Mahkeme Dava Dosyası nasıl sorgulanır? e-Devlet

İlk olarak 2008 yılında vatandaşların kullanımına açılan ve günümüzde 6 binden fazla hizmete yer veren e-Devlet, mahkeme işlerinizi halletmenize yardımcı olabilir. Sadece birkaç dakika içerisinde e-Devlet ile Mahkeme Dava Dosyası sorgulama işleminizi gerçekleştirebilirsiniz.

Adalet Bakanlığı tarafından e-Devlet Kapısına sunulan en önemli hizmetlerden birisi mahkeme dosyalarının takip edilebiliyor olmasıdır. e-Devlet’teki bu hizmet sayesinde T.C. kimlik numarasına açılmış tüm davaları tek bir ekrandan görüntülemek ve aynı zamanda detaylı bilgi almak mümkün.

e-Devlet şifre değiştirme nasıl yapılır?

e-Devlet şifre değiştirme nasıl yapılır?

PTT şubesine gitmeden e-Devlet şifre değiştirme işlemi nasıl yapılır? e-Devlet şifresini unuttuysanız ne yapmalısınız?

e-Devlet ile Mahkeme Dava Dosyası sorgulama

Adalet Bakanlığı ve e-Devlet iş birliğinde yürütülen dava dosyası sorgulama işlemi iki aşamadan oluşmaktadır. İlk aşamada T.C. kimlik numarasına işlenmiş davaları tek bir ekranda görebilirken, ikinci aşamada ise davalarınız dosyalarını detaylı bir şekilde inceleyebilirsiniz.

mobil imza nasıl alınır

e-Devlet Mahkeme Dava Dosyası sorgulama hizmeti sayesinde dava konusunu, tarafları, duruşma tarihlerini, dosyanın hangi aşamada olduğunu, Cumhuriyet Savcısı tarafından incelenip incelenmediğini, kararın çıkıp çıkmadığı ve Temyiz’den dönüp dönmediği öğrenebilirsiniz.

e-Devlet ile Mahkeme Dava Dosyası nasıl sorgulanır diye merak ediyorsanız, hemen aşağıda verdiğimiz adımları takip etmeniz yeterli olacaktır:

  • Adım 1: e-Devlet Kapısı Kimlik Doğrulama Sistemine giriş yapmanız gerekiyor. Eğer daha önce hesap oluşturduysanız T.C. Kimlik No ve e-Devlet şifresi bölümlerini doldurun. (Şifre almak için bu yazımıza göz atabilirsiniz)
  • Adım 2: Hesabınıza başarılı bir şekilde giriş yaptıktan sonra açılan ekranda yer alan arama bölümüne “Dava Dosyası Sorgulama (Adalet Bakanlığı)” ifadesini aratın.
  • Adım 3: Açılan ekranda adınıza açılmış dosyaları görüntüleyebilirsiniz. “Dava Dosyalarım” isimli bu bölümde Adalet Bakanlığına bağlı tüm dosyalarınız görünecektir.
  • Adım 4: İkinci aşama olan “Temel Dosya Bilgileri” kısmında ise her dosyanın ayrıntılarına ulaşabilirsiniz.

Ek olarak şunu da belirtelim: Adalet Bakanlığı Dava Sorgulama ekranında çıkan dosyalarınıza, İcra Dosyaları ve Yargıtay Başkanlığı Dosyaları dahil edilmiyor.

e-Devlet’in Bilgi İşlem Genel Müdürlüğü (UYAP) Hizmetleriyle yaptığı anlaşmaya göre İcra Dosyaları için “İcra Dosyası Sorgulama” ve Yargıtay Dosyaları için “Dava Dosya Sorgulama (Yargıtay Başkanlığı)” hizmetine gitmeniz gerekmekte.

e-Devlet ile Mahkeme Dava Dosyası sorgulama işlemiyle ilgili sorularınızı yorumlar kısmından ya da SDN Forum‘da bizlerle paylaşmayı unutmayın.

Hikayesi ile öne çıkan oyunlar: Bölüm 2

Hikayesi ile öne çıkan oyunlar listemizin devamı ile karşınızdayım. Uzun bir aradan sonra ikinci listeyi hazırlamak oldukça keyifliydi. Günümüzde EA gibi büyük firmalar her zaman sürdürülebilir oyunlar için yatırım yapmak istiyor. Sürdürülebilir oyunlar genellikle servis oyunu diyebileceğimiz bir yapıda. Sürdürülebilir oyunlar genellikle online tabanlı oluyor ve her gelen güncellemede oyun içerisine yeni şeyler ekleyerek canlı kalmaya çalışıyor.

Tabi bunu yaparken lootbox dediğimiz birtakım ekstra içerikleri de ekliyorlar. Şirketlerin asıl parayı kazandıkları yer burası oluyor. FIFA bunun için güzel bir örnek, FUT ile ön plana çıkarak oyunculara sürekli para harcatmayı başarıyor. Oyun geliştiren büyük şirketlerin bu tarz yöntemlere başvurması ve hikayeli oyunları göz ardı etmesi neredeyse kaçınılmaz oluyor. Fakat oyuncular uzun süre vakit geçirebilecekleri hikayeli oyunlar arıyor. 

Manzara, klişe ve macera

Tek oyunculu oyunlar hikayeleri ile ön plana çıksa da dünya tasarımı, sesler, müzikler, modellemeler ve karakter animasyonları da sizi içine çeken etkenler oluyor. Listedeki bazı oyunların hikayeleri belki sizin ilginizi hiç çekmeyebilir ya da oynadıysanız sizi sıkmış olabilir. Eğer listedeki oyunları yarım bıraktıysanız dönüp bir daha bakın derim. Listedeki oyunlar herhangi bir sıraya göre hazırlanmamıştır. Keyifli okumalar.

Battlefield 1

Battlefield 1, Battlefield Hardline’dan sonra piyasaya çıkan bir oyun, fakat Hardline, polis-hırsız teması üzerinden ilerleyen bir yapımdı. Battlefield 1, Battlefield 4’ten sonra çıkan askeri temada bir oyun. Özellikle Battlefield 4 ve Battlefield Hardline’dan sonra iyi bir hikayeye sahip. Özellikle konu aldığı dönem ve o dönemde yer alan hikayeler ile birçok oyuncuyu etkilemeyi başarmıştır. 1. Dünya Savaşı’nı konu alan Battlefield 1’in parça parça bir hikaye anlatımı bulunuyor. Bu hikayeler genellikle cepheleri konu alıyor.

1. Dünya Savaşı’nda yaşanmış hikayelere değinen Battlefield 1, bugüne kadar çıkmış diğer Battlefield oyunlarından daha iyi bir hikayeye sahip. Oyunun açılış sekansı da oldukça etkileyici. 1. Dünya Savaşı’nda birçok asker Shell Shock adı verilen bir rahatsızlık geçirdi. Bu rahatsızlık bazı askerlerde geçici olurken bazılarında da kalıcı travmalar haline dönüştü. Battlefield 1’in açılış sekansını oynarken bu askerleri rahatlıkla görebilirsiniz. Silah çeşitliliği ve oynanış konusunda da bir sıkıntı yok, o kısımda bildiğimiz Battlefield. Battlefield 1’deki mermi fiziği diğer oyunlara göre biraz daha hızlı bir hale getirildi.

Redmi Note 14S Türkiye’de satışa sunuldu: İşte fiyatı

Xiaomi’nin alt markası Redmi, Mart 2025’te tanıttığı yeni akıllı telefonu Redmi Note 14S modelini Türkiye pazarına getirdi. Ülkemizde resmen satışa çıkan cihaz, segmentine göre dikkat çekici teknik özellikler sunuyor.

Redmi Note 14S Türkiye’de satışa çıktı

Redmi Note 14S, Türkiye’de iki farklı donanım konfigürasyonu ile raflardaki yerini alıyor. 12 GB RAM ve 512 GB depolama alanına sahip model 19.999 TL, 8 GB RAM ve 256 GB depolama alanlı versiyon ise 17.999 TL fiyat etiketiyle satışta. Renk seçenekleri arasında gece yarısı siyahı, kozmik mor ve okyanus mavisi bulunuyor.

Redmi Note 14S Türkiye’de satışa çıktı.

Cihazın ön yüzünde 6,67 inç boyutunda, Full HD+ çözünürlüğünde AMOLED bir ekran yer alıyor. Bu ekran, 120Hz yenileme hızı sayesinde akıcı bir kullanıcı deneyimi sağlıyor. Telefonun işlemci tarafında ise MediaTek imzalı Helio G99 Ultra yonga seti tercih edilmiş.

iPhone 18 serisi, yeni RAM teknolojisiyle geliyor!

iPhone 18 serisi, yeni RAM teknolojisiyle geliyor!

Apple, iPhone 18 serisinde yeni RAM teknolojisi sunmaya hazırlanıyor. Bu hamle, akıllı telefon sektöründe dengeleri değiştirebilir.

Kamera kurulumu da dikkat çekici diyebiliriz. Arka tarafta 200 MP ana kamera, 8 MP ultra geniş açı sensörü ve 2 MP makro lens bulunuyor. Ön yüzde ise 16 MP çözünürlüğünde bir selfie kamerası mevcut. Redmi Note 14S, günlük kullanımı karşılayacak kapasitede bir 5.000 mAh batarya ile geliyor.

Güvenlik ve bağlantı tarafında ekran altı parmak izi okuyucuya sahip olan cihaz, aynı zamanda Bluetooth 5.2, WiFi 5, NFC desteği ve IP64 sertifikası ile suya ve toza karşı dayanıklılık özellikleri de sunuyor.

Peki siz bu cihaz hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Redmi Note 14S Teknik Özellikleri

ÖzellikDetaylar
Ekran6,67 inç AMOLED, Full HD+ çözünürlük, 120 Hz
İşlemciMediaTek Helio G99 Ultra
RAM8 GB veya 12 GB
Depolama256 GB veya 512 GB
Arka Kamera200 MP (ana) + 8 MP (ultra geniş) + 2 MP (makro)
Ön Kamera16 MP
Batarya5.000 mAh
GüvenlikEkran altı parmak izi okuyucu
BağlantıBluetooth 5.2, Wi-Fi 5, NFC
DayanıklılıkIP64 sertifikası (suya ve toza karşı dayanıklı)
Renk SeçenekleriGece Yarısı Siyahı, Kozmik Mor, Okyanus Mavisi

Facebook’un hikayesini anlatan film ne kadar gerçeği yansıtıyor?

The Social Network filmi, çıkış yaptığı dönem gündeme bomba gibi düşmüştü. Toplamda 3 Oscar Ödülü kazanan yapım Facebook’un kuruluş sürecinde yaşanan entrikaları anlatıyor. Başrollerinde Jesse Eisenberg, Andrew Garfield ve Justin Timberlake‘in yer aldığı yapımın yönetmenliğini ise David Fincher üstleniyor.

Ünlü sosyal medya uygulamasının kuruluş sürecinde yaşanan karmaşaların dikkat çektiği The Social Network, gerçekleri ne denli anlatıyor? Uzun bir süre tartışmaların odağında kalan yapımın olayları doğru anlatıp anlatamadığını sizler için irdelemeye çalıştık.

Social Network gerçekleri çarpıttı mı?

David Fincher‘ın elinden çıkan film, biyografi gibi ele alınsa da bazı açılardan farklı noktalara sahipti. Senarist Aaron Sorkin, senaryoyu yazarken pek çok kez kurguya başvurdu. Bazı karakterlerin rolünü değiştiren başarılı isim, kilit noktalarda gerçek yaşanan olayları farklı tarzda ele aldı. Bunu gerçekleştirme nedeni olarak ise, filme akıcılık kazandırmak ve sıkıcı olmasını engellemek olarak gösterildi.

Mark Zuckerberg’ün Facebook’u kurma motivasyonu farklıydı

The Social Network filminde Mark Zuckerberg’ün Facebook‘u kurma isteği aslında gerçek hayatta o şekilde değil. Yapımda kız arkadaşından ayrılan Zuckerberg (Jesse Eisenberg), intikam hırsı ile LiveJournal isimli blog sayfasına aşağılayıcı ifadeler yazıyor. Bu süreci ardından başarılı isim Facemash‘i kuruyor. Okul içinde kızların konuşulduğu bir site oldukça ilgi görüyor.

Planlarını genişletmek isteyen Mark Zuckerberg, çöpçatanlık sitesi, Thefacebook‘u geliştiriyor. Ancak gerçek hayatta işler tam anlamıyla böyle yürümüyor. Harvard Üniversitesi, Facemash‘i gizlilik haklarının ihlali nedeniyle kısa sürede kapatıyor.

Ceza almaktan yırtan Zuckerberg, daha büyük bir girişim gerçekleştirmek ve dünya genelindeki insanları birbirine bağlamak istiyordu. Hiçbir zaman çöpçatanlık sitesi kurmak istemediğini söyleyen iş adamı, aslında bir şeyler geliştirmekten keyif aldığı için bu yola girdiğini duyurdu. Ancak Hollywood standartlarında bu durumun sıkıcı karşılanacağı için senaryoda değişikliğe gidildiği öğrenildi.

Eduardo Saverin o kadar da masum değil

Filmde önemli bir yere sahip olan Saverin (Andrew Garfield), daha sonradan açtığı dava ile gidişatı hepten değiştiriyor. Oldukça masum gösterilen başarılı iş insanı aslında o kadar da iyi niyetli değilmiş. Senarist Aaron Sorkin‘e danışmanlık yapan Eduardo Saverin görünüşe göre olayları biraz çarpıtmış.

The Social Network filminde Sean Parker ile anlaşamadığı için bir nevi dışlanan Eduardo Saverin, daha sonradan hissesinin düşürüldüğünü öğreniyor ve Facebook’a dava açıyor. Ancak Mark Zuckerberg ve diğer kurucu ortaklara göre konu tamamen farklı.

The Social Network

Yatırımcı olarak 1000 dolar ödeyen Saverin, sitenin sunucularda var olmasını sağladı. Ardından Zuckerberg ve Facebook kurucu ortaklarından Dustin Moskovitz, başarılı ismin yanından ayrıldı ve Facebook üzerinde çalışmak için Palo Alto‘ya taşındı. Bu süreçte staj için New York’a giden Saverin de aldığı talimatlar neticesinde şirket kurmak, finansman bulmak ve iş modeli oluşturmak için çalışmalara başladı.

Ancak ilerleyen zamanlarda verilen görevleri yerine getiremeyen iş adamı, bir de üstüne Facebook ile oldukça alakasız reklamları siteye yerleştirerek kendi sonunu getirdi. Mark Zuckerberg‘ün telefonlarını dahi açmayan Eduardo Saverin, daha sonrasında kovuldu ve şirket güvenliği açısından hissesi kesintiye uğradı.

Filmin kötü adamı Sean Parker, gerçekten kötü mü?

Eduardo Saverin‘in etkisiyle farklı anlatılan hikayede olan Sean Parker’a (Justin Timberlake) oldu diyebiliriz. Baştan sona kötü karakter gibi resmedilen iş adamı, aslında en başından beri Facebook‘un iyiliği için çabalıyordu. Saverin’in aksine başarılı hamleler yapan Parker, The Social Network filminde anlatıldığı gibi Zuckerberg ile site kurulmadan önce tanışıyordu.

The Social Network

Verdiği fikirler ile CEO‘yu etkilemeyi başaran Sean Parker, finansman bulma konusunda o kadar başarılıydı ki, ilerleyen süreçte Facebook’un başkanı bile oluvermişti. Yapımda çizilen portföye uymayan iş adamı, 2005 yılında, özel hayatındaki sorunlar nedeniyle görevinden ayrıldı. Ancak Sean Parker, fiili olarak çalışmasa da Mark Zuckerberg‘e yardım etmeye devam etti.

Mark Zuckerberg, The Social Network filmini beğenmiyor

Social Network içerisindeki bu değişikliklerden hoşlanmayan iş adamı, eleştirmenlerin aksine filmden adeta nefret ediyor. Yapım ile alakalı yorumlarda bulunan Zuckerberg, geçmişte şu sözleri sarf etti:

Social Network, bizim Silikon Vadisi‘nde gerçekleştirdiğimiz ve kurduğumuz yapıdan çok kopuk. Filmde incitici bulduğum birçok şey bulunmakta.

Her ne kadar ana hikaye örgüsü gerçeklerden uzak olsa da film, pek çok önemli detayı da es geçmeden izleyicilerine sunabilmiş. Facebook’un biyografi filmi olmayı amaçlamayan yapım, genel yapı itibariyle girişimcilik ve iş dünyasını kendi yorumuyla beyaz perdeye sunuyor.

The Social Network filmini beğendiniz mi? Sizler hikayenin farklılıkları hakkında neler düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi bizlere aktarmayı unutmayın.

Doksanlı yıllara damgasını vuran oyunlar – 7

Doksanlı yıllara damgasını vuran eski oyunlar dosyamızda geldik dönemin kategorize edilemeyen en iyilerine. Tabii ki bu oyunları belli kategoriler içine hapsetmek mümkün. Ancak her biri türünün diğer örneklerinden çok daha fazlası. Bu yüzden sizler için doksanlı yıllara damgasını vuran ve kendi yolunu çizen oyunları bir araya getirdik.

Doksanlı yılların en iyi eski oyunları

Dosyamızda , GTA, Driver, Fallout, Tomb Raider ve Worms Armagedon yer alıyor. Yine bunların yanında retro savaş oyunları arasında önemli bir yerde duran Commandos ve Metal Gear Solid‘de bonus olarak listemizde yer aldı.

Dosyamızın önceki bölümlerinde, GTA serisini aksiyon oyunları arasında sayabilirdik. Ancak bugün bile oyun dünyasının dengelerini sarsan oyun için bu fazlasıyla haksızlık olurdu. Tabii ki bu arada GTA’nın en büyük rakibi olan Driver’ı da eklemeden olmazdı. Yine Fallout serisini FRP oyunlar arasında sayılabilirdi. Ancak oynanış açısından FRP olsa da Fallout bundan çok daha fazlası.

Tomb Raider’ı da aksiyon oyunları arasında saymak mümkün olurdu. Ama doğrusu Tomb Raider kendine has bir oynanışa ve oyuncu kitlesine sahip. Worms Armegedon ise doksanlı yılların en ilginç ve en eğlenceli oyunları arasında. Yine bu oyunu strateji oyunları arasında saymak abesle iştigal olacaktı.

Commandos ve Metal Gear Solid ise doksanlı yıllara damgasını vuran eski savaş oyunları arasında en iyileri. Belki de günümüz savaş oyunlarına da ilham veren bu iki oyun, o dönem çocuklarının en iyi zaman geçirme araçları arasındaydı.

Oyun dünyasında açık dünya devrimi: GTA

GTA serisi, ilk oyundan itibaren yeni bir maceranın yolda olduğunun sinyallerini veriyordu. Tamamen kendine has bir dünya yaratan Grand Theft Auto, ilk oyunuyla 1997 yılında karşımıza çıktı.

Daha ilk oyundan itibaren oyunculara geniş bir açık dünya sunan oyun, daha sonrasında ise aksiyon temalı açık dünya oyunlarının öncülerinden biri haline geldi. Oyun ortaya çıktığı doksanlı yılların ortasında, suça teşvik etme suçlamaları ile karşı karşıya kaldı.

GTA serisinin temel özellikleri olan çetelerin çatışmaları, suç örgütleri içerisinde ilerleme gibi temalar ilk oyundan beri Rockstar Games tarafından işlendi. Tabii ki serinin ilk dönemlerinde oyun stüdyosunun adı DMA Design’dı.

İkinci GTA oyunuyla birlikte tam olarak hangi zamanda geçtiği belli olmayan bir GTA dünyasıyla karşı karşıya kaldık. İlk oyunun tepeden bakma hissi tam anlamıyla döneminin ihtiyaçlarına yönelikti. Ancak artık oyun dünyası değişiyor ve üç boyutlu grafikler hayatımıza giriyordu.

İkinci GTA oyunu bu anlamda iki boyutlu yapısıyla hayal kırıklığı yarattı. Ancak oynanış açısından daha ayrıntılıydı. Yine günümüz GTA senaryolarına temel oluşturan ilişki ağları bu oyunda daha fazla kullanıldı. Böylece GTA oyuncu kitlesi yavaş yavaş oluşuyordu.

Her ne kadar GTA, bu iki oyunla doksanlı yılları sallayan oyunlardan olmasa da, GTA 3 ile birlikte açık dünya aksiyon oyunları için yeni bir çağ başladı. Oyun 2001 yılında tanıtıldıktan sonra artık hiç bir şey eskisi gibi olmayacaktı. Rockstar Games, GTA 3 sonrası oyun dünyasının ritmini tutan stüdyolar arasına girdi.

Tabii ki bir yıl sonra ortaya çıkan GTA Vice City tüm dengeleri bir anda değiştirdi. Ancak o yıllarda GTA serisinin en büyük rakibi Driver’dı. Bugün adını bile unuttuğumuz oyun, doksanlı yılların en iyi oyunları arasındaydı.

Xiaomi 16 ortaya çıktı: Neler sunacak?

Bu yılın sonlarına doğru tanıtılması beklenen Xiaomi 16 için yeni gelişmeler yaşanıyor. Son raporlar, akıllı telefonun bazı teknik detaylarını gözler önüne seriyor. İşte ayrıntılar!

Bilindiği gibi geçtiğimiz ay ortaya çıkan raporlar yaklaşan Xiaomi 16 modelinin selefine kıyasla daha büyük bir ekranla geleceğini iddia etti. Fakat, burada spesifik bir detay paylaşılmadı. Bugün yaşanan gelişmeler ise ürünün ekran boyutlarında herhangi bir değişikliğin olmayacağını gösteriyor. Yani son dakika değişikliği olmazsa modelde selefindeki gibi 6,3 inç boyutlarında bir panel yer alacak.

Xiaomi 16 için yeni bilgiler geldi

Akıllı telefonun panelinin son derece ince çerçevelere sahip olacağı ve göz koruma özelliklerine sahip olacağı söyleniyor. Bununla birlikte, 50 MP ana sensöre sahip üçlü arka kamera kurulumuyla geleceği söyleniyor. Geçmiş raporlara göre modelde bir periskop telefoto kamera da kullanılacak. Dahası, çok ince bir gövdede ve kendi boyutundaki cihazlar arasında en büyük bataryaya sahip olacağı söyleniyor.

Kullanıcılara fikir vermesi açısından Xiaomi 15’in özellikleri şöyle;

ÇıkışDuyurulma Tarihi29 Ekim 2024
DurumMevcut. Çıkış: 29 Ekim 2024
GövdeBoyutlar152.3 x 71.2 x 8.1 / 8.4 / 8.5 mm
Ağırlık189 / 191 / 192 g
YapıCam ön, alüminyum alaşımlı çerçeve (6M42)
SIMNano-SIM + Nano-SIM
IP68 toza/suya dayanıklı (1.5m’ye kadar, 30 dk boyunca)
EkranTürLTPO OLED, 1B renk, 120Hz, Dolby Vision, HDR10+, 3200 nit (tepe parlaklık)
Boyut6.36 inç, 97.6 cm² (~%90 ekran/gövde oranı)
Çözünürlük1200 x 2670 piksel, 20:9 oran (~460 ppi yoğunluk)
KorumaDarbeye dayanıklı cam
Platformİşletim SistemiAndroid 15, HyperOS 2
Yonga SetiQualcomm SM8750-AB Snapdragon 8 Elite (3 nm)
İşlemciOcta-core (2×4.32 GHz Oryon V2 Phoenix L + 6×3.53 GHz Oryon V2 Phoenix M)
GPUAdreno 830
HafızaKart YuvasıYok
Dahili256GB 12GB RAM, 512GB 12GB RAM, 512GB 16GB RAM, 1TB 16GB RAM (UFS 4.0)
Ana KameraÜçlü50 MP (geniş), 50 MP (telefoto), 50 MP (ultra geniş)
ÖzelliklerLeica lens, çift LED flaş, HDR, panorama
Video8K@24/30fps, 4K@24/30/60fps, 1080p@30/60/120/240/960fps, 720p@1920fps, gyro-EIS
Selfie KameraTekli32 MP, f/2.0, 22mm (geniş)
ÖzelliklerHDR, panorama
Video4K@30/60fps, 1080p@30/60fps, gyro-EIS
SesHoparlörVar, stereo hoparlör
3.5mm JakYok
BağlantıWLANWi-Fi 802.11 a/b/g/n/ac/6e/7, çift bant, Wi-Fi Direct
Bluetooth5.4, A2DP, LE, aptX HD, aptX Adaptive, LHDC 5
KonumlamaGPS, GLONASS, BDS, GALILEO, QZSS
NFCVar
KızılötesiVar
RadyoYok
USBUSB Type-C 3.2, OTG
ÖzelliklerSensörlerEkran altı parmak izi (ultrasonik), ivmeölçer, jiroskop, pusula, barometre, renk spektrumu
BataryaTürSi/C 5400 mAh
Şarj90W kablolu, 50W kablosuz, 10W ters kablosuz
ÇeşitlerRenklerSiyah, Beyaz, Gümüş, Yeşil, Lila
FiyatYaklaşık 590 EUR

Microsoft kodlarının yüzde 30’unu yapay zeka yazıyor!

Microsoft CEO’su Satya Nadella, şirketin yazılım geliştirme süreçlerinde yapay zekanın önemli bir rol oynadığını açıkladı. Nadella’ya göre, Microsoft’un yazılımlarını oluşturan kodların %20 ila %30’u şu anda yapay zeka tarafından yazılıyor. Bu oran, yazılım üretiminde otomasyonun ulaştığı boyutu gözler önüne serdi.

Microsoft, kodlarının yüzde 30’unu yapay zekaya yaptırıyor

Yapay zeka; özellikle tekrarlayan, veri odaklı ve öngörülebilir görevlerde etkin şekilde kullanılıyor. Bu yaklaşım, giriş seviyesi yazılımcı pozisyonlarının azalmasına ve kurumsal verimliliğin artmasına neden oldu.

Microsoft, kodlarının yüzde 30’unu yapay zekaya yaptırıyor.

Ancak sorun yaşanmaması için, yapay zeka tarafından oluşturulan kodlar hala deneyimli geliştiriciler tarafından denetleniyor. Kod üretiminde kullanılan yapay zeka modelleri, farklı programlama dillerinde değişen başarı oranları sergiliyor.

Nadella’nın verdiği bilgiye göre Python dili, yapay zeka üretimi açısından daha başarılı sonuçlar sunuyor. Buna karşılık C/C++ gibi daha düşük seviyeli dillerin otomasyonu daha zor kabul ediliyor. C++, bellek yönetimi gibi kritik alanlarda insan denetiminin önemini artırıyor.

Samsung’dan bir modele daha One UI 7 güncellemesi!

Samsung’dan bir modele daha One UI 7 güncellemesi!

Android 15 tabanlı One UI 7 güncellemesi Galaxy Z Fold 3 modeli için yayınlandı. İşte yeni güncellemeyle ilgili ayrıntılar!

Microsoft’un teknoloji şefi Kevin Scott da, yapay zeka odaklı yazılım geliştirmeye ilişkin uzun vadeli beklentileri paylaştı. Scott’a göre 2030 yılına kadar yazılımlarda kullanılan kodların %95’i yapay zeka tarafından üretilecek.

Bu tahmin, yazılım mühendisliğinin yerini büyük ölçüde otomasyona bırakacağına işaret ediyor. Bu gelişmeler, aynı zamanda sektör genelinde yazılım geliştiriciler arasında iş güvencesine dair endişeleri de beraberinde getirdi.

Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

e-Devlet istenmeyen SMS engelleme nasıl yapılır?

Birçok site ve uygulama, bildirim, mail veya SMS yoluyla bir şekilde bizlere ulaşıp fırsatları bildiriyor. Uygulama ve mail üzerinden bildirim almak yeterli olurken, sürekli gelen SMS’ler bazen can sıkıcı olabiliyor. Gelen bu SMS’leri tek tek uygulama ve sitelerden engellemek yerine tek bir platform üzerinden halletmek mümkün: e-Devlet. Peki e-Devlet üzerinden istenmeyen SMS engelleme nasıl yapılır?

e-Devlet üzerinden istenmeyen SMS engelleme

Telefonunuza gelen istenmeyen SMS bildirimlerini e-Devlet hesabınız üzerinden engelleme işlemi oldukça basit. Bunun için birkaç adımı takip etmeniz yeterli. Böylece tüm uygulamalara ve sitelere tek tek giriş yapıp Ayarlar kısmından bildirimleri kapatmanıza gerek kalmadan yalnızca tek bir platform üzerinden istenmeyen SMS’lerden kurtulacaksınız.

e-devlet istenmeyen sms engelleme
  • Adım 1: e-Devlet resmi sitesinden hesabınıza giriş yapın.
  • Adım 2: Ana sayfada görünen e-Hizmetler kısmından Telekomünikasyon Hizmetleri kısmını seçin. “T” harfine geldiğinizde “Ticari Elektronik İleti Yönetim Sistemi” seçeneğini göreceksiniz. Dilerseniz buradaki linkten hızlıca sayfaya ulaşabilirsiniz.
  • Adım 3: Bu kısma geldiğinizde eğer henüz eklemediyseniz, “Yeni İletişim Adresi Ekle” seçeneğinden SMS engelleme işlemi yapmak istediğiniz telefon numarasını hesabınıza ekleyin.
e-devlet istenmeyen sms engelleme
  • Adım 4: Sonrasında telefon numaranızın yanında görünen işlem kısmından “Onayları Yönet” seçeneğini seçin. Karşınıza size SMS gönderebilen site ve uygulamalar çıkacak.
e-devlet istenmeyen sms engelleme
  • Adım 5: Buradan dilediğiniz işletmenin SMS ve diğer bildirimlerinin onaylarını yönetebilirsiniz. Böylece SMS alma işlemini engelleyebilirsiniz.
e-devlet istenmeyen sms engelleme

İşte e-Devlet’ten istenmeyen SMS engelleme işlemi bu kadar basit. Artık gereksiz SMS’ler telefonunuza gelmeyecek. Aynı işlemi e-posta adresinize gelen gereksiz elektronik postalar için de uygulayabilirsiniz.

Bu işlem e-Devlet mobil uygulaması üzerinden yapabilir miyim?

Telefonunuza gelen istenmeyen SMS engelleme işlemini bir bilgisayar kullanmadan e-Devlet mobil uygulamasından yapmak çok daha basit bir yöntem. Bunun mümkün olup olmadığına gelecek olursak, maalesef e-Devlet mobil uygulamasında böyle bir hizmet mevcut değil. Bu nedenle yalnızca masaüstü sitesinden gerçekleştirmeniz mümkün.

SMS engelleme işlemi başka yöntemlerle yapabilir miyim?

İstenmeyen SMS’leri engelleme işlemi aynı zamanda İleti Yönetim Sistemi (İYS) aracılığıyla da yapabilirsiniz. İYS resmi websitesinden e-Devlet hesabınız ya da telefon numaranız aracılığıyla giriş yapıp bildirimleri yönetebilirsiniz.

Merkeziyetsiz borsa ne demek?

Günümüzde kripto para dünyasına hemen hemen herkes aşinadır. E-posta ile kayıt olmanın, iyi bir parola oluşturmanın ve hesabı doğrulamanın ardından kripto para alıp satmanız mümkündür. Kayıt olma dışında merkeziyetsiz borsa da benzer özellik gösteriyor.

Bugüne kadar kripto para dünyasında, merkezi oyuncular daha baskın hale gelmiştir. Ancak hızlı bir şekilde gelişen farklı teknolojiler sayesinde, merkeziyetsiz alım satımlar için daha fazla araç ortaya çıktı. Bu durumda ise kişilerin aklına ilk olarak ‘Merkeziyetsiz borsa ne demek?‘ sorusu geliyor.

Merkeziyetsiz borsa ne demek?

Merkeziyetsiz borsa (DEX), kullanıcıların aracılara ihtiyaç duymadan birbirleriyle kripto para birimleri alıp satmalarını sağlıyor. Bu borsa, merkezi borsalarda yer alan sorunları çözmeyi hedefler. Merkeziyetsiz kripto para borsası, direkt blokchainde yatırımcıların bağımsız olarak işlem gerçekleştirmesini sağlayan P2P piyasası oluşturur.

https://shiftdelete.net/wp-content/uploads/2022/02/Merkeziyetsiz-borsa-ne-demek-5.jpg

Bu gibi borsaların kullanıcıları, üçüncü partiye gerek kalmadan kendi aralarında işlem yapabiliyor. Aynı zamanda merkeziyetsiz hizmetler, otomatik bir şekilde ya da katılımcılar tarafından denetleniyor. Varlıkları güvenliği ise DLT (Dağıtık defter teknolojisi) ile sağlanıyor. Bu alanda en çok tercih edilen blockchain ağları, Ethereum, Graphene ya da diğer kripto para tabanlı ağlardır.

Merkeziyetsiz borsanın avantajları nelerdir?

Merkeziyetsiz borsaların tek kontrol merkezi olmaması ve dağıtık mimarilerden dolayı güçlü yanlara sahiptir. Bu yanlardan ilki güvenliktir. Kullanıcı varlıklarını depolamaması bakımından hacker saldırısı ya da borsanın tamamen çökmesi, fon kaybına neden olmaz. Tek bir kişinin tüm varlıklara ya da veriler erişim sağlayamaması da siber korsanların işini zorlaştırıyor.

https://shiftdelete.net/wp-content/uploads/2022/02/Merkeziyetsiz-borsa-ne-demek-1.webp

Bir diğer avantajı ise borsa içerisinde manipülasyon oluşturacak merkezi yapının bulunmamasından dolayı işlem ve fiyat hacimlerinde sahteciliğin en az seviyede olmasıdır. Merkeziyetsiz borsada kişisel hesaplar bulunmuyor. Bunun için de hiçbir doğrulama gerekmez. Bu nedenle de kişisel verilerin çalınması mümkün değildir.

Merkeziyetsiz borsa, dağıtık mimari borsayı, uluslararası ve yerel yetkililerin müdahale etmesinden koruyor. Böylece hizmet, opsiyonlar ya da konum bakımından kısıtlı hale gelir. Tüm bunlara ek olarak bu borsa, doğrudan sistemde yer alan yeni çeşitlerin oluşturulmasına da imkan sağlıyor. Bu sayede yeni girişimler, büyük platformlarda yer almak için yüksek bir ücret ödemeye gerek kalmadan asgari likidite ile işleme açılıyor.

Ford Fiesta, elektrikli versiyonuyla geri dönebilir!

Ford’un ikonik modeli Fiesta, 2023 yılında üretimden kaldırılmasına rağmen otomotiv gündemindeki yerini koruyor. Yeni gelişmeler, aracın tamamen elektrikli bir versiyonla yeniden yollara dönebileceğini gösteriyor. Gelen son bilgilere göre Ford, bu dönüşüm için Volkswagen ile olan işbirliğini genişletmeyi değerlendiriyor.

Fiesta, elektrikli versiyonu ile geri gelecek

Ford ve Volkswagen arasında daha önce gerçekleştirilen platform ortaklıkları, yeni Fiesta’nın temelini oluşturabilir. İki şirket, şu anda Volkswagen’in kompakt elektrikli modelleri için geliştirdiği MEB Entry platformunu kullanma seçeneğini masaya yatırıyor. Bu platform, daha önce Ford’un elektrikli Explorer ve Capri modellerinde de kullanılmıştı.

Yeni Fiesta’nın teknik özelliklerine ilişkin detaylar henüz netlik kazanmasa da; MEB Entry altyapısına sahip olması halinde, yaklaşık 450 kilometrelik menzil sunması ve 125 kW’a kadar DC hızlı şarj desteği sağlaması bekleniyor. Ancak Ford cephesinden şu ana kadar projeye dair resmi bir doğrulama yapılmadı.

iPhone 18 serisi, yeni RAM teknolojisiyle geliyor!

iPhone 18 serisi, yeni RAM teknolojisiyle geliyor!

Apple, iPhone 18 serisinde yeni RAM teknolojisi sunmaya hazırlanıyor. Bu hamle, akıllı telefon sektöründe dengeleri değiştirebilir.

Fiyatlandırma konusunda ise tablo daha karmaşık görünüyor. Otomotiv sektöründe küçük ve uygun fiyatlı araçların üretim maliyetleri giderek artarken, Ford’un mevcut kompakt modeli Puma bile artık “bütçe dostu” sınıfından uzaklaşmış durumda.

Şirket yetkilileri, şehir içi küçük otomobillerden kar elde etmenin zorlaştığını açıkça ifade ediyor. Bu durum, Fiesta’nın önceki nesillerde olduğu gibi ekonomik bir seçenek olarak sunulmasını oldukça zorlaştıracak.

İlerleyen dönemde, araçla ilgili daha fazla bilginin ortaya çıkması bekleniyor. Peki siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi aşağıdaki yorumlar kısmından bizimle paylaşabilirsiniz.

Valorant FPS Artırma Teknikleri (2025)

İlk olarak 2020 yılında oyuncularla buluşan Valorant, optimizasyon konusunda hala bazı sorunlara sahip. Ancak Valorant FPS sorununu düzeltmek için bazı ayarlamalar yapmak mümkün. İşte Valorant FPS artırma için kullanabileceğiniz oyun içi ve oyun dışı bazı ayarlar.

Valorant FPS artırma nasıl yapılır?

Valorant’ı optimize etmek ve oyunda daha fazla FPS almak için deneyebileceğiniz birkaç yol bulunuyor. Ekran kartınız, işlemciniz ve işletim sisteminiz göz önüne alındığında, bu ayarların bilgisayardan bilgisayara değişebileceğini belirtmek gerekiyor.

Valorant vs Splitgate Hangisi daha iyi

Güç planını değiştirme

Windows güç planı, donanım ve sistem önceliğini ayarlamadan sorumludur. Bilgisayarınızın performansını artırmak ve işlemci gücünden faydalanmak için “Nihai Performans” seçeneğini kullanmanız önerilir.

Ancak “Yüksek Performans” seçeneği güvenlik nedeniyle gizli olabilir. Kilidi açmak için şu adımları izleyin: Komut istemini (cmd) açın ve “PowerCFG -Duplicatescheme E9a42B02-D5DF-448D-AA00-03F14749EB61” ifadesini yapıştırın.

Başlangıç seçeneklerini kaldırma

Bilgisayarınıza yüklediğiniz programların bazıları Windows açılışıyla birlikte otomatik olarak başlatılır. Kullanmasanız bile arka planda çalışmaya ve bilgisayarı yavaşlatmaya devam ederler.

Bu nedenle yalnızca Windows Antivirus ve Vanguard (Valorant anti-cheat) gibi temel öğeleri bırakmanız önerilir. Başlangıç alanına erişmek için aşağıdaki adımları izleyin:

  1. Görev Yöneticisini açın
  2. Görev Yöneticisi’nde yer alan Başlangıç sekmesine gidin
  3. Devre dışı bırakmak istediğiniz uygulamaları seçin

Ekran kartı sürücüsünü güncel tutun

Valorant oynarken ani FPS düşüşleri alıyor veya oyundan atma gibi sorunlarla uğraşıyorsanız, ekran kartı yazılımının güncel olması gerektiğini göz ardı ediyor olabilirsiniz. Ekran kartınıza ait yazılımın en son sürümünü indirmek için Nvidia veya AMD web sitesine gidebilirsiniz.

Tam ekran iyileştirmeyi devre dışı bırakma

Bu seçeneği devre dışı bırakmak için Valorant’ın yüklü olduğu dizini bulmalısınız (eğer kurulum sırasında değiştirmediyseniz C:\Riot Games\VALORANT olmalıdır). Ardından arama çubuğuna “.exe” yazın. VALORANT.exe ve VALORANT-Win64-Shipping.exe‘ye sağ tıklayıp “Özellikler”i seçin.

Bir sonraki pencerede, “Uyumluluk” menüsüne gidin ve “Tam ekran iyileştirmelerini devre dışı bırak” kutusunu işaretleyin. Kutuyu işaret ettikten sonra, değişiklikleri kaydetmek için “Uygula”yı seçin.

CPU önceliğini Valorant için ayarlama

Görev yöneticisinde işlemci için çalışma önceliği ayarlayabilirsiniz. Valorant uygulamasını açın, ancak tekrardan masaüstüne dönün. Ardından Görev Yöneticisi’ndeki Ayrıntılar sekmesine ulaşın. VALORANT.exe’yi bulduktan sonra sağ tıklayın.

Açılan pencere içerisinden Öncelik Ayarla ve Yüksek’i seçin. Ancak bunun Windows tarafından kaydedilmeyeceğini ve bu nedenle oyuna her başladığınızda yapmanız gerekeceğini unutmayın.

Bilgisayarınızı temiz tutun

Sadece oyun için değil aynı zamanda genel Windows performansını artırmak için de en azından her yıl bir kez işlemci termal macununu yenilemeyi düşünebilirsiniz. Ayrıca belirli aralıklarla laptop veya masaüstü bilgisayarınızın kasasını açıp temizlemeyi ihmal etmeyin.

Valorant FPS artırma için oyun ayarları nasıl olmalıdır?

Bilgisayarda birkaç değişiklik yaptıktan sonra, Valorant grafik ayarlarını FPS’yi artırmaya yardımcı olacak şekilde değiştirmek mümkündür. Oyunun ayarlar bölümüne gittikten sonra aşağıdakileri deneyebilirsiniz.

Genel ayarlar kısmında tüm FPS sınırlayıcılarını kapatın. Bu, oyunun en iyi performansa ulaşması için FPS’nin kısıtlanmayacağı anlamına geliyor.

Oyunun çözünürlüğünü kısarak FPS artışı yaşamak da mümkündür. Ancak bu doğrudan grafik kalitesinden ödün vermeniz yol açacak. “Grafik Kalitesi” sekmesinde yer alan ayarları “Düşük” bölümüne getirmeyi deneyin. Bu değişiklikler oyun içi grafik kalitesini doğrudan etkiler, ancak oyun performansını da artırır.

Siz bu konu hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi yorumlarda bizlerle paylaşmayı unutmayın!

Rick and Morty hakkında az bilinen eğlenceli detaylar

Rick and Morty, internetin fenomen yapımları arasına girmeyi başardı. Adult Swim imzasıyla yayınlanan sevilen dizi, pek çok açıdan farklı özelliklere sahip. Sert mizahı ve başarılı görselleri ile öne çıkan yapım, an itibariyle 5. sezonuyla hayranların karşısına çıktı.

Küçük çaplı eleştirilerin baş gösterdiği sezon ile uzun süredir hayatımızda olan Rick and Morty hakkında kaçırdığımız birçok detay bulunuyor. İşte bizde o eğlenceli kaçan kısımları sizler için derledik.

Rick and Morty izlerken kaçırdıklarınız

Sürükleyici temposu olan Rick and Morty, normal olarak bazı konuların üzerini çabucak atlıyor. Hal böyle olunca kaçan detayların sayısında da önemli bir artış göz önüne seriliyor. Küçük sürprizlerin de yer aldığı bu ayrıntılar, sonradan bakıldığında ana hikayenin işleyişinde bazen oldukça önemli yerlere sahip olabiliyorlar.

Rick ve Morty’nin seslendirmeleri aynı kişiden

Rick and Morty

Rick and Morty dizisinde başrol karakterlerimizi aynı kişi seslendiriyor desek? Yapımcı Justin Roiland, aynı anda iki karakteri seslendirerek üstün bir performans gösteriyor. Kendine has bir şekilde hazırlanan yazar, Rick rolü için gerekirse sarhoş dahi oluyor.

Öte yandan Justin Roiland, Rick‘in meşhur gaz çıkarmalarını tamamen öylesine keşfetmiş. Karaktere farklılık katmak istediğini aktaran Roiland, rastgele gaz çıkarmalar ile çılgın bilim adamını renklendirmeyi başarmış.

Telepatik parazitleri aslında Rick getiriyor

Dördüncü sezonun “Total Rickall” bölümü, belki de sezonun en flaş sahnelerine sahipti dersek yanlış olmaz. Telepati yapabilen parazitler nedeniyle Smith ailesi, hiç tanımadığı canlılar ile yakın bağ kurmaya başlıyor. Hatta gerçekte var olmayan bu kişiler, Rick, Morty ve ailenin geri kalanının kafasını allak bullak ediyor diyebilir.

Ancak bu durum aslında Rick‘in suçu. Zira çılgın bilim adamı, bundan iki bölüm önce, uzay aracının bagajına bu parazitlerin yumurtalarını yerleştirirken görülüyor. Sonrasındaki deneyler ile işlerin çığırından çıktığı ve “Total Rickall” bölümünün oluştuğu öğreniliyor.

Boyutlar Arası Gümrük ve popüler uzaylılar

Rick and Morty

Rick and Morty, standart kalitesinin yanı sıra, göndermeleri ile de adından sıkça söz ettiriyor. Pek çok popüler yapımdan alıntılar yapan dizi, pilot bölümünden potansiyelini göstermeye başladı. Boyutlar Arası Gümrük adı altında bir kuruma sahip olan evrende, bina içerisindeki bütün uzaylılar, aslında başka eserlerden alıntı.

Yapımcılar, gümrüğün gösterildiği sahnede, popüler uzaylı filmlerinden referanslar yerleştirmeyi ihmal etmemiş. Eğer o sahneye dikkatli bakacak olursanız, District 9‘daki Prawn, Alien serisindeki Alien‘i ve Aqua Teen Hunger Force animasyonundaki Mooninite‘ı görebilirsiniz.

Kapanış jeneriği, Dan Harmon’ın ilişki durumunu özetliyor

Doğrudan Rick and Morty ile alakalı olmasa da, ilginç bir detay ile karşı karşıyayız. Dizinin yaratıcılarından Dan Harmon‘ın sahip olduğu yapım şirketi Harmonious Claptrap, kapanış jeneriğinde kısa süreli olarak kendini gösteriyor. İlk iki sezonda mutlu bir aile tablosu çizen ve üçüncü sezonda tamamen yalnız ve çaresiz bir adamın yer aldığı jenerik, aslında Dan Harmon’ın ilişki durumunu anlatıyor.

İlk iki sezonda evli olan Harmon, mutlu bir aile tablosu ile hayranlarını selamlarken, boşanma sürecinin ardından üçüncü sezona denk gelen dönem, yapımcının yaşadığı sorunları gözler önüne seriyor. Dördüncü sezondaki kapanış jenerikleri ile tekrardan mutlu bir hayata kavuştuğu belli olan Harmon, şimdilik herhangi bir değişikliğe gitmeden izleyenleri selamlıyor.

Rick’in odası

Rick and Morty

Beş sezon boyunca genelde garajda olan Rick‘in kaldığı yeri merak ediyor muydunuz? Kötü Morty’yi ilk kez gördüğümüz ve dizinin en iyi bölümlerinden sayılan “Close Rick-Counters Or The Rick Kind”, çılgın bilim adamının kaldığı odayı da ilk kez gösteriyor.

Jerry ile odasında konuşan Rick Sanchez‘in kişisel eşyalarını da ilk kez görmüş oluyoruz. Öte yandan odadaki duvarda, ilk sezondaki diğer bölümlerden birçok detayda yer alıyor.

Kötü Morty, Rick’in yerini biliyor

Rick and Morty

Tıpkı ilk sezonun 10. bölümü gibi, üçüncü sezonun 7. bölümü de hayranlarda farklı bir yere sahip. Kötü Morty şaşırtması ile dikkat çeken bölümde gözden kaçan bir detay yer alıyor. Kendi evrenleri yok olduğu için kaçan Rick ve Morty, konseyin yer aldığı Hisar tarafından takip ediliyor. Tam o sırada seçimleri kazanan Kötü Morty de Hisar‘ı ve konseyi tamamen yok ediyor. Ancak Ricklantis‘in başına geçen kötü adamımız, kuşkusuz Rick‘in yerini öğreniyor.

Rick and Morty dizisinde sizin en çok hoşunuza giden detay hangisi? Görüşlerinizi bizlerle paylaşmayı unutmayın.