Apple, seçkin okullarına bir yenisini daha ekledi!

Apple, sadece ürünleri geliştirip satmakla meşgul olan bir firma değil. Aynı zamanda öğrencilere teknolojiyi iğneleme konusunda da ön plana çıkan firmalardan biri. Bilindiği üzere ABD’li üretici, kendi cephesinde teknolojiye yönelen bazı okulları seçiyor. Bunların arasında 535’e yakın kuruluş yer alırken, şimdi buna bir yenisi daha ekleniyor.

Kısa süre önce Apple, tüm öğrencilere iPad sağlayan ve yenilikçiliğin merkezi olarak da bilinen Kentucky Üniversitesi’nin Akıllı Kampüsü’nü, Seçkin Okulu olarak ödüllendirdi.

Apple’ın Türkiye’deki en ucuz 10 ürünü

Apple’ın Türkiye’deki en ucuz 10 ürünü

Ülkemizdeki döviz kuru aldı başını gidiyor. Bu yükselişte Apple'ın Türkiye'de sattığı en ucuz ürünler neler?

Kentucky Üniversitesi, Apple Seçkin Okulu olarak ödüllendirildi

Apple’ın seçkin okulları arasına girmeye hak kazanan Kentucky Üniversitesi, Akıllı Kampüsü’nün teknolojiyi öğrenmeyi nasıl kolaylaştırabileceğinin çözümlerini ürettiğini ifade ediyor.

Daha önce bu gruba Ross University School of Veterinary Medicine ve Northeast Mississippi Community College gibi okulları ekleyen Apple, şimdi bu kuruluşların arasına Kentucky Üniversitesini de dahil etti. Kentucky Üniversitesi ise bu konu hakkında şu açıklamaları yaptı:

Akıllı Kampüs girişimlerimiz ve yenilikçiliği aşılama çabalarımız doğrultusunda Apple’ın 2021/2024 dönemi Seçkin Okullar listesine dahil edilmekten memnuniyet duyuruyoruz. Akıllı Kampüsümüz ile öğrencilere gelecekte daha iyi eğitimler vermeyi amaçlıyoruz.

Kentucky Üniversitesi, Akıllı Kampüs stratejisinin bir parçası olarak öğrencilere; iPad Air, Klavye ve Apple Pencil sağlıyor. Bu, lisans derecesi almak isteyen tüm öğrencileri kapsamaktadır. Yeri gelmişken şu bilgiyi de belirtmekte fayda var. Kentucky Üniversitesi, 30 bin üzeri öğrenciye ve 15 bin de öğretim üyesiyle personele ev sahipliği yapıyor.

Ofiste veya yolda görevlerinizi HP ProBook 650 G8’e bırakın

Güvenebileceğiniz iş çözümleri ile öne çıkan HP, ince, hafif ve yenilikçi güvenlik özellikleri ile öne çıkan ProBook 650 serisine yakından bakıyoruz. Uygun maliyeti ve özelleştirilebilir seçenekleri ile kullanıcıların ihtiyaçlarına cevap verebilen dizüstü bilgisayar, ofis ve günlük işler için güvenilir ve ideal bir kullanım sunuyor.

Kullanıcıların daha hızlı çalışabilmesi için modern güvenlik özellikleriyle donatılan dizüstü bilgisayar serisi, birden fazla üretkenlik özelliğiyle, uzun vadeli performans ve internet ortamında ihtiyaç duyacağınız siber anlamda baştan sona güvenilirlik sağlıyor.

HP, yeni oyun monitörleriyle karşımıza çıktı

HP, yeni oyun monitörleriyle karşımıza çıktı

HP yedi adet yeni oyuncu monitörlerini piyasaya sürmeye hazırlanıyor. Bu monitörler önümüzdeki birkaç ay içerisinde satışa sunulacak.

HP ProBook ile siber olaylara karşı güvende kalın

Intel® Core™ i7 işlemcili HP ProBook 650 G8 dizüstü bilgisayarlar ailenizin, sizin ve işletmenizin taleplerini karşılayan doğru bilgi işlem çözümü bulabilmeniz için çok sayıda yapılandırılabilir seçenek sunuyor.

Özelleştirebilir modelleri ile öne çıkan HP ProBook 600 serisi, yeni nesil güvelik teknolojileri ile hassas verilerinize karşı üst düzey koruma sağlıyor. Böylelikle yeni nesil HP ProBook 600 serisi ile uzaktan çalışma sırasında yaşayabileceğiniz tüm güvenlik risklerini de minimuma indiriyor.

Güçlü formu ile her şarta uygun, verimli bir kullanım sağlayan HP ProBook 650 G8 (3S8P1EA), siber güvenlik konusuna yaklaşımı sayesinde güvenli kullanım için en iyi seçenek olmaya aday. Buna göre HP’nin ProBook modeli Her şeyi kontrol altından tutan yönetim özellikleri ile güvenli uzaktan erişimi en verimli şekilde sunuyor.

Bildiğiniz üzere günümüzde siber saldırılardan korunmak onları algılamak veya cihazlarımızı kurtarmak hem maliyetli hem de ciddi kayıplara yol açabilir. Ancak HP ProBook 600 serisinin yerleşik donanım destekli güvenlik özellikleri ile bu gibi şeyler artık tarihe karışıyor.

Microsoft SCCM ile uzaktan endpoint yönetim imkanı ve daha az manuel kurulum ile IT sorunlarından kurtulmak mümkün. Özellikle hibrit çalışma döneminde dijital güvenlik alanında bir numara olmaya aday HP ProBook 600’ler ile daima güvende kalmak mümkün.

Daha fazla yapılandırma seçeneği ile HP ProBook 650 G8 tamamen özelleştirilebilir ve dahili depolama alanından görüntüleme seçeneklerine kadar her konuda seçenekler sunması ile öne çıkıyor. Son derece taşınabilir yapıları ile dikkat çeken dizüstü bilgisayarlar, ince ve diyagonal ekrana sahip.

Hareket halindeyken dahi işlerinizi halletmenize olanak sağlayan HP ProBook 600 serisi sırt çantanızda veya evrak çantanızda rahatlıkla taşınabilir bir yapıda. Ayrıca sıvı dökülmelerine karşı dayanıklı bilgisayarlar,  yol boyunca kazalar konusunda daha az endişe etmenize olanak sağlıyor.

Bellek, ekran, işletim sistemleri ve daha fazlası dahil olmak üzere mümkün olan her şekilde optimize etmenize olanak sağlayan dizüstü bilgisayarların çok çeşidiyle, işletmenizin ihtiyaçlarına göre uyarlanmış doğru, yenilikçi çözümü mutlaka bulacaksınız.

HP Güvenlik özellikleri hakkında daha fazla bilgi almak için burayı ziyaret edebilirsiniz.

Apple’dan Huawei’ye şok suçlama!

Huawei, geçtiğimiz günlerde yeni çıkaracağı kulaklık için yeni isimler düşündü. En sonunda ”MatePod” isminde karar kılan firma, bu isim için başvuruda bulundu. Bu durum Apple‘ın dikkatini çekti. Çünkü ortada bir isim benzerliği mevcut. Şirket, kendi ürünleri olan AirPods ve EarPods ürünleriyle, Huawei‘nin yeni ürünü arasındaki isim benzerliğinden rahatsız oldu.

Apple, Huawei‘nin bu isminin bilinçli bir şekilde benzerlik içerdiğini düşünüyor. Bunun üzerine buna karşı çıktı ve müşterilerinin kafasını karıştıracak bir durum olacağını söyledi. Çin Devlet Fikri Mülkiyet Ofisi, bu durum hakkında bir karar verdi. Peki bu dava nasıl gelişti ve nasıl sonuçlandı?

Huawei Watch D, Apple Watch 7’ye rakip olmaya hazırlanıyor!

Huawei Watch D, Apple Watch 7’ye rakip olmaya hazırlanıyor!

Huawei, Apple Watch 7 de yer almayan bir özelliği kendi Huawei Watch D cihazında kullanacak gibi duruyor. İşte detaylar...

Apple, Huawei davasının ayrıntıları

Belgede yazanlara göre Huawei, MatePod ticari ismi için başvuruda bulundu. Sonrasında ABD merkezli üretici, bu ismin AirPods ve EarPods çakması olduğunu iddia etti. Bu nedenle bu ismin kullanılmasına şiddetle karşı çıktı. Apple, müşterilerinin kafasının karışmasını istemediğini söyledi.

Karar, atıf yapılan ticari marka olan Apple ve karşı çıkan ticari marka olan Huwei, her ne kadar aynı sektörde ve aynı ürün çeşidini pazarlama işinde olsalar da, marka ismi, söylenişi ve genel görünümlerinin farklı olduğu yönünde oldu. Bu nedenle, talep edilen ürün adının herhangi bir karışıklığa neden olmayacağı söylendi.

Ek olarak, şirketin Apple‘ı taklit ettiği yönündeki iddiaları destekleyecek yeterli kanıt da bulunamadı. Bütün bunların ışığında Huawei, talep ettiği isim olan MatePod‘u kullanmak için onay almış oldu. Apple ise istediği sonuca ulaşamadı.

Sony ve Huawei anlaşmazlığı

Huawei, 2018‘de Watch GT, ardından 2019‘da Watch GT2 saatlerini piyasaya sürdü. Serinin üçüncü saatini bu sene Haziran ayında duyurdu. Fakat Sony, kendi ürünü olan Gran Turismo (GT) oyunu ile aynı kısaltmaya sahip olduğundan buna karşı çıktı. Huawei, ünlü akıllı saat serisinin etiketinden vazgeçeceğe benzemiyor.

Xiaomi ve Huawei anlaşmazlığı

Çin Fikri Mülkiyet Dairesi, Xiaomi‘nin ”MiService” ve Huawei‘nin ”MyService” hizmetleri hakkında bir dava anlaşmazlığı yayınladı. Xiaomi‘nin karşı çıktığı, sadece bir harf farkı olan Huawei‘nin servis ismi reddedildi. Bunun sonucunda Huawei, bu karara karşı çıktı. Bu itirazın temel nedeni, servislerin kullanım şekilleri ve amaçları bakımından belirgin farklara sahip olmasıydı. Fakat şirketin itirazı reddedildi.

Sizler Huawei‘nin bu şirketlerle yaşadığı anlaşmazlıklar hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorumlarda bizimle paylaşabilirsiniz.

İlk kez bir insana domuz böbreği nakledildi

ABD’de bir grup cerrah, bir insana domuz böbreği nakli yaptı. Böylece ekip, dünyada bir ilk başardı. Böylece bilim insanları, nakil için hayvan organlarını kullanmaya bir adım daha yaklaşmış oldu.

Söz konusu nakil işlemi, New York University Langone Health‘de gerçekleşti. Şimdiye dek insan bağışıklık sistemi, domuz hücrelerindeki Glikan‘ın (şeker molekülü) bulunması nedeniyle böyle bir nakli reddediyordu. Bu nedenle bilim insanları ilk olarak domuzun genetiğini değiştirdi.

Beyin tümörünü küçülten kask geliştirildi

Beyin tümörünü küçülten kask geliştirildi

ABD'de bir grup araştırmacı, en ölümcül beyin tümörü için manyetik alan tedavisi uygulayan kask geliştirdi.

Domuz böbreği nakli nasıl gerçekleşti?

Independent‘ın haberine göre, bilim insanları naklin reddedilmemesi için ilk olarak domuzun genlerini molekülü uzaklaştırmak için değiştirdi. Bu arada alıcı, böbrek fonksiyon bozukluğuna sahip beyin ölümü gerçekleşen bir hastaydı. Hastanın ailesi ise, doktorlar yaşam destek ünitesini çıkarmadan önce bu operasyona izin verdi.

Domuz böbreği nakli
Doktorlar, genetiği değiştirilmiş domuz böbreğini nakil için hazırlıyor. (Foto: Reuters)

Cerrahlar, domuz böbreği nakli sırasında ne yaptıklarını anlattı. Ameliyat sırasında domuz böbreğini hastanın kan damarlarına bağladıklarını açıkladılar. Hastanın vücudunun dışında tutulan böbreği üç gün boyunca gözlemlediler.

Gözlem sürecinde araştırmacılar, hastanın bağışıklık sisteminin böbreği reddetmediğini keşfetti. Ayrıca hastanın böbrek fonksiyonunun kötü olduğuna işaret eden anormal kreatinin seviyesinin normale döndüğünü de buldular.

Operasyon sonrasında Dr. Robert Montgomery, Reuters’a demeç verdi. Dr. Montgomery, domuz böbreğinin nakledilen insanda beklenilen miktarda idrar ürettiğini söyledi. Ayrıca bu deneyin önümüzdeki bir veya iki yıl içinde böbrek yetmezliğine sahip hastalarda denemelerin önünü açacağını belirtti. Bu denemeler, yeni bir böbrek bulununcaya kadar çözüm olabilir.

Siz bu nakil işlemlerinin geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz? Hayvanların bu tür faaliyetler için çoğaltılması ya da öldürülmesi sizce gerekli mi? Yoksa etik kaygılara sahip misiniz? Yorumlarınızı bekliyoruz…

Rise of Empires: Ottoman’dan 2. sezon müjdesi

Netflix’in Rise of Empires: Ottoman belgesel dizisi ilk sezonuyla 24 Ocak 2020’de izleyici karşısına çıktı. İstanbul’un (o dönemdeki adıyla Konstantiniyye) fethine odaklanan yapım, Fatih Sultan Mehmet’in şehri alma mücadelesini anlatıyor. Oyuncuları tamamen Türk olmasına rağmen ana dil olarak İngilizce konuşulmasıyla da Netflix Türkiye tarihi adına bir ilk niteliği taşıyor.

Rise of Empires: Ottoman’ın yapımcısı Emre Şahin, Instagram’dan yaptığı paylaşımda 2. sezon çekimlerinin başladığını duyurdu. Dizinin kadrosuna yeni yüzler eklendiği de açığa çıkarken, bu isimlerden ilki belli oldu.

Netflix’in yeni Kore dizisi, Squid Game’in başarısından etkilendi!

Netflix’in yeni Kore dizisi, Squid Game’in başarısından etkilendi!

Netflix'in yeni Güney Kore dizisi My Name, çıkışından kısa süre sonra popüler hale gelmeye başladı.

Rise of Empires: Ottoman 2. sezon çıkış tarihi açıklanmadı

İkinci sezonda diziye katılan ünlü oyuncu Ali Gözüşirin, “Let’s go” notunu ekleyerek çekimlerin başladığını açıkladı. Yapımcı Emre Şahin de bunu kendi Instagram hesabından paylaşarak, haberi teyit etti. Rise of Empires: Ottoman, ilk sezonda Fatih Sultan Mehmet’in Konstantiniyye’yi fethetme sürecine odaklanmıştı.

rise of empires ottoman 2. sezon
Emre Şahin, 2. sezonu Instagram’dan duyurdu

Rise of Empires: Ottoman 2. sezon ile hangi döneme odaklanılacağı belirsizliğini koruyor. Ancak tahminler, Osmanlı Devleti yönetimine geçtikten sonraki Konstantiniyye (İstanbul) hayatının ağırlıklı olacağı yönünde. Dizi ilk sezonda Fatih Sultan Mehmet’in Ayasofya’ya ayak bastığı sahneden sonra sona ermişti. Fetih sonrası şehirde yapılan icraatlere yer vermemişti.

Anlatıcılığı Game of Thrones’dan tanıdığımız Charles Dance üstleniyor

Dizide iki farklı dilde anlatım mevcut. İngilizce anlatıcılığını dünyaca ünlü Game of Thrones dizisinden bildiğimiz Charles Dance yapıyor. Türkçe ise Muhteşem Yüzyıl dizisinde Kanuni Sultan Süleyman’ı canlandıran Halit Ergenç tarafından seslendiriliyor. Aynı isimlerin Rise of Empires: Ottoman 2. sezon ile devam edip etmeyeceği şimdilik belli değil.

Prof. Dr. A.M. Celal Şengör ve Doç. Dr. Emrah Safa Gürkan danışmanlığında hazırlanan Rise of Empires: Ottoman, dünyanın saygın üniversitelerinde görev yapan eğitimcileri de konuk ediyor. Yapımcılığını Karga Seven Pictures ve STX Entertainment üstlenirken, senaryosu da Kelly McPherson’un kaleminden çıktı.

Rise of Empires: Ottoman’ın ilk sezon oyuncu kadrosu şöyle:

  • Tuba Büyüküstün
  • Cem Yiğit Üzümoğlu
  • Selim Bayraktar
  • Birkan Sokullu
  • Osman Sonant
  • Tolga Tekin
  • Ushan Çakır
  • Damla Sönmez

Peki ya sizler bu dizi hakkında neler düşünüyorsunuz? Başarılı bulup bulmadığınızı yorumlarda belirtebilirsiniz.

Google, Pixel 6 için Fotoğraf uygulamasına yeni özellik ekledi

Arama devi Google, kısa süre önce düzenlenen etkinlikte en iddialı akıllı telefonlarını tanıttı. Pixel 6 ve Pixel 6 Pro ile karşımıza çıkan üretici, Tensor işlemcileriyle yeni bir döneme resmen başladı. Yeni Pixel 6 serisinin piyasaya sürülmesiyle birlikte Google, temel uygulamalarına da bazı özellikler ekledi.

Android 12’nin de piyasaya çıkmasıyla revize edilen uygulamalardan Google Fotoğraflar, Pixel 6 serisi için yeni bir özelliğe kavuştu. Uygulamaya Magic Eraser isminde yeni bir işlev eklendi. Peki bu özellik neler sunuyor?

Google, ücretli üyeliklerini tek çatıda topluyor!

Google, ücretli üyeliklerini tek çatıda topluyor!

Pixel 6 ve Pixel 6 Pro cihazlar için duyurulan yeni Pixel Pass aboneliği, tüm servislere tek ücretle erişmenizi sağlıyor.

Google Fotoğraflar, Pixel 6 serisi için yeni bir özelliğe kavuştu

Google, Pixel 6 modellerinde kullanılabilecek pek çok özelliği açıkladı. Bunlardan biri, fotoğrafta yer alan dikkat dağıtıcı nesneleri kaldırmaya olanak tanıyan Magic Eraser isimli bir araç. Bu araç, Al teknolojisinden yararlanarak fotoğraftaki gereksiz nesneleri kaldırma işlevini görüyor.

Aslında Magic Ereser ismine önceden de aşinayız. Zira Google, birkaç yıl önce düzenlediği I/O etkinliğinde bu özelliği duyurmuştu. Şimdi ise uzun bir aranın ardından Pixel 6 ailesiyle birlikte Magic Eraser resmen hayata geçirildi.

Google Fotoğraflar uygulamasına gelen Magic Eraser; arka planda yer alan insanlar, elektrik hatları ve elektrik direkleri gibi dikkat dağıtan nesneleri algılayarak kullanıcıya bunu kaldırmayı önerecek. Sizler de tercihine göre bu araç sayesinde, söz konusu nesneleri arka plandan kaldırarak fotoğrafı daha sade bir hale getirebilirsiniz.

Peki Magic Eraser nesneleri otomatik olarak odaklamazsa ne olacak? Google’a göre bu araç, nesneyi otomatik olarak algılamadığı durumlarda kullanıcının tercihine göre de çalışabilecek. Yani dilediğiniz nesneyi manuel olarak daire içine alarak da kaldırabileceksiniz. Bunun içinde araç, makine öğreniminden yararlanacak.

Şu anda duyurusu yapılan bu özellik, 28 Ekim tarihinden itibaren Google Pixel 6 serisiyle birlikte kullanıma sunulacak. Ancak önceki Pixel modellerin ya da diğer Android telefonlara bu yeniliğin gelip gelmeyeceği bilinmiyor.

Uzayda film çeken yönetmen, gözünü Mars ve Ay’a dikti!

Geçtiğimiz günlerde uzayda film çeken Rus ekip filmi tamamlamaya devam ediyor. Ekip, yönetmen Klim Shipenko, oyuncu Yulia Peresild ve astronot Anton Shkaplerov‘dan oluştu. 5 Ekim günü Uluslararası Uzay İstasyonu’na giden ekip, uzaydaki ilk uzun metrajlı filmi çekti.

“Vizor” isimli filmin çekimleri 12 gün sürdü. Filmde, istasyonda hastalanarak Dünya’ya geri dönemeyen bir astronotun gönderilen bir doktor yardımıyla tedavi süreci anlatılıyor. Film ekibinin Dünya’ya dönmesinden sadece birkaç gün sonra yönetmen, “Sırada Mars ve Ay var” dedi.

Lucy uzay aracının başı dertte! NASA araştırıyor

Lucy uzay aracının başı dertte! NASA araştırıyor

NASA, başarılı geçen fırlatmanın ardından göreve başladığını duyurduğu Lucy uzay aracıyla ilgili çıkan sorunu araştırıyor.

Uzayda çekilen filmin yönetmeni heyecan verici açıklamalar yaptı

Soyuz MS-18 görevinin parçası olan ekip, geçtiğimiz Cumartesi günü Dünya’ya döndü. Ekip, inişten hemen sonra ek sahneleri çekmeye devam etti. Bu arada, Rus yönetmen uzaydaki ilk uzun metrajlı filmi çekmesiyle dikkatleri üzerine toplamıştı. Ama artık gözü daha yükseklerde.

Uzayda ilk uzun metrajlı film çeken yönetmen Klim Shipenko
Klim Shipenko, 17 Ekim 2021’de Kazakistan’a iniş yaptıktan sonra sandalyede dinleniyor. (Foto: Pavel Kassin)

Reuters‘ın haberine göre, uzayda çekilen filmin yönetmeni Klim Shipenko, bir basın toplantısı düzenledi. Shipenko, gazetecilere Ay‘da ve hatta Mars‘ta bir devam filmi çekmeye istekli olduğunu söyledi.

Shipenko, basın toplantısında “Hazırız” mesajını verdi. Devamında ise, “Uzay sinemasının uzayda çekilmesi gerektiğine inanıyoruz. Ay’la ilgiliyse Ay’a gidelim, Mars’la ilgiliyse Mars’a gidelim.” dedi. Bu açıklaması ile bir kez daha dikkatleri üzerine çeken yönetmen, “Neden olmasın? Sinema neden stüdyoda çekilsin?” şeklinde konuştu.

Uzayda çekilen filmin ekibi kim?
Oyuncu Yulia Peresild Dünya’ya iniş yaptıktan sonra. (Foto: Sergey Savostyanov/Sputnik)

Uzayda film çeken yönetmen, bazı zorluklardan da bahsetti. Uzay deneyiminin ona film çekmenin yeni yollarını öğrettiğini söyledi. Basın toplantısında, “Dünyada hayal ettiğim bazı sahneler tamamen farklı bir şekilde bir araya geldi. İnsanlar uzayda yüz yüze olabiliyor ancak biri baş yukarı, diğeri yatay. Kamera da farklı bir düzlemde olabiliyor.” dedi.

Yulia Peresild kim
Yulia Peresild, filmde doktor rolünü canlandırdı. (Foto: Ramil Sitdikov/Sputnik)

Shipenko, film üzerindeki çalışmaların gelecek yılın sonuna kadar devam edeceğini belirtti. Bu arada, uzay sahnelerinin muhtemelen son 25 ila 35 dakikada gösterileceğini ekledi. Ayrıca filmin ne zaman gösterime gireceğini de açıklamadı. Bununla birlikte, maliyeti de açıklamadı ancak Shipenko, uluslararası ilginin büyük olduğunu söyledi. Bu nedenle maliyetini karşılayacağını belirtti.

Galaxy Watch 4 güncellendi: Yeni özellikler eklendi!

Samsung, Galaxy Watch 4 serisi için yeni bir güncelleme yayınladı. WearOS işletim sistemli ilk akıllı saati olma özelliği taşıyan bu ürünlere yeni özellikler ekledi. R8xxXXU1DUJA sürüm numarasına sahip güncelleme öncelikle Güney Kore’de kullanıma sunuldu. İlerleyen günlerde geri kalan ülkelerde de erişime açılması bekleniyor.

Galaxy Watch 4 serisi, Ağustos ayında yayınlanan Walkie-Talkie uygulaması ile telsiz özelliği kazanmıştı. Samsung, Ekim ayının ilk haftasında da akıllı saate tarayıcı desteği getirdi. Buna ek olarak Galaxy Watch 4’te YouTube’un wearOS için geliştirilen sürümü de kullanılabiliyor.

Samsung’un yeni tabletini isteseniz de satın alamayabilirsiniz!

Samsung’un yeni tabletini isteseniz de satın alamayabilirsiniz!

Galaxy Tab S8 Ultra, devam eden üretim sıkıntıları nedeniyle sınırlı sayıda piyasaya sürülebilir.

Galaxy Watch 4 serisine eklenen yeni özellikler

SamMobile’ın haberine göre, güncellemeyle beraber Galaxy Watch 4 serisinde saat yüzlerine yeni animasyonlar eklendi. Yapılan en önemli değişiklik ise, My Photo+ özelliğine GIF desteği kazandırılması oldu. Akıllı telefondaki fotoğrafı saate aktarıp kadran olarak ayarlayabilmenizi sağlayan My Photo+ sayesinde GIF de seçebileceksiniz.

galaxy-watch-4-saatine-hata-guncellemesi-geldi

Galaxy Watch 4’ün en önemli özelliklerinden hareket kontrolü, önceden sadece aramaları kabul ve reddetme veya alarmları kapatmaya yarıyordu. Güncellemeyle birlikte Samsung, saatteki istediğiniz uygulamayı ya da özelliği çalıştırma desteği getirdi. Ayrıca düşme algılama işlevinin hassasiyetini ayarlama imkânı da kullanıma sunuldu. Kalp atış hızı ve stres özellikleri iyileştirildi.

Samsung akıllı saat nasıl güncellenir?

Yayınlanan güncellemeyi yüklemek istiyorsanız, öncelikle Galaxy Wearable uygulamasını indirmeniz gerekiyor. Ardından Saat ayarları bölümüne girip Yazılım güncellemesi > İndir ve yükle butonuna bastığınızda saat Samsung sunucularına bağlanıp internet hızınıza göre belirli bir süre içerisinde yeni güncellemeyi indiriyor ve yüklüyor.

Dijital dönüşümün FLO’ya etkisi!

1960 yılında küçük bir atölyede temelleri atılan FLO Mağazacılık’ın ayakkabının operasyon aşamasından müşteriye ulaşmasına, hatta son kullanıcı desteğinde kullandığı teknolojileri konuştuk.

FLO Dijital Dönüşüm ne sunuyor?

Dilerseniz sözü uzatmadan sizleri videomuz ile baş başa bırakalım. İyi seyirler.

FLO Mağazacılık’a ulaşmak için: https://bit.ly/3Cb9MGg

1960 yılında Ahmet Ziylan tarafından küçük bir atölyede temelleri atılan FLO Mağazacılık, bugün Türkiye ayakkabı pazarında etkin bir faktör. Doğrudan 10 binin üzerinde, dolaylı olarak da 30 bine yakın kişiye istihdam sağlayan FLO Mağazacılık, yılda 55 milyon çiftten fazla ayakkabı satışı gerçekleştiriyor.

FLO’nun içinde bulunduğu Dijital Dönüşüm, aslında birçok operasyon basamağının kolay ve dijital bir işleyen sisteme dönüştürüldüğünü gösteriyor. 2020 yılı başında devreye alınan CDP (Customer Data Platform) projesi ile verileri temizlenmiş ve tekilleştirilmiş bir müşteri veri tabanı oluşturulmuş.

CDP üzerinde müşteriler tekil olarak görülebildiği gibi o kaydı besleyen tüm bağlantılı müşteri kayıtlarına da aynı ortam üzerinde ulaşılabiliyor.

Birçok ödül alan bu Big Data projesi dışında FLO Dijital Dönüşüm içerisinde FLO Run, Ar-Ge faaliyetleri ve FLO Wise (yapay zeka) geliştirmeleri de yer alıyor.

Burada en dikkat çekici noktalardan biri olan yapay zeka, müşterilerin mağazaya getirdiği hasarlı ürünlerin anlık olarak geçmiş iade bilgileri, özellikleri, hasar tipi, mevsim koşullarına dayanan analiz, üretici tarafındaki kalite geçmişi ve benzer iade istatistikleri gibi birçok veri anında mağaza personelinin erişimine sunulabiliyor.

Paylaşımlı elektrikli araç platformu GO Sharing Türkiye’de

Hollanda merkezli paylaşımlı mobilite girişimi GO Sharing, 300 elektrikli mopedi ile İstanbul’da faaliyet göstermeye başladı. Bundan böyle kullanıcılar yeşil renkli paylaşımlı e-mopedleri, kayıt ve açılış ücreti olmadan dakikada 1,99 TL’den başlayan fiyatlarla GO Sharing uygulaması üzerinden 7/24 kiralayabilecekler.

Çevre dostu elektrikli mobilite çözümleri ile şehir içi ulaşımın, geleneksel araç sahipliğinden paylaşımlı sistemlerle ortak kullanıma doğru evrilmesini misyon edinen GO Sharing, aynı zamanda saatte 45 kilometre hıza çıkabilen e-mopedleri ile İstanbul’daki trafik ve park sorununa da çözüm sunmayı amaçlıyor.

GO Sharing ile trafik derdine son

10.000’den fazla elektrikli mopedi ve bisikleti ile 30 Avrupa şehrinde faaliyet gösteren GO Sharing, yeşil renkli mopedleri ile Hollanda, Avusturya, Belçika ve Almanya’dan sonra bugün itibariyle İstanbulluların kullanımına sunuldu.

Şehir içinde saatte maksimum 45 kilometre hızla seyahat etme olanağı sağlayan platform sistemini kullanabilmek için geçerli bir sürücü ehliyetine sahip olmanız gerektiğini belirtelim. Buna göre M,A veya B sınıfı ehliyete sahip olan herkes, elektrikli mopedleri kolaylıkla kullanabilecek.

Ek olarak mopedi sürüş esnasında kask kullanımı zorunlu olduğu için tüm mopedlerin arka çantalarında iki adet kask ve saç filesi de bulunuyor. Dünyanın trafikte en çok zaman geçirilen şehirlerinden olan İstanbul, GO Sharing’in Hollanda dışında faaliyetlerini sürdürdüğü altıncı şehir olarak konumlanıyor.

Avusturya’nın Viyana ve Belçika’nın Antwerp, Almanya’nın Köln, Düsseldorf, Saarbrücken ve Neuss kentlerinde elektrikli mopedleri ile hizmet vermeye başlayan GO Sharing, şimdi İstanbul Avrupa Yakası’nda Beyoğlu, Şişli, Beşiktaş ve Sarıyer’i kapsayan pilot bölgede şehir içindeki trafik ve park yeri sıkıntısına çözüm sunmayı hedefliyor.

GO Sharing, tüm kullanıcılara yakınlarındaki tüm e-mopedleri kullanabilme ve elektrikli sürüşün eğlenceli deneyimini yaşayabilme şansı sunuyor. İstanbullular bu paylaşımlı sistemi kullanabilmek için GO Sharing uygulamasını AppStore veya Google Play uygulama mağazalarından indirebiliyor, kendilerine ait bir hesap oluşturup en yakınlarındaki e-mopedi uygulamadaki haritadan bularak keyifli bir yolculuğa kolayca başlayabiliyor.

Redmi Note 11 serisinin çıkış tarihi ve özellikleri belli oldu!

Xiaomi akıllı telefon ailesini genişletmeye devam ediyor. Bir süredir fiyat odaklı telefonları kendi ve alt markaları aracılığıyla tüketicilerle buluşturan şirket, özellikle performansa önem veren kişileri kendine çekmeyi başarıyor. Bu sayede dünyanın en büyük üreticilerinden biri haline gelen Çinli teknoloji devi, yeni modellerle pazardaki konumunu pekiştirmeyi hedefliyor.

Son olarak birkaç hafta önce Xiaomi 11T11T Pro ve 11 Lite NE 5G’yi tanıtan şirket, şimdi ise sevilen bir serinin yeni modeliyle karşımıza çıkmaya hazırlanıyor. Dünya çapında satış rekorları kıran ve zaman içerisinde tüketicileri favorisi haline gelen Redmi, yeni telefonlarını ne zaman tanıtacağını açıkladı. İşte Redmi Note 11 çıkış tarihi…

Xiaomi, elektrikli otomobil için tarihi açıkladı

Xiaomi, elektrikli otomobil için tarihi açıkladı

Bir süredir sızıntılar ile gündeme gelen Xiaomi elektrikli otomobilin tanıtım tarihi nihayet açıklandı.

Redmi Note 11 serisi ne zaman çıkacak?

Xiaomi‘nin Weibo üzerinden yaptığı paylaşıma göre, Redmi Note 11 serisi 28 Ekim saat 19:00’da tanıtılacak. Duyuruyla beraber bir poster de yayınlayan şirket, telefonun sahip olduğu tasarım dilini ve birkaç detayı da paylaştı. Postere detaylı baktığımızda iPhone 12 serisi ile hayatımıza geri dönen düz kenarların Redmi tarafından da benimsendiğini görüyoruz.

Redmi Note 11 posteri

Ayrıca cihazın üst kenarında 3,5 mm ses jakı, IR blaster (Kızılötesi), mikrofon ve JBL damgalı hoparlör yer alıyor. Sağ tarafa baktığımızda ise ses açma-kapama ve bir güç tuşu bizleri karşılıyor. Arkada ise LED flaş ve dörtlü kamera dizilimi tercih edilmiş. Ne yazık ki posterdeki görselin hangi Redmi Note 11 modeline ait olduğu ise şu an için gizemini koruyor.

Şu ana kadar gelen bilgiler arasında üç adet telefonun tanıtılacağı yer alıyor. Bunlar; Redmi Note 11 5G, Note 11 Pro 5G ve Note 11 Pro+ 5G. Peki bu cihazların özellikleri neler olacak? Aslında iki modelin bazı özellikleri kısa süre önce sızdı.

Telefonun özellikleri (İddia)

Bir süre önce ortaya çıkan bir sızıntı, Redmi Note 11 5G‘nin 120Hz LCD ekran, 13 Megapiksel ön kamera, 50 Megapiksel arka kamera ile geleceğini gösteriyor. Gücünü MediaTek‘in Dimensity 810 işlemcisinden alan telefon, 33W hızlı şarj destekli 5.000 mAh pile sahip.

Note 11 Pro+ 5G ise, 120Hz OLED ekran, 16 Megapiksel ön kamera, 108 Megapiksel ana kamera, ve Dimensity 920 yonga setine sahip. Pil tarafında ise 67W hızlı şarj 5.000 mAh batarya mevcut. Ne yazık ki telefonun diğer özellikleri ve fiyatı şu an için gizemini koruyor.

Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Redmi Note 11 serisi için heyecanlı mısınız? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.

Game Pass, Microsoft’un beklentilerini karşılayamadı!

Game Pass abonelik sistemi gelişiyor, ancak Microsoft’un tam da istediği gibi değil. Teknoloji dünyasında finansal raporların paylaşıldığı döneme girerken, Microsoft da kendi bilgilerini paylaştı. Haziran ayında 30 milyon abone sayısına ulaştıklarını iddia edilen şirket, yıl sonu hedefine ulaşamadı.

Beklenenden daha az yükselen Game Pass, yine de önemli sayıda kullanıcıya sahip olması ile dikkat çekiyor. Henüz tam rakamlar açıklanmasa da Microsoft’un hala memnun olduğu iddia ediliyor.

Game Pass’e gelecek olan yeni oyunlar belli oldu!

Game Pass’e gelecek olan yeni oyunlar belli oldu!

Microsoft'un Windows ve Xbox kullanıcılarına yeni dönemde sunacağı oyunlar ortaya çıktı. İşte Game Pass sahiplerinin karşılacaşağı yapımlar.

Game Pass beklenen büyümeyi gerçekleştiremedi

Bünyesindeki oyunlar ve sunduğu fiyat politikası ile övgüleri toplayan sistem, yıl sonu beklentilerinin gerisinde kaldı. Microsoft, abonelik sisteminin en az %48 büyüyeceğini tahmin ederken, gelen rakamlar durumun aksini söylüyor. Zira Xbox Game Pass, içerisinde bulunduğumuz yıl içerisinde sadece %37‘lik bir genişleme kaydetti.

Game Pass

Take Two yöneticileri tarafından 30 milyon aboneye ulaştıkları iddia edilen sistemin, eğer ki rakamlar doğruysa, bu hedefe varamadıkları öğrenildi. Ancak Microsoft cephesi enseyi karartmayacak gibi gözüküyor. Zira analistlerin yorumlarına göre %37’lik artış, toplam kullanıcı sayısını 20 milyonun üzerine çıkarıyor. Yani Microsoft, 30 olmasa da 20 milyon abone sayısını geride bırakmayı başardı.

Henüz net abone sayısını açıklamayan şirket, ilerleyen dönemlerde en doğru değerleri basına sunacak. 26 Ekim tarihinde önemli bir duyuru gerçekleştirecek olan Microsoft, şimdiden dikkatleri de üzerine topladı. Öte yandan üst düzey yöneticilerinin bir nevi maaşını Game Pass abonelerine göre konumlandıran şirketin, atacağı adımlar da oldukça merak ediliyor. Başta CEO Satya Nadella olmak üzere birçok yönetici, artan abone sayısına göre gelir elde ediyor.

Geleceğin oyun modeli olarak görülen Game Pass, kuşkusuz daha yüksek rakamlara ulaşacaktır. Zira çok yakın bir zamanda 11 oyunu birden bünyesine dahil eden Microsoft, markalarını da sisteme hazırlıyor. Bethesda yapımı Starfield, Age of Empires IV veya Forza Horizon 5 gibi yapımlar, oyuncuları abone olma konusunda teşvik edecektir.

Peki sizler Xbox Game Pass ile alakalı neler düşünüyorsunuz? Sistemin eksikleri neler? Görüşlerinizi bizlere aktarmayı unutmayın.