Son dönemlerde AMD ile oldukça sıkı bir rekabetin içinde olan Intel, yarışta öne geçebilmek için ürün ailesini genişletmeye devam ediyor. Bu durum sadece işlemcileri değil, CPU‘ların gücünü gösterecek bilgisayarları da kapsıyor. Söz konusu bilgisayarlardan biri de boyutu ve performansıyla dikkat çeken Intel NUC 11 oldu. Kod adı “Beast Canyon” olan Intel NUC 11, özellikle yüksek performans arayan ve kompakt bir ürün isteyen kullanıcılara hitap ediyor.
Nanometre tabanlı işlemci mimarisini tarihin tozlu sayfalarına karıştıran Intel, ilerleyen yıllarda hayata geçireceği teknolojileri duyurdu.
Intel NUC 11 özellikleri
Oldukça küçük boyutlarla gelen Intel NUC 11, buna rağmen sekiz çekirdekli, 16 iş parçacıklı ve 5,0 GHz‘e kadar frekansa sahip 11. Nesil Intel i9 işlemci kullanıyor. Yüksek performansıyla dikkat çeken bu CPU, özellikle soğutma ihtiyacıyla dikkat çekiyor. Ancak şirket, kasanın boyutuna rağmen soğutma problemini çözerek aşırı ısınma ve performans kaybının önüne geçmeyi başarıyor. Yine de isteyen kullanıcılar için i7 işlemci seçeneği mevcut.
Dört adet M.2 yuvası bulunan Intel NUC 11, bu sayede tam boyutlu bir ekran kartı ve 64 GB’a kadar çift kanallı bellek kullanmanıza izin veriyor. Ayrıca artırılabilir depolama alanı da bu üründe yer alıyor. Şirket bu ürünü tasarlarken PC kullanıcılarının en büyük ihtiyaçlarından biri olan bağlantı noktalarını da unutmamış. Bilgisayarın üzerinde İki Thunderbolt 4 bağlantı noktası ve 2.5 GB hıza ulaşabilen Ethernet portu bulunuyor.
İşlemcilerden bahsederken belirttiğimiz soğutma sorununun önüne geçmek isteyen şirket, ortamı serin ve sessiz tutmak için üç adet büyük 92 mm fan kullanıyor. Böylelikle saatler süren oyun maratonlarına rağmen performans kaybı yaşanmıyor. Oyunculara hitap ettiğini unutmayan şirket logo, fan ve kasa kısmında RGB aydınlatmaya yer vermiş.
Yeni Intel NUC 11 Extreme Kitlerinin 2021’in üçüncü çeyreğinden itibaren kullanıma sunulması ve o zamana kadar daha fazla detayın ortaya çıkması bekleniyor. Fiyatlandırma ise Intel Core i7 ve Intel Core i9 kitleri için sırasıyla 1150 ila 1350 dolar arasında başlıyor.
İngiltere’de bir baba, dört aylık bebeğini öldürmekle suçlanıyor. Baba, Call of Duty oynamakla meşgul olduğu için olaydan haberdar olamadığını ve bebeğin durumunu fark etmediğini söyledi.
28 yaşındaki Jordan Lee, 4 aylık kızı Willow’a bakması gerektiği halde oyun oynamaya daldığı gerekçesiyle bebeğinin koltuktan yuvarlandığını anlamadığını söyledi. Ancak Jordan’ın komşuları, evde bağrışmalar duyduklarını ve bebeğe travmatik derecede beyin hasarı verildiğini iddia ediyor.
Activison, Sledgehammer Games tarafından geliştirilen yeni bir Call of Duty oyununu onayladı. Yapımın logo ve ismi sızdırıldı.
Kardeşi Call of Duty bağımlısı için: “Babalığa uygun değil” dedi
Jordan, bebeğin Blackpool’daki evde kanepeden halı kaplı zemine yuvarlandığını ve kafasını bir cam şişeye ya da uzaktan kumandaya çarptığını iddia etti. Ancak savcılık, Jordan’ın iddialarının gerçeği yansıtmadığını ifade etti. Preston Kraliyet Mahkemesi, saldırının olduğu iddia edilen günde, Jordan’ın kardeşi Daniel’in Willow’un annesine “Baba olmaya uygun değil” şeklinde bir mesaj gönderdiği belirtildi.
Daniel ayrıca, gün boyunca ağlayan küçük Willow’a karşı davranışlarından endişe duymaya başladığını söyledi. Bununla birlikte Daniel, gün boyunca bebek için yardım etmeye çalıştığını ancak Jordan’ın kızgın olduğunu iddia etti.
Daniel, Jordan’ın bebeği ayak bileğinden tuttuğunu belirtti. Savunma avukatı Nick Johnson da davalıya “Hiç Willow’a sert bir şey söyledin mi?” diye sordu. Lee ise “Muhtemelen kapa çeneni Willow dedim” ifadelerini kullandı. Lee ayrıca jüri üyelerine Xbox’ını akşamın erken saatlerinde oynamaya başladığını söyledi.
Opera ve Mozilla Firefox tarayıcıları özelleştirme ve gizlilik konusunda kullanıcılara birçok seçenek vaat ediyor. Bu özellikler her iki tarayıcıyı farklı alanlarda birbirinin önüne taşıyor. İçeriğimizde Opera ve Mozilla Firefox’un sunmuş olduğu özellikleri detaylı bir şekilde inceleyerek 5 maddede karşılaştırdık.
Mozilla, Firefox 89 güncellemesini Windows, macOS ve Linux platformları için kullanıma sundu. Yeni güncelleme şu anda indirilebilir durumda.
Opera mı daha iyi? Mozilla Firefox mu?
Reklam engelleyici
Opera‘nın kendi bünyesinde bir reklam engelleyici eklentisi yer alıyor. Oldukça da iyi bir performans gösteriyor. Eklenti tüm reklam seçeneklerini engellemekle kalmıyor aynı zamanda size kendi kurallarınızı oluşturma seçeneği sunuyor. Örneğin tercih ettiğiniz siteleri beyaz listeye ekleyerek reklam göstermelerine izin verebilirsiniz.
Mozilla tarafında ise reklam engelleyici gibi bir eklenti bulunmuyor. Bu durumda tercih edebileceğiniz bir yaklaşım var. Tarayıcınıza üçüncü taraf bir reklam engelleme uzantısı kurabilirsiniz. Böylece üzerinde çalıştığınız iş reklamlar tarafından engellenmemiş olur.
İki tarayıcıyı da reklam engelleme konusunda karşılaştırdığımızda Opera‘nın önde olduğunu görüyoruz. Çünkü dışarıdan üçüncü taraf bir eklenti kurmak yerine tarayıcının kendisinin sunması daha güvenilir bir yaklaşım.
VPN desteği
VPN kaynaktan hedefe veri aktarımı konusunda güvenli ve şifreli bir geçiş sağlıyor. Yanı sıra coğrafi koşullarla engellenen içeriklere de erişmenize olanak tanır. Bu konuda Opera reklam engelleyicide olduğu gibi yine benzer bir yol izledi ve tarayıcısına VPN aracını ekledi. VPN’e tek bir tıklama ile erişebilir ve istediğiniz konumdan bağlantı sağlayabilirsiniz. Kullanılan toplam veri, tarih ve saat gibi birtakım ek bilgileri de görüntüleyebilirsiniz. Bu VPN gizli modda bile kullanılabiliyor. Böylece internet aleminde daha gizli dolaşabiliyorsunuz.
Firefox cephesine baktığımızda tarayıcının yerleşik bir VPN hizmeti barındırmadığını görüyoruz. Yine de iyi bir VPN arayışı içerisine girerseniz üçüncü taraf eklentiler sayesinde kurabilirsiniz. Sonuç olarak baktığımızda bu konuda da Opera‘nın Mozilla Firefox karşısında üstünlük kurduğuna şahit oluyoruz.
Çapraz cihaz desteği
Cihazlar arası desteğe sahip olmak artık lüksten ziyade bir gereksinim haline dönüştü. Tüm verileri senkronize etmek ve içeriğe tüm cihazlardan erişim sağlayabilmek iş akışı verilerini kolaylaştırıyor.
Opera hesabıyla giriş yapıldığında yer imleri, geçmiş şifreler ve kayıtlı verilerinizin bağlı olduğu tüm cihazlarda kolayca erişilebiliyor. Bunun üzerine Opera’nın sunduğu My Flow özelliği de ek bir kolaylık sağlıyor. Seçenek sayesinde hesabınıza giriş yapmadan resim, video, bağlantı ve notlar gibi farklı dosya türlerini kolayca paylaşabiliyorsunuz.
Mozilla Firefox tarayıcı verilerini farklı cihazlar arasında senkronize etmenize olanak tanıyor. Hesabınızla oturum açtıktan sonra cihazlarda yer imleri, ayarlar, veriler ve açık sekmeler gibi yerlere erişebiliyorsunuz. Her iki tarayıcı da her ne kadar çapraz cihaz desteğiyle gelse de Opera, My Flow özelliğiyle Mozilla Firefox’un önüne geçiyor.
Özelleştirmeler
Çoğu kullanıcı tarayıcının stok olarak sunduğu temaları değiştirmeyi tercih ediyor. Bu konuda kullanıcı arayüzünde ince ayar yapmaktan bireysel tarayıcı bileşenlerinde değişiklik yapmaya kadar denenecek çok şey bulunuyor.
Opera en özelleştirilebilir tarayıcılardan birisi olarak biliniyor. Bu iddiayı haklı çıkarmak için de açıkçası elinde birçok sebep var. Temaları değiştirmekten farklı duvar kağıtları arasında geçiş yapmaya hatta sosyal medyanıza ve anlık mesajlaşma uygulamalarınıza erişmeye kadar birçok seçeneği bir tık ötede tutuyor.
Mozilla Firefox yukarıdaki özelliklerin dışında doğrudan Pockets üzerinden gelen haber akışları ve makaleleri de görüntülüyor. Ayrıca kullanıcılara başlık çubuğu, menü çubuğu ve yer imleri araç çubuğu üzerinde ince ayar yapma seçeneği sunuyor. Bunun dışında mağazadan ek temalar da indirebilirsiniz.
Bu alanda kesin olarak bir kazanan belirlemek zor. Opera kullanıcıya tüm arayüzü özelleştirme seçeneklerini sunarken Mozilla Firefox büyük ölçüde bireysel tarayıcı bileşenlerini değiştirmeye odaklanıyor.
Hız ve performans
Bu faktör pek düz sayılarla açıklanabilecek bir terim değil. Ancak hız bir kullanıcının tarayıcı hakkındaki genel kararını verdiği en önemli etmenlerden birisi.
Bu faktörü en sona koymak daha mantıklı duruyordu ve biz de en sonda değerlendirmeye karar verdik. Çünkü bu noktada Opera‘nın sunduğu çok sayıda özelliği belirtmek gerekiyor. İşlevlerin çoğu doğrudan tarayıcı tarafından oluşturulduğundan bu günlük kullanımda Opera’yı biraz daha yavaşlatıyor.
Mozilla Firefox yüksek ve kapsamlı kaynak kullanımlarına etkili bir şekilde dayanmayı başardı. Tarayıcının reklam engelleyici ve VPN‘den yoksun olması en azından bu konuda Mozilla için bir nimet diyebiliriz. Bu nedenle Opera’nın birçok yerleşik seçeneğe sahip ve hantal Chromium‘a dayanması onu tarayıcının kaynak tüketimini iyi yöneten Firefox karşısında daha yavaş duruma düşmesine yol açıyor.
Opera vs Mozilla Firefox: Sonuç
Burada tarayıcı endüstrisindeki tanınmış iki tarayıcı arasındaki karşılaştırmamızın sonuna geldik. Opera özelleştirmeler ve sunduğu özelliklerle rakibini geride bırakırken Mozilla Firefox gizlilik ve hız alanlarında öne çıktı. Firefox size ne kadar sıkı gizliliği tercih ettiğinizi belirleme seçeneği sunarken Opera, My Flow ve Crypto-Currency özelliklerini sunuyor.
Sizin Mozilla Firefox ve Opera hakkındaki görüşleriniz nelerdir? Sizler hangi tarayıcıyı tercih ediyorsunuz? Yorumlarda belirtmeyi unutmayın.
CounterpointTechnology Market Research tarafından yapılan araştırma, bu yılın ikinci çeyreğindeki küresel akıllı telefon pazarının z raporunu gözler önüne serdi. Parça bazında sevkiyatlar, 2020’nin aynı dönemine göre %19 artarken, Samsung zirvedeki yerini kordu.
Yayınlanan rapora göre, üç aylık süre içinde dünya genelinde yaklaşık 329 milyon akıllı telefon satıldı. Güney Koreli teknoloji devi Samsung, 57,9 milyon satış adediyle birinciliğini korudu. Yaklaşık yüzde 18’lik paya sahip olan şirketin geçtiğimiz sene yüzde 22’lik payında düşüş yaşandı.
Güney Kore merkezli teknoloji şirketi Samsung, QLED Odyssey Neo G9 oyun monitörünü tanıttı. İşte cihazın dikkat çeken özellikleri...
Samsung, Xiaomi’nin bakısını hissediyor
Listede ikinci sırayı ise, 2020’nin ikinci çeyreğine kıyasla satışlarını neredeyse ikiye katlayan Çinli Xiaomi aldı. Şirket üç aylık dilimde 53 milyon akıllı telefon sattı. Sevkiyatlarını yıllık bazda yüzde 30 artıran (48,9 milyon) Apple ise listede üçüncü sırayı aldı.
Listenin geri kalanında ise, Çinli Oppo ve Vivo, OnePlus, Realme ve Lenovo yüksek büyüme oranlarıyla dikkatleri üzerine topladı. Bu firmaların sevkiyatlarında yüzde 170 ile 110 arası artış yaşandı.
Gelir dinamikleri hakkında açıklamalar yapan analist Aman Chaudhary, şu ifadeleri kullandı:
“Küresel akıllı telefon toptan sevkiyat gelirleri 96 milyar doları gölgede bırakarak yüzde 25 artı. Bu da endüstrinin tedarik kısıtlamalarıyla karşı karşıya kaldığı bir zamanda geliyor. Apple, iPhone12 serisine ve ardından Samsung, OPPO, Xiaomi ve Vivo‘ya yönelik devam eden talep sayesinde ikinci çeyrekte rekor gelir payı elde etti. Ancak Xiaomi, gelir açısından da güçlü bir çeyrek geçirdi. İlk beş içerisinde şimdiye kadarki en yüksek payını elde etti. Redmi Note ve Mi 11 serisinin güçlü performansının bunda önemli payı oldu.”
Dünyanın en büyük sosyal medya şirketi olan Facebook, çeşitli ürünlerle etki alanını genişletmeye devam ediyor. Uzun süredir sanal gerçeklik teknolojisinde ciddi yatırımları olan şirket OculusVR setleri ile kullanıcıların karşısına çıkıyordu. Ancak gelen bilgilere göre şirketin bunun ötesinde planları var.
Şirketin gelecek planları hakkında açıklamalar yapan CEO Mark Zuckerberg, sıradaki projelerinin Ray-Ban ortaklığında geliştirilen akıllı gözlük olduğunu açıkladı.
Google ve Facebook gibi küresel teknoloji şirketleri çalışanlarına aşı zorunluluğu getirmeye başladı. İşte, şirketlerin aşı politikaları...
Mark Zuckerberg, Facebook – Ray-Ban gözlüğü için heyecanlı olduğunu söyledi
Uzun süredir akıllı güneş gözlüğü üzerinde çalıştığı bilinen Facebook, Ray-Ban‘ın sahibi EssilorLuxottica ile anlaştı. Orion isimli bir projede çalışan iki şirket, artırılmış gerçeklik teknolojisine odaklanan bir ürün geliştiriyor. Bu ürünü kullanarak aramaları cevaplayabilecek, bilgileri görebilecek ve hatta canlı yayınlar yayınlayabileceksiniz. Son olarak 2021 yılında piyasaya çıkacağı sızdırılan gözlük, uzun süredir sessizliğini koruyordu. Bu sessizliği bozan isim ise CEO Mark Zuckerberg oldu.
Facebook kurucu ortağı, “Gözlüklerin ikonik bir tasarımı var ve oldukça güzel şeyler yapmanıza izin veriyorlar. Artırılmış gerçeklik teknolojisine inanıyorum bu nedenle gelecekte AR gözlükleri üzerinde çalışmaya devam edeceğim için heyecanlıyım.” ifadelerini kullandı. Ne yazık ki Zuckerberg gözlüğün çıkış tarihi hakkında bir bilgi vermedi.
Henüz bu ürünün özellikleri ya da neler sunacağına dair bir bilgi yok. Ancak Facebook, Ray-Ban ortaklığından beklentiler yüksek. ürünün hem şık hem de teknolojik açıdan oldukça kullanışlı olması bekleniyor. Peki siz bu konu hakkında neler düşünüyorsunuz? Sizce AR gözlüğü başarılı olacak mı yoksa Google Glasses gibi unutulacak mı? Görüşlerinizi yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.
Volkswagen Passat, Türkiye’de yıllardır beğenilerek kullanılan otomobil modelleri arasında ilk sıralarda yer alıyor. Konforlu bir sürüşün yanı sıra genişliği ile aile arabası olarak da kullanılan Passat Sedan, fiyat performans açısından öne çıkan özellikleriyle de dikkati çekiyor. Passat fiyat listesi 2021, bu yüzden en çok merak edilen otomobil konuları arasında yer alıyor. Paketlere göre Passat fiyat listesi ve otomobilin özelliklerini sizler için derledik.
Motosikletleri kadar otomobilleri ile de tanınan Honda, Civic serisini yeniledi. İşte yenilenen serinin üç alt modeliyle Honda Civic 2021 fiyat listesi.
VW Passat özellikleri
Daha geniş bagaj
Passat’ın içinde yer alan düz çizgiler Volkswagen’in mütevazı tasarım temasını takip ettiğini gösteriyor. Kendi segmentinin en ferah ve konforluları arasında yer alıyor. Açık bir kabin ve ince kapı direkleri ile dışarıya doğru görüşü mükemmel bir şekilde sağlıyor. Yeni modelde daha önceki serilere göre bagaj kısmının biraz daha genişlediğini ancak iç kısmın daraldığını belirtelim.
Passat, son iki yıldır ABD Ulusal Karayolu Trafik Güvenliği İdaresi (NHTSA) tarafından çarpışma testine tabi tutuluyor. Karayolu Güvenliği Sigorta Enstitüsü‘nden de (IIHS ) çoğunlukla iyi sonuçlar aldı. Temel model birkaç standart sürücü destek teknolojisine sahipken, yalnızca en üst modeli en gelişmiş donanıma sahip. Temel güvenlik özellikleri ise şunları içeriyor:
– Standart önden çarpışma uyarısı ve otomatik acil frenleme
– Standart kör nokta izleme ve çapraz trafik uyarısı
– Hız sabitleyici
Passat 2021: Pakete göre donanım özellikleri
Yeni sezon Passat paketleri 1 benzinli ve 3 adet dizel olmak üzere toplamda 4 farklı motor seçeneği ile karşımıza çıkıyor. Motorlar sahip oldukları gücü tekerleklere DSG şanzıman aracılığıyla iletiyor. Üç farklı donanımı bulunan paketleri Impression, Business ve Elegance olarak ayrılmış durumda.
Passat Impression paketinde ilk olarak 8 ayrı renkli dokunmatik radyo sistemi ile anahtarsız çalışma sistemi dikkatleri çekiyor. 16″ Aragon alüminyum alaşım içeren jantlar ve Park mesafe sensörleri sayesinde daha güvenli bir sürüş sizleri bekliyor. Ayrıca gündüz kullanım için LED farları da öne çıkan diğer detaydan birisidir.
Passast Bussiness paketinde ise ön koltukta bulunan bel destek ayarı sürücüsüne konforlu bir sürüş keyfi yaşatıyor. Hız sabitleyici ve 17″ London alüminyum alaşım jantları sayesinde güvenli bir yolculuk sizleri bekliyor. Ön sis farları ile entegre statik viraj aydınlatması sayesinde önünüzdeki nesneleri ve araçları kolayca ayrıt edebiliyorsunuz. Ek olarak içerisinde bulunan 3 tam otomatik klima sistemi sayesinde yaz ve kış aylarında sürücülere daha rahat bir ortam sağlıyor.
Elegance paketi en üst paketten birisidir. 18″ Dartford alüminyum alaşım jantlar ve LED Matrix ön farları sayesinde güvenlik düzeyi bir üst seviyeye taşınmış durumda. Isıtmalı ön koltuklar ve kolay açılır / kapanır bagaj kapağı ile kullanıcılara rahatlığı üst seviyelerde yaşatıyor. Discover Pro navigasyon sistemi ise son gelişmiş teknoloji ile yolunuzu kolayca bulmaya katkı sağlıyor.
Passat fiyat listesi 2021: Hangi paket kaç TL?
En donanımlı Passat modeli, dolar kurundaki artışı da dikkate aldığımızda Türkiye koşullarında orta gelir grubunu zorlayacak bir fiyata sahip. Donanım olarak en zayıf paket 437.400 TL‘den başlıyor. En yüksek paket ise 907.000 TL.
Son zamanların en çok konuşulan casus yazılım uygulaması Pegasus yazılımının geliştiricisi NSO, İsrail polisinin soruşturması altında. Şirketin ofislerine, soruşturmanın parçası olarak baskın düzenlendi.
İsrailli hükümet yetkilileri, gazetecilere, politikacılara, aktivistlere ve diğer önde gelen kamu görevlilerine karşı kullanıldığı bildirilen Pegasus casus yazılımına yönelik bir soruşturmanın parçası olarak geliştirici firma NSO’nun ofislerini ziyaret etti.
Son dönemin en çok konuşulan konularından biri olan casus yazılım Pegasus nasıl tespit edilir? Nasıl korunuruz? Yazımızda anlattık.
Pegasus ticari olarak inceleniyor
MIT Technology Rewiew tarafından bildirildiği üzere İsrail Savunma Bakanlığı yaptığı açıklamada, hükümetlerin ve diğer şirketlerin Pegasus’u muhalifleri ve gazetecileri hedef almak için kullandığı iddiaları üzerine yetkililerin NSO’nun ticari adımlarını incelediklerini söyledi.
NSO soruşturmasını yürüten kuruluşların isimleri paylaşılmazken, yerel medya unsurları Adalet Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve Mossad gibi yetkili kurumların olayı araştırdığını iddia etti.
NSO Group CEO’su Shalev Hulio da, yaptığı açıklamada İsrail hükümetinin operasyonunu doğruladı. Hulio, şu ifadeleri kullandı:
“Gerçeği bildiğimizden ve söz konusu listenin hiçbir zaman var olmadığını bildiğimizden, kontrol etmelerinin çok iyi olduğuna inanıyorum. Her şeyi kontrol etmelerini ve iddiaların yanlış olduğundan emin olmalarını istiyoruz.”
NSO iddiaları reddetmiş olsa da, Hulio geçtiğimiz hafta verdiği bir röportajda, şirketin araçlarının hükümet müşterileri tarafından kötüye kullanılmasından sorumlu tutulmaması gerektiğini söylemişti. CEO ayrıca, NSO’nun Pegasus gibi ürünlerin kötüye kullanımını tespit edip kapatabildiğini de belirtti.
Temmuz ayında yayınlanan rapora göre ise, Pegasus iPhone’lara erişmek için Apple’ın birinci taraf yazılımındaki güvenlik açıklarından yaralanıyor. Özellikle zero click saldırısını temel alan açık önce MEsajlar, daha sonra da Apple Music’teki bir kusurdan faydalandı.
Sony’nin PS5 sistem yazılımı beta programı bugün dağıtıma başlıyor. Kullanıcıların uzun zamandır beklediği M.2 SSD yuvasına erişim izni nihayet güncelleme ile açılacak.
İlk PS5 beta sürümü, şu an için ABD, Kanada, Japonya, İngiltere, Almanya ve Fransa’daki belirli kullanıcılar için mevcut olacak. Beta yazılımı, baz arayüz geliştirmeleri ve özelleştirmeler içeriyor, ancak en büyük özellik M.2 SSD genişletme desteği olarak göze çarpıyor.
Sony, Kasım ayında piyasaya sürdüğü yeni nesil oyun konsolu PS5 ile yeni bir rekor kırdı. PS5, tarihin en hızlı satan konsolu oldu.
PS5 için M.2 SSD genişletme yuvasına izin veriliyor
Sony, depolama alanı genişletmesine izin veriyor ancak bu durum kullanıcılara biraz pahalıya patlayacak. Çünkü depolama alanını genişletmeniz için PCIe Gen4 destekli ve 5.500 MB/sn veya daha yüksek okuma hızlarına sahip bir M.2 SSD’ye ihtiyacınız olacak. Bu gereksinimleri karşılayacak diskler arasında Samsung 980 Pro, Western Digital SN850s ve birçok diğer modern M.2 SSD’leri sayabiliriz.
Ayrıca PS5’te M.2 SSD kullanmak için soğutma gereksinimlerini göz önünde bulundurmanız gerekebilir. Sony, “PS5 konsolunuzla bir M.2 SSD kullanmak, yeterli performans için soğutucu kullanmanız gerektirebilir” şeklinde bir açıklama paylaştı.
Sony, 5.500 MB/sn veya daha yüksek Gen4 sürücülerinde okuma hızlarının önerildiğini not etse de, “Açıklanan özellikleri karşılayan tüm M.2 SSD cihazlarının konsolunuzla çalışacağını garanti edemeyiz.” dipnotunu da düşmüş.
PS5 beta yazılımı, M.2 SSD desteğinin yanı sıra yerleşik TV hoparlörleri için 3D ses desteği de içeriyor. PS5’in konsol sistem ayarlarındaki ses menüsünde mevcut olacak bu özellik, bir 3D ses ayarı uygulamak için bir odanın akustiğini ölçmek için DualSensekontrolcüsünü kullanıyor. Güncellemenin herkese açık halinin Ağustos ayı içerisinde tüm kullanıcılar için yayınlanması bekleniyor:
Futbol oyunları denilince akla gelen en önemli serilerden biri kuşkusuz PES. FIFA ile kıyasıya rekabet içerisinde yer alan yapım, değişim sürecine giriyor. Bir dönem ülkemizde oldukça popüler olan ancak zamanla güncel oyun endüstrisine ayak uyduramayan seri, artık eFootball adıyla oyuncuları karşılayacak
Tamamen ücretsiz olacak oyunun bugünlere nasıl geldiğini sizler için derledik. Hazırsanız başlayalım.
PES serisi için yolun sonu gözüktü. Yapımcı firma Konami, seriyi eFootball adıyla yeniden düzenleyip ücretsiz olarak piyasaya sunacak.
PES serisi, Winning Eleven ile başladı
Japon oyun devi Konami tarafından geliştirilen seri, ilk oyunu ile 1995 yılında oyunculara merhaba dedi. Winning Eleven adıyla piyasaya çıkan yapım, daha yerel kitleye hitap ediyordu. Japonya ulusal ligi J1‘in yer aldığı oyun, ilerleyen zamanlarda global pazarda da etkisini hissettirecekti.
1996 yılında Goal Storm olarak piyasaya sürülen PES, PlayStation özel oyunu olarak oyuncuların karşısına çıktı. Ülke milli takımlarının da yer aldığı oyun, Japonya‘da yine Winning Eleven ismine sahip olacaktı. Özellikle ABD pazarından olumlu geri dönüşler alan Konami, artık seriyi küreselleştirmek için kolları sıvayacaktı.
ISS Pro serisi ve PES’e geçiş
Küresel pazarda etkili olmak isteyen yapımcı stüdyo, ISS Pro ile 1997‘de oyun dünyasına giriş yaptı. Goal Storm 97 ve Winning Eleven 97 isimlerini de kullanan yapım, oyuncuların biraz kafasını karıştırıyordu.
Bir oyuna 3 farklı isim yerleştiren Konami, 2001‘e kadar planlarında değişikliğe gitmedi. Kuzey Amerika, Avrupa ve Japonya üçgeninde akılda kalıcı bir seri yapmak isteyen stüdyo, ISS Pro ve Goal Storm isimlerini bir kenara bırakarak, Pro Evolution Soccer yani bildiğimiz adıyla PES‘i oyun dünyasına sunacaktı.
İlk PES oyunları ve çoklu platform sistemi
Takvimler Ekim 2001‘i gösterdiğinde PES (Pro Evolution Soccer), uzun yıllar gündemde kalacak ismine sonunda kavuşmuş oldu. Japonya‘da Winning Eleven 5 olarak bilinen yapım, PS ve PS2 platformlarına çıkış yaptı. Toplamda 50 milli takım ve 32 adet de kulüp takımının yer aldığı oyun, dünya genelinde olumlu geri dönüşler alarak, Konami‘nin şevkini arttırmayı başarmıştı.
Ülkemizden de 3 takımın (Fenerbahçe, Galatasaray ve Beşiktaş) yer aldığı oyunda, milli takımımızda bulunuyordu. Ayrıca PES içerisinde, 7 adet klasik milli takım da mevcuttu. İlerleyen dönemlerde adından sıkça söz ettirecek seri, PES 2 ile artık PlayStation‘a özel olmaktan çıkmıştı. Daha fazla gelir elde etmek isteyen Konami, oyunu farklı platformlara getirerek altın çağını yaşayacaktı.
PES serisinin altın çağı
FIFA serisinin en büyük rakibi olan PES, dünya genelinde popülaritesini arttırdı. 2003 yılında PES 3‘ü çıkaran Konami, oyunu artık PC oyuncularına da sunmaya başladı. Ayrıca teknik açıdan etkileyici grafiklere sahip olan PES 3, dönemin yeni nesil anlayışına oldukça uygundu.
Bir sene sonra PES 4 ile futbol oyunları rekabetinde yer alan Konami, bir ilki de gerçekleştirmeyi ihmal etmedi. Lisans sorunları nedeniyle gerçekçi deneyimi tam anlamıyla sunamayan stüdyo, sorunu ilginç bir yolla çözmeyi denedi. Firma oyunun kapağına ünlü İtalyan hakem Pierluigi Collina‘yı ekledi. Reklam yüzü olan hakem sayesinde yapım, ilginç bir hava yakaladı.
Artan olumlu geri dönüşleri iyi değerlendiren yapımcı stüdyo, artık FIFA ile olan rekabette yavaştan öne çıkmaya başlıyordu. Zirveye yaklaşan seri, kimilerine göre en iyi oyunu olan PES 6 ile piyasada önemli oyuncu sayılarına ulaştı. Inter forması giyen Adriano‘nun ikonikleştiği yapım, internet dünyasında da göz önünde yer almayı başardı.
PES 2009 ve UEFA Şampiyonlar Ligi
Lisans konusunda her zaman FIFA‘nın gerisinde kalan seri, Collina hamlesinin ardından en ciddi yönteme başvurma kararı aldı. Konami, 2008 yılında UEFA ile Şampiyonlar Ligi’nin oyun haklarına dair anlaşma yapıldığını açıkladı. Dünyanın en önemli organizasyonlarından biri olan turnuva, efsane müziğiyle artık PES serisinde yer almaya başlayacaktı.
Ardından gelen süreçte sürekli FIFA ile kafa kafaya olan PES, 2013′e kadar hayranlarını memnun etmeyi başardı. Yenilikçi oyun modları ve grafikleriyle ön planda yer alan seri, ne yazık ki düşüşe geçecekti.
Yeni nesil oyun dünyasına uyum sağlayamama
2013 yılı oyun dünyasında önemli bir yere sahip olmayı başardı. Kasım ayında bir hafta arayla, hem Microsoft hem de Sony, yeni konsollarını piyasaya sürdü. Gelişen teknoloji ile oyuncuların beklentilerinin arttığı bu dönemde, gözler haliyle futbol oyunlarının da üzerindeydi. Bununla birlikte değişen oyun motorunu tanıtan Konami, grafiksel anlamda rekabeti bambaşka bir boyuta taşımayı planlıyordu.
Özellikle PES 2013 ile de hayran kitlesi artan seri, PES 2014 ile adeta çuvalladı. Teknik açıdan yeni neslin gerekliliklerini oyunculara tam anlamıyla sunamayan Konami, kimilerine göre en yetersiz oyununu piyasaya sürmüştü. Fox Engine ile geliştirilen yapım, ilerleyen süreçlerde de eski havasını yakalayamayacaktı. 2018’e kadar mevcut sistemi toparlamaya çalışan stüdyo, UEFA ile biten anlaşma nedeniyle bir başka sıkıntının içerisine girecekti.
FIFA Ultimate Team ve PES’e etkisi
Artık Şampiyonlar Ligi’ne sahip olamayan seri, kendi yağında kavrulan bir yapı ile oyuncuların karşısına çıktı. Popülaritesini sert bir şekilde kaybeden PES, farklı denemeler ile oyuncuları karşılamak istedi. Özellikle FIFA cephesinin Ultimate Team modundan kazandığı para, Konami‘yi farklı yollara itti.
Çok oyunculu mod odaklı bir yapım çıkarmak isteyen stüdyo, PES 2019 ile seriye ücretsiz “Lite” sürümler ekledi. Bu sayede oyuncu tepkilerini ölçen Konami, PlayStation 5 ve Xbox Series X/S konsollarıyla değişecek oyun dünyasına hazırlanmaya başladı. PES 2021‘i bir önceki oyuna gelecek bir güncelleme olarak duyuran stüdyo, serinin kaderini Unreal Engine motoru ile baştan yaratmaya hazırlanıyor.
eFootball ile yepyeni bir dönem
Lite versiyonlarına olan ilgiden memnun kalan Konami, PES serisini tamamen sonlandırma kararı aldı. Stüdyo artık oyunları tamamen ücretsiz olarak çıkaracak. Bununla birlikte yine isim değişikliğine gidecek seriye artık eFootball diyeceğiz.
Unreal Engine ile geliştirilen oyun, çok oyunculu mod odaklı bir yapıya sahip olacak. Ayrıca tekil oyuncular için çalışmalarını sürdüren firmanın, ücretli ek paketler ile çevrimdışı deneyim sunması bekleniyor. Sonuç olarak PES hayranları için yeni bir dönem başlıyor.
PES serisinin geldiği noktadan memnun musunuz? Görüşlerinizi bizlere aktarmayı unutmayın.
Android platformundaki en popüler sanal klavye uygulamalarından olan Gboard, önemli bir özellik alıyor. Uygulama yeni özelliğiyle bir metnin en belirgin veya önemli kısımlarını panoya kopyalamayı kolaylaştıracak.
Android cihazlara otomatik olarak önceden yüklenmiş şekilde geldiğinden dolayı Gboard, klavye uygulamalarında en üst sıralarda yer alıyor. Uygulama her geçen gün iyileştirmeler almaya devam ederken, bir iyileştirme de pano önerileri tarafına geliyor.
Teknoloji devi Google, Google Play mağazasından aldığı yüzde 30'luk kesintinin haksız olduğu gerekçesiyle İngiltere'de davalık oldu.
Gboard metin kopyalamayı kolaylaştıracak
Gboard’un pano önerileri özelliği, uygulamanın en kullanışlı yönlerinden biri. Kullanıcıların kimlik bilgilerini otomatik olarak doldurmasına ve kopyalanan metni basit bir dokunuşla yapıştırmasına olanak tanıyor. Gelen yeni güncelleme de, artık tam metinden önemli bilgileri çıkartmaya, böylece alakasız yerleri almadan metin kopyalamayı kolaylaştırmaya yarıyor.
Yeni özellik ilk olarak Haziran ayında Pixel Feature Drop güncellemesiyle Google Pixel telefonlarına sunuldu. Ancak Google, Nisan ayında pano çubuğunda birden çok seçeneği gösterme yeteneğini test ettiği Gboard için güncellemeyi diğer telefonlara da getirecek.
Yeni özellik Gboard beta v10. 8. 06 ile gelecek. Henüz kararlı sürüme geçmeye özelliği test etmek için Gboard beta programına kaydolabilirsiniz. Alternatif olarak, APK halinde de indirme yapabilirsiniz. Özelliği aktif hale getirmek için ise Ayarlar > Pano > Son kopyalanan metin ve resimleri öneriler çubuğunda göster yolunu izlemek yeterli olacak.
ShiftDelete.Net ailesi olarak bu videomuzda tüm ofisi yeni robot süpürgemizle silip süpürdük. İşimizi kolaylaştıran ürün VIOMI Alpha (S9) akıllı robot süpürge oldu. Teknolojik akıllı ev ürünleri arasında önemli yer edinmeye başlayan robot süpürgeler, her geçen gün gelişmeye devam ediyor.
Bu nedenle yoğun iş hayatı olan kişiler için hayatı kolaylaştıran ürün olarak ön plana çıkmayı başarıyor. VIOMI Alpha (S9)akıllı robot süpürge incelemesi ile sizlerleyiz! Viomi Alpha S9 akıllı robot süpürge özellikleri burada!
SHİFTDELETE150 kodu ile 150 TL indirimle VIOMI Alpha (S9) satın almak için: https://bit.ly/3BQyCeV
Robot süpürgelerin hayatımızda önemli yere sahip olmaları, yalnızca kullanan kişiler tarafından anlaşılıyor. Akıllı ev eşyaları günden güne gelişirken, yoğun iş hayatına sahip olan ve evde çok fazla vakit geçiremeyen kişilerin mutlaka kullanması ve deneyimlemesi gereken ürünler olarak karşımıza çıkıyor.
VIOMI Alpha (S9)Akıllı Robot Süpürge, otonom toz boşaltma istasyonu sayesinde kullanıcılarına tozlardan uzak bir temizlik sunuyor. 3 litre kapasiteli toz boşaltma istasyonu toz torbasındaki tozları güçlü emiş gücüyle içine çekiyor, siz de ortalama 30 gün boyunca toz torbası boşaltma derdi olmadan “eller serbest” temizliği deneyimleyebiliyorsunuz. Toz torbası dolduğunda akıllı süpürgenin üzerindeki gösterge ışığı yandığında tek kullanımlık toz torbasını kolayca çıkartıp yenisiyle değiştirebilirsiniz.
VIOMI Alpha (S9), 300 ml kapasiteli toz haznesi, 250 ml kapasiteli su tankı ve elektrik kontrollü su pompasına sahip. Pompalama özelliği sayesinde Viomi Alpha (S9) olası su sızıntılarını önler ve zemindeki tüm toz, saç ve döküntünün hassas bir şekilde temizlenmesini sağlıyor. AI Akıllı Algoritmaları sayesinde iki yönlü temizliği simüle eden Y Tipi paspaslama özelliği manuel temizlemeye yakın bir performans sunuyor.
Tayvan’ın Çevre Koruma İdaresi, Apple’ın en önemli tedarikçilerinden olan TSMC tarafından kurulacak fabrikanın onayını verdi. 2023’te tamamlanacak fabrika, 2 nanometre çip üreten en gelişmiş işlemci tesisi olacak.
İşlemci üreticisi TSMC’nin iPhone 14 için şimdiden 3 nanometrelik çipler planladığı ve Apple’ın siparişlerini satın adlığı bildiriliyor. Ancak Tayvan merkezli şirket, Hsinchu kentinde 2 nanometre işlemciler üretecek yeni bir tesisin inşaatına başlayacak.
Intel, çip üretimiyle ilgili önemli bir adım atmaya hazırlanıyor. Şirketin CEO'su Pat Gelsinger, gelecek planlarını açıkladı.
TSMC için hedef 2023
Nikkei Asia‘nın haberine göre, Tayvan’ın Çevresel İnceleme Komitesi TSMC‘nin ilk teklifini onayladı. Şimdiki plan ise, fabrikanın inşaatının 2022 yılında başlaması ve ekipmanların 2023 yılına kadar kurulup üretime başlanması olarak gözüküyor.
Anlaşmayla ilgili konuşan Ekonomi Bakanı Yardımcısı Lin Chuan–neng, yaptığı açıklamada “Yarı iletken, Tayvan’ın ekonomik büyümesi için en önemli sektörlerden biri. Hükümet, TSMC’nin ileri teknolojileri geliştirmeye devam ederken çevresel hedeflerine ulaşmasına yardımcı olacak” diye konuştu.
Yeni tesis, Hsinchu’nun Baoshan ilçesinde yaklaşık 50 dönümlük bir alana inşa edilecek. TSMC, her gün 98 bin ton suya ihtiyaç duyacağını tahmin ettiği yeni fabrikada 2025 yılına kadar yüzde 10 geri dönüştürülmüş su ve ardından 2030 yılına kadar yüzde 100 geri dönüştürülmüş su kullanmayı hedefliyor.
Tayvanlı üretici ayrıca, Arizona’da 5 nanometrelik yeni bir tesis inşa ediyor. Ayrıca bildirilen haberlere göre Almanya’da yeni bir tesis kurmayı düşünüyor.
Tayvan hükümetinin yeni tesisi onaylaması, Intel‘in TSMC gibi yonga üreticilerini yakalama projelerini açıklamasından sonra geldi. En nihayetinde kurulan fabrikaların çip sıkıntısında gözle görülebilir bir fayda sağlayacağı tahmin ediliyor.