Ürettiği elektronik cihazla dünyanın en popüler isimlerinden birisi halini alan Xiaomi, farklı alanlarda üretim yaparak daha geniş kitlelere ulaşmak istiyor. Akıllı telefon dünyasındaki başarısını diğer alanlara da yayıp kendi ekosistemini yapmak isteyen şirket, uzun süredir konuşulduğu gibi elektrikli otomobil dünyasına da adım atmaya hazırlanıyor.
Yayınlanan raporlara göre Tesla, 2021 yılında elektrikli otomobil pazarını büyük bir payla domine etmeyi başardı.
Xiaomi, 2022’nin üçüncü çeyreğinde elektrik otomobilinin prototipini tanıtacak
Akıllı telefon üreticilerinin elektrikli otomobil piyasasına giriş yapmaya hazırlandıklarına dair haberler son dönemde oldukça artmaya başladı. Google, Samsung, Apple gibi devler bu alanda çalışmalar yapmak için büyük yatırımlar ayırdı. Bunlardan birisi de Xiaomi oldu. Geçtiğimiz yılın Mart ayında bu alana adım atacaklarını duyuran şirketin CEO’su Lei Jun, konuya ilişkin bazı açıklamalarda bulundu.
Çinli sosyal medya platformu Weibo’da bir soru cevap etkinliğine katılan Lei Jun, elektrikli otomobili ile ilgili bazı bilgiler verdi. İlk olarak piyasaya sürülmek istenen aracın sedan veya bir SUV olacağını açıkladı. Ardından sorulan bir sorunun üzerine elektrikli otomobilin ilk prototipinin bu yılın üçüncü çeyreğinde tanıtılacağını belirtti.
Elektrikli otomobil dünyasına büyük bir bütçe ayıran şirket, ilk aracını 2024 yılında tanıtmayı hedefliyor. Bu hedef doğrultusunda Xiaomi Automobile Co adlı bir alt marka yaratan şirket, 1.57 milyar dolarlık kurucu sermaye ve 500’den fazla çalışanıyla çalışmalarına devam ediyor. Bu üretim hattını giderek büyütmek isteyen şirket, yılda 300 binden fazla araç üretebilecek bir tesis yapımına da başladı.
Xiaomi, 10 yılda 10 milyar dolara kadar yatırım yapacak. Genel üretiminde nispeten ekonomik ürünlere de yer veren şirket, şimdilik elektrikli otomobiller için aynı politikayı izlemeyecek. Şirketin CEO’su araçların fiyat aralığına ilişkin açıklamalarda bulundu. Buna göre elektrikli otomobil, 16 bin ile 47 bin dolar arasında satışa sunulacak.
Rusya’nın askeri operasyon kararı alarak Ukrayna’ya saldırmasının üzerinden neredeyse bir ay geçti. Bu süreçte hiçbir şekilde geri adım atmayan Rusya, askerlerin yanı sıra yüzlerce sivilin de ölümüne neden oldu. Tüm dünyanın pür dikkat takip ettiği savaş, bugüne dek gerçekleştirilen müzakere görüşmelerini dikkate alırsak yakın zamanda bitecek gibi görünmüyor.
Bu nedenle Ukrayna’da savaştan etkilenen kişilere yönelik yardım kampanyaları da birbiri ardına gelmeye başladı. Son olarak Battle Royale oyunu Fortnite ve ücretsiz verdiği oyunlarla yakından tanıdığımız Epic Games, bir süreliğine Fortnite oyun gelirlerini Ukrayna’daki savaşzedelere bağışlayacağını duyurmuştu. Bir süre önce de kampanya kapsamında Ukrayna’ya bir gün içinde bağışlanan miktar belli oldu.
Epic Games, iki haftalık Fortnite gelirlerini Ukrayna için bağışladı! Haberin ayrıntıları için işte detaylar...
Epic Games, Fortnite ile bir günde 36 milyon dolar bağışladı
Epic Games, 20 Mart’ta yaptığı açıklamada 20 Mart ila 3 Nisan arasındaki tüm Fortnite oyun gelirlerini Ukrayna’daki savaş mağdurlarına bağışlayacağını duyurdu.
Epic Games Ukrayna
Direct Relief (Doğrudan Yardım), UNICEF (Birleşmiş Milletler Çocuk Fonu), World Food Programme (Birleşmiş Milletler Gıda Programı), UNCHR (Birleşmiş Milletler Mülteci Ajansı) aracılığıyla başlatılan bağış kampanyasında bir günde toplanan para ortaya çıktı.
Epic Games, geçtiğimiz saatlerde Fortnite resmi Twitter hesabından yaptığı paylaşımda ilgili yardım kuruluşları aracılığıyla Ukrayna’ya 36 milyon dolar bağışlandığını açıkladı. Gerçek parayla yapılan tüm Fortnite satın alımlarını kapsayan bu bağışın içinde ekstra bir miktar var mı şimdilik bilinmiyor. Yalnızca bir günde yapılan bu 36 milyon dolarlık bağışın 3 Nisan’a kadar bir hayli artması bekleniyor.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce platform, belirtilen tarihler arasında ne kadar bağış yapabilir? Görüşlerinizi yorumlar kısmından ya da SDN Forum‘da bizlerle paylaşmayı unutmayın.
WhatsApp, ülkemizde hatta dünyada en çok kullanılan anlık mesajlaşma uygulaması. Bu yüzden uygulamayı pek çok milletten kişi kullanıyor. Fakat uygulama içerisinde dil ayarlama seçeneği mevcut değil. Anlık mesajlaşma uygulaması WhatsApp ise uzun süredir beklenen manuel dil ayarlama özelliğini test ediyor.
Aktif olarak aylık iki milyar kullanıcıya sahip platformda birçok dil ayarı zaten bulunuyor. Fakat uygulama içerisindeki dil ayarı telefonla senkronize biçimde oluyor. Anlık mesajlaşma uygulaması ise bu durumu değiştirmek için manuel dil ayarlama fonksiyonunu test ediyor. Peki yeni özellik nasıl kullanılacak ve hangi dilleri kapsayacak? Haberin ayrıntılarına hep birlikte göz atalım.
Instagram, Yakındaki Popüler Yerleri Keşfet sayesinde işletmecileri sevindirecek! Test aşamasında olan özellik için işte detaylar...
WhatsApp, manuel dil ayarlama seçeneğine izin verecek!
Haberleşme uygulaması WhatsApp, manuel dil ayarlama seçeneğini test ediyor. Uygulamanın dil ayarı, şimdilik sadece telefonun dil ayarıyla birlikte senkronize olarak ilerliyor. Fakat haberleşme devi aslında 60 adetten fazla dil seçeneğini destekliyor.
WhatsApp’ın son beta sürümü WABetaInfo’da fark edilen özellikte telefonla birlikte otomatik ayarlanan dili geçersiz kıldıktan sonra manuel ayara geçme seçeneği bulunuyor. Aslında bu özellik Hindistan çok uluslu ülkelerde zaten mevcut. Fakat diğer ülkelerde henüz kullanılamıyor. Fonksiyon, test aşaması bittikten sonra herkese tam olarak açılacak.
Siz okuyucularımız bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce WhatsApp’ın manuel dil ayarlama seçeneği gerekli miydi ve kullanacak mısınız? Düşüncelerinizi yorum yapabilir ya da SDN Forum‘da belirtebilirsiniz.
Akıllı telefon üretiminde dünyanın önde gelen şirketlerinden birisi olan Xiaomi, 17 Mart günü Redmi K50 serisini tanıtmıştı. Şirket, geçtiğimiz ay aynı seriye bağlı Redmi K50 Gaming Edition modelini piyasaya sürmüş ve büyük beğeni toplamıştı. Görünen o ki K50 serisi beğenilmeye devam ediyor.
Xiaomi'nin bağımsız markası Redmi, bir süre önce RedmiBook Pro 2022 modelini tanıttı. Peki dizüstünün teknik özellikleri ve tasarımı nasıl?
Redmi K50 serisi, beş dakikada 330 bin adet sattı
17 Mart günü Çin’de tanıtılan Redmi K50 serisi, bugün satışa çıktı. Seri, çıkar çıkmaz büyük başarının sahibi oldu. Xiaomi, Webio adlı sosyal medya platformundan serinin satışına ilişkin bir açıklama yaptı. Buna göre Redmi K50 serisi, satışa çıkmasının ardından sadece 5 dakika içinde 330 bin adet sattı.
Geçtiğimiz ay piyasaya sürülen Redmi K50 Gaming Edition modeli de satış sayısında bir rekorun sahibi olmuştu. Şirket, bir dakika gibi kısa bir sürede 45 milyon dolarlık satış yapmıştı. Görünen o ki Xiaomi, Redmi K50 serisinden olumlu geri dönüşler almaya devam edecek. Bugün satışa çıkan seride, Redmi K50 ve Redmi K50 Pro modelleri bulunuyor.
Redmi K50’nin teknik özellikleri
Redmi K50, gücünü 5nm üretim sürecinden geçen Dimensity 8100 işlemcisinden alıyor. İşlemci; dört adet Cortex-A78, dört adet de Cortex-A55 çekirdeklerine sahip. Ek olarak grafik ihtiyacını ise Mali-G610 MC6 ile gideriyor.
İşlemci
Dimensity 8100 5nm,
Ekran
6.67 inç büyüklük, Quad HD, AMOLED, 120 Hz
Depolama
128 GB / 256 GB
Bellek
8/12 GB
Arka kamera
48+8+2 Megapiksel
Ön kamera
20 Megapiksel
Batarya
67W hızlı şarj destekli 5.000 mAh pil
Redmi K50 Pro’nun teknik özellikleri
Akıllı telefon, MediaTek Dimensity 9000 işlemcisinden güç alıyor. 4 nm fabrikasyon süreci ile üretilen yonga seti; bir adet 3.05GHz Arm Cortex-X2 performans, üç adet 2.85GHz Arm Cortex-A710 ve 4 adet 1.8GHz Arm Cortex-A510 verimlilik çekirdeklerine sahip.
Ülkemiz dahil dünyanın dört bir yanında otomobillerle tehlikeli denemeler yaparak insan hayatını tehlikeye atan sürücülerle karşılaşıyoruz. Bir anlık hevesle veya sosyal medyada takipçi kazanma amacı ile yapılan bir deneme, geri dönüşü olmayan durumlara yol açabiliyor. Kısa süre önce bunlara bir yenisi eklendi. ABD’nin Los Angeles şehrinde kiraladığı Tesla Model S ile trafiğe açık bir yolda tehlikeli bir atlayış gerçekleştiren bir kişi, sosyal medyada viral oldu. Tabii bu durumun çok geçmeden polisin dikkatini çektiğini de belirtelim.
Volkswagen, ID ailesine uzaktan yazılım güncellemesi sunacağını açıkladı. Güncelleme ile hızlı şarj gücü artırılacak.
Tesla ile uçmaya çalışan sürücüyü bulana para ödülü verilecek
Bir grup adrenalin tutkunu 20 Mart akşamı Los Angeles’ta bir araya geldi. Araçları ile tehlikeli denemeler yapan ve bunları kayda alan grubun arasından bir kişi, kiraladığı 2018 Tesla Model S ile trafiğe açık yolda belki de bir faciaya yol açabilecek tehlikeli bir atlayış gerçekleştirdi.
Dik ve yokuş aşağı bir yoldan atlayış gerçekleştiren Tesla Model S, yerle temas ettikten hemen sonra duvara çarptı. Ardından biraz ileride park halinde duran otomobillere çarparak durabildi. Bu deneme sonrası ciddi hasar alan Tesla’nın adrenalin tutkusu sürücüsü ise aracı bırakarak kayıplara karıştı.
Görüntülerin sosyal medyada viral olmasının ardından harekete geçen Los Angeles polisi, uçan Tesla’nın sürücüsünü aramaya başladı. Hatta sürücünün bulunmasına ilişkin kayda değer bir bilgi getiren kişilere 1.000 dolar para ödülü verileceği duyuruldu. Bunun dışında kaza sırasında otomobilde sürücüyle birlikte bir yolcu ve bir de sokak kedisi olduğu iddia edildi.
Uçan Tesla
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce uçan Tesla’nın sürücüsü bulunabilir mi? Görüşlerinizi yorumlar kısmından ya da SDN Forum‘da bizlerle paylaşmayı unutmayın.
Türk Telekom’un yüzde 55 hissesinin, Türkiye Varlık Fonu’na devredildiği bilgisini geçtiğimiz günlerde sizlerle paylaşmıştık. Hisselerin sahibi olan LYY Telekomünikasyon ile Türkiye Varlık Fonu arasında Aralık ayından bu yana devam eden ve 10 Mart 2022 tarihinde imzaların atılması ile kesinlik kazanan sürecin detaylarını sizlerle paylaşacağız.
Intel'in 12. Nesil işlemci serisinden Intel Core i7-12700H modelinin performans testine baktık ve Intel Core i7-11800H ile karşılaştırdık.
Türk Telekom satışında bilinmeyenler!
Dilerseniz sözü uzatmadan sizleri videomuz ile baş başa bırakalım. İyi seyirler.
LYY, pek çok bankanın bir araya gelmesi sonucu özel amaçlı olarak kurulmuş bir Ortak Girişim Şirketi. Telekom sektörünün bankaların ana iş odağı olmaması nedeniyle, 2018 yılında yapılan hisse devri sonrasında LYY, sahibi olduğu yüzde 55 Türk Telekom hissesini satma niyetini ortaya koyarak bir aracı kurumu satış danışmanı olarak yetkilendirdi.
Bununla birlikte LYY, Türk Telekom’daki sahipliğinin aslında stratejik ve uzun vadeli olmadığının, geçici olduğunun da altını çizmişti. LYY, sahiplik dönemi boyunca çoğunluk hissedar olarak sorumluluklarını yerine getirmekte oldukça başarılı olmasına rağmen, kendisinin Türk Telekom’da stratejik bir vizyona ve uzun vadeli bir perspektife sahip olmadığı yatırımcı ve analist camiası tarafından yaygın olarak bilinmekteydi.
Bu koşullar altında, çoğunluk hissedarın proaktif bir şekilde Türk Telekom’un yatırımları ve gelecek tasarımı için en yüksek çabayı sarf edeceğine dair herhangi bir kanaat olamaz. Bu durum TVF’nin sahipliği ile değişti ve Türk Telekom’un önünde önemli bir fırsat olarak karşımıza çıktı.
Türk Telekom özelleştirilme geliri ve bankalar konusu:
Türk Telekom’un özelleştirilme bedeli, halka arzı ve temettü gelirleri de hesaba katıldığında 2006-2021 tarihleri arasında Hazine’ye (Türkiye Varlık Fonu dahil) toplam 15,6 milyar USD gelir getirdi.
Türk Telekom’un yüzde 55 hissesi, yüzde 20’si peşin ve kalanı 5 yıl vade olmak üzere 6,55 milyar USD bedel karşılığı özelleştirilmiştir. Ojer Telekomünikasyon A.Ş. hisse satışına ait bakiyeyi erken ödeyerek borcunun tamamını kapatmış; bu işlem sonucu, 7,06 milyar USD 2005-2007 döneminde devletin kasasına girmiştir.
Özelleştirmeden sonra devlet 2008 yılında bu kez Türk Telekom’da kalan yüzde 45 hissesinden yüzde 15’lik kısmı halka arz etmiştir. Bu işlemle devletin kasasına 1,7 milyar USD daha nakit girişi oldu.
Türk Telekom’un temettü gelirleri diğer ortaklar gibi hissesi oranında Hazine’ye ödenmiştir. Hazine (Türkiye Varlık Fonu dahil), Türk Telekom’dan 2006-2021 tarihleri arasında toplam 6,9 milyar USD (brüt temettü ve hisse satış sözleşmesine istinaden ödenen tutar) almıştır.
OTAŞ’ın bankalardan aldığı ve ödeme güçlüğüne düştüğü kredi OTAŞ ile bankalar arasındaki ticari kredi anlaşmasının sonucudur. Geçmiş dönemde kamuoyunda gündeme gelen temerrüde düşmüş borç ne Türk Telekom’un ne de Hazine’nin borcudur, tamamen OTAŞ’a aittir. 2018 yılındaki hisse devri OTAŞ ile bankalar arasında yapılan anlaşmanın gerekliliklerini OTAŞ’ın yerine getirememesi sebebiyle ortaya çıkmış bir devir işlemidir. Türk Telekom veya Hazine bu borç için garantör konumunda olmamıştır, teminat veya kefalet de vermemiştir.
Sonuç olarak konuya taraf olan bankaların kendi değerlendirmeleri ile verdikleri ve tahsil edemedikleri borçtan kamuyu mesul tutmak veya kamu zararından bahsetmek gerçeklere aykırı bir yorumdur. Sonuç olarak özelleştirme ile 15,6 milyar dolar gelir elde edildi.
Özelleştirme sonrasında Türk Telekom’da neler oldu?
Türk Telekom, özelleştirme sonrası önemli bir yapısal dönüşümden geçti ve gelişmiş teknolojik altyapısı ile gelir çeşitlendirmesini tamamladı. Zaten özelleştirmede hedeflenen en önemli amaçlardan biri bu yapısal dönüşümün tamamlanmasıdır.
Buna göre 2005 yılında gelirlerinin yüzde 83’ünü sabit ses kolundan üreten Türk Telekom’un, 2021 yıl sonu itibarıyla satış gelirleri ağırlıklı olarak Mobil (%34), Sabit Genişbant (%31), Sabit Ses (%8) ve Kurumsal Veri (%7) segmentlerinden oluştu.
Gelir ve kârlılık verilerine bakıldığında İSE sürekli gelişen ve büyüyen bir şirket olarak varlığını devam ettiren Türk Telekom, 2020 yılında yüzde 19,6 büyüme oranı ile 28,3 milyar TL gelir üretti. Kârlılığını 2020 yılında bir önceki yıla göre yüzde 32 artırdı ve yılı 3,2 milyar TL net kâr ile kapattı. 2021 yılında güçlü performans devam etti: Bu dönemde gelirler önceki yıla kıyasla yüzde 21,2 artarak 34,3 milyar TL’ye ulaşırken, net kâr yüzde 81,3 artışla 5,8 milyar TL’ye ulaştı.
Bugüne kadar geçen sürede Türk Telekom sadece mobil iletişim alanına yaptığı 6 milyar USD’yi aşan yatırımla beraber Avea’da (yeni adıyla TT Mobil) hissesini yüzde 100’e çıkardı, 3G ve 4.5G yatırımlarını tamamladı, kaliteli bir network ve rekabetçi ticari uygulamaları ile yüzde 30 pazar payına yaklaşan bir mobil operatör oluşturdu.
İmtiyaz sözleşmeleri belirli bir süre için altyapının kurulup işletilmesini, imtiyaz süresinin sonunda sürenin uzatılmasını veya uzatılmaz ise altyapının devlete teslim edilmesini gerektiriyor.
TVF ve LYY arasında yapılan Pay Satın Alım Sözleşmesi ile Türk Telekom’un sabit imtiyaz konuları arasında hiçbir ilgi bulunmuyor. Pek çok zaman, Türk Telekom ile ilgili odağın sabit imtiyaz üzerine yoğunlaştığını görüyoruz. Ancak, bu yaklaşımın doğru olmadığını söylemek gerekiyor. 2026 yılında Türk Telekom’a verilmiş sabit İmtiyaz sona erecek olsa da Türk Telekom, özelleştirildiği 2005 yılındaki gibi yalnızca sabit imtiyaz konusu etrafında değerlendirilebilecek bir varlık değil. TVF’nin harekete geçme motivasyonu ve yapılan anlaşmanın fiyatına baz teşkil eden şirket değerlemesi de zaten bunu yansıtıyor.
Önümüzdeki dönemlerde hem sabit hem de 5G de dahil mobil imtiyazların tüm paydaşların katılımıyla sağlıklı bir zeminde tartışılacağına ve yetkililerin böylesi hassas bir konuda sağduyulu kararlar alacağına kimsenin şüphesi olmaması gerektiği açıkça belirtiliyor.
Türk Telekom satışı hakkında basındaki iddialar
Oger’in Türk Telekom’u satın aldığı sırada şirketin kasasında nakit fazlası olduğu biliniyordu, bu para Oger’e mi kaldı?
Türk Telekom’un özelleştirme tarihinde mevcut nakdinin günlük operasyonların yürütülebilmesi için yeterli kısım şirket içerisinde bırakılarak kalan tutar Hazine ve Maliye Bakanlığı’na (o tarihteki adıyla Hazine Müsteşarlığı) (“Hazine”) aktarılmıştır. Bu tutarların toplamı 3,8 milyar TL’dir. Dolayısıyla, yüklü miktarda nakdin şirketin kasasında kaldığı ve OTAŞ’a geçtiği şeklinde sık sık tekrar edilen iddialar yanlıştır.
10 milyar dolar değerindeki 150 milyon metre bakır kabloyu KAP’a bildirmeden satışa çıkardı. OTAŞ, kurumun altyapısını da satarak, milyarlarca dolar kazanç elde etti iddiası
OTAŞ, Türk Telekom’un özelleştirilmesini müteakip Türk Telekom hisselerinin yüzde 55’inin maliki olmuş ve bu satıştan kaynaklanan borcunu Hazine’ye ödemiştir. Bu işlem bir kira değil, satış ve mülkiyetin devri işlemidir. Türkiye’deki tüm operatörler iletişim faaliyetlerini süreli imtiyaz sözleşmeleri kapsamında yürütmektedir. Bu kapsamda Türk Telekom da telekomünikasyon hizmetlerinin yürütülmesi ve telekomünikasyon altyapısının yürürlükteki mevzuat çerçevesinde kurulması ve işletilmesi için Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (“BTK”) ile imtiyaz sözleşmesi imzalamıştır. Söz konusu imtiyaz sözleşmesinin süresi 21 yıldır. Konuyla ilgili ayrıntılı bilgi Özelleştirme İdaresinin sayfasında kamuoyu ile paylaşılmaktadır.
21 yıllığına BTK tarafından Türk Telekom’a verilen haklar ile Hisse Satış Sözleşmesi ile Hazine tarafından Türk Telekom’un hisselerinin mülkiyetinin OTAŞ’a devri birbirinden tamamen farklı konulardır. Türk Telekom’da özelleştirme kapsamında bir altyapı satışı yapılmamıştır. İmtiyaz sözleşmesinin 21 yıllık süreci Türk Telekom’un, sektörün ve teknolojik gelişmelerin gerektirdiği altyapı yatırımlarını güncellemesi söz konusudur. Bu kapsamda eski teknolojinin yeni teknoloji ile güncellenerek fiberleşme vizyonunun gerçekleştirilmesi doğrultusunda bakır kablo satışı finansmanlı projeler yürütülmektedir. Dolayısıyla, iddia edilenin aksine, bu satışlardan elde edilen bedeller OTAŞ’ın kasasına değil Türk Telekom’un kasasına girmekte ve yatırım için kullanılmaktadır. Türk Telekom’un özelleştirmeden bu yana 2021 yıl sonu itibariyle, gerçekleştirdiği yatırım miktarı55,3 milyar TL (18,6 milyar dolar)’dir. ‘Üstelik OTAŞ, kurumun altyapısını da satarak, milyarlarca dolarlık kazanç elde etti’ ifadesi kesinlikle gerçeği yansıtmayan bir iddiadır.
Türk Telekom’a ait gayrimenkullerin satılarak içinin boşaltıldığı iddiası
Türk Telekom’un her türlü taşınmaz satışı kanunlara uygun bir şekilde, şirket ana sözleşmesi kapsamında ve yönetim kurulu kararı ile yapılmaktadır. Bu satışların detaylarına ve yapılan yatırım harcamalarına bakıldığında iddia edildiği gibi OTAŞ’ın Türk Telekom’un altyapısının satışından milyarlarca dolar kazanç elde etmesi söz konusu değildir. OTAŞ, özelleştirme kapsamında Türk Telekom’un yüzde 55 hissesine karşılık Hazine’ye olan 6,55 milyar dolar olan borcunun tamamını faiziyle birlikte 7,06 milyar dolar olarak ödemiştir.
Hariri ailesinin Türk Telekom’u Türk banklarından aldığı kredilerle satın aldığı iddiası
Türk Telekom’un %55 hissesi, %20’si peşin ve kalanı 5 yıl vade (yıllık LIBOR + 2,5 faiz) olmak üzere 6,55 milyar USD bedel karşılığı özelleştirilmiştir. Ojer Telekomünikasyon A.Ş. (OTAŞ) hisse satışına ait bakiyeyi erken ödeyerek borcunun tamamını kapatmış; bu işlem sonucu, 7,06 milyar USD 2005- 2007 döneminde devletin kasasına girmiştir. OTAŞ tarafından bu amaçla kullanılan kredilerin ve ödeme güçlüğü sonucunda bankalara yapılan hisse devrinin Türk Telekom ve Türk Telekom’un faaliyetleri ile bir ilgisi bulunmamaktadır. Tamamıyla OTAŞ ile bankalar arasındaki bir ticari ilişkidir.
En büyük telekomünikasyon şirketlerinden birisi olan Türk Telekom verdiği hizmetlerle müşteri memnuniyeti sağlamayı esas alıyor. Ancak zaman zaman memnun kalınmayan işlemler, paketler ve hizmetler nedeniyle müşteriler abonelik iptal işlemlerini araştırabiliyorlar. Bu içeriğimizde, “Türk Telekom paket iptali nasıl yapılır?” sorusunun cevabını sizlere anlattık.
Türk Telekom paket iptal işlemi gerçekleştirebilmek için farkı yöntemler bulunuyor. müşteriler kendilerine en uygun yöntem üzerinden abonelik iptal işlemlerini gerçekleştirebilecekler. Bunun için Türk Telekom müşterilerine dört farklı seçenek sunuyor.
Ödemeli arama, en kritik zamanlarda kullanıcıların haberleşmesini sağlayabiliyor. Peki Türk Telekom ödemeli arama nasıl yapılır?
Türk Telekom bayilerinden paket iptali gerçekleştirme
Geniş bayilik ağı bulunan Türk Telekom sadece hizmet başlatma sürecinde değil, çeşitli hizmetlerin sonlandırılması aşamasında da destek veriyor. Herhangi bir Türk Telekom bayisi üzerinden iptal işlemi gerçekleştirilebilir. Bunun için yetkililer herhangi bir taahhüdünüz yoksa anında paketinizi iptal edebilecekler. Bir aksilik olması durumunda ise işlem müşteri hizmetleri üzerinden yapılır.
Müşteri hizmetleri üzerinden paket iptal işlemi
Türk Telekom müşteri hizmetleri numarası ‘444 1 444’ olarak açıklanırken, aramalar tarifeniz üzerinden ücretlendirilmektedir. Numara üzerinden çok zaman kaybetmeden müşteri hizmetlerine bağlanabilirsiniz.
Müşteri hizmetlisine talebinizi iletmeniz halinde işlem birkaç dakika içerisinde yapılacaktır. Taahhüt alması halinde ise gerekli cezai miktar ödenerek paket iptal işlemi tamamlanabilir.
Online İşlemler ile paket iptal etme
İnternet üzerinden işlemlerin yapıldığı son dönemlerde Türk Telekom paket iptali için prosedür gerektiren işlere gerek kalmıyor. Online işlemler üzerinden ‘tarife ve paket’ kategorisinden mevcut paketinizi seçerek iptal butonu ile sadece birkaç dakika içerisinde işlemi tamamlayabilirsiniz.
SMS ile paket iptali gerçekleştirme
Tek bir mesajla paket iptali gerçekleştirmek isteyenlerin 5555 numaralı telefona ‘IPTAL’ yazdıktan sonra göndermeleri gerekiyor. Birkaç dakika içerisinde paket iptal etme işleminin onaylandığına dair mesaj gelecektir. Olumsuz bir mesaj gelmesi halinde müşteri temsilcisi ile iletişime geçilmelidir.
Teknoloji dünyasında bir kez daha güvenlik ihlali gerçekleşti. Samsung ve Nvidia şirketlerinin de yer aldığı pek çok teknoloji şirketinin ardından son kurban Microsoft oldu. Veri hırsızlığı hack grubu Lapsus$’ın, bu kez Microsoft’un Azure DevOps kaynak kodu havuzlarını eriştiği ve şirketten veri çaldığı iddia ediliyor. İşte detaylar!
Microsoft, Windows 11 desteklenmiyor uyarısı göstermeye başlayacak. Windows 11'in kısıtlı desteği can sıkıyor.
Lapsus$, dahili kaynak kodu depolarını hackledi
Samsung ve Nvidia şirketlerinin de yer aldığı pek çok teknoloji şirketinin ardından son kurban Microsoft oldu. Lapsus$ genellikle büyük teknoloji şirketlerinin kaynak kod depolarını hedef alıyor. Verileri çaldıktan sonra da grup, milyonlarca dolar karşılığında bu verileri şirketlerin kendilerine geri ödüyor.
Son olarak Lapsus$, pazar günü Telegram‘da bir sohbette, Microsoft’un Azure DevOps sunucusunu hacklediklerini belirten bir ekran görüntüsü yayınladı. Ekran görüntüsü, Bing_Test_Agile, Bing_STC-SV ve Bing_UK gibi birçok Bing projesinin yanı sıra Cortana için kaynak kodunun olduğu Azure DevOps deposunun resminden oluşuyor.
Grubun, Microsoft’un çalışanlarından birinin ele geçirilmiş hesabının kimliğini bilmesini sağlamak için ekran görüntüsünde ‘IS‘ baş harflerini gizlemediği düşünülüyor. Bunun yanı sıra bu harflerin, grubun önceki kurbanlarıyla alay ettiği düşüncesine de neden oldu.
Paylaştıkları gönderi, dakikalar sonra kaldırıldı ve ‘Şimdilik silindi, daha sonra yeniden yüklenecek‘ mesajıyla değiştirildi. Buna rağmen güvenlik araştırmacıları gönderiyi kaydetti ve paylaştı.
Şirket, Azure DevOps hesabının grup tarafından ihlal edilip edilmediğini henüz doğrulamadı. Buna rağmen bir Microsoft sözcüsü konuya ilişkin “İddiaların farkındayız ve araştırıyoruz.” dedi. Şirketin Lapsus$’ın iddialarıyla ilgili soruşturmasını tamamlamasının ardından, muhtemel ihlal hakkında Microsoft’tan daha çok bilgi alabileceğiz.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından ya da SDN Forum‘da bizlerle paylaşmayı unutmayın.
Dünyanın pek çok ülkesinde pandemi ve Rusya- Ukrayna savaşı sonrasında açıklanan yüksek enflasyon değerleri ile yaşanan çip krizi, hammadde ve tedarik zincirindeki problemler sebebiyle otomobil fiyatlarında artışlar yaşanıyor. Fiat Egea ise bu sebeple geçtiğimiz hafta yeni fiyat listesini paylaşmıştı. Ancak üstünden 1 hafta geçmeden 2. bir zam yaşandı. Üstelik bu sefer yeni fiyatı dudak uçuklatıyor.
Volkswagen grubunun finans direktörü tarafından yapılan açıklamaya göre şirketin bazı elektrikli otomobilleri tükendi.
Fiat Egea Sedan fiyatı 540’bin TL’ye ulaştı
Fiat Egea, Cross, Cross Wagon, Sedan, Hatchback ve Station Wagon şeklinde 5 farklı gövde tipine sahip. İçlerinde en popüler olan ve satış rekorları kıran Sedan ise kendi içerisinde Easy, Urban ve Lounge şeklinde 3 farklı donanım paketiyle satılıyor. Ayrıca opsiyon olarak eklemek istediğiniz Jant veya Güvenlik paketleri için de ek bir ödeme yapmanız gerekiyor.
Geçen hafta içerisinde gelen zamdan sonra Fiat Egea Sedan fiyatlarında 10 bin TL ila 15 bin TL arasında bir artış yaşanmıştı. Bu sefer de benzer bir durum söz konusu. Fakat Fiat şu anda kampanyalı fiyat uygulamasıyla bu araçları geçen haftaki zamlı fiyatlarından satmaya devam ediyor. Ancak kampanya sona erdiğinde 1.6 M.Jet 130 HP DCT versiyon ve Lounge donanıma sahip olan modelinin fiyatı 539 bin 900 TL’ye çıkacak. İşte tüm liste…
Sedan Versiyon
Donanım
Şanzıman Tipi
Yakıt Tipi
Anahtar Teslim Liste Fiyatı
Kampanyalı Anahtar Teslim Fiyatı
1.4 Fire 95 HP
Easy
Manuel
Benzinli
285 bin 900 TL
265 bin 900 TL
1.4 Fire 95 HP
Easy Plus Paketli
Manuel
Benzinli
298 bin 700 TL
296 bin 300 TL
1.3 M.Jet 95 HP
Easy
Manuel
Dizel
399 bin 900 TL
381 bin 900 TL
1.3 M.Jet 95 HP
Easy Plus Paketli
Manuel
Dizel
437 bin 700 TL
395 bin 500 TL
1.6 M.Jet 130 HP DCT
Easy
Otomatik
Dizel
479 bin 900 TL
469 bin 900 TL
1.4 Fire 95 HP
Urban
Manuel
Benzinli
317 bin 900 TL
307 bin 900 TL
1.3 M.Jet 95 HP
Urban
Manuel
Dizel
426 bin 900 TL
397 bin 900 TL
1.6 M.Jet 130 HP
Urban
Manuel
Dizel
481 bin 900 TL
459 bin 900 TL
1.6 M.Jet 130 HP DCT
Urban
Otomatik
Dizel
509 bin 900 TL
499 bin 900 TL
1.4 Fire 95 HP
Lounge
Manuel
Benzinli
359 bin 900 TL
332 bin 900 TL
1.3 M.Jet 95 HP
Lounge
Manuel
Dizel
458 bin 900 TL
448 bin 900 TL
1.6 M.Jet 130 HP DCT
Lounge
Otomatik
Dizel
539 bin 900 TL
529 bin 900 TL
Sedan gövdeyeOpsiyon olarak ek ücret ödeyerek alınabilecek paketler ve uygun donanımlar ise şu şekilde:
Sedan Opsiyon Bedelleri Ve Teslim Fiyatları
Fiyat
ÖTV’li Fiyat
Easy
Urban
Lounge
Ücretli Renkler
1.412 TL
2 bin 500 TL
Opsiyonel
Opsiyonel
Opsiyonel
Plus Paket
6 bin 780 TL
12 bin 000 TL
Opsiyonel
Opsiyonel
Opsiyonel
Güvenlik Paketi
6 bin 780 TL
12 bin 000 TL
Mevcut Değil
Opsiyonel
Opsiyonel
16″ Alaşımlı Jant
1.412 TL
2 bin 500 TL
Mevcut Değil
Opsiyonel
Mevcut Değil
16″ Stil Kapak Jant
1.412 TL
2 bin 500 TL
Opsiyonel
Mevcut Değil
Mevcut Değil
Egea Cross Versiyon
Donanım
Şanzıman Tipi
Yakıt Tipi
Tavsiye Edilen Anahtar Teslim Liste Fiyatı
Tavsiye Edilen Kampanyalı Anahtar Teslim Fiyatı
1.4 Fire 95 HP
Street
Manuel
Benzinli
325 bin 900 TL
315 bin 900 TL
1.3 M.Jet 95 HP
Street
Manuel
Dizel
439 bin 900 TL
429 bin 900 TL
1.6 M.Jet 130 HP DCT
Street
Otomatik
Dizel
504 bin 900 TL
494 bin 900 TL
1.4 Fire 95 HP
Urban
Manuel
Benzinli
361 bin 900 TL
332 bin 900 TL
1.3 M.Jet 95 HP
Urban
Manuel
Dizel
465 bin 900 TL
444 bin 900 TL
1.6 M.Jet 130 HP DCT
Urban
Otomatik
Dizel
524 bin 900 TL
514 bin 900 TL
1.4 Fire 95 HP
Lounge
Manuel
Benzinli
390 bin 900 TL
380 bin 900 TL
1.0 Firefly 100 HP
Lounge
Manuel
Benzinli
456 bin 900 TL
446 bin 900 TL
1.6 M.Jet 130 HP DCT
Lounge
Otomatik
Dizel
554 bin 900 TL
544 bin 900 TL
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi SDN Forum‘da veya yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!
Sony, geçtiğimiz Pazartesi günü Assassins Creed ve Star Wars oyunlarının yapımında yer alan oyun tasarımcısı Jade Raymond tarafından kurulan ve yönetilen Montreal merkezli Haven Studios’u satın almak için bir anlaşmaya girdiğini duyurdu. Başlangıçta bir ortaklık girişimi olabileceği söylenmiş olsa da Sony ve Haven tarafından ilk açıklama geldi.
Geçtiğimiz günlerde Bungie'yi satın aldığını açıklayan Sony, önümüzdeki 4 yıl içerisinde 10 canlı hizmet oyununu piyasaya süreceğini söyledi.
Sony, Haven’ı PlayStation stüdyosu olması için satın aldı
Yapılan paylaşımlara göre Haven Studios, Sony’nin çatısı altındaki PlayStation’ın birinci sınıf oyun üreten stüdyoları arasında yer alacak. Geçmiş dönemdeki işbirlikleri ve ortaklık aynen devam edecek. Ayrıca Haven, AAA sınıfında uzun yıllar boyunca oynayacağımız çok oyunculu bir oyun geliştireceklerini de dile getirdi.
Konuyla alakalı ilk açıklamasını PlayStation blog sayfası üzerinden gerçekleştiren Sony, şunları söyledi:
Bugün, Haven Studios’un resmi olarak PlayStation Studios’a katıldığını duyurmaktan mutluluk duyuyorum! Jade Raymond, sektördeki başarılarından zengin bir deneyim ve oyun yaratma konusundaki bulaşıcı tutkusunu getiriyor. Haven’daki liderlik ekibi, birçok kişi tarafında sevilen oyunlar ve franchise’ların bazılarında işbirliği yapmış, eşit derecede etkileyici bir endüstri gazileri grubudur. Bugün hala eğleniyoruz.
Jade ve ekibiyle 2021’in başlarında Haven Studios’un kuruluşunu duyurmanın eşiğindeyken çalışmaya başladık. İlk adımlarından itibaren Haven’ın oyuncuları olumlu ve anlamlı şekillerde bir araya getiren modern bir çok oyunculu deneyim yaratma vizyonundan ilham aldık. Böyle iddialı bir projeyi gerçekleştirecek yaratıcı ve teknik uzmanlıklarından emindik. PlayStation için yeni, orijinal bir IP geliştirme yolculuğuna yatırım yapmaktan heyecan duyduk.
Geçen yıl Haven ile yakın çalışma ayrıcalığına sahip olduk. Stüdyonun büyümesi ve ilerlemesinden etkilendik. Yani şimdi, neredeyse ortaklığımızı resmileştirmemizin yıl dönümünde, onları PlayStation ailesine resmi olarak davet etmek özellikle heyecan verici. Haven Studios için geleceğin neler getireceğini görmek için sabırsızlanıyoruz.
Haven Studios tarafından gelen açıklamayı ise kurucusu ve CEO’su Jade Raymond yaptı. Yine PlayStation blog sayfasında yer alında yazıda şunlar söylendi:
Bir yıl önce, küçük bir ekip ve büyük hedeflerle Haven Studios’u kurmak için bir yolculuğa çıktık. Amacımız, her zaman yaratmak istediğimiz türden oyunları ve oynamayı özlediğimiz oyunları yapabileceğimiz bir stüdyo inşa etmekti!
Yetenekli, tutkulu ekibimiz ve olağanüstü katkıları sayesinde kısa sürede inanılmaz bir ilerleme kaydettik. Haven’da yaratıcılığın kilidini açan nezaket, uyarlanabilirlik ve cesarete dayanan bir kültür oluşturduk. PlayStation için ilk yeni IP’miz, oyuncuları yıllarca eğlendirecek ve meşgul edecek. Özgürlük, heyecan ve oyun oynamaya odaklanan sistemli ve gelişen bir dünya inşa etme vizyonuyla bir AAA çok oyunculu deneyimi sunma yolunda ilerliyoruz.
Bugün Haven ekibi, PlayStation Studios ailesinin bir parçası olarak yolculuğumuzun yeni bir aşamasına başlıyor. Geçtiğimiz yıl boyunca Hermen, Connie Booth ve PlayStation’daki ekiple çalışmak, kariyer açısından önemli bir olay oldu. SIE, yaratıcı süreci ve gişe rekorları kıran bir AAA oyunu yapmak için gerekenleri gerçekten anlayan destekleyici bir ortaktır. Cesur vizyonumuzu hayata geçirmemiz ve hayallerimizi gerçekleştirmemiz için bizi güçlendirdiler ve cesaretlendirdiler. Ortaklığımızı güçlendirmek için bu fırsattan daha fazla heyecan duyamazdık.
Bir SIE birinci taraf stüdyosu olarak, yıllardır oyuncular ve geliştiriciler olarak bize ilham veren oyunların yaratıcıları olan Guerrilla, Naughty Dog, Media Molecule ve Insomniac Games gibi stüdyolar dahil, dünyanın en ünlü geliştirme ekiplerinden bazılarıyla işbirliği yapma fırsatına sahip olacağız. Bu birinci sınıf stüdyoların yanı sıra uzmanlıkları oyunculara daha da iyi oyunlar sunmamızı sağlayacak olağanüstü merkezi yaratıcı, teknoloji ve pazarlama ekiplerinden öğreneceğimiz için heyecanlıyız.
Haven ekibimize çok teşekkür ederiz. Kariyerimin en ödüllendirici yıllarından biri oldu. Oradaki oyuncular için daha fazlasını paylaşmak için sabırsızlanıyoruz. Nesiller boyu sürecek harika bir macera olacağı kesin olan şeyin henüz başındayız.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi SDN Forum‘da veya yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!
NFT ve Metaverse, son zamanlarda en sık karşı karşıya kalınan terimler arasında yer alıyor. Özellik bugünlerde pek çok ünlü marka, Metaverse dünyasına gitmek için hazırlık yapıyor. Bunlardan birisi de dünyaca ünlü futbol takımı Paris Saint-Germain oluyor. Kısa süre önce Metaverse alanında önemli adım atan takım, kripto pazarının sporla birleşmesini sağlıyor.
Kripto para dünyasında 8 Metaverse ve Meme coin, popüler altcoinleri geride bırakarak mutlu eden yükseliş gösterdi.
Paris Saint-Germain, Metaverse başvurusunda bulundu
Neymar, Lionel Messi ve Kylian Mbappe gibi yıldız isimlerin de kadrosunda yer aldığı Fransız kulüp Paris Saint-Germain, NFT ve Metaverse’e girmek için marka başvurusu yaptı. Açıklanan bilgilere göre ticari marka, NFT destekli multimedya, kripto cüzdanları, kripto para birimi işlemlerini yönetme, sanal giysiler, spor malzemeleri ve elektroniği kapsayacak.
Lisanslı Metaverse marka avukatı Michael Kondoudis, 21 Mart’ta Twitter üzerinden paylaşım yaptı. Avukat, ticari marka başvurusunun 16 Mart‘ta gerçekleştiğini bu paylaşımda duyurdu. Bunun yanı sıra Kondoudis basın açıklamasında şunları söyledi:
Paris Saint-Germain dünyanın en tanınmış futbol kulüplerinden biri ve takımın adına ve markasına verilen değer çok büyük. Bu dosyalama, markayı Metaverse’e girerken korumak için bir sonraki mantıklı adımı temsil ediyor.
Kondoudis ayrıca şu şekilde devam etti:
PSG Metaverse’nin potansiyelini görüyor ve kendisine hakim olacak sanal ekonomi için ticari markasını hazırlıyor. Bu hareket, diğer profesyonel spor markalarını Metaverse’e katılmak için hazırlıklara başlama eğilimini takip ediyor.
Metaverse, spor organizasyonlarında yoğun ilgi görüyor
Genel olarak, geçen yıl spor organizasyonlarından gelen ilgide büyük bir artış olduğu dikkatleri çekti. Ticari marka avukatı, profesyonel spor dünyasından geleneksel olmayan sanal mal ve hizmetler için ticari marka tescillerinin sayısında artış olacağını öngörüyor. Özellikle şubat ayında Manchester City‘nin Sony’nin sanal gerçeklik (VR) uzmanlarının yardımıyla Metaverse’de dünyanın ilk futbol stadyumunun inşaatına başladığını duyurdu. Ayrıca hayranların Metaverse’de diğer oyuncularla buluşma ve iletişim kurma gibi konseptler de düşünceler arasında.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar kısmından ya da SDN Forum‘da bizlerle paylaşmayı unutmayın.
Gökbilimciler tarafından 2019 yılında Samanyolu Galaksisinden 16 kat daha geniş, dumanlı ve uzayda gizlenerek keşfedilmeyi bekleyen ne olduğu belirsiz bir halka gözlemlendi. Hatta aynı hafta bilim insanı Emil Lenc, kendi ifadeleriyle “garip radyo çemberleri” veya ORC’ler dediği ikinci bir halka keşfetti. Şimdiyse bu halkaya Güney Afrika’da bulunan bir teleskop ile bakıldı. Peki ORC nedir?
NASA, NCG 1097 ile NCG 1097A gökadasının Hubble teleskopu ile çekilen göz kamaştırıcı yeni bir fotoğrafını paylaştı.
Radyo Çemberleri- ORC nedir?
İlk olarak 2019’da gökbilimci Anna Kapinska’nın “olağandışı şeyler” radarına takılan ORC, açıklayamadığımız kozmik tuhaflıklar listesine girmeyi başardı. Dünya’dan bir milyar ışık yılı uzaktaki bu soluk ve dumanlı daireye Lenc tarafından garip radyo çemberleri adı koyulduğundan beri o şekilde kabul görüyor.
Emil Lenc, ORC hakkındaki tüm bulgusunu Avustralya’nın baş bilim kurumu CSIRO ve Western Sydney Üniversitesi’nden astrofizikçi Ray Norris ile birlikte paylaşarak ORC’lerin ilk görüntüsünü çekmeyi başardı. İlk verilere göre bir tür süpernova kalıntısı gibi, yani bir yıldız patladığında geride kalanlar gibi görünüyordu.
Fakat verilerin hiç birinin uyuşmadığını belirten Norris ORC nedir sorusuna şu yanıyı verdi:
Oldukça hızlı bir şekilde bunun gerçekten çok farklı bir şey olduğunu fark ettik. Bu oldukça yeni bir şey. Bize ORC1’de daha önce orada olduğunu bilmediğimiz yapıyı gösteriyorlar.
Ayrıca, ORC-garip radyo çemberlerini ilginç kılan bir diğer şey ise yalnızca radyo teleskoplarıyla görülebilmeleri. Bu halkalar, NASA’nın Chandra’sı gibi X-ışını teleskoplarında veya James Webb tarafından kullanılanlar gibi kızılötesi dalga boylarında görünmüyor.
Üstelik 2019 yılındaki ilk keşiften beri araştırmacılar yalnızca 5 farklı ORC bulabildiler. Tabii bunlara dair bildiklerimiz oldukça kısıtlı olduğu için yalnızca Lenc tarafından tespit edilen ORC1, Kraliyet Astronomi Topluluğunun Aylık Bildirimleri dergisinde yayınlanacak yeni bir makalenin ana konusu oldu.
En son yapılan çalışmadaysa olağandışı halkanın fiziğini incelemek için Güney Afrika Radyo Astronomi Gözlemevi tarafından işletilen MeerKAT kullanıldı. Bu cihaz derin uzaydan gelen radyo sinyallerini dinleyen 64 çanak antenden oluşuyor. Daha da önemlisi, ASKAP’ın yapabileceğinden çok daha fazla ayrıntıyla ORC1’e odaklanabiliyor. Ayrıca manyetik alanlarını anlamak için gerekli olan polarizasyonu belirlemesine de olanak sağlıyor.
ORC1’in CSIRO’nun ASKAP’ı tarafından çekilen orijinal görüntüsü/ SARAO’nun MeerKAT’ın yüksek çözünürlüklü görüntüsü
İlgili çalışmayı yapan ekip, MeerKAT’ı kullanarak ORC’nin şimdiye kadarki en yüksek çözünürlüklü görüntülerini alabildi. Yukarıdaki resimde, iki gözlem arasındaki keskin kalite farkını siz de görebilirsiniz. Konuyla alakalı şu anda ASKAP ve MeerKAT’da çalışmalar devam ediyor.
Şu ana kadar en ikna edici tahmin ise yine Norris tarafından yapıldı. Zira kendisi ORC’lerin son derece uzak bir galaksideki süper kütleli karadeliklerin birleşmesinden sonra üretilen şok dalgaları olduğunu düşünüyor. Hatta şu ana kadar keşfedilen 5 ORC’nin 3’ünün merkezinde karadeliklerin keşfedildiği, diğer 2’sinin de inceleme altında olduğu belirtiliyor. Bilim dünyası da Norris’in açıklamasına oldukça sıcak bakıyor.
Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi SDN Forum‘da veya yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!