Microsoft, yeni işletim sisteminde bir Windows efsanesini yasakladı

Microsoft‘un yeni işletim sistemi Windows 11, Haziran ayında resmen tanıtıldı. Yeni tasarımı ve dikkat çeken özellikleri ile Windows deneyimini üst seviyeye çıkarmayı hedefleyen işletim sistemi, Windows Insider programı kapsamında sınırlı sayıda kullanıcı ile buluşmaya başladı.

Yeni tasarımı ile birlikte tamamen farklı bir kimliğe bürünen işletim sistemi, bazı eski Windows özelliklerine de kapıyı tamamen kapattı. Bunlardan en dikkat çekeni ise ilk Windows sürümünden itibaren başarı ile kullanılan klasik başlat menüsü oldu.

Windows 11, küçük bir hileyle klasik başlat menüsü alıyor!

Windows 11, küçük bir hileyle klasik başlat menüsü alıyor!

Windows 11 ile gelen yeni nesil başlat menüsünü beğenmediyseniz bu rehber eski başlat menüsünü geri getirmenize olanak sağlayacak.

Windows 11’de klasik başlat menüsü yasaklandı

Windows 11 işletim sistemi ile birlikte daha önceki sürümlerde kullanılan klasik başlat menüsü kaldırılmıştı. Bunun yerine macOS işletim sisteminde kullanılan Dock‘u andıran bir başlat menüsü getirilmişti. Ancak işletim sistemini test etmek için yükleyen kullanıcılardan bazıları yeni başlat menüsü tasarımından memnun kalmamıştı.

Bunun üzerine internette Windows 10‘da kullanılan klasik başlat menüsünü yeni işletim sistemine getiren bir yöntem keşfedildi. Windows içerisinde yer alan kayıt defterinde bazı değişiklikler yapılarak uygulanan bu yöntem sonrası neredeyse tüm kullanıcılar, klasik başlat menüsünü Windows 11’e getirmeye başladı.

Kısa sürede gündem olan bu durumun ardından Microsoft‘tan kullanıcıları üzecek yeni bir hamle geldi. Şirket, kayıt defteri üzerinde çeşitli değişiklikler yaparak klasik başlat menüsünü Windows 11’e getirme yöntemini tamamen devre dışı bıraktı. Böylece uzun yıllardır kullanılan başlat menüsü yasaklanmış oldu.

Microsoft’un böyle bir hamle yapması bazı kullanıcıları üzerken bazı kullanıcılardan da olumlu tepki aldı. Windows 11 resmi olarak piyasaya sürülmedi, bu nedenle kullanıcıların işletim sisteminin tüm özelliklerini detaylı bir şekilde test etmesi ve potansiyel hataları da şirkete bildirmesi gerekiyor. Bunun üzerine yeni nesil başlat menüsünün aksine klasik başlat menüsünün tercih edilmesi, Windows Insider programında ciddi aksamalara neden oldu.

Microsoft’un bu hamlesi sonrası işletim sisteminin resmi olarak piyasaya sürülmesi durumunda kullanıcıların kayıt defteri üzerinden klasik başlat menüsünü getirmesine izin verip vermeyeceği ise şu an için merak konusu.

Türkiye’nin 6 aylık otomotiv üretim ve ihracat karnesi açıklandı

Otomotiv Sanayii Derneği (OSD), Ocak-Haziran dönemine ait Türkiye’nin üretim ve ihracat verilerini paylaştı. Açıklanan rapora göre, yılın ilk yarısında toplam otomotiv üretimi, bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 23 artış göstererek 639 bin 661 adete yükseldi. Otomobil üretimi ise yüzde 15 artışla 416 bin 21 birime ulaştı.

Traktör üretimiyle birlikte toplam üretim 669 bin 409 adet olurken; otomotiv sanayisinin kapasite kullanım oranı yüzde 65 olarak açıklandı. Hafif araçlarda kapasite kullanım oranı yüzde 65 olurken; ağır ticari araçlarda yüzde 60, traktörlerde ise yüzde 79 seviyesi görüldü.

Türkiye’de en çok satan otomobil markası belli oldu!

Türkiye’de en çok satan otomobil markası belli oldu!

Otomotiv Distribütörleri Derneği'nin 2021 yılının ilk yarısına ait yayınladığı rapora göre çok satan otomobil markası belli oldu.

Türkiye’nin son 6 aylık otomotiv karnesi

Bir önceki yılın aynı dönemine göre Ocak-Haziran döneminde araç üretimi yüzde 43 artış gösterdi. Bu dönemde ağır ticari araç grubu üretimde yüzde 74 yükselirken; hafif ticari araçlarda üretim yüzde 40 arttı. İlk 6 ayda toplam ticari araç üretimi 223 bin 640 adet olarak kayıtlara geçti.

Yine geçen yıla göre kıyaslandığında, Ocak-Haziran döneminde ticari araç pazarı yüzde 74, hafif ticari araç pazarı yüzde 67, ağır ticari araç pazarıysa yüzde 121 artış gösterdi.

Otomotiv sektörü, ihracat alanında liderliğini koruyor

2021’in ilk 6 ayını baz alan araştırma raporuna göre otomotiv pazarı, geçen yıla göre yüzde 57 artarak 411 bin 952 adet düzeyinde gerçekleşti. Bu dönemde, otomobil pazarı da yüzde 52 oranında arttı ve 310 bin 325 adet oldu. Son 10 yıllık ortalamalar dikkate alındığında, 2021 Ocak-Haziran döneminde toplam pazar yüzde 12, otomobil pazarı yüzde 17 oranında arttı.

Ağır ticari araç pazarı ve hafif ticari araç pazarı son on yıllık ortalamanın paralelinde gerçekleşti.  Bu dönemde, otomobil satışlarındaki yerli araç payı yüzde 40 olurken, hafif ticari araç pazarında yerli araç payı yüzde 53 olarak gerçekleşti.

Yılın ilk altı ayında otomotiv ihracatı geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre adet bazında yüzde 15 artarak 461 bin 528 adet olarak gerçekleşti. Otomobil ihracatı ise yüzde 6 oranında artarak 297 bin 127 adet oldu. Aynı dönemde, traktör ihracatı da yüzde 86 artarak 11 bin 387 adet olarak kayıtlara geçti.

Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, otomotiv sanayi ihracatı Ocak-Haziran döneminde toplam ihracattan aldığı yüzde 13,7 pay ile ilk sıradaki yerini korudu.

Ocak-Haziran döneminde 14,7 milyar dolarlık ihracat gerçekleşti

Otomotiv ihracatı bu 6 aylık zaman diliminde, geçen yıla göre dolar bazında yüzde 34 artış yaşadı. Euro bazında ise bu oran yüzde 23’ü gördü. Toplam otomotiv ihracatı 14,7 milyar dolar olurken; otomobil ihracatı ise yüzde 14 artışla 4,8 milyar dolar seviyesine ulaştı. Yılın ilk altı ayında dolar bazında ana sanayi ihracatı yüzde 24 oranında artarken, tedarik sanayi ihracatı yüzde 51 oranında arttı.

Xiaomi Mi Mix 4 ekranı düz mü kavisli mi olacak?

Çin merkezli teknoloji üreticisi çok yakında Xiaomi Mi MIX 4 modelini karşımıza çıkaracak. Ancak Xiaomi’nin bu yeni modelinin resmi tanıtım tarihi henüz açıklanmadı ve söylentiler oldukça fazla. Belirli bir tanıtım tarihinin olmaması bir yana şu ana kadar ortaya atılan iddialara göre cihazın Ağustos ayında çıkması bekleniyor.

Önceki haberler yeni akıllı telefon modelinin kavisli bir ekran altı kamera tasarımına sahip olacağına yönelikti. Bu yeni amiral gemisi cihazın fiyatının ise şirketin şu anda en yüksek fiyatlı akıllı telefon modelinden daha pahalı olması muhtemel.

Xiaomi’den Galaxy Z Flip benzeri telefon

Xiaomi’den Galaxy Z Flip benzeri telefon

Çinli teknoloji devi Xiaomi, yeni bir patent başvurusunda bulundu. Şirketin yapmış olduğu patent başvurusu, Galaxy Z Flip'i andırıyor.

Çeşitli sızıntılarla Xiaomi Mi Mix 4 özellikleri

Geçtiğimiz günlerde cihazın yanlardan kavisli bir ekran altı kamerayla geleceği haberleri çıktı. Yeni telefonun arka yüzünde de bir ekran olacağı yönündeki iddialar oldukça güçlü. Tüm bu iddialara göre ana kamera ile selfie (özçekim) çekmek mümkün hale gelecek. Ancak son iddialara göre yeni cihaz düz ekranla piyasaya çıkacak. Weibo’da yer alan haber, önümüzdeki ay hiperboloid bir ekranla geleceğini ileri sürüyor. Cihaz, Çin’de ekran altı kameranın yanı sıra hiperboloid ekrana sahip ilk akıllı telefon olacak.

Xiaomi Mi Mix 4

Önceki ekran altı kameralı telefon (ZTE Axon 20 5G) düz ekran tasarımıyla gelmişti. Bunun yanı sıra Xiaomi Mi MIX 4 modelinin FHD+ ekran çözünürlüğüne sahip olduğuna yönelik de iddialar var. İddialar sadece bu kadar da değil. Ayrıca Qualcomm Snapdragon 888 Plus amiral gemisi işlemcisi ile birlikte gelecek. Yeni cihaz 100W hızlı şarjı destekleyecek.

Xiaomi Mi MIX 4, Huaxing Optoelectronics‘ten bir ekran paneli ile gelecek. Ancak panel yalnızca 1080P çözünürlüğü destekleyecek. Yeni modelin 5000 mAh gücünde bir pil kullanacağına yönelik iddialar mevcut. Ancak bazı sızıntılar 4500 mAh pil ile geleceğini ileri sürüyor. Her halükarda 120W hızlı şarja (kablolu) sahip ve kablosuz hızlı şarj kapasitesi de oldukça yüksek (70W ve üzeri).

Son olarak yeni akıllı telefonun çıkış fiyatının 928 Dolar olması muhtemel. Şirketin mevcut en pahalı modeli Xiaomi Mi 11 Ultra‘dan daha pahalı olacağını gösteriyor.

En iyi Wi-Fi sinyal güçlendiriciler

Kablosuz internet birçok kişinin hayatını kolaylaştırıyor. Ancak sinyal tarafında yaşanan aksaklıklar bu durumu zorluğa çevirebiliyor. Özellikle büyük evlerde ya da ofislerde olan kişiler, Wi-Fi bağlantısında sorun yaşayabiliyor. Bu yüzden sizler için en iyi Wi-Fi sinyal güçlendiriciler (Wi-Fi menzil artırıcı) listesini hazırladık.

Diğer adı access point olan bu cihazlar arasında seçim yaparken, bazı noktalara dikkat etmelisiniz. Yazımızda satın alma kararı vermeden neleri göz önüne almanız gerektiğini açıkladık.

Tek başına evi temizleyen robot incelemesi!

Tek başına evi temizleyen robot incelemesi!

Xclea H30 Plus robot süpürge inceleme videosuyla karşınızdayız. Cihazı ofisimizde test ettik ve deneyimlerimizi sizlere aktarıyoruz.

Wi-Fi sinyal güçlendirici (Wi-Fi menzil artırıcı) alırken nelere dikkat etmek gerekiyor

İlk olarak Wi-Fi sinyal güçlendiricilerin menzili ne kadar arttırdığı önemlidir. Sinyal sorununu ortadan kaldırmak için aldığımız ürünlerin, ne kadar alanda bize yeteceğini bilmeliyiz. Özellikle evinizin büyüklüğüne göre bu noktada seçim yapmanız faydalı olacaktır.

Çift bant desteği olan mezil artırıcıları seçmeniz de bağlantı kalitenizi etkileyecek unsurlardan biridir. Bu destek sayesinde hem 2.4 GHz hem de 5 GHz bandında bağlantı imkanına sahip oluyorsunuz. Stabil bağlantının yanı sıra 5 GHz bandı sizleri özellikle bulut servislerde oyun oynarken mutlu edecektir. Ayrıca en iyi Wi-Fi sinyal güçlendiriciler listemizde çift bant destekli modellere de yer verdik.

Bağlantı hızı da göz önüne almanız gereken unsurlar arasında yer alıyor. İnternet hızınıza bağlı olarak bu noktada seçim yapmanızı tavsiye ediyoruz. Başlangıç seviyesinin ise 300 Mbps olduğunu belirtelim. Derlememizde hem 300 Mbps hem de daha yüksek hızları destekleyen cihazlar yer alıyor.

En iyi Wi-Fi sinyal güçlendiriciler

Listemizde ağırlıklı olarak fiyat performansıyla öne çıkan modelleri seçmeye özen gösterdik. Ancak uygun fiyatlı ürünleri de yetenekleriyle dikkat çeken seçenekleri de listemize dahil ettik. Dilerseniz lafı daha fazla uzatmadan cihazlara geçelim.

Wifi menzil artırıcı

TP-LINK’in kolay kurumlu ürünü, prize tak çalıştır formatında. Uygun fiyatlı bir çözüm olan model, evin uzak köşelerine ulaşmayan sinyaller sorununu ortadan kaldıracaktır. 2.4 GHz destekli sinyal güçlendiricinin kablosuz hız desteği ise 300 Mbps. Ürünün başlangıç seviyesi olduğunu söyleyebiliriz.

Ürünü buradan satın alabilirsiniz.

2 – Xiaomi Mi WiFi AC1200

En iyi wifi sinyal güçlendiriciler

En iyi Wi-Fi sinyal güçlendiriciler listemizde fiyat performans noktasında iddialı ürünlerden biri de Xiaomi’nin modeli. Çift bant desteğine sahip 4 antenli cihaz; 2.4 GHz bandında 300 Mbps, 5 GHz bandında 867 Mbps hız destekliyor. Ayrıca menzil artırıcının anten gücü 6 dBi. Ürün 150 m2 alanı kapsıyor.

Ürünü buradan satın alabilirsiniz.

Wifi menzil artırıcı

Büyük ve çok katlı evlerde, yüksek performans isteyenler için derlememizin öne çıkanlarından olan model, 3 ünite olarak karşımıza çıkıyor. Her ünite 185 m2 alanı kapsıyor ve tüm set toplamda 510 m2 alana sinyal ulaştırabiliyor. Ayrıca Çift bant desteğine sahip ürün; 2.4 GHz bandında 400 Mbps, 5 GHz bandında 867 Mbps hızla geliyor.

Ürünü buradan satın alabilirsiniz.

4 – Asus RT-N19

Hızlı bağlantı sağlayacak Wi-Fi menzil artırıcı isteyen ve fiyat noktasında da temkinli davranmak isteyen tüketiciler için en iyi Wi-Fi sinyal güçlendiricileri listemizde Asus’un cihazı dikkat çekiyor. Ürün, 2.4 GHz’de standart modellerden 2 kat yüksek performans gösteriyor ve 600 Mbps hıza ulaşıyor. Diğer yandan cihazın çift bant desteklemediğini belirtelim.

Ürünü buradan satın alabilirsiniz.

5 – Tenda AC5

En iyi wifi sinyal güçlendiriciler

Çift bant desteğine sahip sinyal güçlendirici, orta ölçekli daireler için tasarlandı. Cihaz 2.4 GHz bandında 300 Mbps hız desteklerken, 5 GHz’de 867 Mbps hız sağlıyor. Üründe 4 anten yer alıyor ve antenlerin gücü 5 dBi değerinde. Tenda’nın modeli, fiyat performansıyla listemizde değerlendirebileceğiniz seçenekler arasında yer alıyor.

Yukarıdaki modellerin yanı sıra en iyi Wi-Fi sinyal güçlendiriciler listemizde alternatif de yer alıyor. Dilerseniz derlememizdeki tüm Wi-Fi menzil artırıcı modellerine ve fiyatlarına aşağıdaki bağlantıdan ulaşabilirsiniz. Ayrıca listede olmayan ancak sizin önermek istediğiniz ürünleri yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.

Önerdiğimiz tüm ürünleri buradan görebilirsiniz.

6 – Keenetic Viva

DGS 2021 bitti, öğrenciler soluğu Twitter’da aldı!

ÖSYM tarafından düzenlenen Dikey Geçiş Sınavı (DGS) 2021 bugün yapıldı. 2 yıllık üniversite eğitimini 4 yıla çıkarmak isteyen öğrencilerin katıldığı sınavda adayları zorlu bir yarış bekledi.

Meslek Yüksekokulları ile Açıköğretim Ön Lisans Programları Mezunlarının Lisans Öğrenimine Dikey Geçiş Sınavı 81 ilin tamamında düzenlendi. Adaylara toplamda 120 soru sorulurken, cevaplamaları için 150 dakika süre tanındı. Her sınav sonrası soluğu sosyal medyada alan öğrenciler bu sene de geleneği bozmadılar.

LGS 2021 sonuçları açıklandı! Sosyal medya yıkıldı

LGS 2021 sonuçları açıklandı! Sosyal medya yıkıldı

Liselere Geçiş Sistemi (LGS) 2021 sınav sonuçları açıklandı. Tepkilerini espirili bir dille ortaya koyan öğrenciler sosyal medyayı salladı.

DGS 2021 sınavı sonrası sosyal medyadan gelen tepkiler

Tüm heyecana ve strese rağmen sınavda yaşadıklarını sonrasında sosyal medyada paylaşan öğrenciler, her yıl ortaya birbirinden komik şakaların çıkmasına neden oluyor. Genellikle sorulara ya da sınav uygulamalarına tepkili olan üniversite adayları, bu tepkilerini esprili bir dille sosyal medyada dile getiriyor. İşte DGS 2021 tepkilerinden bazıları…

https://twitter.com/ismail_drmss/status/1414163146277797888?s=20
https://twitter.com/Dilek__1905/status/1414162836763332610?s=20
https://twitter.com/yikikberke000/status/1414145152030060545?s=20
https://twitter.com/hokkabazgibiii/status/1414163897410588672?s=20
https://twitter.com/_Fatmaasss/status/1414161447781797894?s=20
https://twitter.com/Fischer16Bobbyy/status/1414094049624137731?s=20
https://twitter.com/Oflumustafa_61/status/1414171670693167105?s=20
https://twitter.com/Holiganbiriii/status/1413820529769947142?s=20

Formula 1 Türkiye biletlerinin fiyatları açıklandı

Beklenen haber geldi! Formula 1 Türkiye Grand Prix 2021 için bilet satışları başlıyor. 9 yıllık aranın ardından 2020’de Türkiye’ye dönen Formula 1’in yeni dönem bilet fiyatları açıklandı. Organizasyon ülkemizin dünya standartlarındaki pisti Intercity İstanbul Park‘ta 1-2-3 Ekim tarihlerinde düzenlenecek. Ayrıca geçtiğimiz yıl pandemiden ötürü yarışlara seyirci kabul edilmemişti ve biletler iade edilmişti. Peki, merakla beklenen biletlerin fiyatları ne kadar?

Formula 1 Türkiye biletlerinin satış tarihi belli oldu

Formula 1 Türkiye biletlerinin satış tarihi belli oldu

Formula 1 Türkiye Grand Prix bilet satışı ne zaman başlayacak? Intercity İstanbul Park yönetiminden beklenen açıklama nihayet geldi.

Formula 1 Türkiye en düşük bileti 300 TL

Intercity İstanbul Park, Twitter üzerinden bilet satışlarının başlayacağına dair bir açıklama yaptı. Açıklamada, “Büyük heyecanla beklenen Formula 1 Turkish Grand Prix 2021 biletleri 12 Temmuz Pazartesi 12:30’da satışa çıkıyor!” ifadesini kullandı.

Formula 1 Türkiye 2021 bilet fiyatları

Formula 1 Türkiye için bilet almak isteyenler 12 Temmuz Pazartesi günü (yarın) saat 12.30’dan itibaren biletlerini alabilecek. Biletix üzinden alınacak biletlerin fiyatları ise değişiklik gösteriyor. Ayrıca 12-31 Temmuz tarihleri arasında biletler kampanya dahilinde. Bununla birlikte biletler üç günlük kombine olarak satışa çıkıyor. Kampanyada (19 gün içinde) 300 TL ile 3 bin 300 TL arasında olan bilet fiyatları ardından 375 TL ile 4 bin 125 TL arasında olacak.

https://twitter.com/intercitypark/status/1414149380228124673

Geçtiğimiz sezon biletler toplamda 14 kategoride satışa çıkmıştı. Ancak bu sezon Silver kategorisine bir alan daha eklendi. Toplamda ise yeni sezonda 15 kategori oluştu.

Kampanyalı ve normal dönem fiyatları şu şekilde;

  • Platinum (ana tribün): 3.300 – 4.125 TL
  • Gold 1: 2.600 – 3.250 TL
  • Gold 2: 2.600-3250 TL
  • Gold 3: 2.300 – 2.875 TL
  • Gold Açık: 2.000 – 2.500 TL
  • Silver 1: 1.500 – 1.875 TL
  • Silver 2: 900 – 1.125 TL
  • Silver 3 ile Silver 4: 1.250 – 1.565 TL
  • Silver 5 ile Silver 6: 600 – 750 TL
  • Silver 7 ile Silver 8: 1.500 – 1.875 TL
  • Silver 9: 950 – 1190 TL
  • General Admission (Açık alan): 300 – 375 TL

Formula 1 Türkiye Grand Prix’ini geçtiğimiz yıl Mercedes pilotu Lewis Hamilton kazandı. Böylece Hamilton 7’nci kez şampiyon oldu ve Michael Schumacher‘in başarısını yakaladı.

Bir kadın iki COVID-19 varyantı ile enfekte oldu

Belçika’da 90 yaşındaki bir kadında iki farklı COVID-19 varyantı tespit edildi. Durumu, Avrupa Klinik Mikrobiyoloji ve Bulaşıcı Hastalıklar Kongresinde araştırmacılar rapor etti. 3 Mart 2021 günü Belçika’danın Aalst kentinde yaşayan kadın ilk olarak OLV Hastanesine kaldırıldı. Ardından burada çeşitli testlerden geçti ve aynı gün koronavirüs testi pozitif çıktı. Daha sonra ise kadının iki tür mutasyona sahip olduğu anlaşıldı.

Bilim insanları bu tür benzer olayların yaşandığını belirtiyor. Örneğin, Ocak 2021’de Brezilya’daki bilim insanları, iki kişiye aynı anda iki farklı koronavirüs suşu bulaştığını bildirmişti.

Varyantlar COVID-19 semptomlarını değiştirdi

Varyantlar COVID-19 semptomlarını değiştirdi

İngiltere merkezli bir çalışmada araştırmacılar, yeni varyantlarla beraber COVID-19 semptomlarında ne gibi değişiklikler olduğunu inceledi.

O iki COVID-19 varyantı; beta ve alfa

Doktorlar, hasta kadının koronavirüse karşı aşılanmadığını açıkladı. Hastanın başlangıçta solunum sıkıntısı belirtisi yoktu ve iyi oksijen satürasyonuna sahipti. Ancak, hızla kötüleşen solunum semptomları geliştirdi. Ardından beş gün sonra öldü. Hastanede hastanın solunum numunelerini test ettiler. Hem koronavirüs hem de VOC’ler (mutasyonlar) için testlerden geçti. Virüsün iki farklı suşu tarafından enfekte olduğunu keşfettiler.

Covid-19 mutasyonları

Hasta hem B.1.1.7 (alfa) hem de B.1.351 (beta) mutasyonuna sahip çıktı. Alfa mutasyonu ilk olarak Birleşik Krallık’ta, beta ise Güney Afrika’da tespit edilmişti. Her iki suşun mevcudiyeti, ikinci bir solunum numunesi üzerinde PCR ile, S-geninin sekanslanması ve tüm genom sekanslaması ile doğrulandı.

OLV Hastanesi’nden çalışmanın da baş yazarı moleküler biyolog Dr. Anne Vankeerberghen konuya ilişkin demeç verdi. Dr. Vankeerberghen, “Bu, endişe verici iki SARS-CoV-2 (COVID-19) varyantı ile belgelenmiş ilk ortak enfeksiyon vakalarından biri. Bu varyantların ikisi de o sırada Belçika’da dolaşıyordu. Bu nedenle kadının iki farklı kişiden farklı virüsleri alması muhtemel. Ne yazık ki nasıl enfekte olduğunu bilmiyoruz.” dedi.

COVID-19 varyant

14 Aralık 2020’de Birleşik Krallık makamları, İngiltere’nin güney doğusunda (Kent) bir varyantı (B.1.1.7; alfa) tespit ettiklerini Dünya Sağlık Örgütü’ne bildirdi. Birkaç hafta içinde bu varyant bölgede viral suşların yerini aldı. Daha sonra 50’den fazla ülkeye yayıldı. 18 Aralık 2020’de Güney Afrikalı yetkililer, bir varyantı (B.1.351; beta) tespit etti. Güney Afrika’nın üç ilinden başlayarak yayılan mutasyon şu anda en az 40 ülkede görülüyor.

Vankeerberghen, iki farklı COVID-19 varyantı ile enfekte olmanın hastanın hızla kötüleşmesinde rol oynayıp oynamadığı konusunda net cevap veremedi.

Guardians of the Galaxy yıldızlarından şaşırtıcı itiraf

Guardians of the Galaxy serisinin son filmi için çalışmalar sürüyor. Ünlü yönetmen James Gunn‘ın geçmişte yaptığı sosyal medya paylaşımları nedeniyle bir dönem duraksayan yapım, tekrardan prodüksiyon sürecine girdi.

Serinin yıldız isimlerinden Karen Gillan, üçüncü film ile alakalı bazı açıklamalarda bulundu. Nebula karakterini canlandıran Gillan, Guardians of the Galaxy 3′ün diğer yapımlardan çok daha iyi olacağını açıkladı. Yıldız oyuncu senaryoya dair ilginç bir itirafta da bulundu.

Marvel’ın yeni filminin yönetmeninden önemli açıklamalar

Marvel’ın yeni filminin yönetmeninden önemli açıklamalar

Thor: Love & Thunder yönetmeni Taika Waititi film hakkında açıklamalarda bulundu. Waititi'ye göre film şimdiye kadarki en çılgın işi.

Guardians of the Galaxy 3’ün senaryosu ağlattı

James Gunn‘ın yazdığı senaryoyu Mantis‘i canlandıran Pom Klementieff ile okuduğunu belirten Karen Gillan, oldukça etkilendiklerini açıkladı. Ünlü oyuncu metni okurken ağladıklarını itiraf etti ve ekledi:

Pom Klementieff ile senaryoyu okuduk. Hem güldük hem ağladık. Ancak fazlasıyla gözlerimiz doldu. Bu inanılmaz. Şimdiye kadarki en güçlü James Gunn çalışması diyebilirim. Tek kelimeyle harika. Aynı anda duygusal ve komik, tam da istediğimiz şey.

Guardians of the Galaxy

2021‘in başlarında benzer bir açıklama yapan James Gunn da filmin duygusal yönünün kuvvetine dikkat çekmişti. Ünlü yönetmen senaryoyu kurgularken sıklıkla ağladığını, tıpkı Karen Gillan gibi, itiraf etmişti. James Gunn filmi yazmayı, kovulmadan önce bitirdiğini açıkladı. Ayrıca bazı iddialara göre senaryo, sette pek çok kişiyi ağlatmayı başarmış. Anlaşılan serinin son filmi duygusal anlamda seyircilere önemli bir deneyim yaşatacak.

Guardians of the Galaxy 3 çıkış tarihi

Yönetmeninin kovulup tekrardan işe alındığı film, normal şartlarda Marvel Sinematik Evreni‘nin dördüncü fazını başlatacaktı. Ancak yaşanan süreç nedeniyle prodüksiyon aşaması aksayan yapım, bu görevi Black Widow filmine devretti. Başrollerinde Chris Pratt (Star Lord), Chris Hemsworth (Thor), Dave Bautista (Drax), Zoe Saldana (Gamora) ve Karen Gillan (Nebula) gibi isimlerin yer aldığı film 5 Mayıs 2023‘te vizyona girecek.

Marvel‘ın beyaz perdeye uyarladığı evrende kozmik temayı temsil eden seri, ilk filminden bu yana önemli bir hayran kitlesine sahip olmayı başardı. James Gunn‘ın yönettiği yapım, görsel anlamda iyi olmanın yanı sıra, mizah yönüyle de oldukça dikkat çekiyor.

Duygusal bir final yapacağı artık iyice gün yüzüne çıkan seri ile alakalı sizler ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi bizlere aktarmayı unutmayın.

Çin’in katil otonom denizaltılar geliştirdiği ortaya çıktı

Yeni ve güçlü bir iddiaya göre Çin, katil robot otonom denizaltı sahibi. Bu iddianın kaynağı ise oldukça gerçekçi. Çünkü Çin ordusu kısa süre önce insan olmadan hedefleri belirleyip ateş eden mürettebatsız denizaltıları geliştirmeye yönelik onlarca yıllık bir programın gizliliğini kaldırdı. Otonom katil hava ve deniz araçlarının zaten var olduğunun ortaya çıkması yeterince endişe verici. Ancak Çin, neden aniden bu programın gizliliğini kaldırdı? İşte cevaplar ve haberin ayrıntıları.

İsrail’den Filistin sınırına makineli tüfekli robot hamlesi

İsrail’den Filistin sınırına makineli tüfekli robot hamlesi

Katil robotlar Gazze şeridinde Filistinlileri hedef alacak. İsrail son teknoloji makineli tüfekli robotları Gazze sınırına yerleştirdi.

Otonom denizaltı 1990’larda yapıldı

South China Morning Post‘un (SCMP) haberine göre, robotik denizaltıların yapımı 1990’lara dayanıyor. Uzun bir sürecin ardından Çin ordusu 2010’da başarılı bir saha testi gerçekleştirdi. Şimdilik dronelar otonom araçlar arasında tek katil robotlar. Ancak araştırmacılar söz konusu denizaltıların da avlanmak üzere programlanabileceğini söyledi.

Çin katil denizaltı geliştirdi

Çin’deki Harbin Mühendislik Üniversitesi Dergisinde geçtiğimiz hafta yayımlanan programla ilgili bir araştırma makalesi, “Geleceğin sualtı savaşının ihtiyaçları insansız platformlar için yeni geliştirme fırsatları getiriyor.” ifadesini kullandı. SCMP’ye göre otonom denizaltı projelerinin gerçek bir savaş senaryosunda kullanıldığına dair hiçbir kanıt yok. Ancak, algılanan tehditleri belirleme ve saldırma biçimleri teknolojiyi hataya açık hale getiriyor.

2010’daki saha testinde drone, sahte bir denizaltı hedefinin sonar sinyalini alınca hemen savaş moduna geçti. Daha sonra insan gözetimi, kontrolü veya müdahalesi olmadan bir torpido ile hedefin tam yerini bulmak için etrafında döndü.

Peki, asıl soruya gelelim. Çin bu otonom katil insansız araçları 1990’larda geliştirmeye başladıyıp 2010’da saha testleri yaptıysa, ordu neden 2021’in ortasında aniden programın gizliliğini kaldırmaya karar verdi? Cevap çok net değil. Ancak SCMP ABD, Japonya ve Çin arasında Çin’in saha testini gerçekleştirdiği Tayvan Boğazı‘nda artan bir gerilime işaret ediyor. Çin, Tayvan’dan zorla hak iddia etmeye kalkarsa gerçek bir uluslararası çatışma riski var. Bu nedenle gizliliğin kaldırılması tesadüf olabilir. Ancak askeri gücün bir göstergesi olması da mümkün.

HarmonyOS işletim sistemli Huawei MatePad 11 inceleme!

Huawei MatePad 11 inceleme videosuyla karşınızdayız. HarmonyOS işletim sistemli cihazın kutu açılışını da yaptık. Tabletle ilk karşılaşma anımızdan başlayarak, teknik özelliklerini ve deneyimlerimizi sizlere aktarıyoruz. Ayrıca inceleme sürecinde MatePad’in dikkat çeken aksesuarları M Pencil ile Akıllı Manyetik Klavye‘yi kullandık.

Huawei, HarmonyOS ile çalışan yeni MatePad ailesini tanıttı

Huawei, HarmonyOS ile çalışan yeni MatePad ailesini tanıttı

Huawei, bugün düzenlenen etkinlikte yeni ürünlerini tanıttı. HarmonyOS işletim sistemini duyuran şirket, MatePad serisini tanıttı

Huawei MatePad 11 inceleme

ABD ile Çin arasındaki ticari rekabet sonrasında Huawei’ye de bazı kısıtlamalar gelmişti. Bu gelişmeler adete Huawei’nin yeniden doğmasına neden oldu. Firma önce AppGallery mağazasını oluşturdu şimdi ise kendi işletim sistemiyle karşımıza çıkıyor. Bu kapsamda HarmonyOS işletim sistemi ile gelen ilk Huawei cihazını mercek altına aldık.

Huawei MatePad 11 satın almak için: https://bit.ly/3wymJGT

Hepsiburada: https://app.hps.im/d7ct/304c285e

Huawei MatePad 11 bize ne sunuyor?

Tablet 11 inç boyutunda ve 1440p (2560×1600 piksel) çözünürlüğünde ekranla karşımıza çıkıyor. Cihazın ekran kasa oranı ise yüzde 86. İnce çerçeveleriyle büyük ekranla birlikte taşıması kolay bir tablet olan modelin kalınlığı 7 mm. Cihazın 120 Hz tazeleme hızı ise Huawei MatePad 11 inceleme videomuzda da gösterdiğimiz akıcı bir deneyim sağlıyor.

Huawei’nin Akıllı Manyetik Klavye’si ve M Pencil’ı da tabletin deneyimini zenginleştirme konusunda önemli rol üstleniyor. Klavye, manyetik olarak tablete tutunduğunda, otomatik olarak Bluetooth ile bağlantıyı kuruyor. Kalem de aynı kolaylıkla kullanıma hazır hale geliyor. Klavye ve kalem sayesinde hem yazı hem de çizim işleri kolaylaşıyor. Ayrıca çift dokunmayı destekleyen kalem, uygulama arasında geçiş gibi işlemlere de pratiklik katıyor.

MatePad 11, Huawei ekosisteminin önemli parçalarından biri olarak da karşımıza çıkıyor. Özellikle MatePad ile Matebook arasındaki iletişim, kullanıcılara işlerinde yardımcı olacak. Örneğin çizim işlerinizi MatePad üzerinde yaparken, anlık olarak Matebook’unuzda görebiliyorsunuz. Diğer yandan tableti, dizüstü bilgisayarınızın ikinci ekranı olarak da kolayca kullanabilirsiniz.

Klavye ve kalem aksesuarlarının yanı sıra tablete direkt olarak fare bağlayabilirsiniz. Kablosuz olarak bağladığınız fare sayesinde ve klavye ile tabletten dizüstü bilgisayar deneyimi elde edebilirsiniz.

Ekran ve aksesuarların ardından ses deneyimi de MatePad’in etkileyici yönlerinden biri oluyor. Cihazda 4 tane tam frekans hoparlör yer alıyor. Harman Kardon ses sistemi, tablette içerik tüketmek daha keyifli hale geliyor. Ayrıca tablet, toplantılarınızda size iyi bir mikrofon performansı vaat ediyor. MatePad, 4 dahili mikrofon ile karşımıza çıkıyor.

Kameralara baktığımızda arka tarafta tek kamera görüyoruz. Kameranın çözünürlüğü 13 Megapiksel çözünürlük değerine sahip. Ön tarafta yer alan kamera ise 8 Megapiksel çözünürlükle geliyor. Aynı zamanda Huawei MatePad 11 inceleme videomuzda bu kameralarla çektiğimiz fotoğrafları görebilirsiniz.

HarmonyOS 2.0’da dikkat çeken özellikler

HarmonyOS ise çeşitli yeteneklerle karşımıza geliyor. İlk olarak arayüze baktığımızda, widget noktasında zengin araçlar görüyoruz. Hava durumu, saat, lokasyon gibi widget’ları ana ekrana ekleyebiliyoruz. Ancak dikkat çeken nokta, widget’lar diğer işletim sistemlerine göre hem daha fazla hem de tasarımıyla daha ilgi çekici.

İşletim sistemi arayüzü özelleştirme tarafında da çeşitli seçenekler sunuyor. Örneğin arayüzdeki geçiş animasyonlarını kişiselleştirebiliyorsunuz.

Arayüzün en dikkat çeken özelliklerinden biri ise uygulama çoklayıcı oldu. Bu sayede aynı uygulamayı eş zamanlı olarak birden fazla kullanabilirsiniz. Özellikle alışveriş sitelerinde kararsız kaldığınızda bu yetenek kullanıcılara yardımcı olacaktır. Ayrıca 11 inç ekran size bu konuda yeterli alanı sağlayacaktır.

Performans tarafına baktığımızda ise MatePad 11, Qualcomm Snapdragon 865 işlemcisini kullanıyor. Diğer yandan cihaz 6 GB RAM ve 64/128 GB dahili depolama opsiyonlarıyla geliyor. Buna ek olarak Huawei MatePad 117250mAh pile ve 22.5W hızlı şarj desteğine sahip.

Huawei MatePad 11 teknik özellikleri

  • İşlemci: Snapdragon 865
  • Grafik birimi: Adreno 650
  • Ekran: 11 inç, WQHD, IPS, 120 Hz
  • Pil: 7.250 mAh
  • RAM: 6 GB
  • Depolama: 64 GB / 128 GB
  • Arka kamera: 13 Megapiksel, 4K 30 FPS video
  • Ön kamera: 8 Megapiksel FHD 30 FPS video
  • İşletim Sistemi: HarmonyOS 2.0
  • Cihaz Boyutu: 253.8 mm X 165.3 mm X 7.2 mm

Duvarın arkasını gösteren yeni radar sistemi geliştirildi

Neredeyse bir asırdır radar teknolojileri hayatımızda yer alıyor. Bu sistemler oldukça basit bir işleyişe sahip; radyo dalgaları gönderilir, bir alıcıyla yansımaları alınır ve nesnelerin nerede ve ne kadar uzakta olduğunu anlamak için dalgalar incelenir. Araştırmacılar artık birden fazla alıcı kullanarak ayrıntılı sistemler de oluşturuyor. Son olarak, ABD Ulusal Standartlar ve Teknoloji Enstitüsündeki (NIST) araştırmacılar, bir alıcı ve birçok verici ile zıt konfigürasyonu kullanan yeni bir tarama sistemi oluşturdu.

ASELSAN, Radar Sistemi Projesi için imzayı attı

ASELSAN, Radar Sistemi Projesi için imzayı attı

ASELSAN ile Savunma Sanayi Başkanlığı yeni bir sözleşme imzaladı. Mobil Kule ve Mobil Alçak İrtifa Hava Trafik Radar Sistemi Projesi yolda.

Yeni radar hipersonik uçakları da keşfedecek

Bilim insanları katı cisimlerin arkasını ve içini gösteren yeni bir mikrodalga teknolojisi geliştirdi. Yeni, çok amaçlı bu teknoloji yanan binalarda mahsur kalan, hatta uzayda hızla savrulan çöplerin yerini belirleyebilir. Ayrıca sistem hipersonik hızlarda hareket eden nesneleri de algılayabilir. Yani düşman uçaklarını fark etmek için oldukça önemli bir çalışma. Araştırmacılar bulgularını Nature Communications dergisinde yayımladı.

Süpersonik uçaklar

Daha uzun mikrodalga boyları sayesinde sistem, duvarlar veya zeminler gibi katı cisimlerden geçebiliyor. NIST’de proje yöneticisi olan Fabio da Silva, Popular Science‘a açıklama yaptı. Araştırmacı da Silva, “Açıkçası, o duvarların ötesini göremiyorum. Çünkü insan gözünün duyarlı olduğu dalga boyları vb. nedenlerden dolayı. Ancak, mikrodalga rejiminde olduğu gibi daha uzun dalga boylarına ulaşırsanız duvarların ötesini görebilirsiniz.” dedi.

Geleneksel radar teknolojisi, bir verici aracılığıyla bir alana radyo dalgaları göndermeyi kapsar. Bu dalgalar, alandaki her şeyden yansır ve bir alıcı algılar. Bu radar ‘ekoları’ tarafından toplanan verileri kullanarak, bölgedeki nesnelerin konumu, boyutu ve hareketi belirlenir. Bu yöntem tipik olarak birden fazla alıcının ve daha az vericinin kullanılmasına dayanır. NIST sistemi ise daha farklı. Mikrodalgaları birden fazla verici ve yalnızca çok güçlü ve hassas bir alıcı aracılığıyla göndererek çalışıyor. Bu yeni teknoloji bir konumda ne olduğunu size daha hızlı ve doğru bir şekilde aktarıyor.

Katı nesnelerin arkasını gösteren radar
(Foto: Pegasus)

Henüz başlangıç aşamasında olsa da bu teknolojinin büyük bir potansiyeli var. Katı nesnelerin içini görebilmek ve arkalarında ne olduğuna dair doğru görüntüler üretebilmek, arama ve kurtarma çalışmalarına yardım edebilir. Ayrıca bulutlar ve yağmur gibi sert hava olayları aracılığıyla nesneleri algılayabilir. Bununla birlikte, radar sistemin düşman uçakları ve füzeleri de dahil olmak üzere hipersonik hızlarda hareket eden nesneleri ve insanlara zararlı olabilecek uzay enkazlarını tespit edip izleyebildiğini açıkladılar.

Bu teknolojinin ne kadar ileri gideceğini eninde sonunda zaman gösterecek. Ama ABD ordusu bu sistemi kendi çıkarları için kullanmakta zaman kaybetmeyecektir.

Sıcak havalar 1 milyar deniz canlısını haşladı

Son haftalardaki sıcak hava dalgaları milyonlarca deniz canlısı için ölümle sonuçlandı. Amerika Birleşik Devletleri’nin ve Kanada’nın içinde yer aldığı Kuzeybatı Pasifik’te sıcaklıklar artıyor. Geçtiğimiz hafta Kanada’da sıcaklıkların artmasından dolayı 719 kişinin öldüğü açıklanmıştı. Ayrıca birçok bölgede orman yangınları da ortaya çıkıyor. Bilim insanları bu korkutucu sıcaklıkların sebebini araştırmaya devam ederken, birçok popülasyon da tehlike altında. Özellikle de sularda yaşayan canlılar için bu denli yüksek sıcaklıklar büyük risk taşıyor.

ABD ve Kanada’da rekor kıran sıcaklık

ABD ve Kanada’da rekor kıran sıcaklık

ABD'de ve Kanada'da rekor sıcaklık verileri kaydedildi. Uzmanlar Kuzey Pasifik'teki bu artan sıcaklığın nedenini araştırmaya devam ediyor.

Milyonlarca deniz canlısı popülasyonu tehlikede

Kuzeybatı Pasifik’i etkileyen ölümcül sıcak hava dalgasının ardından korkunç bir senaryo ortaya çıktı. Bilim insanları yüksek sıcaklıklar nedeniyle yaklaşık bir milyar deniz canlısının öldüğünü ileri sürdü. Bilim insanlarının demeçlerinin aktarıldığı haber The New York Times‘ta yer aldı.

deniz canlıları sıcak havadan etkilendi

Kabuklarında canlı canlı pişmiş ölü midyeler, ölü ve susuz deniz yıldızları ve aşırı ısınan nehirlerde yüzmeye çalışan somon sürüleri gibi trajik manzaralar ortaya çıktı. British Columbia Üniversitesinden deniz biyoloğu Christopher Harley NYT’ye, “Bu kıyamet sonrası filmi gibi.” dedi.

Harley ölümleri hesaplamak için mavi midyelerin belirli bir kıyı şeridini inceledi. O bölgede ölen midye miktarı ve bu midye yataklarında yaşayan diğer canlılar hakkında veriler çizdi. Sonunda, ısı nedeniyle bir milyardan fazla deniz canlısının öldüğünü tahmin etti.

https://twitter.com/MattSmithKIRO7/status/1412496971558920193

Buna karşılık, bazı devlet kuruluşları ise canlıların yaşam alanlarını değiştirmek zorunda kaldı. Çeşitli deniz canlısı topluluklarını daha serin sulara bıraktılar. Örneğin, Idaho Balık ve Av ajansı nesli tükenmekte olan sockeye somonunu yakalayıp başka sulara taşımaya başladı. Ancak Kaliforniya’nın orta vadisindeki chinook somonu gibi bazı balıklar o kadar şanslı değil. Zira sularının aşırı ısınması bekleniyor ve bu, yumurta ve genç somonun hayatta kalabilmesi için olumsuz bir durum.

Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresinden biyolog Jonathan Ambrose çarpıcı bir açıklama yaptı. Ambrose, “Bu yıl belki yüzde 90, belki daha da yüksek bir ölüm oranı görüyoruz.” dedi.