iPod’a Tüplü Amplifikatör

Müziği en doğal hali ile dinlemek isteyenler için Roth Audio tarafından geliştirilen Music Cocoon (MC4), vakum tüplü bir amplifikatör. Apple iPod, CD çalar, taşınabilir ses cihazı ya da 3,5 mm ses bağlantısına sahip herhangi bir ses cihazıyla kullanılabilen Music Cocoon, yüksek kalitede sunduğu doğal ses, 2 pre-amfi tüpü, farklı ses kaynaklarını destekleyip ses kontrolü sağlaması ile dikkat çekiyor.

Daha Güvenli Kullanım

iPod’unuzu şarj edebilen Music Cocoon, aşırı ısınmaya ve kısa devreye karşı koruma sağlarken, adaptöründe de sigorta koruması bulunuyor. 2 adet 13 W adaptöre sahip olan cihazın ağırlığı ise 1,8 kg. Roth Audio Music Cocoon, Türkiye piyasasına KDV dahil 588

Sony Ericsson W350i

1

Sony Ericsson, zamanında Sony‘nin taşınabilir müzik çalarlarına verilen isim olan Walkman‘i gayet iyi şekilde taşıyor. Her fiyat seviyesinde ürünler sunan Sony Ericsson, W350i ile biraz daha giriş seviyesine hitap ediyor. İnternet mağazalarında KDV dahil 400 YTL civarına satın alabileceğiniz bu ürün, hafıza kartıyla birlikte tam bir müzik çalara dönüşüyor. Ürünün teknik özellikleri ve dış görünüşünü videomuzda bulabilirsiniz.

İzleyin

{pagebreak::Teknik Özellikler}
Sony Ericsson W350i
Cep telefonu

Boyutlar: 104 x 43x 10.5 mm
Ağırlık: 80 gr
Pil: 300 saat bekleme, 7 saat konuşma
Bağlantı özellikleri: Bluetooth , GPRS, 3G
Kamera çözünürlüğü: 1,3 Megapiksel, optik zum yok
Hafıza: 14 MB yerleşik, MemoryStcik Micro ile 2 GB. Kutu içinde 512 MB/1 GB bellek
Ekran: 128 x 160 Piksel, 256K Renk

:: W350i’yi beğendiniz mi?

Bilgi için: Sony Ericsson
SDN – http://shiftdelete.net

AMX MVP 5200i

Evinizdeki tüm teknolojik cihazları tek bir merkezden yönetmek ister misiniz? AMX Akıllı Mekan Otomasyon sistemlerinin yeni ürünü kablosuz MVP 5200i, ister masaüstünde ister duvarda evinizin yeni teknoloji merkezi olmaya aday. İnce bir görüntüye sahip olan ürün, yüksek çözünürlüklü ekranı, parlak siyah veya beyaz renk seçeneği, enerjiyi tasarruflu kullanması ve 8 saat çalışma, 4 gün bekleme pil ömrü ile ihtiyacınıza cevap veriyor.

VoIP Desteği

Kablosuz özelliği ile geniş alanlarda kullanıma imkan tanıyan MVP 5200i, dahili hoparlör ve mikrofonuyla VoIP görüşmeleri, MP3 ve WAV formatlı müzik oynatma ve kamera takibini de kolaylaştırıyor. AMX‘in özel yazılımı ile kullanım kolaylığı sağlayan MVP 5200i, evinizdeki tüm teknolojik cihazları tek noktadan yönetmeyi mümkün kılıyor.

Bilgi İçin: SFRKD
Yazan: Erhan Kahraman
SDN – http://shiftdelete.net

Creative HQ-1900 Türkiye’de

Creative’in DJ modeline sahip kulaklıklarından olan HQ-1900, esnek ve katlanabilir yapısıyla hem her kulağa oturabiliyor hem de yanınızda rahatça taşınabiliyor. HQ-1900 aynı zamanda kulaklarınızı rahat ettirmek için kadife kulak parçaları kullanıyor. Saatlerce kullansanız da kulaklarınız rahatsız olmuyor. Ürünün kablosuz ne çok uzun ne çok kısa. 1,2 metrelik kablosu müzikçalarınızla veya bilgisayarınızla rahat bir kullanım sunuyor.

Ürünün perakende satış fiyatı KDV dahil 110 YTL civarında.

Bilgi için: Creative
Yazan: Berkin Bozdoğan
SDN – http://shiftdelete.net

Facebook Değer Kaybediyor

Facebook’un düşük bir miktardaki hissesine 240 milyon dolar veren Microsoft, şirketin değer hesaplarını alt üst edip 15 milyar dolar gibi bir rakama çıkmasını sağlamıştı. Tabii ki bu miktar, şirketi satın almak isteyenler için geçerli bir fiyat değildi. Bunun en iyi anlaşıldığı nokta, Harvard Üniversitesi‘nden çıkan bir proje olan ConnectU ile Facebook’un "fikrim çalındı" iddiasıyla mahkemeleşmesi oldu. Fikrinin çalındığını söyleyen ConnectU’nun mahkemeye gitmesinden sonra Facebook o şaşalı günleri geride bırakıp şirketin hisse değerinin sadece 3,75 milyar dolar edeceği tezini savunmaya başladı.

Gerçek Değeri Ne?

Bir şeyin gerçek değeri, diğerlerinin ona vermek isteyeceği paradır, şeklinde eski bir kural vardır. Tamamen taleple paralel giden fiyat değerlerinin var oldu bir piyasada tam değer biçmek mümkün değil. Fakat biliyoruz ki birisi damperli kamyona desteleri doldurup Mark Zuckerberg‘in kapısına gelse, verilecek para 3,75 milyar dolardan çok 15 milyar dolara yakın olur.

Yazan: Berkin Bozdoğan
SDN – http://shiftdelete.net

Microsoft: Bizi Yanlış Anladınız!

8
Windows
Vista henüz beta aşamasında olduğu dönemlerde XP ile kıyaslanarak
sevdirilmeye çalışılmıştı. Microsoft, kendi işletim sistemi olan
Windows XP’yi kötüleyerek ve kötülediği o özelliklerin Vista’da daha
iyi olduğunu söyleyerek XP kullanıcılarını Vista’ya terfi ettirmek
istiyordu. Bu yöntem işe yaramayınca, daha makul bir yol seçildi;
Vista’yı XP’nin halefi olarak değil, kendi başına Vista olarak tanıtmak.

Yayınlanan makalenin giriş cümlesi şu şekilde:

"Hiç
kimse yeni bir işletim sisteminin, özellikle farklı bir masaüstü
altyapısı olan Vista gibi bir işletim sisteminin benimsenmesinin kolay
olmasını beklemez. Bu makalede, Windows Vista’nın sıkça yanlış
anlaşılan 5 özelliğine, onların gerçekte ne olduğuna ve bu özellikleri
nasıl kullanmamız gerektiğine değineceğiz."

Devam eden
cümlede Microsoft, "belki de bu beş özelliği tahmin ettiniz bile, ama
biz tahminlere göre değil, yazılım uzmanlarından (IT Pro) gelen geribeslemelere göre konuşuyoruz" diyerek durumun vehametini gözler önüne seriyor.
{pagebreak::Yanlış Anlaşılanlar}
"Bizi Yanlış Anladınız" Denilen 5 Özellik

1- Kullanıcı Hesap Yönetimi (UAC – User Account Kontrol)
2- İmaj yönetimi (Image management)
3- Görüntü Sürücü Modeli (Display Driver Model)
4- Arama Ne kadar ilginç değil mi?
5- 64 bit teknolojisi

Microsoft,
bu beş özelliğin, Vista’nın benimsenme sürecini yavaşlattığını ifade
ederek, aslında hepsinin nevi özelliklerine münhasır faydalarının
olduğunu eklemeyi de unutmadı.
{pagebreak::UAC’nin Derdi}
Kullanıcı Hesap Yönetimi (User Account Control – UAC)

Micorosft,
kullanıcıların "bilgisayarı yavaşlatıyor" gerekçesiyle sistem
kurulumunun hemen ardından UAC özelliğini kapatmalarına çok içerlemiş
olacak ki, "eğer gerçekten kötü puan alan bir özellik varsa, o da UAC dir"
diyerek dert yandığı makalede, bu özelliğin tek başına bir özellik
olmayıp, aksine önemli bir teknolojik özellik seti olduğunu vurguladı.
Bu özelliğin en önemli fonksiyonu, kullanıcıların bilgisayarı standart
yetkilerle kullanabilmesini sağlamak. Bu sayede, yönetici hesaplarının
sadece yazılım geliştiriciler tarafından kullanılması amaçlanıyor.

Peki Neden?

"Peki neden" diye sorulduğunda, alacağınız cevap kuşkusuz "güvenlik
için" olacaktır. Hepinizin bildiği gibi, Microsoft uzun yıllardır
işletim sistemlerindeki ciddi güvenlik açıklarıyla boğuşuyor. Bu
açıkların en önemli özelliği ise, bilgisayara sızan kötü niyetli
kişilerin, tüm yönetici yetkilerine sahip olabilmesi dolayısıyla,
bilgisayarın uzaktan yönetilebilmesini mümkün kılması. Microsoft, UAC
ile, yetkilendirme sistemini bütünüyle değiştirmiş ve aslında tam
olarak Linux sistemlerini kendisine bu konuda örnel almış. Zira
Linux’te hiç bir zaman root yani yönetici hesabıyla oturum
açılmaması gerektiği vurgulanır. Hatta gerekli olduğu zaman bile root
hesabıyla oturum açılmadan, sadece komutlarla işlem yapılması gerektiği
savunulur.

"UAC Yoksa Kendinizi Güvende Hissetmeyin!"

Microsoft, kullanıcıları biraz da korkutmak için olsa gerek, "UAC kapalıyken kendinizi güvende hissetmeyin" dedi. Makalenin devamında şöyle deniliyor:

"Yazılım
geliştirenler hala yönetici hesaplarını baz alarak program yazıyorlar.
Oysa Vista, bir programın tüm kayıt defterini (registry) yönetmesine,
dosya sistemine, kernel katmanlarına müdahale etmesine izin vermek
yerine, programın veri yazabileceği yerleri kısıtlıyor. Bunu da
standart yetkilendirme yaparak sağlıyor. Bu şekilde amaçladığımız
şeyin, yazılmların standart yetkilerle çalışabilmesini sağlamak
olduğunu söyleyebiliriz.

UAC kapalı iken, sisteminizde çalışan
tüm programlara yönetici yetkileri vermiş olursunuz. Bu sayede, kötü
niyetli programlar sisteminizi kolayca ele geçirebilirler. Ancak
standart yetkilendirmede, son kullanıcının sisteme müdahale etmesi
şöyle dursun, değişiklik yapabileceği ayarlar dahi kısıtlanmıştır."

{pagebreak::Kolay Dagitim}
İmaj yönetimi (Image management)

Hemen
açıklayalım, imaj yönetiminden maksat, işletim sistemini otomatik
kurmak üzere hazırlanan dağıtım dosyalarının yönetimidir. İmaj
yönetiminin yanlış bilinen özelliği, her değişiklik yapıldığında yeni
bir imaj kaydedilmeye çalışılması. Oysa Vista ile gelen yeni altyapıda,
farklı dil seçenekleri, sürücüler, güncelleştirmeler, genellikle tüm
imajı yeniden almadan kolayca entegre edilebiliyor. Ayrıca USB, DVD ve
ağ üzerinden kurulumları kolaylaştırdığı savunulan bu özellik,
multicasting denilen dağıtım şekli sayesinde, ağda transfer edilmesi
gereken veri miktarını önemli ölçüde azaltıyor.
{pagebreak::Surucu Modeli}
Görüntü Sürücü Modeli (Display Driver Model)

Vista’nın,
geçmişteki Windows sistemlerine göre en önemli farklarından birisi
kuşkusuz görüntüdeki tasarım farkı. Ancak Micorosft bunun sadece bir
tasarım değil, aynı zamanda bir teknoloji farkı da olduğunu iddia
ediyor. Bu teknolojiyle Aero gibi tasarım harikalarının daha kararlı
çalışabildiği söyleniyor.

Bu modelin gözden kaçmayan en önemli
özelliklerinden bir tanesi, ekran kartınızın sürücüsünde ölümcül bir
hata
meydana geldiğinde, sistemi yeniden başlatmadan, sadece ekran
kartı sürücüsünün yeniden başlatılmasının
sağlanabilmesi. Makalede, bu
modelin grafik işlem maliyetleri azalttığı da iddia ediliyor.

Görüntü
sürücüsü modelinden tam verim alabilmek için, modeli destekleyen ve
kendine has bir belleği olan ekran kartları gerekiyor. Ancak
anakartlara entegre olan ekran kartlarında Aero’dan yararlanılamasa da
aynı performansın beklenebileceği söyleniyor.
{pagebreak::Sistem İçi Arama}
Arama (Search)

Windows
Vista’nın performanslı arama motoru, XP’deki gibi bir program olarak
çalıştırılmaktansa, sisteme entegre olan bir servis olarak yer alıyor.
Yani Windows XP’de arama yapmak için arama programını açmamız
gerekiyordu, oysa Vista’da arama servisi sürekli çalışıyor.

Sürekli
çalışmaktaki temel amaç, dosya dizinleri çıkarılarak sistemin
performansını etkilemeden çok daha hızlı aramalar yapabilmek. Çoğunuz
farkına varacaktır, Windows XP’de de sonradan etkinleştirilebilen bir
dizinleme hizmeti var, ancak Vista’daki dizinlemenin sistem
performansını düşürmediği iddia ediliyor.
Vista’daki dizinleme,
kullanıcı oturum açmamışken bile yapılabiliyor.

Windows XP’de
sonradan etkinleştirilebilen dizinleme hizmeti tüm sabit diski sürekli
olarak tarayıp dizinleri güncellerken, Vista bir defa tam dizin
oluşturduktan sonra, sadece değişiklikleri dizine aktararak, yani bir
daha sabit diski taramaya gerek olmadan kolayca dosya arayabiliyor. Bu
şekilde sistem performansından maksimum verim alınabilirken, Vista’da
ayrıca bir dizinleme programının çalıştırılması tavsiye edilmiyor.
{pagebreak::64 Bit}
64 Bit Teknolojisi

Microsoft’a
göre, 64 bit hesaplama yöntemi tam olarak geleceğin yöneldiği yer. 64
bitlik hesaplamanın 32 bite göre en büyük farkının ise, bellek
erişiminde olduğu söyleniyor. Windows Vista’nın 32 bitlik sürümlerinde
4 GB bellek (RAM) kısıtlaması var ve kullanıcılar ile
programlar, 3.5 GB’tan fazla bellek adresleyemiyorlar. Ancak 64 bit
Vista sürümlerinde 128 GB‘a kadar adresleme yapılabiliyor.

Peki 32 Bit mi Yoksa 64 Bit mi Kullanmalıyız?

Bu
soru, "64 bit nedir, yenir mi" sorusuyla birlikte uzun zamandır
teknoloji forumlarını meşgul ediyor. Microsoft’un görüşü, önümüzdeki
bir kaç yıl için müşterilerin çok büyük kısmına 32 bitlik sistemlerin
yeterli olacağı yönünde. Yüksek performansa yönelik dizayn edilmiş iş
istasyonları (high end workstation) içinse 64 bitlik teknoloji
tercih edilmeli. Bunlara örnek olarak karmaşık mühendislik
uygulamaları, ses işleme ya da ek belleğe ihtiyaç duyan grafik
uygulamalarını gösterebiliriz. Örneğin 3DS Studio, Maya ve Cakewalk
gibi önemli yazılımların hali hazırda 64 bitlik sürümleri mevcut.
Elbette henüz 64 bit yazılımların 32 bit olanlara göre çok az olduğu da
belirtilmiş.
{pagebreak::Bunlara Dikkat}
Bugün 64 bit teknolojisi her ne kadar işlemcilerde
standart olarak gelmeye başlamış da olsa göz önünde bulnudurmanız
gereken şeyler var.

1- 64 bit ile 32 bit arasındaki uyum, 32 bit
ile 16 bit arasındaki uyumdan daha iyi olsa da, 64 bitlik sistemler 16
bitlik uygulamaları ve Windows 3.1 altyapısını desteklemez. Ayrıca bazı
eski 32 bit uygulamalar 16 bit kurulum yardımcıları kullandıklarından
Vista’nın 64 bitlik sürümlerine kurulamayacaklardır.

2- Kuşkusuz
64 bit kullanmaktan çekinenlerin en önemli sebeplerinden bir tanesi 64
bit sürücü bulunamasında yaşanan sıkıntı
. Microsoft’un belirttiğine
göre, Vista logolu tüm donanımların hem 32 bit hem de 64 bit sürücü
desteği vermesi zorunlu, dolayısıyla aynı iddiaya göre bir kaç yıl
içinde geniş bir 64 bit sürücü yelpazesi oluşacak. Tabi "bir kaç yıl"
kaç kişiye göre "kısa" bir süre orasını kestirmek zor.

3- Bazı
32 bit yazılımlar işletim sistemine sanal sürücü kurarlar, bu
yazılımların kendileri 64 bit sistemde çalışabilse de, kurmaya
çalıştıkları 32 bit sürücüler çalışmayacaktır.

4- Karmaşık
matematiksel işlemler gerektiren yazılımlar 64 bit teknolojisine uygun
olarak derlendiğinde çok büyük performans artışları göstereceklerdir.
Ancak 32 bit uygulamalarda performans artışı çok az olacaktır.
Dolayısıyla 32 bit yazılımların (örneğin Office 2007) performansını
değerlendirirken onları 64 bit sistemden sorumlu tutmamalı; 32 bit
sisteme göre değerlendirmelisiniz.

Microsoft’un önerisine göre
eğer 64 bit sisteme geçiş yapmak istiyorsanız, öncelikle
uygulamalarınızı ve donanımınızı 64 bit ile deneyin ve belki de şu an
için 32 bitin sizin için daha iyi olduğuna karar vereceksiniz.

Makalenin
devamında Microsoft bazı iddialara cevap vererek ayrıntılı
açıklamalarda bulunmuş, onları ayrıca bir başlık altında inceleyeceğiz.

Yazan: Özhan Elma
SDN – http://shiftdelete.net

Rapid’e Selam, Download’a Devam!

Rapidshare.com, kullanıcıları sevindiren yeni sistemine geçti. Ücretli
hesabı olanlar için indirme kotası 2 katına çıkartıldı. Ücretsiz olarak
bu servisten yararlanmak isteyenler için de bekleme süresini ortadan
kaldırdı. Bu yenilikleri bekleyen kurnaz kullanıcılar, geliştirdikleri
sistemle beklemeye gerek kalmadan, tıpkı ücretli üyeliğiniz varmış gibi
download yapmanıza olanak sağlayan bir yazılım geliştirdiler. Aşağıda,
CryptLoad adındaki yazılım hakkında eğitim videosu bulacaksınız.

Videoyu İzleyin

:: CryptLoad ile Rapidshare sınırlarını kaldırmanın nasıl yapıldığını izlemek için buraya tıklayın.

:: Takıldığınız bir yer varsa, forumda paylaşın çözelim.

Bilgi için: CryptLoad
Hazırlayan: Ertuğrul Hazar
SDN http://shiftdelete.net

Packard Bell ipower X2.0

Üstün performanslı oyun bilgisayarları ligine bir oyuncu da Packard Bell markası altında katıldı. Bir zamanlar revaçta olan "kaslı" görünümlü büyük kasaların geri dönüşünü simgeleyen ipower X2.0, Intel Core 2 Quad veya Extreme seçenekleriyle geliyor. Ekran kartı olarak GeForce 9800GX2 ya da ATI Radeon HD 4870 kullanılabilen sistemin kapasitesi 500 GB ila 3 TB arasında değişiyor.

Oyun Canavarı

Blu-ray disk sürücüsünün isteğe bağlı olduğu ipower X2.0, 7.1 HD ses sistemi, hybrid TV tuner2 ve oyunculara özel klavye-fare setiyle birlikte geliyor. İçerisinde bulunan Packard Bell Premium Deluxe Pack yazılım paketinde PES 2008, Need For Speed ProStreet ve CrySis oyunları sunan ipower X2.0, Avrupa piyasasına 2008 yılsonunda 999 Euro ila 1799 Euro fiyat aralığından girecek.

Packard Bell ipower X2.0 Fotoğrafları:




Orijinalini görmek için fotoğrafın üzerine tıklayın!

{pagebreak::2}



Orijinalini görmek için fotoğrafın üzerine tıklayın!

{pagebreak::3}



Orijinalini görmek için fotoğrafın üzerine tıklayın!

{pagebreak::4}



Orijinalini görmek için fotoğrafın üzerine tıklayın!

{pagebreak::5}



Orijinalini görmek için fotoğrafın üzerine tıklayın!

{pagebreak::6}



Orijinalini görmek için fotoğrafın üzerine tıklayın!

{pagebreak::7}



Orijinalini görmek için fotoğrafın üzerine tıklayın!

{pagebreak::8}



Orijinalini görmek için fotoğrafın üzerine tıklayın!

{pagebreak::9}



Orijinalini görmek için fotoğrafın üzerine tıklayın!

{pagebreak::10}



Orijinalini görmek için fotoğrafın üzerine tıklayın!

{pagebreak::11}



Orijinalini görmek için fotoğrafın üzerine tıklayın!

{pagebreak::12}



Orijinalini görmek için fotoğrafın üzerine tıklayın!

{pagebreak::13}



Orijinalini görmek için fotoğrafın üzerine tıklayın!

{pagebreak::14}



Orijinalini görmek için fotoğrafın üzerine tıklayın!

{pagebreak::15}



Orijinalini görmek için fotoğrafın üzerine tıklayın!

:: Böyle bir bilgisayar almayı düşünür müsünüz?

Bilgi İçin: Packard Bell
Yazan: Erhan Kahraman
SDN – http://shiftdelete.net

PSP’den Telefon Nasıl Olacak?

Her ne kadar burada bağlantısını verdiğimiz adreste göreceğiniz belge hafiften düzmece gibi dursa da, telefonlu PlayStation Portable hakkında ençok bilgiyi bir arada veren belge metin özelliğini taşıyor. "Dedikodular asla bitmez; sonuçta çıkan şey de düşünülene yakın olur" kuralı yürürlükte olduğundan biz yine bu özelliklerden bahsedelim. Bir gün üretilirse, sonuçta buna benzeyecek. 🙂

Sony Ericsson mu Üretecek?

Bahsi geçen belgede belirtildiği üzere üretimi Sony‘den ziyade Sony Ericsson yapacak ve içinde PSP özellikleri bulunan bir telefon olacak. Aslında bu kısmı çok kesin değil; zira telefon özellikleri bulunan bir PSP ile de karşılaşabiliriz. Çünkü ikincisi daha fazla "birşeylere" benzeyecek. Çünkü belgede bahsedilen 480×272 ekranın makul boyutlarda ve yanında denetim tuşlarıyla bir telefona yerleştirilmesi, fanteziden öte birşey değil (en iyi ihtimalle n-Gage olabilir). Şimdilik en iyi taktik, bekleyip görmek gibi görünüyor.

Yazan: Berkin Bozdoğan
SDN – http://shiftdelete.net

Oyunlar Bedava mı Olacak?

Enter the Matrix ve Earthworm Jim gibi oyunlarla tanınan David Perry, video oyunları piyasasında yaşanması gereken yeni reformun ücretsiz oyunlar olması gerektiğini savundu. Perry‘e göre, korsan ile mücadelede uygulanabilecek en iyi yöntem, video oyunlarının ücret alınmaksızın bedavaya dağıtılması.

Oyun İçi Satışlar

Asya pazarında bu fikrin gayet işe yaradığını (ücretsiz Kore MMORPG‘leri gibi) ve sektöre canlılık getirdiğini belirten David Perry, yazılım firmalarının kazançlarını oyun içinden sağlayabileceklerini söylerken, düz beyaz tişört yerine daha güzel bir kıyafet veya güçlü bir kılıcın parayla satılması gibi örnekler verdi. Perry’e göre ayrıca oyun içi reklamcılık da bu sisteme büyük oranda destek olabilir. Milyonlarca dolara oyun yapan stüdyoların bu fikri benimseyip benimsemeyeceğini ise zaman gösterecek.

Yazan: Erhan Kahraman
SDN – http://shiftdelete.net

Erişemediğin Kullanıcıyı Satın Al

Ask.com‘un yaptığı yatırım ile Lexico isimli internet yayıncılık ve hizmet şirketini satın alması, İngilizce konusunda yapılan önemli bir yatırımı temsil ediyor. Çünkü, Lexico‘nun sahip olduğu sitelerin isimleri oldukça ilginç. Bunlardan bir tanesi Dictionary.com (Türkçe anlamı Sözlük), diğer Thesaurus.com (Türkçe anlamı, kavramlar dizini) ve sonuncusu ise Reference.com (referans, bu site internet dizin hizmeti veriyor). Bu alan adlarındaki hizmetlere sahip olan Ask.com’un hedefi, aylık ziyaretçi sayısını %11 artışla 145 milyona çıkartmak. Bahsettiğimiz üç sitenin bu yıl başındaki toplam tekil ziyaretçisi 28 milyon seviyesindeydi.

Bilgi için: Lexico
Yazan: Berkin Bozdoğan
SDN – http://shiftdelete.net