Teknoloji şirketlerini derinden etkileyen çip krizine alternatif çözümler üreten Tesla, batarya sorunu ile gündeme geldi. Tesla Megapack, Avustralya’nın güneydoğusundaki bir pil depolama tesisinde alev aldı.
450 MWh Tesla Megapack batarya alev aldı
Elektrikli araçların en büyük sorunlarından biri şüphesiz batarya teknolojisi. Lityum madeni ile geliştirilen bataryalar henüz menzil ve güvenlik konusunda beklentileri karşılamıyor.
Son çeyrekte 1,1 milyar dolar gelir elde eden Tesla, geçtiğimiz yıllarda yeni batarya teknolojileri için çalışmalara başladığını duyurdu. Farklı teknolojiler üzerine çalışma yapan şirketin Avustralya deposunda yangın çıktı.
Tüm dünyayı etkileyen çip sıkıntısı için Tesla, yeni bir atılım gerçekleştirdi. Şirket yazılımlarında güncellemeye gitti.
300 MW kapasiteye sahip Vicrotian Big Battery tesisinde bilinmeyen bir sebepten dolayı bataryalar alev aldı. Yangının kontrol altına alındığını açıklayan yetkililer, bölgedeki elektrik şebekelerinin kısa süreliğine devre dışı bırakıldığını belirtti.
Batesford, Bell Post Hill, Lovely Banks ve Moorabool bölgelerinde zehirli duman uyarısı yapıldı. Bölge sakinlerinin evlerine geçmeleri ve havalandırma sistemlerini kapatmaları gerektiği belirtildi.
Yaşanan olay, bir süre önce viral olan e-scooter yangınını akıllara getirdi.
Bazı analistler henüz batarya teknolojilerinin yüksek akım çekilecek senaryolarda tam anlamıyla güvenli olmadığını belirtiyor. Kullanıcıların bu konuda dikkatli olması gerektiğini savunan analistler, Lityum batarya yangınlarından doğabilecek zararların insan sağlığını etkileyeceğinin altını çiziyor.
Özellikleri ile diğer mesajlaşma uygulamalarının bir adım önünde olan Telegram, grup içi görüntülü görüşme ile ilgili açıklama yaptı.
Telegram grup içi görüntülü görüşme
Pandemi süreciyle birlikte daha fazla yatırım alan bilişim şirketleri kullanıcılara yeni özellikler sunmaya devam ediyor. Uzun süredir beklenen grup içi görüntülü görüşme özelliğini aktif eden Telegram, yeni özellik hakkında duyuru yayınladı.
Uygulamanın en son sürümüne sahip olan kullanıcılar 1.000 kişilik grup içi görüntülü görüşme gerçekleştirebilecek. 30 kişinin aktif olarak görüntülü aramaya dahil olabileceğini belirten firma yetkilileri, “Toplamda 1.000 kişinin katılabileceği özelliğimizi duyurduk. 30 kişinin kamera kullanarak katılabileceği grup içi görüntülü görüşmeyi 970 kişi izleyebilecek. Yakın zamanda limiti artırmayı hedefliyoruz.” ifadelerini kullandı.
Bir süredir gündemde olan grup içi görüntülü görüşme özelliği nihayet yeni Telegram güncellemesi ile kullanıcılara sunuldu.
1.000 kişinin katılabileceği görüntülü görüşme özelliğinin etkinlikler için kullanılabileceğini açıklayan firma, bu sayede kullanıcıların Telegram üzerinden konsere katılabileceğinin altını çizdi.
Kullanıcıların daha iyi görüntülü görüşme deneyimi yaşayabilmesi için yeni güncellemede görüntü kalitesi de artırıldı. Tanıtılan yeni özellik sayesinde ünlüler, Telegram üzerinden hem hayranları ile mesajlaşabilecek hem de görüntülü görüşme sayesinde konser verebilecek.
Şirket, güncelleme ile birlikte fotoğraf ve video düzenleme özelliğinin daha hassas işlemlere olanak tanıdığını açıkladı. Kullanıcılar artık düzenleme aracındaki fırçaları kullanarak daha detaylı ve ince çizimler yapabilecek.
Güncellemede yer alan bir diğer özellik ise parola sıfırlama seçenekleri. Yeni güncelleme sayesinde kullanıcılar daha fazla parola sıfırlama seçeneğine sahip olacak.
Geçtiğimiz günlerde realme’nin MagSafe rakibi teknoloji üzerine çalıştığı ortaya çıktı. Bugün ise şirketin alt kuruluşu olan OPPO’ya ait olduğu iddia edilen kablosuz şarj aksesuarının render görüntüleri sızdırıldı.
OPPO, MagSafe rakibi teknolojisi ile gündemde
Sızdırılan bilgilere göre mıknatıs özelliğine sahip olan bir aksesuar üzerine çalışma yapan realme, yeni teknolojisine MagDart adını verecek.
MagDart’ın MagSafe teknolojisine göre yüzde 440 daha hızlı olacağını belirten realme, kablosuz şarj konusunda oldukça iddialı. MagDart teknolojisinin ortalama 81W güce sahip olacağı tahmin ediliyor.
Orman yangınları son birkaç gündür gündemimizi oluşturuyor. Toplumun endişesi sürerken sosyal medyada iddialar çok hızlı yayılıp panik oluşturabiliyor. Bu iddialar arasında gerçekliği en çok merak edilen sorulardan biri drone’la çıkarılan yangın görüntülerinin gerçek olup olmadığıydı. Emniyet Genel Müdürlüğü (EGM), buna ilişkin açıklama yaptı.
Türkiye'nin farklı illerinde ekipler ve vatandaşlar orman yangınları ile mücadele ediyor. Birçok iddia ortaya atılırken iklimin önemi ne?
Drone ile çıkarılan orman yangını görüntüleri yalanlandı
Son günlerde sosyal medyada “alev püskürten drone” görüntüleri görmekteyiz. Son yıllarda savaşlar için bile tasarlanabilen droneların orman yangınlarında kullanılmış olması bir ihtimaldi. Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından gelen açıklamaya göre o görüntülerin Türkiye’deki yangınlarla bir ilgisi yok. Yapılan yazılı açıklamanın tam hali ise şu şekilde:
“Ülke genelinde yaşanan orman yangınlarının sebebi gibi gösterilmeye çalışılan söz konusu görüntüler, yabancı menşeili bir filmden alınmış ve gerçekmiş algısı yaratılmaya çalışılarak servis edilmiştir.”
Sosyal medyada orman yangınları ile ilgili pek çok yanlış bilgi paylaşılmış durumda. Yangın söndürme çalışmalarıyla ilgili bilgi almaya çalışırken yalan haberlere kurban olmamak için her görüntüye itibar etmemelisiniz. Orman yangınları gibi gündemde olmasıyla panik yaratan ve tartışmalı konularda provokasyon çalışmaları insanların duygulandıran beslenir.
Orman yangını ile mücadelede son durum ne?
28 Temmuz 2021 gününe ait küresel yangın haritası. (Kaynak; NASA)
Yetkililer yangın söndürme çalışmalarının devam ettiğini bildiriyor. Başta Antalya’nın Manavgat ilçesi olmak üzere yurdun pek çok yerindeki yangınlar, NASA’nın uydu görüntülerinden de takip edilebiliyor. Görüntüleri nasıl canlı takip edebileceğinizi aşağıdaki haberde anlattık.
Xiaomi’nin alt markası POCO’nun fiyat performans odaklı sunduğu model ailesi olan X3’e yeni bir üye eklendi. Amiral gemisi seviyesinde özellikleri ile dikkat çeken POCO X3 GT modeli Türkiye’de ilk olarak SDN ofisine konuk oldu.
POCO’nun yeni fiyat performans telefonu, FHD+ çözünürlükte 6.6 inçLCD, 120 Hz yenileme hızı ve Corning Gorilla Glass Victus ile korunan ekrana sahip. Snapdragon 870 işlemcisinden güç alan F3 GT’nin aksine, yeni X3 GT gücünü MediaTek’in Dimensity 11005G işlemcisinden alıyor. 8 çekirdekli olan işlemci, 6 nm fabrikasyon süreci, ARM Mali-G77 grafik birimi, entegre 5G modem ve Wi-Fi 6 desteği ile birlikte geliyor. POCO, uzun ömürlü performans sağlamak için telefonu LiquidCool Technology 2.0 soğutma teknolojisi ile bir araya getirmiş.
Telefonun arka tarafında alt alta üçlü kamera tasarımı tercih edilmiş. 64 Megapiksel f/1.8 ana kameraya ek olarak 8 Megapiksel f/2.2 ultra geniş açı ve 2 Megapiksel f/2.4 makro kamera yer alıyor. Cihazın ön tarafında ise 16 Megapiksel f/2.5 geniş açılı kamera bulunuyor.
5.000 mAh batarya kapasitesi ile birlikte 67W hızlı şarj desteğine sahip olan POCO X3 GT, yüzde 0’dan yüzde 100’e 42 dakikada ulaşabiliyor. POCO X3 GT, NFC ve Dolby Atmos stereo hoparlöre sahip. Telefon kutusundan Android 11 işletim sistemi ve MIUI 12.5 arayüzü ile çıkıyor.
POCO X3 GT teknik özellikleri
Ekran:
6,6 inç IPS LCD, 120 Hz yenileme hızı, HDR10 desteği
Çözünürlük: 1080 x 2400 piksel
Parlaklık: 450 nit
Cam koruması: Corning Gorilla Cam Victus
Boyutlar ve ağırlık: 163,3 x 75,9 x 8,9 mm / 193 gr
2021’in başından beri Bitcoin ve Ethereum madenciliği yapanların sayısı epey arttı. Bu işe yatırım yapanlar tek bir ekran kartıyla değil, bazen yüzlerce ekran kartıyla çalıştığı için piyasada pek çok kriz doğdu. Piyasada sıfır ekran kartı bulmak zorlaştığı için ikinci el almayı düşünenlerin aklına takılanlardan biri mining’in ekran kartı performansını düşürüp düşürmeyeceği oluyor. Bu konuyla ilgili pek çok tartışmaya tanık olduk, bu defa “Mining, ekran kartı performansını düşürür mü?” sorusuna yanıt Palit’ten geldi.
Ekran kartı bulmanın zor olduğu bu dönemde ikinci elini satın almak isteyenler için bir rehber hazırladık. İşte dikkat edilmesi gerekenler...
Palit: Mining, ekran kartı performansını düşürür
Ekran kartı piyasasının tecrübeli isimlerinden Palit, mining yapılan ekran kartlarının her yıl yüzde 10 performans kaybettiğini söyledi. Bu söylem, yılın 365 günü hiç durmadan mining yapan ekran kartları için geçerli. Bir kart mining işlemine sokulduğunda yüzde 100 yük altında çalışır ve karta tıpkı bir işçi gibi dinlenmesine fırsat tanınmazsa stabilite zamanla azalır.
RTX 30 serisi
Palit, ekran kartlarının bu yüzden mining yapıldıklarında her yıl yüzde 10 performans kaybedeceğini söylüyor. Ortalama bir mining kartının üç yıl kullanılabileceğini düşünürsek performans gittikçe düştüğü için kazanç da düşecektir. Ekran kartı üreticileri, mining’in performansa etkileri konusunda ikiye bölünmüş durumda. Bazıları, mining’in ekran kartını sanıldığı kadar olumsuz etkilemediğini savunurken bazılarıysa bunun aksini savunuyor.
Tartışmalara henüz kesin bir sonuç getirilemediği için ikinci el ekran kartı almayı düşünenlerin mining kartlarından uzak durması faydalı olabilir.
Özellikle Akdeniz iklimi gibi sıcaklığın yaz aylarında oldukça yüksek olduğu bölgelerde orman yangınları kaçınılmaz bir fenomen. Bu, aslında her yıl tekrarlanan bir durum. Ancak son yıllarda küresel ısınmanın ve iklim değişikliğinin hızlanmasıyla yangınlarda da artış olduğu kesin.
ABD’de, Avustralya’da hatta burnumuzun dibindeki Yunanistan’da yahut diğer Akdeniz ülkelerinde de yaz aylarında yangınların arttığını görüyoruz. Bununla birlikte, ülkemizdeki özellikle tatil bölgelerinde çıkan yangınlara ilişkin sıklıkla “sabotaj” iddiası gündeme geliyor. Ancak bunu düşünmeden önce insan kaynaklı yangın nedenlerinin oldukça fazla olduğunu belirtmekte fayda var: sigara izmaritleri, cam kırıkları, anız yakma, mangal vb… Ancak yangınların bilinmeyen nedenlerinin dışında önemli bir nedeni de iklim. Elbette bu, bilim insanlarının ifadesi.
Sizler için orman yangınlarının nedenlerini ve iklimle ilişkisini çeşitli kaynaklardan derleyerek yazdık.
Son günlerde gündemde olan orman yangını haberlerini takip ederken meraklılar için söndürmede kullanılan teknolojilerden bahsettik.
Orman yangınları ve iklim ilişkisi
Yangınlar denilince Türkiye’de akla gelen ilk akademisyenlerden biri Prof. Dr. Çağatay Tavşanoğlu. Hacettepe Üniversitesi Biyoloji bölümü Ekoloji anabilim dalında yangın ekolojisi üzerine çalışmalarını yürüten Tavşanoğlu, yangınların nedenlerine ilişkin görüşlerini Twitter’da açıklıyor.
Son günlerde ülkemizi kasıp kavuran orman yangınları hakkında Prof. Dr. Tavşanoğlu şu şekilde açıklama yaptı: “Öncelikle halk arasında yaygın şekilde kabul gören ancak herhangi bir kanıta dayanmayan ve gerçekçi olmayan, ‘otel için yakıldı‘ ya da ‘terör eylemi‘ gibi ifadeleri eleyelim. Münferit durumlar olabilir ancak bugünlerdeki peşisıra gelen yangınlar bunlarla açıklanamaz.
Yangınların sebeplerini anlayabilmek için Akdeniz ekosistemlerinin yangınla olan ilişkisini insan etkisinden bağımsız olarak irdelemek gerekir. Buradaki bitki toplulukları (Kızılçam ormanı, makilikler) yüksek derecede yanıcı özelliğe sahiptir. Akdeniz ormanları ve çalılıkları yüksek yanıcılığa sahip olmaları nedeniyle, modern insan daha ortaya çıkmamışken bile doğal yangınlara maruz kalmaktaydı. Halen orman yangınlarının bir kısmının doğal sebeplerden (özellikle yıldırım) ortaya çıktığını unutmamak gerekir.”
Orman Genel Müdürlüğü verilerine göre yangınların çıkış nedenleri.
Tweetinin devamında ise Tavşanoğlu, şöyle devam etti: “Milyonlarca yıl boyunca yangınla haşır neşir olan Akdeniz bitkileri, yangınla başa çıkmalarını sağlayan ve yangın sayesinde üreyip çoğalabilmelerine olanak tanıyan çeşitli özellikler evrimleştirmişlerdir. Akdeniz bitkileri yangından sonra popülasyonlarını yenileme kapasitesine sahiptir. Dolayısıyla, Akdeniz orman ve çalılıklarında yangından sonra ekosistem ortadan kalkmaz, aksine biyolojik çeşitlilikte artış olur.”
Yangınlar neden zor söndürülüyor?
Ardından Prof. Dr. Tavşanoğlu, yangınların yayılması ve söndürülememe nedenlerine değindi: “Bugün karşılaştığımız yangınların bazılarının (örneğin, Manavgat yangını), bu kadar yayılmasının ve söndürülememesinin sebeplerinden birisi yüksek sıcaklıklar, düşük nem koşulları ve hızlı esen kuru rüzgarlardır.
Terör kaynaklı orman yangınları. (Kaynak; OGM)
Daha çok yangının çıkmasının bir olası sebebi de son yıllarda orman içlerinde insan faaliyeti için verilen izinlerin geçmişe göre çok artması olabilir. Bu durum, doğal alanlar ile insan kullanımı alanlarının kesişme noktalarını artırarak yangın çıkma riskini büyütmekte.
Benzer şekilde, turizm faaliyetlerinin artması da insan kaynaklı yangınların sayısında ciddi bir artışa neden olmakta. Bu durum, yüksek sıcaklıklarla birleştiğinde, yangınların bazılarının çabucak söndürülememesine neden olmakta ve büyük yangınlar oluşmakta.”
Yangın haritaları nelere işaret ediyor?
ETH Zürih‘te doktora yapan İsmail Bekar, yangın ekolojisi üzerine çalışmalarını sürdürüyor. Twitter’da sıklıkla alanına ilişkin paylaşımlar yapmayı da ihmal etmiyor. Türkiye’deki orman yangınlarının üzerine Bekar, çeşitli açıklamalarda bulundu.
28 Temmuz 2021 gününe ait küresel yangın haritası. (Kaynak; NASA)
Sabotaj iddialarına yönelik Bekar, şu şekilde konuya açıklık getirdi: “Tesadüfen denilen yangınlar zaten insan kaynaklı olması muhtemel yangınlardır. Mangal, elektrik telleri, otoyollardan geçen arabalar, cam parçaları, sigara izmaritleri. Yangın çıkması için o kadar çok sebep var ki. Her şeyi komplo teorisine bağlamayın.”
Bir başka Twitter gönderisinde ise İsmail Bekar, “Dünyada son 24 saatte çıkan yangınların haritası. Noktanın kırmızı olması o bölgede bir yangın varlığını gösteriyor. İlk fotoğraf tüm dünyayı gösterirken ikinci fotoğrafta Akdeniz havzası ülkelerine odaklandım.” dedi.
İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesinden Prof. Dr. Doğanay Tolunay, orman yangınları hakkında görüşlerini belirtti. Twitter’daki bir paylaşımında, “Orman yangınlarının yüzde 89’u insan kaynaklıdır. Son 10 yılda nedeni bilinmeyen yangın sayılarında artış olmuştur. Bu durum yangın çıkış nedeninin delillerle ispatlanmasının oldukça zor olmasından kaynaklanmaktadır.” dedi.
Ardından kaza ve ihmal kaynaklı yangın nedenlerini Prof. Dr. Tolunay şöyle açıkladı: “Anız, sigara, piknik, enerji tesisleri, piknik ihmal-kaza nedenli yangınların başlıca nedenidir. Kasıtlı olarak çıkarılan yangınlarda kundaklama ön plana çıkmaktadır. Terör amaçlı çıkarılan yangınlar ise yıllık ortalama 9 (sayısı) kadardır.”
Sonuç olarak, Akdeniz bölgesindeki yangınlar için sabotaj ya da kesinlikle iklim diyemeyiz. Ancak veriler iklimin çok büyük bir etken olduğunu ortaya koyuyor. Yangınlardan iklimi soyutlayarak bir karara varmak oldukça yanlış olur. İlerleyen zamanlarda yangınların sebebine ilişkin belki de nihai bulgular çıkar.
Aşağıdaki video NASA’nın paylaştığı küresel yangın haritası. Bu haritaya dayanarak yangınların yıldan yıla nasıl bir değişiklik gösterdiğini görebilirsiniz.
Xiaomi’nin merakla beklenen Mi Mix 4 amiral gemisi hakkında sızıntılar dur durak bilmiyor. Önümüzdeki aylarda piyasaya sürülecek olan bu telefon, her geçen gün yeni bir ayrıntısıyla netlik kazanmaya devam ediyor.
Mi Mix 4’ün tasarımına dair render görüntüleri geçtiğimiz haftalarda sızdırıldı. Şimdi ise bu sızıntıların ardından cihazın RAM ve depolama seçenekleri de belli oldu. TENNA sitesi, Mi Mix 4’ün depolama yapılandırmasını gözler önüne serdi.
Son zamanlarda sıklıkla gündeme gelen Xiaomi'nin MIUI 13 kullanıcı arayüzü, şimdi ise farklı bir ayrıntısıyla ortaya çıktı.
Mi Mix 4’ün 12 GB RAM ve 256 GB dahili hafıza seçeneği olacak
Xiaomi’nin Mix serisine getireceği yeni amiral gemisi Mix 4, TENNA sitesinde ortaya çıkan bilgilere göre en az 8 GB RAM ve 256 GB dahili hafıza seçeneğine sahip olacak. Bunun yanı sıra cihazın daha üst bir versiyonu da yine beklendiği gibi bulunacak.
Standart sürümün yanı sıra Mi Mix 4’ün daha pahalı bir versiyonu da karşımıza çıkacak. Bu cihaz ise 12 GB RAM ve 256 GB dahili depolama seçeneğine sahip olacak. Ancak cihazın microSD kart desteğine sahip olmayacağı öne sürülüyor.
TENNA listesi, RAM ve depolama seçeneklerine ek olarak, Mix 4’ün 5G’yi destekleyeceğini de yine gösteriyor. Muhtemelen telefon daha önceki sızıntılarında da olduğu gibi 5G’li Snapdragon 888 Plus yonga seti ile donatılacak. Geçtiğimiz haftalarda piyasaya sürülen bu yonga seti, mevcut Snapdragon 888’e kıyasla biraz daha gelişmiş özellikler içeriyor.
Şu anda Mix 4 ile ilgili öne çıkan son bilgiler bu kadar. Ancak daha önce çeşitli kaynaklar tarafından sağlanan bilgilere göre Xiaomi’nin yeni nesil amiral gemisi, şirketin ilk ekran altı kameralı telefonu olarak piyasaya sürülecek. Ekranın yanı sıra cihaz hızlı şarj tarafında da yine iddialı olacak. 120W hızlı şarjı destekleyecek olan bu telefon, 4.500 mAh kapasiteli bir pil ile donatılacak. Ayrıca cihaz kutudan da direkt olarak Android 11 tabanlı MIUI 12.5 ile çıkacak.
Bundan on yıl önce 400W PSU’lar tüm sistem için yeterli görülüyorken günümüzde bilgisayar bileşenlerinin güç gereksinimi çok arttı. Üreticilerin enerji verimliliği ile ilgili çalışmaları sürse de NVIDIA’nın yeni RTX 40 serisi, oyun oynarken elektrik faturasını daha çok düşünmenize neden olabilir.
ABD'de 1 Temmuz tarihinden itibaren üst düzey oyun bilgisayarlarının satışı resmen yasaklandı. İşte oldukça tepki çeken bu kararın nedeni...
RTX 40 serisi güç tüketiminde 400W’ı geçebilir
Son sızıntılara göre RTX 40 serisinin güç tüketimleri 400-500W aralığında olacak. RTX 3090’ın TDP değerinin 350W olduğunu düşünürsek yeni nesil için 50W’a daha ihtiyaç duyulması yanlış gelmiyor. Hala bazı sistemler 400W sağlayan güç kaynakları ile çalışırken bir ekran kartının bu tüketime ulaşması büyük bir adım.
Yine de güç tüketimlerinin bu seviyeye ulaşmasını bir dezavantaj olarak sayamayız. Zira RTX 40 serisi üst düzey bir performans sunacak ve sunacağı performansa göre bir güç gereksinimine sahip olacak. Bu yüzden yeni nesilde 400W güç gereksinimine ulaşması beklenen bir durumdu.
RTX 40 serisinin 2022 sonlarında ya da 2023 başlarında piyasaya sürülmesi bekleniyor. Bununla birlikte RTX 3090’dan 8000 daha fazla olarak 18.432 CUDA çekirdeğine sahip olacağı söyleniyor.
Üst düzey oyuncu sistemleri bir “sorun” haline geliyor
ABD’nin bazı eyaletlerinde üst düzey oyuncu sistemlerinin yüksek güç tüketimleri nedeniyle yasaklanması, üst düzey sistemlerin sorun haline geldiğinin en önemli göstergesi oldu. Özellikle ekran kartlarının gitgide artan güç ihtiyacı, artık bir sistem toplarken TDP değerini daha fazla düşünmemize neden olabilir.
Ekran kartı üreticileri NVIDIA ve AMD’den yüksek performans sunan ekran kartları için bile daha fazla verimlilik bekliyoruz. Eğer bunun aksi olursa yasal sınırlamalar ABD dışındaki ülkelerde de devreye girebilir.
Elon Musk, Apple‘ın başına geçmek için uğraştığına dair ortaya atılan iddialara yanıt verdi. Tim Cook‘un yerine geçeceği iddia edilen iş adamının böyle bir amacının olmadığı öğrenildi. Tesla hakkında yazılan bir kitapta geçen bilgiler Elon Musk‘a göre saçmalıktan ibaret.
Power Play isimli eser, 2016 yılında Tim Cook ile Musk‘ın, Tesla‘nın satın alımı üzerinden geçen bir diyalogdan bahsediyor. Ancak iş adamı, bu tarz bir görüşmenin hiçbir zaman gerçekleşmediğini sosyal medyadan takipçilerine duyurdu.
Elon Musk, Neuralink projesi için büyük bir yatırım aldı. Google Ventures gibi devlerin de yer aldığı yatırım, projeye olan güveni artırdı.
Elon Musk: “Tim Cook ile görüşmedim”
Apple‘ın CEO‘su olmak istediği iddialarını reddeden Elon Musk, böyle bir amacının da olmadığını belirtti. Ayrıca ünlü iş adamı sözlerine şu şekilde devam etti:
Tim Cook ve ben şimdiye kadar hiç bir araya gelmedik ve iletişime geçmedik. Kendisi ile sadece, Apple‘ın Tesla‘yı satın alması konusunda görüşmek istedim. Ancak bana herhangi bir teklifte bulunulmadı. Tesla o dönem, mevcut değerinin yüzde 6‘sına anca ulaşmıştı.
Tim Higgins‘in kaleme aldığı Power Play kitabında ise, Musk‘ın, Tesla‘nın Apple tarafından satın alınmasını istediği ardından da Apple‘ın CEO‘su olmayı teklif ettiği iddia ediliyor. Hatta Tim Cook‘un, bu teklifin ardından hakaret ederek telefonu iş adamının suratına kapattığı belirtiliyor. Eserdeki bilgilerin yanlış olduğunu aktaran Elon Musk, Higgins‘in kitabına hem yanlış hem de sıkıcı detaylarla doldurduğu için eleştiriyor.
Öte yandan Elon Musk, Power Play için herhangi bir katkıda da bulunmamış.Zira Tim Higgins kitabın sonunda bizzat Musk‘a, cevap vermesi için sayısız fırsatın sunulduğunu belirtmiş.
Elon Musk’a göre Epic, Apple ile olan davasında haklı
Sosyal medyayı çok iyi kullanan ve iddiaları da oradan yanıtlayan Musk, Epic Games ile Apple arasındaki dava hakkında da görüşlerini belirtti. Ünlü milyarder davada Epic Games‘in haklı olduğunu savundu ve ekledi:
Apple mağaza ücretleri, hali hazırda internet dünyasının fiili vergileridir. Epic Games bu konuda haklı.
Detaylı açıklama yapmayan iş adamı, genel hatlar itibariyle, Apple‘ın başına geçmek ile ilgilenmediği imajını vermek istiyor. Power Play kitabına soğuk su dökerek ortamı yumuşatan Musk, ilerleyen dönemlerde nasıl açıklamalar yapacak merakla takip ediyor olacağız.
Sizler bu konuda ne düşünüyorsunuz? Elon Musk, Apple‘ın CEO‘su olmak istediği iddialarını yalanlarken sizce dürüst davrandı mı? Görüşlerinizi bizlere aktarmayı unutmayın.
Kevin Feige, Scarlett Johansson‘un Disney ve Marvel’a açtığı dava sonrası verdiği tepki öğrenildi. Sinema evreninin en yetkili ismi, olayların bu raddeye gelmesinden dolayı oldukça kızgın. Usta yapımcı, bir an önce olayların büyümeden sonuçlanmasını istiyor.
Black Widow filmi ile elde ettiği gelirin zarara uğratıldığını açıklayan Johansson, sinema dünyasında şok etkisi yaratmıştı. Tarafların tepkileri merak edilirken, iddialara göre Marvel sinema evreninin patronu Kevin Feige, Disney‘den sorunu çözmelerini talep etmiş.
Scarlett Johansson ile Disney, Black Widow yüzünden davalık oldu. Ünlü oyuncu filmden elde ettiği gelirin zarara uğratıldığını iddia ediyor.
Kevin Feige, Disney’e kızgın
İçeriden gelen bilgilere göre usta prodüktörün, Scarlett Johansson ile aynı fikirde olduğu öğrenildi. Hollywood muhabiri Matt Belloni, konuyla ilgili şunları aktardı.
Kevin Feige, sinirli. O bir şirket adamı ve kurumsallığa oldukça önem verir. Firma içi hesaplaşmalara ve bu tarz dinamitlere de hiç açık bir insan değil. Bana kızgın ve utanç içinde olduğunu söyledi. Oyuncusunu asla üzmek istemedi ve Disney‘in planına karşı lobi yaptı. Ancak stüdyo onu dinlemedi ve gelinen noktada deliye döndü. Feige, kesinlikle Disney‘in bu sorunu çözmesini istiyor.
Disney ile arası açılmışa benzeyen Kevin Feige, gişede kazanılan gelirin öneminin farkında. 10 yılı aşkın süredir evrene patronluk eden yapımcı, Matt Belloni‘ye göre Disney‘in en değerli çalışanı. Ancak gelinen noktada, Marvel cephesi dava için tam olarak da Scarlett Johansson‘a karşı durmayacak gibi gözüküyor. Öte yandan Disney, Kevin Feige ile alakalı ortaya atılan iddialara cevap vermedi.
Scarlett Johansson geri adım atmayacak gibi duruyor
Açıklamalarını sürdüren Matt Belloni, yıldız oyuncunun stüdyoyu dava etmesinin sürpriz olmadığını aktardı. Zira yine içerden gelen bilgilere göre Scarlett Johansson cephesi, film vizyona girmeden önce Disney ve Marvel‘ı uyarmış. Bu uyarıya rağmen hareket eden stüdyoların, yapacakları yeni hamleler şimdiden merak konusu oldu.
Ayrıca Kevin Feige’nin iddia edilen tepkisi de, Marvel ve Disney arasındaki ipleri gerebilir. Zira Feige, oyuncusunun tarafında olduğuna dair yeni sinyaller yerdi. Bu durumun ardından Disney‘in yeni hamleleri de dikkatleri üzerine toplayacağa benziyor.
Sizler bu tartışmanın neresindesiniz? Kevin Feige, tepki göstermekte haklı mı? Görüşlerinizi bizlere aktarmayı unutmayın.
Google hem arama motoruyla, hem de diğer kullanışlı servisleriyle internetin babalarından bir tanesi olarak görülüyor. İnternetin bir sahibi olmasa da özellikle Amerikalı şirketler yaptıkları katkılarla internetin seyrini değiştirdi. Teknoloji devi Google, Türkiye’yi de kısmen kapsayacak şekilde yeni altyapı yatırımlarına başladı.
Apple sesli asistanı Siri, Olimpiyat oyunlarında krize neden oldu. Sosyal medyada büyük tepki alan sesli asistana Çin'den büyük tepki geldi.
Google altyapı yatırımlarını iki yeni kabloyla genişletiyor
İnterneti ayakta tutan şey büyük oranda denizaltındaki kablolardır. Bu kablolar dış etkenlerden çok iyi şekilde korunur ve çok hızlı veri aktarımı sunar. Google’ın inşa edeceği yalnızca iki kablo o kadar gelişmiş yapıda ki, kıtalar arasındaki iletişim hızlanacak. Ortadoğu ile Asya ve Doğu Avrupa arasındaki veri iletişiminde bant genişliği, Google’ın Blue ve Raman adını verdiği iki kablosuyla artacak. Kablolardan birine, nobel ödülü alan fizikçi Raman’ın adının verilmiş olması da hoş bir jest.
Bir denizaltı internet kablosu
Google’ın halihazırda Antarktika’ya kadar uzanan dev bir denizaltı kablo ağı var. Bu kadar gelişmiş kablo sayısının fazla olması bant genişliğini büyük oranda artırıyor. Araştırmacılar bulunduğumuz coğrafyadaki bant genişliliğini yetersiz görmüş olacak ki eklenen Blue ve Raman kabloları gelecekteki veri akışını sağlayacak.
Google yetkilileri yeni altyapı yatırımlarının tam olarak hangi amaca hizmet edeceğini söylemedi. Yine de “nesnelerin interneti” çağına geçtiğimiz yıllarda teknolojinin her geçen yıl geliştiğini görüyoruz. Bu da online kalmak için ekstra bant genişliği ihtiyacını doğuruyor. Diğer şirketlerin ne gibi altyapı yatırımlarında bulunacağını ilerleyen zamanda göreceğiz.