Kredi kartı kullanıcıları tehlikede! 1 milyon hesap sızdırıldı

Aralarında Türk bankalarının da bulunduğu toplam 1 milyon kredi kartının paylaşıldığı iddia ediliyor. Açık istihbarat konusunda bilinen isimlerden biri olan CryptoInsane, konu ile ilgili görsel yayınladı.

1 milyon kredi kartı bilgisi sızdırıldı

Teknolojinin gelişmesiyle birlikte bilgi güvenliği daha da önemli hale geldi. Banka ve ödeme sistemlerinde keşfedilen açıklar nedeniyle bugüne kadar milyonlarca kullanıcının kredi kartı bilgisi yayınlandı.

Hackerlar, başta finans sektörü olmak üzere birçok farklı sektöre siber saldırı düzenliyor. Ransomware adı verilen fidye saldırıları günümüzde en çok kullanılan yöntemlerden biri.

Uzmanlar uyardı: WhatsApp’ın yeni özelliğine dikkat!

Uzmanlar uyardı: WhatsApp’ın yeni özelliğine dikkat!

WhatsApp kullanıcıları dikkat! Siber güvenlik uzmanları, WhatsApp'a bu hafta eklenen özellikle ilgili uyarıda bulundu.

Geçtiğimiz günlerde FIFA’nın geliştiricisi Electronic Arts adlı firmaya siber saldırı düzenleyen hackerlar, FIFA 21’in kaynak kodları internet üzerinden yayınladı. Bir süredir gündemden düşmeyen bu olay sonrasında bir hacker sitesinde 1 milyon kişinin kredi kartı paylaşıldı.

Konu hakkınca Tweet atan CryptoInsane, kredi kartı satışı yapan bir sitenin yöneticilerinin bu veriyi sızdırdığını belirtti. Siber güvenlik araştırmacısının paylaştığı ekran görüntüsünde Türkiye ifadesi dikkat çekiyor.

Paylaşılan ekran görüntüsünde şehir, bölge, telefon numarası, adres ve posta kodu gibi detaylar yer alıyor.

1 milyon kredi kartının sadece Türk bankalara mı ait olduğu henüz bilinmiyor. Ayrıca verilerin hangi sistem hacklenerek elde edildiği merak konusu.

Dogecoin’deki büyük artış, yatırımcısını milyoner yaptı

Tesla CEO’su Elon Musk ile özdeşleşen popüler kripto para birimi Dogecoin, büyük bir yükselişe geçti. Artan değeri ile yatırımcılarını heyecanlandıran DOGE, 8 Ağustos Pazar günü saat 13:20 itibariyle yüzde 13,80 artış gösterdi. Dogecoin’in değeri 0.26 doları gördü.

Hal böyle olunca, parasını Dogecoin’e yatıran kripto tutkunlarının da yüzü gülmeye başladı. Bu bireylerden biri olan 33 yaşındaki Glauber Contessoto, elde ettiği karı sosyal medya hesabı üzerinden takipçileriyle paylaşarak sevincini ifade etti.

Bitcoin kurucusu Satoshi Nakamoto aslında kim?

Bitcoin kurucusu Satoshi Nakamoto aslında kim?

En büyük kripto para konumunda olan Bitcoin'in kurucusu Satoshi Nakamoto aslında kim? Satoshi olduğu iddia edilen tüm kişileri derledik.

İtalyan yatırımcı, yeniden ‘Dogecoin milyoneri’ unvanını elde etti

SlumDOGE Millionaire adıyla Twitter’da varlığını sürdüren Glauber Contessoto, Dogecoin’in artışı ile yeniden kripto para milyoneri statüsü kazandığını sevenlerine duyurdu. İtalyan yatırımcı, mutluluğunu şöyle dile getirdi:

“Resmi olarak yeniden Dogecoin milyoneri oldum! Kendime olan inancımı hiç kaybetmedim.”

Yukarıdaki tweet’ten de anlaşılacağı gibi, Contessoto bu unvanı ilk defa eline almadı. Dogecoin milyoneri statüsünü geçtiğimiz aylarda da taşıyan yatırımcı, Mayıs ayında DOGE’un büyük bir değer kaybı yaşamasıyla kaybetmişti. Ancak yılmayan Contessoto, bir süre bekledikten sonra tekrardan gelirini katlamayı başardı.

Dogecoin, Elon Musk’a rağmen yükseliyor

Ünlü girişimci Elon Musk sayesinde büyük bir çıkış yakalayan Dogecoin, Tesla CEO’sunun Twitter paylaşımları ile değerine değer kattı. Uzun süre DOGE’u yükseltmek için elinden geleni yapan Musk, bir süredir şaşırtıcı bir şekilde o paylaşımlarına ara verdi. Fakat buna rağmen, Dogecoin’in yükselişe devam etmesi şaşırtıyor.

Birkaç gün öncesine kadar Twitter profil fotoğrafında Dogecoin’i taşıyan Elon Musk, Cuma günü yeni bir görselle takipçileri karşısına çıktı. Artık popüler iş insanı, profilinde bir SpaceX roketini taşıyor.

Son dönemlerde kripto paraları bir kenarı koyan Elon Musk, uzay şirketi SpaceX’e odaklanmış durumda. Yeni Twitter profil fotoğrafı bunun bir kanıtı olmakla birlikte, Netflix’in de bu firmayı konu alan bir belgesel dizisi hazırladığı biliniyor. Countdown: Inspiration4 Mission to Space adıyla yayınlanacak proje, Musk’ın sivil uzay gezisi planlarını anlatacak. 5 bölümden oluşacak yapım 6 Eylül’de yayına girecek.

Not: Yatırım tavsiyesi değildir!

Tesla, Cybertruck iddialarını doğruladı

Sonu hüsranla biten tanıtım etkinliği ardından uzun süre gündemde kalan Cybertruck için toplam 1 milyon kişi ön ödeme yaptı. Tesla, geçtiğimiz haftalarda ortaya atılan Cybertruck erteleme haberlerini doğruladı.

Tesla, Cyberturk modelini 2022 yılına erteledi

2019 yılında tanıtılan ve 2021 yılında piyasaya sürüleceği belirtilen Cybertruck modeli, Tesla hayranlarını üzecek açıklama ile gündeme geldi.

Cyberturk modelinin üretimi ertelendi

Mühendislik hesaplamalarını ve tasarımı yeni tamamlayan Tesla, yeni modelin piyasaya sürülmesi için henüz erken olduğunu belirtti.

Audi’den Dakar Rallisi öncesi önemli adım

Audi’den Dakar Rallisi öncesi önemli adım

Audi, Dakar Rallisi için özel olarak geliştirdiği ilk elektrikli off-road aracı için önemli bir aşama kaydetti.

Konu hakkında açıklama yapan CEO Elon Musk, “Çelik dış iskelet için yeni üretim süreçleri oluşturmamız gerekiyor. Bu süreçte farklı sorunlarla karşılaşmamız muhtemel. Cybertruck modeli farklı üretim teknikleri gerektirdiği için bizi zorlu bir süreç bekliyor.” ifadelerini kullandı.

Geçtiğimiz ayda 2021 ikinci çeyrek mali raporunu yayımlayan Tesla, Cybertruck üretiminin Model Y’den sonra Texas’ta Gigafactory’de başlayacağını açıkladı.

Rivian adlı firma da kısa süre önce R1T elektrikli kamyonetinin üretimini erteleyeceklerini açıkladı.

Yenilenmiş akıllı telefon alınır mı?

Yeni bir akıllı telefon ararken, özellikle fiyatı ucuz olan ve tedavülden kalkan bazı modellerde “yenilenmiş” gibi bir ibare görüyoruz. Bu konuda internette “yenilenmiş telefon bozuktur, garantisi yoktur, memnun etmez” vb. söylemlerle birçok bilgi kirliliği yer alıyor.

Peki nedir bu yenilenmiş telefon? İkinci el ile aynı mıdır, yoksa tamamen farklı mı? En önemlisi: yenilenmiş telefon alınır mı? Kafanızdaki soruları giderecek bilgileri sizler için derledik.

2021 yılında iPhone 8 satın alınır mı?

2021 yılında iPhone 8 satın alınır mı?

Apple'ın bir zamanlar popüler telefonlarından iPhone 8, 2021 yılında hala alınır mı? İşte tüm merak ettiğiniz soruların cevabı...

Yenilenmiş (Refurbished) telefon nedir?

ABD başta olmak üzere birçok ülkede “refurbished” adı altında satılan yenilenmiş akıllı telefonların yaygınlığı çok fazla. Yenilenmiş telefonlar; genellikle düşme, kırılma, çizilme vb. nedenlerden ötürü tamir görmüş, yazılım ve estetik bakımından sıfıra yakın hale getirilmiş olarak tanımlanabilirler. Tamir görenlerin yeni sıra, herhangi bir problemi olmayıp tüketici tarafından kutusunun açılmasının ardından iade edilen telefonlar da yenilenmiş kategorisine girerler.

yenilenmiş telefon

Yenilenmiş telefonlar Türkiye’de yasaldır. Hatta Ticaret Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş yenileme merkezleri bile mevcut. Bu merkezlerde donanımsal bir problemi varsa mümkün olan en iyi şekilde düzeltilir, yazılımı sıfırlanır, akabinde alıcısına sunulmak üzere ambalajlanır. Yenilenmiş telefonlar asgari 12 ay garanti kapsamına giriyorken, ikinci ellerde ise böyle bir imkan yoktur.

Yenilenmiş akıllı telefon almak mantıklı mı?

Amiral gemisi olarak adlandırdığımız üst seviye telefonların ülkemizde minimum 10 bin TL’den başlaması ve orta seviye telefonlar için 4000-5000 TL gibi fiyatların normalleşmesi, bütçesi yeterli olmayan kullanıcıları haliyle ikinci el telefonlara veya giriş segmentinde yer alan cihazlara yönlendirdi. Ancak giriş seviye dediğimizde, genellikle kullanım kalitesi pek verimli olmayan cihazlarla karşılaşıyoruz.

Bu noktada yenilenmiş telefon, yabana atılmaması gereken çok iyi bir alternatif olabilir. Burada dikkat etmeniz gereken en önemli nokta, cihazı satın aldığınız yerdir. Türk Standartları Enstitüsü tarafından “TSE Hizmet Yeri Yeterlilik Belgesi” almış ve Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı tarafından “Yenileme Merkezi” olarak belirlenmiş firmalarca yenileme ve sertifikalandırma işlemi yapılarak satışa sunulan ürünleri almaya özen gösterin.

yenilenmiş telefon

Bakanlık tarafından yetkilendirilen resmi yerlerin sattığı ürünleri aldığınızda, kendinizi de güvende tutmuş olursunuz. Yenilenmiş telefonlar tüm kontrolleri yapılmış, gerekli tüm bakım/onarım ve test işlemlerinden geçirilmiştir. Ek olarak tüm fonksiyonları çalışır, üzerinde darbe, çizik, soyulma, aşınma izi bulunmaz. Yenilenmiş cihazların iç aksam, tuş ve fonksiyonları aynı kondisyonda olup tamamen çalışır durumdadır. Güvenilir bir yerden satın almak, sizi bu anlamda olası bir sıkıntı yaşamanız durumunda kanunen koruyacaktır.

Üst seviye cihazlara 10 bin TL gibi miktarlarda verecek paranız yoksa, onun yenilenmiş versiyonunu satın almak mantıklı. Dikkat ettiğiniz müddetçe gönül rahatlığıyla kullanabilirsiniz.

Astronotlardan esprili etkinlik: Uzay Olimpiyatları

Astronotlar, en maliyetli olimpiyat etkinliği olduğu için dünya gündeminde yankı uyandıran 2020 Tokyo Olimpiyatları’na atıfta bulundu. Uzay Olimpiyatları adı altında kendi etkinliklerini düzenleyen Astronotlar, çektikleri videoları sosyal medya üzerinden yayınladı.

Bilim insanları, okyanusta büyük bir ‘ölü bölge’ keşfetti

Bilim insanları, okyanusta büyük bir ‘ölü bölge’ keşfetti

ABD'deki araştırmacılar Meksika Körfezi'nde 'ölü bölge' keşfetti. Söz konusu bölge yaklaşık 4 milyon habitat kaybına eşdeğer.

Astronotlar, ilk Uzay Olimpiyatları’nı düzenledi

6 Ağustos’ta resmi olmayan ilk Uzay Olimpiyatları’nı ilan eden astronotlar, çeşitli etkinlikler düzenledi. Etkinlik videolarını yayınlayan ekip, senkronize uzayda yüzme, no-handball, zeminsiz rutin ve yer çekimsiz keskin nişan oyunlarıyla sahneye çıktı.

Fransız Astronot Thomas Pesquet, çekilen videoları Twitter hesabı üzerinden paylaştı. Tüm oyunlarda diğer olimpiyatlarda da olduğu gibi sportmenlik, tutku, takım çalışması, konsantrasyon ve beceri kriterleri oluşturuldu.

https://twitter.com/Thom_astro/status/1424278282300702720

Senkronize uzayda yüzme hakkında açıklama yapan Pesquet, “Senkronize uzayda yüzme oyunu, ekip çalışması ve ekip uyumunu gösterme imkanı sundu.” ifadelerini kullandı.

ABD, bugün sona erecek olan Tokyo Olimpiyatları’nda toplam 108 madalya ile birinci sırada, Çin ise 87 madalya ile ikinci sırada yer alıyor.

2 adet altın, 2 adet bronz ve 9 adet gümüş madalya ile ülkemiz Tokyo Olimpiyatları listesinde 35. sırada yer alıyor. Okçuluk kategorisinde mücadele eden Mete Gazoz, ülkemize okçulukta ilk altın madalyayı getiren isim oldu.

Popüler internet siteleri, 10 yıl önce nasıl görünüyordu?

İnternet bundan 10 yıl önce belki de altın çağını yaşıyordu. 2010’larda internetin artık bir hobi ya da iş aracı olmaktan çıkıp zorunluluk haline gelmesinde 2011 büyük bir yıldı. 2021’e geldiğimizde internet çoğu insan için sosyal medya demek olsa da o zamanlar popüler internet siteleri büyük oranda masaüstünden ziyaret ediliyordu.

Eski akıllı telefon nasıl bilgisayar kamerasına dönüştürülür?

Eski akıllı telefon nasıl bilgisayar kamerasına dönüştürülür?

Eski akıllı telefonu webcam yapma rehberi sayesinde yeni bir bilgisayar kamerası satın alma derdinden kurtulacaksınız.

Popüler internet siteleri 10 yıl önce nasıl görünüyordu?

Her gün ziyaret ediyor olabileceğiniz internet siteleri tabii ki 10 yıl önce farklı görünümlere sahipti. Zaman ilerledikçe tasarım anlayışımızın değişmesi teknolojinin her dalına yansıdı. iPhone 4’ün cirit attığı 2011 yılında popüler sitelerin nasıl göründüğünü derledik.

Facebook

Popüler internet siteleri
2011 yılında Facebook

Facebook’u bugün çoğunuz kullanmıyor olabilirsiniz. Tahtını Instagram’a bırakan Facebook’u bugün kullanan boomer kuşağı bile akıllı telefonundan kullanıyor. Artık masaüstü tarafında pek de espirisi kalmayan Facebook’ta 2011 yılında oyunlar oynanıyor, notlar ve durumlar paylaşılıyor, anılar paylaşılıyor ve sohbet ediliyordu. 2011 yılında her paylaşım için ayrı bir platform yoktu ve Facebook insanların gün arasında ziyaret ettiği harikalar diyarıydı.

Instagram

Popüler internet siteleri
2011 yılında Instagram

Instagram, 2011 yılında plajdaki bir kum tanesi gibiydi. Facebook onu satın almadan önce pek popüler olmayan Instagram, o dönemde yalnızca App Store’da mevcut olan bir uygulamaydı. Zaten Facebook tarafından satın alınmasının ardından uzun bir süre web’de faaliyet göstermediler. Hala eksik olan web deneyimi Instagram için çok da gerekli değil. Instagram’ın farklı yaptığı şey geleceği görüp mobile önem vermekti.

YouTube

Popüler internet siteleri
2011 yılında YouTube – Popüler internet siteleri

2011 yılında bile YouTube, dünyanın en büyük video paylaşımı platformuydu. O dönemde belki de tasarımdan daha büyük bir eksilik olarak kör algoritmaya sahipti. Sosyal medya platformlarının o dönemde neyi sevdiğimizi analiz edememesi büyük eksiklikti. YouTube’un şu anki algoritması olmasaydı ne izlerdik bilemiyorum.

Microsoft

Popüler internet siteleri
2011 yılında Microsoft – Popüler internet siteleri

Microsoft’un internet sitesine her gün girmiyor olabiliriz ancak gün içerisinde başta Windows olmak üzere servislerini kullanıyoruz. 2011 yılında Microsoft’un internet sitesi sıkça değişti. Şirketin elinde Windows 7, Xbox 360 ve Internet Explorer 9 silahları vardı. Bu üç ürün o dönemde teknoloji gündeminden düşmedi. Bugünlerdeki “Bilgisayarım Windows 11 çalıştırır mı?” telaşı o dönemde Windows 7 için vardı. İşin ilginç tarafı hala Windows 7’yi Windows 11’e tercih edecek insanlar var.

LinkedIn

linkedin 2011
2011 yılında LinkedIn – – Popüler internet siteleri

İş hayatındaki hemen hemen herkesin kullandığı LinkedIn, 2011 yılında 100 milyon üyeye sahipti. Bugün bu platformu ayakta tutan şey insanların birbirini bulabilmesi. Şu sıralar 700 milyonu aşan kullanıcı sayısına sahip LinkedIn’de iş arkadaşlarınızı kolayca bulabiliyorsunuz. O dönemde aradığınız kişiyi bulma olasılığınız 7 kat daha düşüktü.

Google

google 2011
2011 yılında Google

Google’ı takdir etmek gerekiyor çünkü tasarımı 10 yıldır neredeyse aynı. Logonun dışında yalnızca kutucukların yuvarlatıldığını görüyoruz. Zaten sade bir tasarıma sahip olan Google, kalıbını korudu ve sadece olan kalıpların üstüne eklemeler yaptı.

ShiftDelete.Net

shiftdelete 2011
2011 yılında Shiftdelete

Geçen aylarda yeni temamızı hayata geçirmişken eskiyi de özlemiyor değiliz. 2011’de de Türkiye’nin en büyük teknoloji haberleri sitesi olan Shiftdelete’in 10 yıl önceki hali şu ankine hiç benzemiyor. Yine de logonun tamamen aynı kalmış olması göze çarpan detaylardan biri. Bundan 10 yıl sonra, 2021’deki temaya bakıldığında nasıl tepkiler verilir merak ediyoruz.

Bitcoin yeniden hareketlendi! Yükseliş devam edecek mi?

Başta İran ve Çin olmak üzere bazı ülkelerde kripto para madenciliğinin yasaklanması borsalarda durgunluğa sebep oldu. Geçtiğimiz haftalarda düşüş yaşayan Bitcoin, bugün 45 bin dolar seviyesine yükseldi.

Bitcoin tekrar 45 bin dolar seviyesinde

Xiaomi, Portekiz’de attığı adım sayesinde kullanıcılara kripto para ile ödeme imkanı sundu. Şirketin yayınladığı duyuru kripto para piyasasında hareketlenmeye neden oldu.

Bitcoin 45 bin dolar

Dün Coinbase, Türkiye’de yaşayan yatırımcılara kredi ve banka kartı kullanarak kripto para alma imkanı sunacaklarını açıkladı. Türk kripto para yatırımcıları tarafından olumlu karşılanan bu hamle, ülkemizdeki kripto para talebini artıracak.

Coinbase’den Türk yatırımcılara müjde!

Coinbase’den Türk yatırımcılara müjde!

Dünyanın en büyük kripto para borsalarından biri olan Coinbase, Türk yatırımcıları yakından ilgilendiren bir hizmetini başlattı.

Sabah saatlerinde tekrar yükselişe geçen kripto para birimi, şu an 44.745 dolar üzerinden işlem görüyor. Bitcoin, bugün yaşanan yüzde 2,5 artış ile tekrar toparlanma sürecine girdi.

Bazı ülkelerin kripto para birimlerini resmi para birimi olarak duyurması dünya genelinde dijital paralara olan güveni artırıyor. Her ne kadar dönemsel dalgalanmalar yaşansa da Bitcoin ve Ethereum gibi kripto para birimleri yatırımcılar tarafından orta ve uzun vade yatırımı olarak kabul ediliyor.

Lider kripto para biriminin yükleşinin ne kadar devam edeceği ne yazık ki bilinmiyor. Ancak bazı analistler, Bitcoin belirli destek noktalarına ulaştığında yükseliş trendine geçeceğini tahmin ediyor.

Haberimizde yer alan hiçbir ifade yatırım tavsiyesi değildir.

Xiaomi Mi 11 Ultra UKT!

Xiaomi, Mart ayında düzenlediği etkinlikte uzun süredir beklenen Mi 11 Ultra modelini tanıttı. Xiaomi Mi 11 Ultra kutu açılışından sonra uzun kullanım testi ile karşınızdayız.

Mi 11 Ultra UKT nasıl sonuçlandı?

Sizleri en iyi kameralı telefon Mi 11 Ultra UKT ile baş başa bırakalım. İyi seyirler.

Teknoway’e ulaşın: https://bit.ly/35SBjyb

Mi 11 Ultra özellikleri

Xiaomi’nin yeni akıllı telefonunda Samsung tarafından geliştirilen 6.81 inç büyüklüğünde AMOLED ekran yer alıyor. 120 Hz ekran yenileme ve 480 Hz dokunmatik örnekleme hızına sahip olan ekran, WQHD+ çözünürlük sunuyor. HDR10+ teknolojisini destekleyen ekran, 1550 nit parlaklığa ulaşabiliyor ve Gorilla Glass Victus ile korunuyor. Ön kamera için delikli yapıdaki ekran, parmak izi okuyucuyu bünyesinde barındırıyor.

Xiaomi’nin yeni amiral gemisi bir önceki model ile benzer şekilde Snapdragon 888 işlemciden güç alıyor. 5 nm fabrikasyon süreci ile üretilen ve 2.84 GHz’e kadar çıkabilen sekiz çekirdekli bu işlemci, Adreno 660 GPU’yu bünyesinde barındırıyor. Şu anda bir Android telefonda yer alabilecek en güçlü işlemci.

Cihazın 5000 mAh kapasiteli bataryası hem kablolu hem kablosuz olarak 67W hızlı şarja ulaşabiliyor ve bu sayede 37 dakika içerisinde tam şarj oluyor. IP68 sertifikası sayesinde suya ve toza karşı dayanıklı olan Mi 11 Ultra bu sertifikaya sahip ilk Xiaomi modellerinden birisi olma özelliğini taşıyor. Diğer rakipleri ile benzer şekilde Wi-Fi 6e ve 5G teknolojileri sayesinde yüksek hızlı internete erişim imkanı sunan akıllı telefon, MIUI 12 kullanıcı arayüzü ile kutudan çıkıyor. Mi 11 Ultra batarya konusunda oldukça dikkat çekici bir telefon.

Mi 11 Ultra teknik özellikleri

– Boyut ve Ağırlık: 164.3 x 74.6 x 8.4 mm – 234 gram
– Ekran: 6.81 inç AMOLED – 1440 x 3200 piksel – 10 bit – Gorilla Glass Victus – HDR10+
– İşlemci: Qualcomm Snapdragon 888 – 5 nm – 2.84 GHz – sekiz çekirdekli
– Bellek ve Depolama: 8 GB RAM – 256 GB depolama / 12 GB RAM – 256 GB veya 512 GB depolama – UFS 3.1
– Ön Kamera: 20 Megapiksel – f/2.2 diyafram – geniş açılı
– Arka Kamera: 50 Megapiksel f/2.0 geniş açılı – 48 Megapiksel f/4.1 periskop telefoto – 48 Megapiksel f/2.2 ultra geniş  – 8K video kaydı
– İşletim Sistemi: Android 11 – MIUI 12.5 arayüzü
– Batarya: 5000 mAh – 67W hızlı şarj – 10W ters şarj
– Renk Seçenekleri: Seramik Beyaz, Seramik Siyah
– Ek Özellikler: Ekrandan parmak izi, IP68 sertifikası, Harman Kardon hoparlörler

Işık tedavisi, cilt yanıklarına merhem oldu!

Yanık yaralarını iyileştirmede ışık tedavisi olumlu sonuçlar gösterdi. Her yıl dünya çapında 6 milyondan fazla insan, yanıklardan dolayı ciddi yaralanmalar yaşıyor. Sıcak bir cisme dokunmak, kaynar suya maruz kalmak ya da çeşitli kimyasalların oluşturduğu yanıklar ciddi sağlık sorunlara yol açmakta. İnsan derisinin hassas yapısı ve iyileştirilmesindeki zorluk, tedavileri de oldukça güçleştiriyor.

Uzayda olası tedavi için karaciğer dokusu geliştirildi

Uzayda olası tedavi için karaciğer dokusu geliştirildi

NASA'nın düzenlediği yarışmada gelecekteki astronotlar için karaciğer dokusu geliştirildi. Araştırma ekibi 3 boyutlu yazıcı kullandı.

Işık tedavisi farelerde işe yaradı

ABD’deki Buffalo Üniversitesi araştırmacılarının yürüttüğü çalışmaya göre, yeni teknik yanıkların iyileşmesini hızlandırabilir. Ekip, fotobiyomodülasyon tedavisinin, hücre büyümesini ve bölünmesini kontrol eden endojen TGF-beta 1‘i (bir protein) aktive ederek farelerde yanıkların iyileşmesini hızlandırdığını ve inflamasyonu azalttığını buldu.

Yanık tedavisinde yeni teknikler

Fotobiyomodülasyona değinmek gerekirse, ağrıyı hafifleten, iyileşmeyi ve doku yenilenmesini sağlayan düşük dozlu bir ışık tedavisi şeklidir. Araştırma ekibi, çalışmanın ayrıntılarını Scientific Reports dergisinde yayımladı.

Buffalo Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesinde oral biyoloji yardımcı doçenti baş araştırmacı Praveen Arany, çalışma hakkında konuştu. Dr. Arany, bulguların her yıl dünya çapında 6 milyondan fazla insanı etkileyen yanık yaralanmaları için terapötik tedavileri etkileyeceğini söyledi.

Daha önce de bilim insanları, fotobiyomodülasyon tedavisini çeşitli hastalıkları iyileştirmede kullandı. Örneğin, destekleyici kanser bakımında, yaşa bağlı makula dejenerasyonunda (sarı nokta hastalığı) ve Alzheimer hastalığında etkili oldu.

Yanık tedavisinde ışık terapisi

Arany, açıklamasının devamında şöyle dedi: “Bu rahatsızlıkların ortak özelliği iltihabın rolü. Bu çalışma, fotobiyomodülasyonla aktive olan TGF-beta 1’in iltihabı hafifletme yeteneği için kanıt sağlıyor. Ayrıca transgenik bir yanık yara modeli kullanarak doku rejenerasyonunu destekliyor.”

Çalışma, dokuz günlük bir süre boyunca fotobiyomodülasyonun üçüncü derece yanıkların kapanması üzerindeki etkisini ölçtü. Tedavi TGF-beta 1’i tetikledi. Fibroblastlar (vücudun doku onarımında önemli bir rol oynayan ana bağ dokusu hücreleri) ve makrofajlar (iltihabı azaltan, hücre kalıntılarını temizleyen ve enfeksiyonla savaşan bağışıklık hücreleri) dahil olmak üzere, iyileşmede rol oynayan çeşitli hücre tiplerini uyardı.

Bilim insanları, okyanusta büyük bir ‘ölü bölge’ keşfetti

Bilim insanları, okyanuslardaki ölü bölge keşiflerini sürdürüyor. Çiftliklerden ve hayvancılık faaliyetlerinden kaynaklanan tarımsal akış, hayvan ve bitki yaşamı için uygun olmayan oksijensiz alanlara yol açıyor. Son olarak bilim insanları, Meksika Körfezi’nin dibinde ortalamadan daha büyük bir oksijensiz alan keşfetti. Tam olarak hiçbir şeyin yaşayamayacağı bir alanı hayal edin.

Dünya haritasında bir değişiklik: Artık beş okyanus var

Dünya haritasında bir değişiklik: Artık beş okyanus var

Dünyamızın artık dört değil beş okyanusu var! Güney Okyanusu, haritaları değiştirerek yeni bir okyanus olarak resmen tanınacak.

Ölü bölge toplamda 4 milyon dönümü kapsıyor

ABD’nin dünyadaki hava ve deniz olaylarını araştıran Ulusal Oşinografi ve Atmosfer İdaresi (NOAA) kurumu, yeni bulgularını açıkladı. Meksika Körfezi’nin dibinde keşfettikleri alan yaklaşık 16 bin 405 kilometrekare. Bu, yaklaşık 4 milyon dönümlük habitata karşılık geliyor ve balıklar ve dipte yaşayan türler için artık kullanılmaz halde. Araştırmacılar, bu yıl ortalama büyüklükte bir alan öngörerek daha küçük bir ölü bölge tahmin etmişti.

Meksika Körfezi'nde ölü bölge keşfedildi

NOAA’ye göre, ölü bölgeler oksijen seviyelerinin çok düşük olduğu ve hiçbir deniz yaşamının süremeyeceği su altı alanlarıdır. Doğal olarak oluşur ancak araştırmacılar, bu biyolojik çöllerin giderek daha fazla insan faaliyeti nedeniyle geliştiğinden endişe duyuyor.

Çiftliklerden ve hayvancılıktan gelen tarımsal akış, okyanuslara ve denizlere girer. Burada alglerin büyümesini uyarır, bunlar da ölür ve ayrışır. Bu sırada oksijen tüketen bakteriler algleri bozar ve ardından ölü bölgelerin oluşmasına neden olur.

Okyanus yaşamında insan faaliyetinin etkisi
(Foto: AP)

NOAA’ye göre, çoğu deniz yaşamı ya ölüyor ya da bu yaşanmaz alanları terk ediyor. Bununla birlikte, bu biyolojik çöllere çok az maruz kalmak bile balık diyetlerinde, büyüme oranlarında ve üremede değişikliklere yol açıyor. Ölü bölgeler ayrıca karides gibi bazı türleri daha az kullanılabilir hale getirmekte.

Louisiana Eyalet Üniversitesinden araştırmayı yöneten Profesör Dr. Nancy Rabalais, “Düşük çözünmüş oksijenin dağılımı bu yaz olağandışıydı. Düşük oksijen koşulları, neredeyse tamamen oksijen eksikliğini gösteren birçok gözlemle kıyıya çok yakındı.” dedi.

Musluk suyu mu, şişe su mu? Şaşırtan gerçekler

Birçoğumuz musluk suyu kullanmayı tercih etmiyoruz. Daha çok şişelenmiş suları tercih ederek sağlığımızı koruduğumuzu düşünmekteyiz. Bunun birçok sebebi var elbette. Halka açık sulara güveninin düşük olması, zaman zaman sulardan kaynaklı salgınların yaşanması ya da sulara çeşitli kimyasalların katılması gibi. Ancak Barselona’daki araştırmacılar şişelenmiş suların çevreye daha zararlı olduğunu ileri sürdü.

NASA, Mars gölleri hipotezini çürüttü

NASA, Mars gölleri hipotezini çürüttü

2018'de yapılan ve 2020'de yayımlanan Mars gölleri keşfini NASA çürüttü. Bilim insanları, keşfin altından başka bir sonuç çıkardı.

Musluk suyu mu, şişe su mu?

Hem sağlık hem de çevresel etkileri hesaba katarsak, bireysel su tüketimi için en iyi seçenek nedir? Öncelikle çalışmanın Barselona’da yapıldığını ve haliyle verilerin kısıtlı olduğunu söyleyelim. Barselona Küresel Sağlık Enstitüsü (ISGlobal) çalışmasına göre, bu sorunun cevabı en azından Barselona şehrinde musluk suyunun iyi bir seçenek olduğu.

Şişe suların zararları

Şişelenmiş su tüketimi son yıllarda küresel ölçekte keskin bir şekilde artıyor. Araştırmacıların Science of the Total Environment dergisinde yayımladıkları çalışma, şişelenmiş su içmenin çevre üzerinde musluk suyu içmekten bin 400 kat daha fazla etkisi olduğu yönünde.

Üstelik sadece bununla da sınırlı değil. Ekip, Barselona’daki herkesin şişelenmiş su içmesi için gerekli kaynakları çıkarmanın maliyetini de hesapladı. Buna göre, herkesin belediye suyu içmesine kıyasla 3 bin 500 kat daha yüksek olacağını buldular. Bununla birlikte 83,9 milyon Dolara mâl olacağını da hesapladılar. Ayrıca bu durumda, yılda 1,43 tür kaybı da yaşanacak.

Neden musluk suyu içmeli veya içmemeliyiz?

Ayrıca plastik şişelerin gezegenimiz için büyük bir atık sorunu olması da cabası. The Guardian‘a göre, yalnızca ABD’de bir yıllık plastik şişe üretmek için 17 milyon varil petrol gerekiyor. Dolayısıyla bu sorun açıkça Barselona sınırlarının ötesine uzanıyor.

Musluk sularındaki sağlık endişesi

İçme suyunu arıtma işlemi sırasında trihalometanlar (THM) ortaya çıkıyor ve bu da mesane kanseri ile ilişkili. İçme suyundaki THM seviyeleri AB’de düzenlenmekte. Ancak araştırmacılar bu THM’lerin de şişe suların çevreye verdiği zarar göz önüne alındığında iki su tercihi arasında denge sağladığını ileri sürüyor.

Musluk suyu ve şişe su

Araştırmanın baş yazarı Cristina Villanueva şunları söyledi: “Sağlık nedenleri, şişelenmiş suyun yaygın kullanımını haklı çıkarmaz. Evet, musluk suyu içmek yerel sağlık için daha kötü. Ancak her ikisini de tarttığınızda, şişelenmiş su içmekten elde ettiğiniz kazanç minimum. Şişelenmiş suyun çevresel etkilerinin musluk suyuna kıyasla daha yüksek olduğu açık.”

Musluk suyunun evde filtrelemek, tüm bu riski önemli ölçüde azaltacaktır. Araştırmacılar, tüm bulgular sonucunda şişelenmiş suyun daha geniş bir etki yelpazesi olduğunu öne sürerek, musluk sularının evde filtrelenerek tercih edilmesini öneriyor. Ev tipi filtreler bazı durumlarda THM seviyelerini önemli ölçüde azaltıyor. Ancak ekip, ev tipi filtreleme cihazlarının mikrobiyal çoğalmayı önlemek için yeterli bir bakım gerektirdiğini kabul ediyor.

28 bin yıllık mağara aslanı: Bıyıkları bile duruyor!

Sibirya permafrostunda (donmuş toprak) yaklaşık 28 bin yıllık bir mağara aslanı yavrusu bulundu. Yavru o kadar iyi korunmuş ki, bıyıklarının her birini halen seçmeniz mümkün. Araştırmacılar fosile ‘Sparta’ ismini verdi. Çalışma ekibi, fosilin muhtemelen şimdiye kadar ortaya çıkarılan en iyi korunmuş Buz Devri hayvanı olduğunu iddia etti.

Kuş vücudunda T-Rex kafası: 120 milyon yıllık fosil

Kuş vücudunda T-Rex kafası: 120 milyon yıllık fosil

Bilim insanları T-Rex benzeri bir kuş fosili keşfetti. Kafa yapısı bu etçil dinozora benzeyen kuş, bir avuca ancak sığacak büyüklükte.

Mağara aslanı fosilinin organları duruyor

Bilim insanları, Sparta üzerinde tarihleme analizi yaptı ve yavruyu son 2,6 milyon yılı kapsayan Kuvaterner dönemine ait buldu. Dişleri, derisi ve yumuşak dokusu buz sayesinde mumyalanmıştı. Organları bile sağlam duruyor! Bu muhteşem fosile ilişkin çalışma Quaternary‘de yayımladılar.

Mağara aslanı nedir?

Sparta, Rusya’nın kuzeydoğusundaki Yakutya bölgesinde keşfedilen dördüncü mağara aslanı yavrusu oldu (Panthera spelaea). Fosili, 2018 yılında eski mamut dişlerini arayan Boris Berezhnev keşfetti. Semyuelyakh Nehri yakınında Sparta’yı bulmadan bir yıl önce, Berezhnev Sparta’ya 15 metre uzaklıkta başka bir mağara aslanı fosili de buldu. Bu fosile ise Boris adını verdiler.

İklim değişikliğinin permafrostu zayıflatması ile yünlü mamutların yanı sıra daha eski kalıntılar da ortaya çıkıyor. Son birkaç yılda Sibirya’da yaşayanlar yünlü gergedan, kurt, boz ayı, at, ren geyiği ve bizon çıkardı. Üstelik bunların bazıları 40 bin yıl öncesine dayanıyor.

Mağara aslanı fosilleri

Araştırmacılar, hem Boris hem de Sparta‘nın yaklaşık bir ila iki aylık olduğunu iddia etti. Boris’in kabaca 15 bin yıl daha yaşlı olduğunu tahmin ediyorlar. Boris ve Sparta genç mağara aslanları. Yani yaşlandıkça tüylerinin nasıl geliştiğini söylemek zor. Araştırmacılar, kulaklarının arkasındaki bazı koyu renklerin dışında, çoğunlukla sarımsı kahverengi kürkleri olduğunu söyledi. Eğer büyüselerdi, kürkleri soğuk Sibirya Kuzey Kutbu’nda kamufle olmaları için daha açık griye dönüşecekti.

Ekibin bir sonraki adımı hem Sparta hem de Boris’in tüm genomunu dizilemek. Ardından topladıkları bilgilerle yeni bir çalışmayı ortaya koyacaklar.