Elon Musk’tan OpenAI ve Microsoft’a haksız rekabet suçlaması!

Elon Musk, daha önce geri çekip yeniden açtığı yapay zeka davasında şimdi de OpenAI ve Microsoft’a haksız rekabet suçlaması yapıyor. Buna göre Musk, OpenAI’nin kar amacı güden bir kuruluş haline gelmemesi için ihtiyadi tedbir kararı başvurusu yaptı. Başvuruda yapay zeka konusunda haksız rekabet vutgusu ön plana çıktı.

Elon Musk’ın avukatları mahkemeye OpenAI’nin kar odaklı ve haksız rekabete neden olan eylemlerini ortaya koyan kanıtlan sundu. Musk’ın avukatları bu anlamda dava sonuçlanana kadar OpenAI’nin mevcut yapısını koruması için ihtiyati tedbir kararı alınmasını istiyor.

OpenAI kurucu ortakları arasında yer alan Elon Musk, kuruluşun kâr odaklı bir yapıya doğru kaymaya başlaması üzerine yollarını ayırmıştı. Özellikle geçen sene ChatGPT ile bir anda yapay zeka konusunda tüm bildiklerimizi unutturan OpenAI, Musk’ın da hedef tahtasına oturdu.

Buna göre kâr amacı gütmeyen bir kuruluş olması gereken OpenAI, şirketleşme yolunda ilerliyor. Bu anlamda Elon Musk’ın avukatları yaptıkları başvuruda Sam Altman dahil bazı üst düzey OpenAI yöneticileri ve bazı üst düzey Microsoft yöneticileri hakkında ihtiyati tedbir kararı alınmasını istedi.

Tesla’nın GEN-3 Teslabot’u birçok insanın yerini alabilir!

Tesla’nın GEN-3 Teslabot’u birçok insanın yerini alabilir!

Tesla'nın yeni nesil GEN-3 Teslabot'u, insan anatomisinden ilham alan tasarımı ve üstün mühendislik teknolojisiyle karşımıza çıkacak.

Musk’ın avukatlarının yaptığı bu başvuruda OpenAI CEO’su Sam Altman, Başkan Greg Brockman, Microsoft ve LinkedIn’in kurucu ortağı ve eski OpenAI yönetim kurulu üyesi Reid Hoffman ve eski OpenAI yönetim kurulu üyesi ve Microsoft Başkan Yardımcısı Dee Templeton çeşitli yasadışı faaliyetlerle suçlanıyor.

Elon Musk özellikle kendi yapay zeka şirketi xAI’nin yatırım almasının önünde OpenAI’nin engel oluşturduğu iddiasında. İddiaya göre Musk, OpenAI rakip yapay zeka şirketlerin yatırım almasını engellemeye çalışıyor. Bu anlamda daha önce ABD basınında da OpenAI’nin yatırımcı turunda bazı yatırımcılardan diğer yapay zeka firmalarına yatırım yapmama sözü istediği ortaya çıkmıştı.

Yine Elon Musk’ın avukatları OpenAI’nin bazı kritik bilgilerinin de Microsoft ile paylaşıldığını ve gizliliğin iddia edildiğini de iddia etti.

Yapay zeka konusunda çığır açan OpenAI konusunda mahkemenin vereceği karar merakla bekleniyor. Sizce Elon Musk ve OpenAI arasında süren bu hukuk savaşı nasıl sonuçlanacak? Bu dava sizce yapay zekanın ilerlemesini yavaşlatabilir mi? Yorum ve görüşlerinizi bekliyoruz.

Google yapay zekalı satranç oyununu yayınladı

Google, satranç dünyasına yenilikçi bir dokunuş getiren yapay zeka destekli yeni bir oyun geliştirdi. Oyuncular yapay zekanın strateji önerileriyle becerilerini geliştirebilirken, farklı zorluk seviyelerinde benzersiz bir deneyim yaşayacak. Google’ın bu hamlesi, satranç tutkunlarına ve öğrenmek isteyenlere modern bir rehber sunmayı hedefliyor. İşte detaylar…

Google kişiselleştirilmiş bir satranç deneyimi sunuyor

Normal oyunların aksine bu sürüm, üretken yapay zeka kullanımı yoluyla parçalarını kişiselleştirme olanağına sahip. Başlamadan önce oyuncular, oyunun beyaz taşlarının nasıl görünmesi gerektiğine dair kısa bir açıklama veren hızlı bir komut istemi yazabilecek. Açıklamanızı tamamladıktan sonra Imagen 3 AI modeli kullanılarak bir dizi kişiselleştirilmiş parça oluşturulacak.

The Verge tarafından gerçekleştirilen testlerde beyaz taşların bilim kurgu temasına sahip olması, ardından siyah taşların fantezi temasına sahip olması istendi. Oyunun her ne kadar işlevsel olsa da bilenlerin bildiği tüm özelliklere sahip bir satranç uygulaması haline gelmesi için daha kat etmesi gereken uzun bir yol olduğu da söyleniyor.

Bu kez ChatGPT’ye gerçek bir rakip geliyor!

Bu kez ChatGPT’ye gerçek bir rakip geliyor!

Elon Musk'ın şirketi xAI'ın yeni yapay zeka chatbot'u Grok, mobil uygulama olarak piyasaya sürülmeye hazırlanıyor. Peki avantajları neler?

Oyunu kişiselleştirmek için rakibinizin zorluk derecesini ve ayrıca iki zaman kontrolünü seçebilirsiniz. Ancak hareketleri gözden geçirmek ve hangi taşlarınızın ele geçirildiğini görmek henüz mümkün değil.

Yapay zekanın sadece rakip olarak değil, aynı zamanda bir öğretmen gibi davranabilmesi bu oyunu klasik satranç motorlarından ayıran önemli bir özellik olarak karşımıza çıkıyor. Oyun, satranç yeteneklerini geliştirmek isteyenler için öğrenme sürecini daha interaktif ve eğlenceli hale getirebilir. Ayrıca zorluk seviyelerinin kişiselleştirilebilmesi, hem amatörlere hem de profesyonellere hitap edecek bir platform yaratıyor.

Peki siz bu oyunu nasıl buldunuz?

Amazon’da büyük ayrılık!

Amazon Web Services (AWS) Türkiye Genel Müdürü Burak Aydın, yaklaşık dört yıllık görev süresinin ardından şirketten ayrıldığını duyurdu. Aydın, ayrılığını kişisel LinkedIn hesabında yaptığı bir paylaşım ile kamuoyuna açıkladı. AWS’in Türkiye’deki büyümesine öncülük eden ve birçok yeniliğe imza atan Aydın’ın ayrılığı, teknoloji dünyasında dikkat çekti.

Paylaşımında AWS’nin Türkiye’deki dijital dönüşüm sürecinde oynadığı önemli role ve bu süreçte edindiği deneyimlere vurgu yapan Aydın ekip arkadaşlarına, iş ortaklarına ve müşterilere teşekkürlerini iletti. AWS’in global vizyonunu Türkiye’de uygulamaktan gurur duyduğunu belirtti ve bundan sonraki kariyerinde Türkiye’nin teknoloji dünyasında yeni hikayeler yazmaya devam edeceğini ifade etti.

Amazon Web Services, dünya genelinde bulut bilişim alanında lider konumda olan bir teknoloji devi. Şirket bulut tabanlı altyapı hizmetleri sunarak bireysel kullanıcılardan büyük şirketlere kadar geniş bir müşteri yelpazesine hizmet veriyor.

AWS de düşük maliyetli veri depolama, uygulama geliştirme ve yapay zeka çözümleri gibi alanlarda müşterilerine güçlü araçlar sağlıyor. Türkiye’de ise dijital dönüşüm süreçlerinde firmaların yanındaki en güçlü oyunculardan biri oluyor.

Burak Aydın liderliğinde AWS Türkiye de yerel firmaların küresel teknoloji standartlarına uyum sağlamasına destek oldu. Aynı zamanda girişimciler ve start-up ekosistemi için sağladığı altyapı desteği ile inovasyonu teşvik etti. Özellikle e-ticaret, finans, sağlık ve üretim gibi sektörlerde AWS çözümleri, iş süreçlerinin modernleşmesinde önemli bir rol oynadı.

Burak Aydın, açıklamasında kariyerine yeni bir yön verme kararı aldığını belirtirken, Türkiye’nin teknoloji dünyasında yeni projelerle yoluna devam edeceğinin sinyallerini verdi. AWS Türkiye’nin yeni lideri ise henüz açıklanmış değil. Ancak Aydın’ın ayrılığı sonrası şirket için bir dönemin sona erdiğini söyleyebiliriz.

Burak Aydın, açıklamasında şunları söyledi:

“Bugün, AWS Türkiye Genel Müdürü olarak üstlendiğim görevime veda ederken, bu yolculuğu birlikte yürüdüğüm tüm ekip arkadaşlarıma, iş ortaklarımıza ve müşterilerimize yürekten teşekkür ediyorum.

Son dört yıl, hem AWS’in Türkiye’de büyümesine liderlik ettiğim hem de Türkiye’deki dijital dönüşümün büyümesine tanıklık ettiğim, ilham verici bir süreç oldu. Bu süre boyunca yenilikçilik, teknoloji ve ekip çalışmasının şirketlerin ve ülkenin teknoloji ekosistemini nasıl dönüştürebileceğini deneyimleme fırsatım oldu.

AWS’nin global vizyonunu Türkiye’de hayata geçirirken, güçlü bir ekip ve destekçi bir topluluğun parçası olmaktan büyük bir gurur duydum. Hep birlikte sadece teknolojiyi değil, insanlar ve kurumlar için yeni fırsatları da şekillendirdik.

Yolculuğumuzun farklı yollarda kesişmeye devam edeceğine inancım tam. Bundan sonra da Türkiye’nin teknoloji dünyasında yeni hikayeler yazmaya çalışacağım.

Gelecek, yeniliklerle dolu olsun!”

OPPO Reno 13’ün performans canavarı özellikleri ortaya çıktı

OPPO, Reno 13 serisini 25 Kasım’da piyasaya süreceğini doğruladı. Gelişmiş kamera seti ve güçlü özelliklere sahip olacak modeller şimdiden merakla bekleniyor.

OPPO’nun iki yeni telefonu kısa süre önce Geekbench’te ortaya çıktı. Şimdi ise şirket, beklenen modelin çok az sinyalin olduğu ortamlarda bile bağlantıyı yeniden tanımlamayı ve daha istikrarlı bir deneyim sunmayı vaat eden bir ağ çipine sahip olacağını açıkladı. Cihazla ilgili yeni detaylar geldi.

OPPO Reno 13, X1 çipiyle birlikte gelecek

OPPO Reno 13 serisi, ağ yönetiminde önemli bir ilerlemeye işaret eden X1 çipini tanıtacak. Şirketten gelen bilgilere göre çip ağ sinyalini alabiliyor ve bu da tek bir sinyal çubuğuyla bile akıcı bir oyun deneyimi sağlıyor.

Buna ek olarak seri, OPPO’nun düşük gecikmeyi garanti ettiğini ve harika bir deneyim için hıza öncelik verdiğini iddia ettiği bulut oyunları için özel bir ağa sahip olacak. Bağlantıya odaklanmak, mobil oyunlar ve bulut uygulamalarında istikrarlı performansa yönelik artan tüketici talebine bir yanıt olacak.

Redmi Turbo 4’ün iddialı özellikleri ve çıkış tarihi sızdırıldı

Redmi Turbo 4’ün iddialı özellikleri ve çıkış tarihi sızdırıldı

Çok yakında piyasaya çıkması beklenen Redmi Turbo 4 modelinin iddialı özellikleri ortaya çıktı. İşte detaylar...

Söylentilere göre OPPO Reno 13 Pro, MediaTek’in Dimensity 8350 yonga seti ve 16 GB RAM ile gelecek. Cihazda ayrıca 6,83 inç OLED ekran ve 50 megapiksel ön kamera bulunacak.

OPPO Reno 13 serisinin arka kısmında 50 megapiksel ana sensör, 8 megapiksel ultra geniş sensör ve 50 megapiksel telefoto sensör yer alacak. Android 15 işletim sistemi ile gelecek model, 5.900 mAh pil ve 100W hızlı şarjla karşımıza çıkacak.

Peki siz OPPO Reno 13’ten neler bekliyorsunuz?

Türkiye’de tam otonom araçlara yeşil ışık! Özel yönetmelik geldi

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından bugün Resmi Gazete’de yayımlanan 32739 sayılı Tam Otonom Araçların Otonom Sürüş Sistemine İlişkin Motorlu Araçların Tip Onayı Hakkında Yönetmelik, Türkiye’de tam otonom araçların kullanımına yönelik yasal ve teknik altyapıyı düzenliyor.

Burada tam otonom araçların belirli teknik gerekliliklere uygun olarak üretimi, test edilmesi, onaylanması ve piyasaya sunulması için gereken usul ve esasların tanımlandığını görüyoruz. Belirtilene göre bu düzenleme Avrupa Birliği’nin 2022/1426 sayılı tüzüğü temel alınarak hazırlanmış olup, Türkiye’de M ve N kategorisindeki tam otonom araçların otonom sürüş sistemlerinin standartlarını belirliyor.

Daha önce otonom araçlarla ilgili Türkiye’de ayrıntılı bir yasal düzenleme bulunmuyordu. Araç üreticileri Avrupa Birliği standartlarına dayalı onay süreçlerine tabi olsa da tam otonom araçlar için özel test prosedürleri ve teknik gereklilikler belirlenmemişti.

Bu yönetmelik özellikle tam otonom araçlar için hazırlanmış test ve onay süreçlerini içeriyor. Artık bir araç otonom sürüş sistemiyle geliyorsa bu sistemlerin belirlenen kriterlere uygunluğunu göstermek için tip onayı alması gerekiyor.

Yönetmelik, tam otonom araçların kullanım alanlarını ve bu alanlara ilişkin detayları net şekilde açıklıyor. Belirlenen kategorilere göre tam otonom araçlar üç ana kullanım senaryosunda değerlendiriliyor: İnsan ve mal taşımacılığı için belirlenmiş alanlarda kullanılan araçlar, sabit güzergahlar arasında çalışan araçlar ve belirli otoparklarda otonom park sistemiyle araç park edebilen araçlar.

Bu araçlar otonom sürüş sırasında tüm dinamik sürüş görevlerini yerine getiriyor. Örneğin hızlanma, frenleme, şerit takibi, çevresel nesneleri algılama ve gerektiğinde risk azaltma manevrası yapma gibi işlemler tamamen sistem tarafından gerçekleştiriliyor.

Yeni düzenlemeyle araç üreticileri için teknik gereklilikler ve test prosedürleri ayrıntılı bir şekilde tanımlanıyor. Üreticiler otonom sürüş sistemiyle gelen araçlarının güvenliğini ve performansını kanıtlamak için belirli testlerden geçmek zorunda kalıyor. Ayrıca araçların sahada kullanım sırasında da izlenmesi gerekiyor.

Sistemlerin performansı düzenli olarak raporlanıyor ve herhangi bir arıza ya da sistem hatası durumunda uygulanacak prosedürler belirlenmiş durumda. Örneğin otonom araçlarda herhangi bir problem yaşandığında sistemin minimum risk durumu olarak tanımlanan güvenli bir durma pozisyonuna geçmesi gerekiyor.

Yönetmelik otonom sürüş sisteminin çalışabileceği sınırları ve bu sistemin hangi koşullarda nasıl çalışacağını da açıklıyor. “Operasyonel tasarım alanı” adı verilen bu sınırlar, sistemin çalışabileceği coğrafi, çevresel ve saat dilimlerini içeriyor.

Örneğin bir sistem yalnızca şehir içi yollar için tasarlanmışsa sistemin bu alanın dışında çalışmaması gerekiyor. Ayrıca araç içi operatörlerin ve uzaktan müdahale operatörlerinin görevleri de detaylandırılmış durumda. Araç içi operatör aracı manuel olarak sürmese bile otonom sistemi başlatmak, durdurmak veya sistemin önerdiği manevraları onaylamak gibi görevlerde bulunabiliyor.

Tip onayı süreci de bu yönetmelikle birlikte netleşti. Üreticiler araçların otonom sürüş sistemleri için belirlenen teknik özelliklere uygun olduğunu kanıtlamak için başvuru yapacak. Ardından araçlar Avrupa Birliği standartlarına uygun olarak test edilip onaylanacak.

Tip onay kuruluşları bu süreçte araçların gerekli standartları karşılayıp karşılamadığını değerlendirecek. Ayrıca otonom sürüş sistemleriyle ilgili yazılımlar için ayrı bir tanımlama sistemi oluşturuluyor. Bu sayede her aracın otonom sürüş sistemi ilgili yazılım özellikleriyle birlikte izlenebilecek.

Resmi Gazete’de yayınlanan 32739 sayılı yönetmelik için burayı tıklayabilirsiniz.

Tam otonom – FSD desteği bulunan Tesla deneyimimizi de burayı veya aşağıdaki bağlantıyı tıklayarak izleyebilirsiniz.

Sürdürülebilir gelecek: BYD sodyum iyon pil geliştiriyor

Çinli ünlü elektrikli araç üreticisi BYD, pazara her zaman yenilikler getirmeye odaklanıyor. Şu anda markanın en büyük çabalarından biri de şebeke seviyesinde enerji depolamak için kullanılacak ilk 2.3 MWh sodyum iyon pil paketini geliştirmek oluyor. İşte detaylar…

BYD sürdürülebilirlik odaklı hamlesini duyurdu

BYD’nin şu anda gezegendeki en büyük ikinci batarya üreticisi olduğunu belirtmekte fayda var. Bu da geliştirilmekte olan yeni teknolojinin ne kadar etkileyici olabileceğinin altını çiziyor. Üreticiye göre sodyum iyon batarya, şebeke düzeyinde bir batarya enerji depolama sisteminin (BESS) tüm gereksinimlerini karşılayabilecek kapasitede.

byd

Yeni teknoloji MC Cube-SIB ESS olarak adlandırılıyor ve şebeke düzeyinde enerji depolamaya odaklanan “dünyanın ilk yüksek performanslı sodyum-iyon pili” olarak lanse ediliyor.

BYD firmasından Kai Wang tarafından açıklandığı üzere, batarya aynı zamanda BYD’nin kendi Blade paketleme mimarisi üzerine inşa ediliyor. Kapasitesi 2,3 MWh olan 1200 V MC Cube, 800 V-1400 V aralığını kapsayan bir gerilime dayanabiliyor.

Elektrikli araç satışlarına yeni düzenleme mi geliyor?

Elektrikli araç satışlarına yeni düzenleme mi geliyor?

Tüm dünyada yeni dönemin en büyük trendlerinden biri olan elektrikli otomobil ve araç satışlarıyla ilgili ilginç bir haber geldi.

Hammadde çok bol olduğu için sodyum-iyon piller diğer atai pillerden çok daha ucuz olarak biliniyor. Ayrıca sıcak olmadıklarında bile daha uzun bir hizmet ömrü ve daha yüksek bir deşarj oranı sağladığını ekleyelim.

Son olarak bu piller delinme, yüksek sıcaklıklara maruz kalma ve hatta fabrika hataları gibi belirli durumlarda kontrol edilemeyen bir termal kaçak ortaya çıkarabilen lityum kullanan modellerden bile daha güvenli kabul ediliyor.

Peki siz BYD firmasının bu hamlesi hakkında ne düşünüyorsunuz?

Tesla’nın GEN-3 Teslabot’u birçok insanın yerini alabilir!

Tesla, yeni nesil GEN-3 Teslabot ile robotik dünyasında adından bir hayli söz ettirecek. İnsan anatomisinden ilham alan tasarımı ve üstün mühendislik teknolojisiyle, hassasiyet konusunda inanılmaz bir performans sergiliyor. Önümüzdeki dönemlerde Teslabot’u, yalnızca fabrikalarda değil, ev ve sağlık gibi günlük yaşam alanlarında da sıkça göreceğiz. Peki, Teslabot hangi yetenekleriyle karşımıza çıkacak?

Öncelikle, Tesla’nın yeni robotunun, insan ellerini neredeyse birebir taklit eden 22 hareket özgürlüğüne sahip bir robotik el sistemiyle donatıldığını söyleyelim. Bu tasarım, nesneleri doğal ve kolay bir şekilde kavrayıp manipüle edebilmesini sağlıyor. Teslabot, bir tenis topunu havada yakalamaktan, bir iğnenin ipini geçirip müzik aletlerini çalmaya kadar hassas hareket gerektiren görevleri başarıyla yerine getirebiliyor.

Öte yandan, GEN-3 Teslabot, gelişmiş sensörler ve algoritmalar sayesinde çevresini algılayabiliyor ve bağımsız olarak hareket edebiliyor. Yani, karmaşık görevlerin üstesinden gelmesini sağlıyor. Bu da onu üretimden sağlık hizmetlerine kadar birçok alanda kullanılabilir hale getiriyor. Örneğin, robotun iğne geçirme gibi görevlerde sergilediği üstün hassasiyetin, insan-robot iş birliği açısından büyük bir yenilik olduğu söyleniyor.

Tesla, insansı robotunu sahneye çıkardı!

Tesla, insansı robotunu sahneye çıkardı!

Elon Musk, insanların günlük hayattaki ihtiyaçlarına yardımcı olacak yapay zeka destekli Tesla Bot projesini tanıttı.

Tesla, robotun iç mekanizmalarını insan anatomisinden ilham alan özel aktüatörler ve sensörlerle geliştirdiğini söylüyor. Bu parçalar, robotun hem performansını artırıyor hem de geniş çapta üretilebilir olmasını sağlıyor. Bu arada Tesla, Teslabot’u sadece üretim hattında değil, evlerde ve ofislerde de kullanılabilir hale getirmeyi planlıyor. Muhtemelen, Tesla’ın yeni robotlarını yakın zamanda birçok alanda görme fırsatımız olacak.

Sizce bu tür robotlar, günlük yaşamda insanlara ne kadar yardımcı olabilir? Robotlarla birlikte çalışmanın getireceği değişimler hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorumlarınızı bizimle paylaşmayı unutmayın.

Yeni Realme, 8000mAh bataryasıyla ortalığı karıştırabilir!

Realme, yeni amiral gemisi GT 8 Pro ile akıllı telefon sektöründe çok konuşulacak bir hamle yapmaya hazırlanıyor. Söylentilere göre yeni model, 8000mAh gibi devasa bir batarya kapasitesi ile karşımıza çıkabilir. Ancak daha büyük batarya, daha uzun şarj sürelerini de beraberinde getirebilir. İşte detaylar…

Mevcut GT 7 Pro, 6500mAh Titan Batarya ile kullanıcıların beğenisini epey toplamıştı. Hatta, büyük bir bataryaya rağmen cihaz, 120W SuperVOOC hızlı şarj teknolojisi sayesinde sadece 37 dakikada tamamen şarj olabiliyordu. Ancak, GT 8 Pro’nun daha büyük bataryası, şarj sürelerinde artışa neden olabilir:

yeni-realme-gt-8-pro-8000mah-batarya
  • 7000mAh kapasite ile şarj süresi 42 dakika (120W hızlı şarj).
  • 7500mAh kapasite ile şarj süresi 55 dakika (100W hızlı şarj).
  • 8000mAh kapasite ile şarj süresi tam 70 dakikaya çıkabilir (80W hızlı şarj).

Yani bataryanın büyümesiyle, kullanıcıların daha uzun şarj sürelerini de kabullenmesi gerekecek. Ancak Realme, büyük bataryanın getirdiği avantajların bu süreyi telafi edeceğini düşünüyor. Yine de, Realme’nin en dikkat çeken eksikliği, kablosuz şarj desteğinin olmaması.

Realme 14 Pro’nun çıkış tarihi ve özellikleri belli oldu

Realme 14 Pro’nun çıkış tarihi ve özellikleri belli oldu

Performans canavarı Realme 14 Pro serisi hakkında önemli detaylar geldi. Cihazların çıkış tarihi ve özellikleri ortaya çıktı.

Rakipleri OnePlus 13 ve Xiaomi 15 Pro, Snapdragon 8 Elite işlemci ile güçlendirilmiş modellerinde kablosuz şarj özelliği sunarken, Realme’nin bu özelliği atlaması eleştiriliyor. Realme, şimdilik batarya kapasitesine odaklanarak kablosuz şarjı ikinci plana atmış durumda.

Realme GT 8 Pro’nun bataryası, silisyum-karbon anot teknolojisi ile destekleniyor. Bu teknoloji, daha yüksek kapasiteli bataryaların daha uzun ömürlü ve verimli çalışmasını sağlıyor. Yani, aynı zamanda bataryanın çok daha dayanıklı olduğuna vurgu yapıyor. Ancak kablosuz şarj eksikliği, bir tercih sebebi olabilir.

Kısacası, bu modelin pazarda ne kadar başarılı olacağı, kullanıcıların büyük batarya karşılığında daha uzun şarj sürelerini kabullenip kabullenmeyeceğine bağlı. Peki, sizce batarya kapasitesi mi daha önemli, yoksa şarj hızı mı? Yorumlarınızı bizimle paylaşmayı unutmayın.

Bayraktar Kalkan DİHA, bir testi daha başarıyla geçti!

BAYKAR Holding ve Selçuk Bayraktar, Kalkan DİHA VTOL (Dikey iniş kalkışlı insansız hava aracı) 14. sistem tanımlama testi ile ilgili paylaşım yaptı. X platformunda yapılan paylaşımda test ile ilgili görüntülere yer verildi. İşte başarılı geçen Kalkan DİHA 14. Sistem Tanımlama Testi ve paylaşılan görüntüler.

Milli Teknoloji Hamlesi kapsamında geliştirilen Bayraktar Kalkan DİHA, adından da anlaşılacağı üzere dikey iniş kalkış yapabilen bir insansız hava aracı. Silahsız yapıda olan bu İHA, keşif için kullanılmak üzere geliştirildi. Bayraktar TB-2 ve TB-3 kadar büyük olmayan İHA, dikey iniş kalkış yapabilme kapasitesi sayesinde her yerden kalkış iniş yapabilecek özelliklere sahip.

Bu anlamda KALKAN DİHA, 14. Sistem Tanımlama Testi ile aracın keşfe yönelik tüm fonksiyonları kontrolden geçiyor. Bu kontrol, DİHA’nın iniş kalkışından, kızılötesi kamera modülüne kadar tüm teçhizatını kapsıyor.

Türkiye’nin yerli ve milli ilk VTOL’u olacak Kalkan DİHA, bu anlamda tüm sistem kontrol ve uçuş testlerinden de başarı ile geçti. DİHA’nın kendi sınıfının en gelişmiş özelliklerine sahip modelleri arasında.

Dünyanın en büyük elektrikli uçağı Heart X1 ilk uçuşuna hazırlanıyor!

Dünyanın en büyük elektrikli uçağı Heart X1 ilk uçuşuna hazırlanıyor!

Dünyanın en büyük elektrikli uçağı olan Heart X1 çok yakında ilk uçuşunu gerçekleştirecek. Uçuşun tarihi ve yeri belli oldu.

Buna göre KALKAN DİHA 5 motoru ve pervanesi olan bu hava aracı, 4 elektrikli motoru ve buna bağlı olan dikey konumlanan pervaneleri sayesinde dikey iniş kalkış yapabiliyor. Daha sonra arkasında bulunan içten yanmalı düşük tüketimli benzinli motoru ve pervanesi ile alışageldiğimiz İHA’lar gibi yatay şekilde uçuşunu gerçekleştiriyor.

Bayraktar kalkan DİHA özellikleri, kalkan diha testi, kalkan diha sistem tanımlama testi

5 kg faydalı yük taşıma kapasitesi sayesinde de Elektro-Optik (EO) ve Kızılötesi (IR) kamera modülü takılabilen ve Lazer mesafe ölçer ile işaretleyicisi olan bu araç aslında küçük boyutlu silahsız bir TB2’ye dönüşüyor.

Bayraktar Kalkan DİHA, asli olarak keşif ve istihbarat görevlerini üstlenecek. Operasyonel irtifa tavanı 15 bin feet/ 4.5 km seviyelerinde. Yaklaşık olarak da 12 saat havada kalabiliyor. Faydalı yük ile bu süre 7+ saate kadar düşebiliyor. Uçuş sırasında elde ettiği verileri ve görüntüleri 150 km içerisindeki komuta merkezlerine aktarabiliyor.

  • Haberleşme menzili: 150 km
  • Seyir ve en yüksek hız: 45-50 knot ile 80 knot
  • Operasyonel İrtifa ve tavanı: 9 bin feet ile 15 bin feet
  • Havada kalma süresi: 12 saat
  • Kanat açıklığı ve uzunluk: 5 m – 1.5 m
  • Faydalı yük kapasitesi: 5 kg
  • Azami kalkış ağırlığı: 50 kg
  • Dikey iniş kalkışlı tam otomatik uçuş sistemi
  • Sensör füzyonu yardımlı tam otonom
  • Otonom kalkış ve iniş sistemi ile yarı otonom uçuş modu
  • Hataya dayanıklı sistem mimarisi ve dijital veri ve video Link
  • Üç yedekli uçuş kontrol sistemi ve servo eyleyiciler
  • Elektro-Optik (EO) ve Kızılötesi (IR) Kamera Modülü
  • Lazer mesafe ölçer – Lazer işaretleyici

Intel Arc Battlemage ekran kartlarının çıkış tarihi belli oldu!

Geçtiğimiz yıllarda Intel, Arc Alchemist kartları ile birlikte ekran kartı sektörüne giriş yaptı. Intel’in ekran kartı sektörüne giriş yaptığı sırada kullanıcılar, tanıtılan kartlardan birisinin Nvidia’nın GeForce 3060 ekran kartından daha iyi olmasına ve fiyatının uygun olmasına çok sevindiler. Intel’den son gelen bilgiler yeni Arc Battlemage GPU’ların çıkış tarihini doğruluyor.

Intel, yaklaşık 2 yıl önce Arc Alchemist ekran kartları ile ekran kartı sektöründe AMD ile Nvidia’nın yanında yer aldı. Şirket, ekran kartı sektörüne  Arc A770, Arc A750, Arc A580 ve Arc A380 ekran kartları ile giriş yaptı ve geçen yıllarda ekran kartlarını geliştirmeye odaklandı. Son zamanlarda özellikle yapay zekaya ayak uyduramaması, 13. ve 14. nesil işlemcilerinde ortaya çıkan sorunlar vb. sebepler ile oldukça piyasa değeri kaybeden Intel’i satın almaya çalışan şirketlerde ortaya çıktı. Kullanıcılar ise Intel’in toparlanmak için hangi hamleleri yapacağını merak ediyor.

Uzun zamandır beklenen Intel Arc Battlemage ekran kartlarının tanıtım tarihleri Intel'in paylaştığı bir paylaşım ile belli oldu.

Intel’in 2025 hamlesi Battlemage ekran kartları olarak düşünülüyordu. Analistler, Battlemage ekran kartlarının 2025’in ilk çeyreğinde piyasaya sürülmesini bekliyorlardı. Ancak şirket, bugün @IntelGaming X (eski Twitter) hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda ekran kartlarını 3 Aralık 2024’te tanıtacağını belirtiyor.

Ancak bu paylaşımda Intel, hangi ekran kartlarını duyuracağı veya etkinlik hakkında herhangi bir bilgi vermiyor. Lakin kullanıcılar Intel’in daha tanıtılmayan ve uzun zamandır beklenen Battlemage serisinden Arc B570 ve Arc B580 ekran kartlarının tanıtılmasını bekliyorlar.

Intel Arc Battlemage B580’in fiyatı sızdı! Fiyat performans ürünü olabilir mi?

Intel Arc Battlemage B580’in fiyatı sızdı! Fiyat performans ürünü olabilir mi?

Uzun zamandır beklenen yeni Intel Arc Battlemage B580 ekran kartının fiyatı sızdırıldı. Uygun fiyat ve yüksek performans ile bekleniyor.

Şu ana kadar bilinen sınırlı bilgilere göre Intel Arc B580 yaklaşık 20 Xe Çekirdeği ve 192 bit bellek, 12 GB GDDR6 VRAM ile birlikte orta segment bir ekran kartı olarak kullanıcıların karşısında çıkacak. Geçtiğimiz günlerde çıkan sızıntılar ile birlikte Intel Arc B580’in fiyatının ise 240 ile 260 dolar arasında olması bekleniyor.

Peki sizler bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Lütfen düşüncelerinizi aşağıdaki yorumlar kısmında belirtmeyi unutmayın.

Windows 11’de yeni dönem! Dosya arama değişiyor

Microsoft, Windows 11 kullanıcı deneyimini artırmak amacıyla “Kişiler Arkadaşı” ve “Dosya Arama Arkadaşı” adlı yeni uygulamalar geliştiriyor. Bu uygulamalar aslında standart hizmetlerin yerini alarak kullanıcılara daha “arkadaşça” bir deneyim sunacak.

Kişiler Arkadaşı uygulaması, daha önce kullanımdan kaldırılan Kişiler uygulamasının yerini alacak. Böylece kişileri yönetme ve iletişim kurma konusunda daha farklı bir yaklaşım sunacak. Henüz tüm özellikleri bilinmese de, kişilerle bağlantı kurmak için daha erişilebilir olacak.

Dosya Arama Arkadaşı ise Microsoft 365 Arkadaş uygulamalarının bir parçası olarak, belge erişilebilirliğini geliştirmeye odaklanıyor. Doğrudan Windows görev çubuğuna entegre olan bu hizmet, kullanıcıların mevcut işlerini kesintiye uğratmadan anında dosya aramasına olanak tanıyor.

Dünyanın en büyük elektrikli uçağı Heart X1 ilk uçuşuna hazırlanıyor!

Dünyanın en büyük elektrikli uçağı Heart X1 ilk uçuşuna hazırlanıyor!

Dünyanın en büyük elektrikli uçağı olan Heart X1 çok yakında ilk uçuşunu gerçekleştirecek. Uçuşun tarihi ve yeri belli oldu.

Akıllı filtreler kullanarak, son kullanılan ve paylaşılan dosyalara öncelik veriyor. Word belgeleri, Excel tabloları veya PowerPoint sunumları gibi dosya türlerine göre detaylı aramalara imkan sağlıyor.

Her iki uygulama da WebView2 platformu üzerine kurulu olacak. Web tabanlı mimarinin avantajlarından yararlanarak Windows 11 güncellemelerinden bağımsız olarak güncellenip yeni özellikler alabilecek.

Şu anda iş veya okul Microsoft hesapları olan kullanıcılar tarafından erişilebilen bu arkadaş uygulamaları, Microsoft tarafından henüz resmi olarak duyurulmadı. Genel kullanıma sunulma tarihleri ve tüm özellikleri belirsizliğini koruyor.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından bizimle paylaşın.

Mark Zuckerberg’in çılgın internet projesi! 10 milyar dolar ayırdı

Meta, 10 milyar dolarlık devasa bir denizaltı internet kablosu projesiyle dijital geleceği kontrol altına almak istiyor. 40 bin kilometreyi aşan proje, tamamen Meta’nın bünyesinde olacak. Buna göre küresel internet ortamını yeniden şekillendirmeyi hedefliyor.

Dünya için “W” şeklinde bir kablo güzergahı planlayan Meta, ABD’den Güney Afrika üzerinden Hindistan’a ve ardından Avustralya yoluyla ABD’yi bağlamak istiyor. Bu kapsamda jeopolitik risk alanlarını stratejik olarak atlıyor. Bu güzergah seçimi; Kızıldeniz, Güney Çin Denizi ve Mısır ile Singapur gibi sorunlu bölgelerdeki olası kesintilerden kaçınıyor.

ab-meta-798-milyon-euro-para-cezasi

Bu altyapı girişimi, Meta için stratejide bir değişikliği temsil ediyor. Şirket, daha küçük projelere ortak olmak yerine büyük ölçekte bir ağ kontrolü kuruyor. Google ve Microsoft gibi firmalar denizaltı kablo projelerine girişmiş olsalar da, hiçbiri bu ölçekte bir girişime kalkışmamıştı.

Google Drive, Android kullanıcılarına sürpriz bir yenilik getiriyor

Google Drive, Android kullanıcılarına sürpriz bir yenilik getiriyor

Google Drive uygulaması daha önce iOS telefonlarda yer alan önemli bir özelliği şimdi Android kullanıcılarına da getiriyor.

Küresel internet trafiğinin önemli bir bölümünü kontrol eden Meta (mobil trafiğin yüzde 22’si olarak tahmin ediliyor), Facebook ve Instagram gibi platformlarda milyarlarca kullanıcısına kesintisiz hizmet sunmayı hedefliyor.

Temel hizmetlerini güçlendirmenin ötesinde, Meta’nın gelişen yapay zeka hedeflerindeki potansiyel rolü de önemli olacak. Hindistan’ın bant genişliği maliyetleriyle, yapay zeka modellerinin eğitimi kolaylaşabilir ve yapay zeka odaklı veri merkezlerinin geliştirilmesini destekleyebilir.