HBO, ünlü şarkıcı The Weeknd ile sürpriz anlaşma yaptı

Nükhet Duru imzalı Ben Sana Vurgunum şarkısını Often adıyla İngilizceye çeviren The Weeknd, bu hareketiyle tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’de de geniş bir hayran kitlesini kendine çekmeyi başarmıştı. Kanadalı pop müzik şarkıcısı şimdi gözünü kameraya dikti ve HBO için yeni bir dizi üretmek üzere kolları sıvadı.

2019 yılında Netflix platformunda yayınlanan Adam Sandler yapımı Uncut Gems filminde sahne alan ünlü sanatçı, çok yakında hayranlarına daha uzun soluklu bir kamera performansı sunacak. Müzisyen kimliği ile milyonlara seslenen isim, beklenen yeni projesiyle çok yönlülüğünü konuşturacak.

George RR Martin, HBO ile büyük anlaşma yaptı

George RR Martin, HBO ile büyük anlaşma yaptı

Game of Thrones dizisinin yaratıcısı George RR Martin ünlü yayın platformu HBO ile beş yıllık bir anlaşma imzaladı. Beş yeni proje için hazırlıklar başladı.

The Weekend yeni dizisinde yapımcı, yazar ve başrol koltuğunda

HBO’nun yeni drama dizisi The Idol ile kariyerini bambaşka bir boyuta taşıyacak The Weeknd, bu projede hem yapımcılık, hem ortak yazarlık hem de başrol oyunculuğunu üstlenecek. Dizinin yürütücü yapımcısı, bir başka HBO işi olan Euphoria‘da da görev almış Sam Levinson olacak.

The Idol konusu itibariyle tarikat lideri olan esrarengiz bir kulüp sahibine odaklanacak. Gizlice bu tarikata sızmaya çalışan bir kadın pop şarkıcısı, kulübün sahibiyle romantik bir ilişkiye başlayacak. Henüz resmi olarak açıklanmasa da The Weeknd’ın tarikat liderine hayat vereceği gayet güçlü bir olasılık gibi duruyor.

Sam Levinson, The Weeknd ve Reza Fahim ortaklığında oluşturulan The Idol şu anda henüz erken geliştirme aşamasında. Çok yüksek ihtimalle de ilk bölümü en erken 2022 yılında göreceğiz

RX 6700M, 3DMark’da görüldü

AMD, Computex teknoloji fuarında Navi (RDNA2) yeni nesil GPU temelli RX 6800M, RX 6700M ve RX 6600M olmak üzere üç tane mobil GPU’sunu tanıtmıştı. Şimdiye kadar sadece bu üç modelden amiral gemisi ürünler müşterilere satışa sunulmuştu. Bu noktada, nispeten daha uygun fiyatlı RX 6600M ve RX 6700M GPU’lu dizüstü bilgisayarları da görmemiz gerekliydi, ancak ne yazık ki bunları henüz hiç bir bilgisayarda göremedik.

AMD, birçok ekran kartı için desteğini kesiyor

AMD, birçok ekran kartı için desteğini kesiyor

AMD'nin yeni sürücü sürümüyle birlikte Radeon serisindeki eski ekran kartları için yolun sonuna gelindi. İşte liste...

RX 6700M özellikleri

Aslında RX 6700M olarak bilinen bu orta seviye GPU’nun, AMD tarafından yakında piyasaya sunulacağı söylenmişti, fakat rogame nickli kullanıcı, 3DMark‘ın benchmark veritabanında bu grafik ünitesinin verilerini ve benchmark ile aldığı puanları keşfetti. İşin ilginç noktası ise, bu grafik ünitesinin bir masaüstü RX 6700 XT modeli olarak görünmesidir, ama bu kesinlikle masaüstü kartı değil. Çünkü bu, AMD Ryzen 9 5900HX işlemci kombinasyonu ile sunulan 10GB VRAM‘e sahip Radeon RX 6700M modelidir. Bu da şüphesiz bu GPU’nun aslında bir dizüstü bilgisayar olduğunu doğruluyor.

10 GB VRAM belleğe sahip model Time Spy performans testinde 8628 puan ve Fire Strike‘ta 27062 puan almış olarak görünüyor. Her iki sonucunda GPU’nun ortalama 1945 MHz ile 1987 MHz saat hızlarına sahip olduğunu gösteriyor.

Performans testlerinde RTX 3060’dan daha iyi

Ayrıca rogame, RX 6800M ve RTX 3060/3070 GPU’ları içeren hızlı karşılaştırma grafiklerini de hazırladı. RX 6700M, kıyaslamaya bağlı olarak NVIDIA SKU‘larla sıralamayı paylaşıyor. Fire Strike testinde ise RTX 3070‘in Max-P sürümünün biraz üzerinde olarak görünüyor. Bu arada, Time Spy‘da RX 6700M GPU, 115W‘lık TDP değerine sahip RTX 3060‘ı tahtından indiriyor.

Zoom, gerçek zamanlı çeviri özelliğine sinyal yaktı

Pandemi “kahramanı” Zoom bir kez daha devrim yaratma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Salgın süreciyle birlikte evden çalışmaya başlayan insanların en sık kullandıkları uygulamalardan biri de Zoom’du. Video konferans platformu, özellikle bu süreçte kendini daha çok geliştirmeye odaklandı. Zira milyonlarca insanın beklentilerine yetişmeye çalışıyor. Son bilgilere göre platform, çok konuşulacak bir özelliği entegre edecek.

Zoom yüz yüze konferans deneyimini hayata geçiriyor

Zoom yüz yüze konferans deneyimini hayata geçiriyor

Koronavirüs salgınında popülerleşen uygulamalardan Zoom, yeni bir özelliğinin hayata geçirileceğini duyurdu. Events özelliği, yüz yüze konferans deneyimi sunacak.

Zoom ve Kites dil engelini ortadan kaldıracak

Son iki yıldır büyük bir başarı elde ederek platform, mümkün olduğunca basit ve sorunsuz şekilde çevrim içi toplantıyı herkese ulaştırıyor. Şimdi şirket, çevrim içi iletişimde oyunu değiştirebilecek bir teknolojiye yatırım yaptı. Canlı çeviri girişimi Kites GmbH, henüz açıklanmayan bir ücret karşılığında Zoom tarafından satın alınma yolunda.

Zoom dil çevirisi özelliği

Kites, makine çevirisinin geliştirilmesine ve Zoom Cloud toplantılarına entegrasyona yardımcı olacak. İşbirliğinin amacı, farklı dillere sahip insanlar arasındaki dil engelini ortadan kaldırmak. Kites ile Zoom’un yapmak istediği şey ise muhtemelen canlı altyazı şeklinde çeviri yapmak.

2015 yılında Dr. Alex Waibel ve Dr. Sebastian Stüker‘in kurduğu Kites, on iki kişilik küçük bir ekibe sahip. Ekip, Zoom’un mühendislik departmanıyla birleşecek. Ancak özellikle makine çevirisi üzerinde çalışacaklar.

Zoom Ürün ve Mühendislik Başkanı Velchamy Sankarlingam konu hakkında demeç verdi. Sankarlingam, “Dil, coğrafi konum veya diğer engeller ne olursa olsun, işbirliğini sorunsuz hale getirmek için uyumlu misyonlarımızla Kites’ın etkileyici ekibinin Zoom’a tam olarak uyacağından eminiz.” dedi.

Stüker ve Waibel de işbirliğiyle ilgili olumlu görüşlerini paylaştı: “Kites, dil engellerini yıkma ve diller arası sorunsuz etkileşimi günlük yaşamın bir gerçeği haline getirme misyonuyla ortaya çıktı. Zoom ekibini dünyanın dört bir yanındaki insanları kolayca birbirine bağlama yeteneğinden dolayı uzun süredir takdir ediyoruz. Zoom’un, misyonumuzu ilerletmeye yardımcı olacak en iyi ortak olduğunu biliyoruz.”

Kripto para piyasalarında son durum ne?

Kripto para birimlerinde dalgalanma tüm hızıyla devam ediyor. Bir gün piyasa aniden düşüşe geçerken, ertesi gün yükseliş başlıyor. Bunun nedeni ise çeşitli devlet otoritelerinin Bitcoin ve benzeri kripto para birimleriyle ilgili yaptığı açıklamalar.

Geçtiğimiz haftalarda, Çin Halk Bankası‘nın uyarıları ve Avrupa Merkez Bankası’nın müdahale planının açıklanmasıyla son 6 ayın en düşük seviyesini göre Bitcoin, 30 bin doların altına düşmüştü. Düşüş beraberinde diğer para birimlerini de etkiledi. Ancak gerileme uzun sürmedi. Hızlı bir geri dönüş yapan Bitcoin, yeniden 35 bin dolara çıkarak yatırımcısının yüzünü güldürdü.

Milyarder yatırımcıdan Bitcoin ile ilgili heyecanlandıran açıklama!

Milyarder yatırımcıdan Bitcoin ile ilgili heyecanlandıran açıklama!

Ünlü milyarder ve Banco Azteca bankasının sahibi Ricordo Salinas Pliego Bitcoin ile ilgili attığı Tweet ile gündemde.

Bitcoin, Dogecoin ve Ethereum yükseldi mi?

Tüm bu açıklamalar devam ederken yatırımcıların aklında tek bir soru var, “şimdi ne olacak”. Her ne kadar konunun pek çok uzmanı ve bilirkişisi bulunsa da kimse kripto para birimlerinin son durumunu bilemez. Bu nedenle sosyal medyadaki analizler ve yorumlara rağmen geleceğin ne getireceğini kestirmek mümkün gözükmüyor. Yine de sizlere fikir ve bilgi sahibi olmanız için son durumları aktarabiliriz. İşte Bitcoin ve diğer kripto para birimlerinin değeri…

kripto para

Haftaya hareketli başlayan kripto para birimleri, son 24 saat içerisinde değer kaybetti. Bir önceki güne kıyasla yüzde 4.15 değer kaybeden Bitcoin, 36 binde 600 dolardan 34 bin 800 dolara kadar düştü. Salı günü yüzde 0.6’lık bir artış yakalayan Ethereum ise, bugün yüzde 3.3 geriledi ve 2087 dolardan işlem görmeye başladı. Elon Musk‘ın göz bebeği Dogecoin de piyasalardaki dalgalanmadan nasibini aldı.

Güne yüzde 9.23 düşüş ile devam eden popüler kripto para birimi 24 Cent oldu. Binance‘ın kendi parası olan BNB ise yüzde 6.78 düşerek, 315 dolarda 288’e geriledi. Ne zaman bir dolar olacak esprilerine kurban giden Ripple da şanssız kriptolardan biri. Yüzde 6.87’lik bir düşüşle 65 Cent’ten işlem görüyor.

Piyasalardaki son gelişmeler hakkında siz neler düşünüyorsunuz? Kripto paralarda herhangi bir yatırımınız var mı? Kar ya da zarar durumunuzu yorumlar kısmında bizimle paylaşabilirsiniz.

Bilinen ilk veba kurbanının analizi tartışma başlattı

Kara Ölüm‘ yani veba hastalığı Orta Çağ’da büyük bir yıkıma neden oldu. Yersinia pestis isimli bakterinin yol açtığı hastalık oldukça tehlikeli, bulaşıcı ve ölümcüldür. Daha çok hayvanlarda bulunan bu bakteri genellikle pireler aracılığıyla insanlara geçer. Yakın tarihli bir çalışmada bilim insanları, bilinen ilk kara ölüm vakasını tespit etmiş olabilir. Bugünkü Letonya’da 5 bin yıl önce yaşamış bir insanın kafatasında vebaya neden olan bakteriyi tespit ettiler.

Bilim insanları 3 bin yıllık bir gizemi çözdü

Bilim insanları 3 bin yıllık bir gizemi çözdü

Bilim insanları 3 bin yıl önce ölen bir adamın katilini tespit etti. Japonya'da bulunan iskelet insan-hayvan karşılaşmalarını temsil ediyor.

Tartışma: Veba belki de o kadar ölümcül değildi

Almanya Kiel Üniversitesinden Ben Krause-Kyora ve meslektaşları, avcı-toplayıcının kafatası üzerinde antik DNA analizi yaptı. Çalışma, hıyarcıklı vebaya neden olan Yersinia pestis türünün sonraki versiyonlarından daha az bulaşıcı ve zararlı olduğunu gösterdi.

Bilinen ilk veba kurbanı
Bilim insanları kalıntılara RV 2039 ismini verdi. (Foto: Dominik Göldner)

Krause-Kyora ve ekibi, RV 2039 ismini verdikleri adamın yanına gömülen diğer üç kişiyi de inceledi. Çalışmaya göre, bu kişilerde bakteri bulunmaması daha az ölümcül bir hastalığa işaret ediyor. 2018 yılında bir çalışmada bilim insanları İsveçli çiftçilerin genomlarını incelemişti. Makalede ekip, 5 bin ila 6 bin yıl önce Avrupa’daki ölümlerin sebebinin veba olmadığını iddia etmişti. Bu yeni çalışma da destekler nitelikte. Çünkü Krause-Kyora ve ekibi de düşük virülans (virüsün hasta etme yeteneği) tespit etti.

Krause-Kyora, “Y. pestis‘in Neolitik düşüşte büyük bir rol oynayıp oynamadığına dair tartışmalar devam ediyor. Bizim hipotezimize göre belki daha kronik, daha yaygın bir enfeksiyondu. Elbette bazı ölümlere neden oldu. Ancak Orta Çağ’da olduğu kadar şiddetli olmayabilir.” dedi.

Veba hastalığı
Bilim insanları kalıntıları bu nehir bölgesinde buldu. (Foto: Harald Lubke)

Bununla birlikte, öldüğünde muhtemelen 20 ila 30 yaşlarında olan adamın kafatasında bulunan bakteri bolluğu vebaya yenik düştüğünü gösteriyor. Adamı, Y. pestis taşıdığını bildiğimiz kunduz gibi bir kemirgen ısırılmış olma ihtimali yüksek. Çünkü Salaca nehri kıyısında aynı yerde hayvanların kalıntılarını buldular.

Krause-Kyora, bulguların vebanın insandan insana değil, hayvandan insana bulaştığına işaret ettiğini söyledi. Belli ki bakteriler henüz genetik mutasyon kazanmamıştı. Krause-Kyora, “Bu ölümcül patojenin erken evrimine yakından bakmak gerçekten ilginç. Daha ölümcül bir hastalık haline gelmeden önce başlangıçta daha kronik ve zararsız olduğunu görüyoruz.” dedi.

Ancak Kopenhag Üniversitesinden Simon Rasmussen, vebanın 5 bin yıl önce daha hafif olduğu iddiası için kanıtların zayıf olduğunu söyledi. Aynı şekilde Warwick Üniversitesinden Mark Achtman, veba epidemiyolojisine ilişkin bu çalışmanın spekülatif göründüğünü belirtti.

Bilim kurgu filmleri gerçek oldu: Uçan arabaya hız testi

Gelecekle ilgili en sık duyduğumuz tahminlerden biri uçan arabalar olmuştur. Bilim kurgu filmlerinde ve oyunlarında gördüğümüz uçan araba fikri uzun yıllardır tartışılıyor. Gelecek için bir sembol olan bu araçlar için önemli bir adım atıldı. Klein Vision adındaki uçan araba prototipi, geleceğe uzak olmadığımızı gösteriyor.

Elon Musk’tan Starlink için sevindiren haber geldi

Elon Musk’tan Starlink için sevindiren haber geldi

Elon Musk bugün katıldığı bir kongrede Starlink hizmeti için açıklama yaptı. Ayrıca SpaceX 12.000'den fazla uydu fırlatmayı hedefliyor.

Uçan araba Klein Vision, şehri 35 dakikada katetti

Slovakya’nın Nitra ve Bratislava şehirleri arasında gerçekleştirilen test uçuşu 35 dakikada tamamlandı. Yerden 2500 metre yüksekte gerçekleşen uçuşta maksimum 195km/s hız kaydedildi.

Klein Vision, uçan araba olmasının yanı sıra karada da sıradan bir araba olarak kullanılabiliyor. Filmlerde gördüğümüz, tek butonla uçmaya başlayan arabalar gerçek olmuş gibi görünüyor. Aracın ilk prototipinde 160 beygirlik BMW’nin motoru bulunuyor. Eğer gökyüzündeyken işler ters giderse güvenli iniş için araçta paraşüt de bulunuyor. Pek çok kişiyi uçan arabalar konusunda şüpheye düşüren güvenlik konusunda şu an paraşütle atlamaktan daha iyi bir çözüm yok gibi.

Klen Vision Aircraft‘ın ilk prototipi şimdiye kadar 40 saatlik uçuş gerçekleştirdi. Mühendisler, aracı hem daha güvenli hem de daha performanslı hale getirmek için çalışıyor. Uçan arabalar henüz prototip aşamalarında olduğu için birkaç yıl daha bu teknolojinin piyasaya sürülmesini beklemiyoruz.

Bunlara rağmen Klein Vision’ın ilk prototipi oldukça umut verici görünüyor. Zira iki şehir arasında yarım saatlik bir uçuş gerçekleştirmiş olmak, uçan arabalar için büyük bir adım. Gelecekte bu çalışmalar için rüzgarın hangi yönde eseceğini ise zaman gösterecek.

İlk OLED ekranlı iPad modelleri geliyor

Apple’ın uzun süredir OLED ekranlı iPad modelleri hazırladığı söyleniyordu. Bazı haberler iPad Pro modellerinin 2021’in ikinci yarısında ortaya çıkabileceğini ileri sürmüştü. Ama çoğunlukla haberler lansman için 2022’ye işaret ediyor. Şimdi yeni bir haber daha bu iddiayı destekler nitelikte. Apple, en geç 2023’te bu teknolojiye sahip iki yeni iPad modelini piyasaya sürecek.

Apple, Samsung’u geride bıraktı!

Apple, Samsung’u geride bıraktı!

2021 yılının ilk çeyreğine ilişkin Avrupa pazarını baz alan giyilebilir cihaz raporuna göre Apple rakiplerini geride bıraktı.

OLED ekranlı iPad Pro 2023’te

The Elec, Apple’ın önümüzdeki yıl ilk OLED ekranlı tabletini piyasaya süreceğini iddia etti. Bununla birlikte, Apple’ın ilk OLED modelinin 2022’de 10.86 inçlik bir sürümle geleceğini de ekledi. Ayrıca bunun bir iPad Air olacağını ileri sürdü. Zira Apple, teknolojiyi öncelikle alt modellerde kullanmak istiyor.

OLED ekranlı ilk iPad'ler

İddialar bununla da sınırlı kalmıyor. 2023’te Apple, 11 inç OLED iPad ve 12.9 inç OLED iPad piyasaya sürmeyi planlıyor. Bunlar iPad Pro serisinin boyutları olduğu için haber, Apple’ın OLED pro özelliğini profesyonel modellerinden önce iPad Air‘e getireceğini iddia etti.

Ayrıca haberde, “Şirketin önümüzdeki yıl piyasaya sürülecek iPad ve 2023’teki halefleri için farklı OLED yapıları uygulayacağı yönünde güçlü bir ihtimal var.” ifadesi yer aldı. 2022 modelinin sert OLED ve TFE’ye sahip olduğunu ekledi. Ancak 2023 sürümleri ise esnek bir OLED ekrana sahip olacak. Apple’ın iPhone’larında kullandığı OLED sistemini takip edebilir.

Gelecek yılın OLED ekranlı iPad modeli düşük sıcaklıkta polikristal silikon (LTPS) ince film transistöre (TFT) sahip. Ayrıca Apple mühendisleri üründe kırmızı, yeşil ve mavi emisyon katmanları kullanacak. Bu, iPhone’lardaki OLED yapısıyla aynı.

Apple, iPhone X‘in 2018’de piyasaya sürülmesinden bu yana iPhone’larda esnek OLED kullanmıştı.

Apple hibrit modelinden geri adım atmıyor

Apple çalışanları, şirkete tamamen uzaktan çalışmak istediklerini bildiren bir yazmıştı. Ancak teknoloji devi, yürürlüğe koymaya hazırlandığı modelden geri adım atmıyor.

Apple, çoğu çalışanın Eylül ayının başından itibaren haftada üç gün ofise dönmesini gerektiren hibrit çalışma modelinden geri adım atmıyor.

Apple, Samsung’u geride bıraktı!

Apple, Samsung’u geride bıraktı!

2021 yılının ilk çeyreğine ilişkin Avrupa pazarını baz alan giyilebilir cihaz raporuna göre Apple rakiplerini geride bıraktı.

Apple kararı yeni ürünleri için aldı

The Verge‘ye konuşan perakende ve personelden sorumlu kıdemli başkan yardımcısı Deirdre O’Brien, “Kültürümüz ve geleceğimiz için yüz yüze iş birliğinin gerekli olduğuna inanıyoruz. Geçen yılki inanılmaz ürün lansmanlarımızı düşünmek için biraz zaman ayıracak olursak, ürünler ve lansman uygulaması hep birlikte yüz yüze olduğumuzda yaptığımız yıllar süren çalışmaların temeli üzerine inşa edildi” ifadelerini söyledi.

apple-hibrit-modelinden-geri-adim-atmiyor

Söz konusu haber, Apple CEO’su Tim Cook’un çalışanlarına şirketin sonbahardan itibaren pazartesi, salı ve perşembe günleri ofis içi işlere geri dönmelerini gerektiren yeni bir çalışma modeli için e-posta göndermesinden bir ay sonra geldi.

Yapılan duyurunun ardından Apple çalışanları, bazılarının politika nedeniyle ayrılmaya zorlandığını söyleyen ve Cook’tan tutumunu değiştirmesini isteyen bir mektup yazdı. Mektupta çalışanlar, tüm ekiplere uzaktan çalışma seçeneğinin verilmesi istendi ve esnekliğin getirdiği kapsayıcılık olmadan, kendi seçim yapmak zorunda olduklarını hissettiklerini söylediler.

Şirket ayrıca, herhangi bir uzaktan çalışma kararının yönetici onayı gerektiren yeni uzak pozisyonlarda duruma göre alınacağını aktardı.

Sosyal medya, uygarlık için tehdit olabilir

Günümüzde milyarlarca insan sosyal medya platformlarını kullanıyor. Mesajlaşmak, yeni insanlarla arkadaş olmak, ağı oluşturmak ya da mevcut arkadaşlarımız ile bağlantımızı sürdürmek bu platformları tercih etme nedenlerimizden yalnızca birkaçı. Ancak söz konusu uygulamalar fayda sağladığı kadar zarar verici de olabilmekte. Örneğin, yanlış bilginin hızla yayılmasını kolaylaştırıyor.

Peki, bu platformların uygarlığımız için büyük bir tehdit oluşturma ihtimalini hiç düşündünüz mü? Bilim insanları tam da bu konuda insanlığı uyardı.

Sosyal medya şirketleri TBMM’yi ziyaret edecek

Sosyal medya şirketleri TBMM’yi ziyaret edecek

Dijital Mecralar Komisyonu Sözcüsü Zeynep Yıldız, yaptığı açıklama ile sosyal medya şirketlerinin Meclis'i ziyaret edeceklerini söyledi.

Sosyal medya ve dezenformasyonun yayılması

Ya insan uygarlığı savaşlardan ve çeşitli hastalıklardan kurtulup sosyal medyadan sağ çıkamazsa? Hakemli bilimsel dergi Proceedings of the National Academy of Sciences‘da yayımladıkları bir makaleyle bilim insanları bu konu üzerinde durdu. Biyoloji, psikoloji, sinir bilimi ve iklim bilimi dahil pek çok alanda çalışan 17 araştırmacı endişe verici, kasvetli bir makaleye imza attı.

Dezenformasyon ve sosyal medya

Bilim insanlarının odak noktasında sosyal medya platformlarındaki yanlış bilginin (dezenformasyon) yayılması vardı. Ortak yazar ve Washington Üniversitesi araştırmacısı Joseph Bak-Coleman konu hakkında bir demeç verdi. Cevaplamaya çalıştıkları sorunun şu olduğunu söyledi: “Karmaşık sistemler hakkında bildiklerimiz göz önüne alındığında, toplumun gidişatı hakkında geniş ölçekte ne çıkarabiliriz?”

Bak-Coleman ve meslektaşları sosyal medyanın sağlık, iklim ve diğer birçok önemli konu hakkında güvenilir bilgi akışını bozduğunu söyledi. Makale, yeni teknolojinin kolektif davranışsal etkileri hakkındaki anlayış eksikliğimizin demokrasi ve bilimsel ilerleme için bir tehlike olduğunu savundu. Örneğin, teknoloji şirketlerinin devam eden koronavirüs pandemisini iyi yönetemediklerini ileri sürdüler. Ekip, özellikle maskelerin ve aşıların yaygın olarak kabul edilmesini engelleyen yanlış bilgileri engelleyemediklerini söyledi.

İnternette yanlış bilgi yayılımı

Biyolog Carl Bergström çalışmaya ilişkin konuştu. Sosyal medyanın yanı sıra algoritmik arama ve tıklama tabanlı reklamcılık dahil İnternet teknolojilerinin de tehlikeli olduğunu söyledi. Bu teknolojilerin insanların fikir edinme şeklini değiştirdiğini ekledi. Üstelik insanları dezenformasyona karşı savunmasız bıraktığını da belirtti.

Bergström, “Örneğin kötü bir makale hidroksiklorokinin Covid-19 için bir tedavi olabileceğini öne sürdü. Sonucunda yöneticiler bu ilacı önerdi. Ardından da hastalar bu ilacı kullandı. Ancak bu ilaç çeşitli sağlık sorunlarına yol açıyor.” dedi.

Yazarlar sosyal medya araçlarının hastalık, ırkçılık, kıtlık ve savaş gibi fenomenlere katkıda bulunma ihtimali üzerinde durdu. Ancak İnternet korkunç bir güç olabilirken, aynı zamanda iyilik için bir güç olabileceğini de belirttiler.

Dell, 4K çözünürlüklü web kamerasını duyurdu

Pandemi ile uzaktan çalışma uzun zamandır bir rutin haline geldiğinden, video konferans, toplantı ve derslerde web kameralarına sıklıkla ihtiyaç duyabilmektyiz. Sıradan web kameralarının aksine Dell, 4K görüntü sağlayan yeni nesil webcam modelini tanıttı.

Windows 11 akıllı telefonda çalışırken görüntülendi!

Windows 11 akıllı telefonda çalışırken görüntülendi!

Windows 11 işletim sisteminin ARM tabanlı ön izleme sürümü Microsoft Lumia 950 XL akıllı telefonda çalışırken görüntülendi.

DSLR kameralardan ilham alınarak tasarlandı

Ucuza satılan düşük çözünürlüklü harici web kameralarının veya çoğu dizüstü bilgisayarın üzerinde yer alan dahili web kameralarının aksine, yeni Dell UltraSharp Webcam görüntünüzü 4K olarak yakalayabilir ve herhangi bir aydınlatma koşulunda mükemmel bir video kalitesi sunar. Bunun nedeni, Dell’in mühendislerinin şirketin yeni web kamerasını tasarlarken DSLR kameraların mekanizmasından ilham almasıdır.

Dell UltraSharp Web kamerası, daha fazla ışık yakalayabilmesi ve kristal netliğinde video sunabilmesi için büyük bir 4K Sony STARVIS CMOS sensöre ve çok elemanlı bir lense sahiptir. Aynı zamanda, cihazın 3D / 2D video gürültüsü azaltma özelliği dalgalanan görüntüleri otomatik olarak ortadan kaldırmaya olanak sağlamaktadır.

Apple platformu ile de uyumlu

Ultrasharp Webcam Windows 10 ve macOS bilgisayarlarda sürücüsüz olarak çalışabiliyor, fakat ekstra özelliklerdan yararlanabilmek adına Dell’in sunmuş olduğu Çevre Birimi Yöneticisi yazılımından erişilebilir. Yazılımın kilidini açtığı en çekici özelliklerden biri, sizi çerçevede ortalamak için hareketlerinizi takip etmesini sağlayan yapay zeka otomatik çerçeveleme modudur. Benzer bir özelliği son zamanlarda Amazon‘un yeni Echo Show akıllı ekranlarında ve en son iPad Pro modelinde ortaya çıktı ve şu anda Dell’in bu web kamera modelini diğer alternatiflerinden ayıran bir büyük bir avantaj olarak görülüyor.

Ayrıca Ultrasharp Webcam‘de Windows Hello yüz tanıma özelliği aracılığıyla bilgisayarınızda oturum açmanıza olanak sağlayan kızılötesi sensörü bulunur. Ayrıca, Dell bilgisayarınızda oturup oturmadığınıza bağlı olarak otomatik olarak giriş ve çıkış yapabilen Hızlı Oturum Açma özelliğinden yararlanabilen bir yakınlık sensörüne sahiptir.

Çok fonksiyonlu olarak da kullanılabiliyor

UltraSharp Webcam standart monitör yuvasının yanı sıra tripod yuvası da içermektedir. Ayrıca hem monitör hem de tripod olmak üzere hepsine manyetik olarak bağlanabilir. Monitör için kullanılan montaj aparatı, en ince çerçevelere sahip monitörlere sahip olan kişiler için bile sağlam bir seçenek olacak gibi görünüyor. Ayrıca yayıncılar veya belirli bir açıyı kullanarak video çeken kullanıcılar için kolayca bir tripod üzerine koyma seçeneğine sahip olmak da çok iyi bir alternatif olarak karşımıza çıkıyor.

Bu böcek, soğutma teknolojileri için ilham oldu!

Volkanik bölgelerde bile vücut ısısını düzenleyebilen bir böcek türü, soğutma teknolojileri için ilham kaynağı oldu. Texas Üniversitesi Cockrell Mühendislik Okulundaki araştırmacılar, Çin’deki Şanghay Jiao Tong Üniversitesi ve İsveç’teki KTH Kraliyet Teknoloji Enstitüsünden ekiplerle birlikte çalıştı.

Bilim ekibi, vücudunu yeterince serinletebilen bir longicorn böceği (teke böceği) türü hakkında yeni bilgiler keşfetti. Longicorn, Güneydoğu Asya’daki volkanik bölgelerde hayatta kalıyor. Bu özelliği sayesinde böcek, binalardan elektronik cihazlara kadar çevre dostu bir teknik için araştırmaların merkezinde yer alıyor.

Afet sonrası arama-kurtarma için ilginç sistem

Afet sonrası arama-kurtarma için ilginç sistem

Araştırmacılar, arama-kurtarma operasyonları için böcek-bilgisayar geliştirdi. Yeni bir hibrit sistemde hamam böcekleri kullanıldı.

Enerji tüketmeyen çevre dostu soğutma

Bilim insanları mekanik olarak güçlü ve büyük ölçekte üretilebilen yaygın, esnek malzemeler kullanarak böceğin kanat yapısına dayalı bir fotonik film oluşturdu. Bu film pasif olarak soğuyor. Yani arabalarımızda ve binalarımızda ısıyı düşük tutmak için kullandığımız sistemler gibi enerji tüketmiyor.

Çevreci soğutma teknolojileri
Bilim insanlarının ürettiği Bio-RC film. (Foto: Texas Üniversitesi)

Ekip, filmin doğrudan güneş ışığına maruz kalan nesnelerin sıcaklığını 5,1 santigrat dereceye kadar azalttığını buldu. Nesnelerin üzerini kaplayacak film geniş bir kullanım alanına sahip olacaktır. Güneş ışığını yansıtmak ve enerji faturalarını düşük tutmak için ofis ve apartmanlarda pencerelerin üstüne yerleştirilebilir. Güneş panellerinin sürekli güneş ışığına maruz kalmasıyla bozulmasını önleyebilir. Park halindeyken arabaları serin tutmak için arabaların etrafına sarılabilir. Ayrıca giyilebilir cihazlarda ve kişisel elektroniklerde önemli bir bileşen olabilir.

Araştırmacı Yuebing Zheng, “Buzdolapları, klimalar ve diğer yöntemler büyük miktarda enerji tüketir. Ancak bu kendi kendine soğutmaya dayanıyor.” dedi.

Longicorn türü Neocerambyx Gigas böcekleri
Longicorn türü Neocerambyx Gigas böceği.

Bilim insanları, böceğin kanatlarındaki üçgen “kabartmaların” güneş ışığını yansıtırken aynı zamanda iç vücut ısısını düşürmeye yardımcı olarak önemli bir rol oynadığını buldu. 26 binden fazla türe sahip longicorn (longhorn) böceklerinin antenleri vücutlarının üç katı uzunluğunda bile olabiliyor. Ancak bu çalışmada Neocerambyx Gigas türüne odaklandılar.

Neocerambyx Gigas‘lar, yaz sıcaklıklarının 40 santigrat dereceye ulaştığı ve yüzeyin 70 santigrat dereceye kadar ısındığı Tayland ve Endonezya’daki aktif yanardağların yakınındaki kavurucu sıcak iklimlerde hayatta kalıyor. Hava ısındığında bu böcekler hareketsiz kalır ve yiyecek aramayı bırakır.

Ekip, bulguları Proceedings of the National Academy of Sciences dergisinde yayımladı.

Windows 11 yükledik, sistem çöktü! Windows 10’a nasıl dönülür?

Windows 11‘in yayınlanan ilk resmi Insider beta sürümü dizüstü bilgisayar kullanıcılarının başına büyük sorunlar açtı. Peki bu durumda nasıl Windows 10’a nasıl geri dönebiliriz?

Windows 11’den Windows 10’a nasıl dönülür?

Microsoft’un yeni işletim sisteminde sorun yaşayanlar için rehber niteliğinde yeni bir video ile karşınızdayız. İyi seyirler.

Bu hafta başında yayınlanan ve birçok kişinin yüklediği Windows 11 Insider Beta sürümü çoğu kullanıcıyı memnun etti ancak dizüstü bilgisayar kullanıcılarının ise başına bela oldu.

Windows 10 üzerinde güncelleme yolu ile Windows 11’e geçen laptop kullanıcıları masaüstünün görünmemesi, ekranın sürekli titremesi veya klavye kilitlenmesi gibi sorunlar yaşamaya başladı.

Microsoft bu sorunlardan bazılarının bilindiğini açıklarken, kullanıcılar çözüm yolu olarak deneme yanılma yolu ile birkaç çözüm buldu. Bunlardan biri Windows görüntüleme ve sistem dilini İngilizce olarak ayarlamak oldu. Çoğu kullanıcı bu yöntemle sorununu çözerken, halen sorunu çözülmeyenler için iki seçenek bulunuyor.

Bu sorun belirli bir zaman sonra da kendi kendine çözülüyor ancak eğer bu sorunları yaşamaya devam etmek istemiyorsanız Windows 10’a videomuzda anlatılan şekilde geri dönebilirsiniz. Diğer bir seçeneğiniz ise Microsoft’un Windows 11 için ikinci beta sürümünü yayınlamasını beklemek olabilir. Ancak bu güncellemenin de sorunlarınızı çözeceği konusunda garanti altında olmadığını belirtelim.