset bölmesi bile yapmıştı. CD çalan cihazlar bir türlü Walkman’i geçemeyince artık, teknoloji firmaları yeni teknolojiler denemeye başladılar.

90’lı yılların sonunda MP3 çalarlar bu şekilde yaratıldı. Walkman,  ilham veren teknoloji sayesinde, günümüzdeki sokakta müzik dinleme furyasına da ön ayak olmuştu.

{pagebreak::Nintendo Gameboy}

Nintendo Gameboy

Ülkemizde, 90’larda çocuk olanların birçoğu Gameboy ismini duyduğu zaman hem sevinecek hem de üzülecek. O dönem gençliği için, teknolojinin tanımı olan bu cihaza sahip olmak istemeyen bir kişi bile bulamazdınız.

Ancak ürün fiyat ve dağıtım sorunları nedeniyle, Türkiye’de bu ürün ancak belirli bir gelir seviyesinin üzerine hitap ediyordu.

Şimdiki el konsollarına göre çok büyük olan ve ekranında sadece yeşil siyah renkler bulunmasına  rağmen bu cihaz hala kullanıcılarının favorisidir. Ürün, Atari kasetlerine benzer özel kartuşlarla çalışıyordu.

Aynı Walkman gibi o dönem için onlarca kopyası ve korsan versiyonu yapılmıştı.


Bu kutu 90’ların çocuklarının en büyük rüyasıydı

Gameboy, hem el konsollu çılgınlığını başlattı hem de piyasadaki farklı bir boşluğu yakaladı. Cihaz ne kadar ufak olsa da, özellikle karanlıkta kullanmak zordu, ayrıca kalitesiz ekran bazı kullanıcıların gözünü yorabiliyordu.

Nintendo’da cihazın bu eksiklerini satış başarısı haline getirip, ekran için özel büyüteç mercek ve mini lamba aparatlarını tasarladı.


Firmalar cihazın eksiklilklerini paraya dönüştürdü

Hatta, Gameboy’u sürekli elinde tutmak istemeyenler için bu konsolu masaya sabitleyen yan ürünler bile piyasaya çıkmıştı. Firma, bu satış taktiğiyle öyle bir alt dal yarattı ki, günümüzde, konsolları daha rahat kullanmak için aldığımız bu tarz aparatları ve yan ürünleri yadırgamıyoruz bile.

PSP, DS ve iPhone gibi ürünlerin önünü açan, insanları uzun yolculuklarda oyunsuz bırakmayan bu vizyon Gameboy’lar sayesinde kanımıza girmiş oldu.

{pagebreak::Commodore Amiga}

Commodore Amiga

Kafa ayarı, çoklu disketler ve televizyonda yapılan basit bilgisayar işleri. İşte bunlar Commodore 64 ve Amiga dönemini en iyi şekilde özetliyor. Ülkemizde bu cihazlar daha çok oyunlarıyla ön planda olsa da, onlar programlamadan, dijital müziğe kadar birçok işin üstesinden gelebiliyordu.

PC’lerin hala pahalı ve iri aygıtlar olarak tanındığı 70′lerin sonuyla 80‘leri kapsayan bu dönemde, bu iki cihaz birçok teknoloji meraklısına ilham kaynağı oldu. Her Türk çocuğunun Commodore 64 ve sonraki yıllarda Amiga aldırmak için bahanesi hazırdı.


Kafa ayarı ve manyetik kasetten oyun zevki

Aileler, oyunlara karşı olsa da çağın nimetleriyle ders çalışacağına söz veren çocuklar karşısında ebeveynler yelkenlerini suya indiriyordu. Bir monitöre ya da televizyona bağlanan bu cihazlar dev bir klavye görünümüne sahipti.

Günümüzün birçok, oyun ve program uzmanın geçmişini araştırsanız mutlaka ilk heveslerinin bu iki cihazdan biriyle başladığını görürsünüz.

90’lı yıllarda, PC üreticileri Amiga’nın açtığı yoldan gitmeye karar verdiler. Ürünlerini düşük maliyeti ve daha interaktif hale getirip yavaş yavaş bu cihazların da ölmesine neden oldular.


İçeriği sayesinde Amiga, günümüz programcılarına ilham verdi

İnternet‘in ve Windows‘un yaygınlaşmasıyla birlikte Amiga’da tarihin tozlu sayfalarındaki yerini aldı.

Bu cihazlardan önce oyun için Atari salonları, müzik dinlemek için ise büyük setler kullanılıyordu. Ancak, ikili son nefeslerini vermeden önce piyasaya insanların interaktif ürünleri ev rahatlığında kullanmaya tercih ettiklerini kanıtladı.

Günümüzün en çok kazan iki sektörü olan PC ve konsollar bu cihazların evrimleşmiş halleridir.

{pagebreak::Cep telefonları ve SMS’ler }

Cep telefonları ve SMS’ler

İlk cep telefonları, evlerde kullandığımız cihazlardan bile büyüktü. Piyasadaki hiçbir teknoloji kâhini bu cihazların bu kadar önemli hale geleceğini görememişti. İşin ironik ve komik durumu 70’lerde cep telefonlarını kötüleyen birçok makalenin yazılması.

90’lı yıllarda sinema sektörünün de yardımıyla yaygınlaşmaya başlayan bu cihazlar, bir süre sonra SMS (kısa mesaj) denilen teknolojiyle birleşti.

O dönem için, sosyal statüsü ve maddi durumu belirli bir seviyenin üzerinde olan kişiler acil durumlarda haberleşmek için çağrı cihazlarını kullanıyordu.


Bu cihazların bu kadar popüler olabileceğini mucidi bile düşünmemişti

Zaten telefonla konuşmak ve çağrı cihazları kullanmak varken yine kimse SMS’lerin piyasada şansı olduğunu düşünmüyordu.

Ancak hem cep telefonları hayatımızın değişmez parçası oldu hem de operatörler bile artık kullanıcılarını SMS promosyonlarıyla kendine çekmeye çalışıyor.


Bu da Osmanlı işi cep telefonu

Şu anda kısa mesaj teknolojisi sayesinde, hava durumundan, dünya haberlerine kadar her şeyi öğrenebiliyoruz. Çoğu insan, telefon etmek yerine kısa mesaj çekerek bir biriyle haberleşiyor.

Bu iki kader arkadaşı, ilham olmaktan çok kendi piyasasını oluşturup evrim geçirmeye tercih etti. Günümüzde, bilgisayarla bile yarışan smartphone‘lar ve mobil ürünler bu beğenilmeyen teknolojilerin eseri.

{pagebreak::Dijital fotoğraf makineleri }

Dijital fotoğraf makineleri

Bu cihazlar ilk piyasaya çıktığı zaman, tüm profesyonel fotoğrafçıların nefretini toplamıştı. Bunun iki nedeni vardı, birincisi, zayıf tasarım nedeniyle kameraların sürekli kullanıcının belinde takılı olan, adaptöre bağlanma zorunluluğuydu.

Diğeri ise, ‘tüfek icat oldu mertlik bozuldu’ mantığıyla, bu ürünün sanatçıların ekmeklerinin ellerinden alınacağı korkusuydu. İlk eleştiri, gelişen tasarımlarla birlikte gerçekleşmedi ikincisi ise tam olarak tahmin edilen şekilde yaşanmadı.


İnanması zor ama dijital fotoğraf makineleri bir zamanlar böyleydi

Günümüzde, müthiş kaliteli çekim yapabilen makineler sayesinde fotoğrafçılık basitleşmiş olabilir ancak yine kullanan kişinin yetenekleri ön planda bulunuyor. Dijital fotoğraf makineleri, hemen her kullanıcıyı esir alan film zorunluluğunu da ortadan kaldırmış oldu.

Pratik tasarımları sayesinde, insanlar yolda yürürken bile anlık olayları fotoğraflama şansını yakaladı. Giderek artan hafızaları sayesinde, bu ürünler eskisi gibi sınırlı fotoğraf çekme derdine de son verdi. En önemlisi, teknik hatalar yüzünden yanan filmler ortadan kalkmış oldu.


Bu da onların ara geçiş formu

Film firmaları ise, değişen piyasaya ayak uydurmak için, dijital fotoğraf makinelerini destekleyen ürünler tasarlamaya başladı. Bugün hem fotoğrafçılığı hem de piyasanın şartlarını değiştiren bu ürün sayesinde, artık cep telefonlarıyla bile kaliteli çekimler yapmak mümkün.

{pagebreak::USB teknolojisi ve bellekler }

USB teknolojisi ve bellekler

Yeni yeni gelişmeye başlayan bu ürünün evrimini aslında birçoğumuz tanık olduk. 90’lı yılların sonunda üretilen bu teknolojini şimdiki kadar geniş bir ürün gamına entegre olabileceğini kimse düşünemezdi.

USB bağlantı noktaları sayesinde, cep telefonundan, MP3 çalarlara ve hatta USB belleklere kadar birçok ürünün PC‘lere bağlanması kolay hale geldi. Şimdi çok basit ve kolay olan bu işlemleri, eski bilgisayarlar da yapmak bile büyük bir sorumluluk gerektiriyordu.


Bu kablo hayatımızı basitleştirdi

Günümüzde, oyun konsollarından, modemlere, klavyeden, web camlara hatta ufak ısıtıcı cihazlara kadar her şey için USB kullanıyoruz. Ürünleri bağlamak için, eskisi gibi vidalar ve Lego mantığıyla hazırlanmış soket girişlere gerek yok. 96 yılında ilk tanıtılan USB 1,0 sadece 12 MBIT hızında veri aktarırken, önümüzdeki yıl yaygınlaşması beklenen 3.0 teknolojisi 4.8 Gigabit veri hızına erişebilecek.


Günümüzün popüler modeleri de USB teknolojisinin ürünü

Daha önceki yazılarımızda da belirttiğimiz gibi bu teknolojinin ürünü olan USB bellekler, geleceğe yön verecek ürünlerden biri. Bundan 5-6 yıl önce düşük kapasiteyle çalışan ve disketlerden biraz daha iyi diyebileceğimiz bu ürünler şu anda 8 ve 32GB hafızaya bile ulaştı.

Her ne kadar, düşük hızları ve kapasite sorunları olsa da yakın gelecekte bu ürünler evrim geçirip external hard disk‘lerin yerini alacak. Şu anda çok popüler olan 3G modemlerde yine USB teknolojisinin nimetleri sayesinde gelişti.

{pagebreak::Notebook’lar}

Notebook’lar

Türkçeye dizüstü bilgisayar olarak çevrilen bu cihazların tarihi komik bir şekilde abaküslere kadar gidiyor. Bilgisayarlar bir odayı kaplayan korkunç cihazlarken, 70’li yılların sonlarına doğru Alan Kay‘in ortaya attığı bir fikirle basit ve ufak cihazlara dönüşmeye başladı.


Bu bir daktilo değil dizüstü bilgisayar

O zamanlar Laptop olarak anılan bu cihazların ilk örneği, 1981 yılın Osborne 1 adıyla geliştirildi. 5″ ve kapanabilen bu cihazın ilhamıyla birlikte, 80’li yıllarda birçok iri ve kullanışsız Laptop örneği yaratıldı. 90’lı yılların sonunda bile, bu cihazlar hala iri, ağır ve çabuk ısındığı için uzun süre kucakta duramayan bir bilgisayar çeşidiydi.


Notebooklar bildiğimiz şekilleri bu şekilde aldı

Ancak 2000‘ler geldiğimiz ortaya çıkan Notebook kavramı, diz üstü bilgisayarları daha ufak, basit ve tasarım olarak çekici hale getirdi. Günümüzdeki, konfigürasyon olarak masaüstü bilgisayarlarla yarışan Notebook’lar bile var. İnsanların her daim yanlarında bilgisayar taşıması, Wi-Fi ve 3G bağlantı ihtiyacını da ortaya çıkarttı.

Aksesuar ve çantacılık sektörü bile tasarladığı ürünlerle bu olaydan para kazanmaya başladı. Eee PC, Netbook ve Tablet PC‘ler hep Notebook‘ların açtığı yol sayesinde ortaya çıkan yeni fikirler.

Ancak bu teknolojinin en kötü yanı, artık mesai saatleri dışında da çalışmak için yeterince bahaneniz olması.

:: Bu ürünlerin hangisini ilk kez kullanma şansınız oldu? Onlarla ilgili anılarınızı bize yazın.