Instagram para kazanmaktan eğlenmeye ve bilgi edinmekten iş büyütmeye kadar birçok farklı ihtiyaca cevap veriyor. Aynı zamanda Instagram’a veda etmek isteyenlerin sayısı da artıyor. Biz de Instagram silme nasıl yapılır sorusunu yanıtladığımız bu rehberde Instagram hesap silme linki ile Instagram hesap kapatma işlemini adım adım anlatıyoruz…
Instagram hesap silme nasıl yapılır? Instagram kapatma ve silme linki
Kalıcı Instagram kapatma işlemi öncesinde yaptığınız paylaşımları yedeklemenizi öneririz. Çeşitli araçlar ile fotoğraflarınızı indirebilir, hikayelerinizi de doğrudan Instagram uygulaması ile kaydedebilirsiniz. Takip ettiğiniz kişilerin listesinin ekran görüntüsünü almanızı öneririz.
Adım 1: Buraya veya yukarıdaki Instagram hesap silme linkine tıklayarak ilgili sayfayı açıyoruz.
Adım 2: Eğer daha önce giriş yapmadıysanız, önce kullanıcı adı ve şifre ile giriş yapmanız gerekiyor.
Adım 3: Bu aşamada Instagram’ın Hesabını neden silmek istiyorsun? sorusuna yanıt vermeniz gerekiyor. Gizlilik endişelerinden, yeni hesap açmaya kadar birçok farklı gerekçe sunabiliyorsunuz. Ancak bu önerilerle uğraşmak istemiyorsanız, doğrudan “Başka bir şey” seçeneğine tıklayın.
Adım 4: Instagram hesap silme işlemini tamamlamak için artık tek yapmanız gereken şifre girmek. Şifrenizi tekrar girdikten sonra aşağıdaki “Hesabı Sil” butonuna tıklamanız yeterli.
Adım 5: Hesabı sil butonuna tıkladıktan sonra Instagram’ın giriş ekranına yönlendirilecekseniz. Artık herhangi bir şey yapmanıza gerek yok, hesabınız artık başkaları tarafından görüntülenemez.
Instagram kapatma işlemi geri alınabilir mi?
‘Instagram hesabı nasıl kapatılır?’ sorusunu yanıtladık. Pişman olanlar için geri dönüşü var mı? Evet, yukarıdaki ekran görüntüsünde ve hesap silme sayfasında da görülebileceği üzere işlemden sonra 30 günlük bir süreniz var.
Hesabı sildiğiniz tarihten itibaren Instagram’da görünmüyorsunuz, ancak 30 gün içerisinde tekrar giriş yapmanız halinde hesabınız otomatik olarak aktif hale getiriliyor. Eğer sosyal medyaya veda etmek konusunda şüpheleriniz varsa hesabınızı tamamen silmeden, bir süreliğine geçici olarak kapatma veya bir diğer adıyla dondurma işlemini de gerçekleştirebilirsiniz.
Eğer daha uzun bir süre sonra kararınız değişirse, hesabınızı tekrar aktif edebilirsiniz. Son olarak hesabınızla birlikte sadece fotoğraflarınız değil; kullanıcı adınız, yorumlarınız ve sizinle ilgili olan diğer bilgilerin de silineceğini unutmayın. Instagram hesap kapatma rehberimiz işinize yaradı mı?
Hazırladığımız bu rehber ile Instagram son görülme özelliği nasıl kapatılır? sorusuna detaylı bir şekilde cevap veriyoruz. İşte tüm detayları ile Instagram son görülme kapatma!
Instagram hesap silme rehberini beğendiniz mi? Hesabınıza veda etme sebebinizi yorumlar bölümünde bizimle paylaşabilirsiniz.
Grand Theft Auto VI’nın çıkış tarihi yaklaşırken, oyunun hangi platformlarda yer alacağı netleşmeye başladı. Ancak son gelişmeler, Nintendo Switch 2 kullanıcıları için beklentilerin tersine bir tablo çiziyor. Merakla beklenen GTA 6, 26 Mayıs 2026’da yalnızca PlayStation 5 ve Xbox Series X/S platformlarında piyasaya sürülecek.
GTA 6, Nintendo Switch 2 için çıkmayabilir
Take-Two CEO’su Strauss Zelnick, şirketin finansal rapor toplantısında Nintendo’nun yeni nesil konsolu Switch 2 hakkında da önemli değerlendirmelerde bulundu. Zelnick, her oyunun her platforma çıkmasının garanti olmadığını belirtti. Bu açıklama, GTA 6’nın Switch 2 için piyasaya sürülmeyeceği yönünde güçlü bir işaret olarak yorumlandı.
Zelnick ayrıca, her oyunun her cihaz için uygun olmayabileceğini vurguladı. GTA 6 gibi son derece yüksek donanım gereksinimleri olan oyunlar söz konusu olduğunda, bu yaklaşım daha da belirgin hale geliyor. Oyunun yeni nesil görselleri, teknik olarak Switch 2’nin donanımıyla uyumlu olup olmayacağı konusunda soru işaretleri yarattı.
Apple, iOS 19 sürümünde batarya kullanımını yapay zekayla iyileştirecek. Bu gelişme, iPhone kullanıcılarını oldukça sevindirdi.
Öte yandan, GTA 6’nın PC versiyonunun geçmiş oyunlarda olduğu gibi daha geç bir tarihte çıkması bekleniyor. Nintendo Switch 2 için ise ileride özel bir port geliştirilmesi ihtimali hala masada olsa da, şu an için bu yönde somut bir bilgi bulunmuyor.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Siz Grand Theft Auto VI’yı oynayacak mısınız? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz.
ABD’nin uyguladığı ihracat kısıtlamaları nedeniyle Çin’deki satışına ara verilen GeForce RTX 5090D ekran kartı, performansında yapılan düzenlemelerden sonra tekrar piyasaya sunuluyor. Nvidia, ülkedeki satış yasağını aşmak için donanım tarafında bazı kısıtlamalara gitti.
GeForce RTX 5090D, Çin pazarına geri dönüyor
GeForce RTX 5090D, yüksek bant genişliği ve çekirdek sayısı nedeniyle Çin’de ihracat ambargosuna takılmıştı. Nvidia ise, ABD düzenlemelerine uyum sağlamak amacıyla ekran kartının teknik özelliklerinde kapsamlı bir revizyon yaptı.
32 GB GDDR7 kapasiteli 384-bit bellek konfigürasyonu 24 GB seviyesine düşürüldü. Bu değişiklikle birlikte, ekran kartının toplam bant genişliği 1.4 TB/s sınırının altına inecek. Ayrıca çekirdek tarafında da önemli bir azalma söz konusu.
Apple, iOS 19 sürümünde batarya kullanımını yapay zekayla iyileştirecek. Bu gelişme, iPhone kullanıcılarını oldukça sevindirdi.
Orijinal modelde yer alan 21.760 CUDA çekirdeği, kırpılmış sürümde 14.080’e indirildi. Bu sayede, kartın toplam işlem gücü belirlenen eşiklerin altına çekildi. Performanstaki bu düşüşle birlikte RTX 5090D’nin, Nvidia’nın profesyonel segmentte sunduğu RTX Pro 5000 modeline yakın bir yapıya kavuştuğu ifade ediliyor.
Böylece şirket, düzenlemelere tam uyum sağlayarak yeniden satış izni almayı başardı. GeForce RTX 5090D’nin kırpılmış özellikleriyle, temmuz sonu ya da ağustos başında Çin’de piyasaya sürülmesi bekleniyor. Nvidia’nın bu hamlesi, Çin pazarındaki rekabeti oldukça artırabilir.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce Nvidia’nın yeni ekran kartı stratejisi başarılı olacak mı? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz.
Uzay çalışmalarında kullanılan itki sistemleri arasında, son yıllarda öne çıkan bir teknoloji olan hibrit roket motorları, geleneksel roket tasarımlarına alternatif olarak giderek daha fazla ilgi görüyor. Hem katı hem de sıvı yakıtlı roketlerin avantajlarını bünyesinde barındıran bu sistemler, uzay teknolojilerinin geleceği için umut vadediyor.
Hibrit roket motorları hakkında her şey
Hibrit roket motorları, adından da anlaşılacağı üzere, katı ve sıvı yakıtlı roket teknolojilerinin bir karışımıdır. Bu motorlarda yakıt bileşenlerinden biri katı halde bulunurken, diğeri sıvı veya gaz formunda olur.
En yaygın konfigürasyonda, katı yakıt (genellikle sentetik kauçuk, parafin veya plastik türevleri) motor içinde bir silindir şeklinde bulunurken, sıvı oksitleyici (genellikle sıvı oksijen, nitröz oksit veya hidrojen peroksit) yanma odasına enjekte edilir. Bu yapı, hibrit roketlerin hem katı hem de sıvı yakıtlı roketlerden farklı çalışma prensibine sahip olmasını sağlar.
Hibrit roket teknolojisinin kökenleri 1930’lara kadar uzanıyor. Sovyet mühendis Mikhail Tikhonravov ve Alman bilim insanı Hermann Oberth, ilk hibrit roket konseptlerini geliştiren öncülerdi. Ancak, bu teknolojinin ciddi anlamda gelişimi 1960’larda başladı.
Bu dönemde NASA ve diğer uzay kuruluşları, hibrit roketlerin potansiyelini keşfetmek için çeşitli araştırma programları başlattı. Günümüzde ise SpaceX, Virgin Galactic ve Rocket Lab gibi özel uzay şirketleri, hibrit roket teknolojisine yatırım yaparak bu alanın gelişimine katkıda bulunuyor.
Hibrit roket motorlarının çalışma prensibi göreceli olarak basittir. Başlangıçta, sıvı oksitleyici basınç altında yanma odasına püskürtülür. Bu sırada, katı yakıtın yüzeyinde bulunan ateşleyici sistem aktive edilir. Katı yakıt tutuştuğunda, yüzeyinden buharlaşan yakıt molekülleri, oksitleyici ile birleşerek yanma reaksiyonu oluşturur.
Bu yanma sonucu ortaya çıkan yüksek basınçlı ve sıcak gazlar, roketin lülesinden dışarı püskürtülerek itki kuvvetini oluşturur. Katı yakıtın yüzeyi yandıkça iç kısma doğru ilerleyen bir regresyon meydana gelir, böylece yanma sürekli olarak devam eder.
Hibrit roket motorlarının en önemli avantajlarından biri, güvenlik özellikleridir. Katı ve sıvı yakıtlı roketlerin aksine, hibrit roketlerde yakıt bileşenleri fiziksel olarak ayrı tutulur. Bu durum, kazara tutuşma riskini önemli ölçüde azaltır.
Ayrıca bir arıza durumunda motor, oksitleyici beslemesi kesilerek güvenli bir şekilde durdurulabilir. Bu, tamamen katı yakıtlı roketlerde mümkün değildir, çünkü bir kez ateşlendiklerinde, tüm yakıt tükenene kadar yanmaya devam ederler.
Maliyet açısından bakıldığında, hibrit roketler genellikle sıvı yakıtlı roketlerden daha ekonomiktir. Karmaşık soğutma sistemleri ve çift pompalama mekanizmaları gerektirmezler. Ayrıca, kullanılan katı yakıtlar çoğunlukla düşük maliyetlidir ve güvenli bir şekilde depolanabilir. Bu faktörler, özellikle küçük ölçekli uzay fırlatmaları ve eğitim amaçlı uygulamalar için hibrit roketleri cazip kılar.
Performans açısından, hibrit roketler, katı yakıtlı roketlerden daha yüksek özgül impuls değerlerine ulaşabilir. Özgül impuls, bir itki sisteminin verimliliğini ölçen bir parametredir ve ne kadar yüksekse, aynı miktarda yakıtla o kadar fazla itki elde edilebilir. Ayrıca, hibrit roketlerde itki kuvveti ayarlanabilir, yani oksitleyici akış hızı değiştirilerek motorun ürettiği itki kontrol edilebilir. Bu özellik, hassas manevra gerektiren uygulamalarda büyük avantaj sağlar.
Hibrit roketlerin başka bir avantajı da, çevre dostu olabilmeleridir. Geleneksel roket motorlarında kullanılan yakıtların çoğu toksik ve çevreye zararlı olabilirken, hibrit roketlerde daha temiz yakıt kombinasyonları kullanmak mümkündür. Örneğin, parafin ve nitröz oksit kullanan bir hibrit roket, yanma ürünü olarak sadece su buharı ve karbondioksit üretir.
Hibrit roket teknolojisinin en bilinen uygulamalarından biri, Virgin Galactic’in SpaceShipTwo uzay aracıdır. Bu araç, nitröz oksit ve sentetik kauçuk kullanan bir hibrit roket motoruna sahiptir. SpaceShipTwo, turistleri uzayın sınırına taşımak için tasarlanmış bir alt-orbital uzay aracıdır ve hibrit roket teknolojisinin ticari uygulamalarının önemli bir örneğidir.
Ancak, hibrit roket motorlarının bazı dezavantajları da bulunmaktadır. En önemli sorunlardan biri, yanma verimliliğidir. Katı yakıtın yüzeyinde gerçekleşen buharlaşma süreci, bazen düzensiz yanmaya ve düşük verime neden olabilir. Ayrıca, hibrit roketlerde yanma kararsızlıkları görülebilir, bu da motorun performansını olumsuz etkileyebilir.
Bir diğer zorluk, katı yakıtın regresyon hızıdır. Geleneksel hibrit yakıtlarda bu hız genellikle düşüktür, yani birim zamanda yanan yakıt miktarı azdır. Bu durum, yüksek itki gerektiren uygulamalarda problem yaratabilir. Araştırmacılar, bu sorunu çözmek için yeni yakıt formülasyonları ve motor tasarımları üzerinde çalışıyorlar. Özellikle parafin bazlı yakıtlar, yüksek regresyon hızları nedeniyle son yıllarda büyük ilgi görüyor.
Hibrit roket teknolojisindeki gelişmeler, uzay erişimini demokratikleştirme potansiyeline sahip. Küçük uydu fırlatma hizmetleri, üniversite araştırma roketleri ve amatör roket kulüpleri için hibrit motorlar ideal bir seçenek sunuyor. Basit yapıları, güvenli operasyon özellikleri ve düşük maliyetleri, bu motorları uzay teknolojisine giriş için mükemmel bir platform haline getiriyor.
Geleceğe baktığımızda, hibrit roket teknolojisinin daha da gelişeceğini öngörebiliriz. Yeni yakıt kombinasyonları, 3D baskı teknolojileri ile üretilen kompleks yakıt geometrileri ve gelişmiş enjeksiyon sistemleri, hibrit roketlerin performansını artırabilir. Ayrıca, yörüngeye uydu yerleştirme, uzay turizmi ve hatta gezegen arası misyonlar için hibrit roket sistemleri kullanılabilir.
Özellikle yeni nesil hibrit roket yakıtları üzerindeki araştırmalar umut verici. Metal katkılı yakıtlar, daha yüksek enerji yoğunluğuna sahiptir ve motorun özgül impulsunu artırabilir. Akıllı katkı maddeleri ile yakıt regresyon hızı kontrol edilebilir, böylece daha kararlı ve verimli yanma elde edilebilir. Kriyojenik olmayan oksitleyicilerin kullanımı, operasyonel karmaşıklığı azaltabilir ve fırlatma hazırlıklarını basitleştirebilir.
İnsanlık, var olduğu günden bu yana sürekli icat etmeye ve yenilik yapmaya devam ediyor. Bazı buluşlar öyle devrim niteliğinde oldu ki, medeniyetlerin gidişatını tamamen değiştirdi. Bu icatlar olmadan bugünkü dünyamızın nasıl olacağını hayal etmek bile zor. İnsanlık tarihini şekillendiren en büyük icatları incelediğimizde, her birinin ardındaki dehanın ve cesaretin izlerini görebiliyoruz.
En büyük 10 icat
Tekerlek, insanlık tarihini değiştiren en büyük icatların başında geliyor. Yaklaşık 5.500 yıl önce Mezopotamya’da icat edilen tekerlek, ulaşım ve taşımacılık alanında devrim yarattı. İlk başta çömlekçi çarkı olarak kullanılan tekerlek, daha sonra arabalara uygulandı. Bu icat sayesinde insanlar daha fazla yük taşıyabildi, daha uzak mesafelere seyahat edebildi ve ticaret gelişti.
Tekerleğin icadı, dünya üzerinde bugün kullandığımız neredeyse tüm ulaşım araçlarının temelini oluşturuyor. Dişlilerden makaralara, motorlara kadar birçok mekanik sistemin işleyişinde tekerlek prensibi yatıyor. Tekerlek olmasaydı, sanayi devrimi muhtemelen asla gerçekleşemezdi.
Matbaa, bilginin demokratikleşmesini sağlayan devrimsel bir icat oldu. Johannes Gutenberg’in 1440’larda geliştirdiği hareketli metal harfli matbaa, Avrupa’da bilginin yayılması ve Rönesans’ın hızlanmasında büyük rol oynadı.
Matbaa öncesinde kitaplar elle yazılıyor ve yalnızca zenginler ve din adamları tarafından erişilebiliyordu. Matbaanın icadıyla kitaplar hızla çoğaldı, fiyatları düştü ve okuma yazma oranları arttı. Bu gelişme, dini reformlar, bilimsel devrim ve Aydınlanma Çağı’nın kapılarını açtı. En büyük icatlar arasında matbaanın yeri, bilginin gücünü kitleselleştirmesi açısından tartışılmazdır.
Elektrik, modern dünyamızın temelini oluşturuyor. Benjamin Franklin’in yıldırım deneyleriyle başlayan ve Michael Faraday, Thomas Edison, Nikola Tesla gibi bilim insanlarının katkılarıyla geliştirilen elektrik teknolojisi, 19. yüzyıldan itibaren dünyayı aydınlattı. Elektrik sayesinde geceleri aydınlanma, evlerimizde ısınma, iletişim, bilgisayarlar ve internet mümkün oldu.
Elektriğin keşfi ve kullanımı, sanayi devrimini hızlandırdı, üretim tekniklerini değiştirdi ve modern yaşamın temellerini attı. Bugün elektrik olmadan bir gün geçirmeyi hayal etmek bile zor. En büyük icatlar listesinde elektriğin yeri, neredeyse tüm modern teknolojilerin çalışmasını sağlaması nedeniyle çok önemli.
İnternet, insanlığın bilgi paylaşımındaki en büyük sıçramasını gerçekleştirdi. 1960’larda ARPANET projesiyle başlayan ve 1990’larda World Wide Web ile kitlelere ulaşan internet, dünyanın her köşesindeki bilgiyi anında erişilebilir hale getirdi. İnternet, iletişim, ticaret, eğitim, eğlence ve sosyal etkileşim biçimlerimizi kökten değiştirdi.
Günümüzde küresel ekonominin büyük bir kısmı internet üzerinden yürütülüyor. Sosyal medya platformları, milyarlarca insanı birbirine bağlıyor. En büyük icatlar arasında internetin en yenilerden biri olmasına rağmen, etkisi bakımından belki de en devrimsel olanlardan biri olduğunu söylemek mümkün.
Yazı, insanlığın bilgiyi kaydetme ve gelecek nesillere aktarma becerisini tamamen değiştiren bir icattır. Yaklaşık 5.000 yıl önce Sümerler tarafından geliştirilen çivi yazısı, ilk yazı sistemlerinden biri olarak kabul ediliyor. Yazı sayesinde insanlar, düşüncelerini, buluşlarını ve tarihlerini kayıt altına alabildi. Bu, bilginin birikmesini ve medeniyetlerin gelişmesini sağladı.
Yazının icadı olmasaydı, bilim, felsefe, edebiyat, hukuk ve diğer pek çok alan gelişemezdi. En büyük icatlar arasında yazı, belki de en temel olanıdır çünkü diğer tüm bilimsel ve teknolojik ilerlemelerin kaydedilmesini ve aktarılmasını mümkün kılmıştır.
Buhar makinesi, sanayi devrimini başlatan ve modern ekonominin temellerini atan bir icattır. James Watt’ın 1769’da geliştirdiği modern buhar makinesi, insan ve hayvan gücüne bağımlılığı azalttı ve fabrikaların kurulmasını sağladı.
Buhar makineleri, lokomotifler ve gemilerde kullanılarak ulaşımı hızlandırdı ve ticareti geliştirdi. Bu teknoloji, tarım toplumundan sanayi toplumuna geçişi başlattı ve dünya nüfusunun hızla artmasını sağladı. En büyük icatlar listesinde buhar makinesinin özel bir yeri var, çünkü modern ekonomik sistemin ve kitle üretiminin önünü açmıştır.
Antibiyotikler, tıp tarihindeki en önemli buluşlardan biridir. Alexander Fleming’in 1928’de keşfettiği penisilin, daha önce ölümcül olan birçok enfeksiyon hastalığının tedavisini mümkün kıldı. Antibiyotiklerin keşfinden önce, basit bir kesik bile ölümcül enfeksiyonlara yol açabiliyordu.
Bu ilaçların kullanıma girmesiyle birlikte insan ömrü önemli ölçüde uzadı, çocuk ölümleri azaldı ve cerrahi operasyonlar çok daha güvenli hale geldi. En büyük icatlar arasında antibiyotikler, milyarlarca insanın hayatını kurtarması nedeniyle çok önemli bir yere sahip.
Tarım, insanlığın göçebe avcı-toplayıcı yaşam tarzından yerleşik toplumlar oluşturmasını sağlayan devrimsel bir gelişmeydi. Yaklaşık 12.000 yıl önce Bereketli Hilal bölgesinde başlayan tarımsal faaliyetler, insanların gıda üretimini kontrol etmelerini ve fazla ürün depolamalarını sağladı.
Bu gelişme, nüfusun artmasına, köylerin ve şehirlerin kurulmasına, iş bölümüne ve medeniyetlerin doğmasına yol açtı. En büyük icatlar arasında tarım, belki de en temel dönüşümü yarattı çünkü insanların doğadan topladıklarıyla yetinmek yerine kendi gıdalarını üretmelerini mümkün kıldı.
Bilgisayar, modern dünyanın işleyişini kökten değiştiren bir teknolojidir. 20. yüzyılın ortalarında geliştirilen ilk elektronik bilgisayarlar, başlangıçta oda büyüklüğündeydi ve sınırlı işlevlere sahipti. Mikroişlemcinin icadı ve teknolojik ilerlemelerle birlikte bilgisayarlar küçüldü, güçlendi ve hayatımızın her alanına girdi.
Bugün bilgisayarlar, bankacılıktan sağlığa, eğitimden eğlenceye kadar her sektörde kullanılıyor. Akıllı telefonlar, tabletler ve giyilebilir teknolojiler sayesinde bilgisayar gücü her an yanımızda. En büyük icatlar listesinde bilgisayarın yeri, insanlığın hesaplama ve veri işleme kapasitesini milyonlarca kat artırması nedeniyle çok önemli.
Telefon, mesafeleri aşarak anında iletişimi mümkün kılan devrimsel bir icattır. Alexander Graham Bell’in 1876’da icat ettiği telefon, telgrafın ötesine geçerek sesin iletilmesini sağladı. Telefon teknolojisindeki gelişmeler, sabit hatlardan kablosuz iletişime, ardından cep telefonlarına ve akıllı telefonlara evrildi.
Bugün akıllı telefonlar sayesinde sadece sesli iletişim değil, video görüşmeleri, internet erişimi ve sayısız uygulama kullanımı mümkün. En büyük icatlar arasında telefon, dünyayı gerçek anlamda küresel bir köye dönüştürmesi açısından çok önemli bir yere sahip.
Bu on büyük icat, insanlığın gelişim serüvenindeki dönüm noktalarını temsil ediyor. Her biri, önceki buluşların üzerine inşa edildi ve sonraki icatların yolunu açtı. En büyük icatlar yalnızca teknolojik yenilikleri değil, aynı zamanda toplumsal dönüşümleri de beraberinde getirdi. Tekerleğin icadından internet çağına kadar, her önemli buluş insan potansiyelinin sınırlarını genişletti.
Apple, iPhone 17 Air üzerindeki çalışmalarını sürdürüyor. 5,5 mm kalınlığıyla serinin en ince modeli olacak cihazın, pil teknolojisiyle ilgili önemli bir gelişme yaşandı. Gelen son bilgiler, şirketin bu modelde ilk kez silikon anotlu batarya kullanacağını ortaya koydu.
iPhone 17 Air, pil teknolojisiyle dikkat çekecek
Söz konusu teknoloji, Apple’ın tedarikçilerinden TDK tarafından geliştirilen yeni nesil batarya hücrelerine dayanıyor. Geleneksel grafit anotlara kıyasla silikon anotlar, aynı hacimde yaklaşık %15 daha fazla enerji depolayabiliyor. Bu fark, özellikle 5,5 mm kalınlığa sahip ultra ince cihazlarda pil performansını oldukça yükseltebilir.
Ayrıca cihazda ultra geniş açılı kameranın yer almayacağı ve daha az yer kaplayan Apple C1 modemin tercih edileceği belirtildi. Bu sayede batarya için ayrılan alan artırılıyor. Pil performansı uzun süredir tartışma konusu olan iPhone 17 Air’in, bu hamleyle mevcut modellere yakın bir pil ömrü sunabileceği ifade ediliyor.
Apple, iOS 19 sürümünde batarya kullanımını yapay zekayla iyileştirecek. Bu gelişme, iPhone kullanıcılarını oldukça sevindirdi.
Analist Mark Gurman da, cihazın donanım ve yazılım tarafında yapılan optimizasyonlar sayesinde beklenenin üzerinde pil performansı gösterebileceğini aktardı. Ancak Air modelinin batarya kapasitesi ya da yazılım tabanlı güç yönetimiyle ilgili teknik detaylar henüz netleşmedi.
Kamera tarafında ise ürünün yalnızca tek bir arka kamera ile geleceği konuşuluyor. Apple’ın ise bu eksikliği Fusion Kamera sistemi ile yazılımsal olarak dengelemeyi planladığı belirtildi. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Volkswagen, elektrikli araçlarındaki “ID” adını resmen kaldırıyor. Şirket bu ürün segmentini sadeleştirmek amacıyla, egeleneksel isimlendirme sistemine geri dönme kararı aldı. İlk değişikliklerin 2026 itibariyle devreye girmesi bekleniyor.
Volkswagen, elektrikli araçlarında ID ismine veda edecek
ID serisi, ilk kez 2017 yılında tanıtılan ID.3 konseptiyle ortaya çıkmış ve 2019’da seri üretime geçmişti. Volkswagen, bu alt marka altında ID.4, ID.5, ID.6 SUV, ID.7 Sedan ve ID. Buzz gibi modellerle ürün yelpazesini genişletti.
Şirket yöneticisi Martin Sander yaptığı açıklamada, yeni nesil elektrikli araçlarda geleneksel model adlarının kullanılacağını doğruladı. Sander, üretime geçecek ID. 2all ve ID. Every1 konseptlerinin bu isimlerle satılmayacağını belirtti.
Volkswagen bu kapsamda, bazı klasik model adlarını elektrikli araçlarla yeniden canlandırmayı değerlendiriyor. Örneğin 2026’da piyasaya sürülmesi planlanan ID.2’nin, bu yıl 50. yaşını kutlayan Polo ismiyle satılacağı iddia edildi. 2027’de tanıtılması beklenen ID.1 için ise Lupo, Fox veya Up! gibi geçmişte kullanılan isimler gündeme gelebilir.
Apple, iOS 19 sürümünde batarya kullanımını yapay zekayla iyileştirecek. Bu gelişme, iPhone kullanıcılarını oldukça sevindirdi.
ID serisinin 2026’dan itibaren kapsamlı bir makyaj operasyonu geçireceği söyleniyor. Bu değişim, yeni isimlendirme sistemi için uygun bir zemin oluşturabilir.
Ayrıca Volkswagen, önümüzdeki yıllarda tamamen elektrikli Golf ve T-Roc modellerini tanıtmayı planlıyor. Şirketin ürün stratejisi, Passat ve Tiguan gibi köklü araçların da gelecekte elektrikli versiyonlarla yeniden karşımıza çıkabileceğini gösteriyor.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.
Samsung, ürün yelpazesini genişletmek için çalışmalarını sürdürüyor. Güney Koreli firma çok yakında Galaxy A17 4G modelini tanıtacak. Son gelişmeler, cihazın performans testlerinde göründüğünü gözler önüne seriyor.
Galaxy A17 4G Geekbench skoru belli oldu
Galaxy A17 4G, SM-A175F model numarasıyla Geekbench veri tabanında göründü. Telefon yapılan tek çekirdekli testlerden 730 ve çok çekirdekli testlerden ise 1.932 puan almayı başardı. Böylece modelin bazı özellikleri dolaylı yoldan da olsa belli oldu.
Geekbench testlerine giren prototipin MediaTek Helio G99 işlemcisinden güç aldığını söyleyebiliriz. Bu yonga seti günlük kullanımlarda ve basit oyunlarda kullanıcıları üzmüyor. Ayrıca, 4 GB RAM‘e sahip olduğunu görüyoruz. Kutudan çıkar çıkmaz ise Android 14 işletim sistemini çalıştıracak.
Özellik
Açıklama
Ağ Teknolojisi
GSM / HSPA / LTE
Duyurulma Tarihi
15 Ekim 2024
Çıkış Tarihi
20 Kasım 2024
Boyutlar
164.4 x 77.9 x 7.9 mm
Ağırlık
200 g
Yapı
Cam ön, plastik arka, plastik çerçeve
SIM
Nano-SIM / Çift Nano-SIM
Su ve Toz Direnci
IP54 – Toza karşı korumalı, su sıçramalarına dayanıklı
Ekran
6.7 inç Super AMOLED, 90Hz, 1080 x 2340 piksel (385 ppi)
İşletim Sistemi
Android 14, One UI 6.1, 6 ana Android yükseltmesi desteği
One UI 7 kararlı sürümünü dağıtmaya devam eden Samsung cephesinde kullanıcı güvenliğini artıran yamaların dağıtımı sürüyor. Güney Koreli marka bu kapsamda popüler bir modeli için daha güncelleme yayınladı!
Samsung Galaxy S24 FE için Mayıs 2025 güncellemesi yayında
Mayıs 2025 güncellemesini alan son model Galaxy S24 FE oldu. S721NKSS3BYDF yapı numarasıyla gelen yama Güney Kore’deki varyantlar için yayında. İlerleyen günlerde diğer bölgelere de yayılacağı belirtiliyor.
Eğer güncelleme bildirimi otomatik olarak cihazınıza düşmediyse, Ayarlar > Yazılım Güncellemesi > İndir ve Yükle adımlarını izleyerek telefonunuzu/tabletinizi manuel olarak yeni sürüme yükseltebilirsiniz. Bu adımları uygulamanıza rağmen güncellemeyi hala bulamıyorsanız, yamanın henüz bölgenize ulaşmamış olma ihtimaline karşın bir süre daha beklemeniz gerekebilir.
Kategori
Özellik
Ağ
GSM / HSPA / LTE / 5G
Duyurulma
26 Eylül 2024
Çıkış Tarihi
3 Ekim 2024
Boyutlar
162 x 77.3 x 8 mm
Ağırlık
213 g
Gövde
Cam ön (Gorilla Glass Victus+), cam arka (Gorilla Glass Victus+), alüminyum çerçeve
SIM Seçenekleri
Nano-SIM / Çift SIM / eSIM desteği (çeşitli kombinasyonlar)
Su ve Toz Direnci
IP68 sertifikalı, 1.5 metreye kadar 30 dakika suya dayanıklı
Son haftalarda, Xiaomi’nin elektrikli araç bölümünde ciddi bir düşüş yaşanıyor. Şirketin toplam araç satışları, 2025 yılının 16. ile 19. haftaları arasında 7.200 adetten 5.200 adede geriledi.
Xiaomi’nin elektrikli araç satışları düştü
Özellikle SU7 modellerinin haftalık satışları 6.700 adetten 4.700 adede düştü. Şirketin kurucusu Lei Jun, Weibo üzerinden yaptığı açıklamada bu süreci “otomotiv departmanının kuruluşundan bu yana en zorlu dönem” olarak tanımladı.
Satışlardaki düşüş, arka arkaya yaşanan bir dizi krizle doğrudan ilişkili diyebiliriz. SU7 Ultra modelinde opsiyonel olarak sunulan karbon fiber kaput, beklentileri karşılamadığı gerekçesiyle eleştiri almıştı. Xiaomi ise, bu parçanın hava akışını yönlendirerek tekerlek göbeklerini soğuttuğunu ve standart kaputa göre daha iyi performans sunduğunu öne sürüyor.
Apple, iOS 19 sürümünde batarya kullanımını yapay zekayla iyileştirecek. Bu gelişme, iPhone kullanıcılarını oldukça sevindirdi.
Mayıs ayında yayınlanan OTA güncellemesiyle birlikte ise, SU7 Ultra’nın maksimum gücü 1.548 beygirden 900 beygire düşürüldü. Ayrıca, araçtan tam performans alınabilmesi için belirli pist kriterlerinin karşılanması gerektiği açıklandı. Bu değişiklik, Xiaomi’nin pazarlama stratejisinde öne çıkan 350 km/s azami hız vaadiyle çelişti ve kullanıcılar tarafından tepkiyle karşılandı.
Mart ayında yaşanan SU7 Ultra kazası ile ardından gelen bir otoyol kazası da, güvenlik konusundaki endişeleri artırdı. Bu olaylar, şirketin güvenlik önlemlerini gözden geçirmesine neden oldu.
Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce Xiaomi bu gelişmeler karşısında nasıl bir hamle yapmalı? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle kolayca paylaşabilirsiniz.
Altın fiyatları giderek artıyor. Eline parası olan vatandaşlar ise paralarının değerini korumak amacıyla yatırımlarını altına yapıyor. Ancak bazı kötü niyetli kişiler altın satın almak isteyen vatandaşı dolandırmaya çalışıyor. Peki sahte altın nasıl anlaşılır? Sahte altın ile gerçek altını ayırt etmek mümkün mü? İşte tüm detaylarıyla haberimiz…
Sahte altın nasıl anlaşılır? Püf noktalarıyla sahte altın ayırt etmek için yapılması gerekenler!
Dolandırıcılar her yerde! Sahte euro ve doların ardından şimdiyse sıra altında. Peki sahte altını nasıl fark edebilirsiniz? İlk olarak şunu söyleyerek başlamalıyız. Her kuyumcudan altın almanızı tavsiye etmiyoruz. Bu sebeple daha öncesinde de alışverişinizin olduğu güvenli bir kuyumcudan veya bu işi kurumsal olarak yapan kuyumculardan altın alımı yapın. Özellikle gram, çeyrek ve işlenmemiş altın alımlarınızda bu hususa dikkat edin.
Peki satın aldığınız bir altını nasıl test edebilirsiniz? İlk olarak herkesin aklına filmlerdeki ısırma testi gelebilir. Bu test kısmen işe yarar fakat daha çok kalitesiz sahte altınları fark etmenize yardımcı olur. Kaliteli bir sahte altını test etmenin daha farklı yolları var. Elinizde şüpheli olan altını cam bir yüzeye atın. Daha sonra gerçek olduğundan emin olduğunuz bir altını atın. Sahte altının sesinin daha tok çıktığını fark edeceksiniz.
Ülkemizde fazlasıyla sevilen ve iyi satış rakamlarına ulaşan Fiat Egea modelinin fiyatları ne durumda? İşte Fiat Egea 2023 fiyat listesi...
İkinci olarak yapabileceğiniz test porselen testidir. Evinizde bulunan sert bir porselene altını sürtün. Gerçek altın porselen üzerinde sarı ve ince bir düzgü çizgi oluşturacaktır. Sahte altın ise bir alaşım olduğundan bu izi çıkarmak yerine porseleni çizecek veya yüzeyi bozacaktır.
Mıknatıs testi de yapabileceğiniz testler arasında. Altın manyetik olmadığından mıknatısa yapışmayacaktır. Ancak bu test size kesin sonucu vermeyecektir. Şüpheli altının yanına gerçekliğinden emin olduğunuz bir altını koyarak farklı ışıklar altında test edin. Gerçek altında ışık altında renk değişimi olmayacaktır ancak sahte altında olacaktır. Son olarak bir de altın üzerinde yer alan üretici ve 18-24 ayar damgasına dikkatlice bakın.
Peki siz ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlar bölümünde bizimle paylaşmayı unutmayın…
Popüler sosyal medya uygulamaları arasında olan Snapchat ile pek çok insan iyi vakit geçiriyor. Arkadaş ekleme sistemine sahip olmasıyla arkadaşlarınıza fotoğraf ya da video paylaşımı yapabilirsiniz.
Aynı zamanda Snapchat üzerinden sevdiğiniz bir kişiyi ve ünlüyü de takip ederek o kişinin paylaşımlarını görebiliyorsunuz. Ancak uzun süre boyunca Snapchat uygulamasını kullanmadıysanız hesap şifrenizi unutmanız mümkündür. Eğer sizde “Snapchat şifremi unuttum” diyorsanız işte adım adım nasıl yapılacağını anlattık.
Unutulan Snapchat şifresi e-posta yoluyla nasıl kurtarılır?
Snapchat hesabınızın şifresini unuttuysanız ve giriş yapamıyorsanız, şifrenizi sıfırlayarak hesabınıza kolay bir şekilde erişebilirsiniz. Uygulama, şifrenizi sıfırlamak için iki farklı seçenek sunuyor.
Telefonunuzdan Snapchat uygulamasına girin.
Ardından kullanıcı adı ve şifre kısmının altında yer alan “Şifreni mi unuttun?” butonuna basın.
Daha sonra karşınıza çıkan seçeneklerden “e-posta yoluyla” olan seçeneğini seçin.
Karşınıza çıkan sayfaya e-posta adresinizi girin.
Sonrasında Snapchat, şifrenizi sıfırlamak için bağlantı içeren bir e-posta gönderecek. O bağlantıya dokunarak yeni şifrenizi girin.
Unutulan Snapchat şifresi telefon numarasıyla nasıl kurtarılır?
Girdiğiniz Snapchat uygulamasından “Şifreni mi unuttun?” seçeneğine basın.
Ardından çıkan seçeneklerden “telefon yoluyla” seçeneğini seçin.
Daha sonra telefon numaranızı girin ve ardından mesaj seçeneğini mi yoksa arama seçeneğini mi seçmek istediğinize karar verin.
Mesaj yolunu seçerseniz cep telefonunuza gelen kodu girerek şifrenizi sıfırlayabilirsiniz.
Snapchat hesabınızı nasıl güvenli hale getirirsiniz?
Snapchat hesabınızda meydana gelecek herhangi bir güvenlik sorunuyla karşı karşıya kalmadan önce önlem almak gerekiyor. Bu önlemler sayesinde herhangi birinin bilginiz olmadan hesabınıza girme olasılığı oldukça düşüktür. Hesabınızın güvende olduğundan emin olmak için ilk olarak e-posta kimliğinizin ve numaranızın güncellendiğinden emin olmanız gerekiyor.
Başka birinin hesabınıza girme olasılığını azaltması bakımından iki faktörlü kimlik doğrulama seçeneğini etkinleştirmek hesabınızı daha güvenli hale getirecektir. Etkinleştirmek için uygulamanın ayarlarını açın ve “iki faktörlü kimlik doğrulama” seçeneğine dokunarak karşınıza çıkan adımları izleyin. Son olarak da başkalarının daha zor bulabileceği bir şifre belirleyin. Kolay şifreler tercih etmek başka kişilerin hesabınıza girmesini kolaylaştırıyor.