Pandemi boyunca en çok etkilenen yerlerden biri sinema oldu. Salgın kısıtlamaları boyunca kapalı kalan sinemalar, ancak normalleşme ile açılabilmişti. Sinemaların açılmasıyla beklediğimiz birçok film vizyona girdi ve sinemaya gitmek isteyenler iyi filmlerle karşılaştı. Bu bağlamda 2 Temmuz’dan beri en çok izlenen filmler, resmi kaynaklar tarafından paylaşıldı.
Reytingleri düştüğü için iptal olan dizileri satın alıp devam ettirmesiyle ünlü Netflix, NBC yapımı bir projeyi bünyesine kattı.
Temmuz ayından beri en çok izlenen filmler
Temmuz ayında sinemaların açılmasıyla insanlar sinemaya akın etti. İzleyicileri karşılayan filmler arasında Hızlı ve Öfkeli 9, Black Widow ve Suicide Squad gibi yapımlar yer alıyor. Bu üç büyük yapımın vizyonda olması, insanların uzun zaman sonra sinemaya dönüş yapması için güzel bir neden. Dünya genelinde vizyona giren filmlerin gişe bilgilerini tutan Box Office’in Türkiye kolu, paylaştığı Instagram gönderisi ile ilk 5’i açıkladı.
2 Temmuz – 26 Ağustos arası kesilen bilet sayısı 2.8 milyonu aştı. Bu bilet sayısının yüzde 60’ı sadece aşağıdaki ilk 5 filme.
Hızlı ve Öfkeli 9: 917.274
Black Widow: 362.589
Suicide Squad: 171.831
Korku Seansı 3: 134.242
Arınma Gecesi Sonsuza Dek: 127.198
En çok izlenen filmler
Bu 5 filmin, izlenen filmlerin çoğunu oluşturması beklenmedik durum değil. Bu kadar fazla büyük yapımın sadece iki ayda izleyiciyle buluşmuş olması aslında biraz ender bir olay. Nedeni ise pandemiden dolayı, prodüksiyonu tamamlanan filmlerin bir türlü vizyona girememesi.
Her geçen gün popülerliğini biraz daha artıran Discord, bünyesinde çeşitli sunucuları barındırıyor. Sohbet, oyun, kişisel çaplı olan bu yerler birçok kullanıcıya ev sahipliği yapıyor. Özellikle 50.000 üye sayısı üzerinde olan sunucular vakit geçirmeniz için oldukça ideal yerler oluyor.
Yukarıda belirttiğimiz gibi bu sunucular arasında oyun amaçlı olanları da var. Yani çevrimiçi ya da kendi başınıza oyun oynarken canınızın sıkılmaması için kendinize bir arkadaş bulabilirsiniz. İşte Discord‘da yer alan en iyi oyuncu toplulukları…
Oyuncular hedef alınarak geliştirilen Discord uygulamasında en popüler Türk sunucuları hangileri? Yazımızda derledik.
Discord bünyesinde yer alan oyuncu sunucuları
Among Us Türkiye
Bir dönem oldukça popüler olan oyunun, Discord üzerindeki en büyük sunucusu burası oluyor. Şu anda bünyesinde bulundurduğu 90.000‘in üzerinde üye sayısı ile, çoğu Among Us oyuncusunun ilk durak yeri. Sunucunun içerisinde bulunan çeşitli odalara geçerek, Among Us oynayan birçok arkadaş edinebilirsiniz.
En sevilen FPS nişancı oyunlarından olan CSGO, Discord bünyesinde de yer ediniyor. Pek çok oyuncunun yer aldığı bu sunucu şu anda güncel olarak 84 binin üzerinde üyeye sahip. Gün içerisindeki aktiflik oranlarının da oldukça iyi düzeyde olduğunu da belirtelim. Tıpkı Among Us Türkiye‘de olduğu gibi CSGO Discord‘da da bir odaya geçerek, takım arkadaşlarınızı beklemeye başlayabilirsiniz.
Şimdi sıra geliyor bir Battle Royale oyununa. PUBG çıktığı dönem oyun piyasasını oldukça sallayan bir oyun oldu. Ardından mobil platformlara getirmiş olduğu sürüm ile oyuncu sayısını daha da katladı. Discord bünyesinde PUBG Mobile için takım arkadaşı arıyorsanız PUBG Mobile Turkey‘i tercih edebilirsiniz. 235 binin üzerindeki üye sayısıyla oldukça büyük bir platform olduğunu gösteriyor.
Dünya çapında PUBG turnuvalarıyla ismini duyuran Mithrain’in de bir sunucusu bulunuyor. Burada birçok oyun kategorisinde odalar yer alıyor. Herhangi birisine girerek, birinin gelmesini bekleyebilirsiniz. Ya da sohbet kanallarından arkadaş çağırmak için olan bölüme birini aradığınızı kibar bir şekilde dile getirebilirsiniz. Mithrain’e ait olan sunucuda şu anda 82.680 üye bulunuyor.
Minecraft çıktığı günden bu güne büyük bir oyuncu kitlesi tarafından oynanıyor. PUBG ve Among Us gibi oyunların yanında bir de Minecraft’ın sunucusu olmazsa olmazdı. Burası aslında oyunun içerisinde yer alan Son Oyuncu isimli bir sunucuya ait. Yani burada oynayan kişiler yeni arkadaşlar edinmek için bünyesinde bulunan çeşitli odalara geçerek sohbet ortamı kuruyor. Siz de bir Minecraft oyuncusuysanız tercih edebilirsiniz.
Teknoloji gündemi ve yeni yayınlanan videoları takibe almak için ShiftDelete.Net‘in Discord sunucusunu ziyaret edebilirsiniz. 24 bin üyesi bulunan ve hızla büyümeye devam eden SDN topluluğu, teknoloji alanında olduğu gibi oyun konusunda da yararlanabileceğiniz nitelikli sunuculardan bir tanesi.
Uluslararası Uzay İstasyonu mürettebatına gerekli olan ikmal, şu sıralar daha çok uğraştığı davalarla tanıdığımız SpaceX tarafından gönderiliyor. Şu anda 11 kişilik bir mürettebatı bünyesinde bulunduran istasyon için çoğunlukla gıdadan oluşan gönderimi yola çıktı. Gönderilen ikmaldeki gıdalar ise biz yeryüzü insanlarının garip karşılayacağı türden.
SpaceX ve Tesla'nın CEO'su, Neuralink, Hyperloop gibi fikirleri geliştiren Elon Musk, 50 yıllık yaşamı boyunca neler yaptı? Haberimizde...
Uluslararası Uzay İstasyonu’na avokado, limon ve dondurma ikmali
Elon Musk’ın önderliğindeki SpaceX, bugün Dragon kargo mekiğini havalandırarak uzaya 2.170 kilo ağırlığında takviye yolladı. Pazartesi günü hedefine ulaşması beklenen kargoda avokado, dondurma ve limon gibi ek gıdalar bulunuyor. Mürettebatın tüketeceği bu gıdaların yanında deney amacıyla canlı karınca ve tuzlu su karidesleri yollandı.
Gönderilen gıda ve deney takviyesinin yanı sıra dikkat çeken öğelerden biri de insan boyutundaki robot kol. Bu kol Japonya merkezli bir start-up tarafından geliştirildi ve yine uzayda bir takım deneyler için kullanılacak. Genelde bilim kurgu filmlerinde gördüğümüz bu öğenin de uzayda yapabileceklerini merak ediyoruz.
Şu an bu robot kolla ilgili bilinen tek şey uzayda yeni tesisler inşa etmek için kullanılacağı. 2025 yılına kadar gönderilecek olan robot kollar sayesinde yeni tesisler inşa edilecek ve insanlığın uzaydaki macerasına farklı bir açıdan ışık tutulacak.
Dünyanın en büyük teknoloji şirketlerinden Apple’ın kurucu ortağı Steve Jobs, hastalığı nedeniyle CEO’luk görevini 10 yıl önce bıraktı. Ağustos 2011’de koltuğu devralan Tim Cook, 153 milyar dolarlık şirketin değerini tam 2 trilyon dolara çıkarmayı başardı. Tim Cook döneminde iPhone ve iPad’ler başta olmak üzere, Apple ile özdeşleşmiş ürünlerde büyük revizyonlara şahit olduk. Ayrıca AirPods ve AirTag gibi yepyeni cihazlar da kullanıcıların hayatına girdi.
Bloomberg’den Mark Gurman’ın haberine göre, Tim Cook dört yıl sonra bitecek sözleşmesi nedeniyle 2025-2028 yılları arasında emekli olacak. 60 yaşındaki CEO, koltuğu bırakmadan evvel Apple’ın faaliyet göstereceği büyük bir ana ürün kategorisi daha yaratmak istiyor.
Tim Cook, Apple’ı AR ve VR sektörüne dahil etmekte kararlı
Kaynaklarından edindiği bilgileri haber bülteninde paylaşan Mark Gurman’a göre Tim Cook, artırılmış gerçeklik gözlüklerine odaklanmış durumda. Bu bağlamda da, artırılmış gerçeklik (AR) ve sanal gerçeklik (VR) teknolojisinin Apple’ın gelecekte faaliyet göstereceği büyük pazarlardan biri olacağı beklentiler arasında.
ABD’li şirketin henüz fazla detayına hakim olmadığımız Apple Car isimli araba projesi de var. Ancak Mark Gurman’ın iddiası, Tim Cook’un AR/VR destekli ürünlere daha fazla önem verdiği yönünde.
Apple hakkında yaptığı doğru tahminlerle tanınan analist Ming-Chi Kuo’ya göre Apple, karma gerçeklik gözlüğünü 2022 yılında; artırılmış gerçeklik (AR) gözlüğünü ise 2025 yılında tanıtacak. Mark Gurman, yaptığı açıklamada bu iddiayı teyit etti. İlerleyen yıllarda piyasaya sürülecek Apple üretimi AR gözlüğün geliştirilmekte olduğunu da ekledi.
Baykar tarafından tasarlanan yerli İHA ailesinin en büyüğü Akıncı hizmete girdi. Çorlu Baykar Test Merkezi’nde yapılan tören ile envantere giren hava aracının tanıtımına Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da eşlik etti. Törende Akıncı’nın özelliklerinden bahseden Baykar yeni projeler ve gelecek vizyonundan da bahsetti.
Türk hava ve kara kuvvetlerinin yanı sıra Milli İstihbarat Teşkilatı’ında görev yapacak Akıncı TİHA (Taarruzi İnsansız Hava Aracı), gelişmiş teknolojisi ve artan faydalı yük taşıma kapasitesi ile İHA filosunun elini rahatlatacak. Akıncı’nın göreve başlaması ile birlikte F-16 filosunun da iş yükünün azalması öngörüler arasında yerini alıyor.
BAYKAR tarafından tarafından yerli ve milli imkânlarla geliştirilen Bayraktar AKINCI TİHA ilk atış testini tamamladı. Testte hedefler başarıyla vuruldu.
Akıncıtest uçuşlarında rekorlara imza attı!
6 ton kalkış ağırlığına sahip olan sistemin faydalı yük taşıma kapasitesi ise 400 kilogiram dahili, 950 kilogram harici olmak üzere toplam bin 350 kilogram. Bu ciddi artışla beraber Türk Silahlı Kuvvetleri’nin İHA kullanımında görev yarıçapının uzaması planlanıyor.
Baykar mühendisleri Akıncı’nın testleri için üç adet prototip üretti. Tüm süreç Tekirdağ Çorlu Havalimanı’nın askeri bölümünde kurulan özel bir test merkezinde devam etti. Akıncı yapılan testler sırasında çeşitli rekorlar da kırmayı başardı. 38 bin 39 feet yani 11 bin 594 metre irtifaya tırmanmayı başaran TİHA, 25 saat 46 dakika kesintisiz bir şekilde havada kalmayı başardı. Her türlü zorlu şartta test edilen Akıncı’nın gerçekleştirdiği test sortisi sayısı bin 100’den fazla.
Akıncı ilk atış testini 5 Nisan 2021’de ROKETSAN ürünü MAM akıllı mühimmat ailesi ile yapmıştı. Bu ailenin en yeni üyesi olan MAM-T ise ilk kez Akıncı testlerinde denenmişti. TİHA 5 Temmuz’da da yapılan atış testlerinde gerçek harp başlıklarını fırlattı. Canlı mühimmatlarla yapılan atış testlerinde de hedefleri on ikiden vuran Akıncı bu süreci de başarıyla tamamlamış oldu.
AkıncıMilli İstihbarat Teşkilatı için de görev yapacak
Kara Kuvvetleri Komutanlığı’nın envanterinde bulunan TB-2 ve ANKA’nın yanına Akıncı eklenmesi ile önemli bir İHA-SİHA gücü elde edilecek. Türk Hava Kuvvetleri ise zamanında İsrail’den alınan Heron’ları Akıncı’lar ile değiştirmek istiyor. Milli İstihbarat Teşkilatının envanterinde ise hem TB-2 hem de ANKA bulunuyor. Akıncı, yerli İHA ailesinin en yeni ve en büyüğü olması sebebiyle de MİT envanterine girecek.
TİHA’nın taşıdığı elektronik destek podu, uydu haberleşme sistemleri, hava-hava radarı, engel tespit radarı ve sentetik açıklıklı radar gibi üstün teknoloji ürünü faydalı yükler ile görev yapacak. Araç, Baykar mühendisleri tarafından geliştirilen yapay zeka bilgisayarı sayesinde gelişmiş rota ve görev planlama fonksiyonlarını gerçekleştirecek. 100’e yakın bilgisayar sistemine sahip Akıncı’nın yapay zeka sistemi ile hedefleri daha etkin bir şekilde tespit etmesi planlanıyor.
Akıncıpek çok mühimmat sistemini kullanabiliyor
Savaş uçaklarının da yükünü azaltacak Akıncı hava bombardımanı gerçekleştirme yeteneğine de sahip. Hava aracı yerli olarak geliştirilen hava-hava füzeleri ile karşı atak yapabilecek. Böylelikle yaklaşan tehditlere karşı kendini savunacak. Akıncı’nın kullanması beklenen mühimmat türleri şu şekilde;
MAM L/C/T
CİRİT
Nüfuz Edici Bomba
L-UMTAS
BOZOK
GÖKDOĞAN
BOZDOĞAN
SOM-A
Hassas Güdüm Kiti
Lazer Güdüm Kiti
Mark 81/82/83
Kanatlı Güdüm Kiti Mark 82
Akıncı tam otomatik uçuş kontrol ve üç yedekli otopilot sistemi ile yer sistemlerine bağlanmadan otomatik iniş-kalkış yapma özelliğine sahip. Ayrıca hava aracı, çift yedekli SATCOM uydu sistemi ile haberleşme menzili bulunmaksızın komuta edilme özelliğine sahip. Akıncı, içinde barındırdığı Aselsan üretimi yerli AESA radarı ile de öne çıkmayı başarıyor.
Baykar yıl sonuna kadar toplamda altı sistemi teslim etmek istiyor. Akıncı’nın üretimi önümüzdeki yıllarda da devam edecek. Ayrıca bu sisteme yurtdışından da büyük ilgi var.
Siz Akıncı hakkında neler düşünüyorsunuz? Sizce yerli savunma sanayi projelerinin devam gelmeli mi? Fikirlerinizi yorumlar kısmında ve SDN Forum‘da belirtmeyi unutmayın!
200 milyondan fazla abone sayısı bulunan Netflix, bilim-kurgudan dramaya birçok türde içeriğe ev sahipliği yapıyor. Dünya çapında belli bir ün kazanmış sinema filmlerini ve televizyon dizilerini bünyesine katmanın yanı sıra, yürütücü yapımcılığını üstlendiği orijinal içerikler de üretiyor. Ancak Netflix’in bir özelliği daha var: iptal edilen yapımları satın alıp devam ettirmesi.
Şu anda platformun en çok izlenen dizileri arasında bulunan La Casa De Papel, reytinglerde başarı yakalayamaması nedeniyle iptal edilmiş bir İspanyol dizisiydi. Keza FOX’un üçüncü sezondan sonra rafa kaldırdığı Lucifer de LCDP ile aynı kaderi paylaşmıştı. Netflix yine benzer bir hamle yaptı, NBC televizyonunun popüler yapımlarından birini tarihin tozlu sayfalarına karışmaktan kurtardı.
İlk olarak YouTube'da gösterime giren Cobra Kai dizisi için 5. sezon bekleyenlerin olumlu karşılayacağı açıklama geldi.
Netflix, Manifest için 4. sezon onayı verdi
Yapımcılığını Warner Bros. Television’un üstlendiği doğaüstü drama dizisi Manifest, 24 Eylül 2018’de NBC televizyon kanalında yayınlanmıştı. İlk sezonun ardından reytinglerinde ciddi düşüş kaydeden dizi üç yıl boyunca devam etti. 2021’de gösterime giren üçüncü sezonun ardından NBC, hayranlarını şoka uğratan bir karar aldı. Manifest’i iptal ettiğini duyurdu.
Haziran 2021’de Netflix’in kütüphanesine eklenen Manifest, kısa süre içerisinde zirveye oturmayı başardı. Deadline’ın haberine göre, Netflix diziyi tamamen satın aldı ve 20 bölümlük dördüncü bir sezona onay verdi.
Söylentilere göre şirket, hem oyuncu kadrosuyla hem de yapımcılarla haftalardır müzakerelerini sürdürüyordu. Nihayet olumlu sonuç çıktı ve Manifest’in çok sevilen iki karakterinin yeni sezonda rol alacağı belirtidi. Diğer oyuncularla görüşmelerin devam ettiği bilgisi de paylaşıldı. Fakat Netflix, yeni sezonun aynı zamanda final olacağını açıkladı. Sevenleri buna tepkili olsa da, en azından dizinin muallakta bırakılmadan bilinçli bir şekilde sonlandırılacak olması önem taşıyor.
Manifest’in mevcut oyuncu kadrosunda Melissa Roxburgh, Josh Dallas, Athena Karkanis, J. R. Ramirez, Luna Blaise, Jack Messina, Parveen Kaur, Matt Long, ve Holly Taylor yer alıyor.
Netflix, Türkiye’den Avlu dizisini satın almıştı
2018-2019 yılları arasında Star TV’de yayınlanan Avlu, 44 bölümlük ikinci sezonun ardından final yapmıştı. Netflix diziyi satın alarak bünyesine kattı, ancak La Casa De Papel veya Manifest örneğindeki gibi maalesef devam ettirmedi. Şu anda Avlu’nun tekrarları platformdan izlenebiliyor.
Apple’ın yeni iPhone’ları hakkında sızıntılar giderek artıyor. Eylül ayında tanıtılacak telefonlar için artık geri sayım başlarken, cihazların özellikleri ve tasarımları da tamamen netleşti denebilir.
Aylardır birbirine benzer görüntüler, farklı renk seçenekleri ve daha pek çok sızıntısıyla ortaya çıkan iPhone 13 serisi, bu kez de tanıtım öncesi yeni renk seçeneklerine de gösteren görsellerle sızdırıldı. Bu görsellerin hepsi, tüm iPhone 13 serisini kapsıyor ve telefonların tasarımına yakından bakış atmamızı sağlıyor.
iPhone 13 serisi, farklı renklerde gösterildi
Bildiğiniz üzere iPhone 13 serisi, tıpkı iPhone 12’lerde olduğu gibi dört model olarak karşımıza çıkacak. Bunlar; iPhone 13 mini, iPhone 13, iPhone 13 Pro ve iPhone 13 Pro Max modellerinden oluşacak. Telefonların ekranları , yine boyut olarak da iPhone 12 serisinin takip edecek. Raporlara göre cihazlar sırasıyla; 5.4, 6.1 ve 6.7 inç boyutlarla gelecek.
Tanıtım tarihine doğru ilerlerken iPhone 13 serisinin en son ki tasarımını gösteren yeni resimleri sızdırıldı. Güvenilir kaynaklar tarafından sızdırılan bu resimler; iPhone 13 mini, iPhone 13, Pro ve Pro Max modelleri içeriyor.
Daha önceki sızıntılarda da olduğu gibi iPhone 13 ve mini modellerin arka kısımları bazı değişikliklere sahip olacak. Önceki modele kıyasla bu telefonların arka çift kamera tasarımı yeni bir görünüme kavuşacak.
Birçok kişinin “dâhi” olarak gördüğü milyarder iş insanı Elon Musk, hem zorlu hem de başarı dolu hayatı ile merak konusu. Tesla ve SpaceX‘in CEO’su, The Boring Company‘nin kurucusu, OpenAI ve Neuralink‘in kurucu ortağı olmayı başardı. Ancak bir yandan uzun vadeli hedefine odaklandı: Mars’ı kolonileştirmek.
Okulda zorbalığa uğramaktan küçük çaplı bir girişimci olmaya ve sonunda bilim kurgudan fırlamış gibi görünen iki büyük şirketin CEO’su olmaya giden yaşamına baktık. İş dünyasının tartışmalı isimlerinin başında gelen milyarderin şu anda 184 milyar dolar değerinde serveti bulunuyor. Peki, onun hakkında daha fazla ne biliyoruz? İşte Musk’ın hayatı ve kariyeri…
Son günlerde "hangi kitapları okusam" diye düşünüyorsanız, bir önerimiz var: Teknoloji liderlerinin biyografileri size ilham olabilir.
Elon Musk’ın yaşamının ilk dönemleri
Milyarder iş insanı, 28 Haziran 1971’de (50 yaşında) Güney Afrika‘nın Pretoria kentinde doğdu. Musk’ın annesi Maye, Kanadalı profesyonel bir diyetisyen ve model. Babası Errol ise Güney Afrika doğumlu elektromekanik mühendisi ve pilottur.
Ünlü CEO, annesi ile. (Foto: Charles Eshelman)
Ebeveynleri 1979’da boşandıktan sonra, 9 yaşındaki Elon Musk ve küçük kardeşi Kimbal, babalarıyla birlikte yaşamaya başladı. Ancak o, ünlendikten sonra babasıyla sorunlu ilişkisi ortaya çıktı.
Business Insider‘a göre, Musk 1983 yılında 12 yaşındayken “Blastar” adlı basit bir oyunu, bir bilgisayar dergisine 500 dolara sattı. Milyarder, bunu “önemsiz bir oyun … ama Flappy Bird‘den daha iyi” olarak tanımlıyor. Yine de Musk’ın okul günleri kolay değildi. Bir gün okulda bir grup tarafından bayılana kadar dövüldü, merdivenden atıldı. Sonunda hastaneye kaldırıldı.
Liseden mezun olduktan sonra ünlü CEO, annesi Maye, kız kardeşi Tosca ve erkek kardeşi Kimbal ile Kanada’ya taşındı. Ontario’daki Queen’s Üniversitesinde iki yıl okudu. Ancak eğitimini Pennsylvania Üniversitesinde tamamlayarak fizik ve ekonomi alanlarında dereceler elde etti.
Pennsylvania Üniversitesinde okurken bir sınıf arkadaşıyla 10 yatak odalı bir kardeşlik evini kiralayıp gece kulübüne çevirdi. Bu onun ilk girişimcilik denemesiydi.
Elon Musk, doktorayı bırakıp iş dünyasına resmen atıldı
Mezun olduktan sonra doktora yapmak için Stanford Üniversitesine gitti ancak okulu tamamlamadı. California’da sadece iki gün geçirdikten sonra kabulünü erteledi ve eğitimini bitirmek için geri dönmedi, iş hayatına atıldı.
(Foto: Bloomberg)
Elon Musk, kardeşi Kimbal ile Zip2‘yi (yazılım şirketi) kurdu. Bir grup Silikon Vadisi yatırımcısı, The New York Times ve Chicago Tribune gibi gazetelere şehir seyahat rehberleri sağlayan şirkete fon sağlamaya yardımcı oldu. Zip2 iyi günlerini geçirirken, Musk tam anlamıyla ofiste yaşıyordu. Ardından Compaq, Zip2’yi 341 milyon dolar değerinde bir anlaşmayla satın aldı. Böylece Musk’a 22 milyon dolar kazandırdı.
Daha sonra, Zip2 satışından elde ettiği 10 milyon dolarlık parayla 1999 yılında çevrim içi bankacılık şirketi X.com‘u kurdu. Yaklaşık bir yıl sonra, X.com, PayPal‘ı oluşturmak için Peter Thiel‘ın kurduğu finansal girişim Confinity ile birleşti. Güney Afrika asıllı iş insanı ilk başta PayPal’ın CEO’su olarak seçildi ancak uzun sürmedi.
Peter Thiel ile. (Foto: Paul Sakuma/AP)
Kurucu ortaklar arasındaki anlaşmazlıklardan sonra Musk, tatil için Avustralya’ya gitti. Bu, olayları kızıştırdı ve PayPal’ın yönetim kurulu onu kovdu. Ancak Musk için işler yine de yolunda gitti. eBay 2002’nin sonlarında PayPal’ı satın aldı.
PayPal’ın hissedarı olarak, eBay’in ödediği 1,5 milyar dolardan165 milyon dolar elde etti. Confinity ile X.com birleştiğinde ürün adı olarak PayPal yerine X.com için direnen Musk, yıllar sonra bu adı eBay’den satın aldı.
İkinci dönüm noktası: SpaceX ve Tesla şirketleri
Aslında Elon Musk, PayPal satışından önce bile, Mars’a fare veya bitki gönderme planının hayalini kuruyordu. 2002’nin başlarında, PayPal satışından elde edilen 100 milyon dolarlık parayla Space Exploration Technologies (SpaceX) isimli şirketi kurdu. Musk’ın amacı, uzay uçuşunu 10 kat daha ucuz hale getirmekti.
İlk uzay araçlarından birinin adına “Dragon” verdi. SpaceX’in uzun vadeli hedefi, Mars’ı kolonileştirmeyi ekonomik hale getirmek. Ayrıca Musk, ana görevi elektrikli otomobil üretmek olan Tesla Motors‘un 2003’te kuruluşunda yer aldı.
Martin Eberhard‘ın kurduğu Tesla’ya toplam 70 milyon dolarlık ilk yatırımını yaptı. Burada aktif bir rol oynadı ve ilk arabası olan Roadster’ın geliştirilmesine yardımcı oldu. Tamamen elektrikli Roadster, 2006 yılında piyasaya çıktı.
Tesla Roadster
Ünlü CEO, SolarCity isimli Güneş enerjisi şirketi fikrini ortaya attı. Kuzenleri Peter ve Lyndon Rive‘a 2006’da SolarCity’yi kurmak için işletme sermayesini verdi. 2016’nın sonlarında Tesla, SolarCity’yi 2.6 milyar dolarlık bir anlaşmayla satın aldı.
2008 Ekonomik Krizi Musk’ı iflasa sürüklüyordu
2007’de Elon Musk, Tesla’da önce Eberhard’ı CEO koltuğundan, ardından şirketin yönetim kurulu ve yönetici görevlerinden tamamen çıkardı. 2008Ekonomik Krizi onu da ciddi şekilde etkiledi. Tesla’yı iflastan kurtardı; Tesla’ya 40 milyon dolar yatırım yaptı ve şirkete 40 milyon dolar daha borç verdi. Aynı yıl şirketin CEO’su oldu.
(Foto: Mario Anzuoni/Reuters)
Ancak SpaceX, Tesla ve SolarCity arasında ciddi yatırımlar yapan iş insanı, neredeyse iflas ediyordu. 2008’i hayatının en kötü yılı olarak tanımlıyor. Tesla para kaybetmeye devam ediyordu ve SpaceX, Falcon 1 roketini fırlatmakta sorun yaşıyordu. 2009 yılına geldiğinde ise artık hayatını kişisel kredilerle sürdürüyordu.
2008’in sonlarında iki iyi haber aldı; SpaceX, uzaya malzeme sağlamak için NASA ile 1,5 milyar dolarlık bir sözleşme imzaladı ve Tesla sonunda daha fazla dış yatırımcı buldu. Haziran 2010’a kadar Tesla, başarılı bir halka arz gerçekleştirdi. Şirket halka arzda 226 milyon dolar topladı ve 1956’da Ford’dan bu yana halka açılan ilk otomobil şirketi oldu.
2015’in sonunda SpaceX, Uluslararası Uzay İstasyonuna ikmal yapmak için 24 fırlatma yaptı ve birçok rekor kırdı. 2016 yılında SpaceX Falcon 9, yeniden kullanılabilir bir yörünge roketinin ilk başarılı okyanusa inişini gerçekleştirdi. Daha sonra SpaceX’in bugüne kadar ürettiği en güçlü roket Falcon Heavy, Şubat 2018’de başarılı bir fırlatmayı tamamladı.
Elon Musk, Hyperloop ve Neuralink fikirlerinin peşinde
Musk, Hyperloop gibi yeni fikirler bulmayı da bırakamıyor. Bir vakum tüpü içinde seyahat eden süper hızlı tren Hyperloop, teorik olarak yolcuları Los Angeles’tan San Francisco’ya 30 dakikada taşıyabilir.
(Foto: Reuters)
Benzer şekilde, 2016 yılında başka bir şirket kurdu. Yüksek hızlı, trafiksiz sürüş için şehirlerin altında ve çevresinde bir tünel ağı kazma misyonuna sahip The Boring Company.
(Foto: Reuters)
2015’in sonlarında Musk, yapay zekayı araştırmaya ve insanlığı yok etmemesini sağlamaya yönelik kâr amacı gütmeyen OpenAI‘ı kurdu. 2017’de bir şirket daha kurdu; insan beynine implante edilebilecek cihazlar üretmeye çalışan Neuralink.
(Foto: Reuters)
Kasım 2019’da ise, yeni bir Tesla aracını piyasaya sürdü; Tesla’nın ilk ve çok beklenen kamyoneti Cybertruck. SpaceX, 2020’de iki önemli dönüm noktası geçirdi. Birincisi, Mayıs ayında SpaceX, uzaya ilk astronotlu görevi tamamlamak için NASA ile ortaklık kurdu. İkincisi ise, Kasım ayında SpaceX, altı aylık bir konaklama için Uluslararası Uzay İstasyonuna dört astronot göndererek ilk “operasyonel” insan uzay uçuşunu tamamladı.
Son olarak Tesla, 20 Ağustos 2021 günü insansı robotu Tesla Bot‘u tanıttı. Tesla Bot, insanların yapmak istemediği günlük işleri yapmak üzere tasarlandı. Şirket, önümüzdeki yıl ilk prototipi tamamlamayı planlıyor.
Çin merkezli teknoloji devi Huawei, son yıllarda yaşanan yaptırımlardan dolayı ağır darbeler aldı. Şirketin küresel satışları epey etkilenirken, bunun başında gelen en önemli unsurlardan biri de Google lisanslarının iptal edilmesi oldu. Huawei’de tüm bu sorunları aşmak için Google’ın Android sistemine alternatif olarak kendi ekosistemini geliştirdi.
Huawei’nin yeni ekosistemi HarmonyOS, şimdiden Android işletim sisteminin yerini almaya başladı ve milyonlarca kullanıcıya da ulaştı. Henüz geçtiğimiz aylarda toplam kullanıcı sayısı 40 milyon olarak açıklanırken, bu rakam şimdi tekrar güncellendi.
Huawei, değişken diyafram açıklığı için çalışıyor. Şirket, bazı rakiplerinin kullandığı bu özellik için kolları sıvadı. İşte detaylar...
HarmonyOS kullanıcı sayısı 70 milyonu aştı
Geçmişe baktığımızda HarmonyOS 2.0 kullanıcı sayısı ilk haftada 10 milyon, 15 gün içerisinde 15 milyon, bir ayda 30 milyona kadar ulaştı. Şimdi ise Çinli üretici bu rakamın iki aydan kısa sürede 70 milyonu aştığını açıkladı.
Şu anda 100’e yakın Huawei ve Honor markalı telefonlar, tabletler ve diğer desteklenen cihazlar HarmonyOS 2.0 güncellemesine kademeler halinde kavuşmaya başladı. Bu modellerden bazıları resmi sürümü alırken, bazıları ise genel ve dahili test aşamasında kullanıcılara sunuluyor.
Huawei, önümüzdeki günlerde desteklenen modellerin kapsamını genişletecek. Şirket, eski akıllı telefonları P10 ve Mate 9 gibi modellere de yeni işletim sistemini ulaştıracak.
HarmonyOS 2.0, akıcı bir arayüz deneyimi sunuyor
Huawei’nin yeni ekosistemi HarmonyOS, gerek beta sürecinde gerek ise kararlı sürümde şaşırtıcı bir performans sergiliyor. Henüz daha çok yeni bir sistem olan HarmonyOS’un beş önemli etkeni var. Bunlar; kararlı ve sorunsuz çalışma, saf ve güvenli sistem, daha uzun pil ömrü, basit masaüstü kartları ve çoklu cihaz desteği.
Çinli üreticinin yeni işletim sistemi eğer belirlenen kullanıcı sayısına ulaşırsa ve şartları karşılarsa, diğer üreticiler tarafından da kullanılabilecek. Şu anda pek çok üretici tarafından takip edilen HarmonyOS, ilerleyen zamanda farklı akıllı telefonlara da gelebilir.
Son dönemlerde yaşanan bankacılık sorunlarına her geçen gün bir yenisi ekleniyor. Gelen bilgilere göre QNB Finansbank bünyesinde faaliyet gösteren Enpara adlı bankacılık servisine ulaşılamıyor. İnternet şubesi normal şekilde çalışan bankanın ATM’leri ve kartları şu anda çalışmıyor.
Elon Musk'ın CEO'su olduğu SpaceX'in uzaydan internet sağlayan projesi Starlink, küresel çapta kesintilerle gündemde.
Enpara çöktü mü?
Bugün öğlen saatlerinde başlayan kesinti, pek çok kullanıcıyı mağdur etmiş durumda. Sosyal medya hesaplarından konuyla ilgili paylaşımlar yapa müşteriler, bankanın ATM’lerinden işlem yapamadıklarını ve kartlı alışveriş işlemlerinde sorun yaşadıklarını iddia ediyor.
Henüz Enpara’dan konuyla ilgili bir açıklama gelmezken, müşteri hizmetlerinin çok yoğun olduğu ve bekleme süresinin uzunluğu da gelen bilgiler arasında. Asıl ilginç kısım ise dijital bankacılıkta herhangi bir sorun yaşanmaması. Kullanıcılar uygulama ve internet şubesi üzerinden işlemlerini sorunsuz gerçekleştirebiliyor.
Güncelleme: Enpara’da yaşanan sorun giderildi!
Kısa süreli yaşanan kesinti ile müşterilerini korkutan Enpara’da sorunlar şu anda giderilmiş görünüyor. Enpara, resmi Twitter hesabı üzerinden de bunu doğruladı. Hata yaşadığını dile getiren bir sosyal medya kullanıcısına, “Sorun giderildi. Rica etsek tekrar deneyebilir misiniz?” cevabı verildi.
Sorun giderildi. Rica etsek tekrar deneyebilir misiniz ?
Enpara şimdilik problemin kaynağına dair bir açıklama yapmış değil. Ancak konuyla ilgili gelişmeler ortaya çıktıkça sizlerle paylaşmaya devam edeceğiz.
PlayStation 5‘i alamayan ya da PlayStation 3‘ü eski bulan kullanıcıların ilk adresi PlayStation 4 oluyor. Yeni nesil konsollar piyasaya sürülmüş olsa da PlayStation 4 hala sevilen ve popülaritesi olan bir konsol. Biz de bu içeriğimizde 2021 yılında hala PlayStation 4 alınıp alınmayacağını avantajları ve dezavantajlarıyla değerlendirdik.
Ülkemizin ekonomik durumu nedeniyle konsolların fiyatları oldukça yüksek. 2021 yılında PlayStation 3 alınabileceğini değerlendirdik.
Avantaj ve dezavantajları ile PlayStation 4 oyun konsolu
Oyunlar
Bir konsol satın alırken en önem verdiğimiz detaylardan bir tanesi oyun kütüphanesi oluyor. Bu açıdan tercih ettiğimiz konsol ne kadar zenginse bizi onu almaya itiyor. PlayStation 4‘ün bu konuda oldukça başarılı olduğunu söyleyebiliriz. Örneğin kendine yakın görülen Xbox One konsolu ile karşılaştırdığımızda Exclusive(Özel) oyunlar dolayısıyla öne geçiyor.
Her ne kadar PlayStation 5 piyasaya sürülmüş olsa da PlayStation 4‘ün popülaritesi bitmiş değil. Konsol içerisinde hala oynanacak birçok yapım bulunuyor. Bunlar arasında Uncharted 4: A Thief’s End, God of War ve Spider-Man gibi oyunları gösterebiliriz.
Her ne kadar oyunlar açısından avantajları bulunsa da dezavantajları mevcut. Örneğin yükleme süreleri PlayStation 5‘e göre oldukça yavaş. Oyuna başlamak istediğinizde çoğu oyunda yeni nesil konsola nazaran daha fazla bekleyeceksiniz. Bunların yanı sıra saniyede ekrana yansıtılan kare hızında ve çözünürlükte de farklılıklar var. Buna da örnek vermek gerekirse oyunları PlayStation 4 Pro‘da oynamıyorsanız 1080p‘nin üzerine çıkamazsınız.
PlayStation Store
PlayStation 4‘ün vitrini pek çok konuda yeni nesil konsoldan daha kolaylık sağlıyor. Her ne kadar erişimi biraz daha yavaş olsa da daha fazla sekme ve sıralama seçeneği bulunuyor. Böylece aradığınız içeriği daha kolay bulabiliyorsunuz. Konsolda yer alan Wi-Fi teknolojisi ve daha yavaş sabit sürücü nedeniyle indirmeler biraz yavaş. Ancak yine de 2021 yılı şartlarında hızlı ve yeterli düzeyde.
PlayStation 3 yavaş yavaş ömrünün son noktalarına yaklaşıyor. Sony cihazı geride bırakmak istiyor. Ancak PlayStation 4 için böyle bir durum henüz söz konusu değil. Bunun yanı sıra PlayStation Plus ve PS Now hizmetleri PS4‘te sunulmaya devam ediyor. Bu durumu da aboneleri halen konsolda tutmak için iyi bir neden olarak görebiliriz.
Kullanıcı arayüzü
PlayStation 4‘ün arayüzü oldukça işlevsel bir tasarıma sahip. Yeni nesil konsolla da tamamen entegre olarak çalışıyor. Böylece arkadaşlarınızın ne oynadığını görebilir ve mesaj gönderebilirsiniz. Şu anlık PlayStation 4 arayüzünün PlayStation 5‘e göre çeşitli avantajlı yanları var. Örneğin klasörler daha organize bir şema düzenine sahip, çeşitli temalar ile konsolunuzu özelleştirebilir ve oyun oynarken incelemelerine bakmak için web tarayıcısını kullanabilirsiniz.
PlayStation 4 fiyatı
Fiyat olarak baktığımızda PlayStation 4‘ün Slim modeli 3000-3500 TL arasında değişkenlik gösterirken Pro modeli 4700-5000 arası değişkenlik gösteriyor. Bu noktada yeni nesil konsollara baktığımızda PlayStation 5‘in 7500 TL, Xbox Series X‘in 6600 TL‘den satışta olduğunu görüyoruz. Böylece PlayStation 4 bu konsollara göre hem daha ucuz hem de deneyim açısından iyi bir alternatif olarak görülüyor. Kullanıcıların bu konsolu tercih etmesinin büyük sebeplerinden birisi de budur.
Ücretsiz oyun oynama
PlayStation 4‘ün oyunlarının fiyatları oldukça yüksek sayılara denk geliyor. Bu yüzden çoğu oyuncu alternatif seçeneklere yöneliyor. PlayStation 4 konsolunu kırdırarak ücretsiz oyun oynamak mümkün. Ancak bu yöntem hem güvenilir hem de etikdeğil. Kırdırma işlemine başvurmanız cihazınızda ciddi güvenlik önemlerine yol açabilir ve aynı zamanda güncelleme almamasına sebep olur.
Yukarıda belirttiğimiz sorunları göze alıyorsunuz bu işlemi deneyerek ücretsiz olarak PlayStation 4 oyunlarına sahip olabiliyorsunuz. Ancak oyunlarda çevrimiçi özelliklere erişiminiz kalmıyor. Yani sadece çevrimdışı içeriklere erişim sağlayabiliyorsunuz. Örneğin GTA 5‘in hikayesini oynayabilirken GTA Online kullanılamıyor.
Sizler 2021 yılında PlayStation 4 satın almayı düşünür müydünüz? Sizce günümüzde ne gibi avantajları ve dezavantajları var? Fikirlerinizi yorumlar bölümünden bizlerle paylaşmayı unutmayın.
Google, Play mağazada Android cihazlar için uygulama satışlarında iddia edilen tekelini kötüye kullandığı suçlamalarıyla mücadele ediyor. Alphabet holdinginin bir parçası olan bilişim devinin, antitröst davasının ardından uygulama mağazasının finansal geliri ilk kez ortaya çıktı. Şirket, sadece 2019 yılında 11,2 milyar dolar gelir etti etti. Peki, teknoloji üreticisini kim şikayet etti ve suçlamaların kaynağı ne?
Amazon, kullanıcılarına Prime Video profilinde Amazon Original karakterlerini kullanılabilir hale getirdi.
Google Play davasında geliştiriciler neden şikayetçi?
Utah ve 36 ABD eyaleti Google’a karşı antitröst suçlamasında bulundu. Gizchina‘nın haberine göre, özellikle üçüncü taraf Android uygulama geliştiricileri, Google’ın abonelik ve içerik satarken kendi ödeme araçlarını kullanmak zorunda bırakmasından şikayetçi. Ayrıca geliştiriciler, şirketin satışlardan yüzde 30’a varan komisyon almasından da memnun değil.
Antitröst suçlaması çerçevesinde gizliliği kaldırılan belgelere göre, Google Play uygulama mağazası sadece 2019’da 11,2 milyar dolar gelir elde etti. Aynı zamanda, brüt kâr 8,5 milyar dolar ve işletme kârı ise yaklaşık 7 milyar dolar oldu. Böylece, uygulama mağazası platformunun 2019 sonundaki faaliyet kâr marjı yüzde 62’yi aştı.
İngiltere’de Google Play Store’da karşı 1,3 milyar dolarlık toplu dava açıldı. Davanın nedeni olarak ise, “aşırı ve yasa dışı fiyatlar” gösterildi. İngiltere Rekabet Temyiz Mahkemesi’ndeki dava, teknoloji devinin Play Store’daki rekabeti azalttığını ileri sürüyor. Ayrıca komisyon tutarı da davanın nedenlerinden biri.
Bir Google sözcüsü ise, “Bu dava, Android ve Google Play tarafından sağlanan avantajları, seçenekleri ve faaliyet gösterdiğimiz rekabetçi piyasayı görmezden geliyor.” dedi. Ayrıca, Google’a göre tüketiciler ve geliştiriciler, rakip uygulama mağazalarını seçme şansına sahip. Ancak eleştiriler, bu yolların mümkün olmadığı ve bazen şirketin engellediği yönünde.
Daha önce de benzer davalar açıldı. Örneğin, bu yılın başlarında Birleşik Krallık, Apple‘a karşı böyle bir toplu dava açtı. Bu davada, 1.5 milyar sterlin (2,1 milyar dolar) tutarında tazminat talep ettiler.