Redmi Note 8 2021’in teknik özelikleri belli oldu

Xiaomi‘nin alt markası olarak hayatına başlayan Redmi, akıllı telefon ailesini genişletmeye devam ediyor. Özellikle Note serisiyle kullanıcıların beğenisini kazanan şirket,  fiyat performans oranı yüksek modellerle dikkatleri üzerine çekiyor.

Son olarak Mart ayında Note 10 ailesini duyuran Redmi, kısa süre önce aldığı kararla herkesi şaşırtmayı başardı. 2019 yılında çıkan Redmi Note 8 modelini yenileme kararı alan şirket, bu modelin 2021 versiyonu için hazırlıklara başladı. Kısa süre önce sızan telefonun bazı teknik özellikleri ortaya çıktı.

Redmi Note 8 2021 özellikleri

2019 yılında çıkan Qualcomm işlemcili modelin aksine MediaTek ile çalışma kararı alan şirket, Redmi Note 8 2021’de Helio G85 kullanıyor. Daha önce Note 9 ve Realme 7i gibi telefonlarda kullanılan bu işlemci, 2.0 GHz frekans hızına ve Mali-G52 MC2 grafik işlem birimine sahip.

Tıpkı orijinal modelde olduğu gibi 4GB RAM ile gelecek olan Redmi Note 8 2021, depolama kısmında da 128GB kapasite sunacak. 2019 modelde olduğu gibi 48 Megapiksel ana kamerayla gelecek olan telefon, henüz işlevi ve çözünürlükleri belli olmayan üç farklı kameraya daha sahip olacak.

Yenilenen modelin ekran detayları da ortaya çıkarken, bu tarafta da bir değişiklik göze çarpmadı. Redmi Note 86.3 inç boyutunda çerçevesiz tasarıma sahip IPS bir panel ile gelecek. Su damlası şeklinde kamera çentiği bulunan panel, muhtemelen Full HD+ çözünürlüğünde olacak. Tazeleme hızı hakkında bilgi vermeyen Redmi’nin gelişen trende ayak uydurarak 60Hz’den daha yüksek bir değer sunması bekleniyor.

Orijinali 25 milyondan fazla satan telefonun, yenilenmiş halinin nasıl olacağı merak konusuyken, satış başarısının ne olacağı ise ekstra dikkat çekiyor.

HomePod ve HomePod mini için kayıpsız müzik müjdesi

Apple Music uygulaması, Haziran ayından itibaren kayıpsız müzik ve uzamsal ses özelliklerini destekleyecek.  iOS ve iPadOS 14.6 sürümleri ile kullanıma sunulması beklenen bu özellik, AirPods kulaklıklar tarafından desteklenmiyor. Ancak Apple’ın HomePod ve HomePod mini için kayıpsız müzik sürprizi var.

Kayıpsız müzik, kullanıcılara stüdyo kalitesinde bir müzik deneyimi sunmayı amaçlıyor.

HomePod Mini’de gizli bir sensör bulundu

HomePod Mini’de gizli bir sensör bulundu

HomePod Mini'de güç kablosunun yanında, gelecekteki yazılım güncellemesi ile birlikte etkinleştirilebilecek hareketsiz sıcaklık ve nem sensörü bulundu.

HomePod ve HomePod mini kayıpsız müzik destekleyecek

Apple yaptığı açıklamada AirPods, AirPods Pro, AirPods Max (kablosuz bağlantıda) ve Beats kablosuz kulaklıklarının kayıpsız müzik özelliğini desteklemediğini belirtti. Bu kulaklıklar Apple’ın AAC Bluetooth Codec desteğine sahip. Ancak Amerikalı üretici, HomePod ve HomePod mini için müjdeyi verdi. Yapılan açıklama göre bu iki aksesuar, yazılım güncellemesi ile kayıpsız müzik desteğine kavuşacak.

Apple ayrıca, AirPods kulaklıkların neden kayıpsız müzik desteği almadığını da açıkladı. Şirketin dediğine göre Bluetooth bağlantısı, kayıpsız müzik ile gelen ALAC desteğine sahip değil. Bu noktada AirPods Max, kablolu bağlantı ile kayıpsız müzik desteğine kavuşabilir. Ancak kablolu bağlantıda yaşanan analogdan dijitale dönüştürme işlemi göz önüne alındığında, kayıpsız müzik özelliğinde bir miktar kaybın yaşanması bekleniyor.

HomePod ve HomePod mini için kayıpsız müzik desteğinin ne zaman geleceği henüz bilinmiyor. Ancak, özellik sunulmadan önce geleceği kesin diyebiliriz.

AirPods‌, ‌AirPods Max‌ ve ‌AirPods Pro‌ kayıpsız müziği desteklemese de Dolby Atmos sayesinde uzamsal ses özelliğini destekliyor.

Hem yeni hem de mevcut abonelerin kayıpsız müzik özelliği için ek bir ücret ödemesi gerekmiyor.

Tinder’dan uygunsuz mesajlar için önlem

Geçtiğimiz günlerde Vibe özelliğini tanıtan Tinder, uygunsuz mesajlar için yeni bir önlem ile kullanıcıların karşısına çıkacak.

Tinder, uygunsuz mesajları yapay zeka ile tespit edecek

Vibe özelliğiyle kullanıcıların daha isabetli eşleşmelere sahip olmasını sağlamak isteyen firma, taciz içerikli mesajlar için geliştirdiği AYS (Are you sure) özelliğini duyurdu.

Tinder, uygunsuz mesajları önlemek için AYS özelliğini aktif etti.

Şirket, yapay zeka destekli özellik sayesinde kullanıcılar uygunsuz mesaj atmak istediğinde “Emin misiniz?” uyarısı çıkaracak.

ABD hükümetinden koronavirüs aşısı için Tinder çözümü

ABD hükümetinden koronavirüs aşısı için Tinder çözümü

ABD hükümeti, aşı olmak istemeyen gençler için ilginç bir çözüm yolu buldu. Beyaz Saray, bunun üzerine flört uygulamaları ile temasa geçti.

Match Group Güvenlik ve Sosyal Savunuculuk Başkanı Tracey Breeden, “Test aşamasında uygunsuz mesaj göndermek isteyenlerin yüzde 10’u bu özellik sayesinde davranışından vazgeçti. Bu tarz özellikler bize doğru şekilde yapılan müdahalelerin kullanıcılar üzerinde etkili olduğunu gösteriyor. ” ifadelerini kullandı.

Test sürecini tamamlayan ve tüm kullanıcılar için aktif olan özellik, taciz içerikli mesajları şikayet etme özelliği ile birlikte çalışacak.

Huawei’den 3 nm Kirin 9010 sürprizi

İşlemci geliştirmelerine son hızda devam eden Huawei, yeni bir ürün üzerinde çalışıyor. Raporlara göre Huawei, şimdilik Kirin 9010 olarak bilinen 3 nm bir işlemci geliştiriyor. Çinli şirketin ileri teknoloji akıllı telefon ve tabletlerinde kullanılması beklenen Kirin 9010, henüz planlama aşamasında.

ABD ile arası açılan Huawei, özellikle Avrupa ve ABD pazarında büyük darbe alsa da vazgeçmeyecek gibi duruyor.

TSMC’nin 3 nm mimarisi çalışmaları sekteye uğradı

TSMC’nin 3 nm mimarisi çalışmaları sekteye uğradı

TSMC; 3 nm mimarisi ile üretilen işlemciler için, geçtiğimiz ay, 2023 yılını işaret etti. Ancak firmanın planlarını bozan gelişmeler yaşandı. 3 nm'ye geçiş beklenen zor olabilir.

Huawei, 3 nm Kirin 9010 işlemcisini geliştiriyor

Amerika Birleşik Devletleri ile arası açılan Huawei, TSMC ile iş yapamaz hale geldi. Bu sebeple, Çinli akıllı telefon üreticisi özellikle işlemci üretiminde büyük bir darbe aldı. Zaman zaman AMD ile ortaklık kurulacak dense de ortaya somut bir ürün çıkarılamadı. Ancak Huawei, tüm bunlara rağmen çalışmalarına devam ediyor.

Huawei Technologies, 22 Nisan’da Kirin işlemcilerin ticari marka tescili için başvurdu. Buna göre Kirin işlemciler, uluslararası sınıflandırmada 9 bilimsel cihaz kategorisine girdi. Bu, Çinli teknoloji devinin piyasaya geri dönme umudunu kaybetmediğini gösteriyor. Raporlara göre, Huawei tarafından geliştirilen 3 nm işlemci henüz ilk aşamada. Büyük ihtimalle 2022 yılında seri üretime girecek ürünün tasarımı ise bu yılın sonuna kadar hazır olacak.

Bu süreçte Huawei’nin elini en fazla güçlendirecek durum, TSMC ile anlaşma yapmak olacaktır. Huawei bir anlaşmaya varmayı başarırsa Kirin 9010, 2022 yılında büyük ihtimalle seri üretime hazır olur.

ABD’nin koyduğu ambargo, Huawei’yi büyük ölçüde etkiledi. Çinli teknoloji şirketi bu süreçte sağlık hizmetleri, kömür madenciliği, domuz yetiştiriciliği ve otonom araçlar gibi pazarlara yönelmeye başladı.

Huawei’nin önümüzdeki aylarda daha fazla üst düzey cihaz piyasaya sürmek için 5 nm işlemcileri hazırladığı düşünülüyor. 3 nm Kirin işlemcisini görene kadar, 5 nm işlemciler pazarda Huawei’yi temsil edecek.

Apple’ın kurucu ortağı Steve Wozniak’a dava şoku!

Apple’ın kurucularından biri olan Steve Wozniak, 2017 yılında tamamen teknoloji üzerine eğitim veren bir e-üniversite projesini duyurmuştu. Bu proje, başta içeriklerin kalitesizliği nedeniyle tartışma konusu olsa da zamanla sektörde adını duyurmayı başarmıştı. Wozniak, bir profesörden projenin fikir sahipliğiyle ilgili suçlamaya maruz kaldı.

Elon Musk: Bir sonraki adım Ay’a üs ve Mars’a şehir kurmak

Elon Musk: Bir sonraki adım Ay’a üs ve Mars’a şehir kurmak

Elon Musk, gelecekte Ay'da üs kurmanın en mantıklı adımlardan biri olduğunu söyledi. Ayrıca Mars'ta koloni fikrini de tekrarladı.

Steve Wozniak 1 milyon dolarlık dava ile karşı karşıya

Apple’ın ilk yıllarında teknik işlerden sorumlu olan Wozniak, 2017’de başlattığı Woz-U projesinin bilmediğimiz bir kurucu ortağı olabilir. Amerikalı bir işletme profesörü olan Ralph Reilly, 2011 yılında Wozniak ile ‘teknoloji üniversitesi’ fikrini görüştüğünü söylüyor. Gizmodo’nun haberine göre profesör bu iddiasını desteklemek için Wozniak ile el sıkışırken bir fotoğrafı ve aylarca sürmüş olan e-posta görüşmelerini mahkemeye sundu.

steve wozniak
Steve Wozniak, 2017 yılında Woz-U tanıtımı için poz verirken

Profesörün iddialarının devamına göre konuştukları projenin öne çıkabilmesi için Steve Wozniak’ın takma adı olan “Woz” kelimesi üzerinden bir isim türetilecekmiş. Bu projeyi günümüzde Woz-U olarak tanıyoruz ve 350’den fazla öğrencisi bulunuyor. İddiaların sahibi olan işletme profesörü, fikrin sahibi olduğunu söyleyerek 1 milyon dolar tazminat istiyor.

Bu iddiaları destekleyen fotoğraf ile ilgili güven kırıcı bir detay var. Steve Wozniak’ın hayranlarıyla el sıkışmasının ona özgü bir selamlaşma olduğu biliniyor. Yani sunulan mahkemeye sunulan fotoğraf, Wozniak’a karşı bir komplo olabilir.

İkilinin el sıkışırken fotoğrafı

Profesör Ralph Reilly, 2013 yılında “Wozniak’ın Teknoloji Okulu” adında sahte bir internet sitesi oluşturduğunu ama Wozniak’ın menajeri Ken Hardesty‘nin onunla iletişime geçerek siteyi kapatmasını ve Woz ile iletişime geçmesini istediğini söylediğini de iddiaları arasına ekliyor. Böyle bir site oluşturmasının nedeninin, gelecekte bu proje hayata geçirilirse fikir sahipliğininin belirtilmesi olduğunu tahmin ediyoruz.

Sonuç olarak Ralph Reilly, Wozniak’ı fikir hırsızlığıyla ve telif hakkı ihlaliyle suçluyor. Dava, 7 Haziran’da Amerika’nın Arizona eyaletinde görülecek.

Büyük Patlama’ya ilişkin yeni bilgiler ortaya çıktı

Kopenhag Üniversitesinden araştırmacılar, Big Bang’in (Büyük Patlama) ilk mikrosaniyesine ışık tuttu. Araştırmacılar, CERN’de kuark-gluon plazmasını oluşturarak inceledi. Kuark-gluon plazmasını bilim insanları, Büyük Patlama’nın ilk mikrosaniyesinde ortaya çıkan madde hali olarak kabul ediyor. Çalışmanın bulguları, bugün bildiğimiz şekliyle evrenin evrimine ilişkin yapbozun bir parçasını sağlıyor.

NASA’dan büyük patlama için heyecan verici açıklama

NASA’dan büyük patlama için heyecan verici açıklama

Bilim insanları tarafından merak edilen ve uzun yıllardır cevap aranan Büyük Patlama yani Big Bang teorisi ile ilgili NASA tarafından yürütülen SPHEREx görevinde yeni bir aşamaya gelindi.

Büyük Patlama ve kuark-gluon plazması

Yaklaşık 14 milyar yıl önce, evrenimiz çok daha sıcak ve yoğun iken radikal şekilde dönüştü. Bilim insanları bu sürece Big Bang ismini veriyor. Bu hızlı genişlemenin bugün bildiğimiz parçacıkları, atomları, yıldızları, galaksileri ve yaşamı oluşturduğunu biliyoruz. Ancak bunların nasıl gerçekleştiğinin ayrıntılarını halen anlamış değiliz.

Büyük Patlama sonrası ortaya çıkan ilk madde hali.

Quark-Gluon Plazma (QGP), Büyük Patlama ‘nın ilk 0.000001 saniyesinde mevcuttu. Ardından genişlemeyle ortadan kayboldu. Ancak Kopenhag Üniversitesi araştırmacıları bu maddeyi incelemenin bir yolunu buldu. Avrupa Nükleer Araştırma Örgütünün (CERN) Büyük Hadron Çarpıştırıcısında plazmayı oluşturarak incelediler.

Kopenhag Üniversitesi Niels Bohr Enstitüsünden Doçent Dr. You Zhou, açıklama yaptı. Zhou, “Çarpıştırıcı, plazmadaki iyonları neredeyse ışık hızıyla ayırdı. Bu, kuark-gluon plazmasının, kendi maddesinden atomlardaki çekirdeklere ve yaşamın yapı taşlarına nasıl dönüştüğünü görmemizi sağladı.” dedi.

Büyük Patlama hakkındaki çalışmaya ilişkin Dr. Zhou, açıklamasını sürdü. Devamında, “Önce kuarklar ve gluonlardan oluşan plazma, evrenin sıcak genişlemesiyle ayrıldı. Daha sonra kuark parçaları, hadronlar olarak yeniden biçimlendi. Üç kuarklı bir hadron, atom çekirdeğinin bir parçası olan bir proton oluşturur. Bu çekirdekler dünyayı, kendimizi ve bizi çevreleyen evreni oluşturan yapı taşlarıdır.” şeklinde konuştu.

Araştırmacılar, Büyük Hadron Çarpıştırıcısının yanı sıra bir algoritma geliştirerek incelemeyi sürdürdü. Bu algoritma ile daha fazla üretilen parçacığın toplu genişlemesini tek seferde inceleme fırsatı yakaladılar. Elde ettikleri sonuçlar, QGP’nin daha önce akıcı bir sıvı form olduğunu ve zamanla şeklini sürekli değiştirerek kendisini diğer maddelerden ayırdığını gösterdi.

Bu konuda Zhou, “Uzun zamandır araştırmacılar plazmanın bir tür gaz olduğunu düşünüyordu. Ancak çalışmamız, QGP’nin akıcı ve su gibi yumuşak bir dokuya sahip olduğunu gösterdi.” dedi.

Kopenhag Üniversitesi araştırmacıları, çalışmayı hakemli bilim dergisi Physics Letter B‘de yayımladı.

Elon Musk: Bir sonraki adım Ay’a üs ve Mars’a şehir kurmak

Rusya’daki bir eğitim forumuna katılan Elon Musk, çarpıcı açıklamalar yaptı. Programda uzay istasyonlarından sonraki adımı düşünmemiz gerektiğini belirtti. Bununla birlikte ünlü iş insanı, dinsel inanış, uzay merakı ve birçok konudaki soruya cevap verdi.

Elon Musk, Güneş Sistemi’nin ötesine ulaşmanın formülünü söyledi

Elon Musk, Güneş Sistemi’nin ötesine ulaşmanın formülünü söyledi

Elon Musk, uzay taşımacılığına yönelik yeni bir yolu belki de itiraf etti. Musk, antimaddeyle çalışan uzay araçlarının önemine değindi.

Elon Musk, 50 yıl sonrası hakkında ne dedi?

Tesla ve SpaceX’in CEO’su, Kremlin’in sözcüsü Dmitry Peskov‘un daveti üzerine “Yeni Bilgi” forumuna katıldı. Programda yaklaşık 40 dakika boyunca Rus öğrencilerin sorularını yanıtladı. Diğer konuların yanı sıra geleceği nasıl gördüğünden bahsetti. Ay’da bir üs ve Mars’ta bir şehir inşa etmeyi önerdi. Ayrıca uzaylı yaşamın varlığını göz ardı etmediğini söyledi.

Elon Musk, gelecek Mars ve Ay görevleri hakkında konuştu.

Bir öğrenci milyardere önümüzdeki 50 yılın nasıl görüneceğiyle ilgili bir soru sordu. Elon Musk, “50 yılı tahmin etmek zor. Bundan 50 yıl sonranın düşündüğümüz gibi olmayacağını söyleyebilirim. Teknoloji, yapay zeka, uzay yolculuğu, nörobilgisayar arayüzleri, sentetik RNA ve DNA’da değişiklikler var.” dedi.

Musk, insanlığın uzaydaki gelişimi için bir sonraki adım Ay’da kalıcı bir üs kurmak olduğunu söyledi. Bunun yanı sıra Mars’ta bir şehir kurmanın da diğer bir adım olduğunu belirtti.

Independent‘ın haberine göre, SpaceX‘in bu ay başarıyla indirdiği Starship roketi Mars görevleri için önemli bir adım. Bununla birlikte SpaceX, insanları Ay’a götürmek için NASA ile bir anlaşmaya vardı. 3 milyar dolarlık anlaşmaya göre şirket, 2024 yılına kadar uzay turizmi için Starship roketleri hazırlayacak.

Mars’ı dünyalaştırmak için nükleer bomba fikrini tekrarladı

Elon Musk, Mars kolonisi için 2050 yılına işaret etmişti. İnsanlık bu tarihe kadar Kızıl Gezegen‘de kendi kendine yeten bir koloni kurmalı. Bu nedenle ilk insanlı Mars görevlerinin 2024 ya da 2026 yıllarında olması için çabaladıklarını söyledi.

Elon Musk.

Musk, Kızıl Gezegen’i insanların yaşayabileceği şekilde dizayn etmek istediklerini belirtti. Bu amaçla, buzulları eritmek ve hızlı bir ısınmayı sağlamak için Mars kutuplarında nükleer bombalar patlatmayı önerdi. Açıklamada, “Önce cam kubbelerde yaşanacak. En sonunda gezegen tıpkı Dünya gibi yaşamı destekleyecek şekilde dünyalaştırılacak.” şeklinde konuştu.

Şu anki insanların ömrü Mars’ta bir üs kurmaya büyük olasılıkla yetmeyecek. Ancak dünyalaştırmak için daha çok zamana ihtiyaç var. Gelecekte uzay yolculuğu yapacak uygarlıklar günümüz insanlarının çalışmalarını keşfedebilir.

Son olarak öğrenciler, Elon Musk’a Tanrı inancını sordu. Musk, “Geleneksel anlamda dindar değilim, Çünkü bilimsel bir düşünce okulunda yetiştim. Ama aynı zamanda tüm bunların nereden geldiğini merak ediyorum.” dedi.

Efsane viral video dudak uçuklatan fiyata satıldı

İnternet ve YouTube ortamının efsane videolarından olan ‘Charlie Bit My Finger‘ (Charlie Parmağımı Isırdı) videosu, NFT olarak satıldı. Aile videoyu dudak uçuklatan bir fiyattan elinden çıkardı.

Bir dönem viral hale gelen ve birçok farklı versiyonu yapılan Charlie Bit My Finger videosu NFT (non-fungible token) olarak açık artırmaya çıkarıldı. 883 milyondan fazla izlenen söz konusu video, 760 bin doların üzerinde bir fiyata alıcı buldu.

Efsane YouTube videosu NFT olarak satışa çıktı

Efsane YouTube videosu NFT olarak satışa çıktı

YouTube için bir kült haline gelen Charlie Bit My Finger videosu NFT olarak müzayedeye çıkıyor. 880 milyondan fazla izlenen içerik yakında listelenecek.

Charlie Bit My Finger videosu parodi olarak çekilecek

2007 yılındaki videoda üç yaşındaki Harry DaviesCarr, bir yaşındaki kardeşi Charlie DaviesCarr‘ın ağzına şaka yapmak amacıyla parmağını sokuyor. Soktuğu zaman ise, viral haline gelen Charlie Bit Me (Charlie Beni Isırdı) cümlesini söylüyor.

charlie-bit-my-finger-videosu-nft-olarak-satildi

Videonun yüklenişinin 14. yıldönümünde başlayan açık artırma, bir gün sürdü. Aile, videonun satışının tamamlanmasının ardından YouTube platformundan silineceğinin sözünü verdi. Öte yandan aile, müzayedeyi kazanan kişinin Harry ve Charlie kardeşlerle videonun parodi versiyonunu çekeceğini belirtti.

Videoyu kaydeden çocukların babası Howard, Insider‘a yaptığı açıklamada, videonun piyasaya sürüldükten sonra YouTube İş Ortağı Programı’ndan yararlandıklarını söyledi. İçerik oluşturucuların reklamları kullanarak videolardan para kazanmasına yol açan program, birçok kişi tarafından kullanılıyor. Videonun kendilerine yarattığı katkıyla ilgili konuşan Baba, “Ailemiz maddi olarak fayda sağladı ve bu, çocuklarımıza hayatlarında harika bir başlangıç sağlamamıza izin verdi” ifadelerini kullandı.

Videonun satışı, içerik oluşturucuların NFT alanına girip viral videolardan kazanç sağladığının bir örneği. Zira Leave Britney Alone, David After Dentist, the Disaster Girl ve Nyan Cat gibi videolar toplamda yarım milyon dolar gibi paralara alıcı buldu.

Hindistan’dan sosyal medya platformlarına COVID-19 uyarısı

Hindistan hükümeti, COVID-19 virüsünün Hint varyantına dönüştüğüne yapılan referansları kaldırmak için sosyal medya platformlarına ültimatom verdi.

Reuters‘ın aktardığı habere göre, Hindistan hükümeti, sosyal medya platformlarına COVID-19 virüsünün Hint varyantına atıfta bulunan içerikleri kaldırmalarını emreden bildirimler gönderdi. Hindistan Elektronik ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı’ndan gönderilen mektup kamuoyuna servis edilmezken, birkaç haber kaynağı tarafından sızdırıldı.

Hindistan WhatsApp’a ültimatom verdi

Hindistan WhatsApp’a ültimatom verdi

Kısa süre önce yeni kullanıcı sözleşmesi nedeniyle Avrupa Birliği ile problem yaşayan WhatsApp, şimdi de Hindistan'dan 7 günlük ültimatom yedi.

Hindistan sosyal medya platformlarından içeriklerin kaldırılmasını istedi

Söz konusu mektubun hangi sosyal medya kuruluşlarına iletildiği belli değil. Ancak Hindistan hükümeti kısa süre önce Twitter, Facebook ve Instagram’a salgınla mücadeleyi eleştiren gönderileri kaldırmasını söyledi.

Mektupta Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından bu tarz bilimsel olarak alıntı yapılan bir varyantın olmadığı belirtildi. Dolayısıyla ifadenin tamamıyla yanlış olduğu ve kullanılmasının zararlara yol açtığı ifade edildi.

hindistan-sosyal-medya-platformlarina-ultimatom-verdi

Geçen yıl ilk olarak Hindistan’da görülen COVID-19 varyantı B.1.617’nin, Güney Asya’daki son vakalardan sorumlu olduğuna inanılıyor. DSÖ de, varyantın virüsün diğer türlerinden daha bulaşıcı olduğuna dair bazı kanıtlar ortaya koyarak endişelerini dile getirdi.

Hindistan’ın bilgileri sansürleme yaklaşımı aşırı olsa da, DSÖ ve diğer sağlık kuruluşları ve bilim adamları yanlış anlaşılmaması nedeniyle virüslere coğrafi isimlerle atıfta bulunmayı uygun görmüyor. Zira DSÖ’nün 2015’teki bulaşıcı hastalık raporları da yer adları, insan isimleri ve hayvan adlarının salgın hastalıklarda kullanılmasını önermiyor.

Toplamda 23 milyondan fazla vaka görülen Hindistan’da ölü sayısı da 300 bine dayanmış durumda. Yeni Delhi hükümetine gelen eleştirilerin arasında salgını ciddiye almamak, uygun karantina koşulları sağlayamamak gibi iddialar bulunuyor.

Google servisleri Honor telefonlara geri dönüyor!

Daha önce Huawei ile aynı kaderi paylaşan Honor, yakında Google servislerini tekrardan akıllı telefonlarına getirecek. İşte detaylar...

ABD’nin Çinli şirketlere uyguladığı yaptırımlar, ne yazık ki pek çok sektörü olumsuz etkiledi. Bu durum  en çokta teknoloji devi Huawei’ye ciddi zararlar verdi ve şirketin kendi ekosistemini kurmasına kadar sebep oldu.

Huawei, çeşitli yaptırımlardan dolayı alt dalında faaliyet gösteren Honor’u sattı. Uzun süre boyunca Huawei ile aynı kaderi paylaşan Honor’da, nihayet bağımsızlığını ilan ettikten sonra eski zamanlarına tekrardan geri dönmeye başladı. Geçtiğimiz günlerde Qualcomm ile işbirliğini duyuran üretici, şimdi ise Google uygulamalarının yeniden geri döneceğinin müjdesini verdi.

20 yıllık Xbox Easter Egg’i keşfedildi

Bir geliştirici, Microsoft’un 2001 yılındaki Xbox konsolunda bulunan bir Easter Egg (Paskalya Yumurtası) keşfettiğini iddia etti. Söz konusu Easter Egg, bir dizi adımın ardından ortaya çıkıyor.

Geliştiricilerin durumu kendilerine bildirmesinin ardından inceleme yapan Kotaku, Easter Egg’i incelemeye koyuldu. İnceleme sonucunda konsolu geliştirenlerin kendi isimlerini konsolun içine gizlediği tespit edildi.

Windows 95 Easter Egg’i 25 yıl sonra fark edildi

Windows 95 Easter Egg’i 25 yıl sonra fark edildi

Yayınlanmasının üzerinden 25 yıl geçmesine rağmen bir bilgisayar korsanı, Windows 95 işletim sisteminde daha önce hiç keşfedilmemiş bir Easter Egg buldu.

Xbox Easter Egg’i, çalışanları hatırlatıyor

Kotaku tarafından bildiren detaylara göre Easter Egg’i görmek için konsola ses CD’si yerleştirilip başlığını ‘Timmy‘ (Sonunda 26 y harfi olacak şekilde) yapıp sonuna ünlem koyulması gerekiyor. Daha sonraAyarlar ve ardından Sistem Bilgileri’ne gitmek gerekiyor. Bu yol izlendiğinde Xbox kontrol panelinde çalışan kişilerin isimleri görünüyor.

xbox-easter-eggi-20-yil-sonra-kesfedildi

Geliştiricilerin konsollarda ya da oyunlarda bir şeyleri gizlemeleri yeni değil. Yine Microsoft’ta çalışan geliştiricilerin Windows 95 işletim sistemine yerleştirdikleri ve kendi isimlerini içeren Easter Egg, yaklaşık 25 yıl sonra fark edilmişti.

Modern konsollarda da aynı şey olay devam ediyor. Sony, PS5 konsolunda PlayStation’ın ikonik çember, üçgen, kare ve çarpı sembollerini konsolun bir kısmına yerleştirmişti.

Oyuncular ve kullanıcılar da bu Easter Egg‘ler için her zaman tetikte bulunuyor. Bu sırlardan biriyle ilgili konuşan Xbox’ın tasarımcılarından Seamus Blackley, 2017’de kimsenin bulamadığı bir sır olduğunu tweetlemişti. Birkaç gün önce konuyla ilgili Kotaku’ya konuşan Blackley, bahsettiği sırrın keşfedilen Timmy Easter Egg‘i olmadığını ve başlangıç animasyonunda yer aldığını ifade etti.

Önemli keşif: Bilim insanları antik hayvanat bahçesi buldu

Kaliforniya, ABD’de bir orman bekçisi “antik hayvanat bahçesi” keşfetti. Bilim insanları, antik hayvanların yaşadığı alanda, soyu tükenmiş canlıların izini sürdü. Filin atasından, zürafa benzeri bir türe kadar birçok fosil buldular. Araştırmacılar, çalışmanın şimdiye kadar eyaletteki en önemli paleontoloji keşiflerinden biri olduğunu söyledi.

99 milyon yıl korunmuş dinozor fosili!

99 milyon yıl korunmuş dinozor fosili!

Yeni yayımlanan bir makale ile ortaya çıkan 99 milyon yıl korunmuş dinozor fosili oldukça ilginç. Araştırma ekibi sinek kuşu fosili olarak konumlandırdığı bu fosil geçmişe ışık tutuyor.

Kaliforniya tarihinin en önemli antik keşiflerinden

Keşif önce Sierra Nevada eteklerindeki Mokelumne Nehri havzasının çamuruna yarı gömülmüş taşlaşmış bir ağaçla başladı. Alan, geçen yaz vadide yürürken San Francisco East Bay Belediye Hizmet Bölgesi (EBMUD) korucusu Greg Francek‘in ilgisini çekti. Ardından Francek, daha fazla incelemeye başladı ve Kaliforniya tarihinin en önemli fosil keşiflerinden birine yol açtı.

Tarih öncesi canlılara ait fosiller bulundu.

Francek, kemikleri incelemek için ülkenin dört bir yanından paleontoloji ve jeoloji uzmanlarına ulaştı. Bugün hâlâ orada antik hayvanlara ait kalıntıları bulmak için ekip kazılara devam ediyor.

Kaliforniya Eyalet Üniversitesinden bir ekip, tamamı 600 taşlaşmış ağaçlı bir ormanda çalışmaya başladı. Mamut olarak da kabul edilen mastodonun kafatası bu önemli keşiflerden yalnızca biri. Günümüz somon balığının atası dev bir balık buldular. Bir diğer önemli keşif zürafa büyüklüğünde soyu tükenmiş bir devenin kalıntılarıydı. Ayrıca günümüz fillerinin atası gomphothere kalıntıları buldular.

Bilim insanları, antik kalıntıları inceledi ve kemiklerin yaklaşık 10 milyon yıl önce Miyosen dönemine ait olduğunu düşünüyor.

Ayrıca gergedanların, dev kaplumbağaların, atların ve tapirlerin kalıntılarını da buldular. Araştırmacılara göre, bu ilkel canlıların kemikleri büyük olasılıkla sel ve iç kısımlardaki volkanlardan gelen enkaz akıntılarıyla bölgeye ulaştı.

Kaliforniya'da mastodon fosili bulundu.

Kaliforniya Eyalet Üniversitesi Jeoloji ve Çevre Bilimleri Bölümünden Dr. Russell Shapiro, çalışmaya ilişkin konuştu. Shapiro, “Kaliforniya’da buna benzer birkaç başka antik hayvan kalıntısı bulgusu var. Ancak yeni örnekler hem sayısından hem de çeşitliliğinden ötürü son derece önemli.” dedi.

En son mastodon kalıntılarını EBMUD, 1947’de boru hattı inşaatı sırasında bulmuşlardı. Ancak mevcut fosil hazinesi, eyalet tarihindeki en büyük ve en çeşitli fosil olarak kayda geçti.

Araştırma ekibi şimdilik fosil kazılarının yerini bir sır olarak saklıyor. Ancak mastodon önümüzdeki sonbaharda üniversitenin Gateway Bilim Müzesinde sergilenecek.