Mikro Boyutta Maksimum Parlaklık

Özellikle mikro boyutlardaki projektörleriyle tanınan AAXA, M1 kod adına sahip yeni bir ürününü duyurdu. Sadece 385 gram ağırlığındaki bu projektör, bir avuç içi kadar olan boyutuyla, boyundan büyük işlere imza atıyor. Ürün, 66 lümen parlaklık ile micro projektörler arasında en yüksek değerin de şu an için sahibi olmuş durumda.

M1, 800×600 çözünürlüğe sahip ve görüntüyü 100 inçe kadar büyütebiliyor. 1GB dahili belleğin yanı sıra, SD ve MMC kart yuvası da atlanmayan bir detay olarak karşımıza çıkıyor. Ayrıca 1 watt stereo hoparlör de cihaz üzerinde yerini almış.

İki farklı model ile gelecek olan M1, Plus modelinde farklı olarak VGA çıkışı bulunduracak. Uzaktan kumanda, 3.5mm ses çıkış yuvası ve güç kaynağı her iki modelde de bulunan standart özellikler olarak dikkat çekerken, harici batarya ile iPhone, PSP, Zune, Nokia, Samsung ve LG telefonlar için bağlantı aparatları, opsiyonel olarak sunulacak. M1’in resmi sayfasına burada yer alan bağlantıdan erişebilirsiniz.

:: Ürünün yeteneklerini başarılı buldunuz mu? Satın almayı düşünür müsünüz?

7 Dakikada Best Buy’ı Gezdiriyoruz!

Mağazanın ilk fotoğraflarını sitemizde görmüştünüz. İzmir’deki mağazaya uzak kalan ama dünya markasını merak edenler için kaydettiğimiz görüntülerle, mağazayı siz de ekranınızdan gezeceksiniz. Başka hiçbir yerde bulamayacağınız bu video, okuyucularımıza özel olarak SDN’de.

Videoda İzleyin

#video_5024#

:: Mağaza hakkında ne düşünüyorsunuz?

12 Adet Yeni Duvar Kağıdı

Görselliğin her alanda karşımıza çıktığı şu günlerde, sürekli bilgisayar başında çalışan kullanıcıların gündelik rutin içinde ele alabilecekleri güzel bir değişiklik olan duvar kağıtları, çalışma alanlarının tazelenmesi anlamına geliyor. Saatlerce karşısında oturduğumuz ekranda daha renkli ve canlı sahneler görmek istiyorsanız sizin için derlediğimiz duvar kağıtlarını indirerek kullanabilirsiniz.


Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

{pagebreak::1}

Orjinalini görmek için resmin üzerine tıklayın

:: En beğendğiniz resmi bizimle paylaşın.

Genius Oyuncuların Ellerinde

MaxFire Grandias, Genius‘ın PC oyuncuları için özel olarak dizayn ettiği son gamepad. Otomatik tekrar için kullanılan Turbo fonksiyonu, aksiyon ve shooting oyunları için kolaylık sağlıyor. Sekiz yönlü D-pad, klavyedeki yön tuşlarından çok daha kolay bir kullanım sunmayı vaat ediyor.

Sekiz aksiyon tuşuna ek olarak içerdiği dört yan tuş ile birlikte aksiyon oyunlarında daha fazla seçeneğiniz oluyor. Ergonomik tasarımı ile elde rahat bir sağlamaya çalışan ürün ayrıca oldukça dayanıklı. MaxFire Grandias  hiçbir ek sürücüye gerek olmadan tak ve çalıştır özelliğini destekliyor.

:: Gamepad mi, klavye mi?

HP’den Türkiye’ye Ödül

Yazılım ve çözümler alanındaki yeniliklerin paylaşıldığı EMEA Software Universe etkinliği bu yıl 16-18 Aralık’ta Türkiye’den 35 müşteriyle 60 katılımcı ve toplamda 3000 HP global müşterisi ve iş ortağının katılımıyla Hamburg’da düzenlendi. Teknoloji devi HP’nin her yıl yazılım ve çözümleriyle ilgili yeniliklerin paylaşıldığı HP Software Universe 2009 etkinliğinde, MEMA Bölgesi’ne verilen 8 mükemmeliyet ödülünün 4’ünü Türkiye aldı.

HP Software Universe 2009 etkinliğinde dağıtılan sekiz MEMA Mükemmeliyet Ödülünün dördünü Akdeniz, Ortadoğu ve Afrika’daki yedi ülke arasından seçilen HP Türkiye aldı. HP Türkiye Yazılım ekibinin Yılın Takımı ödülüne layık görüldüğü etkinlikte HP Yazılım ve Çözümler Grubu Kurumsal Satış Yöneticisi Nilay Çetin “Yılın Ticari Satış Temsilcisi”, HP Yazılım Grubu Servis Satış Yöneticisi Lizet Moreno “Yılın Destek Satışları” ve HP Yazılım Pazarlama Uzmanı Dicle Erkul “Yılın Pazarlama Ödülü”ne layık görüldü. HP Türkiye ekibi de yıl boyunca gösterdiği yüksek performansın yanı sıra müzik ve tiyatro grupları gibi faaliyetlerle sosyal açıdan aktif ve fark yaratan bir grup olarak “Yılın En İyi Takımı” ödülünü aldı.

:: HP Türkiye’nin hizmetlerinden memnun musunuz?

Kayıt Defteri sorunları nasıl çözülür?

Bilgisayarınızın Kayıt Defteri (registry) bölümünde yer alan gereksiz girdiler de, en az gereksiz yer kaplayan dosyalar kadar performansınızı etkileyebilir. Bu girdilerden ve diğer kayıt defteri problemlerinden birkaç tıkla kurtulmak mümkün. İşte ayrıntılar…

Kayıt Defteri sorunu nasıl çözülür?

Gereksiz dosya temizleme aracı Ccleaner’ın aynı zamanda Kayıt Defteri’ndeki problemleri de tespit edip, çözdüğünü biliyor muydunuz? Üstelik bunun için ekstra hiçbir ücret ödemenize de gerek yok! Tek yapmanız gereken ilgili programı indirmek.

Uyarı: Kayıt Defteri Düzenleyicisi’ni kullanırken çok dikkatli olun. Burayı yanlış düzenlersiniz ve bu sorunlar nedeniyle işletim sisteminin tam olarak yeniden yüklenmesi gerekebilir ve veri kaybına neden olabilir. Resmi olmayan kaynaklar tarafından önerilen düzenlemelerden kaçının.

Ek koruma için, resmi olarak yayımlanmış Microsoft belgelerine dayalı düzenlemeler yapmadan önce defterinin destekleniyor olduğundan emin olun. Böylece, bir sorun oluşursa geri yükleyebilirsiniz.

Windows 10’da Kayıt Defteri Düzenleyicisi’ni açma

  1. Görev çubuğundaki arama kutusuna regedit yazın, ardındansonuçlardan Kayıt Defteri Düzenleyicisi ‘ni (Masaüstü uygulaması) seçin.
  2. Başlat’a sağ tıklayın, ardından Çalıştır’ı seçin.  Aç: kutusuna regedityazın ve Tamam’ı seçin.

Yedekleme ve geri yükleme

Peki istenmeyen bir durum ile karşılaştığınızda ne olacak? Merak etmeyin Microsoft’un bunun için de bir çözümü var.

El ile yedekleme

  1. Başlat menüsünde, arama kutusuna regedit.exe yazın ve ardından Enter tuşuna basın. Yönetici parolası girmeniz veya onaylamanız istenirse, parolayı yazın veya onaylayın.
  2. Kayıt Defteri Düzenleyicisi’nde yedeklemek istediğiniz defter anahtarını veya alt anahtarı bulup tıklayın.
  3. Dosya > Ver‘e tıklayın.
  4. Defter Dosyası Ver iletişim kutusunda yedekleme kopyasını nereye kaydetmek istediğinizi seçin ve ardından Dosya adı alanına yedekleme dosyası için bir ad yazın.
  5. Kaydet‘e tıklayın.

Geri yükleme noktası oluşturma

  1. Başlat menüsünde geri yükleme noktası oluştur yazın.
  2. Arama sonuçlarından Geri yükleme noktası oluştur‘u seçin.
  3. Oluştur‘u seçin ve geri yükleme noktası oluşturmak için gerekli adımları izleyin.

El ile oluşturulan yedeklemeyi geri yükleme

  1. Başlat menüsünde regedit.exe yazın ve ardından Enter tuşuna basın. Yönetici parolası girmeniz veya onaylamanız istenirse, parolayı yazın veya onaylayın.
  2. Kayıt Defteri Düzenleyicisi’nde, Dosya > Al‘a tıklayın.
  3. Defter Dosyası Al iletişim kutusunda yedekleme kopyasını kaydettiğiniz konumu seçtikten sonra yedekleme dosyasını seçin ve ardından ‘a tıklayın.

Geri yükleme noktasından geri yükleme

  1. Başlat‘ta geri yükleme noktası oluştur yazın.
  2. Arama sonuçlarından Geri yükleme noktası oluştur‘u seçin.
  3. Sistem Geri Yükleme‘yi seçin.

Windows 10 indir! Windows 10 Türkçe ISO indirme

Facebook ile Yuvalar Dağılmayacak!

Arkadaş listenizdeki kişilerin doğum günlerini hatırlatarak, sizi “vefasız” damgası yemekten koruyan Facebook‘a bu konuda minnettarsanız, sosyal ağın bu sefer çok daha ciddi bir konuyu çözdüğünü müjdeleyelim. Evli çiftlerin en büyük görevlerinden biri olan “evlilik yıldönümünü hatırlama” işini de üstlenen Facebook, bundan böyle yıldönümlerini profilinizde ilişki bilgilerinizin bulunduğu sayfada görüntüleyecek.

Hem sizin, hem de eşinizin profilinde yer alacak olan evlilik yıldönümü, ilişki bilgilerinizle aynı gizlilik ayarlarıyla görüntülenecek. Daha da önemlisi, ana sayfanızdaki Etkinlikler bölümünde kendi evlilik yıldönümüz yaklaştığında bir hatırlatma yer alacak.

Böylece büyük tartışmalara neden olan “yıldönümünü unutma” vakaları da son bulacak. Bakalım Facebook‘un insanlığa sunduğu hizmetlerde sırada ne var.

:: Bu yeni özellik hakkında görüşlerinizi forumda paylaşın.

Bluetooth 4.0 Tasarruflu Olacak

Bluetooth SIG yaptığı bir basın duyurusu ile Bluetooth 4.0 konusunda önemli noktalarda açıklamalar yaptı. Bluetooth 3.0’ın kablosuz ağlarda kullanılan 802.11 standardı içersinde yer alması, Wi-Fi hızında dosya transferini kısa mesafede olanaklı kılmıştı. Bu durumun olumlu etkileri yadsınmaz bir gerçek olmasının yanında, aşırı şarj tüketimi olumsuz bir husus olarak karşımıza çıkıyordu. Bu da kısıtlı enerji olanağı bulunan cihazların bu teknolojiyi kullanabilmesini olanaksız hale getiriyordu.

Yeni Bluetooth standardı ile düşük enerji değerine sahip cihazlarda 1 Mbps ile sınırlandırılmış kablosuz erişim imkanı tanınmış olacak. Bu değerin belirli sınıf ve kategorideki cihazları kapsayacağı belirtiliyor. Düşük enerjili Bluetooth standardının ilk etapta kol saatleri, uzaktan kumandalar, sağlık ekipmanları ve spor araçları gibi cihazlarda kullanılması bekleniyor.

:: Düşük enerji tüketiminin getirebileceği olası senaryoları SDN forumlarında kurgulayın.

Bilgi için: Bluetooth SIG

Android Versiyonlarının Kullanım Oranları

Google, hızlı yükselişini devam ettiren Android’in, versiyonlara göre kullanım detaylarını Android Market üzerinde derlenen verilerden elde edilen oranlar doğrultusunda açıkladı. Bir süre önce Android 2.0’ın bir güncellemesi olan 2.0.1’i açıklayan Google, Android 2.0 çekirdeğini kullanan tüm cihazlara yıl sonuna kadar güncelleme ile yükseltme seçeneği sunulacağını açıkladı. Bu şekilde geliştiricilere de bir mesaj gönderen Google, geliştiricilerin yazılımlarını kısa sürede 2.0.1 çekirdeği ile uyumlu hale getirmelerini tavsiye etti.


Bu veriler 14 gün içersindeki Android Market istatistiklerinden derlenmiş.

Android 1.6 tabanlı cihazların çoğunlukta olması kullanım yüzdesine de önemli bir etki yapıyor. Yarıdan daha büyük bir oranı kapsayan 1.6 çekirdeğinin ardından 1.5, %27.7’lik oranla yer alıyor. Detaylar için burada yer alan resmi Android geliştirici blogunu ziyaret edebilirsiniz.

:: Sizce Android’in hızlı yükselişindeki en önemli unsur ne? SDN forumlarında paylaşın.

NSN’den ilk LTE Denemesi!

Standardize LTE donanımını kullanan başarılı IMS-uyumlu ses çağrıları ve SMS mesajlaşma, LTE kurulumları üzerinden ticari Satınalma Siparişi iletişimine doğru önemli bir adımı işaret etmektedir. Nokia Siemens Networks ticari ve 3GPP standardına sahip kullanıcı ve ağ donanımını kullanan LTE ağlarında dünyanın ilk ses çağrılarını gerçekleştirmiştir. Ses çağrılarının ve SMS metinlerinin başarısı, LTE üzerinden sese (VoLTE) One Voice (Tek Ses) yaklaşımının yaşama yeteneğini göstermektedir.

#2009_12_16_Nsnden_ilk_lte_denemesi#

LTE’de standartlara uygun bir ses çağrısı, son olarak Nokia Siemens Networks tarafından firmanın Almanya ve Finlandiya‘daki AR-GE merkezlerinde gerçekleştirilmiştir. LTE denemelerinin ve kurulum planlarının çoğunda veri hizmetlerine odaklanılmakla birlikte; ses için en yüksek spektral verimliliği sunduğundan, LTE ses hizmeti açısından da önemli yararlar getirmektedir. Öte yandan, LTE üzerinden sesin iletilmesi, operatörlerin gelecekte tüm hizmetleri tamamen IP ağı üzerinden sağlayabilmesi ve mevcut ve LTE ağlarının paralel olarak çalıştırılması maliyetinin aşağı çekilmesi anlamına gelmektedir.

Nokia Siemens Networks tarafından gerçekleştirilen ses iletiminde, uçtan uca 3GPP uyumlu, ticari olarak piyasada hazır bir LTE donanımı konfigürasyonu kullanılmıştır. Çağrı, Nokia Siemens Networks İletişim Serisi “softphone” uygulaması ve LG Electronics LTE USB Veri Kartı ile donatılmış bir dizüstü bilgisayardan yapılmıştır. Çağrı için kullanılan ağda, Nokia Siemens Networks’ün 3GPP uyumlu yazılımıyla donatılmış Flexi Multiradio Baz İstasyonu, Geliştirilmiş Paket Ağ Altyapısı (EPC) ve Hızlı Yol VoLTE çözümleri de bulunmaktadır.

:: 4G olarak nitelendirilen LTE’nin, 3G’den daha çok popüler olacağını düşünüyor musunuz?

Haftanın Web Siteleri

Sanal dünya içinde birçok gizemi barındırıyor. İnternet hayatınız haber siteleri ve e posta hesabınız arasında gidip geliyorsa, kendinize yeni tatlar aramalısınız. Sizin için her hafta bu arayışınıza yardımcı olacak bir rehber hazırlıyoruz. Haftanın Web Siteleri köşemizde, ciddi haberlerden bıktıysanız bu seferde bu dünyanın komik yüzüne bakın.

İnternet sitelerine bakıp iç geçirmeyin, basit bir sistemle kendinize ait sayfalar yapabilirsiniz. Programcı mı arıyorsunuz? E-bay benzeri bir sistemle, kendinize yeni yardımcılar kiralayabilirsiniz. İşte bu haftanın ilginç web sayfaları.

{pagebreak::Haber dünyasının komik yüzü}

Haber dünyasının komik yüzü

Haber bültenlerini etkileyici yapan içerikleri mi yoksa sunuluş biçimleri mi? Theonion.com bunun cevabını vermeye çalışan bir site. Sayfada, ciddi haber gibi hazırlanmış onlarca eğlenceli ve esprili video bulunuyor. Cumhuriyetçi Parti, aday bulamadığı için Ronald Regan’ı diriltti, Modern Warfare 3′de gerçek asker gibi saatlerce geyik muhabbeti yapacağız, Ford’un 2010 model arabası 93 Tauros gibi videolar sitenin en beğenilen çalışmaları.


http://www.theonion.com/content/index

Buradaki esas amaç, mizahi bir şekilde günümüz medyasını, reklamcılığını ve haberciliğini eleştirmek. Modern pazarlama ve iletişim teknikleri sayesinde, en işe yaramaz ürünler bile müthiş şekilde satılabiliyor. Bu sayfada da aynı mantıkta yazılmış, spor, ekonomi, ve teknoloji haberleri de bulunuyor.

{pagebreak::Yazılımcılar için sanal cennet}

Yazılımcılar için sanal cennet

Günümüzün en popüler ve ihtiyaç duyulan mesleklerinden birisi de programcılık. Hemen her yerde kullanmaya başladığımız yazılımlar, fark etmesek de her gün hayatımızı kurtarıyor. Scriptlance adlı siste, temel olarak belirli bir şirkette çalışmayı sevmeyen yazılımcıları hedef alıyor. Burası, kod dünyasının bir nevi Ebay‘i olarak tasarlanmış. Eğer, yazılımsal olarak bir işe ihtiyacınız varsa bu siteye ücretsiz üye olabiliyorsunuz. Daha sonra ihtiyacınız olan konuyla ilgili bir proje sayfası hazırlıyorsunuz.


http://www.scriptlance.com

Bu projeler, ufak çapta video sistemlerinden, sıfırdan koca bir web server’ı kurmaya genişleyebiliyor. İlanınız yayınlandıktan sonra, serbest yazılımcılar, istediğiniz iş için size teklif vermeye başlıyorlar. Buradan istediğiniz programcıyla anlaşıp, projenizi başlatabiliyorsunuz.

Ücretin ne zaman ödeneceği ve ne kadar sürede işin tamamlanacağı gibi prensip anlaşmaları, kullanıcı ve yazılımcı arasında yapılıyor. İstediğiniz iş bitiği zaman, Paypal gibi para transferi kuruluşları sayesinde ödemenizi yapıyorsunuz. Ayrıca, sayfanın kendi hesap havuzu da bulunuyor, dilerseniz ücreti programcılara buradan da yollayabiliyorsunuz.

{pagebreak::Cep telefonuyla kolay sörf}

Cep telefonuyla kolay sörf

Digitus Fatigatio kelimesini hiç duydunuz mu? Ceptenet.com adlı site bunun modern bir hastalık olduğunu iddia ediyor. Sayfaya girdiğinizde ilk önce, bu hastalıkla ilgili bilgi alıyorsunuz. Parmak yorgunluğu denilen hastalık aslında, sitenin konsepti için uydurulmuş bir espriden başkası değil.


http://www.ceptenet.com/web/

Sitenin temel amacı mobil araçlarla, popüler diğer sayfalara kolayca ulaşmanızı sağlamak. Bunun için, haber, spor, teknoloji, sosyal ağlar ve e posta adresleri gibi başlıklar açılmış. Bunlara tıkladığınız zaman karşınıza, birçok sitenin linki geliyor. Mobil cihazlarda, bir şeyler yazmak herkesin harcı olmadığı için, kullanıcılar için faydalı bir site.

{pagebreak::PlayStation 3’ünüzle dergi okuyun}

PlayStation 3’ünüzle dergi okuyun

Yeni nesil konsolların en büyük özelliği çoklu ortam uygulamalara sahip olmaları. PlayStation hayranlarının kurduğu Playstationturk sitesi, cihazın özelliklerini kullanıp kendilerine has bir proje geliştirdi. PSP‘de yayınlanan bir e-dergiden etkilenen site yöneticileri bunu, PS3‘de uygulanabilir bir hale getirdiler.


http://www.playstationturk.com/playstation-3/oyun-istasyonu-aralik-09-beta.html

Dergiyi okumak için sayfaya girip onu bir CD’ye ya da flash belleğe atıyorsunuz. Daha sonra da, bunu cihazınıza takıyorsunuz, PS3 dergiyi tanıyor ve uygulamaya girdiğinizde okuyabiliyorsunuz. Konsol için yeni çıkan oyunlar, PS3’le ilgili makaleler ve cihazı daha etkin kullanmak için ipuçları derginin temel içeriklerini oluşturuyor. Şimdilik beta aşamasında olan projeyi PS3 fanatikleri de daha da geliştirmeyi düşünüyor.

{pagebreak::Sanal Ninjalarla keyfinize keyif katın}

Sanal Ninjalarla keyfinize keyif katın

Amerikan kültürü tarafından keşfedildiğinden beri Ninja kavramı, herkesin bildiği bir isim haline geldi. Bu konudaki, filmler sayesinde Ninja’lar hem ilgimizi çekiyor hem de bizleri korkutuyor. Sanalda olsa bu gizemli dövüş sporunu yapmak için size ilginç bir site öneriyoruz. Minininjas.com aslında, aynı isimli oyunun sitesi. Ancak yapımcılar, ürünlerini alamayanlar için sitelerine üç tane flash oyunu koymuş.


http://www.minininjas.com/us/#/mini%20games

Bu üç yapım cidden zorlayıcı ve çok zevkliler. Birisinde, korumalara görünmeden ve süre dolmadan önce bambu ağaçlarının arkasında saklanarak hedefimize ulaşmaya çalışıyoruz. Diğerinde ise, ana amaç Ninja çevikliğini kullanıp ok yağmurundan kurtulmak. Son flash oyunda ise süre dolmadan önce ekranda çok iyi saklanmış olan karakterleri bulmaya çalışıyorsunuz.

{pagebreak::Web sayfası oluşturmanın basit yolu }

Web sayfası oluşturmanın basit yolu

Sanal dünyada sözü geçer şekilde var olmanın en büyük yolu kendinize ait bir web sitesine sahip olmanız. Üstelik bunun için, öyle ahım şahım işler yapmanıza gerek yok, herhalde kimse Sanal Mahir örneğini unutmamıştır. Eskiden basit yapılı siteleri hazırlamak bile belirli oranda uzmanlık isteyen bir işti.


http://www.axess.im

Ancak girişimciler bu sorunu çözmek için yeni fikirlerle karşımıza geliyor. Türkler tarafından kurulan Axess.im adlı site blogger’lara benzer bir yapıya sahip. Bu şekilde, kendi sayfanızı ya da CV‘niz hazırlayabiliyorsunuz. Hazırladığınız web sayfalarını, kendinize ya da başka birine link atabiliyorsunuz. Ayrıca, onları Facebook, Twitter ve Friendfeed‘de de paylaşmanıza imkan sağlıyor.

:: Sizin için seçtiğimiz sitelerden en çok hangisini beğendiniz?

 

James Cameron’s Avatar

Puan: 10/7

Son zamanlarda sinema dünyasının merakla beklediği bir yapım var; Avatar. Geçmişte Terminator, Rambo II, Aliens ve Titanic‘i yazıp yöneten James Cameron’un imza attığı yeni film, 18 Aralık 2009’da vizyona girdi.

Gizemli bir gezegen olan Pandora‘da yaşayan Na’vi halkının huzuru, bölgeye insanların gelmesiyle bozulur. Aslen barışçıl olan bu ırk, insanların agresif tavırları yüzünden savaşma raddesine gelmiştir. Pandora’da rahat nefes alamayan insanlar, gezegen üzerinde kolaylıkla keşif yapabilmek için, kendi ürettikleri İnsan ve Na’vi karışımı yeni bir ırk oluşturur. Bu ırk görsel olarak neredeyse Na’vi’lerin aynısı olmasına karşın, makineler vasıtasıyla insanlar tarafından yönetilmektedir. Kısa bir süre sonra işler karışır ve insanlar ile Na’vi’ler arasında savaş başlar… İşte bu senaryoyu ele alıyor James Cameron’s Avatar ve aynı adlı video oyunu.

{pagebreak::Sistem Dostu}

Sistem Dostu

Basit ama şık bir menü ile karşılıyor bizi yapım. Adettendir, evvela Ayarlar (Options) seçeneğine göz atıyoruz. Eğer DirectX 10 destekli bir ekran kartınız ve buna uygun bir işletim sisteminiz varsa (Windows 7 ve Vista gibi), seçenekler arasında DX9 veya DX10 arasında tercih yapma imkanı da bulunuyor. DX11 ise henüz Avatar’a uğramamış. Ancak bu dezavantaja karşın, geniş grafik ayarları sayesinde yapım, düşük sistemli kullanıcılar için bile oynanabilir bir performans veriyor.

Peki oldukça sağlam bir sisteminiz varsa, buna ek olarak 3B özelliği olan bir de monitör sahibiyseniz, öyleyse Avatar sizin için tam bir görsel şölen olacak demektir. Zira yapım, içerdiği 3B desteğiyle, görüntüde derinliği artırarak, modellemelerin bazılarını arkada, bazılarını ise önde gibi resmediyor. Tabii bütün bunlar, 3B teknolojisine sahip bir monitör ile olacak gerçeklikler.

{pagebreak::Bir Na’vi’m Olsun}

Bir Na’vi’m Olsun

Oyunun başında karakter seçme ekranı karşımıza geliyor. Burada hem tercih edeceğimiz modellemeyi, hem de onun Na’vi halini görebiliyoruz. Tercihimizi yaptıktan sonra hikaye başlıyor. Tutorial kıvamında ilk görevlerden sonra Pandora gezegenindeki maceramız start alıyor. İlk etapta insan şeklinde ilerliyoruz ve Pandora’nın vahşi yaratıklarıyla karşılaşıyoruz. Sonrasında ise Na’vi’ler ile tanışıyoruz. Bu aşamada özel yeteneklerimiz olduğunu ve geliştirilebilir becerilerimizin bulunduğunu da belirtelim. Zira bu özellikler sayesinde, kalabalık düşman saldırılarını savuşturmak ya da topuklayıp kaçmak mümkün oluyor. Ancak bunları kullanmadan da ilerlemek isteseniz, ilerlersiniz. Yani çok da mühim değiller.

İnsan formundayken kullanabilecek birçok araç mevcut. Karada, denizde ve havada ilerlemek için gerekli olan yerlerde o araçları bulabiliyoruz. Na’vi formundayken ise (Buna görev icabı oyun karar veriyor), karşımıza Pandora’nın binek hayvanları çıkıyor. Örneğin at benzeri ancak 6 ayaklı bir yaratık ile uzun mesafeleri yakın etmek çok kolay. Ancak araçlardan daha çabuk hasar aldıkları için, çatışmalara bu yaratık ile girmek pek akıl kârı değil.

{pagebreak::Oynayamayış}

Oynanamayış

Peki, James Cameron’s Avatar’ı benzerlerinden ayıran ne? Bu soruya olumlu bir yanıt vermek zor. Maalesef basit bölüm tasarımları ve ara ara oynanışı baltalayan kamera problemleri oyundan alacağınız zevkin önüne geçiyor. Hele ki, hep aynı şeyleri birbirinin benzeri yerlerde yapıp durmak, yaklaşık 10 saat oynama süresi olan Avatar’dan erkenden sıkılmanıza bile yol açabilir. Kamera problemleri ise genellikle dar alanlarda ve aksiyon anlarında ortaya çıkan bir başka problem.

Çevrenizi yaratıklar sardığında, onları bulup teker teker elimine etmek için bir de kamerayla savaş vermeniz gerekiyor. Zira ne yaparsanız yapın, istediğiniz açıyı yakalamakta zorlanıyorsunuz. Muhtemelen bu problem için bir yama yayınlanabilir. Tabii yapımın güzel grafiklerine kendini kaptıranlar için bu sorun dikkat çekmeyecektir. James Cameron’s Avatar’ın belki de en iyi yanı görselleri.

{pagebreak::Etkileyici Görseller}

Etkileyici Görseller

Yapım, başta karakter modellemeleri ve animasyonları olmak üzere, başarılı görseller sunuyor. Tabii şu ana kadar göreceğiniz en gerçekçi yüz çizimlerini bu oyunda bulamayacaksınız ancak günümüz grafik teknolojileri baz alındığında, ortalamanın üzerinde olduğunu belirtmek yanlış olmaz.

Çevre detaylarına baktığımızda, özellikle orman atmosferinin gayet başarılı olduğu gözümüze çarpıyor. Uzak mesafede bile bir hayli gerçekçi duran bitkiler ve ağaçlar, ortamın inandırıcılığını destekliyor. Su efekti biraz basit olsa da, ışıklar ve modellemeler ile yapımın grafik kalitesi genel olarak başarılı.

{pagebreak::Son Sözler}

Son Sözler

Övgüye layık görseller gibi seslendirmeler de, filmden alınmış konuşmalar içeriyor. Dolayısıyla ortaya, Michelle Rodriguez, Sigourney Weaver ve Stephen Lang gibi ünlü oyuncuların seslendirmeleriyle süslü bir James Cameron’s Avatar çıkıyor. Müzikler ise maalesef yapımın zayıf yanlarından biri. Biraz fazla geri plana itildikleri için fark edilmiyorlar. Hatta oyunun ayarlarını açıp, müzikler maksimum seviyedeyken diğer işitsel öğeleri biraz kısmanız, daha keyifli bir oynanış sağlayabilir.

Avatar, 10 saatlik pek de uzun sayılmayacak bir oynanış süresi sunmasına rağmen, bu açığı Multiplayer ile kapatmayı amaçlıyor. Ancak yapım, üçüncü şahıs görünümlü bir aksiyon oyunu olduğu için, bu çözüm de uzun vadeli bir oynanış sunmayacaktır. Zira günümüzde bu türün oyunları genellikle single player olarak tercih ediliyor. Genel olarak bakıldığında, ortalamanın biraz üzerinde bir yapım ile karşı karşıyayız. Yalnız puanının büyük çoğunluğunu grafiklerden aldığını belirtelim. Eğer filmi izleyip gaza gelirseniz, belki bir hevesle bitirirsiniz de. Buna karşın yalnızca türün müdavimiyseniz, tek düze görevlerden sıkılıp yarıda bırakmanız da olası…

Puan: 10/7

{pagebreak::Alternatif Bakış}

Alternatif Bakış

Cem Süer: Son yılların en iyi filmlerden birine hiç yakışmayacak bir oyunla karşı karşıyayız. Ucuz para kazanmak isteyen yapımcılar, merakla beklenen bir sinema eserinden birkaç hafta önce oyunu piyasaya sürerek seyircilerin zaaflarından faydalanmak istemiş. Basit yapısı olan oyunun askeri üstte geçen grafikleri yıllar öncesinden kalmış gibi duruyor. Ancak Pandora’nın ormanlarına çıktığımız zaman animasyonlar gözünüzü boyayacak. Aslında kaliteli olmayan kaplamalar sadece, pastel renklerdeki renk paletleri nedeniyle daha kaliteli duruyor. Oyunun orta, yüksek ve ultra grafik seviyeleri arasında ciddi bir farka rastlamadım. Sadece daha bir makine kasılıp duruyor. En rahatsız edici durum ise, filmin ana karakterlerinin kontrol edemeyişimiz.

Filmi izleyip, görselliğiyle büyülenip sonra da aynı maceraları yaşamak istiyorsanız yanlış adrestesiniz. Yapımda, aynı Avatar filmi gibi üç boyutlu görüntü de bulunuyor. Ancak bunun için özel bir monitör ve gözlüğe ihtiyacınız var. Ancak bu sisteme yatırım yapan yapımcılar, kaç kişide bu tarz cihazların olduğunu hesaplamamışlar sanırım. Tabii, Avatar the Game tamamıyla üstü çizilecek bir yapım değil. Ata binmek ve araç kullanmak yapımın en zevkli yanları. Özellikle Avatar’lar sayesinde ormanda maceraya atılmak gerçekten çok zevkli. Eğer bu oyun, ünlü bir filmin adına sahip olmasaydı, büyük ihtimalle sadece geri kalmış oynanış sistemi nedeniyle eleştirilebilirdi. Ancak sinema tarihini değiştiren bir filmle aynı adı taşıması, özellikle de bu yapıtı izlediyseniz beklentilerinizi bir hayli artıracaktır. Ne yazık ki bu beklentileri bulamayacaksınız. Ortalamanın üzerinde ve oynamaya layık görülebilecek bir yapımla karşı karşıyayız.

:: James Cameron’s Avatar hakkında ne düşünüyorsunuz?