Office Yardımcınızın İlk Görüntüleri

Microsoft Office 12 geliştiricilerinden Jensen Herris’in blogunda belirtildiği gibi Office 12’deki yardımcı, ezbere çalışan bilgiler yerine kullanıcıya daha fazla yardımcı olabilmek için önemli ipuçlarını içeriyor. Şu an Microsoft’un en son Office ailesi Office 11, bilinen adıyla Microsoft Office 2003. Önümüzdeki yıl çıkacak olan Microsoft Office 12’nin ekran görüntülerini de daha önce ShiftDelete.Net’te yayınlamıştık.

Ofis yardımcınızdan görüntüler

SDN

Google Milyarderleri

Geçtiğimiz birkaç hafta içinde Google hisseleri en yüksek değerine
ulaştı. Kasım ayının son döneminde 14 Google yöneticisi hisselerinin
18.6 milyonunu satarak 4.3 milyar dolar gelir elde ettiler. Tabii bu 14
yönetici arasında en büyük pay, kişisel hisselerinin 5.3 milyonunu satan
ve 1.3 milyar dolar gelir eden Google kurucularından Larry Page ve
Sergey Brin’in oldu.

Bütün bu satışlardan sonra bile Page ve Brin’in
ellerinde, şu anki değeri 13 milyar dolardan fazla eden 33 milyon Google
hissesi olduğu açıklandı.

SDN

Kodak EasyShare P880

12

P880, 24-140 mm (35 mm eşdeğeri) geniş açı,
f/2.8-f/4.1, profesyonel kalitede Schneider-Kreuznach Variogon zoom’lu lens
ile, fotoğraf çekme yeteneklerini artırıyor. 24 mm geniş açı ayarı, manzara fotoğrafçılığı
için ideal olup nesnelere daha fazla yaklaşmayı mümkün kılıyor; ön plandaki
nesneleri daha derin bir alanla “çekerek” mekan algısını güçlendiriyor. Öte
yandan, duvar gibi engellerin istenen tüm nesneleri fotoğraf karesine sığdırmayı
zorlaştırdığı iç mekan çekimleri için de ideal. 

İstenilen odaklama kalitesi
Kullanıcılar, aynı entegre lensle, çerçeveyi tam oluşturmak için manuel zoom
halkasını kullanarak, 140mm’ye kadar optik zoom’lama yapabiliyorlar. Seçilebilir
25 noktalı, ileri düzey, hibrid Otomatik Odak Sistemi ya da manuel odak halkası
ile, loş ışıkta bile doğru odaklama yapılabiliyor. Özel flaş bağlantıları ve
PC senkronizasyon yuvası ile, gelişmiş ve esnek ışıklandırma kontrolü sağlamak
mümkün oluyor.


Kodak P880

P880 modeli, program, diyafram aralığı ve obtüratör öncelikleri dahil, birden
fazla çekim modu arasında seçim yapma özgürlüğü veriyor. Bu modlar tamamen elle
kontrol ediliyor ve geleneksel nitelik taşıyor. Hızlı kamera ayarları için,
önceden belirlenmiş manzara modları ya da otomatik mod seçilebiliyor.

Video çekimi
P880, saniyede 30 karelik
video çekilebiliyor. Tam optik zoom kullanılabiliyor ve fotoğraf makinesinde
kırpma, kesme, ekleme ve birleştirme yapılabiliyor. JPEG formatında 640×480
çözünürlüklü tek video kareleri de elde edilebiliyor. Çeşitli patlama modlarına
yüksek hızlı bir alternatif oluşturan bu kareler, daha sonra paylaşılabiliyor
ve en fazla 10×15 cm olarak basılabiliyor.


Geniş LCD ekran

Meraklılar için çekim sonrası esnekliği artırmak amacıyla, EasyShare
fotoğraf makinelerine ilk kez RAW dosya desteği eklenmiş. Bu dosyalar, fotoğraf
makinesinin içinde JPEG ve TIFF dokümanları oluşturma ve yeni Kodak EasyShare
v5.1 yazılımıyla RAW düzeltmeleri yapma imkanı veriyor. Yeni Kodak RAW formatı,
dinamik JPEG dokümanını dosyaya gömüyor ve RAW dönüşümüne gerek bırakmaksızın,
yazılımın içinde hızlı RAW dosya görüntüleme ve düzenleme olanağı sağlıyor.

Geniş ekran
Ürün, başka özelliklere de sahip bulunuyor. Örneğin, canlı histogramla, fotoğraf
makinesi üzerinde poz değerlendirmesi yaparken ışıklı ya da gölgeli kısımları
kırpmak mümkün oluyor. Ürün ayrıca, 2,5 inçlik ve yüksek çözünürlüklü LCD ekrana,
237 bin pikselli ve diyopterli elektronik vizöre, yüksek kapasiteli lityum iyon
pile, 16-1/4000 saniye arasında değişen obtüratör hızına ve ampül ayarına, tek
tuşla beyaz dengesi sağlama özelliğine, kırmızı göz oluşumunu dijital olarak
azaltma işlevine ve elle kaldırılan bir pop-up flaşa sahip. P880’i P20 Zoom
Flash ile kullanarak daha fazla ışık kontrolü sağlanabiliyor. Pil ve SD kart
dahil 556 gr. ağırlığındaki fotoğraf makinesi, lens dahil 11,5 (en) x 9,5 (yükseklik)
x 9 (derinlik) cm’lik boyutlara sahip olup elde rahatlıkla taşınabiliyor.


Üstten görünüşü

Bütün EasyShare fotoğraf makinelerinde olduğu gibi, bu model de Kodak EasyShare
yazıcı ve makine birimleri, Imagelink baskı sistemi ve PictBridge teknolojisi
ile uyumlu çalışıyor.

Kolay baskı ve yazılım desteği
P880, Windows ve Macintosh sistemleri için geliştirilen yeni Kodak EasyShare
yazılımının 5. sürümünü içeriyor. Bu da dijital fotoğraf organizasyonunu, düzenlemeyi,
paylaşmayı ve basmayı çok kolaylaştırıyor. Tek Dokunuşta Daha İyi Fotoğraflar
özelliği, Kodak tarafından geliştirilen özel renk teknolojilerinden yararlanıyor.
Böylece kullanıcılar, inkjet yazıcılardan, canlı ve gerçeği yansıtan baskılar
alabiliyorlar. Kodak web sitesinden ücretsiz indirilebilen bu sürüm, gelişmiş
video düzeltme özelliklerine de sahip.


Kolay baskı imkanı

P880 sahipleri, Kodak EasyShare Gallery’ye de bağlanabiliyorlar. Bu sayede,
dünyanın her yerinde arkadaşları, aileleri ve meslektaşları ile görüntülerin
tamamını ya da bir kısmını paylaşabiliyorlar. Bu online hizmet, yalnızca çeşiti
boyutlarda elekronik paylaşım ve fotoğraf çekimine olanak vermekle kalmıyor; fotoğraf kitapları, fotoğraf takvimleri, hatta çerçeveleme için yaratıcı seçenekler
sağlıyor.

Bilgi için: Kodak Türkiye
Fiyat: 639 Dolar+KDV
Satın almak için: Hepsiburada

SDN

Ne Kadar Tık? O Kadar Hediye!

Pazartesi günlerine en iyi başlamanın yolu gelen yüzlerce e-postayı okumak ya da biriken işlerinizin listesine bakıp iç geçirmek değil tabi. En iyisi hem zamanınızı fazla almayan hem de sizi doyasıya eğlendiren minik flash oyunlardan birinin peşinden gitmek. Bizim önerimiz ise aşağıda.

Bir saniyede kaç kez tıklıyorsunuz?

http://www.miniclip.com/merrychristmas.htm
adresindeki oyuna başlamadan önce kısaca bahsedelim. "Click here to play" butonuna bastıktan sonra geri sayım başlıyor. Süre başlar başlamaz farenin sol butonuna tıklamaya başlayın.

Ne kadar fazla tıklarsanız o kadar çok hediye yağıyor. 5 saniyelik süre bittiğinde de hediyeleriniz, yani tıklama adediniz sayılıyor.

<img src="http://cdn.shiftdelete.net/img/article/images/stories/
2005/12/stumble/tiktikekran.jpg|||1|T

Compex’e Gittiniz mi? Biz Gittik!

Yazının girişinde gittik dediğimize bakmayın. Gitmeye çalıştık önce. Kadıköy’den Beşiktaş’a giden vapurdaki gibi geçseydi keşke her saat. Beşiktaş’a iner inmez durumun, tahmin ettiğimiz gibi olmadığını anladık.  Taksi ile gitmeniz imkansız. Haftasonu olmasından dolayı inanılmaz bir kalabalık, inanılmaz bir trafik. Yarım saat içerisinde geçen 3246421 taksinin hepsinin dolu olması nedeniyle bir şekilde otobüs ile gidebildik.

Fuar alanına geldiğimizde biraz yorgunduk ama ne de olsa bilgisayar fuarı. Adı bile tüm yorgunluğumuzu almaya yetiyor. Girişte ne davetiye soran vardı ne de arama yapan. Sitemizde ücretsiz davetiye için bağlantı vermiştik oysa. Davetiye olayı için affınıza sığınarak "Yalan oldu" diyerek fuara elimizi kolumuzu sallayarak girdiğimizi söyleyelim.

Girer girmez hemen elinize vermeye kalkanları göreceksiniz. Biz de aldık. Tanıtım broşürlerini, çantaları, klasörleri, poşetleri. Mümkün olduğunca her yerden sadece bir kez geçmek daha iyi olur diye düşündük. Yarım saat önce zorla elimize kağıt tutuşturan "tanıtım görevlisi" (biz paralı asker olduğunu düşünüyoruz) kişiler, sizi daha yeni görmüş gibi ısrarla yeniden birşeyler vermeye çalışıyor.


Markom. Yardımcı olsalardı daha iyi olurdu ama…

Bir yakınımızın verdiği konfigürasyon için Markom’un standına gittiğimizde fiyat için Kadıköy’deki arkadaşlarının yardımcı olacaklarını söyleyince ilk dumur anımızı yaşamış olduk.  Görülen sarı şapkalı arkadaşların devlet meseleleri ile meşgul olduklarını düşünerek, bilgisayar konfigürasyonu oluşturmanın ve hesaplamanın, onların işi olmadığını sorgulayarak ayrıldık.


Erman Hoca, Fatih ile fotoğraf çektirdi.

Hürriyet gazetesinin dev alanında ise bu kabinler vardı. Beğendiğiniz yazarlarla beraber fotoğraf çektirebiliyorsunuz. Ne işimiz olur Ertuğrul Özkök ile Erman Hoca dururken dedik ve sıraya girdik fotoğraf için. Fatih’e göre, Erman Hoca onunla fotoğraf çektiriyor.


Eurosoft, renkli ürünlerle ilgi odağı oldu.

Türkiye’deki en gözü kara ve en başarılı yazılım firmalarından Eurosoft da fuar alanında en fazla ziyaret edilen yerlerden biri oldu. Neden gözü kara derseniz, işletim sistemine bile para vermenin enayilik sayıldığı ülkemizde, yemek pişirmek için yardımcı yazılımı satmaya kalkmak, gözü karalıktan başka birşey değildir. Çok sayıda satmak ise, başarılı olmaktır. Tebrikler Eurosoft.


Yakından incelenmesi gereken dergi: T3

Bilgisayar ve iletişim ürünlerini magazinle birleştiren başarılı dergi T3’ün kapaklarını incelemekte fayda gördük. İnternette sörf yapmak yerine Aliye’yi izleyen bir yakınınız varsa ilgi alanlarınızın ortak olmasını istiyorsanız kendisini T3 ile tanıştırabilirsiniz. T3 editörleri ile kısa da olsa sohbetten sonra fuar sonrası ofislerinde buluşma teklifi ile ayrıldık.


Alo, Telekom’dan arıyoruz. Kablolara yağ basacağız.

Görüntülü telefonlar, fuarların vazgeçilmez ürünlerinden olmaya aday. Giderek daha da gelişen bu telefonu da oldukça başarılı bulduk. VoIP teknolojisi ile internet üzerinden görüşme sağlayarak hem en son teknolojileri size sunuyor hem de bu işi çok uygun fiyatlara yaptırıyor.


Minton’dan serin duruş.

Alıştık hep güzel kızların bulunduğu standlara. Bir anda Minton’un bölümünde bu manzara ile karşılaşınca şaşırmadık desek yalan olur. Minton, fuarda sadece bu durumdan dolayı değil, gelen ziyaretçilerle olan yakın ve güleryüzlü ilişkileri ile de dikkatleri üzerine çekti.


Takoz. SMS özelliği yok henüz.

Nostalji vitrininde neler yoktu ki? Bulabileceğiniz en eski telefonları asmışlardı. Ericsson (Sony değil o zamanlar) 628’den tutun da resimde gördüğünüz bir kiloya yakın olan Netaş’a kadar. Görenlerin belki de en fazla eğlendiği bölümdü diyebiliriz.


Nerde kalmıştık?

Fuar alanını son derece kötü kullananlar da vardı. Ofislerini oraya taşıyarak "çok çalışıyoruz, bildiğiniz gibi değil" imajını vermeye çalışan firmalar bizi gülümsetti.


Neyim var ki Samsung’dan başka…

Plazma TV’lerin hepsini bir arada görünce hemen değerlendirme yapalım istedik göz kararı ile. Bizim seçimimiz sağdan en üstteki Plazma TV oldu. Tabii ki Samsung. Sağ alttaki her ne kadar parlak görünse de fuara gidenler bize hak vereceklerdir.


Fuarda görmek istemediğimiz görüntüler.

Toshiba standından geçerken kafanıza düşecek gibi duran bu diz üstü bilgisayar reklamının verdiği tedirginlik, stand yetkilileri ile görüştükten sonra daha da arttı. Yetkili arkadaşların internet sitelerine olan bakışı Toshiba standına arkamızı dönüp kaçmamızı sağladı.


Eklembacaklılar hepimizi öldürecek

Samsung’un ye raldığı bölümdeki bu dev plazma tv ise bizi bizden alan ürünlerin başında yer aldı. Zaten fuarda yeni ürün yok 🙂 Ama bu TV’deki gerçek görüntü sizi büyülüyor. Gerçek boyutunu anlamak için her ne kadar güzel hanımları objektiflerimizin karşısına geçirmeye çalıştıysak da bu bey bize yardımcı oldu.


Özlem’in Vaio aşkı…

Adını hatırlayamadığım bir üyemizin "rüyamda bile vitrinin arkasında" dediği Sony Vaio dizüstü bilgisayarları da görmedem geçemedik. Fuarda belki de en fazla bulunan ürün dizüstü bilgisayar. Toshiba standında gördüğümüz 4 kilograma yakın olan dizüstü bilgisayarlardan sonra 1920*1200 çözünütlüğe sahip olan bu ürünü görünce dizüstü bilgisayarlara olan saygımızı yeniden kazandık.


En beğendiğimiz fotoğraf.

Fuardan ayrılırken merdivenleri usul usul çıkıyoruz. Nedeni ise elinize kağıt tutuşturmak isteyen kişiler. Kafanızı sallayarak "Hayır" dediğinizde "Aaa oldu mu şimdi? Ayıp olur almazsan" diyerek sevgilerini sunan bu kişilerin arasında bu miniği göünce dayanamadık, çektik fotoğrafını.

Sonuç:
Yeni bir ürünün olmadığı fuarda, Özlem’e bir kulaklık almak için gezmediğimiz stand kalmadı. Ve istediğimiz gibi bir kulaklık bulamadık. Yer zaten küçük. AMD, Intel, Asus gibi bilinen markaların yerine "Daha yaratıcı bir isim bulamadınız mı?" diye sormaktan çekinmediğimiz "Sunyo Elektronik" gibi firmaların hiçbirinde Philips HP 900 kulaklık bulamadık.

SDN Tayfası
(Özlem, Fatih, Troy)

Telefonda Yeni Nesil: W900i

19

Cep telefonu sektöründe kameralarda belli bir noktaya gelindikten sonra bazı
açıkların oluştuğunu söylesek haksız sayılmayız. Piyasalarda zaten yeterince telefon
vardı. Akıllı mobilphone, ucuz mobilphone, jon jon mobilphone, deniz kabuğu
şeklinde mobilphone… Bu kadar telefona rağmen ben dahil bir çok kişi, müzik
özelliklerini içinde barındıran bir telefon bulamadık. Ta ki, Walkman’i dünyaya
kazandıran marka olan Sony bu durumdan haberdar olana kadar.

Zencileri ağır müzik çalarlardan kurtaran Sony
Zencilerin omuzlarında taşıdıkları kocaman müzik çalarları cepte taşınan Walkman
haline getiren Sony, bunu mu yapamayacaktı. Zaten piyasada olan telefonlarda
bu özellikler tek tek veya birlikte vardı ama bir müzik telefon olabilmek için
daha fazlası gerekiyordu. Telefona bile megabass‘ı katacak know-how olmalıydı.

Bu şartlar altında çıkarılan Walkman telefon özelliği çok tuttu. Neden diye
sorarsanız benim cevabım; MP3 çalar taşımaya üşenmek.
Nasılsa telefon taşıyorum bir de MP3 çalara üşendiğimden böyle bir telefon bekliyordum.
Bu telefonda ise çıkanlardan farklı olarak birçok özellik biraradaydı. (Kapatınca
MP3 çalar olabilme, bunun yanında radyoyu barındırabilme, güçlü bir kamera,
yanında düşmelerle bozulmucak 512 MB gibi tatminkar ve artırılabilir hafıza
kartı ve azımsanmayacak kadar uzun süre dayanan bir batarya). Bunların hepsi
bir arada bu telefonun tutması ve bu telefona Walkman denmesine sebep gösterilebilir.

Ayrıca bu telefonu temin edenleri tatmin eden ses kalitesi, megabass gibi
detaylarda alanlarda bağımlılık yarattı. Bu bağımlılık kısa süreliydi tabiki.
Insanoğlu bu, çiğ süt emmiş onda tatmin duygusu çok çabuk yok olur. Hemen, “Edge’si
yok!”, “Görüntülü konuşma yapamıyorum!”, “512 MB artık az geliyor, kendi hafızası
neden az?”, “Bluetooth 2.0’ı niye barındırmıyor?” diye sorular sormaya başladı.
İşte bu noktada, soruları soran insanlara bir cevap olarak çıka geldi W900i.

W900i’ye değinirken bazı özellikleri bakımından W800i’yi baz aldım. Fakat telefon
S700 yapısı örnek alınarak hazırlanmış. Bunun artısı da olmuş tabii ki. Ekran
büyüklüğü daha net ve büyük görüntüler olarak dönmüş. 240 x 320 piksellik 256
bin renge sahip bir ekranı var. Büyük bir ekran olması ve telefonun S700 gibi
büyük bir telefon gibi yaratılması, boyutlarını da büyük olarak sunmuş. (109
x 49 x 24 mm,148 gr) Bu büyüklük içine birçok yeni özelliğin katılmasıyla bir
dezavantajdan çok bir avantaja dönüşmüş.

Bu kasa içine biri 2 Megapiksel (1632×1280
piksel) otomatik fokuslu, flaşlı ve QVGA video çekme özelliğine sahip, diğeri
ise görüntülü konuşma için kullanılan standart kamera olmak üzere 2 kamera konmuş.
Polifonik özelliği W800’de 40 kanal iken bu modelde 72 kanala çıkartılmış. Bluetooth
2.0 desteği eklenmiş. USB desteği ve kapalıyken çalma özellikleri korunmuş.

Bunun yanı sıra 38 MB iç hafızaya sahip olan W800i’den sonra 470 MB + 2 GB’a
kadar artırılabilen hafıza kartıyla birlikte “Bana 512 yetmez” diyenlerin de
almasını sağlayacak bir telefon haline gelmiş. Ayrıca MP3 çalar ve radyo özelliği
kullanırken illaki telefona bakmak gerektiği hesaba katılmış. Ve telefona bir
de uzaktan kumanda cihazı eklenmiş. Bu sayede müzik dinlenirken telefonu sürekli
çıkarıp da kanal ve parçaya bakmak gerekmiyor.

 

Telefonun can alıcı özelliklerine gelmek gerekirse: telefon, 3. nesil olarak
piyasaya sürüldüğünden, internet hızı ve tarayıcısı geliştirmiş. GSM 900 / 1800
/ 1900 ve UMTS desteği verilmesiyle internet hızı 384 kbps’ye kadar çıkartılmış.
Netfront tarayıcısı sayesinde internet sitelerinde tam bir HTML Tarayıcısı gibi
gezinilebilir.  RSS yayınlarını takip edebilirsiniz. Uzaktan güncelleme desteğiyle
telefonun yazılımını güncelleyebilirsiniz.

Bunların yanı sıra ikinci kamerayla
şebekenin desteğiyle video görüşme yapabilirsiniz. Göründüğü gibi diğer telefonlarda
biraz unutulan internet desteği, bu telefonda biraz daha üst katmalara çıkıyor.
Bu da gayet sevindirici.

Telefonun diğer bir can alıcı özelliğiyse stili. Bu telefon, görüntü ve renkler
acısından bende iyi kanaatler uyandırdı. Gerçekten de ister siyahı ister beyazı
olsun her ikiside ayrı bir zerafet içinde. Açılır klavyeyle uyumlu çoğu telefonda
unutulan bu özellik, gayet şık olmuş.

W900i’ye şöyle bir baktık ve…
W900i bir üçüncü nesil telefon olmak özelliklerinin yanında walkman özelliklerinden
de vazgeçmiyor. Bu sayede “Hem bir walkman telefonum olsun hem de yeni nesil
özelliklerden feragat etmeyeyim” diyenlere hitap ediyor.

Bu telefonla birlikte
ayrıca bir çok yan üründe satmayı hedeflediğini duyduğum Sonyericsson, gerçektende
iyi bir iş çıkarmış. Telefonun bence en büyük eksisi Symbian içermemesi. Bunun
dışında ister internet isterse walkman özellikleriyle 4 -4 lük bir telefon.

Ben hem kamera, hem MP3 çalar, hem telefon taşıyamam. Hepsi tek bir alette olsun.
“Bunun yanında diğer güncel özellikleri de olsun diyenler beklemesinler durmadan
koşsunlar” diyeceğim de telefon, şu an Türkiye piyasasına adım atmadı. Ama Aralık
ayı içinde bu telefonun piyasalarda olması bekleniyor.

Fiyatı: 800 Dolar
Bilgi için: Sony Ericsson

SDN

Saitek Cyborg Evo Force

1

Uçan şeyleri denetim altında tutmak ve çetin silahlı mücadelelere girmek, gerçek hayatta olmasa da bilgisayar başında sıkça yapabileceğimiz bir şey. Bu çatışmalardan sağ çıkabilmek de çoğunlukla şansa ve kullandığımız araca ne kadar iyi hükmettiğimize bağlı. Ne kadar sağlam bir oyun denetçisine sahipsek o kadar rahat ve iyi oyunlar çıkartabiliriz; yeni oyun koluna da sürekli para vermek zorunda kalmayız.

Kullanım
İlk bakışta, Cyborg Evo Force’un yapılmasının ilk amacı sanki her ele uymakmış gibi görünüyor. Küçük ve büyük fark etmez, bir şekilde her ele uyabilecek kadar yükseklik ve tuş takımı eğimi ayarlanabiliyor. Yalnızca başparmağın altında kalan ve yüksekliği ayarlanabilen üçlü tuş takımı için daha iyi yerleştirilebilirmiş diyoruz. Geri kalan tuşlar, ayarların zenginliği sayesinde her zaman kullanışlı durumda.

Sürücü
Aygıt sürücüsü ürünün çok çeşitli şekillerde iş görebilmesine olanak sağlıyor. her tuş, herhangi bir klavye tuşu veya bu tuşların bileşimlerine atanabiliyor. Çoklu yön tuşları ise fare hareketini taklit edebiliyor. Tabii ki bu durumda kolunuz, eliniz kadar duyarlı olamadığı için bir farenin sağladığı keskinliği beklemeyin; ama oyunlar içinde ise bir fareden bu kadar iyi denetim beklemeyin diyelim. Bunu söylerken birinci şahıs aksiyon oyunlarını dikkate almıyoruz.

Sürücünün yanında, sürücüyle beraber çalışan Saitek profil düzenleyici yazılım, size bir çok farklı oyun için farklı ayarlar hazırlamanıza ve bunları sistem tepsisinden bir kaç tıklamayla seçmenize izin veriyor. Hatta birden fazla Saitek oyun kumandanız varsa bile yazılım aynı olduğu için hepsine özgü ayarları hazırlayabiliyorsunuz. Bir ürünün ayarı elbette bir başka modelde çalışmıyor.

İzlenimler

Cyborg Evo Force, tepki özelliğiyle de öne çıkıyor. Her ne kadar tepki sizin oyunu oynamanızı zorlaştırsa da gerçekçilik eklediği kesin. Eğer bu gerçekçilik konusunu bir kenara bırakıp bu güç sistemi "başka neye yarar?" diyorsanız, sürücünün ayarlarına girip, kola fazladan ağırlık ekleyen özelliği açmanızı öneririz. Zira kullanırken kol biraz hafif geldi ve bu ayarı etkinleştirince oyun daha rahat oynanabilir hâle geldi. Bu sürekli güç üretimi tabii ki adaptörle çalışan bu sistemin bir miktar enerji tüketmesine, dolayısıyla alt kısmının fazlasıyla ısınmasına sebep oluyor. Bunun görünüşte bir zararı yok.

Yanlardaki/tabandaki tuşlar, sayı olarak yüksek; fakat açıkçası bol hareketli bir uçak simülasyonu oynuyorsanız eliniz pek oraya gitmiyor, gidemiyor. Gerçi o kadar hareket istiyorsanız, Saitek’in iki kollu uçuş sistemleri de var; onlar işinizi daha iyi şekilde görecektir.

Ürün ilk bakışta narin gözükmesine rağmen saatler süren gerilimli hava çatışmalarından tek parça çıkabildi.

Özetlemek Gerekirse:

http://www.shiftdelete.net/site/videokurs/evoforce.swf

Ürün Bilgileri

Üretici: Saitek
Fiyat: 89 $ + KDV
Dağıtıcı: Vega

SDN

İzle-Öğren: Firefox 1.5. Türkçe

Diğer tarayıcıların derdi ile uğraşmak yerine sekmeli tarama, RSS okuyucusu
gibi ilk göze çarpan özellikleri ile kendi krallığını ilan eden Firefox’u yeri
geldiğince tavsiye ediyoruz. Hatta tavsiye etmekten öte bazen bu konuyu o kadar abartıyoruz ki, bir çok insan tarafından Mozilla Corporation ile olan ilişkimiz sorgulanıyor. Bugün yarın bir haber programına sorgulanan konuk olarak çıkarsak şaşırmayın.

Bilenler Bilmeyenleri Öldürmesin
Siz belki de çoktan kurup bu keyfi yaşıyor olabilirsiniz. Ama etrafınızda size
Firefox’u bir yerlerden duyduğunu ve nasıl birşey olduğunu bilmediklerini söyleyen
kişiler olabilir. Firefox’u bilmeyen ya da çevresinde genellikle ücretsiz olarak
bilgisayar sorunlarını çözen biri olarak tanınanların dertlerini bir nebze olsun
azaltmak için bu yazılımın nasıl indirildiğini, kurulduğunu ve kullanıldığını
animasyonla anlattık. Böylelikle bu arkadaşlar da "al buradan izle" diyebilecekler.

Animasyonu İzleyin

Firefox 1.5
‘in Türkçe sürümünün haberini yapan ilk site olmanın bizim için
hiçbir önemi olmadığını söyleyerek "buyrun bu da SDN usulü görüntülü anlatımı" diyoruz ve sizi hazırladığımız videoyu izlemeye davet ediyoruz.

:: "Firefox 1.5 Türkçe" animasyonunu izlemek için tıklayın.

SDN

Flaş! Internet Explorer’da Açık!

Google Desktop kurulu olan bilgisayarlarda Internet Explorer kullananları hedef alan açık, web sayfalarınızı ve önemli dokümanlarınızı kullanarak amacına ulaşıyor. Kişisel bilgilerinizin yanı sıra aynı zamanda kredi kartı bilgileriniz de bu liste içerisinde yer alıyor. Bu açık ile ilgili en detaylı bilgiyi İsrailli hacker‘ların sayfasına  tıklayarak öğrenebilirsiniz.

Nasıl korunurum?
Bu açık için henüz bir yama duyurulmadı. Microsoft’un önerisi; Live.com‘da bulunan güvenlik bölümündeki araç ile tarama yapmak.

Bizim önerimiz ise Internet Explorer yerine Firefox kullanmak. 

Gelişmeleri bu sayfadan duyurmaya devam edeceğiz.

SDN

Fotoğraflarınızı Evde Bastırın

Epson Stylus Photo R245, dijital fotoğraf
makinesi kullanmaya yeni başlayanlar için özel olarak tasarlanmış, kolay kullanımlı
bir ürün. Renkli bir ön izleme ekranına sahip Epson Stylus Photo R245 ile yüksek
çözünürlükte fotoğrafları bir fotoğraf laboratuarındakinden daha hızlı ve daha
hesaplı bir şekilde basabiliyorsunuz.

Çevre ile uyumlu
Üründe görüntülerinizi baskıdan önce görmenizi ve seçmenizi
sağlayan 3.8 cm‘lik renkli LCD ön izleme ekranına sahip. Fotoğraflar bellek
kartından, PictBridge vasıtasıyla veya USB destekli dijital fotoğraf makinesiyle
doğrudan bastırılabiliyor. Böylece bilgisayara gerek kalmıyor.

Çözünürlük ve hız
Epson Stylus R245
, uygun baskı ürünlerinde 5760×1440 dpi’ye varan ve optimize
çözünürlük sağlayan Epson‘ın Micro Piezo™ teknolojisi kullanıyor. Bu sayede
bir fotoğraf laboratuarındaki kadar kaliteli sonuçlar elde edebiliyorsunuz.

Variable-sized Droplet sistemi canlı ve ayrıntılı görüntüler için 2pl kadar
küçük bir miktarda damlacıklar oluşturabiliyor.

24 adet kenar boşluksuz 15×10 cm boyutlarında fotoğrafı
20 dakikada basabiliyor.

 


Epson Stylus Photo R245

Yazıcı, fotoğrafçılığa yeni başlayanlar için de son derece
ideal bir ürün. Fotoğrafların istenilen kalitede basılmasını garantilemek için,
Epson‘ın PhotoEnhance teknolojisini kullanan ürün, sahnenin türünü
otomatik olarak algılayıp rengini uygun şekilde ayarlıyor. Bu özellik sayesinde
her türlü fotoğrafta profesyonel görüntülü parlak sonuçlar elde edebiliyorsunuz.

Yazılım desteği
Seri, fotoğraflarınızı yönetip, değiştirmeniz için Epson
Creativity Suite ile donatılmış. E-mail’e görüntü ekleyebilir, web’e fotoğraf
yollayabilir, web sayfası basabilir ve görüntü boyu ve çözünürlüğünü kolaylıkla
değiştirebilirsiniz.

Ürün Müdürü Mark Pini: “Epson Stylus Photo R245’i sunmaktan gurur duyuyoruz.
Kullanım kolaylığını sıra dışı kaliteli çıktıyla birleştiren bu yazıcı, teknolojiye
boğulmak istemeyen ev kullanıcıları için mükemmel çözüm. Ön izleme ekranı ve
Epson’ın PhotoEnhance teknolojisi, beklediğiniz profesyonel görünümlü görüntüleri
her zaman elde edebilmenizi garantiler” diyor.

Teknik özellikler

:: 3.8 cm’lik renkli LCD ön izleme ekranı
:: 760×1440 dpi’ye
varan optimize çözünürlük
:: 2pl’lik minimum damlacık boyutu
:: 10x15cm’lik fotoğraf için 47 saniye baskı süresi
:: A4 dökümanlarda 20 sf/dk siyah ve 19 sf/dk renkli baskı hızı.
:: Dijital fotoğraf makinesinden
baskı yapabilme
:: Dört ayrı mürekkep kartuşu
:: Epson Creativity Suite yazılımı
:: USB 2.0 arabirim
:: PhotoEnhance işlevselliği

Daha fazla bilgi için: Epson Türkiye

SDN

Takıl Bana, Internet’i Yaşa!

5

StumbleUpon Internet tarayıcınız ile birlikte çalışan bedava bir eklenti ve bir Internet sitesinden oluşan bir sistem. Amacı, sörf yaparken ilginizi çekebilecek sitelere daha kolay ulaşmanız. Sörf yaparken bulamayacağınız siteler "Buyur burada bulunmuşu var." diyerek tek tıkta karşınıza çıkabilir. Beğendiğiniz siteleri başkalarıyla paylaşabilir ve yorumlayabilirsiniz.

Kurulum
StumbleUpon.com adresinden ücretsiz indireceğimiz ufak yazılım tarayıcının üst kısmına araç çubuğu olarak yerleşiyor. Siteye girdikten sonra "Join Now" butonuna tıklayın. Açılan sayfadan "Install Now" linkine tıklarsanız yazılımı kurmak için bir uyarı penceresi açılacak. "Şimdi kur" diyerek kısa sürecek kurulumu başlatıyoruz. Yazılımın açılması için browserınızı kapatıp bir daha açmanız lazım.

<img src="http://cdn.shiftdelete.net/img/article/images/stories/
2005/11/kurulum.gif|||0|Firefox eklentisini kurman

iPod’unuzu Hack Edin

iPod kullanıcıları çok iyi bilirler ki, iPod‘a bir şarkı atacağınız zaman önce
iTunes‘u çalıştırmanız gerekir. Daha sonra bir süre bekleyip iTunes‘ta cihazın
görünmesini sağlarsınız ve sonrasında da MP3 dosyanızı önce iTunes Library‘e
daha sonra da iPod‘unuzun içeriğini gösteren klasöre atmanız gerekiyor.

Çok sıkıcı değil mi? Sizi biraz daha sıkalım, daha sonra çözümü açıklayacağız.

Diyelim ki iPod‘a şarkıyı yüklediniz. Peki o şarkıyı kendi bilgisayarınıza
atmak için neler yapmanız gerekiyor? Tamam, daha fazla uzatmadan çözümü açıklıyoruz.

iShuffle Without iTunes

Buraya tıklayarak
indirebileceğiniz yazılım, iPod‘unuzu bilgisayarınıza taktığınızda
açılan klasörün içine sevdiğiniz şarkıları atar atmaz, iPod ile dinleyebilmenize
olanak sağlıyor. Dilerseniz bu şarkıyı daha sonra, bilgisayara aktarmanız da
mümkün.

Kurulumu
SDN Download sayfasından yazılımı indirin. Zip dosyasını açtıktan sonra içindeki klasörleri
iPod klasörüne aktarın. iPod klasörünün, cihazı bilgisayara taktığınızda Bilgisayarım
klasörü altında açılan klasörden bahsediyoruz.

<img src="http://cdn.shiftdelete.net/img/article/images/stories/
2005/11/klasorler.gif|||0|iPod'a y