Akıllı şehirlere müşteri odaklı havaalanları

Sabre Corporation, hazırladığı raporunda yakın gelecekte havayolu seyahatinde ve havayollarındaki güvenlik adımı, bagaj işlemleri, check-in gibi süreçlerde yaşanacak değişimleri inceleyerek, müşteri deneyimini iyileştirecek çözüm yöntemleri ve öngörülere yer verdi.

Rapora göre, teknolojik altyapıya sahip havaalanlarında belge kontrolleri daha hızlı ve güvenli şekilde yapılacak, akıllı bagaj teknolojisi kullanılacak, yolcular mobil yönlendirme ile yön belirlemeyi çok kısa sürede gerçekleştirecek ve havaalanında harcanan zaman nitelikli hale gelecek. Havaalanlarının teknoloji altyapısıyla geliştirilmesi, günümüzdeki hava trafiği açısından olduğu kadar, gelecek için de büyük önem taşıyor.

Havayolları ile seyahat eden yolcuların sayısı her geçen gün arttığı gibi, 2030 yılına kadar hava trafiğinin 10 milyar yolcunun üzerine çıkacağı tahmin ediliyor. Sabre’ın hazırladığı araştırma raporuna göre, havaalanlarının müşteri deneyiminin iyileştirilmesi ve milyarlarca dolarlık zararın önüne geçilmesi için yeniden yapılandırılması önem taşıyor.

Havaalanlarında saatlerce bekleme sorunu son bulacak

Seyahat deneyimini olumsuz etkileyen faktörlerin başında gelen bekleme süresi, özellikle rötar ve uçuş erteleme gibi durumlarda yolcuların ciddi zorluklar yaşamasına sebep oluyor. Bunun yanı sıra, bagaj işlemleri, güvenlik adımları, uçağa alma süreci ve check-in süreçlerinin uzun sürmesi nedeniyle yolcular zamanlarının önemli bölümünü bekleyerek geçirmek zorunda kalıyor.

Araştırmalara göre, yolcular, seyahat sürecinde, zamanlarının çoğunu; kuyrukta, çevreyi izleyerek ve bekleyerek geçiriyor. Ekim 2014 tarihinde ABD Ulaştırma Bakanlığı yolcu şikayetleri raporuna göre yolcuların havaalanında bekleyerek geçirdiği toplam süre şöyle:

• Check-in sırasında 600 milyar saat
• Güvenlik ve pasaport sırasında 330 milyar saat
• Yön belirlemede 225 milyar saat
• Uçuş bilgisi ekranı takibinde 330 milyar saat
• Kapıda 650 milyar saat

yolcularin_havaalanlarinda_ge__irdi__i_zaman

Havaalanlarında yapılacak altyapı değişiklikleri ile yolcuların bekleme süresinin büyük ölçüde azaltılması, güvenlik adımlarının hızlandırılması ve yolculuk süreçlerinin kolaylaştırılması öngörülüyor.

Mobil cihazlar havaalanlarında daha aktif kullanılacak

Raporda yer alan ABD Ulaştırma Bakanlığı verilerine göre, yolcular uçuş ekranı takibi için toplam 330 milyar saat harcıyor. Uçuş ekranının, mobil cihazlardan anlık olarak takip edilmesinin, yolcuların bekleme süresini azaltacağı ve havaalanında geçirdikleri sürenin daha nitelikli hale getirileceği öngörülüyor.
2014 yılında yapılan Havayolu BT Eğitimleri Anketi’ne (SITA) göre, yakın gelecekte seyahatle ilgili zorlukların çözümü için, havaalanları self servis ve mobil teknolojileri daha fazla kullanacak. Teknoloji odaklı havaalanlarında, mobil cihazlar aracılığıyla yolculara, navigasyon sağlanması ve yolcunun bulunduğu alana göre anlık bildirim ve tekliflerin yapılması da mümkün olacak.

seyahat_deneyimini_geli__tirecek_oncelikler

Biyometrik tanımlama ile güvenlik adımları hızlanacak

Sabre’ın yayımladığı araştırma sonuçlarına göre, hem yolcular hem de havayolu şirketleri, güvenlik noktalarında tek bir biyometrik kimlik kabul edilmesinin, seyahat deneyimini iyileştireceğini düşünüyor. Biyometrik tanımlama sisteminin kullanılması, havaalanlarındaki güvenliği artıracağı gibi yolcuların bekleme süresini de önemli ölçüde azaltacak. Belge kontrolleri, biyometrik tanımlama ile hızlı bir şekilde gerçekleşeceğinden, yolcular tekrarlayan güvenlik adımlarından kurtulacak. Biyometrik tanımlama işlemlerinin kapsamlı bir şekilde yapılması durumunda ise havaalanlarındaki güvenlik önlemleri artırılmış olacak.

Akıllı bagaj teknolojisi ile bagaj işlemleri kolaylaşacak

Havaalanlarında bekleme süresini artıran, müşteri memnuniyetinin azalmasına neden olan ve havayolu şirketlerinin zarar etmesiyle sonuçlanan süreçler arasında bagaj işlemleri de bulunuyor. Uçuş öncesi ve sonrasında bagajların uzun süre beklenmesi, yolcuların seyahat deneyimini olumsuz etkiliyor. 2014 SITA Araştırmasına göre, bagaj takip işlemlerinin kolaylaştırılması hem havayollarının hem de müşterilerin seyahat deneyimindeki önceliklerinin başında geliyor. Geleceğin havaalanlarında, müşteri profiliyle bağlantılı kalıcı bagaj etiketleri kullanılması ve yolculuk boyunca bagajların gerçek zamanlı olarak takip edilmesi, yaşanacak gelişmeler arasında yer alıyor.

akilli_sehir_bina_fabrika_havaalani

Konum yönlendirmesi ile yolcuların zaman kazanması sağlanacak

Geleceğin havaalanlarında yer alacak özelliklerden biri de konum yönlendirmesi olacak. “Dijital Yol Bulma” teknolojisiyle yolcular, tanımlanmış bir tasarım yoluyla, sezgisel navigasyon seçeneğini kullanabilecek. Konum yönlendirmesinin yanı sıra, artırılmış gerçeklik teknolojisiyle, mobil cihazlar aracılığıyla çevredeki alanlar sanal görüntüyle takip edilebilecek.

Hizmet alma süreçlerinde self servis yaygınlaşacak

IATA Araştırmasına göre, 2020 yılına kadar yolcuların yaklaşık yüzde 80’i, havaalanlarında tamamen self servis seçeneği kullanılmasını istiyor. Uçağa alış işlemlerinin insan etkileşimi olmadan gerçekleşmesi, havaalanındaki restoranlardan uçağa yemek siparişi verilmesi ya da duty-free alışverişlerinin uçağa teslim edilmesi gibi opsiyonlar, müşteri memnuniyetinin iyileştirilmesini sağlayacak. IATA 2020 araştırmasında yer alan sonuçlara göre, havaalanlarının küresel yolcu memnuniyetini artırmak için 2020 yılına kadar bu alanda atılım yapması öngörülüyor.

2015 yılında The Economist’te yayımlanan Bright Lights, Big Cities makalesine göre, hava trafiği hacmi, 2030 yılına kadar iki kat artış gösterecek. Artan yolcu trafiğini başarılı bir şekilde optimize etmek için havaalanlarının teknoloji tabanlı çözümler üretmesi zorunluluk haline gelecek. Sabre’ın araştırma raporuna göre, müşteri odaklı havaalanları, hem havayolu şirketleri hem de müşteriler açısından kritik bir değer taşıyor. Bu doğrultuda, yakın gelecekte teknolojiyi etkili kullanan havaalanları yaygınlaşacağı gibi “akıllı havaalanı” kriterine uymayan havaalanları kapanmaya başlayacak.

Kaynak:TechInside

Türk Telekom 3. çeyrek sonuçlarını açıkladı

2016 yılı üçüncü çeyrek finansal ve operasyonel sonuçlarını açıklayan Türk Telekom, grup gelirlerini yıllık bazda yüzde 11,4 artırarak 4,1 milyar TL’ye çıkardı.

FAVÖK rakamını bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 14,5 artışla 1,5 milyar TL’ye taşıyarak, kendi rakamlarına göre çeyreksel olarak son dönemlerin en yüksek FAVÖK değerini açıkladı. FAVÖK, faiz amortisman ve vergi öncesi kar kelimelerinin kısaltılmışıdır.

 

Türk Telekom’un ne kadar abonesi var?

Türk Telekom güçlü operasyonel sonuçlar kaydettiği bir çeyreği daha geride bırakarak mobil, genişbant ve TV olmak üzere yüksek büyümeye sahip faaliyet kollarında 450 bin net abone artışı gerçekleştirdi. Böylelikle toplam abone sayısı 38,5 milyona ulaştı.

Türk Telekom, üçüncü çeyrekte genişbantta 119 bin net abone artışı gerçekleştirdi. Yılbaşından bu yana kaydedilen 429 binlik artış, halka arzdan itibaren elde edilen en yüksek 9 aylık net abone kazanımı oldu.

Fiber kullanıcı sayısı yüzde 38 arttı

Fiber abone tabanı bir önceki yıla göre yüzde 38 artışla 1,85 milyon olurken, fiber hane kapsama rakamı 13,1 milyona ulaştı.

Türk Telekom’un, bir önceki çeyrekte 219 bin kilometre olan Türkiye’deki toplam fiber uzunluğu üçüncü çeyrek sonu itibarıyla 223 bin kilometreye yükseldi.

Mobilde ortalama 2.3 GB veri kullanımından 3.5 GB’a

Mobil abone sayısı üçüncü çeyrekte 342 bin artış kaydetti. Toplam mobil abone sayısı 18,4 milyona yükseldi.

Böylelikle yılbaşından bu yana net abone kazanımı 1 milyonu aştı. Akıllı telefon penetrasyonu yüzde 73’e çıktı. Akıllı telefon kullanıcısı olan abonelerin aylık ortalama data kullanımı 2,3 GB iken, LTE abonelerinin ortalama kullanımı 3,5 GB olarak gerçekleşti.

Ev TV abone sayısı bu çeyrekte kaydedilen 46 binlik net artış ile 590 bine ulaştı.

Yılın üçüncü çeyreğinde kaydedilen 666 milyon TL’lik yatırım harcaması, yılbaşından bu yana olan konsolide yatırım harcamasını 2,1 milyar TL’ye taşıdı.

 

:: Türk Telekom’un finansal ve operasyonel sonuçlarını nasıl yorumluyorsunuz?

Samsung, Note 7’li GTA videolarını siliyor!

Bildiğiniz gibi Samsung tarafından üretilen Galaxy Note 7’ler patlama sorunundan dolayı, firma tarafından geri çağrılmıştı. Haliyle bu durumu teknoloji hakkında az çok bir şeyler bilen herkes öğrendi. Ama konumuz bu kez farklı ve Samsung, YouTube’da yayınlanan bir videoya takmış durumda.

Kaç Note 7 kullanıcısı iPhone 7’ye geçecek?

Samsung, Galaxy Note 7’li GTA V videosunu siliyor!

Note 7’nin yaşadığı durumu eğlenceli bulan bir oyuncu gitti GTA V için Galaxy Note 7 modu yaptı. Oyundaki yapışkanlı bombanın yerine Note 7’yi koydu ve curcuna başladı.

Size eğlenceli geliyor olabilir ama anlaşılan Note 7 ile sivilleri öldürüp, şehre zarar verme fikri Samsung’un hoşuna gitmiyor.

:: Silinen YouTube içeriği

Silinen video elbette tekrar tekrar YouTube‘a yüklenecektir, bundan emin olabilirsiniz. Ama Samsung, bir insanın  öldüğü videoyu muhtemelen her gördüğünde kaldırtacaktır.

#video_13274#

HitmanNiko isimli kullanıcı tarafından oluşturulan Galaxy Note 7 modu ise yayından kaldırılmayacak. Görünen o ki Samsung özel olarak bir videonun kalkmasını istiyordu, bu amacında da başarılı oldu.

:: Siz GTA V Galaxy Note 7 modu hakkında ne düşünüyorsunuz?

Galaxy S8 bataryasını kim üretecek?

Bildiğiniz gibi Galaxy Note 7 modeli, bir pil problemiyle karşı karşıya gelmiş ve bu nedenle cihazın üretimi durdurulmuştu.

İlk çıktığında herkes tarafından büyük bir beğeni toplayan telefon, ne yazık ki pil problemi nedeniyle Samsung‘un başını epey ağrıttı.

Note 7 kullanıcılarının ne kadarı iPhone 7’ye geçecek?

Galaxy S8 için önlem alınıyor

Yavaş yavaş Galaxy Note 7 defterini kapatmak isteyen Samsung, yakın gelecekte çıkaracağı akıllı telefonlara odaklanmak istiyor.

Şüphesiz bu modellerden biri de şirketin yeni amiral gemisi olacak Galaxy S8.

Galaxy S8‘de de bir pil problemi yaşamamak için ekstra özen gösteren şirket, gelen bilgilere göre LG ile anlaşmış durumda.

Samsung, Galaxy S8 sıkıntısı istemiyor

Henüz resmi bir bilgi yer almazken dedikodular, yapılan anlaşma sonrasında Galaxy S8‘in içerisinde LG üretimi pillerin yer alacağı yönünde.

Bu anlaşma, Güney Kore merkezli rakip iki teknoloji devinin ilk işbirliği değil. Daha önce LG’ye bağlı olan LG Innotek‘in ürettiği kamera modülleri noktasında iki şirket yine beraber çalışmıştı.

Bakalım konuyla ilgili önümüzdeki günlerde resmi bir açıklama görebilecek miyiz.

:: Sizce Samsung, Galaxy S8 modeliyle başarılı olabilecek mi?

 

 

 

Akdeniz Bilişim Zirvesi için geri sayım başladı

Pixel Akademi tarafından Akdeniz Bilişim Zirvesi adıyla bu yıl ikincisi gerçekleştirilecek olan buluşma, bilişim dünyasının en iyilerini bir araya getirecek. Uluslararası ve ulusal düzeyde marka isimleri bir araya getirerek Akdeniz Bölgesindeki en kapsamlı bilişim ve kariyer buluşması gerçekleştirilecek.

Pixel Akademi ile bu yıl yine bilişimin kalbi Akdeniz’de

Pixel Akademi, 15 Ekim 2015′te düzenlenen ilk Akdeniz Bilişim Zirvesi’ne katılan 800 katılımcıdan sonra işleri büyütmeye ve geliştirmeye kararlı gibi görünüyor.  26 Kasım 2016‘da (Cumartesi) düzenlenecek zirve hakkında Pixel’in sosyal medya hesaplarını ve Twitter üzerinden #bilisiminkalbinde#ABZ2016 hastaglerini takip edebilirsiniz.

16-10/20/capture.JPG

::Akdeniz Bilişim Zirvesi ana sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.

2016 Akdeniz Bilişim Zirvesi, Sanal Gerçeklik-VR /AR, 3D Print, Siber Güvenlik, Ethical Hack ve Dijital Medya hakkında konuşmalar yapılacak. Alanında ülke ve dünya çapında marka haline gelen isimler yine bilişim zirvesinde buluşacak. Akdeniz’in en kapsamlı zirvesine birçok sürprize de hazır olun deriz.

Bu yıl da en iyi blog ve gelecek vaat eden proje ödülü de Akdeniz Bilişim Zirvesi’nde sahiplerini bulacak. Bu eşsiz buluşmayı kaçırmayın.

Nokia, dünyanın en hızlı internetini test etti!

İnternet hızları söz konusu olduğunda Güney Kore için ayrı bir parantez açmak gerekiyor. Fiber internetin yoğun ve verimli bir şekilde kullanıldığı Güney Kore’de, Nokia önemli bir test yaparak, fiber internetin potansiyelini ortaya çıkarttı.

İnterneti yavaşlattı 48 milyon dolar ceza yedi

Nokia’dan inanılmaz internet hızı

Güney Kore halihazırda dünyanın en iyi internet alt yapısına sahip olan ülke olma özelliğine sahip. Ortalama 26 Megabit hızıyla da bu ünvanı sonuna kadar hak ediyor. 

16-10/20/nokia-dunyanin-en-hizli-internetini-test-etti-2.jpg

Nokia‘nın yeni nesil pasif optik ağı (PON) Güney Kore’de test edildi. Elbette alt yapısı çok güçlü olan bu ağ sayesinde internet hızı 52.2 Gigabit gibi anormal ötesi bir seviyeye yükseldi.

Böylece Güney Kore’de bulunan en yüksek internet teknolojileri aynen şöyle sıralandı:

TWDM-PON: 40Gbps 
XGS-PON: 10Gbps
GPON: 2.5Gbps 

SK’nın sağladığı 2.5 Gbps’lik GPON teknolojisi de 2014 yılında 10Gbps ile XGS-PON‘a geçmişti.

Şimdiyse Nokia en hızlı internetin 5 katına ulaşmayı başardı. Elbette bunun şimdilik sadece bir test olduğunu ve bu interneti kaldıracak bir alt yapının dünya genelinde yerleşmesinin uzun zaman alacağını belirtelim.

:: 52.2 Gigabit internet hızı sizce de kulağa inanılmaz gelmiyor mu?

Seagate 2.5 inçte 5 TB sunuyor!

Seagate, dünyanın en büyük 2.5 inçlik sabit disk sürücüsü olan 5 TB’lık BarraCuda ST5000’i duyurdu. İşte masaüstü bilgisayarlarda kullanılması için geliştirildiği belirtilen ürünün kullanıcılara sundukları.

Seagate en hızlı ve ince sabit diski duyurdu

Seagate BarraCuda ST5000 özellikleri

The Verge’ün haberine göre, Seagate BarraCuda ST5000 modeli 2.5 inçlik bir sürücü olsa da 15mm kalınlığı onu biraz kısıtlıyor. Tabii ki 5 TB depolama kapasitesi bu kalınlığın en büyük sorumlusu. Bu haliyle dizüstü bilgisayarlarda kullanımı oldukça zor olan disk, masaüstü bilgisayarlara göz kırpıyor.

Diğer taraftan yine Seagate tarafından duyurulan 2 TB’lık depolama kapasitesine sahip BarraCuda ST2000LM015 ise 7 mm kalınlığındaki daha küçük olan formuyla dizüstü bilgisayarlar için çok daha uygun.

16-10/19/sgbrr02.jpg

Seagate BarraCuda ST5000, 5400 rpm devrinde bir sürücü ve 128 MB önbelleğe sahip. Sürücü, güç verimliliği anlamında da oldukça başarılı. Yük altında 2.1 watt harcanırken boştayken bu değer 1.1 watt değerine kadar düşüyor.

Seagate BarraCuda ST5000 çıkış tarihi ve fiyatı

Seagate BarraCuda ST5000’in katı hal disklere (SSD) göre avantajının ise yüksek kapasiteyi uygun fiyata sunması diyebiliriz. Çıkış tarihi henüz belli olmayan disk 85 dolarlık fiyatıyla göz dolduruyor.

İleride bu fiyatlara, bu kapasitede SSD’ler de görmeyi temenni ediyoruz!

:: Masaüstünüzde depolama ihtiyacınız için 5 TB’lık Seagate BarraCuda ST5000’ü kullanmayı düşünür müsünüz?

Brand Week İstanbul başlıyor!

Pazarlama ve iletişim endüstrisindeki dünyanın en yaratıcı isimlerini, fikirlerini ve işlerini buluşturmayı hedefleyen, Türkiye’nin en büyük marka ve pazarlama buluşması olan ve bu yıl dördüncüsü gerçekleşecek olan Brand Week Istanbul; son yıllarda bir ekonomi ve finans merkezi olarak hızla yükselen İstanbul’u, sahip olduğu büyük potansiyelle bir yaratıcılık üssü olarak konumlandırıyor.  

Brand Week Istanbul’da birbirinden ilham verici konferansların yanı sıra sergiler, yarışmalar, gösterimler, workshop’lar ve eğlenceli birçok faaliyet yer alacak.

16-10/20/bwi_impact_logo-01.jpg

Brand Week Istanbul’un en yoğun ilgi gören bölümlerinden biri olan ve Marka Okulu işbirliği ile düzenlenen Brand Academy, bu yıl sertifika programına dönüştüğü içeriğiyle Brand Week’in yıldızlarından biri olmaya hazırlanıyor.

Brand Academy Sertifika Programı’nda öğrenciler, özel olarak tasarlanan dersler ile pazarlama ve marka dünyasının en önemli isimlerinden sektörün ipuçlarını dinleme deneyimini ücretsiz olarak yaşayacak.

Brand Week İstanbul’un bazı katılımcıları

JONAH BERGER – Wharton School Pazarlama Profesörü, Bestseller Yazarı

ERICH JOACHIMSTHALER- Pazarlama ve Marka Stratejisi Otoritesi, Vivaldi Group Kurucu ve CEO’su

DARREN MCCOLL – SapientNitro, Marka & Pazarlama Stratejisi Küresel Başkanı

Dr. RAFAL OHME- Psikoloji Profesörü ve Nörobilim Önderi

CATHERINE KAPUTA- Markalama Gurusu, Bestseller Yazarı

RICHARD BARTREM- WestJet, Pazarlama İletişiminden Sorumlu Başkan Yardımcısı

NICK MEANEY- CEO, Epagogix

DOC SEARLS – Harvard Üniversitesi Berkman Merkezi’nde ProjectVRM Kurucusu, Yazar, Gazeteci

KEIICHI MATSUDA- Tasarım Danışmanı, Film Yapımcısı, Sanatçı

AYKUT FIRAT – Crimson Hexagon Baş Veri Bilimcisi

FARIS YAKOB – Stratejist, Kreatif Direktör

H.SAİT ÖLMEZ- Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesinde Öğretim Üyesi

MIKA JOHNSON- Ödüllü Film Yapımcısı, Yazar, Fotoğrafçı

SHEPHERD LAUGHLIN- Walter Thompson Worldwide, Trend Tahminleri Direktörü

JOERI VAN den BERGH- Yeni Nesil uzmanı, InSites Consulting Kurucu ve Yönetici Ortağı, Yazar

TOBIAS DEGSELL- Nobel Müzesi Küratörü

ANKIT JAIN- SimilarWeb’in Ürünlerden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı

BENOIT VANCAUWENBERGHE- 20Something Kurucu Ortağı ve Kreatif Direktörü

YENER GİRİŞKEN- I ThinkNeuro – CEO, NMSBA Türkiye Başkanı

YEKTA KOPAN – Master of Ceremony, Seslendirme Sanatçısı, Televizyon Sunucusu

EMİR IŞIK – COO, Manajans/JWT

NÜZHET ALGÜNEŞ – CEO, BPN Istanbul

HALUK SİCİMOĞLU – THAAT’S IT Kurucu Başkanı, İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Görevlisi

CEM BATU – Kurucu ve Kreatif Direktör, Plasenta

ALEMŞAH ÖZTÜRK – CEO, 4129Grey

Yılın En “Rekabetçi” Haftası 

Brand Week Istanbul, bu yıl on birincisi düzenlenecek Felis Ödülleri’ne de ev sahipliği yapacak. Yılın en rekabetçi haftasında medyadan dijitale, markalı içerikten PR’a 14 farklı bölümde, 390 alt kategoride en yaratıcı fikirler ödüllendirilecek.

Yılın En “Sevilen” Haftası                                   

Kaçırılmayacak bir “networking” fırsatı sunan Brand Week, Türkiye’nin en sevilen markaları özel sergisi ve Lovemarks Ödül Töreni’ne de ev sahipliği yapacak. Yaratıcı iletişim çalışmaları ile tüketicilerin kalbini fetheden markalar ödüllendirilecek.

Yılın En “Eğlenceli” Haftası

Deneyim alanları, sergiler, lezzetli stantlar, özel gösterimler ve sürpriz etkinlikler ile oturum aralarında renkli molalar vadeden Brand Week’de, sevimli marka ikonlarının eğlenceli gösterisine sahne olacak “İkonlar Yürüyüşü” Kanyon’da gerçekleşecek.

Ayrıntılı bilgi ve rezervasyon için:  http://www.brandweekistanbul.com  

Asus VG245H oyuncu monitörü duyuruldu

Asus, 24 inçlik full HD çözünürlükteki ve TN panelli oyuncu monitörü VG245H’yi duyurdu. Özellikle konsol oyuncularını hedef aldığı belirtilen monitör, konsolların yakın dostu TV’lerin yerini almak istiyor.

Samsung kavisli oyuncu monitörlerini duyurdu

Asus VG245H oyuncu monitörü özellikleri

Hexus’un haberine göre, 24 inçlik parlama önleyici kaplamalı Asus VG245H, ultra hızlı 1 ms tepkime süresi ve 75Hz’e kadar tazeleme oranına sahip. Ergonomik stantlı ürün üzerinde 2 adet HDMI portu ve VGA D-Sub portu bulunuyor. Yani eğer o kadar şanslıysanız hem Sony PlayStation 4 hem de Xbox One konsolunuzu aynı anda monitörünüze bağlayabilirsiniz. Ayrıca PC’niz varsa onu da bağlamanız mümkün. Monitör üzerinde 2 adet 2W hoparlör ve 3.5mm giriş çıkışı olduğunu da belirtelim.

Giriş gecikmesini azaltma odaklı GameFast Giriş Teknolojisi ise oyunun aksiyonuna uygun bir hız sağlıyor ve adaptasyonunuzu bozmuyor. Yine monitördeki FreeSync/Adaptive Sync teknolojisi ise sadece uygun şekilde donatılmış olan PC’ler ile çalışabilmekte. Bu teknoloji sayesinde tazeleme oranı 40 ve 75Hz arasına ayarlanıyor ve yırtılmasız bir oyun deneyimi yaşanabiliyor.

16-10/19/asuscm802.jpg

Ek olarak Asus’un çeşitli oyun teknolojileri yine monitörde mevcut durumda. Bu teknolojiler arasında GamePlus, GameVisual, kırpışma önleme ve ultra düşük mavi ışık yer alıyor.

Asus VG245H oyuncu monitörü çıkış tarihi ve fiyatı

Asus VG245H şu anda ABD’de satışa sunulmuş durumda ve 189.99 dolarlık fiyat etiketine sahip. Ürünün diğer ülkelerde ne zaman satışa çıkacağı hakkındaysa henüz herhangi bir bilgi verilmiyor.

:: Oyun konsolunuzu TV’ye mi yoksa monitöre mi bağlamayı tercih ediyorsunuz?

Avrupalılar Mars robotunu kaybetti!

Avrupa Uzay Ajansı (ESA) ve Rusya Devlet Uzay Etkinlikleri Kuruluşu (Roskosmos) tarafından ortak olarak yürütülen ExoMars projesi büyük bir yara aldı.

İki aşamalı bir planla Mars’a robot göndermeyi planlayan projenin ilk ayağı olarak 14 Mart’ta Dünya’dan fırlatılan Schiaparelli robotu Mars’a ulaştı ve 19 Ekim’de de yüzeye iniş yaptı. Ancak Schiaparelli’den artık haber alınamıyor.

Aslında, Mars’a iniş deneyi yapmak için özel olarak geliştirilen ve indiği noktada hareketsiz olarak görev yapacak olan Schiaparelli sayesinde ESA çok daha pahalı ve kritik bir donanıma sahip olan asıl robotu göndermeden önce gerekli verileri elde etmiş olacaktı.

Ancak ESA dün sinyal göndermesi gereken Schiaparelli’den artık haber alamıyor. Bu da iniş denemesi sırasında robotun hasar almış olabileceği anlamına geliyor.

6 dakika boyunca terör

Robotun, “6 dakikalık terör” olarak adlandırılan, son hızla atmosfere girip yüzeye düşme sürecinden sağ çıkmamış olabileceği düşünülüyor.

ESA bu 6 dakikalık kabusu atlatabilmesi için Schiaparelli’ye güçlü bir ısı kalkanı, süpersonik bir paraşüt ve yere yaklaştığında ateşleyeceği özel hız kesme roketleri eklemişti.

Tüm bu önlemlere rağmen robotun hasar almış olması uzay ajansının tüm Mars planlarını yeni baştan ele alması anlamına gelecek.

Elon Musk açıkladı: Mars’a gidiyoruz!

ESA yine de bu görevi bir başarı olarak yorumluyor. Ajans, Roscosmos ile birlikte uzay aracını 6 ay süren yolculukla başarı şekilde Mars’a ulaştırdığı ve Mars yörüngesine oturttuğu Trace Gas Orbiter (TGO) isimli uzay gemisi/uyduyu önemli bir kazanım olarak görüyor.

ESA ve Roscosmos’un şimdiki planı ise, Mars yüzeyinden örnekler toplayarak gezegende hayat belirtileri arayacak olan robotunu Mars’a gönderip yüzeye indirmek. Bu başarılırsa, Mars’ta görev yapabilen tek uzay ajansı olan NASA bu özelliğini kaybetmiş olacak.

 ::Sizce Avrupalılar Mars’a gitmeyi başarabilecek mi?

Dünyanın ilk masaüstü holografik ekranı

Jaime Ruiz-Avila tarafından geliştirilen ve Kickstarter’da bağışa açılan Holovect adındaki holografik vektör ekran dünyada bir ilk olmasıyla da öne çıkıyor. Holovect Mk II bağımsız lazer tabanlı hacimsel ekran sistemi, kolaylıkla laboratuvar veya masaüstüne sığabiliyor.

Yerli çelik yeleğimiz Siper ile tanışın!

Hologram değil holografik

Bilim-kurgu filmlerinden çıkmış gibi gözüken ve 3 boyutlu objeleri ışık ile havaya çizebilen, lazer tabanlı masaüstü holografik ekran Holovect Mk II’nin ticari olarak mevcut olan ilk ürün olmasının da altı çiziliyor.

Holovect’in görüntülerinin hologram olmadığı ancak hacimsel vektör görüntülerini modifiye edilmiş havaya yansıttığını belirtelim. Detaylandırırsak; hologramlar lazer ışın dalgalarının pozitif karışımı ile oluşan ve film veya cam tabakalar üzerine yapılan üç boyutlu kayıtlar olarak tanımlanıyor.

Holovect’in sunduğu holografik görüntünün bana, Star Wars evreninde asilerin Ölüm Yıldızı planlarını inceledikleri sahneleri hatırlattığını söyleyebilirim. Tabii ki bu evrendeki teknolojinin daha çok gerisindeki hali olarak.

16-10/19/holovect02.jpg

Holovect görüntüleri ise havada serbestçe salınan nesnelerin üç boyutlu bilgilerini içeren holografikler ve gerçek 3 boyutlu yansımalar olarak karşımıza çıkıyor. 1.6 milyar voksel çözünürlüğü, 360 derece görüntüleme alanı, 12x12x12 cm çizim kutusu, 1.8 litre çizim hacmi, çift işlemci ve saniyede 50 karede 100 vektör ürünün detayları arasında.

Açık kaynaklı yazılım felsefesi uygulana projede kullanıcıların Holovect’in camsız, dokunulabilir hacimsel ekranının avantajlarından faydalanabilecek kendi uygulamalarını geliştirmelerine de olanak sağlanıyor. Oyunlar, araçlar ve sanat uygulamaları için de çalışmalar yapıldığı da vurgulanırken teslimat zamanı geldiğinde bunların da kullanıcılara sağlanabileceği söylenmekte.

16-10/19/holovect03.jpg

Ürün, 3 boyutlu baskı öncesinde STL formatındaki CAD modellerinin görselleştirilmesi için kullanılabiliyor ve 3 boyutlu tarayıcı ya da tomografi taraması aracılığıyla elde edilen 3 boyutlu verilerin görselleştirilmesi de sağlanabiliyor.

45 bin dolarlık kitlesel fonlama hedefini aşmayı başaran ve 899 dolar ile destek sağlanabilen Holovect’in planlanan teslimat tarihiyse 2017 yılının Mayıs ayı.

Holovect’in Kickstarter sayfasına buradan erişebilirsiniz.

:: İlgili alanlarda holografik vektör ekranların kullanımının yaygınlaşacağını düşünüyor musunuz?

İnterneti yavaşlattı 48 milyon dolar ceza yedi

ABD’nin dev telekom operatörlerinden T-Mobile, fazla veri trafiği yaratan müşterilerinin internet hızını yavaşlatırken suç üstü yakalandı.

ABD’nin BTK’sı, Federal Communications Commission (FCC), operatörler üzerinde yaptığı kontroller sırasında T-Mobile’ın bazı kullanıcılara vadettiği hızı vermediğini tespit etti. 

2015’te ortaya çıkan olayda T-Mobile’ın, veri kullanım listesinde en tepede olan %3’lük müşteri kitlesinin internet hızını kasten yavaşlattığı anlaşıldı.

Yaklaşık olarak ayda 17 GB’dan fazla veri trafiği yaratan kullanıcıların etkilendiği bu sinsi operasyon çok sayıdaki müşterinin FCC’ye yaptığı şikayet sonucu açığa çıktı.

AKK Hız Limiti Yükselecek!

FCC, soruşturma sonucunda T-Mobile’ın kullanıcılarını yanılttığı kararına vararak şirketi 48 milyon dolar cezaya çarptırdı. Telekom operatörü ceza olarak mağdur ettiği kullanıcılarına 35,5 milyon dolar ödeyecek.

Ayrıca ABD hazinesine de 7,5 milyon dolar ödeme yapmak zorunda. Şirket ayrıca ABD okullarına 5 milyon dolarlık donanım ve malzeme sağlamak zorunda. 

Operatörleri korkutacak karar

Kullanıcılarını kandırarak veri trafiği üzerinden haksız kazanç sağlamaya çalışan operatörün karşılaştığı ağır cezanın ABD’de diğer operatörler için caydırıcı olacağı düşünülüyor. Ayrıca bu gelişmeden sonra dünyadaki diğer operatörlerin de, kendi ülkelerinde benzer cezalar almaktan çekinerek, müşterilerine gizlice uyguladıkları hız sınırlaması uygulamasını sonlandırmaları söz konusu.

 :: Türkiye’de de operatörler hız yavaşlattıkları için ceza alırlar mı?